Ömür Boyu Nafaka Derdi 2

16 Mart 2017Haberler16 Yorum »

timthumb-380x250Geçen haftaki Medeni Kanun’daki hükümlere göre boşanan kadına süresiz yoksulluk nafakası yazıma mail yağdı. Bu hafta sizlerden gelen yorumlara yer vermek ve bu tartışmayı açmak istedim. Bu hafta söz okurlarımın…

Gelen maillerin büyük bölümü 3 ay 4,5 ay 10 ay gibi sürelerle, bir yıldan az süreyle evli kalıp, çocukları olmayan ancak hala eski karılarına yıllardır yoksulluk nafakası ödeyen, bu yüzden hapse giren genç erkek okurlarımdan. İsimlerinin saklı tutulmasını isteyen bu gruptaki erkek okurlarımın isyanı ve ortak talebi şöyle:
“Bu yasa insan haklarına aykırı kadını da erkeği de itibarsızlaştırıyor. Evlilik süresine bakılarak yoksulluk nafakasına süre sınırı getirilsin.”
Sosyal medyada örgütlenip, “Medeni Kanun değiştirilsin” diye imza kampanyası açan nafaka mağduru babalar bir başka grup. Üçüncü gruptakiler ise ikinci eşler. Kocaları ilk karılarına nafaka ödeyen ikinci eşler de çok dertli.

İKİNCİ EŞLER DE DERTLİ

Bu maillerden biri Bursa’dan Ayşegül’den. Madalyonun diğer yüzünü göstermiş. Kocasının çalışan ilk karısına 10 yıldır nafaka ödediğini belirterek, “İnsanın kendi evladına bile verilen nafaka süreli 18 yaşa kadar iken, el olmuş gününü gün eden eski karısına neden ömür boyu baksın?” diye isyan ediyor. O da Medeni Kanun’daki süresiz nafakanın kaldırılmasını istiyor. TBMM’ye seslenen Ayşegül’ün o maili özetle bakın şöyle:

ADALETSİZLİĞİ KALDIRIN

Bu adaletsizliği ortadan kaldırın. Kişiler kaç sene evli kaldı ise o kadar sene nafaka ödesin. Süre sınırı konsun. Ayrılınca çocuk yoksa, kadın zenginse, sağlıklı, çalışıyorsa İslam ülkelerindeki gibi en fazla 4 ay nafaka alsın. Ya da Avrupa ve Amerika’daki gibi olsun. Lütfen bu kanun değişsin.

9 YILLIK EVLİYİM KOCAM 10 YILDIR NAFAKA ÖDÜYOR

9 senelik evliyim, 2 çocuğum var. Kocam ise ilk karısına 10 senedir yoksulluk nafakası ödüyor. Ondan çocuğu yok. Kadın zengin, genç, sağlıklı, çalışıyor, ayağına bağ yok. Geziyor tozuyor internette Türkiye turlarında resimleri var. Belki de kasıtlı koyuyor fotoğrafları, ‘geziyorum paranızı yiyorum’ der gibi. Ben de kredi borçları ile uğraşıyorum, ailemi geçindirmek için çırpınıyorum.

YA ÖTEKİ KADIN VE AİLESİ

Ayrıldıklarında 22 yaşındaymış, şimdi 32 yaşında. Ana sınıfı öğretmenliği yapıyor. Nafaka iptal davası açtık. Çalıştığını SGK evrakları ile ve şahitlerle ispat ettiğimiz halde kaybettik. Her ay eşimin maaşından 312 TL kesiliyor nafakaya. 10 senedir 1 ev parası gitti bu kadına. Eşim illa ki birine bakacaksa Tokat’ta fakir ana babası var onlara para göndermeli. Kendi annesine babasına bakamayan insan 10 senedir el olmuş gitmiş, çalışan, aileden zengin bir kadına nafaka ödüyor. Mahkemeler kadınlardan yana. Kadınlara pozitif ayrımcılık var, kabul. Ancak, kadına ayrımcılık yaparken öteki kadını tüketiyor ülkemiz yasaları, kanun koyucular.

1 HAFTALIK EVLİLİK İÇİN 5 YILDIR NAFAKA ÖDÜYOR

Sadece biz değiliz internet bu haberlerle dolu. 1 günlük evliliğe ömür boyu nafaka ödeyenler var. Denizli’de bir erkeğin ödemediği nafaka yüzünden evine haciz geldi, onuruna dokundu, intihar etti, öldü. Bir genç görücü usülü bir kızla evlendiriliyor. 1 hafta geçmeden kızın akıl hastalığı olduğu ortaya çıkıyor. Ayrılıyorlar hemen. O çocuk 1 haftalık evlilik için 5 senedir yoksulluk nafakası ödüyor. Kandırıldığına mı yansın? Düğün masrafına mı yansın? Yoksa bu adaletsiz karar yüzünden ömür boyu ödeyeceği nafakaya mı yansın?

KADIN CİNAYETLERİNİN NEDENİ DE BU

Bazı kadınlar boşanıp, yalancı şahitlerle ömür boyu yoksulluk nafakası alırken bir yandan başka erkekle gününü gün edince; kadının eski kocası guruna yediremiyor öldürüyor. Neden öldürdüğünü kimseye söyleyemiyor, gurur yapıyor. Binlerce erkek dertli. İntihar edenler, hapse girenler, kadınları öldürenler var. Ömür boyu nafaka yüzünden. Kadın cinayetlerin bir sebebi bu. Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’na, birçok milletvekiline yazdım, cevap yok.

HANGİ ÜLKEDE BU HAKSIZLIK VAR

Hangi ülkede böyle bir haksızlık var? Amerika’da, Avrupa’da genç sağlıklı birine ‘çalışabilir’ deniyor, nafaka bağlanmıyor. Sakat, yaşlı ve hasta ise nafaka bağlanıyor. İslam ülkelerinde çocuksuz kadına 4 ay nafaka bağlanıyor. Kadın erkek eşitse, herkes çalışsın. Kanuna göre çalışmak hak ve ödevdir.

DEDEKTİF Mİ TUTACAĞIZ

Deniyor ki, kanunda; ‘Evlenirse ya da başkasıyla yaşadığını ispat edersenizyoksulluk nafakası kalkar’. Bir de bu yoksulluk nafakası iptal davası sadece kadının yaşadığı yerdeki mahkemede açılabiliyor. Kanunda o kadar çok değişmesi gereken madde var ki. Biz Bursa’dan 12 saat uzaktaki Tokat’ta yaşayan birini nasıl takip edeceğiz. Dedektif mi tutacağız ? İnternette gezme tozma fotoğrafları var. Erkek arkadaşları da var. İspat etsek özel hayata müdahale denecek bu sefer de. Nasıl olsa her şeye bir kılıf buluyorlar. Yol masrafı, gitmek gelmek davaya girmek ayrı dert. Ülkemizde ölene kadar nafaka ödüyor erkekler. Ne suçları varsa. Ben de bir kadınım ama bu duruma isyan ediyorum, ahım var onbinlerce ah var. Sesimizi duyun artık…”

Oya Armutçu/ Hürriyet Gazetesi

Okunma Sayısı : 1.793

Yorum yapın

“Ömür Boyu Nafaka Derdi 2” için 16 Yorum

  1. KAMİL SÜREN diyor ki:

    TÜRKİYE’DE BOŞANMIŞ İNSANLARIN KANAYAN YARASI YOKSULLUK NAFAKASINA ÇÖZÜM BULUNSUN !!!

