İmamlara Kurulan Tuzaklar

28 Haziran 2018Haberler23 Yorum »

cezaevi-2

Bir imam kardeşimizin kızkardeşinden mektup var:

Ben 44 yaşında 3 çocuğu olan bir anneyim.  20 yıldır imamlık yapan bir de ikiz kardeşim var. 12 temmuz 2016 tarihinde kardeşimin imamlık yaptığı camiide kurân dersi verirken kitap dağıtmak üzere odasına giderken “biz size yardım edelim.” diyen iki kız çocuğu (9-10 yaşlarında) arkasından koşarak gidiyorlar.

İmam odasını gören bir kamera var. Giriş çıkış 3 dakika 45 saniye. Ertesi gün çocuklardan birinin “hoca beni istismar etti.” demesiyle kardeşimi tutukluyorlar.

Babam imam emeklisi tabi bu olayı duyunca dünyası başına yıkılıyor. İki gün ablamın ve benim haberim olmuyor. İyi bir avukat tutun diyorlar. Biz ne bilelim iyi bir avukat nereden tutulur nasıl olur? “Ben inanmam kardeşim bunu yapmaz” diye ağlamaya başladım. Çünkü onu çok iyi tanıyorum.

Kardeşim iyi bir baba, iyi bir eş, iyi bir kardeş, hayırlı bir evlat. Boğazıma yumrular bir bir dizildi. Uykularım kaçtı.

Olayı 3-4 ay kimseye söyliyemedik. Nasıl söylenirki bu. İlk duruşması bir kaç ay sonra oldu. 12. Ağır ceza mahkemesine gittik.

Çocuk da oradaydı bir tane pedegogla birlikte. Pedegog çocuğa sürekli “şunları söyleyeceksin…” diye telkinlerde bulunuyordu. Feminist kadınlar ve CHP nin kadın kolları bir de Aylin Nazlıaka birlikte gelmişlerdi. O zaman anladım yargısız infaz olacağını.

Şahit dedikleri kız, şikayetçi kızın yakın arkadaşı ve komşuları olduğu için onun sözlerini teyit etmiş ilk ifadede. Sonra şahit kızın ailesi “bizim vicdanımız rahat değil” diye çocuğa doğruları söylemesini söylüyorlar, çocuk: “Öyle bir şey olmadı ben de odadaydım hoca hiçbir şey yapmadı” dedi  fakat ilk ifade esas sayıldığı için kızın gerçekleri söylemesi  bir işe yaramadı.

İlk defa kardeşimi kelepçeli orada gördüm.  Çok üzülmüştüm. Nefes alamadığımı hissediyordum. Bekleme salonunda beklerken kardeşim hakkında konuşuyorlardı. Hiç haketmediği sözler duyuyordum. Babam işaret ederek sabret diyordu. Aslında onlara ve orada bulunanlara “benim kardeşim bunu yapmaz onu tanımıyorsunuz o harama el uzatmaz Allah’tan korkar.” diye haykırmak istiyordum. Mahkeme 6 ay sonraya ertelendi.

Bütün düşüncelerimi gözden geçirdim. Kardeşim içki içmez, ilaç kullanmaz, madde bağımlısı değil, IQ sü düşük değil. Kardeşim nasıl olur da 3 dakika 45 saniyede hem kitapları ayırarak kızlara verir hem de bu suçu işler. Kızlardan birini odadan çıkarmaz ve kızı kendine şahit tutar.Kötü niyetli olsa diğer kızı dışarı çıkarır.

Sonra bu kızlar odadan kitaplarla dışarı çıkar. Arkadşlarına güle oynaya kitapları dağıtırlar. Bu hiç mümkün değil. Öyle bir şey yaşanmış olsaydı çocuklar o kadar normal davranamazlardı.

Hakim ve savcılar neden düşünemiyorlar. Aklım almıyor. Neden çekiniyorlar! Çocuk incelemeye alınmadı. Hiç bir şekilde ailesi incelenmedi. 7 yaşından beri Facebook ta dolaşan ve benim bakmaya haya ettiğim sitelere giren bir kız çocuğu. Cinsel takıntısı olup olmadığı bile araştırılmadı.

“Şüpheden sanık yararlanır” diye bir kanun ilkesi var. Bu bile dikkate alınmıyor. İstismarı yaptı kabul edilip ömürlük ceza veriliyor. Çocuklarda cinsel takıntı hastalığı olabileceği kimsenin aklına gelmiyor.

Camiide iki sınıf var. Biri aşağıda erkeklerin sınıfı. Diğeri yukarıda kızların sınıfı. Kardeşim müftülükten bayan kurân kursu hocası istemiyle dilekçe vermiş. Ama “yeterli personel yok” diye göndermemişler.

Erkeklere kendisi Kurân öğretirken, kızlara büyük ablalar cüz okutuyormuş. Kardeşim yargılanırken bunlar hiç dikkate alınmadı. Keşif yapılmadı, adli tıp raporu alınmadı,  çocuğun takıntısı var mı yok mu incelenmedi.

Çocuğun babası annesini bıçakladığı için hapisteymiş. Belki inat olsun diye yaptı. Ben psikolog değilim hakim, savcı da değilim ama bunların hepsini düşünebiliyorum.

Aile bakanlığına gittim, olayı anlattım. Bana dediler ki “biz çocuk mağdurun yanındayız, size de Allah yardım etsin” Zaten nereye gittiysem ağlayarak geri döndüm. Herkes ön yargıyla yaklaşıyordu. Tabii onlar kardeşimi tanımıyorlardı. Onu tanıyan mahalleli hanımlar “Biz hocamıza soru sorduğumuzda yüzümüze bakmadan yere bakarak cevap verirdi o böyle şey yapmaz” diyorlar.

Şimdi iki insan düşünün; biri yaşadığı sürede her zaman lakayt,  insanları hor gören, kararlarında tutarsız, saygısız, anne baba hakkı gözetmeyen, her zaman cinsel eylemi olan bir erkek, güven vermeyen bir insan. Diğeri çok iyi çevresinde sevilen bir kişi ailesine bağlı, dini değerlerine çok önem veren, kul hakkından korkan, anne babaya saygılı, en önemlisi zinanın haram olduğunu bilip göz zinasından bile sakınan bir kişi .

Birinci kişiye deseler bu adam şöyle bir suç işlemiş insan biraz düşünür, yapmış olabilir deriz.

İkinci adam için hemen hiç düşünmeden, yapmamıştır, deriz.

Oysa çevrede ve medyada hatta psikologlar ikinci adamın yapmış olacağına da hemen inanıyorlar. “Hiç kimseye güven kalmadı” deyip infaz ediyorlar. Peki nerede kaldı ön yargısız görüşler ve nerede kaldı iyi insanlara güven. Bunların hepsini öldürüyorlar  Bunu da iğrenç bir iftirayla yapıyorlar.

Bir adam bir çocuğa taciz etmiş denilse hemen “asalım keselim” diyorlar. Kimsenin aklına belki bu adam yapmamıştır diye bir düşünce gelmiyor. Ön yargı var. Bu zamanda babana güvenme, kardeşine güvenme, amcana, dayına güvenme diyip insanlara güvensizlik aşılıyorlar. Herkes birbirinden şüphe ediyor.

Mahkemeler duruşmalar derken 2 sene sonra kardeşime ceza verildi. Bu süreç içerisinde nerye elimizi atsak boşa çıkıyordu. Seneler dile kolay geliyor. 2 sene, 5 sene, 15 sene gelin de bize sorun, eşine sorun, çocuklarına sorun. Eşi, evlatları tüm aile ona hasret.

Ben dedimki “kardeşim çıktığında 59 yaşında olacağım. Çocuklarım kendi yaşlarını hesapladılar. İki senedir gece uykularım Yok. Bu kanunlar sadece suçsuz insanları cezalandırmıyor. Bütün aile hatta bütün sülale ceza alıyor.

Kardeşime iftira atan kızın anneanesi kızın elinden tutup esnaflara  “caminin imamı bu kızı ellemiş şimdi hapisteymiş” diye konuşuyormuş. Kız da bunun farkında bu da çocuk istismarına girmiyor mu? Daha önce de “oh işte hocanız hapisten çıkamadı, onu ben çıkartmadım” deyip mahallede nara atmış. Kızın ailesi şahitlik yapacak olanlara “CHP bizim arkamızda yoksa sizi de yakarız” diye tehdit etmiş.

Sadece kardeşim değil, başka imamlar da var kardeşim gibi. Sadece bizim tanıdığımız dört aile var. Diyanetin imamlara, hocaların birbirine sahip çıkmasını bekliyoruz. Hükümet yetkililerin kurulan bu tuzakları görüp kanunları düzenlemesini ve iftira atanlara ağır cezalar getirmesini bekliyoruz.

Kardeşimi delilsiz ispatsız yargıladılar, oysa suçsuzluk ispatlanmaz, suç ispatlanır.

Şimdi soruyorum,

Savcılarım, Hakim Abilerim, Bakanlar ve Milletvekillerim!

Kesin delil olmadan, ortada suç var mı yok mu, araştırılmadan sadece kanun üzerinden, çocuğun sözlerinden ömürlük cezalar verilmesi doğru mu?

Milletvekillerim! Suçları ceza artırımıyla önleyebilir misiniz? Bu kanunları çıkartırken iyi, çok iyi düşünün yoksa ahirette bunun hesabını veremezsiniz.

 

Okunma Sayısı : 14.733

Yorum yapın

“İmamlara Kurulan Tuzaklar” için 23 Yorum

  1. Emre diyor ki:

    KANUNSUZ KANUN;
    ZALİM ADALET;
    Kulağa saçma geliyor evet. Ama olan bu. Bu ülkede şu an olan tam da bu…

  2. Metin diyor ki:

    Benim babamda aynı suçtan 16 yıl yedi halbuki karıncayı bile inciltmezdi.yaşlıydı konuşamıyordu iki avukatımız olduğu halde verdiler cezayı avukatları dinlemediler bile görüşe gittiğimizde ben ölürüm buralarda diyordu.ve 5-6 sene gibi yoğun bakıma kaldırıldı haberi geldi gittik babam ölmüştü.şimdi devleti mahkemeye verdik.sonucunu sizler tahmin edin.üstelik babamın kötü hastalıkları da vardı raporları mahkemeye sunduğumuz halde kaale alınmadı.ha bu arada avukatlara harcadığımız parada ne siz sorun ne ben söyliyim.Allah yardımcınız olsun

  3. havva diyor ki:

    ben mi yanlış anladım, yoksa durum bu kadar mı vahim. Bir iftira yüzünden 15 yıl ceza mı verildi.

    • Yahya diyor ki:

      Havva hanım

      Konu hakkında kesin bilgi sahibi değilim ancak okuduklarımdan çıkarım yaparak; yargılamanın henüz tamamlanmadığını ve 15 yıl ceza istemiyle yargılandığını düşünüyorum.

    • halil diyor ki:

      İnanın bu olaylar gerçek.Allah istismarcıların ,tacizcilerin belasını versin.İftira atanların da.Ben de benzer bir olay yaşadım.Çocuklar nasıl yalan söylediklerini anne ve babalarının yanında itiraf ettiler de öyle kurtuldum.Ya itiraf etmeselerdi.Boş yere hapislerde çürüyecektim. Benim ve ailemin şerefi,haysiyeti beş paralık olacaktı.Baba yalan söyleyen kızını yanımda tekme tokat dövdü.Sen insanların şerefi ile nasıl oynarsın diye.Allah imamın yardımcısı olsun.

  4. Hilmi özen diyor ki:

    Ama adalet saraylarımız var.! Adalet’in tecelli etmediği

  5. Selda diyor ki:

    Öncelikle ayni kaderi yaşayanlarin sesi oldugunuz icin tesekkur ederim .Ne yazikki Fatma Şahinin cikardigi bu kanun sayesinde firsatcilara sermaye kapisi acildi kardeşinizin yaşadigi iftiranin aynisi benim eşimde yaşadi okul müdürü kendisi çikarilan tv.dizileri bu kanunla birlikte iftiracilara yol açti işine gelmeyen beni elledi bana dokundu diyor tamam .Asil magdurlar iftiraya uğrayanlar .CHPZihniyeti feminist takımı ve çıkarılan kanunlar aile kavramini bitirdiniz kocaya ,babaya saygi kalmadi neymiş kadina şiddetmiş esas şiddeti kadinlar uyguluyor Fatma hanim sayesinde çok merak ediyorum Fatma hanımın bu erkek dusmanliginin sebebini .

  6. hıdır diker diyor ki:

    evet bende çok etkilendim. bu kanunu çıkaran başta şimdi g.antep belediye başkanı fatma şahin e her zaman bedua ediyorum hiç düşünmeden ve araştırılmadan bu kanunu çıkardılar. RABBİM yar ve yardımcısı olsun . müslümanlara dinini yaşayanlara böyle çok olaylar oluyor .üzülüyorum .

  7. Salih diyor ki:

    Sözün bittiği yer, deyimini bugüne kadar hiçbir şey de bu yazıyı okurken hissettiğim kadar hissetmemiştim. Bir süre sonra ağzım açık okudum. Bu yazı aslında bundan önceki bütün yazılarınızda ne kadar haklı olduğununuzu bir daha gözler (ve eğer varsa) vicdanlar önüne seriyor. Bu ülkeye hatta topluma ilişkin bütün değer yargılarımı ve fikirlerimi kökten değiştirdi bu okuduğum yazı da anlatılanlar. Çünkü bu ülkede ve bu toplumda hemde göz göre göre yaşanıyor bunlar. Korkunç bir hukuksuzluk ve büyük bir zulüm.

  8. Sevim diyor ki:

    İlk defa bir Sema Maraşlı yazısına hak verdim. Çünkü burada bahsi geçen imamın kızı imam hatip te öğrencimdi. 😔
    İmam hatip de idareci iken hiç unutmam cuma günü sabah 8 de odama çok sevdiğim bir kız öğrencim geldi. Heyecanla hocam bana izin kağıdı verir misiniz dedi. Bugün 12 de annem beni almaya gelecek. Ben de daha çok var 12 ye ben okuldayım giderken vereyim dedim, hocam lütfen şimdi yazın dedi ve gözleri doldu. Anladım ki bir sorun var. Otur lütfen dedim kapıyı kapattım. Hayırdır nereye gideceksiniz hastanız mı var dedim?
    Çakmak gözler daha fazla dayanamadı, gözyaşları süzülürken yüzüme bakamadan Sincana hocam dedi. Bu sefer gözyaşlarına hıçkırıklar eşlik etmeye başladı.
    Ve aşağıdaki hikayeyi aynen anlattı.
    BABAM ın ayda bir açık görüş hakkı var hocam onu görmeye gideceğiz dedi.
    Yazdığım en zor izin kağıdı buydu…

    Böyle bir evlat yetiştiren bir adam böyle bir şey yapamaz.
    Annesi ile görüştüm. Eşiyle aynı ihl mezunuymuşuz. Yine aynı okul mezunu bir avukata söyledik. Hiç oralı olmadı. Bizim camia böyle işte maalesef.😔
    Teşekkürler Sema hanım….

    • Yahya diyor ki:

      Paylaşımınız için teşekkür ederiz.
      Yürek burkucu, göz yaşartıcı bir hadise.
      Rabbim hocamıza ve ailesine sabır ihsan eylesin.
      Malum Bakara süresinde geçen ayete istinaden dua ederiz: Rabbim bize gücümüzün yetemeyeceği, kaldıramayacağımız yükü yükleme diye…

    • Yahya diyor ki:

      Sevim hanım,

      Bu arada; eğitiminizi, mesleğinizi, nerede çalıştığınızı tahmin ederek; yazmış olduğunuz “İlk defa bir Sema Maraşlı yazısına hak verdim.” sözü beni çok üzdü. Ki bu Sema hanımın yazısı da değil!
      Ya da ne demek istediğinizi ben anlayamadım diyelim…

      aynı okul mezunu avukatın hiç oralı olmaması gibi, Sema hanımı biz anlamaz, biz hak vermez, biz sahip çıkmaz isek; kim sahip çıkacak?

  9. Gülsüm diyor ki:

    Allah yardımcınız olsun ablacım.ne büyük bir imtihandan geçiyorsunuz ailecek ama siz aile olarak birbirinize kenetlenirseniz, birbirinizin yanında daha çok olursanız inşallah rabbim bu imtihanı kolaylıkla geçmeyi nasip eder.tabi şimdi şunu düşünebilirsiniz :” size bunları söylemek kolay , uygulamaya gelince acaba siz de bunları yapacak mısınız?” diye düşünebilirsiniz.

    Kardeşinizin cezaevinde olması inanın insanın canını çok acıtmaz ama böyle bir şeyden dolayı yargılanması ne acı.size dua edecem inşallah.ben kendi başıma gelene ne acı derdim de sizinki daha büyük bir acı.

    Rabbim sabır versin hepinize

  10. gokce diyor ki:

    Buyuk gecmis olsun Kardesim…Anlattiginiz olay cok uzucu ..Rabbim Kardesinizi kurtarsin…

    Benim bu konuda nacizane tavsiyem. Peygamber efendimizin tavsiyesi olan kapali bir mekanda namahremle bir arada, odada bulunmamamak. Kim olursa olsun erkek ya da kiz, kadin genc yasli, Biri sizi gormeye geldiginde odanizin kapisini kapamayin.
    Bu Amerikada Universitelerde de uygulanan bir sistem..Onlar uyguladigi icin tavsiye etmiyorum aklin yolu bir. bu gibi olaylar / iftiralarorada da cok oluyor ve bu careyi bulmuslar.

    Ogretmenlerimiz hocalarimiz Imamlarimiz mercek altindalar.. Cocuklara dokunmamalilar, oksamak opmek kesinlikle yapilmamasi gereken birsey… kesinlikle Tedbirli olmak gerekiyor. Seytan her yerde..Seytanlasmis insanlar her yerde..

  11. Feyza diyor ki:

    Cok gecmis olsun, durumunuza cok uzuldum fakat Allahu Teala dogru olani yalniz birakmaz. Er gec hakli olan aklanir, yureginizi ferah tutun. Zor bir imtihan..

  12. Yahya diyor ki:

    Rabbim yar ve yardımcınız olsun.

    Soruyorum: 9-10 yaşındaki iftira atan kız çocuğuna – velev ki iftira attığı ortaya çıktı – ne kadar büyük ceza verebilirler ki???

    18 yaşını doldurmamış herkes çocuk!

    Ayrıca diyanetten bir şey beklemeyin. Diyanet gibi tüm devlet kurumlarına, hükumetten talimatlar yağıyor. Bu talimatlar;
    “Kadınların İnsan Hakları ve Kadınlara Yönelik Şiddet”
    “CEDAW ve İSTANBUL SÖZLEŞMESİ” ile ilgili. Sıfır tolerans ve cezalandırılma söz konusu.

    Son olarak; hani yargı bağımsızdı? Taraf olmayan kişilerin, duruşmaya katılması ve hakime etki etmeye çalışması, hangi hukuk ilkesiyle ve mantıkla açıklanabilir?

    Ey devlet büyükleri: “biz, kısık sesleriz…!”

  13. recep haksever diyor ki:

    Kanunlar değil uygulayanlar yanlış bu konuda. Kanun ispatı zorunlu tutar.
    Yargısız infaz var.
    Prof. Ersan Şen in dediği gibi bu konularda masumiyet karinesini işletmiyorlar.
    Yazık

    • Ahmed diyor ki:

      Uygulayanlar daha cok kanundan sebep uyguluyor kusura bakmayın. Emin olun kanunların farkında olsanız ne cinayetler işleniyor görürsünüz kanunlar eliyle.

  14. Abdullah Said diyor ki:

    Selamlar Sema Hanım. Rabbim kaleminize kuvvet versin ihlâsı taamme muvaffak eylesin. Sizin gibilerin sayısını arttırsın. adaletsiz 6284’ü fırsat bilerek onun üzerinden müslümanları ve aile kurumunu hedef alanlara fırsat vermesin inş. Maalesef Diyanet gerek teşkilat yapısı olarak gerek mevcut personeli olarak beklentilerden uzak görüntü arz ediyor. pek çok kurum da maalesef bu şekilde. Çalışkan ve görevini hakkıyla ifa edenlerin sayısı yetersiz. önümüzdeki hükümet döneminde adalet noktasında her devlet müessesinde gelişmeler iyileşmeler olmasını bekliyoruz. ancak millet kendisi fert fert idareden beklediği ahlaki seciyelere sahip olmazsa en azından o yönde çaba içerisinde olmazsa beklediğimiz güzel günleri daha çook bekleriz diye endişeliyiz. Rabbim korktuklarımızdan emin eylesin. vesselam.

  15. Ayces diyor ki:

    Bu yazıyı çok beğendim .benimde iki tane oğlum var kız çocuklarına yanaşma onlata şaka bile yapmayın diye tembih ediyorum. Bu insanlar imamları karalamayı başarmıslar devlette onların arkasında kim haklı kim haksı anlamadan damgayı badıyorlar.liseye gidecek oğluma seni imam hatipe yazdıralım diyorum ben o okula gitmem imam olmak istemiyorum diyor.toplumun dini değerlerine darbe vuruldu. İmamları karalayarak bunu küçük bir gurup başardı .ama bilmiyolarki allahın adaleti çok büyük ..hz yapup oğlu yusufa kavuştu bizde inşallah kardeşimize kavuşuruz .

  16. Ranuna diyor ki:

    Allah kimsenin başına vermesin.Ölümden beter bir imtihan.

    • Ayces diyor ki:

      Haklısınız zor bir imtihan .fakat hz.yusuf.sabretti . Bu kadeşimizde sabrederse bu dünyada ve öteki tarafta allah onu ödüllendirecek inşallah.

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Her insanın hayatında mutluluğa kavuşabilmesi için bir saat vardır. İş o saati kaçırmamakta… “ ( B. Fletcher)

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku