Kadın Erkek Yalnız Kalınca…

02 Nisan 2012Anlat Rahatla331 Yorum »

Bir Havva Diyor ki…

Bu yaşadığım kötü olayı yazmayacaktım fakat benim gibi başkaları da aynı hataya düşmesinler diye yazdım; ama yazmak benim için zor oldu, anıları tekrardan yaşadım.

1 yıl 3 ay öncesinde bir arkadaşımın yanına gitmiştim, orda arkadaşımın iş arkadaşı beni görmüş tanışmak istemiş. “Farklı cemaatten birine olumlu bakar mısın.” dedi. Cevaben” farklı bir cemaat olması benim için önemli değil, herkesin gittiği yer aynı yerdir, benim için önemli olan şeylerden biri ahlakı, namazı olması içki sigarası olmamasıdır.” dedim.

İlk görüşmemizde ona her konuda açık oldum.Hangi cemaate bağlı olduğumu, her şeyi söyledim.O da kendini anlattı.Sonuç olarak olumsuzdum.Arkadaşım olumsuz olmamın nedenini sordu. “Görüşürken çok rahattı, gözlerimin içine bakarak konuşuyordu, senli hitap ediyordu, aynı zamanda ismimi çok rahat kullanıyordu, bu yüzden rahatsız oldum” dedim. Arkadaşım “mesleğinden dolayı öyledir” dedi, bir daha görüşmemi istedi. 2.görüşmede de aynı kanıdaydım. 3.görüşme derken kalbim çarpmaya başladı. Bunun nedeni ise bu zamana kadar ben ilk defa bir erkekle böyle özel bir durum için konuşuyordum.

Hamdolsun ki, ben ne ilköğretim ne ortaöğretim ne de üniversite yıllarımda hiçbir erkekle ne oturmuşum ne de muhabbet etmiştim. İsterseniz cahil deyin, bu kadar okumuşsun bunda ne var diyebilirsiniz.ilk defa iş hayatımda erkekler iş dışında hiçbir yerde bir erkekle asla konuşmamışımdır. Keşke iş hayatımda olmasaydı diyorum çünkü bu zamana kadar dikkat etmiştim.

Aracı olan arkadaşım artık bu görüşmeler nereye kadar gidecek, artık adını koyun dediler.Bu süre zarfında bulunduğum cemaatten ve birkaç kişiden onu araştırmalarını istedim.Gelen cevapları ona hiç söylememiştim.Olumsuz gelmişti cevaplar.Nedenlerini de bildirdiler.Fakat ben çok seviyorum diye artık izin verdiler.Peki dediler.Biz senin üzülmeni istemiyoruz dediler bana kırıldılar bu zamana kadar itaatkar olmuştum çünkü.İlk defa istişareye itaat etmemiştim.Onu bulunduğum cemaate sevdirmeye çalıştım.Hayır o böyle inanın ki dedim. İki taraftan da araştırdık hem onun cemaatinden hem de buradan iki tarafta olumsuz cevap verdiler, biz senin mutlu olmanı istiyoruz dediler.

Arkadaşım bu görüşmeler nereye kadar dedikten sonra, onu aradım bir görüşme yaptık.Bu şehirde en sevdiğim yerde görüştük.Ciddiyetini sorguladım.Heyecanlıydım çünkü benim kalbimin ilk baharıydı o kış soğuğunda.Utandığımdan dolayı yüzüne bile bakamıyordum..Ona bakarken gözlerimi kaçırırdım.Çünkü utanıyordum.Onunla her buluşmam da heyecanlanıyordum.Onunla buluşmaya gitmeden önce hep 2 rekat namaz kılardım.Allahım yardım et bu işten bize diye.Benden müthiş bir şey istedi.Başörtü takmamı istedi, çok sevindim. “Hemen şu anda yapamam, fakat evlendikten sonra yaparım” dedim. Fakat bu konuda yanımda olur musunuz dedim. Eve gittim 2 rekat namaz kıldım şükür namazıydı.O kadar mutluydum ki.sonra zamanla kendime bir başörtü aldım.O da bana almıştı bir tane hepsini evde takardım aynanın önüne geçip.

Bu süre zarfında bir gün elimi tuttu, önce izin vermedim fakat sonra izin verdim. Biz evleneceğiz dedi. Bir hadisi şerifi söyledi. “Evlenince bütün günahlarımız dökülecek ellerimizin arasından” dedi. Benim dini bilgim onun kadar değildir. Doğum günümde bana müthiş bir sürpriz yaptı kuran meali hediye etti.İşte bana verilebilecek en güzel hediye buydu.Bana hep ayetler hadisler ışığında cevap verirdi.Böyle zamanlarda eve gidip şükür namazı kılardım böyle bir insanı nasip ettiği için.Ona derdim ben kimsenin elini tutmadım ilk defa senin elini tutuyorum, bu benim için çok önemli bir şey demiştim.Zamanla gözlerimdeki o ar perdeleri kalkmaya başladı.Sanki biz yavaş yavaş karı koca moduna girmeye başladık.Hala adını koymuyordu.Zamanla bulunduğum cemaatin kitaplarına, büyüğüne laf atmaya başladı,Üzülüyordum.

Bir gün beni evine davet etti. Cemaat eviydi. Hiç kimse yokmuş, balık yapmış (o zamandan beri balık yiyemiyorum.)Benim sevdiğim şeyleri almış. “Gelmesem daha iyi olur.” dedim. Niye ki ne olacak dedi. Peki dedim.Tam evine giderken annem aradı, sesi ağlamaklıydı. “Yavrum rüyamda gördüm, bir adam sana kötülük yapıyordu dikkat et .”dedi. Anneme söyleyememiştim biriyle görüşüyorum diye bu gizlilikte beni bitiriyordu, üzüyordu.

Eve gittim.Yemek yedik film seyretme kısmına geçtik; fakat olmaması gereken şeyler yaşanmaya başlandı.Bana dokundu,vesaire şeyler, sonra cinsel içerikli teklifler.Eve geldim hıçkıra hıçkıra ağladım.”Evleneceğiz inşallah biz, anneme senden bahsettim.” dedi… Sonra bu olay yaşanmamış gibi hayatımıza devam etmeye başladık; çünkü o yaptığına pişman olmuş, özür dilemişti.

O sırada evlilik hakkına konuşuyorduk.Düğünümüz nerde olur, nasıl olur, tatilleri nasıl yaparız derdi ben de hep sen nerdeysen ben orda olurum. “Benim ailem köyde otururlar, inek sağar mısın?” dedi,”öğrenirim inşallah” dedim. Çalışma konusunda da kesinlikle çalışmamı istemiyordu. Çocuklara kim bakacak, bakıcı ya da annelerimiz mi bakacak, çocuk senin sözünü dinlemez dedi.Haklıydı onda da anlaştık çocuklar olunca ayrılacağım dedim.Kızım olursa ismini şunu koymak istiyorum demiştim.

Birlikte sessizliği dinlerdik,kavga etmezdik, o benim için çok değerliydi.O sinirlendiğinde ben susardım hiç karşılık vermedim.Onu görmeden sesini duymadan edemez oldum.O olayı unuttum.Bana hep kızardı niçin bana yemek yapmıyorsun.Bir arkadaşının mezuniyetine sarma yapmamı istedi.Evelallah yemeğin en kralını yaparım; fakat ismim sevgilisi diye geçiyordu.Ne sıfatla yapayım derdim.

Beni sevmiyorsun demişti, ama yapmamın doğru olmadığı kanısındaydım. Sonra 2. 3.4.5. yakınlaşmalar oldu olmaması gereken yakınlaşmalara devam etti.O işi yapmayı teklif etti; zevk alacağımı söyledi, kabul etmedim.

Bir gün benden ayrılmak istedi, sebep ise başörtüyü hemen yapmıyorum diyeymiş. Bir gece intihara karar vermiştim. Onu aradım hıçkıra hıçkıra ağladım, seninde bacın var dedim, kendimi kullanılmışlık hissinden alamıyordum.

Bu mailden sonra ertesi gün o yanıma geldi kırmızı güller almış.Bir daha deneyelim dedi.Onu o kadar seviyordum ki kabul ettim. Ertesi gün pikniğe gidelim dedi.Piknik dönüşü evine gittik bu evi cemaat evi değildi.Cemaat evinden ayrılmıştı, orda da olmaması gereken şeyler yine yaşandı.Beni gördüğünde dayanamıyormuş artık.Ertesi gün beni okula bıraktı, okulda hıçkıra hıçkıra ağladım.Boğuluyordum kimse yoktu tektim.

“Neler oluyor bana, nasıl olurda bir adamın evine giderim” dedim, bu zaman kadar ilköğretim lise, üniversite yıllarımda hiçbir erkekle muhatap olmamıştım.Sonra telefonla aradım ben başörtüyü evlendikten sonra yapacağım dedim, hemen yapmazsam ayrılacak mıyız dedim evet dedi, peki dedim kapattı telefonu..O hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam etti. Benim içinse mücadeleler yeni başladı.

Onun için kazandığım bir pozisyonu bırakmıştım, çünkü yuva kuracaktım.

İnsan sevdiği için bütün fedakarlıkları yapar. 2 ay kadar sonra onu tekrar aradım “ben unutamıyorum o olayları, ben ne olacağım, bana dokundun 6 ay görüştün” dedim. “Ne yani sana dokundum diye evlenmem mi lazımdı” dedi . Sonra devam ettim “Dokundun ya o işi de yapsaydın….?” “Çirkinleşme” dedi. “Allah affeder, tövbe et dedi ” (yani suçlu sadece ben oldum ki öyle ki herhalde tedavi gören benim, o mutlu mesut devam ediyor).TÖVBE BASİT BİRŞEY Mİ? ve ekledi “sana dua ediyorum iyi biri ile karşılaşman için, çünkü sen çok iyi biriydin” dedi. “Ve namaz kılacağım, sana dua edeceğim, ben dua ettim Allahım hayırlısı değilse bu sevgiyi kalbimden al dedim ve aldı. Başörtüyü yapsaydın şimdi evli olurduk.” dedi.

Sonra tavsiyeleri vardı” Zaman her şeyin ilacıymış. Kendisi yeni insanlarla görüşerek beni unutmuş, bu sevgiyi kalbine gömmüş(!),bana da yeni biriyle görüşmemi” söyledi.

Dediğini yapamadım, çünkü her uyuduğumda o olay geliyordu aklıma. Kendimden tiksindim, eğlenilecek kız olarak gördüm. Son sözümü söyledim, Rabbim eğer hakkım varsa hakkımı helal etmiyorum ona . Bu dünya onun olsun, diğer alemde ondan hakkımı alacağım.Benim günahımı da bu dünyada al dedim.9 ay boyunca ağladım gizli olarak psikiyatriste gittim, ilaç kullandım. Bir gece yine intihar edecektim, kafamda tamam dedim. Birden uykuya daldım nasıl oldu anlamadım,sonra o gece rüyama bir alim zat geldi ve bana bir şey söyledi. Şu anda hala psikiyatrideyim %20-%30 iyileşme kaydetmişim.

Psikiyatrıma olayları, yaşadığım her şeyi anlatamadım, çünkü utanıyorum, o da bunun farkında. Kalkacaksın dedi. Allah ondan da razı olsun bırakmadı beni, hep yardımcı oldu.Toparlamaya çalıştı.Ben düşerken o beni tekrar kaldırdı.

Şimdi o bey nişanlıymış, istediği gibi birini bulmuş başörtülüymüş, fakat bana çalışmayacaksın demişti çalışan biriyle evleniyor. Çevremde ki arkadaşlar herkes onun nişanlandığını duyan herkes ohh çok şükür nişanlandı, ondan kurtuldun dediler. Ben bunu diyemiyorum çünkü çok sevdim onu.O beni kendine layık yar görmedi.Çünkü ben onun ailesine yakışan bir gelin değildim.Başörtülü değildim.

Psikiyatrımın bir tespiti var “onu öyle bir merkezine koymuşsun ki, hala ona güzel şeyler diyebiliyorsun, çok sevmişsin.” dedi.Ona kitap bile yazdım. Resmini yaptım. Yaptığım resmi ağlaya ağlaya yırttım.Mükafatlandırılan o cezalandırılan benim gibi geliyor bana. Niçin hala sevgim gitmiyor bunu anlayamıyorum.Bilemiyorum.

Ondan sonra karşıma çoook iyi bir insan çıktı; fakat ben kendimi o insana layık göremedim kendimi kirlenmiş, kullanılmış, günahkar hissinden alamıyorum. Psikiyatrımla istişare ettim ve o insana cevaben olumsuz gönderdim.

Peki ben nasıl ayağa kalkmaya çalışıyorum diye sorarsanız, benim gibi böyle durumlar veya daha kötüsünü yaşayan insanlara şunu diyorum DUA ile kalktım.Her gece teheccüt namazında rabbimle buluştum. Bir tek ona anlatabildim yaşadıklarımı görmüyor mu? Görüyor beni fakat anlatmak istiyorsunuz birilerine anlatamıyorsunuz.Ve kuran ve mealini okuyun.İnanın ki ruha çok iyi geliyor.Hatimler yapmaya çalışıyorum.O olay hep aklıma geldiğinde önce salavat çekiyorum, sonra estağfrullah, sonra da Hasbinallahü ve nimel vekil deyip düşüncelerimi değiştiriyorum.

Bütün genç kızlara söylüyorum hiçbir erkeğin evine ne olursunuz gitmeyin.Güvenmeyin.Cemaatçi, dindar dahi olsa..Çünkü hepimizin nefsi var…Ne olursunuz dikkat edin!

Bana da dualarınızı esirgemeyin, ihtiyacım var.

Okunma Sayısı : 93.041

Yorum yapın

“Kadın Erkek Yalnız Kalınca…” için 331 Yorum

  1. Büşra diyor ki:

    Merhaba.Su an o kadar kötüyüm ki konusacak kimsem bile yok.. insallah birisi bu yorumuma beni teselli edecek bi cevap verebilir.21 yasındaym.Lisedeyken sınıfmdaki bi cocumtan cok hoslanıyordum.O da benden. Beni cok severdi hatta bana ve arkdaslarimiza sürekli insallah evlenecez der dururdu.Hayaller kurardı. Hep konusurduk.. ben okula gelmeyince o da gelmezdi.Bensiz birsey yemezdi.sonra bi gün hala anlamadın mı ya gel ya git artik boyle olsun istemiyorum dedi gunah olduvunu biliyordum hemde cok iyi ama sirf onu kaybetmemek icin tamam dedim.Bana yakınlastıgı zamanlar oldu kendimo o kadar igrenc hissediyordum ki eve gelnce namaz kilmaya yuzum kalmiyordu.

    Allahm nolur ikimizee gunaha girmeyelim bi sebep göster diye diye birbirimizden bi sekilde uzaklastik okula gittim vs.Sonra özledigim zaman bu kez de özledm allahm die agliyordum beni üzse bile hep dua ediyordum duzeliyor gibiydi hersey..dua etmedigim zaman kötü birisi oluyordu.Bi gün allahm ben ona bu kadar tertemiz yaklasrken o neden böyle yapiyor benim dualarmla bana iyi olacaksa olmasın ister ki baskasyla görüşsün deedim ve allah bana onu da yasatti..böyle basit yaziliyir ama o kadar zor ki onu gördügm günü hatrlamak bile istemiyorum hala kalbim sıkısıyor..ben allahm nolur günaha girecek bi hareket etmeyelim allahm nolur benm yuzumden gunaha girmesin die sabahlara kadar ağlarken o simdi baskasyla herseyi yaşıyor kizi biliyorum allah onu da hidayete erdirsin ama ben artk nefes alamiyorum hala dua ediyorum gelsin bana diye icki icmesin kotu seylerden uzak dursun diye gelse de kabul edemem baskasini da sevemiyorum Allaha ne diye dua edexehimi sasrdm nolur birisi bana yol gostersin

    • Feyza diyor ki:

      Busracigim, cok ehil oldugum bir konu degil ama samimiyetle yazmissin, birkac birsey karalamak istedim. Senden cok buyuk degilim, soyleyeceklerim ne derece tesir eder bilmiyorum ama sen yine de bu garibi bir dinle.
      Oncelikle haline sukret ki, gencliginin heyecaniyla hem bu dunyani hem ahiretini etkileyecek telafisi zor bir gataya dusnemis ve o kisiden uzaklasmissin. Bu olaydan ne kadar az hasar alarak atlattiysan haline sukret.

      Lise caglari erkekler icin ozellikle bizim yasadigimuz bu donemde hislerin dogru tartildigi degil, daha cok nefsin kontrolunde adimlar atildigi bir donem once buna emin ol. Bu kisinin gercekten niyeti ciddi olsaydi eger ve seni gercekten istiyor seviyor olsaydi, seni haram yollardan elde etmeye calismaz, helalinden ailesini devreye sokar ve evlenmek icin elinden geleni yapardi. Yani bu sevgi degil, nefsi bir arzu belli ki, o yuzden hic takilma, cunku hic degmez.

      Belli ki namazli abdestli bir kizdin, belki hala kiliyorsun, kilmiyorsan ilk firsatta baslamani temenni ederim. Ama karsindaki icki iciyor diyorsun. Kendini bu kisiye yakistiriyor olman kendine haksizliktir bunu bir kenara not et. Kadin kesret-i teessur olarak tabir edilir. Yani cokca huzunlenen, erkekten farkli. Sen onun icin boyle uzulurken o nefsinin arzulari pesinde bir hayat suruyor, gayesi nefsini teskin etmek ve bunun icin helal yola degil, harama yonelmekte mahzur gormuyor.

      Karsisindaki kizin ruhu degil bedeni onemli onun icin, emin ol su an gorustugu kizdan hecesini alinca yeni maceralara yelken acacak ve bir gun evliligi dusundugu zaman ise yine temiz bir kiz arayisina girecektir. Sen ise su an ondan uzak oldugun icin nefsin sana onu hep guzel yanlarini gosteriyor ki gunaha sevkolunasin. Cunku nefs her zaman kotulugu emreder. Emin ol eger biraraya gelip bu gayrimesru iliskiye devam etseydin bir muddet sonra kebdi gozlerinle hatalarini gorecek ve kendin ondan uzaklasacaktin fakat aldigin bircok hasar ile. Asik Veysel bak ne diyor ask icin, oglan kiza meyleder. Kavusursa mesk olur, kavusamazsa ask olur. Yani vuslata erdigi halde bu hic eksilmeden devam eden beseri nir ask yoktur.

      Evliliklerde dahi bu tutku yerini zamanla sevgi ve muhabbete saygiya birakir ask baki bir duygu degildir. Vuslata erdigi halde tekamul ederek devam eden tek ask ilahi asktir. Bu halde senin yaoacagin sey, onu nefsinin zihninde putlastirmasina calismasina mukabil sen de onun hep eksik ve kotu yanlarini tum gercekligiyle dusunup kendini ondan sogutacaksin. O da bir beser ve anlasiliyor ki basit bir beser.

      Dua ederken de, sana hayirli ve kadrini kiymetini bilen, yaninda huzur duyacagin imanli bir es nasip etmesi icin dua et Allah’a. Onunla ilgili kafandaki tum tabulari, onun sadece siradan ve hatta zaaflarini bile kontrol etmekten aciz bir insan oldugunu hatirlayarak yikabilirsin. Karsina gercekten duzgun bir insan ciktiginda bugunku uzuntulerinin yersiz oldugunu gorup tebessum edeceksin insaallah.

      • Yahya diyor ki:

        aşırı yükleme oldu…

        Çok güzel izah etmişsiniz, biraz sadeleştirmeniz daha iyi olurdu.

        Lise yıllarındaki nefsi arzular ile bir düzeltme yapmak istiyorum.
        Şöyle bir algı oluşturmuşsunuz, nefsi kabaran erkekler günaha eğilimli olur ancak kızlar olmaz gibi…
        Bu doğru değildir.
        Erkeğin fıtratına baktığınızda aşk, romantizm, vb. hisler fiziki zevkle birleşir, bütünleşir.
        Kadın fıtratında ise bu fiziki olarak yaşanmaz aksine daha duygusallaşır, aidiyet oluşur vs.
        Bu fıtrattır. Toplumumuzda ise, erkekler kadınların peşinde belli zevk ve arzular peşinde koşar gözüyle bakılmaktadır.
        Erkeklerde bulunan bu fıtri duygular kadınlarda yoktur demek değildir bu; vardır ancak devreye girdiği zaman farklıdır.
        Tabii dizginlere sahip çıkmak, irade sahibi olmak ve Allah korkusu ile nefsi muhafaza etmek bizim görevimizdir.

        • Feyza diyor ki:

          Oyle der gibi mi olmusum, dogrudur ama tam olarak oyle demek istemedim. Nefs erkeklere mahsus degil, hatta kizlar da artik gizlemiyor, ya ifsa ediyor ya da bunu malzeme olarak kullaniyor. Ama o yaslarda kizlari elde etmek icin pesinde kosup sonra maksadina ulasinca yuz ceviren ya da yuz cevirmese de bu gunaha girmesine sebep.olan erkeklerin coklugunaydi sozum. Kizlar nefsi de baslasa ilerleyen zamanda duygusal bir bag kurup pembe hayallere dalmakta daha aceleci davraniyorlar. Bu nefsi durtuleri olmadigi anlamina gelmesin ama sizin de dediginiz gibi farkli mecralara kanalize ettikleri icin yikimlari da biraz daha sert olabiliyor. Erkekler ise duygusal bag da kursalar bunu nefsi durtulerinden bagimsiz dusunemedikleri icin, hatta evlilikte bile sevgilerini bu yonle ifade etmeleri fitri bir ozellik oldugu icin gayrimesru bir iliskide aceleci davrandiklari nokta bu oluyor. Bu da kizlar icin ve aslinda kendileri icin de telafisi zor hatalara dusmelerine sebep oluyor. O yuzden ne nefsi ne duygusal durtulere dusup bir hataya meydan vermemek icin mumkun oldugunca basibos bu gibi iliskilerden kacinmak en guzeli. Ilerirde kurulacak helal olan yuvanin da gizemi kaybolmamis olur.

    • Yasir diyor ki:

      Büşra Hanım kendinizce kaybettiğiniz veya başkasına kaptırdığınız bir şeye üzülüyorsunuz siz. O kişinin kötü bir insan olması bu durumu değiştirmiyor yine de üzülürsünüz. Kötü de olsa kayıp sizin kaybınız. Onun hatalarını hiç görmez hep kendinizi sorgular ve suçlarsınız. Bu ilişkiyi yüz kere yaşasanız sonuç yine değişmezdi. Evlenseniz yine değişmezdi. O size yar olmayacaktı. Gün gelir ondan nefret edersiniz hatta onu unutamadığınız için kendinize lanet bile edebilirsiniz. Belki geri dönse diye can atıyorsunuzdur ama bir gün size dönerse kabul etmek gibi bir hataya asla düşmeyin. Şunu unutmayın ki siz doğru yoldasınız. Sonunda Allah içinize ferahlık verecektir. Ona sığının.

    • Abd-i Âciz diyor ki:

      Sevgili Büşra Hanım,

      Aşık olmak çok güzel bir duygu..sevmek..sevilmek.. Ne mutlu size ki Rabbim size bu duyguları yaşatmış. Bunlar nihayetsiz şükür gerektiren duygulardır. Yaradılmışları derin bir aşkla sevmeyen Allah’ı aşk ile nasıl sevebilir ki? Birini derin bir aşk ile sevmek, çoğunlukla insanın da elinde olmayan bir şeydir. Elinizde olmayan bu duygudan ötürü kendinizi suçlamamalısınız; bilakis mutlu olmalısınız. Tamamen maddileşen, duygulardan uzaklaşan şu dünyada, hala duygularınızın olduğunu ve kalbinizin hala hakiki manada attığını gösterir bu. Lütfen bulduğunuz ilk fırsatta en huzur bulduğunuz dışarda bir mekana gidin ve kendinize en sevdiğiniz tatlıyı ve içeceği ısmarlayın. Tatlınızı yiyip içeceğinizi yudumlarken kendinizle ve size herkesten her şeyden daha yakın olan Allah ile konuşmaya başlayın.
      – Şu içinde bulunduğum durum nedir?
      – Bu durumdayken nasıl hissediyorum?
      – Beni bu duruma getiren sebepler nelerdir?
      – Bu halde olunca ne oldu?
      – Bu durum olmasaydı ne olurdu?
      – Bu ruh halinden çıkmak için ne yapmalıyım?
      – Bunun için birkaç gün içinde bir adım atmam gerekse bu adım ne olurdu?
      Bunun kendinizle randevulaşın ve bir sonraki görüşmenizde geribildirim alın.
      – Hangi adımları attın?
      – Sonuçları etkileri ne oldu?
      – Nasıl hissediyorsun?
      – Bundan sonra ne yapmayı planlıyorsun?
      – Bu planları yapınca ne olacak? Nasıl hissedeceksin?
      Kur’an-ıKerîm’de aklını kullanmayanın üzerine pislik yağacağı buyruluyor. Mü’min aklını kullanmalıdır ki müslüman olsun. Mü’min, iman eden demektir. Müslüman ise İslamı yaşayan demektir.
      Lütfen yaşadığın sıkıntılara dön ve onları sev, onlara teşekkür et. İyi ki yaşamışsın. İyi ki olmuş. Aksi halde nasıl görecektin bu gerçekleri. Sen bu sıkıntıyı en güzel şekilde aşacaksın, tebdil edeceksin ve başkalarına da yol göstereceksin.
      Evet sevebilirsin..aşk derecesinde sevebilirsin ama Allah’ın “RIZASI HUDUDUNDA” yaşanmalı her şey. Bu sınırlarda yaşanmayacaksa aşkının üstüne RIZA PERDESİ çekeceksin ve diyeceksin ki;
      “Rabbim, ben bu insanı çok seviyorum ama senin rızan için harama yaklaşmıyorum, sen bana dayanma gücü ver. Kendime mani olamıyorum, çok zorlanıyorum. Ben aciz bir kulunum. Senin ARZUN, ARZUM olsun; MURADIN, MURADIM olsun. Beni bir an olsun bana bırakma. Sen bu derdimi, dermana çevir. Bu mecazi aşkı, Senin aşkına çevir, tebdil et. Kendi hazinenden ver. Şanına yakışanı yap, bana da yaptır. Bu fakir, aciz kuluna merhametinle muamele et. Lütfu kereminle, fazlu tevfikinle ihsan et.” diye dua et.
      Her halini Rabbime arz et. Çekinme. Onunla konuş, halleş, dertleş. Rabbime mektuplar yaz. İstişare yap, yetmezse istihare yap.
      Ama sakın kendine yüklenme. Neden oldu, niye oldu deme? İyi ki olmuş. Bu durumda çok şeyler öğrendin, çok dersler çıkardın. Bu hayat tecrübesi sana bir ömür ışık tutacak. Seni yanlışlardan, haramdan uzak tutacak. Lütfen kendinle ve yaşadıklarınla ilgili burdan bizi bilgilendir. Bir yerlerde sana dua ediyor olacağız.

  2. bir abdullah diyor ki:

    bu yorumu kimseyi yargılamak veya mesaj vermek için yazmıyorum bilakis herkesin sınanabileceğini gormesi gerek
    mesleğe baslayalı 2 veya 3 sene olmuştu.yaşım gençti yasıtlarımdan önce baslamıs ve ıyı bir işim vardı. sosyal bi yapım vardır. arkadslarımla gezmeyi eğlenmeyi severim ama helal olandan ne üniversitede ne ortaokulda ne calışırken tabiri uygunsa hiç sevgilim olmadı. Hiç bir bayanın elinden tutup gezmedim yurumedim selamlasmanın ötesine gitmedi elim. Çünkü hep korktum günaha girmekten. Bazen beni rahat bıraksın diye cevreme hayali bir sevgili olusturdum. bende onunla ilgili anılarımı dolaylı olarak anlatıyordum. Çünkü erkek olarak bana bi çok arkadsımdan dolaylı yollardan arkadaslık teklifleri geldi. bu beni rahatsız ediyordu. çünkü günaha açık bi kapı. yasadığım çevrem iş arkadslarım için bunlar normaldi. ama arkaslarıma soylemesemde ben namaza baslamış hep Allah ım beni günahtan koru diye dua ederdim. Ama bir gün bi kız geldi. önceleri cok masumaneydi. hiç anlamamıştım arkadaslarım da beni yeni tanıyanlara anlatır dı. hiç görmesekte onun kız arkadası var derlermiş. Ama bu kız planlar yapmış oyunlar kurmuş duygu sömürüleri yapmıs. bana karsı hata yaptı benden özür dilemek için beni ayak üstü yemeğe davet etti. kabul ettim. yemeğimizi yedik. Evine bırakmaya giderken elimi tutmak ister gibioldu kaçırdım. yemeği kabul ettiğime pişman olmustum. evine yaklastık ve beni istedigini söyledi. dalga gectiğini sandım ama. cok ciddilesti iki kızla aynı anda cıkabilirsin sevgilin (hayali) duymaz dedi. şok oldum. beynimde simsekler Çakıyodu. sanki bütün dualarımı o an ediyomusum gibi geldi. kendimi toplayıp sadece büyüde gel diyebildim. telfonunu engelledim bidaha da aynı ortamda bulunmadım. kızı arastırınca pek tekin olmadığını anladım.değişik şahıslarla bağlantılı dünyada yasayan içimizdeki seytanlardan diye tanımlıyorum. sen ne kadar dikkat edersen et.seni koruyanın dua olduğunu gördüm. kısa bir süre sonra evlenmeye karar verdim. ailemin önerdiği tanıstırdığı eşimle görüştük karar verdik ve evlendik. Allah a şükür bir oğlumuz var. burada daha cok detaya girmek isterdim ama sadece sunu belirteyim Allah ın inayetini lutfunu korumasını görmemek için kör olmak lazım siz elinizi uzatırsanız düştüğünüzde kaldırır. günahsız kimse yoktur. bende sevdim bağlandım ama hep günaha girmekten kortktum ümitsizliği düşmedim. dua ettim.

    • Meryem diyor ki:

      Abdullah Bir Bey;
      Bu gerçekten okuduğum en samimi yazınız. Şu anki eşinizle durumunu bilmiyorum lakin Rabbim yar ve yardımcınız olsun. İmtihan dünyasında olduğumuz için başımıza her şey gelebilir lakin önemli olan tökezlesek de ayağa kalkarak tövbe yoluna girmek.
      Kendimle alakalı bir anımı paylaşayım. Üniversite ikinci sınıfta iken bir sohbette arkadaşım ( hadis mi ayet mi hatırlamıyorum ) ” tam harama bakacakken vazgeçen kişiye Allah o an öyle bir iman verir ki bu imanı iliklerine kadar hisseder ” demişti. Bunu duyduktan sonra daha çok dikkat etmeye başlamıştım harama bakma konusunda. Bir gün otobüste gerçekten de beğenebileceğim, edepli , kitap okuyan ve kimseye sezdirmeden( ben fark etsemde sadece ellerine bakmıştım) zikir çeken bir bey gördüm. ” İlk bakış lehine ikinci bakış aleyhine misali ilk baktım ikinci kez bakayım dedim ve vazgeçtim bakmadım. Ve o Ağustos sıcağında oyle bir ititreme ve üşüme hissettim ki aklıma arkadaşımın söylediği aklıma geldi. Evet ” Kim harama bakacakken bakmayıp vazgeçerse Allah ona öyle bir iman verir ki iliklerine kadar hisseder ‘

      Selam ve dua ile…:)

  3. fatma diyor ki:

    Ben 44 yaşında ogretmen bir bayanım. 19 yıllık evliyim 13 ve 16 yasinda iki çocuğum var ilk bebegimi 18 yil once yorgunluk ve strese bagli olu dogum yaptim.
    Şükür iki akıllı saglikli yavrum var Eşimle tartışıyoruz beni ve ailemi hep asagiladi.asiri kiskacti balkona cikip camasir asmam kalin perdeleri bile acmam yadakti okula birakip aldi uzun süre siniftan cikmam bile yasakti neyse 10 11 yil derken biraz biraz duzeldi ama rencide etme devam kafasina gore ailesine para gonderdi ben karisamazmisim git nereye gidersen dedi ben de 4-5yil once kismi felce benzer atak gecirdim ms olmustum
    Esim beni suçladı senin titizliginden ailenden diye hiç destek olmedi o zamandan sonra islet daha da sarpa sardi artik ben de karsilik vetiyor bagiriyordum o benim aileme hakaret edince ben de yuzlerine değil ama esime onlarla ilgili olumsuz konuştum
    1 yıl once seni istemiyorum diyerek evden gitmek istedi kal demedim git dedim gitti 4 ay sonra pismannim donmek isyiyorum dedi herkes ikinci sansi hakeder dedim. Tabi keseler paralar ayrildi artik para vermiyorum ona eve ve cocuklara harciyorum simdi yine çıldırdı benden fazla harciyormus diye ben de artik herseyimi vermek istemiyorum hasta olunca umursamaz aglafigimda guler laf soylemeye devam eder cocuklar da neden eve aldin diye bana kiziyor ben de karsi geliyorum doye intikam aliyor git istedigin zaman sen kadin misin cilven yok gibi psikolojik laflar ediyor beni hakir goruyor eninde sonunfa seni bosayacagim git bosan seni gormek istemiyorum gibi laflar ediyor arkadaslar birak diyor ayrinken daha mutluydun annem sabret diyor ama laflar agir geliyor rahatsizlaniyorum sonra yine kalkıp islerimi yemegimi yapiyorum ne yapmaliyim fikre ihtiyacim var ayri ev mi tutayim para verip laf mi isiteyim ben de bu arada karşılık veriyorum artik kaybetcek birseyim yok bosan diyorum artik gecen seneki gibi yalvarmiyorum

  4. Yunus diyor ki:

    1-İlk görüşmede olmadıysa zorlamayacaksın !
    2-Evlenmeden asla aşık olmayacaksın sevmeyeceksin,önce evlen sonra aşık ol.zaten o 3.görüşmede oldu dediğin kalp sıcaklığı ister istemez olur evlenince de!!
    3-Psikiyatriyi ilaçları hemen acilen bırak ! tıbbı nebeviye yönel ! seher vakitleri bal şerbeti iç imkan varsa hurma al 7 tane hurma ye.sinirleri güçlendirir.hacamat yaptır,akşamları kimyon otu kaynat iç,üzüntü keder 3 günde biter ! Bunların hepsi sünnet ve çok değerli eski İslam tıp alimlerinin eserlerindeki doğal ilaçlar.
    4-istiyorsan kesin çözüm olacak birini biliyorum.kafandaki sana geçmişi hatırlatıp duran vesveseleri herşeyi siler Allahın izniyle…
    5-seni kendini günahkar kirlenmiş ve asla affolunmayacaksın şeklinde ümitsizliğe düşürmek isteyen şeytandır.unutma ki Allahın rahmetinden ümidi kesik olan sadece odur.bütün kullar affolunur.yaptığın günahın keffaretini ödüyorsun sadece bir süre sonra kendiliğinden geçecek ilaç kullanma.bu hastalık sıkıntı üzüntü sayesinde günahların dökülüp gidecek sadece biraz bekle herşey yoluna girecek bırak doktoru bacım bak tekrar tekrar söylüyorum.ilaçlarla beyin kimyanı daha fazla bozma namaz kılıyormuşsun dua ediyormuşsun bu yeter sana emin ol !

    • Merve diyor ki:

      Ben 22yaşında bir genç kızım.2012yılında bir işe girdim.patronum benden 21yaş büyük,işe girdiğim dönemde eşinden yeni ayrılmıştı.bir çocuğu var.2014 ün başlarında bana uygunsuz bir şekilde yaklaştı.ben tersleyince niyetinin benimle evlenmek olduğunu söyledi.bense istemiyordum.Olamazdı.Abi olarak sevdiğimi söyledim.O gün geceye kadar ağladım ve isyan ettim.’Neden hep benim başıma geliyor zorluklar’dedim.
      Sonra bana söz verdi bir daha bu konuyu açmayacağına,ardından ailene anlatma,yoksa işten çıkmanı isterler ve mesleğine yazık olur dedi.Aileme anlatmaya utandım.benden önce çalışan bayan onu yarıda bırakıp,ayrılmıştı.bende onun gibi olmayayım.bir müddet daha çalışır sonra çıkarım dedim kendi kendime,ve devam ettim.
      Aradan 1hafta geçti ve tekrar öyle yaklaştı..Bu sefer engel olamadım.sonra birden titreyip,ağlamaya başladım..niye böyle oldu falan deyip söylendi.O zaman şöyle yapalım yarın erken gelelim işe konuşuruz dedi.Ne söyleyeceğimi bilmiyordum.İşe gelmemek vardı aklımda.Çok baskısı vardı üzerimde,istemediğim yine belliydi halimden,seni çok mutlu edicem nolur pişman olmadığını söyle bana dedi.Konuşamıyordum..Üzerimde büyük bir ağırlık taşıyordum..ağzım dilim bağlandı..o akşam öyle geçti.O gece hiç uyumadım.Ertesi günüyse konuşmak yerine,beni kandırmayı seçti..istemiyorum diye diye yakınlaşmasına izin verdim..(yazarken bile ağlıyorum)O farkındaydı herşeyin,neden istemiyorsun yoksa şüphen mi var diyordu bana..öyle bir ağırlıktı ki..yaşanması gerekiyordu..Ben engel olamadım..kendimi koruyamadım..Daha önce yatılı olarak din eğitimi almış,namazında bir kızım..bu olaylar başıma gelmeden önce de bu böyleydi..bundan önce istemeye gelenlerim çok oluyordu,fakat ben istemiyordum..yaşım küçük deyip geçiştiriyordum.kendimi hazır hissetmiyordum,evlilik bana çok uzak geliyordu.yine bu olayı yaşamadan önce bir gün rastgele bir kitap açtım.’Zinaya yaklaşmayın o çok kötü bir yol ve hayasızlıktır’yazıyordu.tüm bunları yaşadıktan sonra imtihan edildiğimi farkettim.uyarıydı benim için..
      Yaşamıştım.Ancak bir ay sonra onu sevmediğimi söyleyebilmiştim.O da ara verelim o zaman dedi.O zaman biraz olsun rahatlamıştım artık günah işlemeyeceğim için,ama yine verdiği sözü tutmadı.bana çok acılar yaşattı psikolojim çok bozuldu,artık hergün ağlıyordum.
      Yanlış diyordum..yaşadıklarımız yanlış..artık üzerime gelme diyordum..istemiyordum..o günlerimi unutamıyorum.Zamanla boğuluyordum.Sonra dini nikah kıydık ve gizli devam etti.
      Üniversite yıllarını rusya da geçirmişti
      Bir gün ‘yüz kız geçmiştir benim hayatımdan’diyerek bahsetti kendinden..nasıl tiksindiğimi anlatamam.bana nasıl bir rahatlıkla bunları anlatabilmesini..yaptığını marifetmiş gibi bana sunmasını..
      Zamanla daha da soğuyordum ondan.Hayatına giren o kötü kadınlardan biri de ben oldum..Acım dinmiyor..çok ağır geldi bana herşeyi..Zamanla nefret etmeye başladım..sevgim yoktu zaten.Yaşamış olduğu hayat beni çok bunalttı..Yaşıma,geçmişime,benim temiz oluşuma ağır geldi..evlenmiş olması,çocuğunun olması,geçmişindeki hayasızlıkları..zamanla istememeye yöneldim.Haketmiyorsun beni dedim.ben yıllarca saygı duydum,kimseyi almadım hayatıma dedim..Ama karar veremiyordum.Ya yalnızlığı ya da istemediğim bir hayatı yaşayacaktım.Pişmandım yaşadıklarıma..bana yaşattıklarına..
      İlerisi içinde istemediğim bir hayat yaşayacaktım.sevmediğim biriyle evlenip,oğluna kardeş yapamazdım.böyle bir hayata alışamazdım.hiç bir şeyi kabul edemedim.Telefonla oğluyla konuşurken boğuluyordum.onun bi hayatı vardı..bi ailesi vardı.bense henüz yeni yeni mutlu olacaktım.yeni yeni tadacaktım o heyecenlarımı..hiç bir güzellik yaşayamadım hatalarımdan dolayı..hep onu suçladım..sözünü tutsaydı eğer yaşanmazdı dedim.Zamanla daha sıkı sarıldım.ağlamaya,yalvarmaya,dua ya..O zaman anladım belki de o sebepti yaşadıklarıma..ama yine de affedemiyorum..yaşı vardı.tecrübesi vardı.herşeyi bile bile yaşattı..yoksa daha ileride gidebilirdi.O noktada nasıl kendini durdurabildiyse, bana sadece dokunarakta,pişman olacağımı biliyordu.kendi mutluluğu için,benim mutluluğumu hiçe saydı.Ailemin karşısına çıkmadı.tabi ki istemeyeceklerdi.bu yüzden kandırmayı seçti..ilk yaklaşımından sonra bana kriterlerin neler diye soruyordu.Kaç yaş olmalı eşinle aranda diye.en fazla on yaş dıyordum.başka ne tür özellikleri olmalı diyordu.kendim gibi diyordum.bundan kastım evlenmemiş olmasıydı..o zaman anlıyordum niye bu tarz sorular yönelttiğini,vazgeçmediğini görmüştüm fakat,kendimi biliyordum.belkide kınadığım şeyle sınandım bilmiyorum.sırrını çözemiyorum.ilk zamanlar çok sordum kendime..çok mu kötü bir kuldum ki tüm bunları yaşadım..imtihandı peki başka türlü olamazmıydı..yine üzülseydim,yine ağlasaydım,günaha düşmeden acı çekseydim olmazmıydı diye..Rabbim herşeyin en doğrusunu bilir,şimdi daha sıkı bağlıyım ona bunu gördüm..sen beni unuttun dedi belki,kendini hatırlattı.hep araştırdım her gün internette yazılar okumaya başladım.başımdan geçen olay benim imtihanımdı,yaşadıklarım birer sınanışımdı.2015in sonunda karar vericektim,ne yapmam gerektiğine ve şimdi ayrıldım..çok düşündüm.Sadece ilerisini düşündüm.ömrüm onu suçlayarak geçicekti..bana yaşattıkları,kendi evliliği,çocuğu hayatından geçen kadınlar hepsi,bunları düşünerek yaşayamayacağımı biliyordum.Başkalarıyla onu hep kıyaslayacaktım.aramızdaki onca denksizliği,yaş farkını,sevmeyişimi,aramızdaki uyumsuzluğu ..En sonunda eşi dedim çocuğu olduğu halde çekip gitmiş,bende gitmeliyim.Ait hissetmediğim bi hayatı yaşadım.Birbirimizin imtihanı olduk.Bu olaylar yaşandıktan sonra yüklü miktarda parasını kaptırdı.çok sıkıntı çekti.Ardından tövbe etmeye,namaza başladı.
      Dürüst,yalansız bir insan,fakat daha iyisiyle evlenebilmek için değil,kabullenemeyişimden dolayı bitirdim.Derdimi kimseye anlatmadım,belki buraya yazmamda yanlış ama hala boşluktayım,yalnızım,umutsuzum,huzursuzum,mutsuzum
      Keşke daha imanlı bir ailede doğabilseydim.O zaman erkekli ortamda çalışmanın yanlış olduğunu anlayabilirdim.Doğru mu yaptım bilmiyorum.Kimseylede evlenmek istemiyorum.bundan sonra hayatıma nasıl devam etmem doğru olur,Sürekli ağlıyorum,Dualarınızı bekliyorum.

      • Abdullah Bir diyor ki:

        MERVE HANIM KARDEŞİMİZ’e

        Yaşadıklarını yazıya dökerken yaşadığın olayları kaleminin ve edebi kabiliyetinin gücünü kullanarak okuyanların bu olay ve şahsınla ilgili düşüncelerini ve hislerini lehine olacak şekilde değiştirme, kurgulama çabanı, ustalığını bir iletşim sosyolojısı uzmanı olarak taktir ediyorum.

        Ancak, diğer taraftan Müslüman bir ağabey olarak da “yaşadıklarını kurgulayarak, ifadelerini süsleyerek değil de içinden geldiği gibi yazıya dökseydin yaşadıklarının acısını hafifletme ve yaşadığın olayları unutma anlamında senin için daha faydalı olurdu” uyarısını da yapmadan edemeyeceğim.

        Diğer taraftan;

        Yazıya döktüğün yaşanmışlıklar da sütten çıkmış ak kaşık ve günahsız olmadığın gibi işin bu boyutlara ulaşmasında da hatanın, günahın büyüğü sende. Ama ben işin bu boyutunun üzerine gitmeyeceğim.

        Çünkü benim derdim seni yargılamak değil, senin yaşadığın acılara derman olmaya, en azından acılarını hafifleşiterek senden “Allah Razı Olsun” duası almanın peşindeyim.

        Bu nedenle; sana manevi güç ve sabır vereceğini düşündüğüm ( bu sitede daha önce senin ile benzer bir olayı yaşamış olan bir kızımıza eski bir site yorumcusu olan “Abd-i Aciz” rumuzlu kardeşimizin 2012 yılında yazdığı) iki yorumu buraya taşıyarak yapmaya çalışacağım. Umarım faydalı olur.

        Abd-i âciz diyor ki:
        21 Mayıs 2012, 16:49
        Pişmanlık, pişmanlık..hep pişmanlık..

        İçine dolan cam kırıklıkları, her hareketinde canını yakacak..

        Ona kızmakla beraber hep merak edeceksin..hayatında neler oluyor..ne yapıyor diye..

        Kimi zaman kendini, kimi zaman onu suçlayacaksın..

        Kendine kızsan da hayali hep seninle olacak..çünkü tüm ilklerin hep onunla oldu..sen de onun niyetinin ciddi olduğuna inanmıştın..inandırmıştı seni..

        Evlenceksin..eşin çok iyi bir insan olacak..çocuğun olacak..mükemmel bir hayatın olacak..seni incitmeye korkacak eşin, çocuğun, dostların..

        Herkes imrenecek hayatına..

        Ve sen hiçbir zaman atamayacaksın bu yükü üzerinden..ama bu yükle yaşamaya alışacaksın..alışmaya başladıkça hafifleyecek yükün..ve hafifledikçe unutmaya başlayacaksın..unuttukça yeniden hatırlayacaksın..hatırladıkça unutmaya zorlayacaksın kendini..ama hiçbir şey eskisi gibi olmayacak..her geçen zaman daha da hayrı artacak ömrünün..

        Hayatın devam edecek..ona dair herşeyi merak edeceksin, nefis ve şeytan çok uğraşacaktır seninle..ve sen hep kazanacaksın o mücadeleyi..onu göreceğin yerler varken yolunu değiştireceksin..duyacağın yerler varken kulak tıkayacaksın..hayal edecekken gözlerini açacaksın..derununda bir yerlerde o hep olacak ama sen hep mücadele edeceksin ve her seferinde bu mücadelenle cihad sevabı kazanacaksın..

        Yıllar sonra bir yerlerde karşılaşacaksın onunla..

        Sen başını örtmüş, İslamı her yönüyle bilen, yaşayan, anlatan, her anını Allah a hizmetle geçiren saliha bir hanımefendi..yanında yine aynı hizmete canını, malını adamış eşin ve çocukların..hiç bakmadan vakarla yolunu değiştireceksin..hüzünleneceksin, gözlerin dolacak..belki de birkaç damla akıtacaksın..sen yine de dua edeceksin ona..Senin değil ama onun acınacak haline..O da bilinçlense de bu hataları yapmasa diyeceksin..bazen kızacaksın ama çoğu zaman dua edeceksin..

        Sonsuza kadar herkese helal edeceksin bütün haklarını ve hepsinin kurtuluşu için dua edeceksin..onun bile..Affettikçe hafifleteceksin..

        Ameliyat izi gibi duracak kalbinde bu acı..

        “Oldu bu dert devlet bana” buyurmuşlar. Bu dert seni mütevazı yapacak, anlayışlı, sabırlı, gayretli, mücadeleci yapacak..bu acı seni olgunlaştıracak..bu dert sana bir nimet olacak..bir nimete çevireceksin bu derdi..ve şer olarak gördüğün bu dert ne hayırlara vesile olacak göreceksin, şaşıracaksın..bu dert seni çok farklı bir insan yapacak..

        Ve yıllar sonra cam kırıkları acıttıkça canını, bu derdi Veren Rabbimize sonsuz şükürler edeceksin..ve sen de cennetin süsü hanımlardan olacaksın..

        “Bedbaht kimse o kimsedir ki, unutulmuş günahlarını hatırlatır” buyurmuşlar..ve sen o bedbahtlardan olmayacaksın..tövbe ettin ve pişman oldun, unutuldu gitti..her anın şükürle, hamdle, acziyet ve yokluk içinde geçecek ve Allah dostlarından olacaksın..ve ışık tutacaksın bütün hanımlara..bu acı seni melek tabiatlı yapacak, güzel ahlak sahibi yapacak..gönlün hep mahzun olacak bütün Allah dostları gibi..

        Ve o hep gelecek aklına, düşecek gönlüne..ve sen bütün mahlukata yaptığın gibi ona da hayır dualarda bulunacaksın..

        Ve sana yaşattığı bunca sıkıntının vesile olduğu hayırları yaşadıkça ona da kızmamaya başlayacaksın..onunla ilgili duyduğun şeyler oldukça, onunla evlenmediğin için sonsuz şükürler edeceksin..senin için hayırlı olmadığını anlayacaksın yaşadıkça..eşin, çocukların, sevdiklerin hayatının en güzel günlerini yaşatacaklar sana..

        “Olanda hayır vardır” buyurmuşlar..bunun hikmetini zamanla anlayacaksın..yaşanan her şeyde hayır vardır ya da hayra tebdil eder Rabbimiz. Senin durumun çoktan hayra tebdil edilmiş.Çok güzel bir ruh halindesin..

        Yapacağın en güzel şey akışa bırakmak..zaman herşeyin ilacı..ve unutma..

        Bu da geçecek..diğer tüm acılar gibi..sen Allah ı anmaktan hiçbir zaman ayrılma, Onu düşün, Ona sığın..herşeye gücü yeten yalnızca O dur. Duacınım..Dua beklerim..Selam, sevgi ve muhabbetle..

        XXXXXXXXXXXXXXXXX

        Abd-i aciz diyor ki:
        10 Ekim 2012, 16:14
        Toprağın suya ihtiyacı olduğu gibi vücut toprağının da suya ihtiyacı vardır. Bu da herkese nasib olmayan gözyaşıdır. Ağlamak bir nimettir, herkese nasib olmaz. Nimet te şükrü gerektirir. “Şükür nimeti artırır, şükürsüzlük nimeti attırır”. Her daim şükür halinde olalım. Yıl..belki yıllar..belki bir ömür..tümden silip atmak mümkün değil hiçbir şeyi. Şeytan, nefis ve diğer yol kesiciler(yaramaz çevre, şerli akraba, kötü arkadaş vb.) bunları depolar ve senin Allah’a en yakın olduğun zamanlarda, kendini iyi hissettiğin zamanlarda yeniden ısıtıp önüne koyarlar ve seni yolundan alıkoymaya çalışırlar. Yapacağın tek şey mücadeleyi bırakmamaktır. Mücadele ettikçe güçleneceksin. Unutma sen bir mücahidesin.

        Allah belaları taksim etmiştir. En çoğunu Peygamberlere, sonra evliyalara, sonra da kendisine yakınlık derecesine göre insanlara taksim etmiştir. Senin sıkıntını hiçbirimiz senin yaşadığın gibi anlayamayız. Çünkü “ateş düştüğü yeri yakar”. Ancak tahmin etmeye çalışırız. Kimine zor gelen sıkıntı, kimine kolay gelir; kimine kolay gelen, kimine de zor gelir. Şu bir gerçek ki, herkesin sıkıntısı kendisine zordur, hem de çok zordur. Ancak salih/saliha mümin kardeşlerle paylaşmak, istişare etmekle hafifler, rahatlar insan. Her işte istişareyi eksik etmemek gerekir.

        Yalnız kalmamaya çalış, yalnızlıkta mücadele daha da zordur. Farklı uğraşılar edin, sürekli devam ettiğin kurslar olsun. Çok yoğun olmaya çalış. O kadar çalış ki bunları düşünmeye vaktin olmasın. Devamlı kendini meşgul et. Hep birşeyler yapmaya, üretmeye, kendini geliştirmeye çalış.

        Peygamber Efendilerimizin, Allah dostlarının hayatlarını, menkıbelerini oku. Sana güç verecektir. Dinimizi en güzel şekilde öğrenmeye, anlamaya, uygulamaya çalış. Öğrendiğin herşeyi hemen uygula. Uyguladıkça, sana ilmin kapıları açılır. Kur’an-ı Kerimi oku, şifadır. Hergün muhakkak yatmadan önce en az 2-3 sayfa manasıyla birlikte Kur’an-ı Kerimden oku, Allah dostlarının menkıbelerinden ve yüzyıllardır raflardan düşmeyen temel islam eserlerinden en az 15-17 sayfa oku. Bir gün bile ara verme. İslamda disiplin çok önemlidir.

        Ve… mümkünse hicret et. Bir mahalleden başka bir mahalleye, başka bir semte, başka bir ilçeye ya da başka bir ile.. Onu en az görebileceğin ya da en az karşılaşabileceğin bir yere.. imkanın yoksa da onun hayırlı bir şekilde gitmesi için dua et. Bu da olmuyorsa Allahımızın onu sana göstermemesi için dua et.

        Duaların gücünü bir bilebilsen, ah bilsen..yeter ki neyi istememiz gerektiğini bilelim. “Allahım sana havale ediyorum. Bildiğini işle. Şanına yakışanı yap, beni bir an olsun bana bırakma Yarabbi” diye dua et. İkram ev sahibinin şanındandır. Herşeyin sahibi O olduğuna göre, her şeyi hakkıyla bilen O dur.

        Bu süreçte ya Allah a sığınarak hakiki bir mümin olarak mücadeleyi kazanacaksın ya da mücadeleyi bırakıp tekrar onun ayaklarının dibinde sürüneceksin, sana acı çektirmesine razı olacaksın. Hatta sana başka yalancı deliller getirip seni ikinci hanımı olmaya bile ikna edebilir. Sana bunları yapan tekrar aynı acıları çektirebilir sana. Sana acı çektirmekten zevk bile duyabilir. Herkesi kendin gibi görüyorsun ama herkes senin gibi melek tabiatlı değil. Hatta senin gibi iyi insanları tercih ediyorlar, kimseye anlatmaz diye.

        Asla güvenme bunlara..dinimizi içten içe çürüten, kızlarımızı günah denizlerinde boğan, karanlık çukurlara hapseden bu sapık zihniyettir. Dinimiz bunlardan çok uzaktır. Kendini koyverme sevgili kardeşim insanın ayaklarının sürçmesi çok kolaydır. Ve asla onunla bir daha bir araya gelme, konuşma, dinleme onu. Daha önce bir gönül bağın olduğu için, kendini onun kollarında bulabilirsin. Seni tekrar üzmesine asla izin verme nolur! Onun olduğu her yerden uzak durmalısın.

        Bunu bir kere yapan, bir daha yapma ihtimalini içinde barındırır. Şimdilerde neler neler duyuyoruz. Senin duygularınla oynamasına bir daha izin verme, ne ona ne de başka hiçbir kimseye. Rabbimize sığın O sana hayırlı bir zamanda, hayırlı bir eş, hayırlı evlatlar nasib edecektir.

        Sil gitsin..sayfa buruşmuş, iz kalmış olsa da.. gerekirse yırt o sayfayı..at o defteri..yeni bir defter al, yeni bir sayfa aç hayatında..Duacınım..Dualarını beklerim..

        XXXXXXXXXXXXXXXXXXX

        Unutma…

        Sen, şeytanlaşmış veya nefsi ve benliği şeytanın esiri olmuş erkeklerin (hayatı ve erkekleri tanımayan, duygusal, toy, cahil, tecrübesiz) ağına düşürdüğü, kandırdığı ne İLK ne de SON kızsın.

        Geçmiş Olsun…

        • Abdullah Bir diyor ki:

          “İnsan önce kendini, kendisiyle aldatır; kendinin aldattığı kendisini sonra bir başkası aldatır.”

          Onurumuzu ve kişiliğimizi ayaklar altında çiğneten duygunun adı, SEVGİi değildir. Rotasını şaşırmış duygularımızın, hipnotize olmuş halidir.

          Zaman geçtikçe iç çalkalanmalarımız azaldıkça, hipnotize halinden uyandıkça, bu “sevgi diye adlandırılan duygu” büyük bir öfkeye ve kullanılmışlık hissine dönüşecektir.

          Bu ikinci aşama aşılması en çetin olan aşamadır. Bu safhadan sonra durulma ve içine çekilme aşaması gelir. Kişi iyice sessizleşir ve sessiz sessiz ağlar…

          Ve sonra aldatılmışlık ve kullanılmışlık hissini duaya güzel sanatlara ( ney, ebru vb) sarılarak atlatmaya çalışır.

          Bazı ateşler insanı yakar “KÜL” eder.
          Bazı ateşler insanı yakar “KUL” eder.
          İşte yakıcı pişmanlık öyle bir ateştir.
          (Sözün Özü)

          Kelimeleri kullanma konusunda usta olan SÖZÜN ÖZÜ’nün yukarıda ki ifadeleri umarım senin için “yeni bir başlangıç yapmaya dair umudunu, şevkini, acılara dayanma gücünü ve sabrını” artırır inşaallah

          SÖZÜN ÖZÜ’ne NOT: Yokluğun hissediliyor. Yorum yazmıyorsun bari bir selamını çok görme eski dostlara…

          Bu arada, unutmadan
          Cami kubbesine yerleştirilen “cevizi” kargalar bir türlü rahat bırakmıyor, vatandaşı zamanında ceviz hırsızı kargalar konusunda neden uyarmadın Üstadım… :-)

        • Merve diyor ki:

          Düşüncelerinize saygı duyuyorum.Ama Allahta biliyor,kimsenin gözüne günahsız görünmek gibi bir niyetim olmadı.ben hatamı biliyorum.Ne yaşadıysam,yaşadıklarımı yalansız bir şekilde edebiyat yapmadan,hissettiğim şekliyle anlatmaya çalıştım.Yaşadıklarımı kendi lehime çevirerek değil de,şu saatten sonrası için neyin lehime olacağını bir nebze ümit ederek yazdım.Allah razı olsun.Zahmette bulunup,benim için vaktinizi ayırdığınız için.

      • hakan diyor ki:

        Sayın Merve Hanım
        Dini nikah kıydıktan sonra gizli devam ettiğini yazmışsınız. Nikahın meşru olabilmesi için açıktan olması lazım. İlan edilmesinin delilidir zaten şahitler olması. Nikahınız ilan edildi mi edilmedi mi?
        Nikahınızın meşru olduğunu düşünürsek kendi başınıza çekip gitmeyin. Kocanızı sevmemenizin sebebi olarak birkaç şey söylemişsiniz. bunlardan biri olan onun daha önce evlenmiş olması durumu -eğer ayrılırsanız- sizin için de gerçekleşmiş olacak.
        Yaşınızın küçük olduğunu söylemişsiniz. Evet, küçük fakat vücudunuz evliliğe -bazı kızlarda olduğu gibi- 16-17 yaşlarında hazır oluyor. Nitekim hala bazılarımızın anneleri çocuklarınından 17-18 yaş büyük oluyorlar. 22 yaş evet biraçıdan küçük; fakat başka açılardan yeterli büyüklükte bir yaş. Evli olmayan emsallerinizin anlattıklarına kanıp onları çok mutlu zannetmeyin. Şu durumu unutmayın, bekarığında mutlu olan birçok kişi evlenince de mutlu oluyor. bekarlığında yalnız ve mutsuz olan birçok kişi evlenince de mutsuz ve yalnız oluyor.
        Boşlukta, yalnız, umutsuz, huzursuz, mutsuz olduğunuzu söylemişsiniz. evlenmiş ve boşanmış olmasına, çocuğu olmasına çok içerlemişsiniz. Ondan ayrılmadan önce belki nikah durumunu anne ve babanıza ilan etmesini; örfe uygun bir düğün yapmasını talep etmelisiniz.
        Neticede; buraya yazıp bir ümit aramışsınız. İnşallah doğru olanı bulup yaparsınız. İki cihanda da mutlu olmanızı Allah’tan niyaz ederim.
        Kusurlu tavsiyelere bakıp hemen tan etmezsiniz umarım.

        • Merve diyor ki:

          Gizli devam etti.O an için yapabileceğim hiç bir şey yoktu.çok çaresizdim.Ne işten ayrılabiliyordum.Ne de nikahsız devam edebilirdim..Hiç bi zaman ona eşim diyemedim,öyle hissetmedim..Çocukluğumdan beri hep söylerdim.Nasıl yapabiliyorlar evlenmemiş olanlar çocuklu insanlarla,ben asla yapamam diyordum.zaten bunu bildiğim,ve onu abim olarak gördüğüm için istemediğimi söyledim.Bana düşüncelerini anlatması değil,yaklaşımı beni incitmişti.O zamanlar masummuşum.şimdi eski merve değilim.olamıyorum da..yolda yürürken kendimden rahatsızım..onlar senin gibi değil diyorum,her çarşaflı bayan gördüğümde..her anım da ağlıyorum,dünyaya geldiğim gibi masum kalamadığım için..Böyle bir hayatın içerisine ben düştüğüm için..onunla da olamıyorum..sadece çocuk da değil problem.ben yan yana yürümeye bile utanıyorum.

      • ... diyor ki:

        Merve kardeşim öncelikle senden istediğim Allah’ın rahmetinden merhametinden ümidini kesmemen ve tövbeye sarılman. Yaşadıkların senin için imtihan olurken bizler içinde ikaz. Yaş itibariyle senden daha küçük yaşta iş hayatına başlayan biriyim ve uzun yıllarım imalat ofis ortamında erkeklerin arasında çalışmakla geçti. Senin yaşadığın durumu aile bakımından en iyi ben anlayabilirim sanırım. Benimde ailem bu konularda hassas değildi ama çok Şükür bu zamana kadar kötü bir durumla karşılaşmadım inşallah bundan sonrada karşılaşmam. Yazdıklarından bazı durumlar dikkatimi çekti.
        1. Duygu eğitimi ve yetişme tarzı. Yaşadığın durumlarda bazen tutulup kalma, birşey söyleyememe halinden bahsettin bu duyguyla psikolojiyle ilgili bir durum. Bu durum senin dini eğitiminin önüne geçmiş. Tavrında kararlarında kesin net olamamışsın.

        2. Dini anlamda içselleştirdiğimiz inanç amel meselesi. İmtihan olunduğunda sınandığında ortaya çıkan hadiseler. Namaz oruç kuranı kerimi sürekli okumak davranış yada inanç konusunda bizi koruyabiliyor mu kötülüklerden alıkoyabiliyor mu? Bu aslında seçilmek demektir zorluklar hep bizi bulmaz turnusol kağıdı gibi farkımız ortaya çıkar.

        3. Yaşadığın duruma benzer patron çalışan arasındaki özel duruma şahit olan biriyim. Senin karşındaki insandan farklı olarak erkek evli ve ibadetlerini yapan birisiydi bayan ise kızı yaşında. Sizin durumunuzdaki gibi kızın ailesinden gizli imam nikahıyla evlilik yürütüldü erkek tarafının eşi ve çocukları arasında sorunlar oldu ayrılıkla bitti.
        4. Burada sizi asla kınamak yargılamak niyetinde değilim haddim de değil. Aileler yetiştirirken kız çocuklarını yada erkek çocuklarını hayatın gerçeklerinden insanlardan bihaber yetiştirmemeliler. Sizin hayat karşısında tecrübesiz oluşunuz ilk iş deneyimi yaş durumunuz karşınızdaki kişinin ise bu konularda tecrübeli oluşu hayat görüşü en büyük etken. Nureddin Yıldız hocanın bu konuyla ilgili çok güzel bir sohbeti vardı.
        5. Belirtmemişsiniz ama imam nikahı akdini sonlandırdınız mı? Boşanma durumu oldu mu? Bu durum sonradan yapacağınız evlilik için önemli bir konu. Aileden gizli imam nikahının hükmü nedir? İmam nikahı süresince evlilik hayatı yaşandı mı?

        6. Nikah akdini tamamen bitirip işten ayrılmanız, bir daha bu kişiyle iletişime geçmemeniz, geçmişe takılı kalmamanız lazım. Bütün yaşadığınız durumları bilen Allah’a tövbe edin hayırlı kapıları açması için dua edin. Hz. Âdem in durumumu hatırlayın pişmanlık tövbe bize ilk insan ilk peygamberden mira

        • Merve diyor ki:

          Allah razı olsun sizden de,bütün anlattığınız maddeleri en doğru şekliyle yazmışsınız..evet en büyük etken.hiç bir tecrübemin olmayışı..İnsanları tanımamış olmam,saf olmam,güvenmem..
          Bunlar dünyevi etkileriydi belki..Öte yandan kaderimdi..
          Yaşadığım süre zarfında,çeşitli rüyalar gördüm.korkarak uyandım uykularımdan derisi yüzülmüş insanların arasında dolaşıyordum.belkide cehennemi göstermişleridi bana,bir gün arkadaşım aradı ki rüyasında görmüş,dikkat et kendine patronun seni taciz ederken gördüm diye,bir gün annem rüyamda gördüm bi adamla kaçıyorsun.Ben izin vermiyorum sen istiyorsun diye..onlara da malum oldu yaşadıklarım,ama içten içe kahroldum onlar anlatırken..
          İşe girmeden önce yeni yeni duymaya başlamıştım.iİnsanlar nasıl utanmadan anlatabiliyorlar hatalarını diyordum.Ben annemi uyarıyordum ki bu arkadaşın eve gelmesin,onunla irtibatını kes diye..sevgilisi olan arkadaşlarımı ayıplardım içten içe..Nasıl böyle rahat olabiliyorlar diye..Sen diyordum almaki hayatına,bir başkasının ilki olasın..demekki haketmemişim.belkide büyük konuşmuşum,küçük aklımla..Belki de imtihan edilmek için gönderildim o yere..Sadece işten ayrıldım,sonrası için evlenmek istemiyorum.

          • ... diyor ki:

            Merve kardeşim,

            “Bela insanın diline bağlıdır. Bir kimse bir şeyi ‘yapmam’ dedi mi, şeytan her işini bırakıp onu yaptırana kadar uğraşır.” Hz.Muhammed sav. Aslında hepimiz bu durumla karşı karşıyayız ve hepimizin yanlışları günahları vardır. Allah şeytana ve nefsimize uydurmasın. Evet bazı durumlar özellikle annelere malum oluyor yada insan en çok korktuğu sakındığı şeyle imtihan oluyor.

            Sana bazı soruları yöneltmemin sebebi gelecekle ilgili karar alabilmen ve geçmişteki sorunları çözebilmen yüzleşebilmen içindi. Gizli imam nikahının hükmünü iyice araştır. İlan edilmeyen nikahın geçerliliği var mıdır yok mudur? Eğer geçersiz ise ve bu süre zarfında evlilik hayatı yaşanmış ise bu durumun mesuliyetini araştır.

            Yazdıklarından anladığım bu kişiye karşı bir muhabbetin sevgin yok aksine mukabil olmayan bir durum söz konusu.

            Herkesten ve her şeyden uzaklaşıp kendinle Rabbinle başbaşa kal. Yaşadığın durumun acziyetinden Allah’a sığın ve O’ndan yardım iste kalbini genişletmesini iste. Hiçbirimiz birbirimizin hesabını kesmeye cennete yada cehenneme koymaya yetkili değiliz. Hz. Ömer’in ve Hz. Vahşi’nin hayatı bize çok şey anlatır.

            Ümitsiz olma ve bundan sonrası için hayatına düzen vermeye çalış. Biz rahip yada rahibe değiliz günah işlemeyen meleklerde değiliz. Bu sıkıntılar geçtikten kalbin genişledikten sonra evliliği hatırına getir. Bizim aile anne eş olup Peygamber Efendimiz’in hayatına uygun yaşamamız lazım.

      • ANIL diyor ki:

        şimdiki zamanda erkek değil de kadınlar yuva yıkar oldu..
        kadın kendisini tatmin etmek icin kendi yuvasını yıkıyor cocuk olsun ve ya olmasın hic fark etmiyor..
        neden esinden ayrılmak istiyorsun sorusu kadına soruldugu zaman esim ile artık kimyamız uyusmadıgını yeni bir insan ile yoluna devam etmek istedigi cevabını veriyor…sonucta kimya parfüme benzer kokusuna alısırsan parfümü degistirirsin…peki nereye kadar parfüm degisimi yapılıcak…
        tabiki eskiyi ozleyince ama iş işden gecer aynı kokuyu bulamassın …,
        bir söz vardır…nasıl kokmak istersen öyle kokarsın.gül bahcesine girersen gül ..bataklığa girersen camur bataklık kokarsın…

      • Hatun diyor ki:

        Üzüldüm üzüldüm üzüldüm içim kıyıldı yaaa…
        Rabbim yardımcın olsun hepimizin yardımcısı olsun inşallah.
        Ne yazıcamı ne diyeceğimi bilemedim söylenecek söz hem cok hem de yok.
        Arakadaşlar yazdıkları önemli şeyler benimde bunlar aklıma geldi.
        Tevben de samimiyet istikrar önemli, o erkek sen bitirsen de kolay kolay senden vazgeçmicektir seni senden daha iyi tanıyor o erkek.
        Uzun yıllar var önünde şimdi evlilik düşünmüyorsun ama ileride sevdiğin hoşlandığın erkekler cıkabilir karsına bu durumunla yüzleşeceksin (yıldığında yorulduğunda insanlar seni yorduğunda senin bu durumunu kullanmak isteyen başka erkekler cıkacak karsına aman dikkat et kardeşim) hep karsına bu olay cıkacak zor günler yaşayacaksın üzüleceksin enerjin sabrın tükendiğini hissedeceksin duanı çoğaltıp imanını sağlamlaştırmalısın. Rabbim yardımcın olsun, Rabbim hepimizin yardımcısı olsun inşallah merhametiyle muamele etsin hatalarımızı günahlarımızı setretsin inşallah.

  5. yusuf diyor ki:

    Kardeşler; ALLAHIN uyarılarına uymaz ve sınırları aşardak Mazalah kendimizi zinanın ortasında buluruz, önce bakışlar sonra hayanın kalkması ve alışma, bizim niyetimiz iyiler, o kurallar bizim için geçerli değil şeytanı vesvesinin kabulü, sonrasında nolucak bir el tutarız…. devam ediyor en olmaz denilen kişiler aldanıyor ve nice müslüman erkekler nefsi emmare ve hevanın kışkırtması sonucu bayanları tazyik ile günahlara zinalara düşüyor.

    Son zamanlar üzülerek görüyoruz, içi boşaltılmış örtünmeyen tesettürlerle başlayan süreç şimdilerde elele tutuşup gezen, hatta birbirlerini yanaktan herkesin ortasında öpen kapalılara devrildi, daha neler göreceğiz yazık, bu çizgileri kim aşarsa aşsın onu aşağıya bir çukura indirir aması biz farklıyızı bizim niyetimiz farklı gibi bahaneler ile aldanır isek ancak pişmanlık yaşarız. Hayra hayır ile gidilir evlilik gibi kutsal mübarek bir müessese kurulsa dahi düşünün günahlarla haramlarla kurulan evlilik bir ömür boyu acı bir hatıra olarak zihinlerde pişmanlık duyulmasına sebep olacaktır, bunun tersi ise daha da yıkıcı .

    Bu dersi yaşayarak öğrenen kardeşim bunu paylaşmış bir sürü insanı uyandırmış, geldiği noktada yaşadığı pişmanlık ile tövbesini derinde yaşamış ALLAH affetsin, bu kadar ümitsiz olmanı yanlış buldum bir ömür boyu tövbe ne kadar değerli ise ümitsiz olmak ta o kadar yanlıştır, karşına çıkan beyi kabul etmemeni büyükler ile istişare ve istişare mekanizmasını işletmeme yanlış olmuş.

    Unutma ulaşamadığın için gözünde büyüttüğün sevgi aslında aldatıcıdır ve kavuştuğunda sıradanlaşır,o kişi bir ölümlü 70 yaşına geldiğinde yüzüne bakılmayacak veya yüzü yanık biri olsaydı sakar ona gönlünü kaptıracak mıydın tabi ki hayır ve ondan nice hayırlı insanlarda var, o zaman aman kimseyi putlaştırma ve gelecekteki inşallah hayırlı nasibini bu yanlış vehimlerle engelleme. Günahını da kimseyle paylaşma ki ALLAH ile aranda kalsın.

    ALLAH dan başka ve Onun için sevilenler dışında kalbi meşgul edecek bir varlık yoktur.

    Sonuç olarak bir büyüğünüz olarak; yeisi terk edip, tövbenin kabulüne hüsnü zan et, yeni bir hayat kur ve Rabbine yönel, teheccüdü kılma şuurundaki bir kardeşimin kapanması da olmazsa olmazdır. İnşallah bu kapanmada günahının diyeti olsun,hem bir fani için değil RABBUL ALEMİN için olsun ki şefaatine vesile olsun.

    Belki de onun için kapanmama senin bir ömür o kişi ile yaşayacağın pişmanlığın sebebi olacaktı bilinmez, ama ALLAH için örtün ki bak nice kapılar açılır sana.

  6. ali Üçok diyor ki:

    سْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم.

    Rabbimin adiyla baslarim O sonsuz rahmet sahibi o affeden ve affedici bagislayan ve bagislayici dünyalar kadar gunahimizda olsa o affeder merhametlilerin en merhametlisi ALLAH ( c.c )
    Mevlânâ neguzel söylemiş kim olursan ol yinede gel
    gelin tobe edelim gelin mumin kardeşlerim yaptığınız günahlara Rabbimizin emir ve yasaklarina uyalim namazlarimizi kilalim helalim izi helal bilelim haramimizi haram bilelim Hz. Kur-an Kerîm okuyup yaşamayı Rabbim nasip etsin. Rabbim Hayirli kul olmayı Nasip etsin. Bu mubarek günler birdaha gelmeye bilir Rabbimden bir bahane bu günler affedilmemiz icin bir bahane bu gunlerimizi zikirlerle tevhitlerle namazlarla kelimey i şehadetlerle geçirelim Rabbim cumlemizi affetsin duaları mızı kabul etsin kildigimiz namazlarimizi kabul etsin günahları mızı affetsin

    • ali Üçok diyor ki:

      Rabbi’min adiyla baslarim
      Günahı ndan büyük Allah var deyip tövbe et günahları na Rabbim affeder
      Ey Havva kardeşim Allah imtihan etmiş annenle seni aratarak uyar mis ama sen nefsine dalmış sın kardeşim imtihan dunyasindayik ama Rabbim sonsuz merhamet sahibi O hatalarımızı afffeder.

      Veysel Karânî aşkı Resûlullah ile yanıp tutuşmuştur. Tek emeli biricik gayesi Resulullah’ın mübarek cemalini görmekti. Bu aşk ile günler gelip geçiyordu.

      Birgün annesine

      Anacığım! Eğer müsaade edersen gidip sevgili peygamberimizin mübârek yüzünü göreyim. Gidip medîne’de Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed’i ziyaret edeyim dedi

      Veysel Karani ‘ nin anası uzun uzun düşündükten sonra

      -Oğlum Veysel’im! Bir şartla izin veririm, Resulullah’ı hane i saâdetlerinde (mübârek evinde) ziyaret edeceksin.Başka yerde değil, evinde yoksa hemen geri geleceksin, dedi

      Âşık-ı Resûl olan Veysel Karânî anam izin verdi diye sevinç içinde Medîne yoluna düştü.Günlerce yolculuktan sonra Medîne’ye ulaştı. Peygamberimizin evini sordu. Gösterdiler. Hâne-i Saâdetin kapısını çaldı. Içeriden Hz. Âişe validemiz:

      -Kim o? diye seslendi.Veysel Karânî:

      -Benim ben.Veysel; Yemen’in Karan köyünden geldim. Resûlullah’ı ziyâret için geldim, dedi. Hz. Âişe vâlidemiz:

      -Resûlü Ekrem Mescid’dedir, hemen oracıkta görebilirsin, dedi. Veysel Karânî :

      -Ah! dedi. Gidemem, anamın izni buraya kadar, bu kutlu kapıya kadardır, dedi.

      Hz. Âişe (Radıyallâhü anhâ) vâlidemiz:

      -Ey Allâh’ın kulu! Kimsin sen? dedi.Veysel:

      -Adım Veysel’dir. Yemen’in Karan köyündenim. Çobanlık yaparım. Sevgili Efendimizi ziyaret için buraya kadar anacığımdan izin almıştım, demekki görmek nasip değilmiş, diyerek gerisin geriye döndü.

      Resûlullâh Mescitten döndüklerinde:

      -Ya Âişe! Buraya Üveys (Veysel) mi geldi? Onun beni bu dünyada görmesi nasip olmayacak.Allâh onu imtihan ediyor. Annesine olan itaâtının derecesini ölçüyor, dedi.

      Veysel Karânî anasına geldi, olanları derin bir ah çekerek anlattı. Üzüntü ve kederinden sararıp solmuştu. Anası:

      -Üzülme oğlum, biricik Veysel’im, üzülme dedi. Sen beni memnun ettin ya, Allâh da seni memnun edecek. Sevgili Efendimizi öbür dünyada göreceksin. Şefaatına edeceksin, dedi.

      Veysel Karânî annesine verdiği sözü tutmasaydi buraya kadar geldim bir göreyim Resûlullah’ı deseydi seytana dalacaktı Rabbim’in imtihanı nı gecemiyecekti

      Rabbim bizi ve tum müslüman kardeslerimi imtihan ları gecmeyi nasip etsin seytana vesveselere dalan kullardan eylemesin

  7. ozer diyor ki:

    YÜREKLİ KARDEŞİM.BUNLAR GİZLİ KALSAYDIKİ,BU DURUMLAR MİLYONLARI BULMUŞ.Bİ YARAYA SAMİMİ NEŞTER OLMUŞSUNUZ.PİSKOLOJİSİ BOZUK.KENDİ EDEPSİZLİĞİNİ BAŞ ÖRTÜSÜZLÜĞÜNÜZDEN ÜSTÜN GÖRMÜŞ.İLKLERİNİZ DEN SAF SEVGİNİZDEN İSTİFADE ETMİŞ.BAZI DURUMLAR HOŞUNUZADA GİTSE AYET VE HADİS ÇERÇEVESİNDE SİZE KÖTÜLÜKTE BULUNMUŞ BİRİNDEN MENFİ CEMAATLE ALAKASIZ Bİ ERKEK SÜRTÜĞÜNDEN KURTULMUŞ SUNUZ HELAL SÜT EMMİŞSİNİZ.

  8. Tuğrul diyor ki:

    Havva rumuzlu bu bayanın akibeti ne oldu acaba. Kendiniz takip ediyorsanız iyi bi haber verin :) ki öyledir, evlendiniz mi, ortamınız nasıl, islami bi hayat mı yaşıyorsunuz şu an. Allah size merhamet etmiş, pişmanlık ve tevbe nasip etmiş. Şimdi isteyerek çok şeyler yapıp tevbe ederim deyip umursamayanlar var. Musibet ve çile çekmek günahlara keffarettir. Çektiğiniz sıkıntılar için üzülmeyin, bilakis sevinin ki ahirete kalmadı. Şunu da teselli için söyleyeyim. İnsanlara bakın evlenince aşırı hisli bi aşk yaşamazlar. Çünkü normal bi sevgiye dönüşür. İnsan birbirinin eksiklerini, hatalarını görür. Aşırı lüzumsuz hisleri terk eder. Lüzumsuzca kafasında eşini büyütmez. Evlenme olmayınca iyi hali hatırda kalsa da aslında kusurlu ve hatta bu adi bi insan. Bi saplantı yapmaya hiç gerek yok. Allah size iyi bi aile nasip etti mi, bi bilgi verin.

    Takip etmiyorsa site yöneticileri e-mail ile ulaşıp bilgi verebilirler mi? Ya da bilgileri varsa son durumdan..?

  9. meryem diyor ki:

    HAVVA bu durumu atlattın mı peki şimdi nasılsın merak ediyorum. bana dayardım eder misin unuttuysan. inşallah bana ulaşırsın çünkü gerçektan çok ihtiyacım var şuan. aynı şeyleri yaşadım ve o adam şuan başkasıyla evlenmek üzere. ben nasıl atlatıcam bu durumu belki sen bana iyi gelirsin bi yol gösteririsin ALLAH rızası için. bu durumu yaşayandan başkaları anlamıyor ne yazıkki şimdi. neden acıyı çeken benken o mutlu mesut sevebileceği başka birini buldu

    • Yunus diyor ki:

      neden acı çeken sen? çünkü şeriatsizlik yaptın.Allah gizli dostlar edinmeyin dedi sen ailenden gizli güya evlenmek niyetiyle biriyle tanıştın görüştün bulaştın.evlenmek istiyorsan gel ailemle tanış beni iste değilse yürü git uzak dur beni oyalama diyemiyorsunuz.çünkü kendiniz de o izlediğiniz tv dizilerindeki gibi aşk maceraları yaşamak istiyorsunuz !!! neden acıyı çeken sen?? !!! anladınmı şimdi ??? arıyorum soruyorum gerçekten dini için namusu iffeti için Allah için evlenmek isteyen varmı diye ama malesef ortalık hep ”önce tanışalım bir süre görüşelim sonra hoşlanırsak ailelere haber veririz” zihniyetindeki; tv dizileri yüzünden,ahlaksız tesettür modaları yüzünden beyni haşat olmuş ne yaprtığını ve ne yapmak istediğini bilmeyen kararsız,değişik kızlarla dolu…herkes ayağını denk almalı artık dinine dönmeli,tv leri çöpe atmalı,Rasulullah s.a.v in evlilikle ilgili hadislerini okumalı,ailelerde kızlarını olması gerektiği şekilde yetişirmeli…

      • Meryem diyor ki:

        Yunus Bey
        Oncelikle şunu belirteyim . Bu siteye ben de yorum yazıyorum ve benim de adım Meryem . Lakin yukaridaki yorumu yazan ben değilim . Ben sizin “Bekarlari Evlendirmek Icin Ne Yapmalı ” konusu altında yazdığınız sert yoruma cevap veren Meryem ‘im . Yukarıdaki olayı yaşayan ” Meryem Hanımın ” aksine ben de sizin gibi düşünüyorum ve size hak verdim bu konuda . Televizyon dizileri ahlak bozmak için yapılıyor . Bir bakıyorsunuz bayanlarda beklenti yükseliyor . Şu bir gerçek ki dizilerde yaşanan aşklar hayal ürünü . Gerçekte kimse uğraşma z. Aslimiza dönmeliyiz. Ben şahsen üniversite okurken hiç televizyon izlemedim . Şu an çalışıyorum yine izleniyorum. Evden televizyonu kaldırdık . Inanin bu şekilde Kardeşlerim le daha mutluyuz . Muhabbet var çünkü . Aksam kitap okumaya , Kuran okumaya vakit kalıyor . Flört meselesi konusunda da Haklısınız . Lakin günümüz bayanları ve erkekleri sıkıntılı . Eskiden görücü usulu evlilik vardı . Herşey edep çerçevesinde yaşanırdi. Oysa şimdi ?? Siz Baylar dışı güzel makyajlı bayanlara bakıyorsunuz onlarla evlenmek istiyorsunuz . Oysa ki “HelAl daire geniştir keyfe kafidir. Bu yüzden harama girmeye gerek yoktur ” düşüncesinde ve evlenince ” eşime karşı suslenirim” mantığındaki ben ve benim gibi düşünen kişiler imtihan oluyor . Halbuki ne var ki edep ve takva da üstün olan yani Peygamber Efendimiz ( s.a.s) ‘in öğüdüne uysaniz. Neyse Allah herkesin gönlüne göre versin . Vesselam

  10. ayrılığın deminde diyor ki:

    Merhaba bende böyle bir durumla karşı karşıyayım, anlatmazsam patlayacakmışım gibi hissediyorum.
    Ben bir kaç ay önce doğum günümde birisiyle tanıştım Türk değil, o da bende üniversitede okuyorum bir alt sınıfta ama farklı bölümlerdeyiz,benden birkaç yaş küçük, onunda benimde ikinci üniversitemiz, ben islamı öğrendikten sonra gerekli olmadıkça erkeklerle konuşmadım, yurt dışında kendi başıma yaşadığımda da erkeklerle münasebetim olmadı, beni sevenler teklif edenler oldu ama ben ciddi beraberlikten yanayım ve farklı bahaneler söyleyip uzaklaştırıyordum.

    Evlilikle ilgili görüşmelerim de oldu ama nasip değilmiş, şimdi ise resmen bir adamla sevgiliyim kendime inanmakta zorluk çekiyorum sanki kınadımda bu yüzden başıma geliyormuş gibi. O sürekli benimle vakit geçirmek istiyor, elimi bir an bile bırakmıyor. sürekli öpüyor, kimse yoksa etrafta dakikalarca öpüyor. Evliliği ikimizde istiyoruz, hatta o beni daha çok istiyor. Benimle cinsel manada beraber olmayı hiç istemedi ama onun önceden böyle bir şeyi olmuş tövbe ettim diyor ama izin versem bana da yapacak, rahatça yalan söyleyebiliyor.

    İslamı biliyorum dese de cinsel manada yakınlaşmak günah değilmiş. Ayrıca evlenmemize de yıllar var, 6, 7 yıl. farklı ırk farklı kültür herşeyi kabul ettim ama içime sinmeyen birşeyler var, Bu adam beni çok seviyor ama cinselliğin araya girmesi kafamın karışmasına sebep oluyor çok sevse bana böyle zarar vermez, ki mahvolduğumu görüyor. Birkaç kez ayrıldım ondan o zamanlar her ne kadar kendimi tutsam da nefessiz kalıyormuşum gibi hissettim. onunla bütün bir ömür yaşamak istiyorum, ama çok yıl var ve o her seferinden bedenimden daha fazlasına sahip olmak istiyor.

    Kullanılıyormuşum gibi hissediyorum, onu öpmek güzel ama öbür taraftaki ateş daha şiddetli. Çok dua ediyorum, İstiharalerde de güzel şeyler çıktı ama perişanım sonuç olarak. Ben kişiliğimden çok taviz verdim. Aslında ayrıldığımızı çok güzel net bir şekilde anlattım ama yabancı old. için bir Türkün gurur yapıp trip falan atamadı, eskisi gibiydi. Birçok de kez anlamıyor. Bir de böyle bir sorun var. Ben aslında ayrılıyorum ama o anlamıyor. Benim edebiyat anlamında bir yeteneğim var kitap tahlili ve yorumu yapmayı çok seviyorum ama böyle şeyleri onunla hiç paylaşamıyorum. Evlenince en çok istediğim şeyi bu adamla yaşayamayacağım hissi beni öldürüyorum, Lütfen bana akıl verin. Teşekkür ederim. Bir de karakterlerimiz çok zıt…

    • Xbayan diyor ki:

      Kardesim hikayeyi nerden tutsak elimizde kaliyor. Iki ay once tanistigin bir erkekle suan kurdugun fiziksel yakinlik sencede garip degil mi? Bu kadar cesareti nerden bulmus olabilir?
      Hem ikinci iniversiteniz hen evlenmenize 6-7 yil var? Neden bu kadar uzak? Basit bir nikahla ailelerin onunde hayatinizi birlestirebikirsiniz.
      Istihare yapiyorum demissiniz AMA ne icin? Zina yapiyorsunuz suanda bunun iyi birsey olup /olmadigi icin mi yatiyirsunuz istihereye? Istisare istihareden once gelir,istihareyle amel olmaz…batil yollarla mesru hedeflere varilamaz.
      Beyefendi Turk degil AMA musluman anladigim kadariyla , yinede mezhebini , tarikatini Islam anlayisini cok iyi ogrenmelisin..Turk-Islam sentezi almis bir erkek daha ideal olabilirdi…
      Birde beyfendinin entellektuel donanimindan ve sana ayak uydurabileceginden suphe duyuyorsun sanirim, ahlakli olgun biriyse bu cok problem olmaz AMA yasi senden kucuk ve fazla ” hareketli” biri, buyuklerinle istisare et, yurtdisinda tek olmanin verdigi yalnizlikla gaflette bulunma.. Allah yardimciniz olsun..

      • ayrılığındeminde diyor ki:

        bende hemen evlenelim diyorum, hiçbir şeyimiz olmasa da olur, ama o kabul etmiyor neymiş doktora yapacakmış önce ev araba alacakmış v.s beni mi oyalıyor anlamadım, ben insanlara yalan söylemem dürüstüm her zaman bu yüzden insanları da kendim gibi düşünüyorum ama bir yandan da ya yalan söylüyorsa …içimi yiyip bitiriyor bu…o ailesine söyledi evlenme işini ama okulun bitsin demişler onun okulu bitene kadar, ölme eşeğim ölme…bazı islami şeylere inancı yok, tuhaf, kafasının içinde ne var bilmiyorum, yoruldum artık. yorumunuz için teşekkür ederim.

        • Mustafa diyor ki:

          Allah’ım! Ne olur kurtarın kendinizi, Allah için samimiyetinizi, temiz ve saf duygularınızı kullanan bu insanlara göz yummayın. Allah için zinaya yaklaşacak hiç bir yola girmeyin. Helak etmeyin kendiniz, sevmeyin Allah’ın razı olmadığı şeyleri rahatlıkla yapabilenleri. Biliyorum çok zor, inanın anlıyorum ve içim sızım sızım sızlıyor. Dindarlık ve namaz bile bu işlere alet oluyor. Çünkü samimiyet ifade ediyor, güven veriyor. Güven veren bir araç olarak kullanılıyor. Evlilik umudu veriliyor. Kanmayın ne olur, onlar nefislerinin hevasını meşru gösterme derdindeler. Her adımı Allah’ın rızasına uymayan bir yolun sonu bereket ve hayra çıkar mı sanıyorsunuz? Hepimiz bir cahil ediyor ve nefsime hoş görüneni takip ediyoruz. Daha da batmadan kurtulmak gerekiyor. Allah yardımcınız olsun ey ümmetimin temiz kızları, ey ümmetimin temiz kızları. Her ne günah işlediyseniz samimiyetle tövbe eder ve dönersiniz. Vallahi, helak etmeyin kendiniz, Allah Gafurrur Rahim değil mi? O Rahmetim Gazabımı geçti demiyor mu. Ey ümmetimin güçlü kızları, insan fıtratını, kadın ve erkek fıtratını tanıyın, aşk ve muhabbetin nasıl oluştuğunu öğrenin. Bunlar tesadüfen veya mucizevi şekilde olmuyor. Bilin ki o erkekler sizi nasıl aşık edeceklerini biliyor, ön görmesi zor şeyler değil. Allah’a emanet olunuz. Vallahi sizi koruması gerekenler size bunu yaptıklarında kaçacak yerleri yok, hesabını nasıl verecekler. Utanıyorum kendimden, elimden gelen bir şey yok…

    • esma diyor ki:

      hangı islamı biliyormuş anlamadım.eğer muslumansa; cinsel manada yaklaşmak şoyle dursun ikinci kez bakmanın bile yasak olduğunu bilir.harama helal demenin hukmunu de siz bilirsınız heralde kardeşim.
      rabbim cumlemizi nefsimizin şerrinden korusun.helel yollardan temiz bi yuva kurmayı nasib eylesin.
      bide aileler bu işe ne diyor.hazır bi şey istemeyen gelin adayı var niye haramdan kurtaralım şu coçuğumuzu demıyorlar.
      nacizene tavsiyem fiziksel olarak yaklaşmayın bakalım devam edecekmi bırlıktelige.

      • ayrılığındeminde diyor ki:

        bugün çok düşündüm, onunla konuştum ama yine bildiğini okumaya devam etti ve sonunda ayrıldım ondan numarasını engelledim, facebook hesabımdan herşeyden engelledim, şunu soruyorum kendime, acaba ondan korunmak için mi ayrıldım yoksa Allah rızası için mi?
        son konuştuğumuz şey eğer kaderde birbirimize yazıldıysak yine karşılaşırız, sevgimiz ne kadar gerçek görürüz. ileriye atılmış bir randevu gibi…
        tövbe kapısına yaslanmaktan başka ne çarem var ki, kalbim şu anda rahatladı, Rabbim kapısından ayırmasın, burası sayesinde bu kararı verdim. Allah razı olsun, kararımda sabit durabileyim dualarınızı esirgemeyin.

        • e diyor ki:

          dogru kararı verdiğine inanıyorum.Allahın rıza ıçın olsun veya kendini korumak ıçın olsun.sana dun bi programda duydugum bişi soyleyım 23 yaşında bı genç kız anlatıyor
          şarkıcı olmaya çalışan Allahın razı olmadıgı bı haayat yaşarken tesetturde yok tabı.
          şimdi 3 senedir( annesinin duasıyla olmuş. çok onemlı anne baba duası)çarşaf giyoyormuş.sozu uzatmayım.
          o zaman sevgilisinide bırakıyor.3 sene goruşmuyorlar.bi de ne duysun çocukta namza başlamiş medreseye gıtmış felan.şimdi yaza dugunlerı varmiş.10 snedir bırbırımızden ayrılmazdık şimdi birbirimizin yuzune bakmaya haya edıyoruz diyor.
          islam ahlakı işte bu dedim:)
          nasibin de o varsa bi şekilde olur.
          haramdan kurtulduğun için kalbin rahatladı.inş dualaşalım benim adım esma:)

          • derman diyor ki:

            haramdan geleni reddedersen ve o senin nasibinse helalinden gelir.nasibin değilse zaten bir sebep çıkar olmaz.

    • Tuğrul diyor ki:

      Bu vatanın şehitleri bilseydi ki ileride gelecek kızları müslüman erkeklerle zinaya doymayacak, gayri müslim erkeklerin kucağında meze olacak. Herhalde gelip en evvel onları vururlardı. Adam kuranın açık haramına helal diyorsa müslümansa da kafir. Zaten tam açıklamamışsın, islamı biliyor demişsin ki belli müslüman değil. Geçmiş hayatı ortada. Çok da samimi tevbe etmiş. İstihare ettim diyorsun, dua ediyormuşsun. Sen yaptığın zinayı bi de Allah’a tasdik ettirmek mi istedin. Senin islamdan pek nasibin olmamış. Gayri müslim erkeklerle müslüman kız evlenemez. Ayrıca zina etmiş bi erkekle de temiz bi kız evlenemez. Allah senin gibilerden bizi muhafaza etsin.

      • Ademoğlu diyor ki:

        Çok ileriye gidiyorsunuz. Kizcağızı resmen lanetlediniz. Belki böyle derinlikle hikayesini ilk defa bize anlattı. İçini boşaltsın ve biz zaten örnek değil, ibret alalım diye anlatıyor. Ben böyle karşılık alacağımı bilsem, hikayemi anlatmam. Dua, morel ve desteğe ihtiyacı var. Eğer bunları veremiyorsanız ltfn susun.

        Evlenene kadar hic bir erkekle konuşmamak ve muhatap olmamak bazı insanlar için büyük cahillik bazıları içinde büyük takva. Bana sorarsanız insani bir şekilde karşı cinsle muhatap olmak uygundur ve açık olursak tavsiye de edilebilir. Biraz erkeklerle konuşmuz ve hallerini ölçebilmiş olsaydınız, bu duruma düşmeye bilmiş olabilirdiniz. O adam kızların zayıf noktalarını bildiği için, siz kanmışınız. Ama sizde o erkeğin zayıf noktasını bilmiş olsanız, akil selim bir şekilde Dur! diyebilirdiniz belki.

        Dua ve ibadetlerinizle devam edin. Allah yardımcınız olsun!

      • umit diyor ki:

        Zina etmiş bir erkekle temiz bir kiz evlenemez hadisini yanlis anlamissiniz yada yanlis duymussunuz.tovbe etmemis bir zina eden birisiyle temiz birisi evlenemez o hadisin dogrusu.lutfen dikkat edelim.siz kimsiniz ki insanlari kafir kefesine koyup yargilayabiliyorsunuz.Allah’a sizleri degil o tovbe edenleri affedecektir buyrulur.

  11. faruk diyor ki:

    siz hata yapmamışsınız karşınızdaki insan hata yapmlş herşeyin bedeli vardır birgün bedelini ödeyecek .üzülmene gerek yok kendine yeni bir sayfa aç ve hayatını kontrol etmeyibaşar

  12. yılmaz uzumcu diyor ki:

    erkekler ne kadar şerefli olursa
    kadınlarda o kadar namuslu olur
    orta bi şerefsizlik var
    bi de masun kız

    • .:. diyor ki:

      Bu nasil cevaptir. Anlamak mumkun degil.

      Ne demek erkekler ne kadar serefli olursa kadinlarda o kadar namuslu olur.

      Herkezi zan altinda birakmis oluyorsunuz. Yaziyi okumadiniz mi? Bu bayan kardesimiz zaten hatasini kabul etmis (ne olursa olsun bekar bir kizin kendisine haram birisi ile gitmemesi gereken yere yalniz gitmis. Bir daha gitmis herseyi ailesinden de saklamis, orada ucuncu bir kisi daha vardi o da seytan. daha uzatmayalim, ne kadar okur veya bilgili olurlarsa olsunlar, nefisleri ve saytan onlari kandirmis. Herkezin basina gelebilir. Demekki bazi cok onemli seyleri okullarda ogretmiyorlar. Soylenecek cok sey vardir.) hata yaptiktan sonra da bu hatasini bir daha tekrar etmis ust uste bir cok hata yapmis ve benzer hatalara dusulmesin diye cok dusundukten sonra bunu paylasmak istemis. Allah yardimcisi olsun. Dua edelim ki bu ve benzer durumdaki kardeslerimizde ayni turden hatalara dusmesinler.

      Bu konuyu on yargili ve pesin hukumlu davranmadan kendinizle empati yapmalisiniz.

      Size sorum sudur siz bu durumda olsaydiniz ne yapardiniz?

      (soylediklerinizin dogru olamayabilecegini gosteren dun haber7 3. sayfada bir haber var, boyle bir cok haberler var. hele son zamanlarda AB ye uyum saglayacagiz diye iyice artti. evli ve 3 cocugu olan bir kadin, yine evli ve 4 cocugu olan bir adam ile yasak iliskiler yasamis ve sonrasinda da birde kadinin kocasini oldurmusler….)

      Yumurta tavuk, tavuk yumurta meselesi ile bir sonuca varilmaz.

      Karsi tarafin ne dusunceleri vardi , amaci neydi onu bilemiyoruz. Dusuncelerinizi haksiz cikartabilecek baska seylerde olabilir ve her seyi de paylasamamistir paylasilmasi zordur ve bazen sizi dinleyecek birini bulamazsiniz, bulsaniz bile kendi dusunceniz gibi anlamazlar.

      Burada verilen mesaji iyi anlamamiz gerekir. Ozellikle anne ve babalar, evlatlarimizi 3 yasindan 25 yaslarina kadar okula gonderdigimizi zannediyoruz orada guvende ve emin ellerde zannetmeyin BU KESINLIKLE YETERLI DEGILDIR. Toplumdaki bozulmalarin eskiye nazaran artmasinin en buyuk sebeplerinden birisisi de, Bizlere ait olmayan degerleri bakmadan kabul etmemizdir. Bir cok zamanda zorlama ile sorumlu olan kisiler tarafindan yapilmaktadir. Goturusu getirisinden fazla oluyor.

      • yılmaz uzumcu diyor ki:

        kuusura bakmayın kırdıysam
        ama hadisi şerifte diyorki :
        siz ne kadar şerefli olursanız
        kadınlarda o kadar namuslu olur.
        ben bi erkek olarak bazı erkekleri yaptıklarını kaldıramıyorum tabi ki kardeşimiz başına gelen üzücü bi durum ben öylesi erkekler den her zaman nefret ettim
        ve asla öyle bi şey de yapmadım
        bazı erkekler gerçekten çok adi oluyorlar
        kızları da anlıyorum
        güveniyorlar seviyorlar ister ismez hata yapabiliyorlar
        bu konu da çok şöylenecek şey var gerçekten
        Allah bizleri nefisleri ve şeytanla yalnız bırakmasın
        Kırdıyusam kırıcı oldusa özür dilerim

        • .:. diyor ki:

          Herhangi bir kırgınlıgım yoktur.

          Sanırım aynı hatayı yapıyorsunuz, söz konusu hadis degisik kaynaklara göre sizin söylediginiz sekilde degil, bu sekilde anlamı cok daha farkli oluyor.

          Asagidaki sekilde farkli kaynaklara da bakıldıgında bile her birisinde farklı anlam cıkıyor. Tabi söylenildigi zaman ve bulundugu konunun öncesi de cok onemlidir.

          Siz ne kadar şerefli olursanız, eşleriniz o kadar namuslu olur.

          veya

          Siz ne kadar şerefli olursanız kadınlarınızda o kadar namuslu olur.

          veya

          Siz iffetli olursanız, kadınlarınız da iffetli olur.

          Yanlis anlasilmasin , bunlari kafa karistirmak icin söylemiyorum.

          Erkekler adi olabiliyorsa, kadinlarda adi olabilir. tek tarafli degildir bence.

          Her bir cinsin iyi ve kötü olani olabilir. Seytan cinsiyet ayırmıyor.

          O yuzden bazı kizlar da gerçekten çok adi olabilir, ozaman erkekleri de anlamak lazim.

          • yilmazzz diyor ki:

            Aynı şeyleri söylüyoruz ve en önemlisi kendi nefsimiz allah kendimize sahip olmayi ve hayirli eşler nasip etsin

          • yılmaz uzumcu diyor ki:

            EVET HAKLISINIZ
            DİĞER HADİSLERDE BENİM DEDİĞİME YAKIN HADİSLER

  13. aydın diyor ki:

    bu sitenizi begeniyorum cok guzel bilgileniyoruz

  14. pürkusur beşer diyor ki:

    Havva Hanım öncelikle yaşadıklarınız inşallah diğer müslüman kardeşlerimiz için iyi bir tecrübe olur. öncelikle lütfen yanlış anlamayın ama, bu konudaki en büyük hata kadın ve erkek yalnız kalırsa 3. leri şeytandır mealindeki hadisi göz ardı ederek ve halvet tabir edilen durumla karşı karşıya kalmak. yani bir bayan kendisine yabancı bir erkekle nasıl aynı ortamda yalnız olarak bulunur? bu konuda lütfen bayan müslümanların daha dikkat etmesi lazım. (karşınızdaki cemaatçiyi geçtim, peygamber bile olsa halvet tabir edilen yalnız kalma durumu doğru değil, hz yusuf gibi bir peygamber bile bu konuda nefsine güvenemiyorsa kendini bişey zanneden ve ben cemaatçiyim diye nitelendiren insanlar nasıl nefsine güveniyor?, ya da aslında kendiyle oyun oynuyor ama farkında değil. yanlış anlaşılmasın hiç bicemaate karşı değilim ve hepsinin Allah hizmetini kabul etsin. )

  15. songül diyor ki:

    yazıyı yazan hanımefendi bende sizin gibi hiçbir zaman harama bulaşmadım hiçbir erkekle konuşma gereği duymadım çünkü biliyorumki bir dane bir bakma bir öpme ile insan batabilir nefsi var ve herzaman rabbimden karşıma temiz bir eş nasip etmesini dilemiştim büyüklerin vesilesiyle evlendik ve eşim bana hep yalan söyledi meğer benle tanışmadan önceki hafta daha yeni bir kadından ayrılmış ve o kadınla zina etmiş ben evlendikten sonra tesadüfen hatıra defterinden öğrendim bana öyle dindar gbi gösteriyordu ki kendini ben inanmıştım.hem eşim hem bana bu durumu söylemeyenlerle ahirettte hesaplaşacam hiç affetmicem.ama boşanırsam asla bir daha hiçbir erkekle evlenmem evliyken bile beni sürekli rahatsız eden nasıl olsa eşin çalışıyor görmez görüşelim diyenler oldu ama ben allahtan korkarım allah heryerde görür.sırf günaha düşmemek için boşanmıyorum eşime hiçbişey yokmuş gibi davranıyorum ama bende aylardır psikolojik tedavi görüyorum eşimin kadınla fotoğraflarını görmüştm hep rüyalarıma giriyor uyumk içn uyku hapı alıyorum asla ama asla sizin gibileri affetmeyecem. senin gibi hata yapmış biriyle evlen yoksa onun hayalleri kirlenir dünyası yıkılr sarsılır….allah tövbeleri kabul edendir….

  16. VOLKAN diyor ki:

    Allah yardımcısı olsun.bende bu sitede yeniyim.yazılanları ve yorumları okuyunca insan hayret ediyor acaba bunlar gerçekmi gerçkten yaşanmış mıdır diye sormadan edemiyor.

  17. ecem diyor ki:

    seni o kadar iyi anlıyorum ki havva. bu yazıyı ilk okuduğumda çok şaşırdım çünkü görüşme süren bile benimle aynı. benzer şeyler yaşamışız. ALLAH yardımcın olsun. bundan sonrası için herşey güzel olur inşallah senin için. keşke bu yazıyı 1 sene önce okumuş olsaydım. belki bazı hataları yapmazdım. umarım faydalananlar olur yazdıklarından..

  18. Yasir diyor ki:

    Başörtüsü nedeni ile bende bir kızla hayatımı birleştiremedim. Öğrenciydi ve okulunun bitmesini bekledim. Aylar değil yıllarca görüştüm hemde. En başta söz vermesine rağmen, daha sonra beni böyle kabul et, ben böyleyim dedi. Yıllarımı mahvetti. O verdiği sözden döndü ama ben allaha verdiğim sözden dönmedim. Yukarıdaki hanımın dediği gibi yaptığımız yanlıştı. Bu işler böyle olmamalı. Ama hata ve günah insana özgü bişey. O kızla görüşmeyeli bir yıl oldu neredeyse ama aklıma gelmediği bir gün bile yok. Bu gün de bu yazıyı okumaktan dolayı aklıma geldi. Bazen acaba evlensemiydim her şeye rağmen diye geçiririm…

    • arzu06 diyor ki:

      Baş örtü takmıyor istemiyor diye ayrılınır mı hiç?baskı kurmak yanlış,saçı gözüküyorsa nolmuş?sonuçta kendi hüriradesi değil midir bu?

  19. yusuf diyor ki:

    yazıyı baştan sona kadar okudum ve bçok etkilendim çünkü şuan benim çok sevdgm bi insanın başındaki olay aynen bu belki daha fazlası.ama sonlara dogru birşey dikkatimi çekti karşıma çok muhteşem bi insan çıktı ve ben psikologumla iştişareden sonra olumsuz cevap vedim diyo kirlenmiş pis hissediyorum diyo cevap neden olumsuz oldu madem çok iyi bi insan neden ona sıgınmadı kurtuluşa ermedi.site yöneticisi arkadaşlar lütfen allah rızası için bu cevabı alabilrisem çok müteişkkir kalırım aynı şeyi yaşıyorum çünkü..yardım edinn

  20. mehmet diyor ki:

    Yüce Allah Kuran-ı Kerim’de ”Zinaya Yaklaşmayınız” buyuruyor.İnsanı Yaratan Allah onu bütün yönleriyle en iyi bilendir.Freni patlamış aracın kaza yapması kaçınılmazdır.Emniyetli bir yolculuk için kurallara uyacağız uymaya gayret edeceğiz.Bütün bunları söylerken ”Beşer, Şaşar” hakikatini aklımızdan çıkarmayacağız.Hiç kimsenin garantisi yok.Bu olay her Ademoğlunun başına gelebilecek bir durum. Rabbim bizi nefsimizle ve şeytanla bir an olsun baş başa bırakmasın. Şeytannın tuzakları çok, Rabbim bizi muhafaza eylesin.Dua etmekten ve Allah’a sığınmaktan başka ne yapabiliriz ki.Ahir Zaman ahalisi olarak dua dua dua…

  21. hüzünlü diyor ki:

    havva kardeşim okuduğumdan beri aklımdan çıkmıyosun. gözlerim dolu bi şekilde okudum Allah yar ve yardımcın olsun zor çok zor ama Allah tevbe edenlerle beraberdir, senden tek ricam bu kişinin ismini yazman, neydi ismi, lütfen ismini yazar mısın onun lütfen, dua ve selam ile..

    • tugbaakbeyinan diyor ki:

      bu yorumu o kadar ısrarla yazdınız ki bu cevapla onaylamak en iyisi olacak. Havvalar ve Ademler bölümünde isimler asla geçmeyeceği için bu paylaşımlar var. İsmini yazacağını sanmam ama velevki yazıldı bizim onayımızdan geçmeyeceğini bilin isterim

  22. esma diyor ki:

    insan ilk önce kendinden sorumlu bazen öyle hatalar vardır ki düştüğünüzde derin acılar bırakır yüreğinizde ruhunuzda yada bedeninizde bu da o cinsten…..güvenmemeli insan başkalarının dediğine ilk başta insan ne ise sonda odur aslında ilk başta yanlış bir adımdı o insanla görüşmek hatanın en başı
    o şehirden o odamı hatırlatacak herşeyi silmelisin uzaklaşmalısın

  23. kevser diyor ki:

    benim başımdan bu değil ama daha değişik olaylar geçti,önceki hayatımda sevdiğim bana evlenme teklifi etse geri çevirmeyeceğim erkekler hep gitti başkasıyla evlendi şu anda da gayet mutlular.birde beni sevdiğini sezdiğim biri vardı o da evleniyor,hep beni bekler sandım ama evleneceğini duyduğumda şoka girdim.hala da şoktayım.sevenin ahı tutuyordu hani?bir türkü vardı hani:sevdim sevilmedim seveni sevemedim diye….
    evlenmek bu ülkede görünürde nasip işidir,ama hep bir çıkar vardır.insanlar çok kıskanç,mesela bizim taraflarda huyunun suyunun iyi olduğu sezilen bir erkeği öyle herkese söylemezler,kıskançlık yaparlar.kim kimin işine geliyorsa onunladır.evlenmek bence büyük oranda menfaate dönmüş bişey.ben bile kendimi yokladığımda evliliği mutlu olan insanları kıskandığımı farkediyorum.beni sevdiğini sezdiğim dediğim kişi,benim yanımda eşi olacak kıza sarılıyor bana hava atıyor,hey Allah’ım!..evleneceği kişiyi başkasının gözüne sokma meraklısı kişiliksiz insanlar var.

    • ali Üçok diyor ki:

      Ben birini seviyorum rahim kanseri oldu benden kendi ayrildi ystmadik el ele bile tutusmadik sen mutlu ol dedi ben olecem dedi onu ilk gunki kadar çok seviyorum ki 2 sene yalvardim gel etme bekliyecrm seni diye cocugumuz olmaz dedi brn Rabbim bilir dedim ben olecem dedi Rabbim bilir dedim
      hep kabul ettim
      bazen kendime cok kiziyordum keske yatsaydim bakireligini alsaydim ayrilmazdi benden diye

      Yoksa benimle yatmaya hazırdı o kiz hep korktum cibirciblak karsimdaydi ama biraktim gittim Rabbim den korktum obur dünyada ne diyecektim 27 yaşındayım hala seviyorum ve daha bakarım ailem ne kizlar buldu ve ben evlenmedim banada dua edin o kiz benim olsun

  24. Hasan diyor ki:

    Hem ayetlerle kuranla hitap ediyormus, hemde acik zina olan ve ona yol acan seyler yapiyormus. Böyle cahil kizlar kaldimiki hala?

  25. BAHAR diyor ki:

    cemaat nedir? neyin kafasını yaşıyorsunuz ? adamın biriyle oynaşmış,şimdi de pişmanlık duyuyor,onuda buraya utanmadan yazmış,başörtüler,dinler,cemaaatlerde alet edilmiş…intiharı bile düşünmüş . bu nasıl dindarlık? yazıya,okudum yorumları okuyunca dahada dehşete düştüm. muhafezekar olmayan insanların bu yazıları okuduğunda neler düşüneceğini hesap etmediniz mi?
    faydalandığım bir site. bu sitenin daha usturuplu olması kanısındayım…

    • kevser diyor ki:

      size katılıyorum,zaten bu kadar dertli olan birinin bide bir internet sitesine bunu yazıp bu konuyu yoruma açması şüphe uyandırıyor.bu yazı en fazla flörte özenen,”çıkmak”fikrine olumlu bakan kızlara ders olabilir,kulağa küpe olur.oldu olacağı budur..

      şu tesettür için evliliği bekleme fikrini de bir türlü anlayamıyorum…açık gezmek bekarken günah değil mi?evlenince mi hatırlanıyor günah olduğu?ya da bir erkeğin eli mi gerek örtünmek için?bir erkeğin sebep olmasını mı bekleyeceksiniz ömür boyu?bu hikayeler,dindar olmayanların eline koz veriyor..”bakın,bide bunlar dindar olacak neler yapmışlar”dedirtiyor,üzülerek belirteyim…..”bana evlenme vaad etmişti”yazıyor.evlenme vaad ettiği sürece bize her istediğini yapabilir mi?yani o adam size böyle bir vaad verdi diye onun size yakınlaşmasında,evine çağırmasında bir sakınca görmeyişiniz niye?lütfen niye hayır diyemediğinizi bir düşünün,beni de yanlış anlamayın..
      Allah yardımcınız olsun.

    • yunus diyor ki:

      Evet bahar hanım dediklerinize sonuna kadar katılıyorum dine uzak cemaate uzak kalaı insanlara öcü gibi bakan zihniyet okursa bu yazıları ne düşünür o pardesünün altında neler dönüyormuş neler, Yazan kişinin cahilliği belkide destek araması ama yayınlayanlarda suçlu bence herşey rant olmamalı (örnek olarak yayınlansa bile)

  26. zöhre diyor ki:

    okudum sonuna kadar hem yazınızı hem yorumlarınızı…çok yormuşsunuz kendinizi.vadini doldurmadan unutulmaz bazı şeyler ama herşeyin bir hakkı vardır.siz acıyıda hakkıyla yaşamışınız.yeterli bence artık ileri bakın .her şerde hayır vardır.ailenizi düşünün onlara bişey olsa dayanamazdınız..hayatta daha mühim şeyler var.ilerde birine aşık olup bu yaşananları çoktaan unutmuş olacaksınız.çocuğunuz bile olacak …hiiç hatırlamayacaksınız..ileri bakın

  27. Burak diyor ki:

    Ben bu bayanın anlattığı şeylerin samimiyetine inanmıyorum.Cemaat mensubuyum diyen biri bir erkekle hemen hemen her ortamda baş başa göz göze vs. Duadan bahsetmeler vs. Bu tip insanlar sayesinde cemaat adı altında her şey yapılmaya başladı.Nefsine hakim olmayı beceremeyen biri nasıl oluyor da içten samimi bir şekilde Rabbine yöneliyor bir anda.İki kutubu da bir arada yaşamaya çalışan bir insanın ne sözüne ne davranışına güven olmaz. Böyle bir sitede bu saçmalığa yer verilmesine çok üzüldüm.Cemaat kisvesi altına sığınarak böylesine saçmalıkları yapan cahil insanları Allah ıslah etsin.

  28. serap diyor ki:

    selamlar.öncelikle burda kusurlu ararsak ikisi,de derdim erkek görüsüyor olmazsa olmazlarını söylüyor.kız görüsüyor olmazsa olmazlarını biliyor aldırmıyor evlendikten sonra yaparım diyor burda belirtmem gereken konu cemeat diyor bu kelime beni biraz üzdü cemeat denince ahlaklı olmazsa olmazları olan insanları anlarım burda insanlar inandıklarından taviz vererek görüsüyor.bunu anlayamam kız keske basını kapatsaydı görüsmenin ilk günlerinde isini bıraksaydı ama malesef yapmamıs vede görüsmüs erkek isteklerinin yapılmadıgını görmüs devam etmek yerine bıraksaydı kimse üzülmezdi.bunlar benim sahsi fikrim allaha emanet olun

  29. hacı bekir erdoğan diyor ki:

    GerÇEKMİ?böyle bir olayın yaşandıgına inanmakda dahi zorlanıyorum!ya bu olayı yaşayan şahsiyet islam bilgisinin azlıgı bilmedigi dini bilmeden yaşama gayreti neticesinde bagzı hatalar yapmış!pskolok çok net söylemiş!evet olayı yaşayan şahıs sevginin ifrat boyunda takılı kalmış!toplumumuzda bulunan bilmedigi dinin dindarlıgını yaşama hastalıgı tedavisine acilen başlanması gereken toplumsal bir vakadır!başka bir tehlike ise dini cemeatlerle bölme tehlikesi!!Halbuki ALLAH bunu yasaklamışdır!Dinlerini parçalayan ve bölük bölük olanlardan (olmayın. Bunlardan) her fırka, kendilerinde olan ile böbürlenmektedir.Run suresi 32.ayet.

    • FE EYNE TEZHEBUN diyor ki:

      ”Dinlerini parçalayan ve bölük bölük olanlardan (olmayın. Bunlardan) her fırka, kendilerinde olan ile böbürlenmektedir.Run suresi 32.ayet. ”ben bu ayeti kerimenin mealini ilk okuduğumda çok şaşırmıştım altını çizerek okuduğum ayeti kerimelerden biri.gerçekten şuanki ortamı anlatıyor cemaatler tarikatlar gruplar v.s tüm müslümanlar ayrılmış Allah 1 tane Kuran-ı Kerim 1 tane PEYGAMBERİMİZ bir tane ama bine bölünmüşüz nerde ümmet bilinci şucu bucu olmaktan ümmet olamamışız.Allah sonumuzu hayreylesin inş.

  30. duygusal diyor ki:

    Havva kardeşimin yaşadıklarının benzerini ben de yaşadım. Benim sevdiğim de nişanlanmış. Hala atlatabilmiş değilim. Ve havva kardeşimi çok iyi anlıyorum. Ne olursa olsun hala seviyorum. Artık dayanacak gücüm kalmadı. Doktora gitmeyi düşünyrm. Ne olur benim için de çok dua edin.

  31. havvacık diyor ki:

    Allah yardımcın olsun kardeşim

  32. Asuman KILIÇ diyor ki:

    Benim,üniversitedeyken çok yakın olmasada 4 yıl içinde gözlemlediğim bir arkadaşın başına da buna benzer birşey gelmişti.Üstelik arkadaş 2 yıl boyunca bu durumu yaşadığı kişiyle aynı sınıfta derse girmek zorunda kalmıştı.Bir gün kantinde ona,”iyi misin” dedim.Bana “çok zor” dedi.Ama öyle bir “çok zor” dedi ki,hala gözlerindeki acıyı hatırladıkça içim acır.Mezun olalı 1 yıl oldu.Şimdi atanmış,faceden paylaşımlarını okuyorum.Hala ayrılıkla ilgili paylaşımlar yapıyor.Onu kullanan çocuğun paylaşımlarına sevimli yorumlar yazmaya çalışıyor.Yazıktır,bir insanın duygularıyla bu kadar oynanmaz!Arkadaşım etmiyor biliyorum ama ben hala o çocuğa çok ciddi beddua ediyorum.Bu iş ,,”insandır,hata yapar” kalıbına sığmaz!insan kullananı bir gün öyle bir kullanırlar ki şaşar kalır!

  33. erhanemre diyor ki:

    O”na söylüyorum!!! (başkaları lütfen yorumlamasın)
    “Gelmişti, gelişi güzelce/ gitti sebepsizce/ nedenleri vardı belki kendince/ ama gene de gitti./ bana kalan ise hüzündü/ hüzünle yatıp, hüzünle uyanıyorum/ yüzümü hüzünle yıkıyorum/ hüzün yağmurlarıdır gözlerimden boşalan./ beni bıraktığın sensizliğin karanlığında/ genede aklımda, fikrimde sen./ MEVLAM aşkımızı ve hüznümüzü eksiltmesin.” (amin)

    “vera” rumuzlu hanımefendiden ricam: arkadaşına her derdin devasının var olduğunu ancak ölüme çare olmadığını hele ki kendini öldürmenin hiç çare olmadığını arkadaşına belirtsin. Şayet çok bunalırsa bir mumla parmak uçlarını biraz ısıtsın ki görsün numunesini ateşin!!!
    ayrıca bunuda benim için ona söyleyin lütfen “ben derdime derman arar idim / derdim bana derman imiş”

    • havva diyor ki:

      evet bana kalan hüzün erhanemre bey, bilemiyorum nasıl atlatacağım bu durumu bilemiyorum, bugün arkadaşım dedi nikahını yapmış, yakın bir süre içinde de düğünü varmış, yaşayacağı ev de bana olayı yaşattığı evmiş..maalesef ki kim ne derse desin eğlenilecek kız profilinden kendimi alamıyorum, suçlu benim başörtüyü yapmadığım için suçluyum, tabi onun bahane olduğunu da yeni idrak edebildim yani sadece onun beni sevmediğini idrak edebildim, ne kötü.

      mevlamdan hergün hergece ağlaya ağlaya yalvarıyorum, gözyaşısız yattığım bir gecem olmadı, hergün hergece ağlaya ağlaya uyudum, bir gün yastığıma mutlu birşekilde başımı koyamadım, çok afflar diledim rabbimden,sonra ne olursun allahım bu sevgi beni mahvediyor, şu sevgiyi kalbimden al diye fakat almıyor imtihanım bu belki, yoruldum ama çok yoruldum inanın ki..onunla aynı şehirde olmak beni mahvediyor biliyor musunuz, karşılaşmaktan korkuyorum, ola ki ben hata ederim diye korkuyorum, bu yüzden mümkün olduğunca çıkmıyorum evimden, ama ne hikmetse imtihan olacağım ya ne zaman çıksam karşılaşıyoruz aynı kaldırımda, yan yana geçiyoruz, görür görmez kafamı çeviriyorum.

      kendin ettin kendin buldun diyebilrsiniz evet öyle şunu anladım insan aşık olunca ve sonra o aşk sevgiye dönüşünce insanın gözü kör olabiliyormuş, gözüm hiçbirşeyi görmedi. Psikiyatristim demişti, hala ona o kadar güzel şeyler yüklüyorsun ki, bu nasıl bir sevgi..her erkek böyle sevilmek ister..ondan bahsedince gözlerinin içi gülüyor demişti.. çok ilaç içtim ama artık ilaç içmek istemiyorum, ilaçlara bağımlı yaşamak istemiyorum, hergün kuran okuyorum, dualar ediyorum.. fakat daha imtihan oluyorum…arkadaşım, psikiyatristim, sabret diyor, allah bunun hakkını soracaktır, bu dünya olmasa bile ahireti var bunun…bana sözleri vardı, hayaller kurdurdu, hepsi bitti..

      Erkekler, eğer illa başörtülü bir kızla evlenmek istiyorsanız , gidip başörtülü biriyle görüşün, başörtüsüz kızlar inaçsız kızlar değildir, ona başörtü konusunda yardım edebilceğinizi düşünüyorsanız görüşün ama yapamayacaksanız bu görüşmeye başlamayın bile, cemaat konusunda da hangi cemaate bağlıysanız onunla görüşün, eğer başka bir cemaatin büyüğüne ve kitaplarına dil uzatacaksanız. bir de açık bir kızdan başörtüyü isterken de kendi tesettürünüze de bakın. hiçkimse dört dörtlük değildir.

      o benim ilkimdi, sonum olmadı, ben onun ilki değildim, benden öncesi ve sonrası oldu onun için..
      bizdeki problem sevgiydi, başörtü bahaneymiş bunu öğrendim biri aracılığıyla beni sevmemiş…

      size tuhaf gelebilir ama diyorum ya, o sevgi kalbe girince hiçbirşeyi görmezmiş inanmazdım buna, ama yaşadım artık inanıyorum…yanlış kişiyi sevmişim, bağlanmışım maalesefki, belki beni cennetimden etti, ben onu o beni.. onun nefsi beni istedi ruhu değil..

      Farketmedim nasıl bağlandım bu kadar bilemedim, çok bağlanmışım çok kurtulamıyorum, sonum nereye gidecek bilmiyorum..ilginiz ve dualarınız için allah sizden razı olsun, allah hepinizin evlatlarına hayırlı yuvalar kurmasını nasip etsin. inşallah hepimiz nefsimizin isteklerine değil de allahın emirlerine uyan kullardan oluruz inşallah.amin.

      • belinay diyor ki:

        canim benim yaa,cok uzuldum hala bu durumu atlatamamana.rabbim insallah tez zamanda kalbine bi ferahlik verir.gercekten senin icin elimden geleni yapmak isterim,emin ol bu gece ve bundan sonra cokdu edicem sana.seninle meillesebilmeyi cok isterdim,ama meil adreslerimiz yayinlanmiyo
        bol bol elemnesrahi oku kendine,manasi cok guzel inan cok ferahliyo insan
        yuklerinin hafifledigini hissedersin tamamiyla atamasanda:(

      • hüzün diyor ki:

        ancak tövbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortaya koyanlar kurtulmuşlardır. Çünkü ben onların tövbelerini kabul ederim. Zira ben tövbeleri çok kabul edenim, çok merhamet edenim. bakara 160

        müşfik yüreğinizin içinden yükselen yaşlar , ilahi bir yağmura dönüp kalbinizdeki bu acıyı hafifletecektir.müsterih olun sevgili havva kardeşim.

      • erhanemre diyor ki:

        dua ve tavsiye olarak bir kaç mısrayı (“artık ilaçlara bağımlı yaşamak istemiyorum” diyen bir çağrıya cevaben) anadilimde belirtmiştim, içimden duaları aynı dille yaptığımdan duygularımı böyle belirttim. Anlaşılmadığından olsa gerek yayınlamadığınızı düşünerek aşağıda kısa anlamıyla tekrarlıyorum.
        derdéxwera eger ku dıxazi derman(derdine eğer derman aramakta isen)/ beraday negere doktoro Hekiman(boşuna doktorlara gitme onlarda gönül ağrısına ilaç olmaz)/ bıreve jı nefsaxwe béje eman( seni hevesi uğruna harcayan nefsinden kaçma yolları ara, SIĞINILACAK OLANdan imdat iste)/ wé çağ merHemi bışeyne HEKİMİ-HEKİMAN(o zaman ihtiyacın olanın daha iyisini göndereceğini göreceksin HEKİMLER-HEKİMİNİN)/ Eamır dıçe tü lezbıke( ömür geçiyor sen acele et)/ do çu iro beklenake( dün geçti, bu gün ise beklemiyor görüyorsun)/ weKtéxwe bese idi hebaneke( vaktini geçmişe takılı kalarak ki faydadan ziyade zarar veriyor sana, yeter artık tüketme)/ gazike ‘EW’ te sedıke( çağır her zaman “O” seni duyuyor)/ neçe idi pey xılu-xaran( seni menzilinden alıkoyan yanlış kişilerin ardına düşme artık)/ goh nede dengé neyaran( kulaklarını kapat seni cehennem çukurlarına çağıran düşmanın sesine)/ sıtérkéte bıla bén weké baran(akıtmaya devam et tövbe gözyaşlarını yağmur misali)/ ĞEFFARE, SETTARe çari ne çaran (çaresizlerin çaresidir; günahları bağışlayan EL-ĞEFFAR, ayıpları hiç yapılmamış gibi kapatıp örten hatta meleklerin hafızasından bile silen ES-SETTAR).

      • İZZET diyor ki:

        Havva rumuzlu kardeşim bir hata etmişsin belliki bu dünya imtihan dünyasıdır. Allah bağışlayan ve tövbeleri kabul edendir. Kendini kahretme. Belki yaşadığın bu acı olay senin uykudan uyanmana vesile olur. Bu şekilde Allah daha yaklaşırsın kimbilir daha çok Kuran okur daha Allah’ı anarsın. Merak etme kimsenin ettği ne bu dünyada ne ahirette yanına kalmaz. Senin yapman gereken nefsinel ve şeytanla ve şeytan ruhlu insanlarla ölümüne mücedele etmektir. Sakın kendini başverip bırakma. Sabırlı ol Allah sabredenlerle beraberdir. Unutma bu dünya imtihan yeri her daim Allahı ve ölümü aklından çıkarma. Hayırlı insanlara söyle sana dua etsinler. Zamanla yaşadıklarını unutursun İnşallah bir daha böyle kötü insanlarla karşılaşmazsın. Duanı dilinden ve gönlünden eksik etme. Allah hepimizin yardımcısı olsun.

      • hamza diyor ki:

        Kuran ve Sünnetin sunduğunun dışında hiçbir reçetenin şifa vermesi, Ademler ve Havvalar’ın dertlerine deva olması mümkün müdür? Dolayısıyla başından bu üzücü olay geçmiş olan Havva’nın önce duygusallıktan kurtulup aklıyla ve bilinciyle Allah ve Rasulünün bu konudaki emir ve bildirimlerine kulak vermesi, o emirlere hiç kuşkuya kapılmadan iman ederek tutunması ve onları derhal uygulamaya koyması ve böylece düştüğü yerden ayağa kalkması gerekiyor.

        Sahih bir hadiste anlatılan Hz. Musa ile Hz. Adem’in tartışmalarında Musa As.ın Adem As.a neden yasaklanan meyveyi yedin de cennetten çıkmamamıza sebep oldun diye sorması üzerine, Hz Âdem, daha ben yaratılmazdan önce alnıma yazılmış olan kaderimden nasıl kaçabilirdim diyerek cevap vermiş olması çok anlamlıdır ve üzerinde iyi düşünülmelidir. Çok çeşitli akıl çıkıklıkları ve zihin kirlenmelerine dûçar olduğumuz şu asırda böyle bir cevap pek çoğumuzun aklına yatmayabilir ve bize fatalist/kaderci bir bakış açısı olarak gelebilir. Fakat burada, olay henüz yaşanmadan ve ta baştan sorumlluğu kadere yüklemek ile, günaha düştükten hemen sonra pişmanlık duyguları içinde tevbe eden bir insanın yeniden Allah’a kul olma çabasını birbirine karıştırmazsak sorun çözülür.

        Esasen kaderle ilgili olarak Hadid suresindeki iki âyet-i kerimede buyrulur ki: “22. Gerek yeryüzünde gerekse sizin kendinizde meydana gelen bir musibet, daha biz onu yaratmadan önce bir kitapta yazılıdır. Bu Allah için kolaydır. 23. Bu, kaybettiklerinize üzülmeyesiniz ve Allah’ın size verdiklerinden de şımarmayasınız diyedir! Şüphesiz ki Allah, kendini beğenen hiçbir şımarığı sevmez!”

        Bu ayetleri bizim Havva’nın aklını,ruhunu ve önünü aydınlatan bir nurdan meş’ale olaak görmesi,umutsuzluk, hüzün, günahkarlık psikolojisi gibi arızalardan kendisini kurtarması lazımdır.İnsan tek başına ve kendi gücüyle hayatta her zaman başarılı olamayacağı gibi, birçok kereler uğradığı başarısızlıklarda da insn olmanın tabii bir onucu olarak mazur olabilir ve bazı kereler bu başarısızlık veya yanlışlarının hepsinin faturasını kendisine kesmesi haksızlık olur. Günahlar da, Allah’a kulluk görevlerinde insanın başarısızlıklarıdır; tevbe bunun için vardır. Allah’a yeniden kul olmanın tevbe dışında hiç bir yolu yoktur. İntihar Allaha karşı edepsizlik, saygısızlıktır. Müslümanlıkta bir mü’minin kendisini büyük-küçük herhangi bir günahından dolayı sürekli ezik,yıkık,çökük görmesi,bunun ezikliğiyle hep acılar çekmesi,yaşamını zehir atmesi ve bu yüzden görevlerini yapamaması doğru değildir ve bu apayrı bir büyük günahtır.

        Havva’nın, kendisine iyi bir eş adayından gelen talebi, yine günahkarlık ve hiyanet etmiş olma duygularıyla reddetmesi, bu olaydaki, hatta hayatındaki bir başka çok büyük bir hatasıdır. Çünkü Kur’an ve hadislere göre, işlenmiş olan günahların açıklanması zarureti yoktur ve tevb eden hiç günah işlememiş gibidir. Settarul uyub,Erhamurrahimin, Tevvaburrahim, Ğafurur Rahim olan Allah’a ne kadar hamdetsek, şükretsek azdır; O’nun bize olan sevgisi ve ilgisi okyanuslara sığmaz. O’na sığınanları O asla geri çevirmez. Âdem, peygamber olmasına rağmen, Allah’ın yasakladığı meveyi yedi, Hz.Musa adam öldürmek gibi yasak olan bir fiili işledi; hele hele Yunus As. kavmine kızarak Allah’ın emrini beklemeden bıraktı gitti ve ceza olark kendini okyanuslarda balığın karnında buldu! Ama bu peygamberlerin hepsi çareyi Allaha sığınmakta buldular ve tevbeyle yeniden ve eski hallerinden daha iyi ve güçlü bir şekilde görevlerinin başına döndüler.

        Ama İblis te günah işledi, fakat tevbe kapısından girmek yerine, entel-liberal tavrına ve kibrine tevbeyi yakıştıramadı, cehennemi boyladı. Bu konuda yazılacak ve gönüllere şifa olacak dah o kadar çok güzel şeyler var ki!.. Fakat Havvamızın durumu çok önemli ve çok ciddi olduğu için alel acele bunları yazmak zorunluluğunu duydum. Fırsat olursa arkasını getiririz inşallah. Allah hepimizi günahlardan korusun, elimizden tutsun; sürçer ve tökezlersek bir daha aynı günaha dönmemek üzere bize tvbe-i nasuh nasip etsin, âmin. Allah’a emanet ol ve haydi ayağa kalk Havva…

        • Havva diyor ki:

          Sizden de rabbim razı olsun, ilginiz için teşekkür ederim.Sizler hakkınızı helal edin, bana yardımcı olmak için şifa cümleleri sarfettiniz.Zamanınızı verdiniz bana..
          Eskiye oranla çok iyiyim ama günden güne daha da utanıyorum rabbimden, yatağa girdiğimde kafamı yorganın içine sokuyorum sanki beni görmeyecek mi allah görecek ama çok utanıyorum rabbimden hem de çook ve bu hatanın izi kalbimde hep olacak , silinmiyor.İnşallah başkaları benim gibi aynı hataları yapmasın.

          O eş adayını reddetmek zorundaydım o an, çünkü kötü bir haldeydim, belki onun gibi yapmalıydım bende başkaları ile görüşüp unutmalıydım ama karşımdaki insanın hakkına girmektir bu , buna da ne vicdanım ne de aklım izin vermez. Dİyebilirsiniz hala mı toparlanamadın,ara ara tökezliyorum yara derin.. utanç ise içimde bir ömür boyu..

          • FE EYNE TEZHEBUN diyor ki:

            ALLAH SANA GÜÇ KUVVET VE SABIR VERSİN CANIM.ÇOK ÜZÜLDÜM AMA ZARARIN NERESİNDEN DÖNERSEN KARDIR DERLER.bence artık kalk ve silkelen geçmişe bir perde çek keşke yaşanmasaydı ama malesef olmuş ve ölmüşe çare yok.sen onu öldü say yoluna devam et.tekrar samimi bi tövbe et ve yeni bi sayfa aç hayatına artık.buda bence başka biriyle mümkün gelen ciddi teklifleri değerlendir ve kriterlerine uygun biriyle evlen çoluk çocuğada karışınca unutur gidersin inşaallah.zaman geçiyor ömür bitiyor onun için kendine yazık etme yeni bi hayat kur.rahmetli abdurrahim karakoç un bi şiiri var çok severim.seninlede paylaşmak istiyorum

            Unutmak kolay mi deme
            Unutursun Mihribanim
            Oglun kizin olsun hele
            Unutursun Mihribanim

            Hayat böyle bu gemide
            Eskiler yiter yenide
            Beni degil kendini de
            Unutursun Mihribanim

            Yillar sineme yaslanir
            Hatiralarin paslanir
            Bu deli gönül uslanir
            Unutursun Mihribanim

            Zaman erir kelep kelep
            Meyve dalda durmuyor hep
            Unutturur bir çok sebep
            Unutursun Mihribanim

            Gün geçer azalir sevgi
            Degisir herseyin rengi
            Bugün degil, yarin belki
            Unutursun Mihribanim

            Süt emerdin gündüz gece
            Unuttun ya büyüyünce
            Bu iste tipki öylece
            Unutursun Mihribanim

          • Selda diyor ki:

            Canım, iyi ki o adamla nikahlanan ve yakında düğünü olacak kız sen değilsin, yatıp kalkıp şükret buna. Düşünsene kocan seni daha önce birileriyle bir şeyler paylaştığı eve gelin getiriyor, bir kadın için ne büyük bir utanç. Evleneceği kızın bundan haberi olsa o evde oturmayı kabul eder miydi acaba

      • selimi diyor ki:

        RABBİM YARDIMCINIZ OLSUN SABIRLAR VERSİN.BU VAHİM HADİSE SİZİN BELKİ EN DOĞRULARI BULMANIZA VESİLE OLUR.KURAN NE DİYOR SÜNNET NE DİYOR ONU BULMANIZA VESİLE OLMUŞTUR İNŞ.SİZE ALLAH CC. YARDIM ETMİŞKİ O İŞ DEDİĞİNİZ ŞEY OLMAMIŞ.SİZ ALDANMIŞ O KİŞİ ALDATMIŞTIR.DİNDAR OLAN BİRİSİ DİNİ YÖNDEN BAĞLAYICILIĞI OLMADAN HİÇ BİR BAYANIN ELİNİ TUTAMAZ ,DEDİĞİNİZ FİLM VB ŞEYLER İZLEYEMEZ(EVLİ OLSADA İZLEYEMEZ) O ALÇAK KİŞİ DİNİ KULLANMIŞTIR.ALLAH CC. MUTLAKA CEZASINI VERECEKTİR.GEÇMİŞTE BUTÜR VAKALAR HEP OLMUŞTUR ALİ KALKANCI EMİRE ERSOY GİBİ MÜSLÜM GÜNDÜZ FADİME ŞAHİN.
        SİZ İYİ KURTULMUŞSUNUZ SABREDİN İNŞ.ALLAH CC DOĞRULARI SİZE GÖSTERİR.ÖLÇÜNÜZ KURAN VE SÜNNET OLSUN,İYİ ARAŞTIRMA YAPIN ALLAHA TEVEKKÜL EDİN .ÖLÇÜNÜN DIŞINA ÇIKMAYIN.EVLENMEDE KRİTERİNİZ YAKIŞIKLILIK VEYA MADDİYAT OLMASIN.BEKLENTİLERİNİZİ YÜKSEK TUTMAYIN RABBİM HAYIRLI KAPILAR AÇAR İNŞ.

  34. erhanemre diyor ki:

    havva? hanımın hikayesini ibretle okudum ve kendisine dua da ettim. ancak gecikmeli olduğu için yorumum yayınlanacaksa; önemli olduğunu düşündüğüm bir hususu sonraki iletimde belirteceğim inş.

  35. Demedi Deme diyor ki:

    BAKMAK VE GÖRMEK

    “HERKESİN BAKTIĞI YER(D)E(N) BAKARSANIZ FARKLI BİR ŞEY GÖREMEZSİNİZ”

    Amerika da ünlü bir avukatın kaybettiği tek davanın yaşanmış hikayesi:

    Ünlü bir futbolcu karısını öldürmekle suçlanıyordu. Ama karısının cesedi ortada yoktu. Futbolcu sanık sandalyesinde oturuyordu. Kucak dolusu parayla tuttuğu avukatı jüriyi ikna etmeye uğraşıyordu:

    “Sayın jüri üyeleri, müvekkilimin suçsuz olduğuna yürekten inanıyorum. Buna az sonra sizler de inanacaksınız. Neden mi? Bakın, şimdi ona kadar sayacağım ve müvekkilimin öldürdüğü iddia edilen karısı bu kapıdan içeri girecek…

    1 , 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10”

    Bütün jüri kapıya döndü. Kimse girmedi içeri.

    Avukat bir savunma dahisiydi, öldürücü hamlesini yaptı:

    “Bakın , siz de kadının öldüğüne inanmıyorsunuz. Çünkü hepiniz içeri girecek diye kapıya baktınız. İşte kararı buna göre vermenizi talep ediyorum.”

    Ancak jüri ünlü futbolcuyu suçlu bulduğunu bildirdi ve dava bu şekilde sonuçlandı. Mahkeme çıkışında avukat, jüri başkanına yaklaştı:

    “10´ a kadar saydığımda siz de diğer üyeler gibi kapıya baktığınız halde neden böyle bir karara imza attınız?”

    “Doğru” dedi jüri başkanı; “Ben de kapıya baktım, ama müvekkiliniz kapıya bakmıyordu.”

    En iyi analist herkes bir noktaya bakarken, o noktaya yönelen bakışları izleyen veya yaşananlara herkesden farklı açıdan bakan kişidir.

    Kıssadan Hisse Sonra “Demedi Deme” yin

    • hasret diyor ki:

      çok güzel yazdığınız kıssaden hisse.gerçekten etkileyiciymiş .jüri başkanı çok güzel gözlemlemiş..

  36. medine diyor ki:

    Allah gunahlarimizi affetsin kadesim, seytana uymussun diyelim herkes senin gibi hataya dusebiliyor :( o olayini Allahtan en buyuk bir imtihan oldugunu dusun,belki gelecegin icin cok faydali olmustur.Bak ne guzel herkese paylasmisin,baskasi onu yasamasin diye,ayni ani yazarak tekrar yasadin.Allah senden razi olsun kalbine Allah aski ve Muhamed mustafanin sevgisi dolsun insallah :'( cunku nefsimiz apacik dusmanimizdir,Allah Yar ve yardimcimiz olsin insallah,, selam ve duaile …

  37. AYsun diyor ki:

    en başta kendi nefsime söylediğim, nacizane bir sözüm;
    BELİNİ AHİRETİNDEN DAHA ÇOK DÜŞÜNENLER, AHİRETTE BELİNİ DOĞRULTAMAZ!

  38. Allah'ın Bir Kulu diyor ki:

    SEN HAKKIYLA RAB’bin TAKTİRİNE TESLİM OL,
    SAKIN ÜMİDİNİ YİTİRME, SABIRLI OL
    AĞLAYAN MAZLUMUN AHI KALMAZ AĞLATAN ZALİMİN YANINA KAR
    BU KUL AĞAÇTAN DÜŞENİN HALİNDEN ANLAR
    ELBET BİR GÜN SANA DA NASİP OLACAK GERÇEK BİR YAR

    Bir gün kaldığın yerden başlayacaksın
    Biri seni bulacak…
    Önce korkacaksın eski acılara yakalanmaktan
    Biraz ürkeceksin!

    Ne kadar dirensen de nafile…
    İnsansın sonuçta, seveceksin..
    Eski acılara bakıp da küsme sevdalara…

    Gâvura kızıp da oruç bozulmaz!
    Sök at kafandan acaba’ları.!
    Bir kemik aynı yerden İKİ DEFA KIRILMAZ…

    *Can Yücel

  39. Başak diyor ki:

    Bu yorumlardan anladığım kadarıyla halkımız da yaşanan bir olaydan ders çıkarma gibi bir endişesi yok..Halbuki mevla bize bunları önümüze örnek sunmuştur..Biz onun kulları olarak yaşayanları yargılamak yerine kendimize ders çıkarmalıyız..Yazan hanım yazmakla hatasını anlamış ve kendini yeterince sorgulamıştır..Kendisini sorgulamayan her insana söylenen ancak onu incitir.Sevgili Peygamberimiz insanları kırmamaya özen göstermiştir..O yüzden bizlere yaşayarak örnek olmuştur.(s.a.v)..

  40. ABDULLAH BİR diyor ki:

    TÜM SANAL DOSTLARA

    Derdimi buradan paylaştığım ilk günden beri samimi ve yapıcı yorumlarıyla şahsıma verdikleri destek ile derdime derman olmaya çaba gösteren tüm MAZLUM DOSTU
    ve
    Bildiklerimizle samimi olarak dertlerine derman olmaya çalıştığımız anlarda bize güvenen ve inanan zalimlerin zulmüne uğramış tüm MAZLUM DOSTLARIMIZA teşekkür ediyor ve haklarını helal etmelerini istirham ediyorum.

    Ben “Abdullah Bir” Bu günden itibaren aranızdan ayrılıyorum.

    Bir başka ifadeyle

    GÜNAHLARIMLA, SEVAPLARIM LA BİR DAHA DÖNMEMEK ÜZERE ALDIM BAŞIMI

    G İ D İ Y O R U M

    Allah tüm mazlumların yar ve yardımcısı olsun

    • ŞİRPENÇE diyor ki:

      sevgili dost;

      dostluğumuz sanal bile olsa gitme lütfen, şöyle iyiydik, kendi halimizde takır tukur gidiyorduk işte.

      İşlerin çıktıysa hallet ve lütfen geri dön. Bizi yalnız bırakma. Dönüşte kalbinin yarısını bulmadan da gelme.

      Şimdiden rüyalarının kadınını bulman dileğiyle mutluluk sağlık sıhhat ve afiyet diliyorum.

    • AYsun diyor ki:

      size hiç yorum yazmadım bugüne kadar ama pekçok yazınızı okudum.ayrılık deyince bi kardeş olsun yeter hemen duygusala bağlıyorum.Rabbim dünya üzerindeki her dakikanızı ahiretiniz için bir kurtuluş vesilesi kılsın.Rabbiniz öyle bir yar’iniz olsun ki,cennette cinsinizden yüzünde göz izi,gözünde yüz izi olmayan eşler nasip etsin…SELAMUN ALEYKUM,senden başka rab yok dedğim Rabbime,senden başka Rab yok diyen kardeşim…

      • SÖZÜN ÖZÜ diyor ki:

        Sevenlerin Coğrafyaları farketmez miş sevgili Abdullah Bey, yakın uzaklar, uzak yakınlar varmış.
        Güle güle git, Rabbim bahtından güldürsün selam ve selametle kal…

    • elife diyor ki:

      esselamu aleyküm Abdullah Blr ağabey ben bu siteyle tanışalı henüz bir ay oldu.bekarım evliliğe hazırlanmaya çalışıyorum burdan o kadar çok şey öğrendim ki..ve bir kaç gün önce sizin bir yorumunuzu okurken tecrübelerinizden çok şey öğreneceğimi düşünmüştüm.sıkıntınızı ifadeniz çok samimi geldi o günden beri size ve buradaki yorumlarını okuduğum birkaç kişiye ismen dua ediyorum gece namazlarımda..lütfen tecrübelerinizden istifade etmemize engel olmayın benim sizden öğreneceğim çook şey olmalı..duayla..

    • Yasin diyor ki:

      Allaha emanet ol kardeş, seninle ve senin gibi ABDULLAHLAR’la sanal bile olsa dostluk güzeldi.
      İnşallah ve öyle olmasında hayr varsa; sanal ortamda olduğu gibi gerçek hayatta da dost olma fırsatını yakalarız. :)
      Arada sırada bile olsa selamını ve duanı esirgeme, Allah’a emanet ol.

    • Deniz diyor ki:

      Abdullah Bey,
      Ben de yorum yazmasamda hikayelerini okudugum kardeslerim adina zaman zaman huzunlendim. Cumle darda kalan insan evladinin Allah yar ve yardimcisi olsun sizinde insallah. Su dunyada hepimiz de nihayetinde misafiriz. Nereye gidersek gidelim basimiza gelen her ne ise bir imtihan ve sukur vesilesi. Bu siteyi takip edenler sizin eksikliginizi hissedecek. Nerede olursaniz olun Allah kalbinize ferahlik vucudunuza afiyet versin islerinizi rast getirsin selamette kalin…

    • desperate diyor ki:

      Abdullah bey, gitmenize gönlümüz razı değil sizin yazılarınızla çok şey öğreniyorduk. Olmamıştır ama varsa benim hakkım helal olsun. Allah sizin de yardımcınız olsun, inşallah bütün sıkıntılarınızı en kısa zamanda çözersiniz.

    • BİR HAYAL (BİRİSİ) diyor ki:

      ABDULLAH ABİ hayırdır.neden gittiniz?bir mahsuru yoksa neden siteden ayrıldığınızı bizle paylaşırmısınız.?gerçekten ÇOK üzüldüm. :( sizin tecrübelerinizden negüzel faydalanıyorduk..neyse yine de ALLAH yolunuzu açık etsin..RABNİM GÖNLÜNÜZE GÖRE VERSİN….ALLAH AEMANET OLUN..

  41. yüce diyor ki:

    yaratanın koyduğu kuralları neresinden delerseniz işte tamda oradan üzerinize yıkılıyor hayat imtihanları. allah günahlarını bağışlasın kalbine ferahlık versin

  42. gul diyor ki:

    “Bir kimseye buğzettiğin (kızdığın) zaman, onun işlerini kitaba arz et. İman ölçülerine vur. Sünnet-i Nebiye(sav) sun. Onlara göre iyi, sana göre hatalı ise, müjde; işlerin Allah’ın emirlerine uygundur. Şayet onlara göre hatalı, sana göre iyi geliyorsa; sen hata ediyorsun. Yanlış hareket ediyorsun, şahsi arzularına uyuyorsun. Böyle buğzla sen hata içindesin. Allah’a asi oluyorsun. Sünnete muhalefet ediyorsun. Bunların cezası büyüktür. Tövbe et, yaptığın bu hatadan dön. Allah’a dua et, o sevmediğin kimsenin sevgisini kazanmağa çalış. Hep Allah’ın kullarını sevmeğe mecbursun. Onların sevgisini kazanmağa devam et. Allah’a tam kul olmak için seveceksin.

    Ayrıca bir insanı sevmek için, yine şeriata arzet, eğer sevmeğe layık bir insansa sev… Aksi halde kaç. Ta ki, şeytan karışmasın… Şunu iyi bil ki, Allah, yalnız nefse muhalefeti emreder. Dolayısıyla nefsine muhalif ol, hevesini Hak ölçülere vur. Sonra şu âyet-i kerimenin tehdidi altına girersin: “ Hevaya uyma, sonra Hak yolundan saparsın.” Abdulkadir Geylani

  43. hasret diyor ki:

    umut verip,güven aşılayıp da yarı yolda bıraktığın insanın gönül sadakasını iki dünyada da veremezsin”
    hz. Muhammed.

    • hasret diyor ki:

      sallallahu aleyhi vesellem :)

    • firuze diyor ki:

      Merhabalar Hasret Hanim,

      Hz. Muhammed olarak yazdiginiz bu sozu, internette aradim, ama bircok sitede Mevlananin sozu olarak geciyor. Hadis olduguna emin misiniz ? Peygambere bir soz isnat etmenin vebali var biliyorsunuzdur.Eger hadis ise kaynagini belirtirseniz memnun olurum.

      Selam ve Dua ile…

      • hasret diyor ki:

        uyardığınız için teşekkür ederim.firuze hanım
        kul bu hata yapabilir :( bir yerde okumuştum elime hadis diye geçti ama sadece hz .muhammed (sav)yazıyor ve kaynak belitmiyordu..bu konuya da uyduğu için paylaştım..
        bizde ki hadis kitabını eşim okumak için birine verdi( emanet) ..daha gelmedi.. o yüzden bakamadım ve kaynak konusunda şimdilik özürlüyüm…nette ki çoğu kaynağa da güvenemiyorum..herbiri ayrı söylüyor.oyüzden nette bakma gereği duymadım..tekrar yanılttığım herkesten özür diliyorum….kasıtlı bir niyetim yoktu..sanırım kitap gelmeden hadis bildiklerimi kanağına bakmadan paylaşmamaklazım…karıştırıyor ,şaşırıyor insan…

    • PASLI MIZRAK diyor ki:

      Konuyla ilgili olarak şu hadisi şerif daha uygun olur sanırım:

      “Bize silah çeken bizden değildir. Bize hile yapıp aldatan da bizden değildir.”

      “(Müslim, Îmân 164, Fiten 16. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Büyû 50; Tirmizî, Büyû 72; İbni Mâce, Ticârât 36)

  44. özgür diyor ki:

    Bu kadar kendinizi üzmeyin sevgili havva
    Yusuf peygamber bıle Züleyhaya az daha kapılıyordu.Allahtan uyarı gelmeseydi.kısının karsı cınse dayanabılmesı cok zor sıze de Allah yardım etmıs yusuf as gıbı.

  45. HK diyor ki:

    bu hikayedeki yasanmislik benimkiyle az cok ayni, tek fark hikayedeki ben cemaatten olmayan bir erkek, cemaatteki bir bayanla asagi yukari ayni seyi yasamis olmam, ben onun gozlerinin icine bile bakamazken, buradaki bayanin o erkek icin soylediklerini az cok yasadim, hatta bu hikayedeki erkegin bu bayana ettigi ” sen cok iyisin Allah seni iyilerle karsilastirsin” duasi hatta bire bir bir cok soz ve pismanlik ayni, evlenmesi pat diye baska biriyle falan filan, belki bir temel fark o bana ” simdi bu yuzundeki garip ifadeyi anliyorum, sen izdirap cekiyormusun” ben sana kotuluk etmisim dedi gitti.

    Ben intihari bu kadar siddetli hissetmedim, bir erkek olarak kirlenmislik hissini bu hikayedeki kadar hatta bazen daha fazla yasadim, ( ben senin elini tuttum, hayatimda ilk defa bir kizin elini tuttum ,sadece bunun icin bile seninle evlenmek zorunda hissediyorum kendimi dedim, ” Tovbe ederiz dedi” , Ne oldu? Umitsizlik kocaman bir kirginlik ama en cok umitsizlik, kendini kimseye ama kimseye, hic bir musluman hanima layik gorememe,

    vesselam,
    beni biraz olsun derleyip toparlayan, belki iyice dibe batip intihara goturmekden koruyan iki sey :
    Umitsizligin, ne yaparsam yapayim hepsinden daha agir bedeli oldugunu hissetim herseyimle, sonra peygamber olmadigimi, her hangi birini yada surekli kendimi suclamanin da bir cikis olmadigini gorup,
    Allaha ayrica sukrettim ” bana kendimi, nefisimi gosterdin yarabbi, yillarca bakmamis yapmamis olsamda, sevgi bahanesiyle bile olsa senin cizdigin sinirlarin disina ciktiginda insanin hata edip canin yandigini gordum,

    Derdimden buyuk allahim var dedim, gunahimdan buyuk rahmet,
    Bir de bu arkadas okurmu bilemem, ama cektigi izdirap acaba neden , neden bu aci bir ilac gibi insanin cigerini yakan nedamet pismanlik?
    sakin ” Allah bu arakdasa da bana da bu hatasimizla ” kulum daha tedbirli ol ve simdi bu acin izdirabinle bu gunahini temizliyorum sabret!” diyor olmasin? Muslumanin her turlu gam keder elemi gnahlarina kefaret olmazmi?

    Ha sevdigi yada sevdigini dusundu kisiden ne kaldi? ask sevgi hayaller?
    Bakiyorum geriye kalanida allah verdi bundan sonrakini de kaderime mahsup edecek o,
    ama ben ogrendim, tedbiri, ogrendim dusdugum de camurlarin batakliklarin icine, kirlendigimde yine kalkip daha diplerden kalkip temizlenme arzusu tasimak, umid le dolmak tekrar.

    son soz, allah insani nefisylede seytanlada bas basa birakmasin!,
    Allah bu kardesimiz basta hepimize yardim edsin, hususen bu kardesiizede icini kalbini rahatlacak umit kapilarini ardina dek acsin insallah.

    (Klavyemde turkce karakterler yok biraz okunmasi zor olabilir.)

    • hh diyor ki:

      Allah bu arakdasa da bana da bu hatasimizla ” kulum daha tedbirli ol ve simdi bu acin izdirabinle bu gunahini temizliyorum sabret!” diyor olmasin?
      aynen onu diyor. hem size hem o kişiye bu bir sınavdı ve siz birbirinizle sınanarak rabbinize bir kez daha yönelmediniz mi. şayet o kişi de pişmanlıklar yaşıyorsa bu çok daha güzel. lakin birbirinize günah keçisiymiş gibi bakmaktan ziyade kurtarma çabasında olmalısınız artık . şayet o kişi de bunların pişmanlığını yaşıyor ise ki siz hissedersiniz zaten bukadar ruh yakınlığı varsa eğer, gerçekten o da salih olma yolundadır. siz ilk tutuyorsanız eli inanın rabbim o kişinin de çoğu şeyler ilkleri olduğu için çıkarmıştr karşnza. belki o kişi de o anlar yenilmiştir yalnızca. kimse batmadan çıkamaz ve batıp çıkmak Allah nezdinde bazen o kadar kıymetlenir ki ikinizi de temizleyiverir. ilk meselelerde en doğru olan dahi nasıl davranacağını bilmediği için çok tavizkar davranabiliyor. tek taraflı düşünmeyin. size kaybettirdiği kadar siz de ona kaybettirecek şeyler yapmış olabilirsiniz. evlendi mi o kişi kardeşim aniden mi evlendi o bayan?

      • HK diyor ki:

        Yazdıklarınıza hak verıyorum dogrudur, zaten ben de yazarken kımseyı suclamanın bır anlamının olmadıgını belırtmeye calıstım ama cok acık olmamıs. Ben o kısıye beddua falan da etmedım evet canım cok yandı ama yınede dua ettım onada bır kac kez “Allahım onuda benı de affet var dır herseyde bır hayır dıye” ve olayda hep kendı eksık ve hatalarımı bulup bu ısten bır hayır cıkarmak derdınde olmaya calıstım.

        Karsı tarafa benım verdıgım zarar yada ondan alıp goturduklerım yok dıyemem ona sormak lazım . zaten hem bunu dusunup hem de olayı bıreysel anlamdan cıkartıp vıcdanın terazısıne koymaya calıstım.

        Yazarkende karsı tarafı anlatmak yada ona kızmak, soyle yaptı boyle ettı demenınde cok anlamı yok zaten , ben sadece bu hıkayesını anlatan arkadasa herkes farklı agırlıklarlada yasasa hepımız az cok aynı hayatları yasıyoruz, dusuyoruz kalkıyoruz, demek ıstedım cunku olay cok benzerdı. Onun hıssettıklerını sankı bende aynen hıssettım dedım kendı kendıme,

        El hasılı evet o evlendı gıttı pat dıye , gıderken ogrendım baskasıyla da konustugunu , “kendını kullanılmıs gıbı hıssedıyorsun bılıyorum dedı” gıttı vesselam. Neden, sebeb yok evlılık arefesındeydık… ama dedıgım gıbı canımda yansa, uzulsemde dussemde,
        hayırlısı olan bu ımıs dedım.

        • HK diyor ki:

          Bırde o kısı pısman da olsa kı oldu belkı, olmasada, allahın rahmetı kıskanılacak kadar az yada sayıya ozel degıl kı, ben yanarım ben uzlurum ben donerım ben usurum de baskası bunları yasamaz mı, tabıkı yasar tabıkı herkes duser kalkar. Zaten adıl oalcka bır hesap var hepımıze , onada banada. Allah affetsın hepımızı.
          Son kez tekrar etmek de sanırım fayda var, bu olayı anlatan arkdas belkı okur bır faydası olur dıye benzerlık uzerınden , “hepımız dusuyor kalkıyoruz, sabret beterın de beterı var , umıtsızlık bu yasadıklarımızın hepsınden cok ama cok daha agır” demek ıstedım.

          Selametle.

          • hh diyor ki:

            siz tövbe edin hepimiz edelim. lakin bunlar rabbimizin bize birer şefkat tokadı. sınanıyoruz.o yüzden ne kadar seversek sevelim sınırımızı kesinlikle korumamız gerek. ben şuna inanıyorum : kişi rıza i ilahi için severse eğer sevdiğini günaha sokmamak için herşeyi düşünür. biz nefsimizi ayıramıyoruz rızadan bazen… zor… lakin O öyle bir vekil ki kişi her ne yaşadı ise karşısına da aynı şeyleri yaşayan birini çıkartıyor. işte asıl denge bu…adalet bu. sen kendini sadık olma adına herşeye kapatmışsındır ama o öyle iradesi kuvvetli değildir… buna bir de uzaktan bakmayı deneyin başkası olun ve yaşadıklarınızı izleyin o zaman göreceksiniz dengeyi.

          • kevser diyor ki:

            İnsanın yaşadığı herşeyde bir hikamet vardır muhakkak.ama size ve bu hikayedeki hanıma bunları yaşatan insanların pişmanlık erdemiyle uzaktan yakından alakalı olduğunu sanmıyorum.balık baştan kokar.eğer üzülecek ve pişman olacak,hatasını anlayıp kahrolacak tipler olsalardı,temiz bir insana bunları yaşatamazlardı.sizde demişsiniz,kız pat diye başkasıyla evlenmiş!bu tür insanların insan ruhu yoktur,siz daha anlayamadınız mı?bunlar arkalarında harabe bırakmaya bayılır,bundan zevk duyar,onur duyar….kendileri için arkada ne kadar çok enkaz o kadar “değerlilik”vardır.kusura bakmayın,bu olayları ben sizler kadar derin yaşamadım belki bişey söylemek haddime değil.sizin yerinizde olsaydım ben beddua etmiştim.ama siz dua bile ediyorsunuz,yani ben daha o kadar erdem sahibi olamazdım heralde.Ayrıca şu;”demek ki Allah size nimet verecek ki,size bunları yaşatıyor”düsturundan sıyrılın artık.Allahü teala,kuluna isterse hiç acı çektirmeden de verebilir,buna gücü yeter.

            yanlış anlamayın ama,size birde:”kendini kullanılmış hissedeceksin biliyorum ama”diyebilen vicdan,feraset fukarası birine bu kadar güzel duyguları nasıl layık görüyorsunuz bana bunun sırrını verin diyecem ama,SEVGİ diyeceksiniz….hata şurda hissedebildiğim,sezebildiğim kadarıyla:
            Bu kişiler insanların nefsine çok kolay hitab ediyor,ama bunu yaparkende din süsüne bürünüyor ki sevimli olabilsin karşı tarafa.ama çelişki şurda,seven taraf bunu ulvi,latif,yüce sevgi zannediyor.unutamamanın sebebi bu bence,yani zihinde başlayan ve maalesef kalbe inmiş bu yanılgı.
            Allah size yardım etsin,dualarımda kendimle beraber size de hususi dua edecem.
            Ama biri bana,kötülerin NEDEN bu kadar çok sevildiğini yazabilir mi?acaba büyü falan mı yapıyorlar?
            Gerçekten nasıl bu kadar zalim olmayı başarabilmişler.baksanıza,kim insani hasletlerden bi haberse ona iyi insan,temiz insan düşmüş.ben de hep etrafımda böyle olduğunu görüyorum,(benim evlenmek istediğim kişilerde böyle bozuk mal çıkıyor,yani zıt kutublar birbirini gerçekten çekiyor!)iyiler hep kötülere düşüyor.bu söylediğim ümitsizlikle falan alakalı değil.gerçekten,hayatım boyunca test ettim onayladım.nerde kötü varsa iyi ona düşer!tencerenin kapağını bulduğunu daha göremedim…şimdi diyeceksiniz ki bunu açıklamak için,imtihan dünyası burası diyeceksiniz,herşeyde bi hikmet var,biraz sabretmek lazım diyeceksiniz…..
            Ben kötü olmaya karar verdim :) ki iyi birine düşeyim…..(sonucu kanıtlanmış,kesin sonuçlu yöntem bu)

  46. Yasin diyor ki:

    Bakara-177: Yüzlerinizi doğuya, batıya çevirip durmanız, hayır sayılmaz ki. Hayır ve taat sahipleri, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitaba, peygamberlere inanan, Allah sevgisiyle yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, isteyenlere ve esirlere mal veren, namaz kılan, zekât veren,
    AHDETTİKLERİ ZAMAN AHİTLERİNE VEFA EDEN, sıkıntı ve şiddet vakitlerinde sabreden kişilerdir.
    Onlardır SÖZLERİ DOĞRU OLANLAR, ONLARDIR SAKINANLAR.

    izah etmeye gerek var mı?

  47. sümeyra diyor ki:

    yorumları okuyorum da “cidden de yorumlamak bir sanattır!”
    bunu tekrar okumak da fayda var.
    http://www.cocukaile.net/yorumlamak-sanattir/

    • tarık diyor ki:

      Link vermek yerine beni örnek gösterseydiniz ya ideal yorumcu niyetine:) Bi de böyle bişey var değil mi “Kızım sana söylüyorum gelinim sen anla”

    • SÖZÜN ÖZÜ diyor ki:

      Bir Prf (Pskiyatr), Megalomani olan bir prf. hastasını bir süre tedavi etmeye çalışmış.Hasta tüm uçakların mucidinin kendisi olduğuna inanıyormuş.

      Doktor hastasının, İyileştiğine kanaat getirince taburcu etmiş.Evraklarını tam imzalarken, bir uçak sesi duyulmuş. Megalomanik prf. doktoruna demiş ki:

      DOKTOR BEY, BENİM İCADLARIM NASILDA UÇUYOR GÖRDÜNÜZ MÜ :-)

  48. tarık diyor ki:

    Öncelikle hayırlı cumalar.

    hasret hanım, şaşıracak bişey yok, çünkü sahih hadis kaynakları olarak bilinen kütübü sitte’de öyle bir hadis yok. Son kez TİBET , yasin gibi arkadaşların yanlış ve kısmen insanı küfre götürücü açıklamalrıyla alakalı kaynaklı bir açıklama yapayım, sonrası Allah’a kalmış.

    1-Öncelikle hadis ilminin bir metodolijisi vardır. Pazardan soğan alır gibi hadisleri yorumlayamayız. Bektaşilerin “namaza yaklaşmayın” ifadesi içeren ayetin sadece bu kısmını almaları gibi sahih olduğu belli bile olmayan hadisin sadece metnini alarak yazmak kötü niyetle değilse de cahilliğin sonucu ki bektaşi-sabetaycı- yahudi geleneğinin tarzına benzediği için yahudice demiştim, bazı arkadaşlar alınsa da. Merhum İbrahim canan’ın 18 ciltilk hadis ansiklopedisine bakanlar görecektir ki bir cümlelik hadisin bazen 50 sayfa açıklaması yapılmış, minik beyinlerimizle yapacağımız değerlendirmelerin aslında çok hatalı olabileceği gösterilmiş.

    2-sorularla islemiyet sitesi, referansları sağlam, güvenilir bir sitedir. Ama kaynak değildir. Hadis için kaynak derken hadis kitaplarının hangisinde olduğu sorulmak istenir. Zaten o sitede de islam ilimlerinde kaynak olan kitaplara atıfta bulunur. “Allâh, sizin namazlarınıza, oruçlarınıza değil, para münâsebetlerinize bakar.” hadisini oradan alan arkadaş da görecektir ki orada bu hadisin hangi tarikle ve hangi hadis aliminden rivayet edildiği belirtilmemiş hatta google aramasında bile sadece bir kaç yerde geçen bir ifadedir. Dolayısıyla kaynağı net olarak belirtilmedikçe uydurma olması muhtemeldir. Zaten hadis metodolijisinde şu kural vardır: Eğer bir hadis metninin içeriği ayetlere ve hadislerin genel ruhuna ters ise uydurmadır. Bu hadis uydurmadır demiyorum olabilir de zayıf da olablir ama sahih olmadığı açık. Böyle, üzerinde soru işaretleri olan bir metin üzerinden isalamın en büyük rüknü olan namazı 2. dereceye atma girişimi yine bilinçli değilse büyük cahilliktir.

    3-Şimdi de tüm kaynaklarıyla, ilk verilen metnin durumunu ortaya koyan bir hadis veriyorum ki en temel bir hadis kitabını veya kuran mealini açsanız benzeri yüzlercesini bulursunuz. 4 büyük hadisçinin naklettiği bu hadis o kadar sağlandır ki annenizin sözüne inanmayın bu hadisin sahihliğine inanabilirsiniz.

    Hadis şu: Ebû Hüreyre (ra)’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    “Kıyamet gününde kulun hesaba çekileceği ilk ameli onun namazıdır. Eğer namazı düzgün olursa, işi iyi gider ve kazançlı çıkar. Namazı düzgün olmazsa, kaybeder ve zararlı çıkar. Şayet farzlarından bir şey noksan çıkarsa, Azîz ve Celîl olan Rabb’i: ‘Kulumun nâfile namazları var mı, bakınız?’ der. Farzların eksiği nafilelerle tamamlanır. Sonra diğer amellerinden de bu şekilde hesaba çekilir.” (Tirmizî, Mevâkît 188. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Salât 149; Nesâî, Salât 9; İbni Mâce, İkâmet 202)

    Bu hadis metnini şerh eden alimler der ki; kişinin hesaba çekildiğinde namaz kısmını geçerse toplam hesabın neredeyse %80-90’nını geçmiş demektir. Kalanları, kul hakkı dahil oradan buradan tamamlanır ve inşallah kişi cennete ve Cemalullaha ulaşır. Bu, metin ve yorum zeka seviyesi sorunu olanların bile anlayacağı ve üzerinde tartışma bile yapılmayacak kadar açık ve izah edici.

    4-Biraz hadis kitabı karıştıranlar bilir ki; Efendimizin(aleyhisselatu vesselam) eğitim metodu arasında ve sözlerinde kişiye göre eğitim vardır ki modern pedagoglar daha yeni keşfetti bunu. Bazen bir sahabe efendimiz gelip kendisini cennete götüren bir ibadet sorduundan o kişiye namazını tam kıl derken diğerinin aynı sorusuna anneni razı et demiş, bir başkasına biraz yumuşak huylu ol demiş. Hiç bir sahabe de kalkp “bana yumuşak huylu ol dedi, o zaman namaz kılmama veya onu 2. plana atmama gerek yok” dememiş, onu demeyecek kadar zeki insnalar. Dolayısıyla söz konusu metin hadis bile olsa, önü arkası vardır ve o anda o duruma dikkat çekmek için söylenmiştir. Yoksa “Bana, (dünyanızdan) koku ve kadın sevdirildi. Gözümün nuru ise namazda kılındı.” [Nesâî, İşretu’n-Nisâ 1, (7, 61).]” hadisinde ve benzeri yüzlerce sahih hadiste bildirilen namazı ve orucu, 2. plana iten yukarıdaki metinin ne kadar kusurlu olduğu ve hadis ilmi kriterlerine göre nasıl yorumlanacağı açık. Bu açıklığa rağmen “benim kalbim temiz, iyi bir insansam namaz kılmasam da olur” mantığı tamamen yahudi mantığıdır.

    5-Alimler kişileri küfre götüren sözleri sıralarken “benim kalbim temiz, iyi bir insansam namaz kılmasam da olur” sözünü de alırlar. Dinin hiç bir ölçüsünde böyle bir şey yoktur. Senin kalbin ne kadar temiz olursa olsun, yaratılma gayen olan Allaha kulluğun en temel rüknünü yapmıyorsa o kalp başkalarıyla iyi geçinse bile pislik çukurundan daha kirlidir. Başkalarının malını çalmamak çırpmamak zaten senin insnalık görevin. Sadece büyük baş hayvanlar başkasının tarlasından ot yer. Allah seni insan olarak yarattıysa zaten başkasının hakkını yemeyeceksin, insanlığın gereği. Bu standart. Namaz ise en birinci görevin. Namaz kılmadan, en dürüst insan olsan bile bir değeri yoktur. Sadece iyi bir insan olursun insanların nazarında ama Allahın nazarında iyi bir kul olmak için namaz kılmak zorundasın. Hee kılıyorsun namazı ama çalıp çırpıyorsun, o onun sorunu. Böyle bir insan en azından sorumluluğunu yerine getirmiş olur ve belki ömürde bir secdesi o kadar samimi olur ki Allah tüm günahlarını affeder. Ama namazsız iyi insan milyon sene namaz kılmadan iyilik yapsa değeri yoktur.

    6- Şu satırları yazan arkadaş ortaokul seviyesinde bile dini bilgiden yoksun bir arkadaş demektir. “Yaptığımız ibadetler kendimiz içindir, toplumsal ve ticari ilişkiler ise kul hakkı kapsamındadır. İbadetler, gösteriş ve sınıf göstergesi (etiket) olarak kullanılabilir, Toplumsal ve ticari ilişkilerde ise çıkarlar konuşur. Münafık daima çıkarlarını ön plana çıkarır ve etiketleri çıkarları için kullanır.” Bu satırları yazan arkadaş ortaokul seviyesinde bile dini bilgiden yoksun bir arkadaş demektir.

    Neresinden düzeltelim:
    a-İslam dini şahsi ve kişisel yaşanan bir din değildir. İslam dininin 5 temel şartının hepsi de toplumla beraber ortak yapılır. Kişi evinde kimseye göstermeden namaz kılabilir ama cemaatle kılmasına dair o kadar emir vardır ki bazıları cemaat varken tek başına kılnan namazın kabul olmayacağını söyler. Oruç ha keza öyle, oruçlu oruç tuttuğunu bildirir ve iftar-sahura misafir alarak bunu sosyal hale sokar. Hac zaten toplu olmadan yapılmayan bir ibadettir. Zekatı, aslen zekat memurları toplar ve başkasına bizzat elinle de verirsin ki ikisi de toplumsaldır. Şehadet getirmek de sürekli topluluktayaılması istenen bir rükündür.

    b-İslam fkhında şöyle bir kural vardır: “Farz ibadetin gösterişi, riyası olmaz” Çünkü onu farz kılan Allahtır. Kişi, farz namazı kaçacaksa ve staddta bile maç izliyorsa o anda, kılacak hiç bir yer yoksa çıkıp sahanın ortasında 50 bin kişi arasında namaz kılsa onun için gösteriş yapıyor diyen kafir olur. Çünkü farz ibadetlerin hiçbirinde gösteriş olmaz. Aksine başkası için teşvik edici olsun diye toplum içinde yapılır.

    c-“sınıf göstergesi (etiket) olarak kullanılabilir” demek ayrı “kullanılır” demek ayrı. Mantıkta bir usul vardır, “olması muhal veya olmamış şeye göre hüküm bina edilmez” herşey “olabilir” ama olmamış bişeye göre farz ibadetler hakkında bu söylenmez. Kaldıki gösteriş olsa bile bu şahsı ilgilendirir.

    d-Münafıkların en büyüğü olan abdullah ibni selül, efendimize(aleyhisselatu vesselam) olmadık hakaretler etmiş, alternatif mescid açmış hatta mubarek ve temizlerin temizi Aişe annemize zina iftirasında bulunmuştu. Buna rağmen, bizzat selül’ün oğlu babasını öldürmek istesine rağmen öldürmemiş, hatta cenaze namazını kılmıştır. Kişi eğer namazını ve ibadetlerini münafıkça yapıyorsa, ona yine de namaz kılma denemez, o karşılıını görecektir. Kişi mütaahhtilik yapaı isterse binlerce daireyi bedava dağıtsa bile namazı yoksa ancak o kadar değeri vardır. Namazın ne kadar samimi olup olmadığına da sadece Allah karar verir, Allahçılık oynayan insanlar değil.

    Özet: Kişinin dürüst ve namuslu olması ayrı, namaz kılıp kılmaması ap ayrıdır. Kişi, namazını istenen şekilde kılıyorsa zaten bütün kötülüklerden korunur. Eksik ve istenen ideal şekilde kılmıyor ama yine de kılıyorsa o zaman yine baştacıdır günahlarından da hesap verir. Ama münafık da olsa kişinin şahsi kötülüklerini hedef alıp onun namazını ağzına dolayan insan, Allahçılık oynuyor demektir ki bu da küfürdür.

    Bunun şakası yok.

    • TİBET diyor ki:

      SAYIN TARIK BEY,

      sanırım bir yanlış anlaşılma var:

      Benim insanların şahsiyet özellikleri dediğim:( sözünde durma, ahde vefa işini iyi yapma, rıfk, güvenilir ve emin olma vb vb) dediğim özelliklerden namazı küçümsediğimi (haşa sümme haşa) nasıl çıkardınız? Namazı küçümseyen insan dinden çıkar. Benim vurgulamak istediğim cümle şudur:

      Sırtında everest tepesi gibi kul hakları olan bir insanın namazı orucu ve bütün ibadetleri MÜFLİS hadisi kapsamında sevapları kul hakları sahiplerine verilecek ve yetmezse hak sahibinin günahlarıda karşı tarafa yükletilecektir.

      Burdan anlamamız gereken şudur: öncelikle farenin şerrini defet.sonra buğday biriktir.

      DEF-İ ŞER CELBİ NEFA MÜRECCAHTIR.

      HARAMLARDAN KAÇINMAK FARZLARI YERİNE GETİRMEKTEN ÖNCELİKLİDİR ( BAKINIZ BURADA GEREKSİZDİR FARZLAR ÖNEMSİZDİR DİYEN DİNDEN ÇIKAR VE KİMSE ÖYLE DEMİYOR) BU BİR FIKIH KURALIDIR.

      bütün sahih hadisler kütübü sittede olacak diye bir kural yok. İmam şafi zayıf hadisleri bile yerine göre delil almıştır.onlardan hüküm çıkarmıştır.

      Yasin beye ortaokul seviyesinde demeseydiniz yine size yazmayacaktım ama şunu söylemeden geçemeyeceğim.

      SİZİN seviyenizi: “biryerinden iğrendiği için seni terketmiştir”

      cümlesinden ve bugüne kadar havvadan özür dilememenizden anlayabiliyoruz.Sizede hayırlı cumalar ve dua ile.Muhabbetle.

      • TİBET diyor ki:

        Ahirette müflis olan kişi hakkındaki hadisi açıklar mısınız? “Ümmetimden müflis o kişidir ki; kıyamet günü namaz, oruç ve zekât gibi ameller ile gelir. Buna karşılık ona buna sövmüş, iftira etmiş,..” hadisi şerifi ile kastolunanı açıklar mısınız?

        Yazar: Sorularla İslamiyet 2010-04-14
        Hz. Ebu Hureyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

        “Kimin üzerinde kardeşine karşı ırz veya başka bir şey sebebiyle hak varsa, dinar ve dirhemin bulunmadığı kıyamet (ve hesaplaşmanın olacağı) gün gelmezden önce daha burada iken helalleşsin. Aksi takdirde o gün, salih bir ameli varsa, o zulmü nisbetinde kendinden alınır. Eğer hasenatı yoksa, arkadaşının günahından alınır, kendisine yüklenir.” [Buhârî, Mezalim 10, Rikak 48; Tirmizî, Kıyamet 2, (2421)]

        Hadis, mü’minleri, mü’min kardeşine karşı haksızlık yapmamaya, şayet yapmış ise helalleşmeye teşvik etmektedir. Bu haksızlık, “ırz”la ifade edilen manevî varlığına karşı olabilir. “Başka bir şey” tabiriyle de “bütün çeşitleriyle mal”, “yaralama”, hatta “tokat”a varıncaya kadar her şey kastedilmiştir. Nitekim Tirmizî’nin rivayetinde “ırz ve mal nevinden…” denmiştir.

        Müslim’de bu mana bir başka üslubla ifade edilmiştir:

        “Ümmetimden müflis olan o kimsedir ki: Kıyamet günü namazı, orucu ve zekatı olduğu halde gelir. Ancak birine küfretmiş, diğerinin kanını dökmüş, bir diğerinin de malını yemiştir. Hasenatı, buna, öbürüne, diğerine dağıtılır. Üzerindeki borçlar bitmeden hasenatı tükenmişse öbürlerinin günahlarından alınır, üzerine yüklenir ve böylece ateşe atılır.”

        Bu hadis,”Bir günahkârın günahı diğerine yüklenmez.” (En’am, 6/164) ayetine muhalif düşmez. Zira bu kimse, kendi fiili ve zulmü sebebiyle cezalandırılmıştır. Çünkü hasenatı, Allah’ın kullar hakkındaki adaleti gereği, seyyiati mukabilinde alınmıştır.

        Humeydî, Kitabu’l-Muvazene’de demiştir ki: “İnsanlar üç kısımdır:

        * Hasenatı seyyiatına üstün gelenler.

        * Seyyiatı, hasenatına üstün gelenler.

        * Hasenatı ve seyyiatı müsavi olanlar.

        Birinciler, Kur’an’ın nassı ile kurtuluşa ereceklerdir.

        İkinciler, sevabından fazla olan günahı sebebiyle, nefhadan (İsrafil’ in sûra üflemesinden) ateşten çıkanların sonuncusuna kadar, şerrinin azlığı çokluğu nisbetinde azab edilecektir.

        Üçüncüler, a’raftakilerdir (A’raf cennet ve cehennem arası bir yer).” Bunlarda Allah’ın rahmeti ile Cennete gideceklerdir.

        Yine Ebu Hureyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

        “Kıyamet günü hak sahiplerine haklarını mutlaka eda edeceksiniz. Öyle ki kabış (boynuzsuz) koyun için, boynuzlu koyundan kısas alınacak, taşa (niye bir başka) taş üzerine yüklenip kaldığından; adamın adamı niye yaraladığından sorulacak.”

        Ebu Hureyre) der ki: “Biz şunu da işitirdik:

        “Kıyamet günü, kişiyi tanımadığı birisi yakalar ve der ki: “Sen beni hata ve münker işlerken görüyordun, fakat ondan men etmiyordun!” [Müslim, Birr 6, (2582); Tirmizî, Kıyamet 2, (2422)]

        Nevevî, hadisi açıklama sadedinde der ki: “Bu hadis, hayvanların da kıyamet günü haşredileceği ve tıpkı teklif ehli insanların, çocukların, delilerin ve kendilerine tebliğ ulaşmayanların iadesi (yeniden diriltilmesi) gibi, onların da iade edileceği hususunda bir açıklamadır. Bu hususta Kur’an ve sünnette deliller mevcuttur. Ayet-i kerimede Rabb Teala şöyle buyurmuştur:”

        “Vahşi hayvanlar haşredildiği zaman…” (Tekvir, 81/5).

        Ayet ve hadiste gelen bir kelimenin zahirini esas almaya aklî veya şer’î bir mani yoksa onu zahirine hamletmek vacib olur. Alimler derler ki: “Kıyamet günü, yeniden diriltilme ve haşredilmek için mücazat, mükafaat veya sevab şart değildir. Boynuzlu keçinin kabış keçi için kısas olması, teklif kısası değil, mukabele kısasıdır.

        (Kütüb-i Sitte Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan)

    • Yasin diyor ki:

      Tarık bey,
      Sizin içinde bulunduğunuz psikolojiden mi kaynaklı bilemiyorum, sanki yorumlarınızda nefsinizi aklama çabası seziyorum.
      Allah’ın rahmeti geniştir, namaz ve diğer ibadetler konusunda tövbe kapısı açıktır, yeter ki; niyetiniz halis olsun.
      Seviye olarak sizinle aynı kategoride olmayayım da, isterse ana sınıfı olsun farketmez. :) Çocuklarla oyun oynamayı çok severim. 😀

      Allah’ın kitabından size ayetler göstererek, söylediğim sözlerin sırf kendi şahsi fikrim olmadığını anlatmaya çalışmama rağmen; beni küfre sapmakla suçlamanız tuhaf doğrusu..
      Kur-an’da da namaz kılan münafıklar kınanmış iken, benim fazladan kınamam veya sizin her namaz kılanı kutsamanız neyi değiştirir?
      ->Münafıklar, Allah’ı aldatmaya çalışırlar. Allah da onların bu çabalarını başlarına geçirir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar ve Allah’ı pek az anarlar. Nisa-142
      ->Şüphesiz ki münafıklar, cehennem ateşinin en aşağı tabakasındadırlar. Onlara hiçbir yardımcı da bulamazsın. Nisa (145)
      ->”Şüphesiz Allah, aşırı giden, yalancılık eden kimseyi doğru yola eriştirmez.” MÜMİN(28)
      ->Şüphe yok ki siz, elbette çeşitli ve birbirini tutmaz sözler söylemektesiniz. Ondan saptırılan, saptırılmıştır. Lânet olsun geberesi yalancılara. Ki onlar, daldıkları gaflette habersiz bir halde bocalayıp dururlar. ZÂRİYÂT (8-11)

      Namaz’ı veya diğer ibadetleri hafife almakla suçlamışsınız bizi;
      Hiç bir ibadeti veya Allah’ın emrini hafife almak müslümanca bir davranış olamaz. Asla “benim kalbim temiz, iyi bir insansam namaz kılmasam da olur” şeklinde bir söz kullanmadım.
      Mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara irtikab etmedikleri (bir suç) sebebiyle eziyet edenler ise, gerçekten bir iftira ve açık bir günah yüklenmişlerdir. AHZAB-58

      Bizi ve bu Havva’yı bolca sorguladınız ve suçladınız, Biraz da bu ayetler üzerinde düşünün

      Allah bizi sırat el-mustakıym’e ihda etsin ve doğruluktan ayırmasın. (Bu dua kendim dahil hepimiz için)

  49. hasret diyor ki:

    TİBET bey
    “Allâh, sizin namazlarınıza, oruçlarınıza değil, para münâsebetlerinize bakar.” diye hadis söylemişsiniz ..yani bu sahih olabilir mi?pek inanamadım ve şaşırdım..

    ALLAH ın bizim yaptığımız amellerin bakacağı; ilk ve önemli amel namazdır..namaz dinin direğidir..kullarla bazı ilişkilerde namaz önemli olmayabilir. ama unutmayalım ki ”namaz kötülüklerden ve hayasızlıktan alıkoyar”heleki kız alıp verirken öncelik bu olmalıdır..daha sonra araştırılırda adam yaramazsa o iş olmaz…

    .yukarıda bahsi geçen sözde namazlı adam zaten her iki cemaat tarfından kötü olduğu bildirilmiş..adam namazlı halde yaptıysa ve kız namazlı halde bu adama kandıysa kim bilir namazları olmasydı neler olabilirdi..adam belki zorla sahip olacktı..belkide yemeğine ilaç katıp kızı uyutup hem zina hemde fotosunu çekip bir çok pislik yababilirdi.böyle yapan çok insan duyduk..kız islamı bilmeseydi namazlı olmasaydı okadr çok bir araya gelmesine karşın ona karşı çıkmıaz zina ya hayır demezdi..ne olursa olsun namaz kötülükllerden alıkoyar…birde bu tarftan bakın olaylara..
    bir kocanın namazı yoksa yani RABBİMİN gözünde değeri olmayan bir kocanın benimde gözümde değeri olmaz..
    .nureddin yıldız hocanın bir sohbetinde dinlemiştim ..adam çok hayır, işliyor çok cömert hep iyilik sever ama öldüğünde ALLAH ın ilk soracağı bu kulum bana secde etti mi?namaz kıldı mı? eğer cevap evet ise RABBİMİN gözünde değerleniyor..hayır ise çekin onu der ve diğer amellerine pek te değer vermez..
    kaldıki ALLAH katında namz kolmayan günahkarla ,nmaz kılan günahkar aynı kefede değildir..yinede namaz kılan günahkar daha sevimlidir..namaz dinin direği ve temelidir…

    • TİBET diyor ki:

      Hasret hanım, yazdığım yazılar sorularla islamiyet sitesinden alııntıdır.Oraya sorarsınız. Bir insanın namazına orucuna aldanmayınız, dinar ve dirhemle olan ilişkisine bakınız diye bir hadis yazmış ve kaynağını zikretmiştim.Sizin yazdığınız hadisi ben yazmadım.Selametle.

    • Yasin diyor ki:

      Yaptığımız ibadetler kendimiz içindir, toplumsal ve ticari ilişkiler ise kul hakkı kapsamındadır.
      Kul hakkının ne demek olduğunu izah etmeye gerek var mı?

      İbadetler, gösteriş ve sınıf göstergesi (etiket) olarak kullanılabilir, Toplumsal ve ticari ilişkilerde ise çıkarlar konuşur.
      Münafık daima çıkarlarını ön plana çıkarır ve etiketleri çıkarları için kullanır.

      Bir müteahhit Kemalizmin iktidarında, Kemalist iken; dini hassasiyeti güçlü insanların iktidarında, hacca ve cumaya gider, zekatı (şayet verse bile) gösteriş yaparak ve menfaati karşılığında başa kakarak verir.

      • Yasin diyor ki:

        Yanlış anlaşılmak istemem, Dini bütün islami hassasiyetleri güçlü zekatını Allah’ın emirlerine bağlılıkla veren kardeşlerimi tenzih ederim. Asla “Genelleme Yapmıyorum” Kimse kendi üstüne veya mensubu olduğu cemaatin üstüne alınmasın.

      • TİBET diyor ki:

        Yasin bey, sizi tebrik etmeme izin verin.Şifreyi çözmüşsünüz. Bütün yorumlarınızda dikkat ediyorum, hem çok yumuşak bir uslup kullanıyorsunuz hemde isabetli tesbitler yapıyorsunuz. Sizinle evlenen kesin yaşadı :-)

        Yengem, kaşıkcı elmasını elinin tersiyle itmiş. Büyük hüsrana uğramış.(gayet ciddi olarak yazdım) Allahu Teala gönlünüze göre verir inşaallah.Selam sevgi ve dua ile.

        • Yasin diyor ki:

          bu gazla ben yazar olurum :) iltifatınız ve duanız için çok teşekkür ederim, bilmukabele. Kalp kalbe karşıdır.

          • TİBET diyor ki:

            “Çocuklarla oynamayı çok severim” cümlesi çok süperdi.

            Aslında yazarlık yeteneğiniz var.İnce ince nüktelerle gayet güzel yazıyorsunuz. Ben en çok sabrınızı beğeniyorum.Ben sizin kadar sabırlı olamıyorum. Ben gerçekten hissederek sizi takdir ettim, inanın gaz değildi. Yeteneğiniz var. Bunu geliştirin lütfen.

            Abdullah bir beyinde kuyu başındaki akıllı cümlesi çok nükteliydi. Buradaki bir çok arkadaşımız gerçekten yetenekli ve ince çıkarımları var.Hepsini tebrik ediyorum.

      • hasret diyor ki:

        yasin bey

        ”Yaptığımız ibadetler kendimiz içindir, toplumsal ve ticari ilişkiler ise kul hakkı kapsamındadır”benim buna itirazım yok ki;bende yukarıda dile getirmiştim isterseniz tekrar okuyun.fazla detaya girmek istemedim (ticaret ,arkadaşlık,komşuluk…gibi…)kullarla bazı ilişkilerde namaz önemli olmayabilir.diye yazmıştım
        sanırım gözünüzden kaçmış..
        ayrıca TİBET bey de ”Bir insanın namazına orucuna aldanmayınız, dinar ve dirhemle olan ilişkisine bakınız ”diye bir hadis yazmış buna da birşey demiyorum ki..ben insan_i bazı ilşkilere itiraz etmedim evet insani ilşkilerde bu hadislerde olanlara öncelik verilir ancak kız alıp vermek konusu farklıdır..bir insan sırf para ilişkisi iyi diye kız verilmez..
        hadislerde bile” bir kimseyi malı ,güzelliği soyu ve dindalığı için evlenin ,ama sizyine dindar olanı seçiniz” diye tavsiye ediliyor.. anne ve baba çocuğa örnektir çocuk anne ve babaya bakar eğer baba namaz kılmıyyorsa evlatta babaya bakar ve o evlattan birşey bekleyemezsiniz..yapmadığın bir şeyi de(namaz,oruç vb..)kimseye(evladına) yap diyemezsiniz..

        benim katılmadığım ve elştirdiğim konu kul hakkının kullar arasında değil de ALLAH katında da
        öncelik verildiği konudur..yani ”Allâh, sizin namazlarınıza, oruçlarınıza değil, para münâsebetlerinize bakar.”hadisi bana pek sahih gelmediğidir..yani Rabbim katında öncelik namazdır..ALLAH namazımıza bakar her günahı aff EDEN RABBİM kul hakkını af etmez ve bu konu kullar arsında hal edilir…..bunu bilen mümin kimse dikkat eder ve etmelidir de..ama ilk öncelik dini vecibe namazdır..namaz ve oruç basit değildir.. bir vakit namaz kılmayan insanın bir rivayete göre sadece o kılmadığı 1 rekat namz için 80 bin yıl yandığıdır..eğer kul namz kılıp kul hakkına girmişse sevapları o hakkına girdiğ kişiye verilir..eğer namz kılmayıp kul hahkkına girdiyse o zaman yandı !kendi günahları yetmiyormuş gibi (vercek birşeyiyok)ozaman o hakına girdiği kişinin günahını da yüklenir..bence bu daha acı

        illaki namaz kılan insan ın kalbinde bir yumuşama olur..kimse sırf gösteriş diye 5 vakit üşenmeden abdest ve namaz kılacak pek ihtimal vermiyorum….

        • hasret diyor ki:

          ayrıca bir rivayete göre ilk hesabı sorulacak amel abdest ve namazdır…bunun (namazın ) hesabını hakkıyla verenin diğer amellerde sıkıntı çekmeyeceğidir…en son hesabı görülecek olan kul hakkıdır ..o yüzden de hak talep etmemek yoksa bir kul hakını almak yada vermek için yaklaşık 200 yıl (ahiretteki yıl hesabına göre)beklemek gerekiyormuş ..ve orda beklemek çok zor bir durum….ben ce gerçek mümin kul hakına girmez..en azından helallik almaya çalışır…

          • desperate diyor ki:

            Ne demek o zaman dünyada hakkı gasp edilen insan öbür dünyaya gidince 200 yıl beklememek içik hakkını almaktan vaz mı geçecek? O zaman adalet olur mu?

          • hasret,.... diyor ki:

            desperate hanım

            zaten adalet olması için en sona bırakılıyor..kimi rivayet göre 200 kimisi daha fazla söylüyor..
            bende sizingibi düşünmüştüm ama orda beklemek çıplak ve kanter içnde hesplaşmayı beklemek çok zor olackmış..oyüzden helal etmek gerekir diye düşünüyorum..

            yani aslında insan sevmediği bir kişi yüzünden binlerce yıl( oranın 1yılı dünyanın en az 1binyılı ediyormuş)bekleyip kanter için de hesabın görülmesini bekleyip cennete geç gidecek…hesabı sona kalacak ..
            ,isteyen helalalik verir isteyen hakkını mahşere bırakır.bu farz yada vacip bişey değil isteyen istediğini alacak orda ..er yada geçç..sanırım biraz geç oluyormuş orda .. takdir sizin

            ..yani isteyen hakkını ahirette bırakabilir bunda bir mahsur tabiikide olmaz olamaz da sadece beklemek..hemde uzun bir süre ….

          • desperate diyor ki:

            Ben bunu ilk defa duyuyorum o yüzden tepkimi mazur görün,
            o zaman bize neden küçüklüğümüzden beri kimsenin hakkını gasbetmemiz, haram yemememiz, kalp kırmamamız öğütlendi.
            Benim şimdiye kadar hakkımı yiyen, kalbimi kıran insanlara eğer sırf beklemek zor gelecek diye hakkımı helal edeceksem bunda adalet var mıdır. Şimdi bir kişinin adını soyadını girip bankadaki on yıllık hesabını görebiliyorsam, bir kişinin adını google’a yazıp hakkında bütün bilgiyi elde edebiliyorsam, bilgiye ulaşmak bu kadar kolaylaştığı halde, ahirette hesap dökmenin bu kadar uzun olacağını söylemek ne kadar mantıklı.
            Bilgisayara icat eden bir insanken Allah’ın yarattığı sistemin yavaş olacağı doğru mudur? Geç gelen adalet adalet değildir. Ben bu işlerin daha karmaşık ama daha hızlı olacağını düşünüyorum.

          • hasret,.... diyor ki:

            desperate hanım haklı olabilrsiniz.
            bende sizingibi çok sorguladım ama artık aklım teslim kalbim inanıyor ..şuna(HAŞA) ALLAH ın sistemi yavaş diye değil de” sık eleyip ince dokuduğu”detaylar yüzünden olduğunu ve ayrıca zamankavramı burdaki gibi olmadığı yüzünden diyellim.
            dünya yaratıldığı günden itibaren kimbilir kaç milyar,tirlyon…….insan geçti ..mahşer gününün ağır geçeceğini hiç duymadınız mı?hadi kul hakkını geçtim..daha oraya gelmeden bir çok şeye hesap vereceğimizi..kurda kuşa,karıncaya bilmedn zulmetmişsek enküçük detaya kadar sual sorulacğından bence ağır olack..ayrıca hesaplar çabuk görülseydi mezardakiler milyon yıldır beklemez hemen onların hesabı görülürdü..onlarda kıyametin hemen kopmasını ve hesabın hemen görülmesini istiyordur(..özellikle kabir azabı çekenler.).ALLAH ın sabrı çok…nediyelim inşallah ben yanılıyorumdur..çünkü benim şuan size sunacağım elimde kesin bir delilim,kaynağım yok ..sizin dediğiniz gibi olur hesabımız çabuk görülür inşallahh..

          • TİBET diyor ki:

            Kul hakları savaş meydanında koç gibi doğranıp şehid olan, şehidden bile düşmez.

          • TİBET diyor ki:

            “ŞÜPHESİZ Kİ ALLAH, HESABI PEK ÇABUK GÖRENDİR.”

            İBRAHİM SURESİ.AYET 51

            RAD SURESİ 41

            Daha bir çok ayette Allah’ın hesapları pek çabuk gördüğü anlatılır.

        • .:. diyor ki:

          Hasret diyorki;

          [b]”Namaz ve oruç basit değildir.. bir vakit namaz kılmayan insanın bir rivayete göre sadece o kılmadığı 1 rekat namz için 80 bin yıl yandığıdır..eğer kul namz kılıp kul hakkına girmişse sevapları o hakkına girdiğ kişiye verilir..eğer namz kılmayıp kul hahkkına girdiyse o zaman yandı !kendi günahları yetmiyormuş gibi (vercek birşeyiyok)ozaman o hakına girdiği kişinin günahını da yüklenir..bence bu daha acı”[/b]

          Bu rivayet kime aittir ve nerede yazmaktadir? Okumak ve ogrenmek bilgilenmek isterim.

          • hasret,.... diyor ki:

            ..
            ben bunun kaynağını bilmediğim (hatırlamadığım)için rivayet yazdım bilseydim hadis diye yazardım.. rivayet demenin ne olduğunu sanırım biliyorsunuz…ayrıca bu rivayeiti kur an kursunda öğrenmiş ve biraz zaman evlilik, çoluk çocuk ile vakit geçirdiğim için konulardan biraz uzak kaldım için kaynağını hatırlamıyorum.. fakat bu konuyu aynı şekilde sayın nureddin yıldız hocanın namzla igili sohbetinden duyduğum ve bundan dolayı emin olup paylaşma gereği duydum..Takdir sizin ister inanır isterde araştırısınız..eğer farklı birşey varsa bizleride bu konu hakında aydınlatırsanız sevinirim..kul bu hatada yapabilir ama o namazla ilgili sohbeti dinlemenizi tavsiye edrim ….

          • .:. diyor ki:

            Ben daha fazla ogrenmek ve bilgilenmek icin sormustum. Topu tekrar bana atmaniza gerek yok. Islam da mastik disi birsey olacagini dusunmuyorum, dah fazla kendim okuyup bilgilenmeye calisiyorum,

            1 Rekat namaz icin 80 bin yil yanma ile ilgili bilgilenmek istiyorum. Ote yandan Kuran da (Ben degisik kaynaklardan turkce karsiligini dinlemeye,ogrenmeye anlamaya gayret ediyorum, sesli meal olarak.)

            Bir cok ayet de Kusurlar ve gunahlarda her zaman Allah in Affedici ve bagislayici oldugu yaziyor, Cezalarda ise boyle birsey ilk defa duyuyorum.

            Ben sizin dediginiz sekilde bilmiyorum o yuzden ben sizden bilgi almak istedim, ben gercekten bilmedigim icin yazdim, Oysa Israil destekli olarak Kurani kerim de degisiklikler yapmaya calistigini
            carpitilmaya ve insanlarin kandirilmaya calisildigini biliyorum, hatta bu sekilde haberler de var.

            amacim dogru bilgi edinmek.

          • .:. diyor ki:

            Ozur dilerim biraz once yazdigim asagidaki yazida
            06 Nisan 2012, 12:37

            Yanlislikla;

            mastik disi birsey olacagini dusunmuyorum, dah fazla

            diye yazmisim,

            mantik disi bir sey olacagini dusunmuyurum daha fazla

            duzeltilmesini rica ederim, yanlis anlasilmaya neden vermek istemiyorum.

            cok ozur dilerim..

          • hasret,.... diyor ki:

            .:.
            takdir edersinizki insan kendini ifade ettiğini düşünüyor ama birde bakıyor ki yanlış anlamaya sebebiyet vermiş.. cevabım sert olduysa kusura bakmayın..niyetim sizi kırmak yada küçümsemek değil..kırdıysam özürdilerim…
            ben artık eskisikadar arştırp kaynak bakmıyorum evden dışarı çıkmaya ,sohbetlere ,cemaatlere gitmeye , vaktim yok..oyüzden bildiklerim ve okuduğum kitaplardan,öğrendiğim ve sahih olduğuna inandığım bilgileri yorumluyorum..sohbetler dinleyip ayrıca bu sitedeki yazılardan ve yorumculardan eksiklerimi tamamlamaya çalışıyorum..
            dediğim gibi arştırırda bunun sahih olmadığını bulursanız paylaşın ..bu konuda ciddiyim. dalga geçmek gibi bir niyetimde yok..kul bu hataya da eksik bilgi vermiş olabilirim…ayrıca bu namzla ilgili olan 80.binyıl konusu özelikle sabah namazı için olandır..kur anda yazıldığını sanmıyorum..rivayet bu sadece …belkide hadis bilemiyorum..gerçeğini ALLAH bilir…

          • .:. diyor ki:

            Ozur dilerim kafam iyice karisti. (benim dusunce mantigim karmasik seylerin ustesinden gelemiyor sanirim,)

            Yani sizin dediginiz, Sabah namazi icin diyorsunuz, ( 80.bin yil ) Sabah namazi 2 rekat sunnet ve iki rekat farz, Her bir rekat icin mi bu kadar? Oglen ve diger vakitler icin farkli mi?

            Ben bu sekilde anlatirsam benim evladim bana hic bir zaman inanmaz, Ben onun kahramaniyim, namaza bile baslatamam ve sevdiremem. (bana biraz akli ermeye basladiginda babacigim ben genc im mutlaka hatalarim olur, ve 80.bin yil yanarim, o zaman tevbe ederim gecer veya baska bahaneler bulur.) Bunu suna benzetiyorum, tanidigim birisi zina yapmanin gunah oldugunu biliyor, fakat hesapta bunu ortmek icin dini nikah kiyiyor. Kendini mi kandiriyor, hasaa Allahi mi kandirdigini zannediyor bilmiyorum, belkide bu dunya icin kilif ayarliyor…

            Ben evladima bir seferde 10 sayfa kitap okutunca okuyor, 25 dersem kesinlikle okumuyor beni kandiriyor, okuyor gibi yapiyor. Okumasi da beni sevdiginden yani beni kirmamak icin yapiyor bunu biliyorum.

            Ona hedef verirken hic mantiksiz vermiyorum, yapmaz biliyorum, bana gore verilen hedef de ulasilabilir olmalidir ve bunu kavrayabilmelidir.

            Bana su sekilde dusunuyorum bir cok yerde insanlarin kafasina gereksiz ve dogru olmayan bilgileri sokup bilgi kirliligi yapiyorlar, bunu demek zor olsa da ben diyecegim; Sanirim size aktarilan, okudugunuz veya duyduklariniz bu izah ettikleriniz dogru olmayabilirl en azindan bana dogru gelmiyor ben ikna olamadim.

            Boyle yapip bir cok insanin kafasini karistiriyorlar ve insanlar karanlikta birbirlerine yumruk salliyorlar.

            Sonra da bir cok kisi zannettiklerine veya rivayetlere inaniyor, Biz de kuyudan tas cikarmaya calisiyoruz. sayfalarca izahat olsa da sonuc gelmiyor.

            bilgilendirmeleriniz icin tesekkur ederim.

          • hasret,.... diyor ki:

            .:. sanırım sizin kafanızı karıştırdım..
            niyetim sadece namazın ehemmiyetini anlatmaktı oyüzden o misali verdim ama konu çok uzadı ve dağıldı..bir de sayenizde bir yanlışı fark ettim bunun için size teşkkür ederim..bazen yazarken gözden bazı şeyler kaçbiliyor..

            fark etmeden” vakit” yerine” rekat ”yazmışım..yani vakit namazı için geçerli.

            buarada kılmadığımız sünnetlerden benim bildiğim ceza yok adı üstünde sünnet ,yani cezalar farzlar için ..yani o şudemek oluyor tekrar düzelteyim..bir kılmadığımız sabah namazı farzı için 80bin yıl cezası var..ama bu ALLAH ın rahmetinden umut kesceğimiz anlamına gelmiyor..ALLAH dilerse bağışlar ..bu kul ile ALLAH arsında olan bir şeydir..ama bile bile bir insan kılmıyorsa ..farzı terk ediyorsa (bence her zaman kılan arada namzları eda edemeynler için değil)yani bile bile kılmıyorsa cezası bu olabilir ..dediğim gibi kaynağını hatırlamıyorum..ama dileyen inanır dileyen inanmaz ..inanıp inanmaycağımız pek konuları değiştirmez..ama aklımıza böyle birşey gelirse belki nefis yola gelir diye söylüyorlardır..sanırım sizde beni düşündürdünüz :)
            ALLAH ın rahmeti geniş ve onun merhametine sığınıyoruz….onun rahmeti ,merhameti olmasa kıldığımız namazlar(oruç..vb) bizi kurtaramaz…

          • Yasin diyor ki:

            Sahih olup olmadığı ve kaynağı şüpheli rivayetleri o kadar ciddiye almasak daha iyi olmaz mı?

            Allah emrettikten sonra namaz kılmamız gerekir ötesi yok!
            Üstelik Ceza ve ödül olup olmaması neyi değiştirir? Allah emretti mi? Kılacaksın! Kulluk budur. Allah’ın rahmeti olmazsa ibadetimizin ne önemi var?

            Kul Hakkına girmekten korkmayanların ibadetlere sarılması gerçekten ibretlik,
            Düşünsenize; Kulun merhameti kısıtlı ama Allah’ın merhameti sonsuz.

          • hasret diyor ki:

            yasin bey bu”Kul Hakkına girmekten korkmayanların ibadetlere sarılması gerçekten ibretlik,”sözü bana mı?biraz alındım da :(

          • Yasin diyor ki:

            Hasret hanım,
            “yasin bey bu”Kul Hakkına girmekten korkmayanların ibadetlere sarılması gerçekten ibretlik,”sözü bana mı?biraz alındım da”
            estağfirullah öyle bir kastım yok, neden üzerinize alındınız ki? hatta tam tersine sizin de vurguladığınız gibi “ALLAH ın rahmeti geniş ve onun merhametine sığınıyoruz….onun rahmeti ,merhameti olmasa kıldığımız namazlar(oruç..vb) bizi kurtaramaz…” sözünüzle tam bir uyum içinde diye düşünüyorum.

            Makaleyi yazan hanım’ın söylediklerinden yoka çıkarak; ibadetlerin kul hakkına önce geldiğini düşünenlere; bir daha düşünmeleri için yazdım o cümleyi.

            Allah’ın emrine uymadığı halde; Allah Adem’i neden affetti? Şeytan neden affedilmedi?
            Adem’in farkı ne?
            TaHa süresinde bu sorunun cevabı verilmiş; Fakat o unuttu ve Biz onda bir azim bulmadık.. (TaHa 115)
            Şeytan İsyan etti, Adem tövbe etti.
            Şeytanı isyana nefsi sürükledi, Adem ise kandırıldı yanıltıldı.
            Bunları bilerek makaleyi tekrar okumanın farklı bir bakış kazandıracağını düşünüyorum.

            Allah’a emanet olun.

        • TİBET diyor ki:

          sayın ama pek sayın HASET HANIM, Bozuk plak gibi aynı cümleyi tekrar ediyorsunuz.. Aşağıdaki cümle bir hadis değildir ve benim cümlelerim içinde yoktur.Lütfen dikkatle okuyunuz hasret hanım.

          SİZİN CÜMLENİZ
          Allâh, sizin namazlarınıza, oruçlarınıza değil, para münâsebetlerinize bakar.

          benim hadis olarak sorularla islamiyetten aldığım cümle:

          “Bir insanın namazı orucu sizi aldatmasın.Dinar ve dirhemle olan ilişkisine bakınız.”

          • tarık diyor ki:

            siteyi kaynak göstermişsin verdiğin linkte sitede ilk cümleye de hadis deniyor. kaçak güreşme.

          • hasret,.... diyor ki:

            TİBET bey;
            dikkatle bir kez daha okudum..ayrıca bozuk plak gibi yorum yapıyorsam okumak zorunda değilsiniz ..üslubunuza dikkat edin ben size hakaret etmedim..sizde dikkat edin…
            kul hata yapabilir ..sizde yapmış olabilirsiniz ..

            TİBET diyor ki:
            03 Nisan 2012, 15:15

            LİNK:Allâh, sizin namazlarınıza, oruçlarınıza değil, para münâsebetlerinize bakar.” buyurmuştur.

            http://www.sorularlaislamiyet.com/article/12998/peygamberimiz-asv-in-ticaret-ahlakiyla-ilgili-hadisleri-nelerdir.html

          • hasret,.... diyor ki:

            TİBET BEY BEN BU KONUYU DAHA FAZLA UZATMAK İSTEMİYORUM..SANIRIM İKNA OLMUŞSUNUZDUR O YAZIYI (HADİSİ)YAZDIĞINIZA
            ALTTA Kİ VERDİĞİM LİNK ASLANDA SİZİN SÖYLEDİĞİNİZ KELİMİYİ KOPYALRKEN SİİZN YAZDIĞINIZA İKNA OLUN DİYE YAZDIM YOKSA SİZE İFTİRA ATMAK GİBİ YADA SİZİ ZAN ALTINDA BIRAKMAK GİBİ BİR NİYETİM YOK SADECE O YAZDIĞINIZ KELİMENİN HADİS OLACAĞINA İHATİMAL VERMEDİĞİMİ VE ALLAH KATINDA NAMZIN DAHA DEĞERLİ OLDUĞUNU VURGULAMAK YOKSA DİĞER HADİSLER O SİTEDEKİ BAZI HADİSLERE DİYECEK SÖZÜM YOK VE DEMEDİM DE ZATEN….

          • TİBET diyor ki:

            Hasret Hanım,
            Niyetim hakaret değil,
            aynı cümleyi urgulayınca kırıldım biraz.Neyse kırdıysam özür dilerim -)

            Evet site sizin dediğiniz mealde bir hadis nakletmiş.Eğer bu hadiste vurgulanmak istenen husus,
            benim zikrettiğim hadiste vurgulanmak istenen manayı kasdediyorsa ne ala.Yoksa sitenin naklettiği:

            “Allâh, sizin namazlarınıza, oruçlarınıza değil, para münâsebetlerinize bakar.” hadisi namazı oruç önemli değildir mealinde algılamak imkansızdır. Zaten benim üzerinde durduğum husus beşeri münasebetler açısındandır.Bunun altını ısrarla çiziyorum.Yukardaki hadisten sorumlu değilim.Onu siteyi hazırlayan akademisyenlere sorarsınız.

            Ben kendi zikrettiğim hadisin kaynağını vermek için uzun bir yazı yapıştırmıştım. O hadis gözümden kaçmış.

            Demek ki neymiş.Benim savunduğum hadis,
            BİR İNSANIN NAMAZI ORUCU SİZİ ALDATMASIN, DİNARLA DİRHEMLE OLAN İLİŞKİSİNE BAKINIZ

            hadisi şerifymiş. Bu hadisi beşeri münasebetler ve insani ilişkiler açısından çok önemsiyorum.

            Evlerimizde kullandığımız ve sağlam diye seçtiğimiz sözüm ona ” gavur malı” dediğimiz malların özellikle seçimi benim bu iddiamı teyid eder. Herkes sağlam ve kaliteli arabaya biniyor.Apartmanda komşuluk ilişkilerinde güleryüzlü tatlı dilli şerrinden emin olduğumuz sır emniyeti can emniyeti güven veren vb vb. özelliklere sahip insanları arkadaş, dost, komşu, akraba, seçeriz.Benim tezim budur.

            Tabiki farzlarda riya olmaz.Hamdolsun 4 yaşımdan beri namazlarımı dikkatle kılıyorum ve çenemi tutmaya çalışıyorum. Ben kötü ahlak sayılan özelliklerin ( gıybet, yalan, dedikodu, isnatlar, sözünde durmamak, ırz ve can emniyeti vermemek, güven vermemek, katı kalpli, işini iyi yapmamak, vb vb) SEVAP HAVUZUNDA HİÇ BİR ŞEY BIRAKMADIĞINI VE KİŞİYİ ALACAKLI OLAN KUL HAKLARI SAHİBİNİN sadece HAMALI YAPTIĞINI ANLADIĞIM GÜNDEN BERİ bu özelliklere çok dikkat etmeye çalışıyorum.

            benim komşu ve arkadaş seçerken bazı özellikleri tercih etme hakkım müsaade edinizde olsun.namazı orucu haccı vb ibadetleri var diye ;
            suratı gülmeyen, buzdolabı tipli, yalan dolan tutarsız sır ve can emniyeti vermeyen bir insanla komşu olmak zorunda değilim, arkadaş olmak zorunda değilim.yüksek müsaadelerinizle olurmu muhterem efendim?

            Başkaları beni entrese etmez. Selam saygı ve dua ile.

          • hasret,.... diyor ki:

            TARık bey..sözünüz bana mı?
            ben kaçak güreşmiyorum.. link vermemin sebebi beyfendinin yazdığı yazıyı inkar etmesi beni zan altında bırakması sonucunda onun yazdığını göstermekti…yoksa sitenin reklamını yapmak değil..başta yazan hadisleri bende biliyor ve duymuştum ancak yinede o sitede
            ”Allâh, sizin namazlarınıza, oruçlarınıza değil, para münâsebetlerinize bakar.” hadis diye vermesi bunun sahih hadis olduğunu göstermez… ben bu konuyu arştıcam bakalım ozaman hangisiymiş..

          • TİBET diyor ki:

            SON BİR KAÇ İLAVE YAPAYIM UMARIM BAŞKA YAZMAMA GEREK KALMAZ:

            1-farzları küçümsemek insanı dinden çıkarır.

            2-her ibadetin ahlaki bir zemini mutlaka vardır.Namaz oruç hac vb ibadetler aynı zamanda kişiyi arındırması gerekir.Sabrı kardeşliği cemaat ruhunu paylaşımı disiplini öğretir. Namaz insanı kötülüklerden alıkoyar.5 vakit evinin önünden akan bir pınarda yıkanmak ve kirlerden azade olmak gibidir.Oruç bütün organlarla tutulur.Sadece mideye münhasır kalan bir orucluyu bazı Allah dostları, ineğide bağlasan o da oruç tutar diyerek uyarmışlardır.Yani gıybetten uzak durmak, güz zinasından dil zinasından kalbin bile gıybetinden sakındırmışlardır. Bunlar çok önemli hususlardır. Kısaca atıfta bulundum.

            3-Mesela namazda müminler saf bağlar.Bu saf bağlama sadece namaza münhasır değildir.Mümin kardeşinin acı ve kederlerini paylaşmak içinde saf bağlamalıdır. Ağaçlarda yan yana dizilince cemaat olmazlar, kalabalıktırlar ama cemaat olmazlar, çünküüüüü;

            YANAN ARKADAŞINA YARDIM EDEMEZLER.

            şu halde hurma kütükleri gibi yan yana dizilmek saf bağlamak değildir. Haccın namazın ve zekatın ve orucun bu anlamda inşaa etmek mümine kazandırmak istediği özellikler vardır. Ama bugün islam toplumu ibadetlerin sadece zahiri yönünü ele almış.Ruhunu ele almamış. Kur’an-ı şapur şupur öpüyoruz sonra içindeki hakikatleri teker teker çiğniyoruz.

            ben ibadetlerin hem içeriğini anlamamızı savunuyorum.Dindar görünümlü bazı insanların (Umarım bu cümleme kimse yine takmaz) ibadetlerin sadece şeklini alıp içeriğiyle ilglinmemesi benim bu iddiamı teyid eder. İslamla altın yumurtlayan tavuk gibi sadece sevap beklentisi içinde muhatap olmak bir çeşit ticarettir. Allah rızası esastır. Necip fazıl bu anlayışı yermiştir. Güvenme insanoğluna cenneti vermeseydi Allah’a secde etmezdi demiştir.Umarım şairin ismini yanlış hatırlamıyorumdur.

            Güzel ahlak sahibi olmayan bir insan HAYIR HAVUZUNDA hiçbir sevap biriktiremez.Çünkü havuzun hertarafı deliktir.O delikler sevapları yutar.

            Gıybet deliği,
            yalan iftira inatlar deliği,
            dedikodu emin vasfını taşımamak,
            işini iyi yapmamak,
            insanların güvenini suistimal etmek, vb vb.bütün bu delikler havuzda pek sevap bırakmaz.
            BÖYLE BİR HAVUZ SEVAPLA DOLMAZ. Önce bu delikleri tıkamak sonra sevap biriktirmek gerekir.

            benim butün tezim budur. Bu konuda Allah rızası için yanlış düşündüğüm bir nokta varsa dinlerim. Ben bilmediğimin cahiliyimdir.Beşikten mezara kadar talebeyim.Kaprisim kompleksim olmaz.

            Ben bir kelebekten bir böcekten bile çok şey öğrendim.

            “YALNIZLIĞIDA KALABALIKLARDAN ÖĞRENDİM”…

            selam sevgi ve dua ile.

        • hasret diyor ki:

          TİBET BEY sanırım yine yanlış anlaşıldım :(
          ben kul hakkı yok demedim..herkes hakkını alacak tabiiki ALLAH zinayı dahi dilerse aff eder ama kul hakkını af etmez..o hakka giren kul hakkını helal etmedikçe ALLAH da aff etmez..yorum yazmaya korkar oldum ..yanlış anlaşılıyorrum yada ben ifede edemedim kendimi..bende herkesin bu konuyu bildiğini yada duyduyğunu sandım yanılmışım ama neyse …

          • TİBET diyor ki:

            Saygıdeğer hasret hanım,

            sizinle anlaşamadığımız bir konu yok.Aynı fikirdeyiz ve hemfikiriz.Bu ilaveleri dün yapmıştım. Konu iyice anlaşılsın arkadaşlarımızın kafasında soru işareti kalmasın diye..Sizin için değil.Lütfen rahat olun.

            Ayrıca sorularla islamiyetin KUL HAKLARI BÖLÜMÜNDE en az 20-30 soru var.İnanın onlara verilen cevapları okuyunca tüylerim diken diken oldu.Hele gayri müslimlerin üzerimizdeki hakları ve hayvanların ve mahlukların hakları…Bu haklar bizi FENA HAKLAYACAK :-(((

            Hatta ve hatta sorularla islamiyete gezerken gıybetin zinadan daha büyük bir günah olduğunu da öğrendim.

            Elhasıl bu site tanıştığım günden beri beni çok etkiliyor ve çok istifade ediyorum.

            Çakma Müctehidlere! karşı sanal ortamda başvurulacak en güzel site. Allah hazırlayanlardan razı olsun.

            Bu gece size tekrar dua ettim. Rabbimize emanet olalım.

    • tarık diyor ki:

      değil ablacım sana demedim, bak birinin sözünün altına yazmışım. ayrıca tibetin söylediği şey hadis değil en son uzun cevabımda yazdım zaten uzuzn uzuzn araştırmana gerek yok ben araştırdım.

    • TİBET diyor ki:

      HASRET HANIM,

      bana olan hakkınızı helal ettiniz mi muhterem efendim?
      etmezseniz helal ettirmeniz için napabilirim?

      Gayet ciddi ve samimi olarak soruyorum.Niyetim kırmak değildi.Tekrar tekrar özür diliyorum.Gücümün sınırları dahilinde ne isterseniz yaparım.

      • hasret,.... diyor ki:

        TİBET BEY
        niyetiniz de ciddi iseniz benden yana hakım helal olsun ..yok başka sebeple;
        (dalga geçmek için,)yazdıysanız..ALLAH kalpleri niyetleri bilir..
        sizde hakkınızı helal edin eğer şahsınızı bilmeden ,istemeden kırdıysam..özür dilerim..bir şey yapmanıza gerek yok :)) zaten ortada anlaşılmayacak konu kalmadı.. eğer iyiniyetle bunları yazıp ve özür diliyorsanız bu bile sizin efendi bir kişiliğiniz olduğunu gösteriyor ..saygılarımla..

        • TİBET diyor ki:

          HAŞA SÜMME HAŞA.

          Gayet ciddiyim yeni geldim, yeni girdim ve şu an yazıyorum.İkindi namazında ellerimi açıp:
          ” Ya rabbi çocuk aile net sitesinde hasret rumuzuyla yazan kardeşimi kırmış olabilirim.onun dünya ve ukba sıkıntılarını gider lütfen, ne muradı varsa ihsan eyle lütfen, ne korkusu varsa emin eyle lütfen, iki cihanda da azize eyle lütfen, ve ve ve;

          son nefesinde Efendimiz s.a.v. mübarek himayeleri altında hüsnü hatime ihsan eyle diye dua ettim.Allah bu cümleleri duydu ve kayda geçti.”

          Tekrar selam saygı ve dua ile.

          • TİBET diyor ki:

            Ben önceleri rahmetli necip fazılın ” kaba softa ham yobaz” dediği bir kişiliğe sahiptim.

            Bu yazımda bahsettiğim HAVUZ örneğini ilmiyle amil ameliyle kamil bir çok güzel insandan ayrı ayrı öğrendim. O gün bu gün bu güzel ahlak esaslarına ki,( ihlallerin hepsi kul hakkına giriyormuş)elimden geldiği kadar dikkat etmeye çalışıyorum.

            O yüzden benim yaşamımda kul haklarına müteallik her şey çok önemli.Çünkü önceden çok kalp kırmışım, çok hak almışım. Elimden geldiği kadar yaraları sarmaya kırdığım kalpleri düzeltmeye çalışıyorum, ne kadar olur bilemem. Allah bana bu öncelikli bilgiyi öğreten değerli insanlardan razı olsun.

            Tekrar selam saygı ve dualar ile.Allah ne muradınız varsa ihsan buyursun.Efendimize s.a.v komşu eylesin tüm sevdiklerinizle birlikte.

          • hasret diyor ki:

            TİBET bey duanız ve iyiniyetinize (inandım)teşekür ederim.
            (takdir edersiniz ki insan pek net ortamında kimseye güvenemiyor ve inanamıyor )..
            bir müminin bir mümine verceği engüzel (hediye)şey bir duadır…ALLAH ta sizin gönlünüze göre versin ..

          • hasret diyor ki:

            ALLAH ta sizin gönlünüze göre versin tibet bey tekrar duanız için teşekkürler ederim..
            selam saygı ve dua ile..

  50. mehmet ali diyor ki:

    Ey insanlar, hiç şüphesiz Allah’ın va’di haktır; öyleyse dünya hayatı sizi aldatmasın ve aldatıcı da, sizi Allah ile aldatmasın…

  51. tarık diyor ki:

    Toprağı bol olsun, Galileo da dünya düz değil yuvarlak diyince böyle deli falan demişlerdi. Arkadaş millet işi gücü bırakmış, Havva’nın sorunu ile uğraşıp onun hakkında yazacağına bana hakaret yarışına girmiş. İyi tamam her şeyi en iyi siz biliyorsunuz. Konuyu değil şahsı konuşuyorsunuz.

    Bu vakada en az Havva hanım kadar mağdurum ben, tacize uğramış durumdayım:) Aile bakanından yardım ve korunma istiyorum. Saçımı süpürge ettim yorum yazdım, değerim bilinmiyor:)

    • zeynel diyor ki:

      Tarık bey”Havva’nın sorunu ile uğraşıp onun hakkında yazacağına bana hakaret yarışına girmiş”, işte amacı yanlış anlamışsınız,burdaki amacımız onun sorunu ile uğraşmak değil, kendimize dersler çıkarmak, ibret almak, gün gelir başımıza da gelebilir..burda HAVVAYI VEYA ADEMİ SUÇLAMAK gibi bir durum yok.Gün gelir bu HAVVA-ADEM in yaşadığı bu olayı biz veya evlatlarımızda yaşayabilirz.ZATEN HAVVA BAŞTA BELİRTMİŞ,”benim gibi başkaları da aynı hataya düşmesinler diye yazdım” DEMİŞ.SUÇLU İKİ KİŞİDİR TEK BİR KİŞİ OLAMAZ.BİZE SUÇLUYU ARAMAK DÜŞMEZ, YARGILAMAK BİZİM İŞİMİZ DEĞİL, ÖNEMLİ OLAN BU OLAYDAN DERSLER ÇIKARMAk.İkisi de allaha hesap verecek, bize değil.OLAYI DEĞERLENDİRMEK BİZEE düşmez.Bize düşen ibret almak,dersler çkarmak.Siz yanlış yerden bakıyorsunuz.

      “Bu vakada en az Havva hanım kadar mağdurum ben, tacize uğramış durumdayım:)”böyle bir durumda havva üzerinden dalga geçmek te pek hoş olmasa gerek.Neyse ama yazdığınız değerlendirmelerlede o havvanın hakkına da girdiğinizi düşünmüyormusunuz?

    • eftelya diyor ki:

      Kalkmış bi de dalga geçiyorsunuz ayıp yaa…

    • Yasin diyor ki:

      Tarık bey,
      Size hatırlatılanlara bir bakın, sizin farkına varmadığınız şeyler olabilir mi acaba?

      Defalarca tekrar edilen bir cümle var burada;
      Bu Hanım kendi nefsini temize çıkarmaya çalışmamış, hatasını itiraf ederek başka bacılarımın hayatı kararmasın diye yazmış. Siz ise bunu göreceğiniz yerde adam namaz kılıyor ve cemaat mensubu diye savunmaya geçiyorsunuz, size yapılan itirazlar işte bu noktada…

      Bu hikayeden alınması gereken ders;
      “Dindar bile olsa karşı cinsten biriyle asla yalnız kalmamaya dikkat edin; Kadınsanız başınıza bir iş gelebilir, Erkekseniz bir iftiraya kurban gidebilirsiniz”

      Kaldı ki; hanım kardeşimizin anlattıkları kandırılmış olduğunu ortaya koymuştur.
      Havva kendi nefsini taşlamaktadır. Daha ne istiyorsunuz?

  52. inci diyor ki:

    Bahsettiğiniz beyefendi niyeti baştan bozmuş belli, baştaki rahatlığından -adabınca bakması ayrı- belliymiş bence. O ilk rahatsızlığınız bu yaşayacaklarınızın işaretiymiş adeta. Mümin elbette hataya düşer fakat her fırsatta sizi evine çağırması, yakınlaşmak istemesi onun bu anlamdaki -bu günah konusundaki- pervasızlığını rahatlığını gösteriyor ki bile bile yapıp ardından Allah affeder rahatlığında olması da bunun göstergesi. Ne acı bir durum ki burada dini unsurları kullanmış ki işte dini hevaya alet etmek de buna denir. Ne büyük vebal Rabbim cümlemizi korusun şeytanın böyle sağdan yaklaşmalarından. En berbat ve küstahça olanı da sebebi başörtüsü gibi kıymetli olan bir unsura bağlaması. Zina gibi büyük bir çirkinliğe sürekli zemin hazırlamaya çalışmak, karşı tarafı bu noktada -dini kullanarak- ikna etmeye, kandırmaya çalışmak, bu günaha yaklaşma noktasında israrcı olmak, sonra da kalkıp utanmadan başörtüsünü sebep göstermek aman ya Rabbim ne cüret, ne tiksindirici bir şey! Sizin elinizi ilk tutmak istediği andan itibaren kendiyle çelişmeye başlamış hatta en baştan. Söylediklerinin ne kadar bilinçsiz, sahte ve samimiyetsiz olduğu oradan belli ki başınızı örtmenizi isterken elinizi tutması, akabinde evine davet etmek ve daha ilerisine gitmesi zaten ele veriyor onu. Daha orada -en azından elinizi tuttuğunda ya da evine davet ettiğinde- notunu vermeliydiniz, kendini saklamamış aslında son derece açık bir şekilde ifşa etmiş bu haliyle kendini, İslam şuurunun ne düzeyde olduğunu, müslümanlık kalitesini. Gerçekten iman şuuru ile donanmış, namazını gerçek iman ile kılan hakiki bir mümün erkek bu kadarını yapmamalı, bir iki defa hataya düştü hadi diyelim ama her fırsatta böyle bir günaha yelken açıp durmuş. Bu rahatlıkta olması hakiki iman şuurundan yoksun olması gerekir ki ben öyle olduğuna kani oldum ( ki olayın burada anlatıldığı şeklinden yola çıkmak durumundayım, zaten önemli olan durumun özü ve vehameti, dinin nasıl kullanıldığı kişinin hem kendini hem karşısındakini nasıl kandırdığı).
    Ahh maaalesef ki böylelerini görüp de dinden bihaber insanlara da malzeme çıkıyor- namaz kılıyor ama şöyle, bak güya dindar ama bak onlar daha fena vs.- bu anlamda yüklendikleri vebal de apayrı bir şey Rabbim muhafaza eylesin cümlemizi. İşte ama bilmiyoruz asıl iman bambaşka bir şey; mümin olmak büyük tezatlardan mümkün mertebe uzak olmak demek, bir bütünlük demek… Mümin olmak, işime gelince öyle, şurada şöyle, orada böyle…. değil. Ufak tefek kusurlar, günahlar olur, bunlardan hali olamayız tamamen fakat bu derece büyük ve ana konularda işimize geleni (burada zina ve başörtüsü) menfaatimiz için kullanıp işimize gelmeyeni -haşa adeta- sallamamak, bişey olmaz Allah affeder pervasızlığını göstermek…… :(
    Ama kardeşimiz öyle güzel bitirmiş ki hikayesini, kulluğun özünü bulmuş bence, bulduğu çözüm geceleri Onunla olmak O’na yakarmak, dua, tevbe, pişmanlık,…kulluğu olgunlaştıran anahtar kelimeler. Rabbim cümlemizin yardımcısı olsun. Buralarda paylaşmanız da bizler için pek çok noktada uyandırıcı oluyor, neler varmış, ne tür insanlar, olaylar, istismarlar varmış diyor insan ve yeniden, yeniden düşünüyor.

    • inci diyor ki:

      “Daha orada -en azından elinizi tuttuğunda ya da evine davet ettiğinde- notunu vermeliydiniz, kendini saklamamış aslında son derece açık bir şekilde ifşa etmiş bu haliyle kendini, İslam şuurunun ne düzeyde olduğunu, müslümanlık kalitesini.” ama tabi bunu farkedememeniz de doğal sürekli vurguladığınız şey ona çok bağlanmışsınız.

      • .:. diyor ki:

        inci diyorki:
        “kendini saklamamış aslında son derece açık bir şekilde ifşa etmiş”

        Belki de davet eden kisi kendi bildiklerine gore test etmistir. Belki de notu veren odur. Olabilir mi?

        Kim kimi nasil ve ne sekilde test ediyor nasil bilebiliriz ki?

        Belli ki bu kardesimiz bir hata yapti ve gec de olsa farkina varmis.

        Bu anlatimdan cok dersler alinmasi gerekir diye dusunuyorum.

        • inci diyor ki:

          Haklısınız bilemeyiz kimin kimi test ettiğini fakat kendi bildiklerine göre bu şekilde test ediyorsa adam ve bu yaptıklarını karşısındakini test amacıyla yaptığına inanarak yapıyorsa bu daha da tuhaf bir durum bence. Hangi aklı selim bir mümin ben şu kızı bir test edeyim bakalım ne kadar iffetli diye bu nevi şeylere bir değil iki değil tevessül edebilir? Şayet kendince böyle bir felsefesi varsa da ancak yine dediğim gibi kendini aldatmış olur, üstelik karşı tarafı da günaha israrla sürüklemek gibi bir vebali de bir yana.
          Biz kimiz ki bir de böyle tuhaf, mümine yakışmayan yollarla bir kulun kulluğunu imtihan ediyoruz, -kaldı ki burada hadi diyelim test ediyor da bir defalığına tepkisini görmek için teklif etti (bu bile normal olmamakla birlikte) oysa bu durumda pek çok defalar bir israr görüyoruz- hangi kaynakta buna dair böyle bir yöntem var, evleneceğiniz insanın iffet konusunda ne kadar dirayetli olduğunu öğrenmeye çalışın gerekirse israrla evinize davet edin müminler…. bunun adı sadece nefsine yenilmektir. Bu kişi dediğiniz gibi böyle tuhaf bir felsefeyle bunlara girişmişse de bu daha da zavallıca bir tutum fazla izaha ne hacet?
          Demek ki bu işin kadını erkeği yok iki taraf da birbirini pekala şeytanın yolunda sürükleyebiliyor, kendi nereye gidiyorsa yanındakini de oraya götürüyor. (bundan sonraki kısım size cevap niteliği taşımamaktadır toplumdaki genel önkabullerle ilgili bir yorumdur sadece) bazen erkekler de kadınları bir o kadar çeldirebiliyor, kadın erkeğin aklını çelince vay şeytan kadın ne de olsa, deyip erkek kadının aklını çeldiği zaman e canım o da uslu uslu dursaydı, edepli olsaydı adamın ne suçu var, kadın kendini korusaydı demek ne kadar isabetli ve insaflı? Hırsızın hiç mi suçu yok misali. Ya da burada önemli olan benim suçum senden az vs meselesi değil mesele bu işin cinsiyet değil müslüman kimliği meselesi olması. Teşbihte hata olmaz, Züleyha’nın Yusuf’a yaptığını (teklifi) burada bir erkek yapmış. Elbette kardeşimiz burada zaten pişmanlıklarını dile getirmiş ne olursa olsun yapmamalıydı fakat toplumun genel yaklaşımı Kur’ani değil, günah işleyip hem de başkalarını da bu yola çekmenin ne erkek için ne kadın için mazur görülür tarafı yoktur olamaz. İnsan her durumda insan ve mümin erkek de kadın da bakışını haramdan korumakla mükellef. Adı mümin nihayetinde biz Allah katında MÜMİN olarak hesap vereceğiz zira.

        • TİBET diyor ki:

          Daha önce inci hanımın tesbitlerine benzer bir yorum yapmıştım.İnci hanıma aynen katılıyorum.Kimse kimseyi denek olarak kullanamaz ve haram yöntemlerle test olmaz. Zaten testin sonucu belli işte…

          Baştaki ipuçlarıyla sonuçlar doğru orantılı.Gözün içine bakması, senli konuşması vesaire…

          Anlayana, bir damla okyanustan haber verir.

          “El katretü yedullü alel bahr.”

          • gelibolu diyor ki:

            eğer bu olaydan kendimize dersler çıkarıyorsak,faidesi olur düşüncesi ile bir tesbit

            hatalardan bahs edilrken en önemli hususlardan biri de ailenin devre dışı kalmasıdır. bir kişi ile evlilik niyetiyle görüşülüyorsa ailenin en başından haberi olması lazım.kaldı ki hanım kardeşimiz tahkikatı bile kendisi yapmış, yaptırmış.süiistiğmal yapmaya müsait olnlar için açık kapı bırakılmış oluyor.
            nasıl olsa ailesinin haberi yok.
            aileden birinin görmediğini diğeri görebilir.
            gençliğin başında kavak yelleri,nefin istekleri tavan yapmış durumda iken çok kolay hatalar yapılabiliyor,
            arkadaş da önemlidir amma ailenin ve büyüklerin yeri başkadır.

          • inci diyor ki:

            Evet kesinlikle, böyle durumlarda ailelerin ilk etapta haberinin olması lazım. Aksi takdirde hatalar çok büyük olabiliyor, böyle işlere tek başına girmek hem dini açıdan doğru değil zira işte hayatın işleyişine de aykırı. Yani kızlar ailelerine böyle böyle biri varmış görüşmem uygun olur mu, siz de araştırın vs. Bu durumlarda kızlarımız ilk havadisi arkadaşıyla paylaşır heyecanında annesiyle, ailesiyle paylaşmalı.

  53. desperate diyor ki:

    Havva hanim yaziyi yazdigina bin pisman olmustur eminim kendini savunma aciklama yapma sansi da yok. Iki gunde en cok yorum alan yazi zaten bir de cevap verse dusunemiyorum isin icinden nasil cikar site yonetimi. Kendisi zaten pismanligini derinden yasarken bir de suclandi burda. Insanlar ne kadar acimasiz. Hic hassasiyet kalmamis. Hata ettim diyen insana evet hatalisin yanlis yaptin demenin anlami nedir. Bu nasil bir ego tatminidir.

  54. tarık diyor ki:

    TİBET bey, Son yorumunuzda insanı küfre götürmesi muhtemel, ibadetleri küçümseyen ifadeler var. Bu niyetle yazmadığınız belli ama yazdıklarınız tehlike sınırlarında. Yerinizde olsam Kelam, fıkıh, hadis konularında yetkin değilsem yazmazdım. Aynı hataya düşmemek için yazdıklarınıza cevap vermiyorum, yazacaklarımı yazdım zaten.

    • TİBET diyor ki:

      Kaynak istediğiniz için kaynak yazdım. Ne dediğimin gayet farkındayım. Herkesin “din algısı” kendine. Allah’a emanet olalım.

  55. pınar diyor ki:

    sema hanım Allah sizden razı olsun. yazılanları ben de kardeşlerimle paylaşıyorum. havva kardeşim rabbim sizi hiç bir zaman yolundan ayırmasın. Allah yar ve yardımcınız olsun. Tarık beyin yaklaşımları bir mü mine yakışmıyor. Allah selamet versin. bu tür işler ne kadına ne erkeğe bakıyor. namaz kılmak gibi islamın beş şartını yapmak önemlidir ama daha da önemlisi iman şuuruyla hareket etmektir. öyle bir dinimiz var ki yürürken bile karıncanın hakkını vermek gerekir. ibadetleri yerine getiriken kul hakkına riayet etmemek ne nasipsizliktir. Allah kul hakkına riayet etmemekten bizleri muhafaza eylesin. yavrularımızı da bu tür insan müsveddelerin şerrinden korusun. selametle

  56. Sultan-ı Yegah diyor ki:

    Bir kadın ve bir erkek yalnız kalırsa, üçüncüsü şeytan olur.. Yalnız kalmayın kardeşim.. Kim olursa olsun.. Ne kadar sağlam görürseniz görün.. İsterse ülkenin en dindar, en iradeli insanı olsun.. Yalnız kalmayın.. Zira erkeğin yapısı kadından farklıdır..

    En sağlam diyeceğiniz adam bile olsa, bir kadınla yalnız kaldığı zaman, feromonların kokusu bastırdığında beyni döner ve ne yaptığını bilemez hale gelir.. O esnada ne akıl kalır, ne irade..

    Yalnız kalmayın.. Amca oğlunuz bile olsa.. Hatta daha yakın akrabalarınız bile olsa..

    • darüsselam diyor ki:

      BİR PEYGAMBER-İ ALİŞAN olan HZ YUSUF (A,S)” NEFSİ EMMAREMİN ŞERRİNDEN ALLAH’IN MERHAMETİNE SIĞINIRIM DEDİĞİ AYET İLE SABİT İKEN, HATTA ALLAH YARDIM ETMESEYDİ KENDİSİ DE ALDANACAK İKEN, BU ZAMANIN HANIMLARINA ve BEYLERİNE NE OLUYOR Kİ EMRİ İLAHİYİ DİNLEMİYORLAR…

  57. sümeyra diyor ki:

    Hastalarımdan ve kendimden de biliyorum ki:İnsan aşık olunca hiçbirşeyi görmüyor.Kız aşık olmuş adam ise kızı görünce ona dokunmak istemiş.Burdaki kız BAŞKA kızda olsa o adam o işi yapmak istemiş.Kimin olduğu önemli değil yani.YİNE DURUMA TERS AÇIDAN DA BAKILABİLİR.

    Bu yazıyı öğrencilerime verdim, psikog adayı sevgili öğrencilerimin tespiti çok güzeldi.

    Hocam kız bilindik aşık sırılsıklam aşık olmuş..ilk defa bir erkekle görüşmesinden kaynaklanan bir durumun etkisi büyük.Ve ilk aşkın izi.ve hala ona olan sevgisi.hala Ona bir söz konduramıyor farkettiniz mi hocam dediler?
    nerden anladınız bunu diye sorduğumda,şu cümleyi okudular..

    “O beni kendine layık yar görmedi.Çünkü ben onun ailesine yakışan bir gelin değildim.Başörtülü değildim.”

    Adamın sevgisi sizce samimidir dediklerimde, özellikle başörtülü öğrencilerimden biri hemde pür takvalı olduğunu düşündüğüm öğrencim adamın sevgisi sevgi değildi, o şartlı sevmiş gibi, başörtüyü yaparsan olur yapmazsan da bu anın tadını çıkarmak gibidir.Yoksa hocam allahtan korkan bir insan başörtüyü bahane etmez, çünkü herşeyden önemlisi kırık bir kalp bırakmaktan korkar allah korkusu olan insan dedi.Ve bir kıza dokunan allah korkusu olan bir insan o kızı öylece bırakmaz, iki tarafta birlikte yapmış olsa dahi.Ve devam etti, hocam bu duruma psikolog olarak bakmıyorum müslüman olarak bakıyorum dedi ve anfi de alkış koptu.Ve öğrencilerimle gurur duydum.sınıfta gözlerim doldu.

    • Yasin diyor ki:

      İşte bir Mümin’in bir bakışı budur!

    • tarık diyor ki:

      Bu yazdığınıza uzunca bir cevap vermiştim ama yayınlanmadı. Özet olarak; Allah bizi sizden ve sizin öğrencileriniz gibi psikologlardan korusun.

    • TİBET diyor ki:

      Mazhar Osman döneminde yaşanmış bir vaka:-)

      Hanın çayçısı bir gün Mazhar Osmana demiş ki:
      -Sen delisin!

      Mazhar Osman:
      -sen bana deli dersen bu iftira olur, ama ben sana deli dersem bu bir teşhistir:-)

      İşini iyi bilen bir pskolog, her zaman insanlara faydalı olur.Onları hayata bağlar.Doğru düşünmeyi, doğru algılamayı, kareleri yerine doğru yerleştirmeyi öğretir. İnsanları kendileriyle yüzleştirir. İçlerine ayna tutar.

      Pskoloji bilmeyen ve din eğitimiyle ilgilenen insanlar kaş yapayım derken göz çıkarırlar.İnsanların dinle olan ilişkisini zedelerler.Cehennem zebaniliği yaparlar.Dili engerek yılanı gibi zehir akıtan böyle insanların şerrinden Allahu Teala, bütün Ümmet-i Muhammedi korusun.Amin.

    • elf diyor ki:

      Merhaba
      Evet söylenmesi gereken en doğru söz burada söylenmiş. Havva hanım ilk kez yaşamış bazı şeyleri, bu yüzden bir erkek nasıl tartılır, evlenilecek bir erkek nasıl olmalıdır bilememiş. işin içine duygular da karışınca hata yapmış erkeğin her teklifine günah sevap diye tartmadan evet demiş. Hata hatayı doğurmuş ve bir kısır döngünün içine girmiş.
      Rabbim Havva kardeşimizi böyle bir adamla evlilik yapmaktan korumuş. Evet belki şu anda sıkıntı çekiyor ama terapi tamamlandığında hayata bakışı değişecek ve mutlu bir evlilik yapacak.
      Havva kardeşimiz “O beni kendine layık görmedi” demiş. İnanıyorum bir gün farkedecek iyi ki bu adam beni kendisine layık görmemiş, yoksa ben onun bana layık olmadığını anlayamazdım diyecek.
      Evet belki gözlerinin içine başka hayal girmemiş bir insan olamayacak asla, ama hata yaptığının ve gerçek tövbenin, tam pişmanlığın ne olduğunu çok iyi bilen bir insan olacak ve bu bakış açısına sahip, kulluğunun farkında bir adamla mutlu bir evlilik yapacak. Hem dünyasını hem ahiretini kurtaracak.
      Havva kardeşim o adamla birşeyler paylaşarak yanlış bir yola girmiş olabilirsin ama Allah seni inayetiyle o yoldan çıkarmış ve emin ol şu an doğru yoldasın.
      Benzer şeyleri birçok insan yaşıyor. Evlilik yolunda her insan imtihanlar yaşıyor. Allah evlendikten sonra, evlendiğin kişiyle imtihan etmesin. Bu çok çok daha kötü olurdu. Her insanın hayatının dönüm noktalarında büyük imtihanları olurmuş. Bunlarda biri de evlilik. Evlilikle ilgili büyük imtihanın buymuş demekki. Senin yapman gereken tek şey nefsini temize çıkarmamak suretiyle nefsini temizlemen. Daha sonrası ferahlık olacak inşallah.
      Başarılı bir terapi dileğimle…

      • .:. diyor ki:

        Nereden biliyorsunuz Allah kimi ne sekilde ve nasıl korudugunu?

        Bayanı korudugu gibi erkegi de korumus olamaz mi? veya sadece erkegi?

        Kimin ne şekilde, nasil, nerede, kiiminle, imtihan olacağını sadece Allah bilir oyle degil mi?

        Bu yaşanmış ve yaşanması gereken olay hem kadın, hem erkek için de hayırlı olabilir, veya sadece erkek için.

        Terapi ile ilgili şunu söylemek gerekir, Terapiyi kimin, nasıl ve neye göre verdiği çok önemlidir.

        Şu çok bilinen bir şeydir, benzer durumlarda, çocuklara, hatta bilhassa boşanmalarda, bir çok terapist olanları unutturmak için, müşterisine, maskot yetiştirmesini ve onunla ilgilenmesini isterler.

        Rahatlatmak, aklını baska ugraşla meşgul etmek, unutmak v.s…

        Ne hikmetse bu genelde kedi köpek olur ve köpekler daha ağirliktadir. Ben ne zaman elinde zincirle, tasmayla baglı bir köpeği sabah, ogle, aksam, sokaklarda, parklarda gezdiren agırlıklı olarak bayan, görsem aklıma ilk bu kişilerin terapistleri geliyor. İnanın problemlerine sonuca gelmeden önce, bu hayvanlara gösterdikleri ilgiyi gösterseler, Kendi sorunları hallolur. Malesef ek başka sorunları oluyor, kendi, yakınlarına, cocuklarına, eslerine yeteri ilgi göstermeyenler, bu hayvanların her istediklerini yapar, pisliklerini severek temizler, sokaktaki pisliklerini ellerine aldıkları posetle temizler, evlerinde veya disarida pisliklerini baskasına rahatsız edecek sekildeki ortamlarda birakırlar, yemeklerini tam ve zamanında vermek icin azami gayret gösterirler.

        ama kendi cocuklarına, ailelerine, eslerine yakınlarına bunu yapmazlar, bir zaman sonrada bir kesin bu hayvanlari atiyorlar, erkek kadın farketmiyor. tabiki hepsini aynı anda yapıp da, deger siralamasını uygun sekilde ayarlayan iyi insanlar cok fazla var..

  58. nasuh diyor ki:

    arkadaşlar her iki tarafta hatalı atı alan üsküdarı geçmiş hatalardan ders çıkaralım.burada herkes günahkar tevbe istigraf etsinler allahın rahmeti ve mağfireti geniştir.günah işlemek için dindar veya imam veya vaiz veya müftü veya cemaat mensubu veya doktor olmaya gerek yok herkes günah işlemeye meyillidir peygamberler ve melekler müstesna çünkü onlar cenabı aaalh tarafından direk korunurlar.bu kızımız nefsine uymuş oğlanda nefsine uymuş .bize yakışan tevbe istiğfar etmek dua etmek herkes kendi işlediği günahlarının cezasını çekecektir.çolul ve çoçuğumuzz iyi aile terbiyesi vermek.sonra iyi arkadaşlar ile gezmek .bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim atasözünü hatırlayalım.bugün bu kızımız gibi lisede aynı olayları yaşayan birçok kız ve erkek çoçuk var.bunları aile bireyleri olarak bizler evde iyi eğitim ve terbiye ile önleyebiliriz.aksi taktirde erkek arkadaş ve kız arkadaş yaşının ilkokula indiği bekaret yaşının ilk öğretim orta okul seviyesine indiği şu günümüzde iyi ve inançlı terbiyeli namuslu evlat yetiştirmek mucize oldu allah yardımcımız olsun.yoksa o bunu demiş bu şunu demiş herkes birilerinin safına geçerse ayrımcılık olur.ortada bir enkaz var bu enkazın kaldırılması lazım teşekkürler.

  59. Yasin diyor ki:

    “Bir cemaatin içinde bulunan münafıktan bahsedildiğinde”, “Art niyetli Kadınlar” veya “Kötü niyetli erkekler” denildiğinde neden kendi üzerimize alınıyoruz?
    Yaramız mı var? Söylenenler bize de dokunuyor olabilir mi? O kötülüklerde bir payımız mı var?

    Dolandırılan biri başkası dolandırılmasın diye hikayesini paylaştığında; kendisine minnettar olacağımız yerde, üstüne mi gidecez? Kendimizi bu derece mi yitirdik, mensubu olduğumuz dinin veya cemaatin öğretisi bu mu?

    Bir bakıma “Emri bil maruf, Nehyi anil münker” emrini yerine getiren ve Başkaları da incinmesin düşüncesiyle kaleme alınan bu yazı bir kişinin bile hayatını kurtarsa, saygı görmeye değmez mi?

    • .:. diyor ki:

      Ben yazilari ve tum yorumlari okudum, yaziyi ilk yayinlandiginda okudugum zaman sizin gibi dusunmedim?

      Siz de soylediklerinizde hakli olabilirsiniz, soylediginizde bir ihtimal oldugu icin. Bu ihtimal yuzdesi cok da olabilir az da olabilir, Hatta belkide tamamen de farkli birsey olabilir. Ben yaziyi yazan kardesimizin anlattiklarina gercek veya yanlis hukmunu kesinlikle veremem.

      Be okuyunca sunu dusundum, Yukarida yazilmis olan yazidaki olaylar, olabilir, yasanabilir. boyle birsey olabilecegi icin kendimi okuyarak bilinclendirdim, eksiklerim varsa boyle birsey ile karsilasirsam, diye onlemimi alirim.

      Bu yazi burada kaldigi surece, ve yorumlar arttikca, bircok gel gitler yasayabiliriz, Bu aslinda cok zor bir durum.
      Beynimizi zorlamamiz lazim ve inanin empati yapmak yeterli olmaz, alti sapkali veya cok farkli dusunmek gerekebilir.

      “Başkaları da incinmesin düşüncesiyle kaleme alınan bu yazı”

      Sema hanim yaptigi aciklamada buna degindi, bana gore de iyi ve guzel tespit.

      – Yazilan yazinin her satiri dogru olabilir? (benim kesinlikle hukum verme ve olayi baska yone cekme amacim yok)
      – Bunca yazilanlardan (cogunlugu dogru olabilir bazilarida kizginlikdan soylenmis olabilir)
      – Veya yaziyi elestiren arkadaslarin dedigi skilde de olabilir.) Cunki soylenilenler mantikli.
      – Bilemedigimiz baska birsey de var, Sozkonusu yazinin karsi muhatabi, Bugun veya yarin bu yaziyi burada farketse, Boyle bir yazi var ve benim basimada boyle geldi dese, olayi baska turlu anlatsa, nasil cevap verebiliriz ki? Ya birde o kisi hakli ise, ne yapariz….. Birde bu sahis cevap verirde yayinlanmaz ise, yada eksik yayinlanirsa, cunku belkide oyle seyler anlatabilirki, biz kime inanacagimizi sasiririz. Gercekten bu isler cok zordur.

      O yuzden ben hukum vermem ve cok korkarim, emin olmadigim seyi soyleyemem, herseye kolay kolay inanamam, bu zamanla olustu bende, farkli yonlerine bakarim olayin, Cunku bende cokkkk seyler yasadim,

      – muhatabim yasadigini kendi penceresinden anlatinca, insanlar bana, cok kotu bakiyor, hissediyorum, farkediyorum, hatta yuzume karsi bile diyorlar.

      – Ama bunu diyen birini yakalayim cevap verince, bu sefer karsi tarafa vay anasini be, verilmis sadakan varmis diyebiliyor..

      Aslinda bu kadar yazmaya gerek yok.

      Mukaddes kitabimizi kendimiz okumaya ve anlamaya calismaliyiz, Cunki Rabbim bize akil vermis ve oku demis, Her okuyani dinle dememis.

      Zaten dinimizde kadin ve erkek iliskilerinin ne sekilde olabilecegi bolca anlatilmis,

      Problem olunca da nasil cozulecegi anlatilmis. Hakem istiyor, Bir tane kiz tarafindan, Bir tane erkek tarafindan.

      Simdi sizce bu kardeslerimiz bu sekilde sorunlarini coze bilirlermi? Kiz tarafindan bir hakem ve Erkek tarafindan bir hakem getirebilirler mi ? Bencce cokkk ama cok zor.

      O zaman neyi tartistik, Kotu bir sonucu.. Peki neden? olmamasi gereken seyler yasandigi icin. “Yani en bas kismi yanlis, “Balik bastan kokmus.” veya “insaatta ilk tuglayi yamuk koyarsan oyle yamuk gider”

      Oncesinde, taaaaa en basinda egitim sart, evde ailede egitim, okulda egidim, ilerleyen yaslarda egitim….

      Bu ayni yeni cikan siddet yasasindaki gibi bana okadar cok komik geliyorki. Bir yasa cikartiyorlar, 550 milletvekili var ve sadece ama sadece 246 kisi ile. ve biryerden bulunan sonuc odakli bir vaka ile, birinin siddet sonrasi oldurulmesi veya darp gormesi (kucumsemek icin soylemiyorum.) Ne olup bitecegini kesinlikle bilmeden, analiz etmeden, sonuclarini tahmin etmeden, Yasayi koyuyorlar. Hemde tek tarafli, Utelik ana yasanin KADIN ERKEK ESITLIGINE yuzde % aykiri. ustelik baska ulkelerden fotokopi olarak alinmis. Bir de Fransa ya kizmisdik iyi mi, Ermeni tasarisini bilmem kac kisi ile onayladilar diye. Boyle Ana yasada Kadin ve erkek esit denilen ve yeni cikan yasada, esitsiz olan birsey ve isin en komigi simdi birde yeni ana yasa yapilacak, Acaba burada erkek kadin esitligi ile ilgili ne diyecekler cok merak ediyorum.

      Galiba cok bos isleri olanlar var, uzuluyorum ben boyle bosa gecen zamana.

      Sonuc, ADALET ve adil. Herkeze adil adaletli yargilama hakki verilmeli, bu imkan saglanmali. Sonuc uzerinden basa gitmek yerine, Biyle dertlerin oldugu asikar, oncesinde tetbir alinmali ve egim yapilmali, Ustelik de bunun ornekleri ve neticeleri var, bende bu ulkelerden birinde yasiyorum ne yazikki malesef. hemde basimda boyle dert de var. Neticeleri ve sonuclarini kesinlikle % olarak cok yuksek tahminde biliyorum.

      • sümeyra diyor ki:

        Kimse kimse ye sen haklısın sen haksızsın diyemez zaten.İkisini de yargılamak bize düşmez.Önemli olan bu olaydan ders çıkarmak.Ve yine bir sonuç ateşle barut yanyana durmaz.Bu yazıyı kelimeleri inceleyince kız hep kendini suçlamış..Kızda hala ona karşı bir sevgi var, asıl sebebin başörtü olduğunu zannediyor.

        Ben hastalarım geldiğinde onları suçlamak, sen haksızsın sen kötüsün demem, önemli olan o hatadan ders çıkartmaktır.Ben havvanın niyetinden şunu anladım benim gibi başkaları da aşktan gözü kör olup bir an nefsine uyup bazı hatalar yapabilir dikkat edin uyarısıdır.

        OLAYA YOK HAVVA HAKLI YOK O HAKLI YOK ŞU HAKLI DEMEK YANLIŞTIR.

      • sümeyra diyor ki:

        BİR DE olaya şu taraftan bakmak lazım, benim bir öğrencim vardı.Birgün birerkekle başka bir ay başka bir erkekle, şaşırmış kızım daha dün onunlaydı diyordum aman hocam onu sevmedim bıraktım demişti.Şaşırıp kalmıştım.Havvanın şu durumu güzel, hata ettim diyebiliyor, hatasını kabul ediyor.sema hanımın dediği gibi buna üzülmeyen böyle günahları dert etmeyen o kadar çok kızımız oğlumuz var ki..O hatasını kabul ediyor.Diğerine de adem dersek o da hatasını kabul ediyor olabilir fakat çözümü başka biri ile nişanlanmak değil, tövbenin altına sığınmak değil.İnanın ki toplumda o kadar çok insan bu cümleyi kullanıyor “tövbe ederim”.

        • .:. diyor ki:

          “OLAYA YOK HAVVA HAKLI YOK O HAKLI YOK ŞU HAKLI DEMEK YANLIŞTIR.”

          Ben sanirim cok uzunca yazdim aslinda sizin dediginiz gibi, Zannettiklerimize inanmak bizi hataya surukler, Cunku yorumlarida okuyunca, sanki, taraflar olusmaya basliyor gibi gordum.

          Bahsettiginiz ornekde ilginc. Aslinda bir youtube videosu linki verecektim ama, gencligin hizla nereye gittigini gostermek icin, Ben bunu okadar cok cabuk gozlemledimki, olaylar 5-6 sene icerisinde olusuverdi hemen, Youtube de eger mega botellon yazip bununla ilgili videolari izlerseniz genclik, alkol, ozgurluk, uyusturucu, sorumsuzluk, be ararsaniz var.

          Ve yine sizin ornek sunu cok iyi gosteriyor, Su an meclisten yeni bir yasa gecti, Egitim ile ilgili, bundan onceki 28 subat sureclerini cok iyi anlamamiz lazim, o donemin cocuk ogrencileri ve gencligi zor durumda ve malesef bunlarin icerisinde benim yavrum da var, Cok gayretlerim var, halen cok buyuk mucadelelerim var, cevre ve arkadaslarini da takip etmek zorundayim ve ediyorum, bu yuzden girip daldigim yerler beni oyle urkutuyor ki, bu vesile ile cevremdeki diger kisilerin cocuklarini bile gozlemledim, yuzlerce, binlerce sanal arkadasi olup, bir ay icerisinde 3-5 tane erkek arkadas edinen
          ve olanlari ve yasadiklarini patavatsizca sanal ortamda paylasan bu cocuklara ailelerine devletimize halkimiza herseye cok uzuluyorum. her hafta kendi avatarlarini degistiren kiliktan kiliga girip fotograflarini yayinlayan , yazismalari kurduklari cumleler, hatta yazilarini yazdiklari saatler, beni urkutuyor. Bir de istatistiklere gore de sanal ortamlarda bayagi ust seviyelerdeymisiz.

        • TİBET diyor ki:

          Sayın Sümeyra hanım,

          Bir insan herhangi bir konuda görüşlerini belirtirken, hakaret etmedende belirtebilir. Tarık Bey, havvayı hem yargılamış hem de aşağılamıştır. Kim ne derse desin benim gözlemim budur. Bir çok yorumcu kardeşimizde bu hususun altını çizmiştir.Tarık beyin yapması gereken havvadan helallik alması aşağılayıcı ve yargılayıcı uslubu için özür dilemesidir. Hatta bu görüşe katılan arkadaşlarımız bu yazının altına katılıyorum yada katılmıyorum diye belirtebilirler. Ben aylardır bu siteye girip istifade ediyorum.Bu kadar katı ve aşağılayıcı ve itici bir uslup ilk defa gördüm.Benim görüşüm budur.Saygılarımla.

          • eftelya diyor ki:

            Kesinlikle özür dilemeli

          • SÖZÜN ÖZÜ diyor ki:

            Bir bayan sanatcı (ismini tam hatırlamıyorum) geçmiş günahlarından tevbe edip islami bir hayata başlamıştı. Geçmişiyle ilgili günahlarıyla ilgili yüzüne imalı laf söyleyenlere şöyle demişti:

            ” Ben bu konuda Üstad Necip Fazıl gibi derim ki: Ben geçmişimi çöpe attım.Çöplüğü karıştıranlar köpeklerdir.”

          • desperate diyor ki:

            Kesinlikle katiliyorum dusuncelerimi cok guzel dile getirmissiniz, tesekkur ederim. cogunlugun ayni fikirde olmasi da ayrica mutluluk verici. Cok kisiyle tartistim bu sitede ama ilk kez bu kadar asagilayici bir yorum okudum. Hak hukuktan cok bahsediyor ama Havva hanimin hakki ne olacak yaptigi hakaretler suclamalar icin ozur dilemeli.

  60. darüsselam diyor ki:

    1) BU OLAY KADERİN HAKİM OLDUĞUNU HERKESE LAYIKINI VERDİĞİNİN TEYİDİ GİBİ,
    2) GEÇMİŞE KADER, GELECEĞE TEKLİF NAZARIYLA BAKMAK DOĞRU BİR DÜŞÜNCEDİR.GELECEĞE KADER NAZARIYLA BAKILMAZ. ÇÜNKÜ KADER ÜMİTSİZLİĞİN VE HÜZNÜN İLAÇIDIR..
    3) ŞERRİ YARATANIN DA ALLAH OLDUĞUNU, NETİCE DE ÇOK HAYIRLARA VESİLE OLACAĞINI, DOLAYISIYLA ŞERRİ YARATMAK ŞER DEĞİL, ŞERRİ KAZANMANIN ŞER OLDUĞUNUN TEYİDİDİR…ÇÜNKÜ BU KARDEŞİME TEHECCÜT NAMAZI KILDIRARAK GÖŞYAŞI DÖKTÜRMEK VİCDANİ BİR SIZININ NETİCESİDİR..YOKSA İNSANLARIN TEHECCÜT NAMAZI KILMASI ZOR BİR İŞTİR..
    4) ”BEŞER ZULM EDER, KADER ADALET EDER” CÜMLESİNİ HERKESİN DÜŞÜNMESİ GEREKTİĞİNİN İHTİYACINI
    5) İNŞALLAH BU KARDEŞİMİZİN AŞK-I MECAZİSİ AŞK-I HAKİKİYE BU ŞEKİLDE İNKILAP EDER BİR DAHA BÖYLE FÜTURSUZCA DAVRANMAZ.

    • tarık diyor ki:

      Çok güzel tespitler, elinize sağlık. 3. madde hele çok önemli tespit. Gönül ister ki bu tür şeyler yaşanmadan yapabilelim ama işte zayıfız. Her ne kadar ağır eleştirdiysem de olaya 3. madde açısından bakmak insanı ferahlatıyor.

    • TİBET diyor ki:

      “BU OLAY KADERİN HAKİM OLDUĞUNU HERKESE LAYIKINI VERDİĞİNİN TEYİDİ GİBİ”

      Lut ve Nuh peygamberin hanımları kafirdiler, bu mübarek peygamberler buna layık oldukları içinmi böyle oldular?
      Bu hatınlarmı peygamberlere layıktı, yoksa peygamberler mi hatunlara layıktı?!

      Firavunun eşi Asiye annemiz ise Müslümandır ve ehli cennettir.Firavun mu asiyeye layıktı, asiye annemiz mi firavuna layıktı? beni aydınlatın lütfen?!

      • darüsselam diyor ki:

        EVET KADER ALLAH’IN İLMİ DEMEKTİR…GEÇMİŞ,HAZIR VE GELECEĞİ BİR ANDA GÖRÜR…BİR OLAY İÇİN İKİ ŞART VARDIR…İNSANIN CÜZ-İ İRADESİ VE ALLAH’IN KÜLLİ İRADESİ, bu olayda bu kızımızın incinmesini ALLAH görmüş ve rahmetiyle daha fazla zarara izin vermemiştir.Halbuki kadın ve erkek bir evde başbaşa yanlız, şartlar hazırmış….Netice de bu kızımız ALLAH’a iltica etmiş ve umulur ki bundan sonra bir daha bu hataya düşmeyecektir ve düşmemesi de gereklidir…
        GELELİM LUT VE NUH (A.S) VE ASİYE ANNEMİZE;
        CENAB-I HAK CELAL VE CEMAL İSİMLERİNİN TECELLİLERİNİ GÖRMEK İÇİN İYİLERLE, KÖTÜLERİ KARŞI KARŞIYA GETİRİYOR VE BİR HAVUZDA MECZ EDİYOR BİRBİRİNE KARIŞTIRIYOR…BİRBİRİNDEN NASIL ETKİLENECEKLER DİYE TEST EDİYOR, MAHİYETLERİNDEKİ DEĞERLERE NE KADAR SAHİP ÇIKACAKLAR, SONRA HER BİRİ LAYIK OLDUĞU, YANİ TERCİH ETTİĞİ İSTİKAMETE SEVK EDİLİR….
        YANİ NUH VE LUT (A.S) LAR IN HANIMLARI, TERCİHLERİ NORMALDE EŞLERİ YÖNÜNDE YAPMALARI GEREKLİ İKEN, ONLARA İHANET EDİP, SAPIK KAVİM TARAFINDA KALMIŞLAR VE İMTİHANI KAYBETMİŞLERDİR…AYRICA PEYGAMBERLER İÇİNDE ÇOCUK VE HANIM İLE OLAN İMTİHAN ÇOK ZOR BİR İMTİHANDIR..NETİCEDE NEFSİMİZDEN VE HERKESTEN ÇOK ALLAH’I SEVMEMİZ GEREKTİĞİNİ DE BURADAN ANLAYABİLİRİZ..
        ASİYE ANNEMİZ FİRAVUNUN ZULMÜNUN HAK OLMADIĞI GÖRÜP, TERCİHİNİ ALLAH TARAFINDAN YAPTIĞI İÇİN İMTİHANI KAZANMIŞTIR..
        ELHASIL; EŞYANIN BİR MÜLK YÖNÜ BİR DE MELEKÜT YÖNÜ, YADA BİR MANEVİ BİR MADDİ YÖNÜ VAR DİYEBİLİRSİNİZ…BUNLAR BİRBİRİNE AYİNE, ŞEFFAF SİMETRİK VE ET VE KEMİK GİBİ BİRBİRİNDEN AYRILMAYAN HAKİKATLARDIR…ALLAH HEPİMİZE EŞYANIN HAKİKATINI YANİ ESMA-İ İLAHİYYEYİ ANLAMAK NASİP ETSİN ÇÜNKÜ ASIL GÜZELLİKLER VE HAZİNELER ORADADIR…

        • TİBET diyor ki:

          sayın darüsselam;

          Bu yazdıklarınız elhak doğrudur ve hakikatin ta kendisidir.Benim itirazım buna değildi.Şu cümlenizdeki bir kelimeye idi.Bu kelime aşağıda anlatacağım anlamda kullanılırsa “ucb” olur.Bu kelimenin açıklanmaya ihtiyacı var.

          “layığını” kelimesi.

          Bu kelime bir çok manada anlaşılabilir. Yani bir insan Cenab-ı Hakkın kendiisine lutfettiği rızık çeşitlerini (kadında erkeğin kalbinin rızgıdır ve rızıkların en güzellerinden biridir) ben buna “layık” olduğum için Allah bunları bana verdi dese ucb ve kibir olur. Cenabı-Hak kullarını imtihan ediyor.Bazen bir zalimin alime bir hatunu bazen bir saliha kadına zalim despot bir erkek verebiliyor.Tabi ki kulların burada cüzi iradesi var. Ama çapraz ilişkiler günlük hayatta fazlasıyla var. Şu halde alime bir hatuna zalim bir erkeği layık olduğu için mi verdi dersek çelişkiye düşmüş oluruz.Benim risalelerden anladığım imtihan içindir. Zalim bir adama alime bir hatunu ihsan etmesi yine imtihan içindir. Güzellik, imkan, boy pos ses, manevi özellikler, sağlık sıhhat afiyet ve benzeri bütün bu nimetleri kişi “layığı” olduğu için değil Cenab-ı Hak imtihan için vermiştir. Cüzi iradeyi (sebepleri yerine getirmemizi) her seferinde vurgulamaya gerek görmüyorum, sanırım derdimi anlatabildim.

          Yukardaki cümlenizi mutlak manada algılarsak, doğuştan özürlü doğanların, saglık sıhhat açısından ağır hastalıklarla imtihan olanların vb vb, nedenini sen bunlara layık olduğun için bunlar başına geldi dersek, bu cümle böyle anlaşılırlsa, bu insanlar ateist olur. Biz bu insanları;

          Bunlar Allahın mülkünde tasarrufudur ve imtihan çeşitleridir diyerek risalelerdeki minare misalini ve terzi misalini vererek anlatıyoruz. Sabır ve şükür karşılığında farklılıkların cennetteki mükafatının büyük olmasıyla anlatıyoruz.Mesela ama bir zatın sabır etmesi karşığında cennette inşaallah diğer müminlerden daha fazla göreceği şeklinde.

          Umarım derdimi anlatabilmişimdir. Dua ile.

  61. şule diyor ki:

    çok üzüldüm neden bu zamana kadar ekeklerle zorunlu olmadıkça konuşmazdım deyip çünkü bu gerçekten süper erkekler zayıftırlar bir kadının konuşmasından gülmesinden bizim için basit olan bir hareketten bile etkilenebilirler oyüzden haremlik seremlik otururuz oturanlardan allah razı olsun ama asla kınamam sizi dini kuralları bilip uygulamak süper el vermek eve davet bunu sarıklı bir dindar bile yapsa orayı terk etmek lazım eşimle nişan törenimizde biraz mesafeli duralım yanlışlıklada olsa dokunmayalım birbirimize dedi nekadar mutlu oldum bilemezsiniz dini nikaha kadar eli elime bile değmemiştir helali yaşamak çok güzel bol dua zikir namaz kelimeyi tevhidi bol çekmek psikolojik sıkıntılara devadır ha eşimle ilk görüşmemde eşim yüzüme bile bakamıyordu haya imandandır

    • İKBAL diyor ki:

      Bir yanlıştan kaçarken bir başka yanlışa düşmeyelim sayın şule hanım.Eş adayları evlenmek amaçlı birbirinin yüzüne bakmayacakda kimin yüzüne bakacak.Senin yüzüne bakkalın, manavın, kasabın bakarken eş adayın niye bakmasın?!

      Hayayıda abartıyoruz fıtratımızı bastırıyoruz, sonra bir sürü tatsız olaylar yaşanıyor.Herşeyde denge esastır. Dengeden şaşmayalım.Aşırılıklardan sakınalım. Aşırılık takva değildir. Dikkat edelim İnşaallah.

    • İKBAL diyor ki:

      Eşinizin sizin yüzünüze bakamadığını siz gördünüz, görmeseniz bilemezdiniz, pekala siz baktınız diye şimdi hayasız mı oldunuz? Kafadan kurallar koymayalım olur mu?!

    • tarık diyor ki:

      Şule hanım evet ne kadar doğru tespit etmişsiniz. ” erkekler zayıftırlar bir kadının konuşmasından gülmesinden bizim için basit olan bir hareketten bile etkilenebilirler” Bu çok doğru o yüzden bazı alimler mesela telefonda konuşan kadının konuşmasına dikkat etmesi ve soğuk bir ses tonuyla konuşması gerektiğini söyler yabancıya. İş hayatında öyle kadınlar görüyorum ki, kadın telfonda veya karşımda benimle konuştuğu gibi sevecen kocasıyla konuşsa o adam 50 tane kadınınla bir adada yaşasa yine karısını aldatmaz. Ama i için veya başka nedenle başka erkeklere kuş gibi cıvıldayan kadınlar evlerinde kocalarına karga malesef.

    • gul diyor ki:

      sule hanımın haklılık payı var.nefsimizin mırıltılarından once sunnete kulak kesilelim..O sav hevasından konusmaz,,biz vahye uyacaz.vahiy bize değil.musluman hanım kardeslerim lütfen vakar ve izzetimizi muhafaza edelim.bunun en kolay yolu haya dır..o kale kapısı acıldı mı dusman içiin baska secenek kalmaz!!!

  62. hüzün diyor ki:

    bir bayana örtünmeyi teklif eden erkek ,meşru olmayan bir ilişkiye eğilim gösterir mi? hayır.( evet diye sesler duyar gibiyim ,evet demeyin! ben ‘adam’dan bahsediyorum ,adam görüntüsü verenden değil)

    1.ilkin neden örtünmenizi istedi? ‘ileride yapacağı’ şeyler için celb edici bir istekte bulunup zemin hazırlamak.

    2.de neden örtünmezsen evlenmem dedi? ‘kurtulmak’ istediği için ,yoksa örtüsüzlük bahane.

    o baş örtüsüyle gözlerinizi örtmek istedi.örttü
    siz baş örtüsü sevinciyle ,aklı örtüp ,hayallere daldınız.ve uyandınız.bu talihsiz tecrübeyi kardeşlerinizle paylaştığınız için duacınızım ,Allah sizi af etsin ,cennetine dahil etsin.amin

  63. RASKOLNİKOV diyor ki:

    iki kişinin bedduasından korkarım. duyguları iffeti ile oynanmış bir müslüman kadın ve kendisine saygısızlık yapılan ihtiyar… bunlar güçsüz çünkü güçsüz oldukları için ALlahın gücü ile vururlar insanı. bu kişi eğer böyle yapmış ise mutlu bir yaşam sürmesinin imkanı…

    • tarık diyor ki:

      “duyguları iffeti ile oynanmış bir müslüman kadın” tabi o müslüman kadın bile bile ve ısrarla sürekli lades demediyse.

  64. gul diyor ki:

    sevgili havva .ummu seleme validemizin kocası ölüğünde cok ızdırap duyar.Peygamber sav ona sabredip “inna lillahi ve inna ileyhi raciun” duasını okumaya devam etmesini ,umulurki,Cenabı Mevlanın ona daha hayırlısını verecegini haber gonderir..cok kısa bir zaman sonra bu validemiz Peygamber sav le izdivacla sereflendirilir..Mevlam sifasız dert vermez.gunahların sifası ise tevbe ve pismanlıktır..inna lillahi ve inna ileyhi raciun ,guzel kardesim…

  65. HAYA diyor ki:

    ALLAH yardımcınız olsun havva hanım ..okuduğumda çok üzüldüm..bizimde evlatlarımız var ve kimseyi kınamamlıyız.. ALLAH bütün ümmeti MUHAMMEDİ zinalardan,nefsinin(şeytanın tuzaklarından uzak eylesin ,korusun..(amin)
    yarın son nefese kadar imanımız bile garanti değil iken nasıl şaşırmayacağımzdan ,doğru yoldan sapmayacğımızdan emin olabiliriz ki?büyük konuşup ta büyük imtahanlardan geçmeyelim..
    sanırım bu yazıyı yazn havva kardeşimiz belki çevresindeki bazı sevgili hayatı yada benzer durumda olan kişileri kınamış olabilir..ve kınadıklarını yaşamış olabilir..çünkü benzer durumda aynı şeyleri benim eşim yaşadı..

    kendisi hep nefsine hakim olmakla övünür(çok af buyrun)cinselliği(sonra) pis iş diye bakardı..ve ”yazık o insanlara ki bir anlık zevk için ahiretini yakıyorlar ,.ben nefsime hakim adamım derdi..” ve bir gün RABBİM onu bir kadınla imtihan etti..bildiğim kadrıyla 2 kez buluştular..ilkinde belki sadece tokalaşma..ama 2. görüşmede kadın evine götürdü..ve bir erkeğin en zorlanacağı imthan başladı..zordur bir erkeğin afişe ,istekli bir kadına karşı koyması ve baş başa iken…”2 kişi(kadınve erkek) baş başa ise bir 3.kişi şeytan olur…
    ”neyse ki kocam zina yapmadı çok şükür…ama aralarında bir yakınlaşma oldu..neyseki birdaha yaşnmadı ve eşim büyük bir tövbe etti..ve
    bunu yazmamın sebebi ne olur büyük konuşup kimseliri kınamayalım ..çünkü gün gelir kınadıklarımızı yaşamk zorunda kalabiliriz…kocam kınadı ve kınadığı şeyle imtihan oldu..ALLAH kimseyi nefsine uydurmasın ..haramlardan uzak tutsun (amin)

  66. Süheyla diyor ki:

    İşin başı Havva kardeşimizin arkadaşı.On ne biçim bir arkadaşmış ki ciğeri beş para etmez bir alçağa aracı olmuş.Yetmemiş Havva kardeşimizden olumsuz yanıt almasına rağmen tekrardan görüşmesi için ısrarcı olmuş.Mühim olan samimi bir tövbedir.Allah hepimizin hakkıyla tövbe edenlerden olmasını nasip etsin.

  67. naime diyor ki:

    yazıyı baştan sona okudum ve çok üzüldüm allah yar ve yardımcın olsun allah sabır versin daha başka ne denilebilir ki…

  68. semamarasli diyor ki:

    Bir açıklama: Tarık rumuzlu okuyucunun yorumuna ve onaylandığı için Tuğba hanıma eleştiri geldi. Öncelikle şunu söyleyeyim yorumu Tuğba Hanım değil ben onayladım. Tuğba Hanım bugün dışardaydı ve şu saate kadar olan yorumları ben onayladım. Yorumdaki en çok eleştiri gelen(tekrar etmeyeyim) cümle benim de gözümden kaçmış. Yoksa o cümleyi silmeden yayınlamazdım. Onaylamış olmam söylediklerine katıldığımı da göstermez fakat eleştiri maillerini de içinde ağır bir şey olmadıkça yayınlıyoruz.

    Tarık beyin yorumunda katılmadığım noktalar: Bu genç kızın buraya yaşadıkların yazması sizlerin acıması için değil aynı hataya düşebilecekleri uyarmak içindi. Ben yazan kişinin iyi niyetinden eminim. Olayın daha fazla detaylarını da biliyorum, çok hassas bir genç kız. Onun yaşadıklarından çok fazlasını yaşayıp hiç dert etmeyen ergenler var günümüzde etrafımızda çok fazla.
    Ayrıca bir erkekle cinsel birliktelik yaşamayan bir hanım erkeklerin kaç günde bir rahatlaması gerektiğini bilemez, bunları okumak için sağlık sitelerine de girmez. Ve erkeğin kendini tutmasının ne kadar zor olduğunu da bilmez kendi gibi zanneder. Bu yüzden zaten kızlarımızın başına çok işi geliyor. Daha geçenlerde ülkemizin en iyi üniversitesinde okuyan genç kızımız bana” evlenince karı koca kaç ayda bir cinsellik yaşarlar” diye sordu hem de gayet ciddi ciddi sordu. Cinsellikle ilgili kızlarımızı bu kadar cahil yetiştirirsek daha başlarına çok iş gelir. Film izlemye gidip hamile dönebilirler. Bu olayda böyle bir şey yok fakat arkadaşım bir lisenin yanında eczacı. Genç kızların sürekli hamilelik testi almaya geldiklerini anlatıyor. Bunlar da bizim çocuklarımız.

    Yazıda cemaatlere söylenmiş kötü bir söz yok. Cemaat adıda yok zaten. Dindarlık deyince kişilerin sadece ibadetine bakmak ya da sadece mensup olduğu cemaate bakmak bizim en büyük hastalığımız.

    Konu ile ilgili Hz. Ömer’in bir sözü var.” Bir insanın şöhretine ve görünüşüne aldanma: Namazına ve niyazına bakma. Aklına ve doğruluğuna bak.”

    Bana onlarca mesaj geliyor “Dindar diye evlendim, porno izliyor, şunları şunları yapıyor, hafız diye evlendim namaz kılmıyor…gibi” İbadetler elbette ki çok önemli fakat dindarlık ölçüsü değil.

    Bu yazıyı yaşayan ve yazan arkadaşın niyeti gibi ben de bu hataya düşmesin diye hanımlara ben kendime güvenirim deyip hanımlarla başbaşa kalmakta mahsur görmeyen sonra büyük hatalara düşen beylere ibret olsun diye yayınladım. Günümüzde maalesef çok yaşanan durumlar. Kimse kınamasın büyük söylemesin sadece kendimiz ve evlatlarımız için dua edip dinimizin koyduğu ölçülere uyamaya gayret edelim ve birbirimizi uyaralım. Kardeşimiz için de dua edelim.

    • Murat diyor ki:

      Hele o adamı bana verinde dünya kaç bucakmış göstereyim ona çok fazla yorum yazmaya gerek yok şeytanın askeri olmuş o dindar diye geçinen herif çünkü şeytan insanı en çok ALLAH merhametlidir diye kandırır oda kızı o şekil kandırmış ALLAH affeder şeytanın askeri ah keşke yanımda olsaydı geçen gün yolda yürürken bir genç kıza bir erkek zorla öpmeye çalışıyordu belliki arkadaşıydı gittim dövecektim hatta yumruk salladım ama tutmadı yüzüne sıyırdı geçti oda o sıradakaçtı kovaladım ama yakalayamadım dayak çözüm değil diyenler olursa soruyorum bunlara başka ne çözüm var öğretinde öğrenelim eğitim şart diyeceksiniz o tipleri nasıl eğiteceksiniz

      • .:. diyor ki:

        Tek tarafli dusunup , hemde birde hukum vermis olmuyormusunuz?

        Ya zannettiginiz gibi degilse? Bu kadar ofke niye, neden bilinc altiniza boyle pesin hukumlu birsey yerlestiriyorsunuz, (Otomatik olarak suclu gordunuz.) sonra bu is genellemeye, cemat veya, erkekler, veya falancalar, filancalar olmaz mi?

        Otomatik tepki diye birsey duydunuz mu? Sizin hic arabaniz varmi? Daha ilk gun soforluk ogrenmek isteyen birisi arabada direksiyona oturdugunda, Ulenn bu arabanin vitesi nerede, nereye koymuslar diye arar, bakinir, ama zamanla ogrenip alisinca, vitese bakmaz bile. Ayaklari otomatik olarak, gaza ve pedala gider.

        Bu ornegi cogaltmak mumkun, yani masa ile kizgin komuru alirsiniz, elinizle tutmazsiniz.

        Baska karisik bir ornek; Bu ornege cevap veriebilirmisiniz?

        Bir gun bir adam, bisikleti ile dag yolunda yokus yukari cikiyordu, kanter icinde cikti, biraz dinlendikten sonra yokus asagi hizla iniyordu, hosunada gidiyor ve butun yorgunlugunu aliyordu, belli bir mesafe sonra yolun kenarinda oynasan 10-12 yaslarinda cocuklar vardi. Adam bisikletle cok hizli giderken, kafasina bir tas geldi ve zorla durdu, az daha kaza yapip dusecekti.? Tas orada oyun oynayan cocuklar tarafindan atilmisti. Bunun Farkinda idi.

        Buyuk bir ofke ile cocuklarin yanina dogru gitti ve iclerinden bir cocuk ta yarali idi. cocuklara bagirmaya basladi, kim atti bunu niye attiniz diye?

        Sizce bu adamin davranisi nedir? veya nasil olmalidir? hatta soyle diyelim, o adam yerinde olsaniz siz ne yapardiniz?

        Eger bu soruyu Sema hanim veya Tuba hanim yayinlarlarsa, bu aksama kadar veya yarin, size ben hikayenin devamini anlaticam, fakat sizler burada yorumlarinizi yazin lutfen, katilim ne kadar fazla olursa o kadar guzel ve iyi olur. Gorusu olan herkez, site yoneticileride yazabilirler arzu ederlerse.

        Selam ve Dua ile.

        • darüsselam diyor ki:

          KADERDEN GELEN TAŞA İNNE LİLLAHİ VE İNNE İLEYHİ RACİUN DENİLİR…SEBEPLERİN ÜSTÜNDE KADERİ GÖRÜRSEN KIZMAK YERİNE ŞÜKREDERSİN EĞER TAŞ ATILMASAYDI UÇURUMDAN GİDECEKTİN BELLİ Kİ…DEĞİL Mİ?

          • .:. diyor ki:

            Pek bir yorum gelmemis ben yinede hikayenin tamamini yazayim arzu eden tekrardan gorusunu bildirebilir.

            Sayin darusselam, sizin soylemis oldugunuz da bir ihtimal ve olabilir. Baska ihtimallerde olabilir.

            Bu hikayenin devami su sekilde,

            Adam cocuklarin yanina geldiginde, Cocuklardan birisi;
            – Cok ozur dilerim tasi ben attim, biz burada oynuyorduk, arkadasimiz dustu ve ayagi kanamaya basladi yaralandi ne yapacagimizi bilemedik, buralarda da kimse yok, sizi bisikletle gelirken gordugumuzde yetismeye calistim, dikkatinizi cekmeye calistim, telefonunuzun olabilecegini dusundum, arkadasimizin annesine telefon edip haber verebilirmisiniz?

            Bircok yorumlar alan bu yazidaki ornek de, bilerek veya bilmeyerek, okuduklarimizdan yola cikarak, ister istemez OTOMATIK olarak tepkiler verdik.

            Cunki her bir birey, kendi etrafinda, cevresinde, yasadiklari edindikleri tecrubelerinden sonra edindikleri bilgilere gore, tepkilerini, yorumlarini yapiyor. Bunu bize yaptiran dusunce sistemimiz ve beynimiz. Bunun icin empati yapsak belkide bir yere kadar, cunku empati yaparken bile bir yere kadar, yapabiliyoruz, Bunun icin tanima orani, bilgi sahibi olma orani ne kadar yuksek olursa o kadar empati de basarili olabiliriz diye dusunuyorum. Bazen bu da yeterli olmuyor, o zaman baska acilardan, baska pencerelerden ve degisik dusunce yapisi ile bakmak gerekiyor. Hatta sadece olayin bir kisim boyutuna degil. Resmin Tamamina bakmak gerekiyor.

            Bana gore Gelecekde, en cok ve belirginolarak ise yarar meslek hukuk alanlari ve Psikolojik durumalar ile ilgili olacak, Masrafsiz getirisi fazla, fazla arac gerec ihtiyaci da yok… Hatta savaslar bile. Dusunsenize bir ulkeyi yok etmek icin ne gerek var, topla tufek ile savasa, dusman kazaniyorsunuz. Bir gun zayiflarsaniz karsiligi sizin pesinizi birakmaz.

            Akil ile savasmak.!

            Vallahi ne diyeyim bu psikolojik durum acayip birsey.

          • TİBET diyor ki:

            Kader bütün olayları kapsar.Ama bütün olayları salt kaderle izah etmeye çalışmak “kadercilik” olabilir. Rahmetli Akif kaderci anlayışı hiç sevmez.Safahatta bol örnekleri var. olayları sebep sonuç noktasındada düşünüp tedbir almak, hatalarımızdan ihmallerimizden dersler çıkarmak gerekir.Hatalarımızı ve ihmallerimizi kadere yüklemek tembelliktir, miskinliktir. Akif tembellikle tevekkülü birleştirmeye çalışanlara NADAN diyor.

            ingilizler kurtuluş savaşında böyle bir bildiri yayınlamışlar.Yurdun her yerine yaymışlar.
            bizim sizi işgal etmemiz kaderde vardı şu halde bize karşı savaşmanız kaderle savaşmaktır diye. İngilizlerin bu mantığı, Kargalara şenlik bir mantıktır bu vesselam.

            AKİFTEN BİR KAÇ MISRA


            “Bütün evâmire i´lân-ı harb eden şu sefih, (Bütün yüce buyruklara savaş açan şu serseri, )
            Mükellefıyyeti Allah´a eyliyor tevcîh! (Allah’a havale ediyor yükümlülükleri!)
            Görür de hâlini insan, fakat, bu derbederin,
            Nasıl günâhına girmez tevekkülün, kaderin?
            Sarılmadan en ufak bir işinde esbâba, (…sebeplere)
            Muvaffakiyyete imkân bulur musun acaba? (başarıya…)
            Hamâkatin aşıyor hadd-i i´tidâli, yeter! (Ahmaklığın normal sınırları aştı, yeter!)
            Ekilmeden biçilen tarla nerde var? Göster!
            “Kader” senin dediğin yolda Şer´a bühtandır. (Senin anladığın “kader” şeriata iftiradır; )
            Tevekkülün, hele, hüsrân içinde hüsrândır.”

    • İKBAL diyor ki:

      Biz müslümanlar ilginç insanlarız vesselam.

      Bir hristiyan yada farklı dine mensup bir bey/bayan; islamı inceliyor olsa, islama girmesi için göstermediğimiz; ilgi,alaka, ikram, sevgi, şefkat, merhamet, hizmet, fedakarlık kalmaz, her ne gerekiyorsa alasını ve fazlasını yaparız.

      Diyelim ki bu farklı dine mensup bayan/bey islam’la müşerref oldu, bir yıl sonra bir günaha düştü. Bir yıl önce islam’a girmesi için; bin bir türlü ilgi, alâka, ikram, şefkat gösterdiğimiz insandan, bir yıl sonra zerresini göstermeyiz.

      Halbuki dairenin içine girmesi için gösterdiğimiz ilgi ve alakanın, şefkat ve himmetin BİN KATINI dairenin içinde muhafaza olması için göstermemiz gerekmiyor mu?! Bütün ilgi ve alaka, dairenin içine giresiye kadar mı? Girdikten sonra iş bitiyor mu?

      İslam’ın dışında olan birisi islamın hoşgörüsünden şefkat ve güleryüzünden fazlasıyla nasiplenirken,
      islamın içinde olan bir müslüman sırf bir günah işledi diye bu ilgi ve alakanın zerresine mazhar olamaz.

      Ey aklı selim sahibi müslüman kardeşlerim,

      Sizcede bu halimizde bir gariplik yok mu?!

    • tarık diyor ki:

      Ortalık karışmış. Yazdıklarımdan hangisine tepki var anlamadım ama bir madde silinmiş onun da ne olduğunu hatırlamadım. Yazdıklarımdaki üslup sert olabilir ama eğer bu sietede sadece canımlı cicimli, olurlu geçerli yazılar isteniyorsa bilelim yazmayalım. Bu sitede yazanların çoğu kendim de dahil bu ve benzeri, başkalarına anlattığımızda “bu kadar da olmaz” dedirten şeyler yaşadık yaşıyoruz. Şahsımın yaşadıklarını yazsam-belki yazarım bazılarını- eminim ki bana veya olaya ortak olanlara benim kadar da tepki gösterilir. Burası çiçeklerin böceklerin sitesi değil, hakaret olmadıkça ağır da olsa eleştirilere açık olmak lazım.

      Sema hanımı yeni tanıdım. Bence gördüğüm görebileceğim en objektif bir kadın hem de profesyonel. O yüzden o neyi sildiyse razıyım. Şimdi Sema hanımın yazdıkları arasında katılmadıklarımı yazayım.

      1-Öncelikle benim yazdıklarımda 2 noktaya itirazım vardı. İlki her konuya afedersiniz her şey cemaat kavramının karıştrılması. Cemaatten kastım da biri değil hepsi. Allah rızası için bir araya gelmiş 50 kişi de cemattir 5 milyon kişi de. Şahsın gıybeti yapılırsa gıybet edilen şahsa hukuk doğar ama bir cemaatin gıybeti yapılırsa o cemaat fertlerinin hepsinin hukuku doğar. O yüzden -allahualem- bazen cemaati veya müslümanların guybetini yapmak teker teker bin kere zina yapmaktan daha ağır olabilir. Diğer konu da üniversite bitirmiş 20-25 yaşına gelmiş bir bayanın, ilkini geçtim bir araya her geldiğinde adamın cinsel saldırısını gördüğü halde buna devam etmesi ve devam etttiği halde erkeği suçlaması, -ne kadar gerçek bilemiyorum- bunalıma girmesidir. Bunla alakalı olarak yazdım zaten.

      2-Bayanın samimiyetine ben de katılıyorum. Kalkı ki sallama da olsa yazılmasında fayda gördüm çünkü bunun benzeri olaylar çok. Abartı da olsa okuyanı uyandırır. Buraya yazması tebrik edilecek bir durum.

      3-Erkeklerin mekanik olarak 12 yaşından sonra yarı-cinselliği yaşamalarından dolayı bazı şeyleri kadınlara göre daha fazla bilmesi normal. Genç kızların da çeşitli nedenlerle öğrenememesi de. Ama 20-25 yaşına gelmiş bir kadının anlattığına göre 8-10 kere adamla başbaşa kalıp sevişmesinin normal tarafı yok. En geri kalmış bir mahallede 10 yaşındaki bir kızı arabanıza veya tenha bir yere çağırın bakın nasıl feryat edip sizi linç ettiriyor. Allah aşkına cinsel bilgilerin, cinsel saldırıların her gün yayınlandığı medya ortamında nasıl olur da genç bir kız hasasiyeti varsa bir adamla aynı ortamda kalır? Bunun bilgiyle değil düşünebilme yetisiyle alakası var.

      4-Yazıda cemaatlere söylenmiş direkt söz yok ama beteri var. Genç kardeşimiz hem kendisinin hem de adamın cemaat mensubu olduğunu söylüyor ve adamın hayal kırıklığındaki temel nedeni de buna bağlıyor. Sannki ülkede “başka cemaat mensubu erkeklerle başbaşa kalıp oynaşabilirsiniz” diyen bir cemaat varmış gibi!

      5-Sema hamının ve bazı yorumcuların düştüğü en temel yanlış da “benim kalbim temiz namaz kılmasam da olur” denebilecek yahudi mantığına çıkan yorumlar. Arkadaş, namazın yoksa kalbin temiz olamaz, bu imkansız. Oruç yüzünden aç kalmış bir damın ağız kokusu bizim midemizi bulandırmasına rağmen Allah katında en mukaddes koku olduğu gibi, namazsız sözüm ona temiz bir kalp safsatasının da Allah katında değeri olmadığını onlarca ayetle görüyoruz. Çoğu İslam mezhebinde namaz kılmayanın boynu vurulması emri varken ölçüyü namazdan başkasına taşırmak imkansızıdr. Hz. Ömer’e atfettiğiniz sözün kaynağını bilmeden o saçma sözü de Hz.Ömer gibi büyük bir şahsiyete ait olduğuna inanamam.

      6-Kişi namaz kılıp porno da izliyorsa o kişi namazsız ama porno izlemeyen kişiden daha değersizdir demek kadar mantık dışı bişey olamaz. O kişi namazı tam anlamıyla kılmıyor demektir ama yine de kılmaya devam etmeldir. O kişinin hayatında yapacağı ve tam olgun tek secde onu pornodan da zinadan da kurtarıp tüm günahlarının affına neden olabilir ama porno izlemediği halde namaz kılmayan bir kişi için böyle bişey söz konusu değildir. Sapla samanı karıştırmamak lazım. Namaz, ne kadar eksik gedik ve kusurlu da olsa inşallah binbir günah sahibi o insanı bir gün kurtaracaktır. Namaz kılan günah da ilese bir gün vicdanı ona galebe eder ve tevbe eder ama namazsız olup sözüm ona”iyi” olan insan her zaman şeytanın oyuncağı olmaya adaydır ve pnun bpzulması şeytanı bile kısknadırır.

      7-“hanımlarla başbaşa kalmakta mahsur görmeyen sonra büyük hatalara düşen beylere ibret olsun diye yayınladım.” demişsiniz sema hanım ama gözümüzün nuru peygamberimiz bile bu durumdan korkmuş, kadınla başbaşa kalmamış, elini sıkmamış, onların peygamberi ve yaratılış gayesi olmasına rağmen. Erkek peygamber bile olsa kadınla büyük imtihandadır. Erkek Allah’ın özel koruması olmasa böyle bir durumdan zor kurtulur. Züleyhanın komlosundan kurtulan Hz. Yusuf’u, kendi koruması olmasa peygamber olmasına rağmen onunla beraber olacağını söyleyen bizzat Allah. Dolayısıyla kadınlar erkeklere güvenmesin, bir arada durmasın. Durursa sonunu bilsin. Erkeğin bu kadar cinsel propaganda ile karşı karşıya kalıp zayıf duruma gelmesi inanın ona acımak için yeterli bir nedendir.

      • sümeyra diyor ki:

        Bu havvanın yazdığı yazıyı nasıl okuyorsunuz tarık bey anlamadım gitti,

        1.”erkeği suçlaması” demişsiniz kız burda erkeği suçlamıyor tam aksine kendini suçlamış, yazıda bariz bu.

        2.”Ama 20-25 yaşına gelmiş bir kadının anlattığına göre 8-10 kere adamla başbaşa kalıp sevişmesinin normal tarafı yok” demişsiniz? pardon da bu aralıkta olduğunu nerden biliyorsunuz?Havva burda seviştiğini bahsetmemiş, olmuş olsa bile hatasını itiraf ediyor.Kendini suçlamış yazıda.

        3.”nasıl olur da genç bir kız hasasiyeti varsa bir adamla aynı ortamda kalır?” demişsiniz, çok büyük konuşmayın, insan hata yapabilir.önemli olan bu hatayı tekrarlamamak.

        4.5.6.7..maddenize yorum bile yapma gereği duymuyorum.Dikkat edin konuşmalarınıza bence.Bir müslüman duruşu değil bu..
        Siz müslümanca düşünmüyorsunuz..siz bence diğer alemde rabbim bana rahmetinle değil adaletinle muamele et deyin, o zaman sizi görmek isterim orda.

      • Yasin diyor ki:

        Tarık bey,
        “Etiketlere takılmayın, namaz kılması, hacca gitmesi sizi aldatmasın.” dediğim cümleden;
        “benim kalbim temiz namaz kılmasam da olur” mantığına nasıl vardınız?

        size biz ayeti hatırlatayım;
        Nisa Süresi 142 “Münafıklar, Allah’ı aldatmaya çalışırlar. Allah da onların bu çabalarını başlarına geçirir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar ve Allah’ı pek az anarlar.”
        Bu ayetten siz ne anlıyorsunuz?
        Ayette “insanlara gösteriş yaparlar” diyor, ben de bunu söylüyorum diye mi yahudice bir söz söylemiş oluyorum?

        Namaz gösteriş amaçlı kullanıldığı gibi, cemaatler kamuflaj aracı haline geldi.
        İslami kesim güç kazanında birden bire herkes cemaat mensubu oldu, size de ilginç gelmiyor mu?

      • desperate diyor ki:

        Sizi bu kadar tepki almanızın nedeni olumsuz eleştiri yapmanız değil, uslubunuz. Herşeyin bir adabı vardır, ağzınıza geleni söyleyemezsiniz. Farkındaysanız bütün üyeler size karşı çıkmış, tepki göstermiş o üyelerin içinde daha önce farklı konularda tartıştığımız aynı fikirde olmadığımız zamanlar da oldu, şimdi bütün herkes sizin yorumunuzdan rahatsız olmuşsa aynı fikirdeyse bir düşünmek gerek bunu.
        Cemaatler konusunda Havva hanım herhangi bir olumsuz birşey yazmamış, ben mi yanlış anladım dedim tekrar baktım yok. Cemaatlerin farklı olmasının onun için herhangi bir sorun yaratmayacağını söylemiş, o cemaatteki erkekler şöyleymiş falan dememiş, çok rahat gözlerine bakmasını arkadaşı mesleğine bağlamış. Cemaatleri olumsuz gösteren, eleştiren tek bir kelime göremedim ben. İçinde olmadığım için bilemiyorum ama insanların kendi memleketinden biriyle evlenmek istemesi gibi birşey sanırım aynı cemaatten biriyle evlenmek istemek, bu da kötü birşey değil.

        Ayrıca kızımız öyle birşey demediği halde ve uyardığımız halde hala birlikte olduğunu söyleyerek asıl suizan ve gıybet eden sizsiniz, unutmayın burayı arkadaşları da okuyormuş olmadı dese bile insanların aklında bir şüphe kalıcak bunun sebebi de sizsiniz.

        Son olarak kimsenin samimiyetini sorgulamak, şüphe duymak sizin haddiniz değil, herkes hata yapabilir ve hesabını gidip Allaha verir size değil.

        “Dolayısıyla kadınlar erkeklere güvenmesin, bir arada durmasın. Durursa sonunu bilsin. Erkeğin bu kadar cinsel propaganda ile karşı karşıya kalıp zayıf duruma gelmesi inanın ona acımak için yeterli bir nedendir.” Bu nasıl bir mantıktır ya, bu yazınızı okuyunca erkekler gözümde ormanda gezen ehlileşmemiş vahşiler olarak canlandı. Bir de niyeyse hiç suçu yok erkeklerin onlara acımak gerek, onlar böyle yaratılmış doğalarında var.

      • ABDULLAH BİR diyor ki:

        “””Yazdıklarımdan hangisine tepki var anlamadım ama bir madde silinmiş onun da ne olduğunu hatırlamadım.””

        Heyhat… Bizde bu cümleyi yazan kişiye kalkmış cevap yazıyoruz. Adamın ne yazdığından ve bu kadar insanın tırak içine alarak eleştirdiği cümlelerinden haberi yok.

        Deveye sorulan soruya “devenin” verdiği cevap ortada. burası sözün bittiği nokta.

        Sizleri bilmem ama benim “kuyunun başında ki 40 akıllıdan birisi” olmaya hiç niyetim yok

  69. Deniz diyor ki:

    Havva hanim dualarimiz sizinle Rabbimizin merhameti sonsuz. Sevgiyi, aski kalbimizden bir anda sokup atamayiz elbet zamana ihtiyaciniz var, once kullenecek sonra sonup gidecek emin olun. Yeter ki Mevlaya dayanin. sevdiginiz bir ugrasi olursa daha kolay atlatmaniza vesile olur insallah. Selametle!

    • elf diyor ki:

      Evet, zihninizi başka bir işle meşgul etmek size iyi gelebilir. Mesela ben resim yapmayı çok severim belki boş zamanlarınızı böyle işlerle uğraşarak geçirmeniz faydalı olabilir. Bir de tövbe ve dua zamanının dışında yaşadıklarınızı düşünmemeye çalışın. Bu şekilde Allahın size verdiği çok değerli vakti israf etmemiş ve iyileşme sürecini hızlandırmış olursunuz.

  70. Cihat diyor ki:

    muhammet ve (özellikle) tarık bu nasıl bir yaklaşımdır ya hu ! ne insani ne islami bir yaklaşımdır sizinki… cemaat dediğiniz şey kutsal birşey mi ki laf attırmıyorsunuz ve bir ‘insanın’ duygularını yaşadıklarını hiçe sayıyorsunuz… Allah ‘ben hiçbir yere sığmam sadece kulumun kalbine (gönlüne) sığarım’ diyor ve bu yüzden de yunus emre ‘bir kez gönül yıktın ise bu kıldığın namaz değil,yetmiş iki millet dahi elin yüzün yumaz değil’ diyor… şimdi siz o koskoca yazıdan bir insan dramını bir insanı bir kenara atıp ortada adı sanı verilmemiş ve de ‘vurgu’ da yapılmamış bir tüzel kişiliği savunuyorsunuz… burda şu ortaya çıkıyor bir müslümanca değil erkekçe düşünüyorsun iki müslümanca değil cemaat mensubu gibi düşünüyorsun… oysa kişinin her durumdaki duruşu ‘müslümanca’ olmalı.

    • tarık diyor ki:

      cihat’cım, cemaat kutsal değil elbette ama binlerce büyük alimin ittifakıyla kutsal şeyleri korumanın en önemli yolu, hangisinde olursa olsun. Benim üzerinde durduğum konu her şeyde cemaatlerin kullanılmasının moda olması. Kişi zina yaparken tüm cemaatle beraber yapmıyor, tek başına yapıyor. Hatta, çok önemlidir; kişi zina yaparken imanı kendisinden çıkar ve baş ucunda bekler, o iş bitince yeniden insana gelir iman. Yani zina yaparken iman bile insandan ayrlırken bu tip şeylere sürekli cemaati karıştırmanın mantığı yok.

      • sümeyra diyor ki:

        cemmatin kullanıldığı bir durum yok.ne cemaat ismi verilmiş, ne cemaate laf atılmış.havva burda ondan çok kendini suçlamış.Ve başkaların aynı hataya düşmemesi için uyarıda bulunuyor.Onu yargılamak bize düşmez.TARIK BEY Birgün kendi kızınızın başına gelirse ne hissedersiniz.Kızınızı kaldırır mısınız yoksa intihar et öldür senin gibi bir kızım mı yok dersiniz?YA DA OĞLUNUZ BİR KIZLA BÖYLE BİR DURUMA KALKIŞSA ne dersiniz.
        durun ben tahmin edeyim: boşver oğlum gelmeseydi evine mi dersiniz.bırak bu kızı mı dersiniz?müslümanca düşünün..eğer böyle düşünürseniz size peygamberimizden cevap.
        size peygamberimizden bir hikaye:
        bir genç peygamber efendimizden zinâ etmesine izin vermesini istedi. Huzurda bulunan sahabeler, onu susturmak istedilerse de, O, “Bırakın, yanıma gelsin.” buyurdu.
        Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem, yanına gelen gence sırayla:
        “Bu kötülüğün anana, kızına, kız kardeşine, halana, teyzene yapılmasını ister misin?” diye sordu.
        Genç her defasında “Hayır, istemem.” diye cevap veriyordu. Bunun üzerine Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem de:
        “İnsanlar böyle bir kötülüğün kendi akrabalarına yapılmasını istemezler” buyurdu. Ve elini gencin göğsü üzerine koyarak: “Allah’ım, bunun günahlarını affet, kalbini ve edeb yerini haramlardan koru.” diye dua etti.
        Bu genç bir daha böyle bir kötülüğe dönüp bakmaz oldu.

  71. Büşra diyor ki:

    Yazıyı baştan sona okudum. Bu olayı yaşayan kardeşim heralde bu sitede yazısının yayımlandığını biliyor ve yorumlara da bakıyor olmalı..Öyle olduğunu varsayarak şunları demek istiyorum : Kardeşim , yaşadığınız olay cidden çok üzücü.. Yaşayan bilir , nasıl bir dert olduğunu..Ancak çözümsüz değil. Rabbim sizi bir bataklıktan kurtarmış. Günahınıza tevbe edin Rabbim affetsin ama ne olur bu kadar eziyet etmeyin kendinize. Günahınız üzeri,nde odaklanmayın , başka iyi işlerin peşinde olun ki aynı olay etrafında dönüp durmayasınız.
    Rabbim sizi o zehirli sevgi ! nin zehrinden de bir an önce selamete çıkarsın inşaallah…
    İnsan çok sevince bilemiyor küçük tavizlerin olayı bu noktalara getireceğini..
    İnsanız ve günahtan beri değiliz. Mühim olan , günahta ısrar etmemektir. Biz burdan şahit olduk tevbenize , melekler de şahit olsun inşaallah..Ne olur şu paradokstan çıkın ve aktif iyi insan olun..Ben böyle bir yüreğin , sıhhat bulunca muhteşem bir eş ve çok hoş bir anne olacağına inanıyorum. Siz de inanın ve ayağa kalkın..lütfen…

  72. Muhammed diyor ki:

    Güzel bir yazı cemaatlere yine laf atılmış. Zaten moda oldu.

    • TİBET diyor ki:

      Bütün müslümanlar zaten Hazreti Muhammed Efenimizin (s.a.v) cemaatindendir.

      Açık veya imalı hangi cümlede hangi cemaate laf atılmış ıspatlayın lütfen. Olayı yaşayan kardeşimiz, erkeğin dindar olduğunu vurgulamak için cemaat mensubu demiş. A cemaati, b cemaati, gibi bir isim kullanmamış ki…

  73. Ayse Öztürk diyor ki:

    Canım hayat imtihanlarla dolu!! Kaderimizde yazıldıysa yasarız!! Allahım seni yakinken korumuş ya evlenipte ayrılsaydın!! Benim basimdanda çok olay gecti annemlerin rızasını alarak çok iyi bir aileye gelin gittim benimde hiç konuştuğum kimse olmamıştı eşimden başka! Görücü usulü evlendim! Esim çift cinsel çıkti!!Allahım beni bu evliliğe onu doğru yola getirmem için koyduğunu düşündüm ve onunla evliliğimi 7 sene boyunca sürdürdüm ve ogrenmeden once bir cocuk sahibi olmuştum ve bu evliliğimi kurtarma nedeneydi. Ama kendi gururumu şahsiyetimi kaybettim ve çok kötü düştüm!! Benim destegimde Rabbim oldu ve küçük kızım ile ayağa kalktım Elhamdulilah!! Rabbim herkezi iyi insanlarla karşılaştırmayı nasip etsin!!

  74. Eyüp diyor ki:

    “Et taibu minez zenbi kemen la zenbe leh”:Hadisi Şerif:Günahına tevbe(nasuh) eden hiç günahı olmamış gibi olur. Size düşen hayatınıza kaldığı yerden devam etmek yeni tertemiz ,süt gibi berrak bir sayfa açmanız olmalıdır.Tevbe-i Nasuh tertemiz sayfa açmaktır.İnsanoğlu hata yapar,hata ile yoğrulmuştur,hata yapanların en hayırlısı da hemen tevbe edenlerdir.Dini, heva ve heveslerine alet edinenlerin şerrinden Allah’a sığınırız.

  75. İpekAG diyor ki:

    Kotu bir deneyim yasamissin. Utanmazin biri senden istifade etmeye calismis. Gordugun ilgiyi sevgi zannetmissin. Bunu atlatacaksin, cok daha iyilerine layiksin sen. Inan hicbir degeri yok bunlarin. Kotu bir ruyaydi, uyandin. Kotu bir filmdi. Kanali degistirdin. Iradeni kullandigin ve guzel kararlar verdigin icin tebrik ederim. Gul gec artik. Hayatina basla. Ilerle. Hersey guzel olacak….
    Kendini suçlama. Tuzağa düşürülmüşsün. Seni suçlayanları da kafana takma. Zaten yeterince vicdan azabı çekiyorsun.. Erkeklerin fırsatçı olduğunu anlama, öğrenme şansın olmamış ki.. Hayvanlara bile neler yapıyorlar, boyleler yani..
    Bu dünyada başa gelmedik iş olmaz. En tecrübeli en hayat adamı olan insanlar bile, tatlı dille ne dolandırıcılıklara kurban gidiyorlar, sen toy bir kızcağızsın, gene iyi kurtarmışsın.
    Öyle el ele tutuşmakla iki öpüşmeyle bilmemne kendini kullanılmış hissetme. Olmuş bitmiş, geçmiş gitmiş. Hatalarımızdan ders çıkarırız o kadar. ölene kadar pişmanlıklarla yanmayız. Adam aldırıyor mu? O el ele tutuşan iki çift elin yarısı ona ait? Sen niye aldırıyorsun ki? Çok da mühim bir şey değil..
    Güzel arkadaşlar edin, iyi kitaplar oku, neşeli filmler izle. Kendini geliştir. Mutlu olacağın, seni “sen” olduğun için sevecek, yok açılırsan yok kapanırsan evlenirim, yok öyle yok boyle diye şart şurt getirmeyen, doğru düzgün adamlar da var. Karşına çıkacak, seni çok sevecek ve mutlu bir evliliğin olacak.
    Bütüüün bunları, unut.
    Elele tutuştum diye kendini öldürme planı yapmayan, bilinçli kızlar yetiştir.

    • TİBET diyor ki:

      “Erkeklerin fırsatçı olduğunu anlama, öğrenme şansın olmamış ki..”

      Sayın İpek Hanım,

      Görüyorsunuz ki, “HAVVA” kardeşimizi fırsatcı erkeğe karşı savunanlar en çok “fırsatcı olmayan erkekler.” Bütün erkekleri Fırsatcı ilan etmeniz de sizin fırsatcılığınız! Fırsattan istifade saldırıyorsunuz. Şöyle yazsaydınız itirazım olmazdı:

      ” Bazı erkeklerin fırsatçı olduğunu anlama, öğrenme şansın olmamış ki…”

      Lütfen kullandığınız ifadelere dikkat ediniz!

    • desperate diyor ki:

      Benimki de dahil en yapici yorum sizin yorumunuz olmus, katiliyorum.

    • TİBET diyor ki:

      “Hayvanlara bile neler yapıyorlar”

      Evet katılıyorum, hayvanların o güzelim kürklerini “kürksever kadınları” mutlu etmek için avlıyorlar, hatta bazılarını diri diri yüzüyorlar kürkü güzel olsun diye!!!

  76. takipciniz diyor ki:

    Allah yardımcınız olsun. Mevlam tövbelerinizi kabul etsin. Hiç kimseye böyle olaylar yaşatmasın.

  77. eymen diyor ki:

    İbret almak lazım. Kızımız ailesine söylememiş ama illa ki arkadaşlarına söylemiştir, arkadaşlarının onu uyarması, ona nasihat etmesi lazımde, onlarda vebaldeler. Günaha teşvik eden, günahı işleyenden daha suçludur. Allah (c.c.) kul hakkı ve şirkten başka her günahı affedebileceğini bildiriyor. Bu erkek kul hakkından gitti mi gider …

    • vera diyor ki:

      Bu yazıyı yazan havva benim arkadaşım sayın Eymen Bey.. Malesef o zaman bize anlatmadı belki anlatamadı biz öğrendiğimizde çok geçti intiharın eşiğindeydi çok zor toparladık o zaman haberimiz olmuş olsaydı hiç uyarmaz mıydık günaha teşvik etmek de ne demek? Şimdi şükürler olsun o zamana göre daha iyi ve o asla burada söylenen hakaretvari sözleri haketmeyecek incelikte hassasiyette birisi.. Yazmasının tek nedeni de başka mümine kardeşlerimiz aynı hatayı işlemesinler diye yoksa bu olayı yazmanın bile onun için ne kadar zor olduğunu en iyi ben bilirim ne zamandır yazmayı düşünüyor, ancak kendini toparlayıp yazabildi ben de destek oldum yazması konusunda çünkü biz başka genç kızlarımız bu tuzaklara düşmesinler, erkekler arkalarında ne harabeler bıraktıklarını görsünler ve kadın-erkek tüm mümin kardeşlerimiz Rabbimiz’in neden ‘Zina yapmayın’ değil de ‘Zinaya yaklaşmayın’ dediğini anlasınlar istedik…

      • eymen diyor ki:

        Size tamamen katılıyorum. Teşvikten edenden kastım, onu ayartan erkekti, bu olayı bilen veya bilmeyen arkadaşları değil.

  78. tarık diyor ki:

    Olayı bir kaç açıdan değerlendirmek isterim.

    1-İnsanların mensup oldukları cemaatleri her konuda ve tartışmada kullanmak yeni bir moda oldu. Çevremde de falanca cemaate mensup diye evlendiği kişiyle işler kötü gidince yine sen bir de falanca cemattensin diye küfür edenler var. İnsanların başkasına mensup oldukları cemaat üstünden saldırması veya eleştirmesi en basit ifadeyle seviyesizlik bence. İyi şey olunca cemaat güzel, kötü gidince pis. Olmaz bu, hiç bir cemaat için olmaz. Siz burada derdinizi paylaştınız ama “cemaat” i hep karıştırarak belki akla gelen ilk 10 cemaatin de gıybetini yaptınız veya okuyanlara yaptırdınız. Şahsi günahınızdan önce bunun derdine yanın derim.

    2-Kadınların en sık söylediği şey “benimle eğlendin oynaştın şimdi bırakıyorsun” dur. Kusura bakmayaın ama hadi ilkinde şeytana uydunuz ama bu olay defalarca tekralıyorsa namus abidesi kesilip namusumla oynadın ağlamaları boş. Eğer bir kere izin verdiyseniz adam fırsatını bulup 2. 3. yapmak için elinden geleni yapar. Kendisine hakim olacak veya dini bitin adam olsa cemaat evine kız atmazdı zaten. Onun hatası cemaat mensubiyetini ve evini bu pisliğe alet etmek ki 50 bin zinadan beterdir, sizin hatanız ise onu adeta teşvik etmektir.
    3- Yazdıklarınızı okuyup acımamızı bekliyorsanız yanılıyorsunuz. Şunu unutmayın. Bir erkek zina yapıyorsa kadınla zina yapıyor, maymunla değil. Erkek ne kadar suçluysa kadın o kadar suçlu. “seviyordum, evlenecektik, kandırdı” ağlamaları boş. Binlerce sağlık sitesi var; bir erkek 3 gün boşalmazsa 4. gün rüyada boşalır. Boşalmak mekanik bir ihtiyacıdır. Kadın belki bazen 1 sene ihtiyaç hissetmez. O yüzden, erkeğe kadının hastalığı ve adeti gibi durumlarda gidip zina etmesin diye 4 nikah hakkı verilmiş, verilme nedenlerinden biri de bu.

    4-Tek iyi nokta, temiz bir kadınla evlenme ümidi ile size gelmiş 2. kişiyi reddetmeniz.

    5-“Bütün genç kızlara söylüyorum hiçbir erkeğin evine ne olursunuz gitmeyin.Güvenmeyin.” demişsiniz de günaydın diyeyim. Bir insan gerçek dindar ise zaten böyle bir şeyi teklif bile etmez. Evine gitmeyi bırak böyle bir söz söylediğinde bile karşıdakini ter edin derim. Lütfen kendi zaaflarımızı ve akılsızlıklarımızın içine dini cemaatleri katıp günahımızı ikileştirmeyelim.

    • desperate diyor ki:

      İnanmıyorum nasıl bu kadar gaddarca yorum yapabildiniz, karşınızda zaten pişman olan bunun etkilerini yok etmek için terapi gören biri var. Ayrıca seviştiklerini nerden çıkartıyorsunuz, öyle birşey yazmamış ki izin vermedim demiş. Hesabını size değil Allaha verecektir, siz hangi hakla bu kadar ithamda bulunabiliyorsunuz madde madde suçluyorsunuz.

    • sümeyra diyor ki:

      Beyfendi yazıdanda anlaşıldığı üzere bu insan zaten psikolojik bir tedavi görüyor, yazılarınızı biraz daha düzgün yazarsanız daha iyi olur.

      – Yazdıklarınızı okuyup acımamızı bekliyorsanız yanılıyorsunuz. demişsiniz ama son yerde zaten amacını söylemiş, başka kişler aynı hatayı yapmasınlar diye..ki böyle o kadar çok hata yapan kardeşlerimiz var ki…Bir de maalesef biz kadınlar iki çift lafa çok çabuk kanabiliyoruz..

      3.madde de yazdığınız durum ise namus abidesi kesilmiş olarak algılamadım ben, adam evleneceğiz demiş..kadın durdurabilirdi işte biz kadınlar bunu yapamıyoruz, hemen leyla oluyorz..

      Gün gelir birgün başınıza da veya yakınınıza da gelebilir.İnsanız gözümüz kör oluyor bazen..Bende sizin gib,i çok büyük konuştum zamanla…

      Allah yardımcın olsun havva.

    • sümeyra diyor ki:

      sayın TARIK bence bu hatasının farkındadır, insan niçin yardım alır ki, psikiyatrise niçin gitme gereği duyar..

      Ki bence duaya yönelmesi güzel bir durumdur..sakın havva sakın intihara yönelme..Onun affı yok..

      O adamın yapması gereken şey seninle evlenmesi gerekirdi..fakat iyi ki de olmamış diyeceksin birgün.Bunu unutma havva..

      sana başörtüyü söylemiş ama önce bir kendine baksaydı, yaptıklarını gözden geçirseydi.Ha havva bu arada o başörtü yalandı..

      bizim amacımız bir insanın hatasını yüzlerine vurmak değil, bu hatalardan ders çıkarmamız lazım..Böylelikle erkek evlatlarımızı yetiştirirken dikkat etmemiz gereken bazı durumlarda vardır.Mesela bazı anneler oğluna illa başörtülü gelin istiyorum diyorlar.Bu normal ama oğlu açık bir kzıı seviyordur, fakat baskıdan dolayı açık kızı gelin olarak alamıyordur.Onlar arasında böyle bir durumda olabailir..ama şunu kesin söylüyorum, bir kıza bunları yaşatan bu erkek bu kızla evlenmeliydi..

      Havva kalk, rabbine hep yönel..onu silmeye çalış..

      • İKBAL diyor ki:

        Sümeyra Hanım,

        Yapıcı yorumlarınızdan dolayı sizi tebrik ediyorum. Allah selamet versin. Çalışmalarınızda başarılar dilerim.

      • enteresan diyor ki:

        kendisine zina teklifinde bulunan biriyle evlenmesi gerektiğini mi söylüyorsunuz ben mi yanlış anlıyorum !!

        • TİBET diyor ki:

          Zekice tesbitleri çok severim ve takdir ederim. Aslinda doğru söylüyorsunuz.Tebrik ediyorum.
          Bu iş sonradan öyle görünüyor.
          Ama en başta yapılmış bir evlilik vaadi var, eğer yanlış anlamadıysam tabi ki.

    • hıkmet diyor ki:

      cok çirkin elestırmıssınız bu kadar acık olmaya gerek yok.o hatasına zaten anlamış.tarık bey

    • sümeyra diyor ki:

      “Tek iyi nokta, temiz bir kadınla evlenme ümidi ile size gelmiş 2. kişiyi reddetmeniz.”, Peki rabbine dönmesi, duaya sarılması iyi bir nokta değil mi?

      TARIK BEY, sanırım sizde de kötü bir hikaye var.Ben psikoloğum böyle çoookk hastam geldi ve onları ayağa kaldırdım allahın izniyle..Çoğuda böyle dindar görünümlü erkeklerden kaynaklanan durumlardan gelmiştir.Sizin gibi davransaydım şu anda hepsi kendini öldürürdü.Onlara tavsiye ettiğim şey DUA dır.İnaçsız hastalarım da oldu, ve çoğu böyle bir olay yaşayarak Allahı buldular.

      Bu havvanın ne yaşadığını ne siz bilirsiniz ne ben..Hastalarımın bende çok sırları olur, dışardakile sadece olayı gördükleri kadarına muamelede bulunurlar..Bizde bu yazdıkları kadarının biliriz.Fakat değerlendirdiğiniz noktalar sanki yaşadığınız acı bir durumdan kaynaklanıyor.

      • tarık diyor ki:

        Ben psikolog değilim sümeyra hanım. O yüzden eleştiri mahiyetinde yazabilrim. Siz elbette işiniz gereği benim yazdıklarım gibi konuşamazsınız. İnsanlar bunun için para veriyor size.

        “Çoğuda böyle dindar görünümlü erkeklerden kaynaklanan durumlardan gelmiştir.” ama şu cümle amatörce gerçekten. Allah aşkına bu nasıl bir mantık? Arkadaş, bu ülkedeki her ahlaksız insan dindar mı, dindar görünümlü mü? Bir kişi dindar görünümlü ise zaten ona dindar denmez, münafık denir ve bu kişiyle alakalı dini refere eden en ufak imada bulunmak tüm müslümanların gıybetini etmektir. Bakın sizin gibi eğitimli biri bile bu büyük hatayı yapıyorsa gerisini düşünün. Ya arkadaş her gün tv lerde binlerce porno filminden beter dizilerde oynayanlar da mı dindar? Yapmayın Allah aşkına.

        Biz elbette burada yaşanan olaya göre yazıyoruz, detayını bilemeyiz. Ben temel 2 konuda eleştirdim onlar da yazıyor yukarıda zaten.

        • desperate diyor ki:

          Bence sizin anlama kabiliyetiniz yok, Sümeyra Hanım ne diyor “Ben psikoloğum böyle çoookk hastam geldi ve onları ayağa kaldırdım allahın izniyle..Çoğuda böyle dindar görünümlü erkeklerden kaynaklanan durumlardan gelmiştir.” Bu cümleden nasıl bütün ahlaksızlıkları dindarların yaptığı anlamını çıkarıyorsunuz?
          Sümeyra hanım, kendisine gelen hastalarının çoğunun dindar görünümlü (dindar değil dikkatinizi çekerim) erkeklerden kaynaklandığını söylüyor.
          Belli ki Sümeyra hanımın hastaları muhafazakar kesimden yoksa her genç kız erkek arkadaşım elimi tuttu diye depresyona girmez.
          Hergün namaz kılıp haksızlık yapan haram yiyen insanlar yok mu, kimisi de dini kendi yaptıklarına bir örtü olarak kullanıyor.
          Bu genç kız da bunun değişik versiyonundan mağdur olmuş.
          Ayrıca kaç kez sordum cevap vermediniz, havvanın yazısında cemaatleri kötüleyen bir tek kelime gösterin.
          Herkes aynı şeyi anlayıp bir tek siz farklı anlıyorsanız bence sizde bir sorun vardır bence siz bunu bir düşünün.

          • HAYA diyor ki:

            neden namazı dilinize doladınız ki anlamadım?herkesin namazı kendine..sanki namaz kılan insan hata yapma,günah işleme hakkı yokmuş gibi yorumlamışsınız..şeytan zaten namaz kılmayan helal haramla işi olmayn kişilerle uğraşmaz ki;onun işi ALLAH tan korkan yada dini vecibelerini öyle yada böyle yerine getirnleri yoldan çıkarmaktır…
            ”hergün namaz kılıp haksızlık yapan haram yiyen insanlar yok mu, kimisi de dini kendi yaptıklarına bir örtü olarak kullanıyor.”
            farz ayrıdır ,kul hakıkı ayrıdır..farz( namazALLAH A KARŞI OLAN GÖREVİMİZ.KUL HAKKI İSE KULARLA OLAN HESABIMIZDIR… ayrıca yukardaki kardeşimiz hiç o adamı suçlamıyor ki;yani bana bunu zorla yaptı demiyor ki..oda nefsine kaplııp herseferinde gittiğine kızıyor..adam tek başına suçlu değil ama adamın en büyük suçu bir kaç hadisi, ayeti gösterip ona yaptıklarını ”nasılsa evleneceğiz bir şey olmaz”gibi gösterip aldatması evlilik vadi ile kandırması (münafıklık alameti göstermesidir)..

          • TİBET diyor ki:

            Desperat hanım sümeyra hanıma ve sizin dediklerinize aynen katılıyorum.

            Sayın Tarık Bey,
            Havva hanıma “iğrenç bulduğu için” cümlesiyle hakaret ettiğiniz için, onu aşağıladığınız için özür dilemeniz gerekiyor.Burada yorum yapan herkes bu konuda hemfikir.İstediğiniz kadar direnin, üzerinizde kul hakkı var.

            İnsanlara itikadi fetva vereceğinize önce kaba yargılayıcı aşağılayıcı uslubunuzu gözden geçirin.Havvayı aşağıladınız ve yargıladınız. Karar sizin.Selam ve dua ile.

          • desperate diyor ki:

            Sayin Haya ben kimsenin namaziyla ugrasmiyorum, sozum Tarik beye kimse namaz kiliyor diye dort dortluk degildir ve dindar insanlar da yanlis seyler yapiyor dedik diye butun dindarlar oyledir diye bir anlam cikmiyor soylediklerimizden. Lutfen once tarik beyin sonra benim yorumumu tekrar okuyun farkli anlamlar cikarmayin.

    • ABDULLAH BİR diyor ki:

      TARIK BEY

      Dikkat edin bir yanlışa karşı çıkarken siz de başka bir yanlış yapıyorsunuz.
      “”Lütfen kendi zaaflarımızı ve akılsızlıklarımızın içine dini cemaatleri katıp günahımızı ikileştirmeyelim.””

      Yangına körükle gidiyorsunuz.

      Niyetiniz ne olursa olsun ruhu saldırıya uğramış bu hanıma hakaret ediyorsunuz.

      Haddinizi bilin…

      Hangi cemaattensiniz bilmiyorum ama (aslında tahmin ediyorum ama ait olduğunuz cemaatin adını yazarak Tuğba hanımın sansürüne uğramak istemiyorum) “”Cemaat”” dedğiniz yapıların bir kısmında insanların ruhlarının farklı şekillerde tarumar edildiğini çok iyi biliyorum.

      …… cemaatine sızmış biri tarafından madur edilmiş bu hanıma bir darbede siz vurarak bu yüreği yaralı hanımın acısını ikiye katlamayın.

      Yıkıcı değil yapıcı olun. yapıcı olmayı beceremiyorsanız da susun da…

    • esmasultan diyor ki:

      Çok acımasızca eleştirmişsiniz. Dışarıdan bakınca yaptıkları çok kötü geliyor insana, suçluyor. Ama yaşadığımız zaman öyle bir zaman ki ben artık kınamak yerine bol bol dua ediyorum bu durumda olanlara. Bayan ya da erkek, zinadan korunmak çok çok zor artık.

      Kızınız, kardeşiniz vardır belki. Bu kadar kınayıcı ve “kendi düşen ağlamaz” cı olmayın lütfen. Ben çocuklarımın akıbetinden korkuyorum şimdiden.

    • TİBET diyor ki:

      Beni en çok, annenin gördüğü rüya etkiledi.Cenab-ı Hak kardeşimizi annesi vasıtasıyla, rüya yoluyla resmen uyarmış. Adamın niyeti alemi misalde temessül etmiş olmalı.

      En başta kardeşimizin yakaladığı ipuçları ( senli benli hitap etmesi, gözünün içine bakması vb) gerçekten takdire şayan. Feraseti güzel çalışmış. Ama o ipuçlarını değerlendirmemiş. Ferasetini susturup duygularının peşinden gitmiş.

      İki taraftanda olumsuz rapor gelmiş. Buna rağmen bu raporları değerlendirmemiş.

      O kişininde yaptıkları yanına kar kalmaz.Mutlaka bir şekilde karşısına çıkacaktır.Etme bulma dünyası.Bir gün onunda yüreği KÖZ gibi yanacak ettiklerinin bedelini mutlaka ödeyecek…

      Rabbim hepimize feraset, basiret, istikamet nasip eylesin. Amin.

    • Deniz diyor ki:

      Keske hic bu olayi degerlendirmeseydiniz, icim karardi.Bu hanim bir olay yasamis zaten dogru yaptim suc sadece karsimdakinde demiyor ki. Pismanligi yazdigi satirlarindan belli. yasadiklarini cemaat ismi filan da vermeden anlatmis. Belki benzer durumlari yasayanlara bir faydam olur mu diye, icini dokmus. Sizde kalkmis ” tek iyi nokta, temiz bir kadinla evlenme umidi ile size gelmis 2. kisiyi reddetmeniz” gibi talihsiz hem de hic bir yaraya merhem olmayacak bir cumle sarfetmissiniz. Fesuphanallah!!! nasil guzel(!) sozlu kardeslerimiz var boyle pes dogrusu!

      • tarık diyor ki:

        Bence gayet doğru bir istek. Gerçi havva hanım zina etmemiş teknik olarak ama zinakar kadın ve erkeklerin yine zinakarlarla evlenmesine dair emirler var. Şahsen evleneceğim kadının geçmişinde böyle bir şeyler yaşamış olmasını istemezdim. Bunun gizlenmesini affetmez, hakkımı helal etmezdim.

        Genç kızlarımız ve erkeklerimiz de bunu bilsinler, buna göre yaşasınlar. Son yıllarda bekaret tüm dünyada önemli bir olay haline geldi. Artık ben istediğimle düşerim kalkarım sonra da hanım hanımcık evlenirim devri bitiyor. Sadece kadınlar değil erkeklerde de. Erkek yapar elinin kiridir düşüncesi kadar aşağılık düşünce olamaz. Erkek de sahip olacak kendisine. Olmalıyız. Allah korusun bizi. Günahlarımızı affetsin.

        • Deniz diyor ki:

          Beyefendi bu kadar kisi niye sizi elestirme geregini duydu bir dusunun lutfen dusunun. Cunku uslupta problem var. Bu kizimiz yaptiklarinin dogru oldugunu soylemiyor zaten. israrla dusen kisi tekmeyi hakediyor nazariyla bakiyorsunuz. Bu kizcagiz kendisini isteyen kisiyi bile sucluluk duygusuyla geri cevirmis. bu bile basli basina saglam bir karaktere isaret ediyor. Beser nihayet sasar onemli olan yapilan hatalardan ders cikarmak. Rabbim insallah bu hanim kizimiza gecmisinden utandirtmayacak gonlune gore bir es cikartsin duam budur.

        • TİBET diyor ki:

          Kıymetli Site Okurları,

          Bu konu tartışmalı bir konu.Kaynaklarıyla birlikte aşağıdaki linkte açıklanmış. Sonuç olarak varılan hüküm şudur: Zinayı helal saymayan yani haram olarak kabul eden ve geçmişinde zina işlemini yapmış tevbekar birisi zina etmeyen birisiyle evlenmesi islama göre caizdir.

          http://www.sorularlaislamiyet.com/article/12832/zina-yapan-birisinin-zina-yapmayan-birisi-ile-evlenmesi-caiz-midir.html

          • TİBET diyor ki:

            MUHTEREM SEMA HANIM HOCAM,

            “(kul hakları hariç), Şu veya bu şekilde günah işlemiş ve bu günahına yakıcı bir tevbeyle tevbe etmiş Mümin,
            ibadetleri yüzünden “kibir” ve “ucba” düşmüş bir müminden çok çok daha üstündür.”

            Nerde okuduğumu hatırlamıyorum ama bir yerde böyle bir cümle aklımda kalmış.Lütfen bunu açıklarmısınız.

          • semamarasli diyor ki:

            Sayın Tibet size geç cevap vermiş olduğum için kusura bakmayın. Konu ile ilgili Hadis diye aklımda kalan fakat nerede okuduğumu hatırlamadığım bir söz vardı onu araştırdım fakat o aradığımı bulamadım, bu yüzden onu yazmıyorum.
            kibir ile ilgili bana sormuş olduğunuz sorunun cevabı aslında burada uzun uzun konuşuldu. Ben sadece bir âyeti kerîme yazayım. “Hakikat O (Allah) kibirlenenleri sevmez. ( Nahl suresi 23.âyet) elbette günahından tevbe eden mümin ibadetlerinden dolayı kibirlenenden daha hayırlıdır. Kibirle ilgili Gazalinin kitaplarını okumak lazım diye düşünüyorum.

    • SÖZÜN ÖZÜ diyor ki:

      Vesiledeki şiddet gayedeki hikmeti yok eder.
      Topa vurmalıyız, ayağa değil.
      Fiili yorumlamalıyız, faili değil.

    • ZÜLFİKAR diyor ki:

      Tarık Bey;

      Adem beyle, havva hanımın yaşadıkları bizi ilgilendirmiyor.

      Şu kısmı çok önemli. Adem Bey, havva hanıma evlilik vaad etmiş ve sözünde durmamış.

      -Sen iyi bir insandın dediği insanla niçin evlenmemiş?
      -Evlenmeyeceği insanla neden yakınlaşmış?
      Havva burada, adem nerede?!

      Adem yalan söylemiş ve havvayı kandırmış.
      Bu kadar basit.

    • RASKOLNİKOV diyor ki:

      insanlarımız çok ukala ve özgüven eksiklği içinde. bir kaç metin okuyarak kendilerini kişilik analisti sanmaya başlar. TOLSTOY UN Bib sözü var,”insanı matemetik bir dille ifade edecek olursak; insannın gerçek kişiliği pay ve kendisini zannettiği şey payda olan bir kesirdir. payda arttıkça kesrin değeri küçülür””

    • şule diyor ki:

      slmlar tarık bey düşüncelerinizin çoğuna katılmakla beraber cemaat işinin çok uzatılmaması taraftarıyım kuran ve sünnet dahilinde olmayan bir cemaat üyesi olabilir bu bey değilse bile insan beşer şaşar cemaat şaşırdı diyemeyiz hak olan cemaatler süper hepsinin amacı bizi allaha götürmek değilmidir buraya yazan arkadaşlar belli hassasiyetlre sahip insanlar bundan dolayı kuran ve sünnet dahilindeki cemaatlere düşman olacaklarını sanmıyorum

    • havva diyor ki:

      Tarık bey,Ben hata ettim başkaları benim gibi hata etmesin diye yazılmıştır, aksi asla yoktur inanın, ben kendimi daha çok suçladım, çünkü ben frenleyebilirdim herşeyi.. ama böyle oldu, işte bu yüzden başkaları benim gibi hata etmesinler dedim, bu yazı belki birçok genç arkadaşa yardımcı olur, dikkat ederler görüşmelerine, bu yüzden yayınlandı. Ben kendi muhasebemdeyim, maalesef gözüm kör oldu o an,inanmazdım böyle durumlara, ama oluyormuş, hiçbir hatayı görmüyormuş insan, hata ettim(k).
      allah emirlerine uyan kullardan eylesin hepimizi.

  79. Ali diyor ki:

    Kötü bir deneyim yaşamışsın ama yine da Allah, sizi korumuş.yaşamış olduğunuz kötü deniym size pek çok şey de kazandırmış. en önemlisi ise aşıkların vaktinde ,Allaha yönelmenizi ve dertlerinizi ona anlatmanızı sağlamış. İnanın bu yüzbinde bir şanlı insanın yapabildiği bir şeydir. bundan sakin vazgeçmeyin buna devam edin. Dualarınızdan ümmeti muhammedin evladını da eksik etmeyin ki samimi insanlar sizin yaşadığınız kötü şeyleri yaşamasın. Allah coluk çocuğumuzu iyi insanlarla karşılaştırsın kötü insanların ,şeytanın ve nefsin şerrinden korusun. göz acıp kapayıncaya kadar nefsin eline bırakmasın. bizi, bize ve nefsin eline bırakmasın. çocuklarımızın uhrevi ve dünyevi ilimleri tahsil ederek ümmeti Muhammede faydalı insan etsin

  80. Başak diyor ki:

    Maalesef namus kavramının toplumumuzda tek yönlü görülmesinin bir örneği..Kim demiş erkeklerin namusu yok diye..Rabbim erkek ve kadın olarak kullarını yaratmış..Namusta sadece kadına mahsus birşey değil..Oğluma dedim ki bir anne olarak, oğlum hiç bir kızın canını ve ruhunu yakma.. Bir gün gelecek tabiiki evleneceksin, erkekliği gurur meslesi değil, namusu gurur meselesi yap..Her ne kadar toplum da elinin kiri diye bir söylem varsa da bu asla öyle değil.. Onlar namustan ve güzel ahlaktan nasibini almamış insanların kuruntusu.. diye bir muhabbet geçti..Oğlum bunu sölediğim de 12, 13 yaşlarındaydı..Ve arkadaşları ona senin niye sevgilin yok.. demişlerdi..

    • tarık diyor ki:

      Başak hanım işte, kadınlar hep erkeklerden şikayet edeceklerine ellerinde bulunan erkek çocuklarını sizin yaptığınız gibi yapıp bilgilendirse, “oğlum kız arkadaşın yok diye senle dalga geçilmesi mi kötü yoksa, kızlarla dolaşıp yanlış bişey yaptığında yarın Allah’ın huzurunda düşeceğin kötü durum mu?” dese ve küçük yaştan itibaren bunu bilinç altına verse o zaman sorunun büyük kısmı çözülür. Bunu yaparken erkek çocukları iyi takip etmek lazım. Bizim hala kızı amca kızı kardeşi dediğimiz yakın kız akrabalarına bile böyle bakar bu yaşta. Abartmıyorum, kendisinden 20 yaş büyük yengesine bile böyle bakabilir ve bu normaldir. Nasihatın yanında mutlaka dindar ve sağlam bir arkadaş çevresine sokmalı, ayrıca mutlaka bir hobi veya spor ile uğraşmasını sağlamalıyız. Zaaen tahlikeli yılları geçince ve dini altyapısını alınca kendisi bulacaktır yolu.

      • ... diyor ki:

        Dogru soyluyorsunuz.

        Bu ve benzer anlatimlari sadece erkek evlatlarimiza degil kiz evlatlarimiza da anlatmamiz lazim, onlarin masumhane olarak gordukleri olaylarin sonu husran ile bitebiliyor, Ben daha 11-12 yasindaki kiz cocuklarin bile aralarinda erkek arkadaslarini konusup onlari opup opmediklerini birbirlerine anlattiklarini bu sekilde birbirlerini tahrik ettigini, kiskandirdigini gozlemledim, ayni zamanda erkek cocuklarinda hangi kiz cocuklari ile nasil neler yaptiklarini yazili anlattiklarini facepook sitelerinde yazdiklarini gordum, hatta bazi erkek cocuklarin belkide yapmadiklari seyleri yapmis gibi anlattiklarini gozlemledim, bu yazilarin saatlerine baktigimda da gece 02.00 – 03.00 gibi saatlerde yazildigini gordum. Bu kucuk ve tehlikeli yaslardaki cocuklar her zaman kotu ve tehlikeli yollara dusme eyilimindedir, 11-12 yasindaki kiz cocuklarinin bir ay gibi kisa bir zamanda, elbise degistirir gibi 3-4 tane sevgili degistirip (bunu abartmiyorum, gordum cunki ben) bunlari sosyal paylasim sitelerinde yazmalari ve bu cocuklarin 300-400 tane arkadaslarinin olmasi ve buralarda vakitlerini gecirmeleri beni cok endiselendiriyor,

        Ben bunlari bu batakliklardan, muptelasi olduklari uyusturucu gibi bir durumdan cocuklarimi kurtarmak, uzaklastirmak icin takip etmeye calisirken gozlemledim. O kadar zor ki, zamaninda eger onlem alip yaptiramazsaniz, buna bir limit veya care bulamazsaniz, Cocugunuz bir numarali dusmaniniz durumuna gelir.

        Tarik beyin anlattiklarinin baska gozle gorulmesi aynen bu sekildedir. Tarik bey konuyu cok guzel ozetlemis.

  81. Peygamber efendimiz veda hutbesinde, size sıkı sıkı sarıldıgınızda sapıtmayacagınız iki şey bırakıyorum demiş ; birincisi Kuran’ı Kerim ikincisi Sünnetlerim demiştir…Doğruluğu ve yanlışlığı kestirilemeyen insanların yaşam biçimlerinde dini aramak yerine asıl olan kuran ve sünneti göz önüne alarak yaşarsak, her sakallıyı hacı her güzel söz söyleyenide haşa peygamber sanıp kendimizi teslim etmezsek, dinimizi akıl ve ruh sağlığı içinde emin kaynaklardan öğrenirsek o zaman Yüce Allah ile aramıza bir aracı koymanın anlamsız olduğunu görür ve tüm insanlara mesafeli oluruz hatadan döneriz diye düşünüyorum…Bu hanımefendinin yaşadıklarıyla örtüşen yüzlercesini duydum.. bu yüzden inanan, inanmayan olarak değilde beşer olarak, kul olarak görün lütfen….unutmayın ki namaz kılanlara tüm günahlar hak degil ……Allahü tealanın gerçek düşmanlarının bu tarz insanlar olduğunuda unutmayın bununla ilgili hadisi şerif var lütfen okuyun…

    • tarık diyor ki:

      “Allahü tealanın gerçek düşmanlarının bu tarz insanlar olduğunuda unutmayın bununla ilgili hadisi şerif var lütfen okuyun…” yanlış bir yaklaşım bence bu. Kaş yapayım derken göz çıkarmak. O eve kız atan adam da bir günahkar sonuçta. her sakallıyı dede sanma yaklaşımı yahudice bir yaklaşımdır, hatalıdır. Her sakallıyı yine dede say ama her dedenin kucağına da gidip oturma, asıl yapılması gereken budur bence. Allah insana akıl vermiş fikir vermiş. Nefis de vermiş. Bir kadın bir erkele başbaşa kalırsa en azından öpüşür. Eğer bir erkek veya kadın msn den kameradan biriyle görüşüyorsa 2 ay sonra karşıdaki kadın veya erkek ondan soyunmasını da ister. Bu budur yani. Bir erkeğin bir kadına veya tersi dini anlatma mantığı ile konuşması belki zinanın en büyüklerinden. Bunlar hikaye. Din dağın başında değil, bir yabancı kadına dini anlatmak erkeğin vazifesi değil.

      Cemaatleri ve dindarları zan altında bırakmak yerine yaratıcının verdiği beyni neden yerinde kullanmıyorum diye düşünmek lazım.

      • TİBET diyor ki:

        “Bir kişinin namazı orucu sizi aldatmasın.Dinar ve dirhemle (muamelatla) olan ilişkisine bakınız.”

        Hadisi Şerif Meali.

        • tarık diyor ki:

          Kaynak alabilir miyim?

          • TİBET diyor ki:

            “Bir kimsenin namazı ve orucu size sakın zarar vermesin.” sözü hadis midir? Hadis ise ne demektir?

            Yazar: Sorularla İslamiyet 2009-08-10
            Sorudaki muhtevayı anlatan şu iki hadis-i şerif, konumuza ışık tutmaktadır:

            “Kişinin namazına, orucuna bakmayın; konuştuğunda, doğru konuşup konuşmadığına, kendisine emniyet edildiğinde, güvenilirliğini ortaya koyup koymadığına; dünya kendisine güldüğünde, takvayı elden bırakıp bırakmadığına (menfaat anındaki tavrına) bakıp öyle değerlendirin.” (Kenzul-Ummal, h. No: 8435)

            “Kişinin namazı, orucu sizi aldatmasın. Dileyen oruç tutar, dileyen namaz kılar. Fakat güvenilir olmayanın dini de olmaz.” (a.g.e., h. No: 8436)

            Bu hadislerde, mümin de olsa, ibadet de etse, insanlar dünya menfaati karşısında -imanına aykırı olarak- zaaf gösterebilirler. Bu sebeple, özellikle ticarî, malî işlerde dikkatli olmamız gerekir. “Mümin iki defa aynı delikten ısırılmaz.” (Buharî, Edeb, 83) mealindeki hadis-i şerif, bizi -mümine karşı hüsnü zan beslemekle beraber- nefs-i emmarenin hilelerini de düşünerek her zaman dikkatli olmaya davet etmektedir.

            Üzerinde titizlikle durulmuş bu konular, sadece dini açıdan değil sosyal ve toplumsal bakımdan da oldukça önem arz eder. Bu hususiyetlere riayet edilmeyen ve bu temel ilkelerin uygulanmadığı toplumlar, çürümeye ve yok olmaya mahkûmdur. Bu hasletlerin yok olduğu veya olumsuz olarak yaygınlaştığı toplumlarda mânevi hastalıklar ortaya çıkar, insanlar arasında güven duygusu tamamen yok olur. Allah; rahmetini, ihsan ve bereketini o toplumun üzerinden kaldırır, zulümlerin önü alınamaz olur ve bu toplumların dünyada da, ahirette de mutluluğa ulaşmaları mümkün olmaz.

            Topluma iyi huy ve güzel ahlâkı ile örnek olması gereken bir Müslüman, en büyük emanet olan sözlerini yerine getirmiyor, ahitlerini bozuyor, vaatlerini askıya alıyor, çevresindeki insanlara yeni yeni sözler verdiği halde her defasında sözlerini çiğneyerek onları aldatmayı alışkanlık haline getiriyor, haksızlık ve zulüm icra ettiği onlarca kişiden sürekli beddua alıyor ve üzerinde kul hakkı taşıyorsa, bu kişi kendi durumunu söz konusu hadis-i şeriflere göre düşünüp değerlendirmesi gerekir.

            “Verilen söz sorumluluk gerektirir.” (İsra, 17/34)

            diye emir buyuran Allah; ölçüleri, bizlerin uymamız gereken kural ve kaideleri açık ve net olarak ortaya koymuştur. Bu emir ve kurallara uyan kazanır, uymayan kaybeder.

            Hülasa, bu hadis-i şeriflerde, insanın duygusal tarafı, imanın sesini duymayan menfaatperestlik yönü, imanlı vicdanın sesini boğan cüzdan tutkusu gibi, zayıf karakter yapısına işaret edilmekte ve bunlar gibi dikkat edilmesi gereken daha pek çok şey anlatılmaktadır.

          • TİBET diyor ki:

            Hazret-i Ömer -radıyallâhü anh-, bir kimse methedildiği zaman, methedene, üç şeyi yâni:

            “Hiç sen onunla; komşuluk, yolculuk, veya ticâret yaptın mı?” diye sordu.

            Muhâtabı üçünü de yapmadığını söyleyince:

            “Zannedersem, sen onun câmîde Kur’ân okurken başını salladığını gördün!” dedi.

            Adamın da:

            “Evet, yâ Ömer! Benim gördüğüm öyle idi.” ifâdesi üzerine Ömer -radıyallâhü anh-:

            “O zaman medihte bulunma! Zîrâ ihlâs, kulun boynunda değildir.” buyurdu.

            Burada Hazret-i Ömer -radıyallâhü anh-’in verdiği ölçü, zâhire aldanmamak, kişinin fiiline ve beşerî münâsebetlerine göre kanâat sâhibi olmak îcâb ettiğidir. Menfaatinden imtihân verip geçer not almamış olanın tezkiyesinin tehlikesine işârettir.

            Görüldüğü gibi ticâret, ferdin iç dünyâsını dışarıya yansıtır. Yâni ferdin iç âlemi nasılsa ticareti de öyledir. Onun için Hazret-i Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve sellem-, bir hadîs-i şerîfinde:

            “Allâh, sizin namazlarınıza, oruçlarınıza değil, para münâsebetlerinize bakar.” buyurmuştur.

            LİNK:

            http://www.sorularlaislamiyet.com/article/12998/peygamberimiz-asv-in-ticaret-ahlakiyla-ilgili-hadisleri-nelerdir.html

          • TİBET diyor ki:

            Aynı hadisi Ahmed b. Hanbel de şöyle rivayet etmiştir:

            “Nice oruç tutanlar var ki, oruçlarından payları açlık ve susuzluktur. Ve yine nice ayakta duranlar / namaz kılanlar var ki, namazından elde ettiği şey yorgunluktur.” (İbn Hanbel, 2/373)

            Hafız Irakî, İbn Hanbel’in rivayetindeki senedin hasen/sağlam olduğunu belirtmiştir.(Irakî, Tahricu ahadisi’l-ihya -İhya ile birlikte-1/165).

          • TİBET diyor ki:

            Ey Allah’ın Rasûlü! Mümin korkak olur mu?” “Evet olabilir” buyurdu. Şöyle denildi: “Peki mümin cimri olur mu?” “Evet olabilir” buyurdu. “Mümin yalancı olabilir mi?” sorusuna ise “Hayır, asla” cevabını verdi. (Mâlik b. Enes, Muvatta’, Kelam, 7, 19)

          • TİBET diyor ki:

            TARIK BEY,

            1-Kulların ibadetlerini değerlendirecek Allah’tır. Yani hangi ibadete ne kadar sevap verecek, hangi günaha ne kadar ceza verecek olan O’dur. Yani kulların islamiyet (iman, ibadet, vb) kimliğini Allahu Teala değerlendirir.

            2-Kulların kendi aralarındaki münasebetleri ise daha çok “insaniyet” kimliğiyledir. Yani;

            -verdiği sözde duruyormu,
            -güvenilir mi,
            -ırz namus can sır vb emniyet veriyor mu,
            -işini sağlam yapıyor mu,
            -Sevinçleri paylaştığı kadar, acıları paylaşıyor mu,
            -çözümde ne kadar yer alıyor, hizmet üretiyor mu vb. vb…
            -NİYET-EYLEM İLİŞKİSİ
            -Güler yüz, tatlı dil, yumuşaklık( rıfk)
            -dedikodu, yalan,iftira,gıybet, suizan, laf taşımak vb vb…

            Şimdi yukardaki özellikleri 1.rakamı olarak düşünelim.

            Kişinini namazını orucunu diğer amellerinin her birini sıfır rakamı olarak düşünelim.
            Bu yukardaki 1 rakamını temsil eden özelliklerin çoğu yok, ama o kişi namaz kılıyor hacca gidiyor, sakalı sarığı şalvarı var ve herhangi bir sohbete müdavim diyelim. ( Bu bir örnektir), bu bir rakamı sıfır rakamını temsil eden özelliklerin başına gelmedikçe sıfır rakamını temsil eden kişinin ibadetleri;

            -DİĞER İNSANLARLA MÜNASEBETLERİ AÇISINDAN,
            -BEŞERİ İLİŞKİLER AÇISINDAN,
            -KOMŞULUK İLİŞKİLERİ AÇISINDAN,
            -TİCARİ İLİŞKİLER AÇISINDAN,

            bir kıymet ifade etmez. Bu husus, hayatta her insanın tecrübeyle elde ettiği bir bilgidir. Ben insani münasebetlerimde bu hususa çok dikkat ederim.Kişinin namazı orucu haccı zekatı sakalı sarığı şalvarı mensubiyeti;
            Güven ve emniyet duygusu vermedikçe,
            gizemli karmaşık oldukça, net olmadıkça,
            ırz emniyeti, namus emniyeti sır emniyeti vermedikçe,
            iyi günümde cırcır böceği gibi ötüyor ama zor günümde yapabileceği bir hizmetim olduğunda ortalıktan kayboluyorsa,

            beni hiç entrese etmez. Allah mübarek kılsın der geçerim.
            O insanla arkadaş olamam, komşu olamam, herhangi bir münasebetim olamaz.Ben bu tarz insanlarla oldukça mesafeli olurum.

            Benim hayatta olmazsa olmazım önce “dürüstlük ve sıdk” tır. Karşımdaki insanada öncelikle bu özelliğimi yansıtmaya çalışırım.

            Ama bir insanla komşu olacaksam, arkadaş olacaksam, muamelatta bulunacaksam, ( para verip para alacaksam, kız verip kız alacaksam vb vb) önce şahsiyet özelliklerine bakarım.Namazı orucu haccı zekatı vb ibadetleri bu İNSANİYET ÖZELLİKLERİ DEDİĞİM özellikleri sağlıyorsa nurun ala nur. Yoksa o kişi ahiret açısındanda MÜFLİSTİR zaten.

            Ebü Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Rasülullah sallallahu aleyhi ve sellem:

            “Müflis kimdir, biliyor musunuz?” diye sordu. Ashab:
            – Bizim aramızda müflis, parası ve malı olmayan kimsedir, dediler. Rasülullah sallallahu aleyhi ve sellem:

            “Şüphesiz ki ümmetimin müflisi, kıyamet günü namaz, oruç ve zekat sevabıyla gelip, fakat şuna sövüp, buna zina isnad ve iftirası yapıp, şunun malını yiyip, bunun kanını döküp, şunu dövüp, bu sebeple iyiliklerinin sevabı şuna buna verilen ve üzerindeki kul hakları bitmeden sevapları biterse, hak sahiplerinin günahları kendisine yükletilip sonra da cehenneme atılan kimsedir” buyurdular.
            Müslim, Birr 59. Ayrıca bk. Tirmizî, Kıyamet 2

            Uzattığım için özür dilerim.
            Sonuç olarak: YAPMAMAMIZ GEREKENLERİ YAPMAMIZ,
            YAPMAMIZ GEREKENLERİ YAPMAMAMIZDAN ÖNCELİKLİDİR.

  82. NURİ diyor ki:

    HERŞEYİ ÖYLE GÜZEL ANLATMIŞSINKİ DİYECEK BİRŞEY BIRAKMAMIŞSIN ŞUNU DİYE BİLİRİM HEP 1 OLANA SARILALIM .DUALARIMIZDASIN ALLAH C.C HU YARDIMCIMIZ OLSUN İNAN Kİ YARADANIM HERŞEYİN KOLAYLIGINI VERİYOR YETERKİ YÜREKTEN ALLAH C.C HU YA SARILALIM İSTEYELİM SEVMEK GÜZEL TABİKİ AMA YARADAN AŞKIYLA OLMAYINCA YOKOLMAYA MAHKUM ONUN SEVGİSİ VE ŞEVKATİYLE BAKAN VE SEVENLERDEN EYLESİN .SİZLERİN O TEMİZ YÜREKLERİNİZLE EDDİ GİNİZ DUALARINIZIN ARASINA BENİDE KATARSANIZ ÇOK MUTLU EDERSİNİZ İSTEGİMİ HERŞEYİN SAHİBİ YARADANIM BİLİYOR HAYIRLARA ÇEVİRMESİNİ ALLAH C.C HUNUN RIZASINI KAZANMA YOLUNDA SON NEFESİME KADAR EMANETİNİ TAŞIYA BİLENLERDEN EYLER .

  83. Tuba diyor ki:

    Rabbim sizi korumus. Dualarla yolunuza devam edin ia..

  84. Yasin diyor ki:

    Üzüldüm,
    Dindarlığın, cemaatlerin etiket olarak kullanıldığını, art niyetli insanların Haccı, Namazı, Kur’an-ı Kerimi bile araç haline getirdiğini görüyoruz.
    Etiketlere takılmayın, namaz kılması, hacca gitmesi sizi aldatmasın.
    Sizi yalnızken evine çağırmış olması bile gerçek niyetini ortaya koymuş aslında ama sevginiz gözlerinize perde çektiği için görememişsiniz.

    Sizi sevmiş olsa değer verse; size zarar verebilecek şeylere yaklaşmazdı bile, güzel sözler, vaadler kandırılımışsınız velhasıl.
    Ne mutlu size; daha yolun başındayken kurtulmuşsunuz.
    Umarım kalbinize yakışan biriyle mutlu bir yuva kurarsınız.

    • tarık diyor ki:

      Yanlış ve hatalı yaklaşım. Şeytan tam da bunu söyletmek istiyor. “Etiketlere takılmayın, namaz kılması, hacca gitmesi sizi aldatmasın.” bu nede emek Allah aşkına. Arkadaş; namazdan ve hacdan daha büyük ve önemli bir etiket mi var? Bir adamın namaz kılmayacağına bakmayacağım da neyine bakacağım. He adam namaz kılıyor ama şeytana uydu günah işledi. Olamaz mı? Olur. Bir erkeğin Allah korkusu olmazsa başbaşa kaldığı bir kadınla zina etmemesi ya ahmaklıktan ya da eşcinselliktendir. İnsanı durduracak tek şey kıldığı namazdır. Bir kimsenin namaz kılıp, hacca gittiği ahlde günah işlemesi haccın ve namazın değil kişinin günahıdır. Namaz ve hacc yine v her zaman tek geçerli ölçüdür, olmalıdır. O kişi belki hacc ve namazla o kadar günah işliyor olmazsa belki daha beter işleyecek. Siizn yaklaşımınız yahudice bir yaklaşım.

      Kurallar belli. Değil o adam, peygamber şekliyle biri görünse size gel deyip yanlız bir oratama davet etse bile gi-de-mez-sin. Bu kadar basit. Gidersen, erkek sana bişey yaptığında değil, yapmadığında şaşır veya üzül. Çünkü ya senden iğrenmiştir ya da gaydir.

      • Yasin diyor ki:

        Tarık bey,
        Öncelikle Allah sizi ıslah etsin, beni nasıl yahudice bir yaklaşımla suçlayabiliyorsunuz? Ayrıca Yahudilerin kuralları sizin kurallarınızdan bile ağır diye biliyorum. Bu manada “sizin yaklaşımınız yahudiliğe daha yakın” dersem ne olacak?

        Bu hanım kardeşimizin, iyi niyetle bu yazıyı yazdığını ve yaptığı hatanın farkına varmış olduğunu göremiyor musunuz?
        Bu kardeşimizi bu derece kınamanız, kendi nefsinizi aklama çabasından dolayı mı?

        Şeytan insanları kınamanızı istemiyor mu? Kendi hatanızın farkına varmıyacak mısınız?
        Münafıklar Peygamberimiz zamanında yok muydu?
        “Cemaatlerde münafık var” diyoruz diye bütün bir cemaati suçlamış mı oluyoruz?
        Münafıklar namaz kılıp, oruç tutup, hacca gitmiyor mu?
        Namaz kıldı, Hacı oldu ya; artık tamamdır. İnsanları daha kolay aldatır, bunu bilin. Münafık bu etiketleri acımasız bir şekilde kullanır. Şeytan bir defada ile bir kaç iş görmüş olur, bir tarafta münafık vasıtasyıla günahlar artar bir tarafta münafık yüzünden insalar dinden soğur.
        Hac ve namaz tek ölçü olamaz, gösteriş için kılanları da biliyoruz.
        Hanım kardeşimizin o eve gitmiş olmasını savunan kimse yok zaten. Kendisi bile hataydı diyor.
        Ayrıca Allah korkusu olan mümin erkekleri gaylıkla suçlamış olmanız, sizin hakkınızda nasıl düşünmemizi sağlar?
        Hiç mi bir hanımla bir yerde yalnız kalma durumunda olmadınız, yoksa bir vukuatınız mı var?

      • ŞİRPENÇE diyor ki:

        Burası fena karışmış… Bütün yorumları okudum. Benim yazacaklarımın özünü saygıdeğer Sema hanım, Yasin bey, Abdullah bir bey, Sümeyra hanım kardeşlerimiz yazmışlar. Onlara aynen katılıyorum.Umarım bu tartışma daha fazla uzamadan biter. Selam sevgi ve dua ile.

      • sude diyor ki:

        “İnsanı durduracak tek şey kıldığı namazdır.” yazmışsınız çok da doğru yazmışsınız ama eğer kılınan namaz insanı durdurmuyorsa o insanın da durup benim kıldığım namaz nicedir demesi gereklidir. Yasin beyin de söylediği gibi cemaatlerde çok munafık var.

  85. nuseybe diyor ki:

    selam ve dua ile inan cok üzüldüm bir an bana yapildigini hissettim ama bence siz kaybeden degilsiniz tutundugunuz Rab sizi en hayirlisiyla mükafatlandiracaktir….bazen yasadigimiz hayatta israrla görmemiz gerekene zorlariz kaderimizi …kesinlikle sizi yadirgamiyorum ve yargilamak bir müslümana has degil öbür kardesimizide Rabbe havale ediyorum..O ne güzel vekildir……hakhukuka girmeyi bir yerde Allah ona gösterecektir….Rabbim yar ve yardimcimiz olsun…..amin vesselam

  86. AYsun diyor ki:

    Ya Rabbi iffetimizi günah kirinden muhafaza buyur…

  87. aliozgul diyor ki:

    Allah affetsin. Uydurma hadislerle kandırmış sizi ama umarım bir daha sizi kimsenin Allah ile aldatmasına izin vermezsiniz. Buyrulur ki zina’ya yaklaşmayınız. Maksat yapmamak değil yaklaşmamak. Okuyup da ne okuduğunun farkında olabilseydiniz kesin ve emin bir şekilde elinizi vermezdiniz. Taviz tavizi doğurdu mu artık dönüşü yoktur

  88. SÖZÜN ÖZÜ diyor ki:

    “İnsan önce kendini, kendisiyle aldatır; kendinin aldattığı kendisini sonra bir başkası aldatır.”

  89. SÖZÜN ÖZÜ diyor ki:

    Onurumuzu ve kişiliğimizi ayaklar altında çiğneten duygunun adı, sevgi değildir. Rotasını şaşırmış duygularımızın, hipnotize olmuş halidir.

    Zaman geçtikçe iç çalkalanmalarımız azaldıkça, hipnotize halinden uyandıkça, bu “sevgi diye adlandırılan duygu” büyük bir öfkeye ve kullanılmışlık hissine dönüşecektir.

    Bu ikinci aşama aşılması en çetin olan aşamadır. Bu safhadan sonra durulma ve içine çekilme aşaması gelir. Kişi iyice sessizleşir ve sessiz sessiz ağlar…

    Ve sonra aldatılmışlık ve kullanılmışlık hissini duaya güzel sanatlara ( ney, ebru vb) sarılarak atlatmaya çalışır.

  90. gülhayal diyor ki:

    dualarımdasın…

  91. Yaşar Ahmet TEMİZ diyor ki:

    Gerçekten ibretlik bir olay dualarımız bu kardeşimiz için Rabbim bizleri göz açıp kapayıncaya kadar nefsimizle baş başa bırakmasın

  92. SÖZÜN ÖZÜ diyor ki:

    Bazı ateşler insanı yakar “KÜL” eder.
    Bazı ateşler insanı yakar “KUL” eder.
    İşte yakıcı pişmanlık öyle bir ateştir.

  93. Muhammed diyor ki:

    İstifadeye medar oldu, Sema Hanım. Çok teşekkürler. Cenab-ı Hak, hepimizin yardımcısı olsun.

  94. SÖZÜN ÖZÜ diyor ki:

    Bay iks, bayan inin başörtüsüne takmıştı.Niyeti başını örtmesi değildi, başörtüsüyle “gözlerini” örtmüştü onun.

  95. SÖZÜN ÖZÜ diyor ki:

    “Bağımlılığın her çeşidi aynıdır, bazen alkol bağımlılığı, bazen sevgi bağımlılığı.”

  96. SÖZÜN ÖZÜ diyor ki:

    “Zalimini hala seviyor olmak, idrakin felç olmasıdır.”

    • Allah'ın Bir Kulu diyor ki:

      Mazlumun İdrakinin felç olması için önce Zalimin;

      Gözlerinin kör,
      Kulaklarının sağır,
      Hakkı söyleyememesi için dilinin lal olması lazım gelir.

      Mazlumun zulme uğramasının gerçek sebebi
      Mazlumun değil, Zalimin idrakinin felç olmasıdır. Kendi idraki felç olmuş birisinden feraset beklemek ise “zalime mazlum muamelesi” yapmakla aynı şeydir.

      Ferasetimizin bir an dahi olsa felç olmaması duasıyla

  97. SÖZÜN ÖZÜ diyor ki:

    “Kork Allah’tan korkmayandan”

    • Abd-i âciz diyor ki:

      Pişmanlık, pişmanlık..hep pişmanlık..

      İçine dolan cam kırıklıkları, her hareketinde canını yakacak..

      Ona kızmakla beraber hep merak edeceksin..hayatında neler oluyor..ne yapıyor diye..

      Kimi zaman kendini, kimi zaman onu suçlayacaksın..

      Kendine kızsan da hayali hep seninle olacak..çünkü tüm ilklerin hep onunla oldu..sen de onun niyetinin ciddi olduğuna inanmıştın..inandırmıştı seni..

      Evlenceksin..eşin çok iyi bir insan olacak..çocuğun olacak..mükemmel bir hayatın olacak..seni incitmeye korkacak eşin, çocuğun, dostların..

      Herkes imrenecek hayatına..

      Ve sen hiçbir zaman atamayacaksın bu yükü üzerinden..ama bu yükle yaşamaya alışacaksın..alışmaya başladıkça hafifleyecek yükün..ve hafifledikçe unutmaya başlayacaksın..unuttukça yeniden hatırlayacaksın..hatırladıkça unutmaya zorlayacaksın kendini..ama hiçbir şey eskisi gibi olmayacak..her geçen zaman daha da hayrı artacak ömrünün..

      Hayatın devam edecek..ona dair herşeyi merak edeceksin, nefis ve şeytan çok uğraşacaktır seninle..ve sen hep kazanacaksın o mücadeleyi..onu göreceğin yerler varken yolunu değiştireceksin..duyacağın yerler varken kulak tıkayacaksın..hayal edecekken gözlerini açacaksın..derununda bir yerlerde o hep olacak ama sen hep mücadele edeceksin ve her seferinde bu mücadelenle cihad sevabı kazanacaksın..

      Yıllar sonra bir yerlerde karşılaşacaksın onunla..

      Sen başını örtmüş, İslamı her yönüyle bilen, yaşayan, anlatan, her anını Allah a hizmetle geçiren saliha bir hanımefendi..yanında yine aynı hizmete canını, malını adamış eşin ve çocukların..hiç bakmadan vakarla yolunu değiştireceksin..hüzünleneceksin, gözlerin dolacak..belki de birkaç damla akıtacaksın..sen yine de dua edeceksin ona..Senin değil ama onun acınacak haline..O da bilinçlense de bu hataları yapmasa diyeceksin..bazen kızacaksın ama çoğu zaman dua edeceksin..

      Sonsuza kadar herkese helal edeceksin bütün haklarını ve hepsinin kurtuluşu için dua edeceksin..onun bile..Affettikçe hafifleteceksin..

      Ameliyat izi gibi duracak kalbinde bu acı..

      “Oldu bu dert devlet bana” buyurmuşlar. Bu dert seni mütevazı yapacak, anlayışlı, sabırlı, gayretli, mücadeleci yapacak..bu acı seni olgunlaştıracak..bu dert sana bir nimet olacak..bir nimete çevireceksin bu derdi..ve şer olarak gördüğün bu dert ne hayırlara vesile olacak göreceksin, şaşıracaksın..bu dert seni çok farklı bir insan yapacak..

      Ve yıllar sonra cam kırıkları acıttıkça canını, bu derdi Veren Rabbimize sonsuz şükürler edeceksin..ve sen de cennetin süsü hanımlardan olacaksın..

      “Bedbaht kimse o kimsedir ki, unutulmuş günahlarını hatırlatır” buyurmuşlar..ve sen o bedbahtlardan olmayacaksın..tövbe ettin ve pişman oldun, unutuldu gitti..her anın şükürle, hamdle, acziyet ve yokluk içinde geçecek ve Allah dostlarından olacaksın..ve ışık tutacaksın bütün hanımlara..bu acı seni melek tabiatlı yapacak, güzel ahlak sahibi yapacak..gönlün hep mahzun olacak bütün Allah dostları gibi..

      Ve o hep gelecek aklına, düşecek gönlüne..ve sen bütün mahlukata yaptığın gibi ona da hayır dualarda bulunacaksın..

      Ve sana yaşattığı bunca sıkıntının vesile olduğu hayırları yaşadıkça ona da kızmamaya başlayacaksın..onunla ilgili duyduğun şeyler oldukça, onunla evlenmediğin için sonsuz şükürler edeceksin..senin için hayırlı olmadığını anlayacaksın yaşadıkça..eşin, çocukların, sevdiklerin hayatının en güzel günlerini yaşatacaklar sana..

      “Olanda hayır vardır” buyurmuşlar..bunun hikmetini zamanla anlayacaksın..yaşanan her şeyde hayır vardır ya da hayra tebdil eder Rabbimiz. Senin durumun çoktan hayra tebdil edilmiş.Çok güzel bir ruh halindesin..

      Yapacağın en güzel şey akışa bırakmak..zaman herşeyin ilacı..ve unutma..

      Bu da geçecek..diğer tüm acılar gibi..sen Allah ı anmaktan hiçbir zaman ayrılma, Onu düşün, Ona sığın..herşeye gücü yeten yalnızca O dur. Duacınım..Dua beklerim..Selam, sevgi ve muhabbetle..

      • havva diyor ki:

        geçecek mi? yıl oldu geçmedi.. bu yazdığınız yazının birçoğunu yaşadım, bir kaldrımda gördüğümde hemen yolumu değiştiriyorum, en yakın camiye giriyorum, orda hıçkıra hıçkıra ağlıyorum, görenler derdin mi var kızım diyorlar, susuyorum.

        Allah razı olsun yazınız için, hergün bu yazınızı ağlaya ağlaya okuyorum.

        • Abd-i aciz diyor ki:

          Toprağın suya ihtiyacı olduğu gibi vücut toprağının da suya ihtiyacı vardır. Bu da herkese nasib olmayan gözyaşıdır. Ağlamak bir nimettir, herkese nasib olmaz. Nimet te şükrü gerektirir. “Şükür nimeti artırır, şükürsüzlük nimeti attırır”. Her daim şükür halinde olalım. Yıl..belki yıllar..belki bir ömür..tümden silip atmak mümkün değil hiçbir şeyi. Şeytan, nefis ve diğer yol kesiciler(yaramaz çevre, şerli akraba, kötü arkadaş vb.) bunları depolar ve senin Allah’a en yakın olduğun zamanlarda, kendini iyi hissettiğin zamanlarda yeniden ısıtıp önüne koyarlar ve seni yolundan alıkoymaya çalışırlar. Yapacağın tek şey mücadeleyi bırakmamaktır. Mücadele ettikçe güçleneceksin. Unutma sen bir mücahidesin.

          Allah belaları taksim etmiştir. En çoğunu Peygamberlere, sonra evliyalara, sonra da kendisine yakınlık derecesine göre insanlara taksim etmiştir. Senin sıkıntını hiçbirimiz senin yaşadığın gibi anlayamayız. Çünkü “ateş düştüğü yeri yakar”. Ancak tahmin etmeye çalışırız. Kimine zor gelen sıkıntı, kimine kolay gelir; kimine kolay gelen, kimine de zor gelir. Şu bir gerçek ki, herkesin sıkıntısı kendisine zordur, hem de çok zordur. Ancak salih/saliha mümin kardeşlerle paylaşmak, istişare etmekle hafifler, rahatlar insan. Her işte istişareyi eksik etmemek gerekir.

          Yalnız kalmamaya çalış, yalnızlıkta mücadele daha da zordur. Farklı uğraşılar edin, sürekli devam ettiğin kurslar olsun. Çok yoğun olmaya çalış. O kadar çalış ki bunları düşünmeye vaktin olmasın. Devamlı kendini meşgul et. Hep birşeyler yapmaya, üretmeye, kendini geliştirmeye çalış.

          Peygamber Efendilerimizin, Allah dostlarının hayatlarını, menkıbelerini oku. Sana güç verecektir. Dinimizi en güzel şekilde öğrenmeye, anlamaya, uygulamaya çalış. Öğrendiğin herşeyi hemen uygula. Uyguladıkça, sana ilmin kapıları açılır. Kur’an-ı Kerimi oku, şifadır. Hergün muhakkak yatmadan önce en az 2-3 sayfa manasıyla birlikte Kur’an-ı Kerimden oku, Allah dostlarının menkıbelerinden ve yüzyıllardır raflardan düşmeyen temel islam eserlerinden en az 15-17 sayfa oku. Bir gün bile ara verme. İslamda disiplin çok önemlidir.

          Ve… mümkünse hicret et. Bir mahalleden başka bir mahalleye, başka bir semte, başka bir ilçeye ya da başka bir ile.. Onu en az görebileceğin ya da en az karşılaşabileceğin bir yere.. imkanın yoksa da onun hayırlı bir şekilde gitmesi için dua et. Bu da olmuyorsa Allahımızın onu sana göstermemesi için dua et.

          Duaların gücünü bir bilebilsen, ah bilsen..yeter ki neyi istememiz gerektiğini bilelim. “Allahım sana havale ediyorum. Bildiğini işle. Şanına yakışanı yap, beni bir an olsun bana bırakma Yarabbi” diye dua et. İkram ev sahibinin şanındandır. Herşeyin sahibi O olduğuna göre, her şeyi hakkıyla bilen O dur.

          Bu süreçte ya Allah a sığınarak hakiki bir mümin olarak mücadeleyi kazanacaksın ya da mücadeleyi bırakıp tekrar onun ayaklarının dibinde sürüneceksin, sana acı çektirmesine razı olacaksın. Hatta sana başka yalancı deliller getirip seni ikinci hanımı olmaya bile ikna edebilir. Sana bunları yapan tekrar aynı acıları çektirebilir sana. Sana acı çektirmekten zevk bile duyabilir. Herkesi kendin gibi görüyorsun ama herkes senin gibi melek tabiatlı değil. Hatta senin gibi iyi insanları tercih ediyorlar, kimseye anlatmaz diye.

          Asla güvenme bunlara..dinimizi içten içe çürüten, kızlarımızı günah denizlerinde boğan, karanlık çukurlara hapseden bu sapık zihniyettir. Dinimiz bunlardan çok uzaktır. Kendini koyverme sevgili kardeşim insanın ayaklarının sürçmesi çok kolaydır. Ve asla onunla bir daha bir araya gelme, konuşma, dinleme onu. Daha önce bir gönül bağın olduğu için, kendini onun kollarında bulabilirsin. Seni tekrar üzmesine asla izin verme nolur! Onun olduğu her yerden uzak durmalısın.

          Bunu bir kere yapan, bir daha yapma ihtimalini içinde barındırır. Şimdilerde neler neler duyuyoruz. Senin duygularınla oynamasına bir daha izin verme, ne ona ne de başka hiçbir kimseye. Rabbimize sığın O sana hayırlı bir zamanda, hayırlı bir eş, hayırlı evlatlar nasib edecektir.

          Sil gitsin..sayfa buruşmuş, iz kalmış olsa da.. gerekirse yırt o sayfayı..at o defteri..yeni bir defter al, yeni bir sayfa aç hayatında..Duacınım..Dualarını beklerim..

          • Havva diyor ki:

            Sayın abd-i aciz, dediklerinizi uyguladım. O şehri terkettim ve dönmeyi düşünmüyorum.sıfırdan başlayıp elde ettğim o yeri bırakıp yeniden sıfırdan başlıyorum. psikiyatristim mücadele etmemi istedi, gitmemi istemedi.. Beni bu kararımdan caydırmak iiçin saatlerce konuşmuştu.En son görüşme günümde , psikiyatristime bir mektup yazıp gönderdim ona dayanacak gücümün olmadığını anlattım, o şehirde kaldıkça ben bitiyordum, yorulana kadar sokaklarda dolaşıyordum eve girmek istemiyordum.. Bir de bizi evlenecek gibi bilen arkadaşlarım, onun evlenip benim ise hala acılar içinde olmama acıyan insanlar vardı..ordan ayrılınca daha iyi oldum.

            Zaman oldu, geçenlerde cüzdamın içindeki fazlalıkları temizlerken küçük bir not gördüm, iyice bükmüşüm notu..onun bana yazdığı bir nottu, orda beni sevdiğini söylemiş ama , sevmemiş olduğunu hissettirdi o not..peki niye sevmediysen aylarca sürdürdün bu görüşmeyi diye sordum kendi kendime..Vicdanı mı ?dedim ..eğer vicdan ise bu yaşadığım, yaşattğı olayla beni tek başıma bırakmazdı diye söylendim sonra yine kendi kendime o böyle biri değildi o vicdan sahibiydi , merhametliydi . neyse dedim” herşeyde vardır bir hikmet” O kağıdı nasıl cüzdanım arasında kalmış bilemiyorum..Belki zamanla kendime gelip bu soruları sormama sebepti..

            Kalbimde her zaman bu acı olacak, onu silemiyorum. Bir iz var..Yeni bir sayfa açmak için çok uğraşıyorum, her yeni bir sayfa açmaya çalıştığımda o aklıma geliyor, açtığım gibi kapatıyorum o yeni sayfayı..Hüzün,Göz yaşı her daim bende, merak ettim acaba o da benim gibi böyle acı çekiyor mudur , yastığa başını koyduğunda aklına geliyor muyumdur, o yaşattığı evde yaşıyor ya duvarlar, onun üstüne üstüne gelmiyor mudur diye sorar oldum kendime…Bilsem ne fayda olacak ki.. Onu tanıyan arkadaşım “inan ki o kadar mutlu ki, o olayı unutmuş, bak o evde bile yaşayabiliyor, hayatına devam ediyor,içinde neler yaşadığını bilemeyiz ama o seni 1 ay bile dolmadan unutup başkaları ile görüştü,çünkü o olay onun için bitti ve hemen evlendi ,sen belki üzülmekle doğru olanı yaşıyorsun ama yuva kuran o “..

            yıllar geçiyor ben hala üzgün hüzünlü.. bu acı kalbimde..ben de mi umursamamalıydım,çünkü kazanan o, hani kızlar daha duygusaldır deniliyor ya, erkekler ise böyle değildir diye düşünmüyorum, vicdan, kalp erkeklerde de yok mu?

            Dua içinde, rabbim her daim sizi aklıma getiriyor. Ve size dua eder oluyorum.Rabbim asıl sizlerden razı olsun ve sizler hakkınızı helal edin, çünkü bu pürkusurlu kardeşinizle epey bi ilgilendiniz.. Benim bu yaşadığım olaydaki hataları görüp inşallah başkaları yapmaz..

            Şehri terketmek iyi bir fikir, çetin bir mücadele içindeyim ama hayırlısı olsun.

          • ali Üçok diyor ki:

            Insan günahkar bir varlık tır nefsi yani seytani onu hep yoldan cikarir fikirleri verir vesvese verir
            iste nefsini yenen insan Kemale ermis insandir
            nefsini yenen insan da Allah ın dostu olur.

            Yani nefsinin istediğini yapan değil
            nefsine istediğini yaptirandir

            Mesala biriyle Çıkacak sın cok mutlusun diyelim ezan okundu diyelom ki vakit daralıyor sen namazı kıldıktan sonra gidim dersin aman kaza yaparim dersen iste şeytan seni kaldırıyor seni Rabbine ibadetini engelliyor iste kötü yoldasin hemen tovbe et namazını kil ve oyle git eger o sevdiğin birisiyse sana inanmali eger gelmedin diye seni terk ederse sen israrci olma kardesim israrci oolursan gene seytan sana yaptırır iste bir sartim var benimle yatarsan seni affeder im der diyecekde onun seytani sen dusunecen kafayi yiyecen aman ne olacak ki nasil olsa beni seviyor diyeceksin iste gene şeytan sana vesvese iste bunlara aldirmassan

            Rabbimin istediği teryemiz kul olursunuz gunah isleyen hatasını anlayip hemen töbe etsin Rabbim affeder

            Peygamber Efendimizin amcası Hz Hamza yi öldüren vahşi yi hz. Vahşi yi affettilerde seni mi affetmiyecekler Rabbim affeder
            şirk koymayın Rabbim e Rabbim affeder merhametlilerin en merhametlisi bagislayanlarin en bagislayicisi affedenlerin en affedicisi yüce Allah senide affeder

          • ali Üçok diyor ki:

            Allah beni affetmez deme
            Alllah beni affeder de Allah seni affetsin
            Allah beni sevmiyor deme
            Allah beni seviyor de Allah seni sevsin
            Allah beni görmüyor deme
            Allah beni görüyor de Allah seni görsün
            Allah benim dualarimi kabul etmiyor deme
            Allah benim dualarimi kabul ediyor de Allah kabul etsin
            Allah benin namazimi kabul etmez deme
            Allah benin namazlarimi kabul ediyor de Allah namazlarini kabul etsin
            Allah ım benim gunahim buyuk deme gunahindan buyuk Allah var bunu unutma

  98. SÖZÜN ÖZÜ diyor ki:

    “DİŞİN MİNESİ DELİNDİMİ, ÇÜRÜME HIZ KAZANIR.”

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Güzel ahlak; cömertlik, bağışlayıcılık, sabır ve tahammüldür. “ Hasan-ı Basri

Kitap

Çocuğunuzun Sahibi Değilsiniz

“Sormamız gereken soru şu: Geçmişimizin şimdiki yaşamımızı ne kadar süre daha yönetmesine izin vermek istiyoruz? Daha ne kadar başka bir zamanın hayaletleriyle savaşmak istiyoruz?" #drshefalitsabary nin kitabını internette kitap araştırmaları ...
Devamını Oku