Yolculuğuma devam edelim. Eşinizle doğru iletişimi yakaladınız. Sıra ailesi ile uyum içinde hareket etmenin öneminde. Tekrar geriye döndüğümde o yıl içinde yaptığım yanlışlıkları hatırlıyorum. Sevmek konusunda kendimi çok zorladığımı düşünüyorum. Oysa sevmek zorunlu değil fakat saygı duymak zorunlu bir davranış.
Eşimin ailesiyle tanıştığım ilk günden itibaren bana yine çok faydası olan bir davranışımdan söz edeyim. Bugün bile yararlarını görebiliyorum. Kendi etrafıma mecazi anlamda bir çember çizdim.
Öyle bir çizgiydi ki karşıdaki kişinin tutumu her ne olursa olsun o duruş hiç değişmedi. O ...yazının devamı için tıklayın
Konuk Yazarlar
Bizim Hikayemiz 2
Nagehan İpek Perşembe, 05 Ocak 2012
Yolculuğuma devam edelim. Eşinizle doğru iletişimi yakaladınız. Sıra ailesi ile uyum içinde hareket etmenin öneminde. Tekrar geriye döndüğümde o yıl içinde yaptığım yanlışlıkları hatırlıyorum. Sevmek konusunda kendimi çok zorladığımı düşünüyorum. Oysa sevmek zorunlu değil fakat saygı duymak zorunlu bir davranış.
Eşimin ailesiyle tanıştığım ilk günden itibaren bana yine çok faydası olan bir davranışımdan söz edeyim. Bugün bile yararlarını görebiliyorum. Kendi etrafıma mecazi anlamda bir çember çizdim.
Öyle bir çizgiydi ki karşıdaki kişinin tutumu her ne olursa olsun o duruş hiç değişmedi. O ...yazının devamı için tıklayın
Evlilikte ‘biz’ olabilen eşler, mutluluğu yakalıyor
Gülay Atasoy Pazartesi, 02 Ocak 2012
Evlilikler canlı bir organizma gibidir. Beslenmek, bakılmak ister. Eşinize baskı yapmadan, evde hükümranlık kurmaya çalışmadan ortak yollar bulunabilir. Evlilik ona değer vermek, saygı göstermek, 'ben' yolundan çıkıp 'biz' olmayı başarmak demektir. Aile ilişkilerinde gönül aynasını kırmayın.Evliliğinizde mutlu olmak mı istiyorsunuz? "Acaba eşime nasıl davranırsam onu mutlu ederim?" sorusunun cevabını mı arıyorsunuz? İşte size yardımcı olacak cevaplar:
Eşinize değer verin. Hayatınızdaki ilk sırayı eşinize verin ve bunu, ona hissettirin. Böyle yaparsanız eşiniz kendini değerli görür. Değerli olduğunu anlayan eş, eşinin hatalarına değer ...yazının devamı için tıklayın
Toparlanın Su Böreği Açıyoruz
Saliha Sultan Cuma, 30 Aralık 2011
Pazar akşamları üzerime afakanlar basıyor. Ertesi gün işe gideceğimi bilmek ruhumu daraltıyor. Amma velâkin çalışmak zorundayım. Zorundayız.
Kadınları mutfaklarından, bahçelerinden dışarıya çıkaran zihniyete kahrediyorum böyle anlarda. Ne işimiz var sahi bizim iş hayatında?
Birçok ortamda kadının çalışmakla ezilmeyeceğini ve haklarına kavuşacağını iddia eden feministler de her Pazar aynı sancıyı çekiyor, biliyorum. Modern, laik veya muhafazakâr; birçok farklı dünya görüşten bir araya geldiğim çalışan kadınların hepsi yorgunluktan şikâyetçi. Fakat özelde durum böyleyken, alt beyinlerine nasıl bir kompleks aşılanmışsa; genele gelince, canla başla çalışmanın ...yazının devamı için tıklayın
Düştüğümüz Yerden Nasıl Kalkabiliriz?
Murat Çiftkaya Çarşamba, 28 Aralık 2011
Birbirini tamamlaması gereken kadın ve erkek, bağımsız kimlikler haline geldi.
Son günlerdeki kadın-erkek tartışmalarını izlerken, aklıma küçük bir Anadolu şehrinde dindar hanım ve erkeklerle ayrı ayrı yaptığım sohbetler geldi. Erkeklerin şikayeti ayrıydı, hanımların ayrı. Ama o günden aklımda en çok şu kısım kaldı:
Bir kadın kızına nasıl bir terbiye ve eğitim vermesi gerektiğini sordu. Kızının yaşını sordum. 14’müş. Gülümsedim ve bu yaştaki bir insanın artık terbiye çağının geçtiğini, ona ancak arkadaş olabileceğini söyledim. Ve birşeyin altını çizdim: “Kızınıza evlendiğinde kocasına itaat edebilmeyi ...yazının devamı için tıklayın
Dünya Kadar Sıkıntı
Nureddin Yıldız Pazartesi, 26 Aralık 2011
Göğsümüzü sıkıştıran irili ufaklı bir yığın sorunla iç içe yaşıyoruz. Kimi insanlar aileden devraldığı sorunlarla yoğrulup giderken kimileri de yaptığı faaliyetler nedeniyle bir yığın sorun üstleniyor. Sorunlarımızın, dertlerimizin dünyevi olanı var, uhrevi olanı var.
Rızık, iş, ailevi ihtiyaçlar, çocuk yetiştirme gibi sorunlar dünyevi sorunlarımız olarak liste başında yer almaktadır. Müslümanların durumu, kabir hayatımız, kıyamet günü endişesi, cennet veya cehennem, çocuklarımızın iman üzere yaşamaları ve kul hakkından arınma gibi sorunlarımız da uhrevi sorunlar listesinin başında yer almaktadır.
İnsan olarak dertsizlik, sıkıntısızlık isteyebiliriz ama ...yazının devamı için tıklayın
Aile Huzuru
Hekimoğlu İsmail Cumartesi, 24 Aralık 2011
Aile deyince aklımıza üç unsur gelir: Kadın, erkek ve çocuklar... Önemli olan eşlerdir.
Eşlerden biri, "benim dediğim olacak", diğeri de, "benim dediğim olacak" derse bu gururla eşler birbirine darılır. Gururlu haller devam ettiğinden, dargınlık da devam eder. Çünkü her biri kendini üstün görüyor. Kadın diyor ki, "o gelsin özür dilesin." Erkek de diyor ki, "Benim suçum ne? O gelsin özür dilesin." Böylece aynı evde oturan eşler, dargınlığa devam edip, iki yabancı gibi yaşıyorlar. Bu hal çekilir dert değildir...
Rahatsızlık öyle büyür ...yazının devamı için tıklayın
İşte Bu Bizim Hikayemiz
Nagehan İpek Cuma, 23 Aralık 2011
Uzun bir aradan sonra yazımla yine sizlerle beraberim. Bir önceki yazımı “Mutsuzluktan Mutlu Olmak” başlığı altında kaleme almıştım. Takip edenler hatırlayacaklardır. Yazının başkahramanı kayın validemdi.
Onun sadece beni çok şaşırtan bir yönünden bahsetmiştim. Eşimle birlikte bununla nasıl baş etmeye çalıştığımızı sizinle paylaşmıştım.
Artık çok olumlu bir süreçteyiz. O gün yaşanılan acı olayları bir daha açmamak üzere tamamen kapatıp sünger çektim. O günleri hatırlarken gülümseyebiliyoruz diye yazmıştım. Bu sürece nasıl geldiğimizi bu yazımda bahsedeceğimin sözünü vermiştim.
Söz verdiğim gibi yazıyorum. Düşünüyordum da yaşanılanları bir ...yazının devamı için tıklayın
Aile Kitap Okuma Saati
Mehmet Nezir GÜL Çarşamba, 21 Aralık 2011
Baba şikâyetçiydi oğlundan:
“Hiç okumuyor hocam, ben ne kadar zorlasam da olumlu sonuç alamadım, ne yapmalıyım?”
Yerinde ve önemli bir soru tabi.
Her baba ve anne, çocuğunun okumasını ister. Ancak bu iş sadece istemekle olmuyor.
Hoca haklı olarak sorar:
“Bu isteğiniz gerçekten takdire şayan ancak sizin okumayla aranız nasıl?”
Baba biraz durakladı ne cevap vereceğini kısaca düşündü ve gerçeği söyledi:
“İşin doğrusunu söylemem gerekirse bu konuda pek iyi olduğumu söyleyemem. Ama ciddi mazeretlerim var.
Küçükken okumaya alıştırılmadım. Beni teşvik eden, zorlayan olmadı.
Şimdi de pek okumaya fırsat bulamıyorum. Aslında ...yazının devamı için tıklayın
Çocukları Bilgisayar Başına Göndermek Sorunu Çözmüyor
Psikolog Fazilet Seyidoğlu Salı, 20 Aralık 2011
Çocuklarının bilgisayar başında saatlerce oturması anne-babaların işine geliyor. Ama işin doğrusu hiç de öyle değil. Sanal âlem çocukları ve ergenleri yalnızlığa ve sorumsuzluğa itiyor. Çocuk ve ergen, ruhunu, ahlak yapısını, değerlerini, kişiliğini öldürüyor.Berk, 5 yaşında hiperaktif bir çocuk. Sadece bilgisayarda şiddet içerikli oyunlar oynarken oturabiliyor. Bütün gün bilgisayarda adamları öldürmekle meşgul. 8 yaşında bilgisayarın başından kalkamayan Elif ise annesi kendisini çağırdığında hayalindeki odasını döşemekle meşgul olduğunu söylüyor. Okuldan bir hışımla eve gelen ergen kızımız Lale doğruca bilgisayarına koşarken, "Anne bir ...yazının devamı için tıklayın
Köpekten Bir Baba
Bekir Kaplan Cuma, 16 Aralık 2011
Uzun zamandır yazmak istediğim bir konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum.
(Neden şimdi yazıyorsun diyebilirsiniz zira aklım başıma yeni geldi!)
Ekranlarda epey bir süre kalan sonra uzun bir süre ara veren ve saha sonra yeni versiyonu çekilen dizilerden biri “Sihirli Annem”…
Aslında ismi özellikle çocuklara çok hoş gelen ve çocuklar üzerinde etki bırakan bir dizi “Sihirli Annem”… Her istediğini bir hareketle gerçekleştiren, her olumsuzluğu bir çırpıda olumlu hale getirebilen, her istediği yere anında ulaşabilen “sihirli” insanların bolca olduğu bu dizi itiraf etmek lazımsa (ben itiraf ...yazının devamı için tıklayın















