Kadın mıyız Bayan mıyız?

19 Kasım 2011Ademler & Havvalar, Haberler32 Yorum »

Kadınlara “Kadın, Hatun, Hanım, Hanımefendi,” gibi hitaplar varken “bay” kelimesinden türetilmiş uyduruk bir kelime olan “bayan” kelimesi neden kullanılıyor?

Hiç sevemedim bu hitabı. Kim, neden uydurdu bu “bayan” kelimesini de bu kadar tuttu?

Biz kadın olmaktan utanıp, erkek olmaya heveslendiğimiz için mi “bay”dan “bayan” adını türetip bize layık gördüler, yoksa önce “bayan” dediler de biz “bay-an” olmak için mi kadınlıktan vazgeçtik? Bilmiyorum.

Erkekliğe özenen, kadın olmayla derdi olan biz kadınlara “bay-an” kelimesi gayet uygun görünüyor aslında.

Evliliklerde bu kadar sorun yaşanmasının temel sebeplerinden birinin kadınların “bayan” olmasından kaynaklandığını düşünüyorum.

“Bayan” ne tam kadındır ne de erkek. Biraz ondan biraz bundandır. Feminizmin erkekleştirdiği kadındır “bayan”.

“Has kadın” ile “Bayan”ları göz önüne alarak 35 maddelik bir test hazırladım. Bakalım ne kadar kadınız, ne kadar bayan?

KADIN MIYIZ & BAYAN MIYIZ?

1.Kadın akıllıdır. Bayan zekidir.

2.Kadın teslimiyetçidir. Bayan mücadeleci ve iddiacı.

3.Kadın mutlu etmeyi bilir. Bayan mutlu edilmek için bekler.

4.Kadın detaylarla ilgilidir. Bayan detaylara takılır, kalır.

5.Kadın erkeğini olduğu gibi kabul eder. Bayan değiştirmeye çalışır.

6.Kadın duygusaldır.  Bayan romantiktir.

7.Kadın gönüllü hizmet eder.  Bayan gönlü edilirse hizmet eder.

8.Kadın süslüdür, takar takıştırır.  Bayan bakımlıdır, saçıyla, tüyüyle oynar.

9. Kadın cilvelidir, işvelidir. Bayan ya seksi olmaya çalışır ya da tam aksi hiç süslenmez.

10. Kadın uzun donla bile erkeği kendine bağlar.  Bayan dekolte her şeye yeter zanneder; fakat uzun vadede işine yaramaz.

11. Kadın gül ağacı gibi esnektir. Bayan odun gibidir, eğilip bükülmez.

12. Kadın konuşmayı bilir. Bayan laf yetiştirmeyi.

13. Kadın güçlüdür; ama zayıf görünmeyi bilir. Bayan zayıftır; ama güçlü gibi görünür.

14. Kadın takdir etmeyi bilir. Bayan eleştirmeyi bilir.

15.Kadın söyler.  Bayan söylenir.

16.Kadın affedicidir. Bayan kincidir.

17.Kadın özür dilemeyi bilir. Bayan bahane bulmayı ve savunmayı yapmayı bilir.

18. Kadın kurnazdır, duruma göre adım atar. Bayan plancıdır, menfaatına göre adım atar.

19. Kadın erkeği nasıl elinde tutacağını bilir. Bayan nasıl elinden kaçırdığını bir türlü anlamaz.

20. Kadın erkeğe saygı duyar, sevgi görür. Bayan erkeğe saygı duymaz, sevgiyi de kaçırır.

21. Kadın bakışı ile yakalar, dili ile elinde tutar. Bayan bakışı ile soğutur, dili ile kaçırır.

22. Kadın yapamadığı işler için didinmez. Bayan her işi yapacağını ispat etmeye çalışır.

23. Kadın erkeğe kendini erkek hissettirir. Bayan erkeğe kendini gereksiz hissettirir.

24. Kadın bir erkeğe ihtiyacı olduğunu bilir. Bayan erkeksiz de yapabileceğini sanır.

25. Kadın istediklerini tatlı tatlı yaptırmayı bilir. Bayan erkeğe “mecbursun” demeyi bilir.

26. Kadın söz hakkını erkeğe verir, idareyi kendi yapar. Bayan söz hakkı derdindedir.

27. Kadın kavgayı sevmez. Bayan suçlamayı ve kavga etmeyi iyi bilir.

28. Kadın neşelidir, çocuksudur.  Bayan ağırdır, gururlu, kibirlidir.

29. Kadın sahip olduklarını görür, şükreder. Bayan sahip olmadıklarını görür, nankörlük eder.

30. Kadın yumuşaktır. Bayan serttir.

31. Kadın kızsa da ağzını bozmaz. Bayan küfürlü konuşur.

32. Kadın daha çok elbise, etek giymeyi tercih eder. Bayan daha çok pantolon giyer .

33. Kadın mutluluğa önem verir. Bayan haklılığa.

34. Kadın fedakardır. Bayan eşitlikçidir.

35. Kadın bu karşılaştırmadan alınmaz. Bayan sinirlenir.

Değerlendirme:  Değerlendirme kadın bölümü üzerinden yapılır. Her soru 1 puandır. 30-35 arası puan alanlar tam kadındır. 25-30 puan arası alanlar kadın sayılır. 25 puan ve altı alanlar bayandır bayan.

Sema Maraşlı     “Sevmek Bu Kadar Güzelken”    kitabından            www.cocukaile.net

Okunma Sayısı : 11.321

Yorum yapın

“Kadın mıyız Bayan mıyız?” için 32 Yorum

  1. Yasir diyor ki:

    Bayan kelimesine ilginç bir şekilde feministler de karşı. Nedeni ise ‘Bay’ kelimesinden türetilmesi. Feministler ayrıca ‘kız’ kelimesine de karşılar ve dişi bireyler için ‘Kadın’ kelimesinin kullanılmasını istiyorlar. Nedeniz ise kız ve kadın ayrımını ortadan kaldırmak.

    Ağırlıklı olarak sol eğilimli bir sosyal medya sitesinde, öğrenci yurdundan kaçırılan kız öğrenciler için ‘öğrenci yurdundan kaçırılan kadınlar’ olarak başlık açılması üzerine birçok okur yurttaki hizmetli kadınların kaçırıldığını düşünmüş ve konu tamamen amacının dışına çıkmış ve tartışılmıştı.

    Sonuç olarak; Biz atalarımızdan hangi kelimeleri öğrenmişsek öyle konuşalım. Sonradan olan uyduruk ve eğreti duran kelimelere gerek yok.

    • Yahya diyor ki:

      Yasir bey
      dilimize girmiş çok güzel kelimeler var:
      refika, hatun, kerime, zevce, dilber, valide ve benzeri onlarca kelimeyi kaybetmişiz veya kaybediyoruz yerine Bayan, kadın, kız, eş gibi duygu ifade etmeyen kelimeler kullanıyoruz.

  2. esra diyor ki:

    Ikı kelıme ustune bunca yakıstırma nasıl yapılabılmıs, yıne hayret ettım :)
    Ben de bayan demeyı hıc sevmem, cunku ne kulturumuzde ne dılımızde bır karsılıgı bır anlamı yok bence. Kadın, hanım ne guzel kelımeler oylsakı.
    Ama bu kadar yakıstırma cok ılgıncmıs gercekten.

  3. Asude diyor ki:

    Peki ya bazı şeyler için çok geçse?
    Evlilik derin yaralar aldıysa ve artık sadece günü kurtarma derdine düşüldüyse?
    Erkek daha ilk gece kadının güvenini yerle bir etti ve yıkılan güven teslimiyete engel oluyorsa?
    Teslim olamayan bayan(!) hep tedirgin kaygılı bi hayat yaşamaktan kadınlığını ortaya çıkaramıyorsa?
    Ve karşılıklı önyargılar bir türlü bitmiyorsa?
    Sorunlar dağ gibiyse ama sırf dibi görmemek için paspas altı ediliyorsa yıllardır…
    Sizce o kadının neşeli çocuksu cilveli yumuşak kalabilmesi mümkün mü?
    Ve erkeğin erkekliğini hissedebilmesi?
    Allah isterse o da olur deyip, susuyorum.
    Ol derse olur.
    İnşallah, ümidim hala var…
    Ve inşallah tükenmez.
    Muhabbet ve duayla…

    • Yahya diyor ki:

      Asude hanım,

      İnşallah tükenmesin ancak,
      boşanma sonrası sizi bekleyecekleri ve “eski” eşinizi bekleyecekleri bir listeye yazınız. Bunları boşanma sonrası artılar ve eksiler olarak başlıklar altında toplayınız ve sonra bugünkü halinizle mukayese ediniz.

      Daha sonra artı ve eksileri tartarak hangi taraf ağır basıyor bakınız. Evliliğin eksileri mi? Yoksa boşanmanın artıları mı?

      Çünkü o evlilik içinde dağ gibi görülen problemleri genelde evlilik sonrası incir çekirdeğini doldurmayan mevzular olduğunu görüyoruz. Ve bunu gördüğümüzde çok geç oluyor.

      Tabii problemlerinizi bilmiyoruz. Ancak tekrar deneyin: ön yargılarınızı siz silip atın, siz alçak gönüllü olun, siz emeği ucuz taraf olun, siz affeden taraf olun, siz alttan alan taraf olun… hiç bir karşılık beklemeden devam edin bakalım 6 ay – 1 sene bakalım ne değişecek. Hiç mi değişmeyecek? yoksa her attığınız adımı suistimal edip, daha fazlasını mı isteyecek?

      Bol bol dua edin
      Selam ve dua ile…

      • Asude diyor ki:

        Yahya Bey,
        Öncelikle ilginiz ve samimi yardımınız için teşekkür ederim.
        Boşanma konusunu defaatle düşünmeme rağmen dediğiniz hususlardan ötürü adım atamadım.
        Boşanınca toz pembe bir hayat beklemiyor beni, kaldı ki bebeğimden ötürü bir ömür vicdan azabı duyma ihtimali de var.
        O nedenle o seçeneğin önünü kapadım.
        Evliliğimle ilgili sorunlarımı bu konuda anlattım:

        http://www.cocukaile.net/cinsel-hayatla-ilgili-soru/#comment-158946

        Üstüste yaşanan bazı şeyler ve biraz da yetişme tarzımdan ötürü evliliğimde erkeksi bir fıtrata dönüştüm.
        Dönüştüm diyorum zira evlenene kadar böyle bir yanım olduğunu düşünmüyorum.
        Evet, annem erkeksi bir kadındı ve mutlaka ona benzeyen yanlarım var ama mimkün mertebe hep bu yanımı törpülemeye çalıştım.
        Erkek kardeşime bile karşımda babam varmış gibi saygılı davranırım.
        Ama eşime teslim olamadım bir türlü ve olamıyorum.
        Güzel yanlarını görüp, negatifliklere odaklanmamaya çalışıyorum.
        Güvenmediğimi belli etmemeye ve isteklerini yerine getirmeye çalışıyorum.
        Ve Allahtan duam; inşallah birgün o güven sağlanır ve içimdeki kadın tam anlamıyla ortaya çıkar.
        Zira şuan kendimi zorlayarak ortaya çıkarmaya çalışmak çok yorucu.
        Tekrardan kıymetli vaktinizi ayırdığınız için çok teşekkürler..
        Selametle…

        • Abdullah Bir diyor ki:

          ASUDE HANIM’a…

          “Zira şuan kendimi zorlayarak ortaya çıkarmaya çalışmak çok yorucu”
          DEMİŞSİNİZ.

          Yorulmanızın sebebi SORUNUNUZUN BÜYÜKLÜĞÜ DEĞİL,bu sorununuzu KENDİNİZİ ZORLAYARAK ortadan kaldırma yönteminiz.

          Cihad bey kardeşimin sizin diğer sorununuzun çözümü konusunda yazdığı yazıyı tekrar okuyun. Özellikle o yazıda ki;

          “ileri dereceye varmamış ruhsal hastalıkların tedavisi, zaman alacak başka meşguliyetlerdir. insan beyni öyle bir organdır ki, irade bir düşünceyi unutmak ve bastırmaya çalıştıkça BEYİN ONU CANLI TUTAR.”

          ve

          “beynindeki o nöral ağların yavaş yavaş sönmesini sağlayacak BAŞKA NÖRAL AĞLARIN GELİŞTİRİLMESİ. diğerleri geliştikçe ve eski nöral ağlar kullanılmadıkça ETKİNLİĞİ AZALACAK ve ORTADAN KALKACAKTIR”

          yöntemini kendi probleminize uygulayın. Sizin erkeksi taraflarınızın yok olması için kendinizi yormak, zorlamak yerine fıtratınız da olan KADINSI ÖZELLİKLERİNİZ’i daha çok kullanın.

          Eğer bu yöntemi uygularsanız hem daha az yorulursunuz hemde daha kısa zaman da olmak istediğiniz KADIN olursunuz.

          Ayrıca bu yolda (düşünsel ve davranış anlamında kadınlaştıkca) yürüdükçe kocanıza TESLİM OLMANIZ daha kolay olacaktır.

          Aslında “kocaya teslim olamama” hastalığı sizin ve sizin gibi düşünen, evliliğinde problemler yaşayan kadınların GÖRÜNÜRDE Kİ PROBLEMLERİ NE OLURSA OLSUN YAŞADIKLARI SIKINTILARIN TEMEL SEBEBİDİR.

          Bunu fark ederek, problemin kaynağını doğru tespit ederek, yani zor olanı tercih edip sivrisinekleri öldürmeye çalışarak kendisini yormak yerine enerjısını bataklığı kurutarak sorunu ortadan kaldırmak daha doğru bir yöntemdir.

          Bir başka ifade ile;

          KOCANIN HELAL OLAN HER SÖZÜNE, İSTEGİNE “KOCAYA TESLİMİYET” BATAKLIĞI KURUTMAKTIR.

          • Asude diyor ki:

            Abdullah Bey,
            Buraya size satırlarca dua ve teşekkür cümlesi kurmak geliyor içimden..
            Ama yazıda kalsın istemiyorum.
            Şuan kalkıp abdest alıp size özel dua etmek…evet bu daha makbulü sanırım……

          • Abdullah Bir diyor ki:

            ELHAMDÜLİLLAH…

            Hiç tanımadığımız insanların samimi dualarına bizi muhatap eden Rab’bimize hamd olsun.

            ASUDE HANIM’a…

            Size ve mağduriyeti olan samimi Müslümanlara ilmimiz ile faydalı olabildiğimizi görmek, Evlilik ve aile üzerinden örtülü veya açık olarak Allah’a düşmanlık ve şeytana uşaklık yapanlara karşı zafer kazanmak bu mücadelemizde ki gücümüzü artırıyor.

            Allah sizden de razı olsun, hayırlı söz, düşünce, tercih ve davranışların(m)ızda Allah yar ve yardımcın(m)ız olsun. (amin)

  4. Fruze diyor ki:

    Dogru soze ne denir

  5. busra diyor ki:

    Sema hanımın neredeyse bütün kitaplarını okudum hatta bu yazıyı da takip ettiğim face sayfasından gördüm ama su an itibariyle bırakacağım çünkü devamlı ayırım yapıp erkekleri zevk den dört köşe yapan yazılarından gına geldi kitaplarını da çöpe atıyorum isteyen varsa gonderebilirim

    • saliha diyor ki:

      Bana gönderebilirsiniz rica etsem?

    • ... diyor ki:

      Yazdıklarınız olumlu bir eleştiri yada ezberden tekrardan yorulmuşluğun bir sonucu olabilir.

      Kitapları çöpe atmaya kesinlikle karşı olan biriyim sizin için aynı olan bilindik yazılar başkası için farklı bir anlam taşıyabilir. Tek başına bir kitabın yazarın tecrübelerinin insan iradesi olmadan bir şeyleri düzeltmesi değiştirmesi mümkün değil.

      Sema Hanım için de Büşra Hanım’ın yazdıkları bana göre önemli. Sürekli tekrarlanan aynı üslup ve tek taraflı bakış açısı belirli bir süreden sonra okuyan insanları yorabilir yeni bir şeyleri öğrenmek yerine zihini körebilir. İnsanların sorunlarına yeterli cevabı veremeyebilir.

      Dünyada ve İslam ülkelerinde de gittikçe artmaya başlayan feminist düşünce ve feminist hareketlerini bilmeden bazı şeyler açıklanamıyor çözüm bulunamıyor yaftalamadan öteye gidilemiyor.

      Toplumda yanlış olan erkek algısına, giderek kadınlaşan yada zalimleşen davranış sorunlarına biraz dikkat çektiğinizde inancınız ve fıtratınız kadının olması gereken hususları bildirdiği halde “sen feministsin” etiketiyle etiketlenebiliyorsunuz.

      Yine aynı sorunlar kadınlar içinde geçerli. İş toplum çevrenin ve ailenin dayattığı sebeplerle sabırsız kanaatsiz her yerde her ortamda kendini gösteren erkekleşen bir kadın algısıyla da karşı karşıyayız.

      Ataerkil bir toplum olmakla erkeklerin her yaptığı doğrudur bir hikmeti vardır mantığını birbirinden ayırmak gerekir. İnsanın fıtratına uygun yaşaması için kadının kadın gibi erkeğin erkek gibi olması şart. Kadında erkekte birbirine muhtaç ve meyilli özellikte yaratılmış.

  6. semamarasli diyor ki:

    Değerli Okurlar! “Bayan” kelimesi sitede yorumlarda çok kullanılmaya başlandı. Hiç sevmedim bu uyduruk kelimeyi. “Hatun, kadın, genç kız hanımefendi, hanım…” hitapları varken niye bu “bayan” kelimesi kullanılıyor? Bayan diye diye bayanların sayısını artırmayalım. Hanım diyelim de hanımların sayısı artsın inşallah. Hanım kadın olmaya teşvik etsin hitaplarımız. Bayan olmaya değil. Selam ve dua ile…

    • seysey diyor ki:

      Bu yorumunuzu yeni gördüm.Keşke sizi okuyanlar sizi anlayabilse…Yıllardır buradalarmış ve yıllardır iddaaları düzelmek ama yaptıklarıysa yıkmakmış…Okumuşlar ama anlamamışlar.

      Yıllardır aynı kişilere aynı eleştiriler gelmiş ama gram düzelme olmamış,yeni gelenler aynı eleştirileri yapmış.Çünkü başkalarını düzeltmek istiyorlar.Kendileri olduğu gibi kalmalı hatasızlar çünkü.

  7. hamzayürekli diyor ki:

    Sema hanım okuduğum yazılarınızda şunu gördüm. son parağrafta hatta ve hatta son cümlede SERT BİR DİL ve USLUBUNUZ var.
    Yinede siz bilirsiniz de son cümle tahrik edici uslub olması kişiyi yazının içeriğinin gerçek manasına en yakın manayı anlamaktan uzaklaştırabilir, iticilik oluşturur.
    ”Değerlendirme kadın bölümü üzerinden yapılır. Her soru 1 puandır. 30-35 arası puan alanlar tam kadındır. 25-30 puan arası alanlar kadın sayılır. 25 puan ve altı alanlar bayandır bayan.”

  8. BAYAN diyor ki:

    Ben bir “bayan” olarak cinsiyet kavramını nasıl bu kadar parcalayıp da erkeklere ihtiyac duymayan, kendi soz hakkı olan ve guclu olan hemcinslerinizin sizin gozunuzde de tam olarak kadından sayılmadıgını algılamakta son derece gucluk cekiyorum. Yok kadınmıs yok bayanmıs aynı anlamlarda kullanılan 2 kelimeyi nasıl bu kadar ayırabilmeniz gercekten şok edici. Siz de bir bayan olarak kendi icimizde bile bizi ayırabilirken başkaları nasıl genel olarak XX kromozomuna sahip olan biz Bayan/kadinlari ayirmasin, farkli muamele etmesin?

    • MOSKOVİÇ diyor ki:

      Sayın Bayan burnunuzdan ateşli ateşli soluduğunuza göre damarınıza basılmış olmalı.Yukarıda KADIN ve BAYAN arasındaki nüans farklılıklarından bahsediliyor.Sonuçta siz kadın değil BAYAN sınız.xx kromozon size Kadınlığı vermemiş Bayanlığı vermiş..Bakın ben xy kromozona sahibim ama yukarıdaki yazar senin hemcinsin ve bende onu bu yazısından dolayı kutluyorum.

      • Gulbeyaz diyor ki:

        Ortada atesli soluyan bir burun degil AMA sizin yorumunuza bakilirsa farkli insan ve dusuncelere tahammulsuz bir beyin var gibi duruyor,bu durumlarda ustune basilan da hep “ego damari” olur . Unutmayalim yine de”bir kadin vardir, bayandan iceru” :)

        • Rumeysa diyor ki:

          Ateşli soluyan bir burnu Sayın Bayan da değil ama Sayın Moskoviç’te gördüm. Moskoviç’ten düşünceye tahammülsüzlük ve yazara hâmilik gayet net okunuyor. Acaba yazarla bi akrabalık mi var diye düşünmedim değil. Çünkü Bayan bu saldırıyı hak edecek bir üslupta yazmamış.

          Bu arada Sema Marasli hanımefendiyi okur, kadın/hanımlara “bayan” denmesini sevmemesi dahil birçok fikrine katılırım.

          Kadın ve bayan arasındaki farklar çok güzel ve yerinde tespitler ile ifade edilmiş. Tebrik ediyorum.

  9. ali diyor ki:

    KEŞKE BU YAZIYI DAHA ÖNCE YAZSAYDINIZ. daha evlenmemiş insanlara bu yazılar acil ulaştırılmalıdır.
    mesele çok güzel tespit edilmiş . acaba bu derdin çaresi var mı? yani bayanlarımızı kadın yapabilirmiyiz

  10. Mehmet diyor ki:

    Günümüzde erkeklerin %90 gibi büyük kısmı yaşı 40 ı geçene KADIN yaşı 40 tan aşşa olana BYAN Diyor.. Ve öyleki kadın demeye utanır olmuşuz abes bir kelime gibi gelmeye başlamış.. Kadın deyipte ters tepki alanlarda küçümsenemeyecek kadar fazla.. karşı cins kadın kelimesinden çok bayan kelimesini duymak isteyenlerle dolu.. Dini unutmuş insanlar ne kadın haklarını bilen erkek nede erkek haklarını bilen kadın kalmak üzere güzel ülkemde tazık çok yazık Allah’ım emrini bilseydi bu millet ona göre yaşasaydı bu sorunların hiç biri olmazdı…

  11. zuzu diyor ki:

    çok merak ediyorum. biz kadınlar nasıl bayan olduk hemde hiç fark etmeden. bana göre ben feminist değilim .kadınım ama teste göre bayan çıkıyorum ve gerçekten de şu an da yaşadığım bir çok problemin altında bu bayanlık mevzusu yatıyor.ama ben kadın olmak istiyorum… evlilik arefesindeyim ve bu konu canımı çok yakıyor. kadın olmak için neler yapmak yada yapmamak gerekir . yazıları okudukça kendime üzülüyorum. her şeyi yapabilirim derken neleri kaybetmişim:(

  12. zuzu diyor ki:

    bayan olanlar nasıl kadın olur? kadın olabilirler mi? umut var mı?

  13. zehra diyor ki:

    çok doğru kendimi test etmek hoşuma gitti teşekkürler sema hanım bunu birde eşime okutayım bakalım o ne düşünüyor benim 34 puanım doğrumu bakalım onun gözündede…:)

  14. merhamet diyor ki:

    harika bir yazi tesekkür ederim

  15. muhsin ulusoy diyor ki:

    BU yaziyi yazan kim biliyor musunuz?

  16. kardelen diyor ki:

    Aslında bu soruyu beylerimize puan verdirtmemiz lazım.Biz kendimizi nasıl görürsek görelim onların gözünde öyle olmaya bilir

  17. ŞEVVAL diyor ki:

    TESPİTLERİNİZ ÇOK GÜZEL ALLAH RAZI OLSUN

  18. fattuma diyor ki:

    Sadece “Pantolon”dan kaybediyorum sanirim.. 34/35 Kadinim :)

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

Ne çok tatlı ol, yesin bitirsinler Ne çok acı ol, yesin tükürsünler...

Kitap

Çocuğunuzun Sahibi Değilsiniz

“Sormamız gereken soru şu: Geçmişimizin şimdiki yaşamımızı ne kadar süre daha yönetmesine izin vermek istiyoruz? Daha ne kadar başka bir zamanın hayaletleriyle savaşmak istiyoruz?" #drshefalitsabary nin kitabını internette kitap araştırmaları ...
Devamını Oku