Nafaka Zulüm Olur mu?

09 Şubat 2018Sema Maraşlı83 Yorum »

7_bOtuz yıldan beri ülkemizde tartışılan bir mesele var: Nafaka… Mazlumlar yıllardır bu konuya dikkat çekmeye çalışsalar da gündemde yer bulamamışlardı.

Son dönemlerde nafaka mağdurları dernekleşerek ve sosyal ağları kullanarak seslerini duyurmaya başladılar. Meclise giderek milletvekillerine durumlarını aktarıyorlar, onlar da “evet haklısınız” diyorlar fakat henüz bu konuda net bir adım atılmadı.

Boşanma sonrası çocuklar annede kalacaklarsa, babaları çocuklarına nafaka ödüyor zaten. Fakat kanunlara göre erkekler, eski eşleri çalışmıyorsa ya da çalışıyorsa da boşandığında kocası ile yaşadığı imkânların altına düşecekse, eski karısı bir daha evlenmediği sürece ona ölene kadar bakmak zorunda. Problem burada başlıyor.

Kadının adamdan çocuğu olsa da olmasa da, bir hafta, bir ay, bir yıl da evli kalsalar, boşanmada kusurlu olan kadın da olsa, ayrılığı kadın istemiş dahi olsa devlet, evlendiği için erkeğe bedel ödetiyor, daha doğrusu erkeği cezalandırıyor.

Araştırmalarımda ömür boyu nafaka kanunu olan başka bir ülke görmedim. Zira ömür boyu eski eşe nafaka vermek; akla, vicdana ve adalete aykırı. Batı ülkelerinde nafaka sınırlı süreler içinde var.

Pek çoğunda on yılın altındaki evliliklerde evli kalınan süre ile kısıtlı. Bir yıl evli kaldı ise bir yıl nafaka gibi. On yılın üstünde nafaka ödenmesi ise hiçbir ülke yok gördüğüm kadarıyla. Erkeğe zulmetmekte dünyadaki bütün ülkeleri geçmişiz. Üç aylık evliliğe yirmi yıl nafaka ödeyenler var.

Dinimizde nafaka süresi yaklaşık dört aydır. Kadın hamile ise nafakanın kadın doğurana kadar verilmesi gerekiyor, doğurduktan sonra çocuk için nafaka devam ediyor. Bazı âlimler erkeğin maddi imkânı iyiyse bu süreyi kendi arzusu ve isteği ile uzatmasının iyi olacağını bir yıla kadar ya da daha fazla vermesini tavsiye etmişler. Rabbimiz: “Ya iyilikle yaşayın ya iyilikle ayrılın” buyuruyor. Uzun yıllar sonra gerçekleşen ayrılıklarda erkeğin eski eşine ikramla ihsanla ayrılması vefalı bir insana yakışan bir davranış olur.

Gönlüyle yapılan iyilik olduğunda ancak karşı taraf hayrını görür. Gönülsüz aş ya karın ağrıtır ya baş, sözü mucibince erkeğin gözü kala kala, binbir sitemle verdiği nafakanın zaten hayrı da olmaz. Kadına da devlet zoru ile verdirilmiş bu nafakayı talep edip almak da helal olmaz.

Ayrıca boşanmayı kadın istemişse ve adam kusurlu değilse, erkek dört ay da nafaka ödemek zorunda değil, hatta kadın aldığı mehri de iade etmek zorunda. Sabit bin Kays’ın (radıyallahü anh) hanımı Cemile (radıyallahü anha) Peygamber Efendimize gelerek şöyle dedi: “Ya Resulallah beyimin huyu ve dindarlığı hakkında bir şikâyetim yoktur. Fakat onu bir türlü sevemedim. Bunun için de nankörlük etmekten, ona karşı olan vazifelerimi yapmamaktan korkuyorum.”

Peygamberimiz, “Sana mehir olarak verdiği bahçeyi ona geri verir misin?” diye sordu. Kadın, “Evet, veririm” deyince de Resulullah Hazreti Sabit’e, “Bahçeyi kabul et ve onu boşa” buyurdu. Ayrıca boşama karşılığında fazla bir şey almamasını da emretti. (İbni Mace, Talak: 22)

Erkek evin reisi değilse…

Anayasadan “Erkek evin reisidir” maddesi kaldırılmıştı. Erkek evin reisi değilse, neden ailenin masraflarını üstlenmek zorunda olsun? Evlenirken ev kurmanın bütün yükü erkeklerin üzerinde. Ev kiralayacak, eşya alacak, nişan, düğün masrafı, geline takılacak takılar…

Bunları erkek karşılıyor. Sonra gelin hanım üç beş ay sonra kocadan memnun kalmıyor ve ayrılmak istiyor. “Romantik değildi, annesine çok gidiyordu” falan filan… Önemli sebeplerle boşanan kadınlar da var tabii ki fakat böyle ıvır zıvır sebeplerle boşanan kadın da günümüzde pek çok.

Yeni evliyken “arzu istek ve hayallerim yerine gelmedi” diyerek kendi istekleri karşılanmadığı iddiası ile keyfi ayrılmak isteyen kadın, düğün masraflarını da ödemeli, mihri de iade etmeli. Nafaka istemeyi zaten düşünmemeli, insaf ve vicdan sahibi ise.

Nafaka olması gerektiğini iddia edenler, “boşanan kadına kim bakacak?” diye soruyorlar. Kadın evlenmeden önce nasıl geçiniyorsa aynı şekilde devam edecek. Kadının ihtiyaçlarını karşılayacak kişi, artık ona yabancı olmuş bir adam değil, kendi ailesi olacak. Ailesinin maddi imkânı iyi değilse, evden bir şeyler üretip satabilir, bir işe girip çalışabilir. Ailesi ya da aile desteği yoksa devlet destek olmak zorunda fakat eski eş değil. Erkekler SGK değil, eski eşinin geçimini sağlama mecburiyeti yok. Zaten çocuğu varsa ona verecek nafakayı.

İşin tuhaf tarafı erkek, kanunen canından kanından evladına 18 yaşından sonra bakmayabiliyor, nafakayı kesebiliyor fakat ayrıldığı artık ona yabancı olan eski eşine ömür boyu bakmak zorunda. İhtiyacı olsa da yaşlı anne-babasına bakmak için bile devlet kimseyi zorunlu tutmuyor fakat eski eşe bakmaya zorunlu tutuyor. Bu nasıl iş? Mantık, vicdan, adalet bunun neresinde!

“Ciğer sökücü” kanun!
Lakabı “ciğer sökücü” olan tanınmış bir kadın boşanma avukatı var. Onunla yapılan bir röportajda okumuştum. Boşanma davalarında adamın ciğerine kadar söküp alıyormuş.

Kanunlar izin vermese bu kadın, adamın ciğerine kadar sökebilir mi? Sökemez elbette. Ciğer sökücü olan avukat değil, nafaka kanunu. Zaten bunu itiraf ediyor avukat. Kanunlar çok müsait fakat bazen uygulayıcılar problem çıkarıyor babında bir şeyler söylemiş. “Mal canın yongasıdır” demiş atalarımız. Nafaka ile erkeklerin kazançlarını onun için yabancı olmuş biri için gasbederek bir parça canını da alıyorlar aslında.

Sadece mal da değil, erkek boşanma safhasında çocuklarından oluyor, çocukları istese de babaya verilmiyor ekseriyetle. Erkek evinden oluyor; ortak oturulan ev, erkeğinse de erkeği atıyorlar kadın kalıyor, kiraysa da kirayı adama ödetiyorlar. Kadın tazminat isterse yüklüce para da ödetiliyor bir de üstüne ömür boyu nafakaya mahkûm ediliyor. Kanun iki tarafı da kapsıyor görünüşte adalet olsun diye. Fakat kocasına nafaka ödeyen kadın sayısı yok denecek kadar az.

Aynı şeyi kadınlara yapmaya cesaret eden yok. Kadın evinden atılsa, çocukları elinden alınsa bir de “git çalış, kazan, kazancından her ay eski eşine göndereceksin, ömür boyu” dense kadınlar ortalığı yıkar, gider Meclis’i basarlar. Kimse benim dişimle tırnağımla kazandığımı elimden alamaz, diye.

Fakat erkek yoksulsa da kendini zor da geçindiriyorsa da nafaka vermeye mahkûm ediliyor. Ödeyemiyorsa da hapis cezası hazır. Ki artık maddi konularda haciz ve hapis cezaları kalkmış olduğu hâlde boşanmış erkekler için bu uygulanmıyor.

Evlenmenin cezası mı boşanmanın cezası mı erkek olmanın cezası mı, ne olduğu belirsiz! Fakat ciddi ciddi bir ceza bu. Tek nafaka da değil; boşanma safhasında kadın isterse tazminat alabiliyor ve evlilik süresinde kocasının çalışıp kazanarak edindiği mülkün yarısını da alabiliyor.

Kadın cinayetlerinin pek çoğunun boşanma sırasında olmasının erkeklerin boşanmayı hazmedemediğine bağlayanlar ya cahil ya kötü niyetli. Kendini istemeyen kadını erkek de istemez, ruh sağlığı yerindeyse. Boşanma sırasında erkeğin aleyhine öyle şeyler yaşanıyor ki: İftiralar, hakaretler, uzaklaştırma cezaları, çocuğunu göstermemeler, maddi ve manevi tazminat talepleri…

Boşanma döneminde pek çok erkek depresyona giriyor. Bir kısmı cinnet geçiriyor. Bir de maddi sıkıntısı varsa, kendi boğazını zor geçindirirken mahkeme masrafları, eski eşe para gönderecek varsa çocuğa gönderecek. Belki de nafakasını gönderdiği çocuğu da göremeyecek, annesi göstermek istemezse bir başka dert daha görmek için uğraşacak. Cinayetin hiçbir bahanesi olamaz fakat kaybedecek bir şeye kalmayan insan kendisi ve toplum için tehlikeli hâle gelir.

Erkeklerin akıl sağlığını korumaları, şiddetin azalması için eski eşe nafaka, tazminat ve mal paylaşımı konusu acilen çözülmeli.

Kadına şiddete son vermek istediklerini iddia edip nutuk atıp yürüyüş yapan feministler, eğer samimi iseler nafakanın kaldırılması için çaba göstermeliler. Sebepleri ortadan kaldırmadan sonucu değiştiremezsiniz. Ciğerini söktüğünüz birinden şefkat beklemeniz pek fazla hayalcilik olur.

Nafaka, tazminat, eşit mal paylaşımı gibi maddi anlaşmazlıklardan dolayı boşanma davaları uzuyor. Üç yıl beş yıl süren davalar var. Bu da kişilere büyük bir eziyet. Erkek yeni bir evlilik yapamıyor, bir düzen kuramıyor, eski eşine kinleniyor.

Ayrıca nafaka sadece erkeğe ceza değil. Erkeğin sonraki eşine de ceza! Erkek eski karısına para yetiştirmeye çalışmaktan yeni eşinin ve çocuklarının ihtiyaçlarını karşılayamıyor bu kez eşiyle problemler başlayabiliyor, evliliği tehlikeye giriyor.

Toplumsal olarak da nafakanın ve zor boşanmanın pek çok tehlikeleri var. Evlilikler azalıyor, zina artıyor. İnsanlar evlenmek yerine gizli kapaklı ilişkileri tercih ediyor. Bu da aile kurumunun sonunu hazırlıyor.

 

Okunma Sayısı : 7.314

Yorum yapın

“Nafaka Zulüm Olur mu?” için 83 Yorum

  1. İsmet TURGUT diyor ki:

    Eski eşe on yıldır aylık 1050tl nafaka ödüyorum. 66.000TL mal paylaşımından ödedim Kim mağdur acaba? Durum böyle iken nafaka hiç zulüm olur mu?
    Eski eşe on yıldır nafaka ödemekten okulumdaki ve günlük hayatımdaki hiç bir sosyal etkinliğe katılamazken Nafaka hiç zulüm olur mu? Eski eşe on yıldır nafaka ödemekten Mesleğimde Güncel kalmam için gerekli olan yayınları ve kitapları alamazken Nafaka hiç zulüm olur mu? Eski eşe on yıldır nafaka ödemekten ikinci Yuvam Sarsılırken Nafaka hiç zulüm olur mu? Nafaka ödediğim eski eş kadında şimdiki eşim kadın değilmi? Nafaka ödediğim eski eş lise mezunu sağlıklı ve genç.Kendine bakması ve çalışabilmesi için hiçbir engel yokken Nafaka zulüm olur mu? …..

  2. serkan .. diyor ki:

    meryem hanım; ınsanların ne cektıgını bılmeden anlamadıgınız bır hayatta gıdın dul kadın ıle evlenın demeye hakkınız yok alının veya alınmayın hem lale hanıma hem sıze cevaben…zengınlııgnızden dolayı bulmussunuz.ama sız fakırlııgnden dolayı dıslanan bır erkegı anlayamazsıznı..fakır erkekler .sonradan aklı basına gelmıs dul kadını mı alcak ayıp ayıp kendı ıfadenızı tekrar okuyun.nasıl yakıstırırsınız boyle bır hakkı kımse kımsenın yuklenıcııs degıl.bana neden zengın bır kız gelmedı.. nedne dul bır cocuklu karıyı tavsıye edıyorsunzu. asagıdakı ıfade sıze aıt :

    Keşke kalkıp müslüman erkeklere kadının güzelliği ve fizki.için evlenmenin karşılığıkadının senin malın için evlnmesiyle aynıdır diye n olsa keşke biri kalkıp neden dullara nikah kıymıyoruz neden onları 2. Sınıf kadun muamelesi yapıyoruz diyen olsa
    Keşke birieri kalkıp ya erkek milleti kadınları fziklerine yönlendirmwk için çabalamyın onalrı oldukları fizikle güzel kabul edin kalbine dokunu diyn olsa
    Eğer bir kadından mükemmek fizik bekliyorsan oda senden iti bir maddiyat iyi performans bekleyecektir…

    • Meryem A diyor ki:

      Yazımda bekar fakirler dulları alsın diye bşr ifade göremedim.
      Kadınalrın sadece güzellik için nikahlamk istynlere ksrşlk sadwce zengin oldğ için erkği kabul eden kadnlrda olblcğn belrttm.
      Neyi ne anldnz acb

      Editör: Meryem hanım lütfen isminizin yanına A harfi ekleyerek gönderin yorumlarınızı. Daha önce Meryem ismini kullanan kişiyle karışıklık oluyor.
      A harfi eklemezseniz yorumlarınız yayınlanmayacak. Ayrıca yukarıdaki yorumunuz gibi çok fazla harf eksigi olunca ne dediğiniz anlaşılmıyor. Bundan sonraki yorumlarınızı bu şartlara dikkat ederek gönderirseniz yayınlayacağız.

  3. Ramazan diyor ki:

    Bu nafaka zulmü ne zamana kadar daha böyle devam edecek? Bu yönde değişiklikler olacakmı? hükümetimize yapılan şikayetler verilen dilekçeler imzalar dikkate alınıyormu bununla ilgili kanun teklifleri varmı? Haberi olan kardeşlerimiz lütfen yazarlarsa memnun oluruz.Selâm ve dua ile.

    • Meryem A diyor ki:

      Serkan bey bu söylediklerinizn hiçbirini üzerime almıyorum
      Beni muhatap alarak yazmışsınız…
      Çünkü ben sevmeyi sevilmeyi abartıya kaçmamayı ilke edinmiş insanım
      Ben zengin bir aile kızı olmama rağmen iyi bir eş iyi bir baba olacağına inandığım asgeri maaşla geçinen evi arabası olmayan biri ile evliyim..aşk evliliği değil kendim bulmadım bana aykırı görücü usulu
      Benim çakışmalarım var okutuyorum saygı duyar destek olur darlanmıyormuyum babamın evindeki rahatlığı aramıyormuyum evet arıyorum tek derdim bu olsun diyorum
      Ağır işi olduğu için kimi günler konuşmadan uyuduğu olur yanlıx kalırım
      Kim demiş bütün kıızlar zengin arar diye?
      Güzel değilmiyim güzelim
      Ama boyum için (sadece boyum ) görücünün menfi cevap verdiği oldu
      Fziki özelliğim karşı tarafa aracı taeafından anlatıldğı halde sırf merakından gelp red eden oldu
      Sonunda evlndm zengini hiç istemedim..

      Cafelere erkek tavlamak için gitmiş insan değilim
      Zengin erkek herzman korkutmştr
      Çünkü hepsi değil ama çoğunluğu kadına beden muamelesi yapar
      Güzellik arar
      Vs vs

      Siz kadınlar diye bahsettğnz bölümde değlm muhatabınoz değilim..

      • serkan .. diyor ki:

        su ıfadelerınızde de yalnıs :

        Merak ediyorum durumu iyi olan bir erkek diyelim dört beş evi vat
        Neden birini nikahlısına vermez( boşanmaktan bahstmyrm)
        Yani.kadını yedirdi içirdi ne güzel baktı muhtaç etmedi
        Neden fazıl.olarak vermez?
        Ve bir.kadın böyle mal sahibi olsa eşine vermezmi??
        Biz.zengn değlz ama.çvremd çok var ve hanımlardayi huylu maşallah ama.erkeğin böyle bir jesti yok
        Bu erkek cimri.sayılmazmı?

        hem zengın degılız dıyorsuznu ama yukarıda zengınım dıyorsuznu.. ansıl celıskı . neresı dogru
        dıyelım kı zengınsınzı . o zaman

        . yalnız olmasının nedenı o bahsettıgınız ev kıme kalacak turk kızılayına mı. pekı sız .. sıze kalan hakkınızı esınıze verı o zaman zengınsınzı ya ? uzerıne yapın…

    • Meryem A diyor ki:

      Beyefendi.önce usluba dikkat ediniz..
      İkinci olarak burda bekar erkekler dulla evlensin demedik
      Dul.erkekler dul bayanlara yönelmiyo mesele bu.
      Ayrıca gönül ısındıktan sonra dul erkeği tercih eder kadın
      Yada dul kadını tercih eder erkek
      Ama toplumda dul erkekten ziyade dul kadın varsa ve çocukalrı için evlenemiyorsa toplum erkeklerinin bu konuda büyük payı vardır

  4. Meryem diyor ki:

    Lale hanım ben kadının tazminat alması gerekir demiyorum diyemem islam böyle bir kanun vermemiş
    Tazminat haramını ortadan tamamen kaldıracak olan mehir helalidir..
    Ama bziler kadınlarımıza bunu anlatmıyoruz anlatsaktda aman en azıno iste deniyor halbuki kadının en helal parası mehir parasıdır ve baba evlenecek yaştaki kızına bunu öğretmekle mükelleftir
    Tazminat haramdır..
    Türk toplumunda kadın sadece kocaya ait kabul edilir
    Halbuki allah rsülü kadınları eşlerine ait varlıklar haline getirmeyin buyurmuştur.

    Kadının geçiminden koca kadar baba ve abi de mesuldur
    Yardımı esirgememelidir
    Fakat eş bunu gururuna yediremez..
    Ve kadını saece kendine muhtaç.eder boşarkende kadın ne yapacağını bilemez ne babasının bakacağındna emindir ne ayak üstüne duracağından bu çaresizlik kadını harama iteler kimseyi bu duruma geitrp harama düşmesine sebep olmamk lazm.
    Kadın kendi isteklerini alabilmek için helal dairede çalışıyorsa wrkek mani olamaz kadının para sahibş olmasınjm onun isyan vesilesi oldupunu düşünmek akıl.işi değildir..
    Bilakis kendine güven oluşturan kadın daha rahat kendsini kocasına bırakabilir aksi takdirdr o itaat mecburi itaat olur kimş kadında tabi istisnalarda vardır.
    Yada eşin durumu iyi ve eşini maddi açıdan nafile olarak yardımda bulunuyor ve kadın buna rağmen kendi kazanamk istiyor bu olabilir..
    Ama bunun çeröevesi bellidir erkeklerle muhatap ılmayacak üzerinde tesettürü olacak..

    • Yahya diyor ki:

      Meryem hanım,

      “Kadının geçiminden koca kadar baba ve abi de mesuldur
      Yardımı esirgememelidir
      Fakat eş bunu gururuna yediremez..
      Ve kadını saece kendine muhtaç.eder boşarkende kadın ne yapacağını bilemez ne babasının bakacağındna emindir ne ayak üstüne duracağından bu çaresizlik kadını harama iteler kimseyi bu duruma geitrp harama düşmesine sebep olmamk lazm.”

      demişsiniz tam anlamamakla beraber, “mehiri baba evlenecek yaştaki kızına bunu öğretmekle mükelleftir” dediğiniz gibi, boşanmada da kadına yine babanın/abinin bakmak ile mükellef olduğu niçin öğretilmiyor?

      ayrıca evlenince kadının tüm geçimi kocasına aittir, bunun gurur ile ne alakası var? sonra isteyen baba/abi/amca/dede kadına yine maddi/manevi destek verebilir, hediye verebilir… kadın da bunu kendi keyfiyetinde dilediği gibi harcar.

      İnsan fıtratı gereği Seyit onbaşı gibi sırtına misliyle yük alıp taşıyabilir, ancak acil durumlar dışında gerek var mıdır? Yani demem odur ki, çiftler genel itibariyle boşanmama için gayret etmelidirler. İnsan nasıl hiç ölmeyecek gibi yaşıyorsa, evlilikleri de hiç boşanmayacakmış gibi devam etmeli… Ancak günümüzde internet/medya/avukatlar/kanunlar/psikologlar/uzmanlar vs. derken, boşanma ağzımıza pelesenk olmuş durumda.
      Günümüzde şaka gibi saatlik/günlük evlilikler yaşanıyor. Sanki kullan-at eşya…

    • Abdullah Bir diyor ki:

      MERYEM’e…

      Sen bizim Trabzonlu Meryem hanım değilsin. Ayrıca daha önce başka yorumlarında yaptığın gibi İslami bir konuyu doğrusunu bilmediğin veya bildiğin halde buraya yanlış doğru sekil de değil yanlış biçimde yazıyorsun.

      Bu nedenle ve elde ki verilere göre senin yanlışlarını sıralayarak ve anlayacağın dilden, kesin deliller ile cevap vereceğim.

      Örnek-1

      “Halbuki allah rsülü kadınları eşlerine ait varlıklar haline getirmeyin buyurmuştur.” demişsin

      Resulullah efendimizin bu konuda (benim bildiğim ) böyle bir hadisi yok. Ama senin söylediğinin aksini ( kadının önce Allah’a ve Resulullaha, sonra ise mesru olan/haram olmayan her konuda Kocasın tabii, itaatkar olmak zorunda olduğuna dair ) kanıtlayan hadis-i serif var.

      Peki sizin iddianızı doğrulayan kaynagınız ne, hangisi?

      Örnek-2

      “Kadının geçiminden koca kadar baba ve abi de mesuldur…Fakat eş bunu GURURUNA YEDİREMEZ,Ve kadını sadece kendine muhtaç eder” demişsin

      Bu iddianızda “erkeği kadın parasına minnet eden ve bu yüzden evlenmek için çalışan kadın arayan paragözler” olarak suçlayan kadınların iddiasıyla “taban tabana zıt” Ortada bir birisine tamamen ters iki farklı iddia varsa ve bu iddialardan sadece birisinin doğru olma şansı varsa iddialardan birisi hatalı, yanlış veya küllüyen yalan demektir.

      Örnek-3

      “çaresizlik kadını harama iteler” demişsin

      Ya sizin bu iddiada bulunmanıza sebep olan cevrenizde ki boşanmış veya boşandığını bildiğiniz kadınların helal/haram, namus anlayışında bir sıkıntı var, yada siz bir iki örneği baz alıp durumu abartıyorsunuz. Çünkü, senin iddianın tam aksine boşanan her 100 kadından sadece 1 veya 2 tanesi senin dediğin sekil de davranır. Yani hara bulaşır.

      Ama boşanmış her 100 kadından en az 85-90 ı Allah’ın ona vermediği, hakkı olmayan ve Allah tarafından haram olduğu kesin olarak bildirilmiş tazminatı, nafakayı medeni/bedevi kanundan aldığı güç ile boşandıktan sonra kendisi için “yabancı erkek” olan eski kocasından “söke söke” alır, afiyetle (haram olan o paraların acısı o kadından sonra çıkacağı için o afiyetle yediğini zanneder) de çatır çatır yer.

      Şimdi can alıcı o soruyu soralım.

      Bu iki örnekteki (senin ve benim örnek) hangi kadının yaptığı daha fazla NAMUSSUZLUKTUR, HARAMDIR?

      Sizce cehennem denilen ceza ve arınma yerinde bu iki kadından hangisine daha çok rastlamak mümkün?

      Boşandıktan sonra yaşadığı yokluk nedeniyle bedenini satan kadına mı, yoksa hakkı olmadığı, haram olduğunu bildiği halde boşandığı kocasından tazminat ve nafaka alarak RUHUNU ŞEYTANA SATAN KADINA MI?

      Örnek-4

      “Kadın kendi İSTEKLERİNİ (ihtiyaclarını değil isteklerini demiş hanımefendi) alabilmek için helal dairede çalışıyorsa ERKEK MANİ OLAMAZ ” demişsin

      Kadının bütün “mesru ve zorunlu” ihtiyaçlarını kocası karşılamak zorundadır.

      Eğer erkek bunu yapmıyor veya zorunlu sebeplerden (hastalık, sakatlık vb) dolayı yapamıyorsa kadın kendisinin ve ailesinin ZORUNLU ihtiyaçlarını karşılamak vede kimseye muhtaç olmamak için (helal dairede olmak kaydıyla) çalışabilir, İslami anlamda buna bir engel yok.

      Ancak, kadın kocası karısının ve ailesinin TEMEL İHTİYACLARINI ( gıda, barınma, sağlık, giyim, ulaşım vb) karşılayacak kadar kazanıyorsa vede karısının çalışmasını istemiyorsa helal dairede de olsa İslama göre KADIN ÇALIŞAMAZ.

      BU NEDENLE iSLAM’ın YASAKLADIĞI BİR ŞEYİ CAİZ, DOĞRU HELALMİŞ GİBİ SÖYLEME, GÖSTERME İNSANLARA. Hesap günün de insanları yanlış bilgilendirdiğin ve harama sevk ettiğin için kendi hesabını ağırlaştırma, onların günahlarında ve cezalarında pay sahibi olma.

      Örnek-5

      “Bilakis kendine güven oluşturan kadın daha rahat kendsini kocasına bırakabilir” demişsin

      Tamamen yanlış bir iddia. TUİK rakamları ve toplumsal gerçekler seni yalanlıyor.

      Çünkü, boşanan kadınların % 78 i hayatını devam ettirecek kadar gelire sahip, düzenli bir işte çalışan veya sürekli akarı olan kadınlar. Yani senin desteksiz söyleminin tam tersi. Çalışan kadınlar maaşlarına ve boşanma halinde kocalarından alacakları nafaka ve tazminat nedeniyle kocaya itaatsizlik, asilik ve boşanma konusunda daha cesur davranıyor.

      Sana da diğer yanlış bilen, bilmeyen, bilmediğini dahi bilmeyen ve nefsinden konusan kadınlara yaptığım tavsiyeyi yapayım.

      BİLMEDEN ve NEFSİNDEN KONUSMA, YAZMA, İDDİA/FİKİR SAHİBİ OLMADAN ÖNCE BİLGİ SAHİBİ OL.

      Aksi takirde sende diğerleri gibi MADARA olmaktan kurtaramazsın.

      • Meryem61 diyor ki:

        Abdullah Bir Abi
        Trabzonlu Meryem benim :) Yazdım ya daha önce karıştırmayalım lütfen :)

  5. Lale diyor ki:

    Erkekler de nafaka isteyebiliyor, calismayan kadinla evlenenler nafaka oder, kadin evde calisiyorsa tabii ki kocasinin kazandiginin yarisinda cocuk varsa daha fazlasinda hakki vardir. Kadin cocuk dogurunca deforme oluyor , cocuga annenin verdigi emek daha fazla.Kadinlarin yuku agir. 1 . Kadin mal biriktirir 2. Kadin mal yemek icin vardir derler. O paranin birikiminde kadinin gayreti var. Bosandiktan sonra kadin DUL oluyor,erkek icin bosanmak sorun olmuyor, bekar ve genc bir hanimla yeniden evlenebiliyor. Cocuk icin verilen nafaka rakamlari komik, sadakadan farksiz.cocuk evde babayla birlikte yasadiginda daha cok masrafi oluyor.Cocuk yetistirmek kolay degil.
    Erkeklwrin bosanma davasi acan kadina kinlenme sebebi kadini mal olarak gormesi.Nasil olur da kadin basina bana dava acarsin dusuncesi.
    Cocugu ic8n nafaka vermek de morallerini bozuyor.
    Istiyorlar ki kadin cocugunu alsin ceksin gitsin, kendileri de baska bir kadin bulup keyif surmek.Gecenlerde gazetede okudum profesor baba universiteye giden cocugunun masraflarini odemek istemiyormus ama 2. Kadindan 2 cocuk yapmis. 1. Cocuga bakamiyorsan niye 2 tane daha cocuk yapiyorsun. Benim babam ben 24 yasina gelinceye kadar beni gecindirdi. Kadini bosayinca cocuk da elalemin cocugu oluyor.

    • Lale diyor ki:

      Kendi adima konusursam aldigim kendim icin aldigim nafakalari cocuguma harcayacagim kendime harcamayacagim. Nasil olsa ilerde cocugun mas4aflarina ortak olmayacak.Aylik verecegi 300 500 tl sadaka, cocugun ihtiyacini karsilamaz.Okula giden cocugun cok daha fazla masrafi olur. Benim babam beni okutmak icin 1 daire parasi harcadi zamaninda.

      • Lale diyor ki:

        Ayrica tazminat ciksa ciksa 10000 20000 cikiyor. Bir cocugun 1 yillik ozel okul masrafini ya karsilar ya karsilamaz.

        • serkan... diyor ki:

          ozel okul masrafı mı ayıp ayıp. sız cocugunzuun ozel okul amsrafını dusunecegınıze once ona bosanmıs bırı olarak onune ne sunacaksınzı ona bakın ozle okul ne demek.ıınsanlar evınde yıyecek ekmek bualmıyor durmus sunuz bosandıgınız kocanızdan ozel okul masrafını karsılamanızı ıstıyorsunz bununa cesaret gostererek ..

    • serkan... diyor ki:

      MAASALALAAAHH NE GUZEL PARAYI HESAP ETMISSINIZ. OH NE GUZEL NEDEN BOSANDINIZ.KOCAN ICIP ICIP HER GUN SIZI DOVUYORMUYDDUUU

    • serkan... diyor ki:

      ustten cok ucmussunuz bellı nerde oturuyorsuznu. vılla da mı lale hanım.baır kocanıza nafakayı sız verın. madem karsılayamaz ıse ..

    • Yahya diyor ki:

      münferiden yaşanan olayları genele, yani tüm erkeklere isnat etmek cahillikten başka bir şey değildir.
      sizin (eski) kocanızla yaşadıklarınızdan dolayı ağzınız yanmış olabilir ancak buraya gelip hissi olarak atıp tutmaya hakkınız yok.

      bizim kriterimiz Kuranı Kerim ve Peygamber efendimizin (sav.) sünnetidir.
      İslam hukukunda nikah ve talak tüm şartlarıyla/detaylarıyla belirlenmiştir. Yani boşanma sonrası kadının alabileceği nafaka, mehir, tazminat bellidir.
      Velayet durumu da bellidir.

      ayrıca evlenme rüştüne gelmiş her kadın; evlenince ne olacağını, çocuk olunca ne olacağını v.b. durumları evlenmeden önce çok iyi bilir. yani bir kadının doğum yüzünden vücudum deforme oldu, uykusuz geceler geçirdim v.b. safsataları erkeğin önüne koyarak “maddi/manevi” tazminat talep edemez, duygu sömürüsü yapamaz. evlilik neticesinde de iki tarafın da “boşanmış” olacağı aşikardır. boşanmış bir erkeğin bekar/genç hanım bulma ihtimalı ile boşanmış bir kadının bekar/genç bey bulma ihtimali aynıdır. Buna müstesna durumlar: bireylerin yeni evliliğe isteksiz oluşu, bakımsız oluşu vs.

      saygı talep edilmez “hak” edilir misali, erkeğin kadını mal olarak görmesi, kadının kendi tavır ve davranışı neticesidir.
      verdiğiniz prof. baba örneği ile ilgili olarak, yine islam hukukunda rüştüne ulaşmış erkek çocuğa nafaka düşmez.
      24 yaşınıza kadar babanızın size bakması doğrudur, boşandıktan sonra da size alt/üst soy bakmak zorundadır – eski kocanız değil…

      Okuyup anlamanız temennisiyle…

    • Aadem diyor ki:

      Syn.lale,

      Madem babasının verdiği 300-500 liranın az oldugunu söylüyorsunuz.O zaman size bir teklifim var.(Sizden kastım tüm kadınlardır özellikle belirteyim.şahsiniz degildir)

      Çocuğunuzu babasına verin 3000 lirada çocuğunuz içinde nafaka ödeyin.Baba verdiğiniz nafakayi son kuruşuna kadar çocuğuna harcar.Bir kuruşunu bile kendine harcamaz bir baba.BÖYLECE SİZİN GERÇEKTEN COCUGUNUZUN gelecegini düşündüğünüzü anlayalım. VE TÜM BOŞANAN KADINLAR BOYLE YAPSINLAR. Yaparlarmı gerçekten, çocukların geleceği için, eğitimi için nafaka öderlermi.ASLA.cocugu babaya verirlermi.ASLA.Neden çocuğu babaya vermezler cünkü cocugu BABAYA KARŞI SİLAH olarak kullanmak için.Haaaa baba çocukları istemiyor yalanina sarılmaya gerek yok.Kadinlar çocuğu babaya göstermek bile istemiyorlar.Bu yüzden icra ile üstelik devlete para ödeyerek çocuğunu görmek istiyor BABALAR.Sonucta evlat hasretiyle yanip tutuşan baba cinnet geçirip hem kadını hem kendisini öldürüyor.HADİ KADIN OLARAK ŞÖYLE BİR KAMPANYA DUZENLEYİN: ÇOCUKLAR BABAYA. NAFAKA ÇOCUĞA.En başta ben destekleyecegim.ve bu kampanyayı BOŞANMIŞ BABALARIN YÜZDE 99′ u destekler.

      Madem çocuklu bir kadın olarak evlenemiyorsunuz.Çocugun velayetini babaya verin öyleyse.Ama kadınlar bunuda yapmaz.NEDEN: ÇÜNKÜ ÇOCUĞU BABAYA KARŞI SİLAH olarak kullanmak var.HADİ KADINLAR YİNE ŞÖYLE BİR KAMPANYA DÜZENLESİN: ÇOCUKLAR BABAYA.KADINLAR EVLENMEYE…

      Bu kampanyayıda en başta ben destekleyeceğim.ve emin olun bu kampanyayıda BOŞANMIŞ BABALARIN YÜZDE 99’u destekler.

      HADİ KADINLAR… SİZ GÜÇLÜSÜNÜZ.BİRAZ CESARET HADİİİİİ…

  6. Desperate diyor ki:

    Merhaba, uzun süredir yorum yapmıyorum ama yazıları takip ediyorum. Nafaka konusunda haklısınız ancak tek taraflı değil bu konu erkek de kadından nafaka talep edebilir, kadının geliri daha iyiyse. Bizim toplumumuzda çok şey geleneklerimize, aile yapımıza bağlı olarak zaten adil değil. Mesela evliliklerde kadının iş yükü, sorumluluğu daha fazla. Eşler her ikisi de çalışıyorsa bile, kadın hem kendi evinde, hem eşinin ailesinin evinde hem kendi ailesinin evinde iş yapar, bunu sorgulamaz bile. Bizde de durum aynı, ben kanıksadım şahsen hiç problem değil. Erkeklerin de evlilik konusunda boşanırken tabi yaşadığı tek problem bu. Bu da bizim toplumuzda kadının çalışmaması ile alakalı. Eskiden çalıştığım yerde bir abla vardı, 3 çocuğu vardı. Eşinden ayrılınca ailesi diyor ki çocuklarını bırak gel, o yapamıyor. Biri evlenmişti, küçük kızı vardı yanında sadece Oğlu sokak çocuğu olmuş. Kadın aldığı asgari ücretle geçiniyordu. Kocası içkici, psikopat biri boşanma nedeni bu şiddet de var. Ben boşanma, nafaka denilince aklıma hep bu kadın geliyor. Maalesef her kadın iyi bir meslek sahibi değil. Boşandı 40 yaşından sonra ne iş yapabilir, temizlik çaycılık vs. İş bulsa bile çok zor. Diğer tarafta mağdur olan erkekler de var, orta bir yol bulunabilir. Zaten bu nafaka konusunda gerçekten mağdur olan kadınlar yararlanamıyor.

    • Yahya diyor ki:

      Sn. Desperate,

      öncelikle verdiğiniz bilgi doğru, erkek de eski karısından nafaka talep edebilir. Hatta burada gelirin azlığına çokluğuna bakılmıyor. kanunen böyle bir imkan olmasına rağmen, uygulamada bu böyle olmuyor. Çoğunlukla erkelerin nafaka talepleri reddediliyor. bununla beraber, kadının maaşı erkeğin maaşından daha fazla olmasına rağmen, erkeğin aleyhine nafaka ödemesi hükmedilebiliyor. ayrıca nafaka miktarı tamamen hakimin takdirine bırakılmış…. ve yoksulluk nafakası ise malumunuz süresiz!

      siz ne örnek verirseniz verin ben size karşı örnek verebilirim ve çözüme ulaşamayız. Bunun tek çaresi İslam Hukukudur.
      koca ne kadar ipsiz/sapsız, kötü olursa olsun. Boşandıktan sonra karısıyla arasındaki tüm bağlar kopar. İddet süresi boyunca kadının nafakasını karşılar ki bunun hikmeti bellidir. İddet süresi bitti mi, nafaka da biter.

      Daha sonra kadının mağduriyeti söz konusu ise, ailesi, alt-üst soyu, komşusu, cemiyeti, devleti kadına bakmak ile mükelleftir.

      sizin verdiğiniz örnek ile gidersek, o 40 yaşındaki kadının kocası ölse ne olacaktı?

  7. Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

    Harika bir yazı olmuş Sema Hanım kaleminize ve yüreğinize sağlık.
    Umarım devlet büyükleri bu nafaka zulmünden vazgeçerler. Yoksa ahirette bunun hesabını zor verirler.

    Vesselam…

  8. Gokce diyor ki:

    Sema hanim , sitenizi arastirdim , ne yazik ki MIHR konusuna deginen bir makalenize rastlamadim.
    Bunun sebebini cok merak ediyorum”?

    Nafaka yerine MIHR konulsa ve toplum ona gereken onemi verse ve uygulasa butun bu yazdiginiz problemler olmayacaktir.

    Belki de bu” nafaka zulmu”! Allahin bu emrine uymayan ,kendine musluman diyen, bu topluma, toplumun erkeklerine toplu bir ceza olmasin…

    Saygilarimla..

    • Lale diyor ki:

      Bu kadar iyi niyetli olmatin hicbir erkek mihr falan odemek istemez.verilen mihri cogu erkek evlilik sirasinda yatirim yapalim bahanesiyle geri aliyor. Bosanma olunca disardan dindar gorunen insan bile geri istiyor, erkekler evlenmek icin kadina mihr falan vermez

      • serkan... diyor ki:

        bızım hakkımızda karar veremezsınız..sızde ıyısını bulsaydınız .. burnunuz havalı havalı gezcegınzıe .canınız yanmıs sa bızımmı sucu

  9. Abdullah Bir diyor ki:

    BURADAN BİR KEZ DAHA

    Kendine MÜSLÜMAN diyen, kendisini “Müslüman Kadın” olarak tanımlayan, evli veya bekar olan bütün kadınlara “Acık ve net” olarak dile getiriyor, tebliğ ediyorum.

    1- Bir erkekle evlenme kararı aldığınızda Nikah Akdinden önce evleneceğiniz erkekten MİHİR olarak “istediğiniz kadar” Mal, Para veya benzeri değerli şeyleri talep edebilirsiniz.

    2- Size talip olan erkek, talep ettiğiniz mal, para vb seyleri Mihir olarak “Peşin veya taksitli” olarak size vermeyi kabul ederse ve diğer konularda da kendisi ile anlaştı iseniz o erkek ile İslami kriterlere göre ( beyan, kabul, şahit, yakın çevreye ilan) evlenebilirsiniz.

    3- Aldığınız veya alacağınız Mihir’in boşanma veya kocanızın vefatı halinde sizin kimseye muhtac olmadan belli bir süre ( 6 veya 12 ay) hayatınızı devam ettirmenize yetecek kadar (takriben 12-20 bin tl) olması insaf ve fıkıh ölçüsüdür.

    4-Ancak, bu miktarın kadın için bağlayıcılığı yoktur, Allah’ın emri (farz değildir), bu bir tavsiyedir. (Zaten coğu düğünde erkeğin ailesi tarafından kadına bu miktara yakın altın takılmaktadır.) Ancak kadın isterse daha azını veya daha fazlasını da talep edebilir.

    5- Evlenmeden önce ve evlilik sırasında kadının kocası üzerinde ki “maddi hakkı” bundan ibarettir. ( evli kaldığı sürece kadının yeme, içme, barınma, korunma vb haklar hariç, bunlar bakidir) Müslüman bir kadının kocasından boşanması (kocasının onu boşaması) halinde eski kocasından (onun için artık yabancı olmuş olan erkekten) medeni kanunu kullanarak herhangi bir hak ( nafaka, tazminat, evin, malların yarısı vb) talep etmesi kesinlikle söz konusu değildir, Allah’ın hükmüne göre yasaktır, kadının hakkı olmadığı halde yasaların verdiği güçle eski kocasından aldığı her kuruş haramdır, ateştir, kadının Allah’ın lanetine ugramasına, ebedi hayatta cehenneme düşmesine ve şiddetli azaba uğramasına sebeptir.

    6-Birazcık “aklı ve imanı” olan kadının üç günlük dünyanın menfaati ve kocasının hayatını zehir etmek vb sebeplerle “bilerek ve isteyerek” ebedi ahiret hayatını kendi elleriyle ateşe atmaması gerekir.

    7-Ben bu parayı ( alacağı nafaka, tazminat ve malları) “cocuklarımın gelecegi için aldım, ben ona 1-5-10-15-20 yılımı, ömrümü verdim, şimdi ortada mı kalayım, bu saatten sonra, kimse bana bakmaz, 1-2-3 cocukla kimse beni almaz… vb” mazeretler ile işlediği suça mazeret veya kılıf arayarak kendisini insanların nazarında MAZLUM göstermesi ve MAGDUR taklidi yapması onu Allah’ın gözünde haklı çıkartmaz.
    Çünkü Allah’ın Kuran da bu konularda ki ( evlenme, boşanma, cocukların velayeti vb aile hukuku konuları) emir ve yasakları İslam Alimlerince yorumlanmasına gerek olmayan, sıradan Müslümanlar tarafından da kolayca anlaşılacak AHKAM (yoruma kapalı, tefsire gerek duyulmayacak kadar açık, net ve herkesçe kolay anlaşılabilen ayetler) AYETLER de belirlenmiştir.

    8- Müslüman bir kadının normal zamanda kayıtsız şartsız inandığını ve teslim olduğunu söylediği Allah’ın boşanma durumunda ki emirlerine çeşitli sebeplerle karşı çıkması, medeni hukuk denilen şeytan işi yasalara dayanarak resmi boşanma süresince ve sonrasında eski kocasına hayatı zehir etmesi, onu maddi, manevi ve psikolojık anlamada magdur etmesi, yeniden yuva kurmanıa engel olması, Allah’ın kendisine verdiği hakka razı olmaması, örtülü de olsa “Allah’a isyan etmesi” kadının, orta ve uzun vadede kendi eliyle, kendi hayatını ve iki dünyasını da perişan etmesinden başka bir işe yaramaz.

    9-Boşanmanın kaçınılmaz olduğu evliliklerde Müslüman ( olduğunu beyan ve iddia eden) bir kadının yapacağı en doğru davranış, şeytanın ve nefsinin güzel gösterdiği, ancak hakkı olmadığı, haram olduğu için kendisinin perişan olmasına sebep olacak olan dünyevi kanunların şahsınma verdiği dünyalık kazanımları elinin tersiyle bir kenara itip, boşanma durumunda Allah’ın kendisine verdiği haklara razı olarak Müslüman kimliğinin gereği olan kayıtsız şartsız Allah’a teslimiyetini “beyan ve tasdik” etmesidir.

    Yukarıda yazdıklarımın tamamı Kuran kaynaklıdır, verdiğim bilgilerin içerisinde herhangi bir ŞAHSİ DÜŞÜNCE, YORUM, ÇARPITMA, SAKLAMA vb bir ibare, şer düşünce, kötü niyet yoktur.

    Ben Müslüman bir insan olarak “İyiliği emretmek ve kötülükten alıkoymak” için bu bilgileri sizler ile paylaşıyorum. Benim sizler üzerinde herhangi bir yaptırım, zorlama veya aforoz yetkim olamadığının bilincindeyim.

    Tek derdim, amacım kurulacak yuvalarda ki ve mevcut ailelerde ki karı-koca’nın birlikte huzurlu, mutlu ve tahkiki iman sahibi kullar olarak dünya ve ahiret hayatı yaşamalarına vesile ve yardımcı olmak.

    Bizim burada yazdıklarımızdan elde edeceğimiz en güzel ve en büyük menfaat alacağımız hayır duaları yüzü suyu hürmetine Allah’ın bizden razı olmasıdır.

    Hayırlı düşünce, niyet, eylem ve işlerinizde Allah yar ve yardımcın(m)ız olsun (amin)

    Ey Rabbim…

    Bu kulun emrin üzere gücünün, ilminin yettiği ve sen izin verdiğin kadar bilmeyenlere, bildiği halde unutanlara emir ve yasaklarını anlattı, hatırlattı, onlara iyiliği emretti ve kötülükten alıkoymaya çalıştı.

    Allah’ım,

    ŞAHİT OL, ŞAHİT OL, ŞAHİT OL

    • Yahya diyor ki:

      Abdullah Ağabey,

      5. madde ile ilgili bir tavzihde bulunmak isterim:
      Esasında sizin ne anlamda yazdığınızı çok iyi anladım ancak,
      dinimizde erkeğin karısını boşaması ile kadının kocasınından boşanması arasında hukuken fark var.
      Eğer sebepsiz* yere kadın kocasından boşanırsa aldığı mehri geri vermek zorundadır. Bırakın nafaka, tazminat vs. almayı; aldıklarını vermesi gerekir.

      Selam ve dua ile…

      • Abdullah Bir diyor ki:

        Yahya Kardesım’e…

        Algılaman doğru, tavzin yerınde ve isabetlı olmuş Üstad.
        Benım parantez içinde ki açıklamayı yazma amacım da ERKEĞİN KADINI BOŞAMASINA vurgu yapmaktı zaten. Ama yazdığımı tekrar okuyunca ifadede az da olsa “Anlam/algı kayması”ihtimali var.

        Bu guzel açıklaman için Tesekkur ederım.

        Not: Laf aramızda Sitenin müdavimi sözde huzurlu, mutlu KRİPTO/LIGHT/SOFT FEMINAZİLER’in kocaları olan eniştelerimizin EVLİ, MUTLU, HUZURLU KOCA OLMAK (???) konusunda ki düşüncelerini ve duygularını çok merak ediyorum, sahi sen bu konuda ne düşünüyorsun Yahya bey kardeşim :-)

        • Yahya diyor ki:

          Abdullah abi,

          ne düşüneyim? gittim aynaya 🌀 baktım. :)

          bu aralar son derece yoğunum kusura bakmayınız, hemen cevap yazamıyorum.
          Yazınızı da okudum güzel olmuş, elinize sağlık.

          Selam ve dua ile, hayırlı Cumalar.

          • Abdullah Bir diyor ki:

            Yahya Bey Kardeşime…

            Yüreğini ferah tut, bizler kendilerini dev aynasında gören zavallı cuclere gerçek kimliklerini göstereceğiz, o dev aynalarını kıracağız ve Müslüman Erkeklere biçilen kefenlere bu millete tuzak kuran şeytanın çocuklarını sarıp yerin yedi kat altına gömeceğiz inşaAllah…

            Ayrıca;

            Senın gibi basiretli, zeki ve nüktedan Müslüman İnsanların hala olduğunu görmek, onları tanımak ve onlarla dost olmak beni mutlu ediyor.

      • Zeynep diyor ki:

        Kadın çalışmışsa ne kadarini alabilir yani ne kadar hakkı var islama göre .Allah korusun bosanmak zorunda kalır isem bir kuruş bile haram yemek istemem.Mehir istememistim evlenirken takılan bilezikler Mehir yerine geçer diye düşündüm ama eşime söylemedim hiç o Mehir olur mu benim için düğün günü evimize gelince eşim çıkarıp ertesi gün ailesine verdi sonra da satıldı zaten yani esim benim diye hiç düşünmedi bilezikleri adı bile geçmedi yıllardır sadece ben kendimce Mehir diye düşündüm hakkım var mı bilmiyorum islama göre .

        • Yahya diyor ki:

          Zeynep Hanım,

          Anladığım kadarıyla nikah akdi esnasında kocanızla mehir konuşmamışsınız. Bu mehir hakkınız geçerlidir ve kocanızdan talep edebilirsiniz. Buna mehr-i misil deniyor ve size emsal hanımlara verilen mehir miktarı size veriliyor.
          Ör. Sizin ailenizde veya yakın akrabanızda sizinle aynı dönemde ve size denk bir hanımın evliliğinde takdir edilen mehir miktarı ne ise sizde bunu talep edebilirsiniz. böyle bir durum yoksa, kocanızın kız kardeşi/ablası, kuzeni vs. varsa bunlara takdir edilen mehir miktarı dikkate alınır. Neticede önemli olan, mehirin yerine getirilmesidir. Mehirin konuşulmamış olması, unutulması, veya verilmemiş olması nikaha zarar vermez. Detaylarını kapsamlı bir ilmihalden öğrenebilirsiniz.
          Mehir size helaldir ve hakkınızdır.

          Mehrinizi aldıktan sonra “isterseniz” kocanıza geri vermeniz yani hediye etmeniz ise efdaldir…

          Düğün öncesi (nişan/söz vs.), veya düğünde takılan takılar/altınlar, örf adetlerimize göre hediye niteliğindedir. Hocalarımızdan bir kısmı mehir hükmündedir, bir kısmı ise hediyedir diyor. Netice itibariyle, bu mehrin veya hediyenin, kadından “rıza” dışında geri alınması doğru değildir.
          Günümüz ekonomik şartlarında bu takı/hediye uygulaması da değişmeye başladı. Altın/para vs. takanların bir çoğu evinizin bir ihtiyacını karşılarsınız, düğün v.b. masraflarınızı karşılarsınız diyebiliyorlar. Dolayısıyla uygulamalar, detaylar vs. değişebiliyor.

          “Kadın çalışmışsa ne kadarini alabilir..” diye sormuşsunuz. Kadının maddi katkısı nedir? Ör. Ev alındıda kadının katkısı evin yarısı mıdır? Yoksa ailenin nafakasına mı katkısı oldu? … gibi detayları bilmek gerekir. Sema hanımın yazılarında bahsedilen konu daha çok kadının (hiç bir katkısı olmadan) erkeğin parasından/mal varlığından hak talep etmesidir. Ki, İslam hukukunda böyle bir hakkı yoktur.

          Haddim olmayarak: Boşanmak zorunda kalmamanızı, bu seçeneği düşünmemenizi sizden rica ederim. Aksine evliliğinizin temelini kuvvetlendirecek, kocanızla olan muhabbet ve sevginizin artırmaya yönelik çalışmanızı tavsiye ederim.

          Selam ve dua ile…

        • Abdullah Bir diyor ki:

          Zeynep Hanım’a…

          “Allah korusun bosanmak zorunda kalır isem bir kuruş bile haram yemek istemem.” Demişsiniz

          Öncelikle bu hassas düşüncenizden dolayı sizi tebrik eder; boşanma durumunda da düşündüğünüz gibi adil. Müslümanca ve hassas hareket etmeniz, davranmanız için Allah’ın size yar ve yardımcı olmasını temenni ederim.

          “Kadın çalışmışsa ne kadarini alabilir yani ne kadar hakkı var islama göre ” diye sormuşsunuz.

          Bu sorunuz tek bir soru gibi görünse de içinde bir çok soru ve detay barındırıyor. Ayrıca bu konu çok hassas ve önemli bir konu ve bu nedenle, bu sorunuza bu haliyle “net ve doğru” bir cevap vermek imkansız. Sorunuzu sizin bu konuda ki ( çalışma, çalıştığınızda kazandığınız parayı ne yaptığınız, kocanızla bu konuda yaptığınız bir anlaşma olup olmadığı, kocanızın sizin çalışmanıza rızası-rızasızlığı, sizin çalışma niyetiniz vb) mevcut durumunuzu detaylı sekilde açıklayarak tekrar sorarsanız yardımcı olmaya çalışırız inşaAllah.

          Diğer taraftan;

          Her kadının evleneceği erkekten MİHİR isteme, mihrin miktarını belirleme ve mihir alma hakkı vardır ve kadının kocasından aldığı/alacağı* mihiri (altın, para, umre-hac ziyareti, arazi, ev vb) ne yapacağı, nasıl kullanacağı tamamen o kadının bileceği iştir.

          Müslüman erkek karısına verdiği mihri geri isteyemez, alamaz. Ancak bunun bir istisnası** var.

          Evlenmeden önce erkek ve kadın arasında Mihir taktir edilmedi, konuşulmadı ise evliliğin her hangi bir aşamasında kadın kocasından MAKUL bir miktar para, altın veya kendisi için değeri olan bir şeyi mihir olarak isteyebilir. İstediği bu