İkiyüzlü Feministler ve Sapkınlıklar…

23 Şubat 2015Sema Maraşlı13 Yorum »

7_bKadına şiddetin, taciz ve tecavüzlerin çokça konuşulduğu şu günlerde feministlerin ve aydın geçinenlerin ikiyüzlülüğünden bahsedeceğim.

Kadına şiddetin en feci halini anlatan bir kitap: “Grinin Elli Tonu”  Kitap bizim ülkemiz de dahil 39 ülkede yayınlanmış ve toplamda 100 milyondan fazla okunmuş.

Bu kitap ülkemizde de üç yıldan (2012- 2015) arasında en çok satanlar listesinden düşmedi. Geçen hafta da kitabın filmi gösterime girdi. Filmin biletleri daha gösterime girmeden vizyona giren ülkelerde toplam 3 milyon satılmış. Ülkemizde de ilk üç günde üç yüz bin kişi izlemiş.

Filmin önce yazarından bahsedeyim: Yaşı elliye dayanmış, evli, iki çocuk annesi bir İngiliz kadın bir gün oturmuş ( yıl 2012) hayallerindeki erkeği ve sapkın cinsel arzularını yazmış. Yazar “Bir orta yaş krizinin tam eşiğindeydim. Tüm fantazilerimi yazıya döktüm ve ortaya bu çıktı” diyor.

Kitap acayip bir ilgi görüyor. Bu ilgiye kitabın yazarı da çok şaşırıyor.

Yazar bir Türk gazeteciyle yaptığı röportajda “Demek ki tek sapık ben değilmişim” diyerek kitabının ilgi görme sebebini itiraf ediyor. Kadın, bakıyor sapık çok, hemen kitabın ikincisini, üçüncüsünü de yazıyor. Hepsi de çok satılıyor.

Nasıl bu kadar okunuyor anlamadım. Ben kitaba göz attım okuyamadım iğrençti. İlköğretim seviyesinde cümle yapısı ve kadını aşağılayan, şiddeti öven, cinsel şiddeti teşvik eden sapık bir kadının fantazi dünyasını kaç yüz sayfa okumayı midem kaldırmadı fakat içinde ne olduğunu anladım.

Kitap, üniversite öğrencisi genç bir kızın, çok zengin bir adamın gönüllü seks kölesi olmasının hikayesini anlatıyor. Adam, pahalı hediyelerle kadınları tavlayan, onlara efendi-köle anlaşması imzalatarak cinsel istismarda bulunan; kırbaç, kelepçe gibi pek çok aletle işkence eden, kadının iple el ve ayaklarını bağlayarak tecavüz eden sapık ruhlu biri. Fakat özel uçağı olacak kadar zengin olduğu için sapıklığı feministleri rahatsız etmemiş belli ki.

Bir gün karşısına çıkan üniversite öğrencisi kıza da kölesi olmasını teklif ediyor. Fakat kız başrol oyuncusu olduğu için filmin yapımcısına göre, onurlu bir kız (!). Bu yüzden pahalı hediyeler için değil; adama tutulduğu için (tabii biraz romantizm olmazsa kadınlara okutamazsınız kitabı) adamın kölesi olmayı kabul ediyor.

Genç kız, efendi-köle anlaşmasını imzalıyor. Adam kıza çok kaba davranıyor ve çeşit çeşit işkenceler ediyor. Kız ona “efendim” diye hitap ediyor ve kız adamı yere diz çökerek karşılıyor. Avrupalı kadınlar ve bizim modern kadınlarımız, feministlerimiz bu hikayeye bayılıyorlar.

Çok ilginç değil mi? Bu kitaba ve kadın bedeninin cinsellik üzerinden istismar edildiği efendi-köle, hakimiyet-teslimiyet, sadizm-mazoşizm ilişkisi anlatan bu porno filme ülkemizde de erkeklerden çok kadınlar bayılmış.

