Her Yaşta Hayat Yoldaşı

16 Temmuz 2012Sema Maraşlı122 Yorum »

“Bana ev bulacağınıza koca bulsaydınız keşke.” demiş yardım işleri ile uğraşan arkadaşıma yaşlı teyze. Kocası öldükten sonra İstanbul’da yaşayan iki evladı onu istemeyince arkadaşımın yaşadığı ilçeye bir vesile ile gelmiş teyze. Kadıncağızın halini duyan arkadaşım ilçe müftüsünün de yardımıyla hemen küçük bir ev kiralamışlar içini döşemişler. Ev hazır olunca müftü bey ve arkadaşım teyzeyi yeni evine götürüyorlarmış. Teyze arabada söylemiş bu sözleri. “Ben yalnız yaşamaya, korkarım, bir evde nasıl tek başıma yaşayayım.” demiş. Müftü bey “Öyle mi diyorsun teyze? İyi o zaman, tanıdığım bir amca var, karısı öldü evlenmek istiyordu, hemen doğru oraya gidiyoruz.” Evden önce amcayı görmeye gitmişler. İki yaşlı birbirlerini pek beğenmişler, şimdi evli ve mutlular.

Teyzenin cesaretini takdir ettik. Bizim toplumda kadınlar elli yaşından sonra kolay kolay evlenmezler. Kadınlar evlenmeyi kabul etmeyince erkekler de mecburen yalnız kalmış oluyorlar. Boşanmayla ya da eş ölümü ile pek çok insan hayat yoldaşını kaybediyor. Ülkemizde her yıl yüz bini aşan boşanma sayısını düşündüğümüz zaman bu yaklaşık iki yüz bin kişinin dul kalması demek oluyor. Bu kadar kişi hayatını elbette yalnız geçirecek değil.

Boşanmış ya da eşi vefat etmiş erkeklerin yeniden evlenmelerine toplum tarafından gayet hoşgörü ile bakılırken durum kadınlara geldiğinde aynı hoşgörüyü çoğu zaman göremiyoruz. Boşanan kadının evlenmesine biraz daha hak verilirken kocası ölmüş olanların hiç evlenmeyip ömür boyu rahmetli kocasının yasını çekmesi bekleniyor.

Oysa sebep ne olursa olsun sonuç aynı. Yalnız bir kadın var ortada. Çocuğu olması da o yalnızlığı gidermiyor. Kocası öldükten sonra aile, çocuk ve çevre baskısı ile evlenemeyen ve ömrünü yalnız geçirmek zorunda kalan çok kadın var. Bu kadınlara yeniden evlenmemeleri konusunda psikolojik baskılar yapılıyor. Çoğu zaman bu baskıları kadınlar kadınlara yapıyor. Ayıp olmasın, el gün ne der diye kızlarının tekrar evlilik yapmasına engel olmaya çalışan anneler çok. Öncelikle bu el sözüne kıymet vermemeyi öğrenmek lazım. İnsan evladının mutluluğunu elin günün sözünün üstünde tutmalı.

İkinci evlilikler konusunda okuyucularımdan çok sorular geliyor. Dul bir hanımın bekar erkekle evlenme meselesi çok soruluyor. Peygamberimizin ilk evliliğini daha önce iki kez evlenmiş dul ve üç çocuklu olan Hz. Hatice ile yaptığını düşünürsek bence hiç bir mahsuru yok. Tabii taraflardan biri bunu sonradan dert etmeyecekse. Kadın değil de bazen erkek dert edebiliyor. Bu yüzden erkeğin bu evliliği gerçekten canu gönülden istemesi gerekiyor. Baştan tereddütleri varsa, vesveseli ve kıskanç bir yapıya sahipse, kadının ilk eşi ile ilgili sorular sorup duruyorsa, gönlünün istediğini aklı kabul etmiyorsa o evlilikten uzak durmak gerek. Zaten erkeğin ailesi genellikle sorun çıkarıyor. Bekar oğullarının dul bir hanımla evlenmesini hazmedemiyorlar. Bir de karı kocanın kendi tereddütleri varsa işin içinden çıkmak çok zor olur.

Bekar erkek, dul hanım evliliği bizim toplumda çok yaygın değil, benim tanıdığım iki aile var. İkisinde de karı kocalar iyi anlaşıyorlar. İkisinde de hanımların ilk evliliklerinden çocukları da var. Eşleri çocuklara babalık yapıyorlar ve kendi içlerinde mutlular. Yalnız birinde erkeğin annesi çok problem çıkarttı. Erkek ailenin tek oğluydu ve annesi bu evliliği o kadar dert etti ki ölene kadar kabullenemedi. Oğlunun başkasının çocuklarına babalık etmesini ve dul bir hanımla evlenmesini hazmedemedi. Ara ara onlara da çok sıkıntı verdi. Ömrünün son dönemlerinde aklı da bir hoş olmuştu kadıncağızın. O istemediği gelini baktı ona.

Diğer ailede ise yine erkeğin ailesi baştan istemedi fakat fazla sorun çıkarmadılar. Gelin baştan onların isteksiz olmalarını dert etmedi hatta hak verdi, güler yüz ve kibarlığıyla kendini çabuk sevdirdi. Aile gelinlerinin önceki eşinden çocuklarını da kabullenip sevdiler. Kısacası bu durumu kabullenmede erkeğin ailesinin kindarlığı, dindarlığı, oğlunun tercihine saygı duyması oldukça önemli.

Erkek dul, kadın bekarsa daha az sorun çıkıyor. Eğer erkeğin ilk evliliğinden çocukları varsa ve annede kalan çocuklar sebebi ile erkek ilk eşle görüşmek zorunda kalıyorsa bazen bu konu problem olabiliyor. Yeni eş eski eşi kıskanıyor. Çocuklar babada kalacaksa genç kızlar genellikle bu duruma baştan razı olmuyorlar. Henüz kendi çocuğunu doğurmadan başka çocuklara annelik yapmak zor gelebiliyor. Çocuklar annede kalacaksa o zaman genç kızlar dul bir erkekle evlenmeyi kabul ediyorlar.

Evlilik kadın ve erkeğin ilk evlilikleri değilse ikisi de çocuksuzsa durum daha kolay. Fakat iki tarafında çocuğu varsa bu kez çocuklar meselesi ciddi sorun olabiliyor. Mesela adamın çocuğu annesinde kalıyorken, eski karısı rahatsızlık versin diye evlendikten sonra çocuğu babaya gönderebiliyor. Yeni eşin önceki evliliğinden çocuğu ile erkeğin çocukları anlaşamayabiliyor ya da kadın “Ben çocukların annesinde kalacak diye bu evliliği kabul ettim.” diye sonradan gelişen bu durumu kabullenemiyor.

Bizim toplumda bir üvey anne ve üvey baba ön yargısı var. Ailelerin ve eski eşlerin çocuklarını, boşandığı eşin yeni eşine karşı kışkırtması var. Çocuklar her şeye çabuk inanabiliyorlar. Üvey anne ve üvey babanın iyi davranışları anne, baba ya da anneanne gibi sevdiği yakınlar tarafından kötüleniyor: “İnanma onun davranışlarının hepsi sahte seni sevmiyor, bulduğu fırsatta zarar verir gibi.” zehirli cümlelerle sırf kıskançlık yüzünden çocuğu onları sevmesin diye kendi evladına kötülük eden pek çok anne ya da baba var.

Hatta çocuğuna onları sinir edecek şeyler yapması için yol gösterenler var. Bir aile biliyorum çocuklar babada kalıyorlardı, üvey anne çocuklara çiçek gibi bakıyordu fakat koca koca çocuklar ona eziyet etmek için yapmadıklarını bırakmadılar, dışarıdan anne dolduruşuyla. Üvey anne çocukların yaptıklarından bıktı, onları istemedi o sırada da çocukların annesi evlenmişti, çocuklarını almadı ve çocuklar perişan oldular, serseri olup çıktılar. Bu yüzden bu konuları baştan göze alıp evlenmek lazım.

Kocasının ya da karısının eski eşinden olan çocuklarını kıskanan, eşinin onlarla ilgilenmesine tahammül edemeyenler de olabiliyor. Önceki evliliğinden çocuğu olup yeniden evlilik düşünenlerin eşte aramaları gereken ilk şart merhamet olmalı herhalde. Genellikle hep kötü üvey anne konusu konuşulur ama başta karısının çocuğunu kabul edip sonradan istemeyen erkekleri de çok duyuyoruz. Bu yüzden önce merhamet olmalı.

Yeniden evlilik yapacak olan ve çocuğu kendi ile yaşayacak olan hanımların çocuklarının yaşları da onların durumu kabullenmeleri açısından önemli. On yaş altı çocuklar ya da on altı yaş üstü gençler durumu daha kolay kabullenip uyum sağlayabiliyor. Hele çocuk çok küçükse kendi babası gibi kabulleniyor. Fakat 10-15 yaş arası ergenlik dönemi çocuklarının anne ya da babanın yeni eşini kabullenmesi zor olabiliyor. Kıskançlıklar daha çok yaşanabiliyor. Bu dönem çocukları olup evlilik yapmayı düşünenler çocuklara karşı daha hassas davranmaya dikkat etmeliler.

Bazı çocuklar anne ve babanın evlenmesi meselesini pek dert etmiyor gibi duruyorlar. Hatta çocuklar kendiler teşvik edebiliyorlar. “Sen de evlensene” diye. Böyle çok örnekler görüyorum fakat çocuk kendi istese de yine de kıskanmaktan kendini alamıyor, anne ya da babasını düşünerek dilinden çıkan sözü gönlü kabul etmiyor. Bu durumda çocuğun ne kadar hassas bir yapısı olduğu çok önemli; çünkü hassas bir çocuksa akabinde ciddi hastalıklar gelebiliyor.

İlk evliliğinden çocukları olan kişilerin sonraki evliliklerinde eş adayında bakacakları ilk şey “Bana iyi eş olabilir mi?” nin yanında “çocuklarıma iyi anne ya da baba olabilir mi?” olmalı. Çünkü bu yüzden biten evlilik sayısı az değil.

Bunun yanında “Bir daha evlilik mi tövbe” deyip yeniden evlenenler ve sonraki evliliklerinde mutluluğu yakalamış, eşinin çocuklarını kendi çocukları gibi benimsemiş çok çift var. İyi niyet ve akıllıca atılacak adımlar pek çok sorunu çözer.

Kültürel farklılıklar evliliklerde kendini gösteriyor. Sahabe hanımların hayatını okuyoruz o muhterem hanımlar o kadar çok evlilik yapmışlar ki. Kiminden boşanmış kiminde eşi ölmüş on evlilik yapan hanımlar var. Biz de kadın üçüncü evliliğini yapsa dul kalsa daha dördüncüyü mahalle baskısından yapamaz. Erkekler üzerinde bile böyle bir baskı var. Kaç kadın ilk dört eşinden ayrılmış bir erkekle evlenmek ister? Ya da kaç erkek bir kadının beşinci kocası olmak ister? Erkeğin ya da kadının hangi sebeplerden ayrıldığına bile bakılmaz çoğu zaman. Kesin kötüdür diye etiketlenir. Oysa Arap toplumunda bunlar hiç mesele bile değil. Bizim toplumumuz kınamayı, kimin ne yaşadığını bilmeden suizanda bulunmayı, insanları yargılamayı maalesef ki çok seviyor. Oysa bunlar Allah indinde vebali çok olan kötü huylar.

Yalnız kaldıktan sonra yeniden evlenmemiş olan kadınlar “çocuklarımı tek başıma büyüttüm” diye övünüyorlar; fakat çoğunda da yaptığı fedakarlığın karşılığı olarak çocuklarından beklentileri çok yüksek oluyor genellikle. Her şeye alınıyorlar, kırılıyorlar, yaptığı fedakarlığın karşılığı olarak kraliçe muamelesi görmek istiyorlar o da çocukları için oldukça yıpratıcı olabiliyor. Hatta çok genç yaşta dul kalmış kadınların oğullarını hanımlarından daha çok kıskandıkları anlatılır. Hele evladı yuvasını kurarken annesini düşünmemişse yalnız kalmışsa kırgınlıkları, sitemleri pek büyük oluyor.

Tabi bir de boşanmış erkeklerin evlenebilmeleri için maddi imkanlarının iyi olması lazım. Günümüzde erkekler eski eşlerine nafaka vermekten yeniden evlenecek maddi imkanı bulamıyorlar. Dinimize göre erkeğin ilk eşinden çocukları varsa ve annede kalacaklarsa erkek çocukları için nafaka ödemek zorunda fakat karısına sadece iddet müddeti olan dört ay içinde nafaka vermek zorunda. Bunun dışında kadın kendi için eski kocasından nafaka alamıyor.

Fakat konuyu bilmeyen pek çok kadın tazminat, nafaka eski kocadan ne alsam kar diye bakıyorlar. Bazı kadınlar yeniden evlendiklerinde eski eşten gelen nafaka kesilmesin diye resmi nikahla değil, dini nikahla evleniyorlar. Haram parayı da içlerine sindirip yiyip oturuyorlar. Aile kanunu ile ilgili yazdığım dönemde bu konuda mağdur olmuş pek çok erkekten e-posta gelmişti.

Eski karısına nafaka ödemekten yeniden evlenemeyen erkekler çok olunca bekar sayımızda artıyor. Memur maaşlarını düşündüğümüzde kaç erkeğin maaşı hem eski eşe nafaka vermeye hem de yeni eşi geçindirmeye yeter. Boşanmış erkeklerle evlenecek kadınlar da bekar kalmış oluyor bu durumda. Hem kadına hem erkeğe zulüm yapılıyor. Bir kadın hak etmediği parayı yerken başka bir kadının evlenememesine sebep oluyor.

Başbakanımız nüfusu artırmak için düğünlerde üç beş çocuk tavsiye etmekle uğraşacağına çocuksuz boşanan kadınların nafaka almalarını engellese ve çocuğu olanların da sadece çocukları için alması sağlansa evlilik sayısında büyük bir artış olacaktır. O zaman da çocuk sayısı da doğal olarak artacaktır. Öteki türlü nüfusumuz azalır, toplumda zina artar. Ahlaki yapımızın çökmemesi için evliliklerin kolaylaştırılması, teşvik edilmesi gerekir.

Not: Bir önceki yazıda “bir sonraki yazı bekarların evliliği üzerine olacak” demiştim fakat bekarları iki gruba ayırınca bu yazı ancak sonradan bekar kalanlara hitap etti. İnşaallah bir sonraki yazı ilk evliliğini yapacak geçler ya da yapamayan gençler için olacak. Neden evlenemiyorlar? Evlilik görüşmelerinde neler yaşıyorlar? Onlara göre bu sorunlar nasıl çözülür? İnternetten tanışıp evlenmeye nasıl bakıyorlar? İslami evlilik siteleri diye kurulan sitelerden evlenen var mı? Düşüncelerini yaşadıklarını:

semamarasli@gmail.com    e-posta adresime yazarlarsa yeni yazı için bekarların görüşlerini değerlendirmek isterim.

Okunma Sayısı : 1.615

“Her Yaşta Hayat Yoldaşı” için 122 Yorum

  1. seymen diyor ki:

    [ALINTI]

    Boşanmak isteyene Hz. Ömer’den evlilik dersi
    Aile birliğine çok büyük önem veren Hz. Ömer’e bir adap gelip “Eşimi boşamak istiyorum” der. Bunun üzerine Hz. Ömer o kişiye evlilik hakkında önemli bir ders veririr: “Sen bütün evliliklerin sevgi-aşk ile devam ettiğini mi zannediyorsun?”

    Evliliği devam ettiren en önemli nokta ‘vefa’ duygusudur. Eşimizin bizimle yola çıktığını, bize evlat verdiğini, baba ve annesini terk ederek bize geldiğini unutmamamız lazım
    Hz. Ömer’e gelen bir adam bu anlama gelecek bir cümle kullanır. Eşimi boşamak istiyorum der. Aile birliğine çok büyük önem veren Hz. Ömer sorar: “Neden eşini boşayacaksın? Eşinin hangi kusuru seni eşinden soğuttu? Haklı bir gerekçen var mı?” Adam der ki; “Ben artık onu sevmiyorum. Bunun için boşamak istiyorum eşimi.” Hz. Ömer’in cevabı son derece manidardır; “Sen bütün evliliklerin sevgi-aşk ile devam ettiğini mi zannediyorsun? Sende hiç mi vefa yok? Hani vefa nerede? Git ve eşinle yola devam et.” Evliliği devam ettiren en önemli nokta hakikaten “vefa” duygusudur. Çünkü en büyük sevgiler, tutkular, aşklar zaman geçtikçe monotonlaşabilir ama vefa duygusu böyle olmamalıdır. Eşimizin zor günlerimizde yanımızda olduğunu unutmamamız lazım. Bizimle yola çıktığını, bize evlat verdiğini, baba ve annesini terk ederek bize geldiğini unutmamak lazım.

    ESKİ EŞE VEFA
    Hz. Aişe (r.a.) Peygamberimiz’in (s.a.v.) ilk eşi olan Hz. Hatice annemize duyduğu derin saygı, sevgi ve vefayı bir gün kıskanır. Çünkü Hz. Hatice vefat etmiş olsa bile Peygamberimiz hep onu hayırla anmaktadır. Halbuki Hz. Hatice validemiz 65 yaşında vefat etmiş yaşlı bir hanımdı. Hz. Aişe olaya böyle bakar. Bir gün de bunu saklayamaz ve Hz. Peygamber’e şöyle der: “Ey Allah’ın peygamberi, sen bu kadında ne buldun? Dişleri dökülmüş, sırtı kamburlaşmış ihtiyar bir kadındı. Ben ise gencim. Daha dincim. Ama sen bir türlü Hatice’yi unutamıyorsun. Hep Hatice diyorsun.” Hz. Peygamber (s.a.v.) bu kıskançlığı anlayışla karşılasa bile bu çıkışı cevapsız bırakmaz. Eski eşine vefasını yineler. Şöyle buyurur: “Aişe, bu ne kadar yersiz bir sözdür. Evet, Hatice benim için çok önemlidir. Herkes beni Mekke yollarında inkar ederken, o yanımda durdu. Herkes malını sakınırken o malını Allah için harcadı. Zor anımda bana destek oldu. Bana çocuk verdi. Evet Aişe, ölünceye kadar Hatice diyeceğim. O, cennet hanım efendilerinden birisidir. Hz. Aişe der ki; “Ben bir daha Hz. Hatice hakkında konuşmadım.” Resulullah’ın (s.a.v.) Hz. Aişe’ye ve dolaylı olarak bize hatırlattığı işte bu yitirdiğimiz vefa duygusudur.

  2. Kuantum diyor ki:

    Aynı şekilde kadınların da erkeğe evlilik teklifinde bulunmaları ya da talip olmaları da kadının onurunu kırıcı bir şey olmadığı bilinmeli.

  3. hasret diyor ki:

    benim çevremde evli çocuklu olup bekar erkeklerle evlenen çok insan var.sanırım tabular yıkılmış artık hiç bir şey eskisi gibi değil.ben en az 7 tane gerçek hikaye biliyorum .tanıyorum..

    mesela 2 hanım vardı..eşlerinden boşanmış 3 çocuklu kadınlar ve 2 side bekarla evlendiler ve bir tanede bu eşlerinden çocuk dünyaya getirdiler ve çok mutlular.yalnız birinin eşi çocukların 3 nü kabul etti diğerinin eşi sedece kız evladını yanına almasına izin verdii…

    bir diğeri ; çocuksuz genç ve aldatılmış masum 2 kadın…bunlar eşlerinin onlara yaptığı bu kötü hadiseye sabretmelerinden,toplumda rencide olduklarındanmıdır nedir.sabrın ve acının ardından Allah eşlerinden daha iyi ve yine bekar ve onlarla evlenmek için ailesini karşısına alan eşler çıkardı..şimdi çok mutlular ve birinin çocuğuda var…

    diğer 2hanım ise biri 2 çocuklu, biride 1 çocuklu bekar erkeklerle düğünlü dernekli evlendiler..mutlular..

    sadece bir hanım kötüydü ..kadının yaşı 40 adamın yaşı 30 du adamın maddi durumu çok iyiyidi ve yakışıklı kızlar tarfından beğenilen bekar adamdı.kadın ise kocası ölmüş 1 çocukluydu..adamın bütün maddiyatını elinden aldı adamı sömürdü ve 5 parasız ortada bir sürü borçla bıraktı ..adam iflas edince kadın adamı boşadı ve evliyken adamı aldattığını da sonradan öğrendiler…

    yani okadar çok böyle hikayeler varki.. bazı bekarların tercihi tecrübeli ve olgun kadın oluyor. kaprisli fazla mal,mülk isteyen genç kızları çocuk gibi görüyorlarmış..oyüzden halden anlayan tecrübeli kadın seçiyorlarmış..

    • zuhal diyor ki:

      Böyle haberler duymak güzel bizim akrabalardada böyle örnekler var mesela kuzenleriden biri eşi ile anlaşamadı 2 çocuktan sonra ayrıldı.Kuzenin lise mezunu.Sonrada çok iyi bekar bir bayanla evlendi.Şu an mutlular.Bu olay bizimkiler tarafından neşe ile karşılandı ama diğer taraftan yine akrabalardan bekar olan bir erkek 1 çocuklu bir bayanla evlenince çocuğu ailesi red etti neden dul bayanla evlendi diye.Annem hele ooo dedi nasılda evlendi inş benim oğlan evlenmez öyle aman allah korusun dedi Bende şöyle dedim ‘Anne bilmeden konuşma belki mazbut bir aile kızıdır iyi bir insandır.Eğer çocuk onla mutlu ise neden o mutluluğu artıracağınıza bozmaya çalışıyorsunuz dedim.Kuzenim 2 çocukla bekar hemde öğretmen bir bayanla evlenince bişey yok ama oğlunuz 1 çocuklu dul bayanla evlenince kötü’.Sanki bekar bayan alınca kaynanası kıskanmayacakmış gibi :D yada çok iyi olacakmış gibi ….O zaman annem diyecek söz bulamadı.Yani insanlar hakkında peşin hükümlü olmamak gerekir.Tabiki herkesin hayali bekar bekarla evlensin o başka ama bunun içinde işte toplum sağlığı çok önemli.Yani birileri birine haksızlık yaparken sustuğumuzda işte sonuç olarak böyle durumlar olabiliyo.Ama bunlar sınav hep bir yavruyu sahiplenip ona babalık annelik olmasa bile abilik ablalık yapıp merhametli davranmak önemli birşey sevaptır diye düşünüyorum.Tabi bunun dini hükmü ne olur tam bilemiyorum çünkü erkek çocuk üvey anneye kızda babaya mahrem düşüyor.Bunuda iyi düşünmek lazım.

      • AHSEN diyor ki:

        selamün aleyküm üvey çocuklar evlilikten sonra anne babanın mahremidir yani kendi öz çocuğu gibi olur.. dinen bir sakınca yok..

        • zuhal diyor ki:

          ama ben farklısını duydum hatta sırf bu yüzden evlenmeyen anneler var.Yani tabi üvey evlatlar haram kılınmış olabilir ama sonuçta kendi evlatları değil.Hatta bu yüzden islamda evlat edinme olayı bile olmuyor diye biliyorum.Sema hanım bu konu üzerinede b,r yazı yazılabilir yani aydınlatıcı olur herkes için :D Selamlar

          • AHSEN diyor ki:

            s.a

            bir kadın veya erkek birbirleriyle evlendikten sonra kimin çocuğu varsa üvay anne baba artık mahremidir onunla evlenemez onun kendi çocuğu gibi davranabilir.
            evlat edinmek ayrı bir konu o zaman mahremi değil ama eğer kadın emzirirse yada onun kardeşi yada erkekğin kız kardeşi tarafından o zaman mahremi oluyor bir sakıncası kalmıyor süt anneliğiyle kaldırmış olur mahremiyeti.
            bütün bunları bilmek lazım tabiki insanların içinde tereddütler var araştırıp öğrenmekte zor birşey değil.bazıları bunu bahane ediyorsa bilemiycem
            babasıyla evleneceksin çocuğunu kabul etmeyceksin kadın bakmak zorunda olmayabilir ama bu şekilde bir ayırım hiç vicadni gelmiyor baştan erkeğin yada hanımın demesi lazım çocuğumla birlikte kabul ediyorsan evlenirim diye o çocuğun ruhsal durumunu düşünmeyen kadın kendi çocuklarını nasıl düşünür acaba..benim çok yakın bir tanıdığım var ayrıldı türlü zorluklarla kadın çocuğunu kabul etmedi karşı tarafın bakması sıkıntılı babası işe gidiyor ilgilenecek adam yok buna rağmen çocuğunu istemedi bir anne çocuğunu bu şekilde nasıl bırakabilir kendi aileside almadı annesinin.. şuan babasında kalıyor babannesi ilgileniyordu oda rahmetli oldu şimdi çocuk tek başına başının çaresine bakıyor annesinin imkanlarıda var ALLAH tan nafaka falan istemedi anlaşabildilerde adamı daha fazla sömüremedi…o çocuğu görünce insanın içi kan ağlıyor benim evladım olsa ALLAH göstermesin ama napıp edip yine bakarım o çocuğuma evleneceğim adamın çocuğu olsa onada bakarım..

          • hasret diyor ki:

            bende ahsen hanıma katılıyorum.evlatlık ayrı bir konu.peygamber efendimiz ALLAH ın emri ile kendi evlatlığının hanımı ile evlenmiş..

            O dönemde Araplar evlatlıkları öz çocuklarla bir sayarlardı. Öz çocuğun sahip olduğu tüm haklara evlatlıklar da sahip olurdu (günümüzdeki gibi). Böyle bir durumda, Hz. Muhammed(sav) evlatlığı olan Hz. Zeyd ile halasının kızı olan Hz. Zeynep’i bizzat kendisi evlendirir. Ancak aradan bir yıl geçmeden (veya bir yıl sonra) Allah’ın emri ile Hz. Zeyd eşini boşar ve Hz. Zeynep Hz. Muhammed ile –Allah tarafından- evlendirilir. Yüce Allah Kuran’da bunun sebebi olarak “evlatlıkların öz çocuklar hükmünde olmadığının bilinmesi” muradını açıklar.

            bununu bir çok hikmeti var.ve uzun sürer.neyse konu bu değil….
            yani evlatlık meselesi apayrı bi konu.

            benim bir yakınım çocuğu olmadı..daha sonra kendi yeğeninin genç yaşta ölmesi ve ardında 5 yetimin kalması sonucu yetimlerden bir kızı evlatlık aldı.bu kız adamın gerçek yeğeni olduğu için mahrem konusu kalkıyor.oysa evlatlığı ile kan bağı olmasa bu kız ona haram olurdu…yani evlatlık konusu ayrı birşey…

    • hasret diyor ki:

      bu arada bir düzeltme yapayım

      ** evli çocuklu olup bekar erkeklerle evlenen çok insan**kelimesinde ”boşandıktan sonra ” ı kast ettim .dul ve çocuklu demek istedim. boşanma kelimesini yazmışım …yanlış anlaşılmasın kadın evli iken evlenemez ..

      zuhal hanım dediğniz gibi toplumda dul erkek bekar hanım alınca bir şey olmuyorda dul kadın bekar eş ile evlendiğinde aileler için sıkıntı oluyor malesef..

      ****
      Tabi bunun dini hükmü ne olur tam bilemiyorum çünkü erkek çocuk üvey anneye kızda babaya mahrem düşüyor

      ****
      demişsiniz .benim bildiğim bir yakınımında dul hanım alması sebebiyle biliyorum ki..eğer çocuklar evlatlık değilde gerçekten adamın yada kadının çocuğu ise yani kan bağı var ise sıkıntı yok.nikah düşmez yani kadına erkek çocuğu ile nikah düşmez annesi hükmende olur.
      adam içinde kız gerçekten evlendiği kadının kızıysa kız adama evlenmek için haram olur nikah düşmez yani kızı konumunda olur.ancak toplumda kalbinde fitne olan insanlar bu durumu istismar edip haram işliyorlar..tabiiki yinede dikkat etmek lazım ne öz babalar bile var çocuğunu taciz vs… kötülükler yapan… Allah böylelerinden çoluğumuzu ,çocuğumuzu korusun (amin)…

      bakın kayın pederler(gelin için) yada kayın valideler (damat için)nikah akdinden sonra baba ve anne konumuna geçip ömür boyu nikah düşmeyenler konumuna girer.bu durumda bunun gibidir.yani evlendiği kadının /adamın çocuğuyla evlenemez nikah düşmez…

      • AHSEN diyor ki:

        boşanmış erkek için sıkıntı olmaz ama onunla evlenen bekar kızın ailesi ne diyecek bu işe:)
        bu durumda ki bekar bir bayanın işi zor toplumunda bunu iyi karşılayacağını düşünmüyorum davulcudan da zurnacıdanda daha beter yaparlar..gençler anlaşmışsa aileler için nasıl bir çözüm bulmak lazım ? Toplumdaki bu yargıları nasıl çözecegiz benim çevremde hiç karşılaşmadım bayanlara sormak lazım hem dul bir erkeği kabul edip hemde ailelerini nasıl ikna etmişler..çocukların sorun olmaması gerek eğer eşinin çocuğunu kabul etmiyorsa bir insan evlenmesin ben şahsen evlenmem böyle biriyle boşanmış ve çocuğum olmuş olsa onuda kabul edecek..
        birde evlenen kadından ziyade erkeğin eski eşinin bu durumu kıskanma durumu var ondaki çekememezlik de ayrı bir konu..

        • zuhal diyor ki:

          walla erkek tarafı bayram ediyo çöpsüz üzüm aldık diye kız tarafıda ağlıyo tabiki neden kızımız kendi dengine varamadı diye yani sonuçta bu kadın başkalarının çocuğunu bakmak zorunda değil diye düşünüyolar hayallerinde doğal olarak başkalarının çocuğunu torun olarak sevmek yoktu sanırım.Bu durumda belki erkeğin maddi olanaklarda güçlü olması biraz çözüm getirebilir meseleye ama işte dediğim gibi oğulları boşanmış ve çocuklu olup kız alırsalar bayram kızları dul ve çocuklu adama varırsa yas var demek oluyor.Yani en azından bizde öyle :D

        • hasret diyor ki:

          AHSEN hanım çoğunlukla kız aileleri damat adayının önceden evlilik geçirmiş olmasına fazla kafayı takmıyor.adamın çocuğu varsa belki biraz daha temkinli oluyorlar ama adamın iyi, boşandığı kadının kötü olduğu referansına güvenip ,helede adamın maddi durumu çok iyi ise kızlarını bu dul yada çocuklu adama seve seve veriyorlar.nasılsa elini sıcak sudan soğuk suya sokmayacak,rahat ettirecek zengin diye düşünüyorlar..bu sebeple onay veriyorlar.malesef çevremde bu şekilde düşünüp kızlarını ,boşanmış erkelerle evlendiriyorlar..
          oysa herşey maddiyat değil huyana ,ahlakına ve nasıl güzel bir evlilik yapılacağının pazarlığı yapılmalı ,maddenin evin ,arabanın ,paranın değil…
          sonuç olarak maddiyat öne çıkıyor…

  4. Hasan Ertaş diyor ki:

    Sadece bu yazı ve yorumları okumak 3 saatimi aldı.Maşallah Barekellah,bir kitap okumuş gibiyim.Allah(C.C.) Razı olsun,herkes’e hayırlısını versin.Herkes’e Hayırlı Ramazanlar…

  5. Süheyla diyor ki:

    Yeni farkettiğim bir şey var,bir evde erkek yoksa o evin bereketi de olmuyor.Erkek bereket demekmiş…

  6. Süheyla diyor ki:

    Sema Hanım,bugün doğum gününüzmüş,site de ilk tebrik eden ben olayım:)

    Allah size,ailenizle birlikte hayırlı,sağlıklı,bereketli,huzurlu ve mutluluk dolu bir ömür nasip etsin inşallah.

    • semamarasli diyor ki:

      Teşekkür ederim Süheyla Hanım, çok güzel dualar etmişsiniz, dualarınıza amin diyorum. Sevgi ve selamlarımla…

      • AHSEN diyor ki:

        Bende bu özel gününüzü tebrik ediyorum ALLAH sağlıklı hayırlı huzurlu bir ömür nasip etsin ömrünüz yettiğince rabbim size yazma ve çalışmalar yapma gücünü kuvvetini versin iyiki doğmuşsunuz sevdiklerinizle beraber daha niye yıllara varlığı özel kılınan insanlardan birtanesisiniz..

        • sudenur diyor ki:

          Sema Hanım Rabbim eşiniz ve ailenizle beraber nice ömürler nasip eder inşallah, ben de yengeç burcuyum, ve eğer birgün evlenirsem sizin gibi bir eş profili oluşturacağıma inanıyorum inşalllahhhhh :)))

  7. zuhal diyor ki:

    Sema hanım yazacağınız yazılarda bir arada bence şimdi moda olan dinler arası evlilikleride inceleyip yazın.Yani bir müslüman erkek gayri müslim bir bayanla evelenebilir deniliyor ama bir kısmıda evlenemez deniliyor.Bana göre mesela şimdiki hiristiyanlar bile Hz İsanın heykeline taptıkları yada Allahı baba oğul kutsal ruh olarak düşündükleri için gayri müslim değilde müşrik kısmına giriyorki bunlarla müslüman biir erkeğinde bayanında evlenmesi yasak.Bana göre aile içind esokulacak kadının yada erkeğin bazı kriterleri olmalı bu konuyuda düşünüp yazarsanız sevinirim.

    Saygılarımla…

  8. BİLAL diyor ki:

    çok yerinde bir yazı olmuş, elinize sağlık. rabbim kaleminize kuvvet versin.

  9. erva diyor ki:

    oğluna kız arayan bir bayan bana kpss sınavına girip girmediğimi ve memur olarak atanıp atanmayacağımı sormuş,girmediğimi söylediğimde de memur olarak atanacak arkadaşım var mı diye sormuştu.hala hatırlayıp gülerim.
    birde şu akraba ve komşular her fırsatta iğnelemekten vazgeçseler.artık akraba ziyareti yapmaktan çekinir oldum.her akraba ve komşu görüşmelerinde evlilik konusu açılır,arkadaşın yok mu evlen artık diye baskı yapılır.yok dediğimde de kızım beğendiğin biri olursa kafeye falan çay içmeye çağır, tanış, arkadaş ol gibi parlak fikirlerini sıralarlar. artık cevap vermiyorum onlara sadece dinliyor ve dua etmelerini istiyorum.

    • seymen diyor ki:

      Oğluna kız arayan bayana siz hangi devlat dairesinden emekli oldunuz merak ettim diyecektiniz, oda hiç çalışmadığını söyleyince, kandırmışsınız adamı diyebilirdiniz. :)

    • Ahir zamanda Erkek Olmak diyor ki:

      işte ahir zamanın evlilik anlayışı tamamen madde üzere kurulu.!

      özellikle şu oğluna memur kız arayan anneler yokmu? Allah ıslah etsin öylelerini bence o annelere bari şimdiden kreşte bulun oğlunuza diyin bari..!

      sema hanım yazacak zaten çalışan kadın mevzusunu o yüzden o yazının yazılmasını bekleyelim orda bütün topunuzu tüfeğinizi getirin bakalım kadının çalışmasını destekleyenler!

      • seymen diyor ki:

        Bende karşıyım ama çalışmayın demekle de olmuyor, düzen bozuk, anlayışlar bozuk. Çalışmasınlar da ne yapsınlar evlenmek bile çalışmaya bağlı olmuşsa. Biri vardı tanıdığım öğretmen yaş otuza yaklaşınca evlenmeyi ciddi düşünmeye başladı, onun en yakınarkadaşı çalışan biriyle evlenmişti; dedim ki mesele paraysa zengin bir kayınpeder bul ama çalışan birini düşünme. Bir öğretmenle evlendi, neyse ki kız çocuğu olunca çalışmayı bıraktı. Bbasından evi var kira vermiyor işi de var geçinebilir ki geçinebiliyor zaten.
        Genç erkeklerin kendine güven sorunu veya bazı korkuları var gibi.

        • Ahir zamanda Erkek Olmak diyor ki:

          “Çalışmasınlar da ne yapsınlar evlenmek bile çalışmaya bağlı olmuşsa”..işte bizde bunu sorguluyoruz bu zihniyet nasıl oluştu..bundan 15-20 yıl önce anneler oğullarına çalışan kadın aramazken şimdi neden arar oldular bunun bilinçaltı tahlillerini yapmaya çalışıyoruz…

          birde çalışmasınlarda ne yapsınlar demişsiniz Allah aşkına bir kadının evde yaptıkları şeyler çalışma değilde yatıp uzanmakmıdır? bu feminizm ve modernizm belası ev hanımlığını anneliğini öyle aşağıladılarki ev hanımının evde yaptıkları işlere burun kıvırdılar ama bir kadının gidip başka bir kadının çocuguna bakıcılık yapmasına ise bu kadın ÇALIŞIYOR diye alkış tuttular..

          bakın kadının tamamen çalışmaması taraftarı değilim defaatle bunu ilgili konularda beyan ediyorum…bir kadın çalışmaya muhtac ise tesettürüne helal gelmeyecek bir yerde çalışabilir şeran bir sakınca yoktur bu duruma…lakin kadın muhtac olmadığı halde kendini daha fazla modernlik,daha fazla özgürük,daha fazla AVM adına vs.vs.muhtac hale getiriyorsa işte ben bu durumda kadının çalışmasına kesinlikle karşıyım…

          üstad Said Nursi bir yerde diyorki “bir adam dört şeye muhtaç iken; medeniyet, yüz şeye muhtaç ve fakir etmiştir” bugün bir çok fuzuli şeyleri kendimize zaruri hale getiren bizler değilmiyiz daha sonra o fuzuli şeyleri alma adına erkeğin maaşı yetmiyor kadında çalışsın diyende bizleriz..

          bakın enim basıl tezim şudur bugün çalışmak isteyen kadınların çoğunun Psikolojik olarak rahat olmadıklarını çoğunun psikolojik sorunları olduğunu düşünüyorum…yani kadınların çalışmayı istemelerinin ardında niyetlerinin halis ve temiz olmadığını ardında yığınla modernizmin dayattığı hurafelerin olduğunu iddia ediyorum…

          kadının çalışmasında toplumun rolünün,modernizmin rolünün,feminizmin,medyanın,erkeklerin,değişen kayınvalide isteklerinin(oğluna çalışan eş arayanlar)rolünün iyi analiz edilmesi gerekiyor…

          ve asıl mesele özellikle sayın Ali Bulaçın yazılarında yer verdiği üzere bir toplumu kalkındırmak isteyenlerin ilk iş olarak kadını sokağa çıkarmayı o ülke için şart koşmalarını konuşalım..kimse bana kadının çalışma hayatına sokağa teşvik edilmesinin masum olduğunu söyleyemez…

          tek cümleyle bitiriyorum “kadın sokağa yakışmıyor,kadının yakıştığı en nadide yer EVİDİR”

          bu konuda malzemem,donelerim bol sema hanımın yazmasını bekleyelim aksini iddia edenlerde toplarını,tüfeklerini hazırlasınlar çatışalım inş..))

          • zuhal diyor ki:

            Çok güzel yazmışsınız evet malesef benim dediğim şeylerde bunlar .Kadın sadece parayı yada gücü elde etmek için kullanılan metadan başka birşey olmadı ve bu durumdada aşkı sevgiyi bulamayan erkek zinaya daha çok meyil eder oldu.Kar ediyorum derken kaybettikleri daha çok oldu.Bende kadının çalışmasına karşı değilim tabiki kadın çalışanlarada ihtiyaç vardır doktorlar,öğretmenler gibi kadın daima gelecek nesillerin yetiştiricisi olarak eğitimli olmalıdırda ama kendine laf getirtmeyecek şekilde islami şartlara uygun olarak .Bu durumda evlenmek maharet değil evliliği hakkıyla yapıp devam ettirmek meseledir.

            Ev kadınlığı aşalanır oldu çünkü kadına ev kadını diye zulüm edilir oldu .Kadın evinin erkeğinin yardımcısı değil hizmetçisi oldu sadece .Kadınaev kadını diye eğitim hakkı miras hakkı verilemdi kadın kendini haksızlıklar karşısında savunamaz oldu.Sana istediğimizi yaparız namusluysan oturursun dendi oturmayanda düşürüldü.Aslında kadına kendi evinde söz hakkı bile verilmedi .Ona söz hakkı gelene dek sıraya ondan önce çok kişiler girdi.Burda özellikle doğu kültürünü hatırtlatmak istiyorum.Çocuğunu bile yetiştirmesi ona kalmadı.Bu durumda evine eşine ve çocuklarına sahiplenemeyen kadın tabiki ev hanımlığını aşaladı ve çalışmayı tercih etti.

            Erkekler bir ev geçindirmeye gücü olmazken ev üstüne ev kurdu onlarda kendi evlerinin efendisi olmadı.Evet evin efendisi olmazsa kadında başının çaresine bakacaktır elbet .Yani ortadan güven kalktı.Zamanında yapılan haksızlıkların cezasınıda bir sonraki nesil çekti.Her zaman diyorum işlediğimiz günahlar bize küçük gözüküyor ama düşününce kaç nesle zarar verildiğini diyorum aslında küçük değil büyük günahlar işliyoruz.Düşünülmesi gereken konular bunlar.

          • seymen diyor ki:

            ‘Çalışmasında ne yapsınlardan’ sözünde bahsedilenler tabi ki evli olmayan bayanlardır.

          • zeynep diyor ki:

            sizin fikrinizde beylerin olduğunu bilmekbile güzel..

          • süeda diyor ki:

            belge de belge, belge de belge.. ne var şu belgenin içinde? hatırlıyorum da susurluk davası zamanında mesut yılmaz da tutturdu bi elimde belgeler var söyleyeceğim, açıklayacağım dedi ama sonra da canım herkeste olan belgelerin aynısı açıklamayacağım dedi :)) şaka bi yana bence siz yazın, biz de istifade edelim.

      • zuhal diyor ki:

        yani şimdi delikanlarda öyle bayanların ahlakına pekde bakılmıyor.Buna bizzat ben şahit oldum.Bir arkadaşımız gitti sırf çalışiıyor diye bir bayanla evlendi.Yıllar sonra şöyle dedi karım eve hiç bir masrafta bulunmuyor. :D karısıda diyormuşki :sen aldın beni bakacan tabi ne masrafı yapacam bakamıcaksan niye evlendin :)

  10. zeynep liva diyor ki:

    benim bulunduğum şehirde çok sevdiğim yaşlı bir teyzem var..zar zor yürüyor, tek başına yaşıyor..zaman buldukça gider yemeğini ve temizliğini yaparım..Oğullarına gelinlerine kızardım hep böyle yalnız bıraktıkları için,içimden ne geçirirsem bana cevap verirdi.şaşar kalırdım….sıkıntılı birgünümde onun derviş olduğunu sabahlara kadar dua zikir içinde olduğunu söylemişlerdi..dua istemiştim bende .etrafımdakiler açık birini kabul etmez o demişlerdi.çok ısrar ettim ve gittim.. evine girmeden önce başımı kapatıp girmiştim, kapalı gibi giyindiğim için açık olduğumu anlamaz demiştim.. tam evden çıkarken “aynanın önüne geçte saçını düzeltip çık, dışarda düzeltme” deyince çok şaşırmıştım..bir gece yanında kalmamı istedi o zaman şahit olduklarımla onun allahın sevdiği bir kulu olduğunu öğrendim ve niçin tek başına bir evde kaldığını..Ara ara yanında kalırım “eğer cennete girersem ve allah bana da birilerini almamı nasip ederse seni alacağım, benim ağlayan tatlı kızım” der hep..bu beni mutlu etmişti..ben onun ağlayan tatlı kızı oldum. o yaşlı pamuk nur yüzlü, nefesi bile allah diyen bu yaşlı teyzem bir gece bana hayatını anlatmıştı..

    Zamanında birini çok sevmiş, oğlanda onu çok sevmiş..oğlanın annesi kızı istemişler fakat teyzemin ailesi çocuk fakir diye vermemiş.. sonra durumu iyi olan biri ile evlendirmişler..Evlendim hamile kaldım , düşük yaptım, sonra da ilk kocam hergün sabah işe gittiği komşu kadınla birlikte kaçtılar,beni boşadı onunla evlendi..Hani o fakir dediğim çocuk var ya bunu duyunca hemen gelmiş tekrar istemiş ben kızınızı seviyorum, onun için kimseyle evlenmedim, çalışırım paramı kazanırım kızınızı allahın emri peygamberin kavliyle istiyorum demiş..ve evlenmişler..o fakir adam bu zengin bir adam olmuş..rızkı gönderen allah..adamın ilk evliliği, kadının 2. evliliği.. bu evlilikten de 2 çocuğu olmuş..ama 2.eşini de çocuklar büyüyünce kaybetmiş..kalpler sevince birinciymiş, ikinciymiş herhalde mühim değil..önemli olan kalplerin birbirine ısınması ve sevmesidir diye düşünüyorum..

    • osman diyor ki:

      zeynep hanım,

      boyle insanlara yardeım etme ruhu taşıyan insanlar az kaldı. allah sayınızı artırsın inş. allah sizi kimseye muhtaç etmesin. size neden hep ağlayan tatlı kızım diyor. merak ettim. :)

      allahın insana bu dünyada lütfettiği en değerli ve büyük nimet sevgi. allah yaşamayı herkes nasıp etsin inş.

    • zeynep diyor ki:

      size katılıyorum kalpler ısındımı gerisi boş geliyor..

  11. DOĞRU OLSAM OK GİBİ YABANA ATARLAR BENİ,eğri olsam yay gibi elde tutarlar beni. diyor ki:

    kadınların olmadığı bir dünya istiyorum.kadın demek dert demek,kadın demek kendi halinde yaşıyorken onun senin dünyana girmesiyle herşeyin allak bullak olması demek,kadın demek rekabet demek,kıskançlık demek,hasedlik demek…daha bir sürü problem demek.bekar erkek arkadaşlarım.sözlerim sizlere…İçinizdekie şeytanın sürekli dürtüklediği şehvet mekanizması inanın bir tuzak.hemde büyük bir tuzak.çok büyük bir kısmınız daha ilk gecede hüsran-ı hayale uğrayacaksınız.şeytanın sizin kafanızda çok süslediği bu ilizyona sakın kanmayın.kafanızda sürekli döndürdüğünüz hayal, siz onu düşündükçe sizi oyuncağı haline getiriyor kanmayın buna.

    Ben bekarken, evlenip de kısa sürede şişmanlayan,saçları dökülen,gözlerindeki yaşam enerjisi çekilen,kendini salan,hayata küsmüş gibi duran evli erkekleri anlamıyordum.Ne ouyor bu adamlara diyordum.Çoğu erkek evlendikten sonra evliliği kötü bile gitse, evliliğinde hayal kırıklığı bile yaşasa kolay kolay bu durumu dışarıya yansıtmaz.yansıtamaz.alay konusu olmaktan korkar.benden büyükler bana evlenme demişlerdi.evlendim boşandım ve şimdi bana daha önce evlenme diyenlere eğlence oldum.
    bizim ülkenin kadınlarının sizin kafanızdaki kadın kıvamına gelmesi için en az 30 yıl geçmesi lazım.inanın çoğunun belli etmeseler bile psikolojik sorunları var.şu anda bekarım.yani dulum.inanın içimde zerre kadar kadın özlemi yok.sır çözüldü, büyü bozuldu. peşinden koştuğum hayalin aslında bir serap olduğunu gördüm.pahalıya patladı bana bu tecrübe.evlenipte mutlu olan çok az inanın.bir çok insan birşeylere mecbur olduğu için devam ettirmeye çalışıyor evliliklerini.benim dışımda üç bacanağım vardı onlarda boşandılar.

    analar kızlarını nasıl yetiştiriyorlar anlayamıyorum.onları yetiştirirken herhalde kafalarına erkeği bir insan olarak değilde birer canavar olarak kazıyorlar.küçüklüğümü hatırlıyorum.annem kızkardeşlerimi sürekli tembihlerdi.erkeklere yaklaşmayın,”namuslarınıza” göz dikerler,size “kötü birşey”yaparlar diye.üç kızkardeşimden en büyüğü yani ablam boşandı hemde iki çocukla.

    babam bulunduğumuz muhitte hacı-hoca olarak bilinirdi.korkumuzdan kafamızı kaldırıp bir kıza bakamadan “yetiştik.”ne yetişme ne yetişme….kahrolsun böylesi hamsofu zihniyeti.babamın biz çocukken” solcu inançsız,bu kitapsızlara sakın yanaşmayın”, dediği insanların kız-erkek ilişkilerine son derece doğal olarak yaklaşmaları benim her zaman içimi dağlamıştır.Babamın ve bizim dindar geçinen çevrenin çocukları şimdi hep mutsuz.Ya boşanmış ya da ailevi sorunlar içinde hayatları üzüntü içinde geçiyor.O beğenmediğimiz solcu kesimin çocukları hep bir yerlere geldiler ve şen şakrak aile hayatları var şimdi.

    Zamanında bizim büyüklerimizin bizlere din diye yutturdukları şeylerin aslında dinle alakasının olmadığını çoook geç öğrendik. gelenek ve göreneklerin iki cins arasında nasıl uçurumlar oluşturduğunu hayatlarımız pahasına öğrendik.Ablamın hoşlandığı ama bir kere bile konuşamadığı çocuğun evlendiğini duyduğunda bir ay yemek yiyemediği günler aklıma geldikçe büyüklerimizin(!) bizleri nasıl bir duygu gayyasına ittiklerini şimdi daha iyi anlıyorum.demek ki dinsiz diye saldırdığımız o insanlar bizden çoook ileri görüşlü imişler.

    Şu anda bu satırları yazdığım ve benzeri islami internet sitelerinde cinsellik kadın-erkek ilişkilerinin daha yeni yeni konuşulmaya başlanması bizim ne kadar geri kafalı insanlar olduğumuzun da birer göstergesidir maalesef.Bizim gibi kaç nesil hiç birşey yaşayamadan, sadece kafasındaki hayalin meftunu olarak mezarları doldurmuştur Allah bilir.

    Bizim gibi düşünceleri sakat ve hastalıklı insanların mezara girmesinden sonra, bu kahrolası toplumun kadın-erkek ilişkisi ne olur bilemiyorum.Hiç birşey yaşayamadan mezarı boyladıktan sonra başbakanın üç çocuk sözleri umurumda değil.Kafalarımızı yıllarca mayalamış ve artık bizde tarz haline gelmiş bu düşünce sistematiği ile mutsuzluk bizim için bir yaşam biçimidir artık.Evlenerek bu mutsuzluğu iki katına çıkarmayalım.En mantıklısı bu.

    • firuze diyor ki:

      Yazinizdan cok mutsuz ve umutsuz oldugunuz net bir sekilde anlasiliyor.Eger isyan etmez ve Yuce Yarataciya samimiyetle siginirsaniz emin olun safak yakin demektir.

      Yazinizda bazi bolumlerine katilmamakla birlikte (solcu kesimin mutlu oldugu ornegin, maneviyattan uzak sadece dunyevi mutluluk acaba gercekten mutlu olmak midir) hakli oldugunuz yonler de var.

      Yazinizi okuyunca icim cok burkuldu, en basta kendi ailemdeki kisilerin surdurdukleri / surundurdukleri evlilikler geldi gozumun onune sanirim biraz da ondan kotu oldum.Eger ukalalik olarak algilamazsaniz, en kisa zamanda manevi yonu guclu bir uzmandan destek almanizi tavsiye etmek istiyorum.Umutsuz, karamsar ve depresyonda oldugunuzu anlamak hic zor degil yazdiklarinizi okuduktan sonra.

      Rabbim yardimciniz olsun ve en kisa zamanda gonlunuze gore bir hayat arkadasi,yoldasi nasip etsin ins..

    • dilruba diyor ki:

      çok önemli bir yazı gerçekten.özellikle kadın-erkek ilişkileri çok mekanik bir sisteme oturtulmuş vaziyette.evlilik erkeğin kadının maddi ihtiyaçlarını,kadının da erkeğin cinsel ihtiyaçlarını karşılaması anlamına gelmeye başladı.bu şekilde olursa aldatmalar tabiki artar çünkü o erkekten daha çok kazanan birisi veya o kadından daha güzel birisi illaki var.arada farklı duygu paylaşımları olmalı evleneceğimiz insanı özel kılan.dediğiniz gibi doğal davranamıyoruz duygularımızı açığa vuramıyoruz ve yaşayamıyoruz toplum buna sebep oluyor.bu şekilde herkes kapalı kutu,herkes içten pazarlıklı.evlilik görüşmesine gidersiniz 3-4 görüşme nedir ki karşınızdaki öyle bir tavır takınır ki herkesi kandırır kimle evlendiğinizi bilemezsiniz.insanlar evlendikten 2-3 sene sonra görüyorlar gerçek yüzlerini.benim şahit olduğum bir olay kadın evlendikten yaklaşık 4 sene sonra sudan sebeplerle eşiyle boşanma aşamasına geliyor ve arkasından çevirdiği dolapları aldatmaları o zaman öğreniyor.peki hiç mi tanımamış bu kadın adamı?tanımamış malesef görücü usülü evlenmişler.bence nişanlılık süreci 1 yıldan uzun sürmelidir böylece karşınızdakini zaman teste tabi tutacaktır ve nasıl bir insan olduğunu anlayacaksınızdır kimse kimseyi o kadar uzun süre kandıramaz en azından ihtimal azalır.
      bir de şimdi bu yazıya bir sürü eleştiri gelicek dindar olmayan kesimde boşanmaların çok olduğuna dair.sanıyorlar ki onlarda kimin eli kimin cebinde belli değil aldatmalar almış başını gitmiş birçoğu boşanmış vs.maalesef ki öyle değil.ailelerini birşeyler paylaşarak sevgiyle kurunca boşanma da azalır aldatma da.dindar diye tabir ettiğimiz kesimde ciddi manada bastırılmış duygular var.birkaç örnekle anlatmak gerekirse erkek neden sofraya yardım edeyim kadının görevi bu demesi.neden etmeyesin ki o senin eşin.orası bir işyeri değil ki aile birşeyler paylaşmak için var.diğer taraftan kadın evinde eksik olduğunu düşündüğü birşey için söylenir kocasına.neden söyleniyorsun ki parası için mi evlendin sadece.o senin kocan yatırım aracın değil ki o kadar çok istiyorsan çalış biriktir al kendin.tamam sofrayı kadın hazırlasın adam da alabildiğini alsın herkes evlilik adına olabildiğince fedakarlık yapsın ama bu zorunluluk niye.sonuçta sadaka hükmünde olan şeyler değil mi bunlar.muhtaç durumda olan birisi başkasına neden bana sadaka vermiyosun diye hesap sorma hakkını bulabilir mi?evlilik ciddi bir müessese diye diye resmileştirdik.müessese falan değil aile bir paylaşım alanı olmalı.

      • zuhal diyor ki:

        Şimdi beyfendi hakikaten önemli bir noktaya deyinmiş.Ama burda asıl sorun insanların islamı anlamayıp içlerine sindirememeleridir.Yani siz istediğiniz kadar namaz kılın yada oruç tutun insanların cahillikleri her zaman böyle ortaya çıkyor.Bir kere peygamber efendimiz bir hadisin de şöyle demiştir. ” Birbirini sevenler için nikâh kadar uygun birşey yoktur” Ama toplumumuzda bir kızla bir erkeğin birbirini sevmesi yada aşık olması ayıp hatta ahlaksızlık olarak nitelendirilmektedir.Oğlan anneleri korkar kız oğlumu sevdi oğlumda kızı bubir kaos çünkü oğlumu yer bitirir bu kız kullanır .Burda boş bir dindarlık yarardan daha çok zarar veriyor.

        Daha öncede yazılarımda belirttiğim gibi bizler dini sadece namaz ve oruçtan ve hatta gelenek ve göreneklerden sanıyoruz.Dinle alakalı olmayan şeyleri dine mal ederek herkesi kendimiz gibi yapmaya çalışıyoruz.Bu özellikle çocuklarımıza karşı büyük bir şekilde kullanılan bir politika.Bundan dolayıda mutsuz bir yığın gençlik ortaya çıkıyor.Ama solcu arkadaşlar için denilen şeyler işte hep mutlular felan buda yanlış böyle hatalara düşmüş aileler ne olursa olsun gençleri mutsuz ediyolar ister solcu ister sağcı .

        Mesela benim anneme göre severek evlenmek aptallıktır ve bizede hep bu yönde telkinlerde bulunmuştu o da bizi korumak adına .Ama aslında zarar vermiştir.Oğlan analarıda farklı değil .Onlarda bir kızın kendi oğlunu sevdiğini duysa hemen kızı aşalamaya başlarlar.Öyleki artık oğlanın gözünde kız sokak kızı olur çıkar.Niye kız sevdi diye.Halbuki bunlar doğanl şeyler.Yada bazı oğlan anneleri oğlum gez dolaş geç gırgırını diyecek kadar cesur! Bunlardan hanım olmaz diyecek kadar akıllı .

        Bazı arkadaşlarımız vardı okuldan beğendikleri kızlar vardı evlenemediler tabi okula giden her kız kötü onlarca.Halbuki anneler ve babalar genelde çiftlerin birbirini sevdiğini yada anlaşabileceğini önemsemekten çok çıkarlarına uygun eşler bakmaktadırlar.Mesela hemen söylenir ”Oğlum bu kız çalışyor bak ,aa bu kız zengin onu alalım sana ,yok bu kız evde iyi iş yapar eee yarın bana bakacak gelinin sanki kayınvaldeye yada kayınbabaya bakma zorunluluğu varmış gibi hatta oda yetmez diğer çocuklarada bakması istenir.

        Bu zihniyetle büyüyen erkekde evlenmeden önce hemen söyler anama bakacan haa,annemle anlaşmazsan bilki bu evlilik olmaz .Halbuki evlikde anlaşacak tek kişi kızla oğlandır önce Sanki evlatlar anneyi bakmak zorunda değil öyle ya oğlunu koruyan kadın onun işini hafifletecek evlatlık haklarından evlenince muaf olacak oğlan bey.Yani evde oğlanla muhabbetli olan sevgi dolu biri aranmazda maddiyat aranır ,hizmetçi aranır vsvs İşte böyle kaçırılan o kadar fırsatlar varki aslında ama anlayana.Önce maneviyata bakmak lazım sonra maddiyat gelir çıkarları geri planda tutarsak bence herşey daha iyi olacak gibi geliyor bana …

      • seymen diyor ki:

        Müessese olmayabilir, paylaşım alanı falan da değil. Bebektik ailemizin içinde büyüdük doğal olarak, yanlız yaşamadık. Evlilik belli bir yaşa gelince fıtratın gereğidir. Bir erkeğin bir kadına ihtiyacı vardır, bir kadının da bir erkeğe, Allah(c.c.) öyle yaratmış öyle uygun görmüş. Evlenmemek anormal bir durumdur, belli bir yaşa kadar evlenmeyenlerin psikolojik sorunları oluşur, normal olamazlar.
        Çok sorun oldu bu işler. Senin ailen gibi bir ailenin çocuğuyla evlenebilmen için çok sebep vardır, evlenmemen için sebep azdır aslında. İnsanlara anne babasını seçme hakkı verilseydi bir çoğu yanlış seçim yapardı, yada anne babasız büyürdü herhalde.
        Vasıf aramaktan vazgeçip, büyük bir kusuru yoksa taliplilerini kabul etmeli kızlar. Sana talip olmuş, seni beğenmiş, seninle bir ömür geçirmeye razı olmuş, ki anne baban bile buna (seninle yaşlanmaya) razı değil aslında, kısmetim buymuş de evlen gitsin, biraz sen onu törpülersin, biraz da o seni törpüler uyuşursunuz zamanla. Evlilikle kazanılan sevap başka hiçbir yollan kazanılamaz. Beklemek akıl karı değil.

        • zuhal diyor ki:

          Dediğiniz doğruda Seymen bey ama bazen bu o kadarda kolay olmuyor Dersiniz bir anne-baba yuva yıkarmı yıkıyor inanamıyorsunuz buna ama malesef .Evleniyorsunuz diyorsnuz eşimle baş başa kalayım kayınvaldeniz sabah 6 yatak odanızda derseniz böyle yapmayın diyorlar biz oğlumuzdan vazgeçmedik Evin erkeklerine söylesen onlarda sessiz kalmayı tercih ediyorlar ama arkadan konuşurken aslan parçası herbiri maşallah vs vs Zor durum yani bence ailelerin anlayışları çok önemli her iki taraf içinde bu böyle aksi durumda evlenecek gençlerin maddi olarak güçlendikten sonra biz evlendik deyip ortaya çıkmaları ve aileleriNİ aradan çıkarmaları ve her iki tarafada seviye koymaları gerekiyor ama buda hoş olmuyor.Bu yüzdende evlilikler düzgün değil ve ayrılmalarda arttı.

          • zuhal diyor ki:

            Yani kıskançlıklara hiç geçmicem anneler kendilerini yüceltmek isterken bu karşı tarafı kötülemekle yapıyolarlar bu hele hiç hoş değil.Evleniyorsunuz kocanızın emrinde bile değilsiniz.Ooo ona gelene kadar tüm sülale var kocada kim.Bence evlenen erkekler mutlaka baba otoritesinden çıkmış kendi parasını kazanan ve kendi kararlarını kendi alabilecek karakterde olmalı eğer baba emri ve eline bakıyorsa azap gibi oluyor evlilik…

          • osman diyor ki:

            zuhal hanım,

            hep okumak okumak bu yüzden diyorum.ilk ayette oku diye inmiş. okumuyor sonrada haytımız yanlışlarla dolup taşıyor ve mutlulugu yakalayamıyoruz.

          • seymen diyor ki:

            Evlenecek erkeğin bağımsız olabilmesi evliliğin yürütülmesi açısından önemli ve gerkli. Yanlız evlilik aşamasında nasıl biriyle evleneceği ne şartlarda bir yuva kuracağı konusunda tabi ki ailesinin söz hakkı olcak. Genç ve mazbut erkekler kandırılmaya müsait bu konuda vede kandırılıyorlar, uyanık bir anne çok faydalıdır damat açısından. Ama evlenildikten sonra çok karılşılması gelinin ailenin gelini (hizmetçisi) gibi görülmesi vs. hoş olmuyor tabii.

    • esmasultan diyor ki:

      Genellemeyi ve önyargıyı sevmiyorum ama dört bacanak boşanmışsanız karşınızdaki aile cidden problemli bir aile demektir.
      Kötü bir dönemdesiniz anlaşılan. Ama evliliği kötülemeyin. Ben etrafımda mutlu evlilikler görüyorum. Sıkıntıları var, kavgaları oluyor ama mutlular. Hayat sürekli problemler çıkartıyor diye hayata kasdetmek hem akıl karı değil hem de dinen haram.
      Biraz manevi destekle psikolojinizi ve hayata bakışınızı değiştirin bence. Sonra karşınıza size uygun biri çıkar bir yuva kurarsınız belki de.

    • seymen diyor ki:

      Bu yazılardaki önyargıları mı düzeltmeye çalışalım, bu yazıya yorum yapanlara mı cevap verelim, en iyisi bu yazı bir adem diyor ki şeklinde yayınlansın. Birilerinin dindarlıktan anladığı yanlış şeylerse, bu bilgisiz bir dindarlıksa bunda dinin de dini hakiki yaşamaya çalışanların da suçu olamaz.

      Bende dediğiniz şeklide büyüdüm aşşağı yukarı, evliliğimizde bazen kavgalar da küslüklerde olmuştur, ama mutlu olduğum zamanlar çok daha fazladır. İnanmayacaksınız belki ama hele ki son zamanlarda yeni evlenmiş gibiyiz. İkimiz de çok mutluyuz ve böyle devam etmek istiyoruz.

      Yanlış kişiyle mi evlendik, yoksa evliliği yürütmeyi mi bilemiyoruz bunu bir tesbit etmek lazım.
      Dindarlık tan ne anlıyoruz ne anlamalıyız. Adam eşiyle şakalaşmasının , muhabbet etmesinin sevap kazandıran bir iş olduğundan habersizse, evine sarfettiği paranın sadaka hükmünde sevap olduğunu bilmiyorsa, kadın kocasına hizmet etmesinin, kocası için süslenmesinin sevap olduğundan habersizse bu nasıl dindarlık olacak.

      Üç bacanağınızda boşandığına göre sizin kız tarafının aile yapısında bir sorun olduğu anlaşılıyor.
      Kız adamla görüşüyor, görüş babam görüş, bir yıl nişanlı kalacakmış yok daha neler.
      Kaç sefer dedik, ailelerin tanınması, tanışması lazım diye, orada belli olur her şey, beğenilmeyen görücü usulunde bu vardır. Bir insan genellikle %40 annesidir, %40 babası, kendine has özellikleri en fazla %20 olabilir.

      • zuhal diyor ki:

        Seymen bey çok güzel demişsiniz hatta bu 1 yıllık nişanlılıkda ne oluyor anlamadım.İnsan yeri geliyor senelerce yaşadığı eşini tanıyamıyor herkesin hata yapma olasılığı vardır bencede bu 1 yıllık nişanlılık olmaması gereken birşey.Zinadan başka bişeye vesile olmaz bu durum.Ve hatta şu sevap konuları yani para harcama muhabbet konularına gelince onlar zaten karı koca arasındaki muhabbetin artması için getirilen islami kurallardır.Ne güzel siz bunca zaman bunu yaşayabildinizse.Allah inş tüm bekarlara öyle evlilik nasip eder.Bunun bilincinde olmak büyüklerin de bu konuda gençleri teşvik etmesi inanın çok önemli.Ben bu huzursuzlukların altında hep islami bilgi eksikliğinin yada islamda uygulama zorluğunu görmekteyim.Yani insan islam kurallarını bilirde nefsine kapılıp uygulamakta zorlanır.Sizce bir kadının kocasına hizmette sevap olmasında yada erkeğin parsını ailesine harcamasında eğer büyükler bunda art niyet buluyorsa kıskançlık yapıyorsa yada başka çıkarlar söz konusuysa ve buna benzer diğer durumlarda insanlar acaba ne yaptıklarının farkındamı diye düşünüyorum .Allahtan korkusu yok kimsenin.Herkes uygulamada Allahı unutuyor gibi geliyor bana.Ben daha önceki yorumumdada söylemiştim .Ailelerin akıllı davranması çok önemli bence .İnsan ilişkileride öyle .Aile ne kadar içine kapanıksa insanlara sui zanda bulunuyorsa anlaşmakta o kadar zor oluyor sanırım.Ve severek evlenmek asla bugün anlaşıldığı gibi zina işleyerek evlenmek değil ama insanlar bunu yanlış değerlendiriyor.Ailelerin denetiminde yapılan düzgün evlilikler bence en güzeli .İnanın bu sözlerinizde evliliğinize gıpta ederek baktım Allah devamını nasip etsin inşallah…

        • seymen diyor ki:

          Hep mutlu huzurlu değildik, tartışmalar da oldu, kavgalarda, hanımın kapıyı çarptığı zamanlarda.
          Ama toplam olarak baktığımızda mutluyduk. Çevredeki bazılarını görünce eşimin kıymetini daha iyi anlıyorum. Bizim iletişim ve birbirini anlamama sorunumuz var gibiydi. Buradaki derslerden sonra o konuda da bayaa mesafe katettik ve gördüm ki aslında birşok şey kolaylıkla halledilebiliryormuş. Biraz fedakarlık insanı birçok sıkıntıdan kurtarabiliyor.

          Adam eve gelince kadın adamın o günkü durumunu anlayacak, sıkıntılıysa, sinirliyse ona göre davranacak.
          Bazen neşeli olur, bazen donuk, ona göre davranacak. Adam şöyle biraz dinlenip yemek falan yemeden, şikayet, istek vs. de bulunmayacak. Sorunlar kavgalar genellikle aynı sebepten olur 6 aylık evliyken ki bir sebepten çıkan kavga aynı sebepten 6 yıl evlilikte çıkmamalı, hassasiyetlere dikkat etmeli.

      • zeynep diyor ki:

        seymen bey ailelerin tanışması hususunda size sonuna kadar hak veriyorum çok doğru bir tesbit…tecrübeyle sabittir..

    • zehra diyor ki:

      Boyle kesin yargilarla yazarak bekar insanlari evlilikten korkutmamalisiniz. Cok guzel evlilikler de var etrafimizda.
      Insan olan yerde problem elbette olur ama boyle umitsiz bir tablo cizmek musluman fitratina yarasmaz.

      Bekar arkadaslar, benim etrafimda gordugum evliliklerin %90 dan fazlasi gayet guzel, dindar ve nezih aileler, esler birbirine sadik, erkekler sahip cikan merhametli, kadinlar da saygili. En onemlisi dua, ayakkabinin bagi bile kaybolsa Allah’tan isteyin deniyor, evlilik onemli bir karar icin mutlaka her namazdan sonra dua etmeli, bir de anne-baba duasini da ihmal etmemeli

      • Yasin diyor ki:

        :'( Maalesef kardeşimiz haklı…

        Kahvehanelere bakın bu kadar kahvehane neden dolup taşıyor? Bu adamlar neden evlerine kendilerine güler yüz gösterecek(?) hanımlarının evlatlarının yanına koşmuyorlar? Bu adamların zoru ne? Neden gece yarılarına kadar bazı insanlar işi olmadığı halde işyerinde duruyor? Başka eklemeler yapıp konuyu dağıtmak istemiyorum.

        Evlenip Mutlu olan kadınları görüyorsunuz, erkeklere sorun bakalım kaç erkek evlendikten sonra gerçekten mutlu. :(
        Elbetteki mutlu evlilikler de vardır, fakat bunların en fazla %20-30’lar civarında olacağını tahmin ediyorum. Yuvaların dağılmıyor olması sizi yanıltmasın erkeğin boşanması kolay değildir. Mevcut kanunlar yürürlükte olduğu müddetçe ben tekrar evlenmeyi istemem… :(

        • seymen diyor ki:

          Evet memleket aslında evine küs erkeklerle dolu, bunu ifade edemedikleri için sorun yok sanılıyor ve hep onlara yükleniliyor.

    • hasret diyor ki:

      hayat bir imtihan allah ençok sevdiği kullarını sınarmış.ayrıca o söylediğiniz solcu kesimin mutlu olması çok normal.onlar bu dünya hayatını seçtiler \seçhelale haram demek kolurdunuz ancak kaçıracağınız mutluluk daha büyük olurdu.hani derlerya firavunun birkez bile başı ağrımamış.eğer bu imtihandan geçtiyseniz allah sizi seviyor da musibet veriyor..
      Güzel bir söz sanırım hadisti bu ” ya ömer istemez misin dünya onların olsun ahiret bizim”siz ahireti düşünün boş verin solcu kesim mutlu olmaya devam etsin ancak sonu kara toprak ama bizim yeni ve sonsuz haytımız olacak inşallah.yani dünyayı isteye dünyayı verir , ahireti isteyene ahireti verir yaradan… öyle geçiyor ayetlerde.

      • hasret diyor ki:

        Yukarıda yanlış yazılan kelimenin doğrusu ”onlar bu dünya hayatını seçtiler/seçiyorlar .eğer sizde onlar gibi sadece dünya haytını seç seydiniz eminim sizde çok mutlu olurdunuz ancak kaçıracağınız mutluluk daha büyük olurdu sonsuz uhrevi saadet.”

      • seymen diyor ki:

        Solcu dediğiniz kesimde kıskanmak diye birşey yoktur, kıskanmayı ayıp sayarlar.
        Adam özgür, kadın özgür, herkes mutlu. :(
        Evlilik diyorlar ama onların ki evlilik değil, resmileştirilmiş birliktelik.

    • esra diyor ki:

      evlenmeden olur mu.insanın dertlerini mutluluğunu paylaşacağı sorununu anlatıp rahatlayacağı bir eşi olması gibi var mı.kadınların olmadığı bir dünyada hiçbir erkek arkadaşınız bunu size yaşatamaz.yaşlı bir teyze tanıyorum.rahmetli eşi kızdığında saçlarını yolarmış.şu yanakların bittiği yerdeki saçlara duluk denirmiş.adam öldükten sonra kadın olaydı da duluklarımı yolaydı diyordu.dayak mı özledin diyenlere beni bu dünyada yalnız koydu gitti diye hayıflanırdı.bu teyze neler çekmiştir kimbilir.ama erkeksiz bir dünya istememiştir hiç bir zaman.anlattıklarınızın bir kısmı gerçek olabilir.ama genellenemez.Allah karşınıza uygun gönlünüze göre birini çıkarır inşallah.

    • Düşünen Adam diyor ki:

      Kadınların olmadığı bir dünya mı? Yaradılışa bu kadar ters bir istek olabilir mi? Hz. Adem Hz. Havva yaratılmadan cennette tam bir huzur bulamamış olsa gerek ki Allah Hz. Havva’yı yarattı.

      Erkeklik problem çözücülük demek, erkeklik kıskanılmak demek, erkeklik allak bullak olan şeylerin düzenlenmesi demek, erkeklik rekabete değer olmak demek, erkeklik huzur sağlayıcılık demek, bekar erkek arkadaşlarım sözlerim size böyle bir erkek olamadıysanız oluncaya ya da ölünceye kadar evlenmeye kalkmayın. Ölmekten beter olabilirsiniz. Hanımlar erkekler geç olgunlaşır kusura bakmayın…

      Şehvet gerçekten bir tuzak kesinlikle. Bu tuzağa düşmemek için helal dairenizi daraltmayın sevgili dostlar. Allah hakkıyla helalinden isteyenlerin sayısını artırsın ve dualarını kabul edip helalinden vererek bu tuzaktan hepimizi kurtarsın.

      Beyler biran evvel olgunlaşarak içi geçmemiş enerjisini olumsuzluklara henüz yönlendirmemiş hanımefendilere layık olmalı ve onları gereksiz yere 30 yıllarca bekleterek hem onlara yalnızlığı tattırmamalı(psikolojilerinin, fizyolojilerinin ve daha bilimin tam bulamadığı bir çok şeylerinin bozulmasına sebep olmamalı) hem kendileri henüz ahir zamanın mahvetmediği güzelliklere kavuşabilmeli. “Kafanızdaki kıvama gelmiş kız” aramayın. Zamane kızların çoğu 30 yıl içinde ya evlenmiş ya feminist (ayrı bir tür) olmuş ya da boşanmış ve haksız nafakayla geçici dünya hayatını garanti altına aldığını sanmıştır. Kendisinden artık hiçbir fayda görmeyen eski kocası (yeni kölesi) ölünceye ya da evleninceye ya da başka adamla verilen nafakayı yediğini tespit eden eski koca tarafından öldürülünceye kadar nafaka alma hakkını kendinde görmeye başlamıştır. Böylelerinden şeytandan başka kimseye yar olamaz.

      “Şen şakrak aile hayatı” kadınsız bir dünya isteği ile çelişir. Ahlaksız ülkelerde yasallaştırılmaya çalışılan yozlaşmış ilişkilerden aile olamayacağı ve hz. Lut kavminin başına gelenler zamanımızda daha çok tefekkür edilmeli. Allah haktan helalden ayırmasın.

      Din diye kastedilen metal bir yüzeye yine metal bir cisimle vurulmasıyla çıkarılan ses :D ise diyecek bişey yok ama. İslamda kadının kocasına itaati anne babasına itaatinden önce geldiğinden bir kadının aşık olduğu adama kavuşması Ana Babaya itaati evlilikten önce gelen erkeklere göre çok daha kolaydır. Kendisine itaat edilmeye değen hiçbir anne ve baba evladını sevdiğinden ayırmaya kalkışmayacaktır.

      “islami internet sitelerinde cinsellik kadın-erkek ilişkilerinin daha yeni yeni konuşulmaya başlanması” ifadesi çağımız insanlığının araştırmayan, ilmin asıl kaynağı ile değil de yüzeysel bilgilerle yetindiğinin göstergesidir. Ahlaksız içerik trafiğinin büyük reyting aldığı internet ortamında insanları islam davetini ulaştırma ve evlilik gibi en temel kurumun temelini sağlamlaştırmayı hedefleyen aciz insanların düşüncelerini başkalarının istifadesine internet üzerinden ulaştırmasını küçümseyebilirsiniz belki. Asl olan halis niyet ve Hakk’ın tarafında olabilmektir.

      Mevlana Hz. Diyor ki: Can konağını aramadaysan,cansın;bir lokma ekmek arıyorsan, ekmeksin.şu nükteyi biliyorsan, işi biliyorsun demektir:neyi arıyorsan O’sun sen. Peki sen neyi ariyorsun? Aradigini biliyor musun?

      Evlilik zaten mutsuz insanların işi değil. Evlenince mutlu olacağını zanneden kişi, kimsenin hayatını karartmasın. Mutlu adam evliyken de mutludur bekarken de mutludur. Allah’ın sana verdiğinden ya da vermediğinden razı değilsen sence Allah senden razı mıdır?

      Allah insana kalbi sevme kabiliyetini boş ve geçici şeylere aşırı harcayarak bitirip sürekli acı çekmesi için yaratmamış demek ki…

  12. AHSEN diyor ki:

    bence biraz cesaret gerekiyor ve niyetinde ciddi olmak ne istediğini bilmek gerekiyor herşey açık açık konuşulmalı karşıdaki insana karşı birşeyler hissetmekte önemli tabiki benim için her zaman karakteri ön plandadır güven duyabileceğim bir insanın olması en önemliside bana herkonuda destek olabilecek beni anlayabilecek bir karaktere sahip olmalı ALLAH korkusuda önemli tabiki ama bu bir evde mutlu olmaya yeterli değil kesinlikle görüştüğüm insanların hepsi dindar insanlardı ama arada bir uyumun olması çok önemli herşeyden önce.Ama tabi dindar olmasın demiyorum kesinlikle hassasiyetleri olmalı.

    Bu konuda çevreye çok görev düşüyor bence gençlerin en büyük sıkıntısı bu insanların bu konuda vesile olmaları lazım eskiden komşuluklar iyiydi insanalr birbirlerini iyi tanıyordu tavsiye üzerine çok oluyordu artık o eksi ilişkiler kalmayıncada bu durum ortadan kalktı çalışırken birileri vesile oluyordu sağolsun şimdi evde olunca ancak insanlar neden evlenmiyorsun demesini biliyorlar yada kimseyi beğenmiyoruz olarak algılıyorlar erkek olsam kendi başımın çaresine bakarım ama bayan olarak olmuyor ne yazıkki bu durumda beklemekten başka yapacak birşey olmuyor tabi ailenin de bu konuda çok rolü olmalı anne babalar bu konuda da biraz çaba sarfetmeli ben bu güne kadar görüştüğüm insanlardan ailemin haberi yok ne tepki vereceklerini bilmiyorum ama bu şekilde de geleceğimle ilgili bir karar almak zorundayım

    • seymen diyor ki:

      Herşey açık açık konuşulmalı demişsiniz. Nedir bu herşey, çok mahrem değilse bu konudaki düşünceleri merak ediyorum. Ben konuşacak konu bulmakta baya zorlanmıştım. Çocuklarının mürüvetini görmek ieteyen beş çocuk babası biri olarak soruyorum bunu.

      Evlililik görüşmelerinde mutlaka aileler de dahil olmalı, adayların hem o anki duygusallıkları ile objektif olmaları zordur, hemde insanları (uyumlu çiftleri uyumsuz çiftleri) tanıma konusunda tecrübesiz olabilirler, mesela bir abi damat adayının tıyneti hakkında sizden çok daha feresetli olur. İki tarafında aile yaşantıları düzenleri alışkanlıkları önemli, çoğu evlilik bu yüzden baştan uyumsuz oluyor, zamanla düzelenler var düzelemeyenler var.

      Evlenmek isteyen erkeklerde evli arkadaşlarıyla abileriyle görüşürlerse görüntünün çok önemli olmadığını önemli olanın ruh güzelliği olduğunu onlardan öğrenebilirler diye düşünüyorum. Bana göre genellikle bir bayan ne kadar alımlıysa o kadar da kaprisli ve çekilmez olur.

      • AHSEN diyor ki:

        benimde genelde birçok görüşmemde çok geneldi konuşmalar ilk anda daha çok kalbim ısınabilir mi ısınamaz mı düşüncesi mi hasıl oluyor bilemiyorum ben anlayamıyorum bunu ilk görüşmede zaten bugüne kadar sadece bir beyefendiyle üç kez görüşme imkanımız oldu sonuç olarak olmadı ben her talep edene mutlaka bu ikinci yada üçüncü kez şans veririm.Çünkü ilkinde sadece tanışma oluyor.
        tabi birçok şey konuşulabilinir beğeniler zevkler aileler beklentiler hatta düğünün nasıl yapılacağı örf ve adetler olumsuzluklar bunun gibi birçok şey konuşulmalı bu sitede yapılan bütün yorumlarda gözlemlediğim kadarıyla cinsellik konusunda da ilerleyen süreçte konuşulmalı diye düşünüyorum hatta ikinci eş meselesi bile konuşulmalı:)ben kabul edemem tabiki ayrı mesele..ben konuşmaktan çekinmem normal haytta çekingen bir insanım ama söz konusu böyle bir meselede çekinmem.
        karşı tarafın ailesinin olduğu görüşmelerim oldu ama bu durum benim kararım üzerinde hiçbir etkisi olmadı.
        kesinlikle görüntü çok önemli değil bir insanı tanıdıkça kesinlikle hiç önemli olmadığını birebir yaşıyor insan
        kimseyede birşey diyemem niye beni beğenmedi diye sitem edemem :)beğenmeyebilir..
        ama bende tecrübeli bir insan olarak size soruyorum iki insan arasındaki uyum daha çok bir evi paylaşınca anlaşılan bir olgu değil mi..ilk başta uyumlu gibi gözüken fakat evin içinde bambaşka bir çift olan insanların olma olasılığıda var mutlaka..bence insanların karakterleriyle ve evliliğin devam etme sürecinde verdiği mücadeleyle alakalı nasıl bir sevgiyi beslemezseniz biter evlilikte böyle birşey mücadele edilmezse devam edemez ..eder belki ama mutsuz bir şekilde..siz mesela yaşadığınız bu süreci ve uzun süren evliliğinizi nasıl değerlendiriyorsunuz bugününüzle o günleri karşılaştırsanız yine aynı şekilde mi davranırdınız?yada o zaman bugünki aklınız olsa bazı şeyleri değiştirirmiydiniz, farklı davranırmıydınız?

        • seymen diyor ki:

          Böyleyse doğumun sezaryenla mı normal mi olması (ki burada çok tartışma çıktı bu konuda) çocuk sayısı, aralarındaki yaş farkı, günde kaç saat tv seyredilecek, kaç saat, kitap okunacak, salatayı kim yapacak, sofrayı kim kurup kaldıracak, senede kaç gün kaynanaya tahammül edilmek zorunda kalınacak, kayınvalde hastalanırsa kim bakacak, senede kaç kere kızın ailesi ile görüşülecek, çocukların nasıl birileriyle evlenmesi uygun olabilir, ben ölünce evlenmeye kalkıcan mı? Cennette de beni isteyicen mi? İstemeyeceksen baştan konuşalım da ona göre… :) Duvaların boya olmasını mı, duvar kağıdı olmasını mı tercih edersin. Şu kadar zenginiliğe ulaşınca bana araba almazsan olmaz. Hangi semtte oturacağız. Bitmez ki bunlar.

          Düğündü, dernekti, kıyafetti, evdi, takıydı vs. işleri gelin-damat adaylarının konuşması uygun değil (eskiden öyleydi) aileler konuşur anlaşır sende kabul edersin o kadar.

          • esra diyor ki:

            valla o düğün dernek işlerini baştan konuşulmasına bende katılıyorum.adamın babasının içinde kalmış çalgılı çengili düğün istiyor.bunu söylemez de onlara bırakırsan nolur durum.ben düğünümde oynatmam diyebilmeli dini hassasiyeti olan insan.

      • AHSEN diyor ki:

        Ben hiç kaprisli değilim:) alımlı kadınlar nasıl oluyor onuda bilemiycem:)

  13. AHSEN diyor ki:

    Sema hocam çok güzel konulardan birtanesi yine benide yakından ilgilendiriyor çok özel olmayacağı için hem sizin hemde yardımcı olacağını düşündüğüm için belki burda düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.

    Bende sizin gibi her insanın yaşı ne olursa olsun boşanmış çocuğu olsun yada olmasın yaşlı genç her insanın mutlaka her zaman yanında bir hayat arkadaşının olması gerektiğine inanıyorum çünkü insanın fıratıda bunu gerektirir tespitleriniz çok doğru kadınlar ayakta kalma konusunda daha güçlü oldukları için birde kendi işlerinde kimseye muhtaç olmayacak durumları olduğu için belki biraz daha mesafeliler bende bir hanım tanıyorum oğlu var 17 yaşında eşinden 1 yaşında iken ayrılmış gençte bir hanım bu yaştan sonra artık düşünmediğini oğlunun da istemediğini dile getirdi tamam anneler çok fedakar ama bu hayatta bir eşin varlığıda bir kadın için çok önemli bence..toplum olarak çok önyargılıyız bu önyargıları kırmak o kadar zor ki bir bayan mesela boşanmış bir erkekle evlenmek istese ailesiden çevresinden ciddi tepkiler alacak yada bir erkek için çok fazla olmasada yine tepkiler alacak ama o kimsenin başına birşey gelse kimsede onun yanında olmak istemeyecek..siz zaten bu konuları çok güzel özetlemişsiniz

    Bende üniversiteden mezun olduktan sonra planlarımda ilk önce bir yuva kurmak vardı sonra kendimi iyi bir cemaatin içinde hizmet ediyor olarak buldum çok şükür rabbime tabi bu esnada çok çeşitli görüşmelerim oldu genelde karşımdaki insana göre hareket ettim birçok insanla ne hikmetse evlilik hakkında detaylı bir konuşmamız olmadı ben bunu erkeklerin öncelikle dış görünüşe bakıp ondan sonra belli birşeye karar verip ona göre davrandıklarına kanaat getirdim görüştüğüm insanlar içinden sadece şuan kadar bir kişiyle bir kaç defa görüşme imkanım oldu ondada genel konular olmakla beraber çalışma hayatıyla ilgiliydi bu konuda farklı düşünmesi bana olumsuz olacağını düşündürdü galiba ailesine karşı göstermelik birşey istiyordu çünkü son kez konuştuğmda bana ailesinide düşünerek olumsuz bir karar aldığını söylemişti tabiki herkesin kendi kararı ..

    ben internetteki sitelere çok mesafeli bakıyorum hiçbirşekilde sağlıklı bir ilişki olamayacağını düşünüyorum çünkü insan ekran başında hayalini kurduğu insanla konuştuğunu zannederek yüzyüze karşılaştığında gerçek olanı hayalindeki gibi olmadığını görünce büyük bir hayal kırıklığına uğratabiliyor.
    böyle bir deneyim de başıma geldi oda yakından akrabamız ama uzaktan görüp tanıdığım bir insanla bir vesile ile internette konuşmaya başlayıp niyetimiz ciddi bir noktaya geldi o çok kararlıydı birçok şeyide kararlaştırmış en son yüzyüze karşılaşmaya geldi o gün bende kararımı verdim ama onun o ilk görüş anındaki olumsuz verdiği kararı günler sonra ben kendi çabalarımla öğrendim söyleme lütfunda bile bulunmadı buda beni bir müddet üzülmeme sebep oldu sonra görüşmemizden aylar sonra evlendi tabi ALLAH ın takdiri olmadığı içinde çok şükrediyorum.Bir erkek olarak onun gerekçeside belli benim yakınım bu şekilde davranıyorsa hiç tanımadığımız insanlar kim bilir ne niyetle yaklaşacak kesinlikle uzak durulması gereken bir ortam bu konuda.

    tabi ben herkesi aynı kefeye koymuyorum gerçekten evlilik niyetiyle gelip benim de karar veremediğim anlarda oldu bu yüzden de ben suçluluk hissediyorum herşey iyi ama kendimce olmayacağını düşünerek hiç sebep yokken olumsuz karar verebiliyorum bir kere bunu yaşadım bu yüzden suçluluk duyuyorum nedenini hiç bilmediğim bir durum kesinlikle insanları küçümseyen bir insan değilim eksik ve kusurlarını örtmeye çalışan bir insanım ama Rabbim nasip etmeyince olmuyor demekki demekten başka bir seçenek yok..

    • zeynep diyor ki:

      SANIRIM HER BAYAN AYNI ŞEYLERİ YAŞIYOR…KESİNLİKLE NASİP İŞİ BUNLAR.RABBİM TAKDİR ETMEYİNCE ELDEN BİRŞEY GELMİYOR.

  14. osman diyor ki:

    sema hanım,
    yukarıda tesbitlerınız dogru. ama su noktayıda unutmamak lazım. müslüman bir erkek için bayan çok değerlidir. benim gördüğüm kadar kadına dünyanın hiç bir yerinde erkek tarafında bu kadar deger verilmiyor. bende eşimin bekar olmasını önemserim. başkası ile baskası ile yasanmış dugyları olmasını arzu etmem. bu bence verilen degerden kaynaklanır çogu zman.
    bu nedenle yukarıdakı dedıklarını dogru olmakla beraber ve zor olmaktadır. bu nedenle boşanmaları engelleyecek önlemlerın alınması cok daha önemlidir. evet evlilikler kurtarmak üzere yazılarınız cokca mevcut allah razı olsun. esas baslangıçta dogru eş secimi olmalı.bu konuda cokca yazı yazmanızı arzu ediyorum. krıterler yanlıs olunca çokca sıkıntılı aileler olmakta, evlilikler kör topal olmakta ve bosanmalar hızla artmaktadır.

    talebimi tekrar iletmek isterim. bayanları ozellkle ve erkeklerın doğru eş şecimi ile alakalı yazılarınızı özlemle beklıyoruz.
    bunun yukarıdakıbahsettiğniz sorunu buyuk kısmını çözeceğine inaniyorum.

    birde kızdığım diğer konu söyle;
    birçok evlık kız gördum. reddettığı talıplılerını söyle açıklıyor.çok iyi idi, dürüsttü vs vs sayıyor ve sonra nasıp olmadı. nasıp olmadının aldında yatanlar ortaya çıkıyor. ya göresel olarak begenmemıştır yada parasal yada kariyer olarak begenmemıştır. sonra kalkıp gidip maddi ve nefsi arzuları olan bir evlilik yapıyor. tercıh nedenı bü yonde kullanıyor. sonuc ben esime sunu yapıyorum soyle edlıyorum vs vs ama o bana deger vermiyor. bu tercıhı kım yaptı allah askına. hatayı yapıyoruz yapıyorz. sonrada erkek suçlu. kendi düşen ağlamasın.ne yapım. gonul kımse aglamasın istiyor ama ağlamak için çok caba harcıyor bayanlarımız. elden bise gelmiyor. bizde kendi düşen aglamazda demekten baska birsey birakmiyorlar.

    böyle bir hikayesi olan bayanların evlilikleri hep hatalı. hep evliliklerinden şıkayetçıler.karbuzun içi güzel olsun diyoruz. bunu bize haykıran sebeplerı(sebeplerden küçük tiyolar, sap tarafı kurumuş olmalı ve dıp yani çicek tarafı içeri çökük ve çiçek noktası küçük olmalı) göz ardi ediyoruz ve gösterisine göre hareket ediyoruz. sonuc hüsran.

    bir bayan bir erkekten ilgi ve sevgi gördüğünde erkeğin çırkınlıgın görmez ve onu yakısıklı bile bulur. bu onun duygusal yapısının geregıdır. butun kızlarda bunu bılır ama ona deger veren degıl yakısıklı olanı veya parası olanı tercıh eder.

    maddiyat konusuna gelınce de eger bir erkek iredeli ise istikrarlı ise allah karıyeride veririr parayıda (rızkını).şirkette bir müdürümüz var, evlenirken sadece yatak odasını ve mutfak mahzemesını almıışlar ve evlenmışler. şu an ikincı dairesini aldı.

    ne kadar hesap yaparsanız, alt alta üst üste toplardanız toplayın. işin içinden yasalarla kanunlarla çıkamazsınız. hele türk milleti bir yolunu bulur. gercekte kıvrak zekaya sahıbız. önemli olan eğitim(öğretim demiyorum dikkat ederseniz) ve allah korkusudur. bu olmazsa hiç birsey düzelmez. aynı günümüzde ilaçlar gibi hastalıgı ilestirmek degıl o anlık açıya sıkıntıya, agrıya cözum bulmaktır.

    burada topu bayanlara atıyorum. evlılıkte kararı bayan veriri. erkek talıp olur ve bayan kararı verir. yanı evlılık bosanmaların büyük bir kismının sorumlusunun bayanlarda oldugunu düşünüyorum. eş şeçimlerini doğru kriterler üzerinden götüremiyorlar. islam duygusal oldugundan bayana yönetme hakkı vermemiş ve sahitlikte yarım olarak kabul etmiştir. allah bayanın bu eksıklıgını gozumuze gozumuze sokarken neden hala bayan duygularıyla hareket etmeyı inatla istiyor.

    • osman diyor ki:

      annem veya kız kardeslerımden veya duygu ve düşünce yapımdan dolayı olabilir. yanlış eviliklerin sorumlusunu bayanda görsem. de, üzgün, düşkün ve mağdur bayan görünce cok üzülüyorum. icim acıyor. çok birsey istemiyorum benım acıma duygum kadar dogru seçım için bayanlar kendilerini gelıştirselerde bana sıkıntı vermeseler olmazmı :)

      • zuhal diyor ki:

        Osman bey dediklerinizide çok haklısınızda bunu iyi eşi ayırt etmek inanınki bazen tecrübesiz bayan olduğu kadar erkek içinde çok zor.Benim bir halam vardı kocası ayda 2-3 kez içerdi ama öldüğünde arkasından dua etti hep çünkü yaşarken ne eşini kırmış nede üzmüş hatta arkasından evine ev bile bıraktı çoluk çocuk sokakta kalmadılar emekli maaşı kaldı.Oysa bizde içki içene kız bile vermezler.Diğer taraftan çok müslümanım diyen zamparalar var Ben bakıyorum kadınlara ahkam kesiliyo yok açık kadın istemem yok başkası ile çıkmamış gezmemiş olsun ama bekarken kendinin etmediği şey kalmamış yani birazda nasip gibi geliyo bu işler

        • zuhal diyor ki:

          yine çevremden bildiğim bir bayan geldi aklıma oda tam hatırlamıyorum ama halasına yada teyzesine gelin gitmiş.Ben kendisi ile ayrıldıktan sonra görüştüm neyse anlattığına göre evde çok kötü davranıyorlamış kendine mesela aynı sofraya oturtmazlarmış ,ayrıldıktan sonra çocuğun nafakasını ödemeyi bırakın baba sormuyormuş bile benim çocuğum nasıl vs vs Yani kardeşinize kızınızı gelin olarak veriyosunuz olanlar çok kötü yani bu sadece bayanların elinde olan birşey değil gibi geliyor bana istediğiniz kadar seçin aynı evde yaşamadan bilemyioruz..

          • zuhal diyor ki:

            ama genel olarak düşünürsek yazdıklarınızda haklılık payınız yok değil çoğunluktada dediğiniz gibi oluyor bu kadın olsun erkek olsun farketmiyor herkes kendi kendine ediyor…

          • osman diyor ki:

            aklı sımdı aklıma gelmıyor. ünlü bir avrupalı yazar olayı soyle acıklıyor. bayanlar akıllarında prenslerını canlandırırlar. işte duygusal olcak, merhametlı olcak, deger bilecek, vs vs. sonra bi erkek görürler ve onu begenirler göresel olarak. onun hakkında bilgi edinmeden hayalındekı kısılıgı ona gıydırır ve ona asık oldugunu dusunur. sonra onunla beraber olmaya baslayınca hayalındekı canlandırdıgı kısılıgın onda olmadıgını farkedınce ayrılık surecı baslar.

            bunun gibi yazarlar bu gıbı konular defaatle dınlendırmelerıne rahmen dıkkat etmeyıp aynı hataları yapıyoruz. derdım buna dıkkat cekmek.

            bayanlar göreselliktekı zaaflerını bilmeli buna göre harekt etmelı. sonra uzuluyor. duygusallık aklın kontrolunde olmalı. dıye düşünüyorum.
            kızlar elbıse almaya gider aaa ne tatlı,
            araba almaya gider cok guzel,
            vs vs
            bakıs acısı bu olunca erkegıde boyle gozu ve duyguları ıle secerse husrana uyrar. bunlarda muhakkak olcak ama aklın kontorlunde olmalı

        • osman diyor ki:

          zuhal ve ahsen hanıma

          işte bende bu ayrımı doğru yapılması konusunda sitemkarım. benim bir kiz kardesim var. akrabaların vasıtası ile görüştüler. bende kendısını görmemiştir. kardesimden bilgiler aliyordum. her konuştuğumda olumlu oldugunu soyluyordu. ben o zamanlar denk getırıpte cocukla gorusemedım. bıraz uzadı sanırım iki ay geçtı. baktım telefond sıkca konusmaya basladıler. dedımkı abıcım cok sık konusma ben gorseyım. yanlıs anlasılmasın. neyse yardım gorseumye gidecem kardesımde krıterlerını ogrendım. ilk soyledıgı sey namaz kılması ve yalan konusmaması ve aılesıne onem varmesi dedi. bu arada kardesmın cemaatle ilişkısı var. dını yonden bos degıl. gittim gorsutum cocukla. ne oturması oturmak. yemesı yemek nede konusması konusmak (kardesim mantıklı ve tutarlı konusuyor demıstı.) tutarsızlk heryınde fiskiriyor. namazlarını kılmıyor. ve kıldım dıye yalan soyluyor. ama kardesım yakısıklılıgına vurulmus (boylu poslu ykısklı cocuktu. ) tek tek cocugun hatalı davranıslarını sozlerını anlattım. namaz kılmadıgınıdaanlatım. kardesımın dediği abı sen onu begenmedım o yuzden boyle elestiriyorsun dedi. begenmıs ya bazı seylerı kabul etmıyor. tamamen duygusal davranıyor. namaz kıldıgını soyledı kılmıyor. bu yalan degılmı dıyorum sesı cıkmıyor. bir abısı daha var. onunda fikrini al dedım. oda gorustu. aynı seylerı soyleyınce ıkna ettık. sımdı baska bırısıyle nısanlı evlenecekler. adam gıbı adam.

          yıllarca abıcım evlılıkle alakalı kıtaplar okuyun dedım dedım ama soz dınletemedım. evlılıkle alakalı bılgı edınmeden dogru karar alacaklarını dusunuyor yenı nesıl. ve tamamen duygularının esırı oluyor. akıl tatılde oluyor. bu sürecin dogru yoneılmesı için dillendıyorum. bosanmaların oldugu ve aıle kavramının zayıfladıgı ortamda bunu sıkıntısını bende cekecegım. ilerde cocugum oldugunda ortamdan dolayı kayıp gidecek veya toplumda aile kavramı oldugu ıcın evlenecegı cocuk cocuk olmayacak derdım bu yanı.

          • zuhal diyor ki:

            Şimdi Osman bey bu konuda çok güzel bir ilişki ve davranışta bulunmuşsunuz bence .Çünkü ilk kardeşinizi mantıklı bir şekilde ikna etmişsiniz .Yani aslında bu nişanlılık sürecinde gençlerin görüştürülmesi konusunda bence bir 3. kişinin olması şart.Hatta bana soracak olursanız bazen 1 kere bile görmek yeterli olabiliyor o kişiyi beğenip beğenmediğinizi anlamanız için.Bu yüzden aileler bence kızlarını hadi sen git falanca ile konuş çok iyi çocuk anlaşırsanız evlenirseniz demelerini de çok hatalı buluyorum.Kimse yoğurdum ekşi demez.Hatta oğullarını belki değişir ümidiyle evlendirip kız tarafına hiç bişe sezdirmeden evlendirip elin kızının başını yakanlar var.Adamın oğlu mesela eroinman der benim oğlum bir tane.Bilemezsiniz.Kız tecrübesizliğinden dolayı eğer bir hata yapılıncada direkt kız suçlanıyor.Ama malesef çok dindar gibi gözüken ailelerde bile bu böyle.

            Bana göre kız la erkek eğer birbirini gördüklerinde beğendilerse işin gerisi aileye kalır Ailede akıllı davranır iyi bir seçim yapabilirseler ne ala süper bişey olur.Ne zina olur nede hata .Yani evliliğin kötü olma ihtimali çok büyük oranda düşer.Bakın yüzde yüz iyi olacak diye bişede yok.Ayrıca aileler anlaştığı için bir tarafın anlaşamalara ve verilen sözlere karşı çıkma olasılığıda düşük olur.Çünkü o zaman tüm aileyi karşısına alacak demektir.İşte bana göre evlilik öncesi aşk ve sevgi bu kadardır .Burda aile araştırır delikanlıyı bakalım bu adam bir yuva kuracak kapasitedemi değilmi ?Ama şimdi öyle değil el zinasından başlayın tüm zina çeşitleri şuan mevcut hatta bunu yapmayanla evlilik bile düşünülmüyor.Yani böyle düşünen aileler azaldı.

            Hatta bence böyle bir evlilik olayı gençlerin akıllarına konmadan eğer mümkünse ailelerin önceden anlaşıp soradan gençlere danışarak onların fikirlerine önem verilerek yapılan evlilikler daha iyi olur.Ama ailelerin anlaşılması durumunda illede gençler evlenecek diye bişe yok.Kızkardeşinizinde böyle düşünmesi gayet doğal onu ne ayıplıyor nede aklının tatilde olduğunu düşünüyorum :) O olması gerektiği gibi düşünüyor olay bu Temiz bir bayandan daha fazlasını yada birçok erkekle tecrübesi olan bir bayanın düşündüğü gibi düşümesinide beklemeyin ama tüm bayanlar aynı aynı olacak diye bişey de yok.Siz abilik görevinizi çok güzel yapmışsınız.

            Bu durumda kız kardeşinizin inş size olan sevgisi ve hürmetide artacaktır.Siz onu gerektiği zamanda yanlız bırakmamışsınız.Ama böyle olmayıp çok tecrübesiz bir bayana siz gidin anlaşın bakın elalemin kızları nasıl uyanık aferin kapmışlar iyi kocayı uyanık olun gibi laflar derseniz o zaman siz kardeşinizi kötü duruma düşürürdünüz ,onu akılsızlıkla suçlardınız ve bunun cezasınıda çekerdiniz.Size düşen şey kırıcı olmadan kardeşinizi mantıklı bir şekilde ikna etmek ve herzaman yanında olmaktır. .

          • zuhal diyor ki:

            Ve burda olan en önemli nokta işte kız eğer aşağıda anlattığım gibi uyumlu olursa herşey aileye kalıyor ve ailenin çok mantıklı olması gerekiyor.Mantıklı olurkende 4 dörtlük kimsede yoktur.Yani herkese kötü diyip evladın evlendirilmemesi de çok saçma orta yollu bir karara varıp gençlerin yuvası kurulmalıdır.

          • zuhal diyor ki:

            Aileler akıllı olmazsada benim size daha önceki yazılarımda bahsetmiş olduğum vakalar oluyorki buda çok üzücü…Bu durumda kadın her zaman boşanmalardan yada diğer olumsuzluklardan mesul değildir.Yani bazen bizim hatalarımızı başkaları çekiyor ve biz kötü duruma düşünce kendimize ediyoruz aslında burda haklısınz.Yani kardeşinize mantıklı olmazsaydınız siz kendi kendinize edecektiniz yani bu işin sonu yine size patlayacaktı.O yüzden herkes dediğiniz gibi kendi ediyor kendi buluyor.

          • eliff diyor ki:

            osman bey, lütfen kusura bakmayın yanlış anlaşılmak istemem. siz bir kaç şeyi çok dile getiriyorsunuz ama ben size katılmıyorum. kadınlar her zaman görüntüye önem vermez. benim bir çok arkadaşımın eşi öyle yakışıklı falan değil. zengin de değiller. hatta alt kısımlarda anlattım ben de ilk baş eşimi beğenmemiştim.
            bir de illaki evlilikle ilgili kitap okumak şart değil bunu çok dile getiriyorsunuz. okunması tabii ki çok iyidir ona bir diyeceğim yok. çok da faydalı olur. ama şart değil. bu siteye tesadüfen rastladım ben. ama bu siteye girmeden önceden de hiç kavga etmemiştik. hep iyi geçiniyorduk. hala da iyi geçiniyoruz. Allah size de gönlünüze göre bir eş nasip etsin.

      • AHSEN diyor ki:

        Osman bey çok tek taraflı düşünüyorsunuz talipleriniz sizi beğenmedi diye onların gerekçelerini siz kendinizce iyi bir kılıf buluyorsunuz bütün sorumluluğu bayanlara yüklüyorsunuz insanların farklı gerekçekleri olabilir nasip tabiki bütün bunlar tek taraflı verilecek bir karar değil bende bir bayan olarak o adımı erkekten beklerim hüsrana uğradığım oldu ama iyiki olmamış diye düşünüyorum herşeyin hayırlısı olsun.Sema hanımın “hazinenin anahtarı” yazısında bir isteğiniz vardı bu konuyla ilgili o yorumumu okumadınız herhalde:))
        üzülmeyin dert etmeyin sizde evlenirsiniz.. inşallah hayal kırklığına uğramazsınız beklentilerinizi fazla tutmayın yalnız..birde sorum olacak size dul bir bayanla evlenir misiniz hayır ise cevabınız gerekçeniz nedir?Erkekler için bekaret konusu çok önemlidir çünkü..

        • osman diyor ki:

          ben görüştüğüm kisilerın aracılarına acık acık herdefasında sordum. olmama nedenını. kendi kanaatım değil yanı. evet yakısıklı oldugumu iddaa etmiyorum. guzel bır kalbım olduguna ınanıyorm. bu guzellıgı ortaya cıkarcak guzel kalbı bir eş arıyorum.oradakı yzılarınızı okudum. elif hanım aşagıda bır yazı yazmıs ona cevaben bir yazı yacagım. tam mantıgımı ve beklentılerımı gormuş olursunuz.arzu edersenız okursunuz.

          bekaret konusu benım için önemlımıdır. bilmem bu yönde düşünmemiştim. sanırım önemlidir. daha once baska bırı ile birseyler yasamıs, sevgi yasamıs, ona canım demıs, kocam demıs, vs vs sonra bana demesı bana garıp gelıyor. bazı seylerı de sıfırdan ben yasamak ıstıyorum. onun çekıngenlıgını, heyacanını vs vs. ilk cocugu oldugundakı yuzundekı ıfadesını , ilk defa hamıle oldugndakı endisesini sıkıntısınız ve koktugunda veya bana ıhtıyacı oldugnu hissetmek istiyorum. yanı herseyın ilk anındakı huznu sevıncı aglamayı, korkuyu ve her duyguyu.

          iste bundan istiyorum.

          • firuze diyor ki:

            Siz ilkleri yasarken, karsinizdaki kisinin tum ilklerini yasamis bitirmis ve bu yonde bir heyecani kalmamis olmasi zor bir durum.Tecrubeyle sabit.

        • osman diyor ki:

          sunuda söylemek isterim. allaın benı bu halde yaratmıs olmasında rahatsız degılım. mutlaka benı begenene biri yaratmıstır. allah kuluna zulmetmez. cok cirkınde değilim endişe etmeyın :)

    • zehra diyor ki:

      Nasil bir erkek evlenecegi kadin da guzellik, asalet, mal ve diyanete bakiyorsa -diyanet tavsiye ediliyor tabi- bir bayan da pekala yakisikli bir erkekle evlenmek isteyebilir. Nitekim su zamanda cirkin bir kizla erkeklerin pek cogu ahlaki guzel olsa da evlenmek istemez. Kizlar da gozlerinin disarida olmasini engelleyecek kadar begendikleri bir adamla evlenmeli bence.

      • seymen diyor ki:

        Dengi olmak diye birşey vardır, çok güzel bir kadın çok yakışıklı bir erkek isteyebilir, yanıma yakışsın diyebilir.
        Ama sadece bu özelliğe bakmak diğer taraflarını görmeye engel olabilir ve bu yüzden bazen çok pişman olabilirsiniz.

        • firuze diyor ki:

          Bana gore evlenecek kadin ve erkek alti ay birbirlerini hic gormeden perde arkasindan konusmali.O zaman ilk bakilan kriter dis guzelligi olmaz, ruhunu sevdiginiz birini isteseniz de Allah size cirkin gostermez zaten.Benim kocami ilk gordugunde ablamin ilk yorumu “ayyy cok cirkin” olmustu.(Tabi bunu kocamin yuzune soylemedi, sadece bana soylemisti.Ayni ablam kendi kocasini cok yakisikli bulur ama icki onun kocasinda, namazla abdestle, orucla zaten isi olmaz, sorumsuz, dogru durust calismaz, bahis oynar vs. Allah bir an once islah eder ins. cunku ablam icin cok uzuluyorum.)

      • nedim diyor ki:

        Onu bunu bilmem. Acik sözlülügümü bagislayin ama hangisiyle konustuysam sonunda arabamin markasinin ne oldugunu, maasimin yüksek olup olmadigini vs….
        Arabam yok ki markasini soruyorsun. Neden az ile yetinemiyorsunuz. Ardindan ne mi oldu. Kalkip gitti. Ailem diyor evlen, komsum bile ne zaman evlenecegimi soruyor. Kardesim isiniz gucunuz yok mu. Ben diyorum ki bu zamanin kizlarini doyurmak zor. Dünyalari önüne sersen mu tlu edemezsin. Neyse galiba maddiyatci olanlar hep beni buluyor. En iyisi su anda
        anda bekarlik hayati.

        Alinti:
        Bayan diyorki erkek sevgisiz işte ne bileyim iyi davranmıyor.Ya kardeşim daha evlenmeden mal ve mülkü seven-makam isteyen-Allah rızasını ve Peygamber sav’in kavlini kenara itenler sizler değilmisiniz???Erkeğin işi ve malı mülkü yoksa evlenmeyen sizler değilmisiniz.Evlenirken 40 binliraya yakın masraf çıkartan sizler dğeilmisiniz.Malı mülkü seven bir kadını erkek neden sevecekmiş??? Erkeğinin getirdiğine surat asan,hiçbir şeyi beğenmeyen,habire mal mülk isteyen bir kadını kim sevsin??Sizler ektiğinizi biçiyorsunuz eğer malı mülkü sevmek yerine Allahı ve Peygamberini dinleseydiniz yuvanızda sevgi olurdu.Adam bakıyor evde kalcak mecburen nişanlılıkta kadının her dediğine evet diyor.Demese bizim gibi evde kalcak sonra evlenince işi bitiyor basıyor tokatı ve haklıda.Sen adamı sevmedinki!!!nişanlıyken şu makinayı al-altını al-evi saray yap-tarla olmasın-hayvan olmasın-dairede kalalım-anne baban olmasın gibi aşağılıkca davranıyorsunuz sonrada erkekten sevgi bekliyorsunuz.Boşa

        • zehra diyor ki:

          Cevrenizdeki insanlarin kotu olmasi sizi hayal kirikligina itmis. Ama zaten gunumuzde kadin erkek herkes maddiyata dalmis durumda. Ben elimde bir valizle esimin evine gittim, pek cok esyamiz da yoktu, hala da yok. Arkadaslarimin pek cogu da ayni sekilde davrandi. O yuzden umidinizi kesmeyin. Cokca dua edin. Goruseceginiz kisiye onceden arastirin, insanlara, yakin cevresine sorun..

        • DOĞRU OLSAM OK GİBİ YABANA ATARLAR BENİ,eğri olsam yay gibi elde tutarlar beni. diyor ki:

          konuş kardeşim.boşanmış biri oarak sana sonuna kadar hak veriyorum.

      • osman diyor ki:

        evet bayanda yakısılı erkekle evlenebilir. dogru. bu ona verılmıs bir hak. peki erkege cok evlılık hakkı verilmiş siz neden evlenirken eşinizin bu hakkı kullanma hakkını elınden aldınız. ona verılmıs bir hak. tartıda adaletlı olmak lazım degılmı?

        ama ben ne diyorum evet allah erkege cok evılık hakkı vermış ama bu hakkı kullanması onerılmemıs. ve cocuk ve es hakkını hakkı ıle idameettirmek için tek eşliligin daha dogru ve sağlıklı oldugugunu düşünüyorum.

        aynı sekılde yakısıklı veya güzel eş seçmek haklarımızdan biri ama bize önerilenin doğru oldugunu düsünüyorum ve bayanların bu konusa daha cok bılınclenmesı gerektıgını dusunuyorum. bayanın güzellige karsı zaafı var ve duygusal olduğu için bu zaafına yenık düşüp kısılıge bakmadan karar alıyor. dediğim budur.

        hımm yakısıklıgını on plan alan bir bayanda sonra buralara gelıpte benım esım cok duygusuz, ben ona deger verıyorum o bana deger vermıyor dıyeyakınmasın. önlemını bastan alsın. onlem derken yakıslı ile evlenmesın demiyorum. arzu ettıgı ve karsıda oldugunda mutlu olacagı kısılık onda varmı yokmu tartsın. sadece bunu diyorum.
        yukarıda kız kardesımın yaptıgı hatayı anlattım. okursanız benı dhaiyi anlarsınz diye düşünüyorum.

    • eliff diyor ki:

      osman bey, tam nasıl yazacağımı bilemedim ama bir çok kadının erkeğin yakışıklılığına ya da parasına baktığı kısmında size katılmıyorum. benim evlenmiş olan arkadaşlarımda ya da çevremde sizin dediğiniz kadar büyük bir kısım yok en azından.

      kendi evliliğimi anlatayım size örnek olması açısından. beni eşimle üniversitedeyken arkadaşlarım tanıştırmıştı. o zamanki kriterlerim memleketinin benim memleketimle aynı bölgede olması, ben mezun olup çalışmaya başladığımda ya benle aynı miktarda para kazanması ya da birazcık fazla kazanması. bu düşüncem de sırf erkekler kendinden daha fazla para kazanan kadınla evlendiğinde sorun oluyor derler o açıdandı. yoksa az da kazansa gerçekten benim açımdan sorun olmazdı. bir de daha önemli olan dini kısmı vardı. üniversitede ben namaz kılıyordum diyemem. ara ara kılıp bırakıyordum. ama en azından düzenli bir ev hayatım olduğunda kılmak istiyordum. bu bakımından namaz kılsın diye kesin bir şey diyemezdim. kılmasa bile kılabileceğini düşündüğüm bir insan olsun isterdim. en büyük hayalim sabah namazına eşimle beraber kalkmaktı. sanki o olursa her şey olurmuş gibi gelirdi.
      eşimle tanıştığımız zamana gelirsek ben onu gerçekten beğenmemiştim. yakışıklı biri olsun falan diye düşünmüyordum ama gerçekten de beğenmemiştim. ama diğer düşüncelerim uyuyordu. bir de bana bana çok iyi niyetli çok temiz kalpli gelmişti. bunu deyince ben namaz kılmıyorum kalbim temiz derler ya öyle birşey değil. tam nasıl anlatılır bilmiyorum gerçekten şaşırtıcı derecede öyleydi. hala da her lafında her konuşmasında fark ederim bu özelliğini hep de hayran kalırım.

      namaz kılmayan bir insanla evlenilir mi evlenilmez mi hep tartışılır ya bu açıdan da eşimi biraz anlatmak istiyorum. ben eşimle tanıştığımda namaz kılmıyordu, sigara ve içki de kullanıyordu. hatta haram helal konusunda çok bilgisi de yoktu. faizin haram olduğunu bile bilmiyormuş o derece. benle tanışır tanışmaz hemen aynı gün içkiyi sigarayı bıraktı. sigarayı sonra birden bırakınca kötü oldu ama sonra günde bir kaç tane içip azaltarak çok kısa sürede bıraktı. neden evlendin o zaman dersen bizim ailede buna benzer örnekler vardı. genelde damatlar böyleyken içki sigara gibi özellikler varken sonra bırakıp kızlardan daha dindar hale geliyorlardı. ömür boyu çok dindar yaşayanlar var hala. o bakımdan çok garipsememiştim. içimden bir ses daha sonra onun da namaz kılacağını söylüyordu. bir de çevremde dindar bir aileden gelip üniversite bozulan insanlar vardı. o yüzden bunları gençken yapıp sonradan düzelen insanları da görmüştüm. o yüzden normal geldi. bir de beni etkileyen başka bir özelliği malum erkekler için en büyük sınav kadınlardır. normalde dindar bir erkeklerin bile zor geçeceği imtihanlar yaşamış. bir çok kız tarafından erkeklerin geri çeviremeyeceği tekliflerde bulunulmasına rağmen hiç oralı olmamış. hatta kendi arkadaşları bile dalga geçmiş. ki eşim bunu yaptığı sırada çok dini bilgisi yoktu.

      eşimin şuan ki haline gelirsek beş vakit namazını kılıyor, orucunu tutuyor, içkisi sigarası yok, kaza namazlarını kaza oruçlarını tutuyor. kendi kendine cdlerden kuran okumayı öğrendi. tecvit öğrenmeye çelışıyor. bir kere hatim etti. ikinciye başladı. hatta hafız olmak istiyor, arapça öğrenmek istiyor. bunları da gerçekten çok istiyor. bunun yanı sıra bunları yapması hiç kolay değil çok zor çok yoğun çalışıp yapıyor. ben şu ana kadar hatta benim ailemde belki bu sitede bulunanlar da dahil onun gibi zor şartlarda bir vakit namaz kılmamıştır belki. Allah yaptığı her şeyden razı olsun.

      evliliğimize gelirsek ben onu ilk temiz kalpliliğinden iyi niyetinden sevdim. hala da en çok sevdiğim özelliği bu, hala da her davranışında nasıl bu kadar temiz kalpli düşünebilmesine şaşarım insanların ona yaptığı şeylere rağmen. hep hayran kalırım bu özelliğine. yaklaşık 2 senedir evliyiz. 4 seneden fazladır tanıyorum kendisini. bir kere bile kavga etmedik, bir kere bile bana sesini yükseltmedi ben biraz yükseltsem bile. ne istersem elinden geldiğince yapmaya çalıştı. sevgisini ilgisini hep gösterdi. işi çok stresli olmasına rağmen bana hiç yansıtmadı. o bu kadar iyi niyetli oldukça hep daha çok sevdim onu daha hayran kaldım ben ona. ilk tanıştığımızda beğenmeme rağmen şu an ki düşüncem dünyanın yakışıklı erkeği, en iyi kalpli insanı benim kocam. dünyanın en huzur veren yanı onun yanı, dünyanı en huzur veren kokusu da yine benim kocamın kokusu bence. Allah onu başımdan eksik etmesin. ben de ona hep iyi bir eş olayım.

      bu arada evlilikle ilgili ne ben kitap okumuştum ne de eşim. biz birbirimize hep iyi davranmaya çalıştık. ailelerimiz arasında hiç bir sorun yaşamadık şimdiye kadar çok şükür. ben üniversitede eğer bir arkadaşım olursa inşallah onunla evlenirim diye düşünürdüm. tek arkadaşım da o oldu. birimizi sevdik ama ailelerimiz istemeseydi ikimiz de vazgeçerdik. bazen düşünüyorum biz birimize hep iyi davrandık, ailelerin rızasını aldık ondan böyle iyi geçiniyoruz diyorum ama bence bu da yeterli değil. kalpleri birbirine ısındıran ancak Allah tır. yoksa bir insanı bu kadar sevemez. sonuçta herkesin kötü özellikleri de var. bunu birazdan evlilikten korkan insanlar için yazdım. evlenirken de çok fazla kriter belirlemeye gerek yok bence. çok yıllık evli değiliz belki ama çok şükür birbirimizle mutluyuz. Allah herkesin gönlüne göre versin.

      • .:. diyor ki:

        Allah mutlu ve huzurlu, bir yastikta esinizle size omur gecirmeyi nasip etsin.

        Sizi ve esinizi tebrik ederim.

      • osman diyor ki:

        bir cok kısmı ne yazıkkı oyle tabı olmayan varmı? tabıkı var ve olmayanları mutluluklarını hep sahid oldum.eşinizi anlatmışsınız. benımde hep dediğim kişiliklerin tanınmasıdır evlilikte. öncelikle ne istediği bilmek ve o kişiliğin karşıda olup olamadıgını tartabılmek.

        sizin düşünce yapınız, duygu yogunlugunuz, merhametınız ve sevgıyı yasama ve hayatı paylaşma şeklınız örtüştüğü için ok mutlusunuz. böyle hayatlar cokca gördüm sahit oldum. hep bu ahengi yaşamışlara dua ettım.

        siz bukadar acıkca yazdınız bende size yazayım. yazınızdanda cok uyumu düşncel biri oldugunuz bellı. hersey cumlelede saklı anlayabılene.

        dindar bir aileden geliyorum. orta okulda cemaatlerle tanıstım. turkıye’de üniversite kazanmıs olmama rahmen insanlara belkı bir faydamız olur diye yurtdısına çıktım okumak için.( ins allah kabul etmiştir) ıkıncı senemde sınıf içinde hoca varken sınıf arkadası oldugum bır kızdan herkesın ıcınde evlılık teklıfı aldım. (ahsen hanım cırkınlerıde seven cıkıyor :)) hedefımde hep manevıyatı ve sevgısı yüksek bır evlılık arzu ettıgımden dolayı kabul etmedım. zaten cok sasırmıstım kızarmısım kı kız ne oldu korktunmu diye sordu :) bir ay sonra kıza sordugumda bursuru erkek var neden benı sectınben cok yakısklı biri degilim dedıgımde cok guzel kalbın var demıstı. ben bunu kesfedecek birini arıyorum.

        üçüncü sendemdi. bir eve tasndık arkadaslarla. karsı komsumuz zına yaparak kazancını saglayan cok guzel bir bayandı. hakıkaten cok güzeldi. kac defa seker alma bahanesı ile gelip benı cay içmeye davet etti. kac defa cayı olmadıgını soyleyerek canının cay cektıgını evınde kalmadıgını ve sızde varmı varsa yapım bereber ıcelım deyıp evıme girmeye calıstı. amacım degerlı bır ese sahıp olmaktı. onu hak etmek ıcınde böyle bir hataya düşmeme duygusuyla ve ins allah korkusuyla hataya düşmemek için caba gösterdim. allaha cok sükür allah korudu.

        her arkadasımız ve her bındıgmız taksı bize kadın ayarlamaya calısıyordu. nefsıne hakım olmak için allahtan yardım isteyene allah yardım eder. o yüzde insanın nefsıne sahıp cıkması ıcın ikinci eşe gerek yoktur. bu ikinci eş arzusunu bahanesıdır. bana göre. konuya donelım.
        sonra tekrar okulu bıtınce iyi bir teklıf aldım yurtdısına cıktım. iş hayatında olunca kızlar daha bırsaldırgan oluyor. birgun iş görüşmesi için singapura gitmıstım. görusecegım kısı malezyalı ıdı. müslüman oldugumu ögrenınce yakınlık gosterdı ve benı otelde bırakmadı evıne götürdü. annesı kız kardesı ve babası vardı. cay falan ıctık konustuk flan yatma vaktı geldı. gorusecegım kısı sabah herkesın evden erkekn cıkacagınız o yuzden rhat rahat hareket edebılcegımı soyledı ve yattık .gorusmemız 12 de idi. sabah bı kalktım kız işe gitmemış bana şirinlık yapıyor. osman topuklar. :)

        son ıkı yıl kala türkiyeye geldıgımde bir akadasşım benı bir kızla tanıstırdı. üç kere görüştüm. yurtdısına tekrar cıktım. telefonda onu tanımaya devam ettım. anlayıslı guzel kalblı bırı idi. cok anlayıslı idi. buuyumu benım ona ilgimi ve sevgimi artiyordu. farkedıyordum her yaptıgnda benım mutlu olmama dıkkat edıyordu. o oyle oldukca bende oun için birseyler yapmaya ve mutlu etmeye çalısıyordum. fitratım bolye benım birisi benım için bir iyilik yapınca ben ona kat be katkarsılık verme ihtıycaı hıssedıyordum. kotuluk yapanda yıne kata be kat cezasını cekıyordu. ayda ıkı üç kere arıyordum. iki ay sonra benı türkiyeye davet ettı. netlestirelim diye. ikimizde olumlu idik. ben gerı gıdınce ıkı kız kardsımı onlara gönderdım annesı ile tanısınlar dıye hersey olumlu gdıyordu. hep ince ruhunu, anlayısını ve benı mutlu etme cabaını heran hissediyordum.

        hersey onun için ve benım için tamamdı. dörduncü ayda yine geldığimde iki ay önce yemek yaparken canımın sarmaistedigımı soylemıstım. onu aklında tutmus onutmamıs yapmıs getırmıs. insan boyle zamanlarda karsı tarafa ne dıyecegını bilmiyor. bu ifade edilmez. kımı bu duygulardan yoksun oldugu içinde hissettiklerımı bu kadar hissedemz ve degerlı bulmaz. o haytını benı mutlu etmeye adamıstı bende onu mutlu etmeye. zaten hep etrafımdakı evlılıkler gozlemlerdım ozmana kadar tam istedigım kısıyı yakalamıstım.

        annesı benden babasına bahsetmıs. oda karadenızlı oldugumu ögrenınce ben karadenızlıge kız vermem dedı. nedenıde yukarıdakı komsuları karadenızlı ımıs ve kızın abısı ve damat bir olum kızı memlkete gönderım eve kadın alıyorlarmıs dıye karadenızlıye kız vermermıs. zıhnıyetlerı bozukmus. nuh dedı peygamber demedı. 6 ay gecmıstı. benım turkıyeye donmeme bır bucuk sene vardı. sounu cozemıyorduk. babasıda eve görücü getirecekti. hergun benı arayıp ağlıyordu. ağlamasına dayanamıyordum. benı kacır deyıp duruyordu. aksı gıbı son bır ayda işlerim okadar kotu olmustu kı birsey yapamıyordum. kızın üzülmesıne dayanamıyordum ama cozumde bulamıyordum. işlerim felaketti. hersey ters gitmeye baslamıstı. düşünmekte basıma agırlar giriyordu. titreme tuyordu benı acıle zor yetiştiyorlardı beni.

        hayatımın en zor ve yanlış kararnı aldım. allahıma sıgındım. dedımkı allahım benım işlerımı bu hale gelmesı senın bilgin dahılınde , onun babasını bu davranısı hep senın bilgin dahılınde, benım caresız olmam senın bilgin dahilinde. sanıırm sen bızı bıze hayılır kılmadın. eger hayırlı kılmıs isen onun talıplılerının onune engeller cıkarırsın dedım.ve onu bana saklarsın dedım. onda baban zorluk cıkarıyor dıye bahane gösterıp bitrimemız gerektıgını soyledı benı kacır dıye yalvardı. agladı öylekı benıde aglatı. ama ben kacırmadım. eşeklık ettım salaklık ettım kacırmadım. allahıma sıgındım. ona teslım oldum.

        türkiyeye döndüm ilk işim onu aramak oldu. aradım evlenmıstı :( ilk başta bana kızdıgı için böyle yaptıgını düşündüm. ama allhım onu baskasına nasıp etmıstı. yıkılmıstım. sonra allah güc vardı ona teslım olmaı yine başardım. o iyisini bilir dedim.

        4 ay geçmişti. telefonum caldı. actım o. ilk söyledığı sey sen bana kıyamazdın dedı. merhmet duygusu fazla olan biri için bu söz ölümden farksızdı. dünyayı yıkmak gelmıstı içimden. eşiyle tartışma yasamış çok üzülmüş. derdini anlattı. elimden geldiğince yol gösterdim. teselli ettim. ve benı birdaha aramamasını söyledim. sönra sorunlarını çözdüğünü ve mutlu oldugunu mesaj atmıstı bana yıllar önce.

        oda benı ikl gördüğünde begenmemişti. saçlarmımı cok kısa keserım. hiç sevmemişti. snra bana senı ilk gördüğümde hiç sevmemiştim amakalbını tnıdıkca sana isindim demişti. şimdide uzun saclılar bana garıp ve itici geliyor demişti. bir bayan gercekten sevmek ve sevilmek istiyorsa gözünü ve nefsını aklının gerısıne almayı bilip karsıdakını tartmakla ulasabilir.(zehra hanım işte bunda bahsediyorum.

        insanın böyle sende yok olmayı bilen bir esi olsa ve sende onda yok olmayı biliyorsan. ikinci eşmiş, nefsi duygularmıs bunlarla savasmak için zaten güc topluyor.

        allahım onu bana nasıp etmedı. allahım iyisini bilendir. allahım onun yuvasında mutlulugu eksık etmesın.

        eliff hanım,
        bunları nedenmı anllattım. sizin gibi cok degerli ve eş olmayı bilen ince ruhlu hanımların oldugunu biliyorum. bende karsılatım. cevremde cokta gördüm. sitede BİR ASK HİKAYESINİ de benim yazım. hocamın hayatı. varlıgınızdan bi haber değilim. ama azınlıktasınız. hele günümüzde… ben o kızla tanısmadan öncede öyle bir fitratta bir eş istiyordum simdide öyle istiyorum. bu insanın kendını tanıması ve kendıne yakısan fıtratı tesbıt etmesı ve tesbit ettiği o fitratı karsı tarafta bulmasıdır.
        masaya oturupta ısınma, elektrık bekleyenler sonra carpılanlar oluyor.bu bir şans oyunu gibi iyi gelen kurtarıyor.

        son bir buçuk yıldır. 8-10 kişi ile görüştüm. kimi beni yakısıklı bulmadı istemedı. bende güzel kalbi ile benı bende alan, sabah evden cıkarken bende olusturdugu sevgıden dolayı anlını opüp evden çıkacağim ve aksam olsada allahımın benım için bu dunyda bana lutfettıgı hayırlı eşimle mutlulugun tadını cıkarayım diye bilecegim EŞ OLMAYI bilen birine rastlamadım. onu arıyorum . evet var çünki sizingibileri görüyorum ordan emınım.

        iki eşliliği savuna arkadaslar hiç eş yokkende nefsın arzularına allahın izni ile gem vurulur. kimiside 8’e kadar evlenirde dahasını ister.

        • zehra diyor ki:

          siz beni yanlis anlamissiniz. ben sadece bayanlarin yakisikli bir erkekle evlenmek istemesini ayiplayanlara kiziyorum. genelde insanlar beni begenir, taliplerim de cok olmustu. ama esimi yakisikli bulmazlar. ama bana gore dunyanin en yakisikli erkegi, en nazigi, en dusuncelisidir. cok iyi kalpli ve durust bir insandir. Allah ondan razi olsun.

          O kizi da kacirmadiginiza uzulmeyin, ailelerin gonlu kirildigi zaman sonrasi daha zor oluyor, hayirlisi demek lazim.

          • osman diyor ki:

            “ama esimi yakisikli bulmazlar. ama bana gore dunyanin en yakisikli erkegi,”bende sizi bu sözüüzü diyorum.bir bayanın mutlu olması gereken ilgiyi ve sevgiyi görmesi ile olur. bunu yakalayınca göreselliği önemsemez. dogru olanda budur. ama işte görücü üsulu evliliklerde karsı tarfı tanıma firstı olmuyor. bundan dolayıda görsel olarak secım yapılıyor. bu girtaptan kurtulmak lazım diyorum. topluma güzel aileler gereklı. allah yuvanızda huzur eksık etmesın ins.

          • zehra diyor ki:

            Tam tersi gorucu usulu evliliklerde daha saglikli karar verilir bence (tamamen anne-babanin gordugnden bahsetmiyorum) cunku diyelim size birisini onerdiler, surada soyle bir kiz var, guzel falan. siz onu gormeden once arastirip, iyice ogrenirsiniz, akrabasi olmayan, cikari olmayan guvenilir kisilerden bilgi alirsiniz. sizin icin onemli olan konularda bilgi alirsiniz, mesela esini calistirmak istemeyen bir kisi ona gore bir kisi ile gorusmeli, ben dindar birisi istiyorum diyorsa 5 vakit kilmayan birisine direk hayir demeli gibi. Daha sonra ilk kez gorustugunuzde begenseniz bile yine de bir miktar mantigi devreye sokarsiniz, ilgili insanlarla, ailenizle istisare yaparsiniz. Daha sonra isler tamamen gonul mecrasina kayiyor zaten.

            Yoksa diyelim bir insani gordunuz, begendiniz, eger nefisiniz begenmisse, hicbir kotu ozelligini gormezsiniz, isterseniz 5 yil gezin, yine gormezsiniz. ta ki evlenip cicim aylari gecene kadar, sonra tartismalar basla Allah korusun. br de Allahin yasak kildigi bir seyden guzl sonuclara gitmek zordur. En guzeli sunnete riayet etmek, tavsiye almak.

        • esmasultan diyor ki:

          Duygu yüklü bir yazı olmuş. Allah karşınıza iyi insanlar çıkarsın. Evlilik güzel bir şey. İnşallah akşam yorgun argın işten çıkınca koşa koşa gideceğiniz bir yuvanız olur

        • AHSEN diyor ki:

          selamün aleyküm osman bey,
          Sema hanım bu yorumları eminim çok güzel değerlendirecektir bende buna istinaden yaşadığım tecrübelerimi aktarmaya çalıştım.
          Ben genelleme yapılmasından dolayı çok büyük rahatsızlık duyuyorum genel olarak konuşuyorum birkaç bayan kötü davrandı diye yada bir eş eşine zulmetti yada başka bir bayanla oldu diye herkesi de bu şekilde değerlendirmek çok büyük yanlış insanları tanımadan da katagorize etmenin dinimizde de ne kadar sakıncalı olduğunu biliyoruz mazaallah bütün bunlar insanı kibre götürüyor insanları iyi tanımak lazım ben hayatımda çok kötü tecrübelerde yaşadım insanları tanıdım kendimide tanıdım sizin gibi her insan maddi manevi büyük bir mücadele veriyor herşey ibret almak gerekir bu hayatta insan nelerle karşılacağını bilmiyor nasıl insanların karşısına çıkacağını bilmiyor hep bir imtihan içindeyiz.

          Neden özellikle bana çirkinlerde sevilir dediğinizi anlayamadım benim seilmez diye bir iddam olmadı ki her insanı ALLAH yaratmadı mı Kuran’ı Kerim de bir ayet vardır yaratılışımızla ilgili onu okuduğum zaman benim tüylerim diken diken olur sarsılırım bu ayet başlı başına uzun tefsir edilebilecek derecede yaratılışı barındıran bir ayettir bende bu ayete bütün kalbimle iman ettim oda şu ayet :

          6. Rahimlerde sizi nasıl isterse öyle şekillendiren O’dur. O’ndan başka ilâh yoktur. (O) mutlak galip, hüküm ve hikmet sahibidir.al’i imran (feyzul furkan meali)

          güzellik göreceli bir kavram bir insanın kalbi güzelse onun o güzelliğini Rabbim mutlaka yüzüne sirayet ettirir ve bunu sevdiği kullarına güzel gösterir..dış görünüş benim için hiçbir zaman bir kriter olmadı ama sadece şu var çok uzun olmadığım için yanımda dev gibi bir adamda olmasını istemem açıkçası :)) tek kriterim bu dış görünüş olarak.Bir insan yeterki ahlaklı olsun..
          bende en az sizin kadar insanla görüştüm ama Rabbim dilemeyince olmuyor siz çok sevdiğiniz tam kalbinize mukabil bir hayat arkadaşı bulmuşken olmayışı ancak ALLAH ın sizinde dediğiniz gibi bilgisinin dahilinde olan bazı durumların sizin bilginiz dahilinde olmadığından ancak teslim olacaksınız bu durumda ne sizin nede başkasının elinden birşey gelmez.ALLAH hakkınızda hayırlısı neyse onu nasip etsin Allah herkesin gönlüne göre versin..
          bende kafamı bazı şeylere çok yoruyorum ama hiçbirşey istediğim gibide olmuyor en iyisi sabredip beklemek..
          Elif hanım ve eşi takdir edilecek insanlar keşke herkes bu şekilde olabilse her insan doğruyu bulamıyor aksine ne yazıkki hiç istenmeyen olaylar yaşanabiliyor ve bunu dindar olarak bilinen insanların yapıyor olması çok üzücü..çok dua etmek lazım

          • firuze diyor ki:

            S.a Ahsen Hanim,

            Eminim yapiyorsunuzdur da yine de aklima takildi, sormak istedim.Bu gorustugunuz kisiler icin istihare yapiyor musunuz ? Biliyorsunuz, sizin ser gordugunuzde hayr, hayr gordugunuzde ser olabilir.Istihare ile Yuce Yaratici bunu yureginize ilham edebilir o yuzden hatirlatmak istedim.Ayrica bu evlilik olayi tamamen nasip kismet olayi, hani bizim bir atasozumuz var ya kismetse gelir bulur yemenden kismet degilse, ne gelir elden diye.Evleneceginiz kisi icin Rabbim kalbinizde bir ulfet olusturuyor, beyniniz, mantiginiz hayir dese bile, o yuzden once yureginize bir bakin,derim ben nacizane.Bakalim yureginiz ne diyor ?

          • AHSEN diyor ki:

            aleykümselam Firuze hanım,

            çok teşekkür ederim bugüne kadar istihare gerecekecek bir durum olmadı denemedimde bu yüzden Genelde ilk görüşmede bitti hemen hemen hepsi.
            Ama sizin dediğiniz gibi mantığınız ve aklınızın hayır dediği ama kalbinizin evet dediği bir durum gerçekten çok zor bu dengeyi kuramadığınız zaman karar vermek çok zor oluyor bu durumda istihare de çıkacak netice insanı daha bir çıkmaza sokacak gibi geliyor o yüzden cesaret gerekiyor.
            Kesinlikle birazda nasip kısmet işi dediğiniz gibi zamana bırakmak lazım
            altıncı hisleriniz kuvvetli mi?:))

          • osman diyor ki:

            a.s AHSEN hanım,

            herkes böyledır demiyorum. yazımı sonuna kadar okumus iseniz bu düşüncede olmadıgımı anlarsınız. bu sitede gerçekten güzel insanlar oldugunu biliyorum ve inanıyorum. bu sitede olan insanlar kendını gelıştırmek için buradalar yanı kendı muhasebelerını yapıyorlar. boyle bir insanlar degerlı insanlardir. ama buyuk çogunluğu benım dediğim gibi.. bunu sadece bayan için demiyorum. erkek içinde boyle durumlar söz konusu.genel olarak erkek ve bayan olarak eş olmanın hakkını toplum olarak veremıyoruz. nerdenmı biliyorum.
            1. sondajlama yapmayı duymuşsunuzdur. benım hayatım bir sondajlamadır. 10 da 2’si değerli ve bilinçli çıkmıştır. on kişiden sadece 2 kısı evlılıkle alakalı kıta okumuş. knedını gelıstırmeye çalısmıs. yanı
            2. bosanma oranları bildigm kadarı ile yüzde 40-45. bu neyi gösterir? iy insanlar oldugumuzumu? bilinçli olduğumuzu mu?
            3. pekı bosanmamış evliliğini sürdüren kişilerin ne kadarı mutlu? belkı yüzde 35-40’ı. yanı toplumun yüzde 60-65′ bilinçsiz ve yanlış evlilik kurbanı. müslüman bir toplumda bu oran çok büyük.

            bu benım sadece yasadığim ıkı üç veya 10 örnek degil. bosanmışlara ve mutsuzları yüzdeye almak yeterlı? bunlar soylememdekı maksat bayanları kotuleyıp çephe olusturmak değil. ben erkek gözü ile bayanlarn hatasını söylicem siz ders alacaksınız kayda deger bulursanız. siz bayan gözüyle erkeklerın hatsını söyleyeceksınız bizde ders alacagız. amaç birbirimizi anlamak.

            ahsen hanım benım arzum ve dileğim eliff hanım gibi güzel evliliklerin olması. neslimiz kaybolup gidiyor. bunda bizde fayda görecegiz. belki simdi beklı ilerde çocouklarımızı rahatlıkta sokaga salabilecegiz. korkmadan …o yuzden toplumun komple bilinçlı olması önemli.

            şu anda çocugunuz olmus olsa onu gönül rahatklıyla topluma salabılırmısınız. hayır dediğinizi duyar gibiyim. demekki bilgili, iyi insanlar değilmişiz.

            iyilerde var tabi ki. zeynep hanım yukarıda anlatmış bir teyzemizi, belki onun ve onun gibilerin hatrına veya duasına basımıza tasş yağmiyor .

        • seymen diyor ki:

          Görüşme, konuşma, tanıma safhasının böyle aylarca, yıllarca sürmesi uygun değil. Hemen evlenmeye musait durumunuz haliniz vaktiniz yoksa görüşülmesi teşebbüse geçilmesi uygun değil, iş uzadıkça sorunlar çıkar, kul hakkı olur. Tanıştın üç kere görüştün, gönder anneni kız kardeşini neyse baksınlar, istemeye gelicez desinler iş bitsin. Kız da ikna olmuş ki evlenmiş, zorla evlenmesi imkansız, seni eşinden daha çok isteseydi evlenmezdi, sende bulduğu senin ona ilginden başka birşey değil aslında. Kısa vade de mutlu olması da zor (ileri de hayatı daha iyi tanıyınca mutlu olabilir ancak). Bunun nedeni de sensin, her sorunda (ki bu sorunları senle evlense de yaşayacaktı büyük ihtimalle) seninle evlenseydi böyle olmayacaktı diye düşünecek.

          İki eşliliği savunmak diye birşey yok. İki eşlileri anlamaya çalışmak diye birşey var. İdeal olan tek eşliliktir ama sende belki mecbur kalabilirsin birgün. Ben ikinci eşi düşünen biri değilim. Bunun lafını edenlerin bir çoğuda aslında bu işi ciddileştirebilecek insanlar değil, o yüzden fazla takılmaya gerek yok bu meseleye.

        • eliff diyor ki:

          kusura bakmayın Osman bey. ben bazı şeylere çok takıldığınızı düşünmüştüm ondan yazdım ama yanılmışım. bir de namaz kılmayan biri evlenince de kılmaz derler ya örnek olması açısından yazdım. sözde ben namaz kılmayı biliyordum istiyordum ama eşim gibi bir vakit namaz istekle ya da onun şartlarında kılmamışımdır. namaza başlamayı da kendi istedi ben zorlamadım. başlamak istediğinde de namaz kılmayı da bilmiyordu ailesinde de kılan yoktu. ben onun namaz kılacağına hep inandım ama tuhaf bir şekilde içimden bir ses hep öyle diyordu.
          Allah gönlünüze göre bir yuva kurmayı nasip etsin inşallah osman bey.

          • osman diyor ki:

            elif hanım bir birimiz anlamış oldugumuza sevindim. su konuyu yazmayı unutmusum. kavun seçmesını bilmeyen bir insan her kavun aldığında kotu çıkacak diye bir sart yoktur. iyide çıkabilir kotude çıkabilir. evlilikte böyledir. hiç kitap okumadıgınızı ama mutlu bir evliliğiniz oldugunu soyledınız. kitapsızda oluyormuşu ifade etmek için. evet olur. kavun misali gibi kavun seçme konusunda bilinçsiz olmak hep kotu kavunu sececegınız manası ifade etmez. bir kul allahın güzel bir davranısa binaen jet yapar ve hata yapmaını engeller ve önüne iyi insan çıkarabilir. ama allahın böyle merhametını hak edecek birsey yapmamış isek allah bizi yanlız basımıza bıraktıgında doğru karar almamız gereklı. sınav dünyasındayız allah herzman bize merhamet yapmaz. bu anlarda aklımız kullanmaız gerek ozmanda bilinçli olmak demek. Bizim ilk ayetımız OKU değilmi.

            riske atacak ne haytımız var nede neslımız o yuzden okuyup bilinçlenmek çok önemli. hata yapmamak için.
            duanız için allah razı olsun. allah yuvanızdan huzuru eksık etmesın ins.

          • osman diyor ki:

            okumaktaki kastım. insan okudukca kendını tanır, kendını tanıdıkca nasıl bir eşe ihtıyacı oldugunu bilir. bunu bilincede doğru evlilikler olur.

            anlik alınan kararların sonucu ortada.

          • osman diyor ki:

            ben insanlar degerlendiriken sabit fikirli olup olamadıklarına ve vefalı ve merhametlı olmalarına göre değerndiriyorum. böyle insan genel itibarla hak yolu buluyor. kişilikli oluyor. namaza sonradan başlama beklentısıde bir risktir. ama tabıkı vardır.

  15. gulbeyaz diyor ki:

    kocasi ölmüs olup dul kalan kadinlarin gunaha girme durumlari yok ,ve hayatlarini guvenle idame ettirebiliyorlarsa tekrar evlenmeme kararlarinin bizim toplumda daha hos karsilanmasinin ilgili hadisi seriflerle baglantisi olabilir.hadislere gore(kimi zayif olmakla beraber)dunyada 1 den fazla koca almis kadinin ahirette son nikahi altindaki kocasiyla(kaynagini hatirlayamamakla beraber hz.musa nin hanimina”benle cennnette olmak istiyorsan ,benden sonra evlenme”buyurmasi gibi),daha baska rivayetlere gore ilk nikahi old.kocasi, ahlaki en guzel olani ile yada istedigi ile olacak gibi ifadeler var.
    bu dunyada kocasini sevmemis bile olsa ,eger ikiside cennetlik olurlarsa ahirette kirlerden arindirildigi gibi ve cennette uzuntu ve zorluk olmadigi icin orada kocasini sevecegi ve beraber olmak isteyecegi de soyleniyor.

    nerden bakilirsa bakilsin Islam dunya evliligi deyip gecmiyor,hedefin ahirettede beraberlik olmasini ideal kosuyor.Allah cc u “cennetlikleri” sevdirsin..

  16. salih özgür diyor ki:

    ben anneme sen dul kalma seni evlendireyim dedim ,vay namusuz deyip terlikle evin odalarında kovaladı ,15 gün evde benimle konuşmadı ,ya ben nededim ,insanlar allahın helal kıldığı şeye kızıyor anlamak mümkün değil ,ayrıca birde genç yaşta dul kadınlar oluyor ömür boyu yas tutuyorlar ,kocası trfak kazında vefat etmiş bir komşu hanım vardı tek kızını büyüttü bir gün yolda karşılaştığımızda sordum nasılsınız diye evde hem anne hem babalık yapıyorum ,dayanamıyorum demişti ,kimyam bozuldu dedi ,sema hanfendi toplumun çok can alıcı yanlarında biri tebrikler ,günümüz kadınlarına ve genç kızlara en iyi örnek kadın olarak HZ. HATİCE VALİDEMİZİ GÖSTERMEK LAZIM ,BAŞKA SSÖZE HACE YOK ,SAYGILAR….

    • firuze diyor ki:

      Salih Bey,

      Annenize “cennete en son girecek olanlar bekar olarak olenler olacakmis (gecen de ilmine guvendigim bir hocadan dinledim) ” deyin, belki fikri degisir.

      Selam ve Dua ile…

  17. zuhal diyor ki:

    Ama şu başta ki yaşlı teyzeyi bende takdir ettim :) Maşallah Yani dediğim gibi iyi bir eş en iyi evlattan kat kat iyidir :)

  18. zuhal diyor ki:

    Yine çok güzel yazmışsınız Sema hanım.Hatta Tayyip beye önerileriniz güzel olmuş .Yanlız şöyle birşey var mesela çocuklu boşanmış hanım olup parasal gücü yeterli olmayan bayanlara eğer erkek 4 ay öderse ve çocuklar daha küçükse bu kişiler nasıl geçinecek.Yani herkes iş bulup çalışamıyor ki yada bir 10 yıllık evlilik hayatından sonra kim ne işi verir bir dul bayana ?Aslında bu durumda erkek mecbur çocukların bakılması için anneninde bir miktar nafakasını vermek zorunda kalıyor yada bu durumu ortadan kaldırmak için çocukları kendi alıp bakmak zorunda kalıyor.Bu durum anneden ayrılmayacak ufak çocuklar içinse çok zor.Bu durumda tabi şuda var kız çocuklarına verilen miras payı daha baba evinde verilmiş olsa yada kızlar erkek evlatlar gibi mirasçı olarak düşünülse islami hakları ne ise verilse aslında bu problemde kalkacak ortadan .Yani o miras kadına kendini koruması için verilmiştir.Tabi kadında oda olmayınca zor.(Aslında işte bir günahta sadece kendimize değil herkese zarar veriyoruz.Bugün o miras hakkı verilmez ama yarın hesabı büyük olur.)Erkekte zaten 2.eş konusunda bunu kullanıyor genellikle yani parası olmayan bir kadın her türlü hareketi kabul etmek zorunda kalıyor yada her türlü haksızlığa boyun eğmek zorunda kalıyor.Şimdi benim tanıdığım bir örnek vardı.Kadının 2 büyük (10-14 yaş arası )çocuğu vardı kocası bir müddet sonra ben başkasında aşkı buldum dedi gitti Kadının kayınvalde tarafıda ne torunlarına sahip çıktı nede kadına yardım etti sadece dedikleri şu oldu Karı olsaydında oğlumu elinde tutsaydın Ama evliyken yuvasını bırakan çocuklarına bişe demediler.Adamda çocuklarına bakmak istemedi karısına al çocuklarınıda nereye gidersen git dedi ben seni sevmiyorum dedi.Kadın zaten orda burda temizlik işlerine gidiyordu halada gidiyor ama 2 çocukla nereye kadar bu gidecek istanbul gibi yerde bilemiyorum.Çocuk sayısının artması tabiki güzelde ama ruhen sağlıklı büyüyemeyen çocukların topluma hiç bir faydasıda olmayacaktır diye düşünüyorum. Belki devlet böyle bayanlara bir maaş bağlayabilir ama ondaki sakıncada bence şu.Bugün Almanyadada işsizlik maaşı var ve evlilik dışı çocuğunuz olsa bile sokakta değilsiniz devlet bi şekilde size bakıyor ama bu durumda su istimal edilip nasılsa devlet bakıyor çocuklara diyorlar ve zina hat safhada bir erkeğin bir çok karısı farklı farklı kadınlardan çocukları oluyor.Bence devlet burda başka bir çözüm üretmeli.Ayrıca gözü çöplükte olanı kadın olsun erkek olsun inanın ne şart olursa olsun kimsede durduramıyor diye düşünüyorum…Evliliklerin güzel olması için ailelerin çok akıllı davranması gerekir.Burda bence onların rolü büyük.Büyükleri çocuklarının evliliklerini her zaman düzeltici davranmalı oğlum kızım eşini boşa gitsin demek kolay ama çok kişinin günahına giriyorlar.Evlilik evlendikten sonra hemen ayy bu adam işte bana çiçek getirmiyo yok bu hatunun saçları sarı değil denilip boşanılacak bir müessese değildir.Burdan herkese şunu diyebilirim.Lütfen gerçekten evlenmek isteyip istemediğinizi iyi tartın .Gerçekten evlenmek istiyorsanız buna hazırsanız evlenin .Hayır demesini bilin bu aileniz olsada.Evlilikleri sadece maddiyat yada sadece maneviyat üzerine yapmayın Hem maddiyat hem maneviyat üzerinde olsun.Tek taraflı olmuyor çünkü.

    • osman diyor ki:

      zuhal hanım yazılarınızı takıp ediyorum. genelde sag duyulu oluyorsunuz. su konuda size katılmıyorum.

      bir erkek neden baskasında aşkı bulur. evet erkegın yaptıgı bir eşeklıktır. ama hergun beraber oldugu, ayartma ikna etme, gönlüne girme ihtımalı olan evlı kadın bunu nasıl beceremıyor. buna neden fırsat verıyor. bunu yapamayan kadın nasıl kadın olur bilemiyorum.

      iki taraflı dusunmek lazım bence. sema hanıma yazıdıgm yazıyıda okumanı rıca ederım.

      • zuhal diyor ki:

        yok haklısınız o ayrı bir konu ama kadına sen nereye gidersin git al çocukları ben sizi istemiyorum demek saçmalık hem toplum açısından hemde kadın ve çocuklar açısından bir eğitimi olmayan bir kadına kim iş verir ne yapar bu kadın ?Hadi kadın istenmiyor ama ya çocuklar ?Anne babalar hep der bizler çok fedakarız çocuklar için nerde bu fedakarlık ? Yoksa tabiki herşey karşılıklı bazen biz herşeyi tam yaptığımızı zannedip aslında hiç birşey yapmıyorda olabiliriz.iyi düşünmek gerek iki kişi her zaman konuşabilmeli .O konuda size itirazım yok .

        • zuhal diyor ki:

          birde işte şurda şöyle diyebilirim bence aileler evlenirken illede şunla evlen diye fazla bakı yapmasınlar sonra böyle durumlar ortaya çıkabiliyor.

          • zuhal diyor ki:

            Yani burda şöyle bir yargıya düşüyorum acaba erkeklerde kadınlar gibi sevmediği birinden olan çocukları yük olarakmı görüyolar ? ve böylece kolayca çocuklarını bırakabiliyorlar yada sokağa atabiliyorlar?

  19. hamdi diyor ki:

    Eğer 2. bir evlilik olacaksa ve bu durum kaçınılmazsa bu durumdan en çok çocuklar etkilenir diye düşünüyorum. hele bu çocuklar küçük ise etkilenme misliyle oluyor. anne ve baba ne kadar sorunlu olursa olsun (sağlık problemi yoksa) bir üvey anne yada baba gerçek anne ve babanın yerini hiç bir zaman almaz ve alamazda. çocukla ilgilenmek maddi ve manevi olarak sabır ve fedekarlık gerektirir. bu maddi ve manevi olarak sabır ve fedekarlık ne yazıkki anne ve babanın başına üvey kelimesi gelince sihirini yitiriyor ve hatta tamamıyla kayıp oluyor.

    Yer yüzünde hiç bir canlı yoktur ki kendisinden başkasının, kendisinden daha iyi olmasını istesin. bu durum insanın nefis fıtratında olan bir şeydir. ama ancak ve ancak anne ve babalar bunu ister, yemez yedirir, ceketini satar çocuğunu okutur. temizliğe gider, hamallık yapar çocuğuna bakar. ama hiç bir üvey anne yada baba hamallık yada temizlik yaparak kendinden olmayan çocuklara bakmaz bakamaz nefsine yenik düşer, zulm eder kızar, vurur vb… istisnalar varsa söyleyin gidip elini öpeyim…

    eğer illahi 2. evlilik olacaksa; çocukların en azından kendilerini ifade edecek ve koruyacak yaşta olmaları gerekir diye düşünüyorum. savunmasız küçücük ceylan yavrularını kurda kaplana teslim etmemek lazım. düşünen varsa bu ikazımı dikkate alsın. duygular yanıltır.. duygulara kapılma zamanı değil…vesselam

  20. seymen diyor ki:

    Anneanne veya babaanne çok yaşlı değilse, boşanma veya dul kalma durumlarında çok küçük olmayan çocukların bakımı için alternatif olarak düşünülmeli, hem arkadaş hem yardımcı olurlar.

  21. efe diyor ki:

    boşanmak isteyipte çocukların ve karşı tarafın mağdur olmaması için,aslında gönlü bekar hayatı yaşayan insanlarda var.bunlar çoğunlukta olduğu için çocuk sayısıda artmıyacaktır…aslında devlet millet bu kişileri anne ve babanın çocukları ile bağları koparmadan, çocuklarda mağdur etmeden vede,ve bir tarafın aşırı manevi çöküşü artık kendi ailesinden başkası tarafından karşılansa toplum bir nefes açılacaktır

    • efe diyor ki:

      bir yerde aklıma gelip yorum yazmıştım doğaçlama..eğer bu ulkede toplum olsa insanlar tvlerde aile aramazdı….eğer ulkede adalet olsa millet tvde bir kaç kadının egosuna kalmazdı diye..

Yorum yapın

Röportajlar

Kız Gibi Kızlar, Erkek Gibi Erkekler Yetiştirmek Mümkün Mü?

Günümüz dünyasının en büyük problemlerinden biri fıtrattan uzaklaşma gözlemim o ki… Tabi insan birden bu değişimi ve dönüşümü yaşamıyor Yetiştirilişimiz, “erkeği” ve “kadını” anlamlandırma biçimimiz,gelenekler, tv dünyası , diziler ve ...
Devamını Oku

Güzel Söz

" Yumuşak muamele kimde bulunursa onu güzelleştirir. Yumuşaklık kimden söküp alınırsa onu çirkinleştirir. (Hadis-i Şerif) "

Kitap

Hayatım İbret Aynası

Otobiyografi okumak çocuk gelişimi , roman, kişisel gelişim okumak kadar çok boyutlu bir süreç bence. Ahmet Muhtar Büyük Çınar’ın kendi yaşamını kaleme aldığı Hayatım İbret Aynası kitabı da böyle bir ...
Devamını Oku