Yazılar

Tebessüm Sevgi Kapılarını Açan Anahtardır

Sıtkı Aslanhan Perşembe, 24 Kasım 2011
Tebessüm sevgi kapılarını açan bir anahtardır. Tebessüm muhabbetin yüzdeki sıcaklığıdır. Tebessüm kardeşliğin adıdır. Tebessüm etmek sevdirmek, sevindirmektir. Sevap kazanmanın en güzel yoludur tebessüm. Tebessüm gönüldeki bir sırdır. Samimiyetin ifadesidir. Ne güzel söylenmiştir;  Neşeli olmanın hiçbir maliyeti yoktur, ama her şeyi satın alır. Tebessüm insanlar, Güneş ise çiçekler içindir. Ekilen her sevgi er veya geç çiçek açar. Tebessüm sözlere kanat takar… Ne kadar yerinde değil mi? Bugün toplumumuzda buruşuk suratlar, çatık kaşlar öfkeli nice insanlar var.. Geçenlerde yapılmış bir deney üzerine okuduğum makalede; öğretmen bir sınıfa giriyor, ...yazının devamı için tıklayın

Bir Öğretmenle Evli Olmak…

Tuğba Akbey İnan Perşembe, 24 Kasım 2011
Bugün öğretmenler günü... Anılarım öğretmenlerimle olanların ne kadar çok şey öğrettiğini  hissettiriyor bana. Bağırıp çağıranı,kalbimizi kıranı hiç olmadı mı? Elbette oldu? Ama iyiler öyle güzel  eşlik ettiler ki bize, çocukluk ve ergenlik dönemi sancılarını onlar sayesinde aştık. Bize kimsenin inanmadığı dönemde bir öğretmenimizin inanması yetti. O yüzden öğretmenliğin hakkını veremeyenlere merhamet diliyorum Rabbimizden? Hayatımızda güzellikleriyle kalanlarsa; hakkınızı nasıl öderiz bilinmez...                             *** Sekiz yıl öncesine kadar yalnızca öğrenciydim öğretmenler gününde. Sekiz yıldırsa bir öğretmenin eşiyim. Biz de kendi aramızda çeşitlere ayrılıyoruz tabi...Devlet okulunda öğretmenlik yapanların eşleri, özel okulda ...yazının devamı için tıklayın

Çocuğu Kim Müslüman Yapar

Metin Karabaşoğlu Çarşamba, 23 Kasım 2011
ÖZELLİKLE AHİR zaman şartlarında, mü’min anne-babaların sıklıkla dile getirdiği bir endişe vardır. Zamanın kötü olduğundan, giderek daha da kötüleştiğinden hareketle başlayan tahliller, gelir, anne-babanın çocuğuna muhakkak sahip çıkması gerektiği, aksi halde yoldan dinden çıkmasının çok kolay olduğu noktasına kadar dayanır. Böylesi bir tahlilden hareketle geliştirilen tedbirler ise, sıklıkla, kötü bir sonla biter. Aksi takdirde kötü yola düşer endişesiyle iradesine ‘din namına’ âdeta ipotek konulan çocuk, belli bir yaşa geldiğinde, belki de sırf evvelce maruz kaldığı bu baskı yüzünden hakikate karşı duygusal ...yazının devamı için tıklayın

Performans ödevleri

İbrahim Halil Er Çarşamba, 23 Kasım 2011
Veli toplantısında öğretmen kızmaktadır veliye. “Çocuğunuzla hiç ilgilenmiyorsunuz. Dersleri düşük. Hala okuma öğrenmedi” Veli mahcubiyet içinde ezilmektedir. Eveleyip gevelemektedir. Yukarıdaki diyalog, birçok okulda yaşanmaktadır. Çocukları ilköğretime giden veliler bunu iyi bilirler. Özellikle ilköğretim okulu öğretmenleri de artık işin kolayını bulmuş, yoğun ödevler vererek kendi öğretmelere gereken konuları velilere vermektedirler. Ama gözden kaçan bir nokta vardır. Öğretme işi öğretmenindir. Bu soruları öğretmen değil, velinin sorması gerekmektedir. İlköğretim öğrencilerine okulların verdiği ödevler artık işin tadını kaçırmakta, ödev olmaktan çıkıp işkenceye dönüşmektedir. Özellikle performans ...yazının devamı için tıklayın

Asker Yolu Gözler Kuş Yürekler

Esra Rana Çarşamba, 23 Kasım 2011
Bir tanıdığımın tanıdığı hatırıma geldi şimdi. Bu tanıdık tanıdığı teyzemizin şöyle bir huyu varmış: Ev halkını ilgilendiren büyük bir olay olsa bile, son dakikaya kadar kimseye haber vermezmiş. Maksat, telaş olmasın. Mesela ev badana olacak. Pazar günü ev halkı rehavet içinde kahvaltılarını yaparken teyzemiz kahvaltıdan sonra evi toplamalarını, çünkü evin badana yapılacağını haber verirmiş. Benim annem olsa bir hafta öncesinden evi ayağa kaldırırdı. Değil mi ama, eminim çoğumuzun annesi de kendisi de böyledir. En basiti, eve misafir mi gelecek, en ...yazının devamı için tıklayın

Kur’an Sözlüğünden Yaşam Sözlüğüne

Servet Hocaoğulları Çarşamba, 23 Kasım 2011
Bir yazarın “istişare”ye açıksa eğer; kendi sözlüğünden ve usulünden bahsetmesi usuldendir! İstişareye açık olmasına rağmen ( bu niyet ve samimiyette içinde iken) “yazar” sıfatlı kişi, sözlüğünden ve usulünden bahsetmiyorsa eğer; farkında olarak veya olmayarak “öğretmen” psikolojisindedir. Ya da öğretmenini zorlayan öğrenci taşkınlığındadır. Kalemi güçlü öğretmen olmak ile; Kalemden güçlü yazar olmak arasında fark vardır. Anadolu topraklarında yetişen/biten neredeyse her şey ( inanç, sanat, kulluk, görgü, yönetme..) “öğretmen-öğrenci” hiyerarşisindedir. “Soru” ve “Cevap” bu topraklarda Dünya tarlasının sabanı hükmündedir. İslam algılayışımız da bu kodlar üzerindendir. Bizim ilmihalimiz ...yazının devamı için tıklayın

Şehitlerin Yaşadığını Hissetmek…

Sait Çamlıca Salı, 22 Kasım 2011
Üç günlüğüne konferans vermek için Ab-ı Hayat derneğinin davetlisi olarak Sivas’a gitmiştim. Hüseyin AKTAŞ Bey ile birlikte üç gün yoğun bir program yaptık. “Programımızda şehit aileleri derneği de var!” dediklerinde, bir tuhaf oldum. Birçok farklı kurumla programlar yapmaya alışkındım. Ancak “Şehit ailelerinin karşısına geçip konuşma yapmak kolay olmayacak” diye düşündüm. Televizyon ekranında, bir şehit annesinin feryatlarını duyunca bile duygulanan biri olarak, o annelerin / şehit eşlerinin karşısında konuşmak beni korkuttu. Kelimelerin boğazıma düğümleneceğini biliyordum. Programa gitmeden önce “Şehitler Müzesini gezelim!” dediler. ...yazının devamı için tıklayın

Evlilik gemisi kaptanları neleri bilmeli?

Sema Maraşlı Pazartesi, 21 Kasım 2011
Kadınlar ve hataları ile ilgili yazmaya başlarken, erkeklerin hataları ve yapması gerekenlerle de ilgili yazacağım, demiştim. Bu haftadan itibaren bir sürede erkeklere kadınlarla ilgili bilgi verip, ne yapıp ne yapmamaları gerektiği ile ilgili yol göstermeye çalışacağım. Bir misal üzerinden gidersek konuyu anlatmak daha rahat olacak. Öncelikle evlilik hayatını bir gemiye benzetelim. Erkek bu geminin kaptanıdır. Kadın da kıymetli bir yolcu, değerli bir emanettir. Sermayeleri de sevgidir. Birbirlerine ihtiyaçları vardır. Birlikte gitmeleri gereken bir istikamet vardır. Kaptan hem gemiden hem yolcudan sorumludur. ...yazının devamı için tıklayın

Geri Dönmeli miyim?

İnci Yeşilyurt Sorularınızı Cevaplıyor Pazartesi, 21 Kasım 2011
İnci Hanım size şu an çok ihtiyacım var. Eşimle iletişim problemi yaşıyoruz.Geçmişte evliliği bilmemekten birçok hatalar yaptım. O zamanlar eşim ılımlıydı hep anlatırdı.Eşimle ailem arasındada köprü olamadığımdan ağır problemler yaşandı.Eşim evliliğimizi başından beri ailemden kopamadığım için  tatıştığımızı söyledi.Sürekli didişip duruyorduk. 9 ay önce kavgalardan yorulup eşime ayrılmak istediğimi söyledim. Büyük kavga oldu, valizimi toplayıp gidecektim ama gitmek istemiyordum. Eşimin gitmeni istemiyorum kal demesini beklerken eşim engel olmadı. Hala annemlerin evindeyim. Onu arayıp aramamak arasında tereddütteyim. Ailem boşan diyor. Seni aramadı diyorlar. ...yazının devamı için tıklayın

Üç Soru/n

Tuğba Akbey İnan Cumartesi, 19 Kasım 2011
Dinlediğim annelerden, okuduğum kitaplardan, programlardan, gözlemlerimden anladığım o ki; psikoloji bilimi varlığını üç şeye borçlu... Ancak üç şeye cevap verdiği takdirde mutlu hissettirebiliyor annelere kendilerini... Anneler de bu üç şey üzerinden değerlendiriyor anneliklerini ve çocuklarının durumunu. Nedir o üç şey;  İlki beslenme... Anne sütü yerini ek gıdalara bırakmaya başladığında-hatta bazen doğduğunda-başlar bu mücadele.Etraftan söylenen “bu çocuk niye bu kadar zayıf”soruları daha da pekiştirir bu kaygıları. Hatta loğusalığın en katmerli zamanlarında “yoksa çocuğu aç bırakıp sen mi yemek yiyorsun”şakası  yok mu diyecek bir şey ...yazının devamı için tıklayın