Kadının Nafaka Alması Caiz mi?

21 Mart 2017Prof.Dr.Orhan Çeker62 Yorum »

img-20161230-wa0014Soru: Hem dini hem de resmi nikahla eşinden ayrılmış biri eski kocasından nafaka alabilir mi? Tazminat davası açabilir mi? Nafaka parasından alırsa yakın çevresi istifade edebilir mi?

Cevap: Bu soru toplumumuzun önemli bir meselesini dile getiriyor. Öncelikle şunu söyleyelim: Boşanma olduğu takdirde kadının kocasından alacağı şeyler şunlardır: Öncelikle mehir. Daha önce almadıysa mehrini alır.

İkinci olarak; kadın gerek zatî olsun gerek başka bir eşya olsun özellikle kendisine ait eşyaları varsa, onları alır.

Üçüncü olarak kadın iddet sonuna kadar nafaka alabilir ki dinimizde normal hallerde iddet iki- üç ay sürer.

Kadının bunun dışında yani iddetten sonra yoksulluk nafakası veya tazminat alma gibi hakkı yoktur. Bu üç madde dışında kadın, kanuni imkânları kullanarak zorla herhangi bir şey alırsa haksızlık etmiş, kul hakkına girmiş. Bunlar dışında koca kendi gönül rızsaı ile boşanmış olan karısına bir şeyler verirse kadın onları da alabilir. Hatta ayet-i kerime bu durumda karı-kocanın insanlığı unutmamalarını, insanî davranmaları gerektiğini vurgular (Bakara: 237)

Soru: Evli olan insanlar sürekli nikah tazelemek zorunda mıdırlar?

Cevap: Evli olan insanlar sürekli nikah tazelemek zorunda değildir. Nikah eskimez, yıpranmaz, evliliği sona erdiren herhangi bir sebep olmadıkça nikah sapasağlam devam eder. Cuma geceleri nikah tazeleme adeti şundan kaynaklanmış olabilir: Perşembeyi cumaya bağlayan gece iman tazeleme duaları yapılırdı. Aslında bu adetin devam ettirilmesi gerekir. Bid’at diye kimileri karşı çıkıyorsa da ben onun bid’at olmadığını düşünüyorum. Çünkü sahabe de zaman zaman ‘haydi imanımızı tazeleyelim’ derler ve kelime-yi şahadet, kelimeyi tevhid getirirlerdi. Bu niye cuma gecesine tahsis ediliyor diye itiraz edenler olabilir. Günü, gecesi o kadar da önemli değildir. Başka zaman insanın aklına gelmiyorsa hiç değilse haftada bir defa hatırlatmış olmak için Cuma gecesi yatsıdan sonra iman tazeleme duası yapılması iyi olur. Belki de diğer vakitlere göre Cuma gecesi yatsı namazı cemaati çok olmaktadır diye bu vakit seçilmiştir. İman tazelemişken bir de nikah tazelemesi yapılmıştır. Bunun sakıncası yoktur. Şurası var ki nikah ancak şöyle olursa tazelenmiş olur: Hanım kocasına vekalet verecek, koca da kendisi tarafından asaleten karısı tarafından vekaleten imamın sözlerini aynı ile tekrar edecek ki nikah tazelenmiş olsun. Yoksa sadece imam kendi kendine tazeleme sözlerini söylüyor da cemaat kafa sallayıp duruyorsa bu kafa sallama imanı ve nikahı tazeleme anlamına gelmez.

Okunma Sayısı : 5.010

Yorum yapın

“Kadının Nafaka Alması Caiz mi?” için 62 Yorum

  1. Yahya diyor ki:

    https://www.yeniakit.com.tr/haber/ilahiyatci-orhan-cekerden-nafaka-aciklamasi-erkek-iddet-suresince-3-ay-nafaka-oder-706708.html

    Değerli hocam Orhan bey’e teşekkür ederim. Gündeme gelen kadına yoksulluk nafakasının 5 yıl ile sınırlandırılması haberine, jet hızıyla cevap verdi. Diyanet Başkanlığı başta olmak üzere, tüm hocalarımızın acilen bu hususa dikkat çekmesi gerekiyor ve kadının iddet süresi dışında alacağı/aldığı nafakanın haram olduğunu belirtmeleri gerekiyor.

    Her ne kadar hoca(ları)mızın bu açıklamaları hükümetin 5 yıl süre sınırını değiştirmeyecek olsa da, bir ihtimal; o haram yiyen kişiliklerin kafalarında soru işareti oluşturabilir…

    Bu arada devletimizin yapmayı planladığı yasal değişiklik tek cümleyle: ölümü, gösterip sıtmaya razı etmek babında ancak, yinede nafaka ödeyen kardeşlerimiz için bir nebze yüz güldürecektir.

    Ayrıca nafaka ilgili diğer haksızlıklar ve hukuksuzluklarda acilen düzenlenmeli ve yaşatılan mağduriyetler önlenmelidir.

    Selam ve dua ile…

  2. Irmak diyor ki:

    SA,
    Evlilik suresince alinmis olan mal, esya, ev ,v.s nin 50 50 taksimi caiz midir?
    Lutfen bu konuda da aciklama yapar misiniz?

    tesekkur ederim..

    Bu konuda burada ki arkadaslar dan yorum alabilir miyim..

    Tesekkur ederim..

    • Yahya diyor ki:

      Irmak hnm,

      50/50 taksimi caiz değildir. Hakkaniyet ölçüsünde olmak zorundadır.
      Daha önceki açıklamalarınız yeterli bilgi vermemektedir.

      Anlattıklarınızın erkek tarafını da dinlemek gerekir. Erkeğin nafaka yükümlülüğünü yerine getirmemesinin şer-i hükümleri vardır. (kısacası erkeğin borcu olur)
      Tabii iş bununla da sınırlı değil, itaatsizlik, naşizelik söz konusu ise nafaka kesilir. Özetle bu iş bu kadar basit değildir daha çok detayı vardır.

      Nihai durum ne olursa olsun, hakkından fazlasını talep etmemek, almamak en doğrusudur. Eğer Allah korkusu varsa bırakın biraz kadından gitsin ama hak geçmesin!

      Selam ve dua ile…

      • Irmak diyor ki:

        Yorumunuz icin cok tesekkurler Yahya bey,

        itaatsizlik, (nasizelik Ne demek bilmiyorum), soz konusu degildi.

        ben de hakkaniyet olcusunde olsun diyerek- evliligimizin ilk yillarinda .disarda calisamayip,eve para getirmeyip, evde calistigim ve bu calismam, emegimin hic bir para degerine vurulmamasi hasebiyle – eski esimin evi terk edip gittigi yillarda ki, kazancimi – eve ve cocuklara harcadim- dinen boyle bir yukumlulugum yoktu. Beni mecbur birakti.

        O paranin tamamini bana geri vermesini isteyemez miyim…

        Saygilarimla..

        • Abdullah Bir diyor ki:

          Irmak’a…

          Başkalarını bilmem ama bu konuda benim yapacağım yorum, Kuran ve Sünnetten vereceğim bilgiler işinize gelmeyebilir, kabul etmeyebilirsiniz.

          Hatta şiddetle karşı çıkabilir, bu karşı çıkışınız sırasında İMANİ ve İTİKADİ manada sıkıntı olabilecek/olacak çıkışlarda bulunabilirsiniz.

          Diğer taraftan, bence siz bu konuda BİLGİ den daha çok “kafanızda ki düşüncelere” yorumlarıyla destek olacak kişiler, yani yapmayı istediğiniz şeylere bir tür “meşruiyet” arayışındasınız.

          Bu nedenle “bu konuda” size yorum yapmayacağım.

          Ama bir Müslüman olarak sadece şu kadarını söyleyelim

          Kadının, yaşayan kocasının malı üzerinde hakkı yoktur, hele hele % 50 paylaşım diye bir şey söz konusu değildir.

          Kadının kocası öldükten sonra kocasından kalan mallar üzerinde ki hakkı ise NİSA suresi 11 ve 12 ayetlerde açıkca belirtilmiştir.

        • Yahya diyor ki:

          Irmak Hnm,

          Daha önce yazdıklarınız, şimdi yazdıklarınız hepsini derleyip topladığımda zihnimde bir resim netleşmiyor. Çelişki değil ancak parçalar eksik. Dolayısıyla size “şunu yapın, hakkınızdır” diyemiyorum.
          Ayrıca karşı tarafı da dinlemek lazım. Niçin ailesinin bakımıyla, nafakasıyla ilgilenmedi? Niçin kocalık vazifelerini yapmadı?

          Dileyim ki siz vazifelerinizi dört dörtlük yaptınız (itaatsizlik yok demişsiniz), eşinizde hiç bir haklı sebep ve zorluk olmaksızın sizin ve çocuklarınızın nafakasını temin etmedi; eşiniz size bu nafaka miktarınca borçlu olur. Eğer ülkemizde şer’i hükümlere göre karar veren mahkeme/kadı olsa bu borçunuzu alırsınız.
          Ancak size çok özet bilgi veriyorum, bu işin detayları söz konusu.

          İşin maddi boyutunu bırakın, yukarıda da belirttiğim gibi kocanızın ayrıca size kocalık vazifeleri, çocuklarınıza da babalık vazifeleri vardır. Bunlar içinde “hak” talep edebilirsiniz.

          Yaşınız itibariyle tahmin ederim, çocuklarınız büyümüş ve size bakabilecek durumdadırlar. Sizin yerinizde olsam, hesabımı Allah’a havale ederim. Bu dünyada avukat/mahkeme ile uğraşıp bir miktar alacağıma; ahirette 1’e 10, 1’e 100, 1’e 1000 alırdım.

          Eğer çocuklarınız size bakmıyorsa, size bakacak kimseniz yoksa, veya kendi geçiminizi sağlayacak durumunuz yoksa, kısaca yoksulluğa düşme durumunuz var ise; sadece geçinecek kadar “nafaka” diyelim talep edebilirsiniz.

          Selam ve dua ile…

  3. Yahya diyor ki:

    Bu konuyla ilgisi yok ama,

    Hocamıza sormak istiyorum:
    Devletimiz şimdi yeni altın tahvili ve altın kira sertifikası çıkarıyor.
    Finansal sistemde yaptıklarıyla şecaat arz ediyor…
    İyi güzelde bu sistemler helal mi? haram mı diye düşünen yok.

    BES gibi, emeklilere verdikleri promosyon gibi, şimdi de altın tahvili ve altın kira sertifikası. Şimdi bu iki finansal enstrümanin durumu nedir?

    Başbakanımız gururla, promosyonumuz emeklilere “helal” olsun diye bangır bangır anons etti… Bu vebal değil mi???

    • .../nisa diyor ki:

      Yahya bey,

      Sorduğunuz soruların cevabını bende merakla bekliyorum. Bu konularla ilgili din ve para ticaret üzerine araştırma yapan helal ve haram olduğunu tespit edecek alimlere akademisyenlere ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.

      Dünyadaki iktisad düzeniyle islamdaki ticaret helal haram durumu nasıl tespit edilebilir. İktisad okuduğunuzda faiz nasıl hesaplanır onu öğreniyorsunuz ilahiyatta haram olduğunu. Peki Müslüman olan ülkede bu durumu açıklamak netliğe kavuşturmak Müslümanlar için helal ne ise onu bulmak bir acil değil midir?

      Belirli başlı kişiler bu konuda cesurca açıklama yapıyor ama onlarında sesi pek duyulmuyor. Çünkü ben bazı yanlış durumların olduğunu duydum. Mesela katılım bankalarıda BDDK’tan banka oldukları için belirli faiz gelirini alıyorlar. Bu faiz gelirini katılım hesaplarında ve kredide kullanamadıkları için cami restorasyonunda kullanılmış.

      Helal yoldan kazanan biri nasip olsun diye dua ediyorum ama derine gittiğimizde sonuç pek iç açıcı değil. Bankada çalışmasın, içkiden kötü fiilden şans oyunlarından kazanç sağlamasın, kredi kullanmasın, faiz almasın şeklinde oluyor. Son olarak borsaya yatırım yapan kişilerle karşılaştığımdan borsa kriterini de koydum.

      Daha önce emekli promosyonuyla ilgili sormuştum ve tanıdığım kişilere bankadan parayı alıp ihtiyaç sahiplerine vermelerini söyledim. Bu parayı sadaka gibi düşünmeyin dedim. İktidarın neye helal dediğinden çok Allah’ın neyi emrettiği önemli.

      • Yahya diyor ki:

        Nisa hnm,

        Size katılıyorum.
        Zaten İstanbul’da çay yetiştirmek gibi bir şey bu katılım bankalarının faizli sistemde yaptıkları… Fakat fetva kurulları var ona buna fetva veriyorlar. Beni gerçekten endişeye sevk ediyor. Hafife de almak istemiyorum çünkü dini bilgileri benden muhakkak ileri…
        Daha bilinmeyen ne işlemleri var bu bankaların…

        Kriterlerinizde çok haklısınız ancak hangimiz bu sistemde çalışmayan firmada çalışıyoruz. Hiç alakasız firmalar bile finansmanını faizle temin ediyor. Faize bulaşmayan firma var mı? Katılım bankası kullanan var ama yine yukarıdaki dediğime geliyoruz.

        Tabii ki iktidarın neye helal dediği önemli değil ancak herkes sizin bizim gibi bilgi sahibi değil. Müslüman kimliğine sahip, alnı secdeli bir zat çıkıp ta “size helal olsun” diyorsa, üçyüz beşyüz liraya ihtiyacı olan emeklide afiyetle bu parayı alıp yiyor. Biraz farkındalık sahibi olanda “vebali” zatın boynuna diyor.

        Tabii bugün değil de ne zaman???

        Selam ve dua ile…

        • .../nisa diyor ki:

          Yahya bey,

          Allah yardımcımız olsun. Belki azıcık imkanı olan kendini muhafaza edip elindekiyle helal yaşamaya çalışıyor ama kıt kanaat geçinen insanın bunu dikkate alacak durumuda olmayabiliyor.

      • Sadece Fatih diyor ki:

        Döviz dalgalandığı için bu durumu fırsat bilip kar etmek isteyenler oldu etrafımda. Ancak bu “fırsat” durumunu kullanmayan bazı “enayiler” de var. Hem de hayat tarzını görseniz ne alaka dersiniz ama adamlar kul hakkına saygılı. Parayla imanın kimde olduğu belli olmadığını tekrar hatırlayalım. Dini yaşamaya çalışmakla yaşıyor gibi gözükmek arasında, İslam devleti olmakla öyleymiş gibi taklit yapmak arasında dağlar kadar fark var…

        Allah razı olsun, kredi çekmemek için anne babasına direnen evli arkadaşlar var, vadeli mevduatı olmayan. Hatta küçük ihtiyaçları olduğunda aralarında para topluyorlar, imece usülü :)
        Böyle güzel örnekler de var…

        Güncel konuları çok araştıramadım ama hem hukukçu hem de ilahiyatçı olması sebebiyle Cevat Akşit hocamızın sohbetlerini tavsiye ederim.

        • .../nisa diyor ki:

          Sadece Fatih bey,

          Cevat Akşit hocanın bahsettiğim konudaki açıklamalarına bakarım Allah razı olsun.

          Ben insanların krediye bulaşmak yerine borç alıp vermelerini daha doğru buluyorum işler hem kolaylaşıyor hem harama bulaşılmamış olunuyor. Babam Allah razı olsun bu konularda çok iyidir isteyeni boş göndermez bizim işimiz düştüğünde de dara düşmedik borç verenler oldu.

          Dövizle ilgili bahsettiğiniz gönüllü enayiler sınıfına bizde giriyoruz. Allah ayırmasın.

  4. irmak diyor ki:

    SA,
    Evlilik suresince alinmis olan mal, esya, ev ,v.s nin 50 50 taksimi caiz midir?
    Lutfen bu konuda da aciklama yapar misiniz?

    tesekkur ederim..

    • semamarasli diyor ki:

      As. Irmak hanım soruyu Orhan hocaya ileteceğim inşallah diğer sorularla birlikte. Yalnız burada soruyu daha detaylı sorarsanız iyi olur. Evlilik sürecinde kadın da çalıştı mı eşyalar ikisinin kazancı ile mi alındı? Çocuk var mı? Çocukların annede kalması babanın tercihi ise ve o eşyalar çocuklarla birlikte kullanılacaksa da durumun değişeceğini düşünüyorum.

      • irmak diyor ki:

        SA,
        uc cocuk var. 30 senelik bir evlilik.. evlenmeden once kadin calisiyordu. evlenince esinin isi sebebiyle isine devam edemedi.
        Evliligin son on senesinde, erkek evi terk ettiginden, kadin calismaya basladi.
        Esinden kalan dukkani da, cocuklarin yardimiyla isletti. Evin ve dukkanin kalan odemelerini yapti ve geliriyle cocuklarin butun masraflarini karsiladi.Butun gelirini cocuklara eve ve dukkana yatirdi. baska hic bir birikimi yok.
        Cocuklar su anda buyumus okumus ve evlenmisler.

        On sene sonra geri gelen bey, baska biriyle yeni bir hayat kurdugunu ve bosanmak istedigini soyluyor.
        Kadina, ben senin mihrini odedim benim aldigim ev ve dukkanda hicbir hakkin yoktur, eger mahkeme yoluyla alirsan, yarin Ahirette sorumlu olacaksin diyor.
        kadinsa gecimi icin dukkana yasamak icin de eve muhtac oldugunu soyluyor.
        Adamin geliri ustun ve son on senedir yasadigi yerde kendine, ev ve dukkan almis.
        Konu kisaca bu…
        Ilginiz icin cok tesekkur ederim..

        • Yasin diyor ki:

          Kadının emeği kendisine aittir.
          Erkek evi geçindirmekle yükümlüdür.
          Vazifesine yerine getirmeyen, hak iddia edemez.

          İslami hassasiyetleri olan hakemler sorununuzu çözer. Karşı tarafı da dinlemek lazım.

      • Irmak diyor ki:

        SA, sema hanim..

        Benim soruma bir cevap gelmeyecek mi?

        tesekkur ederim.

  5. Feyza diyor ki:

    Daha once okuduguma gore Halil Mumin bey, sanirim esiniz ailesine de sizden izinsiz gidiyormus. Haftada bir hakkidir kadinin anne babasini ziyareti eger onlar gelemiyorsa fakat bunun fazlasi esinin rizasi olmadan olmaz. Yani bu da dini anlamda bir mesuliyet.
    Iki tarafli dinlemedikce cok objektif yorum yapamiyorum Halil Mumin bey ama Nisa 34.ayette sizin kasdettiginiz manadaki itaat neydi mesela eski haniminizin “orada itaatten kasit bu degil” demesi veya “ben abimi bile takmiyorum” gibi bir kiyasa basvurmasini gerektirecek?
    Yani siz haniminizi tesettursuzluge mi sevkettiniz, farz ibadetinden mi alikoydunuz, sahsi mali uzerinde zorla tasarrufta mi bulundunuz, haram bbir fiil islemeye mi zorladiniz, nafakasini temin etmeyip uygunsuz bir ortamda calismaya mi mecbur ettiniz, hakki olan gunlerde anne babasini ziyarete gitmekten ki alikoydunuz vs..?
    Eger bunlar veya buna benzer birseylere zorladiysaniz itaatten kasit bu degil demis olmasini anlayabiliriz fakat mesru dairedeki isteklerinjzse sozkonusu olan ki ben oyle tahmin ediyorum, o halde itaatten kastedilen mana tam da reddettigidir.
    Ben sunu goruyorum, evlenmeden once babasina agabeyine veya evin diger erkek fertlerine saygi gostermeyen ve asiri tavizle buyumus kizlar, evlenince esine de itaat ve saygi gosterme konusunda zorlaniyorlar.
    O yuzden evlenmeden once evlenilecek kizlarin evin erkek fertleri ike olan iletisimine bekarlar dikkat etsin. Gercekten cok onemli. Esiniz “abimi dahi takmiyorum seni mi takacagim” diyorsa bunun altinda yatan zaten baba evinde gosterilen asiri musamahakar tutumdur.
    Surekli kizlarin icindr yasayinca toplu yasama kim ayak uyduramiyor ve surekli ariza cikariyorsa arka planda saygiyi ogretememis cok toleransli bir ebeveyn goruyoruz. Yani adaptasyon sorununu sadece kocaya karsi degil, hemcinsleriyle olan farkli kalabalik ortamlarda da yasiyorlar.
    Ya da erkeklerle fazla icice buyumus ve erkeksilesmis kizlarda itaat ve saygi olgusu yeterince gelismiyor ve ayni ortami paylastiklari erkekleri ister istemez konusma ve hareketlerinde rol model olarak alip itaate ve uyuma fazla yanasmiyorlar.
    Diger konu ise, yeni evli bir kadinin agzindan surekli “bosanalim”kelimesi cikar mi demissiniz.
    Bosanma ve nikahla ilgili hicbir soz zaten sakaya alinmaz, bilirsiniz asv Efendimizin bu konuda ikazi var. Bazen agizdan cikan bir soz nikahin sihhatine zarar getirir. Neyse ki bunu soyleyen erkek degil kadinmis. Ama bunu soyleten nedir? Yani yeni evli bir kadin bu sozleri evliligin tam da alisma, guvenme, baglanma gibi kritik bir surecinde sureklo sarfediyorsa bu surec zaten saglikli islemez ve olusmasi gereken muhabbet ve guven bagi olusmadan zedelenir.
    Ne siz tam olarak haniminiza sahiplenme duygusuyla yaklasabilirsiniz ne de o beklenen bir teslimiyetin icine girebilir. Sakincali sozler ve gercekten ilginc. Ailesinden kopamamis olmasinin etkisinin bu anlamda buyuk oldugunu dusunuyorum.
    Bu durumda kizi kopamiyorsa anne babanin devreye girip kizlarina, artik bayragi esine teslim ettiklerini ve basina buyruk baba evine gelip gitmesini kabul etmediklerini, kocasinin rizasi olmadikca bu ziyaretlere kendilerinin de rizalari olmadigini kizlarina bildirselerdi yuva yapici bir ebeveyn tutumu
    sergilemis olurlardi.
    Iste bu yuzden dinimizde ozel haller disinda bosama hakki kadina degil erkege verildi. Kadinlar nu hakki suistimale fitraten yatkin olduklari icin.

    • Halil Mümin diyor ki:

      Feyza hanım ;
      Zaten ailesine haftada 1 gitmesine izin vermemem söz konusu değildi..Kendisi çalışıyordu. İş çıkışı kafasına göre hafta içi bazen 2 bazen de 3 akşam baba evine giderdi hatta babası 9-10 gibi geri getirirdi(Burda babası kafana göre gelme dese idi sorunlar büyümezdi) benim rızam tabii ki yok hafta sonu da giderdi gitmezse ailesi gelirdi..Burda esas sorun anne ve babasının gereğinden fazla yüz vermesi şöyle açıklayayım:Nişanlı iken bir sorun olmuştu aramızda..Babası o zaman :” Evlendikten sonra evde damadın sözü geçecek” demişti ama evlendikten sonra aynı sorun olduğunda babası “Sözünü geçirmek istiyorsan köyden kız alacaktın ” dedi ayrıca bir gün evimize gelip masaya yumruğunu vurup :” Ben kızımı size ezdirmem” dedi(Ezecek bişey de yapmadık)..Hatta annesi de evimize gelip” balkonu yıkadı ütüsünü yaptı”..Annesine dedim ki :”Siz misafirsiniz iş yapmayacaksınız.Siz böyle yaptıkça kızınız sorumluluk almayı öğrenemeyecek”..Ben zaten memurum evimiz kira değildi çok şükür,aldığım parayı çarçur etmem.Evin geçimi sağlıyordum.Şunu anladım ki bana hiçbir zaman saygı göstermiyordu.Başına buyruk idi..Annesi aramızda sorun olduğunda “Daha alışamadı.Sen 3 ay boyunca her dediğini yap” demişti.Hatta akşamdan aramızda bir sorun olmuşsa işe giderken alyansını takmazdı.Ben de kızardım ama alyansımı çıkartmazdım..Bana cevap olarak :”Kızdırma beni o zaman” derdi..Bu olaylardan sonra her sorun olduğunda “Benim anam babam arkamda” derdi.Yani elimden ne geldiyse yaptım ama demek ki Takdir-i İlahi…

      • Süleyman diyor ki:

        Geçmiş olsun Halil Mümin Bey.

        Şöyle demişsiniz:”Nişanlı iken bir sorun olmuştu aramızda”. Şunu demek istiyorum. Nişanlı iken gözüküyor değil mi birşeyler? Hani ben bu boşanma sürecini yaşayan herkese soruyorum. Ne gibi sıkıntılar oldu? Mesela siz hangilerini hissettiniz?

        Son olarak “Sözünü geçirmek istiyorsan köyden kız alacaktın” sözünü düşündüm. Yani köyden kız alsanda aynı sonuç. Yürüyen bir ölünün yaşadıkları yazısı da bir örnek. Yani gene aynı sonuç, gene aynı sonuç. Allah kolaylık versin.

        • meryem diyor ki:

          Süleyman Bey
          Aslında balık baştan kokar, bekarken çeşitli alışkanlıkları olan kız ve erkeklerin evlenince düzeldiğine çok şahit olmadım. O yüzden başta yaşanan sorunları iyi analiz etmek ve ona göre yol almak gerek. ”Evlenince düzelir” mantığı ile hareket etmemek gerek vesselam.

        • Halil Mümin diyor ki:

          Süleyman bey;
          Nişanlı iken eşya alma olaylarında bayağı sorun çıkarmıştı.Ben de hem aileme hem de çok yakın bir arkadaşıma sordum onlar da alışverişte olduğunu söylediler..Ben de genel sorundur diye düşündüm ama değilmiş işin aslı saygı saygı saygı ….Feyza hanım da yazmış şu tespiti doğru..Bir bayan evinde babasına,abisine veya erkek akrabalarına karşı saygısı yoksa eşine de olmuyor maalesef.

      • Yahya diyor ki:

        Halil bey,

        Eğer yapıcı eleştirilere açıksanız ve kalbi yazdığıma inanırsanız;

        *Bilhassa “bakınız namaz kılıyor ama işini yapmıyor” kısmını sorguluyorum yani namaz kılıp da nasıl dinin gereklerine uymazlar diye*

        Müslüman insan hata yapar, nefsine uyar, şeytana uyar, zafiyet gösterir.
        kısacası müslüman günah işler. Bu yüzden tövbe kapısı açıktır.
        Fakat siz ne ders çıkarırsınız buna bakın ve kendinize bakın.
        Yani 2. eş adayınızı seçerken daha tecrübeli davranmalı ve doğru tercih yapmaya çalışmalısınız. İlaveten, eski eşinizin yaptığı hataları siz kendiniz aynısını / benzerini yapmayınız. (yapıyorsunuz demiyorum)

        Yukarıda yazdığınız cevaba istinaden;
        Anladığım kadarıyla evde ciddi bir otorite eksikliğiniz olmuş. Evin reisi erkektir. Kayın peder nasıl evinizde masaya yumruk vurur? Size nasıl köyden kız alsaydın der? Bunlar hem islami edep & ahlak kurallarına aykırıdır hem de sizin otoritenizi yerle bir eder. Eski eşiniz nasıl kafasına göre annesine gider ve istediği saatte evine gelir? nasıl alyansını çıkarır? nasıl size kızdırma beni der? Kusura bakmayın bu ciddi erkek otorite eksikliğinden olur.
        (Yada siz eşinize ciddi zulüm yapıyordunuz, o yüzden eşinizin ailesi ve eşiniz böyle yapmaya başladı – Ki böyle bir şey yok!!!)
        Kusura bakmayın bu sizin hatanız. Bir erkek sevgi ve saygı çerçevesi içerisinde karısına tatlı-sert otoritesini hissettirecek. Ör. Kadın ben iş çıkışı eve gitmezsem, eşim bana kızabilir hissini/duygusunu psikolojik olarak yaşayacak.
        Aynı şekilde kadının ailesi ve akrabaları da yine saygı çerçevesi içerisinde sizin otoritenizi hissedecek ve saygı duyacak. Sizin evinizde masaya vurmak, cüret etmek hiç bir şartla kabul edilecek bir şey değildir.
        Siz ciddi tavizler vermişsiniz: kendinizden, otoritenizden, saygınızdan.
        Karşı tarafta bunları çok güzel suistimal etmiş.

        İlk görüşme, nişan, evlilik siz sınırlarınızı çizeceksiniz, kurallarınızı belirleyeceksiniz ve otoritenizi kuracaksınız. Bunlar hep Allah’ın emrettiği helal daire içinde olacak. Bazen yerine göre/riske göre bu sınırları genişletebilirsiniz. Ancak siz ilk başta taviz verirseniz, alttan alırsanız, susarsanız, tabiri caizse yarın tepenize çıkarlar. Kısaca iktidar kavgasıdır bu…

        Hakkınızı helal ediniz, selam ve dua ile…

        • .../nisa diyor ki:

          Yahya bey,

          Halil Bey’in durumundan hem erkekler hemde hanımlar ders çıkarmalı. Karşı tarafı tanımadığımızdan yorumlarda ben kişilerden ziyade fiilleri sebepleri sorguluyorum.

          Karşı taraf sizin deyiminizle hoşgörüyü suistimal etmiş yada dominant bir karakter. Evlilik aşamasından önceki süreçlerde de ikaz vermiş. İlk zamanlardan itibaren boşanalım demesi bende sevgi ve bağlılık konusunda sıkıntıların olduğu izlenimi verdi.

          Diğer tarafta kadınlar karşılarında bir otorite görmek istiyorlar ister itiraf etsinler ister etmesinler. Sizin bahsetmiş olduğunuz tatlı sert durumunu.

          Kendi açımdan ders çıkardığımda eşine hoşgörüyle yaklaşan çünkü bazı kişileri duyuyorum ailesiyle görüşmesini istemeyenler ziyaret etmeyi istemeyenler varken bunu suistimal etmezdim.

          Babamda bu suistimale izin vermezdi. Çok sık gelinse senin evin yok mu der. Yüksek sesle konuşsam saygısızlık yapma der. Ondan izinsiz bir şey yapmamıza izin vermediğinden izinsiz böyle davranışlara da müsamaha göstermez. Akşam 20.00 gibi yemek bizim evde hazır olmalı annemde bizde nerede olursak olalım o saate kadar yemeği yapmamız gerektiğini biliriz.

          Kadınların eşlerine karşı sorumlu olduklarının bilinci baba evinde verilmeli. Aslında insan evliliğe baba evinde hazırlanıyor koca evinde değil. Kul hakkıda terbiyede sorumlulukta baba evinde öğreniliyor.

          Burada boşanan eşlerle ilgili yorumları okuyunca ister istemez evlenince insanın kötü yüzümü ortaya çıkıyor bende evlenince içimdeki kötü ortaya çıkacak mı diye düşünüyorum.

          Şartlar mı insanı zorluyor yıpratıyor bu hale getiriyor bakıyorum iyi insanlarla karşılaşanlar da sorun yaşıyor.

          Sizin dediğiniz gibi namazı görünen ahlakı tek ölçü olmuyor bildiğiniz psiko-teknik testlere ahlakını ortaya çıkaracak durumlara tabi tutmak gerekiyor evlenmeden önce.

          • Yahya diyor ki:

            Nisa hnm,

            Yorumunuz için teşekkür ederim.
            Farkındaysanız ben Halil bey üzerinden gidiyorum. Karşı tarafı bende tanımıyorum ve dinlemedim. Ve karşı tarafı suçlayıcı veya aklayıcı bir yorumda bulunmuyorum.
            Ayrıca fail belli olduğu için siz istediğiniz kadar fiilleri konuşun yine mevzular kişileşecektir. Bu yüzden yazımın başında özellikle belirttim, samimi ve yapıcı eleştirileri yazdığımı.

            Ailenin kızını/oğlunu yetiştirmesiyle ilgili yazdıklarınız doğru ancak bu evlilik noktasına gelindiğinde artık bize bir faydası yok.
            Yani uçağa binme korkusu olan bir insanın, uçağa bindikten sonra yaşayacaklarının hiç bir çaresi olmadığı gibi… ya uçağa binmeyecek yada tedavi olacak.

            Benzer şekilde benim eski karımda da ailevi sıkıntılar söz konusuymuş ancak ne kadar bilinçli bir şekilde tespit etmeye çalıştıysak ta beceremedik. Ne zaman ailenin içine girdik ne zaman eski karım düşüncelerini (zehrini) döktü o zaman uyandık ya bu ailesine de düşmanmış …. (daha neler) … dedik.
            Ve dediğim gibi tespit edemiyorsun!

            Uzmanlar araya bir çizgi çekiyor. Kimse kendi ailesini seçemez ancak eşini seçer. Dolayısıyla kimseyi ailesiyle suçlamamak lazım. Kişinin karakteri, huyu, ahlakı iyiyse zaten kocası ile ailesi arasındaki dengeyi kendisi kurar! Kuramayan “insanlar”, yani kocasını babası gibi isteyenler; karısını annesi gibi isteyenler psikolojik yönden hasata insanlardır. Kişilik bozuklukları vardır, egoistir, empati yapamaz vs.

            Şartlar sizi şu şekilde zorlar; gerçekten kocanız zalimdir. Ne Allah’ın hükümlerini tanır, ne sevgi/saygı vardır, karısı bir meta olarak görür. O zaman siz zulüm içinde çare arasınız.

            Son paragrafınıza istinaden, bu fikri bir çok yerde dile getirdim. Esasında evlenmeden önce çiftleri, sağlık muayenesini zorunlu kıldıkları gibi, artık adına ne derseniz deyin karakter, kişilik, ahlak testine sokacaksınız. Böyle bir günlük değil, 1-2 aylık bir test ve eğitim olacak. Eğer adayların gerçekten “kafa” olarak, karakter olarak, ahlak olarak zaafları yok ise evlenmelerine müsaade edilecek. Bankalar bile kredi verecekleri adamın facebook sayfasına bakıyorsa… devlet niçin bunu mecburi yapmıyor?

            Şunu da belirteyim, Amerika’da benzer testleri suçlulara ve suç işleme potansiyeli olan insanlara yapıyorlar ve yinede doğru sonuçlara ulaşamıyorlar. Bizde ne kadar faydası olur? Allah bilir.

            Selam ve dua ile

        • Halil Mümin diyor ki:

          Yahya bey ;
          Ben hatasız kul olmaz muhakak ki eksiklerim var ancak güzel güzel ne anlattıysam olmadı yeri geldi sert şekilde de..Ayrıca evlendikten sonra öfke kontrolü sorunu olduğunu tahmin ediyorum o yüzden bazen tatlı bazen de sert şekilde ifade ettim ama olmadı olmadı…Ayrıca oturulacak ev kadının ailesinin evine yakın olmaması gerektiğini gördüm..İktidar kavgası olayı maalesef yaşandı onu kabullenmek istemedi..Demek ki kaderimizde varmış..Yuvayı kurtarmak için elimden geleni yaptım bazen de tavizler vererek olmadı …

          • Yahya diyor ki:

            Halil Bey,

            Helallik istemiştim :)

            Halil Bey kardeşim bende bu yollardan yürüdüm.
            İnsan kendi karındaş olan kız kardeşine göstermediği ihtimam ve iltiması karısına gösterir de yine de gözünü oydurur mu?

            Evet!

            Dolayısıyla hiç dert etmeyin, Rabbim karşınıza kadir kıymet bilecek bir hanım çıkarsın.

            Bir kızılderili atasözüyle bitirmek isterim:
            “Bir insanı yargılamadan önce, gökte üç ay eskiyinceye dek dolaş”
            Bu sözün konuyla alakası olmamakla beraber, 3 aylarınız mübarek olsun.

        • adem diyor ki:

          ben bunun tamamen halil beyin eksikliğinden hatasından geldiğini düşünmüyorum yahya bey. halil beyin hatası olabilir. ama bakın dönüp dolaşıp aynı yere geliyoruz. kadına kolay kolay bişey yapılmıyor bu zamanda hele ki kadının ailesi de böyle sıkıntılıysa. çünkü kadının kaybı olmuyorr.. maddi kayıptan bahsediyorum. artislenmeleri hep bundan. alttan almamalrı. kim birikimini veya itibarını kaybedecekse sabreden alttan alanda o oluyor..anladınız mı. etraf boşanan kadın doluu. bi şekilde evleniyorlar. alıyo mehrim mehrim mehrim deyipp. birde itikadı bozuksa nafakalar tazminatlar.. ee hakaret etmez mi. o da onun hakkı. medeni kanun kadına o hakkı da vermiş. en kötü ihtimal eşit kusurlu olunuyor.. o yüzden buradaki bekar kardeşlerim vallahi köylü klızı şehirli kızı faklan farketmiyor.. keybedeği birşey var mı. para yada şeref itibar hem kendisinin hem ailesinin ona bakınn.

          • Halil Mümin diyor ki:

            Yahya bey kardeşim öncelikle helal olsun;
            Zaten dertleşiyoruz ve dertler paylaştıkça azalır.
            Sizin başınızdan da evlilik geçtiği için beni daha iyi anladığınızı düşünüyorum.

        • .../nisa diyor ki:

          Yahya bey,

          Estağfurullah ben yazdıklarınızı tenkit etmedim ve iyi niyetle durumun sebep ve sonuçlarını açıklamışsınız.

          Bahsetmiş olduğunuz evlenmeden önce yapılması gereken testlere psikolojik kişilik analizide eklenmeli. Evlenmek için uygun mudur değil midir ve iki taraf birbiri için evliliğe uygun mudur? Geçemeyenlere izin verilmemeli. Dediğiniz gibi testler de yanıltabilir insan imtihanlar değişken.

      • meryem diyor ki:

        Halil İbrahim Bey
        Gerçekten çok şaşırdım. Allah yardımcınız olsun.
        Evlilikte iki tarafında ailesinin çok sık gelip gitmesi taraftarı değilim.Sorunlar oluyor çünkü.Kızınca alyans çıkarmakta çocukça bir şey :) Demek ki henüz olgunlaşmamış, evliliğe hazır olmayan biri imiş.Hayırlısı hakkınızda . Allah daha hayırlı bir eş çıkarsın karşınıza.

        • Halil Mümin diyor ki:

          Meryem hanım ;
          Burdaki insanların hepsi güzel insanlar…Allah herkesten razı olsun..İtaat konusu oldukça zor geldi…Ayrıca benim eksiğim de nişanlı iken sorunlar vardı daha çok alışverişte ben bunların itaat sorunundan değil de istediğini aldırmak gibi anladım (gönlü olsun diye tamam dedim)ama aslında değilmiş.

      • Feyza diyor ki:

        Halil Mumin bey, hakkinizda hayirlisi. Ben sizin zaten ailesiyle gorusmeye musade etmediginiz ihtimalinin cok zayif olduguna hukmederek bunu sornustum. Gorunen koy kilavuz istemez. Belli ki esiniz cocugunhz oldugu zaman bunu da koz olarak kullanip itaatsizligini artirarak devam ettirecekti. Elh. cocugunuz olmadan bitirmissiniz diyebilecegim nadir hikayelerden biri sizin bu orneginiz. Cunku ben ekseri evliligi kurtarmaya meyilli duygusal yaklasirim olaylara ana binda ben dahi yaklasamadim.
        Birincisi, esiniz zaten ailesine dahi itaat etmeyi zul goren bir insan. Abisini takmamasi bunun isareti ve dogru evde o saygi kulturunu ogrenmediyse evlenice size mi saygi duyacak?
        Ikincisi esiniz evliligi evcilik zannetmis kusura bakmayin. Yani evlenince insanin evi esinin evidir. Kafasina estigi gibi baba evine gidip gelmek mumkun degil. Bu yuzden biraz mesafeli olsaydi evleriniz belki cozum olurdu diyecegim ama sanliyorum muhim olan zihniyet cunku. Isterse ulkenin obur ucunda olsun,eger o bilinc olusmadiysa senenin yarisi gelip kalabilir ailesi ya da kendisi yine o acigi kapatir. Yani aileden biraz kopmayi bilmeyen kiza mesafeler tesir etmez. Muhim olan dedigim gibi zihniyet.
        Ucincusu ayni ariza kizin ailesinde de var Babanin mudahil olmasi ne demek? Bir kiz ailesi her zaman geri planda durmali. Erkek ailesi de cok mudahil olmamali hele ki tatsizlik yasandigi durumda bu sorin cok buyuk birsey degilse kesinlikle ucincu bir sahsa intikal etmemeli. Ama kizin babasinin bu denli koruyucu tavri kizinin kurdugu yuvayi ve o yuvanin reisini tanimadigini gosterir. Bu durumda ya kiz, ailesini engelleyecek ya aile kizini engelleyecek. Ikisi de ayni telde caliyorsa o evlilikten hayir gelmez omur boyu icguveysi muamelesi gorurdunuz.
        Dorduncusu, ikide bir alyans cikarma, bosanmayi hafife alma. Yani daha ne olsun?
        Pamuk ipligi ile baglais sevgilermumkunse en yakin zamanda kopsun ki biraktigi hasar asgari olsun.
        Nisanlilik surecinde de esya konusunda yapilan tartismalari luzumsuz goruyorum. Iyi niyetle yaklasmaniza ise hak veriyorum cunku bizim kulturumuzde bu isler abartili merasimlerle yapiliyor ve evlenmeden once ne koparirsam kardir mantigi halk genelinde yaygin. Siz de buna yormus olabilirsiniz.
        Uzulmeyin ve yolunuza devam edin insaallah bu evlilikte ve es seciminde yaptiginiz hatalari bir dahaki sefere yapmayacaksinizdir. Zararin neresinden donulse kardir. Az zayiatla atlatirsaniz bir kurban kesin ve onunuze bakin derim. Yahya beyin dedigi gibi bir dahaki sefere daha otoriter olur ve kurallarinizi daha net konusursaniz sanirim suistimale izin verme payiniz daha az olur. Siz bir dahaki evliliginizde basta otoritenizi hissettirin de, eger karsinizdaki kisi iyi niyetinizi kullanmayacak biriyse ve guven saglarsa zamanla toleransa basvurursunuz. Ama bastan cok iyi niyetli yaklasinca ve karsidakinde suistimale acik olunca sonra toparlamasi imkansiz oluyor. Bazi insanlar iyilikten anlamiyor ne yazik ki..

        • Halil Mümin diyor ki:

          Feyza hanım;
          Biz aile apartmanında oturuyorduk..Yukarıda Yahya bey de belirtmiş bazen evlenmeden belli olmuyor bazı şeyler maalesef..Biraz da iyi niyet suistimal ettiler ama babam daha evliliğimizin 1.ayında “Bundan adam olmaz” demişti ben de neden evlenmeden söylemedin diye sordum? Babam da nişanlı iken bunları göremedim demişti..Feyza hanım inanın ki yaptıklarını anlatsam kitap yazarım…Allah razı olsun uzun uzun yazmışsınız..

  6. anıl diyor ki:

    tesettürlü bayanların mutlaka allah cc yasak ve kuralarını bilecek diye bir dayatma ve zorlama yok..çünkü..unutmaki kişi kendini anlattığı gibi değil yaşattığı gibidir..önemli kadın veya erkek olması değil..önemli olan dindar veya olmaması değil..önemli olan kadın ve erkek de vicdan ve merhamet olmamasıdır..unutmaki kişi kendini anlattığı gibi değil yaşattığı gibidir.sözü ayrı özü ayrı insanlar var…
    dilinde dua var.yüreğinde fesatlık kalbinde kin ..gözünde hırs var.kadın ve erkekte..

    • sennur diyor ki:

      rabbim , İNSAN (merhamet ve vicdan ) sahibi olanlar ile karşılaştırısın.

      merhamet ve vicdan sahibi beylere de ne yazık ki , adapsız kadınlar denk geliyor ve de kendileri ,eşlerinin merhameti olmasa değil yuvayı kendini toplayacak halleri yok ,
      boşanan insanlara laf ediyorlar …..

  7. adem diyor ki:

    bunu diyanette söyleyebilse ya.eğip bükmeden. yemiyo heralde. böyle korkak memurlara ne diyelim hocam. böyle korkak diyanet işleri başkanlığının sözlerine fetvalarına nasıl itimad edelim.

    • Yahya diyor ki:

      Adem bey kardeşim

      Diyanet çok takdir ettiğim bir uygulama parmak bastı.
      Kendileri gerçekten çok takdir ettim.
      Hatta sn. Görmez’i gör(me)sem elini sıkıp, teşekkür edeceğim.
      Diyanet fetva hattını kapattı.
      daha bu diyanet bize ne yapsın :)

  8. Feyza diyor ki:

    Eski koca yabancidir yani nasil ondan para alabiliyor ve hakki olmayan parayi yiyebiliyorlar hakikaten aklim almiyor. Adam yeni yuva kuracak olsa hem nafaka verip hem yeni evini nasil gecindirsin?
    Kadin ise bosanmissa ya da kocasi vefat etmisse magdur olmaz. Babasi, varsa erkek kardesi, oglu, yakinlik derecesine gore akrabalari geciminde yardimci olurlar. Yeniden evlenirse zaten yeni esi bakmakla mukellef.
    Bu kadar yakini varken eski esten nafaka almak nedir, cocuklarini magdur etmese yeter.

    • Yahya diyor ki:

      Geçenlerde adliye duravarında bir ilan gördüm
      3-4 tane hukuki terim -müdafi, müdahil v.b – yazmışlar, eğer bunların ne olduğunu anlamıyorsanız bize gelin “ücretsiz” TÜRKÇE’ye çevirelim demişler. [Düştüğümüz hali ne güzel anlatıyor!]

      Şimdi aynı şekilde siz demişsiniz ya aklım almıyor, nasıl olur vs. Benim eskiyi arayın size ücretsiz olarak anlatsın. :)

      İşin şakası bir yana, velayet olayında bile ciddi hak yeniyor. Yine İslami bir uygulama yok – ne olursa olsun ver anneye mantığı var.

      • Feyza diyor ki:

        Yani insanda inanc zafiyeti varsa da biraz gurur olmali, o parayi reddetmek icin biraz gurur da yeterli olurdu. Bosanmis babalarin magduriyeti icin acilmis bir sayfada bir ara hep yorum okuyordum icra yoluyla cocugunu goren goremeyen babalarin durumunj psikolojisini okudukca icim parcalaniyordu.
        Velayetle ilgili bir haber okudum gecen gun ortak velayet mumkun olacakmis seklinde bilmiyorum icerigi nedir? Size bir faydasi olacak mi bunun ozel olmazsa cevaplayin ama cevaplamasaniz da alinmam.

        • Yahya diyor ki:

          Feyza hnm,

          Ben şahsen pek ümitli değilim. Çünkü bizde malum, kanunlar bir önceki kanunun açığını/hatasını kapatmak için, tabiri caizse – günü kurtarmak için – çıkartılıyor. Hep yama hep yama… hani bunun aslı?

          Zaten mevcut sistem gidip, yerine yeni bir sistem gelmiyor. Mevcut sisteme, ortak velayet mefhumu eklenecek. Yani hakim yine isterse anneye verecek hatta bu uygulama devam edecek, bu sefer babalar kendilerine velayet talep etmek yerine, bari ortak velayet olsun diyecekler vs…

          Fakat normalde anlaşamayan, birbirlerine düşman olan çiftler nasıl ortak velayette anlaşacak çok merak ediyorum… zaten anlaşamayacaklar ve yine anneye/babaya velayet geri verilecek.

          Bana faydası olur mu? Hiç yoktansa, yarısı bende olsa :) kârdır diyeceğiz Feyza hnm. 2 kardeş: Sabır ve Şükür ile devam edeceğiz.

          • Feyza diyor ki:

            Insaallah yarisina bari kavusursunuz yani ne denir bilmiyorum gercekten sinir bozucu bir durum. Allah kolaylastirsin ama cocuklar hep cocuk kalmayacak Yahya bey. Yarin obur gun buyuduklerinde mutlaka bu durumlari sorgulayacaklar ve size hak vereceklerdir, en azindan oyle temenni ediyorum.

        • Yahya diyor ki:

          Yazmayı unuttum.
          Gurur yok …
          Hatta kadınlar birbirine “domuzdan kıl koparmak kârdır” nasihatında bulunuyor. İnternette bununla ilgili bir çok forumda yorum, tavsiye ve taktikler var…
          Dindarlar ise onun parasını al, yeme, bir hayır kurumuna bağışla sevaba gir diyor :)
          Kısacası demokraside çareler tükenmiyor.

          • Abdullah Bir diyor ki:

            “Dindarlar ise onun parasını al, yeme, bir hayır kurumuna bağışla sevaba gir diyor”

            Bunu ilk defa duydum.
            Bu fikir, söyleyene de, yapana da çok zarar verecek olan zügürt tesellisinden başka bir sey değil.

            Çevresinde ki boşanmış veya boşanmak üzere olan kadınlara bu çözüm önerisini sunanlar, bu aklı-fetvayı verenler bilmelidirler ki “zulüm ile yaşayanın geleceği abad, haramla zinanın binası olmaz”

            Sözümona boşandığı kocasından tazminat ve nafaka alan kadına bu paradan gelecek sözde “sevap-hayır” Manukyan’ın ( eski bir genelev patroniçesi, ölmüş ermeni bir bayan) kazandığı para ile cami yaptırmasından alacağı sevap kadardır.

            Yani kocaman bir SIFIR…

          • Yahya diyor ki:

            Sitenin ismini burada zikretmek istemiyorum.
            Fakat ne bilgiler mevcut. Erkekler nasıl kandırılır, ne nasıl yapılır… detayıyla anlatılıyor.
            Nafaka için verilen tavsiye, diğer tavsiyeler yanında masum kalıyor :)
            Arkadaşlarımın bu tarz sitelere girmesini de uygun bulmuyorum.

            nimet abla (piyango bileti satıyormuş) var, o sizin dediğinizi yapmış – camii yaptırmış -Hacı Nimet Özden Camii.
            Şimdi git o camii de namaz kıl!

          • Feyza diyor ki:

            Dindar demeyin sunlara Yahya bey, din kavramina hakaret ya oyle sey mi olur bunun dinde karsiligi ne ki? O zaman ben gideyim bir banka soyayim ya da sinir oldugum bir arkadasimin birikmis parasini calip hayir kurumuna bagislayayim ve adi hirsizlik degil “infak” olsun.
            Veren kisinin gonul rizasi yoksa ve bu parayi alan kisinin de aldigi parada hakki yoksa bunun adi infak degil gaspciliktir.
            Kendini kandirmak icin kafasini kuma gommek isteyen devekuslari icin kumsal mi yok, mumkun tabi. Ama ahirette kafalarini kumdan cikardiklarinda beklemedikleri bir manzarayla karsilasip sukut-u hayale ugrayabilirler. Hatta ahireti de beklemez. Allahu teala bu dunyada da haram mali bir sekilde cikarir ve fetvacilik oynayanlar da bundan bir sekilde nasibini alir.
            Acikcasi benim Tmk ile hic isim olmadigi icin cok ayrintili olcup tartamiyorum o yuzden size soruyorum fakat nedense bende de soyle bir refleks gelisti. Bozuk fabrikadan saglam mal cikmaz. Yani bu gibi sevindirici gozuken haberler duydugum zaman dahi temkinli yaklasiyor ve nedense yuzde yuz cozum oldugu fikrine pek sicak bakamiyorum. Bu da icgudusel bir sezi oldu.

          • Yahya diyor ki:

            Feyza hnm,

            Üzüm üzüme baka baka kararırmış.
            Bakınız sokağa çıkıyoruz makyajlı bir dindar hnm görüyoruz, başka bir kızında hoşuna gidiyor, o da makyaj yapıyor. … bir anda acayip bir başörtü örtme biçimi türüyor… dar tesettür vs.

            Ayrıca bir ara kertenkele diye bir dizi vardı… usta bir hırsız imam kılığında saklanıyor, ondan bundan çaldığı paraları fakir fukaraya hibe ediyor, iyilik için kullanıyor. Şimdi siz bunları insanların gözüne gözüne sokarsanız, doğal olarak harama helal kılıf bulursunuz.

            Diyanet işleri piyango için fetva veriyor: çıkan ikramiyeyi hayır kurumuna bağışlayın diyor… bu ne demek?
            Neyse… bitmez bu mevzular.

          • sennur diyor ki:

            hakkı hukuku bilen dindar hanımlar bunu yapacağını düşünmüyorum ,
            çoçuğa nafaka veriyor ,yaptığım her harcamayı (okul masrafı ,kıyafet vb.) bir deftere kayıt ediyorum ,
            onun verdiği yetmediğinde ben de takviye yapıyorum.
            elimden geldiğince iyi bir kul olması için ŞÜKÜR eğitimi vermeye çalışıyorum,
            babası mı ? verdiği nafakayı çoçuğa anlatıp , senin paran var vs.gibi çoçuğu gaza getiriyor.onu iste ,bunu iste ,ANNEN alsın.
            ya da benden geri para isteyip ,çoçuğa birşeyler almaya kalkıyor.

            İNSAN arızalı olunca , farklı farklı durumlar meydana getiriyor.
            ben anladım , çoçuk ile bana acı çektirmeye devam etmek istiyoor ama tüm çabaları boşuna…
            tek kuruşunun bana geçmesini istemem !!!
            bazen çoçuğun çantasına bisküvi vb. geitiriyor ,anne tat diyor çoçuk ,ağzıma sürmem !!!

          • Yahya diyor ki:

            Sennur hnm,

            Hassasiyetinizin karşılığını muhakkak görürsünüz.

            Rabbim yardımcınız olsun.

          • Feyza diyor ki:

            Sennur hnm. Olmasi gerek sizin yaptiginiz gibi. Yani ben de bunu anlamiyorum. Insan ofkeli oldugu birinin parasina sirf inat icin tenezzul ederken kendi onurunu ve haysiyetini cignediginin nasil farkina varmaz?
            Hak hukuk bilen dindar hanimlar bu parayi zaten almaz/alamaz, yiyemrz ki. Ama hakka hukuka riayet etmeyen bir insanin da asgari seviyede de olsa kendine saygisi varsa, yine o paraya tenezzul etmenesi gerekiyor.
            Guzellikle ayrilip magdur durumdaki esine gonul rizasiyla hibe etmis o ayri, ama soke soke alirim mantigi karsidakinden cok insanin kendi bunyesine zarar verir, vermiyorsa sorun var demektir.

          • Feyza diyor ki:

            Yahya bey Diyanetin bu fetvasini duynamistim. Peki sasirdim mi emin olun hayir. Piyangonun haram oldugunu en basit medrese talebesine sorsaniz dahi bilir. Koskoca bir kurum gercekten boyle bir fetva verdiyse devletin ayirdigi bunca butceye hakikaten yazik ve okuduklari onca yillik ilim tahsiline.

          • Yahya diyor ki:

            Feyza hnm,

            Google sizin dostunuz olsun.. :)
            Malumunuz bu yıl başında yine piyango furyası oldu. Bu hadise için diyanet fetva yayınladı.
            Fetvada piyangonun haram olduğunu, bilet alınmaması gerektiğini, çıkan ikramiyeninde hayır kurumuna verilmesini tavsiye ediyor.

            Yoksa piyango oynayın ama ikramiyeyi bağışlayın demiyor.
            Fakat kazanılan ikramiyeyi alıp hayır kurumunu verin demesi kadar sakat bir müsaade olamaz!

          • Feyza diyor ki:

            Piyango isi bastan sona sıkıntılı Yahya bey. Bir tarafin kaybetmesiyle olusan haksiz kazanc helal olmaz. Helal.olmayan maldan da infak edilmez. Bu sekilde fetva verilmesi, “sevabini almasam da cikan ikramiye bir hayir kurumunun eksigini giderir”mantigiyla bilet alan insanlarin ayni carka hizmet etmesine sebep olur. O kadar insanin hakki olan bir meblayla yapilan hayirdan ne hayir gelir ? Secim propogandasi degil :) )

          • Yahya diyor ki:

            hı hı ben sizi anladım Feyza hnm,

            işin komik tarafı amerikada bile bu piyango kazananların akibetlerini araştırtırıp TV programı yapmışlardı. 20’den fazla talihli yanlış hatırlamıyorsam perişan olmuş… hapis, intihar, ölüm cezası vs…

            hiç mi kimseye faydası olmaz bu haram paranın…
            Rabbim bulaştırmasın inş.

        • Halil Mümin diyor ki:

          Feyza hanım; (Yahya bey bilirsiniz yazmıştım boşanan erkekler bölümünd)
          Ben de boşanma aşamasındayım..Karşı taraf benden 750 TL nafaka ; Hem maddi hem manevi 25’er bin TL para talebinde bulunuyor.Kendisi zaten çalışıyor.Annesi ve babası 5 vakit namaz kılıyor..Kanunlar maalesef kadından yana…Peki Feyza hanım sizin fikriniz nedir bu konuda?

          • Gelincik diyor ki:

            Günümüzde namaz abdest artık iyi insan olmak için yeter sebep değil Halil Bey bu farzların gereklerini hayata adapte edebilmekte marifet. Etrafımda da çok var bunlardan maalesef Rabbim cümlemizi doğru yoldan ayırmasın amin

          • Feyza diyor ki:

            Halil Mumin bey usenmedim ve Bosansn Erkekler Neler Cekiyor konusuna yaptiginiz yorumlari bulup okudum. Oncelikle cok gecmis olsun. Sadece 5 ay evli kalmissiniz ve cocugumuz dahi yokmus. Yani bu kadar kisa sure icinde bir insan maddi manevi 25’er bin Tl’yi talep edecek ne gibi bir magduriyet yasamis olabilir bilmiyorum. Insaallah sundugu gerekceler makul bulunmaz ve tazminat talebi reddedilir, odemek zorunda kalmazsiniz.
            Ayrica kendisi calisiyormus ve zaten magdur degil. Uzerine her ay 750 lira nafaka talebi resmen firsatciliktan baska birsey degil. Insaallah calisiyor olmasi sizin lehinize olur ve buna da mecbur kalmazsiniz. Mahkeme sureci hakkinda cok bilgi sahibi degilim ama insani acidan bakarak bunun adinin insafsizlik oldugunu soyleyebilirim.
            Halbuki dinimize gore kadin bosanma durumunda geri kalan mehrini alir. Mehri mueccelini tamamlar ve bosarsiniz. Bu sekilde eger hukmedilirse omur boyu nafaka odeterek surundurmek ne Muslumanliga ne insanliga ne kaddinlik gururuna sigmaz.
            Kaldi ki bes vakit namaz kiliyor ailesi diyorsunuz. Hsniminiz da kiliyor muydu bilmiyorum ama namaz kilmak da bazi yerde yorgunluktan ote olmuyor goruyoruz . Yani namaz aslinda fahsa ve munkerden alikoymali ama sureten yalilan ibadetler ahlaka tesir etmiyor. Bir babanin bir annenin de evladini haram/helal konusunda uyarmasi gerekir demek ki yeterli bilinxe sahip degiller. Allah hidayet versin insaallah kolaylikla atlatirsiniz. Mayis ayindaymis davanix. Umarim lehinize kararlar alinir Halil bey.

          • Halil Mümin diyor ki:

            Feyza hanım üşenmeden araştırıp cevap verdiğiniz için Allah razı olsun.Kendisi 5 vakit kılmazdı ara sıra kılardı.İnanın karşı tarafın maddi durumu oldukça iyi..5 katlı müstakil evleri(Bir katında kiracı var), 3 katlı dükkanları(ne kadar kira alıyorlar bilmiyorum dürüst olmak lazım),babası hem emekli, hem hala ufak çaplı ticaret yapıyor ve yaptığı iş için kira da ödemiyor.Ayrıca 30 küsür yıllık da olsa 1 daireleri var yani onu da kiraya verseler en az 500 tl(belki daha fazla)…Feyza hanım ; mahkeme evrağında kendisi hakaret etmesine rağmen ben etmişim gibi yazmışlar. Ayrıca Nisa suresi 34.ayeti hatırlattığımda bana şöyle dedi :”Orda itaat o anlamda değil ” ki bir gün de “Abimi takmıyorum seni mi takacağım” Devamlı “Biz anlaşamıyoruz boşanalım derdi” Yuvayı kurtarmak için elimden geleni yaptım ama yeni evli bir kadının ağzından “Boşanalım” kelimesi çıkar mı(ya da çıktığında o evlilikten hayır gelir mi)Feyza hanım fikrinizi alabilir miyim?Teşekkürler

          • Yahya diyor ki:

            Halil bey,

            bunlara takılmayın lütfen. Hiç önemi yok. Zaten karşı taraf bu maddi zararını ispatlamak zorunda. Manevi zararı ise rakama çevirmek zor ve yine kusur oranına göre bir miktar belirliyor mahkeme.
            5 aylık evlilik için bu rakamlar yüksek fakat kendileri de biliyor, ne tutturursak kardır mantığı ile bu rakamlar telaffuz ediliyor.

            Benden talep ettikleri rakamları duysanız inanın istediklerinin 2 katını verir kurtulduğunuza dua edersiniz. O yüzden halinize şükredin.

            Boşanma sürecine girdiğimde bende ya biz Müslümannız bunu Allah’ın bize emrettiği gibi yapmalıyız dediysem de kimse yanaşmadı. O yüzden bu işin dinle dindarlıkla alakası yok. Karşı tarafın dikkat ettiği iki husus var;
            1. menfaati
            2. intikam alma

            O yüzden boşu boşuna kendisi 5 vakit kılıyor, ailesi 6 vakit kılıyor, hacılar hocalar, demeyin. Kendinizi de üzmeyin.
            Ticarette dahi, çekini senetini ödemeyen bizim sakallı hacı/hoca amcalarımız.

            Ayrıca dikkat ediyorum, siz bu noktaya fena takılmışsınız, artık unuttun. Gömün eski karınızı… hayatınıza devam edin.
            Evlenmek için tekrar gayret edin. Bu sefer kriterlerinizi oluştururken, karşınızda ki kişinin huyuna/suyuna daha çok önem verin.

            Şahsen ben kendime ders çıkarıyorum, kendime düşeni hakkıyla yapmaya çalışıyorum. Ben namaz kılıyorsam kimseye “bakınız namaz kılıyor ama işini yapmıyor” dedirtmiyorum.

            Vesselam…

          • Halil Mümin diyor ki:

            Yahya bey;
            Biz anlaşmalı olsun diye çok uğraştık ama onlar çekişmeli olsun diye 1 yıl dolmasına 10 gün kala dava açtılar sırf intikam almak için..Bu evlilikten çıkardığım en önemli sonuç huy güzelliği halbuki alışverişte huysuzlukları olmuştu ama ben bu durumdan rahatsız olup hem aileme hem de yakın bir arkadaşıma danışmıştım..Alışverişte sorun genelde çıkar demişlerdi işin aslı huysuzluk imiş maalesef acı tecrübe ile öğrenmiş oldum…Bilhassa “bakınız namaz kılıyor ama işini yapmıyor” kısmını sorguluyorum yani namaz kılıp da nasıl dinin gereklerine uymazlar diye…Eski karımı zaten gömdüm gitti mesele en kısa sürede kurtulabilmek..Dualarınızı eksik etmeyin.Zaman ayırıp cevap verdiğiniz için Allah razı olsun

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Şu an ocak 2019, bu süreçte ders kitaplarından bütün cinsiyet rolleri çıkartıldı ve 162 okul pilot okul olarak seçildi "cinsiyet eşitliğine duyarlı okul" adı altında cinsiyetsiz ...
Devamını Oku

Güzel Söz

Rasulullah Efendimizin yaptığı bir dua. Bu kıymetli hadisi Şerifi öğrenelim bolca okuyalım inşallah. Kaynak: Ebu Dâvud

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku