Küresel Erkek Düşmanlığı / BEN DE #MeToo

12 Aralık 2018Sema Maraşlı16 Yorum »

7_bAmerikalı bir film yapımcısının tâcizlerinin ortaya çıkması ile tüm dünyada #MeToo “Ben de” etiketiyle sosyal medyada ünlüler tâcize hayır kampanyası başlattılar.

Tâcize hayır kampanyası, erkekler aleyhine feminist bir harekete dönüştü. İçinde ülkemizden de katılımlarla iki günde on iki milyondan fazla kadın “ben de tâcize uğradım” diye “Me too” etiketine katıldılar.

Film yapımcısının iş yerinde çalışan kadınlar, ünlü olmak isteyen modeller, sinema oyunculuğu denemeleri yapan gençler, stajyerler de ben de etiketine katıldılar. Film yapımcısı etrafındaki bütün kadınları tâciz etmiş. Bunların içinde çok ünlü kadınlar da var. Bunun üzerine başka ünlü oyuncular da başka yapımcıları şikâyet ettiler.

Kadınlar yıllarca yapımcıların tâcizlerine ses çıkarmamışlar. “Tâcize Dur” hareketinden sonra bunun sebebini “Kariyerlerinin mahvolma korkusu yüzünden duruma ses çıkaramadıklarını” belirttiler.

Kimse kusura bakmasın da bu kadınlara yapılana tâciz denir mi biraz şüpheli. Bir kere anlattıklarına göre çoğunda zorlama yok. Film yapımcıları kadınlardan bazı cinsel taleplerde bulunmuşlar, kadınlar da yönetmenin filmlerinde rol alabilmek için istekleri kabul etmişler. Yani kadınların çoğu yetenekleri ile ya da emek vererek değil, güzelliklerini kullanarak yapımcılarla yatıp ünlü olmuşlar. Bizim ülkemizde de “Ünlü olmanın yolu yapımcıların yatağından geçer” diye hep söylenir.

Erkekler kadınların güzelliklerini kullanmışlar, kadınlar da erkeklerin sahip olduğu imkanları. Yetişkin bir kişiye cinsel bir davranışın tâciz sayılması için zorlama olması gerekiyor. Rıza ile olan tâcize girmez. Fakat “Me too” hareketiyle rıza ile bedenini kullandıran kadınlar ahlak kumkuması oldu.

Bu olaydan sonra Hollywood’da 300’den fazla kadın oyuncu, yönetmen ve yazar, film endüstrisi ve diğer sektörlerdeki sistematik cinsel tâcizle mücadele etmek için Time’s Up (Süre doldu) adını verdikleri kampanya başlattılar. Kampanyaya ilk etapta 13 milyon dolar bağışta bulunulmuş. “Bu para, iş yerlerinde cinsel istismara maruz kalan kadın ve erkeklere yasal destek sağlamak için kullanılacak” diye açıklama yapıldı.

“Me Too” hareketinden sonra yüzlerce erkek sadece kadın beyanıyla işlerinden atıldılar. Hareket birinci yılını tamamladığında New York Times bir yıl içerisinde hareketin iş dünyasındaki yansımalarını ortaya koyan bir çalışmaya yapmış. Gazetenin analizlerine göre, geride kalan bir yıl içerisinde ABD’de önde gelen ve haklarındaki tâciz iddiaları kamuya yansıyan iş adamlarından en az 200’ü işlerini kaybetmiş. Medya dünyasında pek çok programcının işine son verilmiş. Yalnız çok az kişi yargılanmış. Kadınlar şikayetlerini sosyal medyada yapıp, erkeğin işinden olmasını seyretmişler, yargıya götürmemişler. Belki de haksız çıkacaklarını düşündükleri içindir.

Görevden alınanların yerine çoğunlukla kadınlar getirilmiş. “Ben de” diyen on iki milyon kadın içinde gerçekten tâcize uğrayanlar vardır muhakkak fakat kadınlar eski sevgililerini, geçmişte rıza ile olan her türlü cinsel yakınlaşmayı “Ben de tâcize uğradım” diye etiketleyerek erkekler aleyhine çok büyük bir kampanya yapmış oldular.

