Moritanya Kadınları

Biz şu anda Kuzey Afrika da olan Moritanya İslam Cumhuriyetinde yaşıyoruz buraya geleli 6 ay oldu. İlk gözlemlerime göre burada aile yapısı biraz bozuk, Türkiye ile kıyaslama yapınca arada çok fark olduğunu görüyoruz. Burada evlenme ve boşanma oranları aşırı derecede yüksek. Burada çocuklara annesi ve ya babasını sorunca maalesef aldığımız cevaplar çok üzücü oluyor. Ebeveynleri bir değil, bir kaç kez boşanmış, bir kaç kez evlenmiş oluyor…

Moritanya daha önceleri Fransa’nın sömürgesi altında kalmış bir ülke ve hala Fransa’nın etkileri devam ediyor, bağımsız gibi görünse de. Maalesef hâlâ tam bağımsızlıklarını almış değiller. Güzel yanı Türkiye’yi, bizleri çok seviyorlar. Burada çok işimiz var.

Moritanya’nın nüfusu yaklaşık üç milyon. Ülke ye baktığımızda zengini çok zengin, fakiri de çok fakir, orta tabaka insan maalesef yok. Ülke halkı Arap’ dan ve Zenci den oluşmakta. Burada Araplar kendilerine “Beyaz” diyorlar. İlk duyduğumda çok ilginç gelmişti.

Yakınımızda bir kasap var; sabahları kasaba gelenlere bakıyorum, araba ile geliyorlar, erkek arabada bekliyor, kadın arabadan inip alış veriş yapıyor. Genelde aracı kullanan da kadın oluyor (burada bayan şoför sayısı Türkiye’ye göre daha fazla sayılır.) Bir de burada kadınlar arabadan inme zahmetinde bile bulunmuyorlar. Kornaya basıyorlar, basıyorlar, dükkandaki çalışan dışarı çıkıp, ne istiyorsa onu veriyor. Parasını da arabasından ödüyor, sonra gidiyor. Sabah saat yediymiş, insanlar uyuyordur, kornaya basmak uygun olmaz, zihniyeti maalesef hiç yok.

Geçenlerde bir taksici burada Moritanya’ da bayanların daha zeki olduğunu söylüyor. Sebebi de bayanlar çok rahat yetiştiriliyor, erkekler de sıkı. Eşim anlatıyor, ilkokul öğrencisi abi kardeş okuldan çıkıyor, özel araçları geliyor, kız çocuğu öne, erkek çocuğu arka koltuğa oturtuluyor. Sabah kahvaltısı kültürü burada yok, sabah akşam her gün hiç bıkmadan aynı yemekleri yiyorlar. Anne sabah kalkıp çocuğunu okula yollamıyor, genelde evde ki hizmetlileri yapıyor. Ebeveynin çocuktan çocuğun ebeveyninden haberi yok. Düzeltme yapayım yurt dışına çıkmış olan ya da nadirde olsa kendini yetiştiren ailesiyle çocuklarıyla ilgilenen aileler de mevcut.

Araplar evde zencileri hizmetli olarak kullanıyor. Köle kavramı, üstünlük kavramı maalesef pek değişmemiş.

Evlilik meselesine gelince burada en çok kızdığım konulardan biri de bu mesele. Evlilik, aile kavramı hiç yok bile diyebiliriz. Eğer evli bir erkek veya evli bir kadın evli oldukları süreçte başka bir kadını veya erkeği beğenirlerse onunla evlenmek için eşini boşarmış. Bunu bir çok kişiden duyduk. Şimdi kursa gidiyoruz, orda da aynısını söylediler.

Kadınlar boşandıkları zaman da kendilerine kesinlikle dul demezler. “Biz bekarız” diyorlar. Boşanan kadın, aynı evlenmemiş kız statüsünde hatta daha yüksek statüde. Burada çok evlenip boşanan kadın kendini diğerlerinden daha üstün görüyor. Çünkü çok evlenmiş kadın daha güzeldir daha hoştur. Ona daha çok talep vardır. Evlenen kadınlar eşlerinin soyadlarını taşımıyorlar, kendi soyadlarını taşıyorlar. Zaten Türkiye’deki gibi soyadı kavramı yok. Şunun oğlu, şunun kızı diye tanınıyorlar.

Burada hep yatıyorlar, pazarda , dükkanda, evde hep yatıyorlar, özellikle bayanların öyle kötü yatışları var ki içeri erkek de girse hiç kalkmazlar, bilakis yatış pozisyonlarını daha da kötü yaparlar. Bir de çok kızdığım yönlerinden biride bu. Burada insanlar çooook rahat, onların rahatlığını anlatmakla bitiremem size.

Birde burada kadının kilolusu makbul. Kilolu kadın zenginliği ifade eder. Eğer evde et pişmiyorsa sizin fakir olduğunuzu düşünüyorlar. Eskiden yeme kampları oluyormuş, şimdi kalktı diyorlar; ama diğer şehirlerde mevcut olduğu söyleniyor. Kalktı deseler bile şimdi evlere dağılmış durum da akşam yemeğini çok geç saatte yiyorlar. Pek değişen bir şeyde yok aslında.

Yemek yedikten sonra kalkma zahmetinde bulunmazlar, hizmetlilerin özel el yıkama leğenleri ve su bidonları var, onlarla ellerini yıkarlar, böylece yatmış olduğu yerden yatışlarına devam ederler. Büyükelçimizin eşi onları şöyle gözlemlemiş, diyor ki: “Eve misafir geldiğinde kadın yerinden kalkmıyor, eğer kalkarsa bu, o gelen kişinin ondan üstün olduğunu, gösteriyor. Bizdeki gibi misafirin ayağına gitmiyor, misafir onun ayağına geliyor. Burada kadınlar kendilerinin kraliçe olduğunu düşünüyor. Herkes onun etrafında ona pervane oluyor. Kalkıp el yıkama zahmetinde dahi bulunmuyor, her şey onun ayağına getiriliyor.”

Bir de çok güzel yanı var; ezan okundu mu küçüğü büyüğü herkes namazını hemen eda eder. Türkiye’yi Türk halkını çok seviyorlar.

 Moritanya dan bir çocukaile dostundan sevgilerle…

www.cocukaile.net

“Moritanya Kadınları” için 1 Yorum

  1. hasret diyor ki:

    desenize oradaki kadın ve erkek rolleri çoktan değiştirilmiş…. :( kadınlar erkeleşmiş ,erkelerde kadınlaşmış gibi geldi bana ..ama bu tembellik mevzusu çok yaygın arap kültüründe..batıya bizm ülkemizdekinden daha fazla bir merak ve özenti var malesef…bizimde işimiz gereği araplarla çok haşır- neşir olunuyor hep tembellik var ,hep hizmetçileri var .herşey hazır ve çoğuda fazla kilolu boğazlarını seviyorlar tabii bide abur ,cuburu.. .ne diyelim aslında islama ters ama çoğu araplar aynı durumda tembellik diz boyu.Halbuki ALLAH tembelleri ,israf edenleri sevmez.ALLAH bizi ve bütün Müslümanları tembellik fitnesinden korusun…

Yorum yapın