Kadına Şiddete Karşı Üç Önlem

14 Ağustos 2017Haberler11 Yorum »

gweewg21XMA9TAile Bakanı Kaya, Elektronik kelepçeler yaygınlaşacak, KİM’ler oluşturulacak” dedi ve ekledi: “Belediyelerden kadın sığınma evleri açma yükümlülüklerini yerine getirmelerini isteyeceğiz”

İktidar, toplumsal bir sorun olan kadına yönelik şiddet ve cinayetlerin önlenmesi, cinsel taciz mağduru kadınların korunması için üç önemli adım atmaya hazırlanıyor. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Salman Kaya, kadınların korunması ve daha fazla istihdamı amacıyla önümüzdeki dönemde hayata geçirecekleri proje ve uygulamaları şöyle anlattı:

ŞİDDETE ELEKTRONİK KELEPÇE: Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için buton uygulaması yapıldı ancak bu yeterince başarılı olmadı. Dünya örnekleri de taranarak başarılı bir sistem olan  elektronik kelepçe uygulaması başlatıldı. Ankara’da 11, İzmir’de 12 kadın hakim kararı ile koruma altına alındı. Uygulama süresince tüm olaylara zamanında yetişildi ve önlenemeyen şiddet vakası şu ana kadar yaşanmadı. Başarı nedeniyle elektronik kelepçenin kapsamını genişletiyoruz. Ankara, İzmir, İstanbul, Bursa, Gaziantep ve  Antalya illerinde Emniyet ve Jandarma sorumluluk bölgelerine yaygınlaştırılacak. Ben özellikle İstanbul’un da kapsama alınması için ısrarcı oldum. (Bu uygulama kapsamında şiddet mağduruna “mağdur ünitesi” veriliyor, şiddet uygulayana ise “elektronik kelepçe” takılıyor.

BELEDİYELERE MEKTUP: Büyükşehir, il ve nüfusu 100 binin üzerinde olan ilçe belediyelerin şiddet gören kadınların çocukları ile birlikte barındığı sığınma evleri açma zorunluluğu bulunuyor. Söz konusu madde çerçevesinde değerlendirme yapıldığında, yerel yönetimlere bağlı faaliyet yürüten 33 kadın konukevinden yalnızca 8’i büyükşehir belediyesi bünyesinde açılmış. Kreş açma zorunluluğu bulunan 234 belediyeden sadece 24’ü bunu yerine getirmiş durumda. İhtiyaç analizleri sonucunda, bünyesinde kadın konukevi bulunmayan, 22′ si büyükşehir belediyesi olmak üzere nüfusu 100 binin olan 88 belediyenin öncelikli olarak kadın konukevi açması gerektiği tespit edildi. Bunun için İçişleri Bakanlığına mektup yazdım.

‘KİM’LER KURULACAK: Kadın İzleme Merkezleri (KİM) kuruyoruz. Çocuk İzleme Merkezleri gibi olacak. Şiddet gören, taciz gören tecavüze uğrayan kadınlar, emniyet, savcılık, hastane dolaşıyor. Kadın kapı kapı dolaşmayacak. Adli muayenesinin ve diğer işlemlerinin bu tek merkezde yapılmasını öngörülüyoruz. Psikolojik olarak bu kapı kapı dolaşma çok negatif etkileyen bir şey. Kadına yönelik şiddetin fazla olduğu illerde pilot uygulama olarak KİM’leri kurmaya başlayacağız. Pilot uygulama örneği olarak Ankara Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından “Tecavüz Vakalarında Klinik Yaklaşım Paketi” oluşturuldu.

KADIN İSTİHDAMI İÇİN KAMUDA KREŞ TARAMASI
Bakan Fatma Betül Salman Kaya  şunları söyledi: “Kamuda çalışanı 150’den fazla olan yerlerde kreş açma zorunluluğu var. Şimdi ben bu konuda kamunun karnesini çıkarıyorum. Önce kendimizin uyması lazım bu kurala. Bakan arkadaşlarıma da söyledim tek tek soruyorum kreşiniz var mı. Kamu kurumlarından şu an karne çıkarılıyor. Önce kamunun görevinin yapması, bu kurala uyması gerekir. Şiddetle mücadele konusunda devlet yapması gerektiğini yapıyor. OSB’lerin hepsinde kreş açacağız. Çok kadın çalışan var ama kreş yok. Kadın istihdamını artıracaksınız, çocuğuna bakma sıkıntısını gidermemiz

Sabah Gazetesi

Okunma Sayısı : 1.083

Yorum yapın

“Kadına Şiddete Karşı Üç Önlem” için 11 Yorum

  1. Abdullah Bir diyor ki:

    KORKARIM Kİ
    “YURDUMUN KADINLARI’nın ve AK PARTİ HÜKÜMETİ’nın EN BÜYÜK HATASI HER İKİSİNİN ve ÜLKEMİZİN FELAKETİ OLACAK”

    Çünkü;

    Onlar, şerrinden emin oldukları için, dostlarını kendilerinden uzak tuttular. Kendilerine bağlamak ve kazanmak için de; düşmanlarını kendilerine yakın tuttular. Yakın tuttukları düşmanları dost olmadı. Ama uzak tuttukları dostları düşman oldu. Herkes düşman safında toplanınca yıkılmaları mukadder oldu.
    ( Eba Müslüm Horasani)

  2. Sadece Fatih diyor ki:

    Kadına şiddete karşı alınabilecek en iyi önlemlerden biri erkeklere ceza vermekle sorunun çözülemeyeceğinin anlaşılmasıdır. Çünkü kocası ceza alsın diye eşini tahrik eden kadınlar var. Sırf mağdur gözükmek için şiddet görmek için kocasını tahrik edip onunla itişiyorlar ardından şiddet hadisesi yaşanınca da amaçlarına ulaşıyorlar. Ancak en çok kendilerine ve yuvalarına zarar veriyorlar bunun farkına varmaları lazım. Kadına şiddeti önlemenin yolu erkeğe şiddet uygulamak değildir. Şu an erkeklere karşı yasalarla orantısız güç kullanılmaktadır.

    Erkekleri yok etmek isteyen feministlere de şu Hadis-i Şerifi hatırlatalım.

    “İlmin azalması, cehaletin meydan alıp yayılması, zinanın meydana çıkıp şayi’ olması, elli kadının yalnızca bir bakanı olacak derecede kadınların çoğalıp erkeklerin azalması, kıyamet alâmetlerindendir.”(Buharî, Kitabu’l-İlm 23)

    • Yahya diyor ki:

      Fatih Bey,

      Maksat zaten sorun çözmek değil, bağçıyı dövmek.
      Öncelikle 6284 nolu r. kanun vasıtasıyla koruma talep ettiğinizde sizden kimse delil/tanık istemiyor. Bu yüzden kadının eşini vs. tahrik etmesine gerek yok. Cinsel şiddet uyguluyor diyebilir… gel bakalım mı diyecekler? O zaman ekonomik şiddet uyguluyor diyecek… cebine mi bakacaklar?
      Ben size cevabını vereyim, kadının beyanı yeterli :)

      Ayrıca adliyede, emniyet müdürlüklerinde, karakollarda (….) özel aile içi şiddet büroları var bunların olaya yaklaşımı son derece ciddi. Eğer şikayet ettiğiniz birim bu işi ciddiye almaz ise bu birime/şahıslara da ciddi yaptırım uyguluyorlar. Dolayısıyla gayri ciddi şikayeti bile değerlendirmek zorundalar.

      Zaten mahkemeler, üzerine mesuliyet almamak için gelen her şikayete/dilekçeye karar verip yolluyor. Yapılan şikayetleri dahi okuduklarını düşünmüyorum. Zaten bu işe karşı olan bir grup avukat hakimlerin “kopyala-yapıştır” karar verdiklerinden şikayetci.

      Mor¢atı denen kokona yuvası bu kanunun sağladığı korumayı ve yaptırımlarını çok yetersiz buluyor ve yetkililerden daha fazla koruma ve yaptırım istiyor… şıɯpı soɹnʎoɹnɯ sızǝ ɐʞןi oןɐu ǝɹʞǝʞ uıʎǝ ǝʌןǝusıu¿

      • Sadece Fatih diyor ki:

        Yahya Bey.

        Allah uzun ömür versin :) Siz de beni güldürdünüz bu sefer.

        Ben önceden bir yorum içerisinde bir iki cümleyle evlilikten kaçan arkadaşların niye kaçtığını ve buldukları alternatif çözümleri yazmıştım. Zıpır arkadaşımın bu konu hakkındaki yorumunu yazacağım artık terbiye sınırlarını zorlayarak.

        Ya Fatih diyor, çileklisi, muzlusu, kakaolusu, vanilyalısı varken neden kendimi sadesine mahkum edeyim ki. Akarı yok kokarı yok. Aylık masrafı daha az. Öyle başım ağrıyor vb. de yok… Yanlış anlaşılmasın öyle parayla vb. elde ettiği şeyler değil, bu işlerin meraklıları bir şekilde buluyor birbirini tabi bilgi çağındayız, akıllı telefonlar var, arkadaşa mesaj geliyor bir şekilde bu akşam ailem evde yok diye geziyor tozuyor, yiyip içip yatıyorlar, ertesi gün adamı işyerinde belini tutup topallayarak yürürken görüyoruz. Kendisi zaten profesyonel elektrikçidir. Ancak onu bir noktada tongaya düşürmüştüm. Bana bir gün şöyle yapacaksın böyle yapacaksın diye tavsiye verirken bak dedim bunları evlenilecek kıza yaparsak paparayı yeriz, senin dediklerin zamane kızları için geçerli. Evlenilecek kızlarla görüştüğünde benim bildiklerim geçerli oluyor dediydim :) Hatta görüştüğüm kişileri bu arkadaşın rol modelleriyle karşılaştırarak kızların hangi cins peynir olduklarını çıkartabiliyorum artık.

        Aklı olan erkek evlenir bence ancak aklı olan kadınla evlenmeli. Eşi olacak kadını seçerken güzelliğine vb. kanıp aklını yitirmemeli. Akılsız kadınlar da aklını başına almalı dolduruşa gelip de yuva yıkacak akılsızlıklar yapmamalı(boşanmış kişiler alınmasın)

        • Yahya diyor ki:

          Fatih Bey,

          Rabbim size de hayırlı bir yuva kurmak nasip etsin, uzun ömür sağlık afiyet ihsan etsin.

          Aklı olandan kastim dediğiniz gibi elektrikçi arkadaşınız gibi ve o tayfa… Dini hassasiyeti olmayan ve kanunlar ile her şey erkeğin aleyhine olan bir ülkede/toplumda erkek niye evlensin?

          İşin dini boyutunu bir kenare bırakın, biraz aile/yuva mefhumuna sahip erkek evleneyim dese, geleceği kadının iki dudağı arasında…!

          Bu arada bu tarz erkeklerle yatan kalktan takılan kadınlara ne demeli? Haz peşinde koş koş nereye kadar?

          Aradım yıllardır seni her yerde
          Bir türlü karşıma çıkmadın namus
          Nihayet bir yerde rastladım ama
          Utançtan yüzüme bakmadın namus

          Yaklaşıp yanına dedim nerdesin
          Dedin ki yorulma gelmiyor sesin
          Gayretleri boşa gitti herkesin
          Kimseyi yanına sokmadın namus

          Fazilet dediğin meğer masalmış
          Namuslu görünmek kimlere kalmış
          Zenginmiş, fakirmiş, halkmış, kralmış
          Gördüm ki kimseyi takmadın namus

          … diyerek bitiriyorum :)

      • Abdullah Bir diyor ki:

        Yahya Kardeşim’e…

        “şıɯpı soɹnʎoɹnɯ sızǝ ɐʞןi oןɐu ǝɹʞǝʞ uıʎǝ ǝʌןǝusıu¿”

        :-) Bu güzel di Yahya kardeşim.

        Gelelim sorunun cevabına;

        EVET EVLENİR

        Hatta bu devirde aklı olan erkek resmi boşanmayı bile beklemeden evlenmeli

        Ama…

        “Bir Müslüman bir delikten iki defa ısırılmaz” düsturu gereği aynı hatayı iki defa yapmaz.

        Peki ne yapar?

        Ya ısırılmak için başka bir delik bulur :-) ya da bulduğu yeni deliğin içinde onu ısıracak bir şey olmadığından emin olur.

        Bu iki şık içinde biraz uzaklara gitmesi ve kesenin ağzını açması gerekir.

        Ayrıca aradığını bulduğunu düşündüğü yerlere KIŞ SEZONU gitmesi hem hormonal hemde ekonomık olarak daha doğru bir zamanlama, kararlarının daha mantıklı ve objektif olması için faydalı olur. :-)

        Malum sıcaklarda testestoron hormanları daha fazla salgılanır ve teyyare biletleri pahalı olur. :-)

        • Yahya diyor ki:

          Abdullah abi,

          Hem fikiriz. :)

          Güzel haberlerimizi veririz inşaAllah.

          Dualarınızı da bekleriz.

          Selam ve dua ile…

  3. Yahya diyor ki:

    Maşallah… Şeyi yazmayı unutmuşsunuz: özellikle yaz aylarında sokak hayvanlarına barınak su yemek teminini…

    Şu kelepçelerde tasarımcı elinden çıksın lütfen… yarın işe takıp gideceğim millet özensin, sorsun nerden aldın diye… havam olsun!

    Allah akıl fikir versin size…!

    • ismet badem diyor ki:

      Hocam yüreğinize sağlık, işimiz artık mizaha kaldı maalesef…

    • MEHMET D diyor ki:

      Yahya Bey,

      Sizi gerçekten anlayabiliyorum :)
      Niye mi ? Damdan düşenin halinden damdan düşen anlar.
      Tabiki biraz yeniyim 14 Aylık.

      Sn Bakan vekillere de taktırmadığı müddetçe o heyecanı anlayamayacaklar..

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Çocuklarınızla yedi yaşına kadar oynayın, onbeş yaşına kadar onlarla arkadaş olun, on beş yaşından sonra da onlarla istişare edin.” ( Hz.Ali)

Kitap

Çocuğunuzun Sahibi Değilsiniz

“Sormamız gereken soru şu: Geçmişimizin şimdiki yaşamımızı ne kadar süre daha yönetmesine izin vermek istiyoruz? Daha ne kadar başka bir zamanın hayaletleriyle savaşmak istiyoruz?" #drshefalitsabary nin kitabını internette kitap araştırmaları ...
Devamını Oku