İlker Yenen

Sevdiğinize Hiç Mektup Yazdınız mı?

İlker Yenen Çarşamba, 04 Nisan 2012
Dünyaya teşrifinden itibaren ademoğlu, “su misali kıvrım kıvrım akar”ken hayat yolunda, onun zihinsel (beş duyu) gelişimiyle birlikte konuşma becerisi de, etrafında olup bitenleri, renkleri, şekilleri ve sesleri tecrübe ederek gelişir. Doğuştan getirdiği yetenek ve becerilerini, dış dünyadaki uyarıcıların etkisiyle en güzel şekilde kabiliyete dönüştüren insan, daha sonrasında okumayı ve yazmayı da öğrenir. Bu adımların her biri, erdemli olma yolunda insanoğlu için önemli bir dönüm noktasıdır. Çünkü bu aşamadan sonra okuma, yazma ve de konuşma kabiliyetleriyle dönüşü olmayan bir yola, hayatını anlamlı ...yazının devamı için tıklayın

“Sevgili”nin Yüzüne Bakabilmek

İlker Yenen Pazartesi, 12 Mart 2012
Son günlerdeki yüz nakli operasyonları, onların medyada, toplum zihninde ve de vicdanında yarattığı etkileşimler malumunuz. Toplum içine çıkamayacak derecede olanlar veya çıktıklarında sokağa, kendilerini rahat hissedemeyenler için tıp sahasındaki bu gelişmeler, bir başa çıkma aracı olarak umut verici. Alanın uzmanı olmamamızdan dolayı, bu durumdaki insanların yaşadıkları tecrübelere ve ihtiyaçları hakkında gerekli bilgiye ve de empatiye sahip olmadan, sadece gördüklerimizden, okuduklarımızdan hareketle konu hakkında bir değerlendirme yapmak çok sağlıklı olmayacaktır. Görünen o ki, ülkemizde yüz nakli bekleyen insanların ruhsal durumlarıyla ilgili ...yazının devamı için tıklayın

Siz Olsanız Eşinizi Nereye Kadar Taşırsınız?

İlker Yenen Pazartesi, 20 Şubat 2012
Ulusal ve uluslar arası medyada son zamanlarda bu hikâye ile çok sık karşılaşmaya başladık: Erkek, hasta (kansere veya ciddi bir hastalığa yakalanan) eşine daha fazla bakamayarak (tahammül edemeyerek) ya da bu tek taraflı evlilik hayatına daha fazla katlanamayarak ve nikah masasında vermiş olduğu “hastalıkta ve sağlıkta…” sözünü de unutarak hasta yatağında olan eşini boşama kararı alır. Ardından bu düşüncesini gerçekleştirmek ve vermiş olduğu kararın meşruluğuna kendini de inandırmak için çeşitli arayışlara girer. Sergilediği tutum ve davranış değişiklikleri, belki de hasta ...yazının devamı için tıklayın

Yüzük Takmak Günahı Engeller mi_

İlker Yenen Salı, 07 Şubat 2012
Yüzük takmanın mana ve boyutları, toplumsal yaşamdaki fonksiyonu ve eşler arasında yol açabileceği duygusal krizler hakkında hiç düşündünüz mü? Alyansı taksak ne olur takmasak ne olur demeyin. Geçenlerde ABD’den gelen misafir akademisyenlerle birlikte vakit geçirirken Dr. Michael Hollerich, bizlere şöyle bir soru sordu; ellerimizi işaret ederek Müslümanlar (Erkekler) Artık Yüzük Takmıyor Mu? Bir an şaşkın tebessümlerle birbirimize baktıktan sonra orada bulunan herkes, soruya kendi açısından çeşitli cevaplar verdi. İçimizde bekar olanlar da vardı, ancak çoğumuz alyans takmıyordu. Alyans takmayanlardan biri ...yazının devamı için tıklayın

“Eğlenilecek Kadın, Evlenilecek Kadın” Ayrımı Neden Yapılır?

İlker Yenen Cuma, 27 Ocak 2012
Ülkemizde evlenme yaşı, özellikle de batı bölgelerinde önceki kuşaklarla kıyaslandığında, her geçen gün artmaktadır. Bunun birçok sebebi olmakla birlikte, doğurduğu sonuçlardan biri de sevgili-koca ayrımı veya evlenilecek kadın(eş)-eğlenilecek kadın ayrımıdır. Bu tip bir ayrım, toplumumuzun bazı kesimlerinde zaman zaman arkadaş sohbetlerine konu olmaktadır.   Ayrımdan yana olan, eğlendiği kişiyi nesneleştirerek, yaşadığı eğlenceleri (biraz da abartır), sevinçleri ve de hazları anlatarak sohbetin ikinci aşamasına geçer. Bu aşamada ise evleneceği, çocuklarının annesi olacak kadının/eşin özelliklerini sıralamaya başlar ve (çocuklarıma) “iyi bir baba olacağım” cümlesiyle ...yazının devamı için tıklayın