Meşrubatta Bunama Riski

24 Nisan 2017Haberler17 Yorum »

soda-sekerli-gazli-icecek-saglik-3Boston Üniversitesi’nde yapılan araştırmada 4 bin kişinin beslenme alışkanlıkları, 10 yıl boyunca incelendi ve sağlık durumları izlendi. Çıkan raporda, her gün en az bir yapay tatlandırıcılı içecek tüketen kişilerin Alzheimer’a yakalanma ve felç geçirme ihtimalinin içmeyenlere göre 3 kat fazla olduğunu gösterdi.

‘TAM YAĞLI’ İNCELENİYOR

“Alzheimer’s & Dementia and Stroke” (Alzheimer, Bunama ve Felç) adlı dergide yayımlanan bu kapsamlı araştırmayı gerçekleştiren uzmanlara göre, tam yağlı içeceklerin düzenli tüketimiyle felç ve bunama arasında da bir bağlantı olabilir. Ancak bu konuda henüz kesin bir veriye ulaşılabilmiş değil.

Hürriyet Gazetesi
Okunma Sayısı : 1.313

“Meşrubatta Bunama Riski” için 17 Yorum

  1. Zeynep diyor ki:

    Doğal Beslenme konusunda toplum olarak bilinclendigimizi düşünüyorum. Bu konuda umutluyum eskiye donuş var inşallah .Bide dogal urunlerden emin olabilsek .lBen bu konuda çok dikkat ediyorum herseyi kendim yapiyorum hazır hiçbir şey almıyoruz eve yapamadığımı da köyden alıyorum. sağlıkci olmanin avantajı olarak görüyordum kendimde ama yorumlari görünce sevindim .Bir kuşak öncesi yani annemler daha hazirciymiş mesela annem hazır çorba kullanır di ben evime hiç almadım daha tarhana yi bile kendim yaparım .Meyve suyu ya da limonata yapmak cok kolay hic gerek yok hazir almaya .Annem ve kayinvalidem ile çok çatısıriz bu konuda çocuklara abur cubur alırlar bende yedirmek istemiyorum onun yerine kuruyemiş ya da meyve alın diyorum , ben oğluma çikolata istediğinde hurma veririm bak buda çikolata gibi hem de sağlıklı diye severek yer .valla çocuklar abur cubur istemiyor Anneanne babanneler yedirmek istiyor çocuklar dan cok onlarla uğraşıyorum .Hele emzirme konusunda biktirdilar gerçekten doymuyor heralde mama ver en nefret ettiğim cümleydi bir zamanlar . Yenidoğan Yoğun bakımda çalışıyorum üstelik ben bile kurtulamadim mama sevdalarindan .Annem mama yiyen bebekler daha tombul daha akıllı oluyor sen bırak emzirme mama ver bile demişti La havle

    • cihad diyor ki:

      Zeynep hanım,

      Ben de aynı sıkıntıyı çekiyorum. Büyüklerimiz için hazır ürünler hala çok değerli. Kayınpeder bize her geldiğinde poşetleri doldurup geliyor. Bunu torunlarına olan sevgisinden yaptığından eminim ama bizde bir alışkanlık oluşturmaya çalıştığımız için sıkıntı oluyor. Aynı “söylesem tesiri yok,sussam gönül razı değil” durumu maalesef. Hakeza diğer buyuklerimizde aynı. Gençler ile konuştuğumuz da beni büyüklere göre daha iyi anlıyorlar.

      Eğer temiz ve fıtri ürünler için şehirlerde yer hazirlasalar bence çok satış olur diye düşünüyorum çünkü geriden gelen nesil bilinçli geliyor. Bence her şehirde belediyeler çarşı merkezde köy pazarları oluşturmalı.

  2. .../nisa diyor ki:

    Bu araştırma sonuçlarının canlı örneğine rast gelmiş biri olarak katılıyorum. Dedem 90 küsur yaşında son iki yıldır aizhemir ilacı kullanıyor. Doğal beslendikleri için bizim yörede genellikle sebzeyle sütle yoğurtla beslenildiğinden sağlığıda yaşına göre iyi.

    Hastanede çalışan gıda teknisyeni bir hanımla konuşmuştuk. Aklınıza gelen markette satılan çoğu üründe koruyucu katkı maddeleri var et ürünlerini dondurulmuş gıdaları kesinlikle marketten almayın demişti. Etiketlerde yazan çoğu kodları bilmiyoruz. Hatta hocaları bu bölümü okuduktan sonra hazır gıda almamaya yoğurdu ekmeği de evde yapmaya başlamış. Bence güzel fikir.

    Git gide gdo daha fazla hayatımıza giriyor ve tohumlarımız toprağımızda tehlikede.

    • Yahya diyor ki:

      Nisa hnm,

      Biraz tevafuk olmuş anlattıklarınız.
      Bizimkilerde genelde sebze ağırlıklı ve az yerler. İşlenmiş, hazır gıda kesinlikle eve girmez.
      Şahsen bende uzun zamandır benzer diyet uyguluyorum. Öğünlerim az ve seyrek. Mümkün olabildiğince fotosentezle :) ve doğal gıdalar ile besleniyorum.
      Yoğurt olmazsa olmazım ve tabii ki kendi imalatım :)

      GDO olayı biraz yanlış anlatılıyor ülkemizde. GDO’nun tamamı zararlı, sağlıksız diye bir şey yok. Mahsulüne göre ilaçlı ürünler veya hormonlu ürünler GDO lu ürünlerden daha zararlı…
      Maalesef devletimiz bu konuda da çok duyarsız ve neredeyse hiç bir plan projesi yok. En iyi bildiği şey ithalat/ihracat dengeleriyle oynamak.
      Unutmadan ekim yapacak toprak/tarla kalmadı ki…

      • .../nisa diyor ki:

        Yahya Bey,

        Anadolu yakasında bir amca bizim hayal ettiğimiz hayatı gerçekleştirmiş. Ahşap ev bahçesinde kara lahana, mısır, fasulye, meyve ağaçları birde üstüne alabalık havuzu yapmış. Bazen radikal bir karar almayı düşünüyorum az çok köyde yaşadığımdan meyilim var böyle bir şey yapsam diyorum ama büyük çaplı çiftçilik hayvancılık yapmak için bilgi tecrübe şart.

        Bizim yörede ortalama yaş oranı yüksek torunun torununu gören var maşaAllah fotosentezle beslendiğimizden.

        Köyler boşaldı yaşlı nüfus çoğunlukla köyde ve kimse çok emek isteyen bakliyatlarla uğraşamıyor yada çiftçinin eline doğru düzgün kazanç geçmiyor aracı çok. Üretim düşük olunca İthalat kolay geliyor sanırım.

        Ben Türkiye’nin Afrika’dan tarım için yer tahsis ettiğini duydum. Afrika’nın toprağı henüz bozulmamış. Belki şimdi fark etmiyoruz ama gün gelecek toprak ve içme suyunun derdine düşeceğiz.

        Hollanda coğrafi olarak yapay bir ülke ama tarım konusunda bilinçlenmişler kooperatifleşme var. Bizimde tohum toprak çiftçilik konusunda geç kalmadan adım atmamız şart. İsrail bir ara karadenizde endemik bitki arıyordu neden acaba? Halk uyanmış artık yaylalarda yabancıya dikkat ediyor.

        • Yahya diyor ki:

          Nisa hnm,

          Bu amca bana tanıdık geldi…. Yerini sormayacağım.
          Benzer bir uygulamayı burada biz yapıyoruz. Biz derken ben değil, ben yeme kısmındayım :)
          İstanbulun merkezinde en doğal yerinde yaşıyorum, Rabbimin nimeti.
          1-2 aile yetecek kadar hayvancılık yapmak için tecrübe şart değil. Zaten 1-2 yanılmadan sonra neyin ne olduğunu öğreniyorsunuz ve inanın insan ile uğraşmaktan daha kolay… daha güzel…

          Toprakla uğraşmak bile, biraz kazmak biraz bir şeyler dikmek vs. saksıda dahi olsa :) insana huzur veriyor.

          Şahsen o yaylalardaki çarpık ve çirkin yapılaşmadan son derece müteessir oldum. Zaten inşaat vs yapayım derken bitki mi bırakıyorlar ???
          Hollanda/Israil aynı bir fark gözetmeyin, fakat el kadar topraklardan dünyanın 4 bir yanına tarım/gıda ürünü ihraç edebiliyorlar… adamlardaki gayret ve kapasiteye bakınız. Bizde güzelim tarım alanlarını yok edip demir, çimento dikiyoruz…
          Atalarımızın dediği gibi taşıma suyla değirmen dönmez misali.. Afrikadan, oradan buradan taşımayla olmaz… Dünyanın en kaliteli susamını üretip ihraç ediyoruz; düşük kalite susamı da ithal edip sofralarımızda afiyetle yiyoruz.

          Şaban’ınız mübarek, Cumanız hayırlı olsun.

          Selam ve dua ile…

          • .../nisa diyor ki:

            Yahya bey,

            Haklısınız toprağın insanı iyileştiren emek verdikçe huzur veren bir yapısı var. Size bu nimet nasip olmuş. Özellikle büyükşehirde yaşayanların buna daha fazla ihtiyacı oluyor.

            Sizin ve bütün Müslümanların Şaban ayı mübarek olsun. İdrak edebilmek ve hakkıyla geçirebilmek duasıyla.

  3. Nur diyor ki:

    Gimdes’e bir mail atmıştım. Asitli içeceklerin içinde alkol var mı diye . Cevap olarak asitli içeceklerin içerisinde binde üç oranında alkol bulunabileceğini yazmışlardı . Haberiniz olsun istedim.

    Hz. Muhammed (sav ) ne buyuruyor : Çoğu haram olanın azı da haramdır .

    • Yahya diyor ki:

      Nur hanım,
      Yurt dışında böyle bir grubun içinde olduğum için bu konuda bilgimi paylaşmak isterim.
      Öncelikle bilinen markaların hemen hemen hepsi hiç bir asitli veya asitsiz içeceğine özellikle alkol ilave etmiyor. Bu içecekler içine ilave edilen suni aromalar/ekstraktlar, alkol içinde muhafaza ediliyor. İçecek hazırlanırken bu katkı maddeleriyle beraber bir miktar alkolde karışıyor.

      Mesela kola ve benzeri asitli içeceklerde bu alkol miktarı 100 litrede 1 gramın altında. Türkiye’deki durumu iyi bilmiyorum ancak benzerdir diye düşünüyorum. Genel olarak (ülkeden ülkeye değişebiliyor) alkolsüz içecek mevzuatına göre 1000 lt de 1 lt alkol, alkolsüz olarak kabul ediliyor.

      Yurt dışında, ulema havz-ı kebir mantığı ile ve bilinçli olarak alkol ilave edilmediği ve üretilmediği için bu içeceklerin tüketimini onaylıyor.
      Dolayısıyla arap ülkelerine gittiğinizde bu asitli içeceklerin su gibi tüketildiğini görüyorsunuz.
      (Birde alkolsüz bira ve hiç alkolsüz bira hususları var….)

      Bazı ulema ise sizin de dediğiniz gibi bu hadisi şeriften yola çıkarak tamamen yasaklıyor. Karşıt görüş ise doğal yoldan gıdalarda (özellikle içeceklerde) oluşan alkolü öne sürüyorlar. …

      Ayrıca, aromalı satılan doğal maden sularından, soğuk çaylara kadar tüm asitsiz içeceklerde dahi bu suni aromalar mevcut. Sakız, şeker, bisküvi, dondurma vs. mevzusuna girmiyorum bile…

      Netice olarak, içeceğin asitli olup olamaması alkolden kaynaklanmıyor.

  4. Feyza diyor ki:

    Maasallah Cihad abi, en guzelini yapiyorsunuz.
    Ulkemiz o kadar bereketli topraklara sahip ve envai nimetle donatilmis ki, bu kadar bollugun icinde hazir meyve sularina, hazir yiyeceklere, hazir yogurtlara ragbet edilme sebebini anlamak cok guc.
    Helal ve dogal gida konusuna kafa yoran, ozen gosteren bir kardesinizim, bunu cok onemsiyorum.
    Insan yedigidir. Yedikleri siretine, sireti de suretine sirayet eder.
    Aslinda toplumumuzun ve gencligin ifsad olusundan sikayet ederken gozardi ettigimiz hususlarin en basinda helal/temiz gida ile beslenme ilkesi gelmeli fakat malesef yeterince bilincli degiliz.
    Ekmegimizin icine kadar girdi katki maddeleri.
    Halbuki beslenme bedene, helal/temiz beslenme ise hem ruha hem bedene dair..
    Hem bedenimizi, hem ruhumuzu curutuyor, bedenen sisip, manen zayifliyoruz.

    • cihad diyor ki:

      Feyza hanım kardeşim,

      Kesinlikle katılıyorum, insanın ahlak ve karakteri yaşadığı yerin iklim ve coğrafi yapısından etkilendiği gibi yediği ve ictiginden de etkilenir.

      “Kırk günde hergün et yiyen, kasavet-i kalbiyeye düçar olduğu”
      Ve
      “hınzır eti yiyen,bir cihette hinzirlasir.”

      Bu sözlerde meselemize delil teşkil ediyor.

      Ben mesela şahit olduğum bazı şeylere hiç anlam veremiyordum,aklım almıyordu. Adam hanımı ve kızı süslenip düğünlerde erkeklerin önünde müzik eşliğinde dans ediyor, adamda erkeklerin arasında durup kendisi de izliyor..fesubhanallah böyle bir şey nasıl olabilir..
      bence bu işte kesin bir hınzırlık var.😂

      Malum çiftini kiskanmayan tek mahluk hınzırdır.
      velhasılı ne yiyoruz,ne içiyoruz son derece mühim bir konudur gaflet olunmaya..

      Bu manada çevremde ifrat olarak görülen bazı uygulamalarım mevcut.

      Süt,peynir,tereyağı,çökelek bal ve yumurtayı tamamen köyden temin ediyorum.

      Ege de doğup büyüdüğüm ve ailem ve akrabalarim ege de olduğu için asma yaprağı,zeytin ve zeytin yağı,salça,birçok baharati ev yapımı olarak bana gönderirler.

      Evde ise kurutmalik sebze,köz,konserve gibi şeyleri de biz yapıyoruz.

      Birde yasak koyduklarim var..

      Margarin..
      hertürlü meşrubat..
      hertürlü işlenmiş et (sucuk,salam gibi)..
      ambalajlı market ürünlerin büyük çoğunluğu(özellikle çocuklar için çok dikkat ediyorum
      Pasta yapım ürünleri (kremşanti,puding gibi)
      mayonez,ketçap ve soslar,
      kısmen hazır tavuk vs..

      Velhasılı devletimizin her anlamda açığını biz ferdler yüklenmek zorunda kalıyoruz..Allah yardımcımız olsun..Bu konuda son yıllarda farkindalik arttı eskiden daha yalnizdik, inşaallah her geçen gün daha iyi olacak bu konuda.

      • .../nisa diyor ki:

        Cihad bey,

        Çok güzel noktalara değinmişsiniz. Hastalıkta rahmet vardır. Benim midemde alerji olduğundan asitli kafeinli ve karışık olan gıdaları tüketmiyorum. Benim için bu durum hem nimet hem korunma.

        Hınzırla ilgili yazmış olduklarınızı bende duymuştum hınzır kendi pisliğini yiyen bir hayvan sağlık açısından da tehlikeli. Erkeğin karısını kıskanması önemli. Hz. Ali’nin dediği gibi karısını kıskanmayan adamda hayır yoktur. Yediklerimiz kazancımız bizlerin bedenine ruhuna sirayet ediyor.

      • Feyza diyor ki:

        Ifrad sayilmaz Cihad abi,
        Aslinda bir vakif var aklima gelen acaba orayla organik bir baginiz var mi diye cok dusundum. Ismini de veremiyorum ama bir donem orda donemsel hizmetlerim oldu ve yeme icme ve tesettur konusunda muntesibleri hayli gayretli, dikkatliler. Vesileleriyle gida konusunda onlardan cok sey ogrendim. Soyle bakinca ayni kaynaktan da besleniyorsunuz ve neden olmasin diyorum bazen yorumlarinizi okuyunca.
        Biz de Egeliyiz. Bahsettiginiz urunler bizde de hep ev yapimidir. Zeytinyagi zaten olmazsa olmazi mutfagin.
        Tavuk konusuna cok dikkat ediyorum. Islenmis et, hazir yogurt, hazir meyve sulari tuketmiyorum.
        Margarin, krem santi gibi pasta urunlerini ve ne idugu belirsiz abur cuburlari da yemiyorum elh.
        Simdi cok guzel yemek siteleri var. Hatta bu cikolatalara abur cuburlara alternatifler ureten sevdigim bir abla var internette, onu takip ediyorum her zaman. Maasallah Allahu Teala faziletini artirsin, ama hem cok becerikli hem dini ve ailevi konularda takdir ettigim bir insan. Yeterince taniniyor, isim zikretmeyeyim. Ama ilerde yardimini alabilecegim kiymetli bir muhtevaya sahip, istifade edecegim insaallah.
        Peyniri de evde yapabilirsiniz hatta tereyagini. Bunlari ablam yapiyor. Sutun kaymagini biriktiriyor, o da dikkatli.
        Bu arada esinize hurmetler. Maasallah cok nasiplisiniz. Allah daim etsin.

        • cihad diyor ki:

          Feyza hanım kardeşim,

          Kasdettiğinizi eğer doğru anladıysam o kardeşler ile doğrudan irtibatim yok,bazı tanıdıklarım oldu. Onlar bu konuda birlikte hareket ediyorlar ve güzel çalışmaları mevcut.(afia gibi)

          Ama,

          Ben biraz daha işin ev ile ilişkili olanını seviyorum. Mesela sizin verdiğiniz örnek gibi. Yani bir siteden bakıp evde kendimizin yapmasi benim daha çok hoşuma gidiyor.

          Muntesibi olduğum kardeşlerimizin belli başlı hassasiyetleri var ama benim ki onlara nazaran biraz fazla. Yani medreselerde temel konulara egilmekten bu meseleler biraz geride kalıyor ister istemez. Evli arkadaşlarda da farklı uygulamalar oluyor. Genel olarak şunu söyleyebilirim yapan takdir görüyor.

          Peynir ve tereyağını evde yapmayı bizde düşündük çünkü yoğurt çok tüketiyoruz ve kaymak dolayısıyla çok çıkıyor. Bir ara kahvaltıda kaymak yemekten gına gelmişti. şimdi konu komşuya veriyoruz.İki tane küçük çocuk var haliyle hanım ancak onlarla ilgilenebiliyor. Manevi hizmetlerde ayrı bir mesguliyet. Şimdilik erteledik yani. Allah sizlere nasib ederse sizlerde yaşayacaksınız şehir ve apartman hayatında çocuk bakmak tam bir eziyet. Bir de üç yaş arayla çocuk kesinlikle yapmamak lazım çünkü çok kıskançlık ve kavga oluyor. Tafsilatini bilmiyorum ama ehlinin önermedigi bir yaş aralığı. Ben sonradan öğrendim maalesef.

          Hanım için şunu söyleyebilirim aile tasavvurlarımız aynı ve hayat gayemiz ortak. Meşrebimiz bir. Birde kendi kadınligiyla barışık olunca herkes kendi vazifesi ile meşgul oluyor. Roller bütün bütün ayrı ve bir kargaşa yok. Ne itaatinde, ne hizmetinde ciddi boyutta bir problem hiç yasamadim. Böyle zamanda böyle bir eş nasib ettiği için Allah’a hamd olsun. Dediğiniz gibi gerçekten büyük bir nasip, dolayısıyla kıymetini bilmeye çalışıyorum. Takdiriniz için teşekkür ederim.

          Selametle…

          • Feyza diyor ki:

            Dogru anlamissiniz Cihad bey abi, o vakfi kastediyordum.
            Cocuklarinizu Allah bagislasin. Buyuduklerinde hem kardes hem arkadas olurlar birbirlerine, her ne kadar simdi zahmetli olsa da az yas araligi daha avantajlidir her zaman. Maasallah diyelim.
            Selametle.

  5. Smy diyor ki:

    Çok şükür yapay içecek içmeyi bırakalı çok oldu. Zaten küçükken babam eve koymazdı almak için para da vermezdi. İyi de yaptı şimdi içmiyoruz. Ev yoğurdu ile yapılmış ayran ve ev yapımı limonata özellikle yazın çok iyi geliyor. Kışın bol bol yapıp buzluğa atıyoruz ramazanda, yazın çok güzel oluyor tavsiye ederim

  6. cihad diyor ki:

    yıllardır evime hiçbir tanesini sokmam. kolasından gazozuna ve meyve suyuna kadar almıyorum ve içmiyorum sadece misafirlikte ikram edilirse içiyorum o kadar.
    evde kendi yaptığımız yoğurttan bol bol ayran ve evde sıkılımış meyve suyu kullanıyoruz elhamdülillah.

Yorum yapın

Röportajlar

Kızların Ölüm Fermanını Anneleri İmzalıyor

Hamit İzol 63 yaşında. İzol aşiretinin ileri gelenlerinden. Onun doğduğu topraklarda hep törenin sözü geçti. Çok insanın canı yandı, çok insan bazen akraba elinden gelen kurşunlarla hayatını kaybetti. Yeri geldi ...
Devamını Oku

Güzel Söz

"Sevgi ile , bulanık ve tortulu sular arı ve duru hale gelir." (Mevlana)

Kitap

Çocuğunuzun Sahibi Değilsiniz

“Sormamız gereken soru şu: Geçmişimizin şimdiki yaşamımızı ne kadar süre daha yönetmesine izin vermek istiyoruz? Daha ne kadar başka bir zamanın hayaletleriyle savaşmak istiyoruz?" #drshefalitsabary nin kitabını internette kitap araştırmaları ...
Devamını Oku