Bazı ahlaksız erkeklerin tâcizlerinin faturası bütün erkeklere kesildi yine. Ahlaksızlığa göz yummuş kadınlar “Niçin razı oldunuz?” diye hiçbir şekilde suçlanmadı. “Kariyerimiz zarar görmesin, yönetmenin imkânlarından faydalandık” açıklamasına rağmen bedenini yapımcılara peşkeş çeken ünlüler, toplum vicdanında bile yargılanmadı. Kadındır ne yapsa yeridir, haklıdır denip geçiliyor.

Tüm dünyada erkekler tâcizci ilan edildi. Sonra da kadınlar erkeklerden ilgi ve sevgi bekliyorlar. Bu kampanyalar cinsiyet savaşlarının küresel hale gelmesidir ve büyük ihtimal bu savaşların devamı da gelecektir.

Sema Maraşlı/ “Güçlü Kadınlar Neden Mutlu Değil” kitabından

Okunma Sayısı : 4.700

Yorum yapın

“Küresel Erkek Düşmanlığı / BEN DE #MeToo” için 16 Yorum

  1. Misafir diyor ki:

    Amerika’da kasırgalara ekseriyetle kadın isminin verilmesi bundan olsa gerek!
    Bu bir tesadüf olamaz!

    • Gulpembe diyor ki:

      Yuzyillik bir hadise. Zamaninda erkek meteorolojistler kasiragalari daha kolay siniflandirmak icin onlara kadin adi takiyorlarmis; dengesiz, gecici, eglenmelik… gibi. Daha sonra bu alana kadin bilimcilerin el atmasi ve feminist hareketlerin etkisiyle kadin isimleri kullanilmamaya baslanmis. Erkek isimli kasirgalar da var fakat bu aliskanlik kismen devam ediyor. Cinsiyetci ve cirkin bir durum:)

    • Gokce diyor ki:

      Amerikanin Okyanuslarinda olusan,Hurricane denen firtinalara, 1953 -1978 yillari arasinda Kadin isimleri verilmistir. Sebep olarak ta denizcilikte, Deniz ya da Okyanus (She) female olarak siniflandirilmis olmasi gosterilmektedir.

      Arapcada da var olan Gunes’in (as-Sems)female Ay’in ( al Kamer), male olarak siniflandirilmasi gibi.

      1979 dan itibaren,Dunya Meteoroloji Organizasyonu her sene olacagi tahmin edilen firtinalar icin degisimli olarak ,alfabe sirasina gore, bir Kadin, bir Erkek ismi vermektedir.
      Bu sekilde tropikal firtinalari isimlendirmedeki cinsiyetcilige son verilmistir…

      History.com dan alintidir.

      Sair el- Mutenebbi soyle der, ”İsminin dişil isim olması Güneş için bir ayıp olmadığı gibi isminin eril isim
      olması da Hilal (ay) için bir övünç kaynağı değildir.”

      • Gulpembe diyor ki:

        Ilgili ansiklopedide kasirgalarin karakterlerindeki tahmin edilmezlik ozelliklerinden dolayi kadin isimlerinin tercih edildigi yaziyor( encyclopedia of hurricanes,typhoons and cyclones)
        Cinsiyetcilik yapmamak adina bir sure sonra alfabetik siralamaya geciliyor bir kadin bir erkek ismi seklinde. Fakat ilginc ki en yikici ve olumcul olanlari daha cok kadin ismindekilerden cikiyormus.Burayi cozemedim:)

        • Gokce diyor ki:

          Gulbembe hanim,

          Ben, kasitli olarak en kuvvetlil firtinalara kadin ismi vermiyorlarsa, bunun bir tesaduf oldugunu saniyorum.
          Cunku,Kadinda yaratilistan gelen merhamet ve sefkat in erkeklere gore olculemeyecek derece ustun olduguna inananlardanim.
          Selam ve dua ile..

          • Gokce diyor ki:

            Gulpembe olacakti..Affola..

          • Gulpembe diyor ki:

            Gokce Hanimcim,
            Sizin de isaret ettiginiz gibi bu kasitli yapilan bir sey degil. Tevafuken yani Allahin Izni ve kontrolunde bulunan fakat hikmetine tam vakif olamadigimiz sebepler neticesinde gerceklesmis ve sonradan farkedilmis birsey. Sefkat hissi yaratilistan mi gelir yoksa sonradan mi ogrenilir, hangi cins daha sefkatlidir?Bunlarin cevaplari cok degiskenli ve gorecelidir. Mutabik olabilecegimiz tek sey ise, hadisi serifte buyruldugu uzere; Allahin merhametinden simdilik cok kucuk bir hissesini dunyada gosterdigi,digerini ahirete sakladigi, dunyadaki merhametinin en buyugunu ise annelerde tecelli ettirdigidir.ilginc ki baska bir gun peygamberimiz bir anneyi evladiyla ilgilenirken gorur ve soyle buyurur “su kadinlar ne sefkatli varliklardir! Bir de kocalarina eziyet etmeseler, namazlarini kilsalar cennete giderler”
            Selam ve sevgiler.

  2. seko69 diyor ki:

    KADEM yazınızdan sonra hala gerçekleri göremeyenlere bunları anlatsanız boş. bir proje olarak aile yok ediliyor. batı yaşam tarzı empoze ediliyor. şimdi yeni furya, veledi zina…. tvlerde boy boy gösteriyorlar. evli kadınlar eşlerini aldatıp çocuk sahibi olmuşlar.. eşlerde bu olaya ses çıkarmıyorlar. dindar! bir parti eliyle ülke örf ve ananeleri yok ediliyor. aile parçalanıyor din yıkılyor..

  3. İSMAİL AYDEMİR diyor ki:

    Yeni Akitde son zamanlarda bu konuları gündemde tutuyor. yorumlara baktığımda Sema MARAŞLI hanım bakan olsun diyenlerin sayısında artış var, Yeni Akitde. DAha öncede söledim bu meseleler günümüz ve geleceğimiz için çok önemli meseleler. Bir elin nesi , İki elin sesi var misali. Yeni Akit ve varsa diğer aklı selim. (M.Şevket EYGİ. vb) yazarlarla ortak bir tepki göstermenizde fayda var zannımca. Konyada Profu aforoz ettiler hemen kadın adaya oy vermem dedi diye. Bu arada Cumhurbaşkanlığımız kadına yönelik şiddet içerikli (sübliminal mesajlarla dolu) kamu spotunu yayınladı. Zannımca Reis bizler gibi düşünmüyor. Aile konusunda Kadem gillerin yanında. Allah hak yol nasip eder İNŞAALLAH. Rabbim Hak yolda olan Devletimize , Milletimize zeval vermesin, İNŞAALLAH.

  4. Tugut diyor ki:

    Sema hanımın neredeyse bütün yazdıklarını yakalaşık son 3 senedir takip ederim. Emeğe saygı ancak boşa kürek çekiyor.
    1. Bizim toplumda bu dejenarasyon son 10 yılda oluşmadı 50-60-70 li yıllarda bile vardı, hatta siz o masum dediğiniz Anadolunun bağrına gidin gerçekleri göreceksiniz. Bİz yaşımız itibariyle birazını gördük birazını büyüklerimizden duyduk.
    2. Kapalı çarşı gibi bir yerde uzun süre bulunmam dolayısıyla çok yabancı ile muhatap oldum, gerek batılı gerek doğu bloku gerek ortadoğulu, batılı gayri müslümleri bir kenara bırakırsam en azından bizim gibi müslüman olan (biz veya onlar öyle olduğumuzu iddia ediyoruz) genelde arap kökenli insanlarla konuştum, adamların kabaca şöyle bir tespiti var bana çok kez şöyle dediler ” sizin din konusunda çok bağnaz ve yanlış tutumlarınınız var” (şimdi ne alaka demeyin ileride din ile evlilik konusunu birbirine bağlaya cam) nedir? diye sorarım 3 aşağı 5 yukarı aynı şeyi söylerler, sizi diyor din anlayışı acayip (ben kısaca buna farklı isimler koydum kendi kendime, işte anadolu islamı, köylü dini, kocakarı dini vb.. ) mesela diyor sizde evlilik kız isteme düğün, 10 tane 5’i bir yerde (50 cumhuriyet altını bugünü altın kuru ile kaç para yapar siz hesaplayın :)) eee sonra 2 metre zincir, eee zaten ekonomik durumunuz belli ülke olarak petrol zengini değiliz, tabi bundan sonra benim bakış açımda biraz değişme oldu, çevreyi daha iyi gözlemledim bu evlilik kadın erkek ilişkileri konusunda, biz bir kadınla erkeğin evlenmesini öyle kutsadık öyle böyle abarttıkki kendi icat ettiğimiz korkunç tabu içinde lağım çukuru gibi boğulduk, adamlarda avrupadan dayattı 6284 sayılı kanunu çıkardılar. yani hak ettik. nikahın farzı hanefi itikat alimlerinin çoğunluğunda 3 tür NİYET, MEHİR, İLAN, kimi alimler ilan olayına müstehap der.
    3. Bundan 20-30 yıl öncesine bakın yaşı müsait olanlar bilir, kız istemeye gittin. soru: ne iş yapıyon, (amca ;helal kazanıyonmu diye sormuyo, P……k yapıyorum ancak çok kazanıyorum desen çoğu yerde pek sorun çıkmazdı) şimdi iş sormuyolar zaten evleneceğin dişi birey iş o aşamaya geldimi kaç dairen var diye soruyo!! ne alaka kızım, olurmu birinde oturacaz diğerleri kirada mazallah sana bişey olursa ekonomi olarak mabadı sağlama alacam.
    4. Burada yorum yazan arkadaşlara dİn konusunda ahkam kesemem benden çok çok bilgili olanları vardır. Peygamber (S.A.V.) efendimizin nikah evlilik hususunda hadislerini benden iyi bilirler zaten Sema hanım bunları yazılarında bahsediyor. İlgili Hadislerle benim yukarıda bahsettiğim ANADOLU Dini (İslam demiyorum İslam tektir. çeşidi falan olamaz ) feodal adetlerinin İslam ile uzaktan yakından ilgisi yoktur. Yani bazılarının dediği gibi son yıllarda kadın putlaştırılmadı bizim anadolu kültürü son 150-100 yılda (özellikle balkan harbinden itibaren sürekli savaş durumunun anadolu coğrafyası üzerinde oluşturduğu kıtlık, fakirlik vb… sosyal etkiler Cumhuriyet dönemindede devam etti halada farklı şekillerde bu etkiler devam ediyor) din adı altında çaktırmadan bizim atalarımız dedelerimiz bu putlaştırma işine zemin hazırladı.

    5. Ekonomik gelişimini tamamlayamamış bizim gibi toplumlarda para tek kıbledir, velevki takva sahibi bile olsan kalibinin derinliklerinde para yatar, Hadis-i şerif nediyor “Ve dînühüm derâhimühüm ve denânîruhüm” “Dinleri de altın gümüş paraları, dinarları, dirhemleri olacak” yani ne erkekler nede kadınların çokta başka bir gayesi yok. kendimizi kandırmayalım erkek neden para kazanıp zengin olmak ister, etrafında kadınların olmasını ister hangimiz istemeyiz (şimdi bana nikahsız falan günah ayakalarına kimse yatmasın size dinde cariye hukukunu anlatırsam olmaz, var kabul et inkara düşme , cariye denen bir kurum bal gibide var nikahta gerekmiyo tüm alimler bu konuda ittfak halinde, şart ve hükümlerinide ayet ve hadislerle açıklamışlar) , kadında paralı adama çökeyim harcıyayım gezeyim , kendimi göstereyim, sağlama alayım derdinde. çok dindar takva sahibide böyle , barda gezen tam özgür kadında böyle, boşa kimse kendini kandırmasın.

    Yazdılarımı okuma zahmetine katlanan arkadaşlarla şimdiden helaleşelim, yazım imla hatalarım için özür dilerim, çünkü 2 duble burboun wiski alınca gaza gelip biraz hızlı yazdım hata olabilir. daha yazsam sabaha kadar yazarım ama gerek yok .

    ” VATAN SEVGİSİ RUHLARI KİRDEN KURTARAN EN KUVVETLİ RÜZGARDIR” M.K.ATATÜRK.

  5. Hüseyin diyor ki:

    Sema hanım gerçekten çok doğru esaslı tespitleriniz aynen katılıyorum.Bu feminist gözüyle gören ve görmek isteyenler ilahi adalet huzurunda yaptıkları haksızlığın hesabını elbet verecekler.Kaleminize sağlık sağolun

  6. Ahmet Ziya İbrahimoğlu diyor ki:

    — Allah kadın ve erkeği ne için yarattı, çatışmak için mi? Kadınla erkeği çatıştırıp sömürenlere alet olmama şuuru her iki cinsin dikkat etmesi gereken en önemli husus…
    Erkeksiz kadın, kadınsız erkek topaldır; terakkı ve mutluğa koşamaz…
    Dünyada cenneti yaşamak, ancak saliha bir eşle mümkün olduğu gibi, eşinin hata ve eksiğine sabredip manen terfiine gayret göstermek de cennetteki dereceyi yükseltir. Eşler birbirini terfi ettirme hedefinde yarışmalıdır.
    — Diyanet Hocalarına sahip çıkamaz; çıkmaya çalışsa bile inandırıcı olamaz. Çünkü aralarında gönül bağı yok. Gönülleri başka merkezlere bağlı olan hocalar da Diyanetin görevlisi olamaz. Bu gönül bağı kopukluğunun oluşturduğu alan boşluğunu sahte gönül avcıları doldurunca güç birliği yerine çatışmaya, çatıştırılmaya meyyal guruplar, cemaatler oluştu. Diyanet cami yapıyor ama gönül yapamıyor. Diyanet resmî duruşu ile Halkın gönlüne girmek şöyle dursun, kendi görevlisinin gönlüne bile giremedi… Gönüllere girmek, liyakat, gayret, samimiyet, ihlas ve fedakarlık ister…
    — Adalet, hava su kadar önemlidir. Umutları canlı tutar; yaşama gücü ve azmi kazandırır. Adaletin tartışıldığı yerde, ne kadın ne de erkek hakkı garanti edilebilir..? Fıtratlar ile oynamayı bırakıp fıtratların gereğine uymayı içimize sindirmeden kavga ve sürtüşmeler bitmez; herkes başkasına rol biçmekle meşgul; projektörü kendine çevirenler azaldı. Yaradan’ın bize biçtiği role razı olamıyoruz. İktidarı ele geçiren kuralları kendi Leh’ine değiştirmenin peşinde… Demokraside kavgalar bitmez; çünkü iktidar kavgası üzerine kurulmuş bir sistem; taraftar kelle sayısını değiştiren kuralları değiştirebiliyor. Taraftar kelle sayısını artırmak için girişilen mücadelede kendi koyduğun kurallar çerçevesinde her şey mübah… Taraftar kellesini çoğalt, kendi kurallarınla kendi sistemini oluştur. Altta kalan ezilsin; iş, güç kavgasına dönüşünce zayıf olan eziliyor…
    Herkesin, hoşuna gitmese de, saygı duyacağı, kabül edeceği kuralları ve ilkeleri kimin koymasını bekliyoruz..? İktidarın mı, muhalefetin mi..?
    Ham hayal içerisinde uyuyoruz; gerçek uyarıcıları unutup kendi bildiğimizi okumaya devam ediyoruz. Geç olmadan uyananabilirsek son şansımızı da deneme fırsatı bulabiliriz…
    — Sema hanım, bir hanım olarak hem cinslerinizi uyarmanız güzel ve faydalı, erkek öncüler de kendi hem cinslerini uyarmaya öncelik vermeli…
    Karşı cinsin hatalarını sayıp dökerek tartışmayı körüklemek ne kadına ne de erkeğe faydası olmuyor bilakis yıkıcı ve yaralayıcı oluyor.
    Emeğinize bereket, elinize sağlık…
    Allah’a emanet olasınız…

  7. Yahya diyor ki:

    Olay esasında çıkar ilişkisine dayanıyor. Ne zaman bir taraf istediğini veya vaat edileni alamıyor, bu sefer basıyor feryadı..!
    bizde rüşvet vardı… skandallar malumunuz,
    ABD gibi gelir ve refah seviyesi yüksek ülkelerde ise bu iş cinsellik üzerinden yürüyor…

  8. Ayce diyor ki:

    Sema hanım bütün düşüncelerimizi dile getiriyorsunuz. Bu feminazilerekaç erkek daha kurban vereceğiz. Korkarımki ülkemizi ve biz kadınları koruyacak erkek kalmayacak. Kimisi piskolojik , kimisi ceza evlerinde helak olacaklar. Allah yardımcımız olsun.

  9. kenan kılıçaslan diyor ki:

    Kadınlar yuvalarından çıkıp beşeri yoldan çıkarmış; yuvalarına dönmeli

    اِذا تَاَنَّثَ الرِّجَالُ السُّفَهَۤاءُ بِالْهَوَسَاتِ اِذًا تَرَجَّلَ النِّسَۤاءُ النَّاشِزَاتُ بِالْوَقَاحَاتِ

    Sefih erkekler hevesâtına uyarak kadınlaştığında; nâşize kadınlar da hayasızlıkla erkekleşir.

    Mimsiz medeniyet, taife-i nisâyı yuvalardan uçurmuş, hürmetleri de kırmış, mebzul metâı yapmış. Şer’-i İslâm onları

    Rahmeten davet eder eski yuvalarına. Hürmetleri orada, rahatları evlerde, hayatı âilede. Temizlik ziynetleri.

    Haşmetleri hüsn-ü hulk, lütf-u cemâli ismet, hüsn-ü kemâli şefkat, eğlencesi evlâdı. Bunca esbab-ı ifsat, demir sebat kararı

    Lâzımdır, tâ dayansın. Bir meclis-i ihvanda güzel karı girdikçe, riyâ ile rekabet, haset ile hodgâmlık depretir damarları.

    Yatmış olan hevesat birden bire uyanır. Taife-i nisâda serbestî inkişafı, sebep olmuş beşerde ahlâk-ı seyyienin birden bire inkişafı.

    Şu medenî beşerin hırçınlaşmış ruhunda, şu suretler denilen küçük cenazelerin, mütebessim meyyitlerin rolleri pek azîmdir. Hem müthiştir tesiri.
    (Nasıl meyyite bir karıya nefsanî nazarla bakmak nefsin dehşetle alçaklığını gösterir. Öyle de, rahmete muhtaç bir biçare meyyitenin güzel tasvirine müştehiyâne bir nazarla bakmak, ruhun hissiyât-ı ulviyesini söndürür.)

    Memnu heykel, suretler, ya zulm-ü mütehaccir, ya mütecessid riyâ, ya müncemid hevestir. Ya tılsımdır; celb eder o habis ervahları.

    (Bediüzzaman, Lemeat)

  10. Muhsin Tozlu diyor ki:

    Allah razı olsun Sema hanım. O güzel yüreğin dert görmesin. Bizim sesimiz oluyorsun.

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Şu an ocak 2019, bu süreçte ders kitaplarından bütün cinsiyet rolleri çıkartıldı ve 162 okul pilot okul olarak seçildi "cinsiyet eşitliğine duyarlı okul" adı altında cinsiyetsiz ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Tartışmalarda öfkelendiğimiz an, gerçek için değil, kendi hesabımıza çalışmaya başlarız. “  ( T. Carlye)

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku