İslam’da Kadın Hakları

08 Mart 2018Sema Maraşlı43 Yorum »

7_bİslam’da kadın hakları Müslüman kadınların en merak ettiği, irdelediği konudur. Bulacaklar hakları şak diye kocaların yüzüne çarpacaklar, şak diye dinsizlerin yüzüne çarpacaklar!

Fakat bu konuda yeterince içlerini soğutacak kaynak bulamamanın mutsuzluğunu yaşar çoğunluk Müslüman kadınlar. Kimi bu yüzden feminizme sarılır kimi de dinine küskünlük besler.

İslam da haklardan pek bahsedilmez, sorumluluklardan bahsedilir.

Zira dünyaya imtihan için geldik ve biz öncelikle kendi sorularımızı çözmek, sorumluluklarımızı üstelenmek zorundayız.

Öncelikle dinimizde kadın-erkek hakkı değil, yaratılmış her şeyin hakkı vardır. İnsan ilişkilerinde de insanın insan üzerindeki hakları vardır ve kadın ve erkek ayrımı yoktur herkes eşittir.

Kalp kırmak, kötü söz söylemek, eziyet etmek, aşağılamak, yargılamak, incitmek…. kötü filler yasaktır ve her şeyden önce kişiyi Allah’tan uzaklaştırır. Bunun kadını erkeği yoktur. Güzel söz söylemek, güler yüzlü olmak, karşılık beklemeden iyilik yapmak, hataları affetmek de emredilmiştir. Bunlar hem insan gönlünü kazanmaya hem de Allah’a yaklaştıran amellerdir.

Dinimizde karı-koca ilişkisi bağlamında sorumluluklar da belirtilmiştir.

Erkeğe karısına karşı sorumlulukları hatırlatılır.

“Kadınlarla iyi geçinin” diye emreder Rabbimiz.

“Kadınlar size Allah’ın emanetleridir.” der ve emanetlere iyi davranılması konusunda uyarır Hz Peygamber.

“Gecelerde kadınların hakları vardır.” d:r erkeklere. Kadının hakkını erkeğe hatırlatır.

Erkeğin hakkını da kadına.

Kadınlara da:

“Kocalarınıza gönlünüzden seve seve Rabbinizin hatırı için saygılı ve itaatkar davranın” der Rabbimiz.

Erkeklere mücadele etmeyi, rekabet etmeyi, dik başlılık edip kafa tutmayı yasaklar dinimiz.

Koca ile iyi geçinmek için gösterilen gayrette cihat sevabı müjdesi vardır. Kadın, içindeki putları kırmalı, kinini temizlemeli ki kocasına güler yüzlü olabilsin.

Kadınlara“Kocasını memnun ederek ölen kadının cennetlik olacağı” müjdesini verir Hz. Peygamber.

Zira kadın aynadır. Erkeğe ne yansıtırsa onu alır çoğunluklar. Öfkeye öfke, kırgınlığa kırgınlık, sevgiye sevgi…

Zira kadın annedir. İçindekileri çocuğuna yansıtır.

“Sabır ve Şükür dinin yarısıdır.” buyurur Hz.Peygamber. Herkes kendi sabrından ve şükründen sorumludur.

Kadınlara, şükür ehli olmaları ve kocalarına nankörlük etmemeleri konusunda ek bir uyarısı vardır Hz. Peygamberin. Şükürsüzlük başta kadının ruh sağlığını bozar. Şükür mutluluğun hapıdır.

Kadın toplumun mimarıdır. Doğurur, besler, büyütür. İçindekileri topluma yansıtır.

Kadın şükrederse toplum şükreder.

Kadın güler yüzlü, yumuşak ve sevgi dolu olursa bu hale hale topluma yayılır.

Karı-kocanın birbirine sorumluluğu vardır.

“Sevgi ilişkisi olan yerde hak davası güdülmez.” Der Hz. Mevlana.

Zira hak arama davasının sonu ya hastanede ya hapishane de ya da mezarda biter.

Hak arama davası kışkırtır; ezilmişlik ve kurban psikolojisi oluşturur.

Hak arama davası saldırganlaştırır ve kadının yaratılış özelliklerini bozar.

Müslüman kadın ve erkek kendi hakkının davasında değil, sorumluluklarının derdindedir. Zira onlardan hesaba çekilecektir.

Hak davası yorar. Sorumluluğun idrakinde olanın yardımcısı Allah’tır.

