Kadın Hakları Savunucularına

430566_308685999187023_1816551280_n3-150x1501Feminist söylemlere sahip kadınların çoğu feminist olduklarını kabul etmiyorlar ve “Biz feminist değiliz sadece kadın haklarını savunuyoruz.” diyorlar.

Kadın haklarını savunma gerekçeleri ise hepsinin aynı: “Kadınlar erkekler tarafından eziliyor, hakları çiğneniyor, eğitim alamayan pek çok kız çocuğu var, kocasından şiddet gören kadınlar var, sevdiği ile evlenemeyen ailesinin seçtiği kişiyle zorla evlendirilen kızlar var…”

Tamam ben de bunları kabul ediyorum, doğrudur bunlar var; fakat bunların bir de tam karşısında erkekler var. Onların hali nedir? Bir de onlara bakalım:

Eğitim konusu: Eğitim alamayan kız çocuklarının olduğu yerlerde eğitim alamayan pek çok da erkek çocuğu var. Eğitim eksikliği maddi sıkıntılar sebebi ile oluyor çoğu zaman. Aileler bir an önce geçime katkıda bulunsunlar diye kızları da erkekleri de küçük yaşta tarlaya, bağa, bahçeye gönderiyor.

Şiddet konusuna gelince: Manevi ve ahlaki eğitimin eksikliğinden dolayı eşine şiddet uygulayan erkekler var, kadınlar da olduğu gibi. Eşine şiddet uygulama sayısı erkekte daha fazla çünkü beden gücü olarak erkeğin buna gücü yetiyor. Eğer tam tersi olsaydı; kadınlar beden gücü olarak erkeklerden daha güçlü yaratılmış olsalardı etraf gözü mor gezen erkeklerden geçilmezdi. Kadınların yaptığı psikolojik şiddete bakarak bunu görmek zor değil.

Rabbimiz erkekleri korumacı ve merhametli yarattığı için erkeklerin çoğu şiddet uygulamıyor. Alkol ve uyuşturucu kullanan, ruh sağlığı bozulan ya da büyük bir kışkırtma karşısında kalanlar ya da cinnet geçirenler dışında.

Zorla evlendirilme konusuna gelince: Zorla evlendirilen kızların olduğu yerlerde erkeklerin çoğu da sevdikleri ile evlenemiyor. Onlar da ailelerinin daha çok annelerinin onlara uygun gördüğü kızlarla evlenmek zorunda kalıyorlar. Bunların çoğu da akraba kızları oluyor. Böyle pek çok erkek var istemediği kızla zorla evlendirilen. Hatta zorla evlendirilen kız sayısından erkek sayısı daha fazladır. Hâlâ pek çok ilimizde erkekler annelerinin beğendiği ve uygun gördüğü kızla evlenmeyi tercih ediyorlar aksi halde anne hayatı oğluna zindan ediyor. Hele ki oğlu kendi bir kızı sevip istemişse kız isteme, nişan ve düğün törenleri cenaze töreni gibi oluyor.

Kadınların erkekler tarafından ezilme meselesine gelince: Zannedersiniz kadınlar eziliyor da erkekler güllük gülistanlık bir hayat yaşıyorlar. Evet ezilen kadınlar var fakat ezilen kadınlardan çok çok daha fazla kadınlar tarafından ezilen, aşağılanan erkekler var. Erkekler evi geçindirme görevlerini yerine getiriyorlar. Adam bütün gün çalışıyor ve kazancını hanımının ve çocuklarının ihtiyacı için kullanıyor. Bunu takdir eden ve teşekkür eden kadınlar var elbette ama bunların yanında hiç bir şeyle memnun olmayan kadın sayısı da çok fazla.

Kolay kolay yüzü gülmeyen, her zaman kocasının bir eksiği bulan, sürekli eleştiren, canı istemesine göre evle ilgili işleri yapan, kocasının ailesinin yüzüne bakmayan, en önemli vazifesi cinsel ilişkiyi kocasına çok büyük bir lütufta bulunuyormuş gibi sunan ve çoğu zaman da yataktan kaçan, kaçmasa da ölü balıktan farkı olmayan kadınlarla yaşayan, çocuklarının hatırı için evliliklerini sürdüren erkekler pek mutlu mu sanıyorsunuz?

Deniyor ki “Kadınların çoğu maddi imkansızlıktan kocalarına katlanıyorlar maddi imkanları olsa çekmeyecekler.” Bu durumda kadın evliliğini kendini düşünerek zor durumda kalmamak için sürdürüyor. Çocuklarını ne kadar düşünüyor? Parası olsa çocukları da düşünmeyecek. Hep birlikte çekip gidecekler, imkansızlıktan devam ediyorlar.

Oysa erkeğin maddi olarak kadına bağımlığı yok. Kadın olarak kadının zaten hayrı yok ve erkeğin dışarıda yeni bir evlilik yapacağı kadın çok. Bütün bunlara rağmen erkek hayatı burnundan getiren karısını ve çocuklarını bırakmaya kıyamadığı için kendi hayatından vazgeçip devam ettiriyor. Erkeğin yaptığı kadının yaptığına göre fedakarca. Kadının hayatın zorluklarını gözü kesmiyor, kendini düşünüyor. Hem adamın kazancını yiyor hem de hayatı adama zehir ediyor.

Geçen aylarda bir okurum gönderdiği e-posta da şöyle diyordu. “Yirmi yılı bulan evliliğimde karım bana doğru düzgün kadınlık yapmadı, tedaviyi reddediyor, boşanmayı düşünüyorum fakat karımı ve çocuklarımı tehlikeli bir yolda bir başlarına bırakıp kaçacakmışım gibi geliyor ve onları bırakmaya kıyamıyorum.” yazmıştı.

Yapılan araştırmalarda boşanma isteği en çok kadınlardan geliyormuş. Neden olabilir? Erkek ne yaşarsa yaşasın evliliği bitirmeye kıyamıyor. Çünkü erkek korumacı yaratılmış. Boşanma kararında kadınlar gibi duygusal davranmıyorlar. Gerçekleri düşünerek eşinin ve çocuklarının yaşayacağı zorlukları düşünerek evliliklerine devam ediyorlar. Hatta erkeğin hayatına başka bir kadın girdiğinde bile erkek evliliğini bitirmek istemiyor. Eşini ve çocuklarını zor durumda bırakmak istemediği için.

Etrafınıza baktığınızda kaç tane ezilen kadın kaç tane ezilen erkek görüyorsunuz? Benim etrafımda ezilen kadın yok, daha çok ezen kadın var. Gelen e-postalarda ve seminer sonrası hanımlarla yaptığım görüşmelerde gördüğüm ezilen erkekler. Hanımlar her ne kadar kendileri haklıymış gibi anlatsalar da ben bir kaç soruyla çözüyorum durumu çoğu zaman.

Erkeklerin çoğu evlendikten sonra hayat enerjilerini kaybediyorlar. Pek çok erkek üç kadın: annesi, hanımı, kaynanası ve onların çekişmeleri ortasında sersem sepelek oluyor. Bütün bunların yanında bir türlü memnun edemediği sanki şükretmemeye yemin etmiş karısı var.

Karısı sanki kadın değil bir diktatör. Kocasının gittiği geldiği yerlere karışır, görüştüğü arkadaşlarını istemez, aldığını sattığını söylenir. Adam her gün işten çıkıp, karısının siparişlerini alıp doğru eve gelmelidir. Karısının uygun gördüğü gezmelere birlikte gidilmelidir. (Bu gezmeler daha çok kadının akrabaları ve arkadaşlarıdır.) Evde de karısının uygun gördüğü işleri yapmalıdır.

Bir beyefendiden şöyle bir e-posta gelmişti: “Sema hanım biz erkeklerin evlilikten ve eşten beklentileri yüksek değil. Erkekleri mutlu etmek kolaydır. Bir erkeğin karısından beklentilerini saysanız beşi geçmez. Güler yüz, tatlı dil, yemek, yatak, huzur. Fakat kadınların beklentisi bitmiyor, kadınları mutlu etmek zormuş. Karımı mutlu etmek için çok uğraşıyorum. O mutlu oluyor fakat ben çok mutsuzum.” yazmıştı.

Herkes kadın hakları savunuyor. Bu modern köle adamların hakları ne olacak? Ne yaparlarsa yapsınlar mutlu edemedikleri kadınlar yüzünden hayat enerjilerini kaybetmiş erkeklerin hakları ne olacak?

Rabbimiz “Mümin kadınlar ve erkekler birbirilerinin velileri, dost ve yardımcılarıdır. ” (Tevbe suresi 71. âyet-i kerîme)  buyuruyor.

Madem erkekler bizim din kardeşimiz ve dostlarımız; niçin o zaman  dindar kadınlar sadece kadın haklarını savunuyorlar? Erkekleri din kardeşi, veli ve dost olarak görmüyorlar mı? Neden insan hakları değil de kadın hakları savunuluyor? Neden bu ayrımcılık?

Yoksa onlar da kadın cinayeti haberlerine bakarak erkeklerin zalim olduğuna mı hükmediyorlar? Feminist söylemin iddiasına göre: Kadınlar; narin, duygusaldır, erkekler de kaba ve zalim. Bu söyleme göre çıkan sonuç Allah (c.c) erkekleri kadınlara zulmetsinler diye yaratmış. Öyle mi? Bu Allah’a karşı yapılmış ne büyük bir iftiradır. Kadın hakları savunucuları bu iftiraya mı inanıyor? Yoksa neden erkeklerin hakları da savunulmuyor?

www.cocukaile.net  Sema Maraşlı

 

 

Çekmeköy Oyun Grubu Çekmeköy İngilizce Anaokulu

“Kadın Hakları Savunucularına” için 232 Yorum

  1. Mavi diyor ki:

    Samimiyetle , bilmediğimden , burda öğrendiğim için soruyorum.
    Tamam kadının eşinin çağrısına gitmemesi çok büyük günah , melekler lanet eder . Bu , erkeğin zorla , fizik gücünü kullanarak kadınla birlikte olma hakkını tanıyor mu ?
    Cinsellik her iki tarafın hakkı is tersi durumda ne söz konusu , kadının zorla elinden bişey gelmeyeceğin göre ki kadının erkeği zorlama hakkı olduğunu sanmam. Bu soru yorumlarda sorulmuş ama hep cevaplarız kalmış.

    • ... diyor ki:

      ayetleri hadisleri hep yuzeysel işimize geldigi gibi anlıyoruz
      vajinusmuslugu yaşamış biri olarak bu hadis her kavgada yuzume vuruldu
      bu durumda olan kadınlar çok çaresiz ve kendini suçlu hissediyor
      şunu bi ogrenin nolur kadın mal degil eşya degil köle degil
      feminist diyip geçştiriyorsunuz bu sersenişlere beyler
      ama kadını önce insan olarak duşunseniz
      cinsel meta olarak gormeseniz nolur
      evliligin amacı bu olabilir ama bu da insanca olmalı
      eşinizi once insan sonra kadın olarak gorun

      • Hasan diyor ki:

        Bekar olduğuma rağmen derince o adlandırdığınız psikolojik hastalık hakkında bilgilenmiş olarak siz ve eşiniz çok zor bir dönem geçirmenizden üzüldüm. O hastalığı yenmenizdende samimice çok sevindim. Bu hastalık yalnızca batıda değil diğer müslüman ülkelerde yüzde birden daha az olduğuna rağmen, büyüklerimiz sağ olsun yüzde 10 bulmaktadır. İlk kez Sema hanımın ‘Eşimle Tanışmayı Unutmuşuz’ eserinde okumuştum. ‘Aman başına birşey gelmesin’ hikayesiydi.
        Kadın olarak erkeğin durumunu anlamaya çalışın. Erkek işde okulda, üniversitede veya genel dışarda sürekli ahlaksızca cinsellikle çekilmeye çalışılıyor. Her yer zinaya davet. İmansız veya imani zayıf olan erkek artık istediğini yapıyor. Fakat imanlı bir erkek Allahın helal olan evliliği çok zor olsada bekliyor, sabır ediyor. Bu da erkeğin imtihanı. Zinaya düşmeden evleniyor ve ona artık helal olan kadın herhangi sebeblerden bu hakkdan ve ihtiyaçdan uzaklaştırıyor. Sebeb çoğu zaman bencillik ve sorumlulukdan kaçmak. Bazende istek dışi etkenler ama bu da erkeğin psikolojisini zedeliyor. Efendimiz boşuna ‘bekar erkek miskindir’ dememiş. Evli olan erkek için bu daha da zor. Düşünün siz yıllarca oruç tutuyorsunuz ve vakit girdi. Önünüzde Allahın helal kıldıği. Ama eşiniz ellerinizi kelepcemiş. Bu nasıl bir psikolojik etki olduğunu bir anlasanız.
        Ayrıca cinsellik kadının sadece bir görevi değil, aynı zamanda hakkıdır. Ve bu hakkı taleb etmekden utanmayın.

  2. Herman diyor ki:

    Batı dünyasında “İslami Terör” ifadesi kullanıldığında nasıl kızıyorsak, dinimiz ile terör kelimelerini bir arada kullananların manipülasyonuna sesimizi çıkarıyor bizi bir de bizden dinleyin diyerek “İslam” adını kullanarak terör yapan çürüklerle inançlı insanları farklı değerlendirmelerini talep ediyorsak, medyada dile getirilen “Erkek Terörü” ifadesini de benzer gerekçelerle KABUL ETMİYORUM.

    Kişisel olarak, eşim dahil kadının özgür iradeli ve güçlü bir kadın olmasından memnunum. Ve fakat, medyada geniş yer tutmuş bilhassa kadın yazarların alttan alta kadının duygusallığı ile, anneliği ile gerekirse erkeğe saygısızlık, terbiyesizlik, psikolojik baskı yapabilme özgürlüğü olarak yansıtmasına, veya izleyicileri çoğunlukla kadın olan popüler dizilerde “rating” adına erkeğin (büyük sermayeler yönetip holdingler kurmasına rağmen) aciz ve beceriksiz gösterilirken hiçbir iş-para ilişkisinde bulunmayan, kısıtlı çevrelerde bulunan kadınların kurnaz, iş bitiren, her daim kuyruğu dik tutan karakterleri oynamasına İTİRAZ EDİYORUM.

    Kadının varlığının kutsallığını kabul ederken, erkek ile eşit fakat farklı olduğunu dile getirirken, (kendi bilinçaltlarında çatışma yaşadıklarına emin olduğum) feministlerle veya kadın okuyucularına şirin gözükerek okunabilirlik sağlamaya gayret eden omurgası zayıf yazarlarla sağlıklı bir topluma varılamayacağını da görüyorum. Yaptıkları kadının dünyasında yer alan saf duyguları, hayalleri yanlış yerlere çekerek köpürtüp köpürtüp huzursuzluk çıkarmaktan, onları kendileri gibi “histerik kişilikler” haline getirmekten başka bir işe yaramıyor.

    Saygı ve selamlarımla.

  3. semamarasli diyor ki:

    Sitede son dönem yorumlarda dil fazla sertleşti. Burada sert tartışmaların kimseye faydası yok. Rabbimiz Firavun’un yanına giden bile Hz.Musa’ya Firavuna yumuşak söz söylemesini tavsiye ediyor Kur’an-ı Kerim de. Burada hepimiz mümin kardeşiz. Lütfen daha yumuşak ve yapıcı bir dil kullanın.

    • Necmettin diyor ki:

      Tamam Sema hanım üslübumu bende yumuşatacağım sizin hatırınız icin.

      Fakat birileri gelip burda bize o mel’un kemalistlerin diliyle gerici yobaz demesi cok zoruma gitti.

      Onların kışkırtmasıyla bu duruma düştük.

  4. Özden diyor ki:

    Kadın hakları savunucularına Yunus Emre’den

    Çiçeklerle hoş geçin, balı incitme gönül.
    Bir küçük meyve için, dalı incitme gönül.
    Başın olsa da yüksek, gözün enginde gerek,
    Kibirli yürüyerek, yolu incitme gönül.
    Mevla verince azma, geri alınca kızma,
    Tüten ocağı bozma, külü incitme gönül.
    Sevmekten geri kalma, yapan ol, yıkan olma,
    Sevene diken olma, gülü incitme gönül.
    Konuşmak bize mahsus, olsa da bir güzel söz,
    Ya hayır de, yada sus, dili incitme gönül.

  5. ferit bolatkale diyor ki:

    fıtratı bozulmuş sanem-misal kadınlar,zaptedilmedikçe cemiyyetin saadeti mümkün görünmüyor,sema hanımın yazılarını sağırlaşmış bir topluma feryat-misal görüyorum.sema hanım sizi kalp kulağı duyanlar dinliyor.

  6. gulbeyaz diyor ki:

    sema hanimcim ,fikirlerinizin tamamina olmasa da sahsiniza sempati duyan biri olarak uslub ve icerigniz hakkinda kesinlikle bilmislik tasmlama hevesi olmaksizin nacizane bi-iki sey soylemek isterim.
    bana gore,kaleminiz “savunmaci,heyecanli,duygusal ve gergin” bu yuzden verdigini zguzel mesajlar dahi golgeleniyor,takip etmeyenler icin onyargi olusmasi kacinilmazken, ideolojileriyle konusmayi svenler icin esin kaynagi oluyorsunuz.ben elestirel dusunmeyi sven biriyim,actiginiz yorum koseleri sizinde boyle old hissettirdi bana,ama ne var ki ” benim etrafimda ezilen kadin yok”ibaresi size aitken,”alt-ust komsusu”ifadesiyle yapmak istedigim mizahsel yaklasim dahi sizi alindirmis.devaminda da “neden okuyosunuz bu capta birini?” demissiniz.fikirlerimzii paylasmak varken,neden caplarimizla vurusalim. ortak degeri dinleri olan iki muslumanin cap farkini buyrun siz hesaplayin.

    • gulbeyaz diyor ki:

      malumunuz yazar ingilizce “author”yani otorite kelimesinden gelir,bir yazar perdesini ne kadar acarsa o kadar iceri gunes alir,sizin musbet mesajlarinizin daha cok insana ulasmasini dilegimden kaynakliyor daha tarafsiz yazamaniz dilegi..orneklemek gerekirse,evlilik ici tecavuz cezalari ilgili yazasiniz ,evlilik ici kac tecavuz sikayeti okunarak kaleme alindi.bu olay genel bilinen ile ,dayak sonrasi kadinin ozsaygisini hirpalamak amaciyla kitabimizda yasaklanan sekliyle gerceklesir .buna ait tek kelime yapilmaksizin,”turk kadinalri zaten firijit ,buldular bahane soyumuz kesilecek,bosanmalr artacak “demek ne kadar sagduyulu?

      okuyup,calisma hevesoindeki kizlar neden erkekesi yada feminsiit oluyormus?kitabimiz erkekk/kadin herkese kazandigindan bir pay vermiyor mu?
      kadin kocasina karsi gelince feminist olsaydi,iddioa ediyorum evliyaullahin hanimlarinin coguna bizimkiler feminit derlkerdi. peyg sav iel 9 kadindan birden imtihan oldu…

      • semamarasli diyor ki:

        Gülbeyaz hanım ya sizin espri anlayışınızla benim espri anlayışım uymuyor ya da siz eleştiri ve hakaret arasındaki farkı bilmiyorsunuz. Ben eleştiriye açık biriyim yoksa sitede benimle ilgili hiçbir eleştiri yayınlanmazdı. Fikirlerimi eleştirebilirsiniz fakat işime verdiğim değer ve emekle dalga geçmeniz bana hiç komik gelmedi. Etrafım derken benim etrafımın komşularımla kısıtlı olduğunu düşünmeniz ayrıca hayret verici.
        Kalemimin “savunmacı, heyecanlı, duygusal ve gergin” olduğunu söylemişsiniz. İnce ince yine hakaret etmişsiniz. Bu sizin ve kadınların eleştirilmesine tahammül edemeyenlerin görüşü olabilir. Fakat pek çok kadın ve erkek okurum yazılarım ve kitaplarımla hayatlarındaki olumlu değişimleri paylaşıyorlar benimle. Gergin ve savunmacı olsaydım eğer bu kadar çok insanın gönlüne ve hayatına dokunamazdım.Doktorlar, psikologlar, fizyoterapistler hastalarına kitaplarımı ilaç niyetine tavsiye etmezlerdi.
        İdeolojileri ile konuşmayı sevenlere esin kaynağı oluyor diye hakkı ve hakikati mi saklayayım?
        Evlilik içi tecavüz diye bir şey yok. Evlenen kadın kocasıyla cinsel birleşmeyi kabul etmiştir. Yataktan kaçması dinen yasaklanmıştır. Erkeğin de elbette o yatağı kadına sevdirmesi için yapması gerekenler var. Bunu da cinsellik nedir yazımda anlatmıştım. Tek taraflı yazmıyorum. http://www.cocukaile.net/cinsellik-nedir-evlilik-okulu-6-ders/

        • gulbeyaz diyor ki:

          sizin yaziniz da benim yazimda yukarda.bazen gitmek kalmaktan daha fazla is gorur,kimsye kirgin degilim.herkesi Rabbime emeanet ediyorum .sevgi ve selametle..

          • semamarasli diyor ki:

            Gülbeyaz hanım,eleştiren kişi kendi de eleştiriye açık olmalıdır. Ben eleştireyim fakat karşıdan bir cevap gelmesin diye beklemek ne kadar hakkaniyetli. Gerçi ben pek çok eleştiriye de cevap vermiyorum fakat sizinki eleştiri değil hakaretti. Gitmek yerine özür dileyebilirdiniz. Fakat gitmeyi tercih ederseniz bu sizin tercihinizdir. Ben kalmanızı tercih ederdim. Selamlar…

          • alp diyor ki:

            zaten evliliği içi tecavüz kavramını feministler çıkarmıştır. insan için yanlıişını görmek kadar zor bir şey yoktur.

          • Necmettin diyor ki:

            Evlilik icin tecavüz. Yine bir korkunc feminist tuzagi.
            Aile ici siddet dediler binlerce erkegi kelepcelere vurup evlerinden uzaklastirarak binlerce aile babasina devlet gücüyle ezerek zulüm ettiler. Yalanci saglik raporu alan zalim kadinlarin insafina kaldi erkekler.

            Simdi yetmedi birde bu cikti simdi.
            Bu basfeminist sözde aile bakani Fatma Sahin bu ülkede yikilmamis bir yuva birakmayacak!

          • gulbeyaz diyor ki:

            “elestiriye acik olmak yada tadimiz kacmasin”

            ev sahibi misafirlerini tatli yemeye cagirir. tatlinin sekerini az bulan ve kivaminda olsa diger arkadaslarda gelirdi,bunu yemeye diyen misafir 1,5 yilin verdigi hukukla ev sahibine takilir.”yoksa sekeri aci yogurtcu dan mi aldin, der. alinganlik gosteren ev sahibi bunu kendine hakaret sayarak soyle konusur..”ben en iyi ascidan aldim tarifi,yaptigim tatlilari ne muhendisler ne doktorlar yiyor,begenmiyorsan yemezsin ,o tatlilari yaprken cok yoruldum sozlerin hic komik degildi ,ozur dilemen gerekir”.(.bu arada sofraya sonradan gelen iki misafir surekli digerlerine “hey disleri curuk kadin” yada “hey koca gobekli adam”diye asgilamalarda bulunuyor.)
            misafir de der ki,”pardon ben yanlis gelmisim,herkesin damak tadi kendine olsun belki daha demokrat mutfaklarda yollarimiz kesisir ,.yeter ki tadimiz kacmasin..bana musade..”

        • abdullah diyor ki:

          sema hanımı sonuna kadar destekliyorz sema hanım bu hakaretler size karşı kıskançlığın tezahürüdür aldırmayın. bu tarz insanlar hep olacaktır buda sizin imtihanınız.

        • seymen diyor ki:

          Gülbeyaz hanımın “kitabimizda yasaklanan sekliyle” ifadesine dikkat etmemişsiniz veya görmemişsiniz gibi.

      • Gulbeyaz diyor ki:

        “…tec.avuzle ilgili yazasiniz..” degil,”yaziniz” demek istemistim.( cezadan once cinsel egitim gerekli baslikta idi)

        • seda diyor ki:

          “Aile ici siddet dediler binlerce erkegi kelepcelere vurup evlerinden uzaklastirarak binlerce aile babasina devlet gücüyle ezerek zulüm ettiler.”
          bu cümleyi yazan arkadaşın annesi, bacısı ya da kızı hiç şiddet görmemiş demek ki. Aynı şeyler sizin kızınızın başına gelse damadınızı en ala şiddete maruz bırakırsınız ama
          ayrıca hiçbir kadın dayak yemeden, dayak raporu almaz da alamaz da
          şiddet uygulayan insanlar cezalarını bulsun. Allah’ın yarattığı bedenlere eziyet edemezsiniz.

          • Necmettin diyor ki:

            birakin feminist ajitasyonu.
            Bal gibi aliniyor sahte dayak raporu bosanmada karli cikmak icin ve erkegi süründürmek icin.
            Takip edin biraz medyayi.

            Tutturmuslar bir nakarat: Kadin dogustan masum erkek daima zalim.
            Kendileri bile inanmis bu yalanlara.

            O eskidendi cefakar zavalli anadolu kadini.
            Simdikiler seytanlikta her gün yeni bir rekor kiriyorlar!

          • .:. diyor ki:

            “ayrıca hiçbir kadın dayak yemeden, dayak raporu almaz da alamaz da”

            Cok emin konusmuyormusunuz?

            Bence yaniliyorsunuz.

            Almak isteyen alır. O duruma gelinmesin yeterki. Bazi kisiler bunları para icin yaparlar. Bazıları kendi kabahatini ortmek icin. Bazılari ise karşisindakini daha kusurlu duruma sokmak icin. Her halukarda da onursuz bir basit ucuz davranis bicimidir. İşin ucunda en cogunlukla maddiyat vardır.

            Dünyadaki bazi ulkelerde Feminazi kanunları baskın ve adalet terazisi hilelidir. Turkiyedeki adalet sisteminde de benzer kanunlar hileli hale getirilmistir. Bu mahkemelerde bosanma davalari oylesine fazladır ki Bosanma basina harcanan vakit dakikalarla sinirlidir. O asamaya gelindiginde taraflarin ruh halini kimse anlamaz hatta anlamak istemez, dinlemez bile. Esit savunma hakkı verilmez.

            Bu yuzden bazi kişiler hileye basvuruyor. Daha once de dedim Bu asamalara gelenlerin cogu Maddiyat kavgasi veriyorlar aslinda. Diger seyler paradan sonra geliyor.

            - Davalari acmak para iledir. Devlet alacagını pesinen alır.
            - Avukat tutmam para iledir. (Ayrica mal paylasiminda komisyon alir, en onemli bolum bu kısım olabilir.)
            - Avukat tutcak durumunuz olmasa da, size baro durumunuza gore avukat verebilir, ancak mal paylasim asamasi varsa minimum % 5 mal degerinden alır, araya ekspertizler girer ayrica para .)
            - Her asamasinda para vardir. Temyiz yapmakta paralidir.
            - Bu Kisimda Baslikla ilgili; KADIN HAKLARI SAVUNUCULARI ve yardım ediyormuş gibi gorunenlerin Bir kısmı aslinda Hileli adalet terazisindeki fırsattan kendilerine pay cıkarma hesabındalar. Burada cok buyuk rant vardır. Cunku para ve mal genelde adamdadır.
            - Dunyada Calısarak yuksek kazanclar ve mal mulk, elde eden kadın sayısı, Erkeklere nazaran kıyas yapılamayacak kadar azdır.
            - Kısacasi, para, para, paraaaa
            - Boyle olunca kimi hileye basvuruyor, Kimisi hileden kurtulmak icin baska hileye basvuruyor.
            - Mal kacırma, hesap gizleme, gizli birikim yapma, hesap paylasim kavgasi, Mal calma Uzayıp gidiyor. O yuzden bircok insan da tedirgin olup evlenmeye korkuyor. Bazen bir bosanan kadın ve erkek, onlarca cevresindeki insanları olumsuz etkiliyor, Yani zehirliyor.

            Boyle bir sistem ve adalet olunca,

            Dayak yemeden de baska seyler olmadan da

            Bunu alanda var. Verende var.

          • iktisat öğrencisi diyor ki:

            sizler,kadına “şeytan”dediğiniz sürece feminizm asla bitmeyecek,tam tersi körüklenecek.bu nedir ki Allah aşkına…?”tutturmuşlar bi masal kadın melektir,erkekler zalim,siz bu yalana inanmayın”diyorsunuz.bu varsayımı yalan kabul eden demek ki kendince şunu kabul ediyor:erkekler melek kadınlarsa şeytan.siz de bunu çok iyi biliyorsunuz ki,erkeğin kadın karşısında zayıf olduğu tek nokta cinselliktir,onun haricindeki bütün konularda erkek kadından güçlüdür.he bi tarafınıza sahib olamayacak kadar düşkünseniz,dönün önce bi aynaya bakın derim.evlenme vaadiyle uyutulup,cinselliğinden faydalanıldıktan sonra kullanılıp atılan kızları buraya yazmayalım malum erkek düşmanı feminist oluruz.bana göre erkek değil mi işte,alacağını alacağı yere kadar güne kadar,oynar rolünü sonra sen sağ ben selamet der.siz bana bir yerde demiştiniz ki,son elli yıl mı?,yoksa bilmem kaç yüzyıllık gelenek mi?bende onu diyodum zaten,sadece son elli yılda ezildiler diye erkekler pek bi gocunmuş.eğer yüzyıllar boyu gelen geleneklerle konuşacaksanız,o zaman kadınlar mazlum diyeceksiniz.çünkü hiçbir ülkenin tarihinde erkek ezilmemiştir.bu sitede erkeklere ne oluyor anlamıyorum.blz burada bayanlara cevap yazıyoruz,ama onlar da lafa karışıyo.bir arkadaşta demiş ki;her aklınıza geleni buraya yazmayın.inanın her aklıma gelen kadın ezilmişliğini buraya yazacak olsaydım,sitenin veri tabanı yetmezdi.

          • Necmettin diyor ki:

            iktisat öğrencisi diyor ki:

            Demek kadınlar yüzyıllardır hep ezilmiş erkekler hep ezmiş.

            Allah bu hanım kızımızın gelecekte bir erkeklen mutlu olmasına kesin engel olacak feminizm hastalığından bir an önce kurtarsın!

            Dünya insanlık tarihinde daima cinselliğini kullanarak bir amacına ulaşmak isteyen kadın değilmi?
            Hic tarih yada dini kitap okumadınızmı siz?

            Bende Iktisat okudum ama boş zamanımda bunlarida okumaya zaman buluyordum!

          • birisi diyor ki:

            Feminizm hakkında fikir sarfedenler: aşağıdaki kitabı okumadan konuşmanız sağlıklı olmaz. Önce okuyun, neyin ne olduğunu, nasıl olduğunu bilin, sonra düşünün ve ondan sonra yazın.

            Red Feminism: American Communism and the Making of Women’s Liberation (Reconfiguring American Political History) Kate Weigand

            http://www.amazon.com/Red-Feminism-Communism-Liberation-Reconfiguring/dp/0801871115/ref=sr_1_1?ie=UTF8&qid=1368447635&sr=8-1&keywords=red+feminism

        • birisi diyor ki:

          @iktisat öğrencisi

          “he bi tarafınıza sahib olamayacak kadar düşkünseniz,dönün önce bi aynaya bakın derim”
          Neden sadece erkekler bir taraflarına sahip olacaklar? Kadınlar da erkekler kadar sorumluluk sahibi olmayacak mı?

          “evlenme vaadiyle uyutulup,cinselliğinden faydalanıldıktan sonra kullanılıp atılan kızları buraya yazmayalım malum erkek düşmanı feminist oluruz”
          Kadınların kendi aklıllar yok mu? Kadınlar çocuk mu ki doğru ve yanlışı anlayamayıp “uyutulup kandırılıyorsunuz”? Yaptığınız klasik kadın yourumu; erkekler yaparsa kötü ve cezalandırılmalı, kadınlar yaparsa “uyutulup kandırıldığı” için sorumsuz ve hoşgörülmeli. O zaman yazdığınız tüm eşitlik söylemleriniz nereye gidiyor?

          • iktisat öğrencisi diyor ki:

            evlenme vaadi veren taraf ERKEKTİR.siz hiç,bir erkeğe;”seni alacam kendime”diyen kız gördünüz mü?ben eşitlik savunucusu değilim,bilakis erkeklerin daha fazla sorumluluğu olduğunu yazıyorum sürekli dikkat ettiyseniz..kızlar duygusal naapalım yani?ufacık bi bakışı,el tutmayı bile çok büyük bişey zanneden kızlar var,her kız evlendiği adamın hayatında kendinin ilk kadını olduğunu sanıyor ama erkek 10 kızla gezip 1 kızla evleniyor,kızların bence de saf olmaması lazım….kızlar o kadar safki,kendi kendine gelin güvey olanlar var.ya da kendisine hiç ilgi duymayan erkeği bile,kendisine aşık zanneden kızlar var.kızlar sizin gibi değil,hele bazı kızlar çok hassas…en basit bi harekete çok büyük anlamlar yükleyebiliyorlar.
            kızlar da saf mı,aklı yok mu demişsinizde,kızlar öyle diye,sizin de onlardan faydalanmanız mı lazımmış????erkek aktif kadın pasiftir.o yüzden erkek kendine sahip olmalı dedim….

            Necmettin bey;
            kadınlar cinselliğini kullanıyorsa kime kullanıyor?karşısında ağzını açıp izleyen erkek bulamazsa,bi bakın bakalım o kadın bi daha kullanıyor mu onu?erkek beğenisi neyse kadında odur!siz,”kadın sadece cinsel yönden benim için vardır,beyni olsa da olur olmasa da”derseniz,bu kafayla devam ederseniz elbette kadınlarda böyle olur

          • birisi diyor ki:

            @iktisat öğrencisi

            Cevaplarınıza okuyup gülmek mi lazım, düşünüp ağlamak mı lazım, yoksa her ikisini birden mi yapmak veya hiç birini yapmayıp yok saymak mı lazım… bilemedim.

            Düzeltme: klasik kadın “yourumu”… yorumu, Kadınların kendi “aklıllar”… akılları olacak.

  7. hüzün diyor ki:

    islamın kadına getirdiği hak ve hukukları kur’an sünnet ve hadis hukukuyla bura yazıp kadına Allah tarafından tanınan hakları deklare etmeme rağmen sema hanımın mı tuğba hanımın mı bilmiyorum ama taasup sansürüne takıldı yazım yayınlamadı yazılarım.

    lakin burada kadını linç eden erkeklerin yazılarını ve dışındakine ettikleri hakaretler ile üslupsuz davranışları ile negatif yönde zirve yapmış kişilerin yazılarını görünce sitem etmek istedim.

    müslüman bir erkek olarak burada yirmiyi aşan yazılarım olduğu halde tek bir tanesinde ne hakaret ettim nede kötü bir söz söyledim. ama yayınlanmadı. bu korkunun nedenini anlıyamıyorum.
    neden düşüncelerden korkuyorsunuz ? sağlam bir inanç yok mu? neden ? gerçekten neden?
    neden neden neden?
    bazen fatma şahin ‘aile kurumu’ hakkında kendi dışında düşünenlerin sözlerine sansür bırakır. bir grup kalkıp onu eleştir ama o grup bir bakarsın güç eline (site onunsa) geçerse oda aynını yapar.
    eleştirmenin bir anlamı kaldı mı?

    • alieren diyor ki:

      sayın hüzün

      siz islam adına ayet ve hadis uydurursanız tabiki yayınlanmayabilir.biz zaten bu ülkede feminizmin kendi çıkarları doğrultusunda nasıl ayet ve hadis ayıkladığını iyi biliyoruz. bu konu bbc televizyonunda bile gündeme geldi.1400 yıllık islam tarihinde görülmemiş reform diye sundukları haberde türkiyede ab uyum yasaları çerçevesinde toplumsal cinsiyet rollerinin eşitliği amacıyla dinde reform yapıldığı haberleri verildi.

      birde kadınlara hakaret eden erkeklerden bahsetmişsiniz.eğer sizde en ufak bir adalet duygusu olsaydı.erkeklere hakaret eden kadınlardanda bahsederdiniz.

      siz hiç merak etmeyin! ne yüce dinimiz islam nede başımızın tacı kadınlarımız bu feminizim denen sapıklığa teslim olmayacaktır.

      • hüzün diyor ki:

        sayın alieren islam dışı görüşlerin hiç birine hiç bir şekilde saygı duymuyorum ve tanımıyorum.
        hadis konusuna gelince dönemin islam renkli ama islamı içten çökertmeye çalışan devletlerince uydurulan hadisleri tanımadığım ve ret ettiğim için görüşlerim burada yayınlanmamıştır. hatta sema hanım beni hadis inkarcısı bile ilan etti. sema hanımın bunu bilmeden yaptığını düşünüyorum aksi takdirde iftira kabul edip hakkımı helal etmezdim. ama bunu bilmeden yaptığını düşündüğüm için hakkımı helal ediyorum.
        sizin reform dediğinizi ben ‘ASLA DÖNÜŞ/ÖZE DÖNÜŞ’ olarak kabul edip , peygamberin tornasından geçen sahabeleri örnek alıp onların kadına bakış açısı öğrendiğimde anladım ki egemenlik ne erkeğindir ne kadınındır sadece Allahındır.
        erkeklere hakaret eden kadınlarla ilgili probleme gelince kadını sizi kurana ve sünnete çağırdığım gibi onlarada bu çağrıyı ve daveti yaptım.
        kardeşler olarak bribirimize düşen bir birimize hakkı tavsiye etmektir.
        bu benim için lütüf değil görevdir ve bi müslüman olarak vazgeçilmez hareketimdir.

        • alieren diyor ki:

          sayın hüzün

          her şeyden önce ehli sünnetin sahih saydığı kütübü sittedeki mütevadir hadisleri inkar etmenin dalalet ve küfre yolaçtığının umarım farkındasındır.ha!ben ehli sünnet ve vel cemaatin dışındayım diyorsan o başka

          ayrıca müslümanlığı kadın hakları ve kadın cinsiyetciliği üzerinden yeniden kurgulamak asla bir öze dönüş projesi olamaz.olsa olsa 610 yılında hira nur dağında gelen ilk vahiyle aydınlanmış bir ümmete gün ortasında karanlığı göstermekten başka bir şey olamaz.

          gözlemlerim sonucu feminizm ve erkek karşıtlığının bir insanda geçirdiği travmalar sonucunda oluştuğu kaanatindeyim.bu sitede yorum yapan babası ve boşandığı kocası tarafından mağdur edilmiş yorumcular bu kaanatimi desteklemektedir.bu gibi insanlara benim tavsiyem savundukları konulara dini alet etmemeli ayet ve hadisleri tahrif emmemelidirler.dünyalık işler uğruna ahiretlerini tehlikeye düşürmemelidirler.

          • Necmettin diyor ki:

            Ali Eren Bey

            Aynen öyle büyük travmalar olmasa insan hic bu kadar Islam’i bile araya katarak sacmalayabilirmi?

            Bosanma nedenlerine bir bakin cogunda hic büyük cözülmez bir mesele yok o kadar basit seyler ama bir kere kadinlarin ruhlarina bu bencillik feminizmle girdimi iste sonuc böyle oluyor.

  8. Özden diyor ki:

    Bu akşam üç aylar başlıyor bu akşam dualar kabul oluyor. Allah (c.c) kadın erkek ayirmadan herkezi huzura çağırıyor. Hadi bizde kavgayı tartışmayı bırakıp Allah’a el açalım. Dua edelim herkeze haksızlığa uğrayanlara zulüm altında olanlara bizi anlamayanlara herkeze ayırım yapmadan herkeze dua edelim.Hakkimizi birbirimize helal edelim.

  9. veli mert diyor ki:

    tüm yorumları okudum. herkes konunun bir tarafında bakıyor ve kendisince haklı. eşekten düşenin halinden eşekten düşen anlar. dolaysıyle bu tür problemler yaşan biri olarak diyorum ki: kavram karmaşaşı bir yana, yok feminizm, yok cehalet vs vs… insan varoluşundan bu yana kendine göre düzen ve yasalar çıkardı, ve sürekli kendi çıkardığı yasaların eksikliklerini gidermek için de didinip duruyor. sonuç ta ortada. bundan şu ortaya çıkıyor: insanlığı huzura götürecek tek kanun ve yasa yaratıcının koyduğu yasa ve kanunlar. diğer taraftan bu olayların tek çözümü insanların EMPATİ yapmalarıdır. Kul hakkına riayet etmektir. Hakkına tecavüz edilmediği sürece insanların fikir ve eylemlerine hoşgörü penceresinden bakmaktır. Yorumcuların bir kısmı Sema hanımı eleştirirken bir kısmı sahip çıkmış olduğundan hareketle herkes bir fikrin savunuculuğunu yapabilir. Kimi feminizmin, kimi sema hanımın fikirlerini. Bu insanların yaşadıkları, eğitimi, kültürel yapısı, fikirleri, kişilik ve karakteri ile ilgilidir. Ama birbirlerinin fikirlerine bile tahammül edemeyip aşırı yorum yazan arkadaşları kınıyorum. En byük hakim özünde kişinin vicdanındır. Vicdanında aşırrıya kaçtığını düşünen yorumcular sözümü üzerlerine alabilirler.

    • Necmettin diyor ki:

      Ne demek Feminizmi de savunur?

      Niye Aile ve cocuk ismi siteye provokasyon icin gelip aileyi ve Islamî savunan insanlarla dalga gecsin gerici yobaz desin?

      Feminizm hem cocuğa hem aileye hemde Islam’a düşman.

      Bu sizce mantıklı bir şeymi? Müslüman maskesine giripde insanlara Burda zulüm etmek!

      Yani müslümanlar arası aileyi nasıl güclendirelim diyeceğine bu fitnecilerlen uğraşıyoruz.
      Yazık vallahi zaman’a!

      • veli mert diyor ki:

        necmettin’e
        fikirlerim sizinkiyle hemen hemen ötrüşüyor, ama doğruların neden doğru, yanlışların neden yanlış olduğu ortaya çıksın ve kişiler sahip olduğu fikirlerin artı ve eksilerni görüp, karakterleri sağlam bir kaya gibi oturması için burada fikir çatışmalarının yaşanması gerektiği kanaatindeyim. Aynen iman eden bir kişinin tahkiki imana ermesi için neden ve niçin sorularını sorması gibi. Örnek soru Allah neden bir de 2 veya daha fazla değil? Bunun cevabını verebilen kişi imanla ilgili Allahın birliğine öyle bir inanırki o saatten sonra elli papaz, 100 haham getirsen onu döndüremez, vazgeçiremez. Buna benze bu sitede her ne kadar genel olarak islami bir hayat düzeni isteyenlerin mekanı olsada, aykırı görüşlere sahip insanlarda burada fikirlerini beya edebilirler, neticede sitenin girişinde FEMİNİSTLER BU SİTEYE GİREMEZ yazmıyor değilmi ?

    • sibel diyor ki:

      veli mert yumuşak akıl dolu müslümana yakışır üsluptaki yorumlarınızla inanın mutlu oldum.islam hakkında konuşacak kişilerin siz ve sizin gibi tatlı dilli insanlardan olmasını tercih ederim herzaman.islam zorbalık dini değil güzellikle sevdirme dini.Allah bile kullarının iradesine karışmıyor neticesine katlanmak şartıyla herkesi özgür iradesinde serbest bırakıyor.müslümanın vazifesi sadece güzellikle tebliğ etmek halbuki bazı aklı evveller kabul ettirme işinede karışıyor.. kabul etmek Allah’ın vazifesi kimse hidayete erdiremez ancak Allah dilediğine hidayet verir bunun farkında olmayanlar var bu sitede.zorla insanlara düşüncelerini kabul ettirmeye çalışıyorlar…netice Allaha aittir.fanatikçe obsesif takıntılı konuşanlara hayret ediyorum herkesin neticesiyle niye bu kadar ilgileniyorlar herkes kendi neticesine kafa yorsa bu kadar sert baskıcı zorba yorumlar yazamayacaklar zaten.aklı selim doğruyu yanlışı çarpıtmadan olduğu gibi dile getiren 3_4 kişiden birisiniz eminim sayıları daha çoktur ama çığırtkan kişilerle uğraşmak yerine sadece okuyarak takip eden kişilerin daha çok olduğunu düşünüyorum bu sitede.kantarın topuzunu kaçıranlara sizin gibiler lazım diye düşünüyorum.

  10. seymen diyor ki:

    Okuduğunu anlamaktan, anlamdırmaktan aciz olana ne denir?
    Ayrıntıları göremeyene, nüans farkını farkedemeyene ne demek lazım?
    Anlamak istemeyene de bir şey anlatmak çok zor.
    Didişmeyi ve hakaret etmeyi marifet sayanlara da (ve bu hakaretleri hoşgören site yöneticilerine) ne desek boş.
    Selametle kalın.

    • tugbaakbeyinan diyor ki:

      Seymen bey haklısınız, düzelttim o yorumu. ama bugünlerde öyle yorumlar geliyor ki değil onaylamak okurken bile hicap duyuyorum. hiç tanımadıkları görmedikleri insanların cümleleri bu kadar kızdırıyorsa insan oğlunu gerçekte durum nedir düşünmek bile istemiyor insan…aslında ibretlik de…

      • alieren diyor ki:

        hakaretler içiren yorumlar feminist kesimden gelince nedense hiç dokunulmadan,sansürlenmeden yayınlanıyor.karşı tarafa ise bu konuda en ufak hosgörü gösterilmiyor.adaletin olduğu yerde insanlar ne sinirlenir ne de hakaret eder.

      • seymen diyor ki:

        Bir bana olsa neyse ama bir erkeğin ne olursa olsun bir kadına karşı hitabı ölçülü olmak zorundadır.

        Bende ‘BİLGiSİZ’ yazmam gerekirken aceleyle ‘CAHİL’ ifadesini kullanmışım. Düzeltiyorum.

  11. Necmettin diyor ki:

    Sema hanim

    Maalesef güzel ülkemin her kösesinde maneviyata darbe vuran ve Islami hayata engel olan feminist ve bilhassa bencillikte zirve yapmis nefis ve özgürlük düskünü dul kadinlar bu güzel siteninde ruhani havasini kirlettiler.

    Siz bunun farkindamisiniz?

    Böyle bir ortamda aile hayati nasil tartisilacak?

    • esra diyor ki:

      “dul kadın” kelimesi çok çirkin olmuş. Nasıl bir yaklaşım bu böyle.

      • Necmettin diyor ki:

        Söyle bir yaklasim:

        ailesini ve kocasini terk edip yuvasini hic nedensiz yere mücadele etmeden sade doyumsuzlugunu ve deli egosunu tatmin etmek icin yikan sonrada sosyal ve manevi hayatimizi bütün ahlaksizliklarin kaynagi olarak zehirleyen ve bu müslüman ülkede zinasiz bir köse birakmayanlarin dokunulmazligimi olacak diyorum!

        Acaba hangisi cirkin?
        Bunlara sebeb olmakmi yoksa bunu bir müslüman olarak elestirmekmi?
        Siz bir daha düsünün!

      • MerveSafa diyor ki:

        Günahın kaynağı olarak kadını gören, kendini ifade eden-entellektüel bayanlara dırdırcı ve İslam düşmanı diyen, ülkemizdeki ailenin yıkılmasını kadına bağlayan, bir nevi Yahudi teamüllerini empoze etmeye çalışan, kendine bakmayıp, peki hırsızın hiç mi suçu yok? diye iç muhasebe yapmayı reddeden birilerinden “dul kadın” a ötekileştirilerek “kötü” olarak ifade edilmesine şaşırmadım. Hamasi nutuklar ile aile hayatı tartışılmıyor. Sende feministsin işteee,yaa o da feeeminist..yakaladım bi tane daha…aferin bravo, çok başarılıyız,güzel aile hayatını tartışırız böyle!?Karşıdakinin fikrine saygı göstermeden, empati yapmadan bir yere varamayız. Önce insan olabilmek diyorum..

        • alieren diyor ki:

          sayın mervesafa siz değilmisiniz? ev hanımlarının %90nını kötüleyen,sizin önce kadınlara saygınız olsun!siz hiç bir yorumunuzda objektif olabildinizmide başkalarına ders vermeye kalkıyorsunuz.sizin için tek suçlu erkekler ve erkekleşmemiş kadınlar değilmi?

          son sözünüze katılıyorum önce insan olabilmek ve kadın hakları yerine insan hakları diyebilmek !

          • MerveSafa diyor ki:

            Siz illakı bırılerıne dusman ılan edeceksınız..bahsı gecen yazıdan once calısan bayanlara karsı genel yargılar ıfade edılıyordu.Basımızı kuma gomemeyız.bu ulkede calısan bayannlar var ve onların da sorunları var.Toptan herkese kotu dememek gerektıgını,ev hanımlarının da gayrı ıslamı davranıslar ıcerısınde olabılecegını ıfade ettım.Bende kadınını calısma zorunda gıbı topluma empoze edılmeye calısılan gayrııslamı tutumdan rahatsızım.Fakat calısan kadın gercegı var ıken,calsımasınlar kardesım dıyerek,sorunları maalesef cozemıyoruz.haması nutuklar atarak aıle hayatı kurtulmuyor.baskalarını ötekelestırerek,toplum sorunlarından arınmıyor.

        • hüzün diyor ki:

          Yürekten kutlarım sizi Merve hanım kardeşim.
          insanı okumayan
          insana dokunmayan
          insanı anlamayan
          empati kuramayan.. insan olamaz! dolaysıyla müslümanda olamaz..

          • sibel diyor ki:

            sevgili MerveSafa ve sevgili hüzün insanı ve kalbindekileri anlamış selim bir kalbe ve akla sahipsiniz.imanın gerçek yeri kalptir.dil ise kalpte olanı ifade eden bir vasıtadır.dil kalbin tercümanıdır.kalpde olmayanın dille ifadesinin hiçbir önemi ve anlamı yoktur.Allah kalbiyle imanını yaşayanları arttırsın kalbiyle tasdiklemeden sadece diliyle imanını konuşanlardan korusun. sizin gibi kalbiyle gören duyan kalp gözü açık insanları arttırsın .insanlığa sevgi ile yaklaşan barış huzur ve saadet dileyenler sarsın çevremizi amin

        • Necmettin diyor ki:

          Merve hanim

          Itiraf ediyorum aile ve cocuk düsmani gizli yada acik feminist fikrine zerre kadar ne saygi duyuyorum ve empatim var.

          Benim ülkemin yuvalarini teker teker parcalayan bu illet benim ve her inanan müslümanin bir numara düsmanidir.

          Tekrar israrla vurguluyorum.
          Bu ülkede yuvayi yikan ve bosanan her gün dahada doyumsuzlasan kadindir.
          Bütün veriler bunu gösteriyor. Birakin 3 maymunu oynamaya.
          Bizim kültürde yuvaya disi kus sahib cikardi.
          Disi kus yuvayi terk etti. Yuva yikildi. Bu kadar basit!
          Tek care: Kadinlarin yuvaya geri dönmesi!

          • MerveSafa diyor ki:

            Siz karşınıza feminizmi!? almışsınız ben “ahlaki çöküşü” alıyorum.Mükemmel ev hayatı olan bir erkek yada bayanda ahlaki yozlaşma sonucu boşanabilir.Erkeğin yada kadının farklı hataları sonucu o sıcak yuva dağılabilir.Ben bunu feminizme bağlamıyorum.Zamanımızın kötü bir zaman olduğunu düşünüyorum ve bu zamanda erkek te kadın da kendini nasıl kurtarabilirimin ve kurtuluşun derdine düşmelidir.Zemin çok kaygan çünki.

          • Necmettin diyor ki:

            Merve hanim

            “ahlaki cöküs” demissiniz.
            Escinselligi ve kadinin sinirsiz cinsel özgürlügünü savunan ve doyumsuzluklarini tatmin etmek icin kadinlara yuvalarini yikmayi ve “özgürce” dul kadin hayati yasamaya tesvik eden feminizm belasindan daha büyük bir ahlaki yozlasma olabilirmi? Kadinin her ahlaksizligi direk feminizmle baglantili.

            Evet zaman kötü zaman. Erkektede yozlasma var. Alkol, kumar gibi kötü aliskanliklar.
            Insanlara medyada olsun gündelik hayatta olsun iyi örnekler lazim.

            Ben onun icin dul kadin meselesine o kadar giriyorum.
            Bütün gözlemlerim onlarin kendileri mutlu olamadigi gibi bütün cevredeki evli ve mutlu insanlarada tahammül edemiyorlar. Kendileri tekrar bir baslangic yaparak mutlu bir yuva kuracagina hep baska yuvalarin yikilmasini hedefliyorlar.

          • alp diyor ki:

            necmetin bey çok ayıp ettin artık şu dul kadın konusunda.
            sema hanım ın da incindiğini fark edemiyor musun?

          • Necmettin diyor ki:

            Alp bey

            Ben Sema hanım’a acıklamayı yaptım bir okuyun.

            Gayri-Islami hayatı ne kabul ediyorum nede hosgörüyorum.
            Her türlü ahlaki cürüyüşe bir müslüman olarak karşıyım.
            Ben liberal yada sosyal demokrat değilim.
            Kemalizmin ve feminizmin her türlü şeklini kesin red ediyorum.

            Yüzbinlerce dul kadından oluşan bir toplumda Islami cok eşlilikte yasak olan bir düzende hic huzur olabilirmi?

        • ersan baslar diyor ki:

          afedersınız ama calısan kadın nıye zorunuza gıdıyo bunu bı turlu anlamıyorum nıye rahatsızsınız ben de erkeklere uygulanan calıs psıkolojısınden rahatsızım bunu da dıle getırın kadının elı ayagı yok mu gecım zor nıye calısmasnlar allah askına asın su dusunceyı artık ya kadın calısmalı kardesım gecım zor kendı ayagı uzerınde durmalı

          • zeynep diyor ki:

            katılıyorum size çalışan kadınlara afederseniz kötu kadın gozuyle bakanlar var
            çalışan anne evini cocuklarını ihmal eden kadın anlamına gelmiyor
            ben kuran kursu ogretmeniyim evli olsam eşime de çocuklarıma da vakit ayrırım yeterki isteyim
            çalışan ureten kadın niye kötu olarak algılandıgını ben de merak ediyordum yazmak istemedim cunku direkt olarak femnist kadın sıfatı verilecek biliyorum
            kocamın parasını yiyecem diyip kredi kartını limitsiz harcayan kadından da mı kötuyuz
            aldatılıyorum biliyorum ama oh olsun ben de parasını yiyorum diyen kadın da çok
            çalışan kadın feminist kadın degildir çalışan kadın kötu eş yada kötu anne degildir
            evet ben eşimden ayrıldm kendi istegimle ayrıldım işim olmasa depresyondan çıkamazdım hem maddi hem de manevi olarak benim gibi bayanların çalışması lazım ailemin durumu iyi kimseye de muhtaç etmezler orası ayrı ama ben kendi ayaklarımın uzerinde durabilecek yaştayım.insan belli bir yaştan sonra rahatsız oluyor insan.çalşmayan ve ailesinden yardım alamayan boşanmış birini duşunun kim bir ekmek verir ama lafa gelince herkes konuşur yeterki dedikodu olsun falanca boşanmış aaaaa bak duydun mu diyen kadının iki gun sonra kendi kızı boşanıyor rahat bırakın insanları dilinizle insanlara zarar vermeyin yanlışı da varsa hatalıysa da kendi kendine çeksin bunları ama rahat verir insanlara dul kelimesine gelince tabiki itici bir kelime iyiki nufus cuzdanlarında artık dul yazmıyor.nikah yapılıyor daha evlenmemiş ayrılıyor adı dul oluyor sevmiyorum bu kelimeyi ne yazıkkı tevbe est ikinci el eşyası muamelesi yapılıyor dulsa en kötu kişiye o layık tercih hakkı mı yok canım ne tercih hakkı 50 yaşında da olsa kabul edeceksin bak kim alır seni .muhafazakar insanlar bu ayrımı çok yapıyor.asla bşanmış bir bayanla evlenmezler.15 kişiyle cıkmış gezmş olsun ama yeterki nikah geçmesin başından.örfle din çok farklı dinimizce mahsuru yok ama toplumumuzda nedense tuhaf karşıllanıyor mesela bir baba gel kızımı al dese birine ayıp karşılanır halbuki hz şuayb hz Musaya dememiş mi. mufessirler bu ayeti tefsir ederken bir bayanın boyle bir teklifte bulunabiiecegini soyluyor .

          • alieren diyor ki:

            Sizin gibi düşünen erkekler genellikle evlilik ve aile kurumunu bir limited ortaklık gibi görürler.Günümüzün maddiyatçı kapitalist mantığı herşeyi manevi ve kutsal anlamından soyutlayarak eşitlikçi ve hazçı bakış açısıyla yorumlarlar.Hal böyle olunca sizin gibi erkekler evli olduğu eşinde manevi,duygusal ve bir kadının sahip olması gereken fitri özellikleri aramak yerine,evliliğe (şirkete)ne kadar gelir sağladığına bakarlar.Sevgi,saygı sadakat gibi şeyler karın doyurmayan,modası geçmiş birer kavram olarak değersizdir sizin gözünüzde.

            Bir kadının evlide olsa mutlaka çalışmasını savunan kadınlarının büyük çoğunluğunun aynı zamanda eşinden kendi isteğiyle boşanmış kadınlar olması çok ama çok manidardır.

      • yılmaz diyor ki:

        dul demenin ne ayıbı var ha boşanmış ha dul ugraştıgınız şeye bak

        • semamarasli diyor ki:

          Necmettin bey, dul kadın meselesinde çok genelleme yapıyorsunuz. Genelleme yaparak bütün boşanmış kadınları zan altında bırakmış oluyorsunuz ve yuva yıkıcı olduğunu söyleyerek incitiyorsunuz. Boşanmış hanımlardan bana mesajlar geliyor ve çoğu ayrıldığına pişman hatta arkadaşlarını evliliklerine sahip çıkmaları için uyardıklarını söylüyorlar.Yuva yıkmanın boşanmış ya da bekar olmakla pek alakalı olduğunu düşünmüyorum. Kendi mutsuz bir evliliği olan kadın daha çok etrafa evlenmeyin ya da ben ayrılamıyorum ama siz ayrılın mesajı veriyor. Sizin dediğiniz gibi başkalarının mutlu evliliklerine tahammül edemeyenler de vardır muhakkak fakat genelleme yapmak bana doğru gelmiyor. Bizi okuyan boşanmış hanımları incitmeyelim.

          • semamarasli diyor ki:

            Ayrıca her boşanmada kadın hatalı değil. Kocasının ya da ailesinin yüzünden boşanmak zorunda kalan hanımlar da var. Bütün kadınlar özgürlük sevdasından ayrılmıyor. Gerçekten ayrılması gereken çıkar yol bulamayanlar da var. Bunu da göz önünde bulundurmak gerekli.

          • Necmettin diyor ki:

            Sema hanim

            kusura bakmayin.
            Ama herhalde burada kocasi vefat etmis zavalli cocuklarla ortada kalmis dul kadinlardan bahsetmiyorum.

            Benim bir müslüman olarak hakli sekilde rahatsiz oldugum zümre bilhassa büyük sehirlerde Bati tarzi “özgürce” hem gayri-mesru hayat yasayan hemde kocasini sömüren tipler birde dindar erkeklere yobaz ve gerici diyenler.
            Sizde biliyorsunuz artik bunlardan büyük sehirlerimizde belki yüzbinlerce var.

            Birde sizinde bildiginiz gibi bu ülkede ve dünyada feminizmin bel kemigi ve en sadik savunuculari, en amansiz erkek düsmanlari dul kadinlardir. Sizin sitenizde bile böyle yorumcular var.

          • Necmettin diyor ki:

            Sema hanim

            Ateist gelenekten gelen feminizm önce ülkemizde laik Bati tarzi hayat süren kesimde aile hayatina büyük darbe vurdu ve simdi muhafazakar kesime ulasti ve orda tahribat yapiyor.

            Bosanmalar ülkemizde büyük bir cogunluk olarak kadinlardan geliyor.
            Haydi bunlarin 20% ickici, dayakci piskopat kocadan baska care bulamadigi icin kaynaklansin.
            Diger 80% kesimi anlattigim gibidir bence. Yani bu az bir rakam degil 1 milyon 10 yilda gecen sene 124’000. Bunlarin hepsi dayakci ickici kocami yani? Siz inaniyormusunuz buna?

            Erkekleri kötü aliskanliklardan men etmemiz gerekir. Kadinlarida siz inka edeceksiniz.

        • semamarasli diyor ki:

          Alp bey dul kadın konusunda kendi adıma incinmişlik olacak biri durum yok ben okuyucularım adına bu ağır ithamı kabul etmiyorum. Evet büyük şehirlerde plazalarda yaşayan erkeklerle günlük ilişkiler yaşayan kadınlar var modernlik ve özgürlük adına. Fakat bizi okuyan insanlar muhafazakar. Elbette dindar insan da muhafazakr kişi de hata yapabilir fakat Necmettin beyin söylediği kadar çok değil. Okuyucumuz olan eşinden ayrılmış hanımlarn bu ithamlar altında kalmasını istemiyorum.

          • zeynep diyor ki:

            tşk ederiz sema hanım kimseye açamadıgımız şeyleri buraya yazabilyoruz belki bir faydası yok ama insan rahatlıyor
            evet bu ithamlar bizi rahatsız ediyor en yakın arkadaşlarımız da bile bu boyle
            kuran kursuna gelirlerdi bekar hoca var mı ogluma kız arıyorum(memur eş arayan tipler)
            kankam arkadaşım tek bekar hoca benim derdi
            ben ikinci sınıf bir yaratık artık ne derseniz bir köşeden izlerdim
            icim o kadar acırdıki kendimi aşagılık pis bir mahluk gibi hissederdim

    • seymen diyor ki:

      NUR SURESİ 23. Ayet
      Hiç şüphesiz, namuslu/iffetli, fenalıktan habersiz mü’min kadınlara (zina suçu) atanlar, dünya ve âhirette lanetlenmişlerdir. Onlar için büyük bir azap vardır.

      • seymen diyor ki:

        Parantez içini ” iftira ” şeklinde yorumlayan meallerde mevcut.

        Burada dul veya boşanmış kadınların geneline suçlama yapanlar, yorum yapan bayanların şahsına karşı direk olarak ithamda bulunanlar …

        • Necmettin diyor ki:

          Seymen bey

          asıl önemli ayeti unutmuşsunuz:

          “Zinaya yaklaşmayın, çünkü o pek çirkindir ve kötü bir yoldur”

          Saklamayın gercekleri milletten!

          Helede güzel ülkemizde yüzbinlerce kocasından boşanmış gayri-meşru ilişkilerle hayatını süren ve bütün topluma kötü örnek olan ve maneviyatımızı tümüyle zehirleyen kadınlar varken sizin böyle yorum yapmanız ne kadar büyük bir talihsizlik!

          Cocuklarım var diyorsunuz. Daha sorunluluk taşıyan yorumlar yapın lütfen.
          Bende 2 cocuk babasıyım. Benimde kızım var. Bu ahlaksızlıklardan fena rahatsız oluyorum.

          Size tavsiyem sizde rahatsız olun.

          “Hakkı söyleyemen / haksızlık karşısında suskun kalan şeytandır.”

          • seymen diyor ki:

            Hem 35 senedir Avrupa’da yaşıyorum diyorsun, hemde ülkemiz ülkemiz diyip duruyorsun. Bırakta biz yaşadığımız ülkeyi senden daha bilelim. 43 yaşındayım, otuzsekiz senedir de İstanbul’da yaşıyorum.

            Yüzbinler falan atmasyon rakamlar. Biri birşey yapıyor medya ve meraklı dedikoducu takımı hep bunu gündeme getirip bunun on katı varmış gibi sunuyor.
            Ayet söylüyoruz beğenmiyorsun. Bu sitede evlilik dışı ilişkiyi savunan hiçbir kimse olmadı ve olmazda.

            Son yirmi yılda ülkemizde gelen onbinlerce Nataşa kadınlara mı hizmet veriyor?
            Bayi toplantısı adı altında yurtdışı etkinlikleri düzenleyen büyük firmaların organizasyonlarından hiç bahsetmeyeyim.

            Boşanma sebepleri konusunda çok bilgisizsiniz maalesef. Sadece medyayı ve dedikoduları dikkate alarak çok doğru sonuçlara ulaşmanız imkansız. Ben kendi tanıdıklarımdan gördüğüm ve duyduğum boşanma sebebeplerini bilerek yazıyorum. Çevremde bildiğim yirmi boşanmadan ancak bir-iki tanesi sizin dediğiniz kadınların ahlaki zaafları ile ilgili durumları kapsıyor. Erkeklerin başka kadınlara yönelmeleri sebebiyle olan boşanma olayları kadınlarınkinin kat kat fazlası.

          • Necmettin diyor ki:

            Seymen Bey

            Ben 100 senede Avrupada yasasam yine ülkem diyecegim.
            Rakamlar abartılı diyorsunuz.
            Peki son 10 yılda 1 milyon boşanmadan dul kalan kadınlar hemen hepsi tekrar evledilermi sizce?
            En azindan yarısı daha evlenmemistir. Sonucta verdigim rakamlar cok gercekci.

            Boşanma sebeplerine gelince siz hala eski zamanlarda kalmışsınız. Genc nesil evlilikleri biraz araştırın. Bilhasa o eski cefakar anadolu kadınlarının nesli tükendi.
            Maalesef kadınlarımız masumiyetlerini coktan kaybetti.

            Benim kendi cevremdede bütün olaylar onu gösteriyor.
            Daha 2 yıl önce evli ve cocukları olan bir hanım internetten birisiyle tanışıp ailesiyi gözü arkaya bakmadan ortada bıraktı gitti.
            Hayvanlar aleminde bile cocuklarını terk eden bir anne göremezsiniz.
            2 yıldır – haydi kocayı gectim – cocuklarını bile arayıp sormuyor! Bu şimdi insanmı?

            Siz hangi alemde yaşıyorsunuz?
            Yıl 1960 değil internet cağı 2013. Kadınlar doyumsuzlaşarak sadece kendi keyfinde.
            Ne koca ne cocuk ne aile hic bir şey kendi özgürlükleri gibi önemli değil.
            Uyanın artık o derin uykudan!

          • seymen diyor ki:

            “Daha 2 yıl önce evli ve cocukları olan bir hanım internetten birisiyle tanışıp ailesiyi gözü arkaya bakmadan ortada bıraktı gitti.”
            Benim çevremde de aynen böyle bir olay var, kadın üç çocuğunu bırakıp gitti. Ama böyle durumlar boşanmaların belki en fazla %2-3′ünü teşkil edebilir. İnternette tanıştığı kadın yüzünden boşanan erkek sayısı, aynı nedenle boşanan kadın sayısının üç-dört kat daha fazlasıdır. Bilmem anlatabiliyor muyum?

            http://w3.gazi.edu.tr/~battal/kitaplar/bosanma_sebepleri.pdf
            http://www.athgm.gov.tr/upload/athgm.gov.tr/mce/eskisite/files/kutuphane_56_Bosanma_Nedenleri_Arastirmasi.pdf

            [Araştırmada görüşülenlerin yüzde 69’u “Eşimin sorunlara ilgisiz kalması, bu nedenle sorunların çözümünün büyük oranda bana kalması ”, yüzde 68’i “ İlgisizlik, yeterli duygusal desteği alamamak,
            paylaşamamak ” ile yüzde 67’si “ Eşimin her konuda kendi fikirlerinin doğru olduğunu düşünmesi, bu sebeple beni yeterince dinlememesi ya da önemsememesi, bu nedenle de konuşmuyor olmamız ” tarzındaki önermelere katılmıştır. Buradan anlaşılabileceği üzere araştırmaya katılanlar ın boşanma nedenleri arasında ilk sırada eşler arasındaki iletişim sorunları gelmektedir. Bu sorunların temelinde ise eşin ilgisizliği, sorumsuzluğu ve kıskançlığı yatmaktadır.]

  12. Nuri diyor ki:

    Selamun aleykum kardeşler bu yorumlardan sonra sizlere Kılavuzumuz olan Kuran’ı kerimden bir kaç ayet paylaşmak istedim.
    Biz dinimizin kıymetini bilmessek Allah CC bizleri helak edip yerimize yeni halifeler yaratmaya kadirdir. ve Kuran’ı kerimde bu anlamda ayetlerde mevcuttur.
    Ölümü unutmadan bir hayat yaşamayı Rabbim bizlere nasip eylesin.
    Rasulullah SAV. din nasiattir demiştir. nasiat amacıyla aşağıdaki ayetleri sizlerle paylaşıyorum.
    “Allah’ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur. Onun için sâliha kadınlar itaatkârdır. Allah’ın kendilerini korumasına karşılık gizliyi (kimse görmese de namuslarını) koruyucudurlar. Baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve (bunlarla yola gelmezlerse) dövün. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü Allah yücedir, büyüktür. (4-34)
    Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en değerli olanınız, O’ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, her şeyden haberdardır. (49-13)

    “Evlerinizde oturun, eski cahiliye âdetinde olduğu gibi açılıp saçılmayın. Namazı kılın, zekâtı verin, Allah’a ve Resûlüne itaat edin. Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden, sadece günahı gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.” (33-33)
    “Evlerinizde okunan Allah’ın âyetlerini ve hikmeti hatırlayın. Şüphesiz Allah, her şeyin iç yüzünü bilendir ve her şeyden haberi olandır. (33-34)
    “Müslüman erkekler ve müslüman kadınlar, mümin erkekler ve mümin kadınlar, taata devam eden erkekler ve taata devam eden kadınlar, doğru erkekler ve doğru kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, mütevazi erkekler ve mütevazi kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Allah’ı çok zikreden erkekler ve zikreden kadınlar var ya; işte Allah, bunlar için bir mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır. (33-35)

    …Peygamber’in hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temiz bir davranıştır…. (33-53)

    • Necmettin diyor ki:

      Nuri kardesim

      Allah razi olsun güzel örnekler vermisiniz ayetlerden.
      Ancak ne yazik ki bizim sözde muhafazakar feministler ayetleri ancak kadin haklarindan bahsettimi kabul eder – hele kocaya itaat edin vs. gibilerini hep red ederler! Zaten en basit bir feminizm testi bu. Kabul etmeyen demekki feministir!

      Siz burdaki hanimlarin cogunun yorumlarini fazla önem vermeyin onlar sadece aile ve erkege olan kinlerini kusmak icin feminizmin emrinde hareket ediyorlar. Bu hastaliga kapilan bütün bayanlar böyledir.

      Babalarida olsa erkek hakkinda hic bir iyi kelime duyamassin bunlardan.
      En cokda müslüman dindar erkeklerden nefret ederler. Niye? E seytani emellerinin önünde duruyoruz ya!

      Dua edelimki Sema hanimin tedavi yöntemleri bazilarini bu amansiz hastaliktan kurtarsin!

      • esra diyor ki:

        Allah’ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur. Onun için sâliha kadınlar itaatkârdır. Allah’ın kendilerini korumasına karşılık gizliyi (kimse görmese de namuslarını) koruyucudurlar. Baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve (bunlarla yola gelmezlerse) dövün. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü Allah yücedir, büyüktür. (4-34)

        dikkat edin üstünlük sebeplerinden erkeklerin kadınlar için mallarından harcama yapması gösterilmiş, yani aileyi geçindirme görevi. Ama şuan çoğu evlilikte kadınlar da evi geçindirmekle yükümlü. Yani karısına ev geçindirten erkekler bu ayeti üzerlerine alınmasın.

        • Necmettin diyor ki:

          Allah askin su yoruma bak.
          Yani calisan kadin kocasina itaat falan yapmaya gerekmez. Istedigini yapabilir. Islam burda gecerli degil.

          Iste dananin kuyrugu böyle kopuyor! Neyse.

        • Özden diyor ki:

          Esra hanım o yorum yaptığınız ayet-i kerime kendi fikirlerimize göre yorumlayamayiz. Bunun için ömürlerini tefsir ilmine adamış alimlerimizin çok açık tefsirleri var. Allah’ın ayetleri herkes için geçerlidir çalışan çalışmayan diye ayrılamaz. Kocaya itaat kolay değildir ama Allah’ın emridir. Bunu suistimal eden erkeklerde var muhakkak ama gerçekten Allah’tan korkan hanımını Allah’ın bir emaneti olarak gören beyefendilerde var. Allah(c.c) erkeği ev reisliği goreviyle şereflendirirken kadınıda annelik göreviyle şereflendirmistir. Biz Allah’ın ayetlerini sorgulayamayız adaletindende asla şüphe edemeyiz. Biz yalnızca Allah’ın bize verdiği hakları istiyoruz. Biz Peygamberimizin hanımları gibi davranalımki eslerimizde bize peygamberimizin hanımlarına davrandığı gibi davransın. Kocaya itaat nefsimize zor gelebilir bizim düşmanımız erkekler değil nefsimizdir. Allah hepimizin yardımcısı olsun.

          • alieren diyor ki:

            özden hanım

            allah(cc) sizden razı olsun.yazdıklarınız bize şerefli bir müslüman kadının nasıl olması gerektiğini gösteriyor.sizin gibi dini kendine göre değil kendini dine göre biçimlendiren,dünyayı değil ahiretini düşünen kadınların tüm müslüman kadınlara örnek olması dileğiyle

          • Necmettin diyor ki:

            Ozdem hanim

            Hele sükür sonunda bir feminist olmayan bayan yorumcu gördük.
            Allah sizden razi olsun ve sizin gibi mübarek müslüman hanimlarin sayinizi artirarak toplumumuzun tekrar huzura kavusmasina vesile olsun.

            Erkeklesip canavarlasmada israr eden kadinlarida müslümanlara daha fazla zarar vermeden islah etsin insallah.

          • Özden diyor ki:

            Necmettin bey ve alieren bey çok sağolun Allah(c.c) sizlerdende razı olsun. Ama ben yalnızca çok bilinen doğruları tekrardan dile getirdim. Bu sitede yeniyim ve okuduklarımdan dolayı çok üzgünüm ve şaşırmış durumdayım. Ama umutsuz değilim.

        • alp diyor ki:

          kim ev geçindirme yükümlülüğünü kadınlara verdi? haşa allah mı?
          ayeti kendi kafamıza göre yorumlarsak din diye bir şey kalmaz. çok tehlikeli yorumlar maazallah allah sonumuzu hayreylesin.

          • Esra diyor ki:

            hayır şunu demek istiyorum, karısına ev geçindirme görevini yükleyen erkekler, yani ayetin başına uymayan adamlar, ayetin sonunu da kadınlardan beklemesin. Bazı insanlar ayetlerin işine gelen kısmını alıyor, işine gelmeyeni umursamıyor.
            Karının parasını alırken, karısını çalıştırırken, eve 2 maaş girmezse geçim olmaz bu devirde derken Ayetleri hatırlamıyorlar,ama iş kadının itaatine gelince dindar kesiliyorlar. Dinin yarısını beğenmiyorlar demek ki.

          • alp diyor ki:

            o parayı erkeğe vereceksen çalışma daha iyi. kökten hallolur.

        • esra123 diyor ki:

          bu yorumu yazan esra ben değilim.zan altında kalmak istemem.

        • semamarasli diyor ki:

          Esra hanım ayeti eksik okumayın lütfen. Üstünlük sebebbi mallarını harcamaları değil. Erkek iki sebebten evde yönetici seçilmiş Rabbimiz tarafından. “Bir kısmını diğerinden üstün kılması” diye ayetin ilk başında açıklanmış. Bu üstünlük erkeğin doğuştan yöneticilik vasıflarına sahip olmasıdır. ikincisi mallarını harcamaları. Kadın kazanca katkıta bulunsa bile evde yönetici olamaz. Doğuştan getirdiği özellikler yüzünden.

          • Necmettin diyor ki:

            Sema hanim

            Allah sizden razi olsun ve iki dünyadada size ve bütün neslinize cenneti yasatsin!

  13. Selin diyor ki:

    Sema hanım kadınlar üzerinden yaptığınız eleştrilerin temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp okuyucunun önüne koyduğunuzu düşünüyorum. İnanın ilk yazılarınızda duyduklarım bana farklı bir bakış açısı yakalamamı sağladı. Nerelerde haklı ve haksız olduğum konusunda olaylara daha objektif bakar oldum. Yalnız sizi takip ettiğim kadarıyla söylediklerinize bir yenisini eklemediğizi ve olaylara başk a bir perspektiften bakamadığınızı görüyorum.sürekli aynı şeyleri okumak inanın bende tepkiye sebep oldu!

    • seymen diyor ki:

      Tekrarda fayda vardır. İlk defa okuyanlarda olabilir, öyle değil mi?

      • abdullah diyor ki:

        Cenab-ı Hak aynı mesajı ulaştıran 124 bin peygamber göndermiş.Dolayısı ile tekrarda fayda var.Sünnetullahtır.Sürekli yeni şeyler söylemek için saçmalayanlardan olmayalım..vesselam..

    • iktisat öğrencisi diyor ki:

      Sema hanımda sonuçta bir bayan yazar…ben gözlemlerim sonucunda şu karara vardım ki;
      bütün kadınlar başka evlilikler hakkında yorum yaparken,kendi hemcinsini suçluyor,hatalı kabul ediyor.ama iş kendi evliliğine gelince bu sefer erkekler haksızdır diyor.her kadına göre,kendi haklı,ama diğer kadınlar kusurlu!sema hanımda bu yöntemi uyguluyor sanırsam

      • semamarasli diyor ki:

        İktisat öğrencisi, bence gözleminizi yeniden gözden geçirin. Durum öyle olsaydı kadınların çoğu kadın haklarını savunuyor olmazlardı. Kocasını ezen kadınlar bile kadınlar eziliyor türküsü söylüyor. Ayrıca ben bu yöntemi uygulamıyorum emin olabilirsiniz.

        • iktisat öğrencisi diyor ki:

          Sema hanım,inanın sizle böyle diyaloğa girmek istemezdim.burada ben ve bana benzer düşünen kişiler,bu yazdıklarınızı siz değilde bir erkek yazsaydı inanın kabul edebilirdik.elbette ki bayanların da hataları mevcut.biz kadınlara melek demiyoruz.ama siz(daha doğrusu siz değil,dinimiz öyle buyurmuş)hem erkek itaat edilecek kişidir,yöneticidir diyorsunuz,ama faturayı da kadınlara kesiyorsunuz burada bir çelişki yok mu?bir işyerinde yönetim kötüyse patron mu suçlanır,işçiler mi?veya yönetim ve otorite konulmamışsa bu daha güçsüz ve vasıfsız olan işçinin mi suçudur?kocasını ezen kadınların bile “kadınlar eziliyor”türküsü söylemesi gayet olağandır,tam tersini mi söyleyecekti?fırsattan istifade,kocam beni asla ezemesin deyip,ezilen kadınları öne atıp,kendini bi nevi korumaya alacaktır.zaten sizin yazılarınızda o tür kadınlar için.ama biz o tür kadınlardan bahsetmiyoruz ki,gerçekten iyi olan kadınlar var ve bu yazılarda anlattıklarınızı onlar için de genellemek haksızlık olmaz mı?bunları yazanlar,yarın birgün kendi hanım yakınlarının başına bişey geldiğinde de o zaman savunacak,kendiyle çelişmeyecek!
          ben burada bunları kabul edersem,bana zulmeden,hayırsız,sorunlu ve tedaviye de yanaşmayan bir bozuk erkeğin,suçu olmayan bir kadına yaptığı şeyi de kabul edecem demektir..bana,anneme bir zulüm yapıldığında da,”aaa evet,burada kesin kadın hata yapmıştır”ı bünyeme sindirmem lazım.
          gerçek şu ki,burada olan sadece GERÇEKTEN ezilen kadınlara oluyor.çünkü dertlerini anlattıklarında feminist damgası yiyiyorlar.burası imtihan dünyası,mülayim erkekler cazgır kadınlara,girişken erkeklerde pasif kadınlaradır..o yüzden burada yazılan hiçbir yazı kimsenin gönlünü tatmin edemeyecektir.ezilen erkek varsa,ezilen kadında var üzgünüm.ve benim annem,anneannem kocalarını ezen kadınlardan değil.hem erkekler bu kadar eziliyorsa bunu neden bayan biir yazar dile getiriyor?erkekler bunu gurur meselesi yapmışlar?bi kere elimizi vicdanımıza koyalım ve şunu itiraf edelim:
          erkeğin kötü huylusu,kadının kötü huylusundan beterdir!toplumuzda bu laf yaygındır.siz hem kadından bir otorite olmaz diyorsunuz,işte o zaman sizin yazılarınızı da okumayacağız demektir bu.sadece son elli yılda,kadınlar daha fazla söz hakkı almaya başladı.ben kadınlar da söz hakkı alsın demiyorum.ama bir bayanın evliliği kötüyse bile,bu niye başka bir hemcinsini ilgilendirsin?sayın dücane cündioğlunun bir sözü o kadar severim ki:
          KADINLAR SAHİPLENİLMEDİĞİ İÇİN SAHİPLENMEYE KALKAR!11..
          herşeyde kadını suçlu ilan edeceksek,kendi yakınlarımızda da o zaman bunu savunacağız ayrım yapmadan.ama dediğim gibi ben kendi annem ve anneannem için aynı şeyi söyleyemeyeceğim onlar ezildiler çünkü.paris veya amerikada değiliz biz,eğer bu dedikleriniz var olsaydı,kadınlarımız demek ki o ülkelerdeki gibi özgürler!ben özgür olsunlar demiyorum zaten,ama siz yazılarınızda öyle bir anlatıyprsunuz ki,sanki türk toplumunun yarısından fazlasında,kadınlar kocalarını kullanan fırsatçı varlıklar,hep kocalarını eziyorlar,faydalanıyorlar.üzgünüm ben o gruptan değilim.kadınların bu kadar menfi özelliğini saydığınız yazılarınızdan sonra,okuyucularınızın genelinin erkeklerden oluşmasını bekleyeceksiniz.aile bir bütündür deyip,bir yandan da “aslında kadınların hatalarını buraya yazsam daha uzun sürer”deyip,huyu güzel ahlaklı olan kadınları da bu gruba dahil ediyorsunuz.kusura bakmayın ama,bundan sonra hangi tip kadını(şehirli mi?köylü mü?modern mi değil mi?)ayrıca belirterek yazar mısınız?ve yine kusura bakmayın,”kaş yapayım derken göz çıkarma” durumu var burada.diyorsunuz ki”kadınlar özeleştiri yapamıyor,hatasını kabul etmiyor”peki siz de bir bayan değil misiniz burada çelişilmiyor mu?erkekler eğer gerçekten kötü bir evlilik yapmışsa,yani kötü bir kadına düşmüşse vay efendim,nasıl seferber olunuyor,ama kadının biri buraya gelip bir şey yazsa,”yok bacım başının çaresine bak,o adam senin elinde sen düzgün olursan o da yavaş yavaş düzelir”gibisinden hava nasihatlariyle geçiştiriliyor.hani erkek daha güçlüydü kadından,daha söz sahibiydi?daha otoriterdi?çevir gazı yanmasın yapmayalım.eğer erkeği üstün tutacaksak,sorumluluğunu da,kadının hatasını da sadece kadına yıkmayacağız

    • semamarasli diyor ki:

      Selin hanım, erkek düşmanlığı ve kadın yüceltilmesi gündemin değişmeyen konusu. Ara ara tekrarda fayda var. Medya sürekli erkek düşmanlığını körüklüyor bunun karşısında birinin de kadınların hatalarını söylemesi gerekiyor. Bu konu da benim üstüme kaldı. Çünkü kadınlar kendi hatalarını görmedikçe evlilikleri düzeltmek mümkün değil. Merak etmeyin kadınlarla ilgili yazacağım daha farklı çok şey var fakat ne kadar hoşunuza gider bilmiyorum. Yazılarımı okuyucunun hoşnutluğunu düşünerek yazmıyorum.

      • iktisat öğrencisi diyor ki:

        toplum algısı demişsiniz de,toplumun algısı genelde şu şekilde:
        “kadın entrikacıdır,aldatır,karşısında kim olursa olsun onu ikna eden bir şeytandır,ama erekkler melektir,kadınlar kadar konuşma ikna etme yetenekleri geliişmemiştir(tabi ondan kadınları yoldan çıkarıyolar)”toplumun algısı bu….erkek düzdür hiçbi entrikaya kafası basmaz,ama kadın şeytandır yönünde(tabi tabi)

        • Necmettin diyor ki:

          bu söylediginiz negatif toplum algisi acaba rastgelemi olustu yoksa insanlik tarihinin binlerce yildir derin tecrübesine dayanarakmi?

          Hatta bütün kitabi dinlere dahil bizim dinimiz Islama’da yansidi?

          Yani 5’000 yillik insanlik tarihi ve bütün dinlermi hakli yoksa daha ancak 50 yildir ortaya cikan ve tam tersini iddia eden feministlermi hakli?

          Süphesizki aklin ve mantigin yolu tekdir!

        • alp diyor ki:

          sema hanımı daha fazla bu gereksiz ve kişisel tartışmanıza çekmeyiniz lütfen. her aklınıza geleni yazmayınız.

  14. seymen diyor ki:

    Deniyor ki “Kadınların çoğu maddi imkansızlıktan kocalarına katlanıyorlar maddi imkanları olsa çekmeyecekler.”

    Bu sözden erkeklerin masum oldukları, kadınların ise vicdansız oldukları sonucuna nasıl varılabildi anlayamadım.
    Kadın sevgi istiyor yok, nezaket istiyor yok, erkekte cinsel sorumluluk bile yok, kadın bir başına gibi; ne yapacak kadın. Sabredebilene ne mutlu ama bunu herkesten beklemek hakkaniyet midir?

    • Necmettin diyor ki:

      ilahi Seymen bey

      1 milyon bosanma yetmedi 10 yilda daha fazla olsun diyorsunuz.

      Farkindamisiniz ne dediginizin?

      • Seymen diyor ki:

        Boşanmaların sebebi olarak %60 erkeklerin sorumsuzluğu ve ihmali, %30 unu ise kadınların şükürsüzlüğü ve ihmali olarak görüyorum. Sadece kadınları düzeltmeye çalışmakla boşanmalar azalmaz. Her ne kadar boşanma için başvuranların çoğu kadın ise de sebep erkeklerdir. Adam kafası bozulunca eve uğramıyor keyfince hareket ediyor. Kadının eşiyle arası bozulunca yapabileceği fazla birşey yok.
        Konuşulan diyalog kurulmaya çalışılan kadın kendisini düzeltmeye çabalar, ama adam konuşmaya bile yanaşmıyor ki sorunları kabul bile etmiyor ki, işine gelirse havalarında. Kadını mahkemeye sürükleyen çoğu zaman erkek. Mahkemede son söz söylenene kadar bile bir kadını ikna etmeniz vazgeçirmeniz mümkündür, ama erkeği karar verdiği andan sonra ikna edebilmek neredeyse imkansızdır. Kadının mahkeme sırasında çok şey isteme sebebinin altında yatan şey aslında belki özür diler vazgeçer umududur.

        • Necmettin diyor ki:

          Sagolun Seymen bey

          yani bosanmalarda tek suclu demek erkeklermis – biz düzelirsek her sey iyi olacak aile kurumu kurtulacak.

          Ne kadar basitmis yahu bunu bütün erkeklere söylesekte kimse bu kadar cile cekmese!

          Zaten bütün dünyadaki kötülükler hep bu erkeklerden kaynaklaniyor masum kadinlara zulüm etmeyi biraksalar her sey güllük gülistanlik olacak.

          Feminist masallara kanmaya siz devam edin….

        • Necmettin diyor ki:

          Seymen bey

          19 yillik evli iseniz muhtemelen yaslisiniz ve size abi diye hitab etmem gerekir.
          Sizin genclik zamaninizdaki bosanma sebebleri belirtdiginiz gibi olduguna katiliyorum.
          Ve cogunda erkek sucluylu. Bunada itiraz yok.

          Ama belki farkinda degilsiniz zaman cok degisti. Bu zamanin genc evlileri ve aile hayati cok cok daha farkli.
          Onun icin verdiginiz oranlar büyük bir ihtimal artik gecerli degil.
          Bence evet hala evliliklerin bir kismi erkegin ilgisizligi, alkol ve kumar gibi kötü aliskanliklar ve nedensiz siddetten kaynaklaniyor. Iddia ederim sizlen bu modern cagimizin bosanmalarin en fazla 20% ‘sinin asil nedenidir.

          Asil büyük 80% bölümü kesin kadindan kaynaklaniyor.
          Hic bir kötü aliskanligi olmadan gayet iyi ve centilmen davransada günümüzün feminist kiskirtmalari ile her konuda doyumsuzlasan, erkegi bosandiktan sonra cocuklarini babasindan uzaklastirip cezalandirma meraki yolunda zalimlesen, ortalikta diger dul kadinlarinda tesviki ile “medeni cesaret” göstererek gururla özgürlügü secen ve günümüzde her gün dahada cogalan acayip bir tip kadindir bosanmalarin sebebleri.

          Buna genc nesili ve ülkemizde büyük sehir hayatini az cok taniyan her vicdan sahibi insan sahittir.
          Yinede inanmayan bosanma davalarina bir baksin avukatlarin.
          Benim bosanma davalarina bakan avukat arkadaslarim hep bunu söylüyorlar.

          Günümüzde aile yikan kadinin zalimligi ve onun doyumsuzlugudur!

          Allah bizi milletce bu canavarlardan korusun!

  15. seymen diyor ki:

    “Yirmi yılı bulan evliliğimde karım bana doğru düzgün kadınlık yapmadı, tedaviyi reddediyor, boşanmayı düşünüyorum fakat karımı ve çocuklarımı tehlikeli bir yolda bir başlarına bırakıp kaçacakmışım gibi geliyor ve onları bırakmaya kıyamıyorum.”

    Burada kadının tedaviyi reddetmesinden daha doğal birşey olamaz.
    Madem koca bu durumu tedavi edilebilecek bir durum olarak görüyor. Bu tedaviler daha çok psikolojiktir.
    Kendin tedavi için neler yapabilirim diye neden araştırma yapmadın, kafa yormadın?
    Yirmi yıl beklenir mi?
    Yirmi yıl idare edebildiysen bundan sonra hayda hayda idare edebilirsin demektir?
    O çocuklar yumurtadan mı çıktı?
    Aslında ilk yıllarda herşeyi normal görüyordun da sonradan gözün gönlün mü açıldı yoksa? !!!
    Çocuklar herhalde 15-16 dan aşşağı değildir, çocukların ileri de sana bakmayacağından mı korkuyorsun yoksa?
    Kadın gençliğini sana versin, başlangıçta isteksizlik durumu varsa bile sen hiçbir gayrette bulunma, sorun kronik hale gelene kadar ve kendin için çok sorun teşkil etmeyecek haldeyken hiçbir şey yapma, kadının şekli bozulunca şikayet et; sen yıprattın da o hale geldi kadın be vefasız adam.

  16. seymen diyor ki:

    “Mümin kadınlar ve erkekler birbirilerinin velileri, dost ve yardımcılarıdır. ” (Tevbe suresi 71. âyet-i kerîme)

    Bu ayeti yanlış yorumlandığını düşünüyorum.

    ‘Mümin kadınlar, mümin kadınların ; mümin erkekler, mümin erkeklerin yardımcılarıdır.’ Şeklinde anlyorum ben.

    Neden ‘müminler birbirlerinin yardımcılarıdır’ denmemişte kadınlar ve erkekler ayrı ayrı zikredilmiş. Bir, dediğim mana sebebiyle. İki, kadınlar kendilerini bundan muaf tutmasınlar diye. Üç, kadınlar mümkün mertebe zaruret olmadıkça erkeklerle muhatap olmasın diye.

  17. MerveSafa diyor ki:

    “Bir erkeğin karısından beklentilerini saysanız beşi geçmez. Güler yüz, tatlı dil, yemek, yatak, huzur. “Beyefendi için üzüldüm. Gerçekten iyi olup, haketmediği muamele ile karşılaşıyorsa gerçekten büyük imtihan..Evlenirken eş seçiminin ne kadar da önemli olduğu da ortaya çıkıyor. Denkliğin önemi, dış görünüşe bakmadan kalbin içine bakabilmek, nefsani düşünmeden evet ben bu kadınla huzurla yaşarım diyebilmek önemli.. Bir tanıdığımızın yabancı bir eşi var. Slovak bir bayan ile evli kendisi..Bayan maşallah o kadar güzelki, .2 kızları var..Fakat adam mutsuz ve diyorki; keşke çok çirkin olaydı da anadoludan kız alaydım, meğer sohbet-muhabbet, aynı dilden konuşmak, gerçek aşkmış!..Evlilikte muhabbet edebilmek(iletişim) çok önemli..

    • Necmettin diyor ki:

      Taniginizin halini bende yabanci bir bayanla evli oldugum icin cok iyi anliyorum.
      Insan kendi dilinde dertlesmeyi ve muhabbeti cok özlüyor.
      Türkce ögrenseler bile ayni akici sekilde ve espri anlayislari farkli oluyor.

      Ama sonra burdaki bizim bayanlarimizin o bitmez bos dirdirlarini okuduktan sonra halime hemen sükür ediyorum!
      Diyorum bunlar sanal dünyada böyle ise ya gercek hayatta nasillar! Allah kocalarina sabir versin diyelim artik!

  18. seymen diyor ki:

    Artık öbür tarafa geçiyorum, yeter ya. :)

    Günümüzün erkeklerinin çoğu, günümüz kadınlarının çoğundan daha kültürsüz, kaba ve sorumsuz.
    Cahil oldukları için kadınlara cevap vermekte (veya yetiştirmekte) yetersiz kaldıkları için hakarete ve şiddete başvuruyorlar. Biraz kültürlü olsalar birçok şeyi konuşarak halledebilirler. Ama maalesef öyle olamıyor.
    İstisnalar kaideyi bozmaz.

    İyi ki feminizm diye birşey var, olmasaydı kadınları her şekilde suçlamak nasıl mümkün olacaktı, merak ediyorum. O zaman biraz sebepler ve sonuçlarla ilgili olarak biraz düşünmek gerekirdi herhalde.
    Madem erkeksin kafa yoracaksın biraz idare etmeyi yönetmeyi siyaseti bileceksin, bilmiyorsan öğrenmek için uğraşacaksın biraz. Tembellikle ve cahillikle aile reisi olmaya kalkmayacaksın. Kalorifer kazanını yakmak için bile eğitim gerekiyor, sertifikan yoksa yanaştırmazlar adamı.

