Kişinin kullandığı ismin fonetik melodisi insan ruhunda rahatsızlık oluşturuyorsa ya da kişinin taşıdığı isim o toplum tarafından hoş karşılanmıyorsa veya kişinin taşıdığı ismin manası negatiflik içeriyorsa, bu durumda o kişi bir ömür boyu kendisine her hitap edilişteki ruh dalgalanmasını, kendisine bakanların gözünde de negatif anlamları farkında olmadan üzerinde taşıyacaktır demektir.
Sanırım ortaokul birinci sınıfa gidiyordum… Dersimiz “müzik”ti ve bütün öğrencilerin “sinir” olduğu müzik öğretmenimiz, bizlere “flüt” çalmasını öğretmeye çalışıyordu birkaç haftadır...
O gün, notalarını öğrendiğimiz “Üsküdara gider iken” isimli parçayı çalmak üzere ...yazının devamı için tıklayın
Çocuğum ve Ben
Çocuğunuz İsminin Psikolojik Kurbanı Olabilir
Çocuğum ve Ben, Haberler Cuma, 18 Mayıs 2012
Kişinin kullandığı ismin fonetik melodisi insan ruhunda rahatsızlık oluşturuyorsa ya da kişinin taşıdığı isim o toplum tarafından hoş karşılanmıyorsa veya kişinin taşıdığı ismin manası negatiflik içeriyorsa, bu durumda o kişi bir ömür boyu kendisine her hitap edilişteki ruh dalgalanmasını, kendisine bakanların gözünde de negatif anlamları farkında olmadan üzerinde taşıyacaktır demektir.
Sanırım ortaokul birinci sınıfa gidiyordum… Dersimiz “müzik”ti ve bütün öğrencilerin “sinir” olduğu müzik öğretmenimiz, bizlere “flüt” çalmasını öğretmeye çalışıyordu birkaç haftadır...
O gün, notalarını öğrendiğimiz “Üsküdara gider iken” isimli parçayı çalmak üzere ...yazının devamı için tıklayın
Modern sorunlara gelenekten çözüm teklifi: SÜTANNE
Çocuğum ve Ben, Haberler Perşembe, 10 Mayıs 2012
Güvenli bağlanma, aidiyet, çalışan anne, bakıcı problemleri, tek çocuk sendromu, çekirdek aile modeli gibi birçok toplumsal sorunun çözümünde süt akrabalığı formülü de denene-bilir. Tabii hakkıyla yapabilmek şartıyla...
Bugün modern dünyanın karşımıza çıkardığı en önemli sorunlardan biri, doğum yapan hanımların iş hayatında karşılaştığı zorluklar. Bir yanda 2 yaşına kadar emzirmek istediği yavrusu, diğer yanda da gitmek ‘zorunda’ olduğu işi. Karar vermekte sıkıntı yaşayanların çoğu, emzirmenin basit bir beslenmeden ibaret olmadığını biliyor. Yoksa bebeğe “Ben yanındayım, bana güvenebilirsin.” mesajını nasıl verebilir? Ya da ...yazının devamı için tıklayın
Şiddet gören erkek çocuk eşine de şiddet uyguluyor
Çocuğum ve Ben, Haberler Perşembe, 08 Mart 2012
Çocukluğunda fiziksel ya da psikolojik şiddete maruz kalanlar, evlendiğinde eşine de aynı şiddeti uyguluyor. Prof. Dr. Aytekin Sır, şiddetin kodlarının çocukların genlerine adeta işlendiğini belirterek, sorunlarını diyalog ve ikna ile çözemeyenlerin şiddete başvurduğunu söylüyor.Dicle Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aytekin Sır, çocukluğunda şiddete maruz kalanların gelecekte şiddet uygulayan kişiler olarak rol değiştirdiğini ifade ediyor. Küçük yaşta şiddetle tanışan çocuklarda 'kuvvetli olursam kimse zarar veremez' anlayışının geliştiğini kaydeden Sır, çocuklara şiddet kodlarının işlendiğini söylüyor. Sır, ...yazının devamı için tıklayın
Çizgi filmlerde bilinçaltına farklı mesajlar veriliyor
Çocuğum ve Ben, Haberler Çarşamba, 07 Mart 2012
Bazı televizyon dizileri, sinema, reklam ve çizgi filmlerde insanın bilinçaltına yönelik mesajlar yer alır.
İnsan bunun farkına varmaz; ama bilinç onu algılar ve doğru kabul eder. Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Selma Koç, subliminal mesajların seyirci tarafından fark edilmesinin zor olduğunu söylüyor. Koç, özellikle çizgi filmlere yerleştirilen cinsel içerikli objelerle çocukların bilinçaltlarına farklı mesajlar iletilebildiğini belirtiyor.
Psikoterapist Aysel Birtürk, insanların bazı şeyleri görebilmesi ve duyabilmesinin eşik aralıkları olduğunu, bilinçaltı mesajların bu eşiklerin üstünde veya altında olduğunu ifade ediyor. ...yazının devamı için tıklayın
Negatif disiplin agresifleştiriyor
Çocuğum ve Ben, Haberler Perşembe, 01 Mart 2012
İngiltere’nin Ulusal Ebeveyn Araştırma Akademesi tarafından yapılan araştırmada yeni nesil çocukların daha fazla agresif davranışlar sergilediği, bunun nedeninin de ebeveynlerin yetiştirma tarzı olduğu ortaya kondu.
4 ila 7 yaşlarında çocukları bulunan 300 aile üzerinde yapılan araştırmada ailelerin uyguladıkları disiplinin çocuklarının davranışlarını ne derecede etkilediği incelendi. Şiddet eğilimi bulunan, eleştirel ve tutarsız davranan ebeveynlerin çocuklarının iki kat daha fazla agresif ve antisosyal davranışlar sergilediği görüldü. Araştırmanın başındaki Profesör Stephen Scott, “Negatif disiplin kullanan ebeveynlerin çocuklarının ciddi davranış bozuklukları geliştirme oranı iki kat ...yazının devamı için tıklayın
Tuvalet eğitimi, korkutma veya tehditle başarılı olmaz
Çocuğum ve Ben, Haberler Çarşamba, 29 Şubat 2012
Adnan Menderes Üniversitesi Aydın SYO Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hüsniye Çalışır, annelerin tuvalet eğitimini kısa sürede tamamlamak için çocuğu zorlaması, tehdit etmesi ya da altını ıslattığında cezalandırması, çocuğun özgüvenini ve cesaretini olumsuz etkiler. 357 anne üzerinde yaptıkları araştırmada, çocuğun gelişimsel özelliklerini dikkate alarak tuvalet eğitimine karar vermenin çocukların altını ıslatma ihtimalini azalttığının ortaya çıktığını söyleyen Çalışır, çocuklarla inatlaşma, idrar ya da dışkısını yapmayı istememe veya dışkısını istemli olarak tutma gibi sorunlar yaşanabileceği uyarısında bulundu. Annelerin zaman zaman yanlış eğitim ...yazının devamı için tıklayın
Ders çalış!’ diyorlar ama kimse nasıl çalışacağımı söylemiyor
Çocuğum ve Ben, Haberler Salı, 21 Şubat 2012
Anne-babalarda 'ödevimi yaptım' diyen çocuklarının yeterli ders çalıştığı kanaati hakimdir. Ödevini hızlıca yapan öğrencinin bu durumu bir yanılgıya yol açar. Çalışma temposunu ayarlayamamış çocuk, sınav zamanlarında büyük sıkıntılar yaşar. Bunun için her gün ödevin yanı sıra günlük derslerin tekrarı ve bir sonraki güne hazırlık yapılmalıdır.Tüm anne-babalar ve eğitimciler çocuklarına ve öğrencilere "git, odanda ders çalış" veya "ders çalışırsan daha başarılı olursun" şeklinde yönlendirmeler yapıyor. Aslında gözümüzden kaçan bir nokta var. O da 'Nasıl ders çalışmalı?' sorusunun sorulmaması ya da cevaplanmamasıdır. ...yazının devamı için tıklayın
Büyük Kardeş, Küçüğünü Neden kıskanır?
Çocuğum ve Ben, Haberler Pazartesi, 13 Şubat 2012
Büyük çocuğun yaşadığı kıskançlığın kökeninde buna-lım yatıyor. Bu, "esas çocuk" rolünü kaybetmekle ilgili bir buhran. Onu çatışmaya sürüklememek için kıskançlık duygusunu ifade etmesine izin verin. Özellikle ba-banın daha kaliteli ilişki ve paylaşımlarda bulunma-sı çocuğun içine düştüğü bunalımı çok daha rahat atlatmasını sağlayacaktır.Ebeveyn ne kadar önlem alırsa alsın, büyük kardeş yeni doğan kardeşini kıskanır. Bu can sıkıcı durum karşısında anne-baba, büyük çocuklarının şahsiyet gelişiminde bir kusur vehmedip telaşa düşerler. Böyle giderse, onun ileride kötü bir insan olacağını bile düşünürler. Çünkü onların ...yazının devamı için tıklayın
Anne, çocukların sorunlarını babaya nasıl aktarmalı?
Çocuğum ve Ben, Haberler Salı, 24 Ocak 2012
Anneler çocuklarının sorunlarını ilk elden çözmeye çalışır. Babaya birçok sorun aktarılmaz. Babanın haberdar ol-duğu sorunlar ise kimi zaman aşılamayacak bir hale dönüşmüş olabilir. Psikolog Ayşe Handan Özkan, annelerin üs-tesinden gelemedikleri problemi abartmadan, felaket senaryosuna dönüştürmeden babaya aktarmasını öneriyor.
Ailede çocuğun sorunları ile genellikle anne ilgilenir. Kimi anne bu durumu babaya yansıtmadan çözmeye çalışır. Bu da ilerleyen günlerde problemin daha da büyümesine sebep olabilir. Kimi de babayı hemen haberdar eder, netice olarak anne-çocuk ilişkisi zedelenir, çocukta anneye karşı bir güvensizlik oluşur. Sorun ...yazının devamı için tıklayın
Üstün zekâlı çocuklar, özürlü çocuklar kadar ilgi istiyor
Çocuğum ve Ben, Haberler Pazartesi, 23 Ocak 2012
Üstün yetenekli çocukların birçoğu, erken yaşlarda okuma ve yazmayı öğreniyor. Aile gerekli ilgiyi göstermez ise çocuk içine kapanıyor ve yetenekleri köreliyor. Onları yetiştirmedeki kilit nokta saygı. Bu çocuklar farklılık, fikir ve hayallerine saygı gösterilmesini istiyor.Araştırmalara göre dünyada her 100 çocuktan en az ikisinin üstün yeteneklere ve hünerlere sahip olduğu biliniyor. Uzmanlar, çocuklardaki üstün yeteneğin yaratılıştan gelen bir özellik olduğunu söylüyor. Üstün yetenekli insanların en önemli özelliği, öğrenme hızlarıdır. Bu tür çocuklar, diğerlerine göre daha erken yaşta konuşma, okuma ve yazmayı ...yazının devamı için tıklayın