 

 

 

Okunma Sayısı : 7.564

Yorum yapın

“İslam’da Kadın Hakları” için 43 Yorum

  1. Emre diyor ki:

    Allah rağzı olsun
    Kadınlarımıza savunduğumuz sey zaten bu bi anlayamadıkları bi sevgi hoşgörü güler yüz göster ki erkek bütün gün iş telaş sitresi yüklenmiş gelmiş kocam hoş geldin nasılsın gibi iki kelam dogal sakinleştirici gibi gelir insana kavgada tartışmada baktın çok alevlendi gücün yetmicek haklıysan bile tamam aşkım bitanem sinirlenme kıyamam sana de 2 saat sonra o erkek senden özür dileyecektir zaten inat inat sonu felaket bi anlayın artık Allah tan daha mı iyi biliyosunuz da sümme haşa yanlış yaratmış gibi hala üste çıkmanın bi rakip olmanın yarışını vermek zarar veriyo işte yapmayın Allah yaradılışı erkegi ve kadını ayrı futratta yaratmış kabullenmek lazım hala yıl olmuş 2018 kanunların erkeklerin üzeri de ezici üstünlüğü hatta tabiri caayizse kadından taraf halindeyken bile istiklal caddesinde yürüyüş eylem binlerce kadın hala agızlarında eşitlik özğürlük kim özgür hangi mahlukat hiö bir yaratılmışa bağlantımız olmasa dahi özgür değilsin yaratanın gözetimindesin bu söylem dinsiz kafirkerin empoze ettiği bi inanış kulağa masum gelen ama insanı imtihanından uzaklaştıran büyük bir kötülük uyanın Allah aşkına …

  2. gulpembe diyor ki:

    kadinin edebi ile erkegin sevgisi tartistiklarinda ortaya cikarmis. bazen kadin edebiyle kendini sevdirir bazen erkek sevgisiyle kadini terbiye eder. birbirlerini buyutur, ogretir, gelistirirler. sadece hayat arkadasi degil, birbirlerinin hayat ogretmenidirler.

    • emin diyor ki:

      ben bu yorumu gayet başarılı buldum ve evlilik klasörüme almaya karar vedim… bundan dolayı yorumu yazana teşekkür ederim

      • gulpembe diyor ki:

        Emin bey,

        eger gercek manada bir evlilik klasorunden bahsetmisseniz bu bana cok hos ve ilginc geldi! hayirli ve mutlu bir yuva kurmanizi dilerim:)

        selamlar.

  3. nikap diyor ki:

    Allah sonumuzu hayır etsin. Reisten bu sözleride mi duyacaktık.artık kime oy vereceğiz.

  4. levent diyor ki:

    Sema Marasli hanimefendinin yazdiklarinin dini temellerinin oldugunu biliyoruz. Kendisine sukranlarimi arz ediyorum. Kendisi hukumet yetkililerine sesleniyor duyulsun diye. Ama ne var ki Sema hanimin yazilarinin dayandigi dini temellerde “guncellenecek” . Cumhurbaskani Islam dininin guncellenmesi gerektigini soyledi. Tamda kadin konusu uzerinden giris yaparak. Artik hukumet yetkililerine dinimize dokunmayin diye cagrida bulunmaya baslayabiliriz. Mazallah

  5. Sadece Fatih diyor ki:

    “Sevgi ilişkisi olan yerde hak davası güdülmez.”

    Cümleyi görünce içim kan ağladı. Hangi sevgiden bahsediyoruz dedim. Maddiyatçılık almış başını gidiyor. En çok da kadınlar etkileniyor. Karma bir çalışma ortamım olduğundan bazen bayanlarla muhtap olmak durumunda kaldığımdan az çok eğilimlerini beklentilerini görüyorum. Günümüz kadınlarının ekserisinin derdi para…
    Para için eş seçer para için çocuğunu kreşe bırakır. Mutlu da olamaz bu sefer antidepresanlarda çare arar…
    Evde kadın mutsuzsa evin de huzuru olmaz kadın kocasıyla itişir çocuklarıyla uğraşır…

    Sevgi diyoruz hep. Bugün işyerinde bir hanım erken çıktı. Hayırdır dedim. Annem evde yok babam evde tek, yalnız başına yemek yemesin diye yanına gidiyorum dedi. Vay be dedim. Böyleleri de varmış ki kendisi gerçekten içinde insan sevgisi barındıran birisi ben niye kocama yemek yapmayacakmışım ki diyen birisi. Bizler çok şükür akşam yemeği için evin babasının işten gelmesinin beklendiği evlerde büyüdük, yemek beraber yensin diye..

    Sevgiyi alınan tektaşın büyüklüğüyle ölçen bayanların elbette bunları anlaması mümkün değil. Hele ki feministler. Kendilerine hayırları yok ki başkasına faydaları olsun. Bir kompleks almış başını gidiyor bu feminizmde. Kadın olduğu için şükredeceklerine erkekler gibi olmak için isyanlara düşüyorlar…

  6. Mert diyor ki:

    Bakan Albayrak müjdeyi verdi. Kadınlar a pozitif ayrımcılık artacak. Yani işin özü boşanmalar , fuhuş , şiddet , cinnet artacak diyor. Akp aile birliğinin kökünü kazıdı malesef. Oy verdiğim için pişmanım. Artık oy moy yok ..

    • Cihad diyor ki:

      Size hak vermemek elde degil Mert Bey. Reis-i Cumhurun kadınlar gününde yaptığı konuşmayı okuyunca, bugüne kadar hep Ak partiye oy vermiş biri olarak çok zoruma gitti ve kendimi aldatılmış hissettim.

