Hangi Zihniyet İle Diyetteyim

01 Mayıs 2017Nagehan İpek87 Yorum »
Nagihannn___-150x1501Diyet sezonu yaz yaklaşırken itina ile açıldı. Her bahar bizlere “yaza daha fit daha sağlıklı bir görünüm ile girebilirsiniz” sloganları ile bir proje sunuluyor,
Bizler farkında olsak da, olmasak da, bu kısır sihir döngünün içinde buluyoruz kendimizi.
Bu artık ciddi bir  sektör oldu.
İnanılmaz paralar ve hayaller dönüp duruyor!
Sağlıklı yaşam adı altında insanları kandırılan, maddi, manevi kayıplar yaşayan ve  sağlıklarından olan büyük bir kitle var.
Ve  bu sıkıntıyı aşamayıp şişmanlık hastalığının pençesine daha çok teslim olan bu insanların vebalini bu tuzağı hazırlayanlar muhakkak göreceklerdir.
Şüphesiz işinin ehli ve bunu vazife edinmiş uzmanlara sözümüz yok.
Şöyle bir gerçeği asla göz ardı edemeyiz.
Toplum olarak hızla obezitenin tuzağına düştüğümüzü uzmanların araştırmaları gösteriyor bizlere.
Hayatımızda hatırı sayılır bir yere sahip bunu hiçbirimiz inkar edemeyiz.
Ve büyük bir hızla sahip olduğu alanı genişletmeye devam ediyor ne yazık ki.
Bunun nedenlerini ve niçinlerini sorguladığımızda karşımıza işin esas kısmı çıkıyor.
Nasıl olduğu içimizi acıtır halde  bizi ciddi muhasebeye zorlayan hakikat ile yüz yüze getiriyor.
Müslüman bir ülkede Hz.Muhammed  (s.a.v.) ümmeti olarak çok yemenin israf olduğunu ve  ” Muhakkak ki Allah-u Teâlâ, dünyada yemesini ve içmesine azaltan kullar ile meleklere karşı övünür. Allah-u Teâlâ meleklere der ki: “Kuluma bakın! Ben onu dünyada yemek ve içmek ile imtihan ettim. O sabretti ve ikisini de terk etti. Şahit olun ey meleklerim! Kulumun terk ettiği her lokmaya mukabil ben de ona cennette dereceler vereceğim.”
Böyle kıymetli bilgiler ile peygamber öğretisini göz ardı etmek nefsi bir gaflet içinde olduğumuzu aşikar gösteriyor.
Dinimizin bize ve hayatımıza bir nizam ve düzen getirdiğinin farkında olamamak uykudaki bir Müslüman hali!
İlmi eksikliğin ve amel kısmındaki tembelliğin ruhumuza ve bedenimize zararlarını acaba daha ne kadar tecrübe edeceğiz?
Kitleler halinde ismini bile telaffuz etmekte zorlandığımız hastalıklar ile mücadele eden bir toplum haline geldik.
Tüm bunların kaynağında sağlıklı ve doğru beslenme karşımıza çıkıyor.
Batı bizlere önce yemek odaklı bir yaşamın büyüsünü hazırladı, ilmi eksiklik içindeki bizlerde bu büyünün arkasındaki planı göremeden kapılıp gittik.
Arkasından planı devreye sokan Batı sağlıksız beslenme  ile ilgili yaşadığımız sıkıntılar için ilaç ve zayıflama sektörünü karşımıza getirdi.
Her şekilde onlara fayda sağlayan bir zihniyet ve bu ziyniyeti sorgulamak ve anlamaktan aciz bizler.
Rabbim bizleri ayetleri ile düşünmeye akletmeye sevk ederken, bizlerin ebedi huzur ve sağlıklı olmayı değilde kısa vadeli nefsin heva ve hevesine kapılmayı reva görüyoruz emanet bedenlerimize.
Mantık çerçevesine asla sığdıramayacağımız bir resmin içinde olmak ne büyük hüsran.
Bizler peygamberimizin yaşam felsefesini hayatımıza uygulamadığımız, Mübareğin varisleri olan evliyanın öğretisini ve yaşamını örnek almadığımız,  dinimizi hakkıyla öğrenmediğimiz sürece kaybeden kısımda ne yazık her zaman biz olacağız.
Okunma Sayısı : 4.561

Yorum yapın

“Hangi Zihniyet İle Diyetteyim” için 87 Yorum

  1. .../nisa diyor ki:

    Dünyanın bir tarafı obeziteyle imtihanda diğer tarafı açlıkla. Kapitalizm bir taraftan alıp bir tarafa mı veriyor acep.

    Yada nest.. çikolata bir taraftan mutluluk verip diğer taraftan şeker ilacı üretir. Bir taşla iki kuş vurur.

    Müslüman vasat üzere olandır deriz. Ama biz bazen uçlarda dolaşıyoruz. Roma İmparatorluğu dönemindeki gibi tıka basa yedikten sonra kusma odalarımız yok ama kilo vermek için gidilen spor salonlarımız, mide küçültme ameliyatlarımız var. Kesinlikle hastalık sebebiyle istem dışı kilo sorunları yaşayanlara birşey demiyorum. Şeker hastalığının kilo aldırma gibi bir özelliği var.

    Ramazan ayı gelmeden önce böyle bir yazı kaleme almanız çok güzel olmuş. İsraf sofraları tıka basa dolan mideler en çok ramazan ayında oluyor buda ayrı bir acı.

  2. cihad diyor ki:

    Nagehan İpek Hanım,

    Allah sizden razı olsun, sayenizde, yapılan tüm araştırmalarda obozite oranlarında rekor kıran ABD ve Avrupa ülkelerinin tek çeşit sebze ve bir dilim kek sayesinde obozite olduğunu öğrenmiş olduk. Mühim bir bilgiyi elde etmenin neşesiyle yanımda oynayan çocuklarımı da öptüm. Çocuklarda bu işten nasiplendi. Keşke her günüm böyle olsa ve böylesi ehemmiyetli bilgiler öğrensek, insan çok sevindirik oluyor…😊

    Efendim bu önemli noktaya degindikten sonra şunu söyleyebilirim..sizinle tamamen hem fikirim. Biz sadece İbn-i Sina’mıza kulak versek batının tüm müsveddelerini (formül bile diyemeyeceğim…) layık olduğu çöp kutusuna atarız.

    bakınız ne diyor;

    Hekimlerin şeyhi ve feylesofların üstadı, dâhî-i meşhur Ebu Ali İbn-i Sina, yalnız tıp noktasında ﻛُﻠُﻮﺍ ﻭَ ﺍﺷْﺮَﺑُﻮﺍ ﻭَ ﻟﺎَ ﺗُﺴْﺮِﻓُﻮﺍâyetini şöyle tefsir etmiş.
    Demiş:
    ﺟَﻤَﻌْﺖُ ﺍﻟﻄِّﺐَّ ﻓِﻰ ﺍﻟْﺒَﻴْﺘَﻴْﻦِ ﺟَﻤْﻌًﺎ ﻭَ ﺣُﺴْﻦُ ﺍﻟْﻘَﻮْﻝِ ﻓِﻰ ﻗَﺼْﺮِ ﺍﻟْﻜَﻠَﺎﻡِ:

    ﻓَﻘَﻠِّﻞْ ﺍِﻥْ ﺍَﻛَﻠْﺖَ ﻭَ ﺑَﻌْﺪَ ﺍَﻛْﻞٍ ﺗَﺠَﻨَّﺐْ ﻭَ ﺍﻟﺸِّﻔَﺎﺀُ ﻓِﻰ ﺍﻟْﺎِﻧْﻬِﻀَﺎﻡِ

    ﻭَ ﻟَﻴْﺲَ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟﻨُّﻔُﻮﺱِ ﺍَﺷَﺪُّ ﺣَﺎﻟًﺎ ﻣِﻦْ ﺍِﺩْﺧَﺎﻝِ ﺍﻟﻄَّﻌَﺎﻡِ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟﻄَّﻌَﺎﻡِ

    Yani “İlm-i tıbbı iki satırla topluyorum.
    Sözün güzelliği kısalığındadır: Yediğin vakit az ye.
    Yedikten sonra dört beş saat kadar daha yeme.
    Şifa, hazımdadır.
    Yani, kolayca hazmedeceğin miktarı ye.
    Nefse ve mideye en ağır ve yorucu hal, taam taam üstüne yemektir.”
    {(Hâşiye): Yani vücuda en muzır, dört beş saat fâsıla vermeden yemek yemek veyahut telezzüz için mütenevvi yemekleri birbiri üstüne mideye doldurmaktır.}
    Lemalar[Y] – 177

    Efendim gelişmişliği bile enerji tüketim oranlarına bağlayan maddeci,dünyaperest ve materyalist batı kafasını terk eder veya kalıplarını kirabilirsek;
    daha çok zevk için ↔daha çok güç ↔daha çok güç için ↔daha çok para↔daha çok para için↔daha çok uretim↔daha çok üretim için ↔ daha cok tüketim↔daha çok tüketim için ↔daha çok tüketen insan.
    işte bu kısır döngüden kendimizi kurtarmış oluruz.

    Ayrıca beslenme konusu sadece maddi cesede bakmıyor belki kalbe,ruha ve akla bakan, onların vazifelerini sihhatle yapmalarını etkileyen çok mühim bir konudur. Hatta beslenme konusu evvela bu cihetten ele alınmalı. “Fit” olmaktan ziyade “Zahit” olmaktır esas olan.
    Hz.Ebubekir ( R.A) şukredebilmek için hiçbir zaman suyu kanarak icmedim buyuruyor. Suyu kanarak içmek ile şükür arasındaki münasebeti nedir vb.sualler etrafında düşünmek,israfı nasıl önleriz,şükür edebildikmi gibi manalar alemimizi doldururdu.

    Rabbim cümlemize nasib etsin inşaallah..Amin

    Selâm ve dua ile…

  3. gulpembe diyor ki:

    Ben de konu ne zaman dis guclere baglanacak diye bekliyordum ki baglandi, cok sukur, elhamdulillah, amin…
    nedense benim gavur komsularim sabahtan aksama tek cesit sebze haslamasi yiyen insanlar. Soyle karninizi iyi bir doyurmak istiyorsaniz musluman komsuya gideceksiniz,tercihen arap olacak;basit menu ornegi; corba/etli yemek-kahve-salata/borek-kahve/kizartma-tatli/kahve…
    hatta siz batili bir gafili yemeye aldiginizda guzel turk mutfaginizla icten ice gururlanip baklava borek ortaya sermisken, ertesi vakit onun evinde cayin yanina kesilen tek bir hazir kekle hayatinizin hayal kirikligini yasarsiniz, ustelik bunlarin, bizim gibi, “demek o 3 cesit yapmis ben altta kalir miyim, al sana 5 cesit, hehey be kadin sen kimle asik atiyon al sana 7 cesit ..”gibi cok luzumlu yaristirmalar icine girdiklerini de goremezsiniz.
    Demem o ki Allah kimseyi sasirtmasin kardes, agizlarinin tadlarini bilmiyorlar. Kahrolsun dis gucler.(not; yazi yogun ironi icermekte olup ayrica urun yerlestirme yapilmistir,bknz:bati hayranligi)

    • Sadece Fatih diyor ki:

      Gülpembe Hanım.

      Özeleştiri yapabilmemiz için güzel noktalara değinmişsiniz de şu fast food zincirleri, işlenmiş gıda satıcıları ve içecek firmaları hep amerikan kökenli değil mi. Çok da masum değiller bence. Benim çocukluğum pizzadan başka şey yemeyen mutant kaplumbağlarla, içinden oyuncak çıkan köfte ekmek reklamlarıyla, soğuk içilmesi gereken içeceklerin sponsor olduğu yayınlarla geçti. Ayran bu kapağın altındadır mevzusu da var. Son olarak da şu sigara şeklindeki sakızları analım, hani sigara içenler erkek ya…
      Amaçları daha fazla ürün satmak, insanlar obez olmuş hasta olmuş kimin umurunda…

      Parayla imanın kimde olduğu belli olmaz lafını çok kullanırım ama bu lafı da dini yaşantımızdaki eksikliklere kılıf uydurma amaçlı kullanmamak lazım. Yazdığınız gibi bizden düzgün yaşayan gayrimüslimler var demek ki. Bir arkadaşım günde iki öğün yemek yeme kararı almış, sünnetmiş, yeni öğrendim. Öğle yemeği batı adetiymiş…

      • Yahya diyor ki:

        Fatih bey,

        Gülpembe hnm, güzel noktaya değinmiş, ayrıca aşağıdaki cevabımı okumanızı rica edeceğim. Buna ilave olarak ülkemizde obezite ve benzeri boğaza bağlı sağlık problemleri, amerikan v.b. kökenli firmaların junk food (değersiz besin, abur cubur) larından “öncelikli olarak” kaynaklanmadığını belirtmek isterim.

        İsim vermekten imtina ediyorum, kendileri son derece dışarıdan yememeye gayret ve özen gösteren, bu cemaat mensupları son derece kilolu…
        Velhasılıkelam türk/kürt/arap mutfaklarımız son derece zengin ve yüksek kalorili…
        kaz yağında kuzu çevirmeside çok lezzetli oluyor …

        • Sadece Fatih diyor ki:

          Yahya Bey.

          Gülpembe Hanım’a itirazım yok ama batının etkisini de görmezden gelmeyelim diyorum. Yorumunuzu da okudum 🖒
          Boğaza düşkünlük konusunda haklısınız. İnsan nefsi her yerde aynı. Terbiye edilmezse nüfus cüzdanımızda dini İslam yazmasının anlamı pek olmuyor…

          • Yahya diyor ki:

            Fatih Bey,

            Cevabımda da yazdığım gibi “öncelikli olarak” suçlu batı değil. Yoksa görmemezlikten gelme değil…

            Bir örnek vermek istiyorum, bu işin üstadı mc amca; izlanda dan çekilmek zorunda kaldı. tüm mekanlarını kapattı, hatta devlette yasak koyacaktı ne yaptılar bilmiyorum. Benzer şekilde Japonya da 300’den fazla mekanını kapatıyordu… Bazı ülkeler mc amca ve avanesini ülkesine veya şehrine kesinlikle sokmuyor.
            bizde bunu engelleyen ne? niçin biz mc amcayı istemiyoruz şehrimizde diye itiraz etmiyoruz?

            Haset edip, batıyı karalamak yerine, ders alıp adamların bu ticari zekasını kullanıp bizde onları vuralım hem de para kazanalım, hem de namımızı duyuralım.
            Beğenmediğimiz adamlar bildiğin taş parçasını, evcil hayvan diye satmışlar senelerce…

            Neyse…

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Doğru söylüyorsunuz Yahya Bey. Haklısınız.

        • Feyza diyor ki:

          Kaz yaginda kuzu cevirme mi? Bayilirim (!) :) Acaba kuzunun yaginda kaz cevirsek, o nasil olur? :)

    • Feyza diyor ki:

      Turk mutfagi aslinda corba, sebze-et agirlikli ve saglikli. Osmanli mutfaginda ascilar, meyveleri bilhassa et yemekleri ile harmanlayarak saglikli ve ilginc lezzetler de ortaya cikarmislar. Osmanli Devleti genis bir cografyaya yayildigi icin, bunyesindeki her milletin mutfagindan farkli tatlari mutfagimiza katarak yelpazeyi genisletmis.
      Mesela rahmetli annem, ayvanin bildiginiz kiymali sulu yemegini yapardi ve cok severdik. Buna pek rastlamadim, Izmirliler de bilmiyor. Osmanli mutfagina ait bir yemek oldugunu sonradan ogrendim ayva yemeginin. Anneannelerden alisilagelmis bir yemek ve muhtenelen kendi topraklarinda Osmanli himayesinde iken ogrenip bugune ulastirmislar.
      Kulturumuze gelirsek, tahil, sebze-meyve, et-tavuk-balik, kurubaklagiller, kuruyemisler, serbetli tatlilara alternatif dusuk kalorili sutlu tatlilarimiz, kizartmaya alternatif kozlenmis sebzeler, bugunki abur cuburlara, cipslere alternatif envai cesit cerez, findik fistik nohutun bol ekildigi bolgelerde leblebi kuru uzum, pekmez…. kurutulmus sebzelerimiz, cola ve diger asitli iceceklere alternatif visne, kizilcik, uzum serbetleri, kompostolarimiz, bol tuketilen ayran mesela…
      Yogurt, serbetli meyve tatlilarimiz elma, ayva..
      Hunkar begendi mesela kozlenmis patlican ve etin birlestigi enfes bir yemek ve saglikli.
      Kisir bile basli basina saglikli bir yiyecek. Bulgur, limon, bol yesillik…
      Lahmacun ornegin, pizzaya nazaran besleyici. Ustelik icine kattiginiz yesillikler yine limon ve yaninda ayrani da sayarsaniz pizza cola patates kizartmasina karsilik mukemmel bir alternatif.
      Yani ne kadar agir gibi gozukse de, dozunda biraktigimiz surece bizim mutfagimiz aslinda besleyici ve saglikli. Yine Anadolu’da kadinlarimiz yufkasini, boregini, bazlamasini, gozlemesini kendi yapar. Hamur islerinin de icine ispanak pirasa gibi sebzeler konarak yine bir besleyicilik katarlar.
      Ucu bir arada kahvelere alternatif halis muhlis Turk kahvesi. Tereyagi, zeytinyagi Turk mutfaginin olmazsa olmazlari ve saglikli.
      Daha aklima gelir ama karnim acikti :)
      Obezite oraninin en fazla oldugu ulke Abd diye biliyorum. Simdi Turkiye’de de bu oran hizla artiyor, hatta dunya capinda bir artis sozkonusu.
      Bunlarin sebebi bizim de mutfagimiza giren yabanci menseili urunler, islenmis gidalar, katki maddeleri, fast food tarzi tuketim, asitli icecekler, abur cuburlar, cikolatalar pastalar…..
      Kendi mutfagimiza sadik kalip, kulturumuzu yasatsak ama dokuz mideyle degil de mu’min gibi bir mideyle yesek, eminim obezite oranimiz dusecektir. Mutfagimiz genel anlamda zengin ve saglikli.
      Misafirperverlik duygusu fazla gelismis, bu eskiden beri var ve ayni zamanda peygamber sunnetidir. Gelene gidene sofra kurulur, ac misin denmez direk sofraya buyur edilir, israr edilir, evde ne var ne yok sofraya getirilir. Misafire yapilan ikram israf sayilmaz.
      Bu durum yapilan yemek programlariyla biraz daha abartildi sanirim. Daha dogrusu niyetler bozuldu. Fazla resmiyet, Bati taklidi ve catal bicagin solda servis edildigi sofralar, tekelluf..
      Bunlar bizim kulturumuze ait degil. Yani yine yabanci mudahaleler soframiza kadar isledi. Sofra duasi unutuluyor.
      Kadinlarin biraz da kendini ispatladiklari bir ortam mutfak. Kadinliklarini konusturduklari ve tabiri caizse kariyer yaptiklaei alan. O yuzden 3’u 5’i aramayip dokturuyorlar Maasallah, hatta bir yaris haline girdikleri de inkar edilemez. Bu kadarini ben de tasvip etmiyorum. Cunku ne kadar misafire yapilan ikram israf sayilmasa da, bunu Allah rizasi icin yapmak onemli. Amac misafiri memnun etmek olmali, nefsini simartmak degil. Bu ayri bir konu, o kadar derine inmeyelim.
      Kisaca mutfagimiz gercekten zengin, her damak tadina uyan lezzete malikiz. Evinde her gun tencere-firin yemegi bir kap da olsa pisen, once corba ile yemege baslayip istahini bir nebze corba ile bastiran ve seker tuketimini azaltip vucudunun seker ihtiyacini meyveden karsilayan, bol su icen insanlar kolay kolay obeziteye yakalanmaz. Iste bizim kulturumuz de aslinda bu.
      Evde pisen ekmegin bile bir dilimi insani doyuruyorken firindan aldigimiz ekmeklerin yarisi bir dilim ev ekmegine tekabul etmiyor.
      Kisaca konu yine hazir gidalara, tuketim cilginligina, ekonominin yukselmesi ile beraber erisimi kolaylasan yiyeceklerin cesitliligine, saglikli Turk mutfaginin ve ev yemeklerimizin yerini alan fast food beslenme aliskanlarina…..geliyor ve bir yerde yazarin yazisi ile bagdasiyoruz.
      Dinimize gelirsek, az yemeyi sunnet edinen, yani acikmadan yemeyen, doymadan kalkan, doyduktan sonra yemenin israf oldugunu bilen ve bunu uygulayan, yine ayin bazi gunlerinde oruc tutma aliskanligi kazanan, helale harama dikkat edip ne bulursa yemeyen bir insan, tiroidle ilgili bir sorun yasamiyorsa veya hormonal baska bir rahatsizligi yoksa, bu yedikleri ile kolay kolay kilo almaz.
      Almamali da, dikkat etmeli insan. Bedenimiz bize emanet ve ona guzel davranmaya mecbur ve mukellefiz.

      • cihad diyor ki:

        Feyza hanım kardeşim’e,

        Obozitenin vatanı olan batıya bu kadar hüsn-ü zan edip, özeleştiri adı altında kendi insanıyla ve kültürüyle adeta istihza edercesine tenkid edenlere fazlaca bir izah olmuş. Doğrusu sabrinizi ve gayretinizi tebrik etmemek elde değil.

        İnsanın durduğu yer yanlışsa ne denilse kifayet etmez zannımca.

        • Feyza diyor ki:

          Cihad abi, her ne kadar yorum yazarken bir isim zikredip o baslik altinda yazsak da, yazdiklarimizin hepsi umuma ithafen. O yuzden yazarken bunu da gozonunde bulundurarak yazip bazen teferruata ve uzun uzun izahatlere de girisiyorum. Bilmedigim ya da emin olmadigim veya izah etmede kendimi yeterli bulmadigim konularda ise susmaya ve isi ehline teslim etmeye calisiyorum ki vebale dusmeyeyim. Bazi konularda da karsi tarafi fazla gunaha sokmama adina tartismayi uzatmamaya calisiyorum. Degisiyor abi.

        • Sadece Fatih diyor ki:

          Cihad Bey.

          Özeleştiri yapmamız lazım bence, her daim. Batı hayranlığı vb. diyoruz ya aslında bazı noktalarda gerçekten bizden ilerideler. Bizim neden geriye gittiğimizi sorgulamamız lazım. Mesela diş fırçalama konusu en basit örnek…

          Şu var. Diyebiliriz ki neden kendi aslımıza bakmıyoruz bu kadar uzağa gidiyoruz. Zaten Peygamber Efendimizin yemek ile alakalı bize yol gösterecek uygulamaları varken batıya muhabbet beslemek de nedir. Bu konuda haklısınız.

          • cihad diyor ki:

            fatih bey,

            son paragrafınız ne demek istediğimi iyi açıklamış. Biz bu noktaya referanslarımızı yitirerek geldik ancak ona dönüş yaparak kendimize gelebiliriz.

            Tarih bize gösteriyor ki,İslam ne derece dine temessük etmişse terakki etmiş, ne vakit dinde zaaf göstermiş ise tedenni etmiştir.

            diğer dinler de ise bilakistir.

            bizi gıdıklamaya gelmişlerinde biraz da yurt dışı geçmişlerine istinaden hava atmaklı yorumları ya tahribatın boyutunu gösteriyor veya tam bir hodfuruşluk oluyor.

            selamlar…

      • Yahya diyor ki:

        Feyza hanm,

        Öncelikle validenizi yâd etmişsiniz, Allah rahmet eylesin. Ne mutlu sizin gibi bir evlâd yetiştirmiş.
        Güzel ve uzun bir yazı kaleme almışsınız yine… lakin yazdıklarınızın bir kısmına katılmıyorum.
        İstatistiki incelemelerde doğu karadeniz ülkemizin en kilolu ve obez bölgesi. Hazır gıda, işlenmiş gıda v.b. gibi akımların ve tüketimlerinin en az olduğu bölgelerden de biri… Üstüne üstelik en hareketlisidir. Ayrıca dünya geneline baktığınızda Amerikayı çıkardığımızda kuzey afrika, ülkemizde ve arap yarım adasında kilo ve aşırı kilo problemi diğer ülkelerin çok üstünde. Diğer taraftan yine hazır gıda, işlenmiş gıda yaygınlığı bu ülkelerde, diğer ülkelere göre daha az.

        Esasında bir hamburgerin, bizim ekmek arası köfteden farkı yok. Yeterki hamburgeri X marka fastfood zincirinden almayın… Veya pizzanın bizim pideden farkı yok yine Y marka fastfood zincirinden almayın. Genel olarak şekli ve malzemeleri farklı… Sıkıntı ürünlerin hızlı tüketime uygun olarak işlenip sunulması. Bu işleme esnasında gıda içine onlarca gıda malzemesi katıyorlar. 3 harfli tavuk firması, tavuk sosuna 50 den fazla baharat ve kimyasal katıyor, örneğin. Benim yaptığımda tavuk dahil 10’nu geçemiyorum :) .

        Güzel ülkemizin, güzel mutfağında yazdığınız tüm gıdalar genel olarak kilo aldıran yiyeceklerdir. Kısır bile karbonhidrattır, yani enerjidir, yani şekerdir, yani tüketilmezse yağ olarak depolanır…

        Amerikada ise fastfood ve benzeri hazır gıdaları orta gelir seviyesinin altı ve alt gelir seviyesinde olan insanlar tüketir, çünkü son derece ucuzdur. Orta gelir seviyesinin üstü ve üst gelir seviyesi fastfood ve türevlerini tüketmez. Son derece iyi kaliteli, besleyici “el yapımı” gıdalar tüketirler. Bizde de tam aksi…

        Selam ve dua ile…

        • Gelincik diyor ki:

          Abd obeziteden kırılıyor zaten her yerde ımbıl ımbıl insanlar yürüyemiyorlar Teksas ahalisinin %96’sı obezmiş Abd yıllık 10 milyar $’ı sadece obezite tedavisine ayırıyormuş

          • Yahya diyor ki:

            Gelincik hnm,

            siz o rakamları nereden buldunuz? :)
            Hemen hemen tüm yorumlarınızla tebessüm ettiriyorsunuz. Allah iyiliğinizi versin, sizi de güldürsün.

            Beter olsunlar… kendi dertleriyle uğraşsınlar da bize ve diğer müslümanlara bulaşmasınlar… gitsinler uzayda hamburger arasındalar … :)

          • Feyza diyor ki:

            Gelincik hnm. Benim de cok hosuma gitti “ımbıl ımbıl insanlar yürüyemiyorlar” :) cumlenize cok guldum.
            Dogalliginizdan hic taviz vermeyin. Boyle cok iyi.
            Yahya bey, Allah razi olsun. Validemi yâd etmissiniz, duygulandim. Cok tesekkur ederim.
            Istatistiklerdeki oran garip geldi. Dogu Karadeniz’de yasadik bir sure, insanlari o kadar da kilolu degildi halbuki. Bir de daha cok ot turu yiyorlar, balik tuketiyorlar. Bunlar kilo yapmaz aslinda ama misir unu ekmegi ve koletiden bir de mihlamadan supheliyim. Tursu kavurmasini da ekmeksiz yemediklerini varsayarsak herhalde bunlar kilo yapiyorlar.
            Istanbul ve Bati Karadeniz, Bati Anadolu ve Orta Anadolu’da sismanligin yaygin oldugu bolgelermis. Orta Anadolu’da hamurisi cok yaygin oldugu icin normal goruyorum bunu. Istanbul’un da Dogu Karadeniz’den asagi kalir yani yok ve bunu buyuksehrin yogun temposu sonucu cok tuketilen fast food gidalara baglamislar, bizim de soyledigimiz gibi.
            Kilo biraz da genetik bir durum sanirim. Ailesi kilo sorunu yasayan kisilerde kilo almaya yatkin bir bunyeye sahip oluyorlar. Bolgesel dagilimda bunun da etkisi olabilir.
            Bulgurun pirincten daha saglikli oldugunu biliyorum. Bulgurun besin degeri ve doyuruculuk/tok tutma acisindan pirincten biraz daha onde oldugunu ve kalori acisindan ise pirincten geride oldugunu okumustum. O yuzden yine de kisirin, icine katilan sebzelerle beraber hafif, doyurucu ve saglikli bir yiyecek oldugunu soyledim.
            Yalniz mutfagimiz ne kadar saglikli olursa olsun, alternatifimiz ne kadar fazla olursa olsun, eger siz bir porsiyon yiyecekle vucudunuzun ihtiyacini karsilayabilecekken bunu gun icinde uc dort ogune ve tikabasa doyana kadar yenen uc dort porsiyona cikariyorsaniz, mutfaginizin saglikli alternatiflere sahip olmasi fayda vermez tabiki.
            Bizim bir sorunumuz da az yeme sunnetini terketmis olmamiz. Yazida da zaten ilk olarak deginilen nokta buydu, Nagehan hnm. ilk olarak diyet bahsinde Efendimiz asv in sunnetini terk etmis olmamiza atifta bulunduktan sonra “ikinci degindigi” husustu fast food ve hazir gidalar bahsi. Yani olayi direk yabanci ellere baglamadigi icin savunma ihtiyaci hissettim.
            Elbette silah zoruyla bize yemek yedirmiyorlar. Mutfagimuzin saglikli ve dogal yemeklerinden azar azar yesek sorun kalmayacak ama hazir gidalarin da yerini es gecemeyiz. Ozellikle cocuklarda obezite, diyabet ve hiperaktivite gibi sorunlarin sebeplerinin basinda hep hazir gidalarin yer aldigini uzmanlar bildiriyor.
            Dunya Saglik Orgutu’nun de calismalarinda faat food tarzi beslenmenin ve hareketsizligin, dunya capindaki obezite artisini korukledigi bildiriliyor.
            Kisaca;
            Ne bu urunleri piyasaya suren firmalar masum, ne de bunlari gonul rahatligiyla midesine indiren biz Muslumanlar masumuz.
            Yine, tika basa ve dokuz mideyle yiyen ve muhim bir Sunneti ihlal eden Musluman da her ne kadar helalinden de beslense, doyduktan sonra yedigi israf hukmundedir. Israf ise haramdir. Bedenine zulmettigi surece mukellef.
            Helal gazoz, helal cips, helal enerji icecegi..bunun sonu helal sigara ve helal alkole kadar gider. Bunlara ihtiyacimiz var mi, hayir.
            Cips yerine fistik yiyelim, gazoz yerine mesrubat icelim, olmeyiz. Azar azar ve dogal beslenen insan hem bedenen hem manen dinc kalir.
            Bu arada en saglikli beslenen bolge Ege imis. Gercekten oyle, sebze, zeytinyagi agirlikli mutfagi.

          • gulpembe diyor ki:

            :)gelincik hanim, rakamlar biraz yuksek geldi bana:)obezitenin yogun oldugu tum eyaletler ancak yuzde 30 larda , teksas icin %31 diyor internet(eatthis.com). herneyse rakamlar ne soylese de ABD nin obeziteden aklanabilecek hali yok zaten.

            Yahya bey,
            kendi halinde obez vatandas bize bulasmiyor ki zaten, elin garibanlarindan ne istiyelim,gavurcuklarima kiyamam bilirsiniz:) devlet politikasi baska, Allahin kullari baska.

          • Yahya diyor ki:

            Gülpembe hnm,

            Hani bilmediğim bir yer olsa diyeceğim Gelincik hnm doğru söylüyor… Bizim karadenizde insanlarımız daha kilolu bence… texas’a kıyasla…
            İki bölgeninde insanları genelde memleketi hakkın böbürlenmeyi seviyor… fark yok yani…

            Allah hidayet eylesin diyelim… 11.9 olaylarından sonra islamiyet ciddi anlamda yayılmaya başladı umarım katlanarak devam eder.

          • cihad diyor ki:

            Gelincik hanım,

            Mesele bu kadar açık iken göremeyenler yine de var.

            Neden,niçin,niye…

            muhabbet gözü, kusuru görmez de ondan çünkü mahbubuna kusuru layık görmez. İfrat ve mübalağa ile mahbubunu tenzih eder.

            Ne desem bilmiyorum,

            Kişi sevdiği ile beraberdir.

            Ayrıca kendilerindeki bu beslenme alışkanlığını ellerindeki şirketler,lobiler ve medya yoluyla sadece ülkemize değil bütün yeryüzüne pompaladiklari bir vakıa iken Nagehan İpek Hanım gibi yazılarında insanları bilinçlendirmek adına bunu ifade edenler komplocu gibi gösteriliyor. Zaten yazıda mevcut halimiz savunulmamis, sadece referansimiza dikkat edilmesi gerektiği anlamında muslumana naçizane bir uyarı yapılmış,dikkatleri çekilmek istenmiş.

            Yeri geldiği zamanda şöyle söyleniyor. Kapitalist ve emperyalistlerin ürünlerini alma,tüketme,yapma,etme vb..
            Ee bu konuda insanları uyaran bir yazı yazıldığında ise bu sefer de komplocu, dış güçler paranoyası oluyor.
            Yani anlayacağınız zeytin yağı gibi hep üste olma durumu gibi birşey.

            Aslında helal ve temiz olduktan sonra kim ne kadar yemiş,içmiş hiç ilgimi çeken bir konu değildir çünkü bu kadar şükürsuzluk,küfran-i nimet ve isyan içinde kim sebeplerin arkasında rahmetin elini görüp şükür ile o eli öpüyorsa istediğinden istediği kadar yesin çok mühim değil veya bu kadar yadırganacak bir durum değil. Bu zaman da nimeti nimet bilmek,nimeti verene şükür ve hürmet etmek terk edilmiş ve ediliyor, az yemişsin ne, çok yemişsin ne..

          • Gelincik diyor ki:

            Yok cidden böyle yani rakamlar 😊😊😊 Bi belgesel de seyretmiştim bununla ilgili herkes 150 200 kilo çok kötü e tabi Abd olunca insanın üzülesi gelmiyor ama bizim insanımızı da görünce bu kilolarda çok üzülüyorum Rabbim böyle derdi olanın yardımcısı olsun. Teşekkür ederim Yahya Bey :) Çok sağol canım Feyzacımm 💜💕😍😍

          • ismi gereksiz adam diyor ki:

            yahya bey
            uzun süre karadenizde yaşadım ama ben sizin dediğiniz gibi kilolu insanlara pek rastlamadım. yoksa ben karadeniz diye texas ta mı yaşadım acaba? :)

          • Yahya diyor ki:

            sn. iga,

            doğrudur. lakin bir çok kaynaktan bir çok bilgi edinmekteyim, yeri ve zamanı geldiğinde harmanlayıp burada sizler ile paylaşıyorum.
            buradaki bir konu üzerine araştırıp, çalışma yapıp sizler ile paylaşmıyorum… belki daha doğru olur ama vakit! malumunuz.

            sizin ve bir kaç kişinin benzer itirazınıza karşın, detaylı bilgiyi aşağıda bulabilirsiniz http://beslenme.gov.tr/index.php?page=40
            ayrıca OECD’nin bir çalışması vardı ancak nerede ne zaman okuduğumu hatırlayamadım… belki google’da kısa bir araştırmayla bulunur.

            Selam ve dua ile…

      • .../nisa diyor ki:

        Feyza hanım,

        Sizin yazdıklarınızı okuyunca karnım acıktı birde Emine Beder’mi sitede yazmaya başladı dedim. : ) : ) MaşaAllah gurmesiniz.

        Ben genellikle günde 1 öğün yada 2 öğün yemek yiyen gruptanım. Hiç fazla kilo problemim olmadı. Japonlar gibi minyonum.

        • Feyza diyor ki:

          Nisa hnm. Gurme degilim ama yazarken benim de karnim acikmisti :)
          Mutfaga ilgi duyuyorum eskiden beri, cesitli mutfak kulturleri de ilgimi cekiyor. Bir de helal beslenme mevzusuna kafa yorunca ister istemez mutfak dunyasinin icinde buluyoruz kendimizi.
          Kilo problemini ben yasadim, ama tersinden. Uzuldugum zaman olan istahim da kapaniyor ve uzuntu yasadigim bir donem kilo olarak asiri dusmustum. Kansizlik da basgostermisti. Vitaminler, gida takviyeleri onerdiler bir sure ama onlaei da kullanmadim. Yalniz normal hayatima donunce tahin-pekmez yedirdi bana asci ablamiz. Her gun bir kase zorla da olsa yiyordum ve bu hem kansizligima Allah’in izniyle iyi geldi, hem de olmasi gereken kiloya ulasmama vesile oldu.
          Ekmek yemeye aliskin degilim, kahvaltida bile bir dilimi zor yiyorum. Ama her yemegi yiyorum. Bunun sebebi de hem sebze agirlikli bir mutfakta buyumus olmak hem de kurs hayatinda onune konulan yemegi yeme disinda bir alternatifinin olmamasi. Yemezsen ac kalirsin.
          Beslenme konusunda saglikli beslendigime eminim ama yaptigim bir hata var bunun da farkindayim. O da su ki, gece uyandigimda eger buzdolabina ulasabilecek bir imkaba sahipsem birseyler atistirmayi cok seviyorum :)
          Meyve olur, sut olur yogurt olur farketmez birseyler olsun da. Ama pek mumkun olmuyor dolaba ulasmak mesakkatli :)
          Gun icinde ise az yiyorum, zaten ogunlerimiz belli. Problem yasamadim simdiye kadar.

          • .../nisa diyor ki:

            Feyza hanım,

            Bir dönem ben 49 kiloydum doktora gittim kilo almak istiyorum dedim doktor beni fırçaladı millet zayıflamaya çalışıyor sen kilo almak için gelmişsin dedi. Bende sizin gibi moralim bozuk olduğu anda iştahım gidiyor iki gün aç gezsem de canım yemek istemiyor.

            Kansızlık bendede var bir ara Akdeniz anemisinden şüphelendiler kan ilacı almama rağmen kansızdım sonuçlar temiz çıktı çok şükür zaten Akdenizli değilim doktora anlatamadım. :) Tahin pekmez iyi fikir. Ege mutfağı sağlıklı beslenme konusunda iyi. Sağlığınıza dikkat edin siz bize lazımsınız. :)

          • Feyza diyor ki:

            Nisa hnm. tahin pekmezi deneyin derim, hem lezzetli pekmezi tek yiyemeyenler icin, hem de kilo aldiriyor.
            Bir de karaciger tavsiye etmislerdi ama onu pek yemedimse de faydasi kansizliga cokmus. Burayi yakinda yemek sitesine cevirecegim, kulagimi cekecekler:))
            Saglikli gunler dilerim.

        • Yahya diyor ki:

          Nisa hnm,

          siz karadenizli değil miydiniz? Muhlama kültürünüz yok mu?
          Şöyle bol yayla tereyağlı yine yayla peynirinden eritilmiş… hmmmm
          yanında taze ekmek…

          Feyza hnm’ında tavsiye ettiği gibi;
          tahin-pekmezi-harnup-alıç pekmezi böyle güzelce karıştıracan…. kızarmış ekmekle…

          veya çicek balı yanında yine yayla kaymağıyla … üf üfff

          günde bir tane yumurta muhakkak yenecek…! yanında yağlı peynir

          bol kaşarlı, tereyağlı fırında makarna… üzeri kızaracak…

          bol domates, zeytinyağı tüketin…

          Bu yunan mutfağından insan kilo almaz ama sağlıklı beslenir… bence siz boş verin, direkt kuzu çevirme falan varsa….

          Rabbim sağlık sıhhat afiyet versin; kansızlığa ve b12’e dikkat edin.

          • .../nisa diyor ki:

            Yahya bey,

            Tavsiyeleriniz için teşekkür ederim. Muhlama bizde pek yenmez mısır ekmeği, tereyağlı çörek yenir. Genellikle sebze karalahana fasulye. Ben bir yada iki öğün yemek yiyorum ama sofrada bir ekmeği yiyorum farkında olmadan. Çok acılı yediğimden sanırım kilo almıyorum.

            Yahya bey,

            Tavsiyeleriniz ve dualarınız için Allah razı olsun. Muhlama bizde pek yenmez mısır ekmeği, tereyağlı çörek yenir. Genellikle sebze karalahana fasulye. Ben bir yada iki öğün yemek yiyorum ama sofrada bir ekmeği yiyorum farkında olmadan. Çok acılı yediğimden sanırım kilo almıyorum.

    • Yahya diyor ki:

      İroniden geçilmiyor… :)
      Bende her şeyi komplo teorileri gibi batıya bağlamayı uygun görmüyorum.

      Tamam batının bin bir türlü sömürü ve menfaat elde etme yöntemleri var ama bize de Rabbimiz akıl fikir vermiş.
      Ayrıca dinimizde az yemenin bin bir türlü nasihatı, hadisi, rivayeti, tavsiyesi varken bizim hacı amca/teyzelerimizin (ve özellikle belli cemaatlerin mütevellilerinin) yusyuvarlak olmasının [sizleri tenzih ederim] müsebbibi batı mı şimdi? (yoksa genlerimiz mi? nefsimiz mi?)

      Halka mal olmuş ve hatta dini hassasiyete sahip dediğimiz bazı şirketlerin batının bu furyasıyla bize gıda ürünleri sunması/satması yine batının sucu mu? Yoksa bu hızlı tüketim pazarından (FMCG) bir parmak kaymakta biz alalım gayreti midir?

      Ve değinmeden geçemeyeceğim, Allah razı olsun kendilerinden GİMDES sayesinde helal – haram farkındalığı başladı ancak biraz da sağlıklı/sağlıksız ayrımı ve farkındalığına da önem verseler, ne iyi olur. Helal gazoz ve cips tüketmekten bir hal olduk! [kendimi tenzih ederim] :)

      Selam ve dua ile…

    • gulpembe diyor ki:

      Fatih bey, Yahya bey yazmis ama ben de tekrarliyim. Turkiyede hala ev yemekleri revacta hatta calisan kadinin evinde bile boyle, kah kendisi yapiyor kah annane-babane sagolsun, destek cok. Bizdeki sorun ayni anda cok cesitli ve bolca yememiz. Hatta bir komedyen anlatmisti yurtdisinda kahvalti yaparken, fransiz iki kucuk krosan ekmekle kahve alir o kadar, bizimkiler tabagi iyice doldurur. Bizde cok kullanilan “herseyden biraz donativer” ifadesini bile biraz Fatih Terim ingilizcesi ile “everything little little” diye anlatmaya calisiriz saskin garsonlara diye bahsetmisti.:)
      ayrica hazir gidalara mecbur olmanin bir sebebi de burada hayat cok hizli, mesafaler uzak ve is hayati yogun, arabada giderken yemek yiyen, sakal trasi olan insan gormek cok normal.

      Yahya bey, dediginiz gibi ,Turkiyedeki durum da pazar kapma sevdasindan ibaret. Kanada da uyanik bir Cinlinin musluman musteri cekebilmek icin restorantin camina “helal domuz eti bulunur” yazdirmasi gibi.

      Feyza hanim, aynen katiliyorum. “biz sofraya acikmadan oturmayan , doymadan kalkan bir ummetiz, doktora ihtiyacimiz yok’diyerek iran kisrasinin kendisine hediye gonderdigi doktoru geri ceviren bir peygamberin ummetiyiz ama durum ortada. Suyu uc kerede icmenin hikmeti bile istahtan cabuk kesilip daha az suya kani olmak ve mideyi yormamak.Burada 85 lik teyzeler sabah 5 de kopeklerini gezmeye cikartiyorlar. 60 dan sonra yardim kuruluslarinda, torunlarinin okullarinda hala gonullu kosturmalar icerisindeler. Zaten cok yemek bir sekilde ruhu ac kalan insanlarin isi, bir avutuntu.once gonuller dolmali.

    • ismi gereksiz adam diyor ki:

      gülpembe hanım
      gavurcuk komşularınıza böyle muhabbet duyup müslüman komşularınızı eleştirmeye devam ederseniz herhalde en sonunda şöyle diyeceksiniz:” islamdan uzak yaşayan müslümanlar cennete girerken, islama uygun yaşayan gayri müslim gavurcuklar nasıl cehenneme girer? onlar cenneti bizden daha çok hak ediyor.” (not; yazı bayağı bayağı yoğun bir ironi icermektedir :) bknz: aşağılık kompleksi)

      • gulpembe diyor ki:

        Asagilik kompleksine katiliyorum, mesela ben bir hristiyan yada dinsiz gorsem, kendimden ustun buluyorum. Cunku Rabbimin onu; hidayet verip rizasina kavusturarak cennetine alma ihtimali varken, benim ise imandan uzaga dusup Allahin rizasini kaybetmek, cehennemin dibine gitme ihtimalim var. bunu aklimdan cikaramiyorum. Bknz: ustune vazife olmadan Allahin isine karismak.

        • ismi gereksiz adam diyor ki:

          ben haşa Allah ın işine karışmıyorum. iftira etmeyiniz lütfen.
          benim demek istediğim bakış açınızdaki çarpıklık.

          beğenin ya da beğenmeyin; bir insan müslümanım diyorsa onun birtakım yanlışlıklarını böyle abartarak öne çıkartıp açık şekilde imansız olan birine kıyaslayarak adeta imansızdan aşağı göstermeniz çok yanlış. bu insanlar hidayeti hak etseler rabbim zaten hidayet verir onlara. ama eğer imanları yoksa yanında 1 olmayan 0 lar gibi meziyetlerinin hiçbir anlamı kalmaz.
          ama bir müminin ne kadar yanlışı günahı da olsa imanı sayesinde bütün o ÜSTÜN AHLAKLI gavurlardan Allah katında üstündür. nokta

          not: sizin zihniyetinizle gidersek o zaman o gavurların da imana geldikten sonra yine imansızlığa dönme, sizin ise imansızlıktan sonra imana dönme ihitimaliniz var. yani bu kadar ümitsiz olmayın derim ben…

          • Feyza diyor ki:

            Gulpembe hnm, rica ederim.
            Sonunda mutabik oldugumuza sevindim. Zaten biz baklavamizi layikiyla yapabilsek butun dunya hayran olur :)
            Selamlar.

          • ismi gereksiz adam diyor ki:

            feyza hanım
            güzel bağlamışsınız. bu konuyla ilgili üstad bediüzzamanın güzel bir sözü var: ”Eğer biz ahlâk-ı İslâmiyenin ve hakaik-i imaniyenin kemalâtını ef’âlimizle izhar etsek, sair dinlerin tâbileri elbette cemaatlerle İslâmiyete girecekler. Belki, küre-i arzın bazı kıt’aları ve devletleri de İslâmiyete dehalet edecekler”

          • Feyza diyor ki:

            Ismi gereksiz adam,
            Her ne kadar burada imani acidan Islamiyetin insana kattigi seref ve ustunlukten bahsederek bu anlamda bir gayrimuslimle musavi olmadigimizi Rabbimizin ayetleri isiginda soylesek de, ameli noktada mutlaka Islam dunyasinda da buyuk bir ifsad sozkonusu, bunu inkar edemeyiz.Zaten burada da Muslumanlarin icindeki sapmalardan, bozulmalardan cogu zaman bahsediyoruz ve bu sekulerlesmeden, Kur’an ve Sunnet âdabindan uzaklasma gafletinden tum ummet olarak nasibimizi aldigimizi itiraf ediyoruz.
            Paylastiginiz, Muslumanin kendini sigaya cekmesine vesile vecih bir soz.
            Bir âdab kitabina dahi baksaniz, Muslumanin yemesi/icmesi, giyinme âdabi, tahareti/temizligi, konusmasi, oturmasi/kalkmasi…. her hareketi Sunnete uygun tarif edilmis ve herbirinde ince hikmetler var.
            Yine akraba hukuku, ticaret hukuku, ana-baba hukuku, kari-koca hukuku, misafir agirlama âdabi, kolenin/hizmetcinin/iscinin hukuku, sohbet ve istisarenin, emr bil marufun adabi, yolculugun sohbetin/muaseretin adabi, emanete muamelenin, hayvanin/ kusun/karincanin dahi hukuku, gulmenin/aksirmanin/oksurmenin…..hayatimizi kusatan her halimizin ince teferruatina kadar anlatilmis. Okuyan ve amel eden kardeslerimizin sayisinin artmasi dilegiyle..

        • Sadece Fatih diyor ki:

          Gülpembe Hanım.

          Hüküm Allah’ındır. Bu konuda haklısınız. Ancak benim de ödümü koparan şeylerden biri gavurlara fazla muhabbet besleyip onlarla haşrolmak. Malum kişi sevdiğiyle beraber haşrolacak. Bi ara kızlar justin justin diye bağırıyordu bir hi bile demedi diye :)

          • Gelincik diyor ki:

            Çok güldüm Fatih Bey Allah iyiliğinizi versin 😁😁😁😁😁😁😁😁

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Allah size de afiyet versin Gelincik Hanım.

            Bi ara arkadaşımın biriyle geyik yaptıydık, baştan görmemişim son anda fark edip selam verdiydim justin yerine Fatih bir hi bile demedi fatiiiihhh diyeceklerdi. :)

        • gulpembe diyor ki:

          Ismi gereksiz Adam ve Sadece Fatih beyler,

          Benim insanlarin etnigi ile, dinleri ile problemim yok, biz vasiflarla ilgileniyoruz. Bir yabancida musluman ahlaki gorursem ustelik bu benim kaybettigim birseyse onu sevmemden,almak istememden daha dogal birsey olamaz, cunku adi ustunde o benim malim zaten.”ilim/hikmet muminin yitigidir(malidir) nerde bulursa alir.”(hadis)
          yoksa, kalplerle ilgilenen yalnizca Allahtir. ben kendi vazifeme bakmaliyim.
          seven sevdigini de sevdiklerine sevdirmek ister:)) butun insanlari seviyorum hepsinin de Allahi sevmesini isterim, kendimi muslumanim diye ustun irk misali onlardan ustun hic gormedim. cunku insan kinamak kulun hakki degil. gunah(kotu olan)kinanir, gunahkar (insanlar) degil…

          fatih bey,
          kitabimiz gayri muslumlere muhabbetin olcusunu koymustur zaten, endiselenmeyiniz. yasak olan sevgi;muslumanlarin aleyhine calisan kafirlerle dost olmak, onlari muslumanlara yeg tutmaktir.
          mesela bu konuda Safiye annemizi cok uzerlerdi. sen yahudileri seviyorsun,sadaka veriyosun diye, annemiz benim akrabalarim onlar diye kendini anlatmaya calisirdi. hakkinda ayet dahi inmistir, sizin aleyhinize calismayan digerleriyle dost olmanizda bir beis yoktur mealinde.
          bir animi anlatiyim;burada okuyan yigenim tr ye staja geldi, anne tarafinda kaldi bir sure ,bizim yenge tarafi da biraz radikaldir:) cocukcagiz yahudi asilli bir turkle ayni evi paylastigini soyleyince,cocugu “onlari dost edinmeyin”ayeti var, nasil yahudiyle kalirsin diye topa tutmuslar. bana “hala, beni burada yiyecekler ne yapiyim “dedi.”kac ogulcum”dedim,”kimseyle tartisma”:)))

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Gülpembe Hanım.

            Dediğiniz gibi sevgimiz ölçülü olsun, onlarla haşrolmayalım. Teknolojiyle alakalı işlerle çalıştığımdan adamlara ithafen diyoruz çoğu defa gavur yapmış yine diye. Mesela f-16 uçağının tasarımına hayranım ama binlerce müslüman öldürüldü o uçaklarla ülkemizde de malum olaylar oldu. Nasıl seveyim şimdi. Saygı ile sevgi birbiriyle ilintili kavramlardır. Peygamber efendimizin Ebu Talib’e karşı hissi nasıldı mesela? Ayrıca gavurun dedidiği doğruysa sırf öyle diye doğruya yanlış demeyiz ama bir doğru söylüyor diye bin yanlışını da görmezden gelemeyiz.

            Aşağılık kompleksiyle ilgili şunu yazayım. Devlet kurumlarının kimin denetiminde olduğunu biliyoruz. Arkadaşlar tasarımlarını götürdüler, onların yaptığına inanmamış görevliler. Kendi vatandaşımızı layık görmüyor böyle bir başarıya. Ayrıca yakınlarda bir haber vardı tübtk ın beğenmediği proje abd de ödül aldı diye. Benim de lisedeyken beğenmeyip standart teşekkür metni yolladıkları projemi birileri yıllar sonra ürün olarak piyasaya sürdü… Biz gavur değiliz ya yaptıklarımızın değeri yok o yüzden :)
            Biz aşağıdayız onlar yukarıda.

          • Feyza diyor ki:

            Gulpembe hnm.,
            Bir kafire duydugunuz saygiyi anlayabilirim. Dinimiz de bazi olculer koymak kaydiyla birtakim munasebetlerimize izin vermistir fakat izzet ve serefin mu’minlere ait oldugu hususunu gozardi etmemek kaydi ile.
            Sizin yorumlarinizi okudugum zaman malesef hep mu’minleri tahkir edici beyanlarinizi ve gayrimuslim tanidiklariniza olan muhabbetinize taniklik ettigimde bunu yasadiginiz ortamin farkliligina bagliyordum. Fakat bu son yorumunuzda ifrada kactiginizi gorunce bazi ayetleri hatirlatma ihtiyaci hissettim.
            Allahu Teala’nin kendisine “dost” edinme serefine, “izzet, ikbal ve istikbale” layik gordugu, diger insanlarin uzerine “ustun” kildigini apacik ayetleriyle beyan ettigi, sifatinin ism-i serifi el-Mu’min isminin nuvesini bize layik buyurdugu mu’minlerden olma nasibine eristiginiz icin oncelikle elhamdulillah deyip kendinizi bir gayrimuslim ile kiyaslama gafletine dusmekten vazgectikten sonra, ameli noktada ozelestirilerinizi yapip, farkina vardiginiz beseri hatalariniza ihlas ile tevbe ederseniz insaallah affolunursunuz/affolunuruz.
            Fakat bir gayrimuslimi mu’min olan sahsiniza musavi de tutmayip bir de onlari kendinizden ustun gorurseniz oncelikle mu’min sifatiniza zulm, el-Mu’min olan Rabbimize ise saygisizlik etmis olursunuz.
            Mumkundur, bugun mu’miniz, yarin Allah muhafaza irtidat edip murted olmusuz. Ya da insaallah hidayet nasip olsun bir gayrimuslim iman edip bizden salih ameller isleyip yuksek mertebelere erismis. Neden olmasin?
            Ama biz varsayimlara dayanarak su an bize bahsedilen mu’min olma izzet ve serefini zelil bir konuma dusuremeyiz.
            Bu yalnizca bir ihtimal, damdan dusup engelli de olabilirim ama koltuk degneklerimi yanimda gezdirmiyorum….gibi.

          • gulpembe diyor ki:

            sadece fatih bey,
            daha once deginmeye calistigim gibi, onlarla hasrolmak icin onlarla muslumanlar ve islam alehine “isbirligi”ne girilmis, onlarin kotu hallerini ornek alip benzemeye calisilmis olmali ki hepsinin kayangi dunya sevgisidir. dediginiz gibi Allah bizleri bu hallerden uzak etsin.(amin)

            asagilik kompleksini cok guzel ornekelndirdiniz, benzer o kadar olay duydum ki, disardansa kiymetli, kendi insanindansa salla gitsin..
            yabancilar ne yapiyorsa en iyisidir demekle, her yaptiklari kotu demek ayni kapiya cikiyor. ikisi de asagilik kompleksi ve ezikligin tezahuru.

            anlatilir; yurtdisina yerlesenlerde 3 evrim olur diye
            1. biz herkesden iyiyiz. batililar kotu, dusman, ezik…
            2. batililar bizden iyi, biz hamasi, kotu, ezik
            3. her yerin/kulturun iyiligi var kotulugu var:)
            sanirim ben 3. evredeyim. yorumlardaki “goreceli”sivri uslubum ise biraz “sizi rahatsiz etmeye geldim”usulu. amerikada beyini gidiklamak diyorlar. yani dusunelim,farki farkedelim,ezbere konusmayalim gibi..
            selamlar..

          • ismi gereksiz adam diyor ki:

            gülpembe hanım

            bir müslümanın ilk ve en önemli özelliği iman etmesidir ve bu başlı başına cennete gitmesine değecek bir fazilettir. imanlı olmaktan daha önemli bir vasıf yoktur bu dünyada. eğer vasıflarla ilgileniyorsanız ilk eleştirilecek şey küfürdür, inkardır, imansızlıktır. adamın imanı olmadıktan sonra sağlıklı beslense kaç yazar? bu onu gerçekten üstün vasıflı biri yapmaya yeter mi?

            her ne kadar güzel ahlak sahibi de olsa bir gayri müslimi bir müslümandan iyiymiş gibi göremeyiz ve bu manaya gelecek şekilde müslümanları eleştirip gayri müslimlere güzellemeler yapamayız.

            kusura bakmayın bu yaptıklarınız özeleştiri değil. çünkü siz eleştiri yaparken kendinizi müslüman toplum dışında tutarak eleştiri yapıyorsunuz. (örnek: bizde şöyle… oluyor deyip müslümanların fikirlerini ya da fiillerini eleştiriyorsunuz ve aynı anda ama gayri müslümler şöyle… diye güzelleme yapıyorsunuz. ve verdiğiniz örnekte sizin de gayri müsimlerle aynı düşüncede ya da fiiliyatta olduğunuz anlaşılıyor) siz ne gayri müslimleri ne kendinizi değil müslümanları eleştiriyorsunuz. özeleştiri yapacaksanız bence önce kendinizden başlayın.

            gayri müslimleri de unutmayın eleştiride. isterseniz yardımcı olayım: mesela bu kadar iyi ahlaklı olmalarına rağmen hala nasıl iman etmiyorlar diyerek ahlaklı gayri müslim komşularınızı da eleştirebilirsiniz.

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Gülpembe Hanım.

            O zaman gıdıklayın da gülelim diyeceğim de ben gıdıklanmaktan hoşlanmam. Hoş ben gibi saflar anlayamıyor karşısındaki insan politika yapınca. Demek ki arkadaşlarımın dediği kadar kuvvetli değilmiş sezgilerim. İyi polisin kötü polis olduğunu anlayamamışım. Şu var polis polistir. Sizinle zeka yarışına girmem. Alın birincilik ödülü sizin olsun. :)

          • Gulpembe diyor ki:

            Faith bey,
            Yanlis anlasilma olmasin, son paragraf size degildi. Biz muslumanlara cok yukleniyorsun gibi sikayette olan arkadaslar icin uslubun sivri geldiginden oyle de olsa bunun bildigimiz kaliplar uzerine yeniden tefekkur etmeye sevkettigi icin faydali gordugumden soz etmeye Calistim ki siz hic Boyle bir sikayette bulunmadiniz. Politika falan yok:)Onceki yorumunuza oldugu gibi katildigimi tekrarlamak isterim. Yazarken baska Seylerle de ilgilenmek durumunda kalabildigimden dikkatim daginik ifadelerim bulanik olabiliyor, yanlis anlasildiysa ozur dilerim.

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Gülpembe Hanım.

            Şahsım için yazılmış bir durum olmadığından benden özür dilemenizi gerektirecek bir durum yok. Diğer kişiler de nefisleri için yorum yazmadığından onlardan da özür dilemeniz gerekmez diye düşünüyorum. Nacizane görüşüm şudur. Ben müslüman din kardeşlerimi tefekkür ettireceğim derken kibir yapıp kafirlerin kurcaladığı yerleri kurcalarsam mazallah imanım elimde kalıverir.

            Ayrıca yorum yazan kişiler dinimiz hakkında hem benden daha fazla bilgiye hem de yaşantıya sahipler. Lafım size değil demişsiniz ya keşke ben de onlarla aynı kefede olabilseydim. Beni mutlu edecek olan şey diğer kişilerin de beni aralarına almaları dışarıda kalmam değil. Çünkü üzüm üzüme baka baka kararıyor. Buradan üç beş bilgi kırıntısı ya da feyz almamın ki beleş :) bana o kadar faydası oluyor ki. Allah hepsinden razı olsun…

            Sizi çok iyi anlıyorum siz de burada yorum yazanları anlamaya çalışın. Kimi Allah’a koyun kurban eder kimi deve kimi de gücü yetmez dua eder. Bunlara değer biçecek olan Allah’tır. Gün olur koyun deveye galip gelir. Sadece mantığımı dinleyecek olsam ve bu dünyalık düşünsem yüzde yüz haklısınız derdim. Ama kalbimi dinliyorum ve ahireti de düşünüyorum, zaten Allah’ın emirleri ortadayken onları bırakıp insanların uydurdukları kuralları doğru kabul etmeyi uygun görmüyorum.

          • ismi gereksiz adam diyor ki:

            gülpembe hanım

            maşallah siz entegrasyon sürecini başarıyla atlayıp 3. evreye geçmişsiniz. başkan trump şu yazdıklarınızı görse herhalde sizi yılın göçmeni seçer ve müslümanlara sizi örnek gösterirdi. :)

            öncelikle yazdığım yorumdaki argümanlara neden cevap ver(e)mediğinizi merak ettim. cevap vermeye değer birşey görmediniz herhalde.

            valla gülpembe hanım siz bu yorumları amerikadan yazıyorsunuz ama yorumlarınızın türkiyede okunduğunu unutuyorsunuz sanırım. malum her yerin örfü kültürü farklı. sonuçta texas lı falan da yok aramızda bildiğim kadarıyla :)

            ”yabancilar ne yapiyorsa en iyisidir demekle, her yaptiklari kotu demek ayni kapiya cikiyor. ikisi de asagilik kompleksi ve ezikligin tezahuru.”
            bunu kime neden dediniz bilmiyorum ama ben üzerime alınmıyorum. ben yabancılar ya da başkası farketmez; doğru yapılırsa doğru yanlışa yapılırsa yanlış derim o kadar.

            ”Biz muslumanlara cok yukleniyorsun gibi sikayette olan arkadaslar icin uslubun sivri geldiginden oyle de olsa bunun bildigimiz kaliplar uzerine yeniden tefekkur etmeye sevkettigi icin faydali gordugumden soz etmeye Calistim”
            Allah razı olsun da bu yaptığınız beni tefekküre falan sevk etmedi. kimseyi de sevk ettiğini sanmam. siz her ne kadar üslubu önemsiz de görseniz üslup çok önemlidir. çünkü üslup sizin niyetinizi gösterir. yorumlarınızda müslümanlarla ilgili iyi birşey hatırlamıyorum varsa da demek ki o kadar az ki aklımda kalmamış. ama gayri müslimler… bir imanları eksik mübareklerin. :) (yahu iyi de herşeyin başı iman zaten. gerisi … ) evet insan sevdiğini eleştirir amma sevdiğini de belli eder. (müslümanlar şöyle böyle diyene kadar biraz da iyiliklerinden bahsetseniz mesela…) yoksa kimse sevilmediği kişinin eleştirilerini dinlemek istemez. çünkü seven insan sevdiği kişinin iyiliği için eleştirir, diğeriyse üzmek ve öfkelendirmek için. ben şahsen sizin eleştirilerinizden daha çok ikincisini hissediyorum. his diyorum çünkü kalpleri Allah bilir. ama buna sebep olan benim sui zannım değil sizin yorumlarınız.

            bu benim suizannım olabilir ama sonuçta bunu bana siz hissettirdiniz: ben şu an mesela beni o methettiğiniz gayri müslimler kadar sevmediğinizi düşünüyorum. halbuki ben elhamdülillah müslüman olduğum için Allah hesabına beni ve buradaki yorumcuları onlardan daha çok sevmeniz iktiza eder.
            Rabbimiz ” İnanıyorsanız üstünsünüz” buyuruyor. sonuçta bir insanın kalbini açıp bakamayacağımıza göre ağzından çıkana itibar etmeliyiz ve ayrıca malum muhabbet Allah için olmazsa boştur. kafir bir insan ise ancak Allah ın yarattığı bir kul olduğundan dolayı sevilebilir o kadar.

            size tavsiyem: eğer gerçekten dediğiniz gibi bizi dikkat ve tefekkür ettirmek istiyorsanız üslubunuza dikkat edin. olaya tek taraflı bakmayın. yoksa kimse sizi dikkate almaz. çok umrunuzda değilsek o zaman yorum yapmanızın da pek bir anlam yok.

            müslümanlar olarak EN BAŞTA KENDİMİZİ olmak üzere eleştirelim. hatta yerden yere vuralım. amma sakın ha sakın evimizin içindeki tartışmada dışarıdakileri örnek vermeyelim. siz bir annesiniz. çocuğunuza bir öğüt verirken ”bilmem kimin çocuğu senin gibi değil” derseniz çocuğun kalbi kırılır. çocuk ”annem onu daha çok seviyor” diye düşünebilir. peygamber efendimiz (sav) münafıkların reisini bildiği halde onu öldürmedi. sebebini sorunca şu manada cevap veriyor:” eğer onu öldürürsem Muhammed arkadaşlarını öldürüyor diye yaygara çıkartırlar. ” demek müminlerin arasındaki muhabbet çok önemli. Allah aşkına dışarıdan birisi sizin yorumlarınızı ve peşinden bizim yorumlarımızı okusa ne düşünür?

            neyse kusura bakmayın biraz beyninizi gıdıklayayım dedim. siz alışkınsınızdır sonuçta… :)

          • Feyza diyor ki:

            Gulpembe hnm,
            Futboldan ben de cok anlamiyorum. Ama Fatih beyin orneginde ne demek istedigini anladim.
            Baska bir ornek verirsek, esinizin cani tatli cekiyor. Siz de mukemmel acilmis bir baklava hazirliyorsunuz ama tatlida asil unsur olan serbetini kasitli dokmuyorsunuz. Esiniz bundan ne derece memnun olur, incecik ve ozene bezene actiginiz yufkanin bir kiymeti olur mu?
            Diger yanda ise komsunun kizi on bes dk.da hemen bir revani yapip getiriyor. Kivami da cok iyi tutmamis aslinda sekli biraz bozuk ama serbeti yerinde. Esiniz bunu yiyor ve tatli istegini karsiliyor.
            Sizce hangisi makbul?
            Hanim oldugumuz icin futbola akternatif yemek bahsinden ornek verdim. Umarim anlatabildim.
            Ne diyelim Allah muhabbetinizi artirsin. Bu muhabbetinize karsilik insaallah hidayetlerine vesile olursunuz.
            Selam ve dua ile.

          • gulpembe diyor ki:

            Feyza hanim,

            ben iman olmadan cennete gidilir, guzel ahlak yeterli diye bir sey soylememistim, o yuzden ornegi neyle bagdastiracagimi ilk bilemedim, madem konu buraya geldi sizin orneginizi begendim , biraz genisletip kendi gorusumu yaziyim;
            kocam benden ve k.validemden, gorumcemden(yani tum rakiplerimden:) bir baklava istiyor, herkes kendi bilgi ve zevkince yapip sunacak; once soyle bakarim;ben yarismada ve yarismaciyim, juri degilim, benden juricilik yapmam da istenmemis.
            Sonra elimden gelen en iyisini yaparim sunarim. Kendime guvensem de “tamam bu is oldu” hic bir zaman diyemem ne malum;
            cok istahla yedigi baklavadan sinek cikacak, iyi hos ugrasmissin ama sinegi(gunahi) kucuk gorme, artik midem bulandi devam edemem diyecek , red etcek.
            Yahut , cok calismissin ama benim icin degil, ne guzel baklava yapmis desinler diye, komsulara begendirmek icin ozenmissin, ben baklavama ortak istemem diyecek, red edecek.
            Rakiplerime gelirsek:) tutturamamis olsalar bile ihlas ve samimiyetleri hurmetine bir jest gorecekler (cehenmmemde bir derece rahatlayacaklar/cehennemin dereceleri vardir.)
            yahut yine jurinin uygun gordugu bir hesap uzere kendilerine yarisma oncesi yardimda bulunup baklavalari kivama getirtilcek, Fatih beye ithafen son dakka golunu atacaklar:)
            Allahu alem..

            bu vesileyle yakinlarda denk geldigim iki video ornegini paylasmak istedim.
            Ingilterede teblig yapan bir cemaat yoldan birini ceviriyor “tanriya inanniyor msuun”diye roportaja basliyorlar. Sonra Allah ve Rasulullahtan bahsediyorlar. Kendini hristiyan bilen kisi diyor ki, evet ben muhammedin peygamber olduguna inaniyorum, bence kuran da hak kitaptir.”Roportaji yapan diyor ki , “e kardes sen zaten muslumansin o zaman” adam guluyor diyor ki”ne bilim ben neyim, kimse bana muslumansin dememisti” bunun uzerine sehadet getirip, ilmi kitaplar hediye ediliyor..

            bir digeri saka videosu, insanlari tongaya dusurup artik muslumansin geri donemezsin deyip insanlari sasirtmak uzere. Birine bu saka denk geliyor, artik muslumansin dediklerinde, “yaa cok sevindim, ben de gunlerdir internetten nasil musluman olunacagini arastiriyordum”diyor.”ne yani musluman mi olmak istiyorsun?!.. o zaman sana yardimci olalim”diyerek bitiyor video…

          • gulpembe diyor ki:

            ismi gereksiz adam,

            sizleri seviyorum canim kardeslerim!
            simdi oldu mu?:))
            .
            hem sevgi emektir, biri ayagimda biri sirtimda iki cocukla buraya bunu yazmam bile sevgimin isbatidir.

            sizin tum sordugunuz sorularin bekledigin cevaplari parca parca tum yorumlarin icinde var.bulup cikarmak biraz sana biraz nasibe kaliyor;

            “inaniyorsanzi ustunsunuz”ayeti kerimesine daha once degindim. savastan aldiklari yenilgi sonrasi muminlere, “gecici yenilgiye aldirmayin, size Allahin kazanilmis rizasi vaad edilmis cenneti var, o halde elbette esas galip sizsiniz.”deniyor, bu da mealden anlasilmaz, tefsire bakilmali.

            bir musluman ve yahudi musa as mi muhammed as mi ustun diye tartisiyor. olay rasulullaha intikal ediyor. “beni musadan hayirli tutmayin”diyor. tartismayi kesiyor. baska bir meselede”her kim yunus bin metta dan daha hayirliyim derse yalan soylemis olur “buyuruyor. peygamberimiz bize tevazuyu en guzel ogreten insandir, degil mi?
            simdi savas meydaninda bir musluman caka satarak yuruyup kafir dusmana boburlense hukmu nedir?sevaptir. peki gavurlarin alisveris merkezinde ayni hareketi yapsa hukmu nedir?gunahtir.

            biraz tefekkur…selamlar.

          • Feyza diyor ki:

            Gulpembe hnm,
            Iyi de juri size yarisma oncesi yemegin tarifini yemek kitabinda vermis ve yarisma sonunda kime ne odul verecegini bildirmis. Siz bu onbilgilere istinaden elinizden geleni yaparken ayni zamanda jurinizin sozlerine olan itimadiniz geregi yarisma esnasinda kendinizi bir kademe ustun goruyorsunuz. Bunun sebebi yarismada birinci olacaginizin garantisi verildigi icin degil, zaten niyetiniz de yarisma sonundaki odulleri kazanmakdan evvel esinizin/jurinizin gonlunu/rizasini kazanmak. Bir kademe ustun gorme sebebiniz ise an itibariyle rakipleriniz tarifin disina cikip serbetli baklava yapmak yerine sutlu nuriye yapmaya calisiyorlar. :)
            Ama siz k.validenizi ve gorumcenizi oyle seviyor, onlara oyle muhabbet besliyorsunuz ki, durumlarini gordugunuz ve tarifin disina ciktiklarina emin oldugunuz halde, onlarin diskalifiye olmayip yine de sizi gecebilecegini ve kendinizin ise son anda edeceginiz bir hata yuzunden sonuncu olabileceginizin ihtimali uzerinde takilip yaptiklari sutlu nuriyeyi hayran hayran izliyor ve hayiflaniyorsunuz.
            Yarisma henuz bitmedi ve su an biz de seyircleriz sizi izliyoruz. Ve size diyoruz ki, uzulme gulpembe, sen su an jurinin talimatinda baklavani yapmaya gayret ediyorsun ve bu tarife uygun ilerledigin surece kocana/jurine olan husn-i zannini yitirme. Cunku o senin zanninin kendisine karsi husn uzere olmasini istiyor. Bunu da yarisma kurallarinda onceden bildirmis.
            Diger rakiplerine gelince, onlar su an icin sutlu nuriye yapiyorlar ve boyle giderse diskalifiye edilecekler. Ama dua edelim, hatta azar azar uyguladiklari tarifin yanlis oldugunu telkin edip, ozenli davrandiklari icin bu odulu haketmelerini istedigimizden dolayi da dogru tarifi onlerine sunalim. Ola ki hatalarini farkederler ve bu farkindaliga vesile oldugumuz icin bize de yarismanin sonunda kazandiklari odulden ikram ederler.
            Sen de yarisirken arada unu uzerine dokuyorsun arada yufkalarin birbirine yapisiyor ama bir sekilde tarifin disina cikmadan verileni yapmaya calisiyorsun. Bu esnada kor topal da olsa devam ederken sen, kalkip da baklava yarismasinda sutlu nuriye yapan arkadaslarina bu minvalde devam ettikleri surece ne de guzel sutlu nuriye yapiyorlar diye endise tasirsan bu gereksiz bir vehimdir. Vehime kapilmak yerine onlara dua etsen kafi. Senden istenen bundan fazlasi degil. Gerisi jurinin insiyatifine kalmis. Sen kulvarin disina cikmadigin surece onlardan bir adim ondesin ve bunu da sana bildiren yine esin.
            Diger videolara gelince, bir Muslumanin da kimliginde Islam yazar ama itikadini bilemeyiz. Fakat alenen ilan etmedigi surece ona hayatinda ve olumunde Musluman muamelesi yapariz. Cunku biz zahire bakarak karar verebiliriz kalpleri Allah bilir.
            Ama ya bu kisi iman ettiyse diye bir ihtimale istinaden siz bir gayrimuslimin kalkip da cenaze namazini kilip Musluman mezarligina defnetmezsiniz. Bu yetkiye sahip degilsiniz.
            Siz de komsularinizdan kendiniz gavurcuk olarak bahsettiniz yani siz de imanlarina sehadet etmediginiz icin biz, kafir olmalari uzerine konusuyoruz.
            Yaninizda sehadet getirdikleri ya da iman ettiklerini bildirdikleri zamana kadar bu kisiler Musluman muamelesi gormez, velev ki kalben iman etseler dahi biz zahire bakarak hukmedebiliriz. Iman ettiklerine sahit oldugumuz aman ise zaten bu yazinin konusu olmaktan cikarlar.
            Hayirli aksamlar.

          • Gulpembe diyor ki:

            Feyza hanim,
            Yorum icin tesekkurler .
            Sutlu nuriyelerini asla baklavayla kiyaslamadim, sanirim yanlis anladildigim kisim da burasi , bu yanilsama ” asagilik kompleksi” uzerine yazdigim ironiden kaynaklanmis olabilir.

            Toparlayacak olursam; hayranlik sahislara degil vasiflaradir.
            O vasiflar ki zaten musluman vasfidir. Keramet Elin sutlu nuriyesinde degil, elbette yine bizim baklavadadir:)))
            Sevgiler.

          • cihad diyor ki:

            Bu mesele ne kadar uzadı böyle yav..öğle vakti güneşin mevcudiyetini tartışmakta ayrı bi sıkıntı olsa da hakikat hesabına ne söylense azdır ve israf değil.

            Sual- Gayr-ı müslimlerle nasıl müsavi(eşit) olacağız?

            Cevap- Müsavat(eşitlik) ise, fazilet ve şerefte değildir; hukuktadır.
            Hukukta ise, şah ve geda birdir.
            Acaba bir şeriat, karıncaya bilerek ayak basmayınız dese, tazibinden men’etse; nasıl benî-Âdemin hukukunu ihmal eder?
            Kellâ…
            Biz imtisal etmedik.
            Evet İmam-ı Ali’nin (R.A.) âdi bir Yahudi ile muhakemesi ve medar-ı fahriniz olan Salahaddin-i Eyyübî’nin miskin bir Hristiyan ile mürafaası, sizin şu yanlışınızı tashih eder zannederim.
            Münazarat – 30

            Bu kadar açık ve net, eşitlik sadece hukuktadir. Bize iman ve hidayet bahşederek üstün kılan Allah’a hamd olsun. Bu bir gurur ve fahr sebebi değil ancak şukre sebeptir çünkü veren Allahtır.

            Ayrıca tasavvufta istiğrak halindeki bazı ifade ve uygulamalar nefsi terbiye etmek ve tevazuya alıştırmak için kullanılan bir yöntemdir. Faraziyedir ve hissidir. Eğer hakikat telakki olunarak umuma teşmil olunsa çok hurafata kapı açar. Mesela nefsi terbiye için kişi kendisini Cenab-ı Hak’kın bütün masivasindan küçük ve hakir görebilir fakat hakikat budur derse

            ﻟَﻘَﺪْ ﺧَﻠَﻘْﻨَﺎ ﺍﻟْﺎِﻧْﺴَﺎﻥَ ﻓِٓﻰ ﺍَﺣْﺴَﻦِ ﺗَﻘْﻮِﻳﻢٍ ayetinin bir tokadini yer. Allahin kendisine in’am ettiği cami bir fıtrat varken, bu fıtrata derc olunmuş nihayetsiz hissiyat, ihtiyaç, cihazat, kabiliyet ve istidat varken kendisinin bir kopekten aşağı olmasinin hakikat olduğunu iddia ederse Allah’ a iftira etmiş ve onu yalanlamış olur. Ama nefsini terbiye için öyle farz edebilir, o da yalnız kendini bağlar.
            Aslında gayet manidardır ayet devamında insanın esfeli safiline (asagilarin en aşağısına) duseceginden haber veriyor ve iman ve salih amel sahiplerini hariç tutuyor. Kafir de iman olmadığı ve bazı iyilik ve güzellikleri Allah için olmadığına göre esfeli safilin ehlinin doğrudan kafirler olduğu anlaşılır ve anlaşılıyor.

            Üstadın ifadesiyle…

            İnsan, nur-u iman ile a’lâ-yı illiyyîne çıkar, cennete lâyık bir kıymet alır.
            Ve zulmet-i küfür ile esfel-i safilîne düşer, cehenneme ehil (olacak) bir vaziyete girer.
            Sözler[Y] – 345

            İman, insanı insan eder.
            Belki insanı sultan eder.
            Öyle ise insanın vazife-i asliyesi, iman ve duadır.
            Küfür, insanı gayet âciz bir canavar hayvan eder.
            Sözler[Y] – 350

            İşte muzır kâfirler ve kâfirlerin yolunda giden sefihler, Cenab-ı Hakk’ın hayvanatından bir nevi habîslerdir ki, Fâtır-ı Hakîm onları dünyanın imareti için halketmiştir.
            Mü’min ibadına ettiği nimetlerin derecelerini bildirmek için, onları bir vâhid-i kıyasî yapıp, âkıbetinde müstehak oldukları Cehennem’e teslim eder.
            Lemalar – 121.

            Eğer başkalarını gidiklamaktan arta kalan zamanlarda azıcık tefekkür edilebilinirse bu mana inkişaf edilebilinecektir.

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Gülpembe Hanım.

            Sizi çok iyi anladığımı düşünüyorum ancak neden ısrarcısınız bazı konularda anlayamadım. Çok açık şekilde gavurlara duyulacak saygı ve sevginin ölçülerini yazmışlar. Niyetinizi en iyi bilen Allah ve sizsiniz. Biz bilemeyiz. Şehadet getirmenize falan da gerek yok. Bizler için tehlike ne biliyor musunuz? Gavurlardaki teknik vb. konulardaki ilerlemelere özenirken beraberinde yaşantılarına da farkında olmadan ayak uyduruyoruz. Akıl bir yere kadar getirir bizi sonra kalp devreye girer…

            Adamın biri varmış ölüm döşeğinde, çok iyi bir insanmış ama adam can çekişiyormuş, derken inançlı bir komşusu varmış, onu çağırmışlar bu işlerden anlar diye. O da teşhisi koymuş ve araştırın demiş, hangi kafir topluluğa uyuyor diye. Bir bakıyorlar adam hintlilerin pilav dağıttığı bir günde her hafta pilav dağıtıyormuş onların yaptığı işi beğendiği için. Görünürde sevap değil mi? Bir bakın ama nelere mal olabiliyor. (Hikayeyi kısmen hatırlayabildim, doğrusunu bilen düzeltsin.)

            Zamanında bu soruyu sorularla… diye bir internet sitesine sormuştum. Demişlerdi ki dünyada çok iyilik yapan ama imanı olmayan birinin iyiliği güneşin yanındaki muma benzer. Mantıklı gelmişti.

            Birisi de bana çok ateist ama çok iyi bir insan var neden cehenneme gidiyor diye sormuştu. Ben de dünyadaki kiracılarla yani bizle bir hesabı yok, sorarlarsa iyi komşudur deriz ama ev sahibiyle arası nasıldır bilemem, evin sahibi Allah dedim. Yazdıklarınızda da öyle. Adam ev sahibiyle sorunluysa ben de iyi insan olarak görsem de ya bu adamda bir şey var, bizle çok iyi geçiniyor ama ev sahibiyle kavgalı diye duraksarım. İnşAllah iyi kiracılar da ev sahibinin apartman girişine yazdığı kurallara ve elçisine biat ederler.

            Bu akşam da tevafuk bu konu denk geldi radyoda :) İman eden insan diyor her zaman üstündür. Ancaaaak şu var. Şimdi bizim imanımızdan şüphemiz olmayacak elbette ama yaşantımız dinimize uygun olmazsa, biz müslüman olmanın şerefinin hakkını veremezsek vay halimize…

        • Feyza diyor ki:

          ” Andolsun ki, Davut’a ve Süleyman’a bir ilim verdik. İkisi de: «Bizi mü’min kullarının bir çoğundan üstün kılan Allah’a hamdolsun.» dediler. Neml/15

          “Diyorlar ki: «Eğer Medine’ye dönersek, herhalde en güçlü, en şerefli olan en zayıf olan alçağı oradan çıkaracaktır.» Oysa güç, haysiyet Allah’ın, Resulünün ve müminlerindir, fakat münafıklar bilmezler.” Munafikun/8

          “Onlar ki, müminleri bırakıp kafirleri dost ediniyorlar; onların yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Oysa izzet ve şeref, tamamıyla Allah’a aittir.” Nisa/139

          “Müşrik kadınları, iman etmedikçe nikâhlamayın. Bir müşrik kadın, sizin hoşunuza gitse bile, iman etmiş olan bir cariye herhalde ondan daha hayırlıdır. Müşrik erkeklere de mümin kadınları nikâh ettirmeyin. Bir müşrik, sizin hoşunuza gitse bile, mümin bir köle elbette ondan daha hayırlıdır. Onlar sizi ateşe davet ederler, Allah ise, kendi izniyle cennete ve mağfirete davet ediyor ve âyetlerini insanlara açıklıyor. Umulur ki onlar hatırda tutup, öğüt alırlar.” Bakara/221

          “Oyleyse mü’min olan kimse, fasık olan kimse gibi midir? Onlar müsavi (eşit) olmazlar.” Secde/18

          “Gevşemeyin, üzülmeyin, eğer hakikaten inanıyorsanız, muhakkak üstün olan sizsinizdir.” Al-i Imran/139

          “Doğrusu onların İbrahim’e en yakın olanı, ona uyanlar, şu Peygamber ve iman edenlerdir. Allah da müminlerin dostudur.” Al-i Imran/68

          “Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, bilsin ki Allah yakında öyle bir toplum getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler; müminlere karşı yumuşak, kâfirlere karşı da onurlu ve şiddetlidirler; Allah yolunda mücahede eder, hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. Bu, Allah’ın bir lütfudur, onu dilediğine verir. Allah, geniş ihsan sahibidir, her şeyi çok iyi bilendir.” Maide/54

          “Ah keşke (dünyaya) bir kere daha dönebilsek de, müminlerden olabilseydik.» Suara/102

          • cihad diyor ki:

            Feyza hanım kardeşim’e,

            Bir ilave de ben yapayım. Küfür öyle bir seyyiedirki, öyle hadsiz hukuka tecavüzdürki onu hangi ahlak temizleyebilirki. Bu imanin kıymet ve ehemmiyetini bilmemek olur. Zaten de öyle bir durum var şu an.

            küfür;

            1) şu mektubat-ı Samedaniye derecesinde ve kıymetinde olan kâinatı manasız, gayesiz bir derekeye düşürdüğü için, bütün kâinata karşı bir tahkir…..

            2) bu mevcudatta cilveleri, nakışları görünen bütün esma-i kudsiye-i İlahiyeyi inkâr ile red…..

            3) Cenab-ı Hakk’ın hakkaniyet ve sıdkını gösteren gayr-ı mütenahî bütün delillerini tekzib….

            olduğundan nihayetsiz bir cinayettir.
            Nihayetsiz cinayet ise,nihayetsiz azabı ister.

          • cihad diyor ki:

            Bir de şöyle bir savunma oluyor o Allah ile kul arasında beni ilgilendirmez deniliyor. İyi de bu insanlar küfrünü gizlemiyor ki açıktan söylüyor zaten. O zaman şuraya geliyoruz Allah’ ın sevmediği ve değer vermediği bir vaziyete ben niye sevip değer vereyimki. Rabbimize hiç muhabbetimiz,hürmetimiz ve itimadimiz yok mu ki O’nun hoşlanmadığı bir vaziyeti seviyor, açıktan azabı ile tehdit ettiği bir durumu küçümsüyor ve değerlendirmeye almıyoruz.
            Ayrıca erkeğin üstünlüğü tartışmasında üstünlük takva da diyen bir şahıs inanıyorsanız üstünsünüz diyen Rabbimize rağmen imandan gelen üstünlüğe ırkçılık diye biliyor.
            bir mü’minin iddia edebileceği şeyler değil bunlar……..(devamı ben de kalsın).

          • gulpembe diyor ki:

            Feyza hanim,
            duyarliliginiz icin tesekkur ederim.. panik yok efendim esheduen laa ilahe illah ve eshedu enne muhammeden rasulullah…:)

            oncelikle yazdiginiz ayetlere deginiyim, zamandan kazanmak icin sadece numaralandircam musadenizle;
            1.peygamberlerin birbirlerine yetenek, mucize, yardim gonderilmesi ile ilgili olarak birbirlerine ustun tutulusu haber veriliyor, benzer ayetlerde “peygamberleri birbirlerine ustun kildik, isa yi ruhul kudusle destekledik, davuta da zeburu verdik..”gibi
            2. dusman asker/kafirlerle ilgili
            3.dusman asker/kafirlerle ilgili
            4. evlilik ki o donem ve herzaman islamin yayilmasina hizmet eden 1 numarali faktorlerden biridir.
            5. burada “fasik”diye nitelenen kisi zaten bir muslumandir. Her kafir fasiktir fakat her fasik kafir degildir. Bir sahabinin hz. Ali ile olan munakasasi sonrasi gelmistir.
            6.savasda alinan yenilgi sonrasi durumun perde arkasini izhar, muminlere destek.
            7. evet,kesinlikle Allah muminlerin dostudur.
            8. en sevdigim ayetlerdendir. Sizi kaldirip yerine soyle boyle toplum degil. Onlar Allahi Allah onlari sever buyuruyor. Allah sevgisi bir baska..devamin muahtabi olan kafirler elbette muslumanlara dusmanlik besleyip, gizli/acik aleyhlerine davrananlar.
            9.evet ne yazikki “keske toprak olsaydim”ayeti kerimesi benzeri kafirlerin ahiret yurdunda duyacagi buyuk pismanlik..

            yazdiklariniza diyecegim birsey yok.esas mevzuya gelirsek benim gundemim olan ayeti kerime sudur:
            Allah, din hususunda sizinle savaşmamış, sizi yurdlarınızdan da çıkarmamış kimselere sadakat göstermenizden, onlara iyilik etmenizden, onlara adalet yapmanızdan sizi yasaklamaz; çünkü Allah adalet yapanları sever.(mumtehine 8)

            peygamberimiz yahudilerle hem komsuluk, hem ticaret yapmistir. Oyleki yahudi cocuk peygamberimizin evine cok rahat girip cikiyordur; rasulullah bir yahudi kadin cenazesinde ayaga kalkmis, insanlarin onun yahudi olmasini hatirlattiginda “bu da bir insan degil mi?buyurmustur.(muslim)
            Hz. omerden rivayet edilmistir “allahin kullari insan kardeslerinizi seviniz”
            malum ki “bir kisinin imanina vesile olmak dunya ve icindekilerden daha hayirldir”kalpden cikmayan hicbir soz kalbe tesir etmez, teblig yapacagimiz insanlari sevmeliyiz, onlara dua etmeliyiz.dogal olan da bu.hidayet ise Allahtan.
            , kitaplarda gecer mumin komsunun 1,gayri muslim komsunun 2 hakki var ki dusunun”Peygamber komsu hakkindan o kadar bahsetti ki , komsuya miras kalcak sandik”der sahabeler.
            Ornekler artar kisa kesiyim.ben ne yapiyorum gavurcuklarima, asure, sicak pogaca goturuyom, yardimina kosuyorum, dertelesiyorum, dualasiyorum,opuyorum, sariliyorum:) Insan olarak o kadar cok ortak noktalarimiz var ki..

            Kendinden ustun gorme meselesi tasavvufda cok gecer, hani bir islam buyugu anlatir, hayvan bile belki toprak olacak, ben kaybedecem ona husnuzan ederim, kafir mumine doner, belki ben imandan olurum diye falan…uzar gider. Yazdikalrimin hepsi referanslidir. Ehli sunnetim:)ayni kaynaklari kullaniyoruz, belki farkli anlatiyoruz o kadar.

          • Yahya diyor ki:

            Umuma;

            2 dak. arkamı döndüm ayetler şehadetler havada uçuşuyor ne güzel… :)

            Bu konuda bir iki kelam ettikten sonra daha da yazmayı düşünmüyorum.

            Bize göre en batıda ve en doğuda iki dünya gücü devletinde yaşama gibi bir imkanım oldu. Bir çok deneyimler kazandım.
            Diğer ülkelerle (ülkem dahil) mukayese ettiğimde gerçekten çok etkilendim. Bir müslümanda (bizde) olması gereken hasletler onlarda var. Bir şehadetleri eksik. Açık açık yazıyorum bende söylüyorum, rahmetli hocam da söylerdi resmen adamlarda KK ahlakı var.
            İsteyen bunu inkar edebilir veya istisnayi örnekler verebilir… genellemedir bu; gittiğinizde yaşadığınızda edindiğimiz intibadır bu.

            Selam ve dua ile…!

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Yahya Bey.

            O zaman onlara hidayet vermesi için bizim de Kur’an ahlakına dönmemiz için Allah’a dua edelim. Ancak doğruyu da uzakta aramayalım. Önümüzde peygamber efendimizin ahlakı dururken batılıların peşine takılmayalım…

          • Yahya diyor ki:

            Fatih Bey,

            Olmadı şimdi… :) malum sahih bir hadisi şerif var:
            “Sizler karış karış sizden öncekilerin yolunu izleyeceksiniz, onların inançları ve yaşayışlarını ölçü edineceksiniz. İnsanın giremeyeceği küçük bir keler, kertenkele deliğine girecek olsalar, siz de onları takip edeceksiniz.”

            kıyamet alameti… olmazsa olmaz… 😉

          • Yahya diyor ki:

            Fatih Bey,

            Unutmadan… KK ahlakı dedik ya..
            Bugün cumada (cumaya gittiğimi de çaktırmadan belirtiyorum 😉 )
            hocamız çıldırdı. Dedik noluyor? Neymiş camii avlusu sigara izmaritinden geçilmiyormuş. Hocamız diyor ki adam ayakkabısını çıkarıyor, sigarasından son bir fırt çekip ayakkabısını çıkarttığı yere atıyor… 1 değil 5 değil 10 değil… aynı kişide değil!
            Sonra caminin otoparkına (sosyetik camiye takılıyoruz, laf arasında 😉 ) çöpünü atıyor, yetmiyor arabasının küllüğünü otoparka boşaltıyor diyor… çıldırmış…!
            Dedim hocam biz zor getiriyoruz arkadaşları camiiye sen nediyorsun; utanmasalar camiide hutbeyi dinlerken içecekler.
            Şaka değil mi? Sünnet kılınırken, hutbe okunurken hiç utanmadan sıkılmadan cep tel. konuşan, mesajlaşan, oyun oynayan, yetmeyip yanındakiyle lak lak eden cemaatimiz var iken… yakında dediğimde olamaz mı?

            Selam ve dua ile…

          • Feyza diyor ki:

            Cihad abi, size aynen katiliyorum.
            Iyi olmalari, ahlaklarinin tekamul seviyesinde olmasi, guzel hasletleri hidayetlerine vesile olsun.
            Ama Allahu Teala’ya ortak kosan bir insana sirf ‘iyi’ oldugu icin muhabbet duymam, bana da Allahu Teala’nin birligine yaptigim buyuk bir saygisizlik gibi geliyor.
            Temenni edelim ve duzeltmeye calisalim mu’min kardeslerimizi. Tabi en basta kendimizi.
            Hayat elverdiginice ve yollarimiz kesistigince elbette insanca muamele eder, dusmanlik beslemez ve dini sinirlar icerisinde munasebetimizi kurar, koruruz.
            Fakat fazlasini kimse beklemesin. Bakin, Musluman oldugu halde ve kan bagim oldugu halde bazi akrabalarimin hayati bir gayrimusliminkine o kadar benziyor ki, halbuki ahlak ve aile yasantilari da gayet iyi oldugu halde inanin ki ayni mescidde namaz kildigim ders okudugum ve aramda kan bagi olmayan din kardesimin tirnagini dahi onlara degismem.
            Cunku biliyorum ki Allahu Teala’ya saygisizlik ediyorlar, isyan halindeler. Ahlaklari guzel ama bu durumu nasil yoksayabilir ve derin bir muhabbet besleyebilirim?
            Kaldi ki bunlar yine de Muslumanlar.
            Onlarla dahi belli bir mesafe koydum sadece akraba hukukunun ongordugu cercevede gorusuyorum, fazlasi beni uzuyor. Allahu Teala cumleye hidayet nasip etsin. Bizim de imanimizi artirsin, istikametten ayirmasin.

          • Feyza diyor ki:

            Gulpembe hnm, yorumlari bugun takip edemiyorum. Oncelikle sehadet getirmenize memnun oldum ama sebebini anlayamadim, biri sizi tekfir mi etti??
            Diger nokta, Muslumanlara yukleniyor olmanizin olusturdugu sorun konusu. Bunu yanlis anlamissiniz. Bu noktada yaptiginiz elestirilerde hakli yaniniz olsa dahi tenkidimiz (en azindan benim tenkidim), yaptiginiz elestirilerden Muslumanlarin degil, sizin adiniza duydugumuz rahatsizliktan oturuydu. Bazi sozleriniz ifrada kactigi icin ikaz etmek istedim ki bir adim fazlasi size zarar verebilirdi.
            Tipki boykot bahsi gibi. Boykot ettigimiz zaman bir urunu, soyle karsilayanlar oluyor. Senin almadigin uc kurusluk urun mu Siyonizmi bitirecek? Benim almadigim uc kurusluk urunle Siyonizme fazla veremem belki ama kendimi bu zaraedan korumus olurum.
            Yani sizin ifrada kacan elestirileriniz de ummetin butunu icin buyuk bir sorun teskil etmez, ama kendinize zarar verir. Yani farkli bakis acisi, siz bizi gidiklayin, biz de sizi..

            Esas konuya gelirsek,
            Peygamber Efendimiz asv in hayatindan verdiginiz ornekleri reddetmiyoruz ki.
            Belli bir olcude munasebete zaten dinimiz izin vermis, bunu zikrettim. Benim bahsettigim, her ne kadar ameli noktada kusurlarimiz olsa da iman nimetiyle sereflenmis bir mu’minin gunahkar dahi olsa, bir musrikden, kafirden an itibariyle ustun kilindigidir ve bu ayetlerle sabit, su goturmez bir beyanat.
            Cok mukemmel ahlaka sahip olmalari abdestsiz namaz kilmaya benzer Allahu a’lem.
            Fasik, istilahta feseka fiilinin ism-i fail seklidir ve kafiri, musrigi, munafigi, murtekib-i kebairi de icine alan cok genis kapsamli bir kavramdir. Kafir de, aklin ve fitratin gerektirdigi Allah’a itaat etme hukmunu kokten cignemis oldugundan fasik hukmundedir. Aralarindaki umum/husus farkliligina dayali, fasik kavrami kafir kavramindan daha kapsamli bir ifade olduguna gore, ayette gecen, “Mu’min olan kimse fasik kimse gibi midir?” Ibaresi sebeb-i nuzulda musluman bir fasik icin kullanilsa da umuma nisbetle fasik kavraminin icindeki kafir ve munafiklara da hitab eder.
            “Ayetlerimize yalan diyenlere gelince, bunlar fasikligi tercih ettikleri icin azaba carptirilacaklar.” En’am/49
            “Kim de kufrederse iste onlar fasiklarin ta kendileridir.” Nur/55
            “Hic suphesiz munafiklar fasiklarin ta kendileridir.” Tevbe/69
            Kur’an da “fısk” ile ilintilendirilen nitelikler kufur, tekzip, sirk, nisyan, dalalet, zulm, Allah’in indirdigi ile hukmetmeme vs gibi davranislardir. Yani kufur ehli ama ahlakinin Kur’an ahlaki olmasi onu fasik olmaktan felaha erdiremiyor.
            Aklaklari Kur’an ise dua edelim Allahu Teala iman nasib etsin, ummetimize de dua edelim hidayetimizi artirsin. Ama ne olursa olsun bir mu’minin gunahkar dahi olsa ahlaki guzel bir kafirden Allahu Teala’nin bildirmesiyle daha ustun mevkide , bu ustunlugun sahsindan degil imanindan kaynakli oldugunu ve asil gipta edilecek olan kisilerin ahirette mu’minler oldugunu ve olacagini hatirimizdan cikarmayalim.
            Yani kimse size gayrimuslimlerin hicbir yaptigini onaylamayin, komsunuzun yuzune kapiyi carpip Islam’dan busbutun sogutun vs demiyor. Hatta sizin bir gayrimuslime gostereceginiz nezaketli davranis belki de hidayetine vesile olur bilemeyiz. Ama bazi yazilarinizi hic Islami bilmeyen ve Muslumanlari tanimayan bir insan okusa inanin ki gayrimuslimlige meyledip Islam’dan sogur.
            Muslumanlari da uyaralim, kendimizi de sigaya cekelim. Fakat bu, mu’min kardesini istihza derecesinde veya Allahu Teala’ya saygisizligini ilan etmis kuffara istedigi kadar iyi ahlak sahibi olsun, haddinden fazla muhabbet ve hatta gipta edercesine degil, emr bil maruf sunnetinin hikmetine ve bir Muslumanin izzet ve serefine yarasir bir incelikte olsun.
            Aksi halde ummetten once siz ziyana dusersiniz, yazik olur.
            Bu konu hakkinda sozlerim bu kadar.
            Selam ve dua ile..

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Yahya Bey.

            Ben halime şükredeyim o halde. Bunlara doğrudan rastlamadım. Akvaryum gibi bir sosyal ve iş çevrem var. Etrafımda o kadar düzgün insanlar var ki içlerinde en yamuğu benim belki de. Zaten benim kısmetsizliğim de bu bir yerde. Bu kadar güzel insanların çevreleri dururken abuk sabuk yerlerde kısmet aradık, neyse…

            Bu bahsettiklerinize rastlayamadım, biz cumaya köy camisine gidiyoruz belki ondandır :)

          • Yahya diyor ki:

            Fatih Bey
            Her zaman halimize şükredelim.
            Ne kadar şükretsek az ve şükretmiyoruz.

            Büyük şehirlerde huzur bulmak zor… ne güzel köy camisi daha güzeldir… cemaat birbirini tanır bilir…

            Evet akvaryumdan çıkmak lazım… esasında bir etkinlik falan mı yapsak çocuk-aile yorumcuları olarak 😀

          • gulpembe diyor ki:

            Feyza hanim,
            peki soyle dusunelim. Bir musluman erkek gayri muslum kadinla evlendi, karisi normal olarak onun gozbebegi, canini verecegi , herkesten baska biryere koydugu insan oldu hayatinda..bu adam karisina olan sevgi ve bagliligindan dolayi Allahin birligine saygisizlik etmis olur mu?tabiki hayir. oyle ki bu hanimlarla evliligin sarti iffetttir. Iffetli bir gayri muslime de, iffetsiz bir musluman kadindan ehvendir. Basindan beri gayri muslumlerde mevzu ettigimiz sey de sahip olduklari musluman ahlaki/huylaridir, malum bizde bir laf vardir, bicagi kestiren suyudur, insani sevdiren huyudur. Mesela yurtisinda bazi birbirleirinin dedikodusunu yaptiklari icin kusen, gorusmeyen musluman gruplar var , ama gayri muslumlerle gorusmekten imtina etmiyorlar, cunku onlardan boyle manevi zararlar almiyorlar.

            Hem ayrica kalpler Allahin elindedir. Sevgi sonsuz birsey, insan cok buyuk sevgi kapasitesiyle dogar, bebeklere cocuklara bakmak yeterli, sonradan nasil eleyecegimzii bize ogretirler, insan ayirmaya baslariz. Bu sevgi oyle tukenmeyen bir zenginlik ki bir insan gayri muslum komsunu severken, musluman komsusunu sevmek icin ayirdigi miktardan yemis olmaz, tum insanlar Allahin esmasini tasiyor, insan sevgisini Allah sevgsiinden nasil ayirt edecez?

            he sunu diyebilirz, biz muslumanlar birbirmizi ne kadar seviyoruz ki sira gayri muslumlere gelsin, onlari da sevelim?nitekim Savastaki islam cografyalarinda bile suriyesinden , yemenine , filistinine kadar(hamas-elfetih) hep msuluman gruplar carpisiyor/carpistiriliyor. Amerikan tv lerinde “muslumnalri kara harekatiyla yenmemiz imkansiz tek umidimiz, sunni-sii catismasi , buna yogunlastik” diye gayet rahat demecler verebiliyorlar.

            velhasil Peygamberimiz gibi deriz ki,”Rabbimiz senden senin sevgini, senin sevgine yaklastiracak olan seyin sevgisini, seni sevenlerin ve sevdiklerinin sevgisini istiyoruz”amin .. vesselam

          • Feyza diyor ki:

            Gulpembe hnm.,
            Gayrimuslimden kastiniz ehl-i Kitab hanimlar olmali. Ama orn.Hiristiyan diye kendini nitelendiren bir ateistse bahsettiginiz(boyle ornekler mevcut), zaten caiz degil.
            (Ama siz bir ateisti de evvelki yorumunuzda ehl-i kitab ile ayni kefede degerlendirmistiniz.)
            Burayi gecelim.
            Yalniz, bir Musluman erkegin ehl-i kitab bir hanim ile evlenmesine verilen iznin hikmeti de, kadinin kocasina tabi olmasi kaidesince evlendigi hanimi Islam’a isindirma gayesidir.
            Yani yine Allah’in hukmune tabi etme gayesi var, eger tek kistas sevgi ve ask olsaydi, Musluman bir kadinin, gayrimuslim bir ehl-i Kitab erkek ile evlilige de cevaz verilirdi ama verilmedi.
            Cunku Musluman kadin evlenince kocasina tabi olur ve evlilikte dahi olsa Islamin zelil dusmesine ve kufre tabi tutulmasina Rabbimiz musade etmemistir.
            Selam ve dua ile.

          • gulpembe diyor ki:

            feyza hanim,

            meseleleri kendi icinde ele alsak, bu kadar dagilmaz. Siz nasil ki ne olursa olsun kalbinde iman olan olmayandan benim nazarimda sevimlidir mealinde yazdiniz, bende bunun Islamda boyle bir baglayici kurali olmadigi gibi pratikte de mumnkun olmadigini hakeza gayri muslum hanimlarla yapilan evliligi ornek getirerek gosterdim. Malum ki erkek evlenirken karisini musluman yapma gayesi tasimasa bile nikah sahih, asklari da Allah katinda muteberdir.

            “Ama siz bir ateisti de evvelki yorumunuzda ehl-i kitab ile ayni kefede degerlendirmistiniz”
            diye yazmisisiniz. Ne anlamda bir tutugumu hatirliyorsunuzdur. Kendimi ustun goremem, onlara karsi bobulenemem, ben vazifemi yaparim, kalplerin ozunu bilen Allahtir, isine karismam dedim. Tasavvufa atif yaptim ki,burada karisik bir durum olamamali.
            hayirli geceler.

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Gülpembe Hanım.

            Feyza Hanım ve Cihad Bey bu kadar açık yazmışken lütfen konudan uzaklaşmayın. Şöyle söyleyeyim sizde bir ön yargı sezdim bu yorumculara karşı, bana mı öyle geldi bilmem. Bizleri kalıplara sokmayın.

            İman öyle bir şeydir ki adeta bir katsayı, çarpandır. İnsana ait tüm değerlerin toplanılıp paranteze alındığı denklemin çarpanı. Sıfır olursa tüm denklem sıfırlanır. isterse içerisinde bir milyar olsun.

            Siz gidiş yoluna parantezin içine puan verelim diyorsunuz ama sonuç sıfır.

            Hani futbolcu çok güzel bir gol attı, estetik kaliteli vb. Diyorsunuz ki ne güzel gol be! Bir bakıyoruz ofsayt. Feyza Hanım ve Cihad Bey ofsayt bayrağını kaldırıyor, golü veremeyiz diyor. Oyuncunun yeteneğini inkar etmiyorlar, gol güzel gol olabilir diyorlar ama pozisyon ofsayt. Dışarı da atsa, atılan gol kötü de olsa ofsayt ofsayttır… Golü veremeyiz.

            Benim gibi müslümanlar da maç boyunca kötü oynayan oyuncu. ama 90+5’te takım penaltı kazansa ve kötü bir penaltı vuruşuyla gol atsam, hakem kötü vurdun, böyle penaltı mı olur deyip golü saymayacak mı, tamam maç boyunca çok kötü bir performans sergiledim ama 90+5’te güç bela kötü de olsa golü atmışım. Ya da daha maç bitmemiş ama uzatmalarda attın golü sayılmaz mı diyecek yorumcular…

            En tehlikelisi kırmızı kart görmek hem de önce hakeme hakaretten ilk sarıyı yeyip sonrasında takım arkadaşına fair play’e aykırı davranmaktan kırmızı kart yemek.

          • gulpembe diyor ki:

            fatih bey,
            cok guzel ornek verdiniz, ama ben anlamadim cunku futbol bilgim sifir:)
            ben zaten bu konu uzerine artik yazmiyacaktim.sadece yanlis anlasilma oldugunu hissedersem karsimdakini iyi niyetli ve anlayabilir de goruyorsam duzletmek isteyebiliyorum bazen. baska birsey yok.
            selamlar.

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Yahya Bey.

            Burası da akvaryum gibi bir yerde 😀 Hatta sanal akvaryumum haline gelmesinden endişe etmiyor değilim :)

          • cihad diyor ki:

            Fatih Bey’e,

            Ahlaklarini da Kur’an ahlakı diye tanımlamak çok yanlış belki Kur’an ahlakı ile sureten benzeşen bazı durumlardan bahsedilebilir. Bu da asla bir müslümana örnek teşkil edemez. Bu durumu daha önceki yorumlarimda ayrıntılı değinmiştim bir tanesini aynen aşağıya alıyorum

            “Ahlak ile öğrenilmiş davranışı karıştırıyoruz kanatimce…
            ahlak; akıl,kalp ve ruhun kemalinden süzülmüş hal,tavır ve fillerin icma’ından oluşmuş bir ibadet halidir…
            avrupalıların bazı iyi ve hoş halleri dünyaları için yaptıkları toplumsal sözleşmenin gereğidir…kurallar bu toplumsal sözleşmenin insana temas eden cüzleridir..maddeperest ve dünyaperest oldukları için kurallar onlar için kutsaldır…çünkü kutsal olan menfaatlerini temin etmelerine sebep oluyor.
            buna küçük bir misal hindistana asker göndermek istemeyen ingiltere halkına soruluyor hindistanda sömürgemiz devam ederse maaşlara zam yapılacak, devam etmezse zam yok..devam etsin diyorlar..yani o pek gelişmiş ingilizler için bir milleti sömürmek,servetini çalmak pek sorun teşkil etmez..çünkü menfaat var.peki zerre kadar ahlakı olan bunu onaylarmı…tabi ki hayır..
            avrupalılar ahlaklı falan değil, menfaatine göre nasıl davranacağını iyi öğrenmişler sadece.
            buna suriye’yi,ırak’ı hatta mültecilere yaptıklarını da örnek verebiliz..aslında örnekler bitmez çok kirli bir tarihleri var çünkü.

            ahlakın tafsilatına gelince “”din güzel ahlaktır”” ve “”temizlik imandandır”” diyor Efendimiz (S.A.V)..Ahlakı dinden ayırmıyor..bilakis lazım ve melzum kabilinden birbiriyle iltisaklı vaziyetinde tarif ediyor.
            ayrıca temizliği imanın bir şubesi olarak ifade etmiş..peki temizliğin iman ile münasebeti nasıl olur..şöyle ki;

            kur’an ve sünnetin tarif ettiği temizlik tabiki imanın tezahürü ile olabilir..maddi ve manevi kirlerden beri olma hali..akıl ve kalbini şüphe ve vesveselerden, aza ve cihazatını günahlardan, beden ve mekanı maddi kirlerden, malını ve servetini haramdan temiz tutmak.
            ve bunu KUDDÜS isminin cilvesine ayine olma, SÜNNET-İ SENİYYEYE ittiba etme şuuru ile yapmak..
            işte ahlak budur.

            yoksa göşteriş olsun veya sağlık olsun diye dişleri fırçalamak HADİSİN bahsettiği nezafete zaten dahil değil…çünkü menfaati(ihtiyacı) itibarı ile bir iş yapmıştır…günah değilse de Kur’an’ın tarif ettiği ahlak değildir..bir ecri de olmaz.

            hem ayrıca avrupadaki bazı güzel davranişlar yine dinden mülhemdir..hakiki İsevilik dininden miras olarak gelenek suretini giymiş bazı davranişlar müşahede ediliyor.

            ayrıca 90 yıldır laik ve seküler eğitimin tornasından geçmiş milletimizdeki bazı kötü vaziyetler (bizler masum olmamakla beraber) yine onların kabahati…çünkü burdaki sorunlar batıdan geliyor…200 yıllık batılılaşma hikayesine iyi bakmak gerekir..

            hülasa-i kelam: bütün peygamberlerin doğuda gelmesi kaderin bir işaretidir ki, doğuyu ayağa kaldıracak dindir..fıtratına uygun bir heyecan vermek gerekir zira iltizam ayrı iz’an bütün bütün ayrıdır…vesselam..”

          • Yahya diyor ki:

            Cihad Bey’e

            Direkt şahsıma yazabilirsiniz. Sıkıntı teşkil etmez. Eğer cevaplarımda bilerek veya bilmeyerek sizleri üzüyorsam da helallik dilemesini bilirim. Nitekim bir çok yorumumda da size hitaben helallik istedim ancak cvp alamadım veya cvbınızı göremedim.

            “bilerek veya bilmeyerek” dediğim ise; verip veriştireyim sonra helallik alırım mantığı ile değildir. Bu sitenin mensuplarını kıymetli bulmaktayım, cevap ve yorum yaparken dikkat etmekteyim. Yoksa eğlenecek, vakit öldürülecek, o kadar çok site var ki… (ateist, masonluk, feministlik, kadınlar vs.)

            Gelelim bu yazımın sebebi hikmetine;
            Yorum ve cevaplarımı alalâde yazmadığımı tekrar belirterek; “Umuma” hitaben yazdığım yorumumda ise, “Bir müslümanda (bizde) olması gereken hasletler onlarda var.” diye başlıyorum. Bu hasletler ise beşeri özellikler, huylar, alışkanlıklar vs.’dir.
            Arkasından yazdığım cümleler ise bizim (müslüman) nazarımızla baktığınızda şehadetleri eksik…, kk ahlakı var… ve hocamızında fikrini beyan ederek bir teşbih yapıldığını izah ediyorum.
            Kısaca herkes “şehadetle” işin bitmediğini biliyor…
            Ayrıca kullandığım “etkilendim” ve “intibadır” kelimeleri; tesiri altında kalma, öğrenme anlamına gelmemekte; dikkat celbetmesi, farkındalık oluşturması anlamında kullanılmıştır.

            Eski yorumlarımda da belirttiğim bazı hususlar vardır, en son “Adalet” mevzusu için belirtmiştim; “Ahlak” mefhumu da islami bir mefhum olup, içinde dinimizi barındır. Gayri müslim ahlakı ve gayri müslim adaleti dediğinizde bile ciddi tezat içermektedir. Kısacası gayri müslüm ahlakı/adaleti diye bir şey söz konusu değildir.

            Esbabı mucibesi ne olursa olsun; zahiride bir değer yargıları, hasletleri, etikleri, alışkanlıkları, huyları oluşmuş. Ör. doğru söz, emanet, vakit … (uzatmak istemiyorum) ve biz bunları cımbız ile seçip, nüfus kağıdında islam yazan kesim (bende dahil) ile kıyasladığımızda, bu ahlaki değerlerin bizde olmadığını/uygulanmadığını veya keyfimize göre çarpıtıldığını görüyoruz. Biraz daha çemberi daraltayım; belli cemaat mensuplarında “bazı” ahlaki değerlerin olmadığını gözlemlediğim gibi, bunları dile getirdiğimde de kendisine bahşedilen hak olarak görüyorlar. Ör. adam geç geliyor; bak 1 saattir seni bekliyorum, bana eziyet ediyorsun, olabilir ibadetle meşguldüm, bizi biraz bekleyeceksiniz, ecrini de Allah dan alacaksınız!!! hımmm

            Bu konuştuğumuz batıya* ait hasletler/vasıflar/özellikler doğal olarak birbirlerine karşı gösterdikleri, yaptıkları, yaşadıkları ve benimde bir dönem onlarla yaşadığım süre boyunca gözlemlediğim ve sunulan davranışlardır.
            Yoksa Amerikanın/İgilterenin vs.; ortadoğuya, Türkiyeye veya diğer müslüman ülkelere yaptıklarının konuşulacak, elle tutulacak bir tarafı yok!
            Bunu kısaca yorumumda “…gittiğinizde yaşadığınızda edindiğimiz intibadır bu.” diyerek belirtmişim.
            * Batı derken, bir çok batı ülkesinde bulundum; bu ülkeler hakkında bir yorumda bulunmuyorum. Esas yorumda, paylaşımda bulunduğum “en batıda ve en doğuda 2 ülke” dedim. Zıt uçta (hem din, hem Ahlak hususunda…) menfi örnek verebileceğim ülkeler söz konusu… maalesef en belirgini bir arap ülkesi.. ve farkındaysanız hiç ağzımı bile açmıyorum.
            Benim burada yaptığım yorumların ve paylaşımların gayesi kendimizi, milletimizi, müslümanları yermek değil. Bilakis tam tersi.

            İlaveten, bizim burada okuyucuların ve yorumcuların genel olarak dini bilgi ve hassasiyeti belli, hayat görüşleri belli; öğle uykusunu tavsiye ederken; siesta’yı örnek göstermek beni batı özentisi yapmaz; veya tıbbi faydalarını saymak deist yapmaz; kaylüle uykusunun sünneti seniye olduğunu buradaki herkes biliyordur… gibi

            Temizlik hususunda ise; gerekçelerine bakmadan, amerikada (yaz, kış) insanların ort. %7o’i her gün, ort. %2o’si ise gün aşırı yıkanmaktadır. Ya bizde ki oran? ve durum? Ders alabilen sünneti seniyeden alsın, alamayan amerikalılardan alsın. Yeter ki alsınlar, alalım. Özellikle yaz aylarında temiz kokalım! gibi…

            hülasa-i kelam: bütün nebi ve resuller doğuya gönderilmemiştir!
            Yönler izafidir, kime göre neresi doğu, neresi batı? Lakin biz merkezli bakış açısıyla ve Rabbimin izniyle İslamı şahlandıracak ve ümmeti tek bir sancak altında toplayacak millet biziz inşaAllah.

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Allah razı olsun Cihad Bey. Bilgilendirme için teşekkürler :)

          • Feyza diyor ki:

            Cihad abi, izahin icin tesekkur ederim.
            Musavat fazilette degil hukuktadir. Bunu da bildiren yine Rabbimiz oldugu icin biz bu soze ittiba etmekle mukellefiz.
            Tasavvuftaki istigrak hali hakkinda yazdiklariniza da katiliyorum.
            Eyvallah abi Allah razi olsun.
            Selamlar.

          • Gulpembe diyor ki:

            “istigrak iddiasi uzerine”

            Sual: Mektubat-ı Rabbani’de, (Kendini Frenk kâfirlerinden daha üstün bilen bir kimse, Allahü teâlâyı tanıyamaz. Hatta uyuz köpekten üstün bilen, büyük zatların feyizlerinden mahrum kalır) deniyor. Müslüman, kâfir olan birinden, insan da köpekten üstün değil mi?
            CEVAP
            Tevazu, kendini başkalarından daha üstün görmemektir. Başkaları ile bir görmenin mahzuru olmaz. Çünkü onun da imanlı veya imansız olma ihtimali vardır. İnsanın işi, neticesi ile ölçülür. İmansız ölen kimsenin, hayatı imanla geçse de ne kıymeti olur ki? Tersi de böyledir. Yani imansız yaşar, sonunda imana kavuşarak ölür. Artık o, imanlıdır. İmanlı olan kimse de, imansız ölen herkesten üstündür.

            Nice sarhoşlar vardır ki, yaptığından pişmanlık duyar tövbe eder, imanla gider. Nice dervişler, vardır ki, kibirlidir, günahları için tövbe etmez, imansız giderler. Bir hadis-i şerif meali….(alinti)

          • cihad diyor ki:

            Yahya Bey’e

            ben yorumlarımda ” yahya bey’e ” diye bir hitap kullanmadığım halde bakın siz yorumlarımı kendinize anlamışsınız (pek tabi doğru olarak..)

            yani herşeyi göz görecek diye birşey yok bazıları da akıl görüyor.

            dolayısıyla o malum yorumunuzda kasdettiklerinizden biri de ben olduğum aşikar olduğu halde beni kasdetmediğinizi ısrarla söylemenizden dolayı araya sıkıştırdığınız helalliği ben samimi bulmadım.
            tıpkı helallik isterken dahi istihza ederek beyin gıdıklayanlarınkini samimi bulmadığım gibi.
            bu sebepten cevap yazmadım çünkü helallik gönül işidir, laf olsun torba dolsun diye söylenecek birşey olmadığı için.

            ama son yorumunuzu samimi ve dürüstçe bulduğum için hakkım helal hoş olsun yahya bey. siz de hakkınızı helal ediniz(üslubum bazen sertleşmiş olabilir)

            değerli fikirleriniz için ayrıca teşekkür ederim, katıldığım noktalar var.

            son olarak “şu an çok iyi bilinen cemaatlerin hemen HEPSİNİN itikadi saplantılar ve hatalar olduğunu ve bazı gerçekleri ortaya dökmek gerektiğini ifade etmiştiniz.” dolayısıyla ben ve birkaç arkadaşımızın cemaat müntesibi olduğunu bildiğiniz halde bu ifadeniz son derece inciticidir. hem de büyük bir ithamdır.
            dolayısıyla bazı fikirlerinizi ya ispatıyla ortaya koyun veya genelleyen bir dil kullanmayın.(tamamen tavsiyedir, yoksa herkes hürdür)

            selametle…

          • Yahya diyor ki:

            Cihad Bey’e

            Münakaşaya gelmediğimi yorumumda da belirttim.
            Eğer yazılanlardan ve yazdıklarınızdan bir nebzede olsa yararlanabilirsem ne a’la ve ne mutlu yazanlara – Allah razı olsun… Ancak yorumlarımda sorduğum sorulara cevap gelemeyince ve yaptığım halisane benzetmelere tepki alınca ve bilakis size hitaben yazmadığım naçizane uyarımı üzerinize alıp ve hoş olmayan cevabınıza istinaden; yorum/cvplarınızdan uzak durmayı tercih ettim. Lakin bu sayfada Fatih bey ile yapmış olduğumuz yazışmaları okurken, istemeden sizin yorumunuza gözüm kaydı. Hızlı ve parça parça okurum. Dolayısıyla neye istinaden yazdığınızı anladım ve kaçındığım şeyi yaparak cevap verdim.
            Muhatapları kaydırmanıza gerek yok, Fatih bey’e neye istinaden bu cevabı yazdığınızı anlayacak durumdayım. Dolayısıyla birincil muhatap olarak (sizce) ismime/bana yazabilirsiniz sıkıntı yok diye belirttim.

            Lütfen içinize atmayınız, yazdıklarımdan yanlış/hatalı ifadeler, anlatımlar varsa yazınız, uyarınız. Buraya (…) yapmaya gelmedim. İstesem, yapabileceğim siteleri de yazdım. Ama maksat bu değil…

            Cemaatler ile ilgili yazdığım yorumu tekrar bulup okumam lazım.
            Kimseyi hedef alarak yazmadım. Cemaat müntesibi olduğunuzu biliyorum.
            Fakat siz benim hangi cemaatleri bildiğimi nereden biliyorsunuz ve ben sizin hangi cemaatin müntesibi olduğunuzu nereden bileyim?
            Sanki bilerek sizi ve sizin cemaati hedef alarak yazmışım gibi itham altında bırakıyorsunuz!
            O zaman size söyle bir izahatte bulunayım. Bildiğim cemaatlerin içinde bir kısmı hariç, genelinin çok büyük sıkıntıları mevcut. Bu sıkıntılara deyinmeyeceğim. Hem de bu sıkıntılar, 1-2 tane görülmeyecek tarzdan değil!
            Sonra sizin dışınızda niçin diğer cemaat müntesibi arkadaşlarımız bu yorumuma atıfta bulunup rahatsızlıklarını belirtmediler???

            Uzatmak ve konuyu hararetlendirmek istemiyorum fakat siz benim cemaat müntesibi olup olmadığımı nereden biliyorsunuz? Belki bende bu cemaatler içindeyim. Öz eleştiri yapamaz mıyım veya kendi cemaatimi uçuramaz mıyım?

            Son olarak, ben imkanım ölçüsünde bir kısım cemaatin üstadlarıyla görüştüm, bazılarıyla müntesipleri vasıtasıyla görüştüm. Görüşemediklerim de var tabii… yani buradan laf salatası yapmıyorum.
            Ve burada bu mevzuları konuşmayı doğru bulmuyorum, yeri burası değil.

          • cihad diyor ki:

            şunu da ilave edeyim tartışmaların içinde biri olarak fatih beye yazdığım yorumum ilk muhatabı fatih beydi. kendisine saygım vardır. yahya beyi ikincil muhatab(ve hakeza diğer yorumcular) olarak düşünmüştüm. yanlış anlaşılmasın.

          • cihad diyor ki:

            Yahya bey’e,

            Haklısın kardeşim ama sen yinede bu hiç ender hiç olan bu kardeşine hakkını helal et.

            Selam ve dua ile…

          • Yahya diyor ki:

            İyi ki burdasın, Cihad bey!
            49.10

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Yahya ve Cihad Bey.

            Ben de sizlere derin saygı duyuyorum. Cihad Bey’in yazdığı yorumu görünce evvelden yaşadığım benzer durumlar geldi. Dini konularda hassas olan arkadaşlarım dezenfermasyon olduğu durumlarda istikametten sapmayayım diye ders niteliğinde kapsamlı bilgiler paylaşırdı. Hatta bazı bilgiler o konuyla dolaylı yoldan ilgili olurdu ama potansiyel bilgi kirliliklerini bildikleri için evvelden önlem almış oluyorlardı. Ben de Cihad Bey’in yorumunu bu minvalde değerlendirmiştim. Ben sizlerden istifade etmeye çalışıyorum. Filtrelenmiş hazır bilgi kaynaklarından beleşe bilgi alıyorum :)

          • Yahya diyor ki:

            Bilmukabele, Fatih bey
            Selam ve dua ile…

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Merhamet en etkili silahtır; kalbe kadar işler ve ebediyete kadar iyileşmeyecek yaralar açar. “( LAvigerie)

Kitap

Çocuğunuzun Sahibi Değilsiniz

“Sormamız gereken soru şu: Geçmişimizin şimdiki yaşamımızı ne kadar süre daha yönetmesine izin vermek istiyoruz? Daha ne kadar başka bir zamanın hayaletleriyle savaşmak istiyoruz?" #drshefalitsabary nin kitabını internette kitap araştırmaları ...
Devamını Oku