    • gulbeyaz diyor ki:

      seymen bey son sozu soylemis. biz bu kadar acik konusamadik, buna cesaret farki diyorum..

    • alieren diyor ki:

      kültürsüz,kaba,cahil bu hakaretleri ederek asıl sen seviyesiziliğini ortaya koyuyorsun.sema hanımın yazısından ve yorumcuların yazdığı gerçeklerden bayağı rahatsız olmuşsun anlaşılan! verecek cevap bulamadığından hemen hakarete başvurmuşsun.burada kimse kadınları suçlamıyor.hayatta mağdur kadınlar olduğu gibi mağdur erkeklerde vardır.önemli olan bu mağduriyetleri istismar eden ve bunun üzerinden ailede ve toplumda anarşi ortamı yaratmaya çalışan batı destekli bazı hainlerin gerçek yüzünü ortaya çıkarmaktır.

      islamda kul hakkı vardır.dinimiz insanları kadın veya erkek diye ayırmaz.kadın haklarını savunanlar söz konusu erkeklerin uğramış olduğu haksızlıklar olunca seslerini nedense hiç çıkarmazlar.siz herhalde sadece bu siteyi takip ediyorsunuz.tv,gazete ve diğer internet sitelerinide bir zahmet takip ederseniz o zaman görürsünüz kimlerin nasıl suçlandığını ve muhafazakar erkek kimliğinin nasıl şeytanlaştırıldığını.

      • Seymen diyor ki:

        Eski karısını boşandıktan 15 yıl sonra öldüren adam,”aslında daha önce öldürecektim ama çocuklar büyüsün diye bekledim” demiş. Amma merhametli adammış ha.

        Yarası olan gocunur demişler. Ben çoğunluktan bahsettim. %55 te çoğunluğu temsil eder. Evet 20-40 yaş arası erkeklerin %55 i , aynı yaş aralığındaki kadınların çoğundan daha kültürsüz, %60 i daha kaba, %70 i daha sorumsuz. Okuma oranları da, sosyalleşme oranları da daha düşük olduğu için kadınlardan daha cahiller. Bu ifadeler çok kültürlü, eğitimli, medeni, sorumluluk sahibi, düşünceli erkeklerin olmadığı manasına gelmez tabii ki.

        • sibel diyor ki:

          Seymen bey gibi düşünen erkeklerin çoğalmasını, kaba saba yazılarını okurken dahi siniri agresifliği şiddeti belli olan,kadınlar için zararlı erkekleri bir adaya kapatıp terk etsinler istiyorum,.Seymen bey anladığım kadarıyla olaylara sizin gibi at gözlüğünden bakmayan bir bey.erkek olarak kaba saba cahil erkeklere o bile dayanamıyor onada saldırıyorsunuz pes doğrusu

          • seymen diyor ki:

            Üç kızım iki oğlum ve 19 yıllık bir evliliğim var.

          • birisi diyor ki:

            @Seymen

            Verdiğiniz istatistikleri nasıl bulduğunuzu açıklarsanız, erkeklerin cahilliklerini azaltma yolunda küçük bir adım atmış olursunuz.

          • alieren diyor ki:

            sibel adlı yorumcu

            bu sitede devamlı hakaret eden,içindeki nefret ve şiddet ile devamlı saldıran ve tüm bunları yaparken site yöneticisinin en geniş hoşgörüsü ile desteklenen biri olduğunun herkes farkında.

        • alp diyor ki:

          ama sanki bu seymen bey 1 yıldır okuduğum seymen bey değilmiş gibi. neyse anlarız…
          bir de erkek cahil olunca üzülen yine kadın olur.
          ayrıca 30 yıl önceki jenerasyonda kadınların okuryazarlığı çok çok azdı. tespitinize uymuyor. 10-15 yıl önceki deseydiniz neyse.

          • Ahsen diyor ki:

            düşünceler fikirler değişebiliyor burda o kadar farklı insanlar ve düşünceler var ki her insandan birşey öğrenip olaylara farklı bakılabiliyor bazen..ama şu kısır döngüyü bir aşabilsek artık sloganlaşmış bazı ifade ve ithamlardan da kurtulabilirsek bakış açımızı bir değiştirebilirsek eminim çok daha olumlu yönde değişecek bazı insalar.

          • sibel diyor ki:

            alieren adlı yorumcu içimde nefrette şiddette yok beni olmadığım biri gibi göstermeye çalışarak ne elde etmeye çalışıyorsunuz?o kadar ürkütücü yorumlarınız var ki karşı karşıya gelsek beni ya taşlayarak yada sallandırarak infaz edermişsiniz gibi geliyor. herkesi bana karşı kışkırtmaya çalışıyorsunuz benden nedir bu korkunuz rahatsızlığınız?benden başka konuşacak konunuz yokmu sizin..herkes zorunlumu sizin gibi düşünmeye zorbalığı bağnazlığı baskıyı bırakında herkes özgürce savunduğu fikirleri yazsın. siz ve necmettin adlı yorumcu ürkütücü bir hal var sizde.ikinizden başka kimsede bu hali hissetmedim

  19. kıvanç diyor ki:

    feminizm artık muhafazekarlara kaldı.Soyl demokratlar eya modernistler bile kadın erkek eşit değil derken.Kendini dindar olarak gören bazı kesimler feminizmin yılmaz saunucusu olmuş.işin tehlikeli yanı buyuk kurumları da etkisi altına almışlar.

  20. kıvanç diyor ki:

    Bu bir tavsiyedir;
    Erkeklere; memur kadınlarla evlenmeyin kafanız rahat yaşayın.
    Devlet büyüklerimize:Karı-kocanın her ikisi de devlet memuruysa daha çok gelir vergisi alın.
    memurlara çalışmayan eşi için daha çok aile yardmı yapın ki hem boşanmalr başta engellenir.Kimse memur kadın aramaz. Eğer kadın 1500 tl den fazla kazanıyorsa boşanmlarıh en büyük sebebi bu.Kadın ekonomik olarak özgürse her turlu özgurluğu istiyor.Cinsel özgürlük de dahil.Bir kadın erkekler yapıyor(hoardalık) normal de bi yapınca neden… diye sorgululamaya başlıyor özgürlüğün son noktasıda. Hem artık kadınların çoğu evlenmeden ilk deneyimini universite v.s yaşıyor.Erkeklere

    • Necmettin diyor ki:

      Kivanc bey

      sade 1500 TL olsa yine iyi eline bir kac kurus gectimi bizim ülkenin hanimlara bir sey oluyor.
      Hemen dik bas hemen kendini üstün görme.

      Sonuc: kocasini bosayan ülkemizde 1 milyon bayan.

      Dünyanin her yerinde gecen basit bir denklem = kadin bir ülkede ne kadar “özgürse” o kadar cok bosanma var!

      Aile kurumunda tamamen vazgecmek istemiyorsak milletce aklimizi basimiza alalim!

      Kadinin yeri sadece YUVASIDIR! Bunu yok baska yolu!

      • kıvanç diyor ki:

        evet kardeşim.teşekkür ederim.çalışan özellikle memur olarak çalışan her kadın bir erkeğin eve ekmek götürmesini engelliyor bunun vebali çok ağır.toplumda iş sayısı bellidir.Ama hala aileler kızım oku erkeğe muhtaç olma diye kızlarını maddiyata değişirlerse onlarda bu mantıkla hareket ederse vebale onlar da ortak.Nerde kaldı bizim kültürümüz,tabularımız.Gençler ne halde? Toplum uyanmalı erkekler uyanık olmalı.Namuslu ,iffetli olmak gericilik olmamalı,ortaçağ kafası olarak nitelenmemeli iffetli olmak.

        Din,iman,islam çağa göre değişmez.Bizim kültürümüzü inancımız oluşturur.
        Sema hanım çok iyi tanımlamış kırk yıl düşünsem aklıma gelmez.ölü balık misali olurlar kadınlar evlenince çünkü belli bir doyuma ulaşmış gençliğinde,hem para da kazanıyor niye çeksin koca kahrı. sonuç ortada:1 milyon boşanma bence bu sadece buzdağınının sadece görünen tarafı.Çocuk teşviği de yapsak,çekmez bunlar ne çocuk kahrı.

        • MerveSafa diyor ki:

          Memur bayanlarla evlenmeyin demek kolay, benim gördüğüm memur bayanlar özellikle kadrolu!öğretmenler karaborsada..Daha üniversitede öğrenciyken talipleri kapmaya çalışıyor kızları.Siz suçu bence bayanlarda aramayın derim.Ayrıca Ölü balık gibi olan bayanlar sadece çalışan bayanlar değilki, kadının işte çalışıp,mecali kalmıyor,köyde tarlada kadının hali kalmıyor,parasına güvenmekten değil..Benim tanıdğım birçok ev hanımı,sabahları kalkıp kocasına kahvaltı hazırlamıyor,öğleye doğru anca kalkıyor,sabahları sabah programları izliyor.Bu adamlar işyerinde poğaça-simitle kahvaltı ediyorlar.Aksi gibi çalışan eşi olan beyler daha disiplinli ve düzenli hayata sahipler,bunlar benim birebir gördüklerim.Ev hanımlarının çoğu günlerde vakit öldürüyor,Altın günü-kek-poğaça-kısır günlerinde iyi eğleniyorlar.Kocasından altın bilezik isterim,ayşe hanımda gördüm,ona eşi almış deyip,kocasına küsen biliyorum.Eltisiyle yarışa girenler var,mobilya ve perde değiştime konusunda,en son modayı takip edecekler ya..Çünki kadının geçim nasıl olur haberi yok.Küçük işler peşinde..Adam düzenim-huzurum bozulmasın deyip,almaya çalışıyor.Bir dersanede bayan bir öğretmen tanıdığım var kadın ne zaman görsem aynı etek ve tunikle görüyorum.Paranın nasıl zor kazanıldığını bilen bir hanım onu öyle çarçur etmiyor çünki..Teyzem devlet memurluğundan emekli,eteğini bile kendi dikerdi,hiç bileziği old. görmedim.Çalışan bayanlara önyargı besliyor olabilirsiniz.Fakat plaza kadınları ile diğerlerini karşılaştırmayın derim.Ev hanımları da sütten çıkmış akkaşık değil.Tabbiki tertemiz ev hanımlarımızda var..Sohbet grbunu idare eden,hayır derneklerinde didinen..Ama eminim bu anca %10dur. Toptan kimseyi kötülemeyelim,empati yapmazsak hiç bir şey düzelmez ve hakka gireriz.

          • alieren diyor ki:

            valla sizin bu çevrenize pek hayran kaldım doğrusu.ne güzel örnekler veriyorsunuz.vefakar,cefakar çalışan kadınları duyunca gözlerim yaşardı. o ev kadınları yok mu ev kadınları bütün herşey onların başının altından çıkıyor değilmi?alice harikalar diyarında yaşıyorsunuz herhalde yazdığınız bu masallarıda bizim yutacağımızı sanıyorsunuz.

            çok basit bir propaganda yönteminiz var.bu yazdığınız hikayelerle erkeklerin beynini yıkayabileceğinizi gerçekten inanıyormuzunuz sayın mervesafa!

            burda herkes çevresindeki çalışan kadınların yaptıklarını zaten çok iyi anlatıyor.sizin anlatıklarınızında basit bir kurgu olduğu apaçık belli oluyor.ayrıca kimseyi kötülemeyelim diyorsunuz hemde ev hanımlarının %90 nı kötülüyorsunuz. bu nasıl iştir?

          • MerveSafa diyor ki:

            Erkeklerı bırseye ınadırmak gıbı bır ıddıam yok.Hayatın farklı noktalarında farklı hayatların da yasandıgını,hıcbırseyın motamot aynı olmadıgını örneklerle ıfade etmeye calısıyorum sadece..Belkı farklı bakıs acısı olur dıyerek..Nedense ıcınızde öyle bır nefret varki,hayatı sadece sıyah ve beyaz olarak goruyorsunuz.Toplumumuz homojen bır yapıda degılkı..Cesıt cesıtız.Meslegım geregı,cok fazla ınsan tanıdım,tanıyorum..köylu bır teyzeden,mılletvekılı esıne,akademısyenden,doktor bır bayanaöğrencıden,ögretmene..farklı sorunlar,farklı hayatlar var..rengarenk bır ulkedeyız..Bence ınsanların sıkıntılarına kulak verın ve nasıl cözum uretebılırız ona ugras verelım..denız yıldızı hıkayesı gıbı.ev hanımlarına karsı bır ,önyargım yok,olamaz..cogu akrabam ev hanımı…bılınclı ev hanımı olmak,gerektıgını dusunuyorum.gayrııslamı tutumlarndan bahsettım,bunlar zaten bılınen seyler..

          • iktisat öğrencisi diyor ki:

            Alieren beye kesinlikle katılıyorum.benim annemde ev hanımıydı ama hergün güleryüzle kahvaltı hazırlardı babama,şikayette etmezdi.ama çalışan hanımlar çokbilmiş bi havada benim etrafımda.ama birde şu var:geçenlerde bir lise öğrencisi kız kendisine yüksek okul okuyup okumayacağı sorulduğunda şöyle vermişti:

            “Amaaan ne yorucam ki kendimi,kitaba derse….nasıl olsa bulurum bi zengin adam.kafamı derslerime yoracağıma güzellik salonuna cilt bakımı yaptırmaya giderim,nasıl olsa erkekler için önemli olan güzellik”demişti,bu tiplere karşı da dikkat etmek lazım..

          • iktisat öğrencisi diyor ki:

            şöyle cevap vermişti demek istedim yazarken gözden kaçmış

          • iktisat öğrencisi diyor ki:

            merve hanım,bence siz çok yanlış gözlemlemişsiniz.
            (Ama eminim bu anca %10dur. Toptan kimseyi kötülemeyelim,empati yapmazsak hiç bir şey düzelmez ve hakka gireriz.)
            son cümlenizde ne yazdığınızın farkında mısınız?o halde bende şunu hiç gocunmadan diyebilirim ki:
            Çalışan kadınlardan da anca yüzde 10 u,hem kocasına baş kaldırmaz,hem bütün kadınlık görevlerini yapar,hem edepten taviz vermez(yanlış anlaşılmasın çalışanlara edepsiz demiyoruz).siz hem empati yapıp,toptancılıktan kaçınalım diyorsunuz ama bütün ev hanımlarını aynı kefeye koymuşsunuz…bir hanım tutumluysa eğer,paranın değerini biliyorsa ev hanımı olsa da tutumlu davranır.sizin verdiğiniz örneklerden gidecek olursak,nasıl ki,çalışan bayan olduğu halde parayı israf etmeyenler varsa,ev hanımı olup israf etmeyen bir sürü kadın var.
            bence ev hanımları kocalarını ihmal edip,böyle çalışan kadınların ağzına laf vermemeli.onlarda bir çalışan kadın gibi,evinde bakımlı makyajlı güzel gezmeli.güleryüzlü olup,kahvaltıyı ihmal etmemeli.

          • hüzün diyor ki:

            evli olmadan istikbalim hakkında ne kadar isabetli konuşabilirim. bilmiyorum.

            ben eve geldiğimde sofrayı özene bözene görürsem ona tavsiye edeceğim şudur ”sofraya ayıracağın zamanın yarısını kitap okumaya ayır ben daha mutlu olurum ve seni daha çok severim”

            adet haline gelmiş ” ev işlerini yap eşin gelince yemeğini ver çayını ver güler yüz göster” şeklindeki refleksi sevmiyorum.
            zaten iki özne yani ben ve o . ben ve eşim bir birimizi sadece görmekle hissetmekle mutlu olabiliyorsak diğer nesnelik uğraşlar bizi yormaz ve bir birimizden soğutmaz.

            kadını yerden yerden yere vuranlar şunu iyi bilsinler , onlar Allahın kuludur sizin değil.
            peygamberin davetine ilk icabet edende kadındır (hz hatice) ilk islam şehide de kadındır (sümeyye) .
            islam adına hiç bir şey yapmayıp sadece kadın konusunda ifrit kesilenler ya bu dini anlamamışlar yada bu dini tahrif etmişler.

          • MerveSafa diyor ki:

            Sayın İktisat öğrencisi,bu sitede çoğu zaman çalışan bayan herşeyin sebebi olarak görülüyor. Ben de farklı bir pencereden de bakış açısı olsun istediğimden(denge unsuru olması lazım değil mi?),bildiğim örnekler üzerinden bir beyin fırtınası yaptım.Çalışan bayanların zaten kötü özellikleri yeterince sıralanmıştı ve genellemellerin dibine vurulmuştu.Bende tersten okuma yapmak istedim.Peki yücelttiğimiz ev hanımlarımız ne kadar İslami bir yaşantı içerisindeydi?Günah dolu iş ortamındaki bayan mı?yoksa dedikodulu altın günlerde israf eden bir ev hanımımı?Tabbiki bütün ev hanımları öyle değil ve tabiiki çalışan bayanların tamamı da öyle değil..Dediğim gibi fıtratı üzerine düzgün yaşantı içerisindeki kardeşlerimize saygılarımı belirtirim,bu konu onları ilgilendirmiyor zaten..
            “Amaaan ne yorucam ki kendimi,kitaba derse….nasıl olsa bulurum bi zengin adam.kafamı derslerime yoracağıma güzellik salonuna cilt bakımı yaptırmaya giderim,nasıl olsa erkekler için önemli olan güzellik”demişti,bu tiplere karşı da dikkat etmek lazım”yazmışsınız..hayatın içinde olabilir böyle kişiler.Ben hiç birşeye şaşırmıyorum artık.

          • iktisat öğrencisi diyor ki:

            sizin dediğiniz o tür ev hanımları,kocası zengin ve kendisi dünyaya,rahatına düşkün olan tipte hanımlar.ülkemizde,kadınlarında istihdama dahil olmasından dolayı erkeklerin bile işsizlikten kıvrandığı bir ortamda zengin kocayla evlenen kadın,altın günlerinde gezebilecek kadar zengin ve rahat olan kadın oranı nedir?sanırım yüzde 10 u geçmez..!en ekstrem örnekleri getirip genellemeyelim lütfen.

          • MerveSafa diyor ki:

            Sayın ıktısat ogrenısı,hıcte ekstrem ornekler degıl..zengın olan esınden beklentısı belkı daha fazla olur.acak memur esınden de adamın alabılecegınden fazla beklentı ıcınde olabılıyor esı.ben bılınclı ev hanımlarının hala en fazla yuzde 10 old.dusunuorum.kadın dunyasına ,mahalle ortamlarına uzaksınız gıbıme gelıyor.uzaktan tanıyamazsınız.

          • Necmettin diyor ki:

            Merve hanım

            Verdiğiniz calışan kadın ev hanımı örnekleri baştan sona kadar tutarsız.

            Ev hanımları genellikle daha fazla israf ediyor diyorsunuz.
            Bende bunu iddia ediyorum:
            1. Bütün gün yabancı erkek ve müdürü yanında flört ve zina ortamlarından uzaklaşmamaktan bin kat daha iyidir israf.
            2. Bekar erkeklerin calışmasını engelleyerek mutlu bir yuva kurmasına imkan vermemektende bin kat daha iyidir israf.

            Ben ve her onurlu iman sahibi erkek israf’a katlanır diğerine kattiyen katlanamaz!

            Gel gör ki ev hanımlarının daha fazla israf ettikleri büyük bir feminist yalandır.
            Herkes biliyorku calışan kadının lüks harcamaları yok boya makyaz bin kat daha fazladır.

            Yani insan biraz düşünür bir iddia atmadan ortaya!

          • iktisat öğrencisi diyor ki:

            (Gel gör ki ev hanımlarının daha fazla israf ettikleri büyük bir feminist yalandır.
            Herkes biliyorku calışan kadının lüks harcamaları yok boya makyaz bin kat daha fazladır. )

            bu dediğinize sonuna kaaddaaaar katılıyorum…kaldı ki,benim kadın ortamlarından haberim var merve hanım.sizin dediğiniz ev hanımı olup israf eden kadınlar zengin koca bulabilmiş azınlık bi kesim…kocası zengin olmayan ev hanımı napabilir ki,en fazla konuşup konuşup susuyor,çünkü elde yok avuçta yok.istese de harcama yapamıyor

        • Necmettin diyor ki:

          Kivanc kardesim

          Ben 35 yildir yurt disinda Avrupada yasiyorum.
          Buralarda topluma tam hakim olan feminizm su felaketlere yol acti:
          1. Nüfus felaketi – Feminizmin hakim oldugu her ülke kadinlarin cocuk yapmatiklari icin huzur evine döndü
          2. Zina – her dogan cocugun 38% gayri-mesru – evliliklerde dogan cocuklarin 25%’den fazlasi baska bir erkekden
          3. Bosanma – Insanlar evlenmedigi gibi evleneninde 50%’si bosaniyor.

          Siz bizim sözde muhafazakar feministlerin takiyye cabalarina kanmayin.
          Agzina kadin haklarini alan her bayan yukaridaki halleri savunuyor. Haliyle feministir.
          Islamda kadin haklari diye bir sey yok. Erkek’de yok. Kul hakki ve her kulun Allaha karsi görevleri var.
          Cinsiyetci her yaklasim gayri-islamidir!

  21. hüzün diyor ki:

    yüzyıllarca odanın duvarının köşesine çekilmiş az kalsın duvar ile montajlanıp duvarlaşan kadın parmak kaldırıp hak isteyince ‘feminist’ damgası yemekten kurtulamadı.

    bu hakkı ilahi kitabın sünnet beyanıyla yüce Allah tarafından onlara verildiği evinizde duvarlara gece sizi koruması için astığınız ama okumadığınız kitabının içindedir.
    bunu ben söylemiyorum. o kitabı mutlaka okumanız gerekiyor. aksi takdirde talep edilen hakları ret ettiğiniz takdirde ‘feminist’ olarak addetiğiniz kadını değil Allahın verdiği hakları ret etmiş olacaksınız.

    gelenek tarafından köşeye sıkıştırılan kadın modernizmin verdiği eli tuttu ve uyudu. ama uyanamadı. bu sefer modernizmin kurbanı oldu. Allahın ona verdiği hakların dışında da haklar talep etti , kendini helak etti.

    kadın gelenek ve modernizmin arasında sıkışıp kalmıştır ya vahyin elinden tutacaktır ya erkeğin elinde yada hemcinsinin elinde linç olmaktan kurtulamıyacaktır.

    özgürlük derken genelde kast edilen ‘cinsel özgürlüktür’.
    evet evet.
    BAŞ ÖZGÜRLÜĞÜ YERİNE DİP ÖZGÜRLÜĞÜ!

  22. YILMAZ2010 diyor ki:

    sema hanımın tespitleri dogru kadınlar bir turlu dogruyu hazmedemiyorlar ve hemen kendilerini haklı duruma geçirmek için savunmaya geçiyorlar ama bir turlu dogruları gormuyorlar BAK MEVLA NE EYLER NEYLERSE GUZEL EYLER diyen yunus emre ne guzel soylemiş ALLAH CC kadını ayrı ozelikle erkeği ayurı özellikle yaratmış her ikisininde ayrı ayrı özelliği var kadın kadınlığını erkek erkekliğini bilirse her şey güllük gülüstanlık olur yok kadın erkekolup erkeğini kadın gibi yapmak isterse o zaman şiddette olur boşanmada şiddete bende karşıyım ama şiddet iki türlüdür fiziki ve piskolojık kadının yaptıgı piskolojik şiddete erkek yapısı gereği piskolojik şiddetle cevap verir bir profosor geçenlerde şiddetti ilk kadının başlattığını soyluyordu araştırmalarda

    • Gulbeyaz diyor ki:

      Profosore ne gerek var kardesim,(sosyal bilimde tek dogru yoktur,o tesbit kendisini baglar) etraf muhafazakar yasam koclariyla dolu, artik onlar moda..
      En son yine sahaneyi muhterem bir hanfendi ” kadin car car konusuyor, o yuzden dayak yemesi normal” kabilinden biseyler demis.roporyajin hepsini okudum. Aci olan ne biliyo msnz? Bu insanlarin samimiyetten uzak olmasi. Cunku devaminda soruyorlar ” medyadaki sozlerinize esiniz kiziyor mu?” soyle cevap veriyor ” sizce ben kocasinin kizmasindan etkilenecek biri gibi mi duruyorum?”
      Iste boyle dervis kocalari almis kadinlar, pazarci kadinin dramini anlayamazlar. O yuzden aristokrat dominant ablalar kocalarinin kiymetini bilsinler, kimsenin dramiyla dalga gecmesinler.(sema hanimi ayri tutuyorum, bence o samimi)

  23. Feyza diyor ki:

    Okuduklarim konusunda gercekten cok sasiriyorum..Galiba biz birlikte yasamayi unutmusuz..Hep kendi gozlugumuzden bakiyor birbirimizi anlamaya hic calismiyoruz. Problemleri gorup onlara cozum uretebilmek yerine, taraf olmaya baslamisiz. Aslinda mesele kadin veya erkek hakki degil…Herkes birbirinin hakkini ihlal ediyor, bunu degistirmek yerine, guc kimdeyse karsisindanin haklarini elinden geldigince engellemeye calisiyor.

    En buyuk eksiklik empati yapamamiz. Herseyi siyah yada beyaz olarak algilayip ara tonlari farkedememiz bizi iyice birbirimize dusman ediyor. Umarim kendi hatalarimizi gelecek nesillere tasimayiz.

    • Özden diyor ki:

      İnşallah feyza hanım ama malesef yazılanları görüyorsunuz. Empati yapamıyorsak yorum da yapmamaliyiz. Yazılanları anlamak için değil de tartışmak için okuyanlara ne cevap verilse anlamicaklar. Ben de istemeden bazıları ile muhatap oldum sorun daha da büyüdü. Üslubu kırıcı olanları keşke yayinlamasalar.

      • feyza-huzur islamda diyor ki:

        bu sitede sanırım ıkı feyza oluyoruz:)ayırım olması açısından feyza-huzur islamda diye değiştiriyorum..sevgilerimle..

  24. Abdurrahman diyor ki:

    Allah razi olsun Sema Hanim.

    Isin en guzel tarafi da bunlari yazanin bir bayan olmasi sanirim.

    Severek takip ediyor, sabirsizlikla bir sonraki yazinizi bekliyorum. Rabbim muvaffak kilsin insallah…

  25. Necmettin diyor ki:

    Sitemizde yorum yazan hanımlarımız maalesef 3 maymunı oynamakta ısrarlı.

    Son 10 yılda 1 milyon boşanmaya sebeb veren feminizmin kışkırtmasıyla bencilliği zirve yapmış ve aile hayatına düşman olmuş ekonomik özgürlüğünü ele almış kadınların varlığını bütün veriler ortada olmasına rağmen bir türlü kabul etmiyorlar.

    Halbuki ülkemizde bilenen gercek boşanma sorunsa bu yıllardır bilakis calışan kadınların fenomenidir.
    Boşanma demek ülkemizde zalimleşmiş kadın demek!

    Gulbeyaz hanım:
    Zaman gazetesinde cıkan ” muhafazakar aile kadina ihale/nazife sisman” makalesini dikkatle okudum.
    Tam yine muhafazar numarası yapan ama muhafazakarlarla dalga gecen feminist bir görüş.

    Kısaca verdiği mesaj şu:

    Zaman değişti haliyle kadın değişti. Erkekler artık o eski kafa cefakar kendini ailesine adayan kadın hayalinden bir an önce vazgecsin. Bu devrim sonucu ne aileden nede cocuklardanda sorumlu değil kadın. Boşuna ondan yuvana geri dönerek sahip cık deyip kadınlardan kendini gerçekleştirmesine engel olma ey müslüman erkek.
    Biran önce yeni durumu kabullen, boyun eğ ve üstüne bir bardak ayran ic!

    Bu Islamın aile ve kadın anlayışa bütünüyle aykırı görüşü tamamıyla red ediyorum.
    Zaten “ılımlı Islam” gazetesi Zaman’da cıkması tesadüf olmasa gerek.

    Kadınlarımızın böyle dejenere olmasını kabul etmeyecek müslüman erkekler!

  26. İZZET GÜLLÜ diyor ki:

    Ülkemizin en gerçekçi, en basiretli, en dobra ve en hakiki noktaları yakalayan ve yazan yazarlarının başında geliyorsunuz. İyiki varsınız! Siz bu ülkeye ve insanlara çok şey veriyorsunuz! Size tekrar tekrar teşekkür ediyorum; kıymetli Sema hanım…

  27. Gulbeyaz diyor ki:

    Zulum goren ,karisinin yada kanunlarin magduru olmus erkek oldugunu kimse inkar etmez.kadiniyla erkegiyle imtihanlarimiz oluyor,olacak.
    Fakat guzel anadoluda yer yer kadinlarin baski altinda old inanmayan aristokrat, dominant ablalarimiz ve abilerimiz 82 yasinda omrunu islama vermis,rize cay tv de soru-cevap yapan necati hocanin verdigi roportajdaki su sozlerini sadece 1 dk dusunsun,Halka tel nosunu vermeye karar Veren hoca soyle devam ediyor.

    “neden telefonunu vermekten kaçıyorsun, sana meyhanenin yolunu mu soracaklar, dini eksiklerini tamamlamak için soruyorlar diye düşünerek numaramı vermeye karar verdim.” Hocanın bu telefon trafiğiyle ilgili itiraf ettiği önemli bir şey var: “Anladım ki, ülkemizdeki kadınların yüzde 60′ı baskı altında. Şiddet görüyor, çoğu agliyor”(zaman/2eylul2012)
    /

    • Gulbeyaz diyor ki:

      Dusundugum kadariyla sema hanim halka sahsi numarasini vermiyor, ama alt ve ust komsusunu iyi gozlemlemis. :)

      • Özden diyor ki:

        Gülbeyaz hanim siz neden vermiyorsunuz halka telefonunuzu.bu yorumunuz biraz saygı sınırlarını aşmış

      • semamarasli diyor ki:

        Gülbeyaz hanım, ne demek istediniz? Cümlenizden çıkan sonuç şu. Ben halka telefonumu vermediğim için kadınların dertlerinden habersizim. Sadece alt ve üst komşumdan gelen kavga seslerine bakarak yazılarımı yazıyorum. Eğer bunu demek istediyseniz cidden ayıp etmişsiniz. Yani ben yazılarını kitaplarını alt ve üst komşusunun seslerine göre yazan biriyim.
        Eğer böyle düşünüyorsanız neden yazılarımı okuyorsunuz? Ben olsam bu çapta birinin yazılarını okumam.
        Not: Ayrıca alt ve üst komşumdan bu güne kadar hiç kavga sesi gelmedi.

    • Necmettin diyor ki:

      “Anladım ki, ülkemizdeki kadınların yüzde 60′ı baskı altında. Şiddet görüyor, çoğu agliyor”

      Sizin feminist ajitasyonunuz bitmeyecek bu sitede. Göüreviniz o anlaşılan.

      Bizim Avrupada sizin gibi Islam düşmanı Batılıların devşirdiği müslüman feminist bayanlar var. Her Allah’ın günü kadın haklarını kullanarak Islam’a söverler. Sizde aynı yoldasınız.
      Lütfen bir bakınız: Necla Kelek, Seyran Ates gibileri hep sizin dediğizi yazıyor. Tam ruh eşisiniz!

      Kadınlara baskıya gelince:

      Türkiyede erkeklerin kadına uyguladığı baskı erkeğin otoritesine ailede isyan eden, onu az biraz eline para gectimi ezmeye başlayan ve hice sayan ve daima kutsal aileyi terk etmek ile tehtit eden (boşanma) kadınlara gayet doğal bir meşru müdafadır.
      Uygulanan şiddet aslında caresizlikten ve kadınların kocalarına karşı insanlık dışı kışkırtmanın bir sonucudur.

      Gercekleri carpıtmayalım lütfen!

    • seymen diyor ki:

      “Anladım ki, ülkemizdeki kadınların yüzde 60′ı baskı altında. Şiddet görüyor, çoğu agliyor”
      Yanlış mantıktan yanlış sonuç çıkıyor.
      Bu zatı arayanlar sorunu olan kişiler, sorunu olmayanlar aramaz.
      Onu arayanların %60 ının sorununun eşleriyle ilgili olduğu anlaşılıyor.
      Bunların bir kısmı haklı olabilir bir kısmı da haksızdır.

      Be mübarek rastgele ara birilerini, içlerinden evli olan yüz kadına sor durumlarını, ondan sonra ülkemizdeki kadınların durumu hakkında bir yargı belirt.

      • Gulbeyaz diyor ki:

        Ben soyle anladigim :arayan 10 kadindan 6si kocalarindan evliliginden dertli

        • Gulbeyaz diyor ki:

          Madem bireysel gozlemlerimizi konusuyoruz, Boyle tarafsizligi belli birinin beyani daha baglayici olabilir.

          • Gulbeyaz diyor ki:

            “rastgele ara birilerini…”
            Isi Sansa birakmak buna deniyor herhalde..

          • Seymen diyor ki:

            Anketlerin çoğu böyle yapılmıyor mu? 100 kişiden doğru sonuç alınamaz belki ama birkaçbin kadınla görüşülürse bazı veriler elde edilebilir herhalde.
            Sizde yazmışsınız arayanlarınarama sebebi başka olsa da ayrıca kocalarından şikayetçi olsalar tamam ama zaten arama sebepleri bu. Memnun olan veya şiddet görmeyen aramaz ki.
            Anlatılanlarda abartı da olabilir. Kırk yılda bir olan hafif şeyler sanki devamlı oluyormuş gibi anlatılıyor da olabilir. Yoktur diyemeyiz ama %60 rakamı baskı ve şiddet için çok gerçekçi değil.

          • Gulbeyaz diyor ki:

            Anketler, anketorlerin yas, ekonomi, egitim vs durumlarina gore kategorik verilerdir. Sansdan bir adim ote ,mutlak dogrudan bir adim geride durur. Cunku sonuclar gorecelidir.
            Mesela sorsak tr de encok hangi sehrin kadinlari, siddet gordugunu dusunuyor? En kestirme yoldan bakarsak,yil icinde korunma talebi yada sikayet gelen sehir A sehri oldu, B sehri geride kaldi. Bu yine A sehri kadinlari B den daha fazla baski altinda demek old gostermez, ayni zamanda o sehir kadinlarinin ozguven , egitim, kendisine sahip cikacak cevre baglarinin da kuvvetli old gosterir. Belki B sehrinde daha fazla kadin zorluk cekiyordur AMA bahsedilen imkanlara sahip olamamistir.

        • alp diyor ki:

          arayan 10 kadının hepsinin kocasından dertliyim dememesi daha şaşırtıcı. çünkü adam dert dinlemek için tel ini vermiş.

    • .:. diyor ki:

      Bir dakika dusunmeye gerek yoktur. Hoca bey mantikli da konusmus olsa verdigi gercekten uzak yuzde 60 istatistik rakam dogru degildir. Bu konuda yetkin biri olarak diyebilirimki hoca yanlis anlamis. Daha fazla demiyelim. Zannediyorki Turkiyedeki 20 ile 25 milyon arasi kadin statusundeki vatandaslarin (tuik) hepsi Rize Cay Tv iz liyor ve hocanin verdigi telefonu ariyor. Verilen rakam ornekleme veya random sistem yapildigi soylensede gercek ile ilgisi yoktur. O yuzden soylenilen aciklama yanlistir.

      Bu zanneztiginden yola cikarak yapdigi davranis bicimleride dogru degildir.

      Malesef ki Ulkemizin en buyuk sorunu budur. Bu davranis bicimine dedikodu ile veya gercek disi bilgi ile ve sadece kendi oyle zannettigi icin o sekilde davranmak oluyor
      gecen sene mart ayinda cikan kadin yasasida hicbir somut istatistik sonucu olmadan sadece binlerle ifade edilen tek cins(kadin) ile yapilan sohbet sonucu sozde arastirma diye zorla millete yutturuldu. Resmi ve somut bilgidegildir kesinlikle. Para karsiligi bir kesimin sozde arastirmasi veya gorusudur. Sistemin nasil islediginide gayet iyi biliyorum.

      Bu anlayisin benzerini eger ben yaparsam ayni mantik olur programi en fazla 3_5 kisi izlemistir.(gercek olma ihtimali sizin berdiginiz rakamdan cok yuksektir.)

      yakin populer ornek;

      iktidar partisi oylarin yuzde 50 sini alir. Bu durum ikdidar bakan ve vekiller trafindan malzeme edilir. Derlerki ikinizden biri bize oy verdi ciksin aciklasin.

      simdi bu hesaba gore cok uzaga gitmeyelim. Meclisteki vekillerin %60 inin esleri agliyor ve siddet goruyordur. Veya iki bayan vekil secin birisi mutlaka siddet goruyordur hatta hocayi aramistir.

      Oyle ya yukaridaki rakam onu anlatiyor.

  28. Gulbeyaz diyor ki:

    Yazinin dogru bir “feminizm” algisina sahip olmadigini dusunuyorum.mesela soyle denmis,” Feminist söylemin iddiasına göre: Kadınlar; narin, duygusaldır, erkekler de kaba ve zalim”.
    Hicbir feminist ,kadinin erkekten daha duygusal old Kabul etmez.cunku feminizm temelinde biyolojik ve fitrat farkliligini redederek esitlik savundugu gibi daha radikal feministler ise erkegin “tamamlanmamis/ilkel kalan kadin” old iddia eder.

    Bir digeri ise,dindar kadin nasil feminist olabilir?feminiszm iktidar ve cinsel ozgurluk demek.birakin kadini, musluman erkek cinsel ozgurluk yasayabilir mi? Iktidara gelince ev ici iktidar(dikdatorluk degil) kocaya verilmistir,sosyal/siyasi iktidardan ise esinden destek bulan bir kadini engelleyici bildigim hicbir hukum yoktur islamda.

    Peki musluman kadinlar ne zaman ” kadin hakki” demeye basladi? Basortusu davalari uluslararasi arenaya tasindiginda digerleriyle ” ortak paydada” bulusmak icin kullanildi. Cunku bati o dilden anliyordu. Zaten islamin verdigi hakki kullanan kadin rabbimin emri degil de, kadin hakkidir(giyim ozgurlugu) deyince mumine degil,feminist oluverdi!

    Daha onceki yorumdada yazarin “feminist olmadigini ispatlamaya calismis “kinayesini ondan yaptim. Yani her soylem ve tutum ortakligi bir insani feminist yada anti-feminist yapmaz. Insanlari Kabul etmedikleri halde feministsin diye etiketlemek yerine ne demek istediklerini iyi okumak lazim.
    AMA insanlari anlamaya o Kadar gonulsusuz ki ” biyiklari agzina giriyorsa solcudur, asagi iniyorsa turkesci dir” demek kolayimiza geliyor.

    • alieren diyor ki:

      feminizmi salt cinsel özgürlük olarak sunmanız büyük yanlıştır. feminizim esas itibari ile kendilerinin toplumsal cinsiyet dedikleri kadın-erkek rolleriyle alakalıdır.kadın-erkek rollerini kabul etmeyen gerek ailede gerekse sosyal hayatta unisex bir yaşam tarzı hedefleyen herkes kendine ne derse desin kesinlikle feministir.

      örneğin ev işleri kadınların görevi değildir erkekte ev işleri yapmalıdır diyen bir kimse ne kadar ben feminist değilim diye bağırırsa bağırsın sapına kadar feministtir.cinsel özgürlük ise her feminist için bir değildir. kimisi destekler kimisi ise dini kaygılar yüzünden desteklemez.

      • tugbaakbeyinan diyor ki:

        derdiniz ev işleri yani…kendi kendinize yeni feminizim tanımları filan da bulmaya başladınız:) tebrik etmekten başka ne denir ki…

        • ersan baslar diyor ki:

          tbi onlarinn tek isi alisveris yapmak para yemek eglenmek baska bi halttan anlamazlar cunku ekonommiye katkı saglaycaklarına daha beter balta vuruyolar

          • Gulbeyaz diyor ki:

            Ekonomi bilginiz zayif,Millet alisveris yapacakki ulke ekonomisi iyilessin, tamamen vatanseverlik yaaaani.

          • esra123 diyor ki:

            tüketimde aşırıya kaçmak,hiçbir zaman vatanseverlik olamaz

        • alieren diyor ki:

          yorumlarımı kısa tutmak maksatıyla sadece o örneği verdim.feminizmin tanımını yukarıdaki yorumumum ilk paragrafında anlattım.bir örnek vermek daha gerekirse kadınların otobüs şöförü olmasını doğru ve iyi bir şey olarak gören biri ki bu erkek olabilir kadın olabilir kesinlikle hiç şüpheye yer bırakmayacak şekilde feministtir.feminizim öyle anlaşılması zor karmaşık bir görüş değildir.oldukça basittir.

          bizim dinimizde ise kadının aile ve toplum içerisindeki görevi bellidir.eşinin rızasını kazanacak bir eş ve çocuklarını en iyi şekilde yetiştirecek bir anne olmaktır.dolayısıyla iyi bir müslüman kadın öncelikle bu sebebten dolayı feminist olamaz.

          • Gulbeyaz diyor ki:

            Birileri vahhabiligi guzel paketliyor AMA elhamdilillah bize gecmez. Kadinin Araba kullanamadigi, oy vermedigi/secilemedigi,fakat Altin saraylarda kumalariyla beraber dayaklari sineye Cekip tum hafta alisveris yaptigi arap ulkelerinin resmi rejimini biri hatirlatabilir mi?

          • Necmettin diyor ki:

            Ali Eren bey

            Artik mazur göreceksiniz hayati boyunca kemalizm inancini takip ederek yabanci erkeklerlen hem is hayatinda hem özel hayatta karisarak flört ortamlarindan cikmayan bayanlarimiza o kutsal topraklardaki – kadin erkegi gündelik hayattan ayri tutan – hakiki Islami hayat tabiiki zor gelecek.

            Bir sey demiyorum böylelerine ben.
            Ama kalkipta devamli baskalarina Islam’i ögretmeleri cok abes oluyor gercekten.

      • Necmettin diyor ki:

        alieren bey

        dogru feminizmin Islam dünyasindaki versiyonu en azindan aciktan genelde cinsel özgürlük HENèZ yok. Hatirlayalim bu Bati’daki ilk basta yoktu. O kadarda takiyye olacak ilk asamada Islam cografyasinda tepki cekmemek icin.
        Ama kendilerine müslümanim diyen feminist bazi gruplar bizdede kadinin cinselligine karisilmasin Bati’da 1968′lerde baslayan cinsel devrim tarzi istegi olanda var. Mesela Almanyada Türk asilli feminist sosyolog Necla Kelek.

        Ama siz ev islerine takilmissiniz.
        ülkemizde 1 milyon kadin – buna dindarida dahil – ailesini terk etmis kocasini tekme vurarak bosamis ve amansizca sömürüyor. Yüzbinlerce ayni Avrupada gibi “özgür” hayat yasayan dul kadinlar zümresi olusmus yurdumun her kösesinde.
        Büyük kentlerimiz zina ve fuhus merkezine dönmüs bunlarin yüzünden!
        Siz detaylara – evdeki bulasik islerine takilmissiniz.
        Bulasiklari temizligi makine yada hizmetcide eder – yeterki erkege zulüm olmas üsteki rezaletter olmasin!

        • alp diyor ki:

          gülbeyaz hanım vahhabilk sadece bir ülkede suudi lerde vardır. alışverişi yapabiliyorsa dışarı çıkabiliyor demektir. ayrıca bugün suudi kralın gelini istanbulda sergi açtı da tam avrupalıya benziyordu. gördüğüme inanırım…

    • semamarasli diyor ki:

      Gülbeyaz hanım feminizmin ne olduğunu gayet iyi biliyorum üniversitede dersini okudum. Evet temelde feminizm eşitlik davası yüzünden kadın erkek farklılıklarını kabul etmez. Fakat feminizm propagandasının kadınlara yansımasına baktığınızda söylem budur. Yazılı basına bakın orada da ilişkilerle ilgili yazılarda hep bu vardır. Genel olarak kadınlar bunu söyler. Bize ezberletilmiş olan: “Kadınlar kibardır, duygusaldır erkek kaba ve zalimdir.” Üniversite mezunu da bunu söylüyor evdeki Ayşe teyze de. Bu bakış açısından kurtulmadıkça hiçbir yere ulaşamayız. Yani kitapta yazan feminizm ile halka yansıyan feminiz birebir aynı değildir.

  29. esra123 diyor ki:

    bizim evde,babaannem,oğluna acıyarak bakar.ona göre biz onun oğlunu sömüren,rahat vermeyen para yiyici,sömürü varlıklarız.halbuki,annemin devletten Allahü telaya hamd olsun kardeşim sayesinde maaşı var.bunu hiçbir zamanda başa kakmadı.babam bazen bize günlerce para vermez.ne yiyiyolar ne içiyolar diye sormaz bile.biz kardeşimizin parasını yiyiyoruz.en temel ihtiyaçlarımızı o karşılıyo.ama buna rağmen,babaanneme göre biz babamı kemiren keneleriz.akşam oğlu gelince,”aman oğlum bütün gün yoruluyosun,emekli de oldun ne çalışıyosun hala şöyle yat uzan”deyip pohpohluyo.(tabi kendisi kira geliri alıyo her ay,bizim gibi 5 çocuklu evi ve ihtiyaçlarını karşılaması gereken kocası olan bi kadın değil)peki soruyorum kendisine,”oğlun bu kadar değerliydi madem,neden evlendirdin?veya oğlun evlenmese bile erkek olmanın sorumluluğuyla iş sahibi olmayacak mıydı?bütün gün evde kız gibi dizinin dibinde mi oturtacaktın?yıllardır gelinine yani anneme(diğer gelinleri çalışan kadın bu arada)bak oğlum hizmetçi gibi senin rahatın için köle gibi çalışıyor,sense horul horul uyuyosun,hazır yiyiyosun dedi hal ve hareketleriyle…halbuki,o kadar tutumlu bi kadın her erkeğe nasib olmaz.eğer annem gönlü geniş bi insan olmasaydı,babamı şu ana kadar psikolojikman depresyona girmişti,çünkü maaşı çok düşük biri.maddi olarak annemin eli çok nadir bolluk gördü.bazen en temel gıdaları bile alamadığımızı hatırloyorum.annem eğer en ufak bi beğenmezlik göstersseydi,babam bugünlere zor gelirdi

    • Necmettin diyor ki:

      Esra hanim
      anlattiklariniz münferit olaylar. Anneniz takdir edilecek fedakar anadolu kadinin bir örnegi. Cogumuzun annesi öyle.
      Maalesef onlarin nesili tükeniyor bu ülkede. Birazda yeni nesil hanimlardan bahsediyorum.

      Onlardaki gercek ne?
      10 yilda 1 milyon bosanma ve bunlarin büyük bir cogunlugu ekonomik özgürlügünü ele almis kocasina kan kusturan zalim kadinlardan geliyor.
      Bu ülkeyi mesgul etmesi gereken gündem bu olmali!

    • feyza diyor ki:

      sa.Anneannelerımız babaannelerımız biizm için değerlidir ama anneliklerini daha bi yuvalara destek anlamında kullanmalarında büyük faydalar olur.. yani bir evlat pir olsada anaya muhtaçtır bunu anneler çok ıyı bılıyor..onları her yaşta çocuk görmelerınde ısrar ederek evlensede yavrusunu hep düşünen görünmek isterler..lakin durum vaziyet bu değildir..kız annesi kızına erkek annesı oğlunun evli iseler artık büyüdüklerini kabul etmelerı gerekır..yuva sahıbı olmuşlarsa bu bir anne için şükür sebebidir..eğer bu durumun tersi oluyorsada hakkın yerini bulması için dua edelım.. hak olanı yapalım batıla tevessül etmeyelım..
      bir erkeğe çalışmak kadınada Allah ne verdi ise eşi ne kadar getirdi ise onu usulüne uygun tasarruf etmek düşer..ve bir müslüman her zaman çok çalışmayı aktif olmayı pasif ve tembel olmamayı hak eder..ona yakışanda budur.. Bu konuyla ilgili bir alıntı yazıyı sizinle paylaşmak istiyorum inş..
      -ÜÇ HAYIRLI DİNAR-
      Rasulullah(sav)Efendimiz şöyle buyuruyor:İnsanların infak edeceği dinarların en faziletlisi; kendi ailesine harcamakta olduğu dinar, Allah yolunda binek hayvanına harcamakta olduğu dinar ve Allah yolunda arkadaşlarına harcamakta olduğu dinardır.(müslim ,tirmizi)
      Bu hadisi şerif evvela müslümanları çok çalışmaya,helalinden servet sahibi olmaya sevketmektedir.Çünkü Allah yolunda harcayabilmek için servete ihtiyaç vardır.Servet ise öncelikle çalışmakla elde edilir,Sonra bu hadisi şerif , aile hayatının değerini ve önemini hatırlatmaktadır..İnsanın ailesine ve çocuklarına infak edeceği bir paranın en hayırlı para olacağını haber vermektedir.Yine bu hadisi şerif,müslümanlara Allah yolunda fedekarlığı tavsiye etmektedir.Müslümanlığı ve müslüman yurdunu düşmanlardan korumak için beslenen atlara ve bu uğurda savaşlara atılacak gazilere sarfedilecek paranın sevabı,fazileti çok fazladır..
      inş. bu bütün söylenenlerden anlaşılıyorki bir müslüman çalışmalı boş oturmamalı hatta bir işi bitirdimi ötekini yapmalı..demekki şeytan bu kadar ilgili bizle..bizde ona fırsatlar sunmayalım inş.

  30. gulbeyaz diyor ki:

    ahir zamanda musluman olmak,
    guzel bir soru sormussunuz.neden (BAZI!) kadinlar zengin hatice validemiz gibi alcakgonullu ve itaatkar olmakta gucluk ceker?
    hz.hatice kimdir.3 kocasinin da vefatlarina sahit olmus,3 yetim yavruyla dul kalmis hayatin zorluklarini yasayip varlikli olmasina ragmen ,dunyadan sogumus 40 yasinda olgun bir kadin .ve peygamber sav e asik oluyor.olgunluk arti ask hz.hatice demektir.
    isin bu tarafini edebiyat olsun diye yazmadim,insanin beseri noktalarina dikkat cekmek istiyorum.
    gunumuzde ailelerin erkek/kiz evladi ne kadar hayata hazirladigimiz malum.kariyer ve para odakli yetistiurilen,bencil ve simarik cocuklar evliliklerinde de doyumsuz oluyor.ve sirf kendini seven artik baskasini sevemiyor.fedakarlik yapamiyor, univ.lerde insana insan olmak degil,doktor,ogretmen,muhendis olmak ogretiliyor.univ.,para birseydir ama hersey degildir.yani kotu olana sebep insanin sahsioyetsizlik ve hamligindadir.kisilligi oturmamis bir erkek de kisiliksiz bir kadin kadar evliligine ve partnerine zarar verir.
    evlilikler kurtarilmak isteniyorsa cocuk yetistirme ve egitim sistenminden konusmaya basklamk lazim.

  31. Ahsen diyor ki:

    Meselenin özetine burdan abkamak gerekiyor aslında:

    “”Madem erkekler bizim din kardeşimiz ve dostlarımız; niçin o zaman dindar kadınlar sadece kadın haklarını savunuyorlar? Erkekleri din kardeşi, veli ve dost olarak görmüyorlar mı? Neden insan hakları değil de kadın hakları savunuluyor? Neden bu ayrımcılık?”"”

    Ülkemizde birçok konuda ne yazıkki bir ayrımcılık söz konusu.
    Bizim temel problemimiz bu ; kendi haklarımızı savunurken diğerinin hakkını önemsemiyoruz.Kendimiz olunca dünyayı ayağa kaldırabiliyoruz ama bir başkası için bu zahmete katlanmıyoruz.Bütün sorunlarda burdan kaynaklanıyor.Netice olarakta birbirine düşman iki cins iki parti iki grup vs ortaya çıkıyor.Savunma kaçınılmaz oluyor.Müslümanların gözetmesi gereken en önemli adalet duygusu budur bana göre.Yani kendin için istediğin bir şeyi hakkın olanı başkası içinde istemek.
    Sema hanımda bu konuda sadece kadınlar mağdurmuş gibi şiddetle kadınları savunup erkekleri kötü gösteren “kadın hakları savunucularını!!” eleştirmiş haklı olarak.

  32. seymen diyor ki:

    yorum değil

    “Kadının hayatın zorluklarını gözü kesmiyor” yerine
    ‘Hayatın zorlukları kadının gözünü kesmiyor’ olmalı gibi.

  33. feyza diyor ki:

    sa.Hem beylere hem hanımlara tavsiye ettiğim benımde çok istifadesini gördüğüm bir kitap..
    yazar:NURETTİN YILDIZ
    Kitap:Hanımlar için inciler
    Bu ve benzeri kitaplardan veya çocuğa dair konulardan veya takvim yaprağından hadisleri akşam çay saatimiz için A4 kağıdına notlar alırım.. bu ıkı sayfayı geçmez..eşim çocuğum çay yudumlarken ben de elime bu hazine kadar değerli bu kitaptan veya yazdığım diğer kısa notlardan okurum..hem kendım istifade ederım hem de eşimin bir müslüman kadının hali nasıl olursa onunda bu hudutlara riayet edebılmesınde yardımcı olmaya çalışırım..hepimizin nefsi var onu dizginlemek sadece bizim elimizde değil yanımızdaki eşimizinde bize bu konuda yol gösterip yardımcı olması gerekir..nher nekadar ben şahsi olarak sen bana haksızlık ediyorsun desemde bu ancak bir kavgayı fitiller oda kendınce haklıdır belkı..ama bilen bir insana danışmak hem kendı hatamızı gösterır bıze hemde eşimizin eksıklığını gıderır..biz çocuğumuzun annesi eşimizin haramdan sakınıcısı olarak önce kendı benlığımızı dizgine almalı daha sonra aılemıze nasıl faidelı oluruzun telaşında olmalıyız…. hayata niyelere boğulup çok soru sormaktansa az öz olup sukut altındırın zevkine varmak her zaman daha kazançlı olmaktadır..

    • Özden diyor ki:

      Feyza hanım çok doğru söylüyorsunuz ilk defa hic bir kesimi kotulemeden sorun üretmek yerine çözüm sunan bir yorum okudum. Teşekkürler

      • feyza diyor ki:

        Rica ederim Özden hanım,bu sitedeki maksadımız inş.eksiklerimizi gidermektir..sorunları zaten biliyoruz önemli olan çözümüne katkı sağlamak..el birliğiyle inş. sorunlarımızın üstesinden gelicez ve bir müslümanın aile hayatı nasıl mutlu olması gerekıyorsa öyle olmasında yardımcı olucaz..Allah son kalemiz aile hayatımızı korumamızda bizlere yol göstersin yardım etsin yalnız bırakmasın inş..

  34. dağdeniz diyor ki:

    bu yazıyı eleştirenlere diyecek bi söz bulamıyorum. ben bu yazıdaki örnekleri çevremde çok görüyorum ve doğrudur. başını kuma gömenlere ne deyim. ve kadınların psikolojik işkenceleri inanın çok büyük yıkımlara sebep olmakla beraber görülmek istenmez.

  35. hüseyin kılınç diyor ki:

    yöneticiliğini yapmış olduğum sayfada yayınladım yazıyı… platformumuz üyelerince öyle dualar alıyorsunuz ki…

    sadece geçtiğimiz yıl 120 bin yuva çöktü. ortalama ikişer çocuktan 240 bin parçalanmış aile çocuğumuz var. bu evlatlarımız hakkında gündem oluşturmayan, çabalamayanların suni “kadına şiddet ve cinayet” gündemleriyle yuvaların yıkılmasına seyirci kalınması içimizi yakıyor. yıkılan yuvaların enkazları altından “kurtarın beni” diye feryat eden minicik yavruların cılız feryatları var. ve enkazların başında kimsecikler yok. “kimse var mı” diye soran….. maalesef….

    https://www.facebook.com/photo.php?fbid=550540058329473&set=a.477064499010363.133910.477033109013502&type=1&theater

    • Necmettin diyor ki:

      Zaten o bitmez tükenmez kadına şiddet yaygarası ve ülkemizde binlerce erkeğe kelepce vurup ailesinden uzaklaştırarak erkekleri sindirmeye yönelik devlet destekli feminist eylemlei sonuc veriyor.

      Buradaki yorum yapan coğu hanımlarda aynı yolda. Hic samimi değiller. Aileyi düşüneceğine hep o alışık nakarat… kadınlara zulüm dursun vs.

      Kimse sormuyorki neden kadınlar ailelerini terk ediyor neden boşanmalar coğunlukta hep kadın taraftan geliyor?

      Güzel ülkemizi her cocuğa hayatı boyunca unutamayacağı yaralar acan kadınların boşanmaları bitirecek!
      Sonumuz hic şüphesiz bu dul kadınlar topluluğu olacak!

  36. Mehmet GÜN diyor ki:

    Sema Hanım, Allah razı olsun.İnşallah bu düşünceleriniz, tüm kardeşlerimiz arasında yaygınlaşır.Biz her türlü sorunumuzun çözümünde, Kur’an ve Sünnetin hakemliğine başvursak ve Onların hükümlerine razı olsak, hayatımız daha da güzelleşir ve kolaylaşır. İmam ı Gazali’ nin bir sözü var: “İnsanın başına ne bela gelirse Hak’tandır, ama geliş sebebi Hak’tan ayrılmaktır.”

  37. ALİ diyor ki:

    çocukları büyütüp sonraında boşanmak en güzeli olacak.aşkla bekliyorum o zamanı.

  38. nermin diyor ki:

    sema hanım tesbitleriniz cok güzel ama tam tersi erkekler de mevcut.hem de çevremde bolca var.

    duyarsız,bencil,şükürsüz erkekler…

    ama herkes bu yazıdan kendine düşeni alıp hatalarını düzeltmeli.

    yazılarınızı,kitaplarınızı okuyorum radyo programlarınızı tekrar tekrar dinliyorum.hatalarımı farkedip kendime çeki düzen veriyorum.çok farklı bakış aöıları kazandırıdnız.Allah razı olsun.

    arkadaslarıma tavsiye ediyorum kimi beğeniyor kimi de sizin 1-2 yazısnızı daha önce okumus hep erkekleri koruyor diyerek bastan sizi tamamen reddediyor.halbuki hal ve tavırları
    ile eşini eziyor farkında degil.

    1-2 yazı okuyarak reddetmemek laızm.bütüne bakmak lazım.sema hanım her iki tarafı da elinden geldigince adaletli olarak savunuyor.

  39. Özden diyor ki:

    Cevaplayan arkadaşlara katılıyorum aslında. Sema hanımın yazısında bir çok şeyi doğru da buluyorum ama hiçbir şeyle mutlu olmayan kadınlar basit seylerle mutlu olan erkekler yalnızca kadın haklarını savunan ”dindar kadınlar” gibi genellemeleri doğru bulmuyorum. Kadınlara haksızlık yaparak erkeklere yada tam tersi erkeklere haksızlık yaparak kadınlara haklarını veremeyiz. Siz dindar kadinlardan aklı selim düşünen kadinlardan korkmayın onlar sizin hakkınızı verirler. Feministler hanımlarınızın beynini yikayacak diyede endiselenmeyin eslerinize güvenin Allah’tan korkan kimseye haksızlık yapamaz kul hakkıyla ahirete gidemez. Dindar hanımlar sadece kadın haklarını savunmaz erkek haklarını da insan haklarını da hayvan haklarını da savunur hicbir canlı türüne haksızlık yapilmasina izin vermez. Siz korumaniz gereken hanimlarinizi degisirler simarirlar gibi endiselerle kendinizden uzaklaştırırsanız işte o zaman korkun feministler onları o zaman çok kolay etkileyebilirler.

  40. Ahir Zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

    gülbeyaz hanım hep sürekli kadını savunuyor okuması ve çalışmasını ilginç gerekçelerle destekliyorsunuz..ben kadın okumasın demiyorum ama okuyan kadın neden eskisi gibi olamıyor neden birden değişiyor okumak kadını kocasına karşı neden diktatör kılıyor neden asi kılıyor..üniversitelerde kadınlara nasıl koca ezilir derslerimi veriliyor? yoksa bizim bacılar hakikaten diplomayı kocaya koz olarak mı kullanmayı öğreniyorlar?

    kadının okuması ve çalışmasının etkileri neden aileye,kocaya çocuğa pozitif yansımıyor neden diplomalı bacılar evliliklerinde mutsuzda köylü kızı ayşe mutlu? bunlara verilecek tatmin edici bir cevabınız varsa söyleyin..

    ayrıca yeri geldimi sürekli hz.hatice validemizde dem vurulur..peki o halde hz.hatice annemiz çok zengin olduğu halde yani bugünkü modern anlamıyla kendi ayakları üzerinde duran ekonomik özgürlüğü olan bir kadın olduğu halde neden peygamberimiz(s.a.v)’ karşı asi olmamış itaatte kusur etmemiş,kendi zenginliğini efendimizin başına kakmamıştır..bütün bunlar irdelenmelidir modern paralı müslüman kadın neden hz.hatice gibi olamıyor bunu sorgulamalı bence hem paralı hemde kocasına hürmetkar,itaatkar nasıl olunur hz.haticeden öğrenilmeli eğer öğrenilemiyorsa o halde kalkıpta ekonomik özgürlüklerden dem vurulmamalıdır…

    • Necmettin diyor ki:

      Allah sizden razı olsun cok doğru yazdınız.
      Bu Islam’ı kullanan feministlerin özelliği bu. Hep işlerine geldiği yerde Islam’ı referans alırlar.
      Bilakis sahtekarlıkları ordan belli oluyor. Işlerine gelmedimi hadisleri yok sayıp ayetleri bile kabul etmiyorlar.

      Bizim toplumda görülen acı gercek şu:
      Ekonomik gücü ele alan dindar olsun olmasın her kadın kocasına isyan edip hemen aşağılamaya ve onu ezmeye başlar ve iş kocayı boşamaya kadar gider. Bu bariz haksızlığı hic bir vicdan sahibi insan inkar edemez ülkemizde.
      Veriler ortada: Son 10 yılda 1 milyon boşanma.
      Boşanma davalırının nerede ise hepsi ekonomik özgürlüğünü eline alır almaz zalimleşen kadınlardan.

      Hala israrla beyni yıkanmışlar hep kadın eziliyor zalim erkekler sabah akşam kadın hakları diyor.
      Yetmiyormu 1 milyon karşı örnek?
      Kadınlarımızı kim böyle canavarlaştırdı ve aile hayatına düşman etti ey müslümanlar?

      • Özden diyor ki:

        Necmettin bey siz erkek kadın ayirmadan kimse ezilmesin demiyormuydunuz. Şimdi ekonomik gücü ele alan dindar olsun olmasın ”her kadın” kocasına isyan ediyor… diyerek sema hanıma bile haksızlık etmiş olmuyormusunuz. Her kadın demek istemediniz galiba kelimelere takilmak istemiyoruz ama sizi kadın düşmanı sanmasinlar canavarları düşman edinmek niyetindemisiniz

      • Fatıma diyor ki:

        “Bizim toplumda görülen acı gercek şu:
        Ekonomik gücü ele alan dindar olsun olmasın her kadın kocasına isyan edip hemen aşağılamaya ve onu ezmeye başlar ve iş kocayı boşamaya kadar gider.”

        Necmettin Bey, başka zamanlarda da ikaz edildi bu tarz söylemler. Lutfen ama lutfen genelleme yapmayınız. Sizin nezdinizde herkese bir kere daha söylemek istiyorum, arkadaşlar hak söyleyeyim derken hakka girmeyelim. Hadi ben sizin yazınızı okudum Necmettin Bey ve çalışan-ekonomik gücünü eline almış biri olarak söylediğiniz vasıflara sahip değilim elhamdulillah ve size hakkımı helal ediyorum. Ama ya bu genellemeye dahil olmayan ve size hakkını helal etmeyen olursa… Lutfen dikkat edelim arkadaşlar.

        • Necmettin diyor ki:

          Fatima ve Özden hanım

          Kimseyi şahsen suclamıyorum. Sadece toplumda genel gercekleri konuşuyorum.
          Son 10 yılda 1 milyon boşanma olaylarin coğu ekonomik özgürlüğünü eline alan kadınlar tarafından geldimi gelmedimi ülkemizde? Büyük şehirlerimiz ahlaksızlıkla boğulan adeta dul kadınlar cumhuriyetine döndümü dönmedimi? Lütfen insaf gösterinde bir cevap verin.

          Bir kere bu bilinen gercekleri itiraf edelim. Bütün mahkemeler ve avukatların verileri hep bu yönde.
          Bu güzel sitede bile gelip kocasını nasıl boşadığıyla övünerek demagoji yapanlar var.

          Kutsal aile kurumunu yıkan ülkemizde coğunlukta kadındır demek. Istisnalar bu acı gerceği değiştirmez.
          Cözümde mantıken ordan başlamalı! Gerisi hep nafile boş konuşmalar.

          Bizim hanımlarımız aileye sahip cıkmasa bu kurum bizdede bizzat yaşayarak şahit olduğum Avrupada gibi yok olacak!

  41. Özden diyor ki:

    İnanamıyorum erkeklerin durumu bu kadar vahim mi? Kadınlar bu kadar zalim mi? Neden bizim etrafımızda durum böyle değil. Benim etrafımda ben dahil bir çok kadın sözlü şiddete maruz kaldığı halde çocukları babasından ayrı kalmasın üzülmesin diye eşlerine büyük bir sabır gösteriyorlar. Eşlerinden izinsiz dışarı çıkmadıkları için anne ve babasını ayda bir zor görüyorlar. Güler yüzlü sevecen davranmalarına rağmen kocalarının şikayetleri bitmek bilmiyor. Her konuda onun iznine göre hareket etmelerine rağmen kocaya itaat etmiyorsun diye yakarışlarını sineye çekiyorlar. Peki bu dindar geçinen erkeklerin kocaya itaat konusunu suistimal etmesine ne diyeceksiniz? Gerçekten samimi saliha hanımların bazılarının eşleri bu konuyu suistimal ederek eşlerinin haklarına girmiyorlar mı? Sılayı rahim bir tek erkeklerin akrabaları için mi geçerli. Anne baba hakkı bir tek erkek ana babalarına mı mahsus bir şey. Biz eşlerimiz işten geldiğinde guler yüz göstereceğiz de erkekler bunu bizden niye esirgiyor. Sabahtan beri ne yaptın ki akşama kadar boş boş oturuyorsunuz ne iş yapıyorsunuz diye ev hanımlarını küçümseyen erkekler eşlerinin yalnızca bir teşekkür bir eline sağlık demesini beklediğini bilselerdi asıl o zaman mutlu huzurlu yuvalar olurdu etrafta. Kadınlar çok şey istiyor erkekler küçük şeyle mutlu oluyor diye bir genelleme yapılırsa az seyle yetinen kanaatkar hanımlara haksızlık yapılmaz mı? Benim etrafımda kocasından yalnızca biraz olsun takdir edilmeyi isteyen bir çok hanım var. Takdir üretir tenkit tüketir sözünü bilmeyen erkekler sözde cok sevdiği koruduğu hanımlarını günden güne tukettiklerini keşke bilselerdi

    • ahmet diyor ki:

      Toplumumuzda her iki türlü istismar ve yanlış davranıştan kaynaklanan olumsuzluklar var.. Bunun sebebi geçmişten geldiği gibi yaşanılan aile hayatı,tüketim ahlakının tatminsizliği, şükürsüzlüğü ve başkasına benzeme arayışı… Bunlar çoğaltılabilir.Sukunetle her iki tarafında bu konudaki eksiklik veya yanlış davranışını düzeltecek şekilde destek yardımlaşma ve bilgi aylaşımı gibi hususları canlı tutmaktır… Şikayet psikolojisi yerine yenileiyic teşvik edici bir yardımlaşma halkası olurşturmak en güzelidir. Teşekkürler..

    • Necmettin diyor ki:

      Ozden hanim,

      tabii erkeklerin durumlarindan haberiniz yok cünkü hangi erkegin drami medyaya yansiyorki?
      Bu ülke hem medyasi ile hemde etkili kadin haklarini koruma örgütleriyle sabah aksam sadece kadinlarin hep ezildiginin masalini artik herkese inandiracaklar. Bilinen bir gercek olarak bizim toplumda ezilen erkek utancindan sesini cikaramiyor. Bosanan ve acimasizca hayati boyunca eski eslerinden sömürülen babalarlan bir gidin konusun. Ama sessizce acilari sineye cekiyorlar nerde ise hepsi. Siz erkek haklari koruma örgütü diye hic birsey duydunuzmu ülkemizde?
      Ben bir mümin ve insan olarak cinsiyet fark etmeden kimsenin ezilmesini istemiyorum.
      Kadinlarimizinda zulüm gördügünü kabul etmeyen zaten yok.
      Ama feministler Sema haniminda belirtdigi gibi bütün dünyada erkeklere nefretlerinden dolayi erkeklerinde ezildigini kattiyen kabul etmezler. Hatta hakli görür ve alkislar.
      Bu insanlik disi irkci zihniyet her beynini esir aldigi kadindan zamanla bir duygusuz canavar yapiyor!

    • ersan baslar diyor ki:

      valla ozden hanim ev hanimlari sabahtan aksamma dek cocuk yoksa eger bos bos oturuyolar eet aynen katiliyorum sema hanimin laflarina da aynen katiliyorum super yazmmis keske herkes onun gibi olsa ben zaten evlenmeyi kesnlkle dusunmuyorum bunlari duyduktan sora alla feministlerin serrinden korusun hepimizi kadinlar calismali erkege bagimli yasamamali kesnlkle

      • Özden diyor ki:

        Sizin evlenmeme karariniz isabetli olmuş. Ev hanımları cocuk yokken de neler yapıyor lütfen anneciginize sorup öğrenin.

        • ersan baslar diyor ki:

          eet neler yapiyomus annem gibi ev hanimi bulunmz zaten camasir mi diyosun makinesi var bulasikmi diyosun makinesi var kolay yikanir utuyu de bi zahmet yap artk hee bi de magarada pisligin altinda insaat tepelerinde calisan adamlar var onla bunu kiyaslarsan anlarsn demek istedigimmi hangisi daha zormus

          • esra123 diyor ki:

            erkeklerin işi tabi daha zor olacak,kadın da mı inşaatta çalışsın yani?bu mu istediğiniz?

          • Gulbeyaz diyor ki:

            Ersan bey , once emege saygi diye bir ifadeyi Zihin lugatiniza koymaniz lazim, cunku insana saygi duyulmayan yerde emege de saygi olmaz.
            Artik isleri telnoloji yapiyor, ev hanimi camasiri makineye koyuyorsa,insaatteki adamda boru izalosyonunu teknoloji kullanarak yapiyor, kazakistanda,rusya da Tum insaati kadinlar yapiyor, cunku beden gucune luzum yok.(oralardan evlenmeniz isabet olabilir, Gul gibi bakarlar size,nazenin ruhunuzu muhafaza edersiniz.) Ev hanimi lavabolari ovuyor, hantal hali makinelerini kullaniyor, misafirini agirliyor, evini ilmi sohbetlere acip esinin Kazancini bereketlendriyor.
            Olayi dogru okuyalim bu , kadin-erkek rol catismasi degil yoksul-zengin refah catismasidir.

          • ersan baslar diyor ki:

            esra123 calisabilir kadinlarda bunda mahsur goremiyorum insaatlarda bakın rusyada calisiyolarmis insaatta

          • ersan baslar diyor ki:

            kadin erkek esit demiyomuydunuz o zaman siz de eve para getirin baskalarinin agiz kokusunu cekin kendi evinizde yaptiginz isleri buyutmeyn bence ev hanmliggi basit bisi evindesin ustune ustluk istedigin zaman tv izleyebiliyosun istedigin zaman yatabiliyosun isyerinde bole yapabilirmisin tabiki hayir siz demiyomuydunuz ekonomik ozgurlugumuz olsun diyen o zaman calisin iste calismak ibadettir feminist bozuntuları para yemek kolayiniza geliyo tabi dogal sizin gibiler icin

        • ersan baslar diyor ki:

          o zaman biz ev isi yapalm siz calisin ozden hanim mademm ev isi zor

          • ersan baslar diyor ki:

            allah hepimizi sizin gibi feministlerden korusun

          • esra123 diyor ki:

            yapmayın Allah aşkına,”ev işi zor”dedirticek kıvama siz getiriyorsunuz ondan sonra da,”madem öyle çalışın”diyorsunuz.hiçbir kadın evişi yapmaktan şikayet etmez,seve seve yapar.ama erkeklerin,”amaaan bu ev hanımları da napıyoki,kocasının getirdiğini yiyiyo anca,ev hanımlığı dünyanın en kolay mesleği”türünden dalga geçmeleriniz,kafa bulmanız hanımları üzüyor

          • Özden diyor ki:

            Benim soylediklerimden bunu anladiysaniz size başka bir şey söylemeye gerek yok. Ama ben iki çocuğumu büyütürken ev islerimide zevkle yapiyorum eşim Allah ondan razı olsun takdir ediyor benim sözüm etmeyenlere

          • Özden diyor ki:

            Bana feminist demişsiniz bunu hakaret olarak algiliyorum ve sizi Allah’a havale ediyorum. Benim yazdıklarımı tekrar okusaniz pişman olacaginizdan eminim. Özür dilemenizi bekliyorum.

          • esra123 diyor ki:

            ersan bey,esas çalışmaya yeltenen kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan kadınlara feminist denir benim bildiğim..ama tabi çalışan kadın sizin gibi erkeklerin işine geldiği için,ve ev hanımlığını kutsal meslek kabul etmeyip,kadınlarınızı sokağa döken sizler için omuzlarınızdan yük gittiği için ev hanımı yerine çalışan hanım istiyosunuz dimi?bide ev hanımlığını övenlere feminist deme densizliğinde bulunarak.bence asıl siz feminist ayakları üzerinde duran güçlü hanım istiyorsunuz…

          • tugbaakbeyinan diyor ki:

            yorum yapmayayım dedim de dayanamadım:) sizi okuyanda bütün erkekler inşaat işçisi sanacak.:) birilerinin işini hafife alarak değer kazanamayacağınızı anlasaydınız keşke. kadına ne yapıyprsun ki diye kendinize saygı duyduramazsınız hiç bir zaman. ayrıca söz ettiğiniz sanırım eşini işe çocuklarını okula gönderen hanımlar için geçerli.küçük çocukları olan biri olarak hem sakin kalarak hem de yardım almadan rutin işleri yapabilme başarısı gösterebilirseniz yer değiştirelim derim.
            bir de onayladığım için değil ama sizin erkek işi dediğiniz şeyleri hanımlar zaten yapıyor. üstüne ev işlerini yapıyor ve çocuklarıyla ilgileniyor.
            yani ne iş yapıyorsunki yerine daha saygın cümleler bekliyoruz sizden ve sizin gibi düşünenlerden.artık daha yeni cümeleler kurun derim .
            bir de saygı duyulmasını isteyenler saygın olmayı ihmal etmemeli

          • ersan baslar diyor ki:

            tugba hanim erkekler yapsin o isi siz de ise gidin kabul edermisiniz yoksa etmeyip evde kadin programlarinami talimm edersinz bos insanlarin yaptigi gibi kusura bakmayn bbence ev hanimliginin zorlugu yoktur

          • tugbaakbeyinan diyor ki:

            bakın siz bir şeyi karıştırıyorsunuz. çalışmak çok kolay demiyorum ben, yani sizin yaptıgınızın aynını yapıp erkekğin yapığı işi hafife almıyorum. ama siz hem kadının yaptığını hafife alıyorsunuz hem de kadınlardan saygı bekliyorsunuz. işte bu imkansız diyorum. hepimiz her adımı Allah rızası için atarsak bir anlamı olur-kimin attıgına bakmadan-

            o sbeple kadın da erkekte söylediği, yaptığı sünnete uygun mudur diye sormalı? bence siz de sorun kendinize bu uslubum Efendimizin usubuna ne kadar denk düşüyor diye…

          • ersan baslar diyor ki:

            tugba hanim ben de diyorum ki hersey esit olmali cocuk bakmak elbette zor bunu inkar eden yok ama cocuk bakimi da en fazla 4-5sene suren bi olay yani hayat musterekse herkes calismali diyorum ustelik hayat zor ve pahalı bilmem anlatabildimmi

          • tugbaakbeyinan diyor ki:

            kafam karıştı…siz de çalışsın mı diyorsunuz? neyse size cevabı ben vermeyeyim, burda size itiraz edecek o kadar çok bey var ki:))

      • esra123 diyor ki:

        kadın evde otursa;”hazır yiyiyor,boş boş oturuyor,Allah’ın hazırcısı”derler.çalışsa günah olur şeriata uymaz.bu kadınlar ne yapsın daha anlayamadık gerçekten….

      • ersan baslar diyor ki:

        esra123 calisan kadin feminist demedm ben yanlis yorumlama bazi seyleri arti ev hanimligi kutsal deil benm gozumde bos oturan kadnlara snir oluyorum sadece onlar da erkekler gibi calissin calisan bayanlar bu soledigimin disinda zaten artik hayat musterektir hanimefendi ekonomik katki saglamak zorundasin sen de

        • alieren diyor ki:

          ersan başlar

          nerden başlasam bilemiyorum! sen neler söylüyorsun hem millete feminist diyorsun hemde en büyük feministliği sen yapıyorsun.ne demek ev hanımlığı kutsal değil? ne demek kadınlar ekonomiğe katkı sağlasın? senin ya bu konularda hiç bir bilgin yok yada bilerek bu sitede feminist propaganda yapıyorsun.bu ülkede aile düşmanı feministlerin kadınları çalıştırmak için gösterdiği gayreti görmüyormusun? valla bence sen bu konularda bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmuşsun.

          • Özden diyor ki:

            Alah razı olsun sonunda bir bey Ersan beyin cevabını verdi. Alieren bey çok doğru söylüyorsunuz bencede Ersan bey bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmuş.

  42. alieren diyor ki:

    sema hanım

    hakikatten siz bu ahir zamanda eşine az rastlanır bir insansınız. bu millet sizinle ne kadar iftihar etse azdır.inancım tamdır ki zehirli fikirler ile pusuya düşürülmüş müslüman kadını sizin rehberliğiniz ile düştüğü yerden tekrar kalkıp dirilecektir.

  43. irfan diyor ki:

    Sema hanım
    Allah sizden razı olsun. Yukarıda necmettin beyin söylemlerine aynen katılıyorum. Aile ve sosyal politikalar bakanlığını en çok siz hak ediyorsunuz sadece benim fikrimde değil bu güzel ülkem gitgide bataklığa doğru gidiyor birkaç medya kanalı resmen oynuyor ve rollerinde başarı oranı artarak devam ediyor at gözlüklerini çıkarmamız lazım ne örf adet ne saygı ne de kültürümüz kaldı ve gitgide dahada kötüye gidiyor Allah sonumuzu hayır etsin.

  44. Necmettin diyor ki:

    Gizli feministlerin zoruna gitmiş bu yazı. Yemin etmişler erkeğe hic bir hak vermeyecekler!

    Demekki doğru yoldasınız Sema hanım. Durmak yok yola devam!

  45. gulbeyaz diyor ki:

    neden kadin erkek karsi karsiya getirilen yazilar yaziliyor,ne menfaati var?birseyin altini czimek ile tekrara dusmek farkli seylerdir.kim yazarsa yyazsin surekli “kizistirici”soylemler hicbir tarafa sulh getirmez.”evlilik okulu yazilari” hos ama bu tarzi “garipsiyorum”.
    “Benim etrafımda ezilen kadın yok, daha çok ezen kadın var”bu, sozun sahibinin kisisel kanaati,bir baskasi tersi bir tecrube yasamis olabilir.kanunlar A mahallesi,Bmahallesine gore mi duzenlenecek?
    “Eğer tam tersi olsaydı; kadınlar beden gücü olarak erkeklerden daha güçlü yaratılmış olsalardı etraf gözü mor gezen erkeklerden geçilmezdi” bu ne demek?anlamadigim icin soruyorum.ben bu sozun sahibini tanimiyosam ,bende su fikri olusturur.bu kizcagiz kuccukken anasindan 5 ogun dayak yerdi,babasi elinden zor alirdi.
    analitik dusunmek gerekl yani bir seyi tamamen red yada kabul degil,iyisini alip kotusunu birakmak ,muhasebe ve muhakemeden uzak toptanci yargilama kolayciligindan kacmak lazim.kadin haklari neden heyula gibi sunuluyor?egitim alan kiz cocuklari arttii ne guzel,kizkardesi okula giderken ,evde birakilan abi/erkke kardes var mi?zorla evlendirilen kizlara mudahele ediliorsa,zorla evlendirilen erkek de kalmamis olur.siz hic erkek kaciran kiz gordunuz mu?

    yazida ifade edildigi gibi ahlaki egfitim olmali,tavandan/kanunlar eliyle degil,tabandan/halk eliyle iyi insanlar yetistirilir.
    ilk paragrafta kadin haklarinin getirilerini dogru ve olumlu bulmussunuz,ama yine de feminist olmadiginizi isbatlamak icin epey caba sarfetmissiniz gibime geldi:) affola…

    • alieren diyor ki:

      sema hanım feminist olmadığını ispatlamaya çalışıyor ha!bu kadar gülünç bir laf ancak sizden çıkardı zaten.bence sizin gibi bu ümmetin içine girmiş truva atları bir şeyleri ispatlamaya çalışıyor ama maalesef hiç başarılı olamıyor.

      kadınları erkeklere karşı kışkırtan, yaşadıkları yuvanın dirliğini ve düzenini sağlamaması için her türlü yola başvuran ve bunun için yüce dinimiz islamı bile alet etmekten sakınmayaların ihtiyacıdır feminist olmadığını ispatlamak.

      ayrıca şunu söyleyeyim siz zaten feminist olamazsınız çünkü feministler bile sizin kadar radikal değil!

      • esra123 diyor ki:

        bence Gülbeyaz hanım radikal değil.sadece doğruları dile getirmiş.sizler sanki,dini kendi çıkarlarınız için kullanan erkeklere benziyorsunuz.kadınların yapması gerekenler,kocasına nasıl davranması gerektiği sanki fıkıh kitaplarında bildirilmemiş mi?o kitaplarda yazmıyor mu?sizler orada yazandan çok çok daha fazlasını bekliyorsunuz.erkekler bi kere şunu kabul etsin(ve tabi kadınlarda)MÜKEMMMEL kadın/erkek yok!
        Sema hanımın “erkek nasıl olmalı”yazısının altına niye;”Allah razı olsun”yazan erkek yok?yoksa işinize mi gelmedi?burada hanımların yapması gerekenleri adım adım takib eden sizler,acaba bir baba koca olma sorumluluğuna ne kadar sahipsiniz?bu devirde yaşayan kadınlara yani bizlere gerçekten çok acıyorum sizin gibi erkekleri görünce.

        • alieren diyor ki:

          sayın esra123 bana karşı yazmış olduğunuz bu yazıya cevap vermek kolay değil! yanlış anlamayın bu zorluk sizin mesnetsiz yazınızdan ziyade bu sitede sizin gibilerle eşit şartlara sahip olamamamdan kaynaklıyor.siz istediğinizi yazabiliyorsunuz ancak ben başımda keskin bir kılıç gibi bekleyen sansür belasıyla mücadele etmek zorundayım.yine yanlış anlamayın hakaret falan etmiyorum böyle şeyleride bana yapılmadıkça asla aklımdan geçirmem hakaret edeninde sansür edilmesi taraftarıyım.

          benim dini kendi çıkarlarım için kullandığıma dair mesnetsiz iddaanıza gelince,diyorum ki işte kuran işte sünnet sizin o fıkıh kitapları dediğiniz kitaplarla karşılaştırın ve daha sonra tabii iyi niyetli iseniz ve herhangi bir art niyet taşımıyorsanız bu fıkıh kitaplarının kuran ve sahih hadislere uygun olup olmadığına karar verin.

        • Necmettin diyor ki:

          Esra hanım

          Sizde biraz vicdan varsa az birazda gelin zalim kadınların esiri olmuş boşanmış ve amansizca sömürülen evlatları kendisine hem gösterilmeyen hemde babalarına karşı devamli kışkırtılan boşanma mağduru yüzbinlerce erkeğide acıyın bu ülkede.

          Eet iyi bir koca ve baba olmamız gerek. Amenna.

          Oda işte canavarlan evli olundumu cok zorlaşiyor!

  46. ahmet akkuş diyor ki:

    valla çok güzel ifade etmişsiniz.pekçok Kadını mutlu etmek hakikaten zoor. hem de çook zoor.pek çok erkek basit şeylerden mutlu olurlar.

  47. esra123 diyor ki:

    şimdiye kadar bu kadar erkeklerin tarafından yazılmış bir yazı görmemiştim.bu kadarı da biraz fazla değil mi?yazı biraz daha devam etse erkekleri pirü pak ilan edecek sandım.

    “Rabbimiz erkekleri korumacı ve merhametli yarattığı için erkeklerin çoğu şiddet uygulamıyor.”

    “Evet ezilen kadınlar var fakat ezilen kadınlardan çok çok daha fazla kadınlar tarafından ezilen, aşağılanan erkekler var. Erkekler evi geçindirme görevlerini yerine getiriyorlar. Adam bütün gün çalışıyor ve kazancını hanımının ve çocuklarının ihtiyacı için kullanıyor. Bunu takdir eden ve teşekkür eden kadınlar var elbette ama bunların yanında hiç bir şeyle memnun olmayan kadın sayısı da çok fazla.”

    Allah aşkına siz nerde yaşıyorsunuz?

    (Güler yüz, tatlı dil, yemek, yatak, huzur.)sanki yazıldığı kadar basit şeylermiş gibi…başıma mutsuz eden bi olay geldiğinde yüzümde güller açamaz değil mi?robot değilim benimde hüzünlendiğim zamanlarım vardır.belim ağrırıken kimseye yataklık edemem değil mi?

    bir de şu var,hangi erkek sevmediği bir kızla evlenmiş Allah aşkına,hangi güç bi erkeği beğenmediği kızla evlenmeye ikna edebilir?annesinin bulduğu kızla evlensin ne var yani?ana sözü dinleyene bişey olmaz.evlendiği kişi kötü olsa bile,Allah katında annesini kırmadığı için sevabı vardır.

    “Benim etrafımda ezilen kadın yok, daha çok ezen kadın var. “evet belli oluyor.ama noğlur etrafınızdaki dominnat kadınları referans alarak yazmış olduğunuz yazıları Türkiye’ye genellemeyin.çıkan yasaları beğenmeyenin daha iyi bir fikri olmalı ya da bunu yapanlardan daha iyi biliyor olmalı bu konuları değil mi?

    “Geçen aylarda bir okurum gönderdiği e-posta da şöyle diyordu. “Yirmi yılı bulan evliliğimde karım bana doğru düzgün kadınlık yapmadı, tedaviyi reddediyor, boşanmayı düşünüyorum fakat karımı ve çocuklarımı tehlikeli bir yolda bir başlarına bırakıp kaçacakmışım gibi geliyor ve onları bırakmaya kıyamıyorum.” yazmıştı.”

    çok merak ettim bunu yazan bey,acaba eşinin ön hazırlık evresini gerçekleştiriyor mu?karısına neden hoşalndığını sormuş mu?ne demişler emeksiz rahmet olmaz.kendileri hiç çaba sarfetmeden bi kadını ilişkiye hazırlamadan karşılarında cilveli istekli bi hanım bekliyolar.acaba kendi üstüne düşeni ne kadar yapıyorlar.
    erkeklerin hakları neden bu kadar kurcalanıyor?iyi huylu olan beyefendi olan erkeklerin hanımlarının hepsi “süper kadın” mı?niye bu herşeyi kadına yıkma ve erkekleri madur gösterme çabası.toplumda sadece belli bi elit kesim kadın,kocasından üstün ve sizde onları örnek gösterip yazıyorsunuz.
    benim evlenen arkadaşlarımın hepsi,kocasına sormadan kendi tarafına gidemiyor,ama kocaları her akşam dışarı çıkıyor ve bir “nereye”diye bile soramıyorlarmış korkularından.benimde çevremde böyle kadınlar var.bütün suç erkeklerin demiyorum elbette.ama bu kadar şiddet prtamında kimse erkeklerin uyguladığı şiddeti görmezden gelemez.tamam,bunda biz hanımlarında payı vardır muhakkak.ama bir erkeğin iyi olduğu yerde sorun çıkmıyor.ve bazı uyanık geçinen hanımlarda bunu kendinden biliyor,”ben adam ettim bunu”diyor.halbuki bir erkeği hiçbir kadın değiştiremiyor

    • nermin diyor ki:

      bir de şu var,hangi erkek sevmediği bir kızla evlenmiş Allah aşkına,hangi güç bi erkeği beğenmediği kızla evlenmeye ikna edebilir?annesinin bulduğu kızla evlensin ne var yani?ana sözü dinleyene bişey olmaz.evlendiği kişi kötü olsa bile,Allah katında annesini kırmadığı için sevabı vardır.

      bu tesbitinize cok hak verdim.esra hanım.

      sema hanım buraya bir düzeltme yapsanız.sanki annesinin istedgi ile evlenen kötü bisey yapmıs gibi bir algı olusmus.

      benim de yaram var.medyada,gazletelerde dizilerde vb yazılarda hep anne-babanın istedigi ile evlenmek kötü birseymis gibi gösterildi.tabi istisnalar var ama genelde aklıselim anne-babalar ocouklarının iyiligini isterler.

      bilincaltımıza bunlar islendi.ama iyi ama kötü.

      bu algının yıkılması lazım.

      ben de bu kötü bilinçaltı ile iyi birsey yaptıgımı zannediyordum.cok yanlmısım.keske ailemin istedigi biri olsaydı.hem onların sözünü dinlemis olup sevap alırdım hem de hayatın sıkıntılarını tek basına karsılamak zorunda kalmazdım.
      onlar benim kiminle yapıp yapamayacagımı vb sorunları biliyorlardı.ama gencler bunu hayatın tecrübesizligi vb nedenlerden dolayı göremiyorlar.yas ilereleyip görünce de iş işten geçiyor.

      bu algının yıkılması icin geç de olsa ugrasılırsa cok güzel bir iş yapılmış olur.

      • esra123 diyor ki:

        “ben de bu kötü bilinçaltı ile iyi birsey yaptıgımı zannediyordum.cok yanlmısım.keske ailemin istedigi biri olsaydı.hem onların sözünü dinlemis olup sevap alırdım hem de hayatın sıkıntılarını tek basına karsılamak zorunda kalmazdım.
        onlar benim kiminle yapıp yapamayacagımı vb sorunları biliyorlardı.ama gencler bunu hayatın tecrübesizligi vb nedenlerden dolayı göremiyorlar.yas ilereleyip görünce de iş işten geçiyor.”

        bu sözleriniz herkese ibret olsun nermin hanım.sanki flörtle evlenenlerin evlilikleri çok mutlu!ama dindar insanlarda hata yapabiliyorlar,sanki görücü usulü evlenmeyi kötü birşey zannedip,nefsine yediremeyenler var.oysaki evlilik salt iki kişinin bir araya geldiği bişey mi?pek çok kız,”kocamı seviyorum ya,annesi önemli değil,ayda yılda bayramlarda görücem nasıl olsa”diye düşünüyor,halbuki o da senin kocanın bir parçası inkar edemezsin.sadece evleneceği kişiyi sevmek yeterli olsaydı,flörtle evlenenler şu anda çok mutlu olurlardı.ben bilakis,flört evliliklerinin çok daha ben merkezli evlilikler olduğunu düşünüyorum.hem yazıda denmişki,”erkek annesinin bulduğu kızla değilde,kendi bulduğuyla evlenince nişan düğün cenaze töreni gibi geçiyor,erkeğe annesi surat asıyor”denmiş.sanki kıza da baskı yapılmıyor mu?yani böyle bir durumda kıza da nişanı düğünü zehir olmuyor mu?görücü usuluyle de olsa,kaynana geline gıcık kapmışsa zaten her halükarda yapıyor yapacağını.hele bir de oğlu adaletli,uyanık,merhametli değilse vay o evlenen kızın haline!artık kaynanasıyla kocası arasında sürüklenip duruyor.kızın nişanı düğünü zehir olmuyor sanki,sanki bütün herşey erkeklerin başına geliyor.eğer anneler oğullarını bu kadar kıymetli görüyorlarsa neden evlendiriyorlar?ev geçindirmek yoksa kadınların mı görevi?eğer bunu da yapmayacaklarsa baştan söylesinlerde kimsenin gül gibi kızını yakmasınlar.benim anlayamadığım,bu sitede bazı erkekler hem herşeyde kadınları suçlu görüyorlar hem de bir bayan yazarın yazdıklarını destekliyorlar…bu bir çelişki değil mi?anlaşılan bir devir önce kadınların yanında yer almak modayken şimdi de erkeklerin yanında olmak moda oldu.sizler anadolunun bir köyünde yaşamıyorsunuz tabi.şehirde kafasına göre özgür yaşayan,modern kadınlara bakarak yorum yapıyorsunuz.o yüzden de sanki bütün kadınlar,erkekleri ezmek üzerine programlanmış gibi gösteriyorsunuz.

  48. Necmettin diyor ki:

    Sema hanım

    Allah sizden bir kez daha razı olsun.
    Sizin gibi mübarek mümin hanımlar oldukca bu ülkede bütün olumsuzluklara rağmen ümidimi kaybetmiyorum.

    Allahınızı severseniz siyasete girin aile bakanı olunda gül bahcesine dönsün ülkemde bütün yuvalar.
    Tekrar o bizi milletce her zaman güclü kılan sarsılmaz sağlam aile yapısına kavuşalım.

    Bu azrail tipi feminist bozgunculardanda kurtulalım!

  49. Eritrositbey diyor ki:

    Bir beyefendiden şöyle bir e-posta gelmişti: “Sema hanım biz erkeklerin evlilikten ve eşten beklentileri yüksek değil. Erkekleri mutlu etmek kolaydır. Bir erkeğin karısından beklentilerini saysanız beşi geçmez. Güler yüz, tatlı dil, yemek, yatak, huzur. Fakat kadınların beklentisi bitmiyor, kadınları mutlu etmek zormuş. Karımı mutlu etmek için çok uğraşıyorum. O mutlu oluyor fakat ben çok mutsuzum.” yazmıştı.
    aynen katılıyorum.

Yorum yapın