Kompleksten Evlenemedin

31 Mart 2017Yarım Elma4 Yorum »

unnamed-300x225Güzel ahlak, karşınızdaki kişiye göre değişmeyen, tüm hayatı kaplayan bir meziyet…Dünyanın neresine giderseniz gidin, hangi ırktan, dinden, cinsiyetten olursanız olun gittiğiniz yerlere ne paranızı, ne işinizi, ne kariyerini götürürsünüz ilk etapta…Sadece ahlakınızla gider ahlakınızla ağırlanırsınız…Sizin gerçek etiketiniz aslında budur…

Yıllar geçti ve evlenemedik. Sebep bir çok şey oldu. Allah nasip etmedi.

Gayret ettiniz oldu veya olmadı. Diğer yazılarımda vurguladığım bir konu vardı. Yaratılışımızdan uzaklaştıkça anormallikler başlıyor diye. Huylarınıza, tavırlarınıza, gösterdiğimiz tepkilere dikkat edin sizde göreceksiniz bunu. Anormallik deyince hemen tepki vermeyin:)

Misal hiç evlenmemiş erkek veya kızların bir çoğunun çeşitli takıntıları vardır. Normal standartlara uymadığı, toplum ritmine ayak uyduramadığı için sivrilirler.

Fazla temizlik hassasiyeti olabilir, cümlelere kelimelere aşırı dikkat edebilir, zannetmeleri çok olabilir. Hareketlerden okuma yapmaya daha yatkındır.

Bunların psikolojik sebepleri beni aşar ben sadece gözlemlerimi paylaşıyorum. Bazen birine bir arkadaşa anne veya babaya aşırı bağlanma da görülebilir.

İşte bunlar hep yaratılışımızdan uzaklaştığımızda oluyor. Yaş ilerledikçe desteğe, yanında birinin olmasına, yalnız kalmamaya daha çok ihtiyacı oluyor insanın. Hatta bazen bu yaşlarda yanlış karar almalarda çaresizlikten oluyor.

Allah herkesin gönlüne göre versin. Ne kadar kapsamlı bir dua. Fakat gönlünde ne var acep. Realist olmalı. İstekleri gözden geçirmeli. Üzerimizdeki kompleksli tavırları dışarıdan bir gözle gözlemlemeliyiz.

Kompleksilerimiz; kompleksler hemen oluşacak şeyler değil aslında. Küçüklüğümüzde yaşadığımız olaylardan sonra veya yerine konulması gereken bir duygunun yaşanamamasıyla başlıyor hayatımıza sızmaya. Örneğin küçük yaşta aşağılanması, özellikle ailesi tarafından beğenilmemesi, sürekli olumsuz cümleler kurulması, çevresindekilerin ezmesi, küçümsemesi, böyle durumlarda özellikle anne ve baba tarafından gereken desteğin verilmemesi bu açığı daha da büyütüyor.

Tam tersi şu da olabilir, fazla ilgi, şımartılma, arsızlaştırma, her dediğinin iki edilmemesi tersi bir kompleksi doğurabilir. Bu duygularla yetişen birey evlense de eşine, çocuklarına bazen çileye varacak şekilde hayatı zindan edebilir. Bazen de kompleklerinden dolayı ya kendini üst görmeden kaynaklanan kimseyi kendisine yakıştırmıyor, kimseyi evlenecek gibi görmüyor, her çıkan talibe bir şey buluyor ya da aşağılık kompleksinden ciddi bir özgüven eksikliğiyle kimse beni beğenmez ki durumundan yıllar geçiyor da bu halden sıyrılamıyor.

Komplekslerimizi aşamadığımız sürece bu işi halletmemiz zor. Tavırlarımızı, hareketlerimizi; çevremize, ailemize, hatta bir lokantadaki görevliye davranışımıza, çalıştığımız iş yerindeki insanlara muamelemize kadar dışarıdan bir gözle bakmalıyız.

İletişimde nerede hata yapıyorum? Hep ben mi haklı oluyorum? Karşı tarafa konuşma hakkı tanıyor muyum? Kurduğum cümlelerde karşı tarafı eziyor muyum? Ya da karşı tarafa fazla mı ilgili gösteriyorum? Hemen mi aşık oluyorum? Beğenemiyor muyum? Kimseleri kendime layık göremiyor muyum? Hayatın neresinde duruyorum? Gerçekten evlilikle gelecek hayat değişikliğine alışabilecek miyim?

Asıl soru şu “Ben gerçekten evlenmek istiyor muyum? İstiyor gibi mi gözüküyorum?”

Hayırlı kısmetler diliyorum.

 

 

Okunma Sayısı : 2.470

Abdullah Bir için yorum yapın

“Kompleksten Evlenemedin” için 4 Yorum

  1. Abdullah Bir diyor ki:

    SEÇEN döneminizde ” Ya Allah Bismillah, hakkımda hayırlı olanı nasip eyle veya nasip eylediğini benim için hayırlı eyle Allah’ım” deyip sizin için önemli bir kaç kriterlere sahip bir erkek-kadın ile evlenir, yuva kurarsınız; yada SEÇİLEN olduğunuz zamana ulaştığınızda “Bahtıma ne cıkarsa” der geçte olsa bir yuva kurar yaşarsınız, veya hiç evlenmez, “bekarlık sultanlıkmış” düşüncesiyle (züğürt tesellisiyle :-) ) yalnız yaşar ve yaşlanırken kendinizi değil ama insanları kandırırsınız.

    Sonuç:

    En kısa zamanda EVLENİN, kocanız-karınız iyi çıkarsa HUZURLU-MUTLU, huysuz-kötü çıkarsa ALİM-FİLOZOF olur başkalarının mutluluğu ve huzuru için çalışırsınız. :-)

    Tercih Sizin hanımlar beyler…

    • Sadece Fatih diyor ki:

      Abdullah Bey yuva kurmak iki kişiyle olduğundan karşınızdaki insana da bağlı bazı şeyler. Birisiyle görüşürken bir abimiz sormuştu nasıl gidiyor diye. Anlattım. Gidişatı saçma bulmuştu, boşversin bunları geçinmeye niyeti varmıymış onu söylesin demişti. Bence her görüşmenin odağında olması gereken husus, insanların yuva kurmaya niyeti var mı yoksa alakasız şeylerin peşinden mi gidiyorlar.

      Tek tarafın çabası yetmiyor. Ayrıca şu da var, ben gibi yapmak da yanlış. Hak etmeyecek insanlara çaba gösterip tüm enerjiyi tüketmek. Her ne kadar helalleşsem de verdikleri zarar ortada. Allah var, çok mağdur oldum diyemem ama kandırılmak, insanların duyguları adına yalan söylemesi çok tiksindirici, hangi konuda olursa olsun. Bundan sonra bu konularda o kadar çaba gösterebilirmiyim, Allah bilir :)

  2. .../nisa diyor ki:

    Yarım elma,

    Dev aynasından değilde boy aynasından kendimize bakmayı hatırlattığınız teşekkür ederim. Birçok konuda kendimi yapmaya çalışan olarak sayabilirim asla tam yapıyorum diyemem. Bu yüzden evliliğe eksikliği tamamlama olarak bakıyorum. İki mükemmelin anlaşması değil.

    Sivrilen tipler kısmına bende dahilim. Temizlik,takıntı yada aşırı bağlanma şeklinde değil ama düşünce konusunda biraz derine iniyorum. Üsluba dikkat ediyorum.

    Geçmişte yaşanan zorluklar elbette var. Lakin geçmişi değiştiremeyeceğimize göre geleceğe ümitle bakmak daha doğru geliyor. Günahlarımız da öyle değil mi tövbe edip ders alabilmek. İnsan geçen yılki yada dünkü aklını bile beğenmeyebiliyor. Allah gizli kibirden korusun her gün yeni bir şeyler öğreniyorum.

    Şahsi fikrim ben güzel şeylere geç rastladım beklemem bu noktada hayırlıymış diyorum. :) Elbette her şeyin en iyisini Allah bilir.

    Evliliği öncelikle Allahın rızasını kazanmak ve dinimi tamamlamak için istiyorum. Çocukları çok seviyorum. Değişime alışmak zor gelmeyebilir bana çözüm odaklı yaklaşıyorum. Zorla değil gönüllü ebedi yol arkadaşlığı nasip olur inşallah.

  3. Sadece Fatih diyor ki:

    Bu sefer çok uzun yazmayacağım :)

    Anormallik konusunda yazar haklı olabilir. Bir arkadaş bu işleri elekte un ayıklamaya benzetirdi ve yaş ilerledikçe elekte kalanların çöpler olduğunu söylerdi. Bana da mantıklı gelirdi açıkçası.(Çöp deyince alınmayın hemen, kendisi ve karşısına çıkan adaylar için de öyle derdi.)

    En sondaki asıl soruya katılıyorum. Ancak bunun cevabını biraz da hayatın akışı belirliyor. Ben her zaman hayırlısı diye dua ettim belki de cevabım bu cümlede gizlidir. Yalnız yaşamaya alışmışsanız ya da yalnız kalmaya yatkınlığınız varsa inanın evde ikinci bir kişi olmasına tahammül edip edemeyeceğinizi kestiremiyorsunuz. Bu bariyeri yıkabilecek şey sevgi olabilir, inanç gereği yıkabilirsiniz, çocuk sahibi olmak istersiniz vb. yıkabilirsiniz. Yıkmadığınız sürece o duvarlar orada kalır.

    Ben de herkese hayırlı kısmetler diliyorum.

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Şu an ocak 2019, bu süreçte ders kitaplarından bütün cinsiyet rolleri çıkartıldı ve 162 okul pilot okul olarak seçildi "cinsiyet eşitliğine duyarlı okul" adı altında cinsiyetsiz ...
Devamını Oku

Güzel Söz

"Bir ev halkı birbirine iyilik ve ikramda bulunduğunda Allah üzerlerine rızık akıtır ve Allah'ın himayesinde olurlar. (Hadis-i Şerif)

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku