Kitabımız Kur’an-ı Kerîm

06 Haziran 2016Not Defterimden30 Yorum »

kuran-i kerim 2Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

“Ramazan ayıdır ki Kur’an; insanlara hidayet rehberi, doğru yolun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak onda(ki Kadir gecesinde) indirildi. ” (Bakara suresi:185)

” Ey insanlar! Rabbinizden size, bir öğüt, gönüllerde olana bir şifa, inananlara bir yol gösterici ve bir rahmet (olan Kur’an) gelmiştir.”  (Yunus suresi: 57)

Bu ay ki konumuz kitabımız Kur’an-ı Kerim. Gönüllerimizde olan kötü duygulara, dert ve sıkıntılara, manevi hastalıklarımıza şifa olsun, yol göstericiliğinde rahmetinden bolca faydalanalım diye.

Bu Ramazan ayında hem hatim yapalım inşallah hem de meal okuyup kendimizi yenileyelim.  Kur’an-ı Kerim bitmez tükenmez bir hazine. Arapçasından okumak elbette çok sevap fakat en kıymetlisi anlayarak okumamız. Bunun için dönüp dönüp meal okumamız lazım. Anlamadığımız ayetler için güvenilir kaynaklardan araştırma yapıp, anlamak için dua edip, gayret göstermemiz gerekli.

Değerli ÇocukAile Okurları! Haydi bu mübarek ay boyunca hem bir hatim yapalım hem de baştan sona meal okuyalım. Düşüne düşüne, elimizde kalem dikkatimi çeken âyetlerin anlamını çize çize okuyalım. İnternetten okuyanlar da bir meal dosyası açıp ilgilerini çeken âyetler için bir dosya açabilirler.

Ve bizi en çok etkileyen, şaşırtan, dikkatimizi çeken âyetleri buradan paylaşalım. Bu mübarek ayı Allah’ın kelamı ile dolu dolu geçirelim inşallah.

Not: Meali kısa da olsa açıklamaları olan, güvenilir ve dili anlaşılır kaynaklardan okumak önemli. Hasan Tahsin Feyizli Hocanın “Feyzul Furkan” mealini tavsiye ederiz. Gönül rahatlığı ile okuyabilirsiniz.

http://www.serveriletisim.com/feyzul-furkan/index.php/sureler/fatiha-suresi/

 

 

Okunma Sayısı : 13.649

Yorum yapın

“Kitabımız Kur’an-ı Kerîm” için 30 Yorum

  1. kadriye öztürk diyor ki:

    Sizin ilâhınız tek bir ilâhtır. Ahirete inanmayanların kalpleri bunu inkâr etmekte, kendileri de büyüklük taslamaktadırlar.
    Nahl Suresi 22. Ayet

  2. hüzün gecesi diyor ki:

    Rahman ve Rahim Olan Allah’ın adıyla

    1. Mü’minler muhakkak felâh bulmuş (umduklarına ermişler)dir.

    2. Onlar, namazlarında huşû içinde (kalbi ve bedeniyle tam teslimiyet halinde)dirler.

    3. Onlar, boş söz (ve iş)lerden yüz çevirirler.

    4. Onlar, zekât (vazifesin)i îfâ ederler.

    5. Onlar, edep yerlerini/iffetlerini korurlar.

    6. Sadece eşleri veya ellerinin sahip oldukları (kendi cariyeleri) ile (münasebet) kurarlar. Çünkü onlar (bundan dolayı) kınanmazlar.

    7. Kim bu (helal ola)ndan ötesini isterse, işte onlar haddi aşanlardır.

    8. Onlar (o mü’minler) ki emanetlerine ve ahitlerine riayet ederler.

    9. Onlar ki namazların(ı vaktinde ve gereğince kılmay)a devam ederler.

    10-11. İşte onlar, vâris olanların ta kendileridir. Onlar (cennetlerin en yücesi) Firdevs’e vâris olacaklardır ki bu mirasçılar, orada ebedî kalacaklardır. (Mü’minun Suresi 1-11. Ayetler)

  3. hüzün gecesi diyor ki:

    “Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O size çok düşküun, müminlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir. ” Tevbe Suresi 128. Ayet

    Kandiliniz mübarek, geceniz nur olsun. ..

    • .:. diyor ki:

      Sizinde Mevlid kandiliniz mübarek olsun, Bu vesile Tum yazar ve yorumcu kardeslerimizin, devletimizin vatandaslarımızın ve islam alemininde kandilinin mubarek olmasını duaların kabul ve hayırlara vesile olmasını Allah tan dilerim.

  4. selma diyor ki:

    Moral fm de Hadid suresinin insanı dirençli ve dayanıklı kıldığını duymuştum. İnternette dinlemek için araştırırken İdris Abkar ın okuyuşunu çok beğendim. Meali de çok güzel mesajlar veriyor. Çok beğenerek dinliyor ve tavsiye ediyorum.

    • hüzün gecesi diyor ki:

      Bir de Nouman Ali Khan’ın “Hadid Suresinden Dersler” isimli sohbet videosunu izleyin emin pişman olmazsınız.

  5. .:. diyor ki:

    ENFAL suresi;

    “55- Allah katında canlıların en kötüleri kâfirlerdir. Onlar artık inanmazlar.

    56- Onlar kendileri ile antlaşma yaptığın her defasında hiç çekinmeden antlaşmalarını bozan kimselerdir.

    57- Eğer savaşta, onları ele geçirirsen, onları geride kalanlara bir ibret olacak biçimde cezalandır.

    58- Eğer antlaşmalı bir toplumun anlaşmasını bozacağından endişeli isen, aranızdaki antlaşmayı, karşılıklılık ilkesi uyarınca açıkça yüzlerine fırlat. Çünkü’ Allah ihanet edenleri sevmez.

    59- Kâfirler sakın yakayı kurtardıklarını sanmasınlar. Çünkü onlar bizi kesinlikle aciz bırakamazlar.

    60- Onlara karşı elinizden geldiği kadar gerek Allah’ın gerekse özünüzün düşmanlarını ve bunlar dışında Allah’ın bildiği, fakat sizin bilmediğiniz gizli düşmanlarınızı yıldırıp caydıracak savaş gücü ve atlı savaş birlikleri hazırlayınız.

    Allah yolunda ne harcarsanız, karşılığı tam olarak size ödenir, kesinlikle haksızlığa uğratılmazsınız.

    61- Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de ona yanaş ve Allah’a dayan. Çünkü O her şeyi işiten ve bilendir.

    62- Eğer onlar seni aldatmak isterlerse kuşku yok ki, Allah sana yeter. O seni yardımı ile ve mü’minler aracılığı ile desteklemiştir.

    63- Allah, mü’minlerin kalplerini uzlaştırdı. Eğer sen dünyadaki her şeyi harcasan yine onların kalplerini uzlaştıramazdın. Fakat Allah onları uzlaştırdı. Hiç kuşkusuz O, üstün iradeli ve hikmet sahibidir.”

    ………….Yani artık bazen hainlik yapanlara merhametli davranmak söz konusu olmamalidir. Arkalarındakilere veya diğerlerine ibret olacak bir biçimde darmadağın edip öyle bir cezalandıracaksın ki, onlara öyle bir darbe vuracaksın ki arkalarından geleceklerin de gözleri korksun da böyle bir şeye cesaret edemesinler. Çünkü bazen bu yaşadığımız dünyada ve zamanda, gözünü korkutacak biçimde bir darbe indirilmesi gerekmektedir…………

  6. ... diyor ki:

    Kehf Sûresi Hz. Hızır ile Hz. Musa (AS.) ‘nın kıssası.

    İnsan sabırsızdır. Bir düşürün dediği gibi bize lazım olan bazen Hz.Musa (AS.) şeriati midir? Hz. Hızır’ın irfanı mı? Hz.Musa’nın şeriatıyla olmaz, Hızır’ın irfanına başvurmalı. Ama önce yediuyuyanları uyandırmalı.

    60. Bir vakit Musa, (hizmet eden) gencine demişti ki: “Ben (Hızır’la buluşmak için) iki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayıp gideceğim veya uzun zaman geçireceğim.”

    61. Derken (ikisi) o iki (deniz arası)nın birleştiği yere varınca (bir kayaya sığındılar. Fakat azıklarından su birikintisine koydukları cansız) balıklarını unuttular. O da sıçrayıp denizde bir deliğe/oyuğa doğru yola koyulmuştu.[13]

    62. (O deniz kavşağını) geçtikleri zaman (Musa) gencine: “Kuşluk yemeğimizi getir (de yiyelim). Bu yolculuğumuzda hakikaten yorgun düştük.” dedi.

    63. (Genç:) “Gördün mü! O kayalığa sığın(ıp dinlen)diğimiz sırada, balığı (söylemeyi) unuttum. Onu söylememi bana unutturan şeytandan başkası değildir. O, şaşılacak şekilde (canlanıp) denizde yolunu tutmuştu.” dedi.

    64. (Musa:) “Aradığımız şey bu!” dedi. Hemen (geldikleri yoldan ikisi) izlerini takip ederek gerisin geriye döndüler.

    65. Derken (orada) kullarımızdan bir kul (olan Hızır’ı) buldular ki biz ona katımızdan bir rahmet (vahiy) vermiştik ve ona tarafımızdan bir ilim öğretmiştik.

    66. Musa ona: “Sana doğru yol (ve hayır) olarak öğretilenden bana da öğretmen için sana tâbi olabilir miyim?” dedi.

    67. (O da:) “Doğrusu sen, benimle birlikte (yaptıklarıma) sabretmeye asla dayanamazsın.”

    68. “(Üstelik bilgi olarak) aslını kavrayamadığın bir şeye nasıl sabredersin?” dedi.

    69. (Musa:) “İnşallah beni sabırlı bulacaksın ve senin hiçbir işine karşı gelmem.” dedi.

    70. (Hızır da:) “O halde bana tâbi olursan, ben sana (o konuda) bir söz söyleyinceye kadar, bana (yaptıklarımdan) hiçbir şey sorma.” dedi.

    71. Bunun üzerine ikisi de gittiler. Nihayet gemiye bindikleri vakit, (Hızır) onu deldi. (Musa:) “Gemi halkını boğmak için mi onu deldin? Hakikaten sen korkunç bir şey yaptın.” dedi.

    72. (O da:) “Sen benimle birlikteliğe asla sabredemezsin demedim mi?” dedi.

    73. (Musa:) “Unuttuğum şeyden dolayı bana çıkışma, (arkadaşlık) işimde bana bir güçlük çıkarma (da beni affet).” dedi.

    74. Yine (birlikte) gittiler. Tâ ki, bir oğlan çocuğuna rastlayınca (Hızır) hemen onu öldürdü. (Musa:) “Bir can karşılığı olmaksızın, tertemiz (günahsız) bir canı öldürdün ha! Hakikaten sen (benzeri görülmemiş) çirkin bir şey yaptın.” dedi.

    75. (Hızır:) “Ben sana, benimle birlikteliğe sabretmeye asla dayanamazsın demedim mi?” dedi.

    76. (Musa:) “Eğer bundan sonra sana bir şey sorarsam artık bana arkadaş olma! Artık bununla, tarafımdan (kabul edilen) son mazerete ulaştın.” dedi.

    77. Yine gittiler. Nihayet bir memleket halkına varıp onlardan yemek istediler. (Vermediler ve) onları misafir etmekten kaçındılar. Derken (orada) yıkılmak üzere olan bir duvar buldular. (Hızır kerâmeti ile)[14] hemen onu doğrulttu (eski haline getirdi). (Musa: “Niçin yaptın?) Eğer isteseydin buna karşı bir ücret alırdın.” dedi.

    78. (Hızır:) “İşte bu, seninle benim (birbirimizden) ayrılma (vakti)mizdir. (Şimdi) sana, sabretmeye dayanamadığın şeylerin iç yüzünü haber vereceğim.” dedi.

    79. “Gemiye gelince: (O), denizde çalışan yoksullarındı. Onu kusurlu yapmak istedim. (Çünkü) peşlerinde her (sağlam) gemiyi zorla alan bir hükümdar vardı.”

    80. “Oğlanın ise, anne babası inanan kimselerdi. (Bu çocuğun) onları azgınlık ve küfre sürüklemesinden (veya zorlamasından) korktuk.”

    81. “İstedik ki Rableri ona karşılık, kendilerine ondan daha temiz ve daha merhametlisini versin.”

    82. “Gelelim duvara: (O,) şehirde iki yetim çocuğun idi. Altında onlara ait bir define vardı. Babaları da sâlih (iyi ve temiz) bir kimse idi. Rabbin onların (büyüyüp) olgunluk çağına ermelerini ve kendisinden bir rahmet olmak üzere definelerini çıkarmalarını istedi. Ben bunu kendi emrim (ve re’yim)le yapmadım. İşte üzerinde sabretmeye dayanamadığın şeylerin içyüzü bu!”

  7. Yasin diyor ki:

    Görmüyorlar mı ki, onlar her yıl bir veya iki kere belaya çarptırılıp imtihan ediliyorlar. Sonra ne tövbe ederler, ne de ibret alırlar. ﴾TEVBE 126﴿

  8. Yasin diyor ki:

    Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğrularla beraber olun.
    ﴾TEVBE 119﴿

  9. semamarasli diyor ki:

    Nisa suresi 80. Ayet-i Kerime:

    “Kim Peygamber’e itaat ederse, muhakkak Allah’a itaat etmiş olur. Kim de (itaatten) yüz çevirirse (üzülme), biz seni onların üzerine bir bekçi göndermedik.”

    Feyzul Furkan mealinden açıklaması:

    (Hz. Peygamber Allah’ın kulu, elçisi ve İslâm dininin temsilcisidir. Ahlâkı Kur’an’dır. Allah’a inananlar için, dünya ve âhiret işlerinin tümünde en güzel örnek odur. Söyledikleri ve yaptıkları Allah’ın gözetimi ve izni altındadır. Kur’an’ın örnek uygulayıcısı odur. Kendisinin buyrukları da Kur’an’ın ruhuna uygun olup yalnız kendi zamanıyla kayıtlı değil, bütün zamanlarda geçerlidir. Çünkü ona Kur’an’ı açıklama yetkisi verilmiş ve hikmet öğretilmiştir. Sağlam kaynaklardan gelmiş hadislerine itibar etmeyip yalnız Kur’an’a dayandığı iddiasıyla Peygamber’i sadece bir aracı kabul etmek, kâfirliğin ve dinsizliğin bir köprüsüdür. Çünkü hayat dini olan İslâm, Allah’ın bildirmesi ve Resûlü’nün açıklama ve uygulamasıyla meydana gelmiştir. Âyette beirtildiği üzere Allah’a itaat ve sevgi, Resûlü’ne, onun hadis ve sünnetine uymakla gerçekleşir. Kim de onlara gönül rahatlığıyla teslim olmazsa iman etmiş sayılmaz.)

  10. semamarasli diyor ki:

    Nisa suresi 69
    Kim Allah’a ve Resûl’e (cân u gönülden) itaat ederse işte onlar, Allah’ın kendilerine nimet verdiği nebîler, sıddıklar, şehitler ve sâlihlerle beraber olacaklardır. İşte onlar ne güzel arkadaştırlar!

  11. semamarasli diyor ki:

    Al-i İmran 31
    (Ey Resûlüm!) De ki: “Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayan ve merhamet edendir.”

  12. Yasin diyor ki:

    O küfre sapanlar mallarını Allah yolundan alıkoymak için harcarlar, harcayacaklardır da. Sonunda bu kendileri için bir hasret olacak, sonra da mağlup edilecekler. Küfre sapanlar doğruca cehenneme sürülecekler. (ENFAL 36)
    ________

    Harcadıklarımız acaba Nereye/Kimlere hizmet ediyor. Tefekkür…

  13. Yasin diyor ki:

    Ey inananlar, Allah’tan çekinirseniz hayırla şerri ayırt etme kabiliyetini verir size ve suçlarınızı örter, yarlıgar sizi ve Allah, pek büyük bir lütuf ve ihsan sahibidir. (ENFAL 29)

  14. Yasin diyor ki:

    Nisa60:
    Şunları görmüyor musun? Kendilerinin sana indirilene ve senden önce indirilene inandıklarını ileri sürüyorlar da tağuta inanmamaları kendilerine emrolunduğu halde, tağut önünde muhakemeleşmek istiyorlar. Şeytan da onları bir daha dönemeyecekleri kadar iyice sapıklığa düşürmek istiyor.

  15. Yasin diyor ki:

    Nisa suresi 85. Her kim güzel bir işe aracılık ederse, ondan kendisine bir pay (sevap) vardır. Kim de kötü bir (işe) aracılık ederse, (yine) ondan kendisine bir pay (vebal) vardır. Allah her şeyin karşılığını vermeye kâdirdir.

  16. ... diyor ki:

    Nakil sadece bilgi depolama algısından kurtulup meal tefsir tefekkür ve hikmette derinleşmek lazım sanırım. Peygamber Efendimizin büyük Cihad dediği nefs ile bir Ömür imtihan. Yolumuz zor mu zor kaygan zeminde yürümek gibi.Rabbim iddiasını ispat edenlerden yaşayanlardan eylesin yardımcımız olsun.

    İnsanlar (dünyada Allah’a ibadet ve itaat etmeden, çeşitli çile ve güçlüklerle, bazen de verilen bol mal ve refah ile) imtihan edilmeden (sadece) “inandık” demeleriyle bırakılacaklarını mı sandılar? [bk. 2/214; 21/35] Ankebut suresi 2.ayet

  17. Abdullah Bir diyor ki:

    Bir de Allah’ın bazınıza, diğerinden fazla verdiği şeyleri temenni etmeyin. Erkeklere hak ettiklerinden bir pay vardır. Kadınlara da kendi kazandıklarından bir pay vardır. İsteklerinizi Allah’ın fazlından ve kereminden isteyin. Gerçekten Allah her şeyi hakkıyla bilendir.
    (Nisa 32)

    Erkekler, kadın üzerine idareci ve hakimdirler. Çünkü Allah birini (cihad, imamet, miras gibi işlerde) diğerinden üstün yaratmıştır. Bir de erkekler mallarından (aile fertlerine) harcamaktadırlar. İyi kadınlar, itaatkar olanlar ve Allah’ın korunmasını emrettiği şeyleri kocalarının bulunmadığı zamanlarda da koruyanlardır. Fenalık ve geçimsizliklerinden korktuğunuz kadınlara gelince: Önce kendilerine öğüt verin, yataklarından ayrılın. Bunlar da fayda vermezse dövün. Eğer size itaat ederlerse kendilerini incitmeye başka bir bahane aramayın. Çünkü Allah çok yücedir, çok büyüktür. (Nisa 34)

  18. Süleyman diyor ki:

    Zümer Suresi 53. Ayet-i Kerime:

    De ki (Allah şöyle buyuruyor): “Ey nefislerine karşı (günah işleyip) aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü Allah (şirk koşan ve inkar edenler dışında, dilediği kimseler için) bütün günahları bağışlar. Şüphesiz O, çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.

  19. semamarasli diyor ki:

    Değerli Okurlarımız! Meal okuma çağrımıza katılım az galiba, pek paylaşım olmuyor. Ya da siz de benim gibi paylaşmayı unutuyor olabilirsiniz. Allah’ın kelamını insan eline alınca kendini kaptırıp gidiyor. Fakat arada bir ilginizi çeken ayetleri paylaşırsanız iyi olur. Selamlar…

  20. semamarasli diyor ki:

    Al-i İmran Suresi 156. Ayet-i Kerime:
    “Ey iman edenler! Siz, sefere çıktıkları veya savaşa gittikleri zaman ölen kardeşleri için: “Eğer yanımızda olsalar ölmezler ve öldürülmezlerdi.” diyen o kâfirler gibi olmayın. Allah, bu sözlerini onların kalplerinde derin bir hasret (yarası) kılmıştır. Yaşatan ve öldüren Allah’tır. Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir.”

  21. mehtap diyor ki:

    Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve rızık olarak yerden size çıkardıklarımızdan hayra harcayın. Size verilse, gözünüzü yummadan alamayacağınız kötü malı, hayır diye vermeye kalkışmayın. Biliniz ki Allah zengindir, övgüye layıktır. (Bakara Suresi 267. Ayet)

  22. sevda diyor ki:

    ”Ey iman edenler, herhangi bir fâsık (Fâsık kelimesi burada, “çizgi dışına çıkmış, itaatsiz, emirleri yerine getirmeyen” anlamındadır.) size bir haber getirecek olursa, onu iyice tahkik edin, doğruluğunu araştırın. Yoksa, gerçeği bilmeyerek, birtakım kimselere karşı fenalık edip sonra yaptığınıza pişman olursunuz.” (Hucurat-6)
    ”Ey iman edenler! Sizden hiçbir topluluk bir başka toplulukla alay etmesin. Ne mâlum? Belki alay edilenler edenlerden daha hayırlıdır.” (Hucurat-11)
    ”Ey iman edenler! zandan çok sakının. Çünkü zanların bir kısmı günahtır.
    Birbirinizin gizli hallerini araştırmayın. Kiminiz kiminizi gıybet etmesin.
    Hiç sizden biriniz ölmüş kardeşinin cesedini dişlemekten hoşlanır mı?
    İşte bundan hemen tiksindiniz!Öyleyse Allah’ın azabından korkun da bu çirkin işten kendinizi koruyun. Allah tevvabdır, rahîmdir (tövbeleri kabul eder, merhamet ve ihsanı boldur).” (Hucurat-12)

  23. semamarasli diyor ki:

    (Resûlüm!) Kullarım sana beni soracak olurlarsa (bilsinler ki) ben, şüphesiz onlara çok yakınım. (İsterse gönlünden geçirsin.) Bana dua edenin duasına icâbet eder (kabul eder)im. O halde onlar da benim davetimi kabul ed(ip bana itaat et)sinler ve bana iman(da sebat) etsinler. Tâ ki bu sayede doğru yola (kurtuluşa) ulaşmış olsunlar. [Bakara suresi; 186]

  24. semamarasli diyor ki:

    “Ey iman edenler! Sabır ve namaz/dua ile (Allah’tan) yardım isteyin. Şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir. [Bakara suresi 153]

  25. semamarasli diyor ki:

    “Sonra, bunun ardından (ibret alıp samimi inanmanız gerekirken) kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, belki de ondan daha katı (oldu). Çünkü taşlardan öylesi var ki içinden nehirler fışkırır; öylesi de vardır ki çatlar da ondan su çıkar; yine öylesi vardır ki, Allah korkusundan (dağdan yuvarlanıp) aşağı iner. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.”

    (Bakara suresi 74. âyet-i kerime)

  26. Knk diyor ki:

    36. Kim, Rahmân’ın Zikri’ni görmezlikten gelirse biz onun başına bir şeytan sararız. Artık o, onun ayrılmaz dostudur.
    37. Şüphesiz bu şeytanlar onları doğru yoldan saptırırlar. Onlar ise doğru yolda olduklarını sanırlar.
    Zuhruf suresi

  27. hüzün gecesi diyor ki:

    Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla
    Kuran-ı Kerim i mealden okumayı musluğu açıp bardağa su doldurup içmek olarak nitelendirirsek fasih Arapçayı bilerek okumak ağzını musluğa dayayıp kana kana içmek olur herhalde. Allah dileyen herkese ve bana da Arapçayı bilerek okumayı, okurken tefekkür edebilmeyi nasip eylesin.
    Merak ettiğimiz konular hakkında her daim başkasına soran ve açıp Kuran’da Allah ne emretmiş, Resullullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ne uygulamış diye bakmayan bizler için güzel bir teşvik olmuş. Allah ebeden razı olsun.
    Arapçası da meali de dilimden düşmeyen bir ayeti paylaşmak istiyorum.

    “Ben, nefsimi temize çıkar(mak iste)mem. Çünkü Rabbimin esirgemesi olmadıkça, nefis her dâim kötülüğü emreder. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir.” (Yusuf Suresi 53. ayet)

    Yusuf (aleyhisselam) gibi bir peygamber nefsini temize çıkarmayıp daima kötülüğü emrettiğini söylerken, bizlerdeki nefsi aklama çabasını bir hayli düşünmemiz gerekiyor…

    “Dünya hayatı bir oyun ve oyalanmadan başka bir şey değildir. Âhiret yurdu ise takvâlı olanlar (Allah’ın emrine uygun yaşayanlar/aykırı davranmaktan sakınanlar) için elbet daha iyidir. Hâlâ düşünmeyecek misiniz?” (En’am Suresi 32. ayet)

    Bediüzzaman’ın (radıyallahu anh) “Acaba sırf dünya için mi yaratılmışsın ki, bütün vaktini ona sarf ediyorsun?”
    “Ahirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı taktirde fani dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme” ifadeleri bu ayetteki hakikatler içindir.

    • ÜmmüGül diyor ki:

      ÜmmüGül Ey iman edenler ALLAHA ve Resülüne itaat edin .işittiğiniz halde Ondan yüz çevirmeyin bu ayetlerBu ayetler ALLAH Rasülününsözlerini işitipde ehemmiyet vermeyen kimselere ihtardır

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Şu an ocak 2019, bu süreçte ders kitaplarından bütün cinsiyet rolleri çıkartıldı ve 162 okul pilot okul olarak seçildi "cinsiyet eşitliğine duyarlı okul" adı altında cinsiyetsiz ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Çocuklarınızla yedi yaşına kadar oynayın, onbeş yaşına kadar onlarla arkadaş olun, on beş yaşından sonra da onlarla istişare edin.” ( Hz.Ali)

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku