İki Arada Bir Derede

fatih pınarGünümüzde kadınlarımız erkeklerimizle eşit şartlarda eğitim görüyor, iş hayatına atılıyor, neredeyse tüm meslekleri icra ediyorlar.

Kadınlarımız için sürekli evde oturup televizyon başında zaman öldürmektense; verimli insan olmak bir şeyler üretmek toplumsal hayata katkıda bulunmak çok güzel bir duygu. Buna da itirazı olan yok zaten.

Tabii ki kadınlarımız uygun şartlarda çalışabilmeli, ülkemizin kalkınmasına katkıda bulunabilmeli kısacası verimli insan olabilmeli

ancak; kadınlarımızın en büyük açmazı çocukları.

Kadınlar hem çalışmak istiyor hem de çocuk büyütmek istiyor. Bu istek kendilerince mantıklı ancak; teknik olarak pek mümkün görünmüyor.

Kadınlar iş hayatına devam ederlerse; çocukları ihmal edilmiş oluyor, çalışmayı bırakarak çocuklarına bakmayı seçerlerse bu defa da çalışma hayatları kesintiye uğruyor.

Bazı çalışan hanımlar çocuklarımın yetişmesi her şeyden daha önemli diyerek iş hayatının tüm getirilerini ellerinin tersiyle iterek çocuklarıyla birlikte olmayı seçiyor ve çalışmayı bırakıyor.

Bizim referansımız tabii ki dinimiz ve Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem):

Enes b. Mâlik’in rivayet ettiği bir hadis-i şerife göre kadınlar Peygamber Efendimiz’e (sallallahu aleyhi ve sellem) gelerek şöyle demişlerdir: “Ey Allah’ın Resûlü! Erkekler, Allah yolunda cihad yapmak suretiyle bütün sevabı götürdüler (bize bir şey bırakmadılar). Biz,

Allah yolundaki mücahidlerin ameline yetişebilmek için hangi ameli yapalım?” Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) onların bu sorusuna şöyle cevap verdi: “Sizden her kim evinde oturursa, Allah yolunda cihad yapanların ameline (sevabına) yetişir.”

Yukarıdaki hadis-i şerifi tabii ki o zamanın şartlarında değerlendirmek gerekir. Buradan hanımlar sadece evlerinin içinde otursunlar anlamı çıkarılmamalı zira Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) zamanında savaşa bile giderek askerlere yardımcı olan kadınların olduğunu biliyoruz. Bu hadis-i şeriften benim muradım hanımlarımızın evlerimiz için ne kadar önemli olduklarını vurgulamaktır.(Yanlış bir yorum yapmaktan Rabbime sığınırım.)

Bazı çalışan hanımlarda; bu zamanda geçinmek kolay mı? tabii ki çalışmak zorundayız, çocuklarımıza iyi bir gelecek hazırlamak zorundayız, onlara ev-araba almak zorundayız, öldüğümüzde kimseye muhtaç olmamaları için miras bırakmak zorundayız düşüncesiyle, kimisi de kariyerim, memuriyet hayatım gibi gerekçelerle çalışmak gerektiğini söylüyorlar.

Elbette ki en doğru karar herkesin kendi kararıdır ancak; çalışan hanımlara birkaç soru da ben sormak istiyorum affınıza sığınarak:

1) Çocuklarımızı ihmal ettiğimiz, ağlayınca göz yaşlarını silemediğimiz, gülerken bağrımıza basarak mutluluğunu paylaşamadığımız, yeni yürürken bizlere tatlı tatlı gülümseyerek adım attığı günlerde onların ellerinden tutarak o minik çabalarına ortak olamadığımız günlerin telafisi olacak mı?

Bakıcılar yanında anne şefkatinden

1) mahrum çocuklarımızın solgun ve mutsuz simaları tekrar mutlu ve hayat dolu hale gelebilecek mi?

2) Siz yanlarında değilken başkaları tarafından yeterince hassasiyet gösterilmeyen çocuklarınızın başlarına gelebilecek kaza bela(Allah muhafaza) veya herhangi bir olumsuzluğun telafisi olacak mı?

3) Çocuklarınıza almış olduğunuz ev,araba vs. çocuklarınızı öpüp okşayabilir mi? Onların ruhundaki anne sevgisini tatmin edebilir mi?

Hani bir deyim vardır ya: İki arada bir dere kaldım diye öyle görünüyor ki kadınlarımızda bu konuda iki arada bir derede kalmış durumdalar.


Bunlar da ilginizi Çekebilir

7 Yorum Yorum Yaz

Yorum Yaz