İzdivaç Furyası

22 Aralık 2014Aile Tehlikede28 Yorum »

SİTE İÇİNBir zamanlar iki kişiyi evlilik amacıyla tanıştırırken sebep olmaktan imtina edilir, “İyi olursa kendilerinden, kötü olursa bizden bilirler” diyerek temkinli yaklaşılırdı.

Şimdilerde ise her başvuranın kabul edildiği sözüm ona “izdivaç” programlarında neye aracılık edildiği, bu insanların hangi niyetle geldiği bile bilinmiyor.Son zamanlarda reytingi bol evlilik izdivaç programları dönüyor TV’lerde çokça.

Hanımlar, beyler, gençler, yaşlılar televizyon aracılığıyla eşlerini arıyor. Sürekli oynayan, zıplayan, aşırı neşeli sunucuların rehberliğinde; eş adaylarıyla tanışıyor, hayat arkadaşlarını bulmaya çalışıyorlar. İlk karşılaşma anı hayli ilginç oluyor. Paravan açılıyor, her iki taraf da heyecanla birbirlerine bakıyor, ayağa kalkıp tokalaşıyor, kaçamak bakışlarla birbirlerini süzüyorlar.

Programa katılan her iki taraf da duruma göre, “Çocuklarım evli, çocuğum eski eşimde, çocuk sorunum yok” diye özellikle belirtiyor. Çocuk ne zamandan beri sorun oldu bu memlekette bilinmez ama bu kişilerin çocukları da yıllar sonra “Annemi arıyorum, babamı arıyorum” diye diğer programların konuğu olmaya aday görünüyor.

Eskiden müzmin bekârlar gazetelerin evlilik köşelerine mektup yazarlardı. Fakat o zamanlar kimlikler teşhir edilmezdi. İsimler saklanırdı.Günümüzde isimlerin gizlenmesi şöyle dursun, evlenmek isteyenler canlı yayında buluşur oldu.

Hem de “Yanıma yakışsın, 30 yaşında olsun, romantik olsun, beni çok sevsin, evi olsun” gibi beklentiler de aleni bir biçimde dile getirilerek. Eskiden köylerde insanların birbirini görmeden büyüklerinin tavsiyesiyle evlenmeleri durumundan (ki bunun da çok sağlıklı olduğu söylenemez) geldiğimiz nokta arasında epeyce bir mesafe bulunuyor.

Sunucu, bir beyin eşini kaybettiği günün kardeşinin doğum günü olduğunu söyleyerek programa renk katmaya çalışırken diğer bir sunucu ise aynı hanıma talip yan yana koltuğa dizilen damat adayı erkeklere “Birbirinizi tırmalamak geliyor mu içinizden?” diye sorabiliyor.

Bu güler misin ağlar mısın türü örneklerin onlarcası her gün TV’lerde boy gösteriyor hem de “izdivaç programı” isimli zeminlerde. İsmin uyandırdığı kutsallık, mahremiyet ve özel olma durumu ile içeriğin sergilediği aleladelik, yavanlık ve yozlaşma o denli zıtlık gösteriyor ki evliliğin kendisi, toplum ve medeniyetimiz adına hayıflanmamak elde değil.

Bu izdivaç furyası da bir dönem sürecek gibi görünüyor. Seçen memnun, seçilen memnun. Hele seyreden, o herkesten memnun. Ne diyelim onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine. Ancak yaşadıklarımız gösteriyor ki beyaz camdan yansıyanlar aslında göründüğü gibi değil. Bu yüzden televizyon denen makine bazen çok tehlikeli olabiliyor. Çok sayıda kişi tarafından seyredilme kaygısıyla yapılan programlar istenmeyen sonuçlar doğurabiliyor.

Bir gurup gencin evlere kapatılıp, 24 saat izlendiği evlilik programlarını hatırlıyoruz hepimiz. Bu programlar hiçbir özelliği olmayan kişilerin ünlenmesine , tanınmasına sebep olmuştu.

Milyonlarca kişi tarafından tanındığı, sevildiği halde parasız olmayı hazmedemeyen, bu yükün altında ezilen ve psikolojik sorunlar yaşayan kişilerin, dağılan ailelerin dramına hep birlikte şahit olduk. Bu tür evlilik programlarının da acı meyvelerini almamız pek uzak bir ihtimal gibi görünmüyor ne yazık ki…

 

Okunma Sayısı : 6.085

Yorum yapın

“İzdivaç Furyası” için 28 Yorum

  1. cicek dedi ki:

    Gokhan bey cok guzel yazilarinizin devamini dileriz. Ayni zamanda radyo prigramciliginizi da devam ettirmeniz guzel olurdu. Selamlar

  2. Cem Mümtaz Metin dedi ki:

    Türkiye de artık her durum cesaret ce konuşulmuyor yazilmiyor ağzınıza saglik

  3. Mehmet Ardıç dedi ki:

    Bu konuya değindiniz için çok teşekkür ederim Gökhan Bey. Bu coğrafyada yaşayan kimsenin kültüründe olmayan bu sosyal durumun, yeni yetişen nesile enjekte edilmesi çok yanlış.

  4. ömer kozak dedi ki:

    Gökhan bey kalemine sağlık bu gibi programlara kim el atacak derken senin gibi bir kardeşimin bu konuya değinmesi beni ziyadesiyle memnun etti allah senden razi olsun cok duyarsız bir millet olmaya başladık bu programlara bakarak artık primde vermiş oluyoruz .

  5. Hatice Kızılca dedi ki:

    Evlilik gibi ailenin temellerinin atıldığı çok önemli bir müessese olan bir kurumu bu şeklinde ele alarak faydalı bir yazı yazdığınız için öncelikle teşekkür ederim.Şu an gercekten bu ciddi bir sorun olarak karşımızda durmaktadır ve ne yazık ki artik hemen hemen her kanal bu şeklinde gündüz kuşağı programlari altında bir çok genci ve aileyi ne yazik ki çekmektedir. Bu tr nin acı bir gerçeği olarak gözlerin içine sokula sokula ve belli bir kesim izleyici kitlesiyle fenomen haline getirilmektedir.Aci bir gercekte ne yazık ki şudur ki sunucular para için bu işi yapmakta ve kendi özel hayatlarinda mutlu bir izdivaç kuramayan insanlardır.Oraya çıkan bir çok insan ise belli bir ün peşindedir.Gercekten bir izdivac kurma gayesi yasayan kişi bu tip yerlere çıkıp alelade bir şekilde gözler önünde bu işi yapmaz.Malesef ki ülkemiz bu tip insana bir şey katmayacak programlarla gelip geçmekte boşa zaman kaybından başka hiçbir işe yaramamaktadir,tv bilgisyar gibi elektronik aletler insan gelişimine birseyler katmalidir dinimizcede boşa geçirilen zamanın hesabı sorulacaktır.Bu yüzden bu tür programlar izlenmemeli kendi içlerinde yok olmalıdırlar ne yazık ki durumumuz pek iç açıcı gözükmektedir.Tüm tr için Rabbimden hayırlısını diler bu şekilde gençlerimizi aydinlatmanızı aile gibi nezih bir müessesenin bu kadar basite indirgenmemesini dilerim . Teşekkür ederim.