    Türkiye’nin kanayan yarası Boşanmış İnsanlar ve Ailelerin ömür boyu yoksulluk nafakası ödeme zorluğu ne zaman son bulacak ? Adam öldüren,hırsızlık yapan, ülkeyi soyan insanların dahi suçları belli bir süre ile sınırlandırıldığı ve zaman zaman çıkartılan af yasaları ile kaldırılırken,biz boşanmaktan başka çaresi kalmayan,evli olduğu sürece cinnet,cinayet ve şiddet yollarının açık olduğu gerçeği mevcut iken boşanmayı tek çare olarak gören insanların boşanmaktan başka suçu olmadığı halde bizlere af söz konusu değil mi ? Boşanan birey, kadın olsun veya erkek, mutlaka tekrar ikinci bir evlilik yapmak zorunlıuğu taşımaktadır. İkinci evliliklerde mutlu bir yuvanın kurulması ve devamına engel olan, biten birinci evlilik nedeniyle yüklü miktarda ve ömür boyu nafaka ve ev geçimiyle ilgili borç ödemek zorunda bırakılan birey ikinci kez kurduğu evliliğini yürütmekte zorlanmakta,hatta geçinebilmek için borç batağı altında sıkışıp kalmaktadır. 2016 yılında T.B.M.M. tarafından oluşturulan Aile Bütünlüğü Koruma Komisyonu tarafından yapılan çok yönlü araştırmalar sonucunda hazırlanan 399 no.lu raporda da görüleceği üzere yoksulluk nafakasının ömür boyu değil, makul bir süre ile sınırlandırılması en büyük arzumuzdur. Hakkaniyetli ve adil olarak hazırlanacak yeni yasa değişikliği ile bireylerin cinnet, şiddet, cinayet bir yana huzur, mutluluk sahibi olmalarına imkan verecektir. Bu konuda mağdur bir birey oarak kaleme aldığım sorunlar ile ilgili aşağıdaki yazıdan da anlaşılacağı gibi sorun TÜRKİYE’nin sorunudur ve kanayan bir yaradır, bir an önce yasal düzenlemelerle haksızlıklar ortadan kaldırılmalıdır.
    TÜM BASIN VE YAYIN KURULUŞLARIYLA TV /RADYO KANALLARINA HİTABEN
    SAYIN YETKİLİ ;
    Ben 2004 yılında eşinden boşanmış ve o günden bugüne süresiz yoksulluk nafakası ödemekte olan bir vatandaşım. Hiçbir mal varlığım ve güvencem olmadığı gibi ikinci kez kurduğum evlilik birliğini yürütebilmek için maddi olanaksızlıklar içinde borçlarla, kredi borçlarıyla batmakta olan bir durumdayım. Oysa ayrıldığım eski eşim benden sağladığı, maaşımın yarısı olan 1200 TL. yoksulluk nafakası ve nafaka icrası gelirinin yanı sıra sahtekarlıkla ve yalan şahitlerle elde ettiği şahsıma ait iki arsa, ailesinden miras olarak köyünde tarla, arsa ve zeytinliklere sahiptir. Şu an hali hazırda ikamet ettiği daireyi de benden aldığı nafaka ve geliriyle çektiği krediyle almıştır. Oysa benim bırakın daireyi, dikili ağacım kalmamıştır. Ocağıma resmen incir ağacı dikmiştir. Çocuklarımızda biri evli, diğeri de çalışmakta , yaşları da bir hayli büyük ve kendi gelirleriyle hem ailelerine, hem de annelerine destek olabilecek durumdadırlar. Yani gelir durumu benim bulunduğum şartlara göre çok daha iyi olmasına rağmen ben ise çok mağdur durumdayım. Emekli maaşımın kalan yarısından da az miktarı olan 1100 tl. ile 500 tl. ev kirası, aylık ortalama 100 tl. elektrik, 70 tl. su, 40 tl. telefon giderim mevcuttur. Ayrıca ilk öğretim 7. Sınıfta öğrenim gören kızımın eğitim masraflarıyla mutfak masrafları , eşimin ve kendi kişisel masraflarımızı aldığım borçlarla kısmen karşılamaya çalışmaktayım. 2014 yılında geçirdiğim elim bir trafik kazası sonrası geçen yıla kadar evde bakıma muhtaç olduğumdan ve eşim benim bakımımla ilgilendiğinden imkan buldukça ev temizliklerine giderek evin ekonomisine katkı sağlamaya çalıştı. Aile Mahkemesine iki kez nafakanın iptali veya düşürülmesi için dava açtığım halde yasalar böyle, yasalar değişmedikçe nafakanız kaldırılamaz veya indirilemez denerek mahkemeyi kaybettim. Nafakanın kaldırılabilmesi için ayrıldığım eşimin tekrar evliliği veya benim ölümüm gerekiyormuş. Aksi takdirde tek çıkış yolu olarak ta yasaların değiştirilmesi gerekiyormuş. Sosyal Yardımlaşma Kurumundan sosyal yardım talebinde bulunduğum da ise sosyal güvencem olduğu, az da olsa maaşımın olduğu için yardım rededildi. Bildiğim kadarıyla kağıt üzerinde de olsa Türkiye Cumhuriyeti sosyal devlettir, vatandaşı mağdur duruma düştüğünde ayırım gözetmeksizin sosyal yardım sağlaması gerekmektedir. Oysa devletin yargı oranı veya yürütme organı olarak T.B.M.M. yasa değişikliğine giderek “SÜRESİZ YOKSULLUK NAFAKASI” na makul bir süre sınırı getirse bireyler boşandıktan sonra kuracakları ikinci evliliklerinde bari mutlu olabilme imkanı sağlanmış olur veya eğer gerçekten bireylerden her hangi biri ( kadın veya erkek ) mağdur ise devlet olarak sosyal yardımlaşma kurumundan sosyal yardım ve mali destek sağlaması daha uygun değimlidir ? Biz boşanan bireyler devletten zengin değiliz ki ? Boşanan kadın sırf yoksulluk nafakasını devamlı alabilmek için evlenmiyor veya resmi evlilik dışı beraberlikle hem eski ayrıldığı eşinden hem de hali hazır beraber olduğu eşinden gelir temin ederek saltanat sürdürebiliyor. Ayrıca çalışabilme olanakları olmasına ve çalışmasına rağmen sigortasız işlerde çalışarak gelir elde ettiği halde resmiyette çalışmadığı için nafaka almaya devam edebiliyor. Yani tabiri caiz ise yattığı yerden para kazanıyor. Ben Türkiye çapında kurulmuş Boşanmış İnsanlar ve Aileler Platform üyesiyim. Bundan bir süre önce T.B.M.M. tarafından kurulan Aile Bütünlüğünü Koruma Komisyonu tarafından ülke çapında çok yönlü yapılan toplantı ve bireylerin dinlenmesi sonucunda oluşturulan 399 no.lu raporda da görüleceği üzere sorunumuz bir ülke sorunu olarak kanayan bir iç yaradır ve acilen çözüm bulunabilmesi için kamu oyu yaratmak ve ses getirmek için siz basın,yayın ,radyo ve televizyon kuruluşlarının desteğine ihtiyacımız vardır. Gündem gereği son birkaç gündür HABERTÜRK gibi bazı tv yayınlarında bu konuya yer verilmeye başlanmış, ancak konuya vakıf, bizler gibi mağduriyet yaşamakta olan bireyler dinlenmediği için sorun kısır çekişmeler şeklinde tartışmadan öteye gitmemiştir. Bizi en iyi anlayan ve anlatan Yargıtay 2 nci Hukuk Daire Başkanı Ömer Uğur GENÇCAN’ ın da T.B.M.M., Adalet Bakanlığına ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına sunduğu teklifte de görüldüğü üzere bizler ” YOKSULLUK NAFAKASI” nın tamamen kaldırılmasını değil,makul bir süre ile sınırlandırılmasını istiyoruz.Bağlı olduğunuz gazetenizde, basın,yayın ve tv /radyo kanallarında böyle bir program yapmanız durumunda yararlı olabilmek için bizlere de sesimizi duyurabilme olanağı sağlamanızı, programda mağdur sıfatıyla dertlerimizi, sorunlarımızı anlatabilme şansı vermenizi önemle rica ediyorum. Saygılarımla 05.08.2017
    Kamil SÜREN
    Boşanmış İnsanlar ve Aile Platformu Üyesi

    • Yahya diyor ki:

      benim aklıma takılan bir soru var:
      şimdi bir kere evlendim boşandım ve nafaka vermeye başladım,
      sonra 2. kez evlendim ve yine boşandım,
      yine 2.ye de nafaka vermeye başladım…
      sonra 3. … ve bununla da boşandım ve 3.ye de nafaka bağlandı…
      uzatmıyorum; şimdi hepsine ben ömür boyu nafaka mı vermek zorundayım? yoksa devlet 4. evliliği yapamaz (4.ye nafaka ödeyemez) diye nüfus müdürlüğüne şerh mi koyuyor?

      • Feyza diyor ki:

        Bu durumda en guzeli intihar edin, geride kalanlar ugrassin, ne yaparsa yapsinlar 😀

      • Yasir diyor ki:

        Benim ömür boyu nafaka hakkindaki fikrim şu; Resmi nikah yapılırken taraflara sorulsun.
        Kıza: Eğer boşanırsan ömür boyu nafaka istiyor musun veya ne kadar süre ile istiyorsun?
        Erkeğe: Boşanma olursa ömür boyu veya kızın talep ettiği müddetçe nafaka ödemeyi kabul ediyor musun? Nasıl ki İslamda ne kadar mihir istiyorsun diye resmi nikahta da sorsunlar.

        İşte o zaman kişiler pembe mavi hayalleri bırakıp ne için imza attığının farkında olur.

        Şimdi evlilik sözleşmesi diye bir şey var. Bunu kız veya erkeğin evlilik sürecinde birbirine teklif etmesi pek olası değil ve yanlış anlaşılmalara yol açar. Ama devlet sorarsa herkes paşa paşa cevap vermek zorundadır.

        • Yahya diyor ki:

          Yasir bey,

          İslami düşünmediğimiz takdirde; ben hiç kimsenin ömür boyu nafakayı kabul edeceğini zannetmiyorum. Hele nafaka miktarı hakimin takdirinde iken. Ayrıca, hayat şartları malum, insanların imkanları değişiyor. Bir dönem imkanınız genişken, bir dönem yardıma muhtaç oluyorsunuz. Artistlik/jest dışında kimse karısına ömür boyu nafaka sözü vermez. Kadında para için evlenmiyorum imajı çizmek için nafaka istemiyorum der…
          Benzer durum mehir belirlenirken oluyor… Çok şahit oldum. Hatta bayanların çoğu nikah esnasında mehri hiç düşünmediklerini söylüyor.

          İş boşanmaya geldiğinde de en mütedeyyini bile aldıklarını almadım diye iddia ediyor. 1’e 3 almak için her türlü yalan dolan iftirayı mubah görüyor.

          Ve son olarak, evlilik/mal paylaşımı sözleşmesi de çok çirkin bir teklif. Herkesin malı kendine ait olacağına, mallar ortak paylaşılır diye imza atıyorsunuz. Evliliğe imza atacak çiftlerin daha EVET demeden önce “yarın öbür gün boşanırsak, mal paylaşımımız şöyle olsun” demesi kadar çirkin bir şey olamaz herhalde. Usulen ortak/eşit paylaşım sorulmalı, sorulmadığı takdirde herkesin malı kendine ait olmalı.

          Hülasası, boşanma maddi olarak bir menfaat kapısı olmamalı, cazip hale sokulmamalı. Aksine caydırıcılığı olmalı…

          Selam ve dua ile…

      • Yahya diyor ki:

        Feyza hnm,

        İşin şakası bir yana, eski kocasından nafaka ile yaşayan ve hatta gizli nikah/beraberlik içinde olan çok kadın var. Şehir değiştirdiklerinde bunu tespit etmeniz çok daha zor.
        Özellikle eski kocası devlet memuru ise kadın asgari ücretten daha fazla maaş gibi nafaka alıyor.
        Mala, mülke, tazminata gerek yok. 4 kişilik bir ailenin geçinemediği asgari ücret ile bir insan rahat rahat geçinir.
        Bu durum devletin işine geliyor, hatta istediği bir şey. Devlet niçin elalemin eski karısına baksın değil mi? Devletin sırtına yük, külfet.

        Kadın çalışsa dahi kısmen nafaka aldığını duydum. Şartları nedir bilmiyorum ancak nafakanın kesilmesi için ya ölüm şart yada kadının evlenmesi şart. Adamın yakasına kene gibi yapışıp kanını emersen adam da belini düzeltmezse, adama tek seçenek bırakırsınız… Gider otelde krallar gibi yaşar; ne kalacak yer, ne yiyecek aş derdi olur.

        Bu platformun talep ettiği: “Nafakanın tamamen kaldırılmasını değil, makul bir süre ile sınırlandırılmasını istiyoruz.” istemi de aslında mantık dışıdır. Ancak “ehven-i şerreyn ihtiyar olunur” hükmüyle, mağduriyetin azaltılmasını talep ediyorlar.
        Aslına bakarsanız, “makul süre” bizim hukuk sistemimizde muallaktır ve karşılığı mantıksızlıktır. Mesela 8 yıllık evliliğe, 8 yıl nafaka ödeme yükümlülüğü vemek ne kadar makul olur? İşsizlik sigortasında olduğu gibi kademeli olarak 6 ay ile 12 ay arası nafaka süresi olabilir. Bu süre zarfında mağdur kadının kendini toparlayacak, ayakları üzerinde durabilecek imkanı bulabilir. Mağdur diyorum, cazgırlık yaparak boşanan kadına hiç bir şey vermemek lazım, aynen işten kendi isteği ile ayrılan gibi…

        Bu hususun islami boyutunu hiç konuşmuyorum bile… ciddiye alan yok çünkü!

        • Feyza diyor ki:

          Yahya bey, bosanmis babalarla ilgili bir platformu bir sure sosyal medya uzerinden pasif bicimde bir okuyucu olarak takip ettim ve oradaki magdur kisilerin durumlari icimi acitti. Hakikaten adalet kavraminin icinin bu kadar bosaltilmasi beni hayrete dusurmustu.
          Bir kadinin eski kocasindan aldigi nafakayla gayriresmi bir birliktelik yasamasi fikri cok urpertici. Bunu sanirim daha once burada dile getirmistik ve bunun bir cozumunun olmamasi hukuk devletinde akillara zarar. Olayin Islami boyutunu kimse ciddiye almiyor ama diyanet de bu konu hakkinda sesini yukseltmiyor. Ne de olsa devlete bagli bir kurum. Haksizliga karsi cikmasi dusunulemez.
          Su durumda evlilik oncesi evlilik sozlesmesi yapilmadigi takdirde bir erkegin ikinci evlilikte resmi nikah kiymakta tereddut etmesi cok dogaldir.
          Yine de yureginizi serin tutun. Insaallah Allah’in hukmunu bilen saliha bir hanim nasip eder Allah ve mala tamah etmez.
          Burada birisini duydum, yakinlardan..
          Adamin esi Azerbaycanliymis ve adam hanimina resmi nikah kiymis. Iki yil boyinca da kadin ilk esinden olan ogluna buradaki yeni esinin maasindan her ay 7000 lira yollamak suretiyle okutmus etmis.
          Cocuk okulu bitirince de kadin memleketine gidip dava acmis ve epey ugrasiyordu adam. Bilmiyorum buradan da nafaka alabilir mi ama adamin durumuna cok uzuldum. Cok temiz bir insan oldugu soyleniyor. Allah yardim etsin. Iyilerle karsilastirsin.
          Bu konudan alakasiz birsey soracagim musadenizle.
          Bipolar bozuklukla ilgili bahsettiginiz rahmetli kisi ailenizden birisi miydi?

          • Yahya diyor ki:

            Feyza hanım, öncelikle yanlış anlaşılmaya mahal verdiğim için özür dilerim. “rahmetli” den kastim eski şahıs içindi. eş-dost arasında da bu şekilde kullanıyorum, bir şey hatırlatmasın, mazi canlanmasın diye…

            Benimde yakinen takip ettiğim ve desteklediğim gruplar var ancak neticeleri ne olur bilemiyorum. Çünkü khk’ler yağmur gibi yağarken bu konuların/sıkıntıların yüzüne dahi bakmıyorlar.

            Diyanet mevzusuna girmek dahi istemiyorum, durumu içler acısı… Devletimizden daha vicdanlı ve basiretli adımlar beklerdim ama içi boş… başkanlıktan öteye gidemiyor.. bu kadar gerekli gereksiz bakanlık varken, din/diyanet için bir bakanlık kurulamıyor. Zaten anayasadaki maddeye göre diyanetin hükümleri tavsiye niteliğini geçemiyor…! İçim kan ağlıyor ancak yapacak bir şey yok :(

            Diğer konuda müsterihim :) Mal mülk hepsi Rabbimin takdiri. Veren de o, alan da o; var mı ötesi? Evlilik öncesi bu mal paylaşımı olayını biliyordum, tercih yapıp yapmama arasında bir ara düşündüm ancak sonunda Rabbime teslim oldum. Aynı yastığa başını koyacağım insan ile daha evlenmeden mal/mülk muhabbetine girip, “bak yarın öbür gün parayı bulur mal mülk alırsam bunların hepsi benim, sen havanı alırsın” demek ne kadar güzel değil mi?
            Eğer nasibin de varsa alır, yoksa havasını alır. Benim içinde nasibimden çıkacaksa, çıkar; çıkmayacaksa …. :)

            Yurt dışı evliliği ile ilgili riskleri, tedbirleri, artıları ve eksileri; az çok biliyorum. Bu ülkelerde bazı yaptırımlarda bulunmak mümkün ancak Rabbim kötülerle karşılaştırmasın. Yağmurdan kaçarken doluya da tutulmak mümkün.
            Bu konuda dua ve tekrar dualarınız bekliyoruz :)

            Selam ve dua ile

          • Feyza diyor ki:

            Onemli yok Yahya bey, ben yanlis anlamisim tahmin edemedim kimi kasdettiginizi. Demek ki bu problemli yakinen yasamis birisiniz, gercekten zor olmali.
            Mal hakkinda konusulmasi evlilik arefesinde cok soguk bir sohbet, ticari sozlesme gibi. Ama bazi insanlar mecbur hissediyor belki bilemiyorum.
            Evvelki gun cok sevdigim, kucukken hep bizle oyun oynayan bir amcam vardi. Onun da vefat haberini aldim. Iste bir insanin daha kiyameti koptu. Deger mi uc bes gunluk dunya hayati icin harama el surmeye, herseyden once kendi itibarini hem Allah katinda hem kul nazarinda dusurmeye uc bes kurus mal icin?
            Mehri hafif isteyip nafakayi kimseye kaptirmayan mutedeyyin insanlarin buna ne tur bir kilif ve nasil bir fetva bulduklarini hic bilmiyorum. Dusununce ruhum daraliyor.
            Dua ediyorum merak etmeyin sizlerden de dua bekliyorum.
            Hayirli aksamlar.

          • Yahya diyor ki:

            Başınız sağ olsun Feyza hnm,
            Rabbim rahmet, merhamet eylesin inşaAllah.

            Bakalım bizim akıbetimiz ne olacak, Rabbim hayırılı eylesin inşaAllah.

          • Feyza diyor ki:

            Allah razi olsun Yahya bey, amin. Tesekkur ederim.

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Başınız sağolsun Feyza Hanım. Allah ölmüşlerinize rahmet eylesin.

  2. .:. erkek diyor ki:

    Youtube icerisinde tirnak icindeki yaziyi aratabilir videoyu izleyebilirsiniz.

    Yabanci dildir. Ancak anlasilirdir.

    “”MADRES MALTRATADORAS. El maltrato no tiene sexo…ni edad. ¡IGUALES, EN TODO!””

    Bazi AB ulkelerinde..

    – Normal sartlarda kadina nafaka verilmiyor. Calisip kendisi kazanmalidir.
    – Cocuk icin nafaka verme durumu vardir. (ancak bu da Feminist gruplar tarafindan surekli baski altinda olan gerek yargi gerekse bu konularla iliskili tum departman veya mudurlukler, bu konularda bilirkisilik gibi calisan, gorusune basvurulan kurumlar v.s. Feminist gruplar tarafindan ele gecirildiginden dolayi cocuk kullanilarak erkeklerden tek tarafli adil olmayan yontemlerle para kopartiliyor.
    – Genelde nafaka odeyecek kesim in geliri ile ilgili bir limit var, asgari ucretli ve anca gecinen kisilerin gelir belirlemesinde limit altinda kalinca nafaka odemeyebiliyor.
    – Cozumu konusunda ve adaletin daha dengeli olmasi konusunda ORTAK VELAYET her gecen gun daha fazla tercih ediliyor. Bir kesim buna karsi cikmaya calissa da bu yonde artan eilim var.

    Bu videoyu buldugunuzda izlediginiz zaman, burada anlatilan hususlar ozetle sudur.

    Degerlendirme erkeklerin magdur edilmesi uzerinden yapilmis, tersi olanlarda az da olsa var olabilir.

    * Kadin alisveristen gezmelerden gelmis, evde, sigara da kullanan birisi.
    * Cocuk velayeti kendisinde.
    * Cocuk evde oyuncaklari ile oynarken ailesi ile birlikte hayal ederek oyun oynuyor.
    * O sirada telefon caliyor ve cocuk babasi zannedip telefona kosuyor. Konusmak istiyor.
    * Oysa telefonda arayan kadinin baska bir kadin arkadasi. Cocuga babasinin onu istemedigini, odasina gitmesi gerektigini soyluyor.
    * Arkadasina cocugun babasina (eski kocasina) Yasalarla elde ettigi ayricaliklardan dolayi, avukati ile birlikte, yaptigi zorluklari, kotulukleri, zulümleri v.s. anlatiyor.
    * O sirada baska arama geliyor ve diger aramaya geciyor.
    * Arayan kisi cocugun babasi, adam hem maddi hesaplar yapiyor, hemde cocukla ilgili onemli gunlerde, dogum gunlerinde v.s. bulusacagi planlari yapiyor.
    * Cocugu ile gorusmek istiyor.
    * Kadin yalan soyluyor, cocuk yatti diyor.
    * Adam bu saatte cocuk yatmazdiki, Kac haftadir ariyorum ayni cevaplari veriyorsun ben oglumla gorusemiyor v.s. diyor.
    * Adam ogluna odedigi nafakalarla ilgili aciklamalar yapiyor. faturalari, masada surekli bu hesaplamalar icerisinde.
    * Kadin ise adama cok pis kufur ediyor annesine. Beni dinle o……… diyor.
    * Her arayisinda beni rahatsiz ediyorsun diyor. Avukatimla konusurum, Hakim e derim, daha once de mistim v.s. diyor. Surekli tehdit ediyor.
    * Cocuk seninle ilgili hic birsey bilmek istemiyor diyor.
    * Surekli agir sozler ediyor ve beni bir daha rahatsiz etme diyor.
    * Sonra cocuk geliyor ve annesine ben babami ozledim diyor.
    * En sonda SIDDETIN CINSIYETI ve YASI YOKTUR DIYOR.

    Bu magduriyetleri ulkemizde yasayan genelde babalar, yasalarla bunlarin cozulecegini bekliyorlarsa onlerinde cok uzun ve karmasik yollar var. Daha oncelerden beri bu konularda oldukca fazla ornek vermeye calistim.

    Maalesefki bu yasalarin hepsini Bu hallere sistematik ve bilincli olarak getiren AB dir basta Hollanda ve Almanya Bu yaslarla ilgili Uygulama gorevleri genelde Hollanda nin elindedir. Batidaki merkez disindaki diger kucuk AB ulkelerinde de bu yontemler uygulanyor. Ulkeleri somuru araci olarak kullaniyorlar. Bizim ulkemizin kopyaci ve bati hayrani yonetenleri bunlari kesinlikle anlamiyor ve anlamayacaklardir. Bunlarin hepsi Turkiye ye kurulan bir tuzaktir.
    Gunumuzde yasadigimiz olaylarla yakinen iliskisi vardir. Bu kisimlar, aile uzerinde oynanan oyunlardan sadece bir kismidir.

    Benzerine daha once basladigi zamanlarda acikladigim bir ornegi, suan neticelendigi icin tekrar vermekte fayda var (daha iyi anlasilmasi icin)

    Turkiyemizi bu ve benzeri yuzlerce belkide binlerce sozde AB uyum yasalari v.s. zokalari ile (yem) kendi kendini tuketen hale getirmek icinden cikilmaz hale getirmek, cukurun icinde debelenen, cikmaya calisan ancak bir digeri ile asagiya ceken gibi bir duruma sokuyorlar.

    Bunu yonetenlere anlatmak cok zor. Cunku onlar sicak koltuklarinda vatandaslardan aldiklari vergilerle mis gibi bir hayat surduruyorlar. Onlarin umrunda bile degil.

    Ornegimize donersek;

    Batidan ornek alip sozde sosyal proje yapilacakti ve buyuk annelere 425.tl sanirim para veilecekti. Once bunu 1000 kiside sozde deneyeceklerdi. basvurulari toplamaya basladiklarinda basvuranlarin sayisi yuzbinlerce aile oldu. Ustelik bunlar kadinlar arasinda bile ayrimcilikle Calisan kesimlerin buyuk annelerine diye ayirdilar. En basta birinci fitneyi soktular..

    Baktilarki olacak gibi degil Bunu 6500.kisiye kadar zorlayarak cikardiler. Tamda AB nin istedigi bibi fitne oldu, arkadan da fitili yaktilar. (neler oldugunu tahmin etmek hic de zor degil.) siz cok iyi sosyal proje yaptiniz, Turkiye yi biz boyle bilmezdik v.s. diye popofladilar. Bu olanlarin aciklamasi resmin butununde boyledir. Bunlari Anlatmak cok zordur. Cunku resmin butununu bilmezler. Benzer olarak, saglikta (odeme kapsamina alinan genelde batinin organize ettigi, sattigi hususlar) , tarimda(urun destek v.s.), hukukta (yargi yardim, surekli uretilen davalar dava fazlaligi ve sistemin kendi kendine dava uretmesi.), calismada (issizlik ucreti, gecici kadro, pozitif ayrimcilik, istihdam v.s.) , guvenlik (ozellikle askerlikle ilgili hususlar v.s.), ekonomide (esnaf tesfigi v.s.) Surekli olarak uretmeden tuketmek amac ve vergi yuku olusturmak. Bu bir sarmal dongu.

    Tamami ile sistemsizlik ve sozde onlarin istedikleri yontemlerle kurulan sistemler. Sistem olnlara calisiyor hep.

    (Bunu kesinlikle anlayamazlar. İdrak edemiyorlar. Ben yonetenlere bu konularda cok kiziyorum. Kucuk local olarak bu konulara baktiginiz zaman, Aaaa ne guzel sosyal devlet bak calisan annelere para yardimi yapiyor. Oysa ulke genelinde baktiginizda oyle birsey yoktur. sanirim izah edebildim.)

    Sindi Bu ornek projede zorlayarak bunu 6600 aile yaptilar ve en az 130,000. aile o da calisan anne ailesi acikta. Tam bir anayasanin esitlik ilkesineaykiri durum var. Birde calismayan anneler var, onlara zaten yok. Card diye vatandasslari ikiye bolduler. Ote yandan 81 ilin sadece 10 tanesinde var ve 71 ilde yok. Artik mezhepcilik mi dersiniz, bolgesel mi dersiniz, particilik mi, siz dusunun. Digerleri oteki vatandas secilenler ayricalikli. Daha bitmedi, Secilen o 10 ildekiler de hepsi alamiyor. hooopppp bir ayrimcilik daha.

    Simdi tartismalar basladi. Roportajşari da takip ettim, Birisi cikmiz anamin ak sutu gibi helaldir diyor. Ben zaten Torunuma harcayacagim diyor. Buna alamayan ne dusunur. (iyi de ben vergi veren vatandas isem kesinlikle boyle adaletsiz bir duruma hakkimi helal etmiyorum.)

    Reklamlarda da bunu ikdidar sanki iyi bir is yapmis gi iyapanlara emegi gecenlere helal olsun diyor. Soyleyecek soz bulamiyorum.

    Bu gibi orbekler oylesine fazlaki, her alanda var. AB nin burnunu soktugu her alanda. İnanmayacaksiniz belki Cevre bakanliginda bile var. Dunya bankasi ve AB destekli Uyum yasalarinda KADASTRO uygulamalarinda. (Vatandaşların malını mülkünü, namusunu herşeyini yağmaliyorlar.) Yapilan hukuksuzuklari adaletsizlikleri detaylari ile bilseni inanın kesinlikle isyan eder nefret edersiniz Tam bir fitne kazani.

    Bütün Bunlari sayin Cumhurbaşkaninin ve ekibinin bilmesi imkansiz.

    Sunu iddia ediyorum bilemedikleri icin soru dahi soramazlar.

    Aile bakani bile isi gucu birakmis bir cok dert var, yabanci ulkede oy toplamaya calisiyor. O da ayri bir konu.

    Uzun oldu hakkinizi helal edin.

    • mustafa _/) diyor ki:

      Gerçek bir enstitüye ihtiyacımız var. Derin analizlerle raporlar oluşturup siyasi ve akedemik camiada ses getiren veya referans kaynak olabilecek çalışmalar ortaya koyan ve bunların yanında toplumun büyük kesiminin anlayabileceği dilde yayınlarla ve sosyal medya çalışmalarıyla bilinçlendirme yapabilen bir enstitü. Bilginin toplanıp işlenip paketlendiği bir bilgi işlem ağı ile kolay ulaşılır istatistikler, sayısal veri bankalarına sahip capcanlı bir enstitü. Bence gerçek anlamda bu gün buna ihtiyacımız var. Zihinlerdeli bulanıklığın giderilebilmesi ve sağlam dayanaklarla apaçık argümanların seküler gözlerin anlayabildiği dilde ortaya konabilmesi.

  3. adem diyor ki:

    demek ki kanuna göre nafakanın kalkması için nafaka ödenen kadının ölmesi lazım. kadın cinayetlerine son.. sloganla son veriliyor gerçekten. cezaları artırarark da son veriliyor evet. akp sen topluma adalet veriyor musun gerçekketn. sen adaletli bir parti misin gerçekten. arkadaşlar ben aile bakanına holandanın yaptığı zulme üzülmedim. ohhh olsun dedim. elin gavur eliyle Rabbim tokatlayıverdi. lakin bu hareket onun zatında aslında Türkiyeme karşı yapıldığı için de içimdeki milli manevi hisler kabardı. bu portakalları soyuversek dedim. ben bu akp li bakana ve diğer milletvekillerine de milli manevi duygularımdan dolayı kızıyorum. ahirette ellerim yakalarını bırakmayacaklar. yemin ediyorum. milli gelirimizi kişi başı 1 milyon dolara da çıkartsalar onları affetmeyeceğim. çünkü izzetli aile yapımıza zehir koyuyorlar. aile kurumunu idam ediyorlar..

    • Yahya diyor ki:

      Adem bey niçin lafları tersinden anlıyorsunuz.
      illa kadının mı ölmesi lazım, sizde ölebilirsiniz…! bakınız nafaka derdi bitti!
      demokraside çözüm tükenmez efendim.

      Bakınız yine AKP’nin “A” harfi Adalet’en geliyor. Adalet dediğim ise AKPnin kurucularından bir tanesinin (şimdi net hatırlayamadım) muhterem annesinin ismi – yani Adalet hnm.
      Yoksa hani kalk arasında bizim kullandığımız hakkın gözetilmesi, sahibine teslim edilmesi anlamında değil…
      Bazı rivayetlere göre ise Ampul’ün A’sı şeklinde…

      Efendim o hollanda muhabbeti ise tamamen stratejik bir hamle idi…
      yani olaylar spontane gelişmiyor.. belki hollandanın bu kadar sert tepki vereceğini tahmin etmediler vs. neticede almanyaya ve hollandaya verilen sert bir tepki ve/veya hamle yok… bol miktarta havada uçuşan laf dışında…

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

"İçinizden kendileri ile huzura kavuşacağınız eşler yaratıp aranızda sevgi ve esirgeme var etmesi de O’nun ayetlerindendir. Şüphesiz ki bunlarda düşünen kavim için ayetler vardır.(Rum Suresi 21.ayet)"

Kitap

Çocuğunuzun Sahibi Değilsiniz

“Sormamız gereken soru şu: Geçmişimizin şimdiki yaşamımızı ne kadar süre daha yönetmesine izin vermek istiyoruz? Daha ne kadar başka bir zamanın hayaletleriyle savaşmak istiyoruz?" #drshefalitsabary nin kitabını internette kitap araştırmaları ...
Devamını Oku