Selma Aşıkoğlu

Hüsrana Ermeden

Selma Aşıkoğlu Salı, 10 Ocak 2012
Bahar aylarının verimli toprakları içinde iki tohum yan yana yatıyormuş. Tohumlardan biri diğerine, “Ben büyümek istiyorum!” demiş, “Köklerimi altımdaki toprağın derinliklerine ve filizimi yeryüzüne göndermek istiyorum… Baharın müjdecisi tomurcuklarım açılsın istiyorum… Güneşin sıcağını yüzümde, sabahın tatlı dokunuşunu yapraklarımda hissetmek istiyorum!”Ve büyümeye başlamış tohum. İkinci tohum ise, “Ben korkuyorum” demiş. “Köklerimi altımda yatan toprağın derinliklerine gönderirsem, karanlıklarda beni neyin beklediğini bilemem. Üstümdeki toprağı zorlayıp yeryüzüne çıkmaya çalışsam, filizlerim zarar görebilir. Hem tomurcuklarım açmaya başladığında üzerlerinde salyangozlar gezip, onları yemeğe kalkarsa? Ya tomurcuklarım açılıp, ...yazının devamı için tıklayın

Deli Dana Yalnızca Hastalığı Hatırlatmaz!

Selma Aşıkoğlu Salı, 13 Aralık 2011
Yıllar önce seyrettiğim bir belgeselde, hayatının baharında bir genç kızın yakalandığı amansız hastalığı ve ölüme doğru ilerleyişi anlatıyordu. Günbe gün genç kızın bedensel faaliyetlerinde gözle görülür değişiklikler oluyordu. Bir süre sonra düşünme ve konuşmada dâhil insana ait tüm fonksiyonlarını yitiriyor, kendini kontrol edemez hale geliyor ve etrafa saldırıyordu. İçler acısı bu durum karşısında aile tamamen çaresiz, ne yapacağını bilemez haldeydi. Deli dana hastalığına yakalanmış olan geç kız delirerek hayatını kaybediyordu. Belgeselde genç kızın hastalığının sebebi araştırılıyor ve sonunda kasaptan aldığı ...yazının devamı için tıklayın

Biz Geldik

Selma Aşıkoğlu Cumartesi, 05 Kasım 2011
Bayramları güzelleştiren, bizi birbirimize yakınlaştıran hiç şüphesiz ki ikramlarımız, bizler gittiğimiz yerlere kimi zaman tatlılar, şekerlemeler götürüyoruz kimi zaman da hoş sohbetimizi... Misafirlerimize de tatlılar ikram ederken asıl onların gönüllerini hoş edecek sözlerimizi sunuyoruz. İnsanın derununda demlenmiş sözler gönle tesir eder de surur bahşederler. Bazan gözlerdeki bir gülüş veya elimizdeki çiçek bazan da cebimizdeki harçlık veya gönlümüzden sadır olan bir çift güzel söz sadakamız oluveriyor..Nice belalara kalkan olan. Öyle anlar da oluryor ki kavgaya davetiye çıkaran sözlerimiz ok gibi yüreğe saplanıveriyor. Gelin bu bayram ...yazının devamı için tıklayın

Sesini Değil Sözünü Yükselt

Selma Aşıkoğlu Salı, 18 Ekim 2011
Söze "söz" ile başladım. Çünkü kadim bilgilerde, “Daha hiçbir şey var olmamışken, söz vardı’’ denir. Biz de biliyoruz ki her var oluş ‘kün’ hitabı ile var oldu ve söz ile başlayan hayat yine bir ses ile nihayete erecek. Kaf ile nun arasına sıkışmış kâinat, vakti gelince ‘Sur’un sesiyle aslına rücu edecek. Beşerlikten insanlığa yükseliş yine söz ile... Öyle ki Hz. Âdem’in kalbine bildirilen isimler O’nu meleklere rehber eylerken, yeryüzüne halife kıldı. Söz ile hayat bulan düşünce ve fikir imha da eder ihya ...yazının devamı için tıklayın