Haydi Hep Birlikte Zayıflayalım

22 Ocak 2018Haberler16 Yorum »

taş tartıDeğerli ÇocukAile Okurları!

Kilo vermek ya da sağlıklı yeme alışkanlığı edinmek isteyenler…

40 günlük telkin çalışmasına başlıyoruz.

Kalıcı değişimin en iyi yolu telkindir. Telkinin etkili olması için de tekrar önemlidir.

21 günde telkinin etkisi görülmeye başlar 40 günü tamamladığınızda alışkanlığa dönüştürmüş olursunuz. Telkini her konuda kullanabilirsiniz.

En önemli özelliği olumlu cümle olması ve geniş zaman ya da şimdiki zaman olması. Gelecek zamanı beynimiz kabul etmiyor.

Bu telkin cümleleri yazıp göreceğiniz bir yere yapıştırın. Hepsi olmasa da içinden bir cümle de olsa yazın yapıştırın ki unutmayın.

Kaydetme imkanınız varsa kaydedip en az 21 gün her gün en az 20 dakika dinleyin. En etkilisi kaydedip dinlemektir. Günde birkaç kez dinleyin, ne kadar çok dinlerseniz o kadar etkili olur.

İşinizi yaparken, kitap okurken, bilgisayar başındayken her seferinde 20 dakika boyunca başa alıp dinleyin. Siz işinizle meşgulken bile bilinçaltı kaydeder.

Bazı telefonlarda kayıtları dinlemek için açtığınızda otomatik başa alma ayarı yapabilirsiniz.

Telkin cümlelerinizi seslendirirken canlı canlı içten samimi bir ses tonu ile okuyun.

Buraya kilonuzu yazmayın fakat 21 gün sonra kaç kilo verdiğinizi yazarsanız çalışmanın sonuçlarını görmüş oluruz.

Haydi kolay gelsin.

                 

            TELKİN CÜMLELERİ

Her bir telkin cümlesi canlı canlı 3 kez söylenecek.

İradem kuvvetli

Kendi kontrolümü elimde tutarım

İradem çok kuvvetli

Kilomu ve iştahımı kontrol etmek benim için çok kolay.

 

Tabağıma makul miktarda yiyecek alıyorum.

Sadece tabağımdakileri yiyorum.

Ekmeksiz de doyabiliyorum.

Tabağımda daha fazlası olması göbeğimin daha fazla olması demektir.

 

Sünnet üzere besleniyorum.

Az yemekten gerçekten hoşlanıyorum.

Acıkmadan yemiyorum.

Az yemeği seviyorum.

 

Lokmaları küçük küçük alıyorum.

Az yiyorum iyi çiğniyorum tam doymadan yemeği bırakıyorum.

Her gün düzenli egzersiz yaparım.

 

Yemeğe oturmaktan hoşlanırım.

Her oturduğumda geçmişimi yenerim.

Şimdi kendimi gözümde daha güzel (yakışıklı) daha mutlu daha güvenli canlandırıyorum.

 

Gülümsüyorum ve hayata daha olumlu bakıyorum.

Hedefimi belirledim ona bağlı kalıyorum.

Fazla yeme konusunda kimsenin beni etkilemesine izin vermiyorum.

Daha yavaş daha sağlıklı daha sakin yemeyi seviyorum.

 

Yavaş yavaş şükrederek yiyorum.

Az yiyorum iyi çiğniyorum.

Her konuda iradem kuvvetli.

www.cocukaile.net 

Okunma Sayısı : 3.964

Yorum yapın

“Haydi Hep Birlikte Zayıflayalım” için 16 Yorum

  1. Feyza diyor ki:

    Nefsim beni çok yemekle eyler pür gam
    Ağırlaşıp olurum esam ve ebkem (sağır ve dilsiz)
    Az yiyip içsem ola gönlüm hürrem
    Cismim hem olur hafif ve cânım pür dem

    Nefsim beni aldatmakta fırsat bekler
    Çün sufra bulur o dem çekip emekler
    Tergib eder ifrad yemek içmekler
    Düşman(nefsim) beni dostumdan(Allah) alıkor eğler.

    Hakkı, az ye eyle batne halkı mizan
    Açlıkda yok ol ziyan ki toklukda a’yan
    Açlıkda olan ziyane besdir bir nan(açlıktan gelen ziyana yeter bir ekmek)
    Toklukda marazlara gerek çok derman.

    Hakka ki taam-ı enbiyadır açlık
    Hem hal ve makam-ı evliyadır açlık
    Hem safvet-i kalb-i esfiyadır açlık
    Her derde deva ve hoş nevadır açlık.

    Nandan(ekmek) boş olan kimse pür hikmetdir
    Gönlü gözü uyanık, işi ibretdir
    Açlık ki temam-ı hıffet(hafiflik, rahatlık) ve iffetdir
    Her derde şifadır ol tene sıhhatdir.

    ….. İbrahim Hakkı hz. den bahsedince birkaç rubaisini aktarmak istedim. Marifetname’de daha fazlası var ama hepsini alamadım. Cok değerli beyitler, açlığın güzelliğini anlatan rubailer. Belki olumlu telkine bir katkı olur. Paylaşmak istedim☺️

  2. Yahya diyor ki:

    Bildiğimiz bir şeydir: az yemek, az uyumak, az konuşmak.
    Çok yemek yemek maalesef ibadetten aldığınız zevki de azaltıyor veya yok ediyor. Nefsi azdırıyor, malayani ile iştigale sebebiyet veriyor, şehveti ve kibiri arttırıyor … verilen emanete ihanet ettiriyor.

    Telkin ne kadar faydalı olur bilmiyorum ancak biz görerek yiyen bir milletiz. İlla döner kızaracak, yağı mis gibi kokacak vs. Bu görme duyusunu tetiklememek gerekiyor.

    Yine hatırlatmakta fayda görüyorum: yemek yediğimiz tabakları/kaseleri/çatal/kaşığı küçültmek son derece faydalı. Çünkü ister istemez büyük tabağa daha çok yemek koyuyoruz, büyük kaşık çatal ile daha büyük lokmalar ağzımıza atıp, çiğnemeden yiyoruz. Ve yine o büyük tabaktaki yemeği bitirmek için kendimizi zorluyoruz.
    Yemekler arasında beklemiyoruz… ve beklemeye tahammülümüz dahi yok. Ancak dışarıda yemeğe gittiğimizde veya Ramazanda bir kase çorba içtikten sonra 5-10 dak beklediğimizde, tokluk hissi geliyor ve ana yemeği yemekte zorlanıyoruz.
    Söylenenin aksine, az ama sık yemek doğru bir alışkanlık değil ve müslümana tavsiye edilmiyor. Az yemek dahi olsa mideyi ve diğer organları gereksiz yere yoruyor, asitler salgılanıyor vs.

    Bol su içmek tavsiye ediliyor ancak yemek esnasında değil, yemekten 15-20 dak önce veya sonra içilmesi daha sağlıklı. Suyu dahi azar azar (süzerek veya damla damla) oturarak içmeli.

    Özellikle Japonlarda ve diğer asya ülkelerinde de gördüğüm, çubuk ile ve küçük porsiyonlarda yemek yemek bu milletlerin minyon kalmasını sağlıyor. Ayrıca yine bu milletler doğal malzemelerden yapılmış ev gereçlerinde yemek yapıp, yiyorlar. Yani tahta, yaprak, kağıt, toprak, bakır, döküm vb. malzemeler kullanıyorlar. Bizler ise aksine; plastik, metal, seramik vb. tabii olmayan, işlenmiş malzemelerde yemek yapıp, bu malzemelerle yemek yiyoruz.

    İşlenmiş gıdayı (un, şeker, şurup, rafine yağlar vb.) çok aşırı kullanıyoruz. Neredeyse tamamen hazır gıdalar ile besleniyoruz. Kendi zeytinimizi, yoğurdumuzu, ekmeğimizi, çorbamızı, şerbetimizi, tatlımızı vs. yapmıyoruz. Ve maalesef halka mal olmuş markalarımız çocuklarımıza ve bizlere onlarca katkı maddesi ve koruyucu içeren besleyici değeri çok düşük olan gıdalar üretip, satıyorlar. Tabii bizde eksik kalmıyoruz, “aaa bu marka bizden, gavurdan almayalım da bizim markadan alalım diyoruz…”

    Yemek yememizi tetikleyen üzüntü, sıkıntı, sevinç, vb. duygu hallerinden kaçınmak gerekli veya düşünmemeliyiz. Özellikle hanımların gün gibi merasimlerden kaçınmaları veya hazırlık yapmamaları önemle rica olunur :)

    Ayrıca hareketli olmamız gerekiyor ancak mevcut şehir hayatında maalesef bu git gide zorlaştı.

    …bu satırları yazarken aklıma site sakinleriyle toplansak, bir ara bir yere gidip yemek 🍗 yesek geldi…

    önerisi olan? 😊

    • Feyza diyor ki:

      Bütün site rejimde sanırım Yahya bey, toplanırsanız benim yerime de kaz yağında kuzu çevirme miydi, kuzu yağında kaz çevirme miydi ismi herneyse ondan yiyin 😋
      Az ve sık yemek konusunda size katılıyorum. Diyetisyene giden kişilerin listesine baktığım zaman aç kalmama adına sürekli birşeyler yeme içgüdüsünün tetiklendiğini görüyorum. Bilimsel açıdan böyle olabilir ama sanki nefs aç kalmasın, sakın zahmet çekmesin, insan yaşamak için değil yemek için yaşasın.. der gibi. Sorduğunuzda hç aç kalmıyorum diyorlar bu diyet sayesinde, ama aç kal ki ruhun beslensin,
      Halbuki açlık, riyazet birçok manevi halin zuhuruna vesile, evliya ve esfiyanın müracaat ettiği çok değerli hallerdir. İnsan bu hazdan da kendini mahrum etmemeli. Oruç tuttuğumuz zaman günde iki öğün nasıl yeterli oluyorsa sair günlerde de vücut alıştığı zaman yeterli olur.
      Çok fazla kilo aldıktan sonra sporsuz yapılan diyetler zaten vücutta farklı deformasyonlara da sebep olduğu için en güzeli baştan kiloyu, yani mideyi yani nefsi kontrol altında tutabilmek. Sonrasında ise zayıflanacaksa mutlaka spor eşliğinde zayıflamak.
      Büyükşehirde olup ya da evde küçük çocukları olup dışarıda da hareketli hayat süremeyen kişiler için alternatif eve alınan spor aletleri. Kendi ablam bu sayede üç çocuk sonrası her defasında formunu koruyabildi, yakından şahidim. Bir ablamız da vardı ki Rize’de, dört çocuğu olmasına rağmen genç gibiydi. Bir gün evine gittim orada hem koşu bandı hem bisiklet hem değişik bir iki spor aleti daha vardı ve sorduğum zaman beyinin kiloya hiç tahammülü olmadığını ve kendisini mütemadiyen tarttığını formunu da beyinin dikkati vesilesiyle koruyabildiğini söylemişti ☺️ Buralardan aklımda yer etti. Demek ki işe yarıyorlar..
      Günlere hazırlık yapmadan duramaz hanımlar. Bunubildiğimiz için örn. biz evlere derse gitttiğimiz zaman ikramın tekine dahi izin vermiyoruz🙂Çünkü her gidilen evde artarak çoğalıyor ve bir yerden sonra yarışa, imkanı ve yaşı elvermeyenler içinse kabusa ve zahmete dönüşüyor. Misafirperver milletiz güzel, ama biraz fazla abartabliyoruz.
      Yemek siteleri de iştahı çok açıyor kabul etmek gerekir ki, artık her yerde yemek siteleri var ve bazısı çok kaliteli. Değişik tarifler denemek güzel ve bazen hayret ediyor Maaşallah diyorum ama bu da haliyle iştah açıyordur. Aşçı deyince akılda beliren ilk profil tombul bir insandur malum..Ev hanımlarının bu anlamda işi biraz daha zor olmalı.
      Bir de şu yaygın sohbet programında whats…. son zamanlarda evli bekar hep yediklerini içtiklerini paylaştıklarını görüyorum. Bu da yeni bir çılgınlık mı ben mi sonradan fark ettim bilemiyorum. Face.. de ıvır zıvır sitelerde bunları yapanları duyuyordum ama bu telefon programına kadar yeme içme resimlerinin düşmesi açıkçası midemi bulandırıyor. Sanki yemek için ve yemek de bir kenara insanların canını çektirmek için yaşıyor gibi bu nasıl bir akım, nasıl bir anlayış vallahi anlayamıyorum..
      İbrahim Hakkı hz. nin bir sözü vardı:”Bıtnat(midenin fazla dolu olması) fıtnatı(zekanın hızlı ve seri çalışmasını) yok eder. Sanırım yiye yie insanların aklı başından gidiyor ki bu gibi düşüncesizlikleri normal şekilde hayatlarına aktarmada problem görmüyorlar. Bir iki tanesine şakayla karışık “canım çekti” yazdım keşke koymasaydın o resmi.. dedim ki belki benden pay biçer başkalarının da canının çekebileceğini düşünür ve vazgeçer fakat nafile. Bu çığır da artarak büyüyeceğe benziyor Allahu Teala akıl ve fikir ihsan eylesin.
      Amin.

      • Yahya diyor ki:

        Kaz yağında kuzu çevirme…
        ama yorumumu sizden başka okuyan dahi olmamış 😥

        son paragrafınızla ilgili olarak;
        bizim sınavlara girmeden önce başarıyı yükseltme taktiklerimiz vardı.
        Bunlardan bir tanesi sınava az doymuş veya aç mide ile girmekti. Aç derken karnın gurul gurul öterken değil…

        Hayırlı Cumalar,
        Selam ve dua ile…

        • Sadece Fatih diyor ki:

          Hayırlı Cumalar cümleten Yahya Bey.

          Ben de okumuştum, hatırlıyorum :)

        • Feyza diyor ki:

          Okumuşlardır ben eminim, ama müsait olup cevap yazamamışlardır üzülmeyin. Yazarlar..
          Hayırlı Cumalar.

    • Abdullah Bir diyor ki:

      YAHYA BEY KARDEŞİM’e…

      İşlerimin yoğunluğu nedeniyle bir süredir siteye zaman ayıramadığım ve yorumları okuyamadığım için senin site sakinlerine yönelik “tanışma yemeği” cağrını da görmemiştim. Yeni gördüm. Bu nedenle de ancak cevap yazma fırsatım oldu. Kusura bakma, hakkını helal et.

      Teklifin güzel ve yapılabilir bir faaliyet, teklifin için teşekkür ederim.

      “Benim için uygun bir zaman ve mekan” olursa iştirak edebilirim. Yiyeceğimiz yemek “et ürünleri” olursa katılmak için şartlarımı zorlarım. :-)

      Editör: Abdullah Bir bey ve Yahya bey, sitemizin böyle bir yemek organizasyonunu olumlu bakmadığını belirtelim. Rumuzla olduğu için kişiler hayatları ile ilgili özel konuları paylaşabiliyorlar, bu yüzden özellikle beylerin hanımlarla tanışıp görüşme konusunu doğru bulmuyoruz. Burada herkesin rahat yazması birbirlerini tanımıyor olmalarından. Beyler isterlerse mail adresleri aracılığı ile haberleşip görüşebilirler. Aynı durum hanımlar için de geçerli. Buna aracı olabiliriz fakat yine de görüşümüz dostluklarınızın buradan devam etmesi yönünde.

      • Yahya diyor ki:

        Abdullah Ağabey,

        Estağfurullah hepimizin bir meşgalesi var. Bende bu aralar son derece yoğunum, biraz nefes alamak için bir kaç yazı ve yorum okumak için siteye giriyorum. Kimseye sitemde bulunmuyorum, kusura bakmayınız, hakkım helal olsun; esas siz hakkınızı helal ediniz.

        Bu arada Rabbim işlerinizi kolaylaştırsın.

        Sn. Editörümüzü endişelendirmek asla istemem.
        Muziplikle ve muhabbetle yazdığım bir teklif idi.
        (…)

        Görüşmek üzere,
        Selam ve dua ile..

  3. Feyza diyor ki:

    Zayıflamak isteyenler bu telkinlerin yanısıra bol su içsin ve günde yarım saat düzenli egzersiz yapsınlar. Hayatlarını hareketli hale getirsinler. Dışarda yürüyemeyenlerin durumu varsa evdeki fazlalık eşyalar yerine bir koşu bandı alıp düzenli yürüsün. Bir kızın çeyizinde olması gereksiz birçok eşyadan daha değerli.
    Bol su, yarım saat tempolu yürüyüş ve azar azar yiyerek her insan bir sağlık sorunu yoksa zayıflar. Kendinizi kasmayın. Sabır ve istikrar önemli. Yürüyüş ve hareketli yaşam mucizevi bir tılsım bunu bırakmayın kafi..

    • Zeynep diyor ki:

      Yakınlarimdan yürüyüş bandını kim aldiysa birkaç sonra yer kaplıyor kullanmıyorum diyerek yarı fiyatına sattı .Benim kilo problemim yok ama bu hamileliğimde sadece bebek alsın ben almayim diye diyetisyene gidip beslenmemı düzenlemiştim.Sadece tatlı ve hamurisi yiyemedigim için mutsuz oldum .Eşimin var fazla kiloları hiç vermek te istemiyor tatlı börek falan çok sever ona göre çok zor kilo vermek kişiye göre değişiyor bence zaten kilo da sağlıksız beslenmekten ve hareketsiz yaşamdan dolayi oluştuğu için kişinin tamamen yaşam tarzını değiştirmesi gerekiyor bu da o kadar kölay değil fakat isteyince yapılmayacak birsey değil bir arkadaşım 70 kilo verdi 2 yılda

      • Feyza diyor ki:

        Zeynep hnm,
        Bu sözü ben de duyuyorum. Kullanılmadığı takdirde özellikle küçük evlerde büyük sorun ama kullanıldığı takdirde müsait evlerde büyük bir imkan yürüme bandı. Şahsen evimde bulunmasını her ihtimale karşı isterim ama kullanan kesimden mi olurum yoksa ihmal mi ederim bunu bilemiyorum yaşamadıkça
        🙂
        Bebeğiniz dünyaya geldi sanırım, Allahu Teala hayırlı bir ömür nasip etsin.

  4. ekrem diyor ki:

    İlginç bir şekilde tam buğday ekmeği kolay erişilebilir değil. Eğer bulursanız da normal ekmeğin iki katı fiyata satıyorlar. Uzun vadeli değişim içine girerseniz tavsiyem ekmek yapma makinesi alıp tam buğday unlu ekmeği kendiniz yapmanızdır. Ben 2,5 yıldır kendime ve oğluma bu şekilde ekmek yapıyorum.

  5. ekrem diyor ki:

    Ayrıca şunları da ekleyebiliriz:

    Beyaz ekmeği bırakıyorum, tam buğday ekmeği yiyorum.

    Şekerli gıdalardan uzak duruyorum, şekeri azaltıyorum.

  6. Zeynep diyor ki:

    Acıkmadan yemiyorum yerine acıkmadan yemekten vazgeciyorum daha mı doğru olurdu

  7. Zeynep diyor ki:

    Ben varım. Hemen bugün başlıyorum.

  8. Ftm diyor ki:

    Olumsuz cümle olmayacak demişsiniz ama var… :)

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Bir insan niçin yaratılmışsa ona o kolaylaştırılır. “ ( Hz. Muhammed s. a. v )

Kitap

Çocuğunuzun Sahibi Değilsiniz

“Sormamız gereken soru şu: Geçmişimizin şimdiki yaşamımızı ne kadar süre daha yönetmesine izin vermek istiyoruz? Daha ne kadar başka bir zamanın hayaletleriyle savaşmak istiyoruz?" #drshefalitsabary nin kitabını internette kitap araştırmaları ...
Devamını Oku