  6. ahcomak dedi ki:

    Birçok insanın farkında olmadığı, ancak siz bilinçli Müslüman’ların gördüğü bir acizliğimiz.. Böyle programların kaynağına, yani televizyona çözüm bulmak gerekiyor. İnsanların ÖZGÜR? olduğu bir ülkede bunu engellemek çok zor.. Bu yüzden değerli hocam Nureddin Yıldız’ında dediği gibi, “Cihada evlerimizden başlamak” gerekiyor, evimize sokmadığımız televizyonlar bizim bugün cihadımız olabilir. Ne kadar güzel bir cihaz olsada, Allah’ın bakara suresi 219. ayette buyurduğu gibi; “Onlarız zararı, faydasından çoktur…”

  7. fatma dedi ki:

    Daha önce yazınızı okumuştum ama yeni yorum yapma fırsatı buldum..Çok güzel bir konuya değinmişsiniz.İnsanlar yüzyüze görüştüğü yıllarca tanıyorum dedikleri insanları bile doğru düzgün tanıyamazken tv kanallarına çıkarak bir kaç kere görüşmeyle nasıl tanıyorlar birbirlerini anlamıyorum ki onların amaçları sizin de dediğiniz gibi tanınmak ve kısa yoldan ün, şan, şöhret sahibi olmak.Rezillikler diz boyu ne edep var ne haya. Kimin kiminle ne yaptığı belirsiz.RTÜK’ün bu duruma el atması lazım hemde en kısa zaman da geç bile kalınıldı bence.. İşin ilginç yanı hala bunların yapmacıklıklarını izleyen insan topluluğu var..

  8. GÜLTEN YILMAZ dedi ki:

    Günümüz en büyük sorunlarından birine değinmişiniz. Kızlarımızın Hz. fatıma misal rol-model, numune-i imtisal yetişip Fatih’ler yetiştirmesine ihtiyaç her zamankinden fazla…… Kaleminize, yüreğinize sağlık… İnşaallah, kıyamete kadar güzel hizmetleriniz bereketlenerek devam etsin.selamımız zat ı alinize, duamız niyazınızın makbuliyyetine olsun.

  9. yağmur büyük dedi ki:

    yazıyı okudum abi gerçekten kanayan bir yaraya temas etmişsin..
    herşey o kadar ortada ki ve acı ki elimizden ne gelir bilemiyorum
    avrupalı dedikleri şeyi olduk.

  10. Büşra dedi ki:

    Öncelikle günümüz sorunlarından çok önemli ve dikkate alınması gereken bir konuya değinmişinz kaleminize sağlık . .
    Ne yazık ki bunların en başında gelen sebeplerden en önemli araç Tv ve televizyon programlarının artırılması ki artırılmasına sebeb olan da yine bizleriz . Olmaması gereken konuları normal bir vaziyette karşımıza çıkararak bilinç altımıza yerleşmiş olması . Evlilik konusunda ise kişi helal ini aramalı ama helal olan yerlerden dinimizin uygun gördüğü kişi ahlakına uygun olan hâl ve vaziyette seçmeye özen göstermeli . Artık yetişkinleri ben bi kenara bırakıyorum çünkü çocuklar onları model alarak davranışların değişmesine sebeb oluyorlar . Hani derler ya takdir edildiğin zaman değil taklit edildiğin zaman başarmşsn demektir diye işte biz tam da burdayız ama tek fark var başarmak yok ve bu gidiş nereye . Şimdiki gençlere bakıyorsun 12-13 yaşında ve parmağında yüzük o ne oluyor kndi aralarında nişan yapmışlar . Kişi önce kndi içinde nefis muhakemesini yapmalıdır nelere seven olduğunu düşünmelidir . . Geçmişte anlatılnlara bakıyoruz ve diyorlar ki evlnceğin kişiyi 3 defadan fazla görmezdik . Bursa hem Allahın rızası hem de o dönem de ki saygı ve edepten bahsediyoruz . Böyle bir konuya değinmeniz tam yerinde olmuş ellerinize sağlk

  11. ilknur dedi ki:

    çok doğru bir konuya değinmiş ve çok güzel bir dille anlatmışsınız. yüreğinize ve dilinize sağlık Gökhan bey..

  12. Hasan dedi ki:

    Konu seçimi ve yazı gerçekten güzel, kaleminize sağlık Gökhan bey… Yazılarınızdan her zaman faydalanmak dileği ile…

  13. Süheyla dedi ki:

    Kesinlikle harika bir tespit kalemine sağlık Gökhan abi. Zaten nasibini sokakta ararsan,buldum sanırsın ama aslında onu sokakta bırakırsın bu düşünce yok. Bu tür programlar ve bu programlara katılım ve alaka gösteriyor ki bir nesil bomboş yetişmiş ! Görünüş olarak bir sıkıntı olmayan fakat kafa olarak kalp olarak bomboş insanlar topluluğu.. daha ne denir ki.. insan kendi yaptığının farkinda değilse bunun önüne geçilecek yasalar çıkarmanın da bi manası olmadığını düşünüyorum. Herkes kendi vicdan Muhakemesini yapmalı..

  14. Murat Ak dedi ki:

    Kaleminin daim güzelleşmesi dileğiyle..

  15. emine dedi ki:

    Evliliklerin bu şekilde basit bir maneviyata indirgenmesi çok yanlış..Yuregine, kalemine sağlık Gökhan abim. Allah’a emanet ol.

  16. Zafer ŞIK dedi ki:

    Islami prensiplerin yerine nefsani evlilik prensiplerin kol gezdiği günümüzde iyiye ve güzele teşvik edici olmuş.
    Kaleminiz daim olsun.

  17. Hasan Hüseyin Arslan dedi ki:

    Abi yuregine sağlık coj guzel bi konuya temas etmissin. Toplumumuz gercekten boyle sacma şeylerle bozuluyor ve dogan cocuk da fıtrat olarakdan daha kotuye gidiyor. Allah yarsimcimiz olsun hidayet versin ve islah etsin insallah

  18. Ayşe Avşar dedi ki:

    İslam,evlenme akdi ile olan birleşmeyi sevgi,merhamet,huzur ve karşılıklı hoşgörü üzerine bina etmiştir.bu kadar güzel bir kavramı şow eğlence proğramlarına dönüştürdüler.üstelik toplum olarak karşı değil alkış tutuyoruz..yüreğinize sağlık Gökhan bey çok güzel ve örnek yazı olmuş..kaleminize sağlık..

  19. filiz sevinc dedi ki:

    Toplumumuzun bu tur konularda bilinclenmeye ihtiyaci vardi ve sizde bunu cok guzel dile getirmissiniz emeginize saglik devamini bekleriz insallah

  20. filiz sevinc dedi ki:

    Toplum olarak boyle yazilara bu tur seyleri okumaya ihtiyacimiz var cidden gokhan bey e tesekkur ederim boyle yazilarla bilinclendirdiginiz icin umarim yazilarinizin devamini goruruz 🙂

  21. Tuğba dedi ki:

    EMEĞİNİZE SAĞLIK ABİ. SANAL ALEMİN ÖN YÜZÜ VE ARKA YÜZÜ BİR FURYA BÖYLE GEÇECEK BAKALIM DAHA NELER GÖRECEĞİZ NELERE ŞAŞACAĞIZ. BU PROGRAMLARIN YAYINLAMASININ NEDENİDE BİZ DEĞERLİ İZLEYİCİLER OLUYORUZ MAELSEF ARZ TALEP MESELESİ GİBİ BİRŞEY REYTİNGİ İYİ GELEN BİR PROGRAM DEVAM EDER TABİKİ. AMA BİZLER BİRAZ BİLİNÇLİ OLSAK HERŞEY DEĞİŞEBİLİR

  22. konevi dedi ki:

    Üstadim eline yüreğine saglik, son yillarin en önemli konularından birini islemisin bu yazinda allah razi olsun Allah devamini nasip etsin insallah

  23. Kadir Kaymaz dedi ki:

    Yüreğine sağlık Gökhan bey ülkemizin kanayan yarası bu sıkıntılar çok iyi bir noktaya dikkat cekmissiniz tesekkurler

  24. Ekrem Erözlü dedi ki:

    Gökhan kardeşim,
    Yazılarınızı beğeniyle takip ediyoruz. Önemli sosyal sorunlara değiniyorsunuz. Uyarıcı vazifenizi hakkıyla yaptığınıza inanıyorum. Allah sizden razı olsun. Toplumun gidişatı bizleri de düşündürüyor,çoğu zaman üzüyor. Kavli ve fiili duayı ihmal etmemeli,üzerimize düşen emr-i bil maruf nehy-i anil münker vazifesini fert fert ifa gayretinde olmalıyız. Allah kaleminize kuvvet versin. Allah’a emanet olun kardeşim.

  25. hatice dedi ki:

    Helalim gelir aklima evlilik dendiginde her anlamda bana helal olan, Allah katinda bana helal olan. İnsanlarin evlilikteki isteklerine hayret ediyorum. Ev, araba olsun, emeklisi olsun. Cocuk olmasin, sorun olmasin nasil sorun olacaksa.Durust olsun diyor, yalan soylemesin diyor, sadik olsun, kandirmasin. Bu sefer daha da hayret ediyorum. Bunlar zaten insana ait ozellikler her insanda olmasi gereken.Bir kiz ya da bir erkek kim bilir kac kisiyle yalniz gorusturuluyor elektrik alamiyorlar baskasini deniyorlar gozler onunde. Herkes goruyor. Sonra helali! oluyor. 1 ay sonra adam kadini olduruyor. Bir evlilik programinda evlenen bir bayanin basina geliyor bu. Bunlar devam ettigi surece bu olaylar olacak. İcraat lazim onune gecmek icin. Kanun mu cikacak ne olacak bilmiyorum ama Allah hepimize hidayet versin. Ar versin. Ne verirse helalinden versin. Elinize saglik… Devami dilegiyle….

  26. fatoş onat dedi ki:

    Şuan ki evliliklerin ne kadar sağlam bir zemine dayatılmadan gerçekleştiğini çok iyi bir şekilde açıklamışsınız. Evlilik saygı ve sevgi çerçevesinden çıkıp, çıkar ilişkisine dönüşmüştür. Sizin gibi değerli üstadların bunu ele alması, bir daha dillendirmesi gayet başarılı bir adım olmuştur. Bizim de kör ve lay lay lom hayat yerine sağlam temellerle yaşamamız gerektiğini bir daha vurguladınız. İyi ki varsınız, iyi ki bilinçlerimizi harekete geçirmek için bu muhteşem yazıyı yazdınız. Çok teşekkür ederim. Yazılarınızın devamını bekliyoruz

    Başarılarınızın ve yazılarınızın devamını dilerim…

  27. Mustafa Eröz dedi ki:

    Hocam öpüyorum :):)
    Gayet güzel özetlemişsiniz

Dünden Bugüne

Hadis-i Şerif Düşmanlığı

Bizim halkımız Kur’an-ı Kerimi pek bilmez. Bu elbette büyük bir eksikliktir fakat yine de dinimizi Peygamber Efendimizin hayatı ile öğrendiğimiz için halkın inancı sağlamdır. Batılılar yüzyıllar boyunca İslam ülkelerine hoca kılığında ...
Devamını Oku

Güzel Söz

Ne çok tatlı ol, yesin bitirsinler Ne çok acı ol, yesin tükürsünler...

Kitap

Yuvamızda Huzur Bulalım Diye

Huzur, modern dünyada, moda dışı bir kelime gibi duruyor artık. Oysa, Huzur; ne tatlı bir kelimedir. Huzur; ruhun, zihnin ve bedenin sükûnet bulma hâlidir. Huzur; gönlün yatışması, nefsin tatmin olmasıdır. Huzur; baş dinçliği, gönül ...
Devamını Oku