Kadın Lobisi ve Yargının Bağımsızlığı

01 Aralık 2018Sema Maraşlı44 Yorum »

7_bAile konusundaki kanunların görüşüldüğü bir hukukçular çalıştayında benden önce konuşan Hakim Bey 6284 sayılı kanun çıktığında, her şikayete gelen kadının kocasına 6 ay hapis cezası verdiğini söyledi. Kanuna göre 10 günden başlıyor ceza. Neden 10 gün değil de 6 ay evden uzaklaştırma verdiğini şöyle açıkladı:

“Erkek her denileni yapsaydı kadının şikayet etmeyeceğini düşünüyorum ve erkeklere akıllı olsaydın deyip işin içinden çıkıyorum.”

Hakim Beyin cümlesini tekrar okuyun, tekrar okuyun ve tekrar okuyun. Her yıl 150 bine yakın erkeğin evden atılma sebebini açıklıyor Hakim Bey. Sebep: “Erkeklerin kadınların her dediğini yapmaması.”

Erkekler köle mi ki kadınların her dediğini yapsınlar ve yapmadıkları zaman ceza alsınlar? Kölelik kanun yoluyla devam ediyor anlaşılan.

Bu nasıl bir zihniyet? Bu sözleri adalet dağıtacağını düşündüğümüz bir hakim söylüyor fakat problem şu ki bu bir hakim değil, binlerce hakim böyle. Evden atılan yüz binlerce erkek olduğuna göre hakimlerin zihniyeti genel olarak bu şekilde işlemeye başlamış.

Hakim Bey, evinden atılan, çocuklarından koparılan erkeklere “Sen de akıllı olsaydın” deyip işin içinden çıkacağını zannediyor. Sokağa atılan yuvası, dağıtılan binlerce erkeğin bedduasını alıyor ve işin içinden bir cümleyle çıkabileceğini zannediyor. Diğer tarafta zebaniler de onu ahiret mekanına götürürken yalvarmalarına karşılık “Sen de adaletli olsaydın” deyip işin içinden çıkacaklardır muhtemelen.

Hakim Bey başka bir cümlesinde şöyle söyledi: “Bir lobi var, kadına tapan. Kadın ne dese olmasını isteyen.”

İşin acı tarafı, Hakim Bey “kadına tapan o lobinin kölesi olmuş” farkında değil, kendine avuntular bulmuş.

Günümüzde kadına şiddetin tanımı da bu kadın sevici lobileri tarafından yapılıyor “Erkek kadının her dediğini yapmamışsa bu kadına şiddet sayılıyor.” İstedikleri yapılmayan kadınlar, fiziksel şiddet olmadığı halde psikolojik şiddeti bahane ederek erkeği şikayet ettiğinde erkek suçlu kabul ediliyor ve cezalandırılıyor.

Sadece ülkemizde değil tüm dünyada bir feminist tahakkümü var. En kötüsü ülkemizde yargı da bu feminist tahakkümünün altında kalmış. Adalet yerle yeksan olmuş durumda.

Hukuk sadece kadınlar için ve haksız bir şekilde işliyor. “Kadın beyanı esastır.” Diyen Adalet Bakanı’nın ve Aile Bakanı’nın olduğu bir ülkede ne kadar adalet olabilir?

Adaleti değil, kadın lobilerini memnun etmek üzerine kurulan bu sistemde, kim ne kadar mahkemelere güvenebilir?

Yargı üyeleri feminist tahakkümünün altında kalmışlar, adaletle hüküm vermeye korkuyorlar. Erkeğin kendini aklayacak delili olduğu halde feminist tahakkümünün etkisinde kalan hakimler, kadın beyanı karşısında erkeklerin delilleri kabul etmeyip erkeklere ağır cezalar kesiyorlar. Yargının bağımsızlığına artık güvenemiyoruz.

Feministler işlerine gelmeyen mahkeme kararları olduğunda adliyelerin önünde eylem yapıyorlar, “erkek adaleti” diye çığlıklar atıyorlar, sosyal medyada yaygara koparıyorlar; bu da hakimler üzerinde psikolojik baskı oluşturuyor. Feministlerin diline düşmekten korkan hakimler, mazlum üstüne basmayı tercih ediyorlar. Hak ve adaletle hüküm veren hakim sayısı yok denecek kadar azaldı.

Geçmiş geçmişte kaldı zannediyoruz ama aslında geçmiş hep devam ediyor. Hz. Musa zamanında erkek olduğu için cinsiyetinden dolayı öldürülen erkek çocukları gibi bugün de erkekler psikolojik olarak öldürülüyor. Bazı sapık ve caniler bahane edilerek medya dili ile bütün erkekler sapık ve katil ilan ediliyor. Kadın beyanı ile erkekler evlerinden atılıyor, çocuklarından koparılıyorlar. Sonra da onu evden atan karısına nafaka vermek zorunda bırakılıyorlar.

Ömür boyu nafaka, çocuk haczi, evebeyne yabancılaştırılan çocuklar, 18 yaş altı evli erkeklere yapılan zulümler, cinsel istismar iftirası ile hayatları bitirilen gencecik delikanlılar, aile babaları…Cinsiyetlerinden dolayı, sadece erkek oldukları için cezalandırılıyorlar.

Başörtülü kadınların da içinde olduğu kadına tapan, büyük bir kadın lobisi, erkeklere savaş açmış durumda. Erkeklere açılmış savaş demek aslında aileye ve vatana açılmış savaş demektir. Vatanı korumaya gelince kahraman ilan edilen erkekler, kadın karşısında köle yapılmaya çalışılıyor.

15 Temmuz’da tankları durduran, vatanı uğruna canını vermeyi göze alan erkekler, kadınlar karşısında yargı önünde adi birer suçlu görünüyor. Bu kanunlar böyle beş yıl daha devam etse ve ülke bir tehlike altında kalsa savunacak erkek çıkmayacak. Kadın karşısında sinmiş, ezilmiş erkeklerin vatanı korumasını beklemek gerçekliğe aykırıdır.

Menfaatçi ve korkak erkekler de bu kadın tahakkümünün kölesi olmuşlar ya görmezden geliyorlar ya da erkekliği bitirmek için kadınlara destek çıkıyorlar.

Allah rızası için; hak ve adaleti getirmek için bu zulümlerin karşısında duracak, mü’minlere ihtiyaç var. Bu kez önümüzde tank değil, sistemli çalışan bir kadın lobisi var. Bu lobi yıkılmazsa aile de vatan da memleket de kalmayacak.

 

 

 

 

 

 

Okunma Sayısı : 5.395

Yorum yapın

“Kadın Lobisi ve Yargının Bağımsızlığı” için 44 Yorum

  1. mustafa tahincioğlu diyor ki:

    6284 sayılı kanunda bahsi geçen 6(altı) aya kadar uzaklaştırmanın kriteri nedir.
    Kanunsuz ceza olmaz ilkesi gereği şiddetin her türlüsü şiddet ise her uzaklaştırma 6(altı) ay olmalıdır. Bugün medya haberlerinde 1(bir) haftalık uzaklaştırmalar okuyoruz, hele ünlü simalar darp raporu olmasına rağmen 3(üç) ay . O zaman aynı şiddete karşı farklı uzaklaştırmalar verilmektedir. Anayasa eşitlik ilkesine aykırı bir durum söz konusudur.

    • Abdullah BİR diyor ki:

      “6284 sayılı kanunda bahsi geçen 6(altı) aya kadar uzaklaştırmanın kriteri nedir”

      MAĞDUR ROLÜ YAPAN, ŞİDDETE UĞRADIM veya UĞRAMAK ÜZEREYİM BEYANINDA BULUNAN, YALANINA SIĞINAN KADININ ve AVUKATININ ŞİRRETLİK ve ERKEK DÜŞMANLIĞI, FEMİNAZİLİK DERECESİ, DARP RAPORU OLUP OLMAMASI, KADININ OYUNCULUK GÜCÜ ve BAŞARISI

      “şiddete karşı farklı uzaklaştırmalar verilmektedir.”

      EVET, BUNUNDA CEVABI YUKARIDA Kİ SEBEPLERLE AYNI. AYRICA, SÜRENİN MİKTARI DOSYAYA BAKAN HAKİMİN KADIN veya ERKEK OLMASIYLA DA DOĞRUDAN ALAKALI.

      “Anayasa eşitlik ilkesine aykırı bir durum söz konusudur”

      HUKUKUN ULUSLARARASI KABUL GÖRMÜŞ 3 TEMEL KARİNESİNİ ( 1-sucu ispat edilene kadar herkes masumdur, 2- savunma hakkı kutsaldır kısıtlanamaz, 3- iddia eden iddiasını ispatla mükelleftir)YOK SAYAN BİR YASADA KİM TAKAR TC ANAYASASINI

      Bu ülkede, bu konuda ADALET 6,5 YIL ÖNCE ÖLDÜ, HUKUK DA ÖLMEK ÜZERE

  2. İbrahim diyor ki:

    Bu yazınızı okuduktan sonra düşündüm ve size hak verdim geçengün tartıştık baktım bana karşı ağzını bozdu tokadı ağzının üstüne yiyince kedi gibi oldu çocukta yok zaten, dedim ben bunun kahrını niye çekeyim gittim boşanma davası açtım tabi ben boşanma davası açınca abiside benim kardeşime boşanma davası açtı inşaallah en yakın zamanda boşanıyoruz karım iki yuvanın yıkılmasına sebep oldu şuanda üzüldüğüm tek konu kardeşimin 3 çocuğu

  3. Veli diyor ki:

    Aile bakanlığı en büyük fiyaskosunu yapmıştır. Aileyi korumayı bırak yıkmayı. AKP de zinayı suç olmaktan çıkarıp apartları günü birlik kiralanan fuhuşhanelere çevirmelerine vesile olmuştur. Üniversitelerde tuvalatelere atılan ceninlerin sebebi, gizli kürtajların öncüsü olmuştur.
    Bırakın muhafazakarlıkla erdemli politikalar üretmeyi. tam tersine avrupa ve batının kölesi olmuştur. Her geçen gün yozlaşıyoruz.
    Resmi nikahlı evlenmeye protesto edin ey erkekler! imam nikahı ile evlenmeyi öne sürün. ve nasıl olsa zina suç değil. kimse de size niye birlikte oldun diyemez!…

    Bu bozuk kanunların önüne geçebilecekse eğer sözleşmeli şartlı evlenin.
    Artı kimseye güvenilemeyecek.

  4. Murat diyor ki:

    Bi hayat kesitimi anlatayım… ben eşimle severek evlendim.ilk evlendiğim zaman kaynanam kayınbabam ve o zaman nişanlı olan hanımım sen sinirli birisin sürekli diyorlardı. Velhasıl evlendik evlendikten sonra eşimle aramda sıkıntı olmamasına rağmen durduk yere sürekli bana elin bana değerse seni polise veririm bende olurmu öyle şey sana elim değerse elim kırılsın diyordum.(Meğer temeller daha ben evlenmeden atılmış.)… anam bir gün bulunduğum şehire geldi. Geldi ancak bizim hanım sürekli beni dolduruyordu. anan bana bunu dedi şunu dedi. böyle dedi bende anamı uyarıyordum. ama karıma yetmiyordu. ve en son anama bağırdım çağırdım yapma dedim karımla uğraşma dedim en sonunda karım anamı kovdu. tabi kan beynime sıçradı nasıl anamı kovarsın eşimle konuşmadım. zamanla bana düşkün olan anam benden soğudu sen karının sözüyle ananı kovdurdun ve gerginlik başladı. zamanla kardeşimle anamla küstük. artık benim anam da babamda kaynanam kayınbabam oldu. herşey güzel gidiyordu. diyordum anam beni attı kardeşim beni attı artık benim annem babam velilerim onlar. Taki o gün gelene kadar karıma sevgim yetmiyordu. değer verdikçe daha daha daha istiyordu. bana aşkım de canım de vs.. vs.. eşimde bende namazımızda insanlarız. evlilik yıl dönümü doğum günleri vs… hanıma şunu diyordum. hanım bunlar dinimizde yok bid’at olan şeyler… O ise yok ne olmuş yılda bi kere diye diye kapitalizmin kucağına doğru hızla girdik. içim yanıyor ama karım üzülmesin. evimden etimi sütümü gıdamı giyimi eksik etmezdim. 3 çocuğum vardı. çocuğumu ayağımda sallar evde temizliğe yardım eder bulaşık a çamaşıra yemeğe yardım ederdim. ama ama ama ne yaptımsa eşim doymadı hep bir şey buldu. sen beni sevmiyorsun sen beni sevmiyorsun sen beni sevmiyorsun doymadı doymadı doymadı….Neyse birgün ben memurum ve memurlar.net sitesine üyeyim (eşim aşırı kıskanç biriydi hastalık derecesinde) bir gün bu siteye girdim forumda hükümete şahıslar üzerinden islama hakaret eden birini görünce uyardım. kişilerin yaptığı yanlışları islama atamazsın gibi bi yazı yazdım. hanım bir anda sen bu siteye uyemisin dedi evet dedim. benim neden haberim yok dedi. bende çok mu önemli belli memurların özlük tayin durumuyla alakalı bir site evlilik vs. site değilki (halen bile facebook twitter, instagram gibi sitelere girmem üye değilim uygun görmediğim için) dedim. dedi şifrenle girsene gireyim dedim. gizlim saklım yok velhasıl girdim telefonu hanımın eline verdim o me sajımı gördü. yazdığıım kişinin nick i bir bayan ismiymiş farketmemişim bile ha öyle olsa da bir durum yok. eşim bunu görünce bağırdı çağır balkonda vayyy sen nasıl bunu yaparsın. kadın kendine gel kadın ayıp bağırma kontrolden zıvanadan çıktı ona aldığım sene 2015 1500 tl ye kendime aldığım 1000 tl olan ve 950 tl ye aldığım televizyonu kırdı. çıldırdım çıldırdım bu nu dövdüm gözüm dönmüştü artık Allah beni affetsin hatam dövmemdi. onu kapının önüne babasının evine koymam gerekirken dövdüm. Tabi kime derdini anlatasın millete desen karın bunu yapmış herkes sen erkekmisin der utandım. hanım gidip darp raporu aldı. kaynanam kayınbabam geldi kızlarının yaptıklarını görmedi kaynanam suratıma tokat attı. kayınbabam senin bize insanlığın olmasa senin kafana sıkardım dedi ve kızlarına tek kelime etmedi. o gün eşim ve eşimin ailesi benim için öldü…. tabi raporu aldım dedi ama bi işlem yapılmadı. ona hastanede polis gelecek demiş doktorlar bunu duyunca korkmuş çıkmış sonra bişey çıkmadı…. tabi soğudum artık öfkem hani derler ya boğazıma gelmişti. eşime sevgim bitmiş ancak o sıra 2.5 yaşında kızım 3 aylık oğlum var çocuklarım için içime attım kapattım… vel hasıl aradan yıllar geçti bi çocuğum daha oldu sene 2018 sürekli bana şunu diyor karım senin ailen sahip çıkmıyor senin ailen pis kaka benim ailem Süpermen vs. neyse anam geldi çocuğumun doğumuna karımın üst aklı olan kaynanam var tabi karımın kocası kaynanam benim kocamda karım bir özel hastane 2 bin tl ye doğumunu yaptırdık doğum öncesinde doktorlarına 1000 tl ye yakın masraf yaptık vs. borcun içindeyim dibin dibiyim anam yaşlı 68 yaşında 2 ayağından ameliyatlı anam geldi 3 bin tl bana para verdi ilaç gibi geldi o yaşlı ayağı ameliyatlı halde anam yemek yaptı çamaşır bulaşık bi taraftan ben çocuğum için bi taraftan sabah okula oradan eve gece 3 lere kadar maddi manevi ancak eşim ve kaynanam doymadı bahane çokkkk. uzatmayayım doğumdan öncede eşim sürekli polisle devletle ailesiyle bana tehtidler savurdu. Seni kardeşlerimle dövdürtürüm bizim kürt yasalarımız var vs. vs. yarabbi bilmiyorum…. devam elim dar peynır basamam dedim beni tehtid ederek o peynir basılacak dedi ve tehtidler o sıra hamile son çocuğuım doğmadan önceki durumu anlatıyorum kürt yasaları kardeşle dövdürtürüm tehtidleri sinirlendim mutfakta boğazından tutup ittim bağırdım. yeter ulan yeter dememle bi baktım bi bağırdı sinir krizi geçirdi eline bıçağı aldı bana doğrulttu. sonra boğazına dayadı. elinden aldım alırken boğazında iz elinden çekmeye çalışırken elinde bıçaktan dolayı kan oluştu ufak tabi hanım yerlerde karnını tutuyor korktum bebeğime bişey oldu apar topar ambulansı aradım iyimisin çıt yok titriyor iyimisin iyimisin titriyor gören diyecek öldürmüşüm binadaki komşular geldi karım yerde yawww hoca ne yaptın bişey yapmadım ama kime anlatabilirsin ambulansa bindirdim çocuklarımı komşularıma bıraktım. Rezilliğide cabası ambulansta sağlık personeli soruyor ne oldu çıt yok kadında zaman geçti doktora gitti. olanlar oldu darp etmişim! emniyet e gittik ne oldu utandım anlatmaya nasıl derim karım bana bıçak çeker erkekliğin gururu eşimin beyanı kocam bana tokat attı ailesi bize bakmıyor okudum beyanı polis kabul ediyormusun dedi dedim ben böyle bişey yapmadım ki ama yok size bi konu bulmamız lazım dedi dedim ver karım bunu yazdırdıysa daha ne diyeyim imzaladım ne bileyim olay mahkemelik olmuş karım şikayetçi değil ama kamu davası açılmış avukatlara sordum senin beyanının geçerliliği yok en iyi ihtimalle 5 bin tl ceza hapis cezası alırsın……. ahhhhh ahhhh sonraki olay çocuk doğdu mahkeme kararı geldi anam duydu çıldırdı ben gördüm kafayı yedim sonra karım yine olmadı anamı kovdu evden artık karım yok öldü bitti………. artık umrumda bile değil ne çocuklarım ne karım boşanmanın eşiğindeyim….ne dinim kaldı ne namazım ne islamım Mahkemei kubrada eşimden ve ailesinden şikayetçiyim Zalimler için yaşasın cehennem

    • Feyza diyor ki:

      Kardesim Allah yardimcin olsun. Ilk baslarda annenizi kovdugu gun aslinda kisiligi hakkinda en iyi ipucunu vermis kariniz, o gun itibari ile geri adim atmamali, kesinlikle taviz vermemeliydiniz. Cunku insan kendine yapilan saygisizliga sabredebilir de isin icine annesi, babasi girince durum daha farkli bir hal alir. Ama tecrubesizlik ve iyi niyetinizin kurbani olarak bu hatasini hosgormus, annenizden herhangi bir ozur, af dileme durumu olmadigi halde karinizin(anladigim kadariyla), onu affetmis ve ustelik kendi ailenizle bu olay yuzunden olusan soguklugun getirdigi boslukla beraber karinizin ailesine ram olarak ikinci en buyuk hatayi yapmissiniz. Taviz tavizi, hata hatayi dogurmus.
      Yasadiklariniz ibret verici.
      Iyi sabretmissiniz. Insaallah dava sureciniz kolay ve lehinize sonuclanir ve dogru, iyi insanlarla karsilasir daha guzel bir yuva kurarsiniz. Bu olay cok daha kotu neticelenebilirdi Allah’a hamdolsun ki kazasiz belasiz kurtulmussunuz. Olayi sadece sizden dinliyor olsam da okurken cok uzuldum. Yazik, bir yuva daha gereksiz kaprisler hatrina yikilip iki cocuk daha babasiz buyutulmeye mahkum ediliyor.

    • eminmaden diyor ki:

      çok ama çok üzülerek okudum.. gözlerim doldu lakin elimden dua etmekten başka bir şey gelmiyor
      yaşça benden büyüksünüz galiba
      size tavsiyem
      sabredin sabır sabır
      kendi ailenizi(anneniz kardeşiniz) uzak tutun gerekirse size ziyarete bile gelmesinler
      sizde sabredin artık sakin kalın ve gerekirse konuşmayın
      ne diyeceğimi bilmiyorum
      allah yardımcınız olsun..

    • Mustafa diyor ki:

      Geçmiş olsun Murat bey.(geçmiş olsun demekle geçmiyor tabi farkındayım) Herkesin bir derdi oluyor hayatta. Size de böyle bir eziyet denk gelmiş. Açıkçası hesap günü gelene kadar bu durum için yapabileceğiniz çok bir şey yok. Yerinizde olsam kolay değil ama unutmaya çalışırdım. Çocuklariniz için de o kadınla zitlasmayi bırakıp(çünkü belli ki erkek mağlup olacak, kadinin arkasında kocaman kanunlar var. Ah şeriat olsa böyle mi olurdu!) bir şekilde onları da kendinizi de düşünüp bosandiktan(kaçınılmaz gibi görünüyor) sonraki hayatınızı ayarlamaniz iyi olur. Hayata küsmeyip devam etmek lazım. Yoksa bu hayat gamsız şerefsiz insanlara kalıyor. Ahiretimizi de düşünüp bol bol dua,zikir,ibadet etmeye ilim öğrenmeye devam.
      Eşinizle nasıl tanıştınız ve evlendiniz anlatabilir misiniz?

    • Veli diyor ki:

      Kahroldum okurken!… ben olsam, direk kovmuştum evden. çocuklarla beraber bir burnu sürtülsün derim. ALmazdım eve felan. gitsin anasıın babasının evinde yaşaşsın. Allah’ım böyle imtihan etmesin. erkeklerin neden cinayet vakalarına karıştığını artık anlıyorum. böyle şiret kadınlarla hayat sürülmez.
      Bu yüzden ben resmi nikahdan yana değilim. İmam nikahı kıy otur. Üstüne de kişise lbir sözleşme yap. buldun mu bi yanlış koy kapı önüne. artık seviye bu. kafanı yormaya değmez.
      Sırf şu nafaka, ve kadınların cinsi bozuk çıkmasından korkuyorum ve evlenmemeye karar verdim şu 3-4 senedir. yaşım 33

  5. Yahya diyor ki:

    Feministler işlerine gelmeyen mahkeme kararları olduğunda adliyelerin önünde eylem yapıyorlar, “erkek adaleti” diye çığlıklar atıyorlar, sosyal medyada yaygara koparıyorlar; bu da hakimler üzerinde psikolojik baskı oluşturuyor. Feministlerin diline düşmekten korkan hakimler, mazlum üstüne basmayı tercih ediyorlar. Hak ve adaletle hüküm veren hakim sayısı yok denecek kadar azaldı.

    İlavede bulunmak istiyorum, a̶i̶l̶e̶ kadın bakanlığı avukat gönderiyor, duruşmalara müdahil oluyorlar ve mahkemelere tazyikte bulunarak verilen cezaların arttırılmasını “bakanlık” ve “türk kadını” adına talep ediyor…

  6. Abdullah hasan diyor ki:

    Aile , dolayısıyla toplumumuz dinamiklenirken herkezin başını kuma gömdüğü bir zaman da Doğruları söylediğiniz ve sinmeyip toplumun uyanması için çareleri anlatmanızdan dolayı size çok ca teşekkür ediyor ve Yardım için Mevlama yalvarıyorum. TEŞEKKÜRLER SEMA HANIM.

  7. Abdullah hasan diyor ki:

    O kadar doluyum ki; kendi günahlarımız dan , kendi şaşkınlığımızdan , çaresizliğimizden hiç bir yaraya merhem olamıyoruz ve utanıyorum sadece hemde cook utanıyorum. Herkezin başını kuma gömüp , sadece kendi aralarında ( kıyı köşe, tenhalarda) ağlaşıp, bunun kanun ve yönetim ile vesile olanlara hiçbirşey sual veya itiraz edemeyenlerin türlü türlü kendilerine bahane bularak fetvalarla sessiz kalmayı olgunluk olarak gördüğü bir ortam da ve kimseye derdimizi anlatamadığımız bir durumda utanmaya bile utanıyorum.

  8. Yahya diyor ki:

    Bakan Selçuk ilk olarak, Filistin Kadın İşlerinden Sorumlu Bakanı Hayfa Fahmi Al-Aga bir görüşme gerçekleştirdi.

    Bakan Selçuk, kadının güçlenmesi ve eğitim fırsatlarının erişilmesine dair önemli bir görüşme yaptıklarını anlatarak, “Bu görüşmeler ve iş birliğinin hayırlı olacağına inanıyoruz. Bu mutabakat zaptı ile bakanlıklarımız arasında, toplumsal cinsiyet, adaletin sağlanması, kadına karşı her türlü ayrımcılıkla mücadele edilmesi, kadının statüsünün ve eğitim seviyesinin güçlendirilmesi ile kadına yönelik şiddetin önlenmesi konularında iş birliği yapmayı hedefliyoruz. Mutabakat zaptımızın iki ülke için hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz.” dedi.

    – “Türk kadınından öğrenecek çok şey var”

    Filistin Kadın İşlerinden Sorumlu Bakanı Hayfa Fahmi Al-Aga da Türkiye’de bulunmaktan mutluluk duyduğunu dile getirerek, şöyle konuştu:

    “İmzalanan anlaşma her zaman üzerinde çalıştığımız, her zaman yaptığımız ortak bir çalışma idi. Hem Türk hem de Filistin kadınını daha çok yüceltmeye, şiddete karşı dik durmaya, eşitliğe ve kadınların ekonomik anlamda ülkelerine katkı sağlamasına yönelik çok büyük adım olduğunu düşünüyoruz. Çok uzun zamandır iki ülke arasında ortak çalışmalar devam etmekteydi, şu anda Filistin’in bu duruşunda Türkiye’nin büyük katkısı ve desteği var. Bunun devam etmesi aslında çok önemli. Biz Türkiye’nin bu konuda yardımcı ve destek olacağına gönülden inanmaktayız.

    Bakan Hayfa Fahmi Al-Aga, burada olmaktan çok büyük gurur duyduğunu anlatarak, “Türk kadınından öğrenecek çok şey var.” dedi.


    tabii unutmadan, Filistin diye bir ülke kalırsa…!

    • Aadem diyor ki:

      Türk kadını derken fatma Şahin gibi birisinimi kastediyor yoksa bizim nene hatunlarimi kastediyor.eger fatma Şahin i kastediyorlarsa kendilerinin olsun. Tüm avaneleriyle beraber filistine götürebilirler.bir avuç israil karşısinda çil yavrusu gibi dağılan arap erkeklerini (!) dahada cesur yapmak ve güçlü kadın güçlü filistini güçlü iraki ve güçlü suriyeyi yaratmak için için.irakta filistinde suriyede libyada ve diger arap ulkelerinde amerikanin israilin ve batinin tecavuzune ugrayan kadınlarıni kurtarirlar (!)

  9. Misafir diyor ki:

    “Kedidir kedi”

    Zeki alasya-Metin akpınar filminden bir kesit.

    Mezkur lobiler gökten zembille indiler. Onlara fırsat veren, yasayla onay veren, bir dediğini emir telakki eden, onlarla yol yürümekten kıvanç duyanlar…

    Yok yahu… Ben hayal görüyor olmalıyım. Kedidir kedi…

    Her şey çok açıkken, sırf fincancı katırlarını ürkütmemek adına, hala gerçeği inkar etmek, hedef saptırmak, kalemin hikmetine münafıdir!

  10. Misafir diyor ki:

    Yaklaşık iki ay önce böyle bir şiir yazmıştım ve ne hikmetse yorumlanmamıştı. Hikmetini şimdi anlıyorum!

    Kızları diri, diri gömen arap’lar bilirim.
    Oğlanları öldürten sahte rab’lar bilirim.
    Umudlarımı çalan nice seraplar bilirim.
    Medet ey Allah’ım medet!

    • Misafir diyor ki:

      Bilge K öğrencisine nasihat ediyordu:
      -Evladım!
      Sana ait olmayan sözleri nakletmek istersen,
      “tırnak” içine al.
      Yoksa Azrail seni
      (parantez)
      içine alır.

  11. Misafir diyor ki:

    Başkaları tarafından kurtarılmayı bekleyenler ancak;
    K Ö L E L E R D İ R!

  12. İbrahim diyor ki:

    Karımla iki defa boşanmanın kıyısına geldik sudan sebepten ama ikinci gelişimizde psikolojik olarak kendimi başanmaya ikna ettim ama nafaka ve bir iftira ile hapse girme korkusuyla vazgeçtim nafaka hadi neyse de özellikle iftira ile hapse girmekten korktuğum için yalvar yakar babasının evinden alıp yeniden evimize getirdim şimdi hep eşimin gönlünü hoş etmekle uğraşıyorum sahte gülüyorum sahte seviniyorum onun sinirinden babama abime ablama çatıyorum bu olaylardan sonra aile bakanını her televizyonda gördüğümde ah ediyorum. Ve artık çevremdeki herkese madem kadın hakları, madem güçlü kadın, madem “ilah” kadın ozaman meral akşener’in partisi yerelde’de genel seçimlerde de güçlü olsun diyorum

    • Yahya diyor ki:

      Yazık… benliğinizi/kocalığınızı ayaklar altına alıp, çiğnetmişsiniz
      bundan sonra daha evliliğiniz daha mı güzel olacak zannediyorsunuz?

      • Abdullah hasan diyor ki:

        Yahya bey freni patlamış kamyon gibi gidiyorsunuz , kusura bakma. Gaz verip kişiye zora sokmayınız, en azından çocuk varmıydı diye sual etmeniz gerekirdi. Çünkü çocuk için çoook şey (ler) değişir.

        • Abdullah BİR diyor ki:

          ABDULLAH HASAN’a…

          Olaya duygusal bakmıssınız.

          Baba olan biz erkeklerin en büyük zaafının çocuklarımız olduğunu ve bu zayıf/yumusak karnımızın da karılarımız olan kadınlar tarafından bize “saldırılacak en uygun yer” olarak çok iyi bilindiğini görmezden gelmemek lazım.

          Ayrıca, böyle silik, ezik ve para düşkünü bir adamı rol model olarak gören ve yanında büyüyen cocuğun ne kendisine, ne vatana nede millete bir hayrı olmaz.

          Bu nedenle işin uzmanı ve baba olan bir erkek olarak Yahya beyin bu konuda ki eleştirisine katılıyorum.

          • Yahya diyor ki:

            Abdullah 1 Abi,

            Teveccühünüz, teşekkür ederim.

            Cuma’nız mübarek olsun.

            Selam ve dua ile…

          • Feyza diyor ki:

            Ben de Yahya beyin bu konudaki elestirisine katiliyorum. Cunku o cocuklari bir anne de en az baba kadar dusunmelidir. Yapmacik duygularla ve surekli pohpohlamayla bu hayat nereye kadar gidebilir ve bu evlilikteki baba figuru cocuklara ne kadar iyi bir rol model olabilir? Erkekler dik durusundan bu denli taviz vermemeliler ve bu dik durusu evliligin degil ta ki gorusmelerin oldugu donemlerde nisanlisi olan kiza hissetirebilmeliler. Zaten beyefendi de, evlligini varsa dahi cocuklarinin pikolojisinin bozulacagi korkusuyla degil, iftira, hapis ve nafaka gibi sahsi korkulari sebebiyle devam ettirdigini kendisi de beyan ettigi icin, elestirinin haksiz hicbir yanini goremiyorum.

        • Yahya diyor ki:

          Olabilir Abdullah bey…

          Verilen bilgiler eşliğinde ben de yorumda bulundum.

          Olasılıklar hesabına girersek çıkamayız…
          Ayrıca iki tarafı da dinlemeden bir karar vermek/çıkarımda bulunmak doğru olmaz. Bu bir vebaldir. Ancak, İbrahim beyi biraz düşünmeye sevk etmek istedim – gaz değil – nihai karar kendisinindir.
          ….

    • Misafir diyor ki:

      insan bir menkulu kiralayabilir, bir gayrimenkulu kiralayabilir ama kiralık ve sahte duygularla yaşayamaz.

      Aynada yüzümüze baktığımızda gözlerimizi kendimizden kaçırıyorsak…

      Kendimizle başbaşa kaldığımızda vicdanımız çığlıklar atıyorsa…

      Bu durum sağlıksız demektir.

      Onurumuz ve özgürlüğümüzle çatışan her şeyi bir kenara bırakmayı bilmeliyiz.

      Sevgi ve şefkat insanı onursuz ve haysiyetsiz kılmamalı.

      Böyle bir durumda acıkan cesedimizi doyurmak için ruhumuzdan parçalar kesip yiyoruz demektir.

      Bence değmez…
      Ama herkesin bir bakış açısı vardır. Saygı duyarım.

    • Misafir diyor ki:

      Stres ilk önce mideye vurur. Uzun süre bu halini devam ettiremeyeceksin.

      Muhtemelen ülser, gastrit ve başağrıların olacak…

      Fazla birikirsen öfke patlamaları yaşayacaksın. Allah korusun behçet yada benzerleri yolda bekliyor…
      Nereye kadar böyle kendini inkar edebilirsin?

      Ya mevcut ilişkideki hasarları birlikte ve bilenlerle tamir edeceksiniz. Olmuyorsa,
      herkes yoluna gidecek.

      Varlığı mutluluk vermeyen birinin, yokluğu üzüntü vermez.

      Sevmediğin bir insanla aynı hayatı paylaşmaktan daha büyük bir hapishane olur mu?

      Zaten ipleri eline aldığını hissedince korktuğunu anlayacaklar… Sürekli baskı altında ve tutsak olarak ne kadar yaşayabilirsin?

      Hiçbir bekarlık, hiçbir yalnızlık, KEMİRGEN İLİŞKİ kadar yıpratıcı değildir.

      Rabbim hepimizi;
      fitne, fucur ve fesat insanların şerrinden korusun. Amin.

  13. Aadem diyor ki:

    su anda Türkiye’de kadin kocasından baska bir erkekle birlikte olsa ve kocası kadina ka…pe dese mahkemeler erkegi suçlu görüyor. Mahkeme diyorki (aslinda mahkeme demiyor kanunu cikarttiranlar mahkemeye dedirtiyor)zina suç degil ama zina yapan karına kahpe demen suçtur. Ve boylece göz göre göre namussuzluk ödüllendirilirken erkekler şerefsiz hale getiriliyor.. Namusunun cignenmesine ses çıkarmayan erkekler vatani savunurmu.hani vatan namustur diye höykůrůp namusu ayakalti edenler!!! amerikalilar ve diğerleri Türkiye yi işgal ettiğinde hangi şerefsiz ve namusunu çiğneten erkegi düşmanın karşısina cikartacaklar???

    • Adem diyor ki:

      Valla bizim amerikaya ve ingilizlere karşı olmamız erkekleri öldürüp kadınlarımıza tecavüz edip islamiyete savaş açmalarından dolayıydı. Ama mevcutta erkekler zaten kadınlara taptirilmak isteniyor. Kadınlar ilah gibi sunulurken amerika ya niye karşı olalım. Gelsinler savaşır şehit oluruz. Ahiretimizi de kurtarırız. Kadınlara tapmaktan iyidir. Kadınları ilah yerine koyanlar cami açmakla müslüman mi oluyorlar. Acaba siyonistlerin yeni oyunu mu bunlar. Önce türklerdeki aile kurumunu yik. Turk etkenlerindeki cesareti kir onları kendi karılarından ve bütün kadınlardan korkar hale getir. Sonra tüm ortadoguyu ve turkiyeyi ve hatta dünyayı yönet. Nasıl olsa kendilerine karşı çıkacak erkekler ya cezaevinde ya toprakta yada hadım edilmiş bir şekilde korkakca yaşıyorlar.

    • Yahya diyor ki:

      Aadem bey,

      aslinda mahkeme demiyor kanunu cikarttiranlar mahkemeye dedirtiyor
      demişsiniz ne fark eder? zulümü yapan ile, zulüme göz yuman aynı değil mi? en azından tarafını belli et! Hakim olarak, savcı olarak, polis memuru olarak; “şartları oluşmadığı için” veya benzer yuvarlak ifadeler ile konuyu kapat gitsin. Ancak bu işin yargı ayağı da olaya 4 elle sarılıyor.
      Velev ki, işinden atacaklar; bırakın atsınlar veya kendi erdeminle istifa et.
      Hakimler/savcılar bu tarz uygulamalara, kanunlara itiraz etseler kanun koyucularda geri atmak zorunda kalır. Ama nafile…

      bu arada bir hatırlatma daha yapayım 6284 için kadına hakaret etmeye de gerek yok, kadın *canı isterse* gidip kocasını şikayet eder ve uzaklaştırma aldırabilir. Yani mahkeme hiç bir sebep/delil aramıyor, gerek yok!

      Askerlik, vatanı savunma sistemi de değişiyor, merak etmeyiniz. Bu ve benzeri sebepleri devlet büyüklerimiz ön görmüş olmalı ki, paralı ve profesyonel orduya yavaş yavaş dönüyoruz. Bırakın namusu ayaklar altına alınmış kocayı; karısınından korkan, sindirilmiş kocada vatanı savunamaz…
      .
      .
      .

      • Abdullah hasan diyor ki:

        Yahya profesyonel ordu kurduğun da onun da eşi oloacak, eğer oda kadın karşısın da ezilirse kesinlikle oda kaliteli görev yapmaz. Erkek düşmana ” Benim namusumu el ve dil uzatamazsın” diye karşı çıkar mal ve can verir. Eğer sen bu erkeği kadın karşısın da ezersen pranın da , emirin de yöneticinin de gözünün yaşına bakmaz görev yapmaz. Namus savunması diye derdi olmayın ca kişiyi düşmana karşı tutamaz hiç bir güç. Bunu bu feministlere alet olan kadınlar veya erkek hakimler bilse hiç böyle olmazdı.

  14. Birol diyor ki:

    İktidar feministlerin kuyruğuna takılmış,erkekleri polis kanun zoruyla kadınların karşısında hizaya getirmek istiyor.Bir şiddet (varsa) başka bir şiddetle önlenmesi mümkün değildir.Bunu anlayacaklar ama, iş işten geçmiş olacak.

    • Yahya diyor ki:

      ben fırsatını buldum mu, polise ve savcıya yarın sizin ve yakınlarınızın da bu mağduriyetleri yaşayabileceklerini; *kibarca* hatırlatıyorum…

  15. Sevgi diyor ki:

    Evden uzaklastirilan itilen kakilan yeri gelince assagilanan erkeklerin nelere sebep oldugunu goremiyorlarmi acaba? Hergun bir aile faciasi okuyoruz goruyoruz ve bunlar dahada kati cezalara kapi aciyor. Bu cezalarla sorunu cozebileceklerinimi dusunuyorlar gercekten? Her gelene 6 ay ceza veren hakim hapisten cikmis o erkeklerle dolu toplumu nereye surukluyor hicmi akli almiyor acaba?
    Bu toplantilardan ne sonucu cikiyor cok merak ediyorum. Hep ceza verelim vuralim kiralim mantigina sahibiz sanki. Cokmu saldirgan bir toplum olduk ne? Kim gucu eline gecirirse digerini ezsin, uc bes yasayla arka cikilan kadinlar ilk is kocalarini ( yazarken bile bir tuhaf oluyor insan, onca yil ayni yastiga bas koydugu insani yani) adi suclu gibi mahkeme onune cikarip hapise attiriyor. Bu bahsedilenler bosanmaktan cok ote birsey. Sadece bosanmak hakkiyla ayrilmak kadinin en dogal hakkidir muhakkak bircok durumda ama boylesi inanilmaz bir olay. Vicdansizlik, acimasizlik. Bilemiyorum onca yil beraber yasagidi adama bunlari yapan bize neler yapmaz diye dusunuyor insan neredeyse. Ya bu ortalarda yetisen cocuklar? Bundan 20 yil kadar sonra colugumuzu cocugumuzu nasil bur Turkiyenin beklediginden cok endise duyorum.

    • Yahya diyor ki:

      Sevgi hanım,

      Bu sağduyulu yorumunuz için size teşekkür etmek isterim.
      Bu yaptığınız çıkarımı devletin kanun koyucuları ve kanun uygulayıcıları maalesef düşünemiyor ve göremiyor. Bu çok basit çıkarımı önlerine koyunca da, kreşe giden çocuğun mantığı ile cevap veriyorlar.

      Ve kafalarının çalışmadığı diğer bir nokta ise, bu ve benzeri kanunların çıkmasına ön ayak olan kadınların, bindikleri dalı kesmeleridir.
      Çünkü bu çıkarılan kanunlardan, yarın kendi erkek evlatları/torunları/yakınları vs. mağdur olacağı gerçeğidir…

      Ha..! hukukun üstünlüğü ve bağımsızlığı ilkesi “her zaman olduğu gibi” bunlara ve yakınlarına işlemez ise yapacak fazla bir şey yoktur, *saygı* duyarız….

  16. Emine diyor ki:

    Sema Hanım ağzınıza, yüreğinize sağlık duygularımıza tercüman oluyorsunuz sesimizi duyuruyorsunuz sizin yazılarınıza bir bayan olarak şiddetle katılıyorum biz de aynı konulardan çok magduruz bu sistem ülkemizi yok etme savaşıdır fakat feministler ancak nefislerini tatmin etme yolundalar ben okuduğum ve çalışan bir bayan olduğum halde erkeklere yapılan bu zulme dayanamıyorum ve girdiğim her ortamda bunu dile getiriyorum Allahım yar ve yardımcınız olsun kaleminiz hiç eksilmesin vesselâm.

  17. Murat diyor ki:

    Cahiliye döneminde cinsiyetinden dolayı kızlar diri diri öldürülüyordu, şimdi de aynı cinsiyetinden dolayı erkekler diri diri öldürülüyor. Türkiye’den başka cinsiyet terörü yapan başka bir ülke var mı bilmiyorum.

  18. Adem diyor ki:

    Aynen öyle sema hanım. Demek ki bende gördüklerimden sonra dusunduklerimde hakliymışım. Bu ak parti ve kadın s3vdasi devam ettiği müddetçe biz erkekler modern cağın köleleri olarak ya yaşayacağız ya da ölümü bekleyeceğiz. Filistin kan ağlıyor suriye kan ağlıyo diye kimse bizden oy istemesin 10 yıl sonra vatani savunacak kadınların namusunu cignetmeyecek erkek kalmayacak . Alın size kadınlar.. zaferiniz bu olur inşallah. Amerikalılar topraklarımıza girdiklerinde siz rahat edersiniz ancak. Erkekler sizin rahatca erkekleri ezmeniz için askerlik yapmıyor. Inşallah

  19. Muhsin Tozlu diyor ki:

    NE OLACAK ŞU ERKEKLERİN HALİ.

    Çok güzel bir soru.
    Erkeklerde 3 vasıf kaldı.

    1) Askerlik yaparlar. şehit olurlarsa şehirlik parasını ve maaşını karısı alır.
    2) 4 senede ve ya 5 senede adamdan sayılırlar, seçimden seçime.
    3) Eğer varsa vergi mükellefidir.

    Bunun dışında erkeler insan bile değildir.
    Durumumuz bu.
    Sosyal medeyada binlerce bayan arkadaşım var, Sema hanım gibi düşünen bır kadın göremedim.

    Allah razı olsun Sema hanım.

  20. Feyza diyor ki:

    “Hz. Musa zamanında erkek olduğu için cinsiyetinden dolayı öldürülen erkek çocukları gibi bugün de erkekler psikolojik olarak öldürülüyor.”
    Butun bu yaptirimlarin tamaminin hedefini bu cumle anlatiyor. Global duzen icin ideal toplum=erkegin psikolojik olarak hadim edildigi sahipsiz bir toplum. Allah razi olsun.

  21. Kemal diyor ki:

    Hocam millet gerçekten arayış içinde lütfen parti kurun sizi ölümüne destekleyerek haklı davamızı ve onurlu mücadelelerinizi biz anlatalım millete..

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Bir insan niçin yaratılmışsa ona o kolaylaştırılır. “ ( Hz. Muhammed s. a. v )

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku