Hiçbir Erkeğin Şerefi Güvence Altında Değil (6284)

18 Aralık 2018Sema Maraşlı42 Yorum »

7_bİstanbul sözleşmesi ve bununla bağlantılı olarak çıkarılan 6284 sayılı kanun maddesi ile hiçbir erkeğin namusu şerefi hürriyeti garanti altında değil. Erkeklerin insani hakları, kadınların iki dudağı arasında. Bir kadın “şu erkek bana cinsel istismarda bulundu” dediği anda tecavüz ya da elle taciz bile olması gerekmiyor, erkeğin hayatı orada bitiyor.

Kadının delil, belge, şahit sunmasına da gerek yok. Adam o gün kadının dediği yerde olmasa bile ceza alıyor, örnekleri var. Az buz bir ceza da değil çoğu on yıl dan yirmi yıla kadar olabiliyor. Suçsuz erkek cinsel istismar suçu ile hapse girdiği için tecavüzcülerle aynı koğuşta kalıyor, dışarıda ailesi perişan anne-baba-kardeşleri, hanımı-çocukları sevdiklerinin suçsuz yere utanç verici bir suç isnadı ile içerde olmasından dolayı perişan oluyorlar.

Bu kanun maddesi sebebiyle memlekette iftira yeni kazanç kapısı oldu. Binlerce kadın iftira atıp ya da kız çocuklarına iftira attırıp sonra karşı taraftan yüksek miktar paralar istiyorlar. Karşı taraf bu parayı verse bile kurtulamıyor vicdanlı bir hakime denk gelmemişse dava devam ediyor.

Cezaevlerinde binlerce iftira mağduru erkek var. Bütün deliller erkeğin masum olduğunu gösterdiği halde ki normalde suç isnat eden ispat etmek zorunda olduğu halde, suç isnat edenin hiçbir delili olmadığı halde, binlerce erkek iftiradan cezaevinde yatıyor.

Aile Bakanımız ve Adalet Bakanımız bu kanun maddesini sık sık dile getiriyorlar ki duymayan kalmasın. Bütün feminist kadınlar ve feminist erkekler de kadın beyanının esas olmasını destekliyorlar. Güya şiddete karşı kadınları koruyormuş. Ne hikmetse kanun çıktığından beri kadına şiddet arttı fakat hâlâ ısrarla kanun savunuluyor.

Şimdi benim anlamadığım şey bu kanun maddesi uygulamada sadece halkı mı kapsıyor yoksa siyasileri ve tanınmış insanları da kapsıyor mu?

Mesela Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’a bir kız “Bilal Erdoğan bana cinsel tacizde bulundu” dese delil ve ispat istenmeden Bilal Erdoğan’a da cinsel istismardan yirmi yıl ceza verilecek mi ve tecavüzcülerle aynı koğuşa konulacak mı? Cumhurbaşkanımız ve eşi Emine Erdoğan: “Kadın beyanı esastır, bunca masum erkek hapis yatıyorsa, bizim evladımız da yatsın, yeter ki feminist kadınların rızasını kazanalım.” diyecekler mi?

Kadın haklarının kuvvetle savunucularından KADEM Başkan Yardımcısı Sümeyye Erdoğan kendi eşi Selçuk Bayraktar için bir kadın: “Selçuk Bayraktar bana cinsel istismarda bulundu” dese Sümeyye Erdoğan “Kadınları korumak zorundayız, kadın beyanı esastır, kadınlar bu konuda yalan söylemez, bu iftira olamaz, bir kadın böyle deniyorsa yapmışsındır sen, gidip paşa paşa tecavüzcülerle aynı koğuşta yıllarca yatacaksın, ben çocuğumu bu utançla büyütürüm yeter ki feminist kadınlar bizden razı olsun…” diyebilecek mi?

Ya da Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’e bir kadın “Abdülhamit Gül, cinsel istismarda bulundu.” dese Abdulhamit Gül “Kadınlar kırmızı çizgimizdir, kadın beyanı esastır, bir kadın söylüyorsa doğrudur.” deyip masum olduğunu ispat etmeye çalışmadan gidip ömrünün kalanının cezaevinde gerçek tecavüzcülerin içinde geçirmeye razı olur mu?

Ya da Aile Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk kendi kocası, ağabeyi ya da herhangi bir yakını cinsel istismar suçlamasına maruz kalsa yine “kadın beyanı esastır” deyip kanun maddesini savunacak mı?

Ya da binlerce erkeğin evinden atılması ve iftiraya maruz kalmasına sebep olan 6284 kanun maddesine hiç itirazı olmayan ve Ak Parti’nin yanlışlarını ve günahlarını da destekleyen MHP lilerin başına böyle bir şey gelse bunu kendileri için de kabul edebilecekler mi?

Mesela bir kadın çıksa: “Devlet Bahçeli beni taciz etti, bana cinsel istismar da bulundu” dese yine “kadın beyanı esastır” denilip delil ve belgeye bakılmadan sayın Bahçeli’ye yirmi yıl cinsel istismar cezası verilecek mi? Sayın Bahçeli bin bir emekle ve çabayla ördüğü ömrünü, haysiyetini ve şerefini sadece bir kadının beyanı ile tecavüzcülerle aynı koğuşta bitirmek ister mi?

Ya da CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu yarın onun başkanlıktan ayağını kaydırmak için bir kadının “Kemal Kılıçdaroğlu bana cinsel istismarda bulundu.” iftirasına maruz kalsa kendi için de “Kadın beyanı esastır, kadınlar yalan söylemez, kanunumuz böyle, yeter ki feminist kadınlarımız mutlu olsun” deyip ömrünün kalanını hapiste tecavüzcülerle geçirmek ister mi?

Ya da diğer bakan ve milletvekilleri, kendileri, eşleri ve evlatları için bu kanun maddesinin uygulanmasını kabul ederler mi?

Ya da 6284’ün kuvvetli savunucularından ve Ak Parti’nin akillerinden olan gazeteci-hukukçu Nihal Bengisu Karaca, kendi eşine ya da oğluna bir kadın cinsel istismar iftirası atsa “Kadınları korumak zorundayız, kadın beyanı esastır, bu arada iftiraya uğrayan, başı yanan, hayatı sönen, ömrü hapiste çürüyen erkekler problem değil, bir kadın cinsel istismar var diyorsa vardır, ben kadına inanırım, benim kocama da oğluma da böyle bir suç isnat edilirse kendilerini aklamaya uğraşmasınlar, hapiste tecavüzcülerle aynı koğuşta ömürlerini çürütebilirler.” diyebilir mi, içi sızlamadan titremeden. Nihal Bengisu Karaca’nın tacizci kocası ve tacizci oğlu etiketi ile yaşamak ister mi Nihal Hanım? Eğer kendi için istemez ise başka bir kadın, başka bir erkek ve başka bir oğul için de istememeli.

Bu yukarıda adı geçenlerin namusu, haysiyeti, hürriyeti kıymetliyse, suçu ispat edilmemiş her vatandaşın namusu, haysiyeti ve hürriyeti kıymetlidir.

Ne buyuruyor âlemlere rahmet olarak gönderilen Allah’ın Rasulü:

“Sizden biriniz kendisi için istediğini müslüman kardeşi için de istemedikçe iman etmiş olmaz.”

Kendisi için şeref, haysiyet, hürriyet, adalet isteyen bir müslüman eğer diğer mümin kardeşleri için bunu istemiyorsa gerçekten iman etmiş sayılmaz.

Bu yazıda kendilerinin ya da sevdiklerinin isminin yanında taciz, cinsel istismar gibi kelimeleri bile görmekten rahatsız olanlar nasıl olur da başkaları için buna razı olurlar.

Öğrencisine onu istediği yüksek notu vermediği için hapis yatan öğretmenler, öğretmenlerin tuzak kurduğu müdürler, hastasının iftirası ile hapis yatan doktorlar, akademisyenler, eski karısının iftirası ile hapis yatan kocalar, sevgilisinin ayrılmayı kabullenmeyip istismar iftirası attığı gencecik delikanlılar, dinsizlerin tuzak kurduğu imamlar… Gömleği arkadan yırtılmış binlerce Yusuflar hapiste sadece kadın beyanı ile beş yıl, on yıl, yirmi yıl ağır ceza ile gerçek tecavüzcüler ile aynı koğuşta yatıyorlar. Aileleri dışarıda perişan.

Şu anda bu ülkede hiçbir erkeğin namusu, şerefi ve hürriyeti garanti altında değil sadece bir kadının birkaç cümlesine bakıyor.

Kadına şiddeti bitirmek bahanesi ile erkeklere yapılan bu zulümler aynı zamanda bu erkeklerin hanımına, annesine ve kızına da yapılıyor. Onları sevdiklerinde ayırıyor ve bu utançla yaşamak zorunda kalıyorlar. Dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir zulüm yok.

Adaleti sağlamanın yolu başkalarına zulmetmekten geçemez. Bizim 6284 e ihtiyacımız yok. TC nin kanunları insanı korumak zorunda. İnsanın içinden kadını çekip alır ona ayrı kanunlar yaparsanız bu demektir ki kanunlarımız insanı korumuyor, biz bari kadınları koruyalım. Ortaya çıkan durum bu. O halde atın o diğer kanunları, kadınları da erkekleri de çocukları da koruyan ortak bir kanun yapın şu zulümler bitsin artık. Yoksa hepiniz risk altındasınız.

Nihal Bengisu Karaca’nın 6284’ ü savunduğu bir yazısının sonuna aldığı bir söz ile yazıyı bitirmek istiyorum. Bu söz aslında Nihal Hanımın kendi yazısını çarpıklığını, tek taraflılığını ve adaletsizliğini de göz önüne seren “İlmin Kapısı”ndan muhteşem bir söz. 6284 ü destekleyen ve bu zulme sessiz kalanlara ithaf ediyorum.

“Zulüm kılıcını çeken, aynı kılıçla öldürülür.” Hz. Ali

 

 

 

Okunma Sayısı : 14.979

Yorum yapın

“Hiçbir Erkeğin Şerefi Güvence Altında Değil (6284)” için 42 Yorum

  1. Reyhan kaya diyor ki:

    Kadinlari koruma yasasi bir yonden bakilinca guzel diger yonden iyi degil. Bu yasa kadini degil insani korumak icin basta ismi duzeltilmeli. Ben basimdan gecem bir olayi nacizane izah etmek istiyorum. Yaklasik 12 yıl siddet gördüm. Sonunda bu yasadan yararlandim. Ise yaradi. Esim beni dovemedi. Fakat bir kac yıl sonra bir baktimki ortada hicbir tartisma yokken esim bana uzaklastirma almis. Sadece sozlu ifadediyle. Ben madur oldum. Simdi bu uaaa iyimi kotumu birde bu taraftan bakin. Bu yasa amacini aşmis. Kötü niyetliler elinde oyuncak olmus. Cok acil ueni duzenlemeler getirilmeli diye dusunuyorum.

    • Yahya diyor ki:

      Reyhan hanım,
      Kadınların lehine oldu mu güzel, aleyhine olunca kötü mantığı ile hareket edilmez. Ayrıca mezkur kanun sözüm ona aileyi korumak için çıkartıldı….

      Öncelikle çıkartılan kanunların adaletli olması ve adaletli yürütülüyor olması önemli. Tek tarafa münhasır oldu mu adaletten söz edemezsiniz. Ayrıca, ne olursa olsun karşı tarafında kendini savunma/izah etme şansı verilmesi gerekir. Sizinde başınıza geldiği gibi “yargısız infaz” olmaz, olmamalı. Bu sebeple suistimaller artımış durumda, bu da ayrı bir sorun.

      Geçelim…
      Siz eşinize karşı bu kanundan yararlanmışsınız ve şiddetten kurtulmuşsunuz, süper! Peki ya eşiniz? Ne kadar kötü bir insan olursa olsun, bu tarz kararlar insanları – özellikle erkekleri – daha çok tahrik eder. İçlerindeki nefret, öfke ve şiddet eğilimini arttırır. Siz bugün A şiddetinden kurtulursunuz, yarın B şiddeti ile karşı karşıya kalırsınız. Kocaları tarafından öldürülen kadınların çoğunda dikkatimi çeken bir husus, katiller aleyhine koruma kararı çıkmış olması. Yani, kanun ve ceza çaydırıcı olmadığı gibi, şiddet misliyle artıyor. Bu sebeple de malum kadın dernekleri bu kanunun yetersiz kaldığını, kanunun dozunun ve cezaların arttırılmasını talep ediyorlar. Halbuki çözüm cezalandırmaktan önce, sorunun kaynağını bulmak, eğitmek, öğretmek … kademeli olarak cezaya doğru gidilmeli. Eğer eşinizin psikolojik bir sıkıntısı varsa, ekonomik sıkıntısı varsa veya sizin ona karşı nahoş tavırlarınız (misal) varsa bunları tespit edip çözmek, eşinizin size karşı şiddet problemini çözer; hem de yuvanız/aileniz müspet yönde ilerler/gelişir. Bu bir örnektir. Eğer problem çözülemiyorsa, bu sefer rehabilite edersin, hastaneye yatırırsın vs. ceza evine atmazsın.
      Hep analar (sizde bir kadınsınız) hatalı, psikolojisi bozuk, şiddet eğilimli … erkek çocukları doğuruyor da, bugün bu duruma geliyoruz?
      Eğer analarda problem yoksa ve biz bu erkekleri ithal etmiyorsak, yine bu toplum, bu vatan (havası, suyu vs.) bu erkekleri üretiyor demektir. O zaman devlet bu problemin kaynağını bulacak!
      ….

  2. Erhan diyor ki:

    Aile hayatları ve ahlak noktasında çürümüş ve kokuşmuş Avrupa’nın, sanki bir marifetmiş gibi allayıp pullayıp bize sunduğu ve imzamızı atarak kabul ettirdiği İstanbul sözleşmesi ve o sözleşme dayanak yapılarak çıkartılan 6284 sayılı kanun ile Bu zulmü başlatanlar ve bunca senedir toplumumuza ne kadar büyük zarar verdiği sayısız hadiselerle net bir şekilde görüldüğü halde, kendilerine yapılan tüm ikaz ve uyarılara rağmen gerçekleri görmemek ve duymamak için kör ve sağırcasına bir tavır takınıp ısrarla bu zulüm kanununu kaldırmayıp devam ettirenler ve ilgili zulmü milletimize reva görenlere taassub veya cahilcesine kavlen veya kalben ve fiilen taraftarlık gösterenler ne dünyada ne de ahrette iflah olmazlar.
    Bu ve benzeri zulümleri düzeltmek için çaba göstermeyenleri ve ne şekilde olursa olsun zulmü destekleyenleri Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin aşağıdaki muhtelif beyanlarıyla baş başa bırakıyorum. Bizden uyarması, artık gerisi kendilerine kalmış. Tüm zalimlerle elbette ahrette görüşür ve hesaplaşırız…
    Selam ve dua ile.
    “Zulüm, başına adalet külahını geçirmiş.”
    “Mazlumun ahı, ta arşa kadar gider.”
    “Zulme rıza da zulümdür.”
    “İhsan-ı İlahiden fazla ihsan, ihsan değildir. Her şeyi, olduğu gibi tavsif etmek gerektir.”
    “Zalimler için yaşasın Cehennem!”
    (Bediüzzaman Said Nursi)

  3. Habib ASYALI diyor ki:

    sema hanım Allah sizden razı olsun. Tamda benim duygularımı anlatan bir yazı olmuş. Bu yazıyı sayın Cumhurbaşkanımız duymuyor mu.
    Bu KADEM denen dernek in rezilliklerini anlatmaya devam edin lütfen.
    ÇYD ve ADD yi zamanında eleştiriyorduk. fakat bunların zihniyetini bildiğimiz için tedbirimizi alıyorduk. Fakat bu dernek bunlara rahmet okutur hale geldi. sinsi düşman gibi içimize sızdılar. Avrupa fonları ile Türk aile sistemini bozmaya çalışan bu derneğin rezilliklerini her yerde anlatmalıyız. Bunlar yetmez gibi birde başkanlarını Bakan yaptırdılar.

  4. ebru yalçın diyor ki:

    Bugün atamıza hakaret edenler biliyorlar dıki atatürkün topluma uygulanmasını istediği medeni kanunda kadın erkek eşitliği 6284yasası değil bu kanun yapıcı adeleti kendi intikam kılıcı yapanları sibiryaya sürgüne gönderip gerçek hakka uygun adil yasa çıkartılmadıkçea bu ülkede100 sene daha birşey değişmez .

  5. akın ertürk diyor ki:

    Sema Hanım
    herşeyden önce bu zulme karşı duyarlı olduğunuz için Allah razı olsun. keşke siz makelenizi ‘Zalimler iflah olmaz’ (Yusuf suresi 23)şeklinde daha yüce bir sözle bitirseydiniz. affınıza sığınarak sizden bir ricam olacak yusuf suresini gündeminize alarak (özellikle 23-32 ayetler) ‘günümüzün Aziz ve arkadaşlarıyla’ mücadelenizi daha da güçlü bir şekilde devam ettirmenizi istiyorum. mazlum Yusufların duaları siz ve sizin gibilerle. Allah yardımcınız olsun.

  6. duck diyor ki:

    ..mesele kadın erkek esitliği değil.
    sahsiyet vicdan merhamet olmamasıdır.
    kadın ve erkekde namus ve seref yoksa …nasıl yasadıgın değil ..nasıl yasattığındır.
    imkan kime verilirse dogru kullanmadıgı sürece kendisine ve yanındakine bela ve zahmet li bir yasam saglar…
    ..iftira atan kadın kadar da .iftira atan erkek kadar büyük tehlike yoktur..bir mahalleye yakarlar bir ilceyi yakarlar bir sehri yakarlar bir ümmeti yakarlar…
    selam ve dua ile kalın…

  7. Misafir diyor ki:

    ” Silahın en tehlikelisi,
    sinsi ve ŞİRİN olanıdır.”

  8. mustafa diyor ki:

    Rabbim sizden binlerce kez razı olsun. Sizin gibi insanları devletlere hükümdar eylesin. Bu kanun nedeniyle eşimin iftirası nedeniyle perişan oldum. Hakime hanımın kanun delil istemiyor kadının beyanı yeter demesine ne diyeyim.

  9. Fatma diyor ki:

    Allah razı olsun. Duygularımıza tercüman oldunuz. Ben de bu mağdur eşlerindenim. Yazılarınızı defalarca yazarak devlet büyüklerimize mektup olarak gönderdim. Bunu da göndereceğim inşallah. İnşallah uyansınlar artık.

    • Aadem diyor ki:

      Zaten uyanıklar.onlar ne yaptıklarını cok iyi biliyorlar.ama sen ben milletimiz onların gerçek niyetini anlayamadı. iki müslümanlikla bir Türklükle ilgili birşey konuştukları zaman hepimizi müslüman Türk saflıgimizdan yararlanarak kandiriyorlar.az birşey uyandığımizda bir geri vites yapip hemen arkasından on ileri vitesle Türkiye yi mahvetmeye dogru hızla götürüyorlar.bu günler daha iyi günlerimiz. Şöyle sorayım. Türk erkeginin namus duygusu neden bitirilir ve neden şerefsiz hale getirilir Türk erkeği.ve savaş durumunda şerefsiz hale getirilen namus duygusu bitirilen erkekler ne yapar??? Bence sen ben biz uyanmaliyiz ve bu oyunu bozmaliyiz.

  10. Misafir diyor ki:

    “Zâlim, yeryüzünde Allah’ın adâletidir. Allah onunla (başkalarından) intikâm alır. Sonra (döner), ondan da intikâmını alır.”

    (bk. Keşfu’l-Hafâ, 2/64)

    “Talep nasılsa, tabîî, netîce öyle çıkar,
    Meşiyyetin sana zulmetmek ihtimâli mi var?”

    Mehmet Akif

  11. Rafet diyor ki:

    Açıklamalarınız o kadar net ve yerinde ki. Dertlere tercüman oldunuz. Bahsettiğiniz şekillerden biri ile ben mağdur edildim ve edilmeye devam ediyorum. Haksız yere Şerefimiz, onurumuz ayaklar altına alındı. Tek sebep ise yanlış yapana yanlışını söylemek idi. Kimseye derdimizi anlatamadık. NE ÇARE DOSTUM NE ÇARE, KİM SAHİP ÇIKAR NAÇARE, ET KOKARSA TUZLARSIN TUZ KOKARSA NE ÇARE!!

  12. Mustafa GÜNER diyor ki:

    Sema Hanım Çok teşekkür ediyorum.
    Benimde sorunum kadınların iftirası,
    Saygı değer hanımefendi ben 15 yıllık evliliğim dört sene önce yasal olarak bitirdim. Ancak çok enteresan boşanma davası bittikten sonra eski eşim düğünde takılan altınları çaldığımı iddiası ile beni mahkemeye verdi bu gün bu altınların bende olmadığını ispat edemiyorum. 15 yıl boyunca biriktirdiğimiz altınlarla birlikte hepsini evden aldı gitti. Mesele altın yada para değil iftiraya kurban gitmek.

  13. Misafir diyor ki:

    Hazreti Ali R.A. şöyle buyurmuştur:

    “Zulümde iki suçlu vardır. Biri zulmeden zalim, diğeri zulme rıza gösteren mazlum.
    Bu iki kişinin işbirliği ile zulüm ortaya çıkmaktadır. Zira tek taraflı olarak zulmün meydana gelmesi mümkün değildir. Zalim havada zulmedemez.

    Zulüm; zalimin çekici ve mazlumun örsü ile şekil alan bir demir parçasıdır.”

  14. Halil KALEMCİ diyor ki:

    Kendi dünyamızdan biri tarafından kendi yanlışlarımızı eleştirebilen ve hatta üst düzey cesaretle yazılmış böyle bir yazı hiç okumamıştım. Hanımefendi sizi tebrik ediyorum. Rabbim kaleminize kuvvet versin inşaallah.

  15. İSMAİL AYDEMİR diyor ki:

    Selam Aleyküm. Bu meselelerin çözümü noktasında bu hükümet yada vekillerin bi çözüm olacağına inancımız yoktur malesef. Çünkü gereğinden fazla bel bağladığımız, bizden bildiğimiz iktidar partisinin ayakları yerden iyice kesilmiştir. Görünüşe göre amansız rahatsızlıklara (çöküş süreci)(daha pek çok konu) yakanlanmakla beraber, ne kendi rahatsızlıklarına nede milletin yarasına merhem olacak durumda değillerdir, malesef. Tabi Rabbimizden ümit kesilmez. Burası bi siyasi platform olmamakla beraber İNŞAALLAH hakkı söleyen yeni bi Mütedeyyin oluşum bunların üstesinden gelir zannımca, lakin buda uzun seneler alır malesef. Tabii Gene Rabbim bilir. Benimkisi kişisel görüşüm ve bi çok insanın da görüşü bu şekilde. Tabi şunu demek istemiyom boşuna konuşyoz boşuna yazyoz değil. Elbette hakkı, hakikati söleyeceğiz. Bu bi cihattır aynı zamanda. Millet ve bizden bildiğimiz insanlar için üzücü bi durum. Gene Müslümanlar ; Para, Mevki ve kadınla imtihanı kaybediyor malesef. Allah yardımcımız olsun.

  16. Misafir diyor ki:

    Bir hukukçunun sözüdür:
    ” Demokrasi;
    güçlüler için yaşanması gereken bir hak,
    güçsüzler için çalışılması gereken bir ev ödevidir!”

    Mezkur zevat, mezkur hallere düçar olmaz. Kabul etsekte, etmesekte adı konmamış gizli bir KAST sistemi her zaman vardır. Onların Titaniğin üçüncü katındalar. Onlara bir şey olacağını sanmıyorum.

    Hem aman chp gelir, yıpratmayalım devletlulerimizi!

    • Yahya diyor ki:

      Adı ne olursa olsun, ister demokrasi, ister monarşi, ister diktatörlük
      bunların hepsi Allah’ın emrettiği yönetim biçimine muhalefet olarak icat edilmiş, “haşa” bizim ilahi bir yöneticiye/güce ihtiyacımız yok, biz kendi başımızın çaresine bakarız… zihniyetinin zuhur edişidir.

      Bizde meşveret, itaat, adalet ve liyakat vardır.

      Bunlar olmayınca; devlet eliyle müsaade edilen haramlar, zulümler, fitne ve fesat baş gösterir….

  17. Ercan diyor ki:

    Tespitler ince son derece hakli …erkekler için tam bir çaresizlik ve zulüm var.kadın adeta tanrıça ilan edilmiş .dokunulmazlıkları var.kadının beyanı esastır diyen zavallı zihniyet inşallah o “esastir ” dedikleri zihniyet ve zulüm le yok olurlar.bu garabet kanun zirvaliklariyla cinayet ve dehşetli ölümler her gün artarak devam edicek.erkeklerin başka hicbir seçeneği yok.son dönemdeki kamu spotunu herkes görmüştür sanıyorum..allahım sen aklıma mukayyet ol dedim .bir millet kendini bu kadar aşşagilayabilir mi .erkekleri doğmadan öldürelim bence daha iyi.kadına yan bakmak bile suç olmuş.erken suçsuzluğunu kanıtlaması imkânsız.zat
    en suçlu doğmuşlar.akışın artik erkek diye birşey kalmiycak .sperm bankasıyla erkeğe de gerek kalmadı zaten ..totoş erkeklere alişin .erkeklik para etmiyor bi devirde ..suç erkek olmak..bir toplumun kendini bitirisini izleyin

  18. Ahmet diyor ki:

    Daha yeni iki kız babam bize cinsel tacizde bulunuyor diye iftira attılar son anda adam ceza alacakken iftira olduğunu söylediler , babaları baskı yapıyormuş da ders vermek için böyle yapmışlar.
    Başka bir olay adam 20 yıllık evli 3 çocuğun da kendisinden olmadığını öğreniyor boşanma davası açıyor mahkeme adamı nafaka ödemeye mahkum ediyor, bu adalet midir ???

  19. Aadem diyor ki:

    En son dün show tv de masum bir erkeğe nasil iftira atıldığı ve erkeğin boş yere 94 gün hapis yattığı gosterildi.iftira şu şekilde. Kadın kocasına diyorki.kocam beni bıçakladı yetmedi balkondan attı yetmedi üstüme saksılari attı. Gerçek ise su.kadin bıçakla kocasının üzerine yürürken balkondan atliyor.
    Kızıda adama şu şekilde iftira atıyor. Babam parmağımi kesti.gercek ise şu.
    Adamin kızı arabanın farıni kirarken elini farin camina kestiriyor.

    Ve işin kötüsü bu olay haber kanallarında adam suçlanarak haber yapıldı.dediki haber kanalları:kadina bir şiddet daha.bir kadin kocası tarafindan bicaklandi yetmedi balkondan attı yetmedi kadınin üzerine sakslariı atti dediler

    Şerefli bir adamı şerefsiz hale getirenlerin tüm insanlar, orgutler, sorumlular şerefsizin ta kendileridir ve şerefsizin önde gidenidir.

  20. seko69 diyor ki:

    Rabbim yolunu sabit tutsun. Allah razı olsun. başka söze ne hacet..

  21. Ramazan Mehmedoğlu diyor ki:

    Bu güzel anlatımınız için Allah sizden razı olsun.
    Ah keşke bu işe gönül vermiş birkaç hanım kardeşimiz bu zülmü kanunlaştİran ve destekleyenlere bi adalet deneyi yapsalardıda onları kendi adaletlerinde boğsalardı. İşin acısı bunu yapanların bizden olması,demekki işi ehline vermemişiz.
    Nisa suresi;58 – Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.
    Selam ve dua ile. .

  22. Hacı Seyit Özkan diyor ki:

    Lütfen bu yazınızı tüm ilgililere iadeli taahhütlü gönderin.Bu yazı sekreterlerin yardımcıların eline geçmesin.Bizzat ilgiliye teslim edilsin.Başta Adalet Bakanına, Aile Bakanına ve özellikle sayın Cumhurbaşkanına olmak üzere. Çünkü bu yazınızı onlar görmüyor, duymuyor eminim bundan.

  23. Abdullah hasan diyor ki:

    “İlmin Kapısı”ndan muhteşem bir söz. 6284 ü destekleyen ve bu zulme sessiz kalanlara ithaf ediyorum.
    “Zulüm kılıcını çeken, aynı kılıçla öldürülür.” Hz. Ali
    Sema hanım kendi yaramızı kendimize bilgilendirip şuurumuza sunduğun için Allah razı olsun der Mevlam etkisini artırsın diye dua ederim, çook teşekkür ederim.
    6284 ü destekleyen ve bu zulme sessiz kalanlara Rabbime havale ediyorum.

  24. Ayce diyor ki:

    Sema hanım Allah kaleminize kuvvet versin. Allah sizden razı olsun. Bu ülkede adalet olur ,bizde görürüz inşallah

  25. kamber yalova diyor ki:

    diğerlerini anlıyoruz da bu başörtülülere ne demeli,aile elden gidiyor diye feryat etmeleri gerekirken,önde gelen feministlere rahmet okuturlar

  26. Ahmet Yücel diyor ki:

    “Suçu sabit oluncaya kadar kanun önünde herkes suçsuzdur.” diye bir madde var mıydı? Bu madde varsa, “Kadının beyanı esastır.” maddesi, ikinci planda kalmalıydı.
    Avrupalıyı taklit etmekle kalmadık, onları da geçtik. Kadın hakları, kadın erkek eşitliği, kadına özgürlük adına çıkarılan 6284 nolu kanun bir an önce yeniden düzenlenmeli, ayrıca ömür boyu nafaka vb kanun da bir an önce değişmeli. Bu kanunlar yuvaları yıkabiliyor, aile bütünlüğünü tehdit ediyor. Bir de zina yeniden suç olmalı. Sayın cumhurbaşkanımız zina yasası ile hata yaptıklarını, bu kanunu yeniden düzenleyeceklerini söylemişti, hâlâ bekliyoruz.

  27. Yahya diyor ki:

    Bahsi geçen bayan yazarın geçmişinin iyi araştırılmasını ve verdiği örneklerin kaynaklarının iyi irdelenmesi gerektiğini hatırlatmak isterim.

    Sema hanımın bu bayanı niçin ciddiye ve muhatap aldığını anlamış değilim.

    Devlet erkanının ise dokunulmazlıkları ve sorumsuzlukları vardır. Detayları bizi pek bağlamıyor… Zenginin malı misali… Kısacası, Sema hanımın kurduğu senaryoların hiç biri gerçek olmaz. Velev ki oldu, kimselere duyurmadan şiddet uygulayandan el ayak çektirirler.

    • Abdullah hasan diyor ki:

      bu yazının kayangını bilmiyorum fakat bu konu daki 6284 den oluşan mağduriyetler akit gazetesin de de paylaşıldı, artık sen olmama ihtimlini kendin düşün yahya bey. Yani büsbütün yaşanan bir sorun varken bir kişinin o konudaki beyanının o konuya ihmal etmemizi gerektirmemeli.

  28. Hamza diyor ki:

    Allah razı olsun, dünya nadir de olsa doğruyu söyleyip yaşatmaya çalışanların yüzü suyu hürmetine dönüyor. Giyinik çıplaklar, fuhuşun yasal suç olmaktan çıkması ve en son bu kanun ne mutlu dindar hükümetimiz döneminde oldu. Allahım bize 28 şubatları özletme Allahım.

  29. Emine diyor ki:

    Allah sizden razı olsun sayın hocam duygularımıza düşüncelerimize tercüman oluyorsunuz bu konuda o kadar çok magduruz ki sesimizi duyurmaya çalışiyiruz bize inanmiyorlar bile dediğiniz gibi insallah Allahın adaleti tecelli eder de bu kanunların ne kadar can yaktığını anlarlar Rabbim şu anda bu haksızlığa uğramış olan tüm kardeşlerimizin yardımcısı olsun size duaciyiz Rabbim kaleminizi güçlü kılsın insallah vesselâm

  30. Akabe diyor ki:

    Savunduğunuz ve dile getirdiğiniz düşüncelerin sonuna kadar arkasındayız Allah razı olsun. Burada Zalimi ve Mazlum’u, hangi cinsten olursa olsun, ayırt etmek zorundayız. Bu bir hukuki olduğu kadar insani ve vicdani bir sorumluluktur aynı zaman da. Kanunlar nezdinde kadın; zayıftır, kadına şiddet ön plandadır diyerek kanun ve yasaları tek taraflı olarak kadının lehine çıkartmak da aynı zamanda erkeğe zulümdür.
    ” Muhakkak ki Allah(cc) adaletle hükmetmenizi emreder” ayeti gereği hiçbir kanun ve yasayı, adaleti gözetlediği sürece, kim yaparsa yapsın tasvip etmemiz, yada destek vermemiz mümkün değildir.

  31. İSMAİL AYDEMİR diyor ki:

    HAKKI SÖLEDİĞİNİZ İÇİN RABBİM GANİ GANİ RAZI OLSUN. SOKAKDA YÜRÜMEYE KORKAR OLDUK. GERÇEK TECAVÜZCÜ VE SAPIKLARA HAK EDİLEN CEZA VERİLİR İNŞAALLAH. (DELİLLİ BELGELİ). LAKİN İFTİRACILARADA İNŞAALLAH HAK ETTİKLERİNİ BULURLAR. SEMA HANIM EFENDİ MAŞAALLAH. RABBİM HAKKI HAK BİLİP HAKKI SÖLEYENLERDEN EYLEMİŞ, NAZAR DEĞMESİN. GALİBA İDARECİLERİMİZDE KENDİ YAKIN ÇEVRESİNE BİŞEY OLUNCA KILLANCAKLAR HERHAL. LAKİN Bİ AİLE DANIŞMANI ANLATTIYDI. MUHTEMELEN İKTİDARA MENSUP ÖNCEKİ DÖNEM VEKİLLERDEN BİRİ KARISINI ALDATMIŞ. KARISI ÖĞRENİNCE BAKANLIĞIN BİRİNDE MÜŞAVİR LİK AYARLAMAK SURETİYLE İŞİ ÖRTBAS ETMİŞLER. DEMEM O Kİ MALESEF BİRİLERİ YOLUNU BULUYOR.

  32. Uğur diyor ki:

    Komşum bir lisede öğretmen. Kız öğrencilerinden biri bu öğretmenle not pazarlığı yapıyor. öğretmen kabul etmeyince taciz iftirasını atıyor. Aylarca hapis yattı. Tahliyeden sonra emekli olmak zorunda kaldı. Masum olduğu ispatlandı fakat mesai arkadaşları dahil utancından kimsenin yüzüne bakamadı. İftirayı atan ise aynı okulda eğitimine devam ediyor hemde yüzü kızarmadan. İYİ Kİ AHİRET GÜNÜ VAR. Yoksa delirmek an meselesi, Allah korusun

    • Abdullah hasan diyor ki:

      Elhamdülillah iyiyki ahiret gününe inanıyoruz. Yoksa aklı veya canı ziyan etme riski yüksekti.

    • Raşit diyor ki:

      Ben diyorum, yazsın ya da yazmasın, bunlar hep kıyamet alametleridir. Bu işin başka bi izah tarzı yok.

  33. ahmet diyor ki:

    Ne denir bu adaletsizliğe. imşallah bu kanunları çıkaranlar bu kanunlarla mağdur olurlar

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Şu an ocak 2019, bu süreçte ders kitaplarından bütün cinsiyet rolleri çıkartıldı ve 162 okul pilot okul olarak seçildi "cinsiyet eşitliğine duyarlı okul" adı altında cinsiyetsiz ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Kötü bir işin en gizli şahidi, vicdandır. “ Hz. Ömer (R.A)

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku