Kiminle Evleneceğim Acaba?

09 Şubat 2015Yarım Elma8 Yorum »

yarım elmaKüçükken başlayan özellikle kızlarda “Kiminle Evleneceğim Acaba?” merakı vardır. Bir yaşından itibaren gelinlik giydiriliriz. Ne kadar da sevimli oluruz. Yaşımız ilerledikçe evlenme, evlendirme esprileri çoğalır gider. Başka birinin nişanında kurdelanın yutturulmasından, ilk kaldığın evde gördüğün rüya da kısmetini görebileceğinden, belirli zamanda aynaya baktığında evleneceğin kişinin yüzünün yansımasına kadar gider olay. Uzarda gider kiminle evleneceğim acaba’nın cevabı…

Evlenmeye gayret etmek gerek deyince özellikle kız arkadaşlar çok tepki gösterir. “Ne yani pankart mı kaldırayım evlenmek istediğimi belirtmek için”…Erkekler bir derece daha öndedir bu konuda. Hanımlara oranla onlar daha rahat kendilerini ve istediklerini dile getirebilirler. Gayret demek sadece pankart kaldırmakla olmuyor . Dua da bir gayret, niyette bir gayret elbette. Fiili gayrette bulunmak daha bir hızlandırıyor olayları. Bazı konu başlıklarını maddeledim hepimiz için. Sizlerde bu maddelere katkıda bulunabilirsiniz.

Birinci şart: İstemiyormuş gibi durmamak. Size birisi söylendiğinde hemen reddetmeyin (reddedecekseniz bile) acele davranmayın, hayırı bile evet kıvamında söyleyin. Bazı kişiler tanıyorum çevremde her söyleneni reddetmiş. Bu yaşına gelmiş kimseyle görüşmemiş. Bu anormal bir durum. Aşırı hassas kişilerde görülür. Ne kırmak ne kırılmak istememenin son raddesi. Birisiyle tanışınca hemen evlenmiyorsunuz. bazı riskleri, kırılmaları göze almanız gerekiyor. Sadece sizin duygularınız yok ki karşı tarafında duyguları var.  Duruşunuzda herkesi reddediyor, kimseyi kendisine yaklaştırmıyor havası olmasın. Yaklaşılabilir olun.

İkinci şart: Aracı kaynaklarını tüketmemek. Hayır cevabı vermek istemiyorsanız bir durun, düşünün, kritik yapın… Hemen böyle “amannn” havasında olursanız yanlış anlaşılabilir. Size aracı olan kişi bir daha yanınıza yaklaşmaz… Sakin olun telaş etmeyin, birisi söylediğinde hemen nikah masasına oturmuyorsunuz…İyi değerlendirin, tanışmakta, oturup bir çay içmede sıkıntı yok. Bir görüşmede hemen duygularınız harekete geçmesin (bağlanmak manasında), kendinizi olumlu veya olumsuz hemen bırakmayın. Bir kıvılcım, bir etkileşim, bir beğenme olduysa iki tarafa da fırsat verilebilir. Hımm çok itici, çok farklı zevkler, çok sinir bozucu hisler geldiyse o zaman üzerinde durmayın (Bu konu uzun ve başka yazı konusu) Sonuç olarak aracı kaynaklarını tüketmeyinJ

Üçüncü şart: İçinizi kontrol edin. Enerjiniz düşmesin. Özelliklede bu evlilik konusunda kendini bırakmayın. Bu yaştan sonra evlenemem artık, bir türkü evlenemedim, herkes çocuğa karıştı halim harap vb. düşünceleri bir içinizden, duygularınızdan, düşüncelerinizde atın, kovun…Ümit var olun.

Dördüncüsü: Kendinize bakın. Görüntünüze, temizliğinize, bakımınıza dikkat edin. Belirli ölçülerde giyiminize, derli toplu olmasına, estetiğinize önem verin. Dışarıda abartılı renkler kullanmak, tenini belli edecek kıyafetler giymek veya dar, sıkı kıyafetler giymeyi tabiî ki kastetmiyorum. Evde istediği gibi giyinebilir bilindiği gibi. Fakat estetik ayrı bir şey. Zarif, düzenli, tertipli, seçici kastettiklerim. Ve hepsinden önemlisi temiz.

Dışarıdan kendinize bir bakın. Ya da sizi yakından tanıyan birilerine sorun. Nasıl görünüyorsunuz? Kendini bırakmış mı? Müşkülpesent bir durumda mı? Hatta kokunuza önem verin. Özellikle ter konusuna. Kişisel bakımınızı önemseyin. Dişleriniz belki inci gibi olmayabilir fakat sarı, lekeli ve bakımsız mı? Ağız kokunuz var mı?  Bu bahsettiklerim çokta maddi durumla alakalı değil. Ayakkabılarının silinmemesi, üzerinde lekelerin olması, söküğünün dikilmemesi, düğmelerin yerinde olmaması sizce parayla mı alakalı?

Beşincisi: Enerji dağıtın. Enerji sömürenden, emen, çekenden ziyade enerji veren konumu tercih edin. İçinizdeki yaşam enerjinizi sürekli yenileyin. Mutsuz insanlar bir enerji oluşturur ve insanlar ister istemez onlardan uzaklaşır. Mutlu ve mutsuz olduğunuz olayları, konuları bulun ve üzerlerine gidin.

Altıncısı: Kullandığınız cümlelere dikkat edin. “Hayatta olmaz” “Kesinlikle” “Hiç istemem” “Artık olmaz” “o tipi hiç sevmem” “Bu yaştan sonra mı” “Kimseyi çekemem”aman dikkat. Dua’nın kabul zamanına gelirde sözlerimizden imtihan ediliriz. Ve büyük sözler etmek her zaman insanı küçültür.

Bu maddelere ilerde ekleyerek devam edebiliriz. Bazen durup şöyle diyorum. Keşke evleneceğimiz kişiyi çocukken oynadığımız “elma dersem çık, armut dersem çıkma” oyununda olduğu gibi bulsaydık. Ne kolay ve güzel olurdu. Haydi hep birlikte elma diyelimJ

Okunma Sayısı : 7.488

Yorum yapın

“Kiminle Evleneceğim Acaba?” için 8 Yorum

  1. Tuğba diyor ki:

    Meraba bende 8 ay evli kaldım ve boşandım daha doğrusu eşim beni boşadı babamlar a bıraktı 3 yıl oldu ayrilali inanin çok zormuş evlilik Ben çok çaba gösterdim ama esimden çaba göremedim ve inanmazsınız 8 ay evliliğimizde 1 kere benimle aynı odayı paylaştı sonra kendisini ayırdı benden ben kendime çok kiziyorum nasıl olurda ben bununla evlendim nasıl anlamadım beni sevmediğini hep kendime kiziyorum sizde şimdi icinizden demisinizdir nasıl anlamadiniz bu kadar saf olmayın demissinizdir herkezden duyuyorum bu lafları ama belkide anladım sevdiğimden anlamamazliga vurdum bitti gitti ama ben kendimi nasıl iyi yapicam bir türlü kendime gelemiyorum kimseyi sevemiyorum daha doğrusu kimsede karşıma çıkmıyor eski eşimi düşünüyorum nasıl bana bunu yaptı benim neyim vardı beni istemedi diye okadar zor ki dua çok ettim ama 3 yıldır hayatım çok kötü ne yediğimden haz alıyorum nede ictigimden bunlar gecicekmi ben tekrar mutlu olucakmiyim gelecekte onu unutucakmiyim hep bunları düşünüyorum tekrar evlenmek istoyorum ama gercekten sevilmek vede sevmek istiyorum cok kiskaniyorum etrafimdaki evlenen genc kizlari sizce de bende de bir umut varmi

    • Abdullah Bir diyor ki:

      Sayın Tuğba

      Size bu cevabi yorumu yazmadan önce yaşadıklarınız ve içinde bulunduğunuz sürece dair yazdıklarınızı defalarca okudum.

      Yorumunuzu hızlıca, soluk almadan bir çırpıda yazmanıza bakılırsa (yorumunuzun satır aralarında mevcut ruh ve beden sağlığınız ile alakalı başka veriler-bilgileri de dikkate alarak bir değerlendirme yaptığımı bilmenizde fayda var) İçinde bulunduğunuz sıkıntılı durum-problem anlattığınızdan ve zannettiğinizden daha “büyük ve vahim”

      Bu nedenle;

      Kendi ruh ve beden sağlığınız; ailenizin (anne-baba-kardeşler) huzuru hemde sizin ile iletişim-etkileşim halinde olan yakın çevrenizde ki ( hala-teyze-amca-komşu kızı, gelini vb) bekar-evli hemcinslerinizin iyiliği için en kısa sürede Tıbbi ve Psikolojık destek almanız, hiç vakit kaybetmeden tedavi olmanız gerekiyor. Çünkü sizin yaşadığınız problem zamanla kendiliğinden çözülecek-ortadan kalkacak bir sorun-rahatsızlık değil.

      Aksini düşünmeniz ve olayların düzelmesini zamana bırakmanız sorunu çözmediği gibi yaşadığınız biyolojık (iştahsızlık, uykusuzluk vb ) ve psikolojık ( kıskançlık-haset, huzursuzluk, insanlara-geleceğe dair güvensizilik, yalnız yaşama korku ve endişesi vb) problemleri kangren haline de getirebilir.

    • hakan diyor ki:

      Tuğba Hanım elbette umut var. Çok sevip çok sevilirsiniz, zaten şu anda (onlar sayılmaz ki) dediğiniz anne baba kardeş gibi sevenleriniz vardır. Sizi takdir eden arkadaşlarınız vardır. Karşılık görmemiş olsanız bile soylediginize göre siz sevmiş siniz. Bu zor günlerinizde günahlardan uzak durup farzlara dikkatle devam ederseniz bir müddet sonra kendinize bakışınız daha sahih olacaktır inşallah. Ondan sonra sevilme takıntısı geçince sizi gerçekten seven insanlarla karşılaşmaya başlayacak ve hatta bircoklarindan uzak durmayı siz isteyeceksiniz. Allah’a dua etmekte istikrarlı olunması lazımdır.

  2. zor iş diyor ki:

    Evlilik konusu zahmetli sitresli karmaşık neden derseniz şöyle ki aracilarin işini iyi yapmamaları . Ortalikta yanlis anlamalar yalanlar ucusuyor insanin güveni sarsiliyor. Bastan olumsuz bakiyor . Bu konuda Aracılara büyük iş düşüyor.

  3. E.Y. diyor ki:

    Sevgili Yarım Elma,yazıyı çok beğendim.Hatta içinde geçen bir kaç maddeyi daha bugün düşünmüştüm:)Katılmadığım ufacık noktalar olsa da ümit veren bir yazı olmuş.Elinize sağlık.Binlerce kez AMİN! diyorum ben de duanıza.

  4. Kübra Velioğlu diyor ki:

    Son tespiti okuyunca gülesim geldi :) Ben de eşimin resmini ilk gördüğümde hiç tipim değil demiştim. Şu anda evliyiz ve bir oğlumuz var çok şükür :)

  5. Selvi diyor ki:

    Doğru tesbitler..41 yasında ve hala karar verıp evlenemeyen bırı olarak sıze katılıyorum.evlilik konusu kader mı? Yoksa özgur irade tercıhımı? Bunu çözumleyemedım hala! Çunku bazen nekadar çaba gostersende olmuyor en azından vaktı saatı kaderdır dıye dusunuyorum,o yas o zaman dılımı gelmeden olmuyor,duaların ve çabaların olsa bıle..

    • Züleyha diyor ki:

      Elbette nikahın saati değişmz vede evleneceğimiz insan. Hadislerde peygamber efendimize bir sahabi gelir, felanca hanımla evlenmek istiyorum der. Peygamberimiz : ben dua etsem bütün melekler amin dese, kaderinde yazılmadıysa olmaz buyurmuşlar.dua etmek laxım hayırlısı diye. Herşeyden önce kendimize çeki düzen ver meliyiz. Önce zihnimize kalbimizden geçenlere fikirlerimize. Nicelerini gördüm. Şöyle zengin olcak busu şusu olacsk derdi.ama nasipte bişeyi olmayan vardı.her zaman derim önce insan olsun. Mevlam herkesi hayırlı insanlarla karşılaştırsın

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Şu an ocak 2019, bu süreçte ders kitaplarından bütün cinsiyet rolleri çıkartıldı ve 162 okul pilot okul olarak seçildi "cinsiyet eşitliğine duyarlı okul" adı altında cinsiyetsiz ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ En eğitimli kişi yaşadığı, yaşadığı hayatı en iyi anlayandır. “ ( Hellen Keller)

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku