Hükümete Cinsel İstismar Tuzağı

01 Mart 2018Sema Maraşlı16 Yorum »

7_b

Hak ve Hakikatten Yana Olan Bütün Milletvekillerine Hitaben,

Sayın Vekillerimiz!

Gündemde görüşülen ve sizlerinde onayından geçecek kimyasal hadım ile ilgili hem komisyondaki vekillerimizin hem de sizlerin çok iyi araştırma yapıp sonuçlarını iyi hesap edip bir karar vermeniz gerekiyor. Sizlerin kararı hepimizi ilgilendiriyor. Konuyu değerlendirirken şu konuları lütfen göz önünde bulundurun.

Cezalar ağır olmalı ki caydırıcı olsun: Öncelikle taciz ve tecavüz bir cinsel istek fazlalığı değildir, bir sapkınlıktır hele de çocuklara yönelikse daha da tehlikeli bir sapkınlıktır. Dikkat edilirse tecavüzcülerin çoğu evli yani cinsel isteğini giderebilecek eşleri var.

Tecavüzcüler cinsel isteği ile başa çıkamadığı için değil, bir masuma acı çektirmek için bir masum üzerinden kendilerini güçlü görmek psikolojisi ile hareket ederler.

Kimyasal hadımın caydırıcı hiçbir mantığı yok. Kimyasal hadım olup hapis yatmayacaksa bu sapığa ödül olur. Bir süreliğine cinsel dürtülerinden kurtulmuş olur. Hem hapis yatıp hem hadım olacaksa o da sapık için iyi. Zaten içerde kimseye bir şey yapamayacak yine rahatlamış olacak. Biraz hapis sonra kimyasal hadımsa o da adamın ailesine haksızlık. Ruh hastası gibi bir adam ailesi ve toplum için potansiyel tehlike olur.

Sapığın cezası idam olmalı: Ceza ağır olsun ki caydırıcı olsun. Tecavüze yeltenmeyi düşünen biri sonunun ölüm olacağını bilirse mi vazgeçer yoksa “bir ilaç vereceklermiş bir süre cinsel isteğim olmayacakmış” diye düşünürse mi caydırıcı olur. Biz bu taraftan gönderelim gitsin, öteki tarafta versin hesabını, bu taraf da rahat etsin. İnançsız bazı yazarlar ölüm ödül olur, ölür kurtulur diye yazmış, sanki öldükten sonra yok oluyoruz! Ölüm kötüler için değil iyiler için ödüldür. Kötülerin temizlenme yeridir. Artık nasıl temizlenirse onun detaylarını en iyi Rabbimiz bilir.

Batılılara göre katilin yaşama hakkı vardır, bize göre mazlumun yaşama hakkı vardır:  Batılılar katilleri, sapıkları hapishaneye doldurup beslerler fakat gider gücünün yeteceğini düşündüğü ülkeleri istila edip kadın- erkek – çocuk- yaşlı demeden mazlumları öldürürler ya da öldürecek örgütler kurarlar bir de utanmadan “insan hakları var, katilin, sapığın yaşama hakkı var” derler. Artık bizler hele şu olaylardan sonra Batı’nın iki yüzlülüğünü de net gördük lütfen onların sahte hallerini bırakıp gerçeklere bakıp kanunların ona göre oluşturalım.

Kimyasal hadımın suçu önlemede etkisi iyi hesaplanmalı: Düşünün bir çocuğa cinsel istismar oldu. Aile o kişinin öldürüleceğini bilirse mi şikayet eder, yoksa bir süreliğine cinsel isteğinin gitmesi cezası olduğunu düşündüğünde mi? Tecavüzcünün cinsel isteğinin gitmesi asla mağdurun ve ailenin yüreğini soğutmaz. Hatta aile şikayet etmeye bile korkabilir. Bu adam yatar çıkar sonra başımıza bela olur mu diye. Fakat failin öleceğini bilirlerse korkmadan şikayet edilir.

Eğer idam getiremiyorsanız ağırlaştırılmış hapis cezası olmalı muhakkak: Hadım cezası olacaksa 13 yaş altı için ve ağır hapis cezası ile birlikte olmalı. Zira günümüzde 13 yaş üstü kızların kendi isteği ile birlikte olma ihtimali yüksek. Ki bununla ilgili pek çok örnek var.

Hükümet karşıtları ve feministler sizin yaptığınız bir şeyi destekliyorlarsa üzerinde on kez daha düşünün: Kimyasal hadım, hükümet karşıtları ve feministler tarafından destekleniyor fakat idam desteklenmiyor çünkü idam suçu azaltacak, kimyasal hadım hele 12-18 yaş altını da kapsarsa kaos çıkaracak.

Hükümet karşıtları kimyasal hadım 18 yaş olsun diye uğraşıyorlar ki 18 yaş altı erken evlenenlere de hadım cezaları verilsin ve ülkede kaos çıksın. Tecavüzcüye idam getiremiyorsanız hapis cezalarını ağırlaştırın o zaman. Tecavüzü ve 14 yaş üstü evlililik ve gönüllü birlikteliği ayırın.

Sosyal ağlardaki tepkilere baktım, dindar insanlar bile kimyasal hadım 18 yaş altını kapsasın diyor. Çünkü hadım cezasının sadece tecavüzcülere uygulanacağını zannediyorlar. Şunu tekrar vurgulayayım, kimyasal hadım cezası sadece tecavüzcüleri kapsamayacak.

18 yaş altındaki bir kız mesela 16 yaşında dini nikahla evlenmiş olsa ya da kendi isteği ile bir erkekle birlikte olmuş olsa şu anda mevcut kanunlara göre genç kız çocuk sayılıyor ve evlendiği ya da birlikte olduğu kişiye  8 yıldan 16 yıla kadar tecavüz suçlaması ile hapis cezası var eğer kanun gelirse bu hem hapis hem hadım cezası olacak.

Medya 18 yaş altı kızlara tecavüzde hadım cezası gelsin, diye halkı yanlış bilgilendiriyor. Oysa kanun gerçekten tecavüzü kapsıyor olsa yaş sınırına gerek yok. 80 yaşında kadına tecavüz eden de kimyasal hadım olsun.

Bu kesinlikle bir tuzak: Maksat Ak Partiyi gözden düşürmek için açıkça bir oyun çok belli.  Kanunda hadım cezası 12 yaş altı olursa medyada yaygara kopar. Neden 18 yaş altını kapsamıyor  18 yaş altı da çocuk, diye. Hükümet çocuk tacizlerini destekliyor diye kıyameti koparırlar. Hükümet bunlardan etkilenip 18 yaş altını kapsayacak şekilde çıkartırsa bu kez de başka büyük dertler çıkar.

En çok 18 yaş altı evlilik Doğu’da bir de Roman vatandaşlar da oluyor. Tam da Kürt vatandaşlarla arayı düzeltmişken devlet onların erkeklerini “erken evlendi” diye toplayıp toplayıp kimyasal hadım yaparsa o zaman görürüz çıkacak çıngarları. Belki bir kaç Ak Parti’ li milletvekiline ya da oğullarına 18 yaş altı kızlarla tuzak kurulup hadi bakalım verin cezayı diyecekler. Yapılmazsa da medya tepelerinde.

28 şubatın farklı bir versiyonu planlanıyor gibi, hükümet de tuzağa düşmek üzere.  Aile Bakanlığı  geçenlerde iki düğünü basıp gelini kaçırdı evlenemezsiniz diye. Şu anda sırf hadım kanunu çıksın diye birileri düğmeye bastı ve her yerden taciz tecavüz haberleri ve erken evlilik ihbarları geliyor. Ak Parti hadım yasası tuzağına düşerse hem itibar kaybeder hem de çok büyük oy kaybeder. Hem de memlekette çok büyük kargaşa çıkar. İdam getirmiyorsa da 12 yaş altına cinsel istismarda hem hadım hem de çok ağır hapis cezaları getirsin.

Tecavüze ağır cezalar verilsin. 3 yaşında çocuğa tecavüz eden sapıkla 17 yaşında kızın evlendiği ya da gönüllü birlikte olduğu erkeği kanunlar aynı kefeye koyarsa o tecavüzcü etiketi gelir hükümetin alnına yapışır. Kendilerini de ondan sonra zor temizlerler.  Korkularınız gözlerinize bağ olmasın. Düşmeyin artık şu tuzaklara yeter!

İftiralara ağır cezalar getirilsin: Hiçbir suçu olmayanların boş yere başı yanmasın.

Düşünün kadının sevgilisi kadının çocuğuna tecavüz etti, bu da bir şekilde ortaya çıktı. Kadın da sevgilisinin başını yakmamak için “kocam yaptı” dedi ve çocuğu da böyle söyleyeceksin diye tehdit etti. Kocası iftiradan hapse girdi. Kadın bu arada bir süreliğine kocasından da kurtulmuş olur, sevgilisi ile baş başa kalır.

Bu yüzden ihbarlar iftira mıdır, gerçek midir diye iyi araştırılmalı. 6284 sayılı utanç yasasındaki gibi “kadın yalan söylemez mantığı” ile hareket edilirse iftiralardan cinayetlerden çıkacak kargaşayı durduramazsınız.

Polis iddiada bulunanı iyi sorgulamalı iyi araştırmalıdır. Mesleğinde uzman psikologlar da çocuğu imgelerle oyunlarda konuşturarak gerçek faili bulabilir.

Fakat bu arada baba tutuklanmış, toplumda saygınlığı zedelenmiş, gerçek anlaşılana kadar hapiste yatmış olacak. Şimdi bu kadının yaptığı yanına kar mı kalacak? “Sevgilimden korktum öyle söylemek zorunda kaldım.” dese “eh zararı yok hadi git” mi denecek?

Ya da 18 yaş altı kız sevgilisinden ayrıldıktan sonra ona iftira attı. Benimle zorla birlikte oldu tecavüz etti diye. Ne olacak? Atacağı iftiranın cezasını çekmeyecek mi?

Bunlar hiç de uç  örnekler değil, bu tarz olaylar sık sık gazetelerde çıkıyor. Sevgilisini gördüğü için çocuk babasına söyler diye kendi çocuğunu öldüren annelerin haberleri yakın zamanlarda çok çıktı.

Cinsel eğitim verilsin. Çocuklar medyadan, filmden, pornodan değil yaşlarına uygun şekilde işin ehli doktorlardan, uzmanlardan eğitim alsın. 6. Sınıftan itibaren cinsel eğitim dersi başlatılsın.

Medyaya bir çeki düzen gelsin. Medya taciz ve tecavüz haberlerini detaylı vererek hem sapıklara canilere senaryo veriyor hem de bazı saygın meslekleri gözden düşürüyor. Pek çok Avrupa ülkesinde öğretmen ve din adamları ile ilgili kötü haberleri yayınlamak yasak. Zira bu iki meslekte güven çok önemli. Binlerce öğretmen var elbette bunların içinden sapıkları da çıkar. Fakat bazı sapıkların yaptığı bütün erkek öğretmenlere yüklenemez. Son dönem çıkan haberlerden dolayı veliler paranoyak olmaya başladı, neredeyse toplumda bütün erkek öğretmenlere sapık olabilir gözüyle bakılıyor. Tedbirli olmak başka insanları zan altında bırakmak başka, kutsal meslekleri toplumda aşağılara çekmek bambaşka şeyler.

Sayın Vekiller!

Yarım işleri ya tamamlayın ya da hiç yapmayın. Yarım doktor candan, yanım hoca dinden, yarım kanun da adaletten eder.

Zina yasası yeniden düzenlenecekmiş. Evli insanlar zina yaptığında şikayet edildiğinde ceza olacakmış. Bekarlara zina serbest olacak. Yine bir kaosa sebep olacak kanun. Eşler birbirini takip edecek, tuzak kuracak, huzursuzluklar, boşanmalar, cinayetler iyice artacak.

Bir ucu da dindarlara dokunacak. İkinci eş alanlar zinadan ceza alacak. Bir şeyi tam yapamıyorsanız yarım da yapmayın bırakın dağınık kalsın yeni dertler çıkmasın bari.

Sayın Milletvekilleri!

Allah’tan gayrıdan korkmayın. Kuraldır bu “korktuğun şey seni kovalar” Kadınlardan, Batılılardan, Feministlerden, Dinsizlerden…kokmayın. Onlardan korkup Hak’ın gadabını çekecek işler yaparsanız korktuğunuzla imtihan olursunuz. Tacizci damgası yemekten korkar, yapmanız gerekenleri yapmazsanız o damga tam da sizin üstünüze yapışır. Ahlaklı imanlı insanın böyle korkuları olmaz. “Aman idam getirmeyelim, ip bir gün boynumuza dolanır.” diye korkarsanız aynen düşündüğünüz gibi olur. Burada olmasa başka yerde olur ama olur. Ölüm vakti zaten değişmez, Hak yolda gitmekten daha güzel ne olabilir?

İlmin kapası Hz. Ali “Korkakla, cimriyle ve hırs sahibi ile istişare etmeyin.” der.  Sizlerde memleket meselelerininde yanılmak istemiyorsanız bu üç kötü huya sahip insanlarla istişare yapmayın.

Dindarları sevmeyenlere, kendinizi sevdirme, onlardan alkış alma sevdasından vazgeçin. Ne yaparsanız yapın yaranamazsınız ancak tamamen onlara benzediğinizde memnun olurlar.

Lütfen üzerinizdeki bütün 28 şubat tozların silin, cesaret ve adaletle Hak ve Hakikate uygun kanunlar yapın.

Mevki makamın vereceği imtiyazı değil, Allah’ın yanında imtiyazlı olmayı tercih edin.

Yardımcısı şeytan olan vesvese ve korkularla hareket eder, iki dünyasını da berbat eder.

Yardımcısı Allah olanın işleri rast gider ve zorluklardan yüzünün akı ile çıkar.

 

 

Okunma Sayısı : 8.753

Yorum yapın

“Hükümete Cinsel İstismar Tuzağı” için 16 Yorum

  1. semamarasli diyor ki:

    Değerli Okurlarım! Son dönem mecliste görüşülen bazı kanunlarla ilgili yazılar yazdım. Konu iyi anlaşılsın diye biraz uzunca yazmışım:))
    Bugün uzun yazılarda düzenleme yapıyorum. Bu yazı Hadım mı İdam mı yazısının kanun ile ilgili bölümü. Yazının başlığını da değiştirdim. Bu yazıdan üç yazı daha çıktı:)) Düzenlerken ufak tefek ilaveler yaptım. Onların tarihlerini son yazımdan önceye alıyorum. Fakat başlıkları yeni olduğu için sayfanın kenarında son eklenenlerin ilk beşinde görebilirsiniz.

  2. Ahmet diyor ki:

    Selamun aleykum sema abla. Bu diyeceğim konuda da araştırmalar yap ve mutlaka sık sık duyur. Lütfen yardım et. Erkeklerin de kadınların da arasındaki en vicdanlı en insaflı en hakkaniyetli en anlayışlı kişisin sen abla. Yıllarca senin yazılarını takip ederdim. Şimdi senin bu yazılarındaki bahsettiğin zulümlere kurban gidebileceğimizi aklımın ucundan geçiremezdim. Abla babama iftira attılar. Kameralar ortada olmasına rağmen babamı ergen bir kıza c.istismar gibi hayasızca bir suçla iftira attılar. Ama öyle güzel kanunlar yazmışlar ki herşey kızın lehine dönüyor. Bu tür haberlerin hepsi gerçek değil lütfen algıya gelmesin galeyana gelmesin kimse. Hatta bizden yüz milyar verin suçumuzu geri cekelim gibi iftiranın da yanında böyle bir iğrenç rüşvet de istediler. Abla adalet çökmüş, insaf kalmamış. Milletin vicdani çürümüş bize etmediklerini bırakmadılar, babam resmen şok geçirdi, içeride fiziki ruhi sağlığı tamamen kayboldu. Herkesi her çocuğu seven adam şimdi belki bambaşka bir insana dönüşecek böyle hayasız utanmazların yüzünden. Lütfen abla sen de birşeyler yaz.

  3. Yakup diyor ki:

    Çok yerinde bir yazı Allah razı olsun.

  4. zulkarneyn diyor ki:

    Tandıdığım üç millet vekiline gönderdim

  5. A. Doğan diyor ki:

    Allah razı olsun sevgili sema abla.

    Çok teşekkürler. Sağolun

    • Aadem diyor ki:

      Sema hanım ne yapsaniz boş.Aileyi bitirenler, erkeği bitirenler ne için çabalıyor sanıyorsunuz.Vatan hainleri ve milletimize hesabı olanlar işbirliği içinde erkeği mahfettiler ama tam mahvedemediler.Ve vatan hainleri şu anda çok üzgünler.Türk erkegi Afrinde vatan namustur diye teroristlere kök söktürüyor.Vatan hainleri namus için can almanın ve can vermenin milletimiz ve devletimiz için önemli olduğunu biliyor ve namus duygusunun kadınlarda bitmesi erkekler için namusun önemsiz olması için var gücüyle çalışıyorlar.Bu milleti namus duygusundan şeref duygusundan mahrum bırakarak MİLLETİMİZİ ve devletimizi mahfetmek isteyen vatan hainleri tuzaklariniz boşa çıkacak ve sizler imha olacaksınız afrinde minbicte her yerde.etekli erkeginizle(YPG)kahpelik yapmaya alışkın kadınlarınızla(YPJ) ve Turkiyedeki piçlerinizle imha olacaksınız.sonra sıra, MİLLETİMİZİ ve devletimizi,ailemizi,erkegimizi mahveden kahpelere gelecek Allahın izniyle…

  6. Barbaros diyor ki:

    Kökünden çözeceksin işi .

  7. İSMAİL AYDEMİR diyor ki:

    Aynen katılıyorum. Ak parti vekil bakan bürokrart vs. nedir bu kompleksleri. Sıradan ortalama halkın içinden geçeni nası bilmezler Herşeyle Reis mi ilgilencek. Adalet Bakanlığı,Aile Bakanlığı ne iş yapar???

  8. Ali uz diyor ki:

    Allah razi olsun çok dogru ve cesaretle hak icin yazmışsinizmakaleyi..kafamda bazi süphelerim vardi bu kanun iyimidir nasil olacak diye..bazi şeyler dahada oturdu..Söylediklerinize aynen katiliyorum Cenab-ı Hak ilminize Kaleminize kuvvet versin inşallah mü’minlerin bu seslerini duyarlarda mù’minlere yakışır kanunlar çıkarilir..

  9. Kadir diyor ki:

    Herkezin dilinde idam. Ama onu kaldıracak sağlam bir hukuk sistemi var mı bu ülkede? Hanımefendinin yorumunda dediği gibi idam olan ülkeler de hiç suç işlenmiyor mu?
    Sema hanım yazınızdaki en can alıcı nokta iftiralara karşı yapılması gereken yaptırımlar ancak tüm bu samimi önerilerinizin karşısında sizi anlayacak bir akıl var mı acaba?
    Korkak olmamaktan idam ipi bizim boynumuza dolanır kaygısı duymamaktan bahsetmişsiniz. Bence oy aldığı milyonlarca muhafazakâr kitlenin yerine bir avuç feminist dernekten akıl alan, sizin de dediğiniz gibi dini nikahlı erkekleri tecavüzden hapis yatıran ve çaresizlik ten adım atmayan bir iktidar varken korkmamak elde mi,çünkü o istediginiz tecavüz yasası ve idam ipi bu masum insanların yakasına yapışır.
    Sadece dini nikâhli insanlar değil bu medya düzeni ve kadının beyanı yeter diyen hukuk mantığı varken nikahsız ilişki yaşayan erkekler bile risk altına girer.
    Son olarak ta anlayamadığım bir nokta da son günlerde gündemde olan tecavüz ve kadına şiddette iyi hal indirimi ni kaldırmak tartışmaları..
    Hadi tecavüz başka bir mevzu onu ayrı tutalım ama duygularımızla değil de hukuk mantığıyla düşündüğümüz de bu ne derece doğru su götürür.
    Gelelim diğerine; bir kadın dayak yediğinde iyi hal indirimi olmayacak ama erkek cinsi dayak yerse olacak!
    Yani kadinin haysiyeti onuru var erkeğin Yok!
    Adam trafikte yumruk yiyip burnu kırıldığında fail iyi halden yararlanacak ama kadın x bir erkekten fiske yediğinde iyi hal indirimi olmayacak
    Biliyorum, kendimi çok tekrar ettim, ama ya kadınla birlikte erkek cinsi de siddete maruz kaldığında iyi hal indirimi kalksın ya da iki durumda da fail iyi halden yararlansin
    Sonuc olarak,Ne yazikki bu çarpık zihniyetle,
    Hele ki toplumu sarsan skandallar ve dikkat ederseniz son zamanlarda bir yerden düğmeye basılmış gibi artan taciz tecavüz haberlerine dayanıp ta idam istemek bence adalet getirmez… Saygılar.

    • Kadir diyor ki:

      Ek olarak söylemek gerekirse; ülkede tecavüzle ilgili bir de tanım problemi yaşanıyor. Evlilik içi tecavüz denen bir konu var ülkede. Böyle ağır yasaları talep ediyoruz peki yarın nikahlı karısına tecavüz suçlaması ile karşılaşan bir erkeğe hukuk düzeni nasıl karşılık verecek????? Farz edelim ki adam gerçekten de kadının rızası hilafına zorla birlikte oldu. Bu problemi nasıl çözüme kavuşturacağız?
      İdam ile mi Hadım İle mi?
      İdam meselesine karşı oluşum tecavüzle ilgili değil sadece, Türkiye de ki çarpık hukuk düzeni ile ilgili .
      Bir düşenelim; son zamanlarda ki siyasi davalar görülürken idam olsaydı ülkede nasıl bir durumla karşılaşırdık?
      Cezaları İslamiyete atıf yapıp isterken meseleyi doğru kavramak gerekir.
      Gülpembe hanımın dediği gibi; kısas meselesinde devletin idam etme yetkisi mutlak bir yetki değil işin içinde nice incelikler var.
      İşe biraz daha farklı noktadan bakarsak bu hadım meselesini de ben insan onuruna da aykırı görüyorum. Her şeyi İslamiyeti referans alarak açıklama gayratine düşüyoruz peki hayvanın bile kısırlaştırılmasına izin vermeyen din insan için bu izni verir mi? Tekrar ediyorum burada ki mevzu tecavüzcünün şahsından ayrı bir konu. Düşüncemin çıkış noktası onu korumaya almak değil isterse GİOTİNE gitsin!
      Mesele hukukun oyun hamuru haline gelmesi, hukukun gündemi elinde tutan ideolojilerin kölesi haline gelmesi..Yukarıda da değindiğim gibi iyi hal indiriminin kaldırılması fikri gibi…

  10. Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

    Sema Hanım yine güzel bir yazı olmuş ama Milletvekillerinin pek dikkate alacağını sanmıyorum. Ama siz durmayın bu tür konuları yazmaya devam edin lütfen.

    Ayrıca yazıda dikkatimi çeken bir cümle oldu o da şu, “Birkaç da hoca tipli ne dediğini bilmeyen adamlar da onlara malzeme veriyor.”

    Burada kimleri kastettiniz anlayamadım. İnşaallah son günlerde kaynana-damat meselesinde Ebu Hanife hazretlerinin bir ictihadını söyledi diye linç edilmeye çalışılan Kıymetli bir Hocayı kastetmediniz.

    Vesselam…

  11. Mert diyor ki:

    Sema hocam. Yıllardır değerli (!) Milletvekilleri diye sesleniyorsun ama nafile. Kimse seni senin gibi düşünenleri dinlemiyor. Hepsi değersiz. Oy veerdiklerimiz de. Aile kavramının altına dinamiti koydular. Benim hiç umudum yok. Çok Yakın zamanda aile kalmiycak evlilik bitecek zina tavan yapacak. Geçen de yazdım. Bu kanunlar pkk ve fetöden daha tehlikeli. Düşmana gerek yok bu yasalar bitirecek bu memleketi. Hürmetler şu ülkede tek saygı duyduğum kadın …

  12. Darusselam diyor ki:

    Maşallah bu yazıyı çok paylaşmak gerek ki ses versin…

  13. gulpembe diyor ki:

    Idamin caydirici oldugunu dusunmuyorum. Bu suclarin cogu anlik gelisiyor, yani kisinin sonum ne olur diye dusunmesi sozkonusu degil. Bu insanlarin durtu konrtol bozuklugu ve benzeri pekcok rahatsizliklari var. tabi herseyi hastaliga baglamamak lazim bunlar sadece hasta degil ayni zamanda kotu kalpli kimseler, sevgisiz,merhametsiz,ahlaksiz…
    Amerikada idam var,Avrupada yok. Amerikada daha fazla suc isleniyor.

    Kanun, buyuk sineklerin delip gectigi,kucuklerin takildigi bir orumcek agidir denir,
    turkiyeye idam gelince ne olacagini anlamak icin idamin oldugu gecmisimize bakmak kafi. Dusuncenin bile suc oldugu bir memlekette yasiyoruz. Masumlar, zayiflar bununla tehidit edilip, hayatlari sondurulecek. Bu memlekette ekmek calan cocuklara yillarca hapis verildi,bir kose yazisindan dolayi insanlar muebbetle yargilaniyor, 1 sene once gozaltinda iskenceden olen sahsin beraatini gecen gun verdiler. Idam var olmus olsa coktan idam edilcekti, peki bunun telafisi nasil olacakti? 1 gemide 99 cani 1 masum olsa ,o masumun hurmetine o gemi batirilmaz,seriat budur.

    Kisas ayetini bile pekcok insan yanlis anliyor. Kisas hakki devletin degil, olen kimsenin yakinlarinindir. Onlar ister kisas, ister tazminat talepeder,ister affederler. Kan sahipleri 5 kisi olsa 4u kisas talep etse, 1 tanesi affetse ona devlet kisas yapamaz. Affeden kisiyi baz alir, seriat kes, dogra,gom degildir.

    Politik mevzulara gelince, siyaset de sosis gibi halkin gozu onunde yapilmazmis, yapilsaydi kimse yemezmis…sorun korkaklik, baski , feministlere sirin gorunmek degil. Cok daha derin ve karmasik..

    ayrica, ben gazetelerde sokak kameralariyla sucu sabit olmus tacizcilerin bile hep salindigi haberlerini okuyorum, yani daha mumkun olabilecek cezalari bile almiyorlarken yetkililerin konuyu idama getirmesi ciddiyetsizlik ve oyalamadir.

    selamlar…

    • Yasir diyor ki:

      Gülpembe Hanım size kesinlikle katılıyorum. Bu idam olayı ancak Allah adına ve onun hükümlerine uygunsa yapılır ki bu da İslam hukukunun olduğu bir ortamda olması gerekir. Bu idam konusunda haksızlığa uğrayacak çok insan olacağını düşünüyorum ve iftiraların önüne geçmekte imkansızdır. İdamla ilgili geçmişimiz hiç de affedilir değil. Günübirlik kanunlarla insanlar idam edilmiştir. Geçmişte idam edilenler aynı suçu bu gün işleseler belki hiç ceza almazlardı. Hiç suçu olmayanları da saymıyorum. Oysa İslam hukuku zamanlar sınırlı değildir. Unutmamak lazım ki bu ülke ‘hukukun üstünlüğüne dayalı(!) sosyal demokrat laik’ bir ülkedir. Adnan Menderesi, İskilipli Atıf Hoca’yı bin türlü iftira ile ipe asan bu ülkenin üstün hukuku değil miydi? Bu ülkede idamı savunmak sakıncalı bir düşüncedir.

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Çocuklar ana- balarının kötü örnekleriyle bozulmaya devam ettikçe yeni bir dünya kurulamaz.” (A. Carrel)

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku