Kadın-Erkek İletişim Farklılıkları(Evlilik Okulu 17.Ders)

05 Kasım 2012Evlilik Okulu64 Yorum »

Evlilik okulumuzda iletişim konusuna devam ediyoruz. Karı-koca arasında iyi bir iletişim sağlamak istiyorsak yaratılıştan gelen kadın-erkek arasındaki farklılıkları mutlaka göz önünde bulundurulmalıyız.

Kadın ve erkek arasındaki en önemli farklılık kadınların daha çok beyninin sağ tarafını erkeklerin ise daha çok beyninin sol tarafını kullanması. Bu durum iki tarafında hayata ve olaylara bakışını tamamen etkiliyor. Kadın ve erkek arasındaki farklılıkları iyi bilmek evlilikte pek çok probleminizi çözmeye yarayacaktır. Farklılıklar konusuna derslerimizde ara ara değinsem de ilerleyen derslerde bu konuyu ayrı ders olarak anlatmayı düşünüyorum. Şimdi iletişim konusuna başlamış olduğumuz için iletişimde işimize yarayacak bazı farklılıkları öğrenelim.

Kadın beyninin her iki tarafında konuşma merkezi var, erkek beyninin sadece sol tarafında konuşma merkezi var. Bu yüzden kadınların konuşma ihtiyacı erkeklere göre daha fazla. Bilimsel olarak erkekler ortalama günde yedi bin civarı kelime kullanırken, kadınlar yirmi bin civarı kelime kullanıyorlar. Arada oldukça büyük bir fark var. Bu yüzden bir kadın kocasının kendi kadar konuşmasını beklememeli, erkek de karısının susup sessizce oturmasını beklememeli. Sadece farklılığı bilip kadın sürekli kocasını konuşturmak için zorlamamalı, erkek de karısını dinlemek için her akşam mutlaka zaman ayırmalı.

Biz kadınlar beynimizin daha çok sağını, erkekler solunu kullanıyor dedik. Tabii hangi tarafı ağırlıklı olarak kullanılırsak kullanalım diğer tarafla irtibat hep devam ediyor. Kadınlar da sağ ve sol beyin arasında irtibatı devam ettiren elektrik akımı çıtır çıtır hiç durmadan hızlı bir şekilde çalışıyor. Bu da kadınları detaycı ve iletişimde erkeğe göre daha hızlı yapıyor. Bunun konuşmaya etkisi ise kadınlar her türlü ortamda konuşabiliyorlar. Mesela bir oda dolusu hanım hem birbirleri ile konuşup hem de ortada dönen sohbeti ya da başka birilerinin konuşmasını takip edip onların konuşmalarına da katılabilir.

Fakat kalabalık bir erkek gurubunda bir erkek konuşur, diğerleri dinlerler. Erkekler ayrıca kendi aralarında muhabbet çevirmeye çalışmazlar. Çünkü erkeklerde beyindeki elektrik akımı daha yavaş olduğu için erkekler kalabalık ve sesli ortamlarda iletişime geçmeye zorlanırlar. Erkekler ikili iletişimlerde daha iyidir.

Hanımlar, televizyon açıkken, eşiniz bilgisayar başındayken ya da ortada çocuklarınız koştururken eşinizle sohbet etmeye kalkmayın. Size cevap vermeyecektir; boş yere kocam bana değer vermiyor, beni dinlemiyor diye üzülmeyin. Hele erkek dikkat isteyen bir iş yapıyorsa hiç konuşmaya çalışmayın.

Erkeğin sizin gibi televizyon izlerken ya da gazete okurken bir yandan sohbet etmesini biri yandan çocukla ilgilenmesini biri yandan başka bir işle meşgul olmasını beklemeyin. Çünkü erkek beyni daha sade kadın beyni daha karmaşık çalışıyor. Bu yüzden her akşam kısa bir süre de olsa sessiz bir ortam ayarlamaya çalışın.

Kadın ve erkek beyninin farklı çalışmasından kaynaklanan ve iletişimde ortaya çıkan farklı bir durum da şudur: Kadınlar bir şey anlatırken ya da dinlerken bambaşka bir konuya giriş yapıp az sonra da tekrar başladığı konuya dönebilir. Erkekler ise konuştukları konuyu bitirmeden başka bir konuya geçmek istemezler. Mesela karı koca konuşurlarken erkek gün içinde yaşadığı bir olayı anlatırken karısı patta da çocuğun okulda yaşadığı bir olaydan bahsetmeye başlayabilir. Erkek de sen beni dinlemiyorsun diye kızabilir. Aslında kadın dinliyordur. Sadece erkeğin anlattığı konu ona diğer konuyu hatırlatmıştır ve iki konu arasında aslında ince bir bağlantı vardır.

Bu duruma erkek açısından bakarsak erkekler kadınların bu özelliklerini bilip erkek karısı konuyu değiştirdiğinde bunu dinlenmediğine yormak ve sinirlenmek yerine bunu normal bir kadın davranışı olarak görüp başladığı konuya az sonra dönebilir. Zaten karısı o yarım konuyu unutmayıp ona hatırlatacaktır.

Duruma kadın açısından baktığımız zaman bir kadın kocası konuşurken sözünü kesmemeye çalışmalı ve o aklına düşen konuyla onun kafasını karıştırıp dağıtmamalı.

Kadın ve erkek arasındaki iletişim farklılıklarından birisi de erkekler duyguları ile ilgili konuşacakları zaman göz teması olduğunda rahat edemiyorlar. Göz teması kadınlarda, bakıp büyütme ve destek duygusu oluştururken, erkeklerde ise spot altına konuldukları hissini vererek; savunmaya geçip içlerine kapanmalarına sebep oluyor.

Bu yüzden hanımlar üzgünüm ama masada karşılıklı oturup göz göze bakıp romantik konuşmalar yapmak sadece bir hayal. Böyle bir durumda erkek kendini sizin tarafınızdan göz hapsine alınmış gibi hissediyor. Öyle bir ortamda eşiniz ya da havadan sudan konuşacaktır ya da size bakmadan konuşmayı tercih edecektir fakat rahatsız olduğu için kendini tam olarak ifade edemeyecektir. Bu sebeple eşinizle kendi duygularınızdan konuşmak ya da onun duygularını öğrenmek istiyorsanız yanına oturun. Arabada yan yana oturup yolculuk yaparken ya da birlikte markete giderken ya da yol boyu bir yürüyüş yaparken en romantik konuşmalarınızı yapma ihtimaliniz karşılıklı otururken yapacağınızdan kesinlikle daha fazladır.

Şimdilik bu kadar. İletişim farklılıklarına devam etmek üzere…Şimdi sıra sizlerin yorumunuzda…

 

Okunma Sayısı : 4

“Kadın-Erkek İletişim Farklılıkları(Evlilik Okulu 17.Ders)” için 64 Yorum

  1. feyza diyor ki:

    sa. sorunlarımızın çözümü iyi bir kul olmakta saklı..helekı sünneti senıyeye riayet etmek, halını durumunu beğenmedığımız işlerde duaya sarılmak o kadar etkılı kı bunu bizzat yaşıyorum..herkes hakkında zanda değilde Bılseydı yapmazdı diyerek ıyı düşünüyorum..bir ayette de demıyormu kı zannın çoğundan sakının diye..bu insanın mutlu olmasında en buyuk etken olarak düşünüyorum..öyle oluyorkı ne eşiniz ne bir başkası sizi asla üzemıyor..çünkü siz irtibatı en merhametlısıne bağlamışsınız ve kendı benlığinizle olayları görmuyorsunuz..inanın Huzur islamdadır başka yerde değil..sukut altındır demişler bir müslüman hanım nasıl olması gerekıyor bunun bılıncinde olan bır hanım çok mutlu oluyor..bu eşinin ona dünyaları vermesınden bıle çook etkılı..

  2. ayşe diyor ki:

    benim eşim çok pasif birisi. ve biz bu konuda onunla çok zıt karakteriz. evleneli bir yıl olacak neredeyse ama gezmeye gittiğimiz günler bile sayılıdır. o da ben ısrar ederim… (bunaldığım için) birgün kalksak sabah ve deseki bana hanım gel bugün de kahvaltımızı falan yerde yapalım… nerdeeeeee…… mesela camilere gidelim diyorum gezelim insan huzur buluyo ruhu sükunet doluyor. yok o cami uzak yok nasıl gidicez… falan falan… aslında şu an eşii seviyor muyum??? yoksa saygı mı duyuyorum bilmiyorum… kısacası evlendikten sonra anladm ki meğer namaz bile kılmıyormuş. kılıyorm diye kandırmış beni. çok bunalıyorum namaz kılmadan uyuyor ve sbaha miskin miskin uyanıyor. ama yine de üzerine varmıyorum bu hususlarda… bilmiyorum… ne yapmlıyım????

  3. kevser diyor ki:

    ( erkek de karısının susup sessizce oturmasını beklememeli.)
    erkekler zaten böyle birşey beklemiyorki!erkekler her ne kadar kadınların dırdırcı olduğundan şikayet etsede,bu koskoca bir yalan bence….görüştüğüm kişilerden biri,bunu bizzat söyledi bana:”siz çok sessiz bir bayana benziyorsunuz!”ben çok sessizmişim,çekingenmişim,yanında sus pus oturan birisini istemiyormuş,ben de tamam dedim,hadi eyvallah!ilk defa gördüğüm birinin karşısında ne kadar samimi olabilirim?ne konuşabilirim?veya ne bekliyorlar?anlamıyorum kiii….lütfen herkes dürüst olsun,çenesi olmayan,sessiz kişilikte olan kadınları hiçbir erkek sevmiyor…bari bunun tam tersini istiyormuş izlenimi veripte komik olmayın!
    ayrıca,ben de bir bayan olmama rağmen,birçok uyarıcının bulunduğu bir ortamda kafam karışır,birden fazla işe odaklanamam ne var bunda?bu sadece erkeklere has bi özellik mi??
    erkekler esas,konuşmayan kadınlara itici bakıyorlar
    seneler önce sayın Atalay Demircinin gösterisinde kadın-erkek farklılığı kısmını anlattığı yeri çok hoş bulmuştum,bu konuya bakışını beğenmişimdir..ama suskun kadına da,”bu kadın sorunlu,tedaviye ihtiyacı var,tedavi görsün”demek biraz ağır bir laf değil mi?bazı kız çocukları babaları çok sert mizaçlı biriyse(ki genelde o tip babaları olan kızlar konuşkan olmazlar),o kız konuşma özelliği bastırılarak yetiştiriliyor,bende öyle yetiştim,he şikayetçi miyim?hayır..ama cazgır kızlar sağolsun,yıllarca,sanki ben anormalim de onlar normal gibi lanse ettiler bu durumu..oysa kendi yaptıkları da ifrat tefrit boyutundaydı..
    sonuç olarak,görünürde sessiz kadın istiyorum diyen erkekler,tam tersi konuşkan kadın istiyorlar..
    bunu bir evlilik görüşmesine gidin,anında anlarsınız!öyle,kadın sessiz olacak,konuşmayan kadın istiyorum falan palavra

  4. derda diyor ki:

    Ben bir bayan olarak konuşmayı pek sevmem,yapım bu.Eğer konuşacaksam da okuduğum bir kitaptan,bir düşünceden,bir fikirden,ilmi bir tartışmadan konuşmayı isterim.Ama eşim sıradan biri.Yesin,içsin tv izlesin uyusun..Okumak,öğrenmek yok.Ben ne konuşayım ki şimdi.Evliliğimizin ilk zamanlarında sohbet etmeyi denedim ama aradığım kaliteyi bulamayınca bende sıradan/günlük konuşmalara bağladım.Eşimi değiştirmeye uğraştım(olduğu gibi kabullenemediğim için bu yolu seçtim) ama gördümki üç senelik evliliğimizde ben sıradanlaştım.Dahada az konuşan,surat asan devamlı eleştiren bir kadın oldum çıktım.Bu da beklentilerime ve entellektüel ihtiyaçlarıma hiç cevap bulamamamdan kaynaklanıyor.Ayrıca her kadın çok konuşmaz,benim sessiz,sakin bir sürü arkadaşım var..

    • seymen diyor ki:

      Çok konuşan biri olmamak iyidir. Ama konuşmayı sevmemek iyi midir bilemiycem.
      Kendisiyle ülfet edilemeyen kişide hayır yoktur (veya benzeri) diye buyurulmuş. Konuşmadan ülfet nasıl olacak.
      Kendini beğenmede günahlardan bir günahtır.

      • derda diyor ki:

        Ben eşimle evlenmeden önce herşeyi konuşmuştum ve Onun (aramızdaki eğitim/kültür farkına rağmen) teminatları ve benim hayallerime/amaçlarıma ortak görünüyor oluşu nedeniyle bir çok şeyi sorun etmedim.Ama evlenene kadarmış.Bu kendimi beğenmiş olmam değil,benim kandırılmış olmam bence.Kendisine bunları söylediğimde benim beklentilerimin çok fazla olduğunu iddia ediyor.(Para,pul istesem içim yanmayacak,azcık kaliteli birliktelik istiyorum) Ben eşimi kendi haline bıraktım(Oda beni sanırım)öylesine yaşayıp gidiyoruz.

        • acizzz diyor ki:

          Derda hanım,

          Anlattıklarınızda kendi ailemi gördüm. Altta yazdığım uzun mesajı okudugunuzda siz de farkedeceksiniz. Ancak ben bir erkek olarak muzdaribim. Karımla iletişim kuramıyoruz. Ne yaptığım işi kavradı bugüne kadar, ne çevremi tanıdı, ne söylediğimi anladı! İster istemez ben de karıma benzedim. Sizin de Dediğiniz gibi, ben de karım yüzünden artık basit düşünen, az konuşan, insanlarla iletişim kurmakta zorlanan, bir sohbet ortamında aklına birşey gelmeyen bir insan oldum maalesef…Misafirliğe gidemez oldum. Çevremi dostlarımı kaybettim birer birer. Yani evde yalnız, dışarıda yalnızım. Genel kültürü sıfır, dünyadan haberi yok. Ortak noktamız yok. Duygu ve düşüncelerini ifade etmiyor/edemiyor, gündeminde sadece günlük uğraşlar var. Şunu yaptım, bunu yaptım bitti! Yapısı böyle! Öyle kabul etmem lazım biliyorum ama bir ailede iletişim, dialog mutlaka olması lazım değil mi!?! Duygularını ve düşüncelerini bilmediğim bir insana da, seymen beyin de dediği gibi, ben yakınlık duyamıyorum. Bişeyler anlatıyorum, boş anlamsız bakışlarla beni izliyor. Ben de, onu artık dikkatle dinlemek istiyorum. Monolog değil, dialog kuralım istiyorum. Vaktin nasıl geçtiğini anlamadığım kaliteli birliktelik istiyorum. Ama 11 aydır depresyondayım, tedavi görüyorum… Faydası da yok, Allah yardımcımız olsun…

          • derda diyor ki:

            Acizz bey

            Zamanında ben de çok bunaldım ama olanın bana olduğunu görünce toparladım kendimi.Aile dağıtmak bana göre de olmadığına göre yoluma devam edeceğim.Gündüzleri işte olduğum için akşamları sohbet toplantıları ayarlayıp gidiyorum,kaliteli sohbet ihtiyacımı arkadaşlarımla gidermeye çalışıyorum.Evde herkes uyuduktan sonra kitabımı okuyorum.Kendimle zaman geçirerek mutlu olmayı deniyorum.Bu siteye de yeni girmeye başladım çünlü eşimi de mutlu etmek istiyorum,bunun yolu basitleşmekten geçecek olsa bile.Biz bir ara puzzle yaparak güzel zaman geçirirdik.(Ben tv seyretmediğim için ortak bir uğraşımız olsun istemiştim)Çocuk olduktan sonra mümkün olmadı tabi devam etmek.Sizde deneyebilirsiniz.Puzzle ortak bir terapi gibi birşey.

        • dertli baykuş diyor ki:

          sa inanın aynı durum bizim evliliğimizde var.bende kendimi aptal yerine konmus,kandırılmıs hissediyorum.bunu eşime söyleyince çok fazla şey istediğimi söylüyo,oysa benim isteğimde söylediğiniz gibi kaliteli birliktelik…ve ben henüz çok yeni evliyim. çok bunaldım…allah sonumuzu hayır etsin …

  5. acizzz diyor ki:

    ÜZGÜNÜM Kİ Sema Hanım, Bu yazınız bana ve aileme hiç UYMUYOR:
    Biraz garip gelecek ama ben de eşimin susmasından muzdaribim. Şahsen ben erkek olarak eşimle iletişim kuramamaktan yakınıyorum. Siz yazınızda erkeklerin Genelde kadınların yapı gereği çok konuştuklarından, konuşmayı sevdiklerinden bahsediyorsunuz. Ancak kadınlar kocalarının ilgisizliklerinden yakınıyor bu konuda bir erkek olarak ben yakınıyorum. Bugüne kadar hiç tartışmamız olmadı ancak karım duygu ve düşüncelerini ifade etmiyor ya da edemiyor. Duygularını ve düşüncelerini bilmediğim, yani tanımadığım bir insana da ben yakınlık duyamıyorum. Konuştuğu şeyler de çok basit şeyler: “Salatanın tuzunu unutmuşum, bugün hava çok sıcak, karşıya market açılmış” gibi arkası gelmeyecek şeyler. Dialog kuramıyoruz, bizimkisi monolog. Ortak noktamız yok. Gezmeye, tatile götürüyorum ama bi yorum yapmadan, bi sevdiği-sevmediği şeylerden bahsetmeden kuru kuru gidip geliyoruz. Esprilerimi anlamıyor, söylediğim şeyin üzerine bişey söyleyemiyor. Ona kırıcı espri ve şakalar da yapmıyorum. Ben de karşıdan bi cevap alamayınca, sohbet muhabbet devam etmeyince daralıyorum. Güleryüz, saygı ve nezaket var aramızda ancak bu hali kendinden soğutuyor beni.
    Onu asla değiştirmeye de çalışmadım ancak ister istemez ben ona benzedim. Konuşmayı, gülmeyi ve güldürmeyi seven bir yapıda bir insan olarak da benim ona benzemem, dışarda da benim diğer insanlarla da iletişim kurmamda büyük sıkıntılara yol açtı. Az konuşur, basit düşünür, duygu-düşüncelerini net ifade edemez bir hale geldim. Yakın çevrem de bendeki bu büyük değişikliğin farkında.
    Yarın çocuklarıma neyi nasıl verebilecek kara kara düşünüyorum. İnsan bu kadar hayattan dünyadan kopuk olamaz! Bu kadar ilgisiz ve bilgisiz olamaz bir üniv. mezunu! Mesleğinin dışında hiçbir konuda ilgisi ve bilgisi, bi hobisi yok. Akşama kadar rahatlıkla evde oturabilir. Daha acısı öğrenme hevesi, açık ufuk, merak ve kapasite yok maalesef. Bişeyler üreteyim, bişeyler okuyayım, ilgileneyim… yok maalesef. Meraklandırmaya, ilgisini çekmeye çalışıyorum, başarısız! Küçük görevler, ödevler veriyorum onları da yapmıyor. Teşvik ediyorum, alıcılar kapalı!
    İnsan bugün TVden, internetten hatta radyodan bile kendini geliştirebilir, yeni şeyler öğrenebilir. Bu öğrendiklerini günlük hayatta kullanabilir. O da yok…
    Birbirimizi anlamaktan uzağız. Hiç bugüne kadar tartışmamız olmadı ancak arada duygu ve düşünce birliği yok. Hayata dair bir fikri yok! Sadece aynı evi paylaşıyoruz. Ben ise paylaşmak, dertleşmek sohbet etmek istiyorum.Kaliteli birliktelik istiyorum. Kadınlar yakınır kocalarının ilgisizliğinden onlarla sohbet edememekten. Bizde de ben yakınıyorum.
    Kendisini hiç kesinlikle bugune kadar hiç zorlamadım,kırmadım.
    Gary Chapman’ın “Beş Sevgi Dili” kitabı var. Eşimle aramızdaki bu iletişim problemi ile ilgili okuduğum onlarca kitap ve makaleden sadece biri bu. Kitaptan anladığım kendime göre, beş sevgi dilinden benim için baskın olan “kaliteli zaman”. Aynı şeylere gülmek, aynı şeylere ağlamak, ortak bişeyler yapmak, bişeyler paylaşmak istiyorum.Eşim için bakıyorum da, eşim bu dillerden sanki hiçbirine girmiyor. Aleksitimi (Duygu ve düşüncelerini ifade edememe özelliği) olduğundan şüpheleniyorum.
    Rabbim şeytanı sevindirmesin. Hepimizin yardımcısı olsun…

  6. neşe diyor ki:

    keşke tek sorun konuşmamak olsa.birde konuşupda anlaşılamamak var.düşünün her iki tarafta anlaşmak için oturup konuşuyor,sürekli derdinizi sıkıntınızı anlatıyorsunuz,dinleniyorsunuzda,ama sonraki dvranışlar hiç konuşulmamış gibi oluyorsa,konuşmanında bir anlamı olmuyor malesef

  7. gül diyor ki:

    merhaba Sema Hanım,
    konuyla doğrudan ilgili değil ama yazılarınızdan birinde örf, adet ve geleneklerden ve bunların yeni evlenecek olanlara ve evli çiftlere baskısından, yanlış ve doğru uygulamalardan bahseder misiniz?

    teşekkürler

  8. vuslat diyor ki:

    Eşim konuşmama özelliğini evde de harfiyen uyguluyor.Çevremdeki insanları izlediğimde yerli yersiz konuşmalardan sıkıntı çektiklerini görüyorum.Kendimde keşke sussaydım dediğim zamanlar çok oluyor.Sevgi sadece sözle olmaz,hal ve davranışlarlada ifade edilir diye düşünüyorum.İyi sözler bile çok söylendiğinde bıkkınlık verebiliyor veya yapmacık algılanabiliyor.Biz bayanlar bazen burada hata yapıyoruz.

  9. vuslat diyor ki:

    Ben de eşimin bir hatırasını anlatayım.Kendisinden müsade aldım.Araba galerisine oğlumla birlikte gidiyorlar.Patron o saatte orada olmadığı için çalışan elemanla konuşuyorlar!…Daha sonra patronun orada olduğu gün tekrar oğlumla eşim galeriye gidiyorlar.Patron eşime sorular soruyor.Eşimde tık yok.Tekrar soruyor yine ses yok.Saygısızlık olmasın diye oğlumda ses çıkarmıyor.En sonunda çalışan eleman araya giriyor:”Bekleme abi konuşmaz,daha önce de gelmişti yine konuşmadı”demiş.Oğlum “baba beni rezil ediyorsun”diyor.Ben onun bu halini çok seviyorum.Her zaman konuşmak pek iyi sonuçlar vermeyebiliyorda.Sema hanım,yazarlarımız ve yorumculara selam ve sevgiler.

    • fe eyne tezghebun diyor ki:

      anlamadım :)

    • .:. diyor ki:

      Bence yaniliyorsunuz. Konusmak her zaman en iyi sonucu verir. Konusmadan dogru sonuca ulasmak cok zordur. Hicbir sorununuzu cozemez, derdinizi anlatamaz ve anlasilamazsiniz. Onemli olan tek sey bos, kotu, terbiyesiz, gereksiz, alakasiz ve yanlis konusmamak gerekir. Dugru olmak durust olmak gerekir. Dinlemesini ve konusmasini bilmek gerekir. Neyin, nasil ve ne zaman soylendigi cok onemlidir.

  10. semamarasli diyor ki:

    Yazı için şu notu da ekleyeyim yanlış anlaşılma olmasın. Erkekler göz göze bakışmayı sevmez gibi bir anlam çıkmasın. Bakışmak karı koca muhabbetini artırır sevaptır. Burada dikkat edilecek nokta erkekler göz göze bakışırken duyguları hakkında konuşmaktan kaçınıyorlar. Yani hanımlar bakışırken romantik konuşmalar beklemesinler. Göz konuşurken çene susarsa göz her şeyi daha güzel anlatır, biz hanımlar için biraz zor olsa da:)

  11. Semagül diyor ki:

    Eşim her akşam dışarı çıkıyor, kötü bir yere gittiği yok ama. Eve gelse de zzten tv nin karşısında benimle konuşmuyor, sadece sarılıp oturmak istiyor. Ailesinin çoğu bireyi de böyle onlarla çıkıyor dıişarı. Sizce ne yapmalıyım çok yalnız kalıyorum. Ben de kendime başka bir hayat mı kurmalıyım ondan ayrı. Her gece dışardasın diyince de çok kızıyor gerekli sebeplerden hep dışarı çıkmış hep bir bahanesi var. Eve geç gelince de ondan nefret ediyorum açıkcası.

  12. hasret diyor ki:

    gerçekten kadın ve erkeğin farklı olduğunu kabul etmek herşeyi değiştiriyor…
    bazen biz kadınlar için önemli olan bir konu onların aklına bile gelmeye biliyor..sonra bizde erkeklerin bizim gibi olaya baktığını zan ederek ,bilerek birşey yapmadığını düşünüyoruz (suizan yapıyoruz) ,o bizi anlamadığı için başlıyoruz küsmeye..hani bir söz vardır ya!” tavşan dağa küsmüş dağın haberi yok” ..biz kadınların ki de o hesap..:)) adam anlamıyor bile ..üstüne birde surat asıklığının sebebini kocalar sormayınca dahada kızıyoruz.. bir sorsa suratımızın neden ekşidiğini? bizde de başlasak içimizi dökmeye :)..
    biz kadınlar üzüntülerimizde ve sevinçlerimizde paylaşmayı ,konuşmayı tercih edip kendimizi böyle iyi his ederken ..erkekler susmayı tercih eder…yaa bu tv olayı erkeklerin çoğunda var galiba..tv ye kadınlar düşkünmüş gibi görünsede erkek için tv daha önemli gibi..

  13. esra diyor ki:

    sema hanımı her zaman takdir etmişimdir.gerçekten güzel konulara değiniyor.fakat ben naçizane fikrimi belirtmek istiyorum.madem erkekler aynı anda 2 şeye odaklanamıyor tv seyrederken hanımı bişey söylediğinde tv yi bırakıp ona odaklansa ya.hani o ne de olsa cansız bir varlık.bu taraftaki kaç yıllık hayat arkadaşı ya hani o açıdan söylüyorum.yani kadına cevap vermemesi bir mazeret mi sizce.yine de burda bir tercih sözkonusu değil mi?

    • seymen diyor ki:

      “bu taraftaki kaç yıllık hayat arkadaşı ya”

      O zaman 3 yıldan öncekiler bakmasa da olur, 3-10 yıllık olanlar yarım dönsün , 10-20 yıl arası evli olan erkekler eşi birşey söyleyince mutlaka ona odaklanmalı, 20 yılı geçtiysen başka tarafa bakmak yasak mı olsun?

      • esra diyor ki:

        şimdi bu yoruma espri olarak mı bakmalıyım acaba?neden asıl konuyu bırakıp tali şeylere odaklanıyorsunuz sürekli bunu anlayamıyorum.ister 1 ister 5 ister 10 ne fark eder insanın tv ye tercih edilmesi için evli olması hayat arkadaşı olması yeterli benim için

        • seymen diyor ki:

          Hiç kimse aynı anda 2 şeye odaklanamaz. Kadınlar bir ona bir buna diyerekten kısa aralıklarla farklı şeylerle ilgileniyorlarsa bu belki bir kaabileyettir ama vasıf değildir.

          Sizin bahsettiğiniz konuda ilgi gösterme durumu adamın ne izlediğine, ne süreden beri izlediğine, kadının ne söylediğine, ne şekilde söylediğine göre değişebilir. İnsanın Tv’ye tercih edilmesi diye birşey sözkonusu değil. Adam kadının açtığı konuda konuşmak istemiyor da olabilir vs. vs. vs. .
          Ayrıca hiçbir adamdan anne babasına gösterdiği saygıdan daha fazlasını eşine göstermesini beklememek lazım.

          • AHSEN diyor ki:

            “””Ayrıca hiçbir adamdan anne babasına gösterdiği saygıdan daha fazlasını eşine göstermesini beklememek lazım.”””

            nasıl yani bu ne anlama geliyor nasıl beklememeli ben en çok eşimin bana saygı göstermesini beklerim en önemli şey.. bunu beklerken de anne babasına göstermesin anlamınada gelmez ki.

            sürekli konularda sitede erkeklerin şu kadar beklentiye girmeyin bu kadarına girmeyin tavsiyeleri var gerçi bunu genellikle evli erkekler söylüyor ama sahiden ben eşimden beni dinlemesini bana saygı göstermesini bana değer vermesini ve beni hayatının merkezine koymasını beklemeyeceksem niye evleneyim:)

            bence siz erkeklerin belli bir zamandan sonra eşinden sıkıldığını ve bahaneler aradığını ve eşinin ilgisinden uzaklaşmak için erkeklerin kendilerine özgü farklılıklarını kullanıp sık boğaz edildiklerini itiraf edin.:)

          • osman diyor ki:

            ahsen hanım,

            “ben eşimden beni dinlemesini bana saygı göstermesini bana değer vermesini ve beni hayatının merkezine koymasını beklemeyeceksem niye evleneyim:)”

            bu cümlede saygı harıc hepsine katılıyorum. hatta eşler birbirinde yok olmayı yada birbirinde yasamayı bilmeli diye düşünüyorum.

            saygı derken neyı ima ediyorsunuz. eşler arasında kım kime saygı gösterecek. saygı bildiğim kadar saymaktan gelır.

            sema hanımında bu konuda yazı yazmasını arzu ederım aslında.

          • Semagül diyor ki:

            esra hanım yazdığınız şey gerçekten çok mantıklı, malesef kadın olsun erkek olsun televizyonu hayatımızın merkezine koymuş durumdayız. Dizideki karakterin konuşmasını kaçırmayalım diye eşimizi susturuyoruz, sanki o sahte hayatlar bizim gerçek aile hayatımızdan daha önemliymiş gibi. Keşke şu televizyonları pencereden aşağı atsak da birbirimizi dinlesek.

          • AHSEN diyor ki:

            saygı aslında kabullenbilmekle başlıyor eşinizi olduğu gibi kabul edip ona o şekilde davranmak yargılamamakla alakalı daha çok fikirlerini önemsemek evliliğinizin inşasında eşinizin yaptıklarının kayda değer olduğunun farkına varmaktır saygı bana göre..
            En önemlisi kıymet bilmektir.Doğru şeyler beklemek eşinizin verebilecekleri ve bir evlilikte olmazsa olmazları beklemek bir insanın en doğal hakkıdır
            kendi anne babasıyla ve eşine göstereceği saygı çerçevesinde öncelik sırasına koymak ve beklememeli demek bana yanlış geldi demek istediğim buydu
            bu duyguların zamanla ne kadar değiştiğinin farkındayım aslında hiçde kolay olmadığını bekarlara anlatmak zordur insan yaşamadan bilemez karşılaşma ihtimali korkutuyor beni bu yüzden biraz veryansın edebilirim hoşgörecekler artık:)

          • seymen diyor ki:

            1. Neyi (hangi suçumu) itiraf edeceğimi anlamadım.

            2. Hadisi şeriflerde buyurulur ki, önce anne hakkı gelir, sonra baba hakkı; birçok hadisi şerifte de hocanın hakkının üstünlüğünden bahsedilir.

            3. Kadınların kocalarını razı etmelerinin önemi ile ilgili birçok hadis vardır. Kocaların karılarını razı etmeleri gibi bir hadis olmamakla birlikte kadının güdümüne girmek kınanan bir durumdur. Kadınlara iyi davranılması, iyilikte bulunulması, haklarının verilmesi vs. tavsiye edilmektedir.

            4. Erkeğin kadına saygı göstermesi diye birşey yoktur, kadının haklarına saygı göstermek diye birşey vardır. Saygı anne-babaya, büyüklere, hocaya, komutana, amire, gösterilmesi gereken birşeydir.

            5.” ben eşimden beni dinlemesini bana saygı göstermesini bana değer vermesini ve beni hayatının merkezine koymasını beklemeyeceksem niye evleneyim”

            Eşin seni müsait olduğu zaman dinleyebilir. Senin haklarına karşı saygılı olmaya çalışmalıdır. Değer vermesi onun elinde olan birşey değildir, ne kadar değer verebileceği senin durumuna ona gösterdiğin saygıya ve ilgiye bağlı. Seni hayatının merkezine koyamaz, hayatın merkezine konulmaya layık olan tek şey Allah (c.c.)’ın rızasıdır. Sen işinden, gücünden, ibadetinden, hizmetinden arta kalan zamanlarda en fazla zaman geçirmesi gereken kişi olabilirsin ancak.
            Bir erkek gönüllü köleliği niye kabul etsin ki:)

  14. yasemin diyor ki:

    Çok doğru tesbitler.Eşim bilgisayar başındayken bazen sorduğum soruya geç cevap veriyor diye kırılıyorum o da haliyle buna bir anlam veremiyor :) Daha da yapmam biline.

    • Semagül diyor ki:

      bilgisayarda oyun oynarken yapıyorsa bunu sorun edin bence, yani iş dışında ya da önemli bir bilgi alırken falan değilde sadece öyle takılırken yapmamalı bunu. sonuçta oyun mu önemli ailesi mi. Müsade etmeyin

      • yasemin diyor ki:

        Oyun oynamıyor,bilgisayarı bu kadar faydalı kullanan birini tanımadım hayatımda :) İlmi çalışmalar yapıyor buna rağmen bizi asla ihmal etmiyor.Allah razı olsun.Hal böyleyken nankörlük etmeye gerek yok.

      • dertli baykuş diyor ki:

        ben napıcam peki bana da bişi söyleyin benim eşimde işten gelir yemeğini yer,ne sofrada tek kelime eder ne bişi.bi eline kumandayı bi eline laptopu alır yatana kadar böyle…cvb bekliyorum…

  15. gül diyor ki:

    siteye çok giremesemde, gönderilen mail lerden yazılarınızı takip ediyorum…okuyan herkese çok faydalı olduğunuzu düşünüyorum ve arkadaşlarıma tavsiye ediyorum.tüm yazılarınız için çok tşk.ler…hediye kazanmadım tabi ama, kitaplarınızdan da istifade etmeyi çok isterim.

  16. abdullah kurulay diyor ki:

    guzel bır tesbıt cok doğru darısı muhafaza edıp uygulayabılenlerin başına

  17. beyza diyor ki:

    meraba sema hanim,cekiliste bana cikan hediye verdigim adrese ulasmis:)cok mutlu oldum.suan amaerikadayim ayin 27 sinde izne gidiyorum insallah.o kadar meraklandimki acaba pakette ne var diye..son 20 gun:)allah sizden razi olsun,siteye verdiginiz hizmetlerden dolayi cok tesekkur ederim.bana cok faydali oldunuz.insallah omrunuzun her safhasinda boyle basarili olursunuz.sizi coookk seviyorum:)

  18. A.Emin Pazar diyor ki:

    Sizin kitap ve yazilarinizi okuyup fikirlerinizi kavradiktan sonra her zaman ve her yerde söyledim, söylüyorum.Siz Türkiye’de türünüzün tek örneğisiniz.(Sizin gibilere çağımızda insanların çok ihtiyacı var.Ancak ozellikle zamane kadinlarinin sizin fikirlerinizi benimseyip uygulamasi hayal.)Heyhat sizden başka neredeyse yok.Bu fikir ve çalışmalarınızdan dolayı Allah sizden razı olsun.Selam ve dua ile.

  19. Sema N. diyor ki:

    Okuyunca insanın zihnindeki parçalar yerine öyle oturuyor ki; kendi dünyamızda ölçüp tartıp sonuç çıkarttığımız şeylerin erkeklerin dünyasında aslında ne kadar doğal, fıtratlarından kaynaklandığını görmek bile çok iç rahatlatıcı… Buraya yorum yazan erkekler de kadınlar öyle, böyle diye yargılamadan bize kendi iç dünyalarında olayların onlar için nasıl geliştiğini, ne hissettiklerini, hangi davranışlarımızın ne gibi sonuçlar doğurduğunu, tepkilerinin ne anlama geldiğini anlatsalar, bizim için öyle faydalı olur ki… Çünkü gerçekten çok zor olabiliyor, bazı şeyleri anlamamız…

  20. Hacer E. diyor ki:

    Sema hanım hiç farkında olmadığımız gerçekleri bize gösteriyorsunuz.Allah sizden razı olsun…Lütfen dua edin eşimle mutluluğu, huzuru bulalım

  21. bilgisizahmet diyor ki:

    Bütün bu yazılanlardan ders çıkaran yada kendi payına düşeni alan bir çift düşünüyorum ve mutlu oluyorum…

  22. Hacer E. diyor ki:

    Sema hanım hiç farkında olmadığımız gerçekleri bize gösteriyorsunuz.Allah sizden razı olsun…

  23. rahnuma diyor ki:

    Bende eşimin davranışlarını sizin vesilenizle öğrenmiş oluyorum Sema hanım çok teşekkürler..dun aksam konuşurken bende yeter artık ben sana bakıyorum sende benim yüzüme bakarak konuş diye çıkıştım.garibim`,, o da baktı ama beklediğimin o bakıs olmadıgını daha o konusurken anladım..dediğiniz gibi onun zaten lutfedip iki kelam etmesi bile yetiyor bana(zira az konusan erkek tipidir kendisi)..öğrettikleriniz için teşekkürler…

    • dilruba diyor ki:

      yanlış anlamayın ama böyle çok az konuşan adamlar çok tuhaf gelmiştir bana.hadi eş olarak sizi etkilemez belki,kendinizi sevmeseydi evlenmezdi diye avutursunuz ama mesela bu tarz bir insanın çocuğu olmuş olsaydım babam beni sevmiyor ,istemiyor diye düşünürdüm herhalde.bence erkekler benim yapım böyle diyip kendilerini geri çekmemeliler iletişim becerilerini geliştirmeliler eş için olmasa bile en azından çocuklar için.düşünsenize dışarıda çocuğunuza iltifatlar eden sevgi gösterilerinde bulunan insanlar var veya olacak ama babasının hislerini bilmiyor bu durumda babasının kendisini dışarıdaki insanlardan daha az sevdiğini düşünür ister istemez

      • seymen diyor ki:

        Bu kocalar, babalar da ne kadar beceriksiz, asosyal, ruhsuz, düşüncesiz, sorumsuz, şevkat duydusundan mahrum, bencil insanlarmış, yeni yeni anlıyorum. Bunların hepsinin de eğitime ve tedaviye ihtiyaçları var anlaşılan. Toplumu bunlardan korumak lazım. :(

        • abdurrahim diyor ki:

          seymen bey bence sizin düşünceleriniz yanlış nerden biliyorsunuz o tip insanlar belki de sizden! çok seviyordur çocuklarını her insan bir olmaya bilir bazı insanlar sert görünümlü olur ama yürekleri çok zayıfdır yani çok duygusaldırlar. bunların örnegi çoktur sizin düsünceleriniz katılmıyorum…

          • seymen diyor ki:

            Anlaşılan bu sitede bir daha teşbih, kinaye, espri, hiciv, ima vs. yapmamam gerekiyor .
            Olmayana ergi yöntemini kullanmakta çok sakıncalı.
            Kızım sana söylüyorum gelinim sen anla uslubu hiç olmuyor zaten.
            Jenerasyon farkı herhalde.
            Abdurrahim bey siz benim düşüncelerime katılmıyorsunuz ama ben sizinkilere katılıyorum.
            Eee noolucak şimdi? :)

  24. Kübra Velioğlu diyor ki:

    Sema Hanım yazacak yer bulamayınca buraya yazayım dedim. Hediye kitaplarım geldi. Hele adıma imzalı olduklarını görünce çok mutlu oldum. Dün kitabın kapağını açıp ismime imzalı görünce çocuk gibi sevindim. Eşimde taklidimi yapıp benimle dalga geçmekten geri kalmadı tabi :)) Sabah sabah güldürdünüz yüzümüzü . Teşekkür ederiz :)))

  25. tuba-ayşe-seda diyor ki:

    merhaba hayırlı çalışmalar hediyelerimiz için teşekkur ederiz .nereye yazıcağımı bilemedim sema hanım sizin kitaplarınız geldiği için sizin sayfanıza yazmayı uygun gördum .çok guzel kitaplar hele yeğenlerm (5 ve 3 yaşındalar )dış kapakların resmınden bize oku onlara sizin masal kitabınızdan almıştım ondan bakarak karma yapıcaz .konulara fazla gırmıyorum sadece herkes haklı ise haksız nerede demekki hepimiz biraz haksızız heralde gorunmeyen benlikk hakkım .hakkım alıcam derken hepimiz hakkanıyetten uzaklaşmaya başladık … dua ile

  26. Ahmet diyor ki:

    Yazilariniz cok guzel Sema hanim. Istifade ediyoruz. Benim sorum su, kadinlarin beyinleri citir citir calisirken erkeklerinki yavastir demissiniz ya, bir de erkekler topluluk icinde birini dinler kadinlar gibi coklu iletisim yoktur gibi, bu kiymetli tesbitler zat-i alinizin tesbitleri mi yoksa bilimsel kaynaklara mi dayaniyor?

    Cogunlugu cok gercekci duruyor. Cevap alabilirsem memnun olurum.
    Tekrar tesekkur eder, basarilarinizin devamini dilerim…

    • mehmet diyor ki:

      bende tam bu soruyu soracaktım.kendim doktorum ancak tam olarak böyle olduğunu bilimiyordum;bilimsel kaynak verirseniz sevinirim

      • semamarasli diyor ki:

        Ahmet bey tabii ki bilimsel kaynağı var. Fakat kaynakta çıtır çıtır demiyor. Benzetme bana ait. Bilimsel kaynaklar hızdan bahseder. Sizin ve Mehmet beyin sorusuna cevap olarak iki kaynak: Nöro-psikiyatr Dr.Louann Brizendine “Kadın Beyni” kitabında “Hisseden beyin” bölümünde bulabilirsiniz. Bir de beyin ve davranışlar arasında bağlantılar konusunda dünya çapında bir uzman olan klinik nörobilimici Dr.Daniel G. Amen’ in “Aşık Beyin” kitabından faydalanabilirsiniz: Kitaptan konu ile ilgili bir bölüm: “Dişilik hormonu östrojen beyin hücrelerinin ve iki yarı kürenin birbirleri ile daha fazla bağlantı kurmasını destekler. Bu fazladan bağlantılar sayesinde kadınlar birden fazla işi aynı anda yapmak konusunda daha başarılıdırlar. Diğer tarafta erkekler bir anda tek bir işle uğraşırlarsa daha başarılı olurlar.

        • semamarasli diyor ki:

          Ayrıca iletişimde erkeğin göz göze bakarken duygularından söz etmekten kaçındığını psikoterapist Jed Diamond’ un “Hırçın erkek Sendromu” kitabında bulabilirsiniz. Kadın erkek farklılıkları üzerine güzel bir kitaptır. Jed Diamond kitapta bu sebepten ergen ve yetişkin erkek hastalarını muayenehanenin bahçesine çıkardığını birlikte yürüyüş yaparken konuşturduğunu anlatır.

      • .:. diyor ki:

        Ben daha oncede bu kiyaslamayi okumustum, Erkeklerin bir gunde konustugu kelime sayisi yedibin iken kadinlarin komustugu kelime sayisinin yirmibin olmasi aradaki farkin bu kadar cok olmasi ilgimi cekmisti. yaklasik uc kati bir fark oluyor.

        Ya erkekler gereginden az konusuyor, beyin tembellesiyor, kirec bagliyor.:) ya da kadinlar gereginden fazla konusuyor beyin fazla isinabiliyor,Conta yakiyor.:) Neden acaba boylesine fark vardir?. Bunun mutlaka mantikli bir sebebi de olmali. Ayrica boyle kiyaslama yapmak dogrumudur? yoksa kendi icerisinde cinsiyete gore kiyaslama yapmak daha mi dogrudur?

        Normalinin ne sekilde oldugu konusunda bir arastirma varmidir? ger konu beynin cok calismasi ile ilgili ise, Ben cok ve farkli acilardan dusunen kisilige sahibim, detayciyim. Kabiliyetim olmasina ragmen dusundugum kadar konusmuyorum.

  27. ayşe diyor ki:

    çok güzel bi yazı olmuş çok beğendim ALLAH RAZI OLSUN SİZDEN

  28. ayşe diyor ki:

    inanılmazsınız yaa gözümü kırpmadan okudum şimdı eşimin gelmesını beklıyorum onada okutucam maşallah çok teşekürler

  29. seymen diyor ki:

    Yazıyı okuyunca kendimi özürlü gibi hissettim nedense. :)

    “Kadın ve erkek arasındaki iletişim farklılıklarından birisi de erkekler duyguları ile ilgili konuşacakları zaman göz teması olduğunda rahat edemiyorlar. Göz teması kadınlarda, bakıp büyütme ve destek duygusu oluştururken, erkeklerde ise spot altına konuldukları hissini vererek; savunmaya geçip içlerine kapanmalarına sebep oluyor.”

    Evet aynen böyle. Bazen davranışı gösteren biz olduğumuz halde nedenini ifade edemeyebiliyoruz.
    Konuşmadan belki bakışılabilir ama konuşurken çok zor.
    Tesbitleriniz ve tavsiyeleriniz için teşekkürler.

  30. abdullah diyor ki:

    çok güzel tespitler teşekkürler

  31. çiğdem. diyor ki:

    Çok doğru tespitler.Nişanlımla bütün kitaplarınızı aldık ve okuduk. çok yararlı bilgiler paylaşıyorsunuz. Allah sizden razı olsun.

  32. şeyma diyor ki:

    Ben eşimi işteyken aradığımda çalışıyorsa açmazdı çok kızardım ya bana bişey olsa haber vermek için arasam niye açmıyorsun diye serzenişte bulunurdum. Artık her aradığımda açar ne diceksin, çalışıyorum makina başındayım der.
    Ben de olsun konuş derim ama konuşamaz ve kapatır. Önemli birşey söylüyorsam makinayı kapatır ve sadece söylediğime odaklanır. Allahım ben eşimin böyle yapmasından dolayı nerdeyse zekasında problem olduğunu düşünecektim.

    Ve her akşam kesintisiz yaşadığımız bir olay… tv izlerken bişey desem kesinlikle cevap vermez on kere seslenirim en sonunda sağır mısın derim ya üff tv izliyorum görmüyor musun der ben de hep bana değer vermediğini düşünüp kızar çıkarım odadan ve bir süre surat asarım bazen daha fazla…

    En son birkaç gün önce yaşadığımız olay… eve gidiyoruz otobüs beklerken bana kendisi bişey sordu bende cevap veriyorum otobüs geldi bindik arkaya geçtik yer yoktu ben hala eee devam et demesini bekliyorum sonra oturduk ben dayanamadım artık ben otobüse binmeden önce ne anlatıyordum dedim öyle aklına geldi…

    Ve bu göz göze muhabbeti evlenmeden önce de çok takmışımdır. Kafede otururken kesinlikle konuşmaz, konuşsa bile gözlerini kaçırırdı, ben o kadar takardım ki beni beğenmediği için bakmadığını düşünürdüm. Sonra bana güzel sözler yazdığı mesaj yollasa inanmaz yalan söylüyor diye bile düşünürdüm. Hatta dün akşam zorla bana bak diye zorladım, baktığıyla çevirmesi bir oldu yine kızıp çıktım.

    Benim sürekli her akşam mütemadiyen bir şeylere kızıp surat asmamdan dolayı eşimle aramızda olumsuz şeyler oluyor. Bazen surat asmam onun bana küsmesine sebep olabiliyor.

    ALLAHIM BENİM EŞİM NE KADAR NORMAL BİR ERKEKMİŞ. BEN ONUN FITRATINA AYKIRI DAVRANMASINI BEKLEYİP ARAMIZA SÜREKLİ ENGEL KOYUYORMUŞUM. EŞİME BAKIŞIM DEĞİŞTİ. EŞİMİ ÇOOOOOK SEVİYORUM.
    ALLAH SİZDEN RAZI OLSUN SEMA HANIM NE DİYECEĞİMİ BİLEMİYORUM. RABBİM SİZİ HER İKİ DÜNYADA SEVDİKLERİYLE BERABER EYLESİN.

    • Selda K diyor ki:

      Ne guzel, ne mutlu size inanin burda 1 kisinin bile hayatinda olumlu bir degisme gorsem cok mutlu oluyorum, ben burda gorduklerimi ve kendim de deneyimlediklerimi kucuk kiz kuzenlerime, yegenlerime herkese aktarmaya calisiyorum elimden geldigince, insaallah burada yapilan hayirli isler boyle boyle toplumumuza yayilir..Rabbim mutlulugunuz daim etsin.

      • şeyma diyor ki:

        çok teşekkür ederim selda hanım dualarınız için… bence sema hanımın kitapları okullarda ders olarak okutulmalı…

  33. İZLER06 diyor ki:

    gerçekten çok doğru tesbitler sema hanım teşekkür ederiz çok güzel bi yazı olmuş.ben de acaba fazlamı konuşuyorum diye düşünüp üzülüyordum demekki normalmişim :)))) kadınların konuşmasına binaen bildiğim çok kısa bi fıkra var sizinle paylaşmak istiyorum. ”İKİ KADIN SESSİZCE OTURUYORMUŞ”. ( necip fazıl kısakürek) :)))

Yorum yapın