Bir Erkek Hareketi Olarak Feminizm

02 Mayıs 2012Aile Tehlikede105 Yorum »

Bir erkek hareketi olarak feminizmin kadına verdiği zarar onu erkekleştirmesi, erkeğe verdiği zarar onu kadınlaştırması, aileye verdiği zarar taşları yerinden oynatması, çocuklara verdiği zarar onları ‘babalaşmış anneler’ ve ‘anneleşmiş babalar’ ile yüzyüze getirmesidir.

Rabb-ı Rahîm’in çok hikmetler ile koyduğu ve birbirini tamamlar nitelikteki farklı özellikler, feminizmin elinde bir rakibe dönüşmüş; sonuç itibarıyla, kadınlar erkekleşmiştir.

Feminizm bir erkek hareketidir, dedik. Çünkü, feministlerin tezlerine ve icraatlarına bakarsak, bütün yapıp ettikleri, erkeğin yaptığı işleri kadının da yapabildiğini göstermektir. Kadın da erkek gibi işadamlığı yapabilir, onun kadar hızlı koşabilir, onun kadar iyi siyasetçi olabilir, vs. vs. Feminizm, güya kadını ‘aşağı’ mevkiinden kurtarma uğruna ona hedef olarak erkeklerin yaptığı işleri gösterdiğine göre, feminizmin ölümcül zaafını tesbit etmek hiç de zor değildir.

Feminizm, erkeklerin konumunu yücelten, o yüzden kadını da ‘yücelmek’ için erkekleşmeye zorlayan bir harekettir. Saikleri itibarıyla, bir ‘kadın hareketi’ değil, bir ‘erkek hareketi’dir; erkekleşme hareketidir.

Bu hareketin taşıdığı böyle apaçık bir zaafa ve fıtratı değiştirmeye çalışma gibi müthiş bir zorlama ve zorbalık boyutu da taşımasına mukabil, milliyetçilik, devletçilik, hooliganism misali tüm cahilî asabiyetler gibi, onda da meş’um bir lezzet boyutu var ki, şu “asr-ı enâniyette” tüm dünya kadınlarını peşinden sürüklüyor.

İşin garibi, mü’mine kadınlarda dahi, apaçık feminist bir söylem dile getirenler kadar, neredeyse büyük kısmında–söylem itibarıyla ‘feminist’ olmasa bile–feministçe bir tavrın ihtiyar edildiği gözleniyor.

Nitekim, İsmet Özel’in bir vâkıanın veciz bir özeti olarak belirttiği üzere, “Kadınlar yapamaz, fakat yaptırır” sırrı tahakkuk ediyor nice mü’min evlerinde. Öyle ki, duyduğu ve gördüğü öyle şeyler var ki, çokça yazılan “İslâm’da Kadın Hakları” türünden kitaplara bedel, “İslâm’da Erkek Hakları”na dair kitaplar yazma ihtiyacının husule geldiğini bile düşünüyor insan…

Evlerde olandan da daha hazini, dışarıda yaşanıyor. Bir yanda, kadının para için çalışma hayatına atılması gibi bir vâkıaya mestûre hanımların da kemâl-i hâhişle râm olmasının beraberinde gelen arızalar mevcut. George Gilder gibi iktisatçıların hesaba vurarak ortaya koyduğu ve herkesin de fiilen tecrübe ettiği üzere, çalışan kadın, ‘aile bütçesine katkı’dan daha ziyade, kapitalizmin ‘kâr maksimizasyonu’ çarkına katkıda bulunuyor.

Bu vesileyle, elbiseden deodoranta, ayakkabıdan kreş ve yuvalara bir dizi ‘harcama’ kalemi ortaya çıkıyor meselâ. Ama, asıl, iş hayatında kadınlar erkekleşiyor; ve bu erkekleşme, evde kocasına karşı nüşûzelik sûretinde belli ediyor–dışarıda çalışmıyor bile olsa, sırf feminizmden aldığı cesaretle, aynı ‘erkekleşme’yi sergileyen ev hanımları cabası!

Feminizmden doğrudan veya dolaylı etkilenmeler ile gelen bir husus ise, kadınları erkekleştirip erkekleri kadınlaştıran ve böylece birbirini tamamlayan iki karşı cinsi, birbirinin benzeri bir ‘tek cins’e dönüşme gibi gayrifıtrî bir yöne zorlayan bu gelişme paralelinde, kadınların erkeklerle münasebet ve muhatabiyette sergilediği rahatlık.

Birçok ehl-i dinde dahi, bu rahatlığın lâubâlîlik ve lâçkalık boyutlarına uzanan tezahürlerini ‘İslâmî radyo’ları arayan kadınların–ve bilhassa genç kızların–önemli kısmının sergilediği fütursuzlukta, keza işyerlerinde ve yolda-beride gördüğümüz şakalaşmalarda apaçık görebiliyoruz.

Hele hele, bir ucundan şöhret edinmiş birçok mü’minin eşlerinden, bu fütursuzluğun aile hayatının vazgeçilmez lâzımı olan sadakat ve emniyeti sarsan tezahürleri dahi olduğunu öğreniyoruz–bir mü’mine hanımla da çözebileceği sıradan konuları şöhretli bir mü’min erkeğe yöneltme; hatta bunu evini telefonla arayarak gerçekleştirme.. gibi.

Buna karşılık, o kişinin yardımcı olacağı bir mesele de olsa, onu hanımına iletip, “Siz beyinize de arzetseniz. Sonra ben sizi arasam da, istişarenizde nasıl bir kanaat hâsıl olduğunu bildirseniz” şeklinde bir formül de pekâlâ uygulanabilir olduğu halde!

Feminizmle gelen ‘fıtrata doğru’ değil, ‘fıtrata karşı’ özgürleşmenin; ve bunun bir uzantısı olarak kadının erkekleşip erkeğin kadınlaşması ile gerçekleşen ‘tek-tipleşme’ vâkıasının mü’mine kadınların akıl, kalb ve nefislerindeki tesirleriyle gelen bu tablonun sıhhatsizliğini apaçık görerek tedaviye başlamak, öyle görünüyor ki, kadının kadın ve erkeğin erkek olarak kemâl bulması ve de ailenin huzurlu, çocukların dengeli olması için vazgeçilmez bir şarttır.

Resûl-i Ekrem’in, mescitte “erkekler safının en hayırlısının en öndekiler, kadınlar safının en hayırlısının ise en geridekiler olduğunu” buyuran hadis-i şerifinden, feminizmden ziyadesiyle nasiplenmiş bugünün mesture hanımlarının alacağı bir ders herhalde vardır. Kadının evinde kıldığı namazın, mescitte kıldığı namazdan kat kat sevaplı olduğunu bildiren hadis ise, meseleyi herhalde tamamlamaktadır.

Metin Karabaşoğlu / karakalem.net

Okunma Sayısı : 13.416

Yorum yapın

“Bir Erkek Hareketi Olarak Feminizm” için 105 Yorum

  1. Ahir Zamanda Erkek Olmak dedi ki:

    sayın AHSEN adlı yorumcuya…

    yazıyı okuyacağınızdan evvela memnun oldum..

    şimdi bakın bizim derdimiz şu kadın ünv.okuyunca diplomalı olunca yada çalışınca bütün önceliğini kariyerine veriyor gerek isteyerek olsun gerek çalışma saatleri bakımından istemeyerek olsun.

    peki bu durumda ne oluyor kadın yarım anne ve yarım eş oluyor..dolayısıyla ailede yarım bir aile oluyor!

    halbuki biz diyoruz ki kadının çalışması zaten islamda ASLİ değil ARIZİDİR..kadın evi geçindirmek aileye bakmakla sorumlu değildir..peki neden kendi kendini gönüllü olarak bu ağır yükün altına bırakıyorda hem kendi yarım hem çocuk hem eş yarım kalıyor…

    hep biz bunları deyince ee kadını toptan soyutlamak iş hayatından mantıklıca değil diyorlar.(k.k.öğreticisi,ebe,hemşire,ana okulu öğrt..vb)meslekleri kadın icra edebilir diyorlar tesettürde sıkıntı olmayınca..

    şu anda kadının erkeklerle en az muhatap olduğu meslek KURAN KURS ÖğRETİCİLİĞİ dir..lakin şu asrın kadınındaki bir hastalık ta maaşını kocasına silah olarak kullanması ve minnet etmesidir..kocası bir şey istediğinde bende maaş alıyorum sende kalk kendin getir deyince bu defa o evlilik bozulmaya doğru yol alıyor..ayrıca maaşlı olması kendi ayakları üzerinde durması neticesinde daha çabuk köprüleri atıp boşanabiliyor..son zamanlarda adliyelere az diyanet mensubunun boşanma davası gelmiyor duyduğuma göre!

    yani meselenin özü şu ki kadın kendine uygun ortamda çalışsa bile söz gelimi en uygunu dediğimiz K.K.Ö olsun onda dahi şu tehlikeler yaşanabiliyor:
    1-kadın çalışınca önceliğini işine kariyerine verip ailesini heder ediyor.
    2-kadın aldığı maaşı silah olarak kullanıyor
    3-çalışan kadın k.k.ögrt.side olsa daha az kocaya itaat ediyor.

    bu maddeler artırılabilirde şimdilik aklıma bu kadarı geldi..

    nice K.K.Ögrt.si görüyoruz havalarından geçilmiyor!..her neyse..

    yani söylemeye çalıştığımız şudur özün özü:KADIN KENDİNE UYGUN ORTAM OLSA BİLE ZİHNİNİ MODERNİST VE FEMİNİST DÜŞÜNCELERDEN AYIRMADIĞI,ÖNCELİĞİNİN HER ZAMAN AİLESİ OLDUĞUNU İDRAK ETMEDİĞİ MÜDDETÇE NİYETİ HALİS OLMADIĞI MÜDDETÇE ÇALIŞMAMASI EN UYGUNU..

    vesselam…

    • AHSEN dedi ki:

      selamün aleyküm.
      bahsettiğiniz yazı Dücane beye ait değil bir hanıma ait yazısında yazardankıca bir cümle alıntı yapmış sadece.
      Ama sizin aynen bahsettiğiniz gibi çok güzel bir konuya değinmiş.Güzelde açıklamış.
      Bence kadınlarda bu durumdan hiç hoşnut değil çok zor bir toplum baskısı var ne yazıkki.Zaten anneler babalarda aynı şekilde kızım çalışsın ayakları üzerinde dursun kocaya muhtaç olmasın düşüncesi var erkekler de bu durumu güzel süistimal ediyor.Eğer bir erkek evde bakıma muhtaç bir çocuk varsa kesinlikle müsade etmemeli.Toplumun geneli de tutumlarından vazgeçmeli.Kadınlar üzerinde büyük bir baksı çünkü.o kadar seneyi boşuna mı okudun diyor bir çoğu.. emeklere yazık oluyormuş.henüz bu konuda bilinçlenmemiş çok insan var bu baskıyı kaldırmalı önce.

      • Ahir Zamanda Erkek Olmak dedi ki:

        evet haklısınız ben yanlış görmüşüm yazı dücaneye ait değil..

        her neyse umarım meramım anlaşılmıştır…

        bakın o yazının altındaki bir yorumda hanımın biri ne diyor:
        Kendisi ve eşi doktor olan bir arkadaşımın söyledikleri.
        Yıllarca çalıştık ev aldık. İcini en güzel bicimde Dayadik döşedik. Her sabah biz işe çocuklar okula gidiyor. Evin keyfini ise bakıcılar çıkarıyor.

        Bence bunlar çok acı itiraflar.

  2. hasret dedi ki:

    Özgül hanım
    size bazı konular da hak veriyorum .ama öncelikle bazı sorular sorarken dinin kırmızı çizgilerini aşmamak ta lazım..mesela
    **
    ALLAH ”Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım demişti.MELEKLER ”Biz seni överek tesbih ederken bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birisini mi yaratacaksın dediler.ALLAH meleklere”Ben sizin bilmediklerinizi bilirim demiş”.(bakara 30)
    yani sorduğumuz sorunun nereye gideceğine de bakmak lazım.bazı konularda haşa insan 2. sınıf olduğunu düşünüyor ..ancak biz bilemeyiz ve cevabını alamayacağımız sorularda olabilir..akıl görmediği yada mantıklı gelmeyen şeylere karşı çıkar ve inkar eder.unutmayalım ki dinimiz akıl dini değil vahiy dinidir..ALLAH bilir sebepleri biz bilemeyiz..

    gelelim haklı olduğunuz konulara.mesela kadınlar hayızlı iken mescitlere girmemesi konusunda hadislerde varmış..yada yoksa bile insanlar hayızlı iken camilere girmek günah diye biliyormuş.hatta kendi düğünü camide olan bir kızın camide olmadığını gördüm .sebebini sordum hayızlı girmek günah diyeymiş..oysa eski korunma yolları (hayızlı iken)farklı olduğu için kadınların mescide girmesi yasaklanmış.mescitler kirlenmesin necis
    ( kan)olmasın diye ..ancak şimdi öyle birşey olmamasına rağmen halada günahmış gibi kabul ediliyor..

    birde bir hadis duymuş çok üzülmüş üzerine günlerce düşünmüştüm.

    – “Ey kadınlar, sadaka veriniz istiğfarı çok yapınız. Çünkü bana cehennemlikler gösterildi, çoğu sizler idiniz.” Bunun üzerine o kadınlar:

    – “Yâ Rasûlallah, bizler ne yaptık da cehennemliklerin çoğu bizden olmuş” diye sordular. Rasûlullah (s.a.v.) şöyle cevap verdi:

    – “Çünkü sizler, ötekine berikine çokça lânet eder, kocalarınıza karşı nankörlükte bulunursunuz. Ne gariptir ki; kendine hâkim, akıllı ve dinine bağlı bir kimsenin aklını, sizin kadar eksik dinli (akıllı) hiçbir kimsenin çelebildiğini görmedim.” Kadınlar tekrar sordular:

    – “Aklımızın ve dinimizin noksanlığı nedir, yâ Rasûlallah?” Rasûlullah (s.a.v.),
    – “Kadının şahitliği erkeğin şahitliğinin yarısı değil midir?” diye sordu. Kadınlar,

    – “Evet” cevabını verdiler. Rasûl-i Ekrem Efendimiz (s.a.v.) izah etti ve tekrar sordu:

    – “İşte bu aklın eksikliğidir. Hayız gördüğü zaman (günlerce bekler) namaz kılmaz, Ramazan`da bir müddet oruç tutmaz değil mi?”

    Kadınlar, “Evet” dediler.
    – “İşte bu da dinlerinin noksanlığıdır” buyurdular

    . [Bkz. Buhârî, Sahih, Hayz 6, Zekat 44, İman 21, Küsûf 9, Nikah 88; Müslim, Sahih, Küsûf 17, Hadis no: 907, İman 132, Hadis no: 79; Nesâî, Küsuf 17, 3, 147; Muvatta, Küsuf 2, 1, 187]

    çok düşündüm ,üzüldüm ancak aklının eksikliğinin .kadının duygusallığını kast ettiğini anladım.ancak yine de dini yarım olmak üzdü beni :(.. yine de iman edip bunda da bir hayır olduğunu düşünüyorum..daha bir sürü rivayet var ..ama biz bunların üstünden gelemeyiz ..en iyisi olduğu gibi kabullenmek..çünkü Dünya daki çoğu müslüman lada görüş aynı..değişmez

    • hasret dedi ki:

      ayrıca eymen bey e katılıyorum..peçeli gitmekte yarar var .özellikle umre ye gidecek olan genç ve beyaz tenli hanımlar peçe taksın..benden söylemesi..kabede ilgi çekmiyor ancak dışarda çok ilgi çekiyor.. özellikle türk hanımlar
      .sizin söylediğiniz pakistanlı hanımlar çekici değil ve yaşlı yöresel hiçte hoş olmayan kıyafetle geliyorlar..hele genç türk kadınları orda kolunu ,başını açsın , dikkat etmesin bakın bakalım nasıl ilgi çekiyor türk kadınları ..
      ben sıkıntı çektim burdaki testtürlü halime rağmen orda farklı geliyor ve sizlerin hangi ülkeden olduğunuzu bile biliyorlar..bir daha gidersem peçe takıcam .. 🙂

    • tarık dedi ki:

      Dini yarım olmak demek dininizde eksiklik olmak demek değil ki. Bunda üzülecek hiç bir durum yok. Kadınların hayız nifas hallerinden dolayı, eksik kalan ibadetleri söz konusu olduğu için böyle denilmiş. Kadınlar hasta olmadıklarında namazlarını tam kılıyorsa erkeklerin kıldıkları namaza eşittir Allahu alem. Hem erkek hasta olmuyor da dini tam olsa bile adam namaz kılmıyorsa ne faydası var erkekliğin? Namaz kılmayan bir milyon erkek namazını hastalık dışında kılan bir kadından daha değersizdir. Allah erkek ve kadınlığa değil, verdiği rolün gereği yapılmış mı ona bakar.

      Belki hastalık hali olmasa biz erkekler size normal davranacağız. Yani hastalılarından dolayı biraz kafası basan erkek karısına daha anlayışlı oluyor bilenler. Bu da kazanç kadın için. Bazen benim aklıma keşke biz de regl olsak da 1 hafta 10 gün namazdan tatil etsek diye geçmiyor değil.

      Yukarıdaki hadisler kadınların üzülmesine vesile olacak zerre bilgi taşımıyor, aksine kadınların kadınlıklarını bilip erkekleriyle mutlu yaşamasının formülünü gösteriyor. Öyle “kabullenmek lazım” deyip de dinin sanki haksızlık yapmış da ben kabulleniyorum şeklinde sunulması doğru değil.

      Şahitlikte kadının yarı olması ve mirasta öyle olması da zaten bence İslam’ın hak din olmasının en büyük ispatıdır. Sosyoloji ilmi buna şahittir. Gözü küfürle kapananlar hariç, bunu ayrıca yazarız uzunca konu ama ben müslüman olmasam şu andaki tarafsız gözle bakıyor olsam kadının miras hakkı ve şahitlik kurallarından dolayı La ilahe illallah der secdeye kapanırdım. Herkes miras ve şahitlik konusuna kendi kocasının ve oğulalrının nazarından bakarsa oh elhamdülillah der.

    • eymen dedi ki:

      ‘Dini yarım’ sözünden, sorumluluğu daha az manasını çıkarmak gerekir. Üstünlük takvadadır, kadın kocasından daha takvalıysa Allah (c.c.) indinde daha üstün, ama bu dünyadaki görevleri konusunda değişiklik sebebi olmaz.

    • Uğur Mustafa dedi ki:

      Hasret Hanım,

      Ben de diğer kardeşlerin vardığı sonuca varacağım, ama biraz farklı bir yoldan izaha gideceğim.

      Dîn kelimesi klasik Arapçada “yasa, yasalar” anlamına gelir. Mesela Yusuf Suresinin 76. ayetindeki “dîn” kelimesini bütün dillerdeki çeviriler “yasa, kanun” diye çevirirler. Din temelde budur.

      Hâliyle İslam’a dîn hatta ed-dîn (=dinin ta kendisi) denmesinin sebebi de onun bir yasalar bütünü olmasıdır. Bu yasalar inanç öğelerini de kapsar, kişisel ibadet, ahlak ve hijyene dair öğeleri de kapsar; hırsızın, zinacının, zina iftiracısının cezası ve evlenme-boşanma ilkeleri gibi toplumsal yasaları da. Kur’an’ı baştan sona bir veya iki defa okuduysanız herhâlde bunu kendiniz de iyice fark etmiş olursunuz.

      Bu durumda, kadınların dinlerinin eksik olması yasal sorumluluklarının eksik olması demek olmalıdır. Hadiste geçen namaz ve oruçla ilgili durum da buna işaret eder; çünkü bunlar Yasa’nın/Dîn’in kısmen bireysel kısmen toplumsal olan kısımlarındandır. (Namaz normalde mescidde ve cemaatle kılınır, erkeklerin öyle yapması bazı mezheblere göre farz, bazılarına göre vacib derecesinde müekked sünnettir, o yüzden aslında namaz büyük ölçüde toplumsal bir kural ve yasadır.)

      • hasret dedi ki:

        sayın erkek yorumcu kardeşler;
        benim demek istediğimi sanırım yanlış anladınız yada ben anlatamadım..dinin bazı hükümlerini öğernmeye başladığınız da ilk olarak kadınlar kendini 2.sınıf gibi his ediyor.başlıyor feministliğe .. bunu siz anlayamazsınız ancak kadınlar anlar.bende o deneyimlerden geçtiğimi söylemeye çalıştım..ayrıca bir dönem sema hanım kuran kursu öğertmenliği yapmasına rağmen feminist düşünceleri varmış..bu çoğu kadın da oluyor..
        mesela ben ”dini yarım hadisinin ”sadece bu kısmını ilk duymuş ve çok üzülmüştüm.o dönem henüz 15 yaşındaydım.yeni bazı ilimler yada hadisler öğrenirken direk böyle yoruma açık hadis duyduğunuzda ne düşünürsünüz..yani kadını bu şekilde yaratan ALLAH… neden dini yarım deniyor diye cevabını almak istiyorsunuz..ve bunlar nefsinizin hoşuna gitmiyor..buda ençok şeytanın işine yarıyor..

        bende bazı şeylerin farkına varmaya başladım ve feminist bir tutumda olmadığımı düşünüyorum..bence kadın ve erkek eşit değil kullar arsında.. ancak ALLAH katında tabiiki eşittir kul olarak..
        demek istediğim her nekadar bazı hadis yada bazı insanların dini tutumu insanın nefsinin hoşuna gitmesede insan nefsini dizginlemeli ve bunda da bir hayır var demek lazım..yukarda verdiğim ayette ki gibi
        ALLAH bilir biz bilemeyiz..
        mesela bir kadın kocasını razı etmeden uyumuş(onu üzmüşse)melekler kadın kocasını razı edene kadar lanet edermiş..oysa erkek hanımını üzdüğünde böyle olmuyor..şeytana uyarsanız çok malzeme çıkıyor feministlik için..bazı şeyler nefsin hoşuna gitmese bile şeytana malzeme bırakmamak lazım ve onu buşekilde kabullenmek lazım…çünkü din vahiy dini olduğu için akıl bazen idrak etmekte zorlanıyor,nedenleri ne içinleri…

        birde Medine de şöyle bir durum fark ettik..Resullullah ı ziyerte etmek için kadınlar çok zorluk çekiyor ve orda ayrımcılık yapıyorlar..geç sattlere kadar erkeklere devamlı açık olan mescidi nebevii (efendimizin kabri)kadınlara gün boyu sadece 2 saat açık ve kadınları millet millet ayırıp(iran ,türkiye ….),izdiham şeklinde içeriye alıyorlar..’cennet bahçesi sayılan yerde namaz kılmak zorunda kalıyorsunuz..oysa erkekler istediği zaman normal mescide girer gibi giriyor..bu haksızlık değil mi?birde onlar Resullullah ın kabrinin yanında kılıyor siz kabri bile göremiyorsunuz.sadece hz.ömer ve Ebubekir in kabrini görüyorsunuz..yani dünyanın neresinde olursanız olun kadınlara 2. sınf muamele eden olaylar ,haksızlıklar olabiliyor..
        ayrıca kadınları Resulluh a ziyaretten men eden hadis varda biz mi bilmiyoruz?bunu çok merek ettim..

    • Hayrunnisa dedi ki:

      sayın hasret hanım yorumlarınız bana o kadar samimi geliyorki size içim ısındı =).sizi tanımak isterdim ismen dua ediyorum. Allah iki cihan saadeti nasip etsin dualarımla..

      • hasret dedi ki:

        Hayrunnisa hanım güzel dualarnız için çok teşekkür ederim.bende sizi tanımak isterdim.daha önce bazı yorumlarınızı okuyup kendime yakın bulmuştum..kalp kalbe karşıdırderler 🙂 .
        .ALLAH gönlünüze göre versin..
        Allah a emanet olun
        selam ve dua ile…

  3. Ahir Zamanda Erkek Olmak dedi ki:

    bir derginin arastırması vardı universitedeki kızlar uzerine,
    80 li yıllarda “neden okuyorsunuz ?”sorusuna basortululer
    -”dinimi anlatma,emri bilmaruf nehyi anilmunker icin derler
    90 lı yılarda(yasagın arefesinde) aynı soruya
    -”ayaklarım uzerinde durmak icin cvbı verilir ..(umran dergisinden alıntıdır.)

    aradan 10 yıl geçmiş zihinler nasılda değişmiş..!

    bizde işte bu zihniyet değişiminin nedenlerine nedenlerin özüne inmeye çalışıyoruz yani neden böyle oldu neden kızlarımızın zihniyeti böyle değişti bunları sorguluyoruz..

    bunun içinde kendimizce müşahade ettiklerimizden tecrübelerimizden okuduklarımız ve dinlediklerimizden bir sentezleme yapıp bir kanıya varıp bu gibi ortamlarda paylaşma ihtiyacı hissediyoruz..

    amacımız tekrar kadınların kadın erkeklerin erkek olduğu bir hayatı islami bir düzen içerisinde yaşayabilmektir..
    amacımız suni hayaller ve etiketler ugruna fıtratlarımıza zulmetmemektir..

    “belki de “ayakları uzerinde durma sendromu” ve daha bilemedigimiz bircok hikmet ,kızlara ve şahıslarında diger inananlara basortusu yasagıyla sefkat tokadı yedirtti.onemli olan ders almaktır vesselam..”

    ayrıca burdaki “şefkat tokatı”ndaki kastınız nedir anlayamadım.?

  4. gulbeyaz dedi ki:

    “dis hekimi carsaflı bayan ornegi cok anlasılamıs sanırım.
    burda carsaflı birinin degil “dis hekimi ” bir insanın sozu daha etkili olmus..isin ilginc tarafı bu..
    diploma etikettir derken de bundan bahsettim.birilerinin bizi adam yerine koymasına bayıldıgım icin degil..

    tabiki sozlerdeki etkiyi yaratan Allah cc dır.sebeplar dairesinde diplomalı olmanın da onemi yatsınamaz.
    daha bu sitede bir hanım yazar pedogojik ve dini cocuk egitimiyle alakalı guzel bir yazı yazmıs.fakat bir yorumcu tatmin olmayarak”isminizin onunde akademik unvanınızı da gormek isterdim “gibilerinden birsey demis.

    muhatabına bir guven,bir intibah yada hizmetinde daha genis bir cevreye seslenebilme imkanı sunuyor diploma.gerisi kisinin hassasiyetleri ve takvasıdır.guzel olan ikisini de birbirine kurban etmeden biraraya getirebilmesi..Allah cumlemizi muvaffak etsin..

  5. Ahir Zamanda Erkek Olmak dedi ki:

    Erkek ailenin geçimini sağlamak zorundadır gülbeyaz kardeşim.kadına ise böyle bir yük yüklenmemiştir.
    kadın fıtratı,psikoljisi,biyolojisi ile erkeğinki aynı değildir.tarih boyunca en can alıcı ve tehlikeli işler nerde varsa erkeklerde orda olmuşlardır.

    ayrıca erkekte gerekmedikçe gayri ahlaki ortama tabiki girmemeli biz girsinmi dedik.erkekte gerekmedikçe çarşı pazarda fazla gezinmemeli zinaya düşmemek adına.

    lakin eğer kastınız ünv.ise bu konuda erkeğin sırf maişet için girmesi gerekir yoksa bu erkek iş bulamaz diploma olmayınca iş bulamayınca evlenemez evlenmeyincede nesil devam etmez buda ümmetin bitişi neslin tükenişi demektir.

    ama aynı şeyler kadın için tabiki geçerli değildir…çünkü kadın için ünv.zaruret değildir…çünkü kadın kimseye bakmakla yükümlü değildir…evin reisi değildir…artı gitmek için çırpındığı ünv.lerde ilim yuvaları değildir!

  6. gulbeyaz dedi ki:

    -mesele cocklarımıza islamiyeti anlatamamız ve iyi musluman rol modelleri olamamızdan kaynaklanıyor.okutmusluk,okutmamıslıkla degil.

    “kızlar okuyunca burunları buyuyor,kocaya tahammul edemiyor yuvalarını yıkıyorlar” yakınmaları sorunun ozune inmekten kacan tembel soylemlerdir.

    hakikatli bir musluman kadın 10 universitede bitirse,yuvasına sahip cıkar,kocasına hakettigi degeri verir..

    -basortusunden dolayı okulu bırakıp cok kolay namaz yiyen bacılarımız da var.. acitasyonu bırakalım.herkes kendi özelestirilerisini yapsın..herkesin hesabı Allahadır,(yorumculardan kimseyi hedef almıyorum)

    bir derginin arastırması vardı universitedeki kızlar uzerine,
    80 li yıllarda “neden okuyorsunuz ?”sorusuna basortululer
    -“dinimi anlatma,emri bilmaruf nehyi anilmunker icin derler
    90 lı yılarda(yasagın arefesinde) aynı soruya
    -“ayaklarım uzerinde durmak icin cvbı verilir ..(umran dergisinden alıntıdır.)

    belki de “ayakları uzerinde durma sendromu” ve daha bilemedigimiz bircok hikmet ,kızlara ve şahıslarında diger inananlara basortusu yasagıyla sefkat tokadı yedirtti.onemli olan ders almaktır vesselam..

    • hasret dedi ki:

      gülbeyaz hanım;
      **
      kızlar okuyunca burunları buyuyor,kocaya tahammul edemiyor yuvalarını yıkıyorlar” yakınmaları sorunun ozune inmekten kacan tembel soylemlerdir.**

      ben yine söylüyorum.sorunun temeli kızlarda değil zaten …kızları yuva yıkma zihniyeti ile büyüten annelerde..sıkıntı burda.yoksa sabreden üniveriste mezunu bayanlarda var.ama çoğunluk farklı zihniyette yetiştiriliyor..
      ***
      basortusunden dolayı okulu bırakıp cok kolay namaz yiyen bacılarımız da var.. acitasyonu bırakalım.herkes kendi özelestirilerisini yapsın..herkesin hesabı Allahadır.**
      her nekadr kimseyi hedef almadım deseniz bile bu baş örtüsü sorununu ben ortaya attım.

      bu acıtasyon filan değil gerçek..islami değerlerden her geçen gün uzaklaşıyor bazı dini vecibeleri basite alıyoruz..tamam ozaman namazı kılmayanlar başlarını açsın..
      her amelin kendine göre vebali ve hesabı var..bu daha ağır yada bu daha hafif diyemeyiz.neden taviz vermek zorunda kalalım inançlarımızdan ve yaşama şeklimizden..

      ayrıca günahın azlığı çokluğuna bakarsanız bir kadın bir namaz vaktini kaçırıp bir kere günaha giriyorsa .o başını açıp girdiği üniversitede her erkek gördüğü zaman devamlı günah ve haram oluyor..evine dönene kadrr..heleki erkeği tahrik edeck şekilde saçları yakışacaksa 2 kere günaha girer..

      sanırım yorumculardan biri yazmıştı ”taviz tavizi doğurur diye” ne güzel söylemiş..buna biz taviz vermeseydik.karşı dursak birlik olsaydık herşey çok başka olurdu..ama herkes teslim olmuş..mücadele yok.aç başını gir..ne olacak?

      zihniyet,”kim fedakarlık yapacak sen yapmasan,ben yapmasam kim yapacak fedakarlık? zihniyetidir..(bizzat bir yerlere bağlı kişi bunu söyledi)

      neden fedekarlık yapayım.kim için ?niye başkası için kendimi ateşe atayım? bu acıtasyonsa evet ben acıtasyon yapıyorum..ben üniversite okumamakla bir şey kaybetmedim ama okuyanlar ne kazanıyor? etiket ve vizyon kazanıyor. 🙂
      sırf etiketi var ,üniversite mezunu havası oluyor diyemi okumak lazım?üniversite mezunu deyip saysınlar ,sözüm geçsin diyemi okumalı?
      ayrıca tahsil illada üniversitede mi olacak?farklı ilm tahsil edilebilir.
      sizinde değiniz gibi
      **diploma bilgelik degildir.bilgelik ilmi tecessus ,hikmetli tefekkurler kendini gelistirmekle olablck birsey..**

      ben üniversite okumamış olabilirim ancak bu benim faklı ilimler tahsil etmeme engel değil..ilim ilimdir.ister dünya ilmi ister dini ilim olsun..yeterki insan ilim öğrenmek istesin…

  7. gulbeyaz dedi ki:

    Ahir Zamanda Erkek Olmak kardesim ,

    musterih ol,şu iki konuda anlastık 🙂

    “-Kadının Çalışması Asli değildir Arızidir..yani zaruretlere bağlıdır.
    2-Kadının çalışmasını yasaklayan bir nass (ayet-hadis)olmadığı gibi kadının çalışmasınada islamda ÖZEL BİR TEŞVİK te yoktur.”

  8. gulbeyaz dedi ki:

    ” Madem kizlar bu gayr-i ahlaki ortamdan uzak tutulacak bozulmasinlar diye ayni endise erkekler icinde duyulsun.”

    Deniz hanımcım cok guzel ifade buyurdunuz.sizi tebrik ediyorum..

  9. gulbeyaz dedi ki:

    “Bir millet erkekle terakki eder, kadınla tekâmül eder”

    lutfen kimse kadınların seytanlarını is basına getirtecek “siz olmasanızda olurdu,Ademin canı sıkılmasın diye yaratıldınız” imalarında kıskırtmalarında ve mesnedsiz laf kalabalıgında bulunmasın..

    “iman eden erkek ve iman eden kadınlar birbirlerinin velileridirler..”

    islamcı feminist bozuntuların, kimlerin nefsani konusmalarından alınganlık yapıp hortladıkları belli oluyor..

    “Rabbim musluman erkeklere biraz şefkat lutfen!”(amin)

  10. hasret dedi ki:

    Lale hanım;
    ***
    Anlayacağınız o diplomalar şu işe de yarıyor; hiç olmazsa ayrılırım nasılsa aç kalmam fikrini verdiği için hanımlar daha tahammülsüz oluyor..
    ***
    çok doğru bir tespit yapmışsınız.tebrikler.!!
    bu zihniyet yüzünden boşanma sayıları artıyor.sıkıntı çeken anneler kızım çekmesin ayağının üzerinde dursun deyip meslek edindirip bir yandan da bilinç altına ”ilerde boşanırsan kendi ayağının üzerinde durursun kimseye muhtaç olmazsın ,kimsenin (kocanın)kahrını çekmezsin ”mesajı veriyor..ve o kız evladı aklının bir kenarında boşanma fikri olup ,ya boşanırsam diye evlenip .evliliğini benimsemiyor. en ufacık bir tartışmada bile ben çekemem deyip.boşanmalar gerçekleşiyor..

    oysa
    kızım sabret dünya imtihan yeri mümine burda rahat yok,sen kocanı razı ettki ALLAH ta senden razı olur..sabret herkesin bir sıkıntısı mutlaka vardır.kimse 4*4lük değil sende değilsin.evine ve yuvana sahip çık.”deyip ona boşanma fikrinden uzaklaştırmalı..yol göstermelidir..

    evlatlarımızı yakmayalım onlara ilerde boşanırsan şöyle olur yada böyle olur diyerek büyütmeyelim..neden boşansınki ?neden boşanmak için evlensin ki?illa boşanması mı lazım?bir ömür süren güzel evlilikler yok mu? da kötü ihtimalleri anlatark büyütüyorlar?ALLAH böyle annelerin şerrinden tüm evlatları korusun..

    • Deniz dedi ki:

      sayin Hasret,
      Bosanmalarin arttigi, nedenleri dogrudur da , bu bosanma olayini ortadan kaldirmaz.Yasak ya da yok olsaydi islam hukukunda yeri olmazdi.Iste bu nedenle kotu niyetli degil ama buyuklerin bu yondeki yani kizlarinin okumalarini istemeleri yonundeki tavsiyelerini biraz dusunun derim. Elbette bir anne baba kizina iyi gecim yonunde tavsiyede bulunmali ama bu zamanda evladin bile olsa yeri geldiginde yuk olabiliyor cok tecrubeyle sabit.Peki o zaman bu diploma karsitligi niye?

      • hasret dedi ki:

        Sayın Deniz hanım
        boşanma kötü niyetli değil diyorsunuz ama sizde biliyorsunuz ki ALLAH ın” en sevmediği ”helal boşanmadır.bir boşanma olduğu ,bir aile dağıldığı zaman arş_ ı ala titrer..bu okadar basit değil..tabiiki helal ama en son çare olması gerekir..(içki,kumar,çapkınlık hariç sabretmek lazım)..

        bu boşanmanın çoğu sebepleri bu aile türleridir.bence bu zihniyet değişirse boşanmalar azalır..bakın ne çok okuduk yorumlarda boşanmadan çeken ve hanımları haksız yere boşanan erkekleri…

        neden boşanma kızının daha aklında yokken küçük yaşlardan itibaren olurda boşanır da ortada kalmasın diye okusun gibi sözlerle aşılanarak büyüyor kızlar..bu olmamalı.
        kızım okusunda doktor olsun iyi milletine yararlı bir insan olsun,eğitimli bilgili olsun …vb sebeplerle okutmak varken neden illede olurda kocası ölür yada boşanırsa kolunda bileziği (diploması)olsun?

        ”ameller niyetlere göredir”ben niyete kızıyorum..ve nasıl niyet ederseniz öyle yaşamak zorunda kalırsınız( (sözüm deniz hanım size değil )
        bu arada rızkı veren kim?ALLAH… peki diploması olduğu halde neden bu kadar işsiz var? olay diplomada değil bence herşeyi diplomada gören zihniyette ..ne insanlar var okumuş ama insanlıktan nasibini almamış..neyleyim böyle diplomayı..ayrıca nedense ençok dayak yiyen ,şiddet gören (tasvip etmiyorum şiddeti) üniversite mezunu kızlar..

        ben diploma karşıtı değilim.ben de çok istedim üniversiteyi ancak başımı açmayı göze alamadım(şimdi serbest)..ALLAH ın ayetini görmezden gelemedim, şimdi hiç pişmanlık duymuyorum..benim için bu hayır diyor ALLAH a tevekkül ediyorum ..
        bu sistem karma düzen oldukça çocuklarım okusun istemem.ne pislik varsa (bazı iyi kesim hariç)üniversitede..bunu bizzat üniversitede okuyan arkadaş ve kardeşlerim söylüyor..ayrıca çevremdeki öğrencilere bakarsak yanılmış olmam.daha geçenlerde ”kadın erkek yalnız kalınca”yazısını okumadık mı?ateş barut yan yana durmaz diye.. bende bu karma sistem oldukça kızımı okutmak istemiyorum şahsen..

        • .:. dedi ki:

          Allah size Esiniz ve Cocuklarinizla Uzun mutlu ve huzurlu gunler nasip etsin Insallah.

          Sizin gibi dusuncede olan insanlar, ailesinde zor gunler yasadiklari zaman, Inaniyorumki bu zor zamanlari Allah in da yardimi ile cok kolay atlatirlar.

          Daha fazlasini isteme hirsina kapilan ve calismak isteyen bayanlarin, bir de cocuklari var ise, O cocuklara tam anlami ile Annelik yapmakda zorlaniyorlar. Cocuklarda ilerleyen yaslarda cok problemler cikiyor, Aile ici iletisim de de kopukluklar ve sorunlar yasaniyor.

          • hasret dedi ki:

            .:. bey
            güzel dualarınız için teşkkür ederim..ALLAH ta sizin sıkıntılarınızı gidersin inşallah…

        • Deniz dedi ki:

          Hasret Hanim,
          Dusuncelerinize gercekten saygi duyuyorum ve sizi cok samimi buluyorum. Allah gonlunuze gore versin daim huzur nasip etsin, bizi de sizin gibi tevekkul sahibi yapsin insallah! Hepimiz de ayni pencereden bakmak zorunda degiliz. Bence onemli olan guzel ahlak , calismis calismamis hikaye.
          Ayrica bir hususu duzeltmek isterim herhalde ben anlatamadim.”kotu niyetli degil “derken aslinda bir kisim anne babanin bu okutma olayina (bosanma vs) kotu niyetle yaklasmayabileceklerini soylemek istemistim.
          Saygi ve hurmetle…

          • hasret dedi ki:

            Deniz Hanım güzel dularınız için teşekkür ederim..ALLAH sizin de yuvanızdaki mutluluğu ,huzuru daim etsin inşallah..
            yalnız” bizi de sizin gibi tevekkul sahibi yapsin insallah!” derken mecazi mi söylediniz ?biraz kafam karıştı.ama yinede sizin iyi bir insan olduğunuzu düşünüyorum (hüsnüzan yapıyorum)yorumlarınıza dayanarak..

            ayrıca haklısınız herkes aynı düşüncede olamaz.ancak bazı paylaşımlar yorumlar insanın farklı açılardan da olaylara ,konulara bakmasını sağlıyor..burda okuduğum özellikle bazı erkek yorumcuların samimi yorumları bakış açımı değiştirmemi sağladı..birde olaylara farklı taraflardan da bakmak lazım diye düşünüyorum..

            saygılarımla…

          • Deniz dedi ki:

            Hasret Hanımcığım,
            Elbette ki samimi olarak soyledim.Madem kalbinizde tereddut olustu sizinle biraz sohbet edelim.Meselelerde farkli dusunsek de sizinle iyi arkadas oluruz gibime geliyor. Sevgi dillerin de hediyelesmenin onemine inaniyorum ve bu sanal alemde guzel soz ve duanin bu amaci tasidigini dusunuyorum.
            Keske sebepleri ortadan kaldirip hakiki imana ulasabilsek ama iste aciziz hayatta sebeplere sarilmak ihtiyaci hissediyoruz. Belk ki tevekkulumuz olcusunde de bu perdeleri hayatimiz boyunca ya bir bir kaldiriyoruz ya da daha cok kapatiyoruz. Ben de universitede basini ortmus ve 3. siniftan basortusu yuzunden birakmis biri olarak pisman miyim asla!

            Rabbimin lutfuyla elbette. ama alilemin emekleri hala kalbimde vicdan azabi olarak saklidir, bu cozemedigim bir sey.Pek cok arkadasim basini acarak devam etti kimisi farkli alanlarda mucadelesini surdurdu ve calisma hayatina girdi. hepsi de piril piril insanlar. Onemli olan guzel ahlak ister okusun ister okumasin ister calissin isterse calismasin. Ahlaki guzel olan birisi her ne sekilde olursa olsun okuyorsa bu ancak kendisine , alesine topluma azami olcude fayda olarak doner.

            Ama ahlaki niyeti dogru olmayanin okudugu okullar insanlari ancak zehirler, yuvalari da elbette ki dagitir. Disarida calisma hayatinin icinde degilim ama onum arkam sagim solum bu pratigin icerisinde. Bazi kardeslerimiz kadini eve gonderip meseleyi toptan:)) halletmek istiyorlarsa da bunun ne gercekler ne de hakikate uymayacagini dusunuyorum.

            Ayrintilarini nedenlerini nasillarini bilenler konussun insanlarin dimaglarini acacak fikirler yazilsin cizilsin . Gercekleri gozardi etmeyen hakikatli duruslara ihtiyac var. Allah boyle mu’minlerin sayisini artirsin! Sema Hanimin da bunu yapmaya calistigina inaniyorum Allah muvaffak etsin!

            Saygi ve hurmetle!…

          • hasret dedi ki:

            Deniz hanım samimi sohbet tadındaki yrumunuz için teşekkür ederim..dediğiniz gibi bazı konularda fikirlerimiz uyuşmasa da sizinle iyi arkadaş olabileceğimi bende düşünüyorum..benim için önemli olan karşımdaki insanın samimi , içten olması ve karşısındaki insanın görüşlerine saygı duyması..sanırım ortak paydalarımızda var:)

      • Deniz dedi ki:

        Hasret Hanim, aslinda diploma karsitligini size soru olarak sormadim bu genel bir ifadeydi, yazinin devami oyle geldi kisaca belirtmek icin…

  11. gulbeyaz dedi ki:

    dunyada ilk feministlerin ateist yada dinsiz(tanrı varlıgını kabul edip bir din benimsemeyen) oldukları dusunuldugunde feminizm in dinle ortak bir taban bulamayacagı acıktır..

    musluman feminist /feminist muslumanlık kavramı anlamlı degildir..keskin sirke (feminizm) kupune zarar(islami kimlik)

  12. gulbeyaz dedi ki:

    bir hanım kardes,

    ilmi deliliniz olmadan , kiimseye falan seye tesvik vebaldir denemez..rica ederim sizde dikkat edin..

    bende hadi kızlar kafa goz yara yara universitelere gelsinler demedim..”islami usul ve terbiye icerisinde” dedim..

    otobuse de biniyor,pazara da gidiyor bu kızlar ve ikabul edin bicok alısveris merkezi universitelerden daha tehlikeli ve sorunlu..

    universitesini bitirip kantinin yolunu oğrenmemis kızlar var..vizyonumuzu genisletelim lutfen ..(burası gulmeniz icindi:))

    • tarık dedi ki:

      Gerçekten doğru gulbeyaz abla’yi hiç görmedi ben kantinde.

    • Ahir Zamanda Erkek Olmak dedi ki:

      kardeşim bakın lütfen müslümanlar olarak şu iki konuda anlaşalım lütfen;

      1-Kadının Çalışması Asli değildir Arızidir..yani zaruretlere bağlıdır.
      2-Kadının çalışmasını yasaklayan bir nass (ayet-hadis)olmadığı gibi kadının çalışmasınada islamda ÖZEL BİR TEŞVİK te yoktur.

      işte bizler bu iki noktada anlaşırsak umarım detaylarıda halledeceğiz.

      üniversitelere gelince ünv.teyi pazarla,otobüsle bir tutmanız çok yanlış.zira ünv.te 4-5 yerine göre 6 yıl sürerken bu dediğiniz faaliyetler 1-2 saat sürüyor.nasıl bunları kıyas yapabiliyorsunuz onuda anlamadım.

      tabiki Allah’tan korkan erkeklerden uzak duran hakikaten kantinin yolunu bilmeyen bacılarımızda vardır bende şahidim böylelerine ama kaçta kaçı böyle?yada eğitim hayatından önce erkeklerden uzak duran bacılarımız ünv.hayatında kızlı-erkekli etkinliklerden hiç sıkılmadan bulunabiliyorlar…sonuçta bir kere taviz verdinmi önünü alamıyorsun…taviz tavizi doğuruyor.

    • Hayrunnisa dedi ki:

      Sayın gulbeyaz hanım nasıl bir kıyas bu anlayamadım ben. Allah rızası icin okulu bıraktık diye otobüse binmeyelimmi? Ayrıca bizde avm avm gezmek dogru bsy demiyoruz. Zaten bende mecbur kalmadıkca binmem helede avm avm gezmek amaclı hic binmem.
      Dogru bende kantini hic görmemistim orda olduğum zamanlar ama kantine gerek yok zaten o ortam sınıflarda mevcut. O dersleri gecmek icin (basını acmayı söylemiyorum bile buna bulunan bahaneleri aklım almıyor.hadi o problem artık cözüldü diyelim.tesettür sadece basını örtmek midir?) hergün otobüse biniliyor, hergün karma ortamda ders dinleniyor, gerektiginde kürsüye cıkıp sınıfa hitap ediliyor(sen gayet ciddi ve sert konussanda kimi gel bide dövseydin diyor kimi dalga gecer gibi arkadasınızın sesi cok dikkat cekici bilmem ne diyor..), erkek hocalarla muhatap olunuyor yada staja gidiliyor vs..sizin bahsettiginiz islami terbiye icinde okuyanlar bunlardan muaf mı tutuluyor?
      Benim kantinin yolunu bilmeyen en tesettürlü arkadaslarım okullarını bitirdiler.üzülerek söylüyorum birisi kendi tabiriyle 4 yıl boyunca sadece “bakıstıgı” sınıf arkadasıyla evlenmek icin annesiyle babasını hice sayıyor, digeri tadacagı lezzet kalmamıs ölmek istiyor, bir öbürü tesettürün t si kalmamıs halde..peki benim etiketim yok neden bu hallere düsünce bu arkadaslar beni arıyorda “sen nerelerdesin yine o kitaplardan bize oku” diyor??
      Bide falan seye tesvik demissiniz. Falan sey dediginiz ici haramlarla dolu bir falan seydir.. Harama engel yokta tesvikte olmasın diyince neden problem oluyor??
      Altın bilezikse bu dünya için de hazırlıksa dikiş nakış niye ögrenmiyoruz?ücretimi az?hem evde hemde haramsız diyemi altın bilezik olmuyor??

  13. Özgül dedi ki:

    Sevgili metin karabaşoğlu’nun bu söylediklerine katılmıyorum zira feminizm erkeklere karşı oluşturulmuş bir hareketten ziyade erkeklerin kadınları gerek islam öncesi gerekse islam sonrası (her ne kadar da islam kadına haklar vermiş olsa bile) genel olarak zihniyetin değişmemesinden kaynaklı erkeklerin kadınları macbur bıraktıkları bir hareket olarak görmekteyim. Kadınlar ile ilgili bir sürü hadis zikredilirken acaba Kur’anda neden bir kaç ayetin dışında ey kadınlar die bir hitap görülmüyor Madem ALLAH kadınlarıda erkekleri de KUL olarak yarattı ve hitabı da her iki cinse idi neden insanlar DİN adı altında kadını kısıtlayan şeyler vardır diye ısrarcı olurlar çözülmüş mesele değil. bunların araştırılmalarının yapılıp o zamanın yaşayan kadınların hangi tavırlar içinde olduğunu ve erkeklerin kadına bakış açıları ile değerlendirilmesi ve net bir şekilde ortaya konulması gerekir. örneğin Saf tutulması mevzusunda kabede yan yana istikametler içinde namaz kılınabiliyorken ülkemizde kadınlar camiye bile giremiyor vaziyette vb gibi olguların ve çelişkilerin bir bütün olarak ele alınıp ilmi bir çalışma yapılmasını temenni ediyorum.

    • tarık dedi ki:

      Eğer dini bilimlerden habersiz şekilde, en azından bir tefsir okumadan olaya yaklaşırsanız yorumunuzda olduğu gibi küfre yaklaşma ihtimali de olur.

      Mesela Allah kadın peygamber göndermemiş, sizce de bu insana kul olarak yaklaştığını söyleyen dinin bir çifte standardı değil midir? Sizin bakış açınızla evet. Ama peygamber gönderen Allah kimseye hesap vermek zorunda da değil, bunu bilmek lazım.

      Bakın bir de şunu bilmek lazım; evet kadın ve erkek kul sıfatıyla Allah karşısında görev ve sorumluluklar açısından eşittir, namaz oruç, zekat gibi. (Regl hali hariç) Ama bu temel olaylar dışından erkeklerlle kadınlar arasında erkeğe kayan bir denge olduğunu da göremezseniz her şeye sakat bakarsınız. Feministler ve siz kadın erkek olayına eşitlik olarak bakıyorsunuz ama kadın erkek arasında eşitlik değil adalet olabilir. Adalet eşitlik anlamına gelmez.

      Örneğin,

      1- ilk yaratılan insan Hz. Adem erkekti ve temelde ilahi mesaja da o muhataptı. Hz. Havva da ona yardımcı, gönül neşesi olarak yaratıldı. Eğer bu gerçeği kabul etmezseniz, o zaman Allah2ın işlerini sorgulama durumuna düşersiniz ki o yol da açık buyrun sorgulayın.

      2-Kadından peygamber gelmemesi gerçeğini gören bir kadının hangi arsızlıkla eşitlik aradığını cidden merak ediyorum. Bu fanatik bir erkek taraftarlığı değildir. Biz Hz. Fatıma, Hz. Aişe veya rabiyatul adeviyye’nin ulaştığı seviyeye belki milyonlarca müslüman ulaşamaz, dünya tarihindeki tüm müşrikleri üst üstte koysan bu hanımlardan birinin sümüğünün zerresi olamaz. Bu ayrı. Ama bu durum erkeğin bir çok yönden, ilahi mesaja muhataplık dahil kadından üstün olduğu gerçeğini değiştirmez.

      3-Açıkca, eğer secde etmek haram olmasaydı insana, kadının erkeğine secde etmesini emrederdim düsturu ortada iken eşitlik aramak nedir? Hee, erkek karısına zulmetmiş, şerefsizlik yapmış bundan dinin suçu olmaz, ve o zülmunun, gerçekten zulum ise karşılığını görecektir.

      Cehennem ehlinin bir çoğunun kadın olduğu gerçeği varken, bir kadının evinde namazını kılıp çocuğklarına ve eşine güzel bir anne hanım olması ile cenneti çok rahat kazanması durumu müjdelenmişken, erkek için böyle bir müjde yok. Bu kadar basit bir kurtuluş reçetesi varken yine de cehennemin kadınla dolu olması bişey ifade etmiyor mu size?

      Valla kimse kusura bakmasın, kadın temel dini yükümlülükler hariç erkekle aynı olamaz, aynı değerde olamaz. Ne din, ne kuran ne hadiste böyle bir şey yok. Bu aslında kadın için büyük bir kolaylık. Namuslu ol, namızını kıl cennete git, bundan büyük kolaylık mı var.

    • tarık dedi ki:

      Kadıların, erkeklerin kendilerine yaptığı baskı ve zulum karşısında, -bu baskı ve zulum din temalı olsa da- hak arama adına feminist olmaları en başta Allaha saygısızlık. Hele bu hak arama kuranın kime nasıl ne kadar hitap ettiğini sorgulamaya kadar giderse kadınlar kıyamete kadar sefillik, rezillik çekerler, çektikleri yanlarında kalır, cehennemi de doldururlar.

      Aklı başında, zeki dindar kadınlar bile dua ederken Allahtan kadınların şerrinden fitnesinden sığınırken, eğer öyle ise Allahın veya dinin kendilerini erkekten sonra ikincil gördüklerini kabul edip bu ikincilliğin avantajlarını ve az sorumluluık yüklemesinin keyfini sürüp cennete doğru yol alırlar.

      Kabe gibi, maneviyatın zirveye çıktığı, kulun Allaha en yakın olduğu, kıblenin olmadığı bir yerde kadına veya erkeğe ters nazarla bakacak kadar insanlar alçalmaz da ondan orada kısmi serbestlik vardır. Kaldı ki hac ve umreye dair edep kitaplarına bakıldığında yine de bazı kısıtlamalar vardır.

      Hangi ülkede hangi ilde yaşıyorsunuz bilmem ama ülkemizde her kadın her camiye gidebiliyor. Buna rağmen, camide bile insanın düşüncesi bulanma ihtimali olduğundan dolayı, Efendimiz kadınların en güzel namazlarının evde kıldıkları namaz olduğunu söylemiş, erkekleri camiye gitmeleri için elinden geleni yaparken kadınları da evlerinde ibadete teşvik etmiştir ve Allahu alem sevapları da aynıdır. Yine camide kadınların en sevaplı safının en arka saf, erkeğin de ön saf olduğunu belirtmiş ve kadınların camiye geldiklerinde farzdan sonra hemen çıkmalarını emretmiş, bununla da kalmamış eve döndüklerinde yolun ortasından değil duvara, yol kenarına yakın yürümelerini emretmiştir. Hatta bundan dolayı hanım sahabelerin elbiseleri duvara ağaca takıldığından yırıtıklar sökükler oluşmuştur hep. Yani din emrediyor, kadının evinde kalmasını, sosyal hayata çarşıya paxara çıkmamasını. Bu bu kadar basit, bu kadar açık. Bunu kabul edip etmemek başka uygulamak başka.

    • tarık dedi ki:

      Camiye gelen kadınları görüyorum, afedersin üstlerinde kot, göğüslerini gösterecek kadar dar kıyafetler. Bazı camilerde aradaki sütrede yok veya yeterli değil. Namaz kılıp çıkışa giden erkek kadının eğilmesi kalkmasından her yerini görüyor. Giriş çıkışlarda çarpmalar, kadın ayakkabasını giymeye çalşırken eğildiğinde giydiği çamaşır bile görünüyor. Erkek ne kadar gözünü kaçırsa da görünüyor. Böyle namaz mı olur. Böyle daha çok günah kazandır ve kazandırır. Böyle bir durumda evinde kılması namaz kadar farzdır belki.

      Saadet asrında kadın sahabiler biraz da efendimizi görmek için, sesiyle namaz kılmak için gidiyorlardı camiye, şimdi öyle bişey de yok.

      • Özgül dedi ki:

        Değerli tarık bey hakkımda suizanda bulunduğunuz için öncelikle teşekkür ediyorum yalnız verdiğiniz aşırı tepkisel yaklaşım neticesine tezlerimi doğruluyorsunuz öncelikle cevabını vermek istediğim bir hususu üzerinde sizin de araştırmalar yapmanızı temenni ediyorum zira ilk olarak söylediğiniz şey adem neden erkek? ve havvanın da yardımcısı olarak yaratılması. Bu husus ile ilgili çok değerli ilmi kuran çalışmaları yapan bir hbüyüğümün çalışmasının bir kısmını paylaşmak istiyorum arzu ederseniz yazının devamı için iletişime geçebilsiniz

        “”””Âdem, insanlığın ruhî, kültürel, dinî, İlâhî boyutu demektir ki; kadın da bu manada âdemiyete (insanlığa) ortaktır. İman ve hukukta eşittir. Fakat kadın başka bir tabir ile beden, tabiatı ve maddeyi temsil ediyor. Onun için diyebiliriz ki; insanlığın umumî varlığı içinde madde ve tabiat, eğri ve yağlı bir kemik mesabesindedir. Demek maddesiz olmaz; fakat insanlık, sadece mide ve madde değildir. Böyle düşünenler, madde gibi edilgen, kırılgan ve pasif olurlar. Kaburga kemiği gibi kırılmaya, yenilmeye mahkûm olurlar.

        Evet, her kadın ruhu, kişiliği, inancı ve maneviyatıyla Âdem olduğu gibi; her erkek de maddesiyle, bedeniyle, doğurganlığıyla Havvadır, kırılgan bir kaburgadır. Ey bütün kadın ve erkekler! Katı, sert, semiz bir madde olarak kalmak istemiyorsanız, âdem (insan) olun. Yüce değerlerden ibaret olan Allah’ın isimlerinin hakikatlerini yaşayın. İnsanlığın toplam bilgi ve becerileriyle yeryüzünde Allah’ın meşru ve şerefli bir memuru seviyesine çıkın!

        Anlaşılan, manevi ve soyut bir gerçeklik olan insanlığın tek başına ruhî gelişmesi yeterli değildir. Ona eş olacak, yalnızlığını paylaşacak bir yardımcıya ihtiyacı vardır. O da maddedir. Bu hakikat Allah, aldığı kaburganın (eksik bıraktığı boyutun) yerini et (madde) ile doldurdu, (3/21) ayetiyle ifade edilmiştir. Demek bu kaburga, sembolik bir ifadedir. Madde mana mukayesesini yapan ontolojik bir derstir. Bunun asla biyolojik bir manası yoktur. “””””

        Bu yazının bir kısmı ile ikinci sualinize de cevabı çıkarabilirsiniz. Neden kadın peygamber yok diye zira peygamberlere çok zulmedilmiş fırtat gereği de kadın ile erkeğin olaylar üzerindeki etkileşimleri farklıdır.

        üçüncü mezvunuz hakkında şunu belirtmek gerekirse herşeyi anlamak istediğiniz şekilde anlayıp yoırumluyorsunuz Dinimizde allahtan başkasına secde etmek yasaklanmıştır ve haram kılınmıştır. bu hadisde de kadın erkek arasındaki saygınlığın ifadesini algılıyoruz yoksa erkeğin üstünlüğünü değil. zira benim tanıdğım peygamber sav de sizin anladığınız şekilde söylemediğini düşünmekteyim. zira veda hutbesinde de peygamber efendimiz sav kadınlar konusunda erkeklere hitab etmiş ve uyarıda bulunmuştur araştırınız.

        Cehennem ehlinin bir çoğunun kadınlardan oluşması hadisi ile ilgili de bu sizide bizi de bağlamaz size bir üstünlük ve bize de direkt olarak hayata geldiğimizde bir sıfır geride başladığımız anlamı da katmaz yine kendinize göre yorumluyorsunuz..araştırmaya devam ediniz

        “”””Valla kimse kusura bakmasın, kadın temel dini yükümlülükler hariç erkekle aynı olamaz, aynı değerde olamaz. “””” sözünüze karşılık ahzap 35 i okumanızı tavsiye ediyorum ve seçtiğiniz kelimelere de dikkat etminizi öneriyorum zira AYNI DEĞERDE OLAMAZ Derken biraz daha düşünmeye ve kuran ayetlerini ve hadislerini tek tek değil bir bütün olarak araştırmanız önemli

        • Özgül dedi ki:

          Cami mevzusuna geleyim bizzat büyükşehirde yaşamış biri olarak bir gün büyüklerimizin önünde camiye gittiğimi belirttim bayan büyüklerimizin verdiği tepki neydi biliyormusunuz? – aaaa kadın kısmı camiye gider miymiş ayıp mış 🙂 malesef yaş itibari ile büyüklerinize sorduğunuzda kadınların sanki camiye girmeleri psikolojik olarak engellenmiş olduğu görülüyor. kadınlar ancak alışverişe çıktıklarında camiye gidiyorlar artık son zamanlarımızda hamdolsun cami iştirakleri biraz çoğaldı da rahatladık camilerde kadınlara ayrılan yerler bile içler acısı bu da kadınları dinden soyutladığınız anlamına geliyor. Diğer sıkıntılı olduğunu giyim kuşam mevzusunda ise o kadar net incelemişsiniz ki malesef giyen değil bakan günaha girmiş zira gözünü haramdan sakınması gereken bu durumda sizdiniz. Kıyafetler mevzusunda cami adap kurallarına uyulması gerektiğini savunanlardanım zira huzuruna çıkılan ALLAH’dır.

          • hasret dedi ki:

            özgül hanım cami mevzusunda kısmi olarak haklı olabilirsiniz.camilerin bazılarında kadınlara bazen abdest almak yeri bile olmuyor namaz kılama yeri deseniz çoğunda yok.azda olsa kadınlara yer verilmelidir..ancak kadın erkek gibi devamlı camiye gidip namaz kılmamalı.(dışarda olduğu,mecburkaldığı zaman gitmeli)çünkü bir kadının evinde kıldığı namaz camide kıldığı namazdan daha üstün ve daha çok sevabı vardır..peygamber efendimiz kadınların evinde yaptığı badetlerin daha makbul olduğunu bildirmiş ve bu konuda tavsiyeleri vardır..

            bu arada kabeye giden biri olarak söylüyorum.
            kadın ve erkek kesinlikle orda yan yana namaz kılmıyor. hiçte durum sanıldığı gibi değil.bence kadınların uydurduğu ve nefislerinin hoşuna giden bir eylemdir.gidene kadar bende sizin gibi düşünüyordum anack durum öyle değil..sadece çok kalabalık olduğu için imamla kılınan namazlarda yer bulamaz ise mecburen yan yana namaz kılan belki olur ama ben hiç rastlamadım..belki hac zamanında olur o dediğiniz.

            inan kadınlar okadar yüzsüz ki erkeklerle yan yana namaz kılacağını düşünerek geliyor ve erkeğin yanına duruyor birçok kadına ayrılan yer varken..polisler var orda bayan ve erkek saflarını ayıran ve belirleyen.ama maşallah kadınlar dinlemiyor.adamlar kadınların yanında namaza durmaya utanırken kadınlar erkelerin yanına hiç utanmadan duruyor.yazık kabe deki polislerin işi oldukça zor. sizde neden kabede kadın erkek yan yana kılıyorda burda kılamıyor diyorsunuz?öyle bir şey yok olsaydı safları ayırmak iiçin kabede görevli erkek ve bayan olmazdı..( çok kalabalık olan hac hariç..nasıl ayrılsın milyonlarca kişi)
            bence ALLAH bizi mesul tutmamış biz kadınlara yük yüklememiş dah ne istiyoruz.hesp kolay mı sanıyorsunuz?

          • tarık dedi ki:

            Büyükleriniz hakkı söylemiş, kadın camiye gitmez. O kadar hadis var okuyun. Büyükleriniz adaplı edepli insanlarmış. Kadınların camiye gitme oranının artması sevinilecek bişey değil. Camiye giden kadın çoksa, gezmeye çıkan kadın çok demektir, bu da ancak şeytanı sevindirir, müslümanı değil.

          • eymen dedi ki:

            Mevcut camilerin çoğunun mimarisi kadınların gidip gelmesine uygun değil, kadınlar düşünülmeden yapılmış, o yüzden kadınların gitmesi uygun değil. Önce cami projeleri konusunda bastırın biraz.
            Dini konularda ‘büyükler’ denildiği zaman biz sahabeyi ve onların yolundan giden alimleri anlarız.
            Camiye gidip gelme mevzusu yere, zamana ve şartlara göre değişir.

        • tarık dedi ki:

          Sizin çok değerli büyüğünüzden önce biz bizim çok değerli büyüklerimiz tefsir alimlerinden okuduk bunları, sıkıntı yok.

          Sıkışınca araştırmaya devam ediniz:) İyi aptalım ben ahmağım, araştırmam, bilmem, siz çok araştırdınız biliyorsunuz. Mubarek olsun size.

          • özgül dedi ki:

            Tarık bey sanırım yine siz kendi istediğiniz şekilde hadisleri yorumlayıp net ve kesinlik kazandırmaya devam edeceksiniz öyle ise ben de size bir kaç hadis nakledeyim mevzuyu ben sıkıştığımda değil de sizin derinlemesine araştırıp tamamen kadını dışlayıcı tavırlarınızı gözden geçirmenizi önermek içindir yoksa bilakis bazı hususlarda söylediklerinizde haklı olmanızla beraber at gözlüğü ile bakmamanız gerektiğini düşünmekteyim

            “Kadınların mescidlere gitmesine engel olmayın. Fakat evleri onlar için daha hayırlıdır” (Müslim, “Salât”, 134-137; Şevkânî, Neylü’l-evtâr, III, 148-149).

            Bu hadise istinaden nediyor efendimiz engel olmayın! (E niye engel oluyorsunuz? tarık bey)

            “Kadınlarınız gece mescide gitmek için sizden izin istediklerinde onlara izin verin” (Tecrîd-i Sarîh Tercümesi, II, 944-945; Müslim, “Salât”, 139).

            böyle denmişken kadın kısmı evinde oturur diyorsunuz tarık bey?

            “Kadınlar cemaate katılmak istedikleri zaman, koku sürünmesinler” (Müslim, “Salât”, 141-142).

            Bu mevzuda zaten kadının ortalıkta kokarca gibi dolanmasını zaten doğru bulmuyoruz tarık bey

            Hz. Peygamber döneminde kadınların sabah namazına gittiklerine dair rivayetler yanında, Hz. Peygamber’in kadınları bayram namazına katılmaya teşvik ettiğine dair rivayetler de bulunmaktadır (Tecrîd-i Sarîh Tercümesi, I, 98-99; II, 222-223, 311, 510-511, 891). Bu hadislerden birinde Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “Henüz kocaya gitmemiş genç kızlar, perde arkasında yaşayan kadınlar (zevâtü hudûr) ve hayızlı kadınlar evlerinden çıksınlar; hayır ve müminlerin duasına (davet) şahit olsunlar. Hayızlı kadınlar, namaz kılınan yerden uzak dursunlar” (Tecrîd-i Sarîh Tercümesi, I, 234-235).

            demişken niye kadınları dışlamaktasınız tarık bey?

            büyüklerimiz malesef taklidi iman olarak din yaşamışlar sadece kıssalar üzerinden din yaşamışlar ve bir çok hususun da hurafecilik ve batıl olarak yaşandığını inkar edemessiniz özellikle de örf ve adetler istisnalar hariç tamamen cahiliyeden kalma şeyler inkar edemezsiniz.

            Kabe mevzumuza dönecek olursak bir ay evvelinde oradan gelmiş birisi olarak şunu belirtmeliyim ki orada kadınlara yapılan muamelelerden aşırı rahatsız oldum kabe sizin mekanınız olduğu kadar bizim de mekanımız saflar konusunda söylediklerinize katılıyorum bu doğrultultuda erkeklerin arka saflarında olması gerekmektedir. lakin kabeyi iki kısıma ayırabilirler kadınlar da böylece kabeye yakinen bakarak erkekler gibi bu durumdan faydalanabilirler. İkinci mevzu ise şahsen ben kabede namaz kılarken hiç bir erkeğin olduğu yerde namaz kılmamaya özen gösterdim lakin erkeklerin bu hususta itina gösterdiklerini söyleyemeyeceğim. sanki meydan kendilerininmiş gibi davranan o kadar çok kişi vardı ki allah affetsin.

            Büyüklerimizin haklı olduğunu söyleyemem zira eline aldığı kuranı duvarda asılı olan bi kısmı da sadece arapça okuyan manasını bile hayatı boyunca anlamamış idrakinde olmayan kişilerden din eğitimi almanın doğru olduğunu düşünmüyorum ek bir not eklemek istiyorum gerçi kimseyi ilgilendirmez lakin söylemekte de fayda var çünkü benim gibi bi çok kişi mevcut o büyükler var ya 20 yıl gaflet içinde geçirmeme neden olan böyle büyükler idi dinden soğumama neden olanlardı. ben şimdi kalkıp ilimsiz insanların öğrettiği dini mi yaşamalıyım yoksa gerçek alimlerde araştırıp da tahkike geçirmeliyim. Tabi erkeklere göre bu da mümkün değil ev işi yemek vs varken nereden ilim öğreneceğiz değil mi 🙂 İşte sizlerin böyle davranışları yüzünde feminist oluyorlar sanki din sadece kadınları kısıtlamak için gönderilmiş gibi lanse ediliyor bu da kul hakkına girilmiş demek değil mi ?

            son olarak da kendi dilimden siz aptalsınız ahmaksınız diye bir söz ve ima çıkmadı ve kalben de böyle birşey geçirmedim yine suizanlarda bulunmuşsunuz eywallah 🙂 bunu dememdeki kasıt gerçekten bilgiye muhtacız çekilşkili bir sürü husus var ve herşeyden önemlisi alimlerinde ihtilafla olduğu konuşar fazla biri a derken diğeri b demiş ve bizler de iki alimin üç makalesini okuduk die de bilgili olamıyoruz bugün ben sizden birşey öğrenirim gider araştırırım üzerinde konuşuruz yarın siz benden bişey öğrenirsiniz
            ha derseniz ki siz kadınsınız eksiksiniz o zaman işte sizin sorunlarınız olduğunu düşünürüm ve şunu söylerim bunca hadis nakleden ve sahabelerin içinde en fazla hadis nakleden de bir hanımdır Hz. Aişe hatırlatırım

            üzülerek söylüyorum ki bu dine en çok zararı kafirler ataistler müşrikler vermedi bu dine en büyük zararı bilgisizce ilmi araştırma yapmadan afaki konuşan din adamları vermiştir. bu hususuda söylemeden geçemeyeceğim Bizlerin ilim hususunda çok fazla dayanışmaya ihtiyacımız olurken bizler nelerle uğraşıyoruz.

          • hasret dedi ki:

            özgül hanım madem bu kadar bilinçli ve herşeyin farkındasınız ilk yazdığınız yorumda
            **
            Kur’anda neden bir kaç ayetin dışında ey kadınlar die bir hitap görülmüyor Madem ALLAH kadınlarıda erkekleri de KUL olarak yarattı ve hitabı da her iki cinse idi …..gibi**( uzun olmasın diye hepsini kopyalamadım)***
            kelimeleriniz çok suizana açık sanki haşa ALLAH ı yargılıyor gibi geliyor ..inançlı ve bilinçli insan 2 kere dikkat etmeli..belki niyetiniz bu değildi..ancak seçtiğiniz kelimeler ve hitabınız bunu çağrıştırıyor okurken.. haberiniz olsun 🙂

          • Özgül dedi ki:

            Hasret hanımcığım hassasiyetiniz ziyadesiyle çok güzel lakin bazı soruların sorulması lazım ki cevapların ve yazılan makalelerin afaki şekilde olmaması lazım. Sorgulanması gereken mevzu ne ayet ne hadis doğruluğudur sorgulanması gereken mevzu kimin neyi algıladığıdır. Zira tek bir hadisi ele alırsın bir hususu A der ancak o hadisi destekleyen diğer hadisler de durum belki de çok çok başkadır yada derecelendirilmiştir. Bir makale yazılırken bir bilgi sunulurken bunların dikkate alınması lazımdır diye düşünmekteyim. Hakeza öyle mevzular var ki bugüne kalben mutmain olmadığım her konunun aslında islamda bize öğretilmediği şekilde olduğunu bende araştırdıkça gördüm ve üzülerek söylüyorum ki yapılan öğretilen söylenen her ne ise insanları islamdan uzaklaştırmaktan başka bir işe yaramamaktadır. Ben bunun sıkıntısı çok çektim istiyorum ki başkaları da çekmesin…

            Konunun özüne dönülecek olursak hanımlar neden feminist oluyor erkekler yüzünden tabiki erkeklerin kadınlara bakış açılarını sözüm ona dinmiş gibi göstermelerinden (istisna durumlar hatiç) benim görüşüm budur.
            Baki selam ve dualarımla

          • eymen dedi ki:

            “Bu hadise istinaden nediyor efendimiz engel olmayın!”
            Öyle durumlar olur ki, kadının camiye gitmesine engel olmak vacip olur.
            Camiye gidip gelen erkeklerin durumu, gidilen yolun durumu, kadının cami adabını bilmesi, caminin müsait olması, kadının yaşı, ilgi çekici bir durumunun olup olmaması vs. hepsi önemli. Mesela bir hocamız eşi burada normal tesettürlüyken, mekke ve medine’de peçeli olmasını uygun görmüş, ki çok doğru bir usul. Burada dikkat çekmeyen bir şey orada dikkat çekebilir.

          • Özgül dedi ki:

            Sevgili eymen bir çok kişinin yaptığı şekilde değerlendirme yapıyorsunuz tek hadis ile böyle değerlendirme yapmanın yanlış olduğunu tüm yorumlarımda anlatmaya çalıştım. Sizin endişeniz öyle zamanlar, öyle mekanlar vs gibi şeylerde zaten bayanlar gerekli tedbirleri almaktalar. Ayrıca ülkemizde tesettürlü olup da dikkat çekmeyen bayanların da orada peçeli olmasının verdiği bir avantaj yoktur kimse kimsenin umrunda değil herkesin gözlerinde ALLAH’a kul olabilme derdi okunuyor kimse orada falanca kadına bakim laf atayım derdine düşmüş değil. Ayrıca örnek verecek olursak pakistan halkı normal kıyafetleri ile orada ibadet halindeler ve hepsinin de tesettüre riayet etmedikleri görülüyor kolları , saçları ve bacakları açıkta onlara hiç kimse kötü nazarla bakmadığına göre ve “İhramlı kadın yüzünü örtemez ve eldi­ven giyemez.” hadisine istinaden bu erkeğin istemesi ile değil islamda hangi durum söz konusu ise o yapılır demek oluyor

            biraz daha bu konularda erkeklerin kadınlara bakış açılarında ALLAH RIZAsını kazanmak için mi yoksa nefsi bir rekabet mi söz konusu gözden geçirmenin gerektiğini düşünmekteyim

            Saygılarımla

  14. Ahir Zamanda Erkek Olmak dedi ki:

    “işin ucunda ölümde var koca ölünce ne olacak kadın eğitilmezse öğrenmezse sosyal olamazsa nasıl malına mülküne sahip çıkacak yoksa bazılarının yaptığı gibi hemen kocayamı verilecek”

    Zuhal hanım dikkat ederseniz hep konuşmalarınız ölürse-olursa se-sa lı farazi varsayımlar üzere kurulu bende tam onu zaten anlatmaya çalışıyorum şu anda ünv.okuyan bacılarımızın bilinçaltları bu ölürse-olursa se-sa lı varsayımlarla dolu.şimdi bizde sizin varsayımlarınızla hareket edelim ve diyelim ki kocası öldü kadının;

    1-kadına verilen MEHİR ne içindir bu gibi durumlarda kadın kimseye muhtaç olmadan belli bir süre idare etsin diye değimlidir?
    2-koca eğer memur ise ve memuriyette bildiğim kadarıyla 5 yılını doldurmuş ise kocanın maaşının yarısı kadına verilmiyormu?
    3-koca diyelim memur değil serbest meslekle ugraşan biri olsun,hem kadının hemde kocasının yakın akrabaları hepsi birden merhametsiz vicdansızmıdırlar ki hemen kadını kendi başına biçare bıraksınlar?
    4-ayrıca hemen kocayamı verilecek diye bence saçma bişey yazmışsınız kadın kendi isteğiyle kocasının vefatından sonra usulünce neden evlenemesinki dinen bir sakıncasımı var örfen mi var?genelde kadın kocasının ölümünden sonra kendini çocuklarına adar diye yaygın bir kanı var bu memlekette ama bu bağlayıcı değildir kadın kendince uygun birini buldumu hiç çalışma hayatına atılmadan evlenebilir.
    5-ayrıca Başbakan dul kadına maaş bağlıyormuş.
    6-son olarak bütün bunlardan sonuç alınamıyorsa eğer kadına bakacak kimse yoksa ve tesettürüne helal getirmeyecek bir çalışma ortamı bulmuşsa kadın çalışabilir.

    Yani durumu öyle göstermeye çalışıyorsunuz ki koca ödlümü kadın hemen sokak ortasında kalıyor!yok öyle bişey yahu on binlerce yüz binlerce kadının kocası ölmüş kaçta kaçı açlıktan ölmüşte sokak ortasında kalmış!bizzat tanıdıklarım var kocaları ölmüş ama hiç biri aç değil açıkta değil hatta ikinci kez evlenmemelerine rağmen.

    Modernizmin,feminizmin yaptığıda bu zaten kadınlara bir sürü farazi varsayımlar üreterek onları kapitalizmi piyasasına sürüp onların emeğiyle oynamak onları ailelerinden,evlerinden,çocuklarından,kocalarından koparmaya çalışmaktır hedefleri.ve bu hedeflerinede ulaşıyorlar maalesef.

  15. gulbeyaz dedi ki:

    diploma sahibi olmanın ne zararı var?bugun yabancı ulke vizesi almaya giderken bile size tahsiliniz sorulur..

    evlilikte en onemli denklik dindarlıktır.fakat tahsil,yerel kultur ,maddiyat gibi tamamlayıcı öğeler gozardı edilemez..

    “dini bir ortamda dis hekimi olan carsaflı hanım bir universiteli kız ogrenciye “okumanın” dogru olmadıgını soyleyince ,kız okulu bırakma kararı alır.ailesi saygı gosterir ama sorar “o carsaflı bayan dis hekimi olmasaydı,sözleri senin ustunde bu kadar etki bırakır mıydı?”(fatma barbarosoglu/yenisafak)

    • gulbeyaz dedi ki:

      diploma bilgelik degildir.bilgelik ilmi tecessus ,hikmetli tefekkurler kendini gelistirmekle olablck birsey..
      fakat ciddi bir etikettir..bir vizyon kazandırdıgını da gozardı etmemeli.

      zaten babalar maddi olarak kızların calısmasına sıcak bakmaz,kolunda altın bilezigi dursun dunyanın binbir hali var der.bu Zuhal hanımın belirttigi gibi babaların kızlarının kocalarına yada kendi ogullarına guven(ememe) meselesine gelir yine..

      • Ahir Zamanda Erkek Olmak dedi ki:

        bu babalar aslında kendi hemcinsleri olan ilerideki damatlarına bence zulmediyorlar.

        kendileri eş aldıklarında,çalışmasın,evinin hanımı olsun,saliha olsun,dindar olsun vb.nitelikte birini isterler.
        ama kendi kızlarını ilerinde ne olur olmaz deyip kolunda bir bilezik olsun deyip kaç bin km uzakta bir rtşehre okutmaya gönderirler.

        peki bu babalar ünv.ortamında kızlı-erkekli sohbetlerden,laubaliliklerdeni o taze zihinlerin nasıl idlal olunduğundan bihabermidirler!

        bir kız iffetli olsun ama isterse kolunda hiç altın bileziği olmasın.

        zihin dünyası ruh dünyası kirlenmiş ama sonunda bir diploma almış(altın bilezik)almış bir kızdan nasıl bir nesil yetiştrmesi nasıl bir yuva kurması beklenir?

        kızlarımız okusun okusun diyorsunuzda bu karma sistemden ünv.tenin kendi özgürlükçü anlayışından kaynaklanan her türlü kızlı-erkekli etkinliklerden nasıl azade bir eğitim almasını bekliyorsunuz kızlarınızın!

        bugün flört etmeyen ünv.li genç kız sayısı kaçtır bakın etmemiş diyorum etmiş değil.!

        4 yıl veya 5 yıl boyunca bir ünv.nin genç kızlar üzerinde özellikle bu karma sistem nedeniyle bilhassa başörtülü bacılarımızın zihninde oluşturduğu tahribat o altın bilezik dediğiniz diplomayla nasıl tedavi edilebilir?

        işin etraflıca düşünülmesi gerektiğini savunuyorum olayın her yönüyle etüd edilmesi gerektiğini savunuyorum.

        kızlarımıza,bacılarımıza gidin okuyun çalışmasınız dahi kolunuzda bilezik olsun diyorsunuz peki kızlarınızı gönderdiğiniz eğitim sistemi ne kadar eğitimli ve ünv.teler ne kadar ilim yuvası ve ne kadar masum!?

        zinanın yaşı ,flörte başlamanın yaşı,alkolün,esrarın yaşı kaça düşmüş?

        bütün bunları etraflıca düşünmeden nasıl olurda içiniz rahat akşam yastığa başınızı rahat bir şekilde bırakıpta benim kızım falanca memlekette okuyor diyebiliyorsunuz?

        neden Sevgili peygamberimiz(s.a):”Bir kimsenin üç kızı olup da, onları besler, merhamet eder, terbiye ederse, Cennet ona vacib olur.”demiştirte aynı şeyi erkek için dememiştir.

        bilhassa bu zamanda kız yetiştirmek onları tehlikelerden korumak ne kadar güç onu ifade etmiyormu bu hadis..peki babalar kızlarını ünv.tede ne kadar koruyabilirler..

    • Ahir Zamanda Erkek Olmak dedi ki:

      bende bunun bilincindeyim özellikle biz erkeklerin kadınlara ünv.teyi saçma nedenlerden ötürü okumayın ve zaruret olmadıkça çalışmayın dediğimiz zaman hemen KADIN DÜŞMANI,GERİCİ,YOBAZ olarak damgalanırız.

      ama bu hakikatleri ne zamanki kadınlar kadınlara söyler o zaman bizim kadınlar üzerinde tesirli olur.

      çünkü kadınlarımızın zihninde medyanın sayesinde bir ERKEK DÜŞMANLIĞI da yatıyor(sabah programlarında,kadın programlarında sürekli gözü morarmış vb.kadınları ekrana çıkararak)oda ayrı bir mevzu ayrı bir tartışma konusu başka zamana kalsın.

      ayrıca islamcı feministler artık erkeklerin tefsirlerine ERKEKSİ TEFSİR fıkıh kitaplarına ERKEKSİ FIKIH dini yorumlamlarınada ERKEKSİ BAKIŞ diyerekten erkeklerin yorum yaptığı yazdığı şeylerin iki kere okunmasını tavsiye ediyorlar akıllarınca.!

      sözün özü: hakikatleri söylüyoruz ama gel gör ki para etmiyor tıpkı köle olmuş birine köle olmuşsun gel seni azad edeyim diyorsun o ise sana hayır sen köle düşmanısın diyor ben azad olmayacam.

      bu gibi zamane kadınlarına M.İslamoğlunun çok yerinde bir sözü vardır:”Köleliğini kabul etmeyinin Köleliğinden Azad Edecek Efendisi Yoktur”…

  16. gulbeyaz dedi ki:

    “bir hanım” kardesim,

    islami usul ve terbiye dairesinde hanımların pozitif ilim almasından(universiteden) menedecek deliliniz nedir?

    yada yanlıs mı anladım..?

    • Blr Hanım dedi ki:

      gulbeyaz kardeşim ülkemizde islami usul ve terbiye dairesinde eğitim veren bir üniversite varda ben bilmiyorsam af buyurun? Ama bildiğimiz karma eğitim olan her türlü aşırılık göz önünde yaşanan ünv.lerde eğitim görüp islami terbiyesinden ve Peygamberimin(s.a.v) adabından sadece sureten değil sireten de hiç bişey kaybetmeyen nadide hanımlarımız varsa tebrik ederim.
      Ayrıca herkesin sahip oldugu takva derecesi farklıdır.
      Ben dikkat ederseniz bu şahsi bir karar saygı duyarım dedim ki ünv öğrencileriyle ilgilenmek hayatımda vakit ayırdıgım önemli noktalardan birisidr şimdiye kadar kimseye de okumayın demedim vazifemiz eleştirmek ayıplamak küçük görmek değil elden geldgi kadar muhafaza etmeye calısmak akla kapı açmak.ama tesvik etmekten dikkatle kaçınıyorum size de bunu tavsiye ediyorum. çünkü siz kendinizi korumuş olabilirsiniz ama malesef kendni koruyabilen kısım çok ama çok az..
      şu da var ki; benim başını açarak ünv. Bitirmiş ama fikirlerine ihtiyaç duyduğum ve severek dinlediğim ablalarım da var okumamış ama konuşmaya başladığında üslubundaki güzellik ve ilmindeki ağırlık herkesi mest eden ablalarımda var. Bilemeyiz Allah katında kim üstün. Zaten bu yüzden saygı duyuyorum.
      Carsaflı diş hekimine gelince ben o kızın yerinde olsam ablacım o zaman sen neden diş hekimi oldun demekten kendimi alamam..
      Bi de etiket vizyon demişsiniz beni güldürdnz Allah da sizi güldürsün.
      Saygıyla..

      • hasret dedi ki:

        Bir Hanım size katılıyorum
        Bilemeyiz Allah katında kim üstün. Zaten bu yüzden saygı duyuyorum.

        başlarını açıp sırf okumak için ALLAH ın ayetini çiğnemek zorunda kalan kızlarımıza üzülüyorum..meslek için senelrini veren kızlara..yazık diyelimki okul bitmeden öldün..boşa gtti herşey..yada öldüketen sonra
        RABBİM sormayacak mı?kulum sen benim konunlarıma uymadın,sen benim kanunlarımı uygulamadın diye?fani dünyanın dinsiz laik kanunu daha mı üstün?(haşa) onların kanunlarına uydun ALLAH ın kanunu görmezden geliyorlar.nur suresindeki örtü tesettür ile olan ayetleri (31/60)basite alınmamalı her şeyin vebali var ve kimse kimseye fedakarlık ayağına başını açmasın ..sizin için fedakarlık yapıyoruz demesin..herkes kendi ameli ve nefsi ile mezara gircek..kendi hesbını verecek…

      • Deniz dedi ki:

        Sayin Bir Hanim,
        Maksadim sizi elestirmek degil ama yorumda okudugum icin soylemek istedim. Kendisi dis hekimi olan birisinin okumayin tavsiyesini samimi bulmuyorum bunun gibi kendisi calisip ta “kadinlar calismasin”diyen hemcinslerimi de. Herkes once tavsiye ettigine kendi uymali degil mi? en azindan pismanlik filan? Bir de su var pratik olarak mumkun degil ama yine de hadi diyelim dini hassasiyete sahip kizlar okumadi. Toplumun hepsi ayni degil ya bu hassasiyete sahip olmayan cogu kizimiz okumayi tercih edip universitenin yolunu tutacak nihayetinde. ee o zaman kimi kimden koruyacaksiniz? universitelerin hali ortadaysa nasil cesaret edilip te erkek cocuklari gonderiliyor. Madem kizlar bu gayr-i ahlaki ortamdan uzak tutulacak bozulmasinlar diye ayni endise erkekler icinde duyulsun. maiset se. insaatta calissin, yol yapsin, madende calissin, cobanlik yapsin (yani kadinlarin hemen hemen hic olmadigi ortamlarda calissin, olur mu? Olmaz elbet! oyleyse birakalim da kizlarimiz kendisi karar versin okuyup okumayacagina. Zorlama olmasin. Ben sahsen okusunlar isterim , yani altin bilezik kollarinda bulunsun. Hayatin binbir turlu hali var, bir diger husus ta herkesin farkli bir hayali var ille de sirf ekonomik sebeple mi okumak lazim . Tamam kimi kardeslerimizin bunu elde etmek icin okul kapisi calmasi gerekmeyebilir. Ama oyleleri cok az . Allah katinda ustunlugun de zaten sizin de belirttiginiz gibi diplamayla aciklik kapalilikla ilgisi yok. Gonlumuz her daim O’na acik olsun insallah!

  17. Ahir Zamanda Erkek Olmak dedi ki:

    “Bediuzzaman Hz. “Maişet derdi için, serseri, ahlâksız, frenkmeşrep bir kocanın tahakkümü altına girmektense, fıtratınızdaki iktisat ve kanaatle, köylü mâsum kadınların nafakalarını kendileri çıkarmak için çalışmaları nevinden kendinizi idareye çalışınız, satmaya çalışmayınız.” buyuruyor..
    demekki ortada bir maiset derdi var..bunu gormezden gelmek ,bu gerceği yoketmez sadece cozumu zorlastırır.”

    şimdi üstadın burda söylemeye çalıştığı şey kısaca şudur:bekar kadınların evde kalma yada rızık endişesiyle bir hata yapmalarını önleme adına onların ahlaksız ve serseri biriyle evlenmektense kendilerine uygun bir yerde rızık temin edip böyle serserilerle evlenilmemesidir.

    üstadın burda söylediği yanlış yorumlanıp hemen üstad kadınlara gidin çalışın demiş haydii horraa gidip çalışalım değildir!!

    üstad sırf maişet için diyor yani kayıt koyuyor burda yani her sebeple çalışmaya müsade etmiyorki.

    nitekim islam hukukundada kadın maişet konusunda zaruri hallerde kendisine bakacak biri bulunmazsa oda tesettürüne helal gelmeyecek bir ortamda çalışabilir bu konuda bir sorun zaten yoktur.

    ama ben size sorayım peki şu anda 6.5 milyon kadın çalışıyor türkiyede elinize vicdanınıza bırakında cevap verin bunların kaçta kaçı maişet için? kaçta kaçı lüks bir hayat için? kaçta kaçı hava atıp caka satmak,rahatça avm lerde alışveriş yapmak için?kaçta kaçı moderniteye ayak uydurmak için? çalışıyor söyleyin bana.!

    inanın buna sadece ufak bir araştırma yapılsa çalışan kadınlarla ilgili çalışan kadınların %90 nının maişet sıkıntısı olmadığı anlaşılacaktır.çünkü hep başka nedenlerden ötürü çalışmaktalar.

    ne kadar çalışan kadınlarla ilgili söz açılsa hemen bizim muhafazakar bacılarımız hz.haticede çalışmamışmı hz.zeynepte çalışmamışmıydı diye ortaya atılırlar!

    iyide kardeşim hz.hatice ve hz.zeynep gidip erkeklerle aynı ortamda helal haramın karıştığı ortamlarda her türlü laubaliliğin bel altı esprilerin yapıldığı ortamlardamı haşa çalıştılar!

    yada çalıştılarda ne gayeyle çalıştılar.mesela hz.zeynep validemizin evde dericilikle ugraşması ve çalışmasının gayesi daha fazla sadaka verip infak etmek idi.

    şimdiki kadınlar gibi daha fazla alışveriş yapmak değildi?

    lütfen misaller verirken enine boyuna düşünerek verelim yani tamam çalışmışta nasıl çalışmış ne gayeyle çalışmış onuda bilelim.

    yine verilen bir örnek hz.aişe validemizin cemel savaşında ordu komutanlığı yapması..peki kardeşim hz.aişe daha sonraları bu savaşlara katılmasından dolayı ne kadar pişmanlık duyduğunu ne kadar üzüldüğünü beyan eden rivayetleri neden okumazsınızda ee işte nede olsa “ordu komutanlığı” yapmış dersiniz lütfen siyak ve sibakı beraber değerlendirelim.

    aynı üstad şunuda söylemiştir:”Şayet size münasip olmayan bir erkek kısmet olsa, siz kısmetinize razı olunuz ve kanaat ediniz. İnşaallah, rızanız ve kanaatinizle o da ıslah olur. Yoksa, şimdiki işittiğim gibi, mahkemelere boşanmak için müracaat edeceksiniz. Bu da, haysiyet-i İslâmiye ve şeref-i milliyemize yakışmaz.”

    Üstad olsun gelmiş geçmiş bütün uleme,müctedid,müceddid olsun hepsinin birleştiği görüş şudur “KADININ ÇALIŞMASI ASLİ DEĞİLDİR,ARIZİDİR”yani kadın anca zaruri durumlarda çalışabilir oda tesettürüne dikkat edecek şekilde.onun asli vazifesi ailesi ve anneliğidir.

    • .Hayrunnisa. dedi ki:

      Allah razı olsun saygıdeğer ”Ahir Zamanda Erkek Olmak” birilerinin bunları dile getirmesi lazım..
      Bide burda tek problem başını açmakmış gibi yorumlar yazılmış.Kızlarımız o kadar çok şeyden taviz vermek zorunda kalıyorki okurken de çalışırken de.Allah yar ve yardımcımız olsun…

  18. gulbeyaz dedi ki:

    İbrahimler hacerleri,hacerler ismailleri yetistirir..

    tamam nisa taifesi kandırılıyor,istismar ve alet ediliyor.peki nerde bu kadınların kendilerini yanlarında guvenli ve mutlu hissettikleri kocaları ,babaları ,abileri..?

    goruldugu gibi ilk problem “ibrahimlerin” problemidir…Usulu,hukuku once erkekler yıktı,kadınlar molozlarından oya yaptı.
    Tehlike erkeklesmis kadından ziyade kadınlasmıs erkeklerdedir. “nasılsanız öyle yonetilirsiniz “ gereği kadınsı temayuller gosteren erkeklerin basına “kadınlar” gelir.

    Bediuzzaman Hz. “Maişet derdi için, serseri, ahlâksız, frenkmeşrep bir kocanın tahakkümü altına girmektense, fıtratınızdaki iktisat ve kanaatle, köylü mâsum kadınların nafakalarını kendileri çıkarmak için çalışmaları nevinden kendinizi idareye çalışınız, satmaya çalışmayınız.” buyuruyor..
    demekki ortada bir maiset derdi var..bunu gormezden gelmek ,bu gerceği yoketmez sadece cozumu zorlastırır.

    “aile elden gidiyor,manevi/vicdani degerler tehdit altında deyip yakınmalar”is yapmak” degildir.
    Ne uretiyorsunuz?cozum icin calısma ve projeniz nedir? Rica ederim bunları yazın.

    • Ahir Zamanda Erkek Olmak dedi ki:

      Tehlike erkeklesmis kadından ziyade kadınlasmıs erkeklerdedir. “nasılsanız öyle yonetilirsiniz “ gereği kadınsı temayuller gosteren erkeklerin basına “kadınlar” gelir.

      bu cümlenize katılıyorum.çünkü erkekler kadınlaşmasaydı kadınlarda bu denli erkekleşmezlerdi nitekim Üstad Said Nursi “Sefih erkekler hevesâtına uyarak kadınlaştığında; nâşize kadınlar da hayasızlıkla erkekleşir”.demiştir.

      Yani: “Zayıf karakterli erkekler heveslerine tâbi olup [bile isteye] kadınlaştıklarında, arsız kadınlar da hiç utanıp çekinmeden [ister istemez] erkekleşirler.

      size iki vaiz örneği vermiştim ayrıca bu örnekler dahada çoğaltılabilir.

      yine ayrıca kendi kadınlarının çalışmasını isteyen erkekler bir nevi Allah’ın kendilerine verdiği reisliklerini kabul etmeyenlerdir.
      yine ülkenin bir ucundan diğer ucuna kızını gönderip diploma alıp çalışmasını teşvik eden babalar!

      modern asrın erkeği REİSLİK ten kaçıyor olay bu! bende bu bunu kabul ediyorum kadınların çalışma ve okuma hayatına atılmasının altındaki en önemli etkenlerden biridir elbette ERKEKLERİN KADINLAŞMALARI!lakin diğer etmenleride gözardı etmemek gerek..mesele bir MEDYA olsun DİZİLERolsun ÇEVRE etkileşimi olsun bütün bunlarda kadınların erkekleşmesi ve çalışma hayatına atılmasında etkenlerdir.

      • zuhal dedi ki:

        Ama babalar tabki kızlarını okusun istiyor çünkü biliyolarki erkekler iyi niyetli değil kadınlarının değerlerini bilmiyor onlara değer vermiyor.İslamda kadını eğitme öğretme görevi kocayada düşer hangi erkek karısını böyle eğitmiş öğretmiş yada öğrenebileceği bir kursa göndermiş.Göndermez bu ona gereksiz bir masraf gibi gelir.Her zaman çocuklar vardır ön planda her zaman çocuk sayısı artar ama çok erkekde demez hanım git arapça öğren de kuranı anla yada el sanatlarını öğren yada sende yapabileceğin bir meslek öğren.Ayrıca kadının meslek sahibi olması kötü bişeyde değildir.Koca ölünce ne olacak geçinmek için başka kocayamı gidilecek.Kadın artık erkeğe güvenmiyorki akılda hep şu var erkek başka kadına gidebilir,ailesini bırakabilir vs vs Ben biliyorum tanıdığım bir bayanın eşi 2 çocuktan sonra bu kadını bıraktı seni sevmiyorum senide çocuklarımıda istemiyorum dedi sana aşık değilim ben şimdi aşkı buldum başkasını seviyorum dedi olay bu ve ailede oğlunu destekledi.Kadının maddi özgürlüğü yoktu sadece dışarda temizlik işlerine gidiyordu.BİR HaDİSi ŞERİFDE DENİLİYOR ERKEKLeRE ” Siz ne kadar iffetliyseniz kadınlarınızda o kadar iffetli olur” Erkek iyi yönetici olmalı neyi istediğini iyi bilmeli bence …

  19. Ahir Zamanda Erkek Olmak dedi ki:

    Erkeğin egemenliği altında tutsak olan kadını özgürlüğüne kavuşturmak amaçlı modern proje, en nihayet kadını daha az anne, daha az eş ve dolayısıyla daha az kadın haline getiriyorsa, kadının özgürleşmesi ile kadınlığını yitirmeye başlaması ve tabiatıyla erkekleşmesi arasında bir bağ kurmamız bir zorlama mı olur acaba?

    Hiç sanmıyorum!

    Ev kadınları modern dünyanın özgür kadınları kategorisi içine dahil edilemez gibi görünüyor, çünkü kadın özgürleştikçe ev kadını olmayı değil, iş kadını olmayı talep eder hale geliyor. Özgürleşen kadın öncelikle evinden oluyor. Evinden olan iş kadınları çocuklarını kreşlerde büyütmek zorunda kalmıyorlar sadece, ister istemez daha az doğuruyorlar; hatta doğurmaktan vazgeçiyorlar; başarılı bir iş kadını olmaları, daha az annelik yapmalarını ya da annelikten vazgeçmelerini gerektiriyor.

    İş kadınları evin dışına çıktıkları sürece ve evin dışına çıktıklarından ötürü -haklı olarak- evdeki iş yükünün bir kısmını erkeğin üzerine almasını istiyorlar; daha az anne, daha az eş olamadıkça evin dışına çıkmayı beceremiyorlar; bu süreçte erkeğin kadınlaşma hızı, kadının erkekleşme hızından düşük olduğunda kadının üzerindeki baskı artıyor; zira evle sokak arasında sıkışıp kalıyor. Modern toplumlarda evlilik kurumunun ihtiyaç olmaktan çıkması ve aile yapısının çözülüp dağılması, sürecin başında boşanmalarının artması biraz da bundan değil mi?
    Evin dışındaki hayat, kadının (diğer) erkeklerle arasındaki mesafeyi azaltıyor; hatta gittikçe bu mesafe kapanıyor ve mesafe kalmıyor erkekle kadın arasında. Bu nedenle artık modern kadın, erkeğin himayesine muhtaç olmamanın verdiği haklı gururla hareket ediyor; ev denen hapisten kurtulduğuna, ev işleri denen işkenceden halâs bulduğuna seviniyor. Ne mutlu o kadınlara ki artık erkekler gibi seslerini yükseltebiliyorlar!

    Yine ne ilginçtir erkekleşen kadınlar ya evlenmemeyi ya geç evlenmeyi ya da sık sık evlenmeyi tercih ediyorlar; eş ve anne olmakta gecikiyorlar; ev kadını olmaktan nefret ediyorlar; hayata tıpkı bir erkek gibi atılmak, hayat içerisinde erkekçe mücadele etmek yüzünden erkekleşmek zorunda kalıyorlar. Hal böyle olunca, kızlar nümayiş yapan topluluğun önüne çıkıp konuşurlarken, erkekler de sessizce arka tarafa çekilip onları alkışlıyorlar.

    “Kadınlar niçin kadınca değil de kadınsı davranıyorlar?” suâlinin cevabını en iyi müslüman kadınlar verebilecekken, onlar kadınsılıklarıyla öne çıkan erkek gibi kadınlar tarafından üretilmiş muskaları boyunlarında gezdiriyorlar.

    İnanın bana, dikkatli bakarsanız onları muskalarından tanıyabilirsiniz.

    Dücane CÜNDİOĞLU/Kadınların Erkekleşmesi Üzerine

  20. AHMET EMİN PAZAR dedi ki:

    KEMALİZM VE KADIN
    Bu zamanda Müslüman Türkiye halkı için iki büyük tehlike görmekteyim. Bunlardan birincisi katı laik-kemalist ideoloji, ikincisi ise kadının toplum içindeki konumudur. Sevindiricidir ki birincisi parça parça etkisizleştirilmektedir ve nötr hale gelmek üzeredir. Üzüntü vericidir ki ikincisi buna ters oranda etkili hale gelmekte belki de ( “belki” kelimesini asli manası olan “kesinlikle “ anlamında kullanıyorum.) İslami açıdan bu durum önümüzdeki dönemde birinciden daha vahim ve tehlikeli durumlara vesile olacaktır.Keza önümüzdeki dönem hatta halihazır, anneden yada babadan ayrı, parçalanmış ailelerin çocuklarının dönemi olacaktır ki bunun vahim sonuçlarını Avrupa ve Amerika’da toplumun durumuna bakarak anlayabiliyoruz.

  21. sozodurki... dedi ki:

    Yanlış anlaşılmasın insanlar başkaları için doğruların tam olarak uygulanmasını tam olarak yaşanmasını isterken iş kendilerine gelince daha kolay taviz verip daha esnek davranabiliyorlar..

    Kendim için düşündüğümde kız kardeşimin liseye bile gitmesini istememiştim oysa şimdi bir üniverts. mezunu bayanla nişanlandım bazen kendimi sorguluyorumda acaba liseye göndermemeye vesile olmak dogru bir karar mıydı

    Veya başlarını acıp okuyan bayanları tenkit etmek ne kadar dogru evet yaptıkları yanlış olabılır ama baş örtusu meselesinde musluman erkeklerde sessız kalmadımı ne yapabıldık kı

    Cemaat de olsa uzaydan gelmıyorya sonucta bu toplumun insanı ve hiç kımse hatasız degıl sonucta bazen bu hataların cemaatte de gözukmesı cok normal bence soncta bu hatalar o zaman ,o durum ve o şartlar karsısında bir cıkar yol bulmaya çalışmanın bir neticesi, doğru veya yanlış ama o şartlara ve duruma göre değerlendirmek lazım

    Şunuda eklemek istiyorum malesef bizler tenkit ettiğimiz eleştirdiğimiz meselelerin en ileri boyutlarını her gün kendimize yakınlarımıza TV den filmlerden sinamalardan şırınga etmiyormuyuz.. her turlu ahlaksızlıgı kendi değerlerımıze ters yasam tarzlarını…. ve dogal olarak bütün bu yozlaşmalar….

    birde bu dini yaşamak ve onun için çalışmak bir kısım hocanın hacının veya cemaatın görevi degılkı hep hatayı eksıklıgı onlarda arıyoruz her bırımızın tek tek vazifesi degil mi?

    • Bir Hanım dedi ki:

      Sayın sozodurki… bende bunu anlamıyorum.Kızlarımızın okumasını eleştiren ablalarımız oğullarına ünv. mezunu kız arıyor..Sizin gibi kız kardeşlerini okutmayan abilerimiz ünv. mezunu hanımlarla evleniyor.. Allah yuvanızdan huzurunuzu eksik etmesin ama ben bu kişiler ilerde problem yaşadığında onlara üzülemiyorum.. Benim etrafımda baş örtüsü problemi yüzünden okumayan nice zeki aklı başında evlenememiş hanım kızlar var ama şükür ki en güzel yılları Allah’a hizmet etmekle geçiyor. Bu konuda söylenecek o kadar çok şey var ki.. Okuyana da çalışana da saygım var bu şahsi ve vicdani bir karar Allah la kulu arasında ama hanımlar bari kızlarımızı bu noktada destekler tarzda deliller göstererek yazmayın bu vebali almayın…

  22. gulbeyaz dedi ki:

    Fıtratların korunmasına yardımcı olacak,erkeklesmis kadın ve kadınlasmıs erkek sendromlarını azaltacak,insanlardaki feminist yanılgıları enaza indirecek bazı ıstılahi duzenlemeler gerekir ,ozellikle kadın ve erkeklerin egitim/ogretimi ve calısma kosulları mevzuunda,

    -karma egitimin dini /toplumsal zararları (ikisini ayrı belirtmeye gerek yok,zaten dinde birseyin yasak olması topluma zarar verecegini gosterir)ortadayken,karma egitimden vazgecilip(bugun Almanyada ciddi sekilde masaya yatırılan sistem),cinsiyet farkını gozonune alan egitimin desteklenmesi(hem kızlar hem erkekler icin,cinsiyetine gore ihtiyacı olan egitime daha fazla agırlık verilmesi)

    -”bayanlara ozel universiteler”..dunyada ornekleri old.gibi,Amerikada enaz 10 dan fazla bayan universitesi var. meclislerindeki kadınların bircogu bu okullardan mezun ve basarılı universiteler..

    -kadın calısacaksa ailevi rollerini de aksatmayacakları part-time iş duzenlemeleri….vb gibi

    • Deniz dedi ki:

      Gulbeyaz Hanim, cok guzel belirttiniz. Aslinda ozellikle bu ” part–time’ is duzenlemeleri konusunda tartisilsa uzerine kafa yorulsa ne guzel olur. Boylelikle annenin evle olan baglantisi hem maddi hem manevi daha gercekci olur.

  23. .:. dedi ki:

    FEMiNAZi…

  24. Ahir Zamanda Erkek Olmak dedi ki:

    cemaat tartışmasını bir kenara bırakırsak..

    işin vahim boyutuna gelecek olursak,bir ara bir ilin il vaiziyle konuşuyorduk konu kızların başı açık okuyup okumaması meselesine geldi,ve il vaizi ben kızımı baş açık okuturum dedi.Buyrun şimdi cenaze namazına!

    yine başka bir ilçenin vaizi bir konuşmamızda “benim tek derdim iki kızıma ev alabilmek dedi zaman kötü ne olur ne olmaz ileride bir evleri olsun” dedi dertli dertli!(haralde ileride kızlarım boşanırsa yada kocaları kötü çıkarsa evleri olsun demek istiyordu açık söylemedi)

    yani şu kadının okuyup çalışma konusunda bizim dini refere eden hocalarımızın durumu ortadayken kalkıp avama ne diyeceğizki?

    ben bazen okuyup çalışan bir yerlere gelmiş feministleşmiş kadınları görünce acaba başörtüsü yasağında da bir hayır yokmuydu?demekten kendimi alamıyorum.nede olsa herşeyde bir hayır vardır bizim dinimiz bize bunu öğretmedimi?

    • gelibolu dedi ki:

      yerden göğe kadar haklısınız.

    • desperate dedi ki:

      Dün bir müşteri geldi, 24 yıllık eşi 5 aydır ortada yok, gitmiş, maaş kartım diye bir kart vermiş kart kullanım dışı, kendine yeni bir kart çıkartmış, kadın diyor ki maaşından ayda 300 lira verseniz yeter çocuklarım var eve beş kuruş para vermiyor diyor. Nafaka alması için yol gösterdim.
      Şimdi bunları gördükten sonra kimse bana kadınlar çalışmasın, başını örtsün evde otursun demesin.
      Ben müslümanlar ne istiyor anlamadım, hem kadın çalışmasın istiyorlar, evde dursun çocuklarına baksın, hem boşanırlarsa nafaka almasın istiyorlar.
      Siz evlenip boşandıktan sonra baba eline bakmak ne kadar zordur hiç düşündünüz mü?
      Çoğu aile kızı tek gelsin çocuklarını bıraksın istiyor, çocukları kabul etseler o çocuklar besleme, yanaşma gibi büyüyor.
      Bir tanıdığım vardı anlatmıştı, boşanmış ailesi çocukları kabul etmemiş, en küçüğünü yanına alabilmiş, onun da oturması suç, kalkması suç, yediği yemeği bile çok görüyorlarmış.
      Yaşıtlarının oyun oynadığı, sevildiği, şımartıldığı dönemlerde o çocuk sürekli azarlanıyor, itilip kakılıyor.
      Siz evladınıza bunu layık görür müydünüz?
      Benim paraya ihtiyacım yok tek bir nedenle çalışıyorum çocuğum olursa ayrılırsam kimseye muhtaç olmadan yaşayabilmek için.

      • sultan(26-kadın) dedi ki:

        her okuyan kadın, her okuyup da çalışan kadın feminist olacak diye bi kaide yoktur ki, şahsen ben değilim, iş yerimdeki hanım arkadaşlar da gözlemlediğim kadarıyla değiller. Bir hanım, eşini çocuğunu evini aksatmayacak çalışma saatlerine ve yoğunluğuna uygun bir işte çalışabilir, eşiyle birlikte böyle bir iş belirleyebilirler. çalışmayan hanım arkadaşlar masum kedi değiller tabi içinde feministlik olan kadın çalışsada çalışmasa da aynı

        • Deniz dedi ki:

          Sultan Hanim,
          Mesele sizin de belirttiginiz gibi calisan kadin =feminist kadin baglaminda tartisilmamali. Bundan 20-25 yil evvel bu tip tartismalar pek yapilmiyordu ben hatirlamiyorum. Ve universitede okuyan kizlar basortusuyle okumanin mucadelesini veriyordu. Bugun gelinen noktada dogrusu egrisyle kadin daha cok calisma hayatinin icinde. Calisma hayati herkese bir parca erkeklik katar disilik de onemli olan kadinin da erkegin de ozunu koruyabilmesi. Bu acidan mesleklerin uzerimizdeki etkisini yadsiyamayiz. Mesela cok goruyorum sesini duyup ta yuzune bakmasam rahatlikla erkek diye gecip gidebilecegim otobus soforlerini. tamam otobus soforleri bilincaltimizda “erkek olur” diye kazinmis ama yine de erkekten zor ayird edebilecegimiz boyle soforleri gormek mumkun. keza yonetici kadroda calisan emretmeye alismis bir hanim evine geldiginde yonetici kimligini ne kadar zamanda vestiyere asar? Tersinden bunu erkeklerde de gorebiliriz , kadinlari ilgilendiren mesleklerle ilgilenenlerin daha cok feminen gozukmesi gibi. Neyse, demek istedigim Kadin ya da kendisi gibi kalmak istiyorsa meslek secimine dikkat edebilir ama sebep ne olursa olsun kadinin calisma hayatindan soyutlanmasi mumkun degil. Hem erkekler eger istemiyorsa calisan hanimla evlenmesinler. Coklukla tecrubeyleyle sabittir ki birakin calisan hanim meselesini meslege gore bile es seciliyor. yadirgadigimdan degil de butun meseleyi calismaya tesvik edilen kadinlara tevdi edilmesini dogru bulmuyorum. Tamamen de karsi degilim insallah zihinleri insaa edici fikirler yapilir…

      • Deniz dedi ki:

        Dogru soyluyorsunuz Desperate Hanim!

      • Ahir Zamanda Erkek Olmak dedi ki:

        Benim paraya ihtiyacım yok tek bir nedenle çalışıyorum çocuğum olursa ayrılırsam kimseye muhtaç olmadan yaşayabilmek için.

        işte bizde bu zihniyeti eleştiriyoruz!
        yani şimdiki bacılarımız daha evlenmeden boşanmayı kafalarının bir köşesine kazımışlarsa ve bu saiklerle üniversitelere gidip diploma peşine düşmüşlerse kimse kalkıp bana efendim kızlarımız okumalı ilim kadınada erkeğede farz değilmi?onlarda bir yere gelmeli hep erkeklermi bir makamda olacak? gibisinden saçmalıklar söylemesin!

        bugün gidip üniversite okuyan özellikle tesettürlü bacılarımızın bilinçaltlarına inmeye çalışın ekserisinde sonuç aynı yani üniversiteye gelmelerinin altında yatan sebepler hep EVLİLİK,KOCA ve BOŞANMA üçgeninde gidip geliyor.

        ya şöyle olursa,efendim ya böyle olursa gibisinden istikbale ait gereksiz vehimlerle ahmakane bir tefekküre sahip olmak ne kadar akıllıcadır ne kadar müslümancadır size bırakıyorum.

        bizim dinimizde tevekkül denen birşey yokmu?
        hz.hacer annemiz tek başına çölde kalıp hz.ibrahim onu bırakıp gittiğinde yaptığı şey TEVEKKÜL değildiyde neydi?oysa hacer annemizde şimdiki bacılarımız gibi ya İbrahime(a.s)bişey olursa,ya şöyle ya böyle olursa demedi.ve hakeza bu örnekleri çoğaltabiliriz.

        1-kastım şu ki modernizmin,feminizmin,lanetlik dizilerin ve medyanın özellikle bacılarımızın ablalarımızın bilinçaltlarına çok güzel tesir ettikleri gerçeği ortadadır.

        2-bacılarımızın üniversite okuma ve çalışma amaçlarının altında yeten sebepler pekte masum değildir(istisnalar olabilir,zaruri durumlar vb.gibi)bütün bunlar gözardı edilemez.

        3-ileriki yıllarda özellikle son 10 yılda kreş sayılarında patlama olacak bebek bakıcılığı yeni bir ekmek kapısı olacak.her zamanki gibi erkek işsizliği tavan yapacak.boşanmalar hakeza kaldığı yerden devam edecek.ve annesi hayattayken MANEN ÖKSÜZ ÇOCUKLAR TÜREYECEK.

        4-erkeklerde bir ömür yarım bir evlilik yarım bir eşle hayatlarını sürdürmek zorunda kalacaklarki bu konuda erkek olmama ragmen hemcinslerime acımıyorum çünkü “bile bile zarara girene merhamet olunmaz” diye meşhur bir kaidemiz vardır.erkek çalışan kadının dezavantajlarını bildiği halde hala sırf MADDİYAT ugruna çalışan kadın tercih ediyorsa bence başına geleceklere müstehaktır ve katlanmalıdır.!

        üstad Said Nursi’nin tehlikeyi görmüşte söylemiş önemli olan onun yolundan gittiğini söyleyenlerinde bu tehlikeyi görmesidir.”Mimsiz medeniyet, taife-i nisâyı yuvalardan uçurmuş,. hürmetleri de kırmış, mebzul metaı yapmış. Şer’-i İslâm onları rahmeten davet eder eski yuvalarına”

        • zuhal dedi ki:

          ne yani şimdi kadınlar evlendiklerinde ciddi haksızlığa uğradıklarında susmalarımı lazım seslerini çıkarsınlar mutsuz bir şekilde kocaları yanında yaşamaya devam etsin kocada meydan benim dilediğimi yaparımmı desin ?Müslüman kadın hakkını arayamaz diye bişemi var islamda Erkek eğer islamı tam anlamı yaşayabilseydi bence kadınlarda bu kadar para kazanmayı düşünmezdi .Manen öksüz çocuklar yanlış babanın ve annenin olup ama çocukla iletişim kuramayıp emanete ihanet eden anne babalar ne oluyor .Baba var ama yok annede öyle ….AİLeSi yanında olanlar sanıyomunuzki anne babaları ile beraberler..

        • Süheyla dedi ki:

          bugün gidip üniversite okuyan özellikle tesettürlü bacılarımızın bilinçaltlarına inmeye çalışın ekserisinde sonuç aynı yani üniversiteye gelmelerinin altında yatan sebepler hep EVLİLİK,KOCA ve BOŞANMA üçgeninde gidip geliyor.

          ***
          Üniversiteyi sırf koca bulmak okuyan ve evlendikten sonra çalışmayı kesinlikle düşünmeyen kızların sayısı da hiç az değil.

      • Lale dedi ki:

        Güler misin ağlar mısın??Daha çocuk yok ayrılık yok düşündüğünüz şey sizce de komik değil mi??Hadi o yüzden okudum deseniz anlamaya çalışacağım(bence yinede mantıklı değil de buna göre daha iyi) ama siz şimdiden ayrılık hazırlıklarını alttan alttan yapmaya başlamışsınız.Bu dövülmeden ağlamaya, yarın aç kalırsam diye bugünden patlayana kadar yemek yemeye benziyor..Merak etmeyin açlıktan ölmezsiniz haa ben lüks yaşayamazsam ölürüm diyorsanız bilemiyorum tabi..
        Burası imtihan dünyası cennet değil rahat yeri değil bugün eşinizle imtihan olursunuz ayrılırsınız yarın bi başkası imtihanınız olur.
        ”Şimdi bunları gördükten sonra kimse bana kadınlar çalışmasın, başını örtsün evde otursun demesin.” demişsinizya benim çok yakın bir ablam şu an ikinci evliliğini yaptı kendi itirafını yazıyorum: ” Şimdiki aklım olsa diplomama güvenmeyip ilk eşimle geçinmemin yollarını arardım. Bu eşimde ilk eşimde ki problemlerimin hiç birisi yok ama bu sefer ilkinde hiç yaşamadığım problemleri yaşıyorum..”
        Anlayacağınız o diplomalar şu işe de yarıyor; hiç olmazsa ayrılırım nasılsa aç kalmam fikrini verdiği için hanımlar daha tahammülsüz oluyor..

  25. semamarasli dedi ki:

    Sayın yorumcular hangi cemaat olursa olsun burada bir cemaat tartışması çıkmasını istemiyoruz.Bu tartışmaların yeri bu site değil. Bu yüzden cemaatlarle alakalı gelecek başka bir yorumu yayınlamayacağız.

  26. gulbeyaz dedi ki:

    kardesim,

    “anlayabilecik” yada “anlayamayacak”insanların yazılanları okuma ihtimali eşiginde bu tur zahiriyetteki olayların batıni(mahrem)sebeplerini internet ortamına verilmesi ehli hakka haksızlık olacaktır..

    bu gercegi gozardı etmemeye calısıp, iyi niyetinize hurmeten bikac izahat getirmek istiyorum.en dogrusunu Allah cc bilir.

    1.kızların baslarını acıp/acmaması tamamen bireysel/vicdani tutumları,kendi nihai ictihatlarıdır.
    “basınınzı acın”fetvası(!) hicbir hizmet gonullusu (gorunumlusu degil) agzından cıkmamıstır.ispat edilemez
    “Allah rızası icin actım”ifadesi tek basına tehlikeli ve sahibi tarafından izahata muhtac eksik bir anlatımdır.kendisini baglar.

    2.hizmetin ehli sunnet vel cemaat mezhebine(eşari/maturidi) muhalif hicbir itikat ve ameli olmadı ,olamaz.varsa aksini iddia sahipleri ispatlamaları gerekir.

    3.hanımların okuyup,istihdam edilmeleri Peyg.sav sunnetinde vuku buldugu gibi “hanımların hanımlara yonelik hizmet(emri bilmaruf nehyi anilmunker) göturmeleri icindir.
    bunun tersi old.vakıalar ,kişilerin hizmet misyonlarının yanında kendi gercekleri ,imkanları,yasanılan memleketin ihtiyaclarına gore sekillenip kendilerini baglar.maksadın ozune golge dusurmez.

    4.bir oda dolusu insan/şehir halkı/ulke halkından degil,uluslararası bir camiaya yayılmıs bir hareketin herbir insanı kontrol etmesi mumkun olmadıgı gibi,insanların gunah/hatalardan beri olamayacagı da goz onune alınılmalıdır.sahabelerin yapılmıs bazı yanlıs ictihatlarının Rasulullahın sav in misyonuna golge dusuremeyecegi gibi..(savasta oldurulecegini anlayıp kelimei sehadet getiren insana,sahabinin inanmayıp oldurmesi ,Rasulullahın kırgınlıgını hatırlayın)

    5.son olarak,yuzlerce islami site adı altında nifak iceren kasıtlı yayınların yanında,kimilerinin gıpta ve kıskanclıklarıyla ,yada “iyi niyetli cahillerin ” yaptıgı karalamalar İslam dusmanlarına calısacak alan bırakmıycak niteliktedir.Allah cc uyandrsn.!

    bugun,basortulu oğrencılerın kapalı sekilde nasıl universiteye girebildikleri,hertur malzemeleri hazırken darbe yapılamıyor olması ,halkın huzurunun temini icin gayret ortadayken UZUMU YİYİP ,BAGCIYI DOVMEK NİYE?

    “Allah bizi adam eyleye”…

    • eymen dedi ki:

      1985 ‘ten beri bildiğim ve takip ettiğim, camia’nın ne olduğunu, ne aşamalardan geçtiğini, ne tür siyasetler izlediğini, ne dediğini, ne yaptığını biliyoruz.

      1.’Batini’ demek ‘mahrem’ demek değildir.
      2.Namaz ne kadar fürüattansa, başörtmekte o kadar fürüattandır. Bu yapılana hileyi şeriye denir. Anlayan anlar. Başına açmaya içtihat denilmez, tercih denilebilir.
      3. Ehli sünnete göre alimin takiyesi caiz değildir. Ehli Sünnet Vel Cemaat itikadını anlatan bir kitap okuyun, ondan sonra iddaa da bulunun.
      4.Kadın erkek herkesin ilim öğrenmesi gerekir. Peygamber (s.a.v.) veya dört halife döneminde, hangi kadın başkasının işinde maaşlı çalışmış, hangi kadın yabancı erkeklerle birlikte çalışmış ispatlayın.
      5. Uluslar arası çalışıldığı doğru, ama neye rağmen, ne tavizlerle, nelerin karşılığı olarak; din adına ne faydalar elde edilmiş. Müslümanların maddi ve insani kaynakları verimli bir şekilde kullanılmış mı, yoksa çarçur mu edilmiş; bunların irdelenmesi lazım. Atılan taş ürkütülen kurbağaya deymiş mi?
      6. İnsanlar günahtan beridir tabiki de, ama ilkeler bazında hata olmaz. Bilgisiz bir sahabenin yaptığı yanlış bir uygulama (içtihat değil) Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ‘e glge düşürmez, ama o bu yapılana sessiz kalmadı, kızdı, tavır koydu, doğrusunu bildirdi.
      7. Delilsiz, olur olmaz muhalefet yapanlarla; dini hassasiyetinden dolayı sizi eleştirenleri bir tutmayın. Cemaat müslümanlığı değil, Kuran (ve sünnet) müslümanlığıdır esas olan. O yüzden cemaat tarafatarlığı yapılan yanlışları görmenize engel olmasın. Camia’da doğru yapılanları destekleyin, yanlışlar yapılanlara engel olmaya çalışın.

      Başörtülülerin üniversiteye gidebilmeleri mevcut hükümetin ve YÖK’ün çalışmaları sonucu gerçekleşmiştir.
      2003 ve 2004 ‘te darbe planları yapılmış. Fakat zamanın Gen. Kur. Baş. Hilmi Özkök’ ün bunu doğru bulmaması, imkan dahilinde bu düşüncede olanları elimine ve (zamanın MiT başkanıyla birlikte) deşifre etmesi ve gerek ülkenin ekonomik durumu ve gerekse dünya konjönktürü açısından buna tevessül edemediler.
      Darbe yapmayı planlayanların tesbit edilmesi ve dava konusu olabilmesi açısından camia mensuplarının gayretlerini de takdir ediyoruz elbette. Ama bir yandan da bu işlerin yapılabilmesi konusunda dış yönlendirme olup olmadığı da bir muamma olarak duruyor.
      Sanki mevcut hükümeti eleştiriyormuşuz gibi (ki birçok yönden eleştirebiliriz) Üzümü Yiyip, Bağcıyı Dövmek deyimini kullanmışsınız. İyiliği başa kakma kötü bir huydur, fakat ortada şahsım adına elde edilen bir iyilikte bulunmamaktadır.
      Evet ülkemiz ekonomi ve özgürlükler açısında on yıl öncesine göre daha ileride, fakat ahlaki değerler açısından daha geri bir noktadayız, bunda da en büyük etken dini değerlerin sulandırılmasıdır diye düşünüyorum.

      Söylenebilecek çok şey var fakat, ” “anlayabilecik” yada “anlayamayacak”insanların yazılanları okuma ihtimali eşiginde ” bu kadarı yeterlidir.

  27. eymen dedi ki:

    Kur’a-ı Kerim’e, Peygamberin (s.a.v.) sünnnetine aykırı olan şeylerin açıkça bilindiği halde söylenememesi Gayretullah’a dokunur.

  28. gulbeyaz dedi ki:

    “Ahir Zamanda Erkek Olmak” kardesim,

    10.maddenizle alakalı olarak:

    basta “Hocaefendi” olmak uzere diger tum musluman ilim ve irfan adamlarının kadının tesetturunden,egitimine,calısıp-calısmamasından,aile icindeki rolune kadar ilgili ,sohbet ,vaaz,kitapları ortada iken ,pesin hukme ,suizana,buhtana sebebiyet,ilgili insanların umumi hukukuna girmek ve boylece Gayretullaha dokunmus olmaktan sakınmanın faydasına inanmaktayım.

    Allah c.c. niyetinize gore sevap versin.

    • Ahir Zamanda Erkek Olmak dedi ki:

      kardeşim ben herhangi bir cemaat adı verdiğimi hatırlamıyorum.sadece bazı kesimlerin her yeri ele geçirme adına kadınlarında bu yerlerde olması gerektiğini söyleyerekten onların tesettürlerinden dahi taviz vermelerini istediklerini duyuyoruz.

      benim şahsen hocaefendinin ağzından bu konuda duyduğum bir şey yoktur.ama o camianın abilerimi diyelim artık ileri gelenleri kadının okuması için peruk fetvası hatta normal başı açıp okuma fetvası verdiklerini duyduk.ve bu fetvalarını hocaefendiden aldıklarını duyduk.bu konuya fazla girersek konuyu saptırırız bence o yüzden fazla deşmesek iyi olur.

      şu anda cemaatler arasında kadınlara karşı en ılımlı olan onların okuma ve çalışmalarını teşvik eden cemaat herkeseçe malumdur.

      bazı cemaatlerin kadının çalışması yönündeki teşvikleri ve önleyici tedbir almamalarını ben eleştiriyorum.
      çünkü bunun uzun vadede getirisi götürü hesap edilmiyor.bazı kademelerde bizim müslümanlar gelsin diye fıtratlar göz ardı edilmemeli.kadının asli vazifesi olan annelik ve nesil yetiştirme vazifesi herhangi bir makamı ele geçirmekten daha önemsiz değildir.bırakın kadınları anneliklerini yapıp o makamlara gelecek ERKEK ler yetiştirsinler yeni BAŞBAKANLAR yetiştirsinler.

      benim bu konudaki meramım budur.inşALLAH anlatabilmişimdir.

      • gulbeyaz dedi ki:

        bu meseleyi uzatıp sizi daha fazla “gunaha sokmak” istemem..(ama isim vermedim adı altında ,ima ,varsayım ve tahriklerinize devam ederseniz bu yorumlar uzar.)

        yalnız sunu bilin ki Allah rızası guden hicbir hareket “biryerelere gelmeyi” hedef olarak almaz.bunu kendisini rahat bırakırsanız vicdanınız da soyleyecektır.

        meseleyi özünden ele alın,kulağından değil..

        selamtle

        • eymen dedi ki:

          “Allah rızası guden hicbir hareket “biryerelere gelmeyi” hedef olarak almaz”.

          Demek ki hedef alıyorsa o işte Allah (c.c.) ‘ın rızasının olmadığı çıkarsamasını da yapabiliriz pekala.

        • Ahir Zamanda Erkek Olmak dedi ki:

          sizin tam olarak ne söylemeye çalıştığınızı inanın tam manasıyla anlamış değilim. yani bir yerlere gelme adına kadınların taviz vermelerine göz yumuyorlar dedim.

          siz ise bir yerlere gelme değilde Allah rızası diyorsunuz.yani şimdi Allah rızası içinmi kadınların başlarının açılmasına göz yumuluyor bunumu anlayalım yani.!

          bence siz sakin olup benim yazdıklarımı bir kez daha okursanız benim ne dediğimi anlayacaksınız.

          ayrıca tugba hanım neden Ali bulaçın bir yazısından yaptığım alıntı yayınlanmadı anlamadım. Eğer yazılardan alıntı yasak ise bilelim,yok değilde Ali bulaça karşı alerjiniz varsa onuda bilelim.Ya yazılarını siz yayınlayın burda herkes faydalansın yada izin verinde ben ara ara alıntılar yapayım.!

      • eymen dedi ki:

        “Bekara karı boşamak kolay” , diye bir söz var. Bunu bekara kız okutmak, kadın çalıştırmak kolay diye de genişletebiliriz. Gerçekler acı oluyor maalesef.

    • eymen dedi ki:

      Ayinesi iştir kişini lafa (yazılana) bakılmaz. Ziya Paşa

  29. Başak dedi ki:

    Üzülerek söylüyorum.Benim çevremde; hem cinslerinizin sizin gibi okumuş değiller ve bir hanıma nasıl davranacağını bilmeyen eşlerle dolu..Sorumluluğunu bilmeyen, evliliği eşini evde çamaşırını,ütüsünü yapacak biri olarak gören, sorunlar çıktığında çözmek yerine kaçan hem cinslerinizle dolu..Toplumun büyük bir kesiminde evlilikle ilgili bir ciddiyetsizlik var..İnanın bana etrafımda o kadar çok örnek var ki …Rabbimin ve sevgili peygamberimizin sünnetine uygun bir evliliğim olsun ve bilinçli bir anne baba olmak için ancak evlendikten sonra tanıştım..Evliliği çocukları büyütmek, evi toplamak olara gören bir genç kız olarak evlendim.Eşimle sorunlarımızı biribirimizi severek aştık..Ben sema hanımın bu evlilik okulu uygulamasına tamamen katılıyorum..Yine de sizlerden bir ricam var..Siz kadınları uyara bilirsiniz..Ya hem cinsleriniz..

  30. .:. dedi ki:

    Metin bey cok guzel ve isabetli konulara deginmis. Ben daha ilerisini gordugum, ve Turkiye ye model olan bir ulkeden bahsetmek istiyorum,

    Hemen hemen toplumsal olaylarin bir cogu oylesine benzerlik tasiyorki, bes seneye kalmaz gelebilmesi muhtemel olaylar (Ustelik din farki olsa bile buna engel degil.) Cunki gerceklesenler var. Ustelik bunlari kabul ettiriyorlar, Kontrolu ise tamamen disarda, yani ulke icindeki karar in uzerine disardan KURESEL etki etmek var.

    1-) Sozde kadina siddet yasalari ile kadinlarin tahrik edilip pozisyonlarinin kaydirilmasi, (Icinde gerekli yasa maddeleri olsada su istimale cok acik) sistem icin ilk etapta alinan polis guvu sayisi 50.000, sosyolog, psikolog, sosyal hizmet calisanlari ve bir cok degisik alanda yeni insan gucu
    2-) Meslek edindirme sisteminin kurulmasi (sanirim ilk etapta 3800 civariuzman alimi ve egitimi yapildi. (sistem dogr fakat amac suistimale cok acik ve o yonde kullanilacak.)
    3-) Iskur veya diger devlet kurumlari tarafindan kadinlara tavizli is imkani, gecici isci sisteminin suistimal edilip kullanilmasi. v.s.

    Bu yukaridaki temel maddeler ve hali hazirda yapilmis olanlar ve yapilacak bir cok daha var, Ekonomi iyi giderken ve suandaki buyume rakamina gore bunu goremiyorlar, Goremeyecekler de, cunku yasamadilar ve ornekleri iyi incelemediler. uygulama bilgileri degerlendirme datalari yok ve sistemini suan gordugum ve takip ettigim kadari ile kurmadilar.

    Butun bunlarin ortaya cikardigi ekonomik buyukluk ve insan isgucu oylesine buyuk ki, Turkiyedeki buyume yavaslayinca ve ekonomi kotuye gidince iyice siritacak, Su anda bile, kaynak temini icin, cok fazla zamlar ve asiri vergi yuku bindiriliyor halkin uzerine ustelik 2B, sigara vergisi, alkol vergisi, elektrik, dogal gaz, akar yakit, emlak vergileri, tup, telefon, araba, sigorta, noter, matbu evrak vergileri gibi, bir cok alanda, bir cok avrupa ulkesinden fazla vergi aliniyor ve harcama alanlari ise, katma deger yaratacak kadar guclu degil, daha degerli alanda harcanabilir.

    Buraya kadar olan aciklamalari genel cerceve cizmek ve konuyu daha rahat anlatabilmek icin yazmak zorunda kaldim.

    Peki muhtemelen neler gerceklesecek, buyuk oran yuzdesi ile.

    * Kadinlardaki Suc oranlari her alanda artacak.
    * Cocuklardaki suc oranlari her alanda artacak,
    * Okullardaki basari oranlari dusecek (Ozellikle anne ve baba ayri ailelerde) okul basina bosanmis aile sayisi yukselecek, hatta okullarda sorunlu cocuklarla diger cocuklarin siniflandirilmasi bile gizliden gizliye yapilacak)
    * Uyusturucu, Sigara ve alkol icen kadin sayisi ve cocuk sayisi artacak,
    * Sokaklarda daha fazla kadin gorulecek, barlarda, biranelerde, eglence yerlerinde, alis veris yerlerinde, is yerlerinde (Hatta sokaklarda evsiz yasayan kadinlar)
    * Bir cok sektorde, bir cok islerde calisan kadin sayisi artacak, Is kur istatistikleri gercek yayinlanirsa, Ise giren kadin sayisi artacak, isten cikan erkek sayisi artacak. is verimleri dusecek.
    * Issizlik rakamlari is imkani yaratilsa dahi, Issizlik oranlari yukselecek.
    * Daha fazla kres, daha fazla, ana okulu, daha fazla cocuklar icin yeni sistemler kurulacak (cocuklarini birebir yetistiren sayisi azalacak, cocuklar bu gibi yerlerde tek tip insan gibi robot gibi yetistirilecek, Yeni yeni facebook musterileri yetisecek.)
    * Genc nufusta 18-25 yas arasi issizik orani yukselecek,
    * Guvenlik ve polis sayisi artacak,(Suclu ve suca egilim artacak, suc cesitleri fazlalasacak)
    * Doktor, hemsire, bakici sayisi artacak, (Hasta sayisi artacak)
    * Hakim, Savci, Avukat, sayisi artacak (Suclu sayisi artacak yeni suc alanlari cikacak,)
    * Psikolog, psikiyatrist, psikoanalist v.s. sayisi artacak. (Hasta sayisi artacak)
    * Ureten mesleklerden cok Tuketen meslekler cogalacak. Dolayisi ile halktan daha fazla vergi alinacak.
    * Bosanma sayilari hizla artacak, Evlilik sayilari dusecek, Birlikte yasamalar yukselecek, normal olum azalacak, Nufus artis hizi dusecek.
    * Emeklilik yasi 65 ve bu nufusa gore isdihdam yaratilirken issizlik orani ile bas edilemeyecek.
    * Yukaridaki saydigim bir cok Uretmeden tuketen meslek dallarindaki is gucune
    * Bir cok insan kendisini kusatan bu KURESEL yasalar, vergiler, yeni uygulamalar icin, kendi yeni cozumlerini de uretecektir.

    Yukaridaki saydigim bir cok madde, bir tespit ve gozlem sonucu elde edilmistir, ayrica rakamsal veri dayanagi vardir. KURESEL bircok uygulamanin etkisi vardir.

    -Petrol Fiyatlarindaki degisiklikler, Diger enerji fiyatlarindaki degisiklikler. Ani ve cok yuksek degisiklikler
    -Altin ve degerli madenler fiyat degisiklikleri, Ani ve cok yuksek degisiklikler
    -Gida fiyatlarinda degisiklikler. Ani ve cok yuksek degisiklikler
    -Ilac cesitlemeleri ve fiyatlari.

  31. Ahir Zamanda Erkek Olmak dedi ki:

    Kızlarımızın üniversite okumaları ve çalışmak istemelerinin ardındaki bilinçaltı tahlillerinin sonucu:
    1-Kendi ayakları üzerinde durma palavrası
    2-Evlenince koca eline bakmama
    3-Evlenince koca kötü çıkıp boşanınca elinde bir diploma olması ve çalışma potansiyeline sahip olma
    4-Evlenince kocaya diplomayla övünüp kendini ezdirtmemeye çalışma
    5-Arkadaşları nezdinde ve toplumda saygın bir yer edinme hem çocuk hem de kariyer yaparım sloganını hayata geçirmeye çalışma
    6- Kocanın vereceği parayı beklemeden dilediğince alışveriş yapma
    7-Medyanın ve bazı kesimlerin dayattığı kadınlara özgürlük haydi kızlar okula kampanyaları ve üniversiteli özgür kız imajına sahip olma çabası.
    8-Feminizmin etkisiyle erkekle eşit olmaya çalışma erkekle yarışmanın en temel rüknünün kadının çalışması olarak görülmesi.
    9-Bazı İslami kesimlerin kadınlarla ilgili sahih hadisleri bilerek mevzu diye ayıklayıp Hz. Peygamberin siz kadınlar hakkında hiçbir şekilde kızıp azarlayan vb. hadisleri yoktur. Diyerek kadınları kocalarına karşı şımartıp çalışmaya sevk etmeleri.
    10-Yine bazı İslami camiaların hizmet hizmet diyerek kadınların tavizlerine göz yumup onların okuma ve çalışmalarının zararlarını bilfiil gördükleri halde bunu önlemek için bir gayretlerinin olmaması

    • eymen dedi ki:

      Şu diploma kızlar için çeyiz gibi bir şey olmuş.:)

    • hüsna şhn dedi ki:

      oldukca önyargılısınız

    • zuhal dedi ki:

      Kadınların çalışması neden erkekleri bu kadar rahatsız ediyor anlamadım…O bilinç altındaki şeyleri kadınların kafalarında oluşmasını sağlayan yine erkekler.Erkekler eğer daha önce koca eline baktığı sıra koca kötü çıkıp sokakta kalıyosa ,kadınlar okumadıkları için her zaman akılsız gerizekalı muamelesi görüyosa,kendinin hoşuna gittiği bişeyi alamıyosa kısacası gözü hep dışarda kalıyosa kadına ayrı bir harçlık verilmiyosa kadında mecburen okuyacaktır.Ayrıca bir kadının doktor yada kadın doktoru çocuk doktoru olmasında ki zarar nedir.Muayeneye giderken hanımlarınızı kadın doktorlara götürüyosunuzda problem nedir.Ayrıca ben çok kadın biliyorum kendi ayakları üzerinde durabilen kadın meslekleri elinde bence bu güzel illa ayrılmayı bırakın işin ucunda ölümde var koca ölünce ne olacak kadın eğitilmezse öğrenmezse sosyal olamazsa nasıl malına mülküne sahip çıkacak yoksa bazılarının yaptığı gibi hemen kocayamı verilecek Bence insan namusuyla çalışırsa bundan güzeli yok o zaman verebileceğiniz daha çok şey var demektir.Probşem şu ki erkek şimdi çalışan kadın istiyor sırf parası yüzünden kendi kadın kadar başarılı olamıyor bazen kendi yapması gereken şeyleri kadına yaptırmak istiyor.Karısına doktor parası vermeye kıyamayan erkekler var bu durumda ne olacak ? Bunun feminizimle alakası yoktur.Eğer hayatta her kes hata yapabiliyorsa kadında çeşitli problemlerle mücadele edecek kapasitede olmalı .Bence erkekler bu durumda kendilerini düzeltip eşlerinin güvenini kazansınlar ki kadınlarda onlara güvenip bağlansın çalışmasın ama okumak sadece çalışimak için değildir bilgili insan her yerde söz sahibidir.Bence erkeğin derdi bu hep siz konuşacaksınız diye bişey yok….

      • AHSEN dedi ki:

        yapmayın Ahir Zamanda Erkek Olmak!

        bu zamanda bu saydığınız maddelerinden olmayan hanımlarla hiç kimse evlenmiyor.
        Kadın işini halletmek için bir yere gidecek burun kıvırıyor
        Çocuğun okulda problemi var sen ilgilen diyor
        Kadın kıyafet almak istiyor kendine yine mi alacaksın zaten bir sürü kıyafetin yok mu diyor
        Faturalar fazla geliyor hanım evde ne yapıyorsun diye kızıyor!
        Kadın evde bulanılmış çıkmak istiyor gezmende eksik olmuyor diyor
        Bırakın bari düzgün bir işi olsun parasını kazansın vede toplumda kültürlü olsun demekki sizin çevrenizde gördüğünü kapalı yada açık olan bayanların çalışma arzusu evlilikle ilgili bütün çıkmazlarıda beraberinde getiriyor o zaman ona bir kafes yapın onun içinde otursun.
        Bir bey bana şunu demişti çokda mantıklı geldi “eğer kadın çalışıyorsa nasıl erkeğin parası bizim oluyorsa kadının kazandığıda aynı şekilde olması gerekiyor demişti”
        bence evlilikle bütün meselelerde biz olabilmeyi yakalayabilmektir bir kadın ısrarala bazı şeyleri diretip ben şurda çalışmak istiyorum derse o zaman o hanımla başedemem dersiniz ama evlilik birlikteliği kurulduktan sonra nasıl ev düzeni ortak bir paylaşım alanı olarak kurulmuş oluyorsa bütün her konuda bence bu şekilde olması gerekir ben birşeye karar vereceksem bizim ailemizin selahiyeti için alacağımız bu karar nasıl etkileyecektir geleceğimizi.. yada en başından seçeceğiniz eşinizle konuşursunuz bunları kararlarınızı bildirirsiniz çalışan bir eşle evlenmek isteyen beyefendiyede saygı duyarsınız .kimse kimseyi seçeceği eş ile yargılamamalı olmuyorsa gerçekten ortak bir nokta bulunamıyordur..ben çalışıyor olayım yada farklı bir durum olsun iyi bir yuva için benim eşim çabalayıp benim elimden tutup bana yol gösteriyorsa ben ondan çok memnuniyet duyarım.gerekçeleriyle bana dese ki bunu yapma ben ona uyarım özgürlük sınırlarını çok abartıyoruz ve hiçbir bayan sizin bahsettiğiniz maddelere sahip olupta korkutucu değil erkeklerin bu konuda bence kendilerine güvenleri olmalı
        birde aynı bu maddeleri eşlerinde uygulayan bazı beyler çıkıpta kızını üniversite başını açtırıp kendisi ezilmesin diye okutuyor yada kendi hayatında iman bakımından eksik olan bir bey eşine gelince ne hikmetse pür takva bekliyor buda ayrı bir çelişki.

        • Ahir Zamanda Erkek Olmak dedi ki:

          bu söyledikleriniz hep kadınlaşmış erkekleri anlatır cinsten.!
          zaten anca o tip erkekler kendi sorumluluklarını REİSLiklerini kadınlara yüklerler!
          ve genelde de o tip erkekler çalışan eş tercih ederler..çünkü REİS liklerini kabullenemeyen tipler şunu manen söylüyorlar sanki Allah (c.c) ben seni evde Kavvam eyledim REİS eyledim diyor onlar ise ya Rabbi ben bu işi karıma devrettim sen beni affeyle diyorlar!

          hem zaten çalışan kadınla evlenmeyi düşünen erkek o kadını BANKAMATİK olarak görür gerisi fasafisodur!
          zaten o beyin size mantıklı gelen sözüde onu ifade ediyor!

          Dücane Cündioğlunun Çalışan Kadın BAnkamatikmi yazısnı okuyun bana hak verirsiniz..

          • AHSEN dedi ki:

            nedense ben bu konuda kötümser olamıyorum çevremdeki gördüğüm örneklerden kaynaklandığı için olabilir belki.
            kadının sorumluluğu evidir ama birde çalışmak gibi bir yüküde üzerlerine alırlar bunun dini boyutu detaylı bir şekilde tartışılabilinir çokda gerek görmüyorum yazılarınızdan az çok hemfikiriz
            ama böylede bir durum varsa kadın ve erkek bunun sorumluluğunu yada bedeli neyse onuda ödemek zorunda yada üzerlerine almak zorunda bu durum bazı şeylerin önüne geçmemeli.
            kadın çalışıyorsa elbette evinede katkısı olmalı buna bankamatikte diyebiliriz:)
            Gerçekten maddi sorumluluğu üzerine alabilecek olgunluğu kendinde gören ve bunu karşısındaki eşine sağlam temellerle ikna kabiliyetiyle onaylatabilen erkek sayısı az ne yazıkki.Bu güne kadar kimse açık yüreklilikle söyleyemedi gönlümüz tabiki çalışmamaktan yana:))
            yazıyı okuyacağım inşallah.Bende Fatma Barbarasoğlunun bu konulardaki beyanlarını çok zevkle takip ederim.teşekkür ederim.

  32. s.t dedi ki:

    güzel yazı elinize sağlık

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Şu an ocak 2019, bu süreçte ders kitaplarından bütün cinsiyet rolleri çıkartıldı ve 162 okul pilot okul olarak seçildi "cinsiyet eşitliğine duyarlı okul" adı altında cinsiyetsiz ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Çocuklarınızla yedi yaşına kadar oynayın, onbeş yaşına kadar onlarla arkadaş olun, on beş yaşından sonra da onlarla istişare edin.” ( Hz.Ali)

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku