Kendime Kıyamıyorum

10 Ocak 2015Yarım Elma19 Yorum »

yarım elma

Bir türlü karar veremiyoruz. Çevremizde bize söylenen alternatifler arasında kaybolup gidebiliyoruz. Bazen söylenen kişi bizi allak bullak ediyor. “Yaşı da çokmuş ya… O kadar da olur mu?” diyebiliyoruz. Bazen “Pek de çirkinmiş buna mı layığım?” diye içimizden geçiriyoruz. Okuduğum okulların, bulunduğum konumun yanına gitmez. Benim aileme yakışmaz. Yanımda bir duruşu olmalı. Beni taşımalı…Kariyerimin yanına yakışabilir biri olmalı…deyip dururuz.

Özellikle evliliği geciktirenlere dikkat edin. İki uçlardayız. Ya çok sevebilen ya da sevemeyen kişiler… Çok sevenler daha şanslı aslında, en azından duygusu var fakat diğer kısımda olanlar ciddi problem. Dünyalığın her ne kadar inkarda etseler hücrelerine kadar kapladığı profil. Benim isteklerim ne mevki, ne makam, ne ev, ne araba, ne de güzellik derler dururlar… Yalnız tercihlerimiz bu tuzağa düşürür bizi.

Erkek veya kadın fark etmiyor bu durumda. Her ikisi de cinsiyetine göre uç tercihlerde bulunabiliyor.

Yaşı geçmiş genel özellikleri ortalamanın biraz üstündeki erkeklerin genel takıntısı, güzel eştir. İşi iyidir, kariyeri vardır, para da kazanıyordur. Ailesi de ortalamanın üstündedir… İşte bu kadar iyiye layıktır bir güzel…Fakat nedense bulamaz yerde gökte… Neden bulamaz biliyor musunuz? Kendisini kıyamadığı için. Kendisini çok sevdiği için. Kendisine aşık olduğu için… “Kendini sevmek” olayını o kadar pohpohladılar ki  narsistliğin eşiğinde normalleştirilmiş, şişmiş bir ego ortaya çıktı…

İşi ve kariyeri var, güzel de bir kız ama evlenmiyor. Onu  getiriyorlar, bunu getiriyorlar “cık, yok”. “Boyu kısa, benden az alır bu, ailesi pek iyi değil, giyinişi de rüküşmüş”….olmaz olmaz olmaz….Peki neden? Kendisini kıyamaz.Kendisini o kadar sever ve beğenir ki….Alttan alta büyüyen egosu ona ciddi çelme takmıştır…

Bu duygu onu öyle besler ki gerçek hayattan uzaklaşır. Kendi içinde ürettiği balonun içinde döner durur… Bu iki tipi de akvaryumdaki balığa ve kafesteki kuşa benzetiyorum… Balık zanneder ki akvaryum kadar alan var… Kuş çırpınsa da çıkamayacağı gerçeğini bilse de çıkamaz kafesten. Özgürlüğü gitmiştir. Aslında çabaladığı takdirde kafesin tellerine çarptığında anlar.  Hayatı bunlardan ibaret zanneder. Gider gelir, gider gelir…

Biz normal şartlarda evlenmeyi geciktiren arkadaşlar! Kendini fazla sevenler, kendimiz sevmekten biraz taviz verme zamanı gelmedi mi?

Kendimizi fazla düşündüğümüzden azıcık bile olsa başkasını hayatımıza alma zamanı gelmedi mi?

“Ben böyleyim, beni böyle kabul et, neysem o” ifadesinin saçmalığı kadar bir ifade var mıdır acaba?

Bencillik dolu, egoist temelli, enaniyet kokan bir ifade… Evlilik müessessinin altına konan dinamit ifadelerden birisi olduğunu düşünüyorum… Bunu çok dillendirenler de narsistlik tohumları çimlenmeye başlamıştır…

Evlilik, mehter ritimleri gibi iki adım, bir geri olması gereken bir durum asgaride… Herkes bir adım atmadığı takdirde huzurun bulunamayacağı gerçeğiyle karşı karşıya kalıyor… Herkes bir adım attığı takdirde ortada buluşulup, yola birlikte devam ediliyor. Yoksa “Ben Böyleyim” diyerek inat ettiğin takdirde, yanında olan kişi sadece pusudadır. Daha sonra bu halinden o da hoşlanmayacak ve söylenmeye başlayacaktır…

Tabii ki karşındaki kişiye göre şekillen, temel özelliklerinden taviz vererek şeklini boz demiyorum. Bizi biz yapan temel değerlerden taviz vermek, zaten ikinci etapta bizi bizden götürür. Şahsiyetimizi zedeler. Kastettiğim daha insani tercihler, istekler, zaaflar boyutunda.  İlgi duyduğu, sevdiği kişiye göre onun hassasiyetlerine göre bazı adımlar atabilir insan.  Bazen olmaz olmaz dediğiniz bir şey bile rahatlıkla olabilir bu durumlarda.

“Seni tanıdığım kadar seviyorum, tanımadığım kadar da güveniyorum” diyebileceğiniz kısmetli günler diliyorum…

Özellikle paylaşmak istediğiniz konular ve tespitleriniz için 2elmayarim@gmail.com e-posta adresini kullanabilirsiniz

 

Okunma Sayısı : 7.392

Yorum yapın

“Kendime Kıyamıyorum” için 19 Yorum

  1. ayşe diyor ki:

    S.a.bu konudan yakınan iki arkadaşım var.yaş 35 40 .ve hala durup durup turnayı gözünden vurmayı beklerken, yaşlanıp turşu kurulma vakitlerinin geldiğinin farkında değiller. Aradıkları özellikler zengin iyi bir mesleği olacak genç gösterecek, kalbi çok sevecek. İnsan hiçmi aynaya bakmaz, sen nesinki ne bekliyorsun. Ha bide nazlarını çekecek biri olacak.bunlar rüyalarda yaşıyor.porsumusler artık benim yüzüme kim bakar,demiyorlarda. Kendilerini 15 yaşında genç güzel zannediyorlar. İnsan azıcık tevazulu olur ya.tren kaçıyor haberleri yok.

    • .:. diyor ki:

      Erkek veya Kadın Farkında olunmayan bir çok konu oldugu aşikar aslında.

      Rızkı veren Allah, dilediğine, arttıran, dilediğine eksilten de Allah , İnsanoğlu nun bunu ne şekilde arttırabileceği veya ne tur yanlışlıklar sonucu eksiltebileceği de Çok teferruatlı bir şekilde bir çok sure de ayet lerle açıklanmış, Bu ayetlerin önlerine ve arkalarına baktığımızda anlamlandırıp güncel yaşantımıza uyguladığımızda bunu çok rahat görebiliyoruz.

      Sadece rızık ile ilgili yuzlerce ayet var.

      http://meal.ihya.org/kurandan-ayetler/kuranda-gecen-rizik-ile-ilgili-ayetler.html

      “İnsan azıcık tevazulu olur ya.”
      Sadece tevazu lu olması bile bir çok eksikliği giderebilecek durumdur.

      Belki de insanoğlunun en çok verimli olduğu çağlar 16 ile 40 yaşları çivarıdır. Bu aradaki zman sanki kayıp olmuş gibi anlattıklarınızda . Hakikatten farkında değiller,

      Belki de farkındadalar ancak kendi gibi veya bir kaç sefer tecrübe etmiş farklı biri gibi birini bir umut olarak beklemektedirler.

      • .:. diyor ki:

        “Beş şey gelmeden evvel beş şeyi ganimet bil:

        • İhtiyarlık gelmeden gençliğini,
        • Hastalık gelmeden sıhhatini,
        • Fakirlik gelmeden zenginliğini,
        • Meşguliyet gelmeden boş vaktini,
        • Ecel gelmeden hayatını…”

        (Hakim, Müstedrek, 7846)
        Hadis-i şerif.

  2. Tuğrul diyor ki:

    “Ben böyleyim. Beni böyle sev.” sözlerinin boş, altı gurur ve ego olduğu tespiti çok isabetli. Zira güzel ahlak ancak nefsi zorlamak, terbiye etmekle mümkün. Kimse gökten inen bi melek değil, herkesin eksikleri var. Sen eğer (genelde Allah Rasulünün belirttiği) ahlak değerlerinde değilsen, ya da hiç öyle bi gayretin yoksa neyini seveyim? Tek cevap: Güzelliğini! Peki o zaman sana; sadece zahirî, geçici, menfaatperest, egoist, nefis hesabına, yani hayvanî bi nazarla baksam, iç yüzünü sevmesem razı mısın? Hayır! Demek ki Hakiki sevgi iç güzelliğiyle mümkün ve o yolda gayret gösteriyor olmakla.
    Benim tespitim şu ki: insan karşı tarafı memnun ve razı ettiği zaman mutlu oluyor, çünkü seviliyor. Sadece kendi hayatı, kendi prensipleri ve daima ‘kendi’ olan kişi sevilmiyor ve yalnız kalıyor, tabi mutsuz oluyor.

  3. Abdullah Bir diyor ki:

    Gerek bu yazının gerekse bu sitedeki diğer benzer yazıların altında ki yorumların “istisnasız tamamını” okudum.

    Özellikle yaşı 30 un üstünde olduğu halde evlen(e)memiş hanımların tamamına yakını yorumlarında evlen(e)memiş olmalarının bir tür “kader, kısmet, nasip işi, Allah’ın taktiri” olduğunu ifade ederek kendilerine acı ve sıkıntı veren bu mevcut durumdan kurtulmaya; tamamen kurtulamsalar bile en azından sıkıntı ve acılarını hafifletmeye çalışıyorlar.

    Çevresinde ki kadın yaşıtlarının çogunun evlenip çoluk cocuğa karıştığı bir ortamda her gün; (kötü de olsa) bir kocası olan kadınların alaycı veya acıma ifade eden soruları ve bakışları ile muhatap olmak gerçekten çok zor olsa gerek.

    Allah yar ve yardımcıları olsun.

    Çünkü, bu büyük bir imtihan sonuç olarak…

    Ama dediğim gibi bu bir SONUÇ… Ve yaşanan her sonuçun da NEDEN veya SEBEP’leri vardır.

    Diğer taraftan yaşananlardan dersler almak, bir başka ifade ile aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar beklememek lazım. Çünkü her zaman aynı şeyleri yaparak farklı sonuç beklemek sadece ahmak ve aptalların işidir.

    Bir arkadaşımın dediği gibi…

    “”Bazen insanlar kendi imtihanlarını kendileri ağıırlaştırırlar ama çoğu zaman bun farkında olmazlar””

    Kırkını devirmiş bir abiniz olarak tüm samimiyetim ve inancımla ifade ediyorum
    “Yaptığınız hatalar veya yapmadığnız doğrular sebebiyle bu güne kadar neleri kaybettiğinizin hesabını yapın ve geçmiş dosyasını kapatın.”

    “”Belki bundan 15-20 yıl önce SEÇİCİ pozisyonunda iken bugün itibarıyla SEÇİLECEK olan durumda olabilirsiniz. Bu durumun sizlerin bundan sonra evlenebileceğinize dair olan inancınızı yitirmenize sebep olmasın.Yaşama sevincinizi ve geleceğe dair umudunuzu kaybetmeyin, çünkü Hiç bir şey için geç değil.””

    Yeter ki bu konuda geçmişte yaptığınız hataları yapmayın ve yapmadığınız doğruları yapmaktan korkmayın…

    Görünürde yaşadığımız dünya ne kadar büyük görünürse görünsün YALNIZ bir kadın ve erkek için gerçekten çok KÜÇÜK.

    • _/) diyor ki:

      Neticeyi tümüyle bireysel sebeplere bağlamak ve evlenecek birini bulamayanlara suçluluk hissettirmek pek doğru bir yaklaşım sayılmaz. İçinde bulunduğumuz bu kaptik toplumda bu meseleler gerçekten karışık ve bazılarımızınçevresel imkanları da müsait olmayabiliyor.

      • Abdullah Bir diyor ki:

        Sayın Mustafa_/)

        Bizler (Hz. İbrahimin ateşine ağzında su damlası taşıyan karınca misali) bu ateşi södürmekle (sonuç) ile mükellef olmadığımızın farkındayız. Ateşin sönmesi veya sönmemesi bir SONUÇ.

        Bizim derdimiz problemin NEDENLERİNİ ortaya koymak ve İlmimiz ölçüsünde kangren olmuş bu yarayı tedavi etmeye çalışmak, ÇÖZÜM ÖNERİLERİ getirmek.

        Yalnızlığın ne tür bir ACI olduğunu bilen bir KUL olarak başka yalnız kulların kanayan yarasına tuz basmak gibi bir derdimiz yok.
        İfadelerimizden böyle bir sonuç çıkıyorsa bu bizim eksikliğimiz veya hatamızdır.

        Sözlerimzden incinen yuva kuramamış Kardeşlerimiz varsa özür dileriz….

  4. ruya diyor ki:

    Ben bu evlilik meselesini hala anlayamadim beni gören sen nasıl bekar kaldın dıyor kaprisli degilim ama insanın hicmi gönlüne göre bir kısmeti cikmaz zamanında hatalarım muhakkak olmuştur tanımaya calışmadan olumsuz karar vermek gibi kader deyip geciyorum artık yasım 41 oldu hernekadar göstermesemde gercek bu bu saatten sonra evlenirmiyim bilmiyorum hersey icin cok gec gibi ama yalnız kalmak cok zor beni sadece benim durumumda olanlar anlayabilir.

    • Mustafa _/) diyor ki:

      Merhaba Rüya Hanım. 49 yaşındaki halamı önceki hafta evlendirdik hamdolsun. Severek ve genç kız heyecanıyla ilk kez evlendi. Beklenmedik şeyler de olabiliyor. Allah sabır versin, yardımcınız olsun. Mevlam bekarlarımızın yüreğine sükunet nasip ersin

  5. ahde vefa diyor ki:

    Çok uzun zamandır Sema hanımı,yazılarını ,çocuk ve aile,evlilik okulu hepsini takip ediyorum…yazıların hepsine de içimden cevaplar yorumlar yazıyorum…Ben de aynen kendini çok seven bencil,enaniyeti tavan yapmış kimselerin evliliği zorlaştırdığı kanaatindeyim…Elbette denk olmak gerekli dinimiz buna önem vermiş fakat inanıyorum ki şuan da asıl denklik,İslamı yaşamadaki azmimizde,günahlardan haramlardan kaçınmadaki ısrarımızda,İslami ilim ve kültürümüzde olmalı…iyi huylu güler yüzlü terbiyeli edepli insan için dua etmeliyiz…Müminler mümin olma vasıflarını yitirmemeli…O kadar çok şey yazmak istiyorum ki hepsini yazmak mümkün değil elbette…Ben evlenmek isteyen bekar dul boşanmış olanlara mümkün mertebe yardım etmemiz gerektiğini düşünüyorum,Ahir zamanda bekar durmak en büyük fitne Allah korusun…Ben bir evlilik yaptım 7-8 yıl oldu ayrıldık,bu bizim imtihanımızmış,Evlilikle imtihan çok zor…Rabbim kadını ve erkeği birbirlerine örtü olsun diye,haramlardan korumak için ,nesil devam etsin diye yaratmış,aksinin iyi olduğunu düşünen doğru yolda değildir.Ben evliliğim sonlandı diye,eşimden şiddet gördüm diye ….daha uzayabilir gerek yok eskileri anmaya… Bu beni erkek düşmanı yapmaz,her kadın aynı değil,her erkek te aynı değil…Ben Üniversite okudum fakat örtülü hakkıyla muhafaza edemiyeceğim için çalışmadım,erkeklerle muhatap olmanın çok doğru olmadığını düşünüyorum…Eski kafalıyım elhamdülillah,hanımlar belki çok kızacak fakat.Lütfen eğer etrafında güzel meziyetleri olan evli olmayan hanım ve beyler varsa onlara evlenmeyi düşünüyor mu diye soralım,dinimiz bunu emrediyor,yardım edelim,çünkü inanın bilhassa hanımlar edeben evlenmek istiyorum diyemiyor

    • Jalal Jalaly diyor ki:

      Rahman ve Rahim olan Allah’ın adı ile,
      Bende sizin gibi düşünüyorum lakin boşanmış insanların tekrar evlenmesine kimse vesile olmak istemiyor.Çevreden bulunan adaylarda nefis kabarmayınca olmuyor.Ya yazıda bahsedildiği gibi ortak noktalarda buluşulacak ya da birbirimize hakkı ve sabrı tavsiye edeceğiz.Allah yar ve yardımcımız olsun.

      • ahde vefa diyor ki:

        Ve Aleyna Aleykümselam…Haklısınız,herkesin kendisinin birilerini bulduğu bir düzendir tutturulmuş gidiyor,Kimse de elini taşın altına koymak istemiyor,işimize öyle geliyor zannımca,Fakat bu gayri İslami bir durum…elbette içimizde evli olmayanlara bir şeyleri vesile ederek yardımcı olmalıyız,evlenmek isteyenlerde taviz dini yönlerden olmadıkça elinden geleni yapmalı,nikahta hayır vardır,vesselam

    • _/) diyor ki:

      Allah razı olsun, aynı düşünceleri paylaşıyorum. Bu zamanda bu işler gerçekten zor, sebepler sadece bireyselde değil. Bize şu dünyadaki asli vazifemizin farkında olup kulluğumuz devam etmek düşüyor.

  6. rabia diyor ki:

    merhaba ,yazdıklarınızda ne kadar haklı yonlerde olsa katılmıyorum çevremde bana hep bunlarla eleştirirdi son 5 yıldır daha acığım onlara karşı ve hepsi şahıt oldular ve artık pes diyorlar bu kadarmı olur biz seni anlıyamıyorduk sen haklısın ,bekar kal daha ıyı.
    yanı bızler birşeyleri onem verdik neye kısa ve öz Allah rızası ,dindarlar ve yaşadığını sananlar veya modernler bunu iki yuzluluğunu yapıyorlar ve hepsi bir maske takıyor ,kendim artık maskelerini düşürmekden yoruldum ,40 olacagım ama verdiğim hayır lardan bir tanesı ne pişman değilim, kendim bayan açısında yazıyorum eminim bunun farklısını yaşayan erkekerde vardır.
    hatta bana ne olur bır kıtap yaz v.s yok diyorum kalsın sadece musalla taşında teksem benım Rabbim benı benden iyi biliyor vardır bunlarda da bir hayır :) aşık ve sevenlere saygım var cunku belki bunu yaşasaydım birseyler farklı olur muydu?
    benı en etkilediğını düşündüğüm bey bile 3 ay sonra içinin boş olduüunu görüp bu hayat kimse için feda edemem ailemden Allah razı olsun onların guzellğine guzellik katacak aile yok varsa da daha tanışmadım .en basit ve en onemlisi bir bardak çayı ağız tadıyla içmek ,bizim gelinimiz var Allah razı olsun farklı memleket ,kultur v.s ama biz onlara gıttık ağız tadıyla çay içtik 9 yıl oldu biz hala ağız tadıyla cay içiyoruz .
    bize soran akrabalara dediğim beraber bir bardak çayımızı guzel içtik hala içiyoruz olmadımı imtihanlar oldu ama biz o çayın tadını hiç kaçırmadık artık o benım kardeşim ailenin 4.kızı oldu hamdolsun 2 yeğenimde süperler saygılarımla

    • Jalal Jalaly diyor ki:

      Rahman ve Rahim olan Allah’ın adı ile,
      Asgari gerekliliklerde buluşmalı insan.
      Selam ve dua ile.

  7. irmak diyor ki:

    Cok sevdigim bir cocukluk arkadasim da, halkin deyimiyle, “uzumun copu, armudun sapi” gibi bahanelerle bircok kismetini geri cevirdi ,evlenemedi.Bir alis veris te uc tane hediyelik,ayni tip kristal takim her takimda bes parca vardi)aldim. bizi ziyaret eden bu arkadasa gosterdim nasil diye, arkadas soyle bir dikkatle bakti her bir kutuya ve benim,annemin gormedigi goremedigi kusurlari gordu, gosterdi ve o uc kristal takimin kusursuz olanlarindan bir takim cikti diger ikiyi geri goturup verdim. anlatmak istedigim, bu arkadasim”mukemmeliyyetci” denen guruptan ve bu onun yaratilisinda ve karakterinde,onun bunun goremedigi kusurlari goruyor. Bu yuzden evlene miyor.

  8. Çağlar diyor ki:

    İnsanın en büyük dostu da kendisi düşmanı da. Zaman oluyor ki korkularımız bizi yönetiyor. Suçlu ben miyim? Kısmen. Annem, babam beni severek değil de korkutarak büyüttüler. Maya çok nemli.
    Uzun uzun düşündüm, insan sevgi ürünü olmalı. Şehvet, zevk ürünü değil.

    • Havva diyor ki:

      Ortada nasıl bir sorun var bilemiyorum ama nasip olmayınca olmuyor işte, bize de hayırlısı demek ve dua etmek düşüyor..

    • Mustafa _/) diyor ki:

      Bütüncül birliktelik dışındaki her tür ilişki sonunda tatminsiz bir his bırakıyor olsa gerek. Bence şehvet, sevgi ve şefkat birlikte eşler arasında bulunduğunda, eşlerin birbirlerinin menuniyeti ve zevkinden hoşnut olabilmesi, duygularını paylaşabilmesi, mutlu ve huzurlu bir birlikteliğe götürecektir.
      Aslında bütün problemimiz temelde muazzam savaş ve kıtlık yılları sonrasında erezyona uğramış, ersiz ve eğitimsiz kalmış, kuşaklar arası atalardan aktarılan (Bilge Dedeler) hikmetten yoksun kalmış bir millete dönüşmemiz. Uyum sağlayabileceğimiz kaliteli insan bulmak zor, sosyal ağlarımız da o az sayıdaki insana ulaşmamız noktasında yetersiz kalıyor. Pek çoğumuzda farklı farklı sıkıntılar, karakter bozuklukları, takıntılar, farklı dünya görüşleri var. Çok kültürlülük de cabası.

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Şu an ocak 2019, bu süreçte ders kitaplarından bütün cinsiyet rolleri çıkartıldı ve 162 okul pilot okul olarak seçildi "cinsiyet eşitliğine duyarlı okul" adı altında cinsiyetsiz ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Sıkıntılar akıllıca idare edildikleri takdirde karakteri terbiye ederler. “ ( S. Smiles )

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku