Çözüm, ihtilafların ortak değerlere nispet edilmesiyle bulunur.
Ortak değerlerde karşılık bulunamıyorsa, çözüm de bulunamaz.
Bazı konularda bazılarıyla anlaşmanız mümkün olmayabilir. Çok istersiniz, olmaz; çünkü yalnızca bir tarafın istemesi, çabası, sabrı yetmez.
İnadî ihtilaf, kör ihtilaf, irtibatsız ihtilaf, sapmalı ihtilaf; makul farklılıklara benzemez. "İhtilaf rahmettir" sözü makul ve meşru farklılıklar içindir.
Bunun örnekleri o kadar fazla ki, birkaçını seçip zikretmek zor... Çok çeşitli alanlarda çok çeşitli örnekler var.
İnat, nefsanî bir şey. "Benim dediğim olsun" saplantısı... Katlanılabilir sakıncalarını göze alarak, o inadı kabul ettik diyelim. Fakat ...yazının devamı için tıklayın
Yazılar
İnat
Ahmet Selim Pazartesi, 07 Mayıs 2012
Çözüm, ihtilafların ortak değerlere nispet edilmesiyle bulunur.
Ortak değerlerde karşılık bulunamıyorsa, çözüm de bulunamaz.
Bazı konularda bazılarıyla anlaşmanız mümkün olmayabilir. Çok istersiniz, olmaz; çünkü yalnızca bir tarafın istemesi, çabası, sabrı yetmez.
İnadî ihtilaf, kör ihtilaf, irtibatsız ihtilaf, sapmalı ihtilaf; makul farklılıklara benzemez. "İhtilaf rahmettir" sözü makul ve meşru farklılıklar içindir.
Bunun örnekleri o kadar fazla ki, birkaçını seçip zikretmek zor... Çok çeşitli alanlarda çok çeşitli örnekler var.
İnat, nefsanî bir şey. "Benim dediğim olsun" saplantısı... Katlanılabilir sakıncalarını göze alarak, o inadı kabul ettik diyelim. Fakat ...yazının devamı için tıklayın
Eşitlikten Pozitif Ayrımcılığa
Ali Bulaç Pazartesi, 07 Mayıs 2012
Kadın-erkek ilişkisinin doğası, erkeğin kavvam vasfının korunmasına ve aile düzeninde ma'ruf ve meşru çerçevede kadının erkeğe itaat etmesine dayanır. Çünkü erkek ve kadın arasındaki ontolojik bağ eşitliği değil, yaratılıştaki çeşitliliği ve bunun zorunlu sonucu olan farklılığı öngörür.
Modernlik, bu doğayı tahrip etti, fıtratı bozdu. Ailede reisliğin erkekten alınmasıyla kavvam vasıf, sosyo-ekonomik düzenlemelerle itaat ve eşitlik ilkesiyle farklılık aileyi belirleyen sabiteler olmaktan çıktı.
Belirtmek gerekir ki, erkeğin kadın üzerindeki katı tahakkümü, güç merkezli teknolojik gelişme, ulus devletin emredici gücü ve tabiata kaba müdahaleleri ...yazının devamı için tıklayın
Benim Nefsim Hiç Ölmeyecek Gibi!..
Nagehan İpek Pazartesi, 07 Mayıs 2012
Birkaç gün önce çok sevdiğim bir arkadaşımı ebedi âleme uğurladım. Ne acı tevafuktur ki dizlerimin bağını çözen, benliğimin kabul edemediği o haberi başka bir arkadaşımın düğününde aldım.
Çok üzgünüm "hangi cümleler duysam, neler yapsam da kendimi avutsam" diye arayış içindeyim şu günlerde. Baktığım her yerde onu görüyorum. Kulaklarımda onun ahenkle çıkan sevgi sözcükleri “seni seviyorum kadın” deyişi, meğer benim onunla ne güzel ve ne özel anılarım varmış.
“İnsan kaybedince anlarmış” sözü hep söylenir. Ama ben şimdilerde bu sözü aklıma bile getirmiyorum. Rabbimin ...yazının devamı için tıklayın
3 adımda ‘sözel zeka’ geliştirme yöntemleri
Mehtap Kayaoğlu Çarşamba, 02 Mayıs 2012
Başımıza ne geliyorsa dilimizden geliyor. Ya çok konuşuyor boş söylüyoruz; ya ne diyeceğimizi bilemiyoruz; ya bildiğimizi aktaramıyoruz; ya aklımızdakini dilimize yansıtamıyoruz; ya...vs. liste uzayıp gidebilir.
Tüm bunların çocukluktan beri kazanmamız gereken; fakat şartlar doğru oluşturulmadığı için eksikliğini yetişkin hayatımızda hissettiğimiz, aile içi eğitimimizde yapılan hatalara bağlı olduğunu biliyorsak ne yaparız? İlk iş çocuklarımızı doğru yetiştirmeye çalışırız değil mi? Büyüdüklerinde bizim yaşadığımız sorunları yaşamasınlar, kendilerini doğru şekilde ifade edebilsinler, kaşım diyecekleri yerde gözüm diyerek yaşamsal teknik arızalara düşmesinler diye! Zaten anne/baba olmak ...yazının devamı için tıklayın
Akşamüstü, Yağmur, Nehir…
Dr.Habibullah Aktaş Çarşamba, 02 Mayıs 2012
Gün boyu yağmur... Oh ne güzel. Öğleden sonra daha da yoğunlaştı. Bugün öğle sonrası polikliniği açık pencere yaptım, yağmur sesi dinleyerek. Arada bir ayağa kalkıp dışarıyı seyrettim. Birikintilere düşen aceleci damlaları görmek içimi açtı . İçeriye koşamaya çalışanları zevkle seyrettim.Yağmurun kokusunu almaya çalıştım. Her ne kadar Karabük hava kirliliğiyle meşhursa da bir haftadır aralıklarla yağan yağmur toprağın kokusu hissetmemize yardım etti. Baktım dağlar sisli puslu.İş çıkışı tam zamanı diye aklıma geldi. Uzun zamandır nehir kenarında yürümeyi arzuluyorum. Bu mevsim nehir ...yazının devamı için tıklayın
Kadınlar, Dikkat!
Metin Karabaşoğlu Çarşamba, 02 Mayıs 2012
BİR 'ERKEK HAREKETİ' OLARAK FEMİNİZMİN kadına verdiği zarar onu erkekleştirmesi, erkeğe verdiği zarar onu kadınlaştırması, aileye verdiği zarar taşları yerinden oynatması, çocuklara verdiği zarar onları 'babalaşmış anneler' ve 'anneleşmiş babalar' ile yüzyüze getirmesidir.
Rabb-ı Rahîm'in çok hikmetler ile koyduğu ve birbirini tamamlar nitelikteki farklı özellikler, feminizmin elinde bir rakibe dönüşmüş; sonuç itibarıyla, kadınlar erkekleşmiştir.
Feminizm bir erkek hareketidir, dedik. Çünkü, feministlerin tezlerine ve icraatlarına bakarsak, bütün yapıp ettikleri, erkeğin yaptığı işleri kadının da yapabildiğini göstermektir. Kadın da erkek gibi işadamlığı yapabilir, onun ...yazının devamı için tıklayın
Kur’an ve Çocuk
Nureddin Yıldız Pazartesi, 30 Nisan 2012
Hedefimiz, Kur’an’ın kelimelerini ve ruhunu çocuğa verebilmektir. Sadece Kur’an bülbülü olması yeterli değildir. Keşke baliğ olmadan çocuklarımız Kur’an hafızı olabilseler! Yirmi yaşına gelmeden de Kur’an ilimlerini alabilseler! Ama Kur’an’ın bu açıdan, az itibar gördüğü bir zamanda yaşıyoruz. Kendi zamanımıza ve şartlarımıza göre işler yapmak durumundayız. Bu nedenle çocuğumuza ‘Kur’an’ verirken şöyle bir program izlememiz işimizi inşaallah kolaylaştırır:
1- Önce Kur’an’ı çocuğun gözünde yüceltip, sevdirelim. Bu sevgimizde tavizsiz olduğumuza inanmış olsun.
2- Anne ve babayı, Kur’an öğreten hoca olarak tavsiye etmiyoruz. Çocuk Kur’an’ı ...yazının devamı için tıklayın
Hadi Hadi
Tuğba Akbey İnan Cuma, 27 Nisan 2012
Hızın kutsandığı eğitim modelinin çocuklarıyız pek çocuğumuz. Yavaş olana “uyuntu,” “ağırkanlı” ya da “uyuz” dendiği zamanların... Günde kaç kez “hadi” deriz ya da kaç kez duyarız, hesap etsek hızlandırıcı gücün o zaman farkına varırız sanırım.
Oysa yaralarımızın merhemi için daha az stresli olmak, hayatı fark etmek, tefekkür etmek, anı ıskalamamak gibi öğütleri duyarız. İnsan bu kadar hızlandırılmışken nasıl “huşu” ile namaz kılmayı, hemen öfkelenmemeyi, sabrı tavsiye etmeyi, yavaş olana sabretmeyi başarabilir dersiniz?
Küçükken–sonradan deforme etsek de, şimdi daha güzel anlıyorum sözün güzelliğini–“Acele ...yazının devamı için tıklayın
İbret Olsun
İnci Yeşilyurt Sorularınızı Cevaplıyor Cuma, 27 Nisan 2012
İnci Hanım merhaba? Size daha önce 2 kez daha yazmıştım.Tekrar anlatayım; Evliliğimde öyle bir duruma geldik ki artık güzel günler geride kaldı ne yapsamda düzeltemiyorum. Battıkça daha çok batıyoruz. ilk zamanlar da eşim ılımlıydı ben evliliği bilmemekten sürekli dırdır edip durdum.Ailemle eşim arasında köprü olamadım. Ailemle eşim birbirleriyle kaynaşmayı bırakın birbirlerinden nefret eder oldular. Babamın ağır bir lafı oldu eşim bunu unutamıyor. İbret olsun herkese benim yaşadıklarım Birkaç kez bavul topladım İnci Hanım. Tatillerimizde ben hep eşit geçirmek istedim ama ...yazının devamı için tıklayın
Yatak Odası Olmayan Ev
Gülnür Özdemir Perşembe, 26 Nisan 2012
Siz hiç yatak odası olmayan bir ev gördünüz mü?
Küçüktüm, bir tanıdığımızın evini ilk kez ziyarete gitmiştik. İlk ziyaret olduğu için ev sahibi evini gezdirdi, bütün odaları gezdik fakat karı-kocanın muhabbet yeri yoktu.
Belki maddi durumları iyi değildir diye de düşünebilirsiniz fakat maddi durumları çok iyi. Evi gezme işi bittikten sonra annem “yatak odanız yok mu” diye sormuştu. Ev sahibi:”burada kimsenin yatak odası olmaz, ayıptır” demişti.
Bir gün bu aile, bir yaz tatilinde bize yatılı olarak misafirliğe gelmişlerdi. Annem ve ben, karı-kocanın odasını ...yazının devamı için tıklayın















