Servet Hocaoğulları

Evlilik Masalı / Son / Terzi

Servet Hocaoğulları Perşembe, 02 Şubat 2012
Evlenmek, çıkmaz sokakta birlikte yaşamaya karar vermektir. Ev’lenmek önce gönül kapısı gönül bahçesine açılan; sonra anlayış kapısı sevgi sokağına çıkan ev’de birlikte ömür yaşatmaktır. Sokağın ucunda aşk mecidi olan ve mescit avlusundan fark edilen sabır patikasından şehrin merkezine inilen ve menzilinde Aile Külliyesine varılan bir kulluk modelidir evlilik. Bugün bu model unutuldu. Aile külliyesinden geriye nostaljik atasözleri ve belli-belirsiz fark edilen tarihi eser kalıntısı gibi davranışlar kaldı.Şehrin kaderi ailenin kaderi ile aynılaştı. Tek umut çıkmaz sokaktaki terzi (nin hikayesinde) idi. Erkek ve kadının birbirlerinin ...yazının devamı için tıklayın

Evlilik Masalı 2

Servet Hocaoğulları Cumartesi, 21 Ocak 2012
                                                                 “Elbise Zamanı” “...İki taraf da “çıplak” kaldı. O ses adeta onları mahcup etti. Utandılar. Fark’ına varmadan elleri hareketlendi,  örttüler ,  örtündüler. Örtündüklerini fark etmeden!..” “Çıplak!” diye bağırdı çocuk. “Kim?” di çıplak. Çocuktan al haberi dedi biri. Çocuk verdi “manşet”i: “Kral Çıplak!” “Kral Çıplak!” bedeni tanımlamaz. Aldatanı ve aldananı da betimler. İlk çıplak kalan insanlar da zaten ( Adem ve Havva ) aldanmış ve aldatılmıştı. İlk aldanan erkek ve kadın, şeytanın aldatması sonucu çıplak kalınca; mahcup olup tevbe ettiler. O zaman yaratıcı, Rabb onlara seslendi “Kadınlar sizin için ...yazının devamı için tıklayın

Evlilik “Masal”ı

Servet Hocaoğulları Cuma, 06 Ocak 2012
                                                                 - “Taş” Devri-   Birinci Gün Topraktan iki farklı şekilde “beden” yaratıldı. Şekil farkının birini “erkek” diğerine “kadın” denildi. ( ...Seninle benim aramda fark var!” dedi bir taraf. Bir kez duyuldu bu. Bir daha tekrarlamaya hiç ihtiyaç olmadı nedense. Kimbilir belki de o gönüllerdeki tek söz kaldı...) Bedenlere “cinsiyet fıtratı” üflendi. Bedenler  canlandı. Erkekte önce arzu canlandı kadın da ise önce duygu. Erkek “ arzumu canlandırmadan duygularım kıpırdamıyor” dedi; Kadın da “duygum okşanmadan arzum uzaklarda!” deyiverdi. (... aynı yastığa baş koymadan önce; ömür boyu nakarat oldu ...yazının devamı için tıklayın

Erkeğin “Kadın” Anlayışı

Servet Hocaoğulları Perşembe, 15 Aralık 2011
Soğanı hatırlayalım. İç içe geçmiş zarlardan/katmanlardan oluşuyor.  Dış kabuğu bir katman.Altında birinci zar/katman ve derken alt alta sıralı katmanlar.  İnsan da böyle. Dış kabuğu “korunmak” anlamında Müslüman fıtratı. Her çocuk bu fıtrat üzere doğar.  Müslüman fıtratının altında “İnsan / Nefs fıtratı” ve derken üçüncü alt katman olarak “Cinsiyet fıtratı” var.  Dışarıdan baktığınızda dili, giyimi, dini “İslam / Müslüman” var. Bu koruyucu ama sonuçta en dış kabuk.  Oysa bunun altında “İnsan/Nefs” fıtratı var. İnsan fıtratını tanımazsanız eğer; insan kaynaklı her şeyi örten Müslüman kabuğuna aldanırsanız; o ...yazının devamı için tıklayın

Anlamak Değil Duymak İstiyorum

Servet Hocaoğulları Perşembe, 01 Aralık 2011
Kur’an bize “usulünü” anlatır. Kur’anı anlamak, yorumlamak, rehber edinmek, inanmak bu usul üzere olursa “sahih” olur/kalır. Örneğin Kur’an , ayetlerinin çoğunlukla “muhkem/anlaşılacak açıklıkta” olduğunu ve kitabın özünün/temelinin/anasının bu ayetler olduğunu ifade eder. Bazı ayetlerinin de benzetme/betimleme/teşbih/kurgu (yani müteşabih) olduğunu hatırlatır.(3/7) Fakat İnsan nedense muhkem ayetlere ısrarla sorular sorarak neredeyse onu müteşabihe çevirir ve müteşabih ayetler için de akla/kalbe/tarihe zarar “uydurmalar”da bulunur. İnsan müteşabihle yatıp kalkmaya, onun peşine düşmeye yatkındır. Oysa Muhkem ayetlerin beyanı ve tefsiri olur. Beyan, muhkeme örnek/uygulama göstermektir ( tabiri caizse “şekilde görüldüğü gibi” ...yazının devamı için tıklayın

Kur’an Sözlüğünden Yaşam Sözlüğüne

Servet Hocaoğulları Çarşamba, 23 Kasım 2011
Bir yazarın “istişare”ye açıksa eğer; kendi sözlüğünden ve usulünden bahsetmesi usuldendir! İstişareye açık olmasına rağmen ( bu niyet ve samimiyette içinde iken) “yazar” sıfatlı kişi, sözlüğünden ve usulünden bahsetmiyorsa eğer; farkında olarak veya olmayarak “öğretmen” psikolojisindedir. Ya da öğretmenini zorlayan öğrenci taşkınlığındadır. Kalemi güçlü öğretmen olmak ile; Kalemden güçlü yazar olmak arasında fark vardır. Anadolu topraklarında yetişen/biten neredeyse her şey ( inanç, sanat, kulluk, görgü, yönetme..) “öğretmen-öğrenci” hiyerarşisindedir. “Soru” ve “Cevap” bu topraklarda Dünya tarlasının sabanı hükmündedir. İslam algılayışımız da bu kodlar üzerindendir. Bizim ilmihalimiz ...yazının devamı için tıklayın

Fıkıh “Din” Değildir

Servet Hocaoğulları Pazartesi, 14 Kasım 2011
Din, Metin/Kur’an ve Metne uygun Kulluk Örneği Peygamber Sünnetidir. Cümle içinde “Din”in geçmesi demek, Kur’andan açık/muhkem bir ayete ve Peygamberin (arkadaşlarıyla beraber) yaygın/ortak davranışa yaslandığı iddiası var demektir. İnsanoğlu “Din”i öğrenmenin/yaşamanın yanında; kalbindeki şüpheyi gidermek; zihnini ikna etmek; merak ettiği detayları vüzuha kavuşturmak için soru sorar ve/veya sorununa tatmin olmak için çözüm bekler. İşte bu arayışa cevap veren ince kavrayış ve ikna olunmuş pratik’e Fıkıh diyoruz. Fıkıh Din değildir.Bu sebepledir ki, fıkıhta görüş farkı ve şüphe/ikna tercih farkı vardır. Mezhep-Meşrep farkı da bu ...yazının devamı için tıklayın

Evlilik Pratiği mi? Aile Davranışı mı?

Servet Hocaoğulları Cuma, 04 Kasım 2011
Pratik, (aktarılan) bilgiye dayalı ve/veya taklide dayalı fiildir. Davranış, iradeye dayalı, kişilik parçası haline gelen/getirilen tercihli/maksatlı eylem veya duruştur. Modern yaşam algısı “pratik” üzeredir. Gelenekli yaşam ise “davranış” eksenlidir. Modernin acelesi vardır ve her şeyin bu nedenle hızlı - pratik ( Fast) tarafındadır. Fastfood yiyecek gibi. Gelenekli olan ise ( geleneksel demiyorum!) “acele işe şeytan karışır” tecrübesiyle her şeyi ağırdan alır ve asıl/usul üzere özümseterek, benimseterek, “üç kuşak bir arada”da ısrar ederek kişilik parçası haline getirerek “davranış” tarafındadır. Modern anaforda, metropolitan kentte yaşayan bizler kabul ...yazının devamı için tıklayın

Kadın Din’e mi ait Medeniyet’e mi?

Servet Hocaoğulları Perşembe, 27 Ekim 2011
Din Vahy’dir. Vahy “metin” ile sabit Kitap ve Peygambere ait hadise ( söz-olay-süreç)dir. Vahyi algı ve yorumlama; peygamberi taklit/örnekleme ise din değil “medeni” olmak çabasıdır. Vahye ait olan ile insana ait olanı katıştırmak; dine ait olan ile medeniyete ait olanı ayrıştıramamak demektir. Medeni olmak ( bir medeniyete ait olmak vurgusu ile okumanızı rica ediyorum) ile Müslüman olmak aynılaşırsa eğer; medeniyetin sana –tarihle- taşıdığını din diye anlaman kaçınılmaz olur. Örneğin çoğumuzun evlilik, çocuk, aile, kadın-erkek ilişkileri, cinsellik, eşitlik tanımları, metotları, kurguları (içinde ne kadar ayet ...yazının devamı için tıklayın

İnternet ve Dünyasızlaştırma

Servet Hocaoğulları Perşembe, 20 Ekim 2011
Tv ve Evsizlik...İnternet ve Dünyasızlaşma...   Tv ve İnternet yasağı veya disiplini kast etmiyorum.   Örneğin evsizleştiren kitap, arkadaş çevresi ve hatta şehir de var. Dünyasızlaştıran tarikat, sohbet ve hatta din anlayışı da var.   O zaman evsizliği ve dünyasızlaşmayı netleştirelim.   Perde arkasında duran “İnsan”ı davet ettiğinizde perde önüne bir “kadın” ve bir “erkek” çıkar.   Fakat bir kadın ve bir erkek tekleşince/çiftleşince ortaya “İnsan” çıkmaz.   O zaman kadın ve erkek’in “İnsan”ı oldurmak gibi temel/ fıtri ödevi vardır.   İnsanı oldurma mekanı evdir.Dolayısıyla evsizlik İnsanı oldurmada bir sorundur.   Evin içinde olupta insanı olduramayanların ...yazının devamı için tıklayın