Yazarlarımız

Türkiye’de Geri Kalmışlığın Tarihi

Dr.Habibullah Aktaş Pazartesi, 20 Şubat 2012
Neresinden başlasak ki? Kimi zaman algoritma bozuluyor,diyalektik yetersiz kalıyor, karman çorman rastgele bir oradan bir buradan mı bahsetsek acaba? O kadar çok cümle var ki sırasını bekleyen sıra gözetmeksizin çalakalem  gidiversem kafalar karışmış mı olur? Önceki yazılarımda açıklamaya çalıştığım ülkemizin  durumlarını sanki yeterince anlatamamış gibiyim. Meramımın özü içimde kaldı , tıkadı , bir çıkarsam rahatlayacağım da başaramıyor gibiyim. Türkiye’de Geri Kalmışlığın Tarihi ,1970 lerde merhum İsmail Cem ‘in kaleme aldığı fenomen bir eserin adı... Ben tamamını okumadım . Kendime de sizlere de ...yazının devamı için tıklayın

Gündemin Kölesi Olmak

Sait Çamlıca Cuma, 17 Şubat 2012
Köle denilince herkesin aklına, ortaçağın kölelik sistemi geliyor. Ayak ve el bileklerinde kalın zincirleri olan, gündüz sahibinin emrinde karın tokluğuna çalışan, toplum içinde hiçbir statüsü olmayan insanların köleliğini biliyoruz. “Artık kölelik kalmadı!” diyenlerin cahilliğine mi yanarsınız, “Ben özgürüm!” şarkısını söyleyen bir köle oluşuna mı? Kölelik bitmedi, sadece şekli değişti. Zincirsiz kölelik dönemini yaşıyoruz. İnsanlık tarihi boyunca, insanı köle gibi kullanmak isteyen sistemler ve yöneticiler olmuştur. Firavun’u sadece bir şahıs olarak algılarsanız, köleliği anlayamazsınız. Nemrut’u sadece bir yönetici olarak okursanız, köle kullanma mantığını ...yazının devamı için tıklayın

Eşim Her Kavgada Salonda Uyuyor

İnci Yeşilyurt Sorularınızı Cevaplıyor Cuma, 17 Şubat 2012
Esimle farklı kültürlerden gelmemizin ve karakterlerimizin farklı olmasından kaynaklanan yanlıs anlama durumundan dolayı yaklasık on gundur konusmuyoruz ve hatta aynı yatagı da paylasmıyoruz. Bu beni derinden sarsıyor, esim en ufak dahi olsa bir tartısma neticesinde salonda yatıyor, yeni dogum yaptıgım halde bu sekilde davranıyor, hamileligimin son aylarında da surekli boyleydi.B en bu duruma cok üzülüyorum, bu son tartısma da degil ama oncekilerde salonda yatınca bu duruma cok uzuldugumu kendisine çokca ifade etmistim ama buna ragmen maalesef hep tekrarlandı. Bu konuda ...yazının devamı için tıklayın

Ergenlere Yaklaşım ve Tırnak Yeme

Pedagog Mehmet Teber Perşembe, 16 Şubat 2012
Merhabalar değerli anne-babalar. Yeni sorular eşliğinde, çocukları anlamaya devam ediyoruz. Çocuk eğitiminin ilk adımı şüphesiz onları anlamaktır. Onları dünyasını tanımadan onları eğitmeye çalışmak şüphesiz beyhudedir.   Merhaba, benim bir oğlum var 12 yaşında. Bir yaşında babasından ayrıldım. Babası sorumsuz aramıyor. Çocuk yetiştirmek çok zor bunu öğrendim. Size bir konuda danışmak istiyorum ve bana yardımcı olmanızı diliyorum. Oğlumda ergenlik belirtileri başladı. Bunu nasıl kırmadan incitmeden atlatabiliriz. Bu süreç beni endişelendiriyor.   Evet, çocuk yetiştirmek zor. Bir çiçek bile bakım, ilgi isterken bir insan hele küçük ...yazının devamı için tıklayın

14’lüm, Şubat’lım, Kalın Sevdiğim

Esra Rana Salı, 14 Şubat 2012
Aşkın her dilde söylenişi farklı. Sevdanın, muhabbetin, özlemenin… Fakat nerede bir aşk şarkısı olsa, nerede hasretten kavrulmuş bir gönlün ahı olsa, hisseden onu biliyor, tanıyor. Bu anlamda sözler, kelimeler yerini başka bir iletişim diline bırakıyor. Adına ne dersek diyelim… Aşkın farklı söylenişi gibi, her kültürde ifade ettiği anlam da, o anlamı içinde gizleyen yaşanışı da farklı. Biz uzunca bir zamandır kendi kültürümüzün aşk hallerini bırakıp, yüzümüzü zemini kaygan bir anlayışa döndük. Bir çiçek, yanında çikolata, bir akşam yemeği –ki muhakkak loş ışıklar ...yazının devamı için tıklayın

Hatice Yürekli Olabilmek

Nurdan Damla Pazartesi, 13 Şubat 2012
Dünya çalkantı içinde... Aileler sancılı... İnsanlık çağının Haticelerini arıyor. Umudun tükenişiyle birlikte yeni çareler peşinde. Vefayı arıyor yürekler. On beş yaşında bir çocuk bile vefasızlıktan yakınıyor. İnsanlar birbirini kınıyor. Ama o kınadıkları şeyi en ala bir şekilde kendileri yaşıyor. Çağın Hacer’leri nerede? Babalar neden suskun? Sımsıcak yürekli anneler?  Çağlayanlar neden çağıldamıyor? Neden bu kadar tatsız aileler? Nerede o sevgi tüten yürekler? Vefa… Ah nerelerdesin? İstanbul 'da bir semtte mi yadedilir oldu adın? Nerede hayat arkadaşını rahatsız etmemek adına gözükmeden gizlice sıvışan şefkat ...yazının devamı için tıklayın

Tanı

Büşra Karaca Perşembe, 09 Şubat 2012
Biraz aradan sonra tüm okurlara merhaba. Oğlumla yaptığımız kendimizi, kainatı ve Yaratıcımızı tanıma sohbetlerimiz devam ediyor. Bugünlerde çok oynadığı legoları var. Legolara baktık inceledik. Elimize aldık. Anne: Legolara baktığımızda ne görüyoruz? Çocuk: İç içe geçmesi için yuvarlaklar var. A: Evet, legoların iç içe geçsinler diye yuvarlak kısımları var üstlerinde. Alttaki büyük yuvarlakların, aralarına giriyor üstteki yuvarlaklar. İç içe geçebilmesi için böyle tasarlamışlar. Bunları çocuklar oynasın diye tasarlayan birisi ya da bir ekip var. Araba için ayrı, ev için ayrı parçalar düşünmüşler. Farklı şekiller farklı renkler ...yazının devamı için tıklayın

Fast Food Sana Güle Güle

Dyt.Fatma Arslan Çarşamba, 08 Şubat 2012
Sağlıklı ve dengeli beslenebilen öğrencinin okul başarısı artıp, zihin ve kapasite gelişimi uygun değer seviyeye çıkar. Sağlıklı ve dengeli beslenmenin tartışılmaz beslenme aracı sıcak yemektir. Sabah kahvaltısı yapma imkânı bulamayan öğrenci, sıcak öğle yemeği ile beslenme açığını kapatma fırsatı bulmakta, ders dinleme ve yorumlama kapasitesini gün içinde yakalama fırsatı bulmaktadır Fast food besinler adından da anlaşılacağı gibi sınırlı sayıda ürünleri, önceden pişirilmiş olarak veya önceden paketlenmiş şekilde çok pahalı olmayan restoranlarda hızlı bir şekilde yiyip karın doyurmak anlamına gelmektedir. Fastfood denilince ...yazının devamı için tıklayın

Microsoft ‘un Üçbin Çalışanı

Dr.Habibullah Aktaş Salı, 07 Şubat 2012
Üç beş yıl geçmiştir  bir gazetenin pazar ekinde Microsoft' ta çalışan bir Türk mühendisle yapılan mülakatı okuyalı. Adı da neydi Hüseyin miydi, handsome boy. Microsoft’ta live messenger programının ses iletimiyle ilgili bölümünde çalışıyordu. Malum Microsoft yeryüzündeki milyonlarca bilgisayarda kullanılan programları bizim bu Hüseyin gibi mühendislerle kotarıyor. Bizim mühendis internet üzerinden başvurmuş.Online yapılan aşamaları atlattıktan sonra İstanbul’a kadar gelen Microsoft ekibinin face to face (yüzyüze) sınavı sonucunda işe başlamış. Hüseyin, o yıl ve her yıl Microsoft’un mükemmel çalışma olanaklarıyla işe aldığı dünyadaki en zeki 3000 ...yazının devamı için tıklayın

Evlilik Masalı / Son / Terzi

Servet Hocaoğulları Perşembe, 02 Şubat 2012
Evlenmek, çıkmaz sokakta birlikte yaşamaya karar vermektir. Ev’lenmek önce gönül kapısı gönül bahçesine açılan; sonra anlayış kapısı sevgi sokağına çıkan ev’de birlikte ömür yaşatmaktır. Sokağın ucunda aşk mecidi olan ve mescit avlusundan fark edilen sabır patikasından şehrin merkezine inilen ve menzilinde Aile Külliyesine varılan bir kulluk modelidir evlilik. Bugün bu model unutuldu. Aile külliyesinden geriye nostaljik atasözleri ve belli-belirsiz fark edilen tarihi eser kalıntısı gibi davranışlar kaldı.Şehrin kaderi ailenin kaderi ile aynılaştı. Tek umut çıkmaz sokaktaki terzi (nin hikayesinde) idi. Erkek ve kadının birbirlerinin ...yazının devamı için tıklayın