      Sonra,

      ﻓَﺎﺳْﺘَﻘِﻢْ ﻛَﻤَٓﺎ ﺍُﻣِﺮْﺕَ (Emrolunduğu gibi dosdoğru ol.) ayetini düşündüm.
      Bu ayet beni yaşlandirdi diyen Efendimizi hatırladım. Ve yaşadığım bu zamana dair bir tiksinti hissettim. Bu zamandaki dalaletler,ihanetler ve günahlar sanki boğazımı sıkıp beni boğuyor gibi bir hisse kapıldım.

      Ve en nihaye,

      Şu satırlar ruhuma tercüman oldu.

      “Dünyamızı yamadık, yırtarak dinimizden,
      Dünyada gitti, Dinde gitti elimizden.”

      İbrahim Ethem

      Netice-i Kelam: Ben öyle hissediyorum ki müttaki müslümanları zor günler bekliyor özellikle de ehl-i tarik ve ehl-i cemaat olanları..

      Rabbim imtihanimizi kolaylastirsin, sabır ve dirayet nasip etsin..AMİN

      Selametle…

      • Feyza diyor ki:

        Cihad abi, bu sabah aklimdan gecti hem size hem sitenin bir iki eski yorumcusuna selam edip hayirli Cumalar dileyeyim dedim ki sayfayi bir actim sizi gordum, hayret dedim. Hayirli Cumalar abi.
        Aciklama hakkinda Fatih beyin yorumunun altina yazacaktim ki buraya yazayim. Ben sasirmadim. Cunku bastan beri yenilikci oldugunun altini cizen bir partidir. Haliyle laik bir ulkede ben bu gibi aciklamalara sasirmiyorum.
        Isin dini boyutu ile siyasi boyutu cok farkli. Sonucta bu ulkede yillarca feto denen bir yapilanma paralel din insa ederken de en buyuk destegi siyasilerimizden almadilar mi? Islam’a en buyuk darbeyi vuran bu orgutun dini alanlardaki carpitmalari nasil makbul gorulduyse, alkislandiysa zamaninda, simdi isin siyasi ayagi renk degistirse de dini hassasiyeti ve temel referanslarini uzun vadede gorduk, test ettik. O yuzden bu alanla ilgili buyuk beklentiler icinde degilim abi.
        Hayirli Cumalar tekrar.

        • Cihad diyor ki:

          Feyza Hanım Kardeşime,

          Bu platformu takip etmeye devam ediyorum, yorumları çoğunlukla okuyorum. Beni fikren zinde tutuyor.

          Ben birçok icraatı tasvip etmesem de eskilerden beri tanıdığım ve sevdiğim biri olarak niyet ve itikadina çok güveniyordum. O günkü konuşma benim için bir işaret fişeği hükmüne geçti…dün akşam, belediye başkanlığı dönemi ile ilgili bir video izledim ki gerçekten korkunçtu.Bugüne kadar verdiğim bütün oy ve destek icin Rabbim’den af ve mağfiret diliyorum. Benim çok tövbe etmem lazım. Allahım affetsin..AMİN

          Selâm ve dua ile…

          • nikap diyor ki:

            zaten parti yeni kurulurken biz değiştik dememiş miydiler.Zaman içinde işte nasıl değiştiklerini gördük.Emine Şenlikoğlu nunda dediği gibi tesettürü first leydiler bozdu.Ilımlı islam dedikleri bu olsa gerek.yarım tesettür,kadınların çalışma hayatını itilme vb.

          • feyza diyor ki:

            Cihad abi, o donemleri az cok izlemistim ve sonrasini fakat sizin bahsettiginizi merak ettim, ufak bir ipucu verirseniz anlarim. Orn. Dk. Suresi gibi. Mumkunse tabi. Iyi aksamlar.

        • Cihad diyor ki:

          Youtube’dan “erdoğanin ıslam güncellenmeli sözüne tepki” başlığını yazın. 6:12 süreli videoyu açarsınız. Videodaki zatı pek tanımıyorum ama anlattıkları çok çarpıcı..

          Fazlurrahmanı zannedersem sen benden çok daha iyi bilirsin. Muhammed Abduh ve Cemalettini Efganiyi duymuşum ama fazlurrahmanı pek tanımıyorum. Abim, ilahiyatçı biraz ondan bilgi aldım. Bize biraz bilgi verirsen çok iyi olur. Şöyle meşhur uzun yazılarından olsun ama..😄

          Kadın konusunda toplumun isyanına ve buna tercüman olan Sema Hanımın haklı feryatlarina niçin kulak tıkandığını ve kadın bakanının İhsan hoca için “böyle hocalara itibar etmeyin” açıklamasıni niçin yaptığını daha iyi anlıyor insan… Ve tabiki 16 yıllık icraatları..vs.

          Allah sonumuzu hayr ede…

          • feyza diyor ki:

            Tmm abi teşekkür ederim. Bundan dort bes yıl önce olsaydı epey birşey yazardım abi. Çünkü bir merak ve pkuduklarım karşısında dehsete dusme sonucu arastırma istegi duydum epey inceledim fakat dipsiz bir kuyu, en sonunda cıktım ve rahatladım. Biraz akaid bilgisi duzgun kimse bu gibi reformistlerin tuzagına dusmez ama bugun bu modernistlerin izinde genç ve her geçen gün artarak çoğalan bir kitle var. O yuzden itikadı muhafaza etmek herşeyden önemli oldu. Modern İslam düşüncesinin tenkidi isimli seriyi okuyun, sonra gerisi gelir abi. Aslında duzgun bir itikada sahipseniz ki siz öylesiniz elh., en güzeli kendi kaleminden okuyup nasıl devasa sapmaları oldugunu görün sonra şukur secdesine varın :) Fazlurrahmanın İslam ve cagdaslık ısımlı kitabını tenkid maksadıyla ve gözümle görme adına okumuştum fakat herkese tavsiye etmem çünkü zarar görecekler çıkabilir. İnsanı tarifi verdiği meyvedir. Fazlurrahmanı tanıöak istiyorsanız guncel surumune bakın. Mustafa Ozturku dinleyin ifsadına tahammül edebilşrseniz yeterince fikir sahibi olursunuz en azından önizleme adına abı.
            Allah neslimizi dogru yoldan ayırmasın.

      • Sadece Fatih diyor ki:

        Cihad abi.
        Araya giriyorum da bahsettiğiniz durumu ben birkaç ay önce sezdim. Beklediğim bazı kötü durumlar vardı, tek parti döneminden bile daha kötü olacak diye endişe etmiştim. Çok şükür o durumlar gerçekleşmedi.

        Endişelerinde çok haklısın ancak Rabbim cümlemizi korktuklarımızdan emin kılsın ki nefsimiz için değil inancımız için korkanlardan eylesin.(Amin)

        Ben nacizane fikrimi söyleyeyim hiçbir yaptırım gücüm olmasa da. Bence bahsi geçen cemaat stk vb.nin hepsinin bir araya toplanması gerekiyor. Ülkede milli birlik ve beraberliğin sağlanması adına. Ancak mevcut çeşitliliğin de korunması gerekiyor. Adeta çiçek buketi gibi olmalıyız her çiçeğin kendine has rengi ve kokusunu kaybetmediği ancak hepsinin güzel olduğu için takdir edilip saygı duyulduğu bir topluluk olmalıyız. Umarım bunu yapmaya çalışırlar. Aksi halde tek parti döneminden daha kötü bir hal içinde kalabiliriz. Sağda solda duyuyoruz, başka ülkelerde Hak’kı hatırlatan alimler zindanlara gönderiliyor…

        Selametle kalın.

        • Cihad diyor ki:

          Fatih Kardeşime,

          Cemaatler ve tarikatlar her ne yaparlarsa yapsınlar bu zihniyet onlara ilişecek. İslamı moderniteye uydurmaya çalışan biri, bu yapıları er geç tasviye etmek isteyecektir. Nasıl da ayak sesleri duyuluyor..

          Güzel duana da bir AMİN…Selâm ve dua ile..

      • Abdullah Bir diyor ki:

        Cihad Bey Kardeşim’e…

        Öncelikle tekrar hoş geldin aramıza, yokluğun hissediliyor Cihad hocam. Sen olmadığın zaman Müslümanların İlim SUR’unda boşluk oluşuyor, doğruyu bilmeyenler ve feminaziler tarafından gedik açılıyor.

        Samimi duan içinde yürekten AMİN diyorum.

        Allah (cc) bizlerin ve bu milletin yar ve yardımcısı olsun. Çünkü HAK’kı anlatma, savunma ve nefsine köle olmuş zalimlere engel olma konusunda ki işimiz, mücadelemiz her geçen gün daha da zorlaşıyor.

        • Meryem diyor ki:

          Abdullah Bir Abi
          Bana da bir hoşgeldin demek yok mu :)

          • Abdullah Bir diyor ki:

            Meryem ve Hasret Hanım Kardeşlerimize…

            Olmaz mı, tabi ki var. :-)

            Sizde tekrar hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.

            Dönüşünüz bizi mutlu etti efendim. İyi ki geri döndünüz aramıza.

            Gördüğünüz gibi burada fazla değişen bir şey yok. Abdullah Bir abiniz hala burada nöbette, tekkeyi bekliyor ve aynı şekilde şeytan taşlamaya da devam ediyor. :-)

        • Cihad diyor ki:

          Estağfirullah Abdullah Abi,

          Siz varken, bize ne hacet…Son dönemlerde çok aktifsiniz, yorumlarinizi okuyorum. Söylenebilecek pek birşey birakmiyorsunuz. Allah razı olsun.

          Sizin gibi samimi insanların ve dostlarımızın artması duasıyla..

