Kaç Şikayet Kaç Teşekkür? (Evlilik Okulu 22.Ders)

28 Haziran 2013Evlilik Okulu18 Yorum »

430566_308685999187023_1816551280_n3-150x1501“Hani Rabbiniz, (size) şöyle bildirmişti: “Andolsun ki eğer şükrü yerine getirirseniz, elbette size (nimetimi) artırırım. Eğer nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım çok çetindir.” (İbrahim suresi 7)

Bu âyet-i kerime ne büyük bir müjde ve ne büyük bir uyarıdır. Hiç aklımızdan çıkarmamamız gereken bir âyet. Günümüzün en temel problemi şükürsüzlük. Kapitalist sistem içerisinde hep eksikliklere odaklanıyoruz, sahip olduklarımızı görmüyoruz. Oysa eksiğe odaklanmak şeytandandır. Cennette Allah (c.c) Hz. Adem ve Hz.Havva ‘ ya pek çok nimet vermiş fakat az bir de eksik bırakmıştı. Şeytan gitti ve onları eksik olanı almaya ikna etti. Her şey tam olsun derken sahip oldukları nimetleri de kaybettiler.

O günden bu güne şeytan aynı oyuna devam ediyor. Para, mal, mülk kalite, marka, yüksek beklentiler…Şunum da olsun bunum da olsun..Herkeste olan bende de olsun, mümkünse ben de olan da herkeste olmasın…

Dinin aslı şükürdür. Kur’ an-ı Kerimin ilk âyeti Fatiha hamd ile şükür ile başlar. İbadetler de bir şükürdür. Namaz ve oruç bedenin şükrü, zekat ve sadaka malın şükrüdür. Ne kadar severek ve istekle yaparsak o kadar makbuldür.

Nimete şükür ise elimizde olanın kıymetini bilmek, israf etmemek yani dilimizle ve halimizle Allah’ a şükretmek ve nimete sebep olana teşekkür etmek. Göndereni ve getireni unutmamak.

Sevgili Peygamberimiz: “İnsanlara teşekkür etmeyen Allah’a şükretmemiş olur.” buyuruyor.

Evlilik problemlerimizin temelinde de şükürsüzlük var. Eşler birbirleri pek çok şeye mecbur olarak görüyor. Evet karı kocanın mecbur olarak yaptıkları vazifeleri var fakat bu teşekkür etmemeyi ve nankörlük yapmayı gerektirmiyor.

Kadın erkeği para kazanmaya, evin bütün ihtiyaçlarını karşılamaya; kendinin ve çocuklarının isteklerine yapmaya mecbur görüyor. Bunun için erkek çoğu zaman bir takdir ve teşekkür göremiyor tam aksi varsa bir eksiği onlar görülüp söyleniyor. Bu da erkeğin ailesi için harcama yapma hevesini kırıyor.

Mesela kadın; erkekten elli lira ister, erkek otuz lira verir, kadın söylenerek alır, teşekkür etmez; erkek otuz lirayı verdiğine de pişman olur. Oysa kadın eşinin verdiğini teşekkür edip alsa erkeğin ailesi için harcama yapma isteği artar.

Koca açısından bakınca aynı şekilde erkek de çoğu zaman karısının yaptıkları için ona teşekkür etmez. Erkek; yemeğini yer teşekkür etmez, çayını içer teşekkür etmez, ütülü gömleğini giyer teşekkür etmez…Fakat eksikleri hemen görür.

Mesela; erkek mavi gömleğini giymek ister; mavi gömlek ütülü değilse söylenir, sanki karısı gömleklerini hiç ütülemiyormuş gibi.

Bu kez hanım eşinin söylenmeleri karşısında incinir. Kadın yaptığı işler konusunda takdir görmeyip bir de eleştirilince ev işi yapma hevesini kaybeder.

“Olur mu öyle şey ben eşime muhakkak teşekkür ederim.” diyenler de vardır muhakkak yazıyı okurken. İşte o zaman da teşekkürün ne kadar candan yapıldığına bakılmalı. Usulen kuru kuru yapılan bir teşekkür kimseyi mutlu etmez.

Ya da iki şeye teşekkür edip beş şeyden şikayet ediliyorsa o yapılan teşekkürün bir anlamı olmaz. İyi bir teşekkür önce Yaradan’a şükredip sonra sebep olana candan, samimiyetle teşekkür etmekle olur.

Sadece dilden çıkan teşekkür kalbe ulaşmaz. Teşekkür; içinde duygu olan bir ses tonu ile güzel sözcükler ve hoş bir tebessüm  ile daha anlamlıdır.

Eksiğe, kusura odaklananlar samimi olarak takdir ve teşekkür edemez. Sanki kendilerde her şey tammış gibi karşıdaki tam olsun isterler. Sanki insanda mükemmellik mümkünmüş gibi mükemmeli ararlar. Mükemmeli göremeyince şükür ve teşekkür yapılmaz.

Eksiğe ve kusura odaklanmanın ana sebebi kişinin kendi kusurlarını görmemesidir. Kendi kusurunu gören kişi eşinin kusurlarına karşı daha anlayışlı olur. Kendi kusurunu görmeyen kişi eşinin hatalarına kafayı takar ve onu değiştirmeye çalışır; eşiyle arası bozulur. Oysa kişi kendi kusurunu görüp onu düzeltmeye çalışsa evliliği için çok daha doğru bir şey yapmış olur.

Eşin eksiğine odaklanıldığında iyi özellikleri görülmez olur, bir de ona karşı kızgınlık duymaya başlanır. Şeytan zaten kızgınlığı sever; verir ateşi verir ateşi. Yanar ve yakarsın. Sonra gelsin pişmanlıklar…

Yaradan’ın vaadi var; nimetin kıymetini bildik bildik, bilmezsek gider elden. Karşıdaki istemese de Allah onu kişinin elinden alır; ölür gider, aldatır gider, boşanır gider. Hatta bazen kıymet bilmeyen kişi kendi ister ayrılmayı. Kendini eşinden mahrum edip onu cezalandırdığını zannedenken kendi kaybettiğini fark etmez o anda. Aklı başına geldiğinde de çoğu zaman geç olur.

Eşin eksiğine kusuruna rağmen sizin için yaptıklarından dolayı samimiyetle teşekkür ederseniz, onda kusur aramazsanız evlilikte muhabbeti yakalamanız kolay olur. Şükür nasıl Rabbimizin nimetlerini artırıyorsa teşekkür ve takdir de eşin iyiliklerini artırır.

Teşekkür etmek için büyük iyilikler bekliyoruz oysa küçücük iyiliklere teşekkür etmeye kendimizi alıştırsak büyük iyilikler de peşinden gelecektir. Bereket şükürde, muhabbet teşekkürdedir.

Kadın-erkek her insanın değerli olma isteği vardır. Teşekkür de değer vermenin ve değer bilmenin göstergesidir. Siz teşekkür ederken bir bakmışsınız eşiniz o sevmediğiniz huyundan kurtulmuş.

Nefsimiz şikayete, gönlümüz şükre meyillidir.

Eşini nefsi için bencilce seven; az kusuru çok görür. Eşinin yaptığı her hatayı kendi nefsine saldırı olarak görür. Şikayeti çoktur.

Eşini gönülden, samimi seven; hataları büyütmez. Eşinin gönlünü incitmekten korkar. Teşekkürü çoktur.

Rabbim sevgilerimizi rızasına uygun gönülden sevgiler eylesin.

Ödev: Herkes nefsini bir muhasebeye çeksin. Bu güne kadar eşinize karşı suçlamanız ve şikayetiniz mi çok oldu yoksa takdir ve teşekkürünüz mü?

www.cocukaile.net

 

Okunma Sayısı : 17.229

Yorum yapın

“Kaç Şikayet Kaç Teşekkür? (Evlilik Okulu 22.Ders)” için 18 Yorum

  1. ikbal diyor ki:

    Malesef ki dindar olmak merhametli ve ahlaklı olmaya yetmiyor.evliyim .namusuyla şerefiyle inancıyla yaşamaya çalışan doğrusuyla egrisiyle insan olmanın müslüman olmanın gereğini yerine getirmeye çalışan peceli beş yıllık evli bir bayanim.eşimle internet de şehit sehadete dair bir sitede paylaşım yaparken tanıştık tabi ozamnlar insanlar biraz daha samimiydiler yada ben kendim öyle olduğum içindi.ilk başta konuşmak istemedim uygun değil diye siteden mesaj yoluyla anlaşmaya çalışıyoruz .sonrasında sürekli olmasa da konuştuk anlaştık beni görmedi hiç taki geleceği ve karşılıklı görüşeceğimiz ana kadar. Kuran kursunda görüştük iyiydi o benden ben ondan memnun kalmıştık.tabi önceden kafama takılan şeyler olmuştu önemsemedim.nisanlandik bir yıl iş durumundan evlenemedik sürekli tartıştık ayrıldık baristik coguzamn fikir anlaşmazlığı yaşadık haremlik selamlık uygulayan biriydim ona aile içinde fazla geldi.tabi birden drgisemezdim.erteledik sonraki aşamada konuşulması üzre.evlendik ilk zamanlar güzeldi bir kaç ay sonra ufak bir tartışmada ağza alınmayacak küfürler bana değil ama bir müslümana yakışmayan sözler şok oldum.gecistirdim sonra sürekli böyle devam etti tabi hamileyim hiç yardımcı olmadı hep gereksiz kavga çaya gideriz kavga yemeğe gideriz kavga herkesin içinde bagirmalar terkedisler.sonrasında ilgisizlik ve kendini müslüman olarak tanımlayan bu insanın kızlarla sosyal medyada konuşmalarını gördüm nisanliliktan bu yana konuşuyormuş meğer.inanmak istemiyorsunuz böyle bir şey yapcagina sonuc da bir aldatma.bunu da gecistirdim.sonraki dönemlerde dozu arttı sevgili boyutunda konuşmalar dört defa yakaladım cinlendim dedi onlar yaptırdı falan filan çocuk var birakamiyorsunuz birazda maddi güvencenin olmayışı birazda ilk defa birine güvenip konusmussunuz ayrılması zor geliyor değişir diye de umud başlıyorsunuz.maddi olarak istediğim herşeyi mi karşılar sevgi cümleleri ilk iki yıl çok söylenir ama bunları soylerkende siz çok dindar olan siz zina edersiniz söz ile göz ile ve biz mazbut aile kızları sizin bizleri sevdiğine o bir kaç güzel söze kanip okadar çok inaniyoruzki sonuc da ne din kalıyor ne töre ..birbirinize benziyorsunuz disimiz müslüman ama içimiz şeytana tabi.kimseye utancimdan sakallı kocamın aldatmalarini diyemedim.müslüman kimlikler zarar görmesin diye .olan bana oldu tabi.sonrasında fiziksel şiddet sozssel şiddet şimdi beş aylık hamileyim yine eksilmeyen sebepsiz kavgalar küçük oğlumun bozulan psikolojisi ne hayallerle peşine düştüğüm kocamın suçlamaları küfürleri bugünde kavga ettik ilk defa evi terk ettim .içine düştüğüm durumdan dolayı sadece rabbimden bir hayır bekliyorum.boşanmak en zoru en iyisi ne onuda bilmiyorum. Evlenirken lütfen önce ahlaka bakın klavye mucahiflerine aldanmayin

  2. emin diyor ki:

    ben bu teşekkür yazsını çok begendim. bu konuya tekrar deginilmesi iyi olur.
    ayrıca teşekkür etmeyi ögrenmeden önce lütfen demeyi de ögrenmek gerekiyor

  3. emin diyor ki:

    teşekkür etmek nezaket
    özür dilemek cesaretten gelir

  4. çiçeklerimiz solmasın diyor ki:

    ALLAH RAZI OLSUN SEMA ABLA

  5. hülya diyor ki:

    Herkezin derdi ayri kocam beni cok sever ne istersem alır güzel sözler söyler bende hep sogugum soguktum ona karşi sevgi gösteremem bu ögrenmedıgım bişey cocuk luktan kalma tek sorun tesetture girmemi istemez ben şimdi ne yapayım bana dediki saki herseyı yaptın o kaldı hakli tesettur dişinda tabi şimdi söyleyin nerden başlamali

  6. Mehmet GÜN diyor ki:

    “Rabbim sevgilerimizi rızasına uygun, gönülden sevgiler eylesin.” AMİN.

    ALLAH RAZI OLSUN, her yazınız gibi, bu yazıda da önemli ve güzel bir konuyu dile getirmişsiniz.

    Allah, emeklerinizin karşılığını fazlasıyla versin. Rabbim hepimizi, kıymet bilenlerden eylesin .AMİN

  7. Sibel D. diyor ki:

    Selamun Aleykum Sema hanim,

    Super bir yazi, ayet ve hadis ile suslenmis, bizlerle paylasilmis; bu vesile ile bende size, burdan TESSEKKURlerimi can-i gonulden iletirim. Allah yar ve yardimciniz olsun, yolunuzu acik etsin, hizmetleriniz de muvaffak eylesin. Ilminize ilim katsin insaallah.
    Rabbimize de sukurler olsun ki bizede sizin ilminizden faydalanmayi nasib ediyor: Elhamdullillah!!!

    Selam ve dua ile,
    …..

  8. Tarih diyor ki:

    Allah sabır ve şükür kapısından ayırmasın. Kimseyi de nankör etmesin. Başta Allahına olmak kaydı ile nankör olmamak gerek. Rabbin en sevdiği kul olmak için sabır ve şükür şart.

  9. rumeysa diyor ki:

    takdir ve teşekkür karsı tarafın güzel hasletini devam ettrme,gayrete gelme hususunda faydalı oluyor. diğer manada elestırı yönlü,senın vazıfen zaten yapmalsın’ yörüngeli konuşmalar ise karsı tarafın iyilik yapma hevesini ve şevkini kırıyor.. takdir ve teşekkür evlilikte olmazsa olmazlardan olmalı… böylesi iletişimlerin neticesi pek semereli ve berektli oluyor elhamdülillah.. belkı de dışarıya var olan tum ıyılk,nezaket,kibarlk duygularını evvela evımızdekı yakınlarımza,eşimize evladımıza gostermelıyız.. ihsana bu noktada yuvadan başlanmalı dye düşünüyorum,Allah c.c yardmcmz olsun ıns.

  10. nur diyor ki:

    Bugüne değin eşime her iyi ve güzel huyunda teşekkürler ve övgüler yağdırdım.
    9 yıldır evliyiz 150 bin liraya yakın “yürütemediği işlerinin” borçlarını ödüyoruz üzerine, askerlik için bu yıl 30 binlira kredi çekti “babam” onun borcuna girdik ama Rabbim bilir birgün olsun aileme ve etrafıma ve ona, bunlar için şikayet etmedim, hiçbir zaman hiçbir kötü huyunu yüzüne vurmadım..

    Gel gör ki şunu anladım kişi hatasını kendi görmüyor kendini kaf dağında görüyorsa ona biri illa söylemeli ki, kendini muhasebe edebilsin.
    Ben şimdi 9 yıl sonra senin şu huyun var dediğimde hiçbirşeyden mutlu olmuyorsun diyor bunca yıl şikayet etmeyip kaba tabirle vır vır yapmadığım için mutlu sanılıyordum sayemde belkide yürüyordu bu evlilik ama doldum doldum..
    Kocamı başıma çıkardım. İnternette kızlarla konuşmalar, altınlarla ısıtırım seniler bana gelince bunlar senin görevin yapacaksın tabi’ler..
    Yıllarıma bakıyorum da acıyorum :(
    Kıymet bilmeyenle ömür çürütüyorum rabbim halime acısın inşallah :(

    • nesrin diyor ki:

      ACİZANE…

      Sevgili Nur….Bunca yıl sabretmişsin,bundan sonra huyunu değiştirip,hakkını savunursan, o na gerçekleri söylersen,anlamaz hemde sen kötü olursun…
      Bence Allaha sığınıp sabretmeye devam edersen(elinden,dilinden gelenin en iyisini yaptıktan sonra)illaki bu dünya dada ahirettede mükafatını görürsün…Kimi insan gençliğinde sıkıntı görür kimisi yaşlılığında…Gençken sıkıntı daha kolay atlatılır….Allahın izniyle….
      Sana Allah dostlarının hayatını okumayı Tasavvuf okumanı tavsiye ederim….Rabbim yar ve yardımcın olsun…..

      • nesrin diyor ki:

        Paylaşmak istedim…
        Tasavvuf nedir? ( diye sordular bir zât-ı muhtereme. dedi ki: )
        – Hüzün geldiğinde kalpte duyulan HUZURdur…

        • Nur diyor ki:

          Nesrin hanım merhaba,
          birden bire içimi döktüm okuyup duanızı esirgememiş tavsiyede bulunmuşsunuz size teşekkür ederim. Allah sizden razı olsun.
          Size gönlümden dua etmek geldi gecenin bu saatinde, Rabbim dünya ahiret işlerinizi kolaylaştırsın gönlünüzde keşke dedikleriniz inşallah hakkınızda hayırlısı ile olsun.
          Selam ve dua ile.

    • aşıkderki diyor ki:

      Sevgili Nur, isminin ışığı Rabbimin izni ile hayatını aydınlatsın inşallah.Hayatta en zor şey kadrinin ve kıymetinin bilinmemesi bence fakat; emin ol yaptığın hiç bir iyilik boşa gitmez.ACİZANE rumuzlu arkadaşımın söylediği gibi
      hayatını ALLAH AŞKI ile doldur o vakit bütün dünya senin etrafında döner.Aslında hayatta ne yaşarsak Rabbimize yakınlaşmak, Ona(c.c) şükretmek ve hamd etmek için bir fırsattır.Gerçek şükrü öğrenirsek hayatımız bereket, huzur ve muhabbetle dolar dua ile kalın;))

      • hasret diyor ki:

        ..nur hanım ..şikayet biraz,nankörlük ve kusur bulmak ,bulmaya çalışmak tır..oysa kişi bir hatasını devamlı diretiyorsa ona hatasını güzellikle söylemek gerekiyor bence..tamamen sineye çekip kendiliğinden düzelmesini beklemekte pek mantıklı değil …kişinin hatalı olup ,olmadığını anlaması ancak ifade ederek farkında olması sağlanır..yoksa hatalı hatasını nasıl anlasın.?
        .tabii bunu söyleme şekli,ses tonunu da dahil edersek durum daha farlı olur bu bizim elimizde..eğer konuşma şekli suçlayıcı ve biraz sertse bu dırdır oluyor..ama yerinde ve zamanında konuşmayı başarabilirsek kişi hatasını fark edip düzeltmeye çalışıyor bence..

        Allah yardımcınız olsun,imtihanınızı kolaylaştırsın..tabii yaşayan bilir biz sadece okuduğumuz yorumunuza göre yorum yazdık yanlış anlaşılmasın… :)
        Allah a emanet olun..

  11. Ahsen diyor ki:

    “””Rabbim sevgilerimizi rızasına uygun gönülden sevgiler eylesin.””” AMİN.

    ALLAH RAZI OLSUN önemli ve güzel bir konuyu dile getirmişsiniz.

    Rabbim kıymet bilenlerden eylesin hepimizi.

  12. nesrin diyor ki:

    Sema Hanım istifede edebileceğimiz güzel bir yazı olmuş…Allah Razı Olsun…Daha okurken muhasebemi yaptım..Eksiklerimi farkettim….Sadece eşime değil diğer yakınlarımada aynı şekilde teşekkürüm bol olmalı diye düşündüm…
    Bir insan bize,yaptığımız bir güzellikten sonra,memnuniyetini belirttiği zaman,yaptığımız işin gerçekten iyi birşey olduğuna kanaat getiririz ve bu bizi daha fazla iyilik yapmamıza teşvik eder….
    “Marifet iltifata tabidir,güzel olan herşey takdir bekler…..
    Biz hoşlandığımızı karşı tarafa sunduğumuz zaman
    daha mutlu oluruz…..

Dünden Bugüne

Nasıl Hitap Ediyorsunuz?

Bir mikrop gibi nasıl geldi yerleşti dilimize, bilmiyorum. Çocuklara, gençlere hitaplarımız bozuldu.  Neredeyse kimse çocuğuna “Oğlum, kızım, yavrucuğum, evladım, çocuğum…” demiyor. Anne-babalar çocuklarına “anneciğim, babacığım” diyor, halalar çocuğa “halacığım” teyzeler” ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Çocuklar ana- balarının kötü örnekleriyle bozulmaya devam ettikçe yeni bir dünya kurulamaz.” (A. Carrel)

Kitap

Çocuğunuzun Sahibi Değilsiniz

“Sormamız gereken soru şu: Geçmişimizin şimdiki yaşamımızı ne kadar süre daha yönetmesine izin vermek istiyoruz? Daha ne kadar başka bir zamanın hayaletleriyle savaşmak istiyoruz?" #drshefalitsabary nin kitabını internette kitap araştırmaları ...
Devamını Oku