Hayat Teorisi

21 Nisan 2017Ziyaeddin Halid İpek4 Yorum »

halid2Uzun süredir üzerine düşündüğüm bir teori var. Belki de ortaokuldan beri. Hayatta neler yaparsak daha verimli bir hayat geçirebiliriz. Nelere dikkat edersek bazı şeyleri daha rahat anlayabiliriz. Bunlar hakkında düşünmekteyim

Teorinin ismini “Hayat Teorisi” koydum çünkü teori hayat hakkında genel varsayımlarımı içeriyor. Yaşamınızdan neler yaparsanız onu daha huzurlu geçirebilirsiniz. Nelere dikkat ederseniz bazı şeyleri daha rahat atlatabilirsiniz. Yani kısacası hayat ve yaşam hakkındaki düşüncelerimin bir toplamından oluşuyor.

Bunlar söylenmemiş şeyler değil. Ben sadece bugüne kadar benim işlerimi bir genç olarak kolaylaştırdığı için sizlerle paylaşıyorum. Bunlar vesair yerlerden topladığım fikirlerin bir nevi derlemesi de denilebilir. Bu fikirlere yeniler eklenebilir bir süre sonra geliştirilebilir.

Teori 7 maddeden oluşmakta. Bunlar:

Madde 1. Her zevk bir dertle beraberdir.

Daha önceki yazılarımda da bunu yazmış idim. Hayatta aldığımız her türlü karar bizi bir sorumluluk altına sokmaktadır. Bazı zevklerin bedeli dert olarak değişmektedir. Oranı 1/1 olabildiği gibi 1/10 ya da 10/1 de olabilir. Bu zevkin veya keyfin ne olduğuna bağlıdır. Eğer zevk saydığımız şey bir haramsa genellikle derdi veya sıkıntısı fazla olabilir.

Derdin aynı zamanda illa kötü bir şey olmasına gerek yok. Bu bir sorumluluk olabilir. Örneğim çocuk sahibi olmak gibi bir mutluluk beraberinde o çocuğun bakımı, eğitimi vb. dertleri yani sorumlulukları beraberinde getirir.

Madde 2.Küçük ama uzun zamanlı hazlar iyidir. Büyük ve kısa zamanlı hazlar kötüdür.

Örneğin Eroin gibi. Mesela metamfetamin diyerek adlandırılan eroin bir insanın cinsel ilişkiden alabileceği hazzın 3 katını normal yemek yemeden alabileceği hazzın 6 katı bir mutluluk verir. Aynı zamanda kişinin kendisini aşırı iyi, güçlü ve cesaretli hissetmesini sağlıyor. Beyin ve vücut aktivitesini inanılmaz artıran bir madde. Alan kişiler çok uzun saatler boyunca ağır işler yapabilmesini sağlamakta. Aynı zamanda Japonya’da ikinci dünya savaşında kamikaze yapan savaş pilotlarına cesaret için veriliyormuş.

Bu madde size başka hiçbir şeyden alamayacağınız haz ve gücü sağlıyor. Bu kısa süreli kazandığınız mutluluğun tabi ki bir bedeli var. Metamfetamin belli bir kullanımından sonra beyinde mutluluk hormonunun (seratonin) salgılanmasını engelliyor. Bu sefer ilaca bağımlı olduğunuz gibi aynı zamanda normal hayatta size mutluluk hormonu salgılatacak aktivitelerde mutlu olmanızda imkânsız hale geliyor. Mesela bir arkadaş sohbeti, güzel bir yemek yemek vb. şeyler.

Hayatta ki kısa süreli büyük hazlarda aynı şekilde sona erdiklerinde hayatınızdaki öbür mutlulukları bloke eder. Bu sebeple kısa süre emekle elde edilecek büyük haz vaatleri kesinlikle problemlidir. Kısa sürede mutlu olacaksınız, kısa sürede hayatınız düzelecek, kısa sürede başarılı olacaksınız iddiaları gerçek olsa dahi sonrasında oluşturduğu boşluk sebebiyle kaçınılmalıdır. Hazlarınızı, mutluluklarınızı kısa zamanlara sıkıştırmaya çalışmayın onları olabildiğince yayın.

Madde 3. Gençken ne kadar zorlanırsanız yaşlıyken o kadar rahat edersiniz.

Gençliğin güzel tarafı adaptasyona çok uygun olmasıdır. Kendinizi zorlayabilir veya değiştirebilirsiniz.

Bir seferinde derste hocamız kişi hayatının ilk 25 senesi ne kadar uğraşmışsa hayatının geri kalanında o temelden devam eder demişti. Bu ayrımı şöyle oluşturabiliriz. İlk 25 sene şartları oluşturmak ve uyum sağlamak ise 25-35 yaş arası ise şartları sürdürme ve iyileştirmeyi kapsar. Daha sonrasında ise işlerin çoğunlukla oturduğu gözükebilir.

Madde 4. Güçlü ve doğru bir niyetle başladığınız işi bırakmayın.

Zamanında haklı sebeplerle bir işe başladığınızda zamanla bir boşluk hissedersiniz. Eğer niyetiniz doğruysa ne olursa olsun boşlukta hissetseniz de ona devam edin. Hayatın bir evresinde bunu bitireceğim de ne olacak diyebilirsiniz işte o zaman kendinizi amaçsız hissetseniz bile o yolda devam edin.

Bireyler devam ede gelen işlerinde belli zamanlar bir boşluk hissederler. Evliliğiniz, mesleğiniz ya da yaptığınız herhangi bir faaliyette bu süreç çok yaşanır. Ya da en basitinden günlük gerçekleştirdiğiniz bir ibadet bile bu şekildedir. Bir süre sonra rutine biner ve sizi içinde bulunduğunuz süreci terk etmeye iter. Zaten yapıyorum ama düzgün yapamıyorum. Yapıyorum ama içi boş gibi düşünceler sarar. O zaman kendinize hangi niyetle başladığınızı hatırlatmanız gerek. Eğer niyetiniz has, salih ve güçlü bir niyetse içinde bulunduğunuz boşluğu niyet tazeleyerek sürdürebilirsiniz.

Madde 5. Fazla çalışmak sizi bir yere taşımaz. Akıllı çalışın.

Şöyle bir örnek düşünün. Biriminizde çalışan çok iyi bir personeliniz var. Bu personel mesaiye sadık, kurumdaki işlerini halleden çok etkili bir eleman. Kurumunuz için çok faydalı. Ancak kurumunuzdan ciddi bir miktarda para çalıyor.

Ya da şöyle düşünelim. Çok iyi bir eşiniz var. Kafanızda ne kriter varsa hepsi onda toplanmış. Hatta aklınızda olmayanlar dahi. Çok iyi kalpli size karşı. Toplumda parmakla gösterilen bir birey. Çok mutlusunuz ancak bir kusuru var sizi başka biriyle aldatıyor.

Bu verdiğim örnekteki gibi çalışmakta aynı mantığa dayanır. Çok çalışabilirsiniz ancak asıl yapılması istenen ve yapmanız gereken şeyi kaçırırsanız çalışmanız boşa gider. Yaptığınız iş veya üzerine çalıştığınız mesele çoğu probleme çözüm olabilir ancak en önemli problemi ve amacı kaçırıyorsa boşa efor sarf etmişsinizdir.

Çalışma düzeniniz bir makine gibi değil bir beyin gibi olsun.

Madde 6.Hazları belli seviye de ertelemek iyidir.

Lokum testini belki duymuşunuzdur. Bir grup çocuğa uygulanan bir test. Çocukları bir odaya alıyorlar ve önlerine bir lokum koyuyorlar. Önüne lokum koyulan çocuğa odadaki kişi çıkıp gelene kadar lokumu yememesi söyleniyor. Eğer lokumu yemezse 1 tane daha lokum yiyebileceğini de ekliyorlar. Bazı çocuklar lokumu sabredemeyip yiyorlar. Bazı çocuklar ise bekleyip 2 lokumu beraber yiyor. Bu çocuklar ileri ki yaşlara kadar gözleniyor. Gözlem sonucu önündeki lokumu bekleyip yemeyen çocukların daha mutlu ve başarılı olduğu ortaya çıkıyor.

Hayatın belli kısımlarında hazzı ve mutluluğu erteleyebilmek önemli bir kazanım sunmakta. Özellikle gençlerin bu konuda çaba göstermesi çok daha büyük fayda sağlıyor. Bu sebeple zaten eski ulema yaşlılıkta tövbenin güzel ama gençlikte tövbenin daha da güzel olduğunu belirtmişlerdir çünkü genç çağlarda hazzı ve mutluluğu ertelemek çok zordun ancak kazanımı her zaman daha fazladır.

Madde 7. Hilkate karşı kürek çekilmez.

Fıtratla savaşılmaz. Allah (C.C.) her duyguyu bir sebeple yaratmış. Doğru bir şekilde kullanılmasını istemiştir. Örneğin hırs. Eğer insanoğlu hırs duygusu ile donatılmış olmasa idi Adem (A.S.) beri nasıl yaşıyorsak öyle yaşamaya devam ederdik.

Tabiatımızı bir akarsu gibi ele alırsak. Bir çaba sonucu akarsuyu yönlendirebilir, havzasını ve çevresini düzenleyebiliriz ancak akarsuyun akmasını önleyemeyiz. Belli seviyede kontrol altında tutabiliriz sadece.

Bu maddelerin her birini hayatı genel anlamda kapsayacak şekilde düşündüm. Maddeleri yazarken dengeyi gözettim çünkü asıl amacın ne tam anlamıyla başarı ne de mutluluk olduğunu düşünüyorum. Önemli olan insanın tabiatını bozmadan mutluluk ve başarı arasındaki dengeyi tutturabilmesinde. Bu ayrımı doğru bir şekilde yapma dileğiyle.

 

Okunma Sayısı : 3.211

Yorum yapın

“Hayat Teorisi” için 4 Yorum

  1. .../nisa dedi ki:

    Yeri gelmişken, benim anladığım gerçek mutluluğun da bir rastlantı sonucu olmadığını, yaz yağmuru gibi birden bire başımıza düşmediğini söylemeliyim. Gerçek mutluluk, yavaş yavaş, azar azar gelir ve bu bizim hayata bakış açımızla, çevremizle, çevremizdekilere karşı davranışımızla doğrudan doğruya ilgili ve orantılıdır. Mutluluk, birbirini tamamlayan ufak tefek şeylerin birikmesinden doğuyor. Cengiz Aytmatov

  2. Sümeyye dedi ki:

    Halid bey, gerçekten güzel, manidar, çok yerinde bir yazı olmuş. Yıllarınızı vermenize değmiş. İnşaAllah hayatımızın her safhasında bu maddelere uyarız. Allah razı olsun…

  3. A.D. dedi ki:

    muazzam.. bu tespitler gerçekten patenti alınacak kadar değerli, teşekkür ederiz:)

  4. İsa dedi ki:

    Güzel bir yazı. Yerinden.

Dünden Bugüne

Hadis-i Şerif Düşmanlığı

Bizim halkımız Kur’an-ı Kerimi pek bilmez. Bu elbette büyük bir eksikliktir fakat yine de dinimizi Peygamber Efendimizin hayatı ile öğrendiğimiz için halkın inancı sağlamdır. Batılılar yüzyıllar boyunca İslam ülkelerine hoca kılığında ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Tartışmalarda öfkelendiğimiz an, gerçek için değil, kendi hesabımıza çalışmaya başlarız. “  ( T. Carlye)

Kitap

Yuvamızda Huzur Bulalım Diye

Huzur, modern dünyada, moda dışı bir kelime gibi duruyor artık. Oysa, Huzur; ne tatlı bir kelimedir. Huzur; ruhun, zihnin ve bedenin sükûnet bulma hâlidir. Huzur; gönlün yatışması, nefsin tatmin olmasıdır. Huzur; baş dinçliği, gönül ...
Devamını Oku