    • Yahya diyor ki:

      İslamın güncellenmesinin,
      İslamın hükümlerinin güncellenmesi,

      bunlar nedir? biri bana açıklayabilir mi lütfen?

      Hayırlı Cumalar

      • Sadece Fatih diyor ki:

        Yahya Bey Hayırlı cumalar.

        Köprü ve otoyol ücretlerine zam değil güncelleme yapmışlardı hani. O tarz bir şey olabilir :)

      • Yahya diyor ki:

        (kendi yorumuna cevap yazan tek şahıs benim herhalde)
        ama güncelleme yapıyorum!!!

        Kısmen mevzuyu anladım;
        Kadınlar gününe özel konuşmada konuya direkt girildi, Akademi açılışında ise sivri köşeler yumuşatıldı. A Haber de ise konu ayet ve hadislerle desteklenip, izah edildi…
        (yorumsuz)

        Öğreniyoruz ki mevzu içtihatmış.
        Peki hangi içtihatlar? ve nasıl içtihatlar değişecek? ve bu içtihatları değiştirecek yetkili makam kim (ülül emir)? bitmedi ve bu içtihatları yürürlüğe sokacak kurum kim? ve yine bu “yeni” içtihatlara kim uyacak?

        Kafam karma karışık…

        • Cihad diyor ki:

          Yahya Bey,

          Yusuf Kaplan durumu güzel özetlemiş…

          ” Pozitivizm ile zihnimizi felç ettiler…
          Sekülerizm ile ahiretimizi yok ettiler…
          Protestanizm ile dinimizi dönüştürüyorlar…

          Biz ne yapıyoruz peki?
          Olup bitenleri anlayacak durum da bile değiliz.!

          Zihnimiz çağdaş hurafeler çöplüğüne dönüştüğü için..”

          Mevzu kesinlikle içtihad falan değil, bunu anlamak için kadın politikasına bakmak bile yeterlidir. Dinin ismi ve inanç esasları dışında şeriatın bütün ahkamini günümüze uyarliyabiliriz deniliyor. Bunu Fazlurrahman ve M.Abduh gibi modernist reformcular “Sabit din, dinamik Şeriat” diye formüle ediyorlar. Feyza kardesimize tarif ettiğim videoda ifade edildiği üzere sayın cumhurbaşkanınin bu zatlarin fikirlerine çok önem verdiği anlaşılıyor. Yani bu mevzu epey eskilere dayanıyor..

          Ama ictihad diye düşünüyor iseniz Risale-i Nurdan(27. Söz) ictihad bahsini okumanızı tavsiye ederim. Size bir fikir verebilir.

          Detaylarına bakarsınız ancak sonuç olarak şunu söylüyor Üstad Bediüzzaman “Zaruriyat-ı diniyenin ihmal edildiği bu zamanda içtihad yapmak Din-i İslâm’â büyük bir hıyanettir.Fırtına ve zelzele zamanında; değil içtihad kapısını açmak, belki pencerelerini de kapatmak maslahattır.
          Lâübaliler ruhsatlarla okşanılmaz; azimetlerle, şiddetle ikaz edilir.”

          Bir diğer nokta ise şudur ki, ictihad dendiğinde ne anlaşılıyor ve anlaşılmalı?
          Takip ettiğim kadarıyla kamuoyunda “kişisel yorum” gibi lanse ediliyor. Bu ciddi sonuçları olan bir yanlıştır. Çünkü ictihadi hükümlere şahsi yorum olarak bakılırsa bu ictihadin tatbikata geçmesi ve ümmete mal olması mümkün değildir.

          Peki neden??

          Mantıkça mukarrerdir ki; zihin, melzumdan tebaî olarak lâzıma intikal eder ve lâzımın lâzımına tabiî olarak etmez.
          Etse de, ikinci bir teveccüh ve kasd ile eder.
          Bu ise, gayr-ı tabiîdir. Yani ekmek dediğinizde zihin fıtri olarak fırına intikal eder. Çünkü fırın ekmeğin lazımıdır. Değirmen, tarla ve ciftci gibi basamaklar ise zihne gelmez ancak bir teveccüh ve kasd ile zihne gelebilir çünkü değirmen ekmek için lazımın lazımı, tarla ise lazımın lazımının lazımıdır. Dolayısıyla ekmek dendiğinde fırın çoğunlukla akla gelirken, değirmen ve tarla pek gelmez.

          Aynen bunun gibi,

          Kalp ve vicdan ancak kudsiyet ile ihtizaza gelir ve tahrik olur. Yani insan zihni herhangi bir meselede(içtihadda) Allah(CC) ile ve Kur’an ile doğrudan bir münasebeti kuracak ki vicdan tahrik olsun ve kalp bir feyz alsın. Yoksa falanin görüşü, filanin fikri gibi bakılırsa vicdan ve kalbin lazımı olan kudsiyete zihin intikal edemediğinden vicdan ve kalp ikaz olup, imtisale meyletmez. Yani içtihadi hüküm ile Cenab-ı Hak arasındaki lazım ve melzum ilişkisini kurmak gerekir. Eğer içtihadi hüküm müctehide isnad edilirse kudsiyet lazımın lazımı mertebesine sukut ettiğinden zihin tabiî olarak kudsiyete intikal edemiyecek ve kalb ve vicdan lakaytliga alişarak katilaşacak. His ve hassasiyetini kaybedecek.Bu sebeptendir ki kitablar ve içtihadlar Kur’ana dürbün olmalı, âyine olmalı; gölge ve vekil olmamalı! Kur’an ayine ister, vekil istemez. Yani ayine cam gibi içinde yine Kur’anı gösterir ve kudsiyetin hissedilmesine vesile olur fakat vekil olan perde olur, gölge olur zihin ve kalbin kudsiyete intikaline mani olur veya çok zorlaştırır. Bu sebeptendir ki ilahiyat fakültesi mezunlarında (itikadi problemler haricinde de) amelde noksanlik ve lakaytlik ciddi oranda yaşanırken, medrese talebelerinde o kadar göze carpmaz. Bunun bir sırrı, hüküm ve ictihadlara müçtehidlerin yorumları yerine doğrudan Allah’ın razı olacağı hal ve emri budur nazarıyla bakmaktan kaynaklanıyor. Yani nokta-ı nazar çok mühim…

          Özetle…

          “Bir adam İbn-i Hacer’e nazar ettiği vakit, Kur’anı anlamak ve Kur’anın ne dediğini öğrenmek maksadıyla nazar etmeli.
          Yoksa İbn-i Hacer’in ne dediğini anlamak maksadıyla değil.” (Said Nursi)

          Şimdi soru şu,

          Bu münkerat zamanda İbn-i Hacer ve İmam-ı Azam’in safiyet ve şeffafiyet ve salahiyetinde bir şahıs var mıdır ki Kur’an’a gölge ve vekil değil de ayine olabilsin…TEEMMEL..TEEMMEL

          Not: İctihad “şahsi yorum” demek değildir belki Cenab-ı Hak’ın marziyatını Kelamindan ve Sünnet-i Resul’den istinbat etmektir. İkisi arasındaki fark “gölge etmek” ile “ayine olmak” arasındaki fark kadar derindir. Pek tabii olarak bu iki nazarin sonuçları arasında da muazzam bir fark olur.

          Selâm ve dua ile…

          • Yahya diyor ki:

            Cihad Bey,

            Zahmet edip cevap yazmışsınız Allah razı olsun.
            Yazdıklarınızı dikkatli bir şekilde okudum. Hem fikiriz ve üzerinde günlerce konuşmaya müsait bir alan.

            “Kafam karma karışık” ifadesini kinayeli kullandım. Mevzuyu derinlemesine biliyorum ve gidişatın endişe verici olduğunu düşündürmek için yazdım. “teemmel…”

            (kısa cevap yazıyorum, kusura bakmayınız)

            Selam ve dua ile…

        • gulpembe diyor ki:

          Yahya bey,

          Biliyorsunuz memleketimizde soygunculuk cok oluyor. Bir hocamiz derdi ki, “yukaridakiler(siyasiler)hortumluyor, asagidakiler (halk)pipetliyor, calmada milli mutabakatimiz var.” bu hangi mezhebe dayandirilirak yapiliyorsa bir an once terkedilmeli.ictihada buradan baslasinlar bence.

          Diger yandan hayat kendi ictihadini yapiyor zaten, biz oldugumuz yerde durmuyoruz ki hukumler oldugu gibi kalsin. Benim ailemin bagli oldugu tarikat dune kadar erkekleri de universiteye yollamazdi, simdi kizlari da yolluyor,memur da yapiyor. Bugun dunyanin bazi yerlerinde kadinlar icin hala bakkala gitmek risk arzederken,bir baska yerindeki kadin kitalar arasi istedigi seyahati guvenle yapiyor.

          Degismeyen sey ise, insanlardaki acgozluluk,hirs,kin ve bayagi hasletler. Mezhebi yada ideolojik kaygilarla goz boyayarak aslinda ekonomik ve politik cikarlarinin pesine dusen batinin kuklasi zalim yonetimler ve kafeste dogdugu icin ucmayi hastalik sayan kus misali uyutulmus halklar…

          Selametle.

          • Adamın biri diyor ki:

            Biz şu tarikat şu hoca ne diyor değil İslam ne diyor ona bakmalıyız. Müslümanlara bakarak değil İslam’ın kendisine bakarak anlayabiliriz dinimizi. Uç örnek olarak düşünelim. müslümanlarin çoğu ilerde tesettüre gerek yok artık insanların ahlâkî seviyesi yükseldi dese vardır bir bildikleri mi diyeceğiz, yoksa İslam’da böyle birşey olabilirmi diye işin ilmi fıkhi yönüne mi bakacağız? Mesela bu zamanda da faiz haram olur mu diyen ya da açık kadına bakmamaya çalışanlara sapık muamelesi yapanlar da var. Hayatın dinamikliği nas ( kesin hüküm) larda geçerli olmaz. Zamana göre değişmez.

          • gulpembe diyor ki:

            adamin biri,

            dinde bir usul vardir bir de furu vardir. usul yani asil seyler iman esaslariyla ilgilidir, degistirilemez. tesettur ayetinin varligi gibi. bir de furu yani detaylari vardir. bu ictihada aciktir. tesetturun sekli semali gibi…

            ayrica siz kendinizi muslumanim diye tanitirken, iman ettiginizi belirtmis olursunuz. itikatta maturidiyim derseniz, Maturidinin ictihadini benimsediginizi belirtmis olursunuz. hanefiyim derken ise hanefi imamlarinin(yani bir kisim diger muslumanlarin)ameli ictihadini benimsiyorum demis olursunuz.

          • Adamın biri diyor ki:

            Ben de nas derken sizin usul dediğiniz anlamı kastetttim zaten, yazdıklarınızin aynısı. Ama sizin verdiğiniz örnekler çok açık net şeyler değil. Bir tarikatın kızların okumasına izin verip vermemesi bunun dinen uygun olduğunun ya da olmadığının göstergesi olamaz. Bunu dinin dinamikliğine örnek vermenizin uygun olmadığını düşünüyorum.
            Ayrıca hayatın yaptığı içtihadlarin doğru olup olmadığını da düşünmek zorundayız. Elimizde bir ölçümüz olmalı. Zaten bu asır Müslümanları nin dinini yaşamasının bu kadar zor olması da hayatın dinimize yaptığı tahribat değil mi? En basitinden sokakta yürürken bile harama bakmamak ne kadar zor hale geldi. Allah muhafaza etsin inşallah.

          • gulpembe diyor ki:

            Adamin biri kardesim,

            bizim evde telefonu alo diyerek acmak yasakti. Cunku ilmine itimad edilen buyuklerimiz alo kelimesinin ingilizce hello dan geldigini, ingilizcenin gavurca oldugunu, gavura benzeyenin bizden olmadigina dair nas bulundugunu dolayisiyla bunun mekruh olacagini soyluyorlardi. O zaman icin bu bize mantikli geliyordu. Boyle yapiyorduk. Simdi baska bir yerden bakiyoruz, baska dusunuyoruz.

            “sokakata yururken harama bakmak cok zor hale geldi”demissiniz. Sizi anliyorum.Allah sizi muhafaza etsin insallah,yar ve yardimciniz olsun. Fakat ben hicbir zaman aciksacikligi savunmadim. Sahabe doneminde de sokaklar o kadar berrak degildi. Tesetturu hur kadinlar uyguluyor, cariyer toplumun her yerinde ustelik rahat kiyafetlerle dolasiyorlardi. Niyet hayr olursa akibette hayr olur insallah…
            selametle.

          • Adamın biri diyor ki:

            Güzel bir noktaya değinmişsiniz, ben de zaten Kur’an’a sünnete bakmalıyız diye bu yüzden dedim zaten. Eğer birileri sizi şu an doğru olmadığını düşündüğünüz birşeyi daha önceden kabul ettirdilerse her ne kadar onlar diyelim bir yanlış yapmış, siz uymak zorunda değildiniz, kendi rızanizla itibar etmissiniz. Tabiki bir şahsın ilmine itimad etmek için de Kur’an ve sünnete uygun kendimize ait bir bakış açımiz olmalı ki, birisi bize yanlış birseyi doğru gibi göstermesin. Yani burda kusur varsa naslarda değil nasslarda (insanlarda). Sonuçta din bir imtihandir.
            İnşallah niyetimiz hayırdır, dediğinizde haklısınız, imtihan dünyasındayiz, muhakkak zorlukları olacak, ama elimizde imtihanımizi kolaylaştırma imkanı varken, bu çareleri aramamak yanlış olur. Erkeklere bu konuda ” gözünü kapativer olsun bitsin tarzında yaklaşımlar ” i ben gayrı ciddi buluyorum. Sözüm ortaya malumunuz…

        • Feyza diyor ki:

          Yahya bey, Ulul emr kim demissiniz. Tek talimatla harekete gececek diyanet isleri baskanligi. Bir donem vahdet gazetesinde Ali Eren hocamiz duzenli olarak Dib. faaliyetlerinin reformist hareketlerini tenkid icin yaziyordu, sonra herhalde yasak kondu. Hangi konularda ictihad yapilacak, bana kalirsa guncel, gunumuzde ortaya cikan yeni mevzular yani kiyasa ihtiyac duyulan mevzular hakkinda degil. O konularda yapilsa da bu gerekli zemini olusturmak icin bir onhazirlik olur. Asil, Nisa/34 gibi, ayrica kizlarin erken evlenmesi ile ilgili konularda guncelleme yapilacaktir. Cunku sorusturma acilan ve gorevinden alinan hocalarin beyanati ekseri bu yondeydi. (Sonra iade edilmesi ayri mesele) Bu mevzu da kadinlar gununde konusulduguna gore kadina dair hukumler icin yapilmasi istenen “reform”larin oncelikli olacagi, diger meselelerin de malzeme olarak kullanilacagi anlasiliyor. Tabi bunu kim dikkate alir demissiniz. Isine gelmedigi konularda pazarlik etmeyi seven her insan diyanetin yeni ictihadlarini dikkate alir. Kapi gibi fetvalarini yuzunuze carpabilir. Biz de ciliz sesler korosu olarak nefesimiz yettigince anlatip yazmaya devam ederiz. Hesi sahsi fikrim, yaniliyorsam bagislayin.

          • Yahya diyor ki:

            Feyza hanım,

            Size de teşekkür ederim. Vakit ayırıp cevap yazmışsınız.
            Gidişat ve peş peşe gelen açıklamalar beni korkutuyor.

            O maksatla söylememiştir, diyorum; arkasından bakıyorum bilakis o maksatla söylenmiş…. Ve daha niceleri…
            Ayrıca “ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz”, yapılan işler ortada zaten!

            Yanılmak mı? estağfurullah!
            Selam ve dua ile…

  7. Meryem diyor ki:

    Kadın ve erkek hakkını eşi gözettiği müddetçe hak aramaz zaten
    Burdan hepinize bir kitap tavsiyesinde bulunacağım
    İsteyen okur isteyen kapağını aralar
    Evlatlarımızın anasının ruh hali ve dolayısı ile evladının neşesi içn her erkğin okumas gerekn kitap annenin ruh halleri okuyın ve eşinize destek olun zira evladınızn neşesi tam olaral bu noktoda sizlerin ..elinde
    Gerçi erkwklere direk olarak şunu yapın deyince yapmıyorlar sema hanımda bu metodu iyi kullanıyo ama ben müslüman erkek ve kadını egolarını evlat için kemara koymalrı gerektiğine inanıyorm

    • Aadem diyor ki:

      Ne o Meryem hanım bu yazıya kadın hakları diyerek erkekler şöyle erkekler böyle diyerek yorum yapmamış gibi görünüyorsun ama yazıyla uzaktan ve yakından alakası olmayan bir yorum yapmışsın.Sema Hanımın yazdıkları İslami bir temele dayanarak yazmış.Ama bunu hazzetmeyenler yine fikri olarak cevap vermeyeceklerini için kadın ve çocuk üzerinden demagoji yapacaklardır.Ayrica erkeklere kitap tavsiye edeceğinize sema Hanımın bu yazısını okumanızı tavsiye ederim.Cunku bu yazı ayet ve hadislerden örnekler verilerek yazılmış bir yazi.

      • Meryem diyor ki:

        Alakayı siz göremiyorsunuz efendim..
        Kitabın. Yazarını neden sordunuz
        Tavsiyeye sıcak bakmezken..
        Yazıyı okudum..

        • Aadem diyor ki:

          sayın Meryem hanım
          Yazarın ismini neden soylemiyorsunuz.Ben ogrenmesemde başka arkadaşlar öğrenir.Yoksa yazarın ismini söylemekten dolayı çekindiğiz bir şey mi var.Bakin ismi cismi belli sema Hanımın yazısına. kendinizce “sema hanım da bu metodu iyi kullanıyor ama” diyerek güya kendi fikrinize göre elestiriyorsunuz.Sizin tavsiye ettiğiniz kitabın yazarını söylemeye çekiniyorsunuz.Yazarinin ismini söyleyemediginiz kitabı neden tavsiye ediyorsunuz.

          • MeryemA diyor ki:

            beyefendi nette. Bakıp isim bulabilirsiniz.
            Yahya beyin yaptığı gibi.
            Güzel kitap her annenin yanındaki evvela eşinin sonra diğerlerinin okuması gereken kitap.

    • Aadem diyor ki:

      Ayrıca tavsiye etmiş olduğunuz yazarın ismini yazarmisiniz

  8. Feyza diyor ki:

    Haklarimiz kadar sorumluluklarimizin derdine dusseydik hayat cok farkli olurdu. Gunumuz kadini kapasitesinin uzerinde sorumlulugu kendi gonul rizasiyla aliyor ve asli sorumluluklari kendisine bu yuzden yuk olarak goruyor. Hal boyle olunca, fazla sorumluluga mukabil fazladan hak talep ederek hem kendini hem ailesini yoruyor. Bu dengesiz dagilima artik erkekler de ortak oluyorlar ve sorumluluklarini uzerine yikacaklari kadin arayisina giriyor, nihayetinde mutsuz oluyorlar.
    Ellerinize saglik, kaleminiz dert gormesin.

  9. Vuslat diyor ki:

    Allah CC razı olsun Sema hanım. Rabbimiz cc iki cihan saadeti nasip etsin inşallah cc.

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Çocuklarınızla yedi yaşına kadar oynayın, onbeş yaşına kadar onlarla arkadaş olun, on beş yaşından sonra da onlarla istişare edin.” ( Hz.Ali)

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku