Bir tanıdığımın tanıdığı hatırıma geldi şimdi. Bu tanıdık tanıdığı teyzemizin şöyle bir huyu varmış: Ev halkını ilgilendiren büyük bir olay olsa bile, son dakikaya kadar kimseye haber vermezmiş. Maksat, telaş olmasın. Mesela ev badana olacak. Pazar günü ev halkı rehavet içinde kahvaltılarını yaparken teyzemiz kahvaltıdan sonra evi toplamalarını, çünkü evin badana yapılacağını haber verirmiş. Benim annem olsa bir hafta öncesinden evi ayağa kaldırırdı. Değil mi ama, eminim çoğumuzun annesi de kendisi de böyledir. En basiti, eve misafir mi gelecek, en ...yazının devamı için tıklayın
Yazarlarımız
Asker Yolu Gözler Kuş Yürekler
Esra Rana Çarşamba, 23 Kasım 2011
Bir tanıdığımın tanıdığı hatırıma geldi şimdi. Bu tanıdık tanıdığı teyzemizin şöyle bir huyu varmış: Ev halkını ilgilendiren büyük bir olay olsa bile, son dakikaya kadar kimseye haber vermezmiş. Maksat, telaş olmasın. Mesela ev badana olacak. Pazar günü ev halkı rehavet içinde kahvaltılarını yaparken teyzemiz kahvaltıdan sonra evi toplamalarını, çünkü evin badana yapılacağını haber verirmiş. Benim annem olsa bir hafta öncesinden evi ayağa kaldırırdı. Değil mi ama, eminim çoğumuzun annesi de kendisi de böyledir. En basiti, eve misafir mi gelecek, en ...yazının devamı için tıklayın
Kur’an Sözlüğünden Yaşam Sözlüğüne
Servet Hocaoğulları Çarşamba, 23 Kasım 2011
Bir yazarın “istişare”ye açıksa eğer; kendi sözlüğünden ve usulünden bahsetmesi usuldendir!
İstişareye açık olmasına rağmen ( bu niyet ve samimiyette içinde iken) “yazar” sıfatlı kişi, sözlüğünden ve usulünden bahsetmiyorsa eğer; farkında olarak veya olmayarak “öğretmen” psikolojisindedir. Ya da öğretmenini zorlayan öğrenci taşkınlığındadır.
Kalemi güçlü öğretmen olmak ile; Kalemden güçlü yazar olmak arasında fark vardır.
Anadolu topraklarında yetişen/biten neredeyse her şey ( inanç, sanat, kulluk, görgü, yönetme..) “öğretmen-öğrenci” hiyerarşisindedir.
“Soru” ve “Cevap” bu topraklarda Dünya tarlasının sabanı hükmündedir.
İslam algılayışımız da bu kodlar üzerindendir. Bizim ilmihalimiz ...yazının devamı için tıklayın
Şehitlerin Yaşadığını Hissetmek…
Sait Çamlıca Salı, 22 Kasım 2011
Üç günlüğüne konferans vermek için Ab-ı Hayat derneğinin davetlisi olarak Sivas’a gitmiştim. Hüseyin AKTAŞ Bey ile birlikte üç gün yoğun bir program yaptık. “Programımızda şehit aileleri derneği de var!” dediklerinde, bir tuhaf oldum. Birçok farklı kurumla programlar yapmaya alışkındım. Ancak “Şehit ailelerinin karşısına geçip konuşma yapmak kolay olmayacak” diye düşündüm. Televizyon ekranında, bir şehit annesinin feryatlarını duyunca bile duygulanan biri olarak, o annelerin / şehit eşlerinin karşısında konuşmak beni korkuttu. Kelimelerin boğazıma düğümleneceğini biliyordum.
Programa gitmeden önce “Şehitler Müzesini gezelim!” dediler. ...yazının devamı için tıklayın
Geri Dönmeli miyim?
İnci Yeşilyurt Sorularınızı Cevaplıyor Pazartesi, 21 Kasım 2011
İnci Hanım size şu an çok ihtiyacım var. Eşimle iletişim problemi yaşıyoruz.Geçmişte evliliği bilmemekten birçok hatalar yaptım. O zamanlar eşim ılımlıydı hep anlatırdı.Eşimle ailem arasındada köprü olamadığımdan ağır problemler yaşandı.Eşim evliliğimizi başından beri ailemden kopamadığım için tatıştığımızı söyledi.Sürekli didişip duruyorduk. 9 ay önce kavgalardan yorulup eşime ayrılmak istediğimi söyledim. Büyük kavga oldu, valizimi toplayıp gidecektim ama gitmek istemiyordum. Eşimin gitmeni istemiyorum kal demesini beklerken eşim engel olmadı. Hala annemlerin evindeyim. Onu arayıp aramamak arasında tereddütteyim. Ailem boşan diyor. Seni aramadı diyorlar. ...yazının devamı için tıklayın
Hz.Hatice’nin Ebedi Portresi
Nurdan Damla Cumartesi, 19 Kasım 2011
Hz. Hatice hayatı üzerinden kadına ve insanlığa mühim mesajlar veren bir şahsiyet. Her hali, her yaşayışı, her sözü ince mercekler altında analiz edilmesi gereken bir İslam kadını prototipi. Onun hayat karelerine baktığınızda “Resule dünyadan sevdirilen üç şeyden biri” olduğunun ince nüansını yakalarsınız. Ulaşılması gereken zirveyi çok yakınımızda, içten ve samimimi bir gülümseyişle fark edersiniz.
Bir hayat, dünya ve ahiret sultanlarından birinin portresini içeriyorsa ümmet bilincine sahip herkesin sorumluluğu kapsamında olmalıdır. Resulün (s.a.v.) ilk eşi Hz. Hatice’nin hayat karelerini irdelemek demek, keşfedilmemiş ...yazının devamı için tıklayın
Allah kadınları yaratırken cinsel istekten yoksun mu bırakmış?
Opr.Dr. Ünzile Girişgin Cuma, 18 Kasım 2011
Allah kadınları yaratırken cinsel istekten yoksun mu bırakmış? Peygamber Efendimiz (s.a.v) de kadınlar topluluğuna "Ey kadınlar! Siz isteksiz yaratıldınız; ama eşlerinizin cinsel arzusunu karşılamak vazifeniz, hoşunuza gitse de gitmese de yapacaksınız bu işi" mi demiş. Hadis-i şerîfler öyle yorumlanıyor ki "Aman Allah'ım sanki kadınlar cinsel ilişkiden dolayı zulüm görüyorlar."
Maalesef kadınlarımız cinsel yaşamda hiç rol almak, kendilerini geliştirmek gayreti içinde değiller. Her şey erkekten bekleniyor. Kısır döngü devam edip duruyor. Kadın kocaya sinirli, umursamıyor.
Koca kendisi ile eşi birlikte olmuyor diye kızgın. ...yazının devamı için tıklayın
Eşinize Ayna Olun! Duvar Değil!
Münir Arıkan Perşembe, 17 Kasım 2011
Üzerine düşen ışığın tamamına yakınını kısmını yansıtabilen yüzeylere ayna denir.
Peki Dünya ve Ahiret hayatımızın güzelliği için evlendiğimiz eşlerimizle ayna’nın nasıl bir benzerliği vardır? Ya da başka ifadeyle eşlerimize nasıl ayna olabiliriz?
Yazıya devam etmeden hemen söyleyeyim; Eşlerine ayna değil de duvar olmak isteyenler bu yazıyı lütfen okumasınlar. Onlar zaten ne bilgilerini, ne sevinçlerini ne de iyilik ve ihsanlarını eşleriyle paylaşmayan, eşlerine duvar olmuş “nato mermer nato kafa” insanlardır. Bu yazı, eşlerine soğuk bir hapishane duvarı olmak istemeyen, onlara ayna olmak ...yazının devamı için tıklayın
Çocuğunuza Arkadaş Olabiliyor musunuz?
Mine İzgi Çarşamba, 16 Kasım 2011
Anne babalara, çocuklarınızın arkadaşı olun demiyoruz, onlarla arkadaş olun diyoruz. Çünkü onlara arkadaş olurken anne babalığı da bir kenara bırakmış olmazsınız. Diğer türlü onların arkadaşı olursanız, anne babalığı bir tarafa bırakmanız gerekir. Fakat bu çok yanlış bir davranıştır. Ama arkadaş olmak çok yerinde bir yaklaşım…
ARKA TAŞ: Orta Asya' da savaşın ok ve yay ile yapıldığı dönemlerde Türk
savaşçılar, arkalarından gelebilecek bir saldırıyı önlemek için,
sırtlarını bir ağaca, kaya veya taşa vererek, ok atarlarmış. Atalarımız
genelde bozkır hayatı yaşadıkları için bu sırt dayanan nesne ...yazının devamı için tıklayın
Fıkıh “Din” Değildir
Servet Hocaoğulları Pazartesi, 14 Kasım 2011
Din, Metin/Kur’an ve Metne uygun Kulluk Örneği Peygamber Sünnetidir.
Cümle içinde “Din”in geçmesi demek, Kur’andan açık/muhkem bir ayete ve Peygamberin (arkadaşlarıyla beraber) yaygın/ortak davranışa yaslandığı iddiası var demektir.
İnsanoğlu “Din”i öğrenmenin/yaşamanın yanında; kalbindeki şüpheyi gidermek; zihnini ikna etmek; merak ettiği detayları vüzuha kavuşturmak için soru sorar ve/veya sorununa tatmin olmak için çözüm bekler. İşte bu arayışa cevap veren ince kavrayış ve ikna olunmuş pratik’e Fıkıh diyoruz.
Fıkıh Din değildir.Bu sebepledir ki, fıkıhta görüş farkı ve şüphe/ikna tercih farkı vardır. Mezhep-Meşrep farkı da bu ...yazının devamı için tıklayın
Çocuklar Ve Bağlandıkları Nesneler
Pedagog Mehmet Teber Cumartesi, 12 Kasım 2011
İlk önce bu haftanın çocukça düşüncesine bakıp sonrasında sorumuza geçelim:
Küçük bir çocuk, hamile bir kadının karnına dokunur:
- Ne var sizin karnınızda teyze?
Kadın:
- Çocuğum var evladım.
- Sizin çocuğunuz mu?
- Evet
- Onu seviyor musunuz?
- Evet
- Çok mu seviyorsunuz?
- Evet evladım.
- Öyleyse neden yediniz?
Ne kadar masum bir düşünceye sahipler değil mi? Gelelim sorumuza…
Hocam ben sağlıkçıyım. 2,5 yaşında bir kızım var. Çalıştığım için biraz da bana çok düşkün. Ona bağlıyorum her şeyi. Ben işteyken ve normalde evdeyken de uykusu gelince benim kullandığım boneyi (eşarbın ...yazının devamı için tıklayın















