İlk Gece

16 Eylül 2013Cinsel Eğitim84 Yorum »

imagesCAF9D47Nİnsan hayatında dönüm noktaları oluyor. Bunlardan birisi de ilk gece dediğimiz gerdek gecesidir. Allah’ın insanoğluna verdiği büyük bir lütuf. Çünkü birbirinin sayesinde erkek tam anlamıyla erkek, kadın da tam anlamıyla kadın oluyor.

Hayatlarında yepyeni bir sayfa açılıyor. Hayatımız boyunca unutamayacağımız, çoğumuzun hatırladıkça mutlu bir tebessüm uyandıran tatlı anlarımızdır. Çünkü ruhumuz, bedenimiz ve zihnimizin, tüm sezgilerimizin en dorukta olduğu ve birbiriyle iletişiminin en aktif olduğu zaman dilimidir.

Ne yazık ki bu önemli gün için düğünümüzden en fazla birkaç gün önce sağdıç dediğimiz kişiler vasıtasıyla çoğu zaman kulaktan dolma “sözlerle” veya değerlerimizle örtüşmeyen dergi ve internet sayfalarından “öğrenilmiş” yarım yamalak “bilgilerle” güya hazır olduğumuzu sanıyoruz. Sahte utangaçlığımız ve “aşırı dindarlığımız” sayesinde büyüklerimizden bu konuda doğru eğitim alamıyoruz maalesef.

Halbuki en yakınlarımız, bize bu konuda rehber olmaları lazım. Özellikle erkeğin payına çok iş düşer. Çünkü erkeğin daha aktif, kadınınsa daha pasif olduğu tam anlamıyla büyük bir merasimdir. Bu yüzden doğal olarak büyük bir hazırlık gerektirir. Bu konuda ne yapmak lazım?

Öncelikle eğitim şart. Ama doğru kaynaklar ve kişilerden.

Psikolojik hazırlık 

Bedensel hazırlık

Ortamın hazırlığı

Her genç bu konular hakkında oldukça duyarlı, istekli, meraklıdır. Saatlerini veya günlerini hiç zorlama olmadan ayırabilir. Hatta maddi manevi fedakarlıklarda bulunmaya da hazırdır. Bunlardan da önemlisi mevcut merakı ve öğrenme isteği sayesinde iyi bir talebedirler.

Bu konuda işin ehli, islami süzgeci olan kişilerden aylar öncesinden sindire sindire, kafasına takılanları sorup öğrenerek eğitim alması, hayatının bu önemli dönüm noktasında basit hatalar yapmaktan korur. Bu rehber bize teorik bilgiler vermekle beraber psikolojik olarak da hazırlanmamızı sağlar.

Peki vücut nasıl hazırlanır? Alışılagelen klasik vücut temizliği, damat vs. traşı, gelin hamamı dışında evvela pozitif düşüncelerle bedenimizi besleyelim ki, güzel enerjimiz olsun. Burada lafı geçmişken yiyecek ve içecek hakkında iki çift söz edelim.

O gün ağır, yağlı, bol baharatlı, şuruplu tatlı gibi gıdalardan uzak duralım. Hafifi yiyecekler işimizi görür. Denemediğimiz, vücudumuzun nasıl tepki vereceğini bilmediğimiz gıdalardan da sakınalım. Meyve (muz, elma, tarçın+ceviz, incir (kuru, yaş), çilek, ayva, hurma + fındık veya badem iyi seçeneklerdir. Karnımız ne çok aç, ne de çok tok olacak, yani iki saat öncesinden yemeğimizi yemiş olacağız.

İlişki öncesi fındık fıstık ceviz de dahil yenecek ne varsa en az iki saat öncesinden yenmiş olması gerekir. Mide hazımla uğraşırken cinsel enerjiyi toplamakta zorlanır. İlişki öncesi en yakın zamanlı ancak bir saat öncesinden bal şerbeti ya da sütlaç yenebilir.

Şimdi gelin hanım ve damat beyin kulaklarına ayrı ayrı şunları fısıldayalım;

Önce damat beye;

Öncelikle bazı bölgelerde hâlâ uygulanan evin bir odasında çarşaf bekleme adetini uygulamak isteyen akrabalarınıza izin vermeyin. Cinsel hayat sizin özelinizdir, mahreminizdir, akrabalarınızın sizi takip etmesine izin vermeyin. Cep telefonlarınız muhakkak kapatın. Sizi rahatsız edebilecek şeylerden uzak olun.

Evde baş başa olun. Ömür boyu sürecek yatak hayatınızın gidişatında ilk gece çok kıymetlidir.

Heyecanınızı anlıyoruz. Bu gece hayatınızın en mutlu gecesidir. Sevgilinize kavuştunuz artık o yanı başınızda, sizin ten mahreminiz, helaliniz olmuş.

Acelecilikten uzak kalın. (Nefes egzersizi; çok heyecanlı olduğunuzda burnunuzdan derin nefes alın, yavaşça ağzınızdan verin. Bunu dört beş kere yaparsanız nabzınız yavaşlayacak heyecanınız azalacaktır.)

İlk gece kadınların ve erkeklerin beklentileri farklıdır. Kadınlar daha çok romantizm beklentisindedir erkek ise cinsel birleşme beklentisindedir. Fakat bazı damatlarda da performans kaygısı olabilir. Kaygı iyi bir cinsel hayatın en büyük düşmanıdır. Sakin olun, ilk gece cinsel gücünüzü ispat gecesi değildir.

Gelinin bedenine dokunmadan önce gönlüne dokunun. Tatlı sözler söyleyin ,iltifat edin, şiir okuyun, bir süre sohbet edin. Olumsuz şeyler konuşmayın. Özellikle gelin hanımın vücudu, kilosu, göbeği gibi hassas olduğu konularda olumsuz bir şey söylemeyin. Kendi sorsa bile eleştirmeyin, onu çok beğendiğinizi ifade edin. Hoşunuza giden özelliklerini sayın.

Geline yavaş yavaş dokunun. Eski bir gelenektir fakat güzel ve faydalı bir adettir, damadın gelinin ayağını yıkaması. Gül suyu katılmış bir suyla yatak odasında gelinin ayağını nazikçe ovalayarak yıkayın.

Kendi hareketlerinizden sonra onun tepkisini iyi gözlemleyin. Kadınlar çok duygusaldır, bunu asla unutmayın. Tepkilerini hemen beden diliyle belli ederler.

Önce güven verin. (Sırtını ve başını okşamak güven ve emniyet duygusu verir.)

Keskin ve sert hareketler yapmayın. Bu gece siz aktifsiniz, ama her şey bugün bitecek diye bir kanun yoktur.

Yavaşça öpün. Hızlı ve sert bir öpüşme girişimi gelinin gerilmesine sebep olabilir. Bunu bir oyun oynar gibi, kulağına güzel sözler fısıldayarak (bu kadınların çok hoşuna gider) yapmaya çalışın.

Çıplaklıktan utanan geç kızlar olabilir. Onu bu konuda zorlamayın. İlk günden bakışlarınızı vücuduna değil de gözlerine, yüzüne, saçlarına, gerdanına yoğunlaştırın. En önemlisi onun sadece fiziki bedeniyle değil, ruhuyla, kalbiyle de sevişmeniz lazım. Kadınlar bunu çok önemserler. Öbür türlü kaba erkek damgası yiyebilirsiniz.

Gelin hanım çok korkuyorsa o gece birbirinize sarılıp uyuyun, düğün yorgunluğunuzu atın, ertesi güne bırakın. Düğünde ailelerle ilgili tatsızlıklar yaşanmışsa onları konuşup aranızda gerginlik oluşmasına izin vermeyin, tatsızlıkları bir kenara bırakın.

İlk gece cinsel ilişki için acele etmek yanlış davranışlarda bulunmak eşinizin uzun zaman hatta uzun yıllar cinsel ilişkide kasılmalar yaşayıp cinselliği sevmemesine sebep olabilir. Hatta ülkemizde çok görülen vajinusmus dediğimiz hiç cinsel ilişkiye girememe problemi yaşamanıza sebep olabilir. Bu yüzden hiç acele etmeyin.

Gelinin hazır olduğuna eminseniz birlikte olun. İlk gece asla ikinci kere birleşmeyi düşünmeyin. Bunun için iki güncük bir süre geçmelidir. Çünkü eşinizin canını acıtabilirsiniz.

Birliktelikten sonra hemen uyumayı düşünmeyin, eşinizin gönlünü hoş etmeyi ihmal etmeyin. Esas centilmenliği o zaman gösterin. Bu konuda küçük bir tavsiye hem ona hem kendinize sıcak bir şeyler hazırlayın. Asitli ve soğuk içeceklerden uzak durun. Sıcak bir şeyler için. Ne hazırlayacağınız hakkında bir fikriniz yoksa size şu seçenekleri sunabiliriz; gelin hanımında fikrini alın.

– Sıcak ıhlamur,

– Papatya,

– Melisa,

– Kuşburnu,

– Sıcak sütle demlenmiş zencefil + zerdeçal

– Sıcak sütle demlenmiş zerdeçal + ginseng

– Sütlü Türk (!) kahvesi.

Artık sıcak içecek, lokum ve çerezler eşliğinde hanımınızla güzel sohbet edebilirsiniz.

Şimdi de gelin hanıma;

Öncelikle Allah hayırlı ve mübarek kılsın. Siz bugün bir aile kurdunuz. Mutlu, sevgili eş ve anne olmak için niyet ettiniz. Yeni eve, aileye, hayata adımınızı attınız. Hani derler ya, yuvayı dişi kuş kurar diye, ne kadar yerinde bir deyim. Siz yeni evinizi kendi güzel enerjinizle doldurmalısınız evvela, bu çok önemlidir. Bilirsiniz, her evin kendine özgü bir kokusu olur. Bunun gibi özel enerjisi olur, bunu etrafınıza hissettirin.

Sonra kendinizi hazırlayın. Düğünden önce, muhakkak uykunuzu almış ve dinlenmiş olmalısınız. Çünkü yorgunluk yüzünüzü solgun gösterebilir. (Düğüne 10-15 gün kala, gece yatmadan 45 dakika kadar önce taze süt ve incir yemek cildi parlak, güzel ve pembe yapar.)

İmkanı varsa, çiftlerin hafif duş almaları iyi olur.

Geceliğiniz beyaz veya uçuk şeker pembesi olması tavsiye edilir. Asla pijama veya çok transparan kumaş olmasın. Hafif dantel kullanılmış olması hoş olur. Kırmızı geceliklerinizi daha sonraki gecelerde kullanabilirsiniz. İlk gece için beyaz ya da uçuk pembeden vazgeçmeyin.

Utanma ve korkularınız varsa çekinmeden paylaşın.

Hareketleriniz müzik notaları gibi akıcı ve zarif olmalı, bu her zaman için geçerli.

Beden dilinizi yoğun kullanın. Bakışlarınızda gizem, buğu ve doğallık olsun.

Keskin ve yoğun kokular kullanmayın.

Bu gece siz prensessiniz, bırakın şövalyeniz size hizmet etsin, siz pasif kalın.

Şimdi mekan hazırlığı hakkında;

Yatak odanız iyi havalandırılmış, mevsime uygun hararette olmalı. İmkanı varsa lavanta kokusu kullanmak hem yatıştırıcı hem de libidoyu uyarıcı etki yapar.

O gece için karyolayı değil, yer yatağını tercih edin.

Çarşaflar kaygan, çok karışık ve canlı renkte olmamalı. Kırık beyaz, beyaz, uçuk pembe veya fıstık yeşili tavsiye edilir. Kışın yorgan yerine hafif olduğundan battaniye iyi olur.

İki tarafında birbirinden ilk gece çekinip utanmaması , zihinlerini bedenlerine takıp komplekse girmemeleri için loş ışık tercih edilmeli.

Bir de klasik tarzı müzik size güzel duygular yaşatır.

Süreyya Eshankhodjaeva  www.cocukaile.net

 

Okunma Sayısı : 31.116

Yorum yapın

“İlk Gece” için 84 Yorum

  1. Hasan dedi ki:

    Erkeklerin evlilikde en çok rahatsız olduğu ve korktuğu şey, eşinden yatakda reddedilmesidir. Biraz erkeğin ruh dünyasından, psikolosinden anlayan bilir. İlk geceden hemen hemen tüm kadınlar korkar. Bu içlerinden gelir. Bu eleştirilmemesi lazım.
    Önce erkeğe hitaben şunu yazıyorsunuz
    “Heyecanınızı anlıyoruz. Bu gece hayatınızın en mutlu gecesidir”
    Fakat sonrada:
    “Gelin hanım çok korkuyorsa o gece birbirinize sarılıp uyuyun, düğün yorgunluğunuzu atın, ertesi güne bırakın.”
    Böylece erkeğin “en mutlu gecesini” unutmayacak bir işkenceye çeviriyorsunuz. Bu yetmiyormuş gibi birbirlerine sarılarak gecelemelerini tavsiye ediyorsunuz. Bir darbe daha. Yani ilk gecede reddedilmek başlıyor.
    Eminim niyetiniz bu değildi Süreyya hanım. Ama bu mesaj açık bir şekilde var yazınızda.

    • dilruba dedi ki:

      aklı başında her erkek sevdiğiyle sarılarak uyumaktan mutlu olur diye düşünüyorum.sanki sarılmak kötü birşeymiş gibi konuşmuşsunuz.

      • Hasan dedi ki:

        Dilruba hanım yorumu okuduysanız, konu sarılarak uyumak değil. Kötu birşey olduğu diyen yok. Konu sarılarak uyumayı cinsel ilişkiye tercih etmek, hele ilk geceye tercih etmek.

        • dilruba dedi ki:

          olay iyi birşeyi daha az iyi birşeye çevirmekse bu nasıl işkence öyleyse bunu açıklayın.beyzadeler çok önemli ilk gecelerini mükemmel geçirmek için geri kalan hayatlarında tatsız bir cinsel hayat geçirmeyi göze alıyorlarsa kendileri bilirler

          • Hasan dedi ki:

            Erkek olmadığınızdan dolayı konuyu anlamanızı beklemiyorum zaten. İlk gece erkeğin cinsel isteği enerjisi en yüksek olan gündür. Eğer ilişki gerçekleşmezse o cinsel dürtü/enerji sabaha kadar sürer. Bu enerjiyi helal olan eşiyle boşaltamazsa, ortada dengesiz bir erkek olur. Kadınla ilişkinin yerine sarılarak uyuması, bu ten ve vücut teması erkeğin dürtülerini isteğini daha artırır. Böylece ortada gereğinden bir daha fazla dengesiz bir erkek olur. Yani erkek cinsel isteğini dürtülerini soğutacak sakinleşecek yerine, kadın onla sarılması bu dürtüleri artırır. İlk gece olması bu faktörleri daha da artırır. Anlatabildim mi Dilruba hanım? Reddedilmesi ilk geceden başlaması zaten farklı bir boyut. İlk gece kocasını hayal kırıklığına uğratan kadın, kendine ve kocasına büyük bir darbe.
            Asıl tavsiye şu olmasıdır. Rahman olan Allaha güvenin ve emanet edildiğiniz kocanıza güvenin.

    • Hüzün dedi ki:

      Erkeklerin hepsi ilk gece eşlerine nasıl yaklaşması gerektiğini adam gibi bilip ona göre davransa hiç bir kız kaçmaz ilk geceden ,afedersiniz hayvanlar gibi yaklaşırsa o zaman kızlar napsin !onun için erkeklerin iyi öğrenmeleri gerekiyor bu bilgileri kitaplardan veya bu gibi yerlerden ,ben evli biri olarak eşimin ilk geceki davranışlarından hiç memnun kalmadım vede bunu hiç bir zaman unutmuyorum ,hatta bazı yakınlarım evlenince kocalarının ilk günkü yaklaşımından uzun sure hiç ilişkiye göremediklerini biliyorum câhillik heryerde olduğu gibi ilk Geçendede başa belâ oluyor ,herkes öğrenmeli bu bilgileri Allah razı olsun vesile olanlardan .

      • Hasan dedi ki:

        Sizin hesabınıza göre vajinismus olan cinsel sorun yaşayan tüm kadınlar yalnızca erkeklerden dolayı böyleler. Bir kadın cinsel kimliğiyle barış halde olmazsa, bizzat Peygamber bile birşey yapamaz. Makaleyi okuduysanız Süreyya hanım erkeğin nasıl davranmasını söyledikden sonra, kadına o teklifi yapıyor. Yani erkek “doğru” davranmasına rağmen kadın korkuyorsa, ertelensin. Yani bu erkeklen bir alakası yok. Kadın Allaha güvenmiyorsa, evliliğe hazır değilse ve cinselliğe gönüllü değilse ve kocasına güvenmiyorsa, erkek hiç birşey yapamaz.
        Cinsel yaşama hazır olmayan bir kadın, evliliğe hazır değildir ve o vakit evlenmemelidir.

  2. Betül dedi ki:

    Herkese selamlar ;arkadaşlar size birşey danışacagım , altı ay önce nişanlandigim ve bir aydır nikahlı olduğum fakat henüz düğünümüzun olmadığı eşim “şu ana kadar ailem dahi hiç kimse nin bilmediği bir konu var benimle alakalı ama mahrem bir konu bunu düğünden sonra senin ile konuşaca m , ” dediği bir konu var ben her ne kadar bilgi edinmeye çalışsam da bu konuları yaşayanlar daha iyi bilir acaba ne olabilir ve ben ne yapa bilirim bu süreçte ? Lütfen ciddi manada bilgisi olan varsa bilgilendir sın .

    • Yasir dedi ki:

      Sizin hayatınızı doğrudan ya da dolaylı olarak çok olumsuz etkileyecek bir konu ise mutalaka açıklamalıdır. Kendisi paylaşmalı bence. Ne olduğu konusunda bir tahmin yürütmek doğru olmaz.

  3. sevelim, sevilelim... dedi ki:

    HOŞGELDİNİZ SÜREYYA HANIM. Öyle nezih ve güzel anlatmışsınız ki konuyu, sizi tebrik ederim. Bu konu eğitimli, kültürlü ve Allah’ın istediği istikamette yaşamaya çalışan insanların dikkatini çekecektir. Gururunu bir tarafa bırakıp, karşısında bir insan (kadın) olduğunu, onun en değerli varlığının duyguları olduğunu anlayacak, karşısındakini düşünüp değer verirken, karşısındakide ona değer verecektir. DİĞERLERİMİ… Onlar…Bismillah der, edindiginiz aileden, kulturunuzden gelen yargi degerleriyle geregini yaparlar…

  4. Gülnur Özdemir dedi ki:

    Süreyya hanım hoş geldiniz, ne zamandır zaman bulup da yorum yazmak istiyordum.
    Çok gerekli bir konuyu akıcı bir dille çok güzel anlatmışsınız. Tebrik ediyorum ben de sizi. Yorumları okuyunca anladığım kadarıyla bu yazınızın devamını herkes merakla bekliyor Süreyya hanım. Sema hanıma da ayreten teşekkür ediyorum böyle bilgilendirici yazınızın yayınlanmasına vesile olduğu için.

    Sevgilerimle.

  5. toprak dedi ki:

    Süreyya hanıma çok teşekkür ediyorum. ikinci yazısını sabırsızlıkla bekliyorum.İnşaAllah pes etmemiştir. Eğerki pes ederse bu kezde biz kendisini destekleyenlere ve bu yazılara ihtiyacı olanlara çok ayıp etmiş olur. SAYGILARIMLA

  6. ismet badem dedi ki:

    Yaw bir erkek olarak şöyle güzel bir konuya insafsız eleştiri yapan erkek kardeşlerimi anlayamadım…

  7. osmont dedi ki:

    topu resmen erkeklere atmış 🙂 bari çayı hatun hazırlasın ya hu 😉
    kadının makyajından bilmem nesinden bahseden yok ..

  8. Ahmet Pirgayıp dedi ki:

    Güzel bir yazı… bir doktor olarak ve kişisel tecrübelerime dayanarak eklemek istediğim bir konu var. Özellikle erkekle bilmeli bence.
    İlk gece kayganlaştırıcı jel kullanılması gerektiğini düşünüyorum. İlk gece korkuları ile bayanda yeterli ıslanma olmadığında ve kondom da kullanıldığında bayan açısından tam bir işkenceye dönebiliyor. Böylelikle ağrı çok az olacaktır ya da hiç olmayacaktır ve ilk gece travması yaşanmayacaktır.

  9. Didim Estate dedi ki:

    Bana kalirsa eksik bile kalmis ; bu tip konularin uzerine olabildigince gitmenizi temenni ederim zira kagit uzerinde – yanildiginda – duzeltme sansi olabilir ama tecrube edindiikten sonra bir cok hatayi ; duzeltmek imkansiz …
    Ameller’in niyetiin hep iyi kalmasi umuduyla ..
    wesselam ..

  10. Alperen dedi ki:

    Bu bilgilerden bir çoğunu yazan kitaplarımız piyasada mevcut, ben de evlilik öncesi detaylıca okumuştum. Arayanlar bulacaktır. Ayrıca sağdıçlık müessesesi de çalışmıyor diyebiliriz. Sağdıçlar utancından bir kelime bile edemiyor. En azından benim gözlemlerim bu şekilde.

    Bunların yanında maalesef cinsellik hususunda en büyük öğretici şu anda prn yayınlar olmaktadır. Gerçek ile bunlar arasındaki uçurum sorunu daha da büyütmektedir. Keşke hiç bir gencimiz bunlarla karşılaşmadan yuvasını kurabilse.

  11. husna sahin dedi ki:

    keske….bu tavsiye edilenler cok guzelde….karsinizda biraz insafli bir es olmasi gerekiyor once…sadece kendini dusunen biri hic bir ayrintiyi gormeyecektir…

  12. Orhan dedi ki:

    GEREKSİZ DİYE YORUM YAPANLARINDA ANLAMIŞ DEĞİLİM MADEM GEREKESİZ OLDUĞINU DÜŞÜNÜYORSUN OKUMA KARDEŞİM SANA ZORLAMI OKUTUYORLAR

  13. Muhammet Ali dedi ki:

    YÜREĞİNİZE SAĞLIK, Kaleminize kuvvet.

    Evli bir erkek olmama rağmen yazınızı ilgiyle okudum (Sema MARAŞLI hanımın yazısı aracılığıyla) ve keşke dedim.

    Keşke dedim ben evlenmeden önce bu yazıyı okuma fırsatım olsaydı, yada burada yazılan tavsiyelere benzer birşeyler fısıldayan olsaydı kulağımıza…

    Elhamdülillah ciddi bir yanlışımız olmamakla birlikte dört dörtlük bir ilk gece de yaşayamadık.

    Tekrar teşekkür ediyor ve yazınızı yeni evlenecek arkadaşlara şiddetle tavsiye ediyorum.

    Selametle…

  14. hasret dedi ki:

    yazıya bukadar tepki verilmesi anlamsız bence.ne hikmetse konu cinselik ise pardon; 😉 yazar bayan ise cinsellikten bahis ediyor ise erkek okurlar hemen kızıyor.eleştiriyor.daha önce sema ve ünzile hanıma da aynısını yaptılar..başka derdimiz yok ta bir bu kaldı diye..sizin yoksa olan vardır belki ..pek çok bekar iffetli gençler için bilgilendirici ,gayet edepli güzel bir yazı olmuş bu arada bu yazı..

    Cinsellik Ayıp,diye yada gereksiz bir konu olarak bakılıyor bu sitede bazı okurlar tarafından..madem gerksiz ozaman neden erkekler kadınlarının hanımlık yapmamalarından şikayetçi olmuştu..ben bu site kurulduğundan bu yana takip eden eski okulardanım..hemen hemen çoğu yazıyı ,yorumu okudum..en çok dertli olunan konulardan biri cinsellik ve bu konu çözülmeye çalışılıyor burda..en azından bazıları yanlız olmadığını his edip biraz kendine gelmiş kabullenmiş oluyor okuduğum kadarıyla..

    cinselik evliliğin temelini oluşturan en önemli etken bunu kabul etsinler..evlilik bir binaya benzetirsek cinselllik bunun temelinde ..eğer o olmazsa çiftler bir şekilde bir birinden uzaklaşıyor ve bazen boşanma yada zina olayı yaşanıyor..sonunda yıkım oluyor..

    madem ayıp neden hanımıyla konuşamadığı ayıp konuları porno sitelerinde uyguluyorlar,..zina,gizli 2. nikah neden yapılıyor..bunlar cinsellik ,zevk için değilde nedir?önemsiz ise neden macera arıyorlar porno sitelerinde abdestli,namazlı dahi olan insanlar(gözleri korumak ve porno yazısında çok yorum vardı)var ..mübtela oluyor..bu bir arayış değişik zevk arayışı değilmi?
    Hadi şimdi cinselik çok öne sürülüyor diyenler..kaç erkek cinsellik düşünmeksizin evlenir?daha önce cinsellik olmasa kadınlarla evlenilmez sırf busebeple kadına tahummül ediyoruz diyen çok yorumlar oldu erkeklerden..çok eşlilik yazısında bile hak diye bir çok yazı vardı..konu erkeklerin isteğine gelince cinsellik önemli başka şeylere gelince konulara gelince önemsiz oluyor..peki bu çok eşlilik ruhsatı cinsellik için verildiğini söyleyenler şimdi söylesinler eğer önemsizse niye Allah bu ruhsatı verdi.?hani erkeğin nefsi için verildiğini savunuyordunuz? Ayrıca Erkek başka kadına meyl edince kadın görevini yapmıyor,yapmamıştır diyorlar konuşmaya gelince önemsiz önemli değil gibi bir havaya giriliyor..

    Hakkı konuşmalı kadın erkek ayırmaksızın..daha önce yazmıştım tekrar yazayım NUREDDİN YILDIZ hoca ya günde 2000 yakın e-mail geliyor..bunların /80 cinsellikle alakalı diyor..ailede saadet yatak odasında başlayıp orda bittiğini söylüyor..fetva meclisi diye yazın bir çok cinsellik ile alakalı sorular görürsünüz..

    • Ahsen dedi ki:

      Ağzına sağlık hasret.Bende yorumları ve tepkileri hayretle karşılıyorum.Bende bu sitede erkeklerden cinsellikle ilgili olmazsa olmazları olduğunu ve kadından bu konuda sorunsuz ve sonsuz bir itaat beklediklerini gözlemledim.Ve bu konuyu her fırsatta dile getirip önemini vurgulayan erkekler şimdi U dönüşü yapıp üstelikte sınırlarını bilen uzman bir yazarımız tarafından yazılmasına rağmen tepki veriyor.
      Yazıda kadınlara nasıl yaklaşılması gerektiği konusu bazılarına dokunmuş olsa gerek.!
      Bilinçsiz insanlardan öğenmektense böyle bir platformda aynı düşünce yapısına sahip uzmanlardan öğrenmeyi kesinlikle tercih ederim.
      Her insan bu konuyu sadece belli şeylerden ibaret olmadığını bilmeli ve olması gerekenlerin neler olduğunu öğrenmesi evliliğin huzuru ve devamlılığı açısından çok önemlidir.

      • toprak dedi ki:

        ERKEKLER duygusallık hissiyatlık alanında geri olduklaını iyi bir çiftci olmaıklarını görünce saldırıya geçtiler. Başarısızlğı kabul etmek istemiyorlar . onlar paniklediler ve ne yapacaklarını bilemiyorlar. Olgunlukla karşılayalım arkadaşler. Görenler centilmence hatalarını kabul ediyorlar. …..

        • .:. dedi ki:

          Yapmayin boyle lutfen….. Siz, biz, erkekler, kadinlar, argideşler felan…..

          Verimsiz tarladan verimli urun alamayacagini her Ciftci olan bilir.
          Bir sekilde yanilir veya yaniltilirsa o ayni tarlayi bir daha surmez.
          O tarladan da verimli bir sey beklemek hayal olur.

          • GülAY dedi ki:

            Hehehe….çok güldüm….üzgünüm ama….
            verimli tarlaya atılan verimsiz tohumlara ne demeli…toprağın suçu ne peki bu durumda….Çiftçiye sorulmaz mı bu nasıl ziraat diye… =)))
            toprağın-tohumun verimini geçtim….her tohum her türlü toprakta yetişmez ki…içindeki aradığı gereksinim duyduğu mineral ve ihtiyaç farklı tohumlar için farklı farklıdır….

            Sanırım ortak olan; karşılıklı ihtiyaçları gözeterek uyumlu tohum ve toprağı ede edebilmek için karşılıklı gayret göstermek….bence çok yerinde ve başlangıç olarak yeterliliği olan bir yazı….

            Emeğe teşekkürler… =)))

          • .:. dedi ki:

            O Ciftcide hata olabilir, Bu demek degilki Butun cıftciler kotu diye.

            Hem aslinda konu tarlaya gidilen yol olmasi gerekir.:) tarlada ne yapidigi her ciftcinin kendi sorunu.

            İyi ciftci ve kotu ciftci, İyi tarla ve kotu tarla olabilir.

            Uyariniz icin tesekkurler, Tarla alirken daha dikkat etmek lazim..

          • GülAY dedi ki:

            Farklı açılardan konuyu değerlendirdiğim halde hala belli bir açıya saplanıp kalınmış…
            bulduğun tarla ne kadar verimli olsa da yazdıklarınızdan görüyorum ki….içinizdeki tohumun verimliliğe doğru adım atması çok zor…bence boşa yorulmayın tarlanın hasını bulmak için….tarlaya da onu yaratana da haksızlık etmeyin…

          • .:. dedi ki:

            Sayin GülAY

            – Demogiji yapnaniza gerek yok Konu ile ilgili, bir tek kelime bile yani, hic birsey yazmamissiniz. Belkide baska yerdegi husumeti buraya tasidiniz bilemem. Konu erkek kadin ve Feminizim veya cins dayanismasi degildir. Hic kimseye de faydasi yoktur.

            – Seymen bey bir yazisinda konu ile ilgili analizini cok acik sekilde yapmis zaten, acikca goruluyor.” ilk gece” yazisina gorusunu bildiren kisilere tepki verenlerin cogu da, tepkiye, tepki vermis, ustelik konu ile ilgili hic birsey soylememisler.

            – Sizin degerlendirdiginiz konu ile ilgili hicbir farkli aci goremedim, Ben yazimi Sayin toprak icin yazdim. Yukarida belirttim. Cunki ERKEKLER diyerek herkezi zan altinda birakmis ve konu ile ilgili hicbir fikir bile soylememisti. itiraz edenlere neden itiraz ettigi de belli degil sadece suclama var.. Soylediklerime cevabim da o dogrultuda idi.

            – İlk gece ilgili gorusumde ilk yazimdaki gibidir. gorusum ve elestirim vari ve yazdim. O konuda sahsima soyleyeceginiz varsa cevap vereyim. baska mecraya cekmeyin.

            – Diger yazdiklarim yapilan ithamlara ayni usulde cevaptir. Size de yazdigim ayni sekildedir.

            – Keseri tek tarafa yontarak Bu demogojiji surdurmenin anlami yoktur.

            “içinizdeki tohumun verimliliğe doğru adım atması çok zor…bence boşa yorulmayın tarlanın hasını bulmak için….tarlaya da onu yaratana da haksızlık etmeyin…”

            Bu soylediginiz cok saygisizca ve cahilce yazilmis degerlendirmedir. Bir kadina yakistiramadim.

            Tarlayi da Ciftciyi de yaradan Allahtir. Bunu biliriz.

            Konu ile ilgili ilk yaptigim yorum tek basima da olsam da benim gorusumdür. Ta ki konu hakkinda birisi beni ikna edene kadar bu sekildedir.

            Benim Konu ile ilgili yazdigima cevabiniz varsa Cevap verecegim. Demogoji surdurmenin faidesi yok. Kimse kolay kolay konumunu degistirmek istemez.

          • GülAY dedi ki:

            şahsım adına özür diliyorum…ilk okuduğumda yazdıklarınızı biraz da dalgınlıkla yanlış anlamış olabileceğimi farkettim…malum yazılan sözcüklerde mimik olmadığından o anki algıya göre anlamlar değişebiliyor….

            ancak şunu belirtmek isterim ki amacım feminizm değil…olmaz da…benim tavrım karşıda haksızlığa uğrayan bir bey de olsa….haksızlığa uğrayanın yanında olmaya çalışmaktır hep…(örneğin anneme karşı abimin eşinin yanında olurum çoğu zaman ortada haksızlık varsa) gibi…

            ben de yapılan davranışların “bir bayana yakıştıramadım” sözünü doğru bulamadım…sonuçta ortada yapılan bir yanlış var ise…bu ne bayana ne de bir adama yakışmaz….hiç bir insana yakışmaz kanaatimce…

            Saygılar…

        • seymen dedi ki:

          Yok daha neler, hiç güleceğim yoktu. Savaşa girdikte bizim haberimiz mi olmadı. 🙂

          Bir gece için kimse paniklemez. Gereksiz görme gibi bir durum olabilir ki herkes sadecekendisini düşünmezse başka durumlarda olabilenler olduğunu da düşünüp sukut etmesi gerekir.

          “Ne yazık ki bu önemli gün için düğünümüzden en fazla birkaç gün önce sağdıç dediğimiz kişiler vasıtasıyla çoğu zaman kulaktan dolma “sözlerle” ” denilerek sağdıçlık müessesesi küçümsenmiş gibi. Fakat bu yazıdaki önemli konuların birçoğu ve hatta burada yazılmayan bazı şeylerde bu sağdıçlar (veya yengeler) tarafından tavsiye ediliyor ve olumlu sonuçlar alınıyor. Hiç tavsiye alma imkanı olmayanlar veya yanlış yönlendirilme ihtimali olanlar için ve daha ayrıntılı bilgilenmek için yine de faydalı bir yazı.

          • .:. dedi ki:

            “Yok daha neler, hiç güleceğim yoktu. Savaşa girdikte bizim haberimiz mi olmadı. ”

            Evet Savas coktan basladi,Haberimiz yok.

            Muazzam bir işc savas var. onceden baslamşisti sonrada ismi G E Z İ olarak ortaya cikti.

            Suan Sosyal medya da cocuk cocuk demeden, Buyk bir ic savas var.

            Bu sitede de var. benzer veya farkli forum sitelerin hepsinde.

            Cocuk cocuk demeden 7 den 70 e kimyasal silahtan beter, eline aldiklari zehirli kalem (Klavye ile) kullandiklari kimyasal DİL ile kardes kardesi, Komsu komsuyu, Akraba Akrabayi, Basta siyasal Mezhepsel, spor, dini konular, kulturel konular, ekonomik, seks konusunda, gerdek gecesi konusunda (Her alanda) acimasizca olduruyorlar. Butun kin ve nefretleri ile, Butun degerleri acimasizca yikarak, Belkide tamir etmesi mumkun olmayacak sekilde. Kimimizde bunlara alet olarak.

            Tokmagi disarida olan kurgu ile Kendi kendisini yok ederek.

            Fiziki Savas olsa Dusmanini Bilirsin. Dusman belli olsada insanlar birbirini yok etmeye calisiyor, asil dusman bunu kurguluyor. Facabook ile, tvitter, form sayfalari v.s. ile

            Hosgoru olmadan. Bizim degerlerimizle bizi, bize kirdirtarak.

            Boyle bir savas iste, Belli ki haberim yok.

          • tugbaakbeyinan dedi ki:

            her defasında sayfalarca yorum yazan siz mi sansürlendiğinizden yakınıyorsunuz. gerçekten insanları anlamak çok zor.bu yazı en azından bunun altını çizdi.diğer yorumdai önerileriniz içinde teşekkür ederiz, şimdilik sema hanım ve ben siteyle ceyhun beyle teknik detaylarla yeterli oluyoruz. siz de lütfen bir link yayınlansın istiyorsanız yorum sonlarına değil de bize ulaştırırsanız çok dah iyi olur. saygılarımla

          • .:. dedi ki:

            Tuba hanim kimseye husumetim yoktur. Baskaca farkli dusunmeye sebeb olacak hedefim de yoktur.

            Yorumlarim ile ilgili cevap verebilirsiniz, yazdiklarimin yayinlanip yayinlanmamasi sizin taktiriniz saygi duyuyorum. Defalarca tekrar yazmak yerine bildigim konularda tek uzun yaziyorum bu dogrudur. Karakter sinirlamasi olursa bunu dikkat etmeye calisirim, bir seferde yazabilecegim sayi ne kadardir?

            – Karakter sinirlamasi yapilmasi kolaydir.
            – yazma harf limiti belli ise, bunu Word e aktarip oradan ayarlayabilirim.

            Yorumlerimde katilmadiklariniz veya yanlis gordukleriniz varsa bunu da bildirebilirsiniz.

            Sizin gormediginiz yorumda olabilir. Yazdiklarim is olsun diye degildir. Ne yazmami istersiniz?

            Soylediklerinize rahatlikla cevap verebilirim, Uslubumda hakaret te yoktur ne yorumculara ne de yazarlara. Buna dikkat ederim, Hakaret algilayanlar acikca belirtebilir, bilmeden kirdigim kisi var ise ozur dilerim.

            Pozitif ve yapici dusunun,..

            saygilar..

    • Süheyla dedi ki:

      Sema Hanımın Evlilik Okulundaki derslerinde en çok yorum alan derslerin başını cinsellikle ilgili dersler çekiyordu.Yorumların yüzde doksanı erkeklere aitti.Hepsi de eşlerinden bu konu yüzünden muzdariptiler.Şimdi garip bir biçimde bu konuların doğru kaynaktan öğrenilmesine yine erkek yorumcular kızıyor.

      Hasret hanım,sizinde dediğiniz gibi en çok okunan konularda hala liste başı olmaya devam eden’çok eşlilik meselesi’ konusunda da pek çok beyefendi ısrarla ‘bunun bir ihtiyaç olduğunu ve Allah tarafından erkeklere verilmiş bir hak olduğunu’ vurguladılar.Hatta sırf cinsellik için bile çok eşli olunabileceğini ve bunun helal olduğunun altını önemle çizdiler.Genç kızların bu konuda çok yanlış ve korkutularak yetiştirildiği bir gerçekken neden şimdi bu tepki?Bir yanlışı düzeltmek mi ayıp olan,yoksa kadınlarında münasebette mutlu edilmesi gerektiği fikri mi?Ha bir de,bu konuların yazılmasına tepki veren beyler çok eşlilik hakkında ne düşünüyorlar merak ediyorum.

      Bence, ‘bu konuları öğrenmeye ihtiyacım yok’ diyenler okumasınlar ama en azından ihtiyacı olanlar içinde bu yazılara tepki göstermesinler…

  15. dilruba dedi ki:

    batıda mıymış aile kurmak = cinsellik!dalga geçiyor olmalısınız.asıl bekarken cinselliği sonuna kadar yaşıyorlar aile kurmak demek onlar için cinselliğin bitişi olmasa da azalışı demek.
    bu site kadın erkek ilişkileriyle ilgili yazılar yayınlıyorsa cinsellikle ilgili yazılar da yazmak zorundadır.sadece cinsellik aile kurtaramaz ama o da bu işin bir parçası.gören de bu sitede sadece cinsellikle ilgili yazılar yazılıyor sanar.hadi herşeyi geçtim uzmanlık alanı cinsellik olan bir yazara böyle şeyler söylemeniz çok saçma.bu maden mühendisine ne işin var kömür aramakla git kalp hastalarıına ameliyat yap demek gibi bişey

    • Necmettin dedi ki:

      Beni yanlış anladınız.

      Bu yazı ve mantık ile bizde sıf aile kurmak = cinsellik gibiymiş görüntüsü yaratılmak isteniyor.

      Yani aile gibi kutsal bir kurumu sadece cinsel birleşmeye ve zevke indirmek islami bir anlayış değildir.

      Hedonist batı tarzı bir anlayıstır.

      Bunu bir müslüman olarak şiddetle kınıyorum!

      • tugbaakbeyinan dedi ki:

        necmettin bey ve ali bey!
        gerçekten bazen nasıl böyle yorumlar yaptıgınıza inanamıyorum. aylarca kadının erkekleşmesinden feminizmden dert yanan sizler konu cinsellik -üstelik kimseyi harama teşvik ettiğimiz yok, helal daire içindeki ilişkilerden bahsediyoruz- olunca böyle bir bakışla bakıyorsunuz.
        hayatın içinde kendini “kadın” gibi hissetmeyen bir kadın nasıl olurda mahremiyet sınırları içinde kadın duruşu ve haliyle eşine yaklaşır hiç düşündünüz mü? hanımların bir düğmesi var oda oda değişiyor mu sanıyorsunuz? kadın çalışmasın, itaat etsin,feminist olmasın demeye devam edelim ama söz konusu evlilik ve mahremiyetleri olunca savaş olsun , konu saçma olsun. o zaman siz de feministliğe ve kadınların çalışmasına bu kadar kafa yoracağınıza dünya barışı için kurun cümlelerinizi…
        sanırım yazarlarımızı hayattan izole edilmiş yaşıyor sanıyorsunuz pek çoğunuz. gün içinde gelen mailler, insanlarla olan diyalogları onlara buu yazdıran. okumazsınız olur biter, ya da adaba mugayyir bir yer olur müdahale edersiniz- ki eleştirilere açığız- ama konuyu bu hale getirmeniz, bizim ısrarla yazmalısınız dediğimiz yazarımızın da sesini kıssın istemem. bununla ilgili uzunca yazı yazacaktım ama yorumumda nasıl olsa anlattım derdimi gerek yok 🙂
        dilerim anlatabilmişimdir, saygılarımla…

        • Necmettin dedi ki:

          Tuğba hanım

          sitedeki yazarları hepsini severek okuyoruz ve böyle aile hayatına islamı acıdan bakan bir sanal mekanın olması ve okurlarında görüşlerini baylaşabilmesine ben bizzat cok seviniyorum.
          Aranıza yeni yazar kardeşlerimizinde katılmasıda ayrıca bir zenginlik.

          Fakat Allah aşkına bu güzel ortamı magazinvari cinsellik konuları ilgi ve rating cekmek icin gündemde tutarak ruhaniyetini bozmayalım.

          Hedefimiz her taraftan darbe yiyen müslüman aileyi kurtarmak!

        • Hamzayürekli dedi ki:

          -üstelik kimseyi harama teşvik ettiğimiz yok”
          Kimseyi harama teşvik etmiyorsunuzda Romantizm yaşamayı nasıl açıklıyorsunuz .
          Muallak kelimelerle kafaları karıştırıp sonrada aslı ihtiyaçmış gibi ( olkmazsa olmaz gibi) dikte ediliyor.
          Allah korkusu sineye yerleşmediyse nasıl olurda Sizin Takıntınız olan Romantimz ile Kul hakkı arasında denge sağlayacak .
          Bak sizin sitenizde yazdığınız yazı da ”Ben uyuyacağım yarın işe gideceğim deyince sen Çok manatonsun sözüne muhatab olmasının yegane sebebi ; bu sizin kaş yapayım derken insanları gözden oldurmanın en etkili sebebi. Ve Bunu da büyük bir işmiş gibi ısıtıp ısıtıp pazara sunuyorsunuz. Sonrada aile ler zor durumda diye sayfa sayfa yazarsınız.

          • tugbaakbeyinan dedi ki:

            siz zaten her şeyi çözmüşsünüz Hamza Bey! bizim sitemizi niye okuduğunuzu da anlamadım doğrusu… Ben eve çiçeksiz gelince eşim almıyorum, her gün bir şiir ezberlemesi için zorluyorum 🙂 eminim yazılarımı okuyanlarda öyle yapıyordur.Bizim evlilikten anladığımız da bu işte…Herkes baktığı yerden anlıyor hayatı ve de en gerçek o sanıyor naparsınız, sizin bu siteden çıkardığınız yorum gibi…

          • hasret dedi ki:

            yaa şaşırdım şu yorumlara 😉
            kadınları eleştiren benim bile femist olasım geldi :))

            ya romantizm denen şey haramla mı olur illa..?
            Kötü bir şeymi Allah aşkına? .helal dairede yaşanınca ( aşırıya kaçmadığı müddetçe) ,adı romantizm yada her ne derseniz işte kötümü .?

            Ya .peygamber efendimizden romantik insan mı vardı ..romantizmi ondan öğrendik,edebiyatı ondan öğrendik..okii eşinin su içtiği kaptan
            hz.ayşenin dudağının değdiği yerden su içmeye özen gösteren,hz Ayşe benii nasıl seviyorsun ey Allah ın Resulu dediğinde
            “kördüğüm gibi ya Ayşe ” diye iltifat eden
            ,. Efendimizden öğrenmedik mi?.
            batı dayatması olduğunu düşündüğünüz romantizm yada nezaket yada her ne derseniz işte, 1400 yıl önce hanımlara nasıl davranması gerektiğini ,kadına verdiği değerle o öğretti..keşke ümmetin erkekleri bunu idrak etselerdi ..

        • alieren dedi ki:

          kadın çalışsın,eşine itaat etmesin,eşiyle ve ailesinden ziyade patronu ve mesai arkadaşları ile vakit geçirsin,anneliği ve ev hanımlığını hizmetçilik olarak görsün,doğurduğu çocuğunu kreşlere atsın.Ondan sonrada cinsellik denen bu hayvani dürtü gelsinde aileyi kurtarsın evliliği devem ettirsin.Vah! vah! evlilik kurumunun işi bu cinselliğe kaldıysa vay bu evlilik kurumunun haline!

          cinsellikle ilgili bilgiler adab ölçülerini aşmadığı takdirde elbette verilebilir.buna dediğimiz bir şey yok ama cinselliği evliliği devam ettirmenin tek yolu olarak gösterildiği takdirde bu büyük bir saptırma olur.Kadınlarımıza ev hanımlığını ve eşlerine itaati evliliklerini devam ettirmelerinin yegane yolu olduğunu söyleyen yazılar yerine bu türden yazılar maalesef ailelerin içindeki yaralara merhem olmaz.

          • zeynep şahin dedi ki:

            Dindar kesime bir saldırı olacaksa kadın üzerinden olur. kadın tüm itilip kakılmalara tek başına direnirken, yanında kimsenin olmamasını bırakın, derdini bile dinleyecek kimse bulamaz çoğunlukla. Kadın ezilir, itilir kakılır, erkekler sırça köşklerinde gününü gün eder, hiçbirşeyden habersizce. Memlekette Dinimizin hakettiği değeri görmesine yönelik elini taşın altına bir zahmet koyan dindar erkeklerimiz, yine döner o ağır taşları tüm vücudu ile sırtlayan dindar kızlarımızı takdir etmek yerine suçlayacak bir konu bulur mutlaka.

            BU TOPLUMDA DİNDAR BİR GENÇKIZ OLMAK NASIL BİRŞEYDİR BİLİR MİSİNİZ? Ama yok, bildiğinizi hatta hayal edebileceğinizi bile sanmıyorum. Bu toplumda herkes tarafından insan olduğu unutulan kişidir dindar genç kız: Melektir. Dinin tüm kuralları sadece dindar bayanlar için indirilmiştir. Her erkek annesi için, dip köşe kusurları irdelenendir. Tüm dini vecibeleri eksiksiz yapsa dahi mutlaka eksiği çıkartılandır. Dünyadaki tüm sorunların sebebidir bazı kesimlere göre: kendisine dayatılan yasakların mazlumu değil suçlusudur mesela. Okula gittiği için başörtüsü sorununu çıkarandır ama okumasa da oğullara uygun üniversite mezunu eş olamayandır dindar genç kız.

            Boşa koysa dolmayan, doluya koysa almayandır. Dindarlığı ve tüm davranışları, her fırsatta tartışma konusu olandır. Ve daha çocuk yaştadır aslında tüm bunlarla karşılaşmaya başladığında. Ve ömür boyu bu bakış açısının takibinden kurtulamayandır dindar genç kız. Mahrem bir konuyu araştırmak bir kenara dursun, aklından geçirmiş olması ihtimaliyle bile kötü kız addedilendir. Ömrünün evlenene kadar geçen kısmında bırakın yatak odası hakkında konuşmayı, bu kelimeyi cümle içinde bile kurarsa masumluğu zedelenendir. Evlenmesine ramak kala kendisine yardım etmek isteyen herkesi ürkekçe geri çevirendir dindar genç kız.

            Mutlu bir yuva hayal ederken internetten, ordan burdan bulduğu bilgilerle allak bullak olup meçhul bir evlilik hayatına doğru yürüyendir. Aynı evlilik yuvasına, baştan ayağa mide bulandırıcı batılı cinsellik öğretileriyle donanmış, cinselliği bundan ibaret sanan genç erkeğin korku saldığını da düşünürsek… Müslüman bir ailenin ilk adımında problemler olmasını şaşkınlıkla karşılamamak lazım.

            Ayrıca, gençlerin çok büyük sorunu olan ilk gece konusunun açıklanmasının lüzumunu farkederek, kendisini sorumlu hisseden ve bu konunun uzmanı olan bir hanım efendinin yazmış olduğu son derece üsturuplu bu yazıya eleştiriler yapıyorsunuz ya, size bu konuda bir sorum daha olacak: GÖZÜNÜZÜN ÖNÜNDE YERLE BİR EDİLİRKEN TÜM HAYELLERİMİZ, SİZ DİNDAR ERKEKLER RESMİN NERESİNDEYDİNİZ, BİZ SİZLERİ ÇOĞU ZAMAN HİÇ GÖREMEDİK DE… BİR OMUZ VERMEYECEK KADAR UZAKTA MIYDINIZ…

            Şimdi sular durulunca yine sorunlara çözüm olmak dururken; neden yine, tekrar tekrar -tüm işi kadınlara yıktığınızın farkına varmadan-aynı bilindik tavırlarınıza devam ediyorsunuz… eleştirmek eleştirmek eleştirmek… oysa bizim size o kadar içli bir sitem hakkımız var ki; hep erteliyoruz, erteliyoruz, erteliyoruz… artık bırakın sivri dilinizi kenara, güzel bir edayla çözümün parçası olun… lütfen.. saygıyla…

          • dilruba dedi ki:

            çok güzel bir yazı olmuş zeynep hanım ellerinize sağlık.dindar kadınsan ve bir de kapalıysan dindar olmayan erkekler tarafından hor görülürsün dindar erkekler tarafından da sürekli kusurun bulunur onlar tarafından da aşağılanırsın. bu durumu uzun süre yaşarsın ta ki iki tarafı da umursamamaya başlayıncaya kadar.bu bilince eriştiğinde kimseyi memnun etmek gibi bir derdin olmadığını anladığından prangalarından kurtulursun dinin gereklerini elinden geldiğince yapmaya çalışırsın.çünkü melek değilsindir sen de herkes kadar insansındır herkes kadar hatalısındır her ne kadar senin hatalarını daha çok yüzüne vursalar da.
            belki de dindar kadının en büyük handikapı budur.gençliğinde türlü türlü eleştirilere maruz kalıp yetişkinliğinde artık eleştirinin kaynağına güvenmemesidir.armudun çöpü üzümün sapı diye her kesimden eleştiri aldıktan sonra erkekleri umursamamaya başlaması ve karşısındaki erkek bu sefer haklı bir eleştiri getirmiş olsa bile yeterince feraset sahibi görmemesi ve umursamazlığa devam etmesi.çünkü o güven gittikten sonra yerine gelmesi çok zor zaten hep böyleler demek daha kolay.kısaca çok söyleme arsız edersin durumu.
            yazıyla alakasız oldu ama içimden geçti yazdım

          • zeynep şahin dedi ki:

            alieren bey bu kadar laftan bunu anlayacak ferasete sahip olmanız gerçekten şaşırtmadı beni… genç hanımların evliliğe bilgilendirilmeden girdiğini anlattığım yazıdan şahsıma yönelik cinsellik meraklısı iftirasını atacak ne buldunuzu bilemiyorum… bakış açısı tabi… Allah basiret versin ne deyim… kadın mağduriyetleri bitmek bilmediği sürece edebiyatı da bitmeycektir… kendinizi merkezden çıkarıp çevrenizdeki insanların yaşadıklarına bir bakmaya cesaret ederseniz hayatı çevrenizdekilere zehir etmekten vazgeçersiniz… ilk gece başlığı ile yayınlanan bir yazıyı yeni evlenecekler okur onların ilgi alanına hitap ettiği için… siz istemiyorsanız okumayın böylece eleştirmemiş olursunuz

  16. Hamzayürekli dedi ki:

    Yazı güzel olmuş veya olmamış bir şey demiyorum.
    Günümüzde birşeyler yazmaya çalışan Bayan kadınlar çoğunun yazdıklarına eleştiriye tahammülleri ya hiç yok ya da çok az. Çoğu zaten şu ana kadar erkekler yazdı hep fakat hep eksik yazdılar bizi, İSLAMİ yeti ya yanlış anlattılar yada yanlı anlattılar diye eski ittifak edilmiş konuları dahi sırferkekler yazdı diye eleştiriyorlar.
    Ben ‘Bu konuyu İmamı azam böyle fetva vermiş’ diyen hocaya ‘İmamı azam erkek değilmi’ diyen Bayan yazarın dahi bu millete ne şiringözük tüğünüde biliyoruz.
    Tuğba hanım: bir yazarın her söylediğini vede Sanki nas dan hüküm çıkarılmış gibi ( yazının içinde bir tane delil göremedik) herkesin kabul etmesini bekliyorsanız tamda günümüz müslümanlarının (Çoğunun) sevdiği bir tazdasınız Durmayın devam edin. Ne de olsa kimse Nas dan birşeyler sorduğu yok. Ne de olsa Bayanlar Nice Müctehitlerden daha iyi bilirler.
    Allahım Sen herşeyi layıkiyle bilensiin.

    • dilruba dedi ki:

      yaptığınız yorumla yazı çok alakasız.yazının neresinde fetva verilmiş ben anlamadım.dini bir hüküm çıkarılmamış yazıda tavsiye niteliğinde ister uyarsınız ister uymazsınız keyfiniz bilir.hem bu yazı sizi neden bu kadar çok alakadar etti ki yanlış bilmiyorsam siz zaten evlisiniz ilk gecenizi çoktan atlattınız.

      • Hamzayürekli dedi ki:

        dilruba ;;;
        yazık çooookk yazık
        sen öncelikle kendihemcinsiniz olan sebil in yazısını bir okuyun.
        beni nasıl bildinizde evli veya bekar olduğumuzu biliyorsunuz.
        bencilliğiniz ve at gözlüğü ile temaşa etmeniz ne kadarda aşikar her hangi biri ilk geceyi geçirmiş olsa yazılanları okuyup irdeleme hakkı kalmazmı. Bırakın bu bağnazlığı da belki size faydası olur.
        Ben fetva yazdığımı göremedim. Her yazılanın bir kaynağı olması lazım illaki fetvea olması gerekmez. Diğer türlü kaynaksız bir şeyi başkasına nasıl tavsiye edilir.
        Zaten nesilleride işte böyle metağ ( maneviyetsizlik) hastası haline böyle getiriyorlar. Tutturmuşlar Kadınlar romantizm ister erkeler dikkat; Yav siz halen bir müslümanın her yaptığından ve her söylediğinden hesap vereceğini kavrayamadınızmı. Yav Müslüman mahallesinde yazı yazacaksan birde başkasına tavsiyede bulunacaksan kişinin her söylediğinin isnadını söylemesi şarttır.
        Diyorumki; O zaman ne oluyor ; Erkekler şunu ister bayanlar şunu ister.
        Hiç önemli değil Allah ne ister peygamber ne ister .
        Başka bir arzunuz.

        Yazıyla alakası varmı yokmu …..

        • dilruba dedi ki:

          önceki yorumlarınızdan aklımda öyle kalmış zaten yanlış bilmiyorsam şeklinde ifade etmiştim demekki yanlış biliyormuşum.”ise”li durumlarda ilk ifade yanlışsa sonuç yanlıştır mantığa göre.

          “Sanki nas dan hüküm çıkarılmış gibi ( yazının içinde bir tane delil göremedik)” nasdan hüküm çıkarmak fetvadır burda öyle birşey yapılmamış bilinmesi gereken normal önerilerde bulunulmuş.

          Allah ne ister Peygamber ne ister konusuna gelince.Allah eşin hakkı olan neyse onu verilmesini ister.güzellikle davranılmasını ister.korkutmamayı incitmemeyi ister.Peygamber de onun sünnetine uymamızı ister.Yani Hz Aişe yanağını yaslamış vaziyette gösteri yapanları izlediği gibi hanımının içtiği yerden içmeye özen gösterdiği gibi atına bindirirken dizini dayanak yapması gibi kördüğüm gibi seviyorum derken olduğu gibi biri olmanı ister.Bilmem anlatabildim mi

  17. SEBİL dedi ki:

    Yazımda çelişki olduğunu söylemiş editör.Ben göremedim çeliştiğim noktayı.Açıklarsanız sevinirim.İş hayatının içinde olan bir bayanım.Bayanların yoğun olduğu bir sektörde çalışıyorum.Kadınlar olarak hangi konularda çelişkiye düştüğümüzü, hangi konularda ikiyüzlü davrandığımızı, hangi konularda şeytanlaştığımızı gördükçe ben bile hemcinslerimden korkuyorum.Kendimize ve muhatap olacağımız erkeğe karşı lütfen dürüst olalım hanımlar.Özellikle okumuş kesimdeki kadınlarda erkeklere karşı hep bir önyargı ve aşağılama var.Bunu kimimiz açıkça kimimizde gizlice ve ustalıkla yapıyoruz.Kadınları tornacı, erkekleride tornadaki yontulması gerken bir malzemeymiş gibi görüyorum günümüzün kadınlarının gözüyle baktığımda.”Erkekler kadına nasıl davranacağını bilmiyor” türünden cümleler duyarsınız kadınların ağzından.Aynı kadınlara erkekleri sorsan erkekleri sadece “uçkur ve belaltı”ile açıklarlar.Sanki cinsel birşeyler düşünmek suçmuş ya da kadınlar asla böyle şeyler düşünmezlermiş gibi.Yazarın yazısında erkek için sarfedilen cümleleri okuduğumda kafamda çiftleşmek için sabırsızlanan, yerinde duramayan ve sahipleri tarafından sakinleştirilmek istenen bir hayvan (özür dileyerek söylüyorum) sahnesi canlandı.Kadınların,Kadın-erkek ilişkileri konusunda erkeklere haksızlık ettiklerini düşünüyorum.Kafalarımız çok karışık.Bu karışık kafalarla erkeklerin de kafasını karıştırdık.Erkekler kadına karşı ne yapacaklarını nasıl yapacaklarını şaşırmış vaziyetteler.Hep erkeklerin kadınlara nasıl davranacakları konusunda yazılar yazılıyorda neden kadınların erkeklere nasıl davranacağı konusunda yazılar yazılmıyor.Burda bile bence ikiyüzlü davranıyoruz.Erkekleri hep istediğimiz kıvama getirmeye çalışıyoruz.Başarılı olamayınca erkeklere veryansın ediyoruz.Kadınların en büyük sorunu dürüst ve samimi olmamaları.Bu her konu için geçerli.Bencilliği ve ikiyüzlülüğü bırakalım artık.

    • kursat durma dedi ki:

      işte ben bir erkek olarak bu yorumda geçen sebeplerden dolayı 2 yıldır türkiyede doğmaktan yaşamaktan bıktım. evlemekten pekçok erkek gibi bende korkuyorum artk.bu aşağılanma ve itibarsızlaştırmadan dolayı Allah bunu yapan tüm kadınları ıslah etsin yada kocasız bıraksın diyorum. onlar bizim dünyamızı evlenmeden cehenneme çeviriyorlar ya Allahta onların ahiretini cehennem etsin. iyi olanları hariç tabi ki.

    • .:. dedi ki:

      “muhatap olacağımız erkeğe karşı lütfen dürüst olalım hanımlar.”

      “Burda bile bence ikiyüzlü davranıyoruz.Erkekleri hep istediğimiz kıvama getirmeye çalışıyoruz.Başarılı olamayınca erkeklere veryansın ediyoruz.Kadınların en büyük sorunu dürüst ve samimi olmamaları.Bu her konu için geçerli.Bencilliği ve ikiyüzlülüğü bırakalım artık.”

      Aslinda hepsini alintilayacaktim..

      Oz elestiriniz ve cesaretiniz icin tebrik ederim.

      Soyladikleriniz bir kesim erkekler icin de gecerlidir.

      Erkeklerde muhatap olacaği kadina karşı DURUST olmali.

      Evli, bekar ve bosanmis erkeklerle kadinlarin, bir arada oldugu vicik, vicik is ortamlari boyle malesef. cok haklisiniz. Evli olanlarin bir kismida belli zaman sonra o ortama uyuyor malesef ne aci, Ortam boyle malesef, Erkek veya kadin ayrimi bile yapilamayacak kadar.

      Oyle yerler varki, yillarca ayni yerde ve ortamda calisan kisilerin ister istemez kendi esleri ve aileleri geri pilanda kaliyor. Sonuclari cok net goruluyor.

      tesekkurler..

  18. alieren dedi ki:

    evlilik ve aile kurumunun günümüzdeki tek amacı maalesef cinsellik olmuştur.Hal böyle olunca cinselllik ailenin ve evliliğin bekaası için hayati önem arz etmektedir.kadın-erkek için cinsellik evlilik için yegane sebebtir.kadın ekonomik özgürlüğünü kazanarak hidayete ermiş artık erkeğe ihtiyacı kalmamıştır(cinsellik hariç)erkek ise yine evli olsa dahi sanki bekar hayatı yaşarcasına evde çamaşırdan,bulaşıktan,temizlikten,çocuk bakmaktan sorumlu olmuştur. böylece onunda aslında cinsellik haricinde kadına ihtiyacı kalmamıştır.

    evlilik ve aile üzerine çalışma yapan uzmanlar bunun çok iyi farkındadırlar.o yüzden cinsellik konusunu bir evliliği devam ettirebilmenin tek yolu olarak göstererek bunun için adeta bir teknik direktör gibi taktikler vermektedirler.

    oysa ki şu çok iyi bilinmelidir ki cinsellik evliliği sorunsuz bir şekilde sürdürmeye yetmez.çünkü evlilik cinsellik için var olmadı.evlilik insanın yaratılışından gelen kadın-erkek farklılıklarına çözüm üreten bir kurumdur.eğer bu farklılıkları evlilik içersinde yok edersniz evliliği meşru cinsellik kurumu haline getiririsiniz

    Bir süre sonra zaten gidişatta onu gösteriyor kadınların çalışma hayatında yer alması o toplumda cinselliği tabu olmaktan çıkarır.Ve böylece evlilik cinsellik için tek araç olmaktan çıkar ve tarihin karanlık kuyularında yerini alır.

    • Necmettin dedi ki:

      Ağzınıza sağlık Alieren Bey,

      O eleştirdiğimiz hedonist hayatta yegane gaye haz almak olan Batı dünyasında mevcut düşünce yapısına yaklaşıyoruz bu mantık ile.
      Aile kurmak = cinsellik.
      Cinselliğin sabah akşam ön planda olması ve bu kadar önem verilmesi sonucta cinsel doyumsuzluğa ve şimdi toplumca yaşadığımız her türlü felaket ve belalar getiriyor.

      Cinsellik evlilikleri kurtarsaydı Batı’da bunu devamlı sınırsız yaşayan toplumlarda neden 60% boşanma oranı var?

  19. Necmettin dedi ki:

    Süreyya hanım,

    Siteye hoşgeldiniz. Yazılarınızda size cok başarılar dilerim.

    Iyi ve yapıcı amaclarınızdan hic süphem yok ve üslubunuzda gayet güzel.

    Fakat şartmı illa ilk yazıda hemen cinselliğe dalmayı.
    Yanımızda yüzbinlerce mümin ölürken – islam dünyası kan ağlarken, ülkemizde her adım ve sokak başı, medyanın her köşesinde insanların kusmasını getirircesine fuhuş ve cinsellik dolu bir ortamda yazınıza cinsellik ile başlamak?

    Aileyi haz ve cinsellik kurtaramaz – aileyi iman gücü kurtaracak!

    • tugbaakbeyinan dedi ki:

      Necmettin Bey Süreyya Hanım bu konularda eğitim almış ve sitemizde bu konuda yazacak biri zaten.Bunun altını özlelikle çizelim.Her yazar alanında farklı konularda yazmaya devam edecektir.

      • Necmettin dedi ki:

        her yazı cinsellik olacak yani…

        iyi ne diyelim başka derdimiz yoktu zaten toplumca…tek derdimiz o!

        hayırlısı!

        • tugbaakbeyinan dedi ki:

          Siz dert ettiğiniz diğer konuları yazan yazarlarımızı okumaya devam edin, bu konu ile ilgili derdi olanlar ve kimseyle paylaşamayanlarda Süreyyaa Hanıma danışmaya devam etsinler olur mu? Bizden başka insanlar ve dertler olduğunu düşünmek çok zor değildir değil mi?

        • bilal dedi ki:

          evlilik de bir cihattır. ve aynı pencereden bakarsak hanımla birlikte olmak ya da bey le birlikte olmak da bir cihattır. ve her helal birliktelikte allah onlara sevap yazar…. sema hanımın bir yazısında suriyeli ailelerin çocuklarını çadırdan dışarı cıkararak kendi ihtiyaclarını gördugunu okumuştum. cinsellik de, uyku gibi,su gibi,yemek gibi bir ihtiyaç. nasıl ki içki haram ise zina da haram. helal olanlar belli. evlilik de helal hasılı kelam..

      • Hakaik dedi ki:

        Kaynaşmanız için size kendinizden eşler yaratıp aranızda sevgi ve merhamet meydana getirmesi de O’nun delillerindendir. Doğrusu bunda düşünen bir toplum için dersler vardır. Rûm / 21

        Eşleriniz sizin için ürün veren topraktır. Öyleyse, toprağınızı dilediğiniz gibi işleyin. Kendiniz için önceden hazırlık yapın. Allah’tan sakının; bilin ki siz Allah’a kavuşacaksınız. Müminleri müjdele! Bakara / 223

        Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı. Onlar sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz…Bakara /187

        Rabbimiz Kur’anda bizler için verdiği öğütlerde bile eşler arası muhabbeti es geçmiyorken, bir yazarın, uzmanın bunu yazmasında hiç beis olur mu?. Konuşulmaması gereken bir konu olsa Rabbimiz bize bildirmezdi böyle şeyleri.
        Ki yazar Hanım Flört vs. safsatalardan değil helal yoldan olan bir şeyden bahsetmiş.
        Helal yollarda bizi Rabbimize yaklaştırır. Günahlardan kurtarır. İMANIMIZI BÜYÜK ÖLÇÜDE KATKIDA BULUNUR.

        Eşlerimiz bizim elbisemiz ve bizim sukunet kaynağımız Rabbimiz böyle buyuruyor. Uzmanlar Kur’an dışına çıkmadan anlatacaklar ki, bizlerde eşlerimizde helalimizde sukuneti bulalım.
        *
        *
        Bu konuda ben de Opr. Dr. Ünzile Girişgin’in Sakın Okumayın Cıss isimli kitabını öneririm. Özellikle evlilik yolunda olanların ve evlilerin faydalanacağı hususları içeriyor.

  20. E.Y. dedi ki:

    Gereksiz olmuş diyenler hangi memlekette yaşıyor anlamadım.Bu konuda böyle üslubu güzel bir yazı okumamıştım.İhtiyacı olmayanlar varsa okumadan geçebilirler ama isteyenler çoğunlukta..Yok herşey biliniyormuş bu devirde zaten.İyi hiç okumayalım araştırmayalım o zaman.Amacımız bel altı edebiyatı olsa zaten bu sitede işimiz ne?Yapılan ithamlar hiç hoş değil.Böyle kaliteli yazarlarla bizi tanıştırdakları için site yönetimine teşekkür ediyorum.Gereksiz eleştirileri lütfen dikkate almayın.Süreyya Hanımefendi’ye de hoşgeldiniz diyorum.

  21. .:. dedi ki:

    İlk gece fazla kurcalanmis sanki..:) Canlilar doguslarindan itibaren aslinda olumlerine kadar ne yapacaklarini bilirler. Hepimizin bildigi gibi onlara bu Allah tarafindan verilmistir. Kudretinden sual olunmaz.. Ol der olur.

    Buradaki videoyu izleyip dusunmek yeterlidir. Ne yapacaklarini dogumdan itibaren biliyorlar, yeri geldiginde yapacaklarini da dongunun ne sekilde islendigini de. Supesiz ki bitkiler de boyle ve İnsanlarda bu sekildedir. bilemedigimiz ve kesfedilmeyen bir cok sey de vardir. Hepsi de buyuk mucize olan Kuran da belirtilmistir.

    Yukaridaki yazida bilinmesi gereken gercekler oldugu gibi, insanlara ne yapmasi gerektigi biraz fazlaca yonlendirilmis.. Bir alintı, derlenmis bilgi birikimi, yazarin gorusleri veya kendi tecrubeleri veya dusunceleri olabilir. Ancak bence bazi seyleri insanlar kendileri yasasa ve kesfetse daha dogal ve guzel olur Herseyin anlatilmamasi ve gizemli olmasi da daha güzel olmazmi. Bazen insanlarin boyle zamanlarda ve sonrasinda karsilastiklari problemler olabiliyor, kadinlarda vajinismus ve baska korkular, erkeklerde acele davranma ve geleneklere gore cevrenin beklentileri v.s.

    Yok sa kimisi ucuk turuncu sevebilir, koyu kahve , kimisi basma, bazen, kadife, ipek…:) , kimisi asla melisa icmez, kahve sever. kimisi makjaj, kimisi sade..

    Zorlandiginda ve yonlendirmenin arttiginda (fantazinin kisilere gore limiti olmaya biliyor.) Gizemligi daha da kaybolabiliyor. Beklentiler arttikce sapkinliklar baslayabiliyor.

    Sonra yasimiz almis gitmiş, G noktasindan haberimiz olmamis diyenler olabiliyor ve baska noktalarin arayisina giriyorlar.

    BAZI SEYLERİN FAZLA KURCALANMAMASİ GEREKTİGİNİ DUSUNUYORUM..:)

    • Necmettin dedi ki:

      Aynen katılıyorum cok gereksiz bir yazı.
      Zaten “modern” dünyamızda her taraf cinsellik dolu ve malesef mahremiyetini gizemligini tamamen kaybetmiş.

      Bizim ülkede sözde “cağdaş” kesim hep muhafazakar toplumuzda cinsellik yasak, günah ve ayıp olduğundan bastırılmış icgüdüler yüzünden güya tecavüz olayları daha fazla yaşanıyormuş.

      Halbuki Avrupada yaşayanlar cok iyi bilir cinselliğin genc yaştan itibaren tamamen serbest olduğu, ana okulunda bile öğretildiği Batıda tecavüz ve cocuk istismarı gibi sapıklık olayları cok daha fazla yüksek ve ciddi bir toplumsal sorun.

      Demekki mesele cinsel eğitimlen cözülmüyor.
      Tek care daha fazla maneviyat!

      • .:. dedi ki:

        “Aynen katılıyorum cok gereksiz bir yazı.”

        Ben gereksiz yazi demek istememistim aslinda.

        Daha fazla aciklama yapmak gerekirse;

        Kimisine gore yetersiz ve cok eksik olabilir. kimisine gore ise fazla ve gereksiz. Ayrica bu konu kisilere ozel oldugunu dusunuyorum gorusum de o sekildedir. Herkisinin kadin ve erkek acisindan ayri ayri degerlendirilmesi gerekir genellemek yanliş olabilir.

        Soylediklerinizin hepsi bana gore dogrudur diyemem lakin egitim meselesi haricinde soylediklerinize bende katiliyorum, yazdiklarinizdan da net anlasiliyor. Belliki bakis aciniz ve bilgileriniz belli bir kalip icerisinde kalmamis daha fazlasini bulundugunuz ortam icerisinde gormussunuz.

        Egitim aslinda cok onemlidir. Kimin, neyi, ne sekilde, kime, nasil ve ne verdigi cok onemlidir. Sizin egitimden neyi kastetdiginizi anliyorum. Sizin soylediklerinizi goren birisi olarak bunu soyluyorum.

        Goruslerim yukarida bildirdigim gibidir. Yoksa yazida elestirebilecegim bir cok nokta olabilir . Her sorduguma bekledigim sekilde cevap alamayacagimi da biliyorum. O yuzden her birisine tek tek deginmek istemiyorum, Yazar acisindan da yorumcular acisindan da zor bir konu oldugunu dusunuyorum.

        Genel cerceve cizilip bizim toplumumuza gore (ki burada da farkliliklar var.) genel anlatim olur sonrasi kisisel soru cevap seklinde olur. İsteyen topu baskalarina atmadan genellemeden direk muhatabina sorar ve cevabini alir, bazilarini da ozelden. Cunki buna mecburdur konu aslen derindir. Cinsellik diyerek isin icinden siyrilamazsiniz. Cinsellik uzmanlik gerektirir ve bir cok alani vardir. Benzer konularin cogu da yabanci kaynaklidir. İlk gece (Gerdek) gecesi Uzmanlik veya tecrube gerektirmez… Dogru bilgi gerektirir. Sinirlari da bizim yapimiza gore cizilidir. Asirilik zar getirir işin icinden cikilmaz duruma gelir. kisisellikten cikar ve genellemeye baslar bu da cok yanlistir bana gore.

        Nitekim oyle oluyor yerliler boyle, yabancilar soyle, kadinlar su sekil, erkekler bu sekil gibi. Cevap verilemez noktaya gelindiginde, vay kadinlari anlayamiyorum, vay erkekleri anlayamiyorum denilebiliyor. Anlasilmasi zor cunki fakli, Genel bir cins olsa bile kisisel boyuttada farklidir. Herkez ancak bilgisi ve algisi dogrultusunda bunu kabul edebilir. Yeni bir algida bu tamamen yok olabilir. (Eskiden dunya okuzlerin boynuzlarindaydi, ama simdi biliyoruzki degil, yarin yeni bir paradigma da bu tamamen degisebilir.)

        En fazla yapilan hatalardan birisi de fikrini belirtmenin otesine veya elestirinin otesine gidip anlamaya calismak yerine az once dedigim sekildeki genellemelerdir. Daha kestirmesi “Okumazsiniz olur biter…” Deniliyor bu bence cok yanlistir ve anlamsiz. Okumayan birisi bunlari yazamaz ki….:) , Okursunuz ama yazmak istemezsiniz o ayri birsey, Yazmayin da diyemezsiniz o da benim dediklerim dogrudur demek olur. Boyle surup gider… Paradigma larimizi degistirmedigimiz surece.

        Bir onceki yazimda detay vermedim, Konuyu kisisel ve biraz daha ozel gordugum icin.
        Gorusum ilk yazimdaki gibidir. Beni birisi ikna edene kadar..:) Bazi seyler cok cok ozeldir. O kisiye ve o ana aittir. Soylenilenlerin bir cogunu da kisiler kendileri uygulayamazlar. Hatta uygulamamislardir. Cinsellikte uzmanlik alani olsa bile, ilk gecede uzmanlik olamaz…:) biraz daha bilgili olabilir. denyimi de kendi yasadigi kadardir. KİMSE O ANA KADAR NE İLE KARSİLASACAGİNİ BİLEMEZ. Kimi korkar, kimi bayilir, kimi heyecanlanir, kimi telaslanir o yuzden sunu yapin denilmemeli ……….

        Yazida elestirebileceklerimden cok sey var bana gore, sadece Bir kac ornek verebilirim.

        – Sagdiclar; deneyimlidirler, kendisine daha once baska sagicin soylediklerini goz onune almistir, ona gore eksik bilgilerini tamamlamiştir ve kendi yasadiginida degerlendirerek konuyu muhatabina aktarmistir. Bu kisiler genelde cevreden insanlarin rahat konustugu dertlerini paylastiklari kisilerdir. Kendi kulturlerinden kendi iclerindendir. Damat disaridan egitim alsa bile bu kadar etkili olamayabilir. Akilli bir insan kendisine eksiklerini tamamlayan takildigi yerlerde cozum bulacak sagdic secer, Evlilik yasina gelen birisinde bu akil mevcuttur.

        – Diger ornegim klasik muzik konusunda.
        sorular pesi sira gelir.
        Mesela hangi tarz? Neden klasik? Muzik o gece baska yanilgiya neden olabilir mi?
        Belkide baskalari icin hayatinda ilk defa yasayabilecekleri bir durum. “gectigimiz gunlerde bir yorum okudum, esi isten gelinde banyo yapmis.. Hanimi neden banyo yaptigi ile soze girmis…. dusunemeyecegi bir cok seyi belkide gercekleri es gecerek yanilgi uzerinden yanlisa gidebiliyor sonunun nereye varacagi belli olmadan.

        Boyle durumlar varken yasaniyorken; Ucuk pembe, melisa, klasik müzik falan. Mazallah damatin kafasi daha da karisir ne oluyor lannn der, veya Kadinin vay basima gelenler Suphanallah, diyebilir. Bunlari demeden de uygulayip hos vakit gecirenlerde olabilir. Ama ilk gece icin bana gore agirdir. O yuzden Necmettin beyin Maneviyat eksenindeki dusuncelerine katiliyorum. Sozun ozu bana gore İki rekat namazinizi kilarsiniz, Bismillah dersiniz, edindiginiz aileden, kulturunuzden gelen yargi degerleriyle geregini yaparsiniz. Allah yardimciniz olur.

        Ben “Loreena McKennitt” eserlerine bayilirim, dinlerken bazen kendimi savasta hissedebiliyorum..:) ama ilk gecede bunu dusunmedim. Dusunmem. hatta cok sonralari eserleriyle tanistim. Beni motive eden baskasini edemeyebilir.. Baska zamana saklayabilirim..:)

        İlk gece icin bazi seyler agir gelebilir zamana birakilmali, kisiler kendilerine gore birlikte kesfederler birbirlerine supriz de yaparlar. Okurlar, bilgilenirler arastirirlar, uygularlar, ozellerinde kalir. problem yasadiklarinda, UZMAN bilgili kisilere veya doktorlara birlikte gidebilirler.

        Sonuc Olarak yinelemek gerekirse;
        BAZI SEYLERİN FAZLA KURCALANMAMASİ GEREKTİGİNİ DUSUNUYORUM..:)

        Yazar kardesimize hos geldiniz diyorum, Konu bircok bo yutu ile uzun bir konudur, ilgiden bu rahatlikla anlasiliyor. Evlilik okulu icerisinde degerlendirilmesi gereken bir konu oncesi, sonrasi hatta zamaninda olmasi gerekenler degisik bolumlerde ele alinabilir.

        Onerim sudur, soru-cevap seklinde olursa daha faideli olur diye dusunuyorum,

        Basarilar..

        • seymen dedi ki:

          Bence bu yorum yazıyı geçmiş. “Efradını cami, ağyarını mani” bir yorum olmuş, tebrik ederim.

  22. SEBİL dedi ki:

    Çok gereksiz bir yazı olmuş bence.Evlilikte problemlerin çoğu kadınlardan kaynaklanıyor benim gözlemlediğime göre.Ne hikmetse Çocukaile sitesinin özellikle bayan yazarları, yazılarında sanki erkekler çok vahşilermiş de kendilerini onları ehlileştirmeye çalışan terbiyeciler gibi davranıyorlar.Sanki çok muhafazakar bir toplumda yaşıyoruz da gerdek olayı da sanki bilinmeyen birşeymiş gibi anlatılmış.Kendimi hiçbirşeyden haberi olmayan köylü kızı gibi hissetim yazıyı okuduktan sonra.Hoş artık köylü kızlarına bile bu konuyu sorsan sana kitap yazarlar.Saçma bir yazı olmuş.Gereksiz bence….Önce kadınları eğitin tavsiyem.Çok cahil kadın var.Sıra gerdeğe gelene kadar…. Kadınların erkeğe bakışını değiştirecek bişeyler yapın.Elinizden geliyorsa.

    • tugbaakbeyinan dedi ki:

      sayın Sebil, kendi içinizde bile öyle çelişkiye düşmüşsünüz ki, ne desek bilmiyorum. ilk kez bize sizin söylediğiniz eleştiri geldi.alışmıştık erkekleri tutuyorsunuz eleştirilerine,garipsedik birden:)
      bir de keşke tek bir yazı üzerinden bunca genellemeye gitmeseniz, diğer yazıları da okusanız.sitenin yayın yönetmeni olarak bütün yazarlar diye genelleme yapmanızı ,diğer yazarlara haksızlık olarak addediyorum. ve son olarak siz yaşadıklarınızdan ,gözlemlerinizden örnek verin biz de yayınlayalım.hep söylüyoruz bunu…

    • Necmettin dedi ki:

      Çok sağolun sonunda ruhuna feminizm karışmamış bir yorum.

      Modern cağda sadece bizim ülkemizde değil bütün dünyada evliliklerin çoğu kadınların yüzünden parcalanıyor.

      Boşanma davaların bizim gibi sözde muhafazakar ülkelerde bile çoğu kadın tarafında geliyor.
      Diğer ülkeleri hesap edin.
      Feminizmin mutlak hakim oldugu Batı coğrafyasında erkekler resmen köle kadınlar devlet ve yasaların korumasıyla adeta kutsal varlık olmuş.

      Sebebler her yerde aynı:
      özgürleşme mücadelesiyle bitmez tükenmez erkeklen hakimiyet kavgası, ruh hastalığına dayanmış kariyer yapma ve ekonomik güc kazanma ihtirası ve sonu gelmeyen maddi ve her türlü doyumsuzluk.

      Alın size kıyamet alametleri!

  23. Serpico dedi ki:

    Hemen yarın evlenesim geldi Süreyya hanım, mutedil ve munsif bir yazı olmuş. Elinize sağlık.

  24. Ahsen dedi ki:

    Konu önemli ama bunu sadece ilk günlerle sınırlandırıp kalmamak lazım.Evlilikte en hassas konu olduğuna göre bence her iki tarafın çok ciddi anlamda bilgili ve bilinçli olması gerçekten çok önemli.
    Aynen bahsettiğiniz gibi kadın-erkek üzerine düşeni yapması çok önemli kesinlikle erkeklere bu konuda çok görev düşüyor.Ben gözlemlediğim kadarıyla erkekleri bencil görüyorum bu konuda ..kadınları bazı durumlara iten ve soğumalarına sebep olanda bu bencilliktir.Sağlıklı bir ilişkinin yanında çoğunlukla ruhsal bir etkileşimin olduğunu unutmamak lazım.Bu konuyu iyi düşünmek lazım her iki eş için önemli.
    Bu anlamda yazılarınız çok bilgilendirici olacaktır.Hoşgeldiniz 🙂

  25. emine dedi ki:

    çok güzel ve yararlı bilgiler aktarmışsınız kaleminize yüreğinize sağlık… kitaplarınızı ve bütün yazılarınızı okuyorum. fadalı bilgileriniz için tekrar teşekküler.

  26. mustafa dedi ki:

    kalemınıze ve yuregınızıe sağlık teşekkür ederım

    bu ve bu tür konular hakkında daha kapsamlı ve detaylı bılgıye sahıp olmak ısteyen kardeslerımıze UYSAL yayınarından ASIM UYSAL ‘IN islamda evlılık ve cınsel hayat adlı kıtabını tavsıye ederım ayrıca NUREDDIN YILDIZ’ ın mahrem cevaplar adlı kıtabınıda okumalarını onerırım adından da anlaşılacağı üzere cekındıgınız soruların cevapları açıkça verılmektedır

    nıyeti salih olanın kısmeti salıha olur mus .. ıns cumlemızın oyle olur. selam ve dua ıle

  27. mustafa dedi ki:

    kalemınıze sağlık tşk kler bu konuda bılgı edinmek ısteyen arkadaşları ayrıca islamda evlililik ve cınsel hayat adlı ASIM UYSAL’

  28. burhan öztürk dedi ki:

    ÇOK YAVAN OLMUŞ ÜZGÜNÜM ;SİZDEN ÇOK DAHA DOLU BİR BİLGİ SAĞNAĞI BEKLERDİM .BÜTÜN BUNLARA RAĞMEN KALEMİNİZE ;YÜREĞİNİZE SAĞLIK.

  29. Hasan dedi ki:

    Faydalı ve gerekli bir yazı olmuş. İlk gece sonrası hakkında da mutlaka bir yazı gerekir. Özellikle bu -bakirelik-kan meselesi- anlatılması lazım. Fazlalıkla kadın kardeşlerimiz bundan zarar görüyor.

  30. asude dedi ki:

    Gerçekten güzel faydalı bir yazı olmuş .Bekar yahut evlenme hazırlığında olan gençlere çoğaltıp okutmak onlar için faydalı olabilir .Kaleminize sağlık…

  31. salih özgür dedi ki:

    ben bekar olduğum için bazı evli arkadaşlarla cinsellik konusu açılınca cinsellik konusunda konuştuğum zaman rahatsız oluyorlar..

    • ÖMER ÇETİN dedi ki:

      yeni yazarınız hayırlı olsun … ilk yazısıda ilk gece olmuş… Umarım çok çok faydalı olur.. konuyu enine boyuna , detaylıca yazılabilirdi.. şimdilik teğet geçmiş .. detaylı yazılarını da bekliyoruz .. saygılar başarılar ..

      • husna sahin dedi ki:

        omer bey arkadasimiz helal dairede nasil yasanmasini gerektigini tasvir etmis…nicin saygi duymuyorsunuz

        • seymen dedi ki:

          Saygısızlık nerede Ömer beyin yorumunda. Siz neden Ömer beyin yorumuna saygı duymuyorsunuz, Ömer bey harama yöneltici birşey mi yazmış ki yazının helal dairede olduğunu söyleme ihtiyacı hissettiniz.

          Not: Ben ÖMER ÇETİN değilim, inanmazsanız admin’e sorun. 🙂

  32. Hekimoğlu dedi ki:

    Helâline saklayınca kendini, ne de güzel oluyor sevmesi, sevilmesi …
    Elhamdülillah.Bizim gibi bekâr kardeşleriniz için büyük bir nimet 😉 Rabbimiz razı olsun sizlerden.
    Selam ve dua ile.

  33. SEMANUR AKSU dedi ki:

    çok güzel bilgilendirici bir yazı olmuş teşekkürler

Dünden Bugüne

Hadis-i Şerif Düşmanlığı

Bizim halkımız Kur’an-ı Kerimi pek bilmez. Bu elbette büyük bir eksikliktir fakat yine de dinimizi Peygamber Efendimizin hayatı ile öğrendiğimiz için halkın inancı sağlamdır. Batılılar yüzyıllar boyunca İslam ülkelerine hoca kılığında ...
Devamını Oku

Güzel Söz

"Bir ev halkı birbirine iyilik ve ikramda bulunduğunda Allah üzerlerine rızık akıtır ve Allah'ın himayesinde olurlar. (Hadis-i Şerif)

Kitap

Yuvamızda Huzur Bulalım Diye

Huzur, modern dünyada, moda dışı bir kelime gibi duruyor artık. Oysa, Huzur; ne tatlı bir kelimedir. Huzur; ruhun, zihnin ve bedenin sükûnet bulma hâlidir. Huzur; gönlün yatışması, nefsin tatmin olmasıdır. Huzur; baş dinçliği, gönül ...
Devamını Oku