Filmi izlemedim, eleştirileri okudum, filmi izleyip beğenmeyen çok erkek var:

Tek kelime ile sapıklık. Filmin yarısında çıktım. Filmi beğenen psikopattır, sadisttir”, “Bu film bana yoldan geçen kadınlara tecavüz etme duygusundan başka bir şey vermedi, iğrençti” demiş bir erkek. Erkekler genellikle beğenmemiş ve kadının aşağılandığını düşünmüşler.

Filmi izleyen kadınların çoğu beğenmişler. “İkinci kitabın filmini sabırsızlıkla bekliyoruz” demişler. Bu da ilginç!

Bu kadar kadın derneği var, bolca feministimiz var, filmin konusu tam da onların itiraz edeceği bir konu. Fakat ilginç şekilde çok sessizler. İçinde cinsellik olunca şiddet onları rahatsız etmemiş gibi duruyor. Ya da başka bir sebebi var…

Kitapların, filmlerin insanları etkilemediğini iddia edenler, bu filmle ilgili gerçek verilere bir baksınlar:

Kitaptan sonra cinsel şiddette kullanılan aletler, sadece o ürünlere özel dükkanlardan çıkmış, birçok mağazada satılmaya başlamış.

Amerika ve İngiltere’de hırdavatçılarda ip satışında patlamalar yaşanmış.

Araba bagajında özel işkence aletleri ile gezen kadınlar artmış.

İngiltere itfaiyesi filmin vizyona girmesinden hemen önce alarm durumuna geçmiş, kitap çıktığından beri pek çok vaka ile karşılaştıklarını, filmle kazaların çok fazla artmasının beklendiğini söyleyerek uyarıda bulunmuş, yaralanmalar için telefon numarası vermiş. Bir itfaiye görevlisi “Kitap çıktıktan sonra her gün birden fazla yüz kızartıcı duruma müdahale etmek zorunda kaldıklarını” söylemiş.

Kitabı okuyan kadınlar üzerinde yapılan bir araştırmada kitabın kadınlarda davranışı değiştiren kişilik bozulmalarına sebep olduğu görülmüş.

Araştırmaya katılan kadınların yüzde 25 inin kendine kaba davranan erkekleri daha çekici bulmaya başladığı, yüzde 65 inin daha çok içmeye başladığı belirlenmiş.

Kitabı okuyan kadınlarda yeme-içme bozuklukları çok görülüyormuş.

Kocası kitaptaki fantezileri yapmıyor, diye boşanma davası açan kadınlar olmuş.

Filmdeki kadının dayak yediği sahneyi, kadınlar, dayağı erkeğin kadına sevgisini göstermesi olarak yorumlamışlar. (Ne günlere geldik!)

Kitaptaki işkenceleri yapmaya çalışan bir adam sevgilisinin ölümüne sebep olmuş.

Böyle iğrenç bir filme, bizim feministlerden neden itiraz gelmiyor. Çok araştırdım, ne kitaba ne filme ciddi bir eleştiri göremedim. Ne feministlerden, ne aydın geçinenlerden…

“Kocanız size sesini bile yükseltemez, psikolojik şiddete girer, onunla birlikte olmak istemiyorsanız ısrar ederse tecavüz sayılır, hemen kocanızı şikayet edin” diyerek kadınları gaza getiren feministler, erkekleri tecavüze teşvik eden, kadına şiddeti destekleyen, artıran bu film karşısında hani şimdi neredeler? Kendileri için bir kırbaç almaya mı gittiler yoksa?

“Erkek evde reis olmalı” dediğim, dinimizin emrini söylediğim için, erkek iktidarını destekleyip kadınların ezilmesine bir sebep de beni göstermeye utanmayan sözde aydıncıklarımız, feministçiklerimiz bu filmde niçin susup kaldınız gerçekten merak ediyorum.

Bence bu film ve kitapların özellikle kadınlar tarafından neden bu kadar beğenildiği, milyonlarca kadının neden okuduğu ve toplum üzerindeki etkileri her açıdan sosyologlar, psikologlar tarafından incelenmeli. Bu konuyu yok sayamayız.

Güçlüyüz, ayaklarımızın üzerinde duruyoruz diyen, erkeklere hükmetmeye meraklı kadınlar, nasıl oluyor da despot, kaba bir adamın bir kızı köle yapmasının hikayesine bayılıyorlar?

Aslında her şey gayet açık. İğrençlikleri konu dışı tutarsak kitabın bu kadar çok satması- kadınların itaat edecekleri güçlü bir erkek hayal ediyor- oluşlarının bir göstergesi de olmuş oluyor. Bir noktada fıtrat ortaya çıkıyor fakat tabii burda sapkınlıklar olduğu için kitabı da filmi de kimseye tavsiye etmiyorum.

Film ve kitap bazı ülkelerde yasaklanmış. Fakat bizde serbest, bizde her şey serbest.

Kaç günden beri tecavüz konuşuluyor, kadınların tacize uğraması konuşuluyor. Neden kimse bu iğrenç kitaplardan ve gösterimdeki filmin etkilerinden, zararlarından bahsetmiyor? Kimse ayaklanmıyor? Kim bilir kitap ve filmden sonra kaç tecavüz yaşanmıştır?

Film İstanbul’da bütün sinemalarda gösterimdeymiş. Hatta bir genç isyan etmiş “Film sanki zorla izletilmeye çalışılıyor” diye.

Filme 18 yaş sınırı varmış fakat duyduğuma göre liselerde 15-16 yaşındaki kızlar toplanıp gidiyorlarmış. Yorumlarda da vardı küçük kızlar vardı, yaş sınırına dikkat edilmemişti diye.

15 yaş ve altı kızların bu porno filme gitmesine ses çıkarmayan feministler, bu kızlar gördüklerini uyguladıklanıda da ses çıkarmazlar yeter ki hamile kalmasınlar yeter ki 18 yaş altında evlenmesinler… O zaman cinsel özgürlüğün adı cinsel istismar, erken evlilik olur.

Sadece bu da değil, internette porno serbest. Geçenler de feministler “Pornoma Dokunma” diye pankart taşıyorlardı. Senin o pornonu ilkokul çocukları, ergenliğe yeni adım atmış gençler, ödev araştırırken görüp izliyorlar. Sonra da okul arkadaşları ile uygulamaya çalışıyorlar. Orta okul öğrencileri hamile kalıyor. Sizin sapkınlıklarınız binlece çocuğun, gencin hayatını karartıyor.

Umrunuzda mı değil elbette. Sizler Avrupa fonlarından gelen paralarla cebinizi doldurun, erkek düşmanlığı yapın, kadına şiddeti artırın, sonrada gidin erkeğin efendi, kadının köle olduğu filimleri bayıla bayıla izleyin.

Bu ülkede çocuk istismarcılığın şahını feministler yapıyor.

Kürtaj Yasaklanamaz

Lilith’in Sürtükleriyiz

Namus mu Kirletmeden Duramam.

Sevişirim Evlenmem, Hamile Kalırım Doğurmam

Benim Bedenim Benim Kararım

Kadın İsyanda Güzel

Daha buraya yazamayacağım kadar çirkin sloganlar, pankartlar taşıyorlar.

Bu sözlere çocuk yaşta kızlar da maruz kalıyorlar.

Buyrun on sekiz yaş altı kızlar da isyanda. “Kızlar isyanda güzel, bizim kararımız, bizim bedenimiz, size ne, istismar değil, okul arkadaşlarımızla ilişkimiz var size ne! …” diyorlar.

Feministler her daim cinsel özgürlüğü ve sapkın ilişkileri savunurken, sokakta ahlaka söverken, sırf hükümete saldırabilmek için kızların gönüllü olduğu on sekiz yaş altı ilişkileri ve hamilelikleri ya da on sekiz yaş altı evlilikleri cinsel istismar diye göstererek ahlakçı oldular. Oysa cinsel istismarın artmasının sebebi onlar. Hiç boş yere timsah göz yaşları dökmesinler, ne olduklarını hepimiz biliyoruz.

Feministler, kız çocuklarına her daim cinsel özgürlük mesajları verirken, dizi ve filmlerde liseli kızların aşk ve cinsellik hikayeleri genç kızların gönülleri işgal ederken, genç şarkıcı kızların sevgili değiştirmeleri magazin haberlerinde boy boy yer alırken kızlara nasıl model oluyor, cinsel istismarın kapısı nasıl açılıyor, sorgulayan yok.

Beyni tecavüze uğramış kızlar, bedenlerini de kime sundukların pek umursamıyorlar.

 

 

Okunma Sayısı : 8.695

Yorum yapın

“İkiyüzlü Feministler ve Sapkınlıklar…” için 13 Yorum

  1. sevda diyor ki:

    Burada yorum yapan kişiye katılıyorum,bence de bir ekip kurup iyi bir organizasyonla bütün ülkeyi dolaşmalı,en azından il merkezlerinde ve
    büyük ilçelerde bu konular anlatılmalı…
    Dinimizi daha iyi anlayıp yaşayabilmemiz için Peygamber Efendimizi (sav) tanımamız,sevmemiz,O’nu model almamız gerekir diye
    düşünürdüm.Fakat özel bir arayışa girmeyen ve çaba göstermeyenler için bunun çok zor olduğunu bilirdim.
    Son birkaç yıldır Herkes O’nu Okuyor sınavlarının yapılması,bunu organize edenlerin ülkeyi dolaşmaya başlamaları beni heyecanlandırıyor.
    Ufka Yolculuk da organize ettiği yarışmalarla çok kişiye ulaşıyor.
    Aile konusunda Sema Hanımdan başka akla gelen birkaç isim olsa da,onlar farklı hizmetlerle de meşgul oldukları için ben Sema Hanım’ın bu işe daha iyi organize olabileceğini düşünüyorum.
    Sema Hanım,
    köylüsü ve kentlisiyle,yaşlısı ve genciyle,dinine göre yaşayanı ve yaşamayanı ile,bekarı ve evlisiyle…bu ülkenin hanımları olarak doğru bilgiye,doğru yönlendirilmeye öyle muhtacız ki. Genç kızlık,eş seçimi,kadın ilmihali,eşlerin birbirine-birbirinin ailesine-çocuklarına-komşuya karşı görevleri,ev geçindirme,tasarruf,kendini yetiştirme, tüketme yerine üretme,gıybeti ve işe yaramaz her şeyi terkederek hanımefendice yaşama üzerine atılacak tek bir adımın dahi değeri çok büyük.
    Elbette böyle hayırlı bir işin çok muzır manileri olacaktır,ancak içinde bulunduğumuz şartları düşünüyorum, bunun insana Cennet kapısını açacak mühim bir amel olduğu hissi galip geliyor.
    Ayrıca beylerin de hanımlarını teşvik edeceklerini düşünüyorum.

  2. FatihHan diyor ki:

    Feministlerden ses çıkmıyor demişsiniz ya ses çıkmasa iyi, bir haber sitesinde bu kitapla ilgili denilmiş ki; ”Özellikle FEMİNİST AKADEMİSYENLER arasında, kadınların seksi bu derece objektif bir şekilde tartışmasına vesile olduğu için, Bu kitaba gösterilen çılgınlık düzeyindeki ilgiyi destekleyenler de var. Onlara göre bir kadının cinsel arzularının peşinden giderek toplumun yasakladığı veya tehlikeli addettiği şeyleri yapmaya cesaret etmesi de bir nevi özgürlük.”

  3. nilufer diyor ki:

    Sema hanm ben bu filmi izlemedim kitabni da okumadm , yorumlara baknca size hak verdim bizler icin yeterki bi romantiklk olsun diger her kotulugn ustnu kapatmaya yetiyo bu durum turk dizilerinde de ayni

  4. elif diyor ki:

    Amerikada bile bu filmi protesto eden pornoya ozendiriyo diye tepki gosterilen bircok kurum ve topluluk var ama ne yazikki bizim gibi musluman bir ulkede tek bir hareket goremedim.
    her yerde reklamlari vardi youtube da ne izleyemeye calisirsan calis bu filmin fragmani cikiyordu iki haftadir kesildi ki sanirim birazda bu tepkilerden dolayi (amerikadan bahsediyorum). Turkiyede degil topluca bi tepki tek bir aydin gecinen yazarin daha bu filmi kinadigini tepki gosterdigini en azindan izlemeyin yaziktir paraniza dedigini duymadim.
    ve evet sanirim her sinama salonunda belki birden fazla sayida salonda vizyona girdi, bircok akli basinda oldugunu dusundugum tanidigim gun sayiyordu film icin. muhakkakki bircok 18 yas alti genc sirf merakindan gidip bu filmi izledi ve zihninde bir yerlere kaydetti. artik ilerde sindenmi cikar cocugundanmi cikar komsusundanmi yoldan gecen herhengi birindenmi cikar etkileri bilemiyoruz.
    sozde feministle tek kelime etmedi, aydin gecinen kadin haklari savunuculari bayila bayila izledi sanirim. hepsini gectim musluman topluluklar niye bi kampanya baslatip protesto etmedi bilemiyorum.
    hoc boyle olsaydi belkide iyice merak uyandiracakti film.

  5. kasım diyor ki:

    Allah razı olsun, bunlar artık dillendirilmiyor bile. Bir erkek olarak bunun gibi rahatsızlık duyduğum o kadar şey mevcut ki. Yazıya döktüğünüz için teşekkür ederim.

  6. Kul Ahmet diyor ki:

    SEMA HANIM TESPİTLERINIZ COK ONEMLI VE ILGINC.SIZIN GIBI HANIM YAZAR VE AKADEMISYENLERIN COGALMASI COK ONEMLI BUNUN ICIN BIR KONSESUS KURMANIZI ONERIYORUM.ICINDE ILAHIYATCI OLAN TEFSIRCI, HADISCI, , PSIKOLOG, SOSYOLOG,HUKUKCU, OGRETMEN (COCUKLARIDA DUSUNEN).Kendi reklamını yapacak entellektuel degilde.ANADOLUDA GEZIP GEZIP ANLATMANIZ GEREK BU KONULARI.HATTA BU ISE CEMAATLERI DE KATARAK FARKLI KESIMLERDEKI INSANLARLA DIYALOG KURUP ERKEK KADIN KAVGASINDAN ZIYADE SU ANDAKI ULKEMIZDEKI VAHIM TABLOLARIN SONUCLARI UZERINDE KONUSUP UYUYANLARI UYANDIRMAK GEREK.ZIRA BUTUN UYUYANLARI UYANDIRMAK ICIN BIR TANE UYANIK INSAN YETERLI.O BIR KISIDE UYUMUSSA VAY HALIMIZE.

    SU ANDA ULKEMIZDE O KADAR AILE DANIŞMANLIKLARI VAR KI BUNLAR DA FEMINISTLERE TOHUM EKIYOR INANIN.BUNLARDA IYI HIZMET VEREMIYOR.NE SIS YANSIN NE KEBAP HESABI YAPIYORLAR.EGRILER DOĞRU , DOGRULAR EGRI OLMUS.ERKEK OLMAK ATESTEN GOMLEK OLMUS BU DEVIRDE.

    KİME KURAN VE SUNNET VAR. ONA MUTLU BIR HAYAT VAR.KIME DE BUNLAR TEORIKTE VAR PRATIKTE YOKSA HUZUR YOK.

    SEMA HANIM MUALLIM OLDUGUM İÇİN 30 KADININ ICINDE 3 VEYA 5 ERKEGIZ.KONUSMALARI BIR DUYSANIZ.BUNLARIN ICINDE DİNDAR DEDIKLERIMIZDE VAR TABI.KADINLIK AYAKLAR ALTINDA NEZAKET KENDI VE ICINDE OLDUGUMUZ HALDE SIFIR.BIZ ARTIK ERKEK OLMAKTAN DEGIL ONLAR ADINA KADINLIKLARINDAN UTANIYORUZ.BİR DE KENDI KOCALARININ ARDINDAN KONUSMALAR.VE SONRA AKSAM AYNI YATAKTA YATAGA BAS KOYAN IKIYUZLU MENFAATCI INSANLAR.

    BIZIM TOPLUM OLARAK BU VAHIM TABLODAN 3 SECENEKTEN BİRİNI KABUL EDEREK KURTULMAMIZ GEREKLI.

    A.GELENEKSEL AILE (20 .30.40 YIL ONCEKI)
    B.MODERN HAYAT (SU ANDAKI)
    C.KURAN VE SUNNET YOLU

    MODERN HAYAT KADINA COk YUK YUKLYOR eziyor.HATTA GELENEKSEL AILE ROLUNDEKINDEN DAHA FAZLA GOREVLERO OLUYOR KADINLARIN.MODERN HAYATTA HERSEY “KULLAN AT” KAPITAL IST SISTEMIDIR.ONUN ICIN KADIN VE ERKEK BIRBIRINI KULLANIP IDI BITINCE BIRBIRLERINE TEKME ATIYORLAR.

    GELENEKSEL AILEDE ISE YANLIS DUSUNUYOR TOPLUMUMUZ.TURK MILLETI CUMHURIYET KURULDUGUNDA % 90 KOYLUYDU VE KADINLAR O ZAMANIN SARTLARI MECBUREN TOPRAK ISCISI GIBI CALISMAK ZORUNDAYDI. CALIMASA EVE EKMEK GIREMEZDI.TV.DAKI ERKEKLERDE KAHVEDE OTURMYOR “GURBETE” GIDIYORDU.AMA EDEP ADAP VARDI.

    KURAN VE SUNNET YOLU GORUNUSTE ZOR FAKAT UYGULAYINCA GAYET HAFİF FITRATA UYGUN.YERI GELDIGINDE ERKEK PEYGAMBER GIBI KENDI EVINI TEMIZLIYOR, ,SOKUGUNU DIKIYOR.KADINDA YERI GELDIMI HATICE GIBI 1 KASE YOGURT ICIN HIRALAR ASIYOR KOCASINA YEMEK GOTURUYOR.YERI GELDIGINDE KAYINPEDER,DAMATI ALI, FATMAYA KUSUNCE MESCIDDE GECELEMIS ALIYE “EY TOPRAGIN BABASI EVE DON” DEYIP KIZIMA NIYE KUSTUN O EVIN TEK KIZI BENIM KIZIM BİR TANEDİR DEMIYEN KAYINBABA MODELİDIR.SIRTINDA KIRBA ILE SU TASIYIP ELLERINDE Ve SIRTINDA NASIR OLUP Aliye ben peygamber kızıyım bana bu kadar iş YAPTIRIYORSUN DEMIYEN eş MODEL İDİR.

    İŞTE ÖNÜMÜZDEKI MODELLERİ GÖRMEYIP TV.LERDEKi, romanlardaki, , internetlerdeki MODELLERİ GORUNCE KENDİMİZİ PEYGAMBERİMİZDEN, KIZINDAN, DAMADINDAN ÜSTÜN GÖRDÜGUMUZDEN DÜNYADAN BİR GÜN YÜZÜ GÖREMEDIK VESSELAM.

  7. Tuğrul diyor ki:

    Bu yazıda çirkin şeylerin tasvir edilmesini uygun bulmadım. Hoş değil. Zamanla insanların nazarında normalleşiyor. “Batılı tasvir, sâfi zihinleri bulandırır.” Bu şekilde, tasvir ederek anlatılmamalı. Bu hadiseyi burada öğrenmemIe beraber, komplo teorisi olmasın! – zaten değil ya- Bunlar bir oyun. Böyle çirkin şeyleri insanlar bu kadar okumaz. Bunu böyle gösteriyorlar. Ahlaksızlığı, bütün dünyada teşvik eden bir kısım yahudiler bunu stok stok alıp çok sattı diye gösteriyorlar. Film için çıkan şayialar da aynı. Uydurma ve oyun. Yahudi desteğine mazhar olan ürün, teknoloji, kitap, film, şarkı!, sinema, artist, aktör, şarkıcı her zaman birdenbire reytingleri altüst ediveriyor. Yeni çıktığı halde. Bunun da aynı olduğundan hiç şüphem yok. Mesela gıda piyasasına el atıyorlar , hemen ardından onu destekleyecek hastalık, aşı, ilaç, tedavi yolu ……. da beraber çıkıyor. Emirlerindeki medya da çanaklığını yapıyor. ve hakeza kıyas edilsin. Bu hadise de aynı.

    • elif diyor ki:

      yahudi oyunu isin neresinde bilmiyorum ama gidip sadece birgun filmin gosterildigi giseyi izlerseniz ne kadar izlemndigini gorurusunuz. bu kisminin hicde uydurma oldugunu dusunmuyorum. sadece benim sosyal agimdaki bircok kisi bu filmi izledigini gosteren yer bildirimi yapti (arik kendilerini aydin modern ne zikkim zannediyolarsa bu filmi izleyerek). kitapta cok satti filmde cok izlendi ne yaziiki izlenmeye devamda ediyor. ben nerde gorursem assagilayici yorum yaziyorum en azindan bunu yapiyorum. herkesede tavsiye ederim

  8. Melis Demir diyor ki:

    Ben kitabı da filmi de bilmiyorum , hamd olsun. Ama eleştirilerinizden anladım, Mehmet Pamir Bey in düşüncelerine katılıyorum. Kurucu üyesi olduğum platformumuz vesilesiyle daha önce bu tarz bir film için Bimer ‘ e şikayette bulunmuştuk oradan bir sonuç alamadık. Demekki tercih kişilerin elinde…sentetik insanlar olduk, bakışı, duruşu, görüşü sentetik… Nerede Asr suresi?? Birbirlerine hakkı ve sabrı tsvsiye edenler .. Onların yerine birbirine sapıklığı ve yoldan çıkmayı tavsiye edenler.. Yazıklar olsun bize..

  9. dusunur diyor ki:

    Allah belalarini versin yeter artik nefret ediyorum. Helak olmamız mi bekleniyor?!! Yeter yeter yeter! Bir müslüman ülkesinde hangi özgürlük anlayışı bu pisliklerin pazarlanmasina müsaade eder??!! Ben artik dayanamiyorum düşünmeye. Rabbim sen kurtar bizi bu adilerden…

  10. mehmet pamir yastı diyor ki:

    kişisel kanaatim kadın hakları savunucusu bir erkeğin, ya bastırılmış eşcinsel veya feci abazan olduğu yönündedir. feminizm de bu erkeklerle çirkin kadınları bir araya getiren çöpçatan ideolojiye denir. söz konusu filmin rağbet görmesinin temel nedeni her iki grup açısından da “kedinin ulaşamadığı ciğer”in resmedilmiş olmasıdır. şiddet de gerçekte kimsenin umurunda değildir, herkesin bir şeyleri istismar ederek Devlet’in memesine yapıştığı bir ekonomik sistemde kadınların şiddet sömürüsü yapmasını doğal karşılamak gerekir…

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Şu an ocak 2019, bu süreçte ders kitaplarından bütün cinsiyet rolleri çıkartıldı ve 162 okul pilot okul olarak seçildi "cinsiyet eşitliğine duyarlı okul" adı altında cinsiyetsiz ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Bir eylemin, iyi ya da kötü olduğuna işaret eden tek bir nitelik vardır; eğer dünyadaki sevgi oranını arttırıyorsa iyidir ancak insanları ayırıyor ve aralarında düşmanlığa sebep oluyorsa kötüdür. “ ( Le Tolstoy)

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku