Adem Güneş

Kamelyalı Kadın’lar, kamelyasız mesajlar!

Adem Güneş Çarşamba, 13 Şubat 2013
Birkaç gün önce bir aile faciası ile karşı karşıya kaldım. Bakın olaya… Akşam saat 11 civarında adamın telefonuna bir mesaj geliyor. Karısı göz ucuyla eşine bakıyor. Adam, gelen mesaja şöyle bir bakıp tebessüm ediyor. Kadın huylanıyor, telefonu eşinin elinden almak için uzandığında, adam gülerek telefonu arkasına saklıyor. Kadın zorluyor, adam saklıyor. Ve sonunda kadın kocasının elindeki telefonu almayı başarıyor.   Mesajlara bakıyor. Son gelen mesaj yok, silinmiş. Eşine “Kim göndermişti az önceki mesajı?” diye soruyor. Adam alaycı bir tavırla “Bilmiyorum, sildim” diyor. Kadın ...yazının devamı için tıklayın

“Allah Bizi İnsan Ede”

Adem Güneş Pazar, 10 Şubat 2013
İnsana hizmet etmek insanı sevebilmekle başlar.   İnsan sevgisi barındıran kişilerin iki duygu durumu belirgindir: “Mahcubiyet” ve “Tevazu”. Tersinden söyleyecek olursak, insan sevgisi olmayan kişiler alçak gönüllü olmayı ve mahcubiyet hissini bilmezler. Bu hâl “duyarsızlık”tır.   Ve bütün zarara uğratıcılar ‘duyarsız’lardır.   Katiller ‘duyarsız’lardır örneğin. Öldürdüğü kişinin çocuklarına karşı kendini mahcup hissetmezler. Onların acısını duymazlar…   Duyarsızların en çok zarara uğrattıkları kişiler, kadın, çocuk, yaşlı ve engellilerdir. Çünkü bunlar zayıftır, savunmasızdır. Ve duyarsızlar savunmasızlara zarar vermekten haz alırlar.   Duyarsız bir kişi, civciv dolu bir kümese giren kedi gibidir. Sevimli ...yazının devamı için tıklayın

Kadını korumak adına aileyi mağdur etmemek gerekir

Adem Güneş Çarşamba, 06 Şubat 2013
Geçen hafta bir grup yüksek yargı mensubu ile hizmet içi eğitim programında Afyonkarahisar’da bir araya geldik. Çocuk ruh sağlığı, aile içi iletişim, çocuklarda davranış bozuklukları ve anne baba olabilme becerisine kadar geniş bir yelpazede sohbet ettik. Türkiye’deki aile sorunlarına hukuk penceresinden bakabilme fırsatı buldum. Genel kanaat şu ki, aileyi ve özellikle ‘kadını koruma’ adına çıkarılan kanunlar teoride çok iyi niyetli olmasına rağmen, pratikte erkeğin ve özellikle aile kurumunun mağduriyetine dönüşmüş durumda.   HSYK müfettişi olan bir yargı mensubu ‘Ailenin Korunmasına Dair Kanun’un uygulanması ...yazının devamı için tıklayın

Terapiye Muhtaç Terapistler

Adem Güneş Salı, 20 Kasım 2012
Geçen yıl yaz ayları idi… Bir hanımefendi telefon etmişti. Yorgun bir ses tonu ile “Hocam, çok kısa vaktinizi alacağım, bana birkaç dakikanızı ayırabilir misiniz?” diyerek yardım talep etmişti…   Böylesi çaresiz bir sesin sahibine “Hayır” diyemezdim. “Buyurun” diyerek kendisini dinlemeye başladım…   Telefondaki ses, öncelikle bu konuşmayı kendisi için değil, bir hanım arkadaşı için yaptığını söyledi. Arkadaşının psikolojisinin oldukça bozuk olduğunu, derdini tam anlatamayacağını düşündüklerinden dolayı ona yardımcı olmak istediklerini söyledi…   Anlatmaya başladı:   “Bayan arkadaşım 35 yaşında ve 10 yıllık evliliğinden 2 çocuğu var. Geçen yıla ...yazının devamı için tıklayın

Tekne orucu’ ve irade eğitimi

Adem Güneş Cumartesi, 04 Ağustos 2012
Çocuk eğitimi, çocuğa zoraki “davranış öğretmek” değil, ona “irade” kazandırabilmektir. Bir başka deyişle çocuğa “iç disiplin” kazandırmaktır. Bugün anne babaların şikâyet ettikleri birçok sorunun kökeninde, iç disiplin elde edememiş çocukların hâllerini görüyoruz. “Bu çocuk neden yarım saat oturup da dersini yapamıyor?” Çünkü bir iç disiplini, iradesi yok ki yarım saat kendisine gücü yetsin de ders yapabilsin. “Bu çocuk neden kemik görmüş ‘fino’ gibi kızların peşinden koşup onları rahatsız ediyor?” Çünkü kendisine gücü yetmiyor, hazlarını kontrol edemiyor, içinde uyanan her duygunun esiri oluyor da ondan. “Peki, bu ...yazının devamı için tıklayın

Kreşe Uzun Süre Bırakılan Çocuklar…

Adem Güneş Pazartesi, 23 Temmuz 2012
İnsanın sevgiye en çok ihtiyaç duyduğu dönem çocukluk dönemidir. Bir kişi, çocukluk yıllarını ne kadar annesinin kucağında ve babasının omuzlarında geçirmişse ruhen o kadar dingin olur. Bu yüzden bir çocuğun ilk yıllarını annesinin yanında geçirmesi çok önemlidir. Sevgi sunan hiç kimse anne kucağı kadar sıcağını sunamaz çocuklara. Ve hiçbir omuz baba omuzu kadar yücelere çıkaramaz çocukları. Özellikle erken çocukluk döneminde bir çocuğu annesinden uzun süre ayrı kalması onun duygusal gelişimini olumsuz etkiler, bazen ciddi hasarlara sebep olabilir. Zira çocukluk döneminde bir duygusal yakına ‘güvenli ...yazının devamı için tıklayın

Öğretmenler İçin Hazırlanan Etik İlkeler

Adem Güneş Salı, 26 Haziran 2012
Çocuğa karşı duyarlı yetişkinlerin yüreğine su serpen haber, Başbakanlık’tan geldi. Başbakanlık, öğretmenler için “etik ilkeler taslağı” hazırlığı içindeymiş. Neler var hazırlanan “öğretmen etik ilkeleri” içinde? “Dedikodu yapma!”, “İdeolojik davranma!”, “Öğrenciyi küçük düşürme!” diye sıralanıp gidiyor. Eğri oturup doğru konuşacak olursak, çocuk eğitimini şiddet ile bir geleneğe dönüştürmüş bizim toplumumuzun bu hastalıklı ruh yapısından bir tavsiye mektubu ile kurtulması imkânsız. Aşağılamak, küçük düşürmek, mahcup etmek, ceza vermek, çocuğun duygu dünyasını tahrip etmek ve bütün bunları da çocuğun “iyiliği için” olduğunu düşünmek, maalesef artık bizim eğitim anlayışımızın ...yazının devamı için tıklayın

Bu film, bizim filmimiz

Adem Güneş Salı, 12 Haziran 2012
Yılan kurbağayı nasıl avlar, denk geldiniz mi hiç?   Bir belgeselde izlemiştim, ürpertici bir sahneydi…   Yılan, hiçbir şeyden haberi olmadan su kenarında “Vrak vrak!” diyen kurbağayı önce çalılar arasından sessizce seyrediyor… Çatal dilini dışarı çıkartarak kurbağaya saldıracağı yere büyük bir soğukkanlılıkla yerleşiyor… Kurbağa sağa sola bakınıp dururken bir ara ağaçlar arasından kendisine bakan yılanın gözlerine denk geliyor…   Yılanın gözleri çok soğuktur… Ölüm soğukluğundadır...   Yılan kurbağaya öyle bir bakıyor ki, az önce türkü söyleyerek dans eden minik kurbağanın birden dizleri titriyor…   Kurbağanın dizlerinin titrediğini gören yılan, “tısssss” ...yazının devamı için tıklayın

Başarılı Öğretmen, Öğrencisine Derste Öğretendir

Adem Güneş Çarşamba, 16 Mayıs 2012
Önceki gün, bir internet kafeye gittim. Oğlumun ödevi vardı, onu yapacaktım. Araştırmacılığı teşvik etmeyen, “google”den terim arayarak yapılan ödevleri ben yapıyorum. İstediğim resmi bulmak için arama tuşuna bastığımda, yan taraftaki hareketlilik dikkatimi çekti. Dönüp baktım. Meğer yalnız değilmişim internet kafede. Birkaç anne-baba daha çocuklarının ödevlerini yapmak için internet arkasında sıraya geçmiş. Bir yandan kızgınlıklarını ifade ediyor, diğer yandan eğitim sistemindeki bu anormal hâle öfkelerini dile getiriyorlar. Gülesim geldi; ama gülmeyi yakıştıramadım ülkemiz eğitiminin ağlanacak hâline. Öğretmenler, “çocuklar ödev yaptıkça daha çok öğreniyor” zannediyorlar. ...yazının devamı için tıklayın

Çocuğa karşı mahcubiyet hissi yitirilirse…

Adem Güneş Çarşamba, 11 Nisan 2012
Önceki gün bir arkadaş telefon etti: “Hocam, biliyorsunuz bizim kız 3 yaşında. Kızımızın araç koltuğuna oturması yasal bir mecburiyet. Ancak koltuğa oturtacağımız sırada ciyak ciyak bağırıyor, tepiniyor… Baş edemiyoruz… Bize bir yol gösterin.” Sordum: “Araca bindiğinizde siz emniyet kemeri takıyor musunuz?” Arkadaş biraz mahcup vaziyette cevap verdi: “Öyle bir alışkanlık edinemedim hocam.” Tebessüm ederek çocuk dünyasını anlatmaya başladım: “Bu yaşlardaki bir çocuğun davranış kazanması, anlatarak, ikna ederek değil, görerek olur… Çocuk neyi görüyorsa öyle biri olur… Yetişkinlerin yapmadığı bir davranış çocuktan istenirse çocuk ...yazının devamı için tıklayın

Annenizi seyreder gibi…

Adem Güneş Pazartesi, 12 Mart 2012
Çocuk ile anne arasındaki ilk yıllar oldukça önemlidir. Bir bebek, henüz tanımadığı sesler ve görüntüler arasında aslında korku ve endişe içindedir ve bir teselliciye ihtiyacı vardır. Endişelerini giderecek bir tesellici bulursa kişilik ve karakterini keyiflice şekillendirir, etrafa gülücükler saçar, ruhu ‘sükûn’ içinde güçlü bir benlik yapısına doğru adım adım ilerler ve çocuk kendisi gibi olur. Eğer bir çocuk bu dönemde güven içerisinde bağlanacak bir kişi bulamazsa huzursuz ve agresif olur, şiddete meyleder. Ne kendisi gibi olabilir ne de kendisinden beklendiği gibi… Ve ...yazının devamı için tıklayın

Yok Edilen Çocukluk Yılları

Adem Güneş Cuma, 24 Şubat 2012
“Çocuklara ne öğretmeli?”, tarih öncesinden beri en sık sorulan sorulardan biridir. Ve her dönemde enteresan enteresan şeyler öğretmeye kalkmış yetişkinler çocuklara. Antik çağlarda yaşamış Homeros’u bilirsiniz. Hani şu meşhur “İlyada” destanını yazan adam. Destan ki ne destan! Tam 16 bin dize… Şimdi sıkı durun! O dönemde yaşayan eğitimciler, faydası olur (!) diye yaklaşık on ciltlik bir ansiklopedi büyüklüğündeki böylesi destanları çocuklara ezberletmişler. Keza İngilizler, zekâları açılsın diye, Hindistan’ı işgal ettikleri yıllarda Hintli çocuklara “logaritma cetveli” ezberletmeye kalkmışlar. Modern eğitim sistemlerini incelediğimizde bu “çağ dışı” ...yazının devamı için tıklayın

Her Çocuk Özeldir

Adem Güneş Salı, 07 Şubat 2012
Osmanlı Devleti’nin eğitim sistemi oldukça ilginçtir. Her çocuğun sahip olduğu potansiyeli ortaya çıkarmak ve o potansiyeli geliştirmek, Osmanlı eğitim sisteminin en önemli özelliğiydi. Bu anlayışa göre her çocuk özeldir ve her çocuğun kendine has yetenekleri vardır. Önemli olan, eğiticinin, bu yetenekleri bulup geliştirmeye çalışmayı becerebilmesidir. Bir hocanın, talebesinin yeteneklerine hitap edemeyeceğini fark ettiğinde, “Falanca semtteki filanca hocayı bulmalı ve ondan ders almalısın.” diyerek öğrencisini sahip olduğu yetenek türüne göre başka hocalara yönlendirmesi çok bildik bir uygulamadır. Günümüzde Howard Gardner ile temsil edilen ...yazının devamı için tıklayın

Çocuğuna sahip çıkan kazanır

Adem Güneş Perşembe, 26 Ocak 2012
Takke düşünce kel görünürmüş ya… Karneler alınınca da eğitim sistemimizin keli göründü. Ama maşallah kimse üzerine alınmıyor. Herkes hesabı çocuklara soruyor. Şu dersin ortalaması niye düşmüş; bu ders niye zayıfmış; eğer zayıflarını düzeltmezsen yazın karne hediyesi alınmayacakmış… Sanki karnedeki notlar sadece çocuklara aitmiş gibi, çocuğun eğitiminden sorumlu herkes kenara çekiliyor, ortada kala kala Paris soytarısı gibi çocuklar kalıyor. Hâlbuki çocukların ellerindeki karneler onların kendisinden daha çok, o çocuğun anne babasının karnesidir. Ve o çocuğa ders anlatan öğretmenin bizzat kendisinin karnesidir. Ve daha da ötesi, ...yazının devamı için tıklayın

Siz Bu Yazıyı Okurken…

Adem Güneş Salı, 17 Ocak 2012
Hiç merak ettiniz mi acaba, geçen yıl kaç aile yıkıldı? Ben merak ettim ve baktım…  Geçen yıl ocaklarında yemek pişen 118 bin aile şu an ortalıklarda yok… Ayrıldılar… Beceremediler evliliği… “Ayrılanların çoğu acaba hangi yaştaki kişiler?” diye bir kez daha baktım istatistiklere, içim sızladı… Ayrılanların çoğunu gençler oluşturuyor… Yaşları 20 ile 24 arasında değişen genç kadınların 25 bini, geçen yıl eşleri ile karşılaştıkları sorunları çözememiş ve baba evine geri dönmüşler… Sonra merak ettim ve “Ayrılıklar evliliklerin en çok hangi yıllarına denk geliyor?” diye bir kez ...yazının devamı için tıklayın