Küçük Şeyler (Evlilik Okulu 20. Ders)

25 Nisan 2013Evlilik Okulu74 Yorum »

430566_308685999187023_1816551280_nEvlilikte en kıymetli şey muhabbettir. Gerçi hayatta da öyle. Şu imtihan dünyasını çekilir hale getiren şey; sevgidir, muhabbettir. Acı kahveyi bir dostun yanında tatlı tatlı içiren şey muhabbettir. Rabbimizi severiz, Rasulünü severiz, Rabbimizi ve Resulunu sevenleri severiz.

Âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerde, sevgili peygamberimiz örnek davranışlarında sevginin ve muhabbetin ne kadar değerli bir şey olduğunu görüyoruz. Gülümsemenin bile sevap olduğu bir dinimiz var. Bir insanı sevindirmek, mutlu etmek sevap ve bu sevaplara en yakınlarımızdan başlamak gerek. O zaman çift katlı sevap oluyor.

Muhabbet çoğu zaman küçük şeylerdedir. Gözümüzden kaçan, değerinin farkında olmadığımız küçük şeyler muhabbetin kaynağıdır. Ya da muhabbetimizi bozan şeyler küçük şeylerdir çoğu zaman.

Küçük bir güzellik; şu güzel bahar gününde dünyamızı güzelleştiren çiçek gibidir. Minik minik bir araya gelince kocaman bir güzellik olur.

Ya da küçük bir kötülük; bir dikenin ve ya minicik bir mikrobun sağlığınızı bozması gibi mutsuz eder bizi. Asık bir yüz, tatsız bir söz, küçümseyici bir cümle…

Yemeğin tuzu gibidir küçük şeyler. Eti sebzeyi bütün malzemeyi koyarsınız onlarsız o yemek olmaz; fakat bunlar yemeğin tadının yerinde olmasına yetmez. Tuzunu iyi ayarlamadığınızda fazla ya da az attığınızda yemeğin tadı güzel olmaz. Bir parça tuz bütün yemeğin tadını etkiler.

Bir gülümseme, bir takdir, gerekliyse bir özür, bir telefon, bir mesaj, tatlı bir sözcük, bir iltifat…

En son eşinize ne zaman küçük bir şeyle kocaman bir mutluluk hediye ettiniz. “Benim eşim anlamaz deyip yan çizmeyin.” Gönülden çıkan gönlü bulur. “Yaptım anlamadı” diyorsunuz belki. O gün anlaması mümkün olmayacak kadar kafası meşgul olabilir, canı sıkkın olabilir ya da sizden böyle davranışlar görmediği için şaşırmıştır ya da kendi ailesinden öyle davranışlar görmediği için tuhaf bir tepki göstermiştir. Hüsnü zan edelim, kötü zandan kaçınalım.

Velev ki anlamadı “Yap iyiliği at denize balık bilmezse Hâlık bilir.” Kaybedecek ne var ki?

Selamı önce veren sevabın büyüğünü alıyor madem dinimizde; o halde kim önce gülümserse sevabın büyüğünü de o alır. Haydi o zaman. Karşımızdan güler yüz beklemeden önce biz gülümseyelim. O zaman bu sevaba en yakınımızdan başlayalım.

Her gün sabah eşinizle ayrıldığınızda ve akşam kavuştuğunuzda yüzünüzde tatlı bir tebessüm olsun ki eşinizin yüreği sevginizle aydınlansın.

Haydi bugün akşam olmadan eşinizi mutlu edecek bir şey düşünüp yapın. Bir mesaj atın, telefon açın, ismini telefona onun hoşlanacağı bir hitapla kaydedin. Onu mutlu edecek güzel bir söz söyleyin…

Beyler! Akşam eve giderken eşinizin sevdiği bir yiyecek alın. “Senin için aldım” diye verin. Yemeğinizi yerken eşinize, “Eline sağlık güzel olmuş” demeyi unutmayın. Gözünüz; evinize, eşinize ve çocuklarınıza onların iyi yanlarını görmek için baksın, kusur bulmak için değil.

Hanımlar! Eşiniz için bugün süslenin, güzel kokular sürün ve onu hoş bir şekilde karşılayın. Ona değer verdiğinizi hissettirin. Onun sizin için ne kadar kıymetli olduğunu söyleyin.

Bugün eşinizi mutlu edecek bir şey yapın. Tabii iyilik yapabilmek için kalbimizin temiz olması gerekir. Kalbimizi kin ve kibirden temizleyelim. Bugüne kadar ne yaşadıysak imtihanın bir parçasıydı. Unutalım gitsin.

Küçük küçük iyiliklerle kendimize koca koca sevaplar biriktirelim. Küçük küçük tatlı davranışlarla evimizi muhabbetle yeniden inşa edelim. Her bir tuğla bize dünya ve ahiret mutluluğu olarak geri dönecektir. Yaptığımız hiç bir iyilik boşa gitmez. İyiliklerin mükafatını zenginlerin zengini ve cömertlerin cömerdi olan Rabbimiz muhakkak verecektir.

www.cocukaile.net  Sema Maraşlı

 

Okunma Sayısı : 23.451

Yorum yapın

“Küçük Şeyler (Evlilik Okulu 20. Ders)” için 74 Yorum

  1. Necmettin diyor ki:

    Güzel ülkemizde maalesef kadınlaramıza şiddet varsa işte burda Sibel hanımın verdi örnekte gibi sivri diliyle daima icinde kin besleyen tavırlarıyla ve bir türlü vazgecemedikleri her fırsatta kocasını tahrik etme alışkanlığı yüzündendir.

    Kadınlar bunlar gibi erkekleşip efelenmeden vazgecse kocalarına daha yumuşak ve kadınsı davransa milletce bu şiddet olaylarından büyük bir ölcüde kurtaracağız, hem dünyaya rezil olmayacağız hem yuvalarda yıkılmayacak.

    Hem erkek hem kadın herkes daha mutlu olacak!

    Birde alkol tüketimini indirebilirsek hepten kalkar kadına şiddet bu coğrafyadan.

  2. Emrah diyor ki:

    Sibel Hanım ve Temsilci grubu,

    Sibel Hanım erkekleşme sürecini tamamlamışsınız. Sizin erkeklerle ne işiniz var. Gidin tek başınıza yaşayın girmeyin erkeklerin dünyasına. Sizi çocuğu erkeğe mi doğuruyorsunuz?. Çocuk doğduğunda siz annesi olmayacak mısınız?. Allahın bir kadına sunduğu en güzel şey anne olmaktır. Ama sizin gibi kadınlar anneliği hak etmiyor. Gidin bi yerde tek başınıza oturun. Para kazanıyorsunuz arabanız da vardır. Eeee daha erkeğe ne hacet. Çocuk isterseniz Kıbrıs da Avrupa’da sperm bankaları var. Girmeyin erkeklerin dünyasına çok ciddi söylüyorum. Amazon ruhlu yaratıklar…

  3. feyza diyor ki:

    sa.veya eşimizden bize gül getireceğini beklemektense bizim gülleri çok sevdiğimizi Peygamber efendımızınde çok sevdiğini eve güzel bir koku vereceğini söyleyıp rica edersek bu rica karşısında eşimizin de tepkisiz kalıp hayır diyeceğini düşünmüyorum..yani illa kendı getirsin diye beklemeye gerek yok..kendımız içinde küçük şeylerden büyük sevgiler oluşturabılırız..bu bizim elimizde..

  4. alieren diyor ki:

    kişiliksiz,sadist, gerici diyerek burada yorum yapan insanların büyük çoğunluğuna hakaret edenlerin yorumlarını yayınlayan sayın editör sana soruyorum! benim yazdıklarımın nesi hoşuna gitmedi?insanlara kişiliksiz,sadist,gerici diyenlere hoşgörü göstereceksin başkalarının yorumlarını sansürleyeceksin. bu siteye hiç yakışmadı.

    eğer sende en ufak bir adalet anlayışı varsa bu yorumumu umarım yayınlarsın.

    • Necmettin diyor ki:

      Alieren kardeim

      aynen katiliyorum.
      Burayi artik müslümanlarla gerici diyerek alay eden Islam düsmani kemalist-feminist ser ittifaki ele adiysa bende Sema hanima sikayetim var.
      Bu güzel siteye hic yakismadi.

      Bize sansür kemalistlere her provokasyon serbest.

      Bu adaletsizligi siddetle kiniyorum !

      • alieren diyor ki:

        necmettin bey

        bence sorun kemalist veye feministlerde değil asıl sorun bu ümmetin içine girmiş truva atlarında.bu sinsi truva atları müslüman ve dindar maskeleriyle içimizde dolaşarak kimi zaman bir köşe yazarı kimi zaman bir site yorumcusu olarak bu ümmetin kadınlarını zehirlemektedir.kemalistlerin ve feministlerin dışarıdan veremeyeceği zararı bu müslüman maskeli takiyyeciler islam dinini kullanarak vermek istemektedirler.

        bu takiyyecilere maalesef ülkemizdeki bozuk islam anlayışıda yol açmaktadır.kuran ve sünnet kaynaklı bir islam anlayısından ziyade kerameti kendinden menkul sözde din adamlarının ve yine sözde risaleleri,ilmihalleri,tefsirlerini müslümanlara din diye sunulması,peygemberin ve sahabinin izinden değilde tekkelerin ve tarikatlerin peşinden gidilmesi, tevhidin asıl kaynağından uzaklaşılması hep bu takiyyecilerin kendilerini maskelemesine fırsat vermiştir.

        • Necmettin diyor ki:

          Evet truva atı ama onlarında arkasında yine feminist ve islam düşmanı gruplar var.

          Mesela bizim Isvicrede kendilerine “ilerici ve reformist Islamı” temsil ediyoruz diyen bir sözde müslüman grup var.

          Bunlar feminizmi savunurken müslümanların eşcinselliği kabul etmesinini, başörtüsünün Islam’da olmadığını, ve müslüman kadınlarında gayri-müslim erkeklerlen evliliğinin artık kabul görülmesini savunuyorlar.

          Bizdeki feminist Islamcıllar biraz daha fazla takiyye ediyorlar ancak başka fark yok.

          Hedef aynı.

          Kadın hakları bahanesiyle Islam’da reform!

        • seymen diyor ki:

          Ebubekir Sifil Hocaefendi (Makaleleri&Reddiyeleri)
          “Tasavvuf’un, müntesiplerini hayattan koparması şöyle dursun, hayatın merkezinde yer aldığı ve müntesipleri vasıtasıyla toplumsal dokunun adeta bütün hücrelerine nüfuz ettiği, Tabakat kitaplarının, İslam Sanat ve Medeniyet Tarihi sahasıyla ilgili eserlerin gözden geçirilmesiyle kolayca ulaşılabilecek bir hakikat iken, Tasavvuf’un bireyi ve toplumu tembelliğe, hayata sırt çevirmeye, atalet ve miskinliğe sevk ettiği iddiası bilgisizlikten değilse, olayı bir “bütün” olarak görememe kusurundan kaynaklanmaktadır.

          Özellikle bu topraklarda böyle “miyop” bir anlayışın neşv-ü nema bulması, kendi tarihimize yabancılığımızın ifadesinden başka bir şey değildir. Tarihî ve coğrafî anlamda çok ötelere gitmeye gerek yok. Yaşadığımız toprakların İslamlaşması süreci hakkında sathî bir düşünce bile, bu iddianın yersizliğini göstermeye yeterlidir. Anadolu coğrafyasının İslam’la ilk tanışmasında olduğu gibi, onun bu topraklarda yerleşip kök salmasında da Tasavvuf’un, tarikatlerin ve gazi dervişlerin rolü görmezden gelinemeyecek kadar aşikârdır.”
          Ebubekir Sifil Hoca
          (Tasavvuf ve Pasifizasyon adlı makalesinden…)

      • sibel diyor ki:

        müslüman olan birine islam düşmanı diyerek günah işlediğinin farkında bile değilken, siz Allahın rızasını kazanmış gibi kulluğunuzdan çok çok eminmiş gibi kibirlenerek ona buna nasıl iftira atabiliyorsunuz. Allahtan korkan kul hakkı almak istemeyen birinin sizin kadar rahat herkese iftira atacağını düşünmüyorum.ve kalbinde Allah aşkı olan bir insanın sevimsiz inceliksiz kırıcı dökücü bir dille konuşmayacağınıda biliyorum.testide ne varsa dışarı o sızarmış testinizin içini daha güzelleştirin bence islam çok güzelken sizin gibiler sevenide soğutur

        • Necmettin diyor ki:

          Sibel hanım

          Sizlen münakaşaya girmek istemiyorum.
          Burda kim nefret dili ile konuşuyor ve kin sacıyor herkes gördü.
          Yorumlarınızda feminizme boyun eğmeyen müslüman erkeklere gerici ithamlarda bulunmanız sizin Islam anlayışını zı ortaya koydu zaten!

          Sizin gibileri cok iyi biliyorum ben.
          Benim mantıkca anlamadığım burda müslüman erkeklere ve kendi kocanızı aşağılayılıp hakaret ederek elinize ne gecti? Rahatmı ettiniz şimdi?

          Gelin vazgecin bu sivrilikten!

          • seymen diyor ki:

            Kırıcı olmamak ve nezaketi muhafaza etmek lazım, lütfen.

          • Necmettin diyor ki:

            Genel olarak haklısınız Seymen bey

            Fakat bu konuda kendilerine nezaketi boğazına kadar kışkırtılmış aile ve Islam düşmanı feministler zayıflık olarak algılar genellikle.

            Ben bu siteye cennet yurdumda kutsal aile kurumunu savunmak icin geldim.

            Boşanmayı kutsayan aile düşmanlarına benden müsamaha beklemeyin!

    • Seymen diyor ki:

      Uygun olanı ‘sana’ değilde ‘size’ diye hitap etmenizdir.

  5. sibel diyor ki:

    Öyle rekabet hırs ortamında yaşıyoruz ki eskiye özlemi olan beyler eski çamlar bardak oldu.hala kadınlar evde otursun çalışmasın sesi çok çıkmasın asi olmasın kocasının getirdiklerine razı olsun yanındada hakaretini eziklemesini kaynana görümce horlamalarınıda görmezden gelsin eski annelerin eşlerin hayali beklentisi içindesiniz ama hayal görmeyi bırakın artık .bu devrin kadını ezen erkeği bin misli ezer sövene söver döveni döver.ezebileceğiniz höt dedinizmi otutturacağınız 5 çocuk doğurtup sağlığınında fiziğininde ruhununda aklının duygularınında içine edeceğiniz kadınlar yok artık kalmadı.yeni çağın yeni model kadınlarına saygılı hürmetli değer bilen kıymet bilen tutum içinde olmalısınız yoksa bu çağın kadınları kafaları geleneksel eski zihniyetle çalışan eskinin hayali beklentisi içinde olan erkekleri attan düşmüşe çevirir.kadınlar değmeyecek erkeğe kesinlikle çocukta doğurmamalı.kadınlar erkeğin kalitesine göre davranmalı akıl ruh vücut sağlığını az akıllı kocalarının insafına bırakmamalıdır.çalışan parasını kazanan hiçbir erkeğe eyvallahı olmayan kadınlar çoğalmalı bazen bindiğim belediye otobüslerini kadın şöförlerin kullandığını görünce tebrik ediyorum öyle geçip yerime oturuyorum çok hoşuma gidiyor, yıllarca ezilmiş kadının atağa kalkması en zor işleri bile yapmaları kompleksli erkekleri mahfetti.erkeğin kişiliklisine kıymet biçilmez ama kişiliksiz kompleksli erkeklere alerjim var ve bu gerici fikirler hep kompleksli kadınlarla iletişimi zayıf sadist sorunlu erkeklerden çıkıyor diye düşünüyorum.çünkü centilmen akıllı kişilikli erkeklerin kadınlarla sorunu yoktur iletişimleri çok iyidir ve kadının ruhuna hitap ederek davranan beyefendi erkeklerdir.kadınlarla çatır çatır laf mücadelesine giren erkekler düşman başına Allah korusun

    • elektro diyor ki:

      Allahım en doğrusunu sen bilirsin, hayırlısını senden talep ederiz, isteriz ama biz neyin hayırlı olup olmadığını bilmediğimiz için yine de kendimize uygun bir şeyler istemeyi de ihmal etmeyiz ve az sonra edeceğim dua da bu tipten bir şey olacak: Allahım, yukarıda yorum yapan Sibel Hanım gibi olan kişilerle yuva kurmamıza imkan verme, böyle bir şey gerçekleştiği takdirde bize dayanacak güç ve sabır ver…

      • Necmettin diyor ki:

        Sayin Elektro size aynen katiliyorum.

        Allahim güzel ülkemizde bosanmalarin son 10 yilda 1 milyonu asmasina sebeb olan, saglam aile kurumunu yok ederek hepimizi tam bir toplumsal felakete sürükleyen vatanimiz icin toprak erozyonu ve bölücü terörden kat kat daha tehlikeli ve mel’un olan bu aile, Islam ve bütün geleneksel deger düsmani Sibel hanimin temsil ettigini feminist fikire karsi bütün inananlara güc ver.

        Bu hasta zihniyete milletce teslim olmayalim.
        En zor zamanda daima bizim zirhimiz olmus yüce dinimize tekrar sarilarak bu hastaliga karsi koyalim!

      • sibel diyor ki:

        Duanıza aminnnn diyorum Allah bizim gibi farkındalığı artmış kadınları bizden geri kalmış erkeklerden korusun çok karalar bağlayıp korkmayın benim ve benim gibilerle karşılaşma şansınız hiç yok zaten sizi sizin gibiler bulur endilenmeyin o yüzden

        • sibel diyor ki:

          endişelenmeyin

        • Necmettin diyor ki:

          Sibel hanim

          sizin gibilerle bir erkegin mutlu olmasi imkansiz.
          Yuvanizin yikilmisligin verdigi erkeklere nefretiniz ve hastalikli hircinliginiz her erkegi kendinizden uzaklastirir.

          Bu alemde daima yalniz kalmak istemiyorsaniz tövbe edin ve bir an önce degistirin kafa yapinizi!

      • Seymen diyor ki:

        Allah (c.c.) Ümmeti Muhammedi şerli kadınların şerrinden muhafaza etsin.

    • Seymen diyor ki:

      Sibel hanım, yukarıdaki makale ile sizin yazdıklarınız ne kadar uyuşuyor. Bu yazı hakkında hiç düşünme zahmetine kdurumuatlanmamışsınız anlaşılan. Erkeklerinde hataları vardır ve düzeltmeleri gerekir. Yanlız sizin yangına körükle gitme gibi bir durumunuzun olduğunu düşünüyorum. Evlilik işleri sonuçta kader kısmettir. Evlendiğiniz kimse çok çok sorunlu tahammül edilemeyecek biri ise baktınız olmuyor boşanırsınız. Eğer boşanmıyor iseniz saygı göstermek, itaat etmek, ev-aile sorumluluklarınızı yerine getirmek çocuk doğurmak vs. gibi hiç bir konuda keyfi ihmaller yapılamaz. Toplumun geneli için bir ailede kadının görevi de erkeğin görevi de aşşağı yukarı bellidir. Baştan özel şartlar sunulmadı ise bunların yapılmasında keyfilik olmaz. Herkes eşinin ailesine de saygı göstermek zorundadır. İnatlaşma ile hiçbir şey halledilemez, sorun daha da büyür. Sabırlı ve yumuşak davranış ve sözler sorunu tamamen ortadan kaldıramasa bile az veya çok azalmasına sebep olur.

      Kadınları olur olmaz şekilde kocalarına karşı kışkırtmakla onların hem dünya hem da ahiret hayatlarında onulmaz yaralar açmanız ihtimalini düşünerek yazmanız vebal almamanız açısından daha iyi olur.

      • Seymen diyor ki:

        düzeltme
        ‘düşünme zahmetine katlanmamışsınız anlaşılan’

      • sibel diyor ki:

        yorumlarıma katılmasanızda saygılı bir şekilde eleştiride bulunduğunuz için çok teşekkür ederim yazdıklarınıza bende katılıyorum ama hayatta düzeltilmesi imkansız durumlarda başımıza geliyor ne yazıkk ki çözüm çözmek isteyen taraflar arasında olur düğümü kör düğüm yapmak isteyenlerle peygamber olsanız anlaşamazsınız.sorunu kökünden hallettim zaten şuan başımda olan bir sorun değil.

  6. çalıkuşu diyor ki:

    KEVSER hanıma (1);

    (üyelere özel mesaj gönderemediğimiz için bu şekilde başlık atmak zorunda kaldım anlayışınıza sığınıyorum)

    siteyi uzun süredir takip etmekle birlikte çok yorum yapan biri değilim. yorumcuların yazıların genellikle takip etmeye çalışırım. sizin yorumlarınızı da uzun zamandır okumaktayım. bende bıraktığınız izlenim şöyle; aile yapısı babadan dolayı sıkıntılı olan, özellikle annesiyle olan iletişimsizlik ve sevgisizlikten dolayı babasına öfkeli olan, bu durumun getirdiği korkuyla tüm erkeklerin genel olarak kötü olduğu fikrine sahip bir hanımsınız. aynı zamanda inançlı, fakülte mezunu, çalışan ama aslında çalışmaya karşı , evlenmekten korkmakla birlikte evleneceği kişinin asla babası gibi bir olmamasını ve kendisine sevgiyle bağlı olmasını isteyen birisiniz. yazdıklarım ve yazacaklarım asla yargılama veya eleştiri niyetli değildir. durum tespiti yapıp kabul ederseniz tavsiye niteliğindedir.

    ben de babasına öfkeyle dolu olarak büyümüş bir kız çocuğuydum. hayır annem ya da başka biri tarafından dolduruluşa getirilmedim bu konuda. gözlem sonucu oluşuyor bu durum. kız çocukları için erkekler ikiye ayrılır babası gibi olanlar ve olmayanlar. eğer kötü bir iletişim varsa evleneceği kişinin asla babası gibi olamamasını ister ve evlendikten sonra bakar ki o da babası gibi, az ya da çok benzer şekilde. bu durum bizim kafamızda birilerine bakarak bir şablon oluşturmamızdan ve olur da bu şablon dışına çıkan birine rastlarsak artık mutsuz olacağımız algısından kaynaklanır. özellikle kadınların beyni kurgu konusunda oldukça gelişmiş olduğu için artık bu durum uzar da uzar. babama olan öfkemi nasıl azalttım diye sorarsanız asistanlık için evden uzaklaşmanın çok büyük etken olduğunu söyleyebilirim. evden uzakta evde olup bitenlerden dolayısıyla babanızdan halinden tavrından uzak kalıyorsunuz, dolayısıyla beyniniz senaryo yeteneğinden mahrum kalıyor ve daha objektif düşünebilme imkanına sahip oluyorsunuz. yaşadığınız ruhsal üzüntünün aslında olayı beyninde büyütmekten kaynaklandığını görüyorsunuz. bu konuda uzun ve tamamlayıcı olarak yazmak isterim ama vaktim kısıtlı. devamını getirmeye çalışacağım inşallah. aslında tamamladıktan sonra onaylanması daha uygun olur diye düşünüyorum şimdilik selametle

  7. LeyL'i diyor ki:

    Ben nişanLıyım … ve nişanLım aşırı sert biri… Ama öyle güzel kalbi var ki Karşısında bağırmayıp sesini yükseltmediğin sürece seni hep yüceltir.. ama misal veriyorum, bi arkadaşı ile beraber gezerken , o arkadaşının kız arkadaşı yanlarına gelmiş tanışmışlar öyle ayak üstü… ben öyle deliye dönüyorum ki:… biliyorum hata yapmaz ama bu bile beni üzüyor banane elin kızından…. bu durumda ne yapacağımı bilmiyorum… o sinirlendiğinde ne yapacağım şaşırıyorum bana bir yol gösterir misini :/

    • Esma diyor ki:

      aynı durumu siz yaşasanız ne tepki verirdi, yani bir kız arkadaşınızla geziyorsunuz ve onun bir erkek arkadaşı geldi ayaküstü tanışıp sohbet ettiniz, nişanlınız nasıl tepki verir. Eğer ortada bir yanlış varsa bunun kadını erkeği olmaz. Allah günah yazarken kadın-erkek ayırımı yapmaz. Erkekler bir kadınla konuşunca erkeğe daha az günah yazılmıyor yani.
      Sinir duyguları aslında korkudan kaynaklanır. Nişanlınızın korktuğu duyguları bulun. Ben olsam sinirlerini aşmadan evlenmezdim. Sonra niye şiddet görüyorum kocamdan demeyesiniz.

  8. ABDURRAHİM: diyor ki:

    sema merhaba: ellerinize sağlık güzel bir yazı olmuş yine. sağlıklı ve mutlu günler sizle ve sevdiklerinizle olsun ALLAH a emanet olun

    • abdurrahim diyor ki:

      düzeltma ve özür sema hanım demek istemiştim yalnışlıkla sama demişim özür dilerim bir kasıt yoktur…

  9. Mehmet GÜN diyor ki:

    Kardeşlerim;
    “Siz erkekler, hepiniz, ….” ya da “Siz kadınlar, hepiniz, …..” şeklindeki genellemeler, her zaman insanı yanıltır. Allah korusun, insanı büyük günaha sokar. Hz. Muhammed (S.A.V.) ve Hz. Hatice (R.A.), iki güzel insan. Biri erkek, biri kadın. Yukarıdaki gibi genellemeler bu güzel insanları da içine alır ve Allah korusun, bunun vebalini kimse kaldıramaz. İyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı, güzel ile çirkini her zaman birbirinden ayırmalıyız.

  10. Ahsen diyor ki:

    Evlilikte en önemli konulardan birisi karşılıklı sevgi ve onu kuvvetlendiren küçük şeyler..
    Tabi küçük şeylerden mutlu olmasını da bilmek lazım..
    bu konuda sözler çok etkilidir dediğiniz gibi.
    Murat selvi çok güzel bir cümle yazmış :

    Küçük şeyleri önemseyin ki; büyüyen bir sorun olmasın…

    teşekkürler bu güzel yazı için..demekki bazı şeyler o kadar devasa boyutta değil algılarımızı kırmamız gerekir pahalı ve çok fazla kedini zorlamak samimiyetsiz olduğu kadar karşı tarafında anlık mutluluklarına yetiyor sadece..

  11. DOKTOR diyor ki:

    IYILIKLERIN ASIL KARSILIGI AHIRETTE GORULECEK.BURADA ”PROMOSYONUNU” GORUYORUZ.
    ”DUNYAYI TUZ KADAR SEVMELIYIZ” RAHMETLI TAHIR BUYUKKORUKCU HOCAMIZ M.SAMI RAMAZONOGLU HAZRETLERINDEN BU SOZU ISITMIS.MEKANLARI CENNET OLSUN…

  12. kevser diyor ki:

    kadınlar niye çalışmak istiyor sanıyorsunuz?çünkü biliyor aynı ilgiyi evlense kocasından göremeyecek.ama işyerinde sekreterken maaaşlallah erkekler bi kibar davranıyo sekreter hanımlara.kadın biliyor ki,evlense aynı kibarlığı göremez kocasından.halbuki o erkek sekretere gösterdiği aynı ilgiyi hanımına gösterse hanımı da sekreteri gibi olur!

    • Necmettin diyor ki:

      Evet hep o baska erkeklerin ilgisiyle basliyor isler sonrasini zaten biliyoruz.

      Sonuc: 2012’de 123 bin bosanma sayisinla ülkemizde bosanma oranimiz bir kez daha yükselerek 20%’yi gecmis durumda.
      Bati dünyasindaki 50% oranlarina hizla yaklasiyoruz. Sonunda böylece o hep arzu ettigimiz “muasir medeniyet” seviyesine ulasacagiz herhalde.

      Ilginc olani bütün Islam ülkelerinde acik ara birinciyiz. Tabii laik kemalist Cumhuriyetten baska ne beklenebilirdi.

      Bütün dünyada kadinin istihdama katilmasi herseyden önce suna yol acti:
      – hem zina’nin hemde bosanmalarin artmasi.
      Iktisati acidan bu iki melanetin topluma getirdigi maliyeti ve manevi zararlari kadinin is dünyasinda milli gelire verdigin katkisindan kat kat daha fazladir.
      Her seyi hesaba kattiktan sonra iddia ediyorum kadin’in GSMH’ye disarida calisarak esasen katkisi = 0.

      Yinede bizim sözde muhafazakar iktidar güya kadini is hayatina katilma oranini simdiki 29% oranindan daha yükselterek iktisadi acidan 2023 hedeflerine kavusacak.
      Tabii gelecek on yilda yikilmamis bir yuva kalirsa bu topraklarda!

      • fatma diyor ki:

        Kadın ve erkek birbirne eşit değildir. Ancak birbirine eş olabilirler… Dinimize göre çalışıp evini geçindirmek erkeğin görevidir, Bayan eşine hizmet edip çocuklarını büyütmekten sorumludur… Ama günümüz erkeklerinin çoğu maddiyatı ve geçinmeyi gözünde çok büyüttüğü ve rahat bi yaşam sağlayacağını düşündüğü için çalışan bi bayan ile evlenmeyi istemektedir… Bayanlar da ister istemez iş hayatına atılıyor (acı ama gerçek bu )

        • fatma diyor ki:

          kesinlikle katılıyorum çalışan bi bayan olarak,evimde olmayı çok ama çok arzu ediyorum.şafak 5 yıl emeklilik 11 yıl eeee elde var………………….:-(kaybolan gençlik, annesiz büyüyen çocuk,birbirinden uzaklaşmış eşler,

    • talihsizlik diyor ki:

      Demek erkeklerden ilgi görmek için çalışan kadınlar var. Bu kadının nefsine köle olduğunu gösterir. O erkeklerin nasıl düşündüklerini biliyorum. Bir et parçası , mal veya bir cinsi meta olarak görüyorlar o kadını. Kadının da metalaşmak hoşuna giderse çok pislikçe durumlar ortaya çıkıyor. Kadın ahlaklı ise eziliyor psikolojik hatta cinsi tacize maruz bırakılıyor. Ne yazık ki Türkiyede çalışma ortamlarının çoğu böyle. İşte tam da bu yüzden ben kadının zorunlu olmadıkça çalışmasına karşıyım. Çünkü ne olursa olsun kadının en çok şefkat göreceği yer evidir. Bir kadının çocukları için, kocası için yani ailesi için fedakarlık yapmayı kölelik olarak görmesi çok acıdır ve en hafif ifade ile talihsizliktir.

      • kevser diyor ki:

        kadınlar nefsine köle de erkekler değil mi sanki?ben burada “o zaman kadınlarda öyle yapsınlar”demiyorum.ama bu siz erkeklerin suçu kusura bakmayın.onu köle yerine koyan sizsiniz.çalışmaya mecbur bırakanda siz erkeklersiniz.kocasının yeter maaşı olupta bir işte çalışan kadın çok çok az tanıyorum.varsa da ya öğretmen ya da çok gerekli hayati bi mesleği vardır,insanlara faydalı olmak için yapıyordur.evliliğin öününü tıkayan bizzat siz erkeklersiniz

      • Ahsen diyor ki:

        “talihsizlik” eğer bir erkek iseniz “kadınların çalışması” meselesinde söyledikleriniz karşı olmanız için kesinlikle geçerli bir sebep.Herşeyden önce erkeğin eşinin karşılaşacağı durumları en önemlisi ahiretine zarar verecek ortamlardan kaçınmasını sağlayacak düşüncede olması gerçekten önemli.
        İyi bir ortamda çalıyor olsanız bile bu asla iyi bir muameleyle karşılaşacağınız anlamına gelmez .
        Bu durumda eşinin yaklaşım tarzı önemli kendi menfaati için mi yoksa eşini gerçekten düşündüğü için mi karşı çıkıyor niyet önemli..

      • necmettin bey haklı diyor ki:

        Necmettin bey haklı. Bugün Türkiye’de kadının zorunlu olmadıkça çalışması yasaklanırsa hiçbir mesele kalmaz. Bir kere işsizlik biter. Bir çok işsiz erkek iş bulur. Böylece suç oranları dibe vurur. Çünkü kahvede boş bekleyen erkekler iş güç sahibi olup adam olurlar. Sonra evlilik artar. Çünkü çalışmayan kadın evliliği öncelik sırasında ileri koyar. Böylece aile güçlenir. Nüfus artar. Sonra zina ve çeşit çeşit ahlaksızlık azalır. Çünkü çalışan kadın dışarıda erkeklerle daha çok görüşüyor. Bunun sonunda gayet ahlaksızca durumlar olabiliyor. Kadınlara kötü muamele azalır. Çünkü işyerlerinde kadınlar son derece eziliyor hatta taciz ediliyorlar. Sonra Boşanmalar azalır. Çalışan kadının evde kocasıyla iyi geçinemediği, daha çok kavga ettiği, kendisine daha çok güvendiğinden ötürü de boşanma yoluna daha çabuk gittiği sır değil. Daha çok faydaları var ama uzun yazarsam kimse okumaz diye burada bırakayım.

        • kevser diyor ki:

          ne güzel,siz de o zaman ev kızı olan bi kızla evlenin,mesele çözülür o zaman değil mi?çalışan kadınları iş yaşamından çekip çıkarmaya çalışacağınıza,ev hanımlarının kıymetini bilinde onlar da iki gün sonra,”bende iş sahibi olacam”demesin oldu mu?çok merak ediyorum acaba bunları söyleyen erkeklerin kız kardeşleri,varsa hanımları ev hanımımı acaba?

    • aman dikkat diyor ki:

      kevser hanım yorumlarınızı okudum. babanız hakkında çok kötü şeyler yazmışsınız. şunu iyi bilin baba hakkı ödenmez. ilerde pişman olursun. kötü de olsa bu mevzu da dinimizin emri açıktır. ana babaya iyi davranmak farzdır. ona karşı dolmak yerine şefkat sahibi olun. bu yazdıklarıma karşı da hemen savunmaya girmeyin kendinizi. kalbinizi temiz tutmaya bakın. dışarıda suçlu aramayın. kendinizi düzeltmeye bakın.

  13. darüsselam diyor ki:

    Evet kaşlar göze, gem ata mütemmim oldukları ve onların noksanlarını ikmal ettikleri gibi; küçük nimetler de, büyük nimetlere mütemmimdirler. Bu itibarla mütemmim olan haddizâtında küçük de olsa, faideyi ikmal ettiğinden, büyükten daha büyük olması îcab eder. Ve keza büyükten beklenilen menfaat, küçüğe mütevakkıf ise; o küçük, büyük sırasına geçer; o büyük dahi, küçük hükmünde kalır. Kilit ile anahtar, lisan ile ruh gibi.
    İşarat-ül İ’caz ( 16 )

  14. yunus diyor ki:

    Evet yine herzamanki gibi heyecanla beklediğim yazınızı okudum sayın maraşlı ve sanki hep bizlerdne birilerini bunuda yaz bunuda buhaftada bunu işle demiş gibi yazıyorsunuz, ve içimizdekileri bize birkezde kaleminizle hatırlatıyorsunuz çok memnun kalıyorum(kendi adıma) eksiklrimi yada yada yaa bu başkası içi önemlimiymiş diyorum örneğin değer verdiğim birisini uyanma saatinde arayp günaydın saat 7 dediğimde sesindeki mutluluğu hissetmek kadar güzel bir duygu yoktu küçük ama değerliydi çünkü içinizden gelerek yaptığınız birşeydi İÇİNİZDEN GELENİ YAPIN BUGÜN.

  15. Murat Selvi diyor ki:

    Küçük şeyleri önemseyin ki; büyüyen bir sorun olmasın…

  16. yasemın diyor ki:

    bılınen fkat sıg kalmıs,kucumsenmıs,ıskalanmıs ve mahrumıyetımzden sebpte sevdklerımzle aramza duvarlar örmusuzdr mutlak.kucuk seyler adlı yaznız,ıskalamıs fkt ne de muhım ayrntları kacrdgmzı brkez dha fark ettrdı.. Sız hep yazn e mı? Sema hanım,elınze,kalemınze,gonlunuze saglk..selametle..

  17. yasemin diyor ki:

    Gerçekten çok önemli şeyler,eşim gün içinde bir kaçkez bana mesaj atar,” :) ”diye.Çok basit bi olay,ama içinde birçok şey gizli.Seni düşündüm,yüzümü güldürüyorsun,mutluyum,aklıma düştün,iyiki varsın…..v.s.Varsın elinde çiçekle gelmeyi versin,nişan yıldönümümüzü hatırlamasın.Beklenti yüksek olduğunda insan daha çok mutsuz oluyor,küçük şeylerde gizli aslında,görmeyi bilmek lazım.UMMA Kİ ÜZÜLMEYESİN i benimsediğimden beri çok mutlu ve huzurluyum şükürler olsun :)

  18. kevser diyor ki:

    ben erkeklerin kalbi olduğuna inanmıyorum.bana dini bilgileri annem öğretti,ben babamdan helali haramı hiçbişeyi öğrenmedim.her akşam gelir,tv karşısına geçer.tek kelime etmez.kendi ailesine geldi mi hatta mahalleye geldi mi,ahlak polisi kesilir ama her akşam rezil,şiddet içerikli açık saçık dizileri ağzı açık izler.bi akşam yanında oturayım dedim de,2 saat gözünü ayırmadan izledi.insanlar nasıl izliyor o dizileri?resmen işkence.benim annem dinine çok düşkün bi insan ama 23 yaşındayım babamın bugüne kadar 1999 depremi hariç namaz kıldığını görmedim.arada içki de içer.şimdi ben bu insana güler yüz mü gösterecek mişim(?)inanın hiçbi kadın annemin yerinde olmak istemez.burada yazdıklarımı okuyorsa da umurumda değil,hatta okusun çünkü yüzüne söyleyemiyorum çok sinirli bi insan.benim de imtihanım bu,kendimi dünyanın en bahtsız çocuğu gibi hissediyorum,hayattan bunaldım

    • Mehmet Emin diyor ki:

      Kevser hanım dertlerinizi bir sekilde anlatın içinizde biriktirmeyin.
      Saygı saygı saygı anne baba Allaha karsı gelmeni istemedikten sonra itaat lazım.
      Sıkıntılarınızı mutlaka paylaşın.

    • Necmettin diyor ki:

      Cok üzüldüm anlattiklariniza fakat babanizi bu yastan sonra zor degistirirsiniz.
      Size samimi tavsiyem bir an önce uygun dinine bagli iyi ahlakli bir es bulunda evlenin göreceksiniz her erkek öyle degil.
      Sizi evlilik ve erkekler korkutmasin. Her genc delikanli hayatinda sevdigi hanimini mutlu etmek ister. Bunu unutmayin.

      Milletin dediginede inanmayin. Ben esimlen üniverstede 21 yasindayken tanisdik ve simdi ikimizde 35 yasindayiz.
      Kendisini hala o ilk gün gördügüm gibi hatta cocuklarimiz oldukdan sonra dahada fazla seviyorum. Ve o benim hala en yakin dostum.

      Bu dünyada evlilikde mutluluk kesinlikle var.

    • MerveSafa diyor ki:

      Merhaba Kevser,Seni o kadar iyi anlıyorum ki..Yazılarını okuyorum ve toplumdaki iki yüzlülüklerden,çelişkilerden ve bazı sıkıntılarınızdan bahsediyorsunuz .Sanırım yeni mezunsun ve yaşın da çok genç.Ben de üniversiteden yeni mezun bir mühendis iken çok buhranlı dönemler yaşadım.Ne yapacağımı bilemeden geçirdiğim dönemler oldu.İnandığım şeyler ile çevrenin sana yaşattıkları arasında uçurumlar olabiliyor ve bu da insanı çok bunaltıyor..Sen mesela kadının çalışmasına karşısın fakat seni çevren vede ailen çalışman hususunda imalar yapıyordu,bir yazında okuduğuma göre..Sen İslamı içselleştimrişsin fakat çevren hala geleneksel müslüman o sebeple onları değştirmeye çalışman sana çok zorlukları getirecektir..Yaşları geçmiş insanları değiştirmek o kadar zor ki..Maalesef toplumda çalışmayan bayana neredeyse yer yok gibi..Sana tavsiyem kendine bir uğraşı bulman ,bu bir sohbet grubu olabilir,halk eğitim kursu olabilir yada eğitimini aldığın alanda meşru dairede bir işe girmek olabilir..Yakın bir zamanda inanıyorum devlet dairesnde de başörtülü girilebilecek,inan hiç sevmediğim bir öneri olacak fakat kpssye hazırlanabilirsin,sanırım ailenn de maddi durumu çok iyi değildi..Belki uzmanlaşmak istedğini farklı alanlar var ise mesela psikoloji olabilir,bence bunu kıvırabilirsin,çünki iyi tahlillerin ve gözlemlerin var..bu alanda yüksek lisans yapabilirsin..Bende akademisyen olarak az çok eğitimci yönüm ile böyle bir fikir aklıma geldi.Evde durmak,daha önceki yoğunünv. hayattan geçişte zor geliyor olabilir…Evlilik konusu ise tamamen kısmet işi kesinlikle ve bazı yazılarında erkeklere biraz yüklenyorsun haklı olarak..Erkekler bence görsel varlıklar,biz bayanlar ise daha farklıyız,duygusalız,onlar bizim kadar ince düşünemeyebiliyorlar….Sen pozitif olursan ve yüzün gülerse bence hersey daha kolay olacak gibime geliyor,bir abla tavsiyesi benden..

      • kevser diyor ki:

        Sayın MerveSafa,
        dediklerinizi ben çok iyi anlıyorum.hayat,zevklerin doyurulmasından ibaret değil bana göre.aslolan çalışmak ve üretmektir.ve insan çok çeşitli şeylerden zevk alabilir.ben bunu anladım.üniversite mezunu olmasaydım kitap okuma alışkanlığım olmazdı belki.bende ev hanımları gibi okumayı sevmezdim(bunu kibir gibi bi anlamda söylemedim).üniversite hayatımda öyle çok girişken bi öğrenci değildim ama şu ankinden kat kat verimli ve çalışkan bi yaşamdı buna eminim.o kadar yoğunluğun dersin ödevin arasında yine başka işlerimi de sıkıştırır yapardım.mezun olalı nerdeyse 1 sene olacak ve ben şunu iyi anladım ki,evde 1 senem gitti,şunu gördüm ki,evde durmakla insanlar nezdinde “somut”birşeyiniz olmuyor.en azından böyle bilgisayar başında olmazdım…ben hanımların eğer bitirdikleri bölüm öyle çok gereksiz bir bölüm değilse çalışması taraftarıyım.(çevreninde bi ölçüde ağzını kapatmak gerekiyor bence!!)burada “kadın çalışmamalı”tarzında yorumlar beni anca güldürüyor inanın…çünkü biliyorum ki gerçek böyle değil!parası kariyeri olan insan öyle veya böyle daha fazla artıya sahip oluyor.

        Necmettin bey,ben sizin tavsiyenize katılmıyorum.çünkü babasıyla sorunlu olan bir kızla kimse evlenmek istemez,ki bende istemiyorum artı,pskiyatristler de öyle demiyor,onlara göre böyle ailelerdeki kızlar babalarındaki eksikliği eşleriyle tamamlamaya çalışıyorlarmış,(kimsede babanın yerini tutmayacağına göre)benim gibi kızların evlenmemesi lazım.bekarken mutsuz olanın evlenince mutlu olduğu nerde görülmüş?böyle hikayeler varsa da ben inanmıyorum.bu kadar narsist hedonist bir çağda kimse kimsenin kurtarıcılığını yapmaz heralde değil mi?(ki zorunda da değil)napalım kader.
        insanlar haz merkezli yaşıyorlar,ar haya duygularını alaya alan bir kesim bile toplumumuzda türemekte.evlenmeden önce yaşananları normal göstermeye çalışanlar bile var.bunun çaresi de şahsiyet sahibi müslümanların evlenip dinini bilen çocuklar yetiştirmesi,o kötü topluluğu ancak öyle susturabiliriz.

        ayrıca suçladığım konularda(erkekleri)hiçte beis görmüyorum.suçlular.

        • kevser diyor ki:

          ayrıca Necmettin bey,sorun evlenememek değil,sorun erkeklerin bayanları SEVMEMESİİİ..sorun bence bu.erkekler işine geleni seviyor

          • h.irem diyor ki:

            kevser hanım babanızın aksiliğinden bahsediyorsunuz ben 6 yaşında kaybettim babamı son bir sene hastanede yattı ve orada vefat etti benim babamdan hatırladığım sesini duyduğumuzda yatkların altına saklandığımz asabi öfkeli bir insan ama çevrece sevilir mertti de bu yönü güzel. Sonra üvey abim vardı içki içerdi aksiydi hatta allaha havale ediyrm annemi bekın 3 üvey 6 kendi çocuğu olan onlarla 30 yaşında dul kalmış annemi gözmüzün önünde dilim varmıyor döverdi iyi okuyun bunu.. bu ne demek bir düşünün.. ve biz çaresizdik o benim annemdi nefret ediyorum ondan hala her gördüğümde içim ürperiyo pişman mı çok pişman farkında allaha havale ediyrm ben hiç çocukluk yaşayamadım.. Neyse evlenmekten korktum hep çünkü eksktim ne baba gördüm ne bir erkek şefkati karşımdakinden çok şey bekleyecektim doğal olarak ne olacaktı ki eşim hangisini dolduracaktı.. Ama çok şükür Allaha dularımı duyan beni bilen eşimle lisede tanıştık ve beni hiç bırakmadı allah ondan razı olsun mutluyuz seviyorum onu tam istediğim gibi o benim babam atam eşim herşeyim. Ümitsiz olmayın yaşadığınız zamanları bende yaşadım çok zorlandım inanmam diyosunuz ama inanın siz inançlısınız Allah ın haşa neye gücü yetmez ki Allah tan dileyin mazlumun duası başkadır unutmayın.. İnşallah okursunuz inşallah faydalı olur..

          • Ahmet diyor ki:

            Kevser hanım, size tavsiyem mesleğinizde başarılı olacağınız bir işe girin ve kendi paranızı çalışın. mutluluğunuzu, asla bir başkasında değil kendinizde arayın. babanızı boşverin, asla düzelmez. kendiniz mutlu olursanız ilerde de mutlu bir yuva kurabilirsiniz.

            babanız hakkında olumlu ya da olumsuz düşünceleri bırakın, zira düşündükçe babanızla aranızdaki kompleksi büyütürsünüz. kendi hayatınız olsun. şunu da iyi bilin ki bir erkeğin sizi çok sevmesi sorunları çözmeyecek. evreklerin sevmesine bu kadar önem vermeyin. ben bir erkek olarak size samimi bir şekilde şunu söyleyeyim. erkekler, fiziksel açından beğendikleri kadınları severler. diğerlerine karşı duyguları sevgi değil, acımadır, bunu unutmayın. bir erkek kocanız bile olsa, size çok yardımda bulunsa bunun nedeni sizi sevmesi değ-il size acıması olabilir. sevginin sözcüklere ihtiyacı yoktur. onu anlarsınız zaten.

            dünyanın kötü bir yer olduğu konusunda size katılıyorum. bu dünyanın kuralı bu. birileri üzülecek ki diğerleri sevinsin. allah herkesin mutlu olmasına izin vermemiş. o sadece cennette olacak. yeryüzünde tek mutsuz olan sevgi yoksunu kadınlar değil. böyle erkekler de var. sonuçta bir erkek ne kadar dürüst olursa olsun eğer fiziki ve toplumsal açıdan belli şartları yerine getirmiyorsa o da sevgi görmüyor. sevgi sadece neslin devamı içindir. diğeri masaldır. ve onu aramak beyhudedir.

          • kevser diyor ki:

            h.irem hanım,herşeyi anlıyorum da böyle insanlar niye evleniyor bunu anlayamıyorum.kendi bencil ihtiyaçları için fiziksel ihtiyaçları için egoistçe evlilik gerçekleştiriyorlar olanda bizim gibi çocuklara oluyor….
            bir çocuğu sevebilme kabiliyetin yoksa neden evlendin kardeşim?bir kadını sevebilme becerin yoksa niye evlendin?
            bence siz çok çok büyük bir istisnasınız..babası kötü olupta iyi bi kocaya düşen…
            benim de babasıyla sorunlu olan arkadaşlarım vardı,20-21 yaşında evlendiler,aynı şey devam etti.bekarken babalarıyla mutsuzdular,şimdi de kocalarıyla….
            kocalarıda hayırsız çıktı.hatta bazıları yağmurdan kaçarken doluya tutuldu”.bence bu şekilde evlenmek daha tehlikeli,çünkü bütün bütün karşınızdaki kişiye “bağımlı”hale geliyorsunuz.bende bu yüzden istemiyorum.çünkü ben ancak Allah’a bağımlı olabilirim,kendim gibi etten kemikten bir insana bağımlı olamam.bir söz vardı:”bir insana vazgeçilmez olduğunu hissettirirseniz,ilk vazgeçeceği kişi siz olursunuz ne ilginç değil mi?”diye,hakikaten de doğru bence.

          • kevser diyor ki:

            (ben bir erkek olarak size samimi bir şekilde şunu söyleyeyim. erkekler, fiziksel açından beğendikleri kadınları severler. diğerlerine karşı duyguları sevgi değil, acımadır, bunu unutmayın. )
            bu söylediğinize acı acı gülüyorum…o zaman bende bir hanım olarak şunu diyeyim:”aslında kadınlar sadece paraya ilgi duyar,bir erkeğin cebinde parası yoksa benim gözümde erkek değildir”..nasıl oluyormuş?bu hedonistlik kokan yorumunuz size kalsın ben almıyım…
            o dediğiniz şeyi,yani erkeklerin sevmesini ben zaten defalarca onların bir kıza neden sevgi duyduğunu ya da duymadığını kendi tecrübelerimle sabitledim.umurumda da değil.fiziksel olarak çirkin bi kız değilim çünkü,onlar çirkin sana dursun…bana eş mi yok?görüşleriniz bana kusura bakmayın ama saçma geldi.bu dünyada görsel zevklerden başka zevklerde var.ve ben erkeklere bu yüzden ACIMIYORUM.çünkü sizinde kendi ağzınızla söylediğiniz gibi,onlar için önemli olan tek şey var,o da görüntü,insanlığa bakmıyorlar bile.bende o zaman bunu bi silah olarak kullanırım.nasıl?

          • Ahmet diyor ki:

            ben sadece olanı söyledim kevser hanım. hedonist değilim.

          • h.irem diyor ki:

            asağıda yazılan yorum da erkek fiziksel güzelliğe bakar denmiş evet doğru maalesef ki öyle hatta kadın için de aynı şey geçerli şimdi şartlar eşitte o yüzden bekarlar çoğunlukta ama şu yanlış sevgi değil acımadır böyle birşey yok kim kime acıdığı için senelerce tahammül eder sevmediği halde.. istisna olduğumu düşnmüyrm ama kimse dört dörtlük değil bizimde sornlarımız oluyor olacak da önemli olan gönül birliği ile üstesinden gelmek ne istediğinizi iyi bilmek. kimse sizden etten kemikten olana köle olmanızı beklemez ama fedakar olmanızı hosgörülü ümitvarı olmanızı bekler.. Siz size eş olanı arayın dileyen Rabbim den en fazlasını çoğunu isteyin verecek olan O’dur.. sadece tevekkül affınza sığınarak vakarla..

        • alieren diyor ki:

          “kadın çalışmamalı tarzında yorumlar beni güldürüyor” diyorsunuz. valla bende burada en çok sizin yorumlarınıza gülüyorum desem yalan olmaz.bir yorumda savunduğunuz fikirleri bir başka yorumda eleştiriyorsunuz.bence sizin kafanız gerçekten çok karışık! aslında böyle olması çok normal,çevrenizde gördüğünüz olumsuz örnekler üzerinden gerçekleri ve doğruları,yalanlar ve yanlışlarla birbirine karıştırıyorsunuz.sonuç ise hep aynı suçlu erkekler.siz bu kadar çelişkiler ve yanlışlıklar içersindeyken sizin ihtiyacınız olan tek şey gökteki yüce allah(cc)in tüm insanlığa rehber kıldığı KURAN-I KERİM ve peygamber efendimizin sünnet-i seniyyesidir. size bunlar doğru yolu gösterir yoksa şeytanın bataklığı olan kariyer ve para hırsıyla dolu kurt sofralarında bırakın bu dünyayı ahiretinizi bile kaybedersiniz.

          • kevser diyor ki:

            @alieren

            bu kadar komik bulduğunuz ne var anlamış değilim.Allahü teala haşa gökte midir(?)
            ben bu sitede çok dinledim”KADIN ÇALIŞMAMALI”diyenleri.ama üzgünüm babadan zengin değilim.siz gidin de bir erkek ailesine diyin bakalım;”ben çalışmayan gelin olacam”diye,size nasıl”hazırcı”damgası vuruluyor gidin görün tamam mı?zaten siz marstan ben venüsten gelmişim anlamanızı beklemiyorum,hangi kadın bi erkeğe kendini anlatmışki ben anlatayım?
            burada çalışmayan bi kadınla çarşaflı bi kadınla evlense bile mutsuz olduğunu söyleyen kişiler de görüyoruz değil mi?ben biliyorum o;”karım çalışmasın”diyen erkeklerin hangi diğer koşullar altında bunu istediğini.kadın çalışmamalı diyen erkekler aynı zamanda eşinin manken ebatlarında olmasını istiyor.hadi bunları da yazın buraya,bunları da görelim oldu mu..
            öyle çok güzel bi hatun değilseniz evinizde çalışmadan haramlara bulaşmadan hanım hanımcık oturma şansınız da yok maalesef…çünkü zengin olan adam,kendisinin tipi düzgün olmasa bile kendini güzel kadına layık görüyor.eh kimse kimseye bu devirde bedava ekmek vermiyor değil mi?

        • Necmettin diyor ki:

          “çünkü babasıyla sorunlu olan bir kızla kimse evlenmek istemez”

          Lütfen böyle düsünmeyin. Bu dünyada sorunu olmayan hic bir insan yok. Kimse mükemmel degil bu dünyada. Bunu zamanla hayat tecrübesi insana ögretiyor. Hepimiz genclik gecirdik ve bilhassa babamiz ile zor anlarimiz oldu. Mesela benim babamdan yedigim dayaklar. Ama ben yaslandikca babami daha fazla anliyorum önceden hep sucladigim gibi kolaya kacmiyorum artik.

          “bekarken mutsuz olanın evlenince mutlu olduğu nerde görülmüş”

          Karamsarliginizi anliyorum fakat böyle düsünmek bir müslümana yakismaz. Iddia ediyorum evlendikten sonra cok daha mutlu olanlar var. Bende evlenmeden önce sorumsuz bir hayat yasiyordum, bencil ve mutsuzdum. Fakat evlendikten sonra hayatima yeni bir anlam geldi. Hele cocuklar olduktan sonra insan niye yasadigini daha iyi anliyor.
          Sizi 1 yil evde bos durmak herhalde karamsarliga sürmüs. Bir mesguliyet bulun kendinize. Egitiminize devam edin.

        • MerveSafa diyor ki:

          Kesinlikle yeise düşme kardeşim..Erkekleri suçlamak sorunları çözmüyor.. Evlilik kesinlikle kısmet işi ve hayatında hiç ummadığın aklından bile geçmediği anda karşına çıkıverebiliyor ki benim öyle olmuştu..O sebeple tevekkül etmek ve Allaha bırakmak en iyisi çünkü bizim için bizden daha hayırlısını biliyor…

          • Nur diyor ki:

            Kevser hanm yorumlarinzi okudum maksadim sizi elestirmek degil bnmde babamla artik bi iliskim yok zamannda cok agir seyler yasadim hala izlerini tasiyorum ve bazi yorumlarinizi bnde savunuyodum bi zmnlar ama dogru olan kadinlari madur gorup erkeklere saldirmak deil herkes ustune duseni hakki ile aparsa sorun kalmaz kadinlar erkeklere soyle yapin dememeli ayni sekilde erkeklerde kadinlara soyle apin dememeli fikir alisverisi guzeldir her daim ama bu emir verir nitelikte ve suclayici sekilde olmamali bende bi aile danismani adayiyim ve tespitlerim her iki cins arasindaki ileri glen sorunlarin yine birbirlrine tanimamasindan kaynklaniyor. Hem kadinin hem erkegin yaratilistan gelen fitratlari farklidir. Bu fitrati bilmemiz sorunlarin kolaylikla ortadan kalkmasini saglar. Erkeklerin kalbi olduguna inanmiyorum demissinz bir yorumunuzda acikcasi uzuldum. Cunku peygamberimzde bi erkek. Onun kalbi olduguna gore diger erkeklerinde bi kalbi var. Kismen hakli oldugunuz taraflar var ama yanlislarinizda var gozden gecirin lutfen…

  19. Tarih diyor ki:

    O kadar aç gözlü olmuşuz ki küçük şeylerle mutlu olmayı çoktan unutmuşuz. O kadar çok nefsimiz adına hareket ediyoruz ki yapılan küçük şeyler nefsi tatmin etmiyor. Eşimize nefsimiz adına bakarak hep daha iyisini daha güzelini, daha …. sını arıyor,, bakıyoruz. Rabbim küçük şeylerle mutlu olmayı nasip etsin.

  20. Necmettin diyor ki:

    Allah sizden razi olsun Sema hanim basimizdan eksik etmesin!

    Mutlulugun formülü cok uzaklarda degil.

  21. fatima diyor ki:

    herbiri bize hitap ediyor ins birebir uygulariz Allah yardimcimiz olsun ins

  22. Mehmet GÜN diyor ki:

    Allah razı olsun.”Mutluluk, elin yetişebildiği çiçeklerden demet yapabilme sanatıdır.” diyor, bir Japon atasözü.Tavsiyelerinize uyan herkes mutlu olabilir.

  23. Gulbeyaz diyor ki:

    Yaziyi okurken bile insan kendini tebessum ederken buluyor..
    Derler ya hayat ve sanat ayrintilarda sakli.. Gozumuzu tirmalayan ayrintilara kafa yormaktan buyuk resmi hep kacirir oluyoruz.ayeti kerimede buyrldugu gibi “olurki o kiside hoslanmadiginiz bisey bulursunuz Ama Allah onda cok hayirlar takdir etmistir.”
    Evlilik ve tum insan iliskilerinde iki cumle herseyin seyrini degistirir.tesekkur ederim/ozur dilerim.bir hanim yemege gittigi evde Evsahibi hanimin kocasi ekmekleri kapidan birakip giderken,ev haniminin kocasinin arkadsndan “Allah razi olsun “diye seslndigini duyunca sasirdigini soyluyor,ona gore zaten bu adamin yapmasi gereken biseymis,tesekkur edecek “acayip bise”yok ortada:)sonra yanilgisini anlamis..
    Goren akillar icin busabah yataktan sag kalkmak bile “acayip” bisey aslinda.bugun Rabbimize sukrumuzu eda ettik mi? Yoksa “onlar allahi unuttu,Allah da onlara kendilerini unutturdu” mu?

  24. sümeyra diyor ki:

    kötülük biriktirmek bir mü’minin aklakı yapısında en son olması gereken hatta hiç olmaması gereken öldürücü bir haslettir..ama ne yazıkki çoğumuz namaz kılıyor kur’an okuyor, sohbet meclislerine kulak kesilip boy gösteriyoruz.. da o sohbet ortamlarını o kur’an ın latif cümlelerini tatbikte münafıklardan geri durmuyoruz.. zaman geçse de ille de o hatayı yüze çarpıyoruz, söz söylenince altta kalmıyoruz, mutlaka kötü bir cümle kurup atış yapıyoruz karşı tarafa..karşı taraf dediklerimizde sevdiklerimiz hani, ailemiz eşimiz..kardeşlerimiz.. neden böyle yapıyoruz neden dışa hoş içe boş yaşıyoruz..neden kendimize dönüp iki çift güzel kelamda bulunmuyoruz..layık değilmiyiz!! layık değil mi sevdiklerimiz… ne desem sonu boşa çıkacak.

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Merhamet en etkili silahtır; kalbe kadar işler ve ebediyete kadar iyileşmeyecek yaralar açar. “( LAvigerie)

Kitap

Çocuğunuzun Sahibi Değilsiniz

“Sormamız gereken soru şu: Geçmişimizin şimdiki yaşamımızı ne kadar süre daha yönetmesine izin vermek istiyoruz? Daha ne kadar başka bir zamanın hayaletleriyle savaşmak istiyoruz?" #drshefalitsabary nin kitabını internette kitap araştırmaları ...
Devamını Oku