Kadınlar Kocalarından İlgi Bekliyorlar

12 Eylül 2020Ademler & Havvalar18 Yorum »

Feyza Diyor ki,

Bu yazı: “Mutluluğunuzu konforunuz ile takas etmeyin, doğru olan budur. Ama siz illa ki ‘ailenin bekası, içindeki insanların mutluluğundan önemlidir’ diyorsanız ‘aile diye bir putunuz var’ demektir.” sözüne cevabımdır.

Sizin aile putu olarak nitelendirdiğiniz şey benim putum değil fakat inandığım Rabbimin rızasını kaybetme korkumdur. Çünkü benim inancıma göre Rabbimin en sevmediği helaldir boşanmak ve O’nun hoşnutsuzluğuna sebep olma korkusu içimi titretir.

Tabi belli durumlar vardır, bunlar da bellidir, bu durumlar dışında “mutluluğuma halel geldi” diyerek boşanma yoluna başvurmak benim inancımla çelişir, toplumun bana yüklediği misyon ile değil.

Dahası toplumun kime ne yüklediği çok da mühim değil çünkü toplumsal kurallar da hem zaman hem de mekan farklılıklarıyla el değiştiren, yön değiştiren çok dinamik unsurlardır.

Hayat bu, sürekli mutlu olmak mümkün mü, mutluluk odaklı yaşamak insanı mutsuzluğa götüren çok büyük bir yanılgı. İnsan her şeye hazırlıklı yasamalı ki başına sıradışı bir olay geldiğinde sudan çıkmış balık gibi afallamasın.

İnsanları mutsuz eden şey zaten hayallerinin ve beklentilerinin çok yüksek olmasıdır. Mesela evliliğe adım atan çiftler flört, söz, nişan vs romantik dönemlerinde gördükleri ilgiyi, sevgiyi ömür boyu aynen devam ettireceklerini düşünerek bu yola giriyorlarsa kısa sure sonra tükenmeleri çok normaldir. O heyecanı kaybetmeye başladıkları zaman kendilerini mutlu edecek başka uğraş ve doğru arayışlara yönelmezlerse yavaş yavaş bir boşluğa sürüklenir ve mutsuzluğun kapısını kendi elleriyle aralamış olurlar.

Eşi zamanla kendine ilgisiz, duyarsız, onu dinlemeyen, önemsemeyen biri gibi gözükmeye başlar fakat hayır. Hayatın rutini bu, hayat şartlarını gözönüne alıp bunu makul karşılamayı kendine öğretmek zorundasın. Kendini mutlu edecek uğraşlar bulmalısın. İç mutsuzluğunun sebebini her daim karsı tarafa yüklemeyi adet edinmek sorunlarından kaçmaktır.

Kadınlar ilgisizlikten şikayet ediyorlar, duygusal olarak beklentileri çok yüksek ve bu çıtanın altında kalan erkek karısına şiddet uygulamasa dahi çoğu zaman şikayet odağı haline geliyor.

Şiddet gösteren erkekten değil, normal bir aile yapısından bahsediyorum. Emin olun sosyal medya, bugün bir yandan mutsuzluğun örtbas edilmesi, diğer yandan ise başkalarının sahte mutlulukları ile iç geçirip kendi olası mutluluğunu mahveden yüzbinler için en büyük tetikleyici.
Kıskançlık, tatminsizlik, kıyas… Bunlardan kadınlar daha fazla etkileniyor, ailede gereksiz gerilimlere sebep oluyorlar.

Yine kadınlar yaratılışı gereği sosyal ve konuşkan varlıklar olduğu için kendi aralarında yaptıkları muhabbetler dahi bazen karşısındakinin mutluluğuna bakıp kendini mutsuz hissetmesine ve dolayısıyla ona bu hayatı yaşattığını düşündüğü eşini bundun sorumlu tutmasına sebep olabiliyor. İç ateş böyle fitilleniyor ve zamanla körükleniyor. Bunları biliyorum çünkü ben bir kadınım ve kadınların içinde yasıyorum.

Bu sadece kadınlara mahsus da demiyorum ama konumuz kadınlar olduğu için ve kadınlar sosyalliği daha fazla yasayan ve duygusal olarak daha tesir altında kalabilen insanlar olduğu için bu “sosyal rekabet” evliliğe kadın tarafından daha fazla yansıtılıyor.

Günümüzde bu o kadar yaygın ki bunu fark etmemek, yok saymak için “sosyal kör” olmak gerekiyor.

Şiddetle alakası olmayan sıradan işinde gücünde erkekler karısının içinde yasadığı bu duygusal fırtınaları bilemediği için karısının zamanla onu ilgisizlikle, sevgisizlikle neden suçladığını ve kendisine neden yavaş yavaş bir duvar ördüğünü anlayamayabiliyor. Sonrasında iletişimsizlik, tartışmalar, cinsel ve ruhsal kopuşlar, mesafeler vs…

Bir hanım düşünün ki “Evliliğimde mutsuzum, eşim beni dinlemiyor, anlamıyor, duygularıma değer vermiyor vs..” diyor. İşin başını ise bilmiyorsunuz, belki yolunda giden bir evliliği kendi beklentilerinin yüksekliği ve bunu eşine yansıtma dilindeki başarısızlıkları yolundan çıkardı.

Belki bu hanım, hayatının merkezine “mutluluğu” değil de “teslimiyeti” koymuş olsaydı otomatikman mutlu kalacaktı, bu denli yorulmayacaktı.

Teslimiyetten kastım burada hayata karsı teslimiyet, Allah’a karsı ve Allahu Teala’nın rızası için O’nun yarattıklarından gelene ve beklenip de gelmeyene karsı duyulan teslimiyet, sabır.

Hayat boyu bizi mutsuzluğa sevk eden neleri, eşimizi çıkarıp atabildiğimiz kolaylıkta çıkarıp atabiliyoruz, söyler misiniz?

Bir hastalık düşünün yaşam konforunuzu düşürüyor, mutluluğunuzu örseliyor. Tedavi olmaktan ve tedaviye cevap almayı beklemekten başka ne yapabilirsiniz? Böbreğiniz ağrıyor diye işe yarayan böbreğinizi sırf canınızı yaktığı için atabilir misiniz? Son raddeye kadar tedaviye yönelirsiniz.

Ya da daha somut bir misal verelim. Hadi sızı mutsuz eden kişi eşiniz değil de çocuğunuz olsun. Sizin mutluluğunuzu örselediği için çocuğunuzu da evlatlıktan reddeder misiniz? Yoksa tamire, özveriye, sabır ve tahammüle mi yönelirsiniz?

Evlilik elbette kopmaz bir bağ değil fakat bireyin sadece mutluluk odaklı, pamuk ipliğine bağlı olarak inşa ettikleri bir evilik bağı da elbette kopmaya mahkumdur.

İnsanın her zaman her yönden yüzü gülmeyebilir. Ama yaşadığı olumsuzluklarla dolu hayatın içinde de isterse kendini teselli edecek, yüzünü güldürecek, küçük mutluluklar bulmak zor değil.

Bir yandan alıp diğer eksik yanlarımızı kapatarak hayatımızı kendimiz dengelemek zorundayız. Bu put vs değil. Biz buna vefa diyoruz, sabır diyoruz, imtihan diyoruz. Bunları derken de karalar bağlamıyor yine iç dünyamızda bir çıkış yolu bulmaya çalışıyoruz.

Sabrediyorum çünkü Allah var.

Sabrediyorum çünkü eşimin eksikleri olduğu kadar güzel yönleri de var.

Sabrediyorum çünkü yavrularım var.

Sabrediyorum çünkü mutluluk benim iç dünyamda saklı, salt bir kişinin tekelinde değil.

Mutluluğumu solduran olursa, ben ruhumun renkleriyle daha canlı boyarım.

Feyza

 

Okunma Sayısı : 3.713

Yorum yapın

“Kadınlar Kocalarından İlgi Bekliyorlar” için 18 Yorum

  1. feyza dedi ki:

    Sema ablacığım,
    Şehirden uzak bir yerde biraz dogayla haşır neşir olalım dedık ve sıteye henuz gırebildim, haliyle yenı gorebildim, çok tesekkürler, acıkcası beklemıyordum surprız oldu.
    Kalemim döndüğünce ifade etmeye çalışmıştım, umarım faydalı olmuştur. Hep soyledığım ve yakınlarıma da tavsıye ettıgım burada da paylaştığım en tesırlı yolu tekrar hatırlatmakta fayda goruyorum. Birincisi dunyada yasam standardımızın altında cok farklı hayatlar yasandıgını, ikincisi ise bizim için de bu dunyadan ote bir hayatı kendi elimizle hazırladıgımızı unutmamak ve mumkunse her gun on beş dak da olsa iç aleme yonelip bunları tefekkür edebilmek. İnsan nisyan ile maluldur. Nereden gelip nerede olduğumuzu ve nereye doğru yol aldığımızı dusunmeyı bıraktıgımız, unuttuğumuz vakıt bu dunyanın yuku çekilmez olur. Halbukı yasamımıza gıpta ıle bakacak ne insanlar var dunya uzerınde ve altında zamanında cıleler cekmiş.
    Allah cumlemize beden sağlığı ama evvela ruh genişliği versin, aksı halde baş etmek çok zor.

  2. U-mutlu dedi ki:

    Feyza hanım , gözünüz aydın rabbim hayırlı sağlıklı uzun ömürler versin,çok sevindim.
    Bu güzel yazınız için çok teşekkür ediyorum. İnşallah okuyanlara çok faydası olacak.

    • feyza dedi ki:

      Allah razı olsun Umutlu hnm. Sızı gormek ne guzel. Umarım ıyısınızdır. Çok teşekkürler, rica ederım.

      • U-mutlu dedi ki:

        Şükürler olsun iyiyiz Feyza hanım,sizi sormali ? Minigimiz de iyidir inşallah öpün koklayın benim yerime.

  3. Abdullah BİR dedi ki:

    FEYZA HANIM KARDEŞİM’e…

    Sabrediyorum çünkü Allah var.

    Sabrediyorum çünkü eşimin eksikleri olduğu kadar güzel yönleri de var.

    Sabrediyorum çünkü yavrularım var.

    Sabrediyorum çünkü mutluluk benim iç dünyamda saklı, salt bir kişinin tekelinde değil.

    Mutluluğumu solduran olursa, ben ruhumun renkleriyle daha canlı boyarım.

    Yine kendine yakışanı yapmış ve yine hedefi 12 den vurmuşsun. Rabbim Basiretini, ilmini, huzurunu, aileni, mutluluğunu daim etsin inşaallah.

    Sen Sema hanımdan sonra bu konuda ( Kadın, Çocuk, Aile ) bayrağı devralacak insansın. Yeğenimiz biraz büyüdükten sonra, ona biraz daha az zaman harcamaya başladığında lütfen bu alan/konu için daha fazla zaman ayır. Çünkü Ümmetin kadınlarının Sema hanım, sen ve senin gibi ilmi, basireti ve kalemi güçlü hemcinslerinin yol göstermesine ve bilgisine çok ihtiyacı var kardeşim.

    Bu ve senin için hayırlı olan her konuda yolun ve basiretin daima açık, Rabbim yar ve yardımcın olsun, Allah emanet ol kardeşim

    • feyza dedi ki:

      Tesekkurler Abdullah abi.
      Sabrın her insan için farkli versıyonları olabildiğini dusundugum için yazmıştım. Herkesin kendi içinde ve inanç duzleminde oturtabileceği bır versıyonu olabilir. Bu çeşitler artırıladabilinir yeter ki arzu edilsin.
      Ben bir Sema hnm olamam ama bır feyza olarak var olduğum ve dilim/kalemim elverdiğince sadık ve vefalı bır kardeşi, destekçisi olmaya devam edebilirim. En önemlisi de Rabbimin bahşettiği kızıma bu hasletleri gıydırerek buyutmeye özen gösteririm. Bunlar da katkı değil mi sevgili abim:)

  4. Bir Muhterem dedi ki:

    15 yıllık evliliğimiz var, son birkaç yıldır iyice sıklaşan, eşimle yaşadığım durumu kelimesi kelimesine anlatmışsınız,(hayretle ve dehşetle okudum) inşaallah kısa sürede bu sorunları çözebiliriz, yoksa sonu ailemiz açısından hiç de iyi görünmüyor. Halbuki karımı çok seviyorum. Yıllardır aynı davranmama rağmen, ‘sen en başından beri böyleydin’ diyerek sürekli beni suçlamasını anlamıyorum.
    Bizler için de dua edebilir misiniz.
    Allah’a emanet olunuz.

    • feyza dedi ki:

      Allah yardımcınız olsun muhterem…
      Dua ederız elbette, Allah teala yuvanıza huzur versın. Sorun nedır tam olarak bılemıyoruz inşaallah halledebılırsınız. En başından beri eksik olan şey nedir, eleştirdiği nokta nedir siz bunları saptayabildiniz mi? Dılerim duzene gırer aile hayatınız.

  5. Nail Yağcı dedi ki:

    Allah ın selamı ve bereketi üzerinize olsun inşallah kardeşim. Öncelikle sizi tebrik ediyorum güzel tespitler yapmışsınız.. Yalnız kadınların en büyük hataları elinde kinden çok başkalarının sahip olduklarına bakıyorlar. Kendi lerinin isteklerinin yanında erkek ler ne bekliyor bunu biliyorlar mı. Erkek öncelikle huzur, saygı, sabır, paylaşım, sorun ları ortakça konuşup çözmek isterler, bir sorun oluştuğunda eleştirilmek değil. Herşeyi erkek den beklenirse buna ancak ortak çözüm den kaçmak denir.Kadınlar eşlerini ilk günkü gibi sevsinler ondan sonra sevgi saygı beklesinler. Hayatın birçok sorunuyla boğuşurken. Başkalarının sahip oldukları ile bizi boğmasınlar. Ne ekersen onu biçersin!!!

    • feyza dedi ki:

      … ve aleykum selam ve rahmetullah ve berakatuhu.
      Kıyas ve akabinde tatminsizlik birçok tartışmanın kilit noktası. İnsanız, 7/24 dızgınlemekle mukellef olduğumuz nefsımız zaman zaman hepımızı yanlış dusuncelere sevkedebiliyor Nail bey fakat onemli olan bu dusuncelerı davranısa donuşturmeden dur dıyebilmek. İç muhakeme tam da burada devreye gırmek zorunda. Ya da insana hatasını gosteren bir işaret parmağı lazım gelir ki bu da gunumuzde yok denecek kadar az insana mahsus bır nımet. Yanı gercek bir kılavuz, gercek bir dost. Bu nımete coğumuz sahıp degılız, neden dersenız insanı hasletlerimizi toplumsal olarak yıtırmeye yuz tuttuğumuz için çevrelerimiz yuzumuze karsı bizi aile içi çatışmaya kışkırtıp arkamızdan kuyumuzu kazan gıybetseverlerle dolu:)
      Dığer yanda kımı kesımler acıksozluluğu patavatsızlıkla karıstırmış. Bu ortamda ınsanın en ıyı kılavuzu ne yazık kı insan değil, dost değil, çocuğunun hatalarını ona gostermeyıp surekli karsı tarafı suclamaya temayulu olan tarafgır anne/babalar hıc degıl. . Kur’an ve Sunnet kılavuzunda kişiliğimize doğru elbiseyı gıydırmezsek ruhumuz ac, yuvalarımız acıkta kalacaktır.

  6. mehmet yiğit dedi ki:

    Feyza Hanım kardeşim, Allah sizden razı olsun, Rabbim sizi Sahabî Annelerimize,komşu eylesin. Şema Hanım Vasıtasıyla yani twettir DAN bakayım dedim. Sizin gibi zatlar olduğunu öğrendiğim çok iyi oldu. Kendimce bende dertliyim. Namazın bir vaktinde hanımlara hususî dua ediyorum..Rabbim hanım yavru ve kardeşlerimizi de bu zamanın maddi manevi bütün fitnelerinden muhafaza eylesin..Acizane yorum ekledim. Hayırlı günler

    Hayat içinde hayattır; hüsn ü zanda emeli(uzunluğu) / Sui zanla yeistir(ümitsizlik) saadet muharribi hem hayatın katili
    Nev’-i beşerin hayat-ı dünyeviyesinde en cem’iyetli merkez ve en esaslı zenberek ve dünyevî saadet için bir Cennet, bir melce, bir tahassungâh ise; aile hayatıdır. Ve herkesin hanesi, küçük bir dünyasıdır. Ve o hane ve aile hayatının hayatı ve saadeti ise; samimî ve ciddî ve vefadarane hürmet ve hakikî ve şefkatli ve fedakârane merhamet ile olabilir. Ve bu hakikî hürmet ve samimî merhamet ise; ebedî bir arkadaşlık ve daimî bir refakat ve sermedî bir beraberlik ve hadsiz bir zamanda ve hududsuz bir hayatta birbiriyle pederane.. kardeşane, arkadaşane münasebetlerin bulunmak fikriyle ve akidesiyle olabilir.
    Meselâ der: “Bu haremim, ebedî bir âlemde, ebedî bir hayatta, daimî bir refika-i hayatımdır. Şimdilik ihtiyar ve çirkin olmuş ise de zararı yok. Çünki ebedî bir güzelliği var, gelecek. Ve böyle daimî arkadaşlığın hatırı için herbir fedakârlığı ve merhameti yaparım.” diyerek o ihtiyare karısına, güzel bir huri gibi muhabbetle, şefkatle, merhametle mukabele edebilir. Yoksa kısacık bir-iki saat surî bir refakatten sonra ebedî bir firak ve müfarakate uğrayan arkadaşlık; elbette gayet surî ve muvakkat ve esassız, hayvan gibi bir rikkat-i cinsiye manasında ve bir mecazî merhamet ve sun’î bir hürmet verebilir. Ve hayvanatta olduğu gibi; başka menfaatler ve sair galib hisler, o hürmet ve merhameti mağlub edip o dünya cennetini, cehenneme çevirir.
    Şualar – 183

    • feyza dedi ki:

      Allah razı olsun sn Mehmet Yiğit bey. Dualarınız için çok mutlu oldum, bilmukabil.
      Evet bizim evlilik anlayışımız bu dunya hayatı ile sınırlı değil, ahirete uzanan bir yolculuğun yalnızca ilk uzantısı, başlangıcı. O yuzden inanç, evliliklerin huzuru ve bekasını pekiştirici gercek bir motıvasyon kaynağı.
      Fakat dilde değil de kalpte tecelli eden hakiki iman günümüzde yerını suri imana bıraktığı için tatminsizlikler, huzursuzluklar had safhada. Hak/hukuk konusunda yeterli donanıma ve suura sahıp olamadan evliliğe adım atan nesildaşlarımızın ahirete donuk bağlarını da sağlam kuramamış olmaları dunyadakı aıle hayatını bır futbol macı gıbı galıp/maglup anlayısı uzerıne oturtmakta.
      Hz. Ali’nin sözlerindeki gibi, “yarın yoksa bizim onurlu, iffetli bir hayat surmekten yana bir şikayetimiz yok, ya varsa… Onları ne korkunc bir gelecek bekliyor.” Soz tam anlamıyla aklımda degıl ama mahıyetı bu sekıldeydı.
      Evlilik irade ile oluşan ve toplumsal sözleşme temeline oturtulan bır yapıdır. Esaret değil fazılet yuvasıdır. Bir ahlak okulu, hem insanın kendı tekamulunu saglaması için önüne sunulan ve kişiyi dilerse delirten dilerse olgunlaştıran çok yonlu bir okul.
      Sevgi ve saygının yok olduğu, beyni pörsüten, kalbı kan pompalamayan bir körükten farksız tek işleve indirgeyen bir et parçası durumuna düşüren midesi şiş, cinsel tutkuların esiri sarhoş tiplerin tatmininden ibaret ve kadın erkek ilişkilerini bu dunya ile ve yalnızca cinsellik ıle sınırlayan bir ilişkiler duzenının dayatıldığı, benimsetiidiği gunumuz, dunyasında evliliğin hakettiği değeri kaybetmesi gayet doğaldır. Çekirdek aileler atomlarına ayrıştırıldıkça aradaki bağ, bütünlük, aheng, ülfet, muhabbet… Hepsı değerını yıtırdı. Özgür ve yalnız bireyler şimdimutlular mı dersınız?

  7. murT dedi ki:

    Bir sosyolog olarak tesbitlerinizi çok yerinde ve çözümlerinizde bir okadar makul.Tebrik ederim.

  8. Gulpembe dedi ki:

    hepimizin zaman zaman bulup yine zaman zaman kaybettigi sey; ic mutluluk… Bu biraz yasama sevinciyle ilgili.yasama sevincimizi kaybettigimiz anlarda kendimize bahaneler buluruz ufacik seyler bile bizi ofkelendirir.mesela pekcok es tartistiktan sonra konunun ne oldugunu bile hatirlamadiklarini soylerler cunku tartismanin sebebi yoktur aslinda “bahanesi” vardir. Kendi kavgamizi kendi icimizde veremedigimizde en yakinlarimizi da o kavgaya cekmek isteriz.aslinda bu bir kurtar beni cagrisidir. Tipki bogulan kisinin kendini kurtarmak icin yanindaki kisiyi asagiya almaya calismasi gibi. Boyle insanlarla yasarken ya donanimli olacagi yani yuzmeyi(iletisim tekniklerini) iyi bilecegiz ve hic kayip vermeden kurtulacagiz,yahut yanina yaklasmayacagiz aksi halde biz de bogulacagiz.

    Ruh mesgul edildigi seylerin seviyesine inermis. hertur nefsaniligin,hayat standartlarinin, balon romantizmlerin,laf dalaslarinin yaristirildigi bir mecradan ruhumuz ne kadar hasarsiz cikabilir,sosyal medya gunumuzun en buyuk fitnesi ,yasam sevincimizin en buyuk torpusu sanirim.

    • feyza dedi ki:

      Kayıp vermeden kurtulmak zor sanırım Gulpembe hnm, ama aldığımız hasarı minimuma indirmek elimizdedir. Olayların üzerine gitmemek, geçmişi fazla deşmemek, sınır anında karsı tarafın agzından cıkan sözleri yalnızca o an ile sınırlı tutup hayalgucumuzle geniş bir zamana yaymamak, yaptığımız fedakarlığın karsı tarafa degıl aslında yıne gerı donuşumlu olarak kendı nefsımıze hızmet ettiği gercegını kabullenmek. Yanı kalesınden içeri girersen oklar sana da saplanır. Aılesı hakkında konuşursan aılen hakkında konuşmasına zemin hazırlamış olursun. Özel ilgi alanlarına mudahale edersen sana da mudahale etmesine izin vermiş olursun. Bu zemini hazırlamamak bır fedakarşık degıl, kendı sınırlarına sayhı gosterılmesı için kendıne yaptığın bir yatırımdır aslında fakat bunu karsı taraf için göstterdiğin özveri olarak gorur kendını buna inandırırsan gun gelir kendı ruh sağlığın error verır, isyan eder.
      Olayları neden sonuc ilişkisi arasında gözkemleyip kendı içinde konuşup dertleşmek, objektıf bakabilmek herkesten önce insanın kendı iç huzurunu saglaması acısından en guzel tedbır bana kalırsa.

  9. Ömer Çetin dedi ki:

    Gönlüne sağlık, feyzin bol, ömrün müzdat aile saadetin baki, dünya ve ahiretin mamur olsun…

Dünden Bugüne

Hadis-i Şerif Düşmanlığı

Bizim halkımız Kur’an-ı Kerimi pek bilmez. Bu elbette büyük bir eksikliktir fakat yine de dinimizi Peygamber Efendimizin hayatı ile öğrendiğimiz için halkın inancı sağlamdır. Batılılar yüzyıllar boyunca İslam ülkelerine hoca kılığında ...
Devamını Oku

Güzel Söz

" Bir evin güzelliği uyumdur. Bir evin tadı bağlılıktır. Bir evin sevinci sevgidir. Bir evin zenginliği çocuklarıdır. Bir evin yasası hizmettir. Bir evin refahı memnun olan gönüllerdir. " (Henry Taylor)

Kitap

Yuvamızda Huzur Bulalım Diye

Huzur, modern dünyada, moda dışı bir kelime gibi duruyor artık. Oysa, Huzur; ne tatlı bir kelimedir. Huzur; ruhun, zihnin ve bedenin sükûnet bulma hâlidir. Huzur; gönlün yatışması, nefsin tatmin olmasıdır. Huzur; baş dinçliği, gönül ...
Devamını Oku