Yazılar

İyiden de Bahsediyor Musun?

Tuğba Akbey İnan Salı, 22 Nisan 2014
Birkaç haftadır çocukların masumiyetine yakışmayan haberler okuyoruz medyada. Hal böyle olunca, annelerle bir araya geldiğimiz zamanlarda konu da “dünyanın daha kötü bir yer” olduğuna geliyor doğal olarak. Okuduklarından ve duyduklarından etkilenen pek çok anne , çocuklarına “yabancılar” hususunda daha çok tembihte bulunduğunu söylüyor. Yine böyle bir sohbet sırasında bir arkadaşıma “ İyileri ve iyilikleri de bu kadar anlatıyor musun?” diye sordum. Şaşırarak “hayır” dedi. Oysa bir gün içinde karşılaştığımız kötüden daha çok iyiliğe ve iyiye şahitlik ediyoruz her birimiz.   ** İnsanın en temel ...yazının devamı için tıklayın

Ne Mutlu Evlendirenlere!

Yarım Elma Salı, 15 Nisan 2014
Trafikteki kazaların ne kadar hasarı olur di mi? İnşallah ciddi hasarla atlatan yoktur desem de ne kadar gerçekçi olur bilmiyorum. İşte aracı kazalarını da biraz bu cihetten ele almak gerek. Yaş miadını dolduran bizler için çabalayan arkadaş, dost, tanıdıklar iyi niyetleriyle bazen ne kadar çam devirdiklerinin farkındalar mı acaba? Bir sorun olduğunda hatta tam tersi “ben senin için çabalıyorum bu ne şimdi” bile diyebilirler. Tamam iyi niyetinizden şüphemiz yok. Fakat idrak etme özelliğinizi geliştirmek gerek. Kökten yanlış olan bazı uygulamalar var. Misal “İkisi ...yazının devamı için tıklayın

Boşanma Sonrası Çocuklar

Sema Maraşlı Pazartesi, 14 Nisan 2014
"Çocuğumu mahkeme kararına rağmen göremiyorum, ancak para yatırıp polisle gidersem görebiliyorum." diye pek çok babadan mesaj geliyor. Ayrıca hanımlardan da " Eşimden ayrıldım, çocuklarımı ben aldım, psikolojileri bozulmasın diye babaları ile görüşmelerini istiyorum fakat babası yeterince çocukları aramıyor, ilgilenmiyor." mesajları da geliyor. Evliliklerin çokça hüsranla bittiği günümüzde biraz da boşanma sonrasını irdelemek lazım. Şu bir gerçek ki boşanma dönemi ve sonrası iyi yönetilmezse çocukları çok fazla etkiliyor. Hele de çocukların yaşı küçükse. Çocuk zaten "annem babam ayrılıyor" diye üzülüyor; bir de kavgalar, hakaretler ...yazının devamı için tıklayın

Ya Rüyalar Başka Alemlere Açılan Kapılarsa?

Ahmet Ay Perşembe, 10 Nisan 2014
O kadar yazdım kitaplar hakkında, hatta blogum var kitaplar üzerine (kitaptomani.blogspot), yine de kendi kitabımı anlatırken zorlanıyorum. Her yazarda (o kadar oldum mu ya!) böyledir tahmin ederim. Kitabını pazarlamacısı gibi öven tüccar-yazar’ları bir kenara bırakırsak, yazdığını anlatmak cidden zordur. Çünkü yazdığınız zaten birşeyi anlatmak için yazılmıştır. Bir de birşeyi nasıl anlattığını anlatmak için ikinci bir yazı yazmak, dipnota dipnot düşmek gibi, yahut en beteri: Yaptığın espri anlaşılmayınca onu açıklamak zorunda kalmak gibi rahatsız eder insanı. Ama ne yapayım? Farkedilmeyi beklemek, ...yazının devamı için tıklayın

Saygın Evlilik, Saygılı Bir İletişimin Sonucudur

Adem Güneş Pazartesi, 07 Nisan 2014
Yaşanmış bir olayın unutulmasını istemek anlamsız bir istektir. Zira unutmak iradi değildir. Kişi yaşadığı bir olayı unutmak istedikçe, zihin bu isteği kendine bir müdahale olarak algılar ve direnç gösterir. Daha çok akla gelir. Aynı şey konuşmak için de geçerlidir. Konuşmak bir ihtiyaçtır. Zihnin boşaldığı kanaldır. Zihin boşalmazsa, duygusal patlamalar olur. O yüzden önemlidir kişinin kendisini ifade edebilme özgürlüğünün olması. Ancak, konuşmak yetmez. paylaşmak da gerekir. Kişinin bir odaya çekilip kendi kendine konuşması, onun zihnen boşalacağı anlamına gelmez. İnsan, paylaşarak konuşursa ruhen huzura erer, konuştuğu kişiye ...yazının devamı için tıklayın

Ne Kadar(ını) Anladık?

Mehmet Emin Karabacak Pazartesi, 07 Nisan 2014
Ayşe okuldan geldiği zaman annesini mutfakta yemek hazırlandığını görür. “Anneciğim biliyor musun bugün okulda ne oldu?” diyerek heyecanla anlatmaya başlar. Anlatması bitince de; “Anneciğim sence burada kim haklı?” der.  Annesi de “Hangi konuda?” deyince Ayşe “Anne sabahtan beri anlatıyorum ya! Sen her zaman böylesin! Beni hiç dinlemiyorsun!” diyerek üzgün ve kırgın bir şekilde odasına gider Derdini anlatamayan ve anlaşılmadığını düşünen çocuklar, anne babalarıyla iletişim problemi yaşayacaklardır. Çünkü iletişim, saygıya dayanmaktadır. Anne babalar, çocukların anlattıklarına dinleme adına saygısı göstermezlerse iletişim problemi yaşamaya ...yazının devamı için tıklayın

Babalık Mesleği

Süleyman Yasin Akdeniz Salı, 01 Nisan 2014
Başlık dikkatinizi çekti mi bilmiyorum ancak baba olmak her kişinin işi değil er kişinin işidir diyorum. Bunu derken babalığımın şuurunda olduğumu hissederek ifade ediyorum.   Evlilikten sonra ebeveyn olmak herkesin dileğidir duasıdır. Ancak bu duanın kabulü zuhur edince asıl dava başlar. Her zaman her ihtiyaçta bir şükür bir dua olmalıdır. Fakat bu duaya başlamadan önce o duaya hazırlıkta yapılmalıdır zira kabulünden sonra o duanın mesuliyeti başlar. O duaya sahip çıkıp emaneten bilenlere müjdeler olsun diyorum. Baba olmak sorumluluk sahibi olmak demektir. Yavrusunun rızkını ...yazının devamı için tıklayın

Eşi Şımartmak

Sema Maraşlı Pazartesi, 31 Mart 2014
Seminerlerimde hanımlara kocaları ile iyi geçinmelerini söylediğimde çokça şu itiraz geliyor. "Öyle çok iyi davranırsak kocalarımız şımarır, bizi ezerler." Aynı itiraz hanımlara güzel söz söyleme ile ilgili yazılarımdan sonra beylerden de gelmişti. "Karıma 'canım gülüm' demeye başladım, karım hemen 'perdeleri değiştirelim mi, şunu da yapalım mı?' diye bana istedikleri yaptırmaya çalıştı hemen şımardı." gibi. Ya da ikinci evliliğini yapanlardan şu şikayetler geliyor: "Eşim ilk evliliğinde karısından/ kocasından çok çekmiş. Ben ona iyi davranıyorum, istediklerini yapmak için elimden gelen gayreti gösteriyorum; fakat kıymetimi ...yazının devamı için tıklayın

Sorun ve Süreç

Tuğba Akbey İnan Çarşamba, 26 Mart 2014
Çocuk eğitimine dair okunan kitapların, dinlenen programların içinden her zaman “şimdiki zaman” ın çözümünü arayanların , bir sonraki aşamada yine bir uzmana başvurması gerektiğini düşünmüşümdür hep.   Çocuk büyüdükçe , onu okuyabilirlilik oranımız artması gerekirken daha da karışır bizde işler. Çünkü yemesinden, tuvalet eğitiminden, ders başarısından sıra gelmez resmin bütününe bakmaya… Hepimiz sanki düz bir çizgi üstünde giden bir duygu seyrine sahipmiş gibi , çocuklardan böyle hayali bir davranış ve duygu seyri bekliyoruz.  Allah’ın insanın içine koyduğu  tüm "sinyaller" , biz de ...yazının devamı için tıklayın

Yeniden Doğmak

Gonca Anıl Cuma, 21 Mart 2014
9 aylık heyecanlı bekleyiş sona erdi, yavruma kavuşturana binlerce kez şükürler olsun. İlk annelik öncesine nazaran, daha rahattı ama daha uzun sürdü sanki bu dönem. Belki de minik ablanın heyecanlı bekleyişiyle sona doğru günler geçmek bilmedi. Doğum sonrası hislerimi merak eden ve bir an önce yazmamı bekleyenler vardı, o nedenle geçtim aslında bilgisayar başına. Her annenin söyleyeceği gibi bu süreçte yaşananların tarifi imkansız…  Bir canlının büyümesi için insanın vücudunun vesile olması… Mutluluk içinde mutluluk ve çok büyük bir lütuf… Her kadın doğumdan ...yazının devamı için tıklayın

Dön de Kalbine Bak

Hafize Nur Konuklar Perşembe, 13 Mart 2014
İnsan, şehir, memleket üçgeninde, büyüdükçe küçülen, küçüldükçe büyüyen bir sır var, bir  paralellik var. Hatta insanı ör ör ör memleket olsun, çöz çöz çöz çocuk olsun desem,abartı olmaz.. Buradan nereye mi gelmek istiyorum? O halde yazının sonuna kadar sabredin derim... Evet insandan başlayalım ve kalp isimli çekirdeğin,suda oluşturduğu ilk etkiye bakalım. İlk halkanın oluşturduğu etki diğer halkalarda da hissedilir değil mi? Belki de kalbin rengi ne ise, halkalar da o renge boyanıyor..Hani derler ya; herkes kalbinin ekmeğini yer diye, işte öyle bir şey. Sonra cismimizi ...yazının devamı için tıklayın

Kalpli Pasta ve Kafa Karışıklığı

Sema Maraşlı Pazartesi, 10 Mart 2014
Geçen hafta içinde "Dünya Kadınlar Günü" olması münasebeti ile hafta boyunca gazetelerin sayfalarının pek çoğu kadınlara ayrılmıştı. Yazılar, röportajlar; "Kadına şiddet bitsin" ya da "Kadınlar kutsaldır" babındaydı. Yeni bir şey yok, çözüme dair bir şey yok. Kadınlar günü daha doğrusu haftası feminist söylemlerle geçiştiriliyor. Kadın haklarına yönelik, haberler, yazılar, çıkan kanunlar, kışkırtmalar kadınların kafasını karıştırıyor. Bir karı-kocanın yaşadığı şu olay bu karışıklığı çok iyi anlatıyor. Genç bir karı-koca. Kadın rahat. Kocası tarafından gideceği yerler konusunda kısıtlanmıyor. İstediği gibi akrabaları, arkadaşları ile görüşüyor. ...yazının devamı için tıklayın

“Çocuk Eğitimine Dair Çok Önemli Tüyolar”

Tuğba Akbey İnan Çarşamba, 05 Mart 2014
Elbette böyle müthiş iddialı laflarım yok. Böyle başlıkların son günlerde ne kadar rağbet gördüğünü biliyorum. Çünkü bu zamanın anne ve babaları olan bizler çocuk sahibi olacağımızı öğrendiğimiz andan itibaren pek çok şey kolayca yaşansın ve bitsin istiyoruz. Mümkünse; - Midemiz hiç bulanmasın - Kilo almayalım - Hiç sancımız olmadan doğuralım - Bebek doğunca hemen anne sütü alsın - Gazı olmasın - Gece deliksiz bir uyku çeksin - Ek gıdayı hiç reddetmesin - Hiç yemek seçmesin - İnat etmesin - Bütün söylediklerimizi harfiyyen yerine getirsin - Hastalanmasın - Koşmasın - Oyuncakları ve odasını dağıtmasın - ...yazının devamı için tıklayın

Değişmek Zorunda Mıyız?

Psikolog Fatih Reşit Civelekoğlu Pazartesi, 03 Mart 2014
Öfke duygusunu yok edemeyebiliyoruz. Çünkü bu duyguya eki eden birçok faktör var. Bu faktörlerden bir tanesi genetik faktörler. Diğer bir deyişle fıtrat ( yaratılıştan gelen özelliklerimiz). Hz. Ömer Müslüman olmasından önce de sert, öfkeli, celalli birisiydi ve sonra Müslüman oldu. Ne oldu Müslüman olduktan sonra süt dökmüş kediye mi döndü. Halim selim, vur eline al ekmeğini bir insana mı dönüştü. Hayır dönüşmedi. O öfkesi, o celali, o sertliği devam etti. O zaman bundan şunu anlıyoruz. Bu onun fıtratında olan bir şey. ...yazının devamı için tıklayın

Kur’anı Mehcur Bırakmak

Murat Akgün Pazartesi, 03 Mart 2014
  Kur'an…  Bir rahmet sağanağı…  Küçük bir alem olan insanın, yüreğinde ki iman ağacını besleyen, hayatlandıran ilahi  bir rahmet yağmurudur. Kainatta bir zerre hükmünde olan insanın, Kainatın Rabbi olan Allah tarafından muhatap kabul edilmesidir. Muhatap alınmak… Ne güzel bir nimet… Bazen kendisi gibi bir insan tarafından bile hesaba alınmayan, muhatap kabul edilmeyen, sözlerine bir cevap verilmeyen insanın, Yaratıcı tarafından muhatap alınması ne güzel. Elhamdulillah… Peki, hesaba alınarak ilahî vahye muhatap kılınan biz insanların bu lütuf karşısında ki tutumu nedir? Bizi muhatap kabul eden Rabb-i ...yazının devamı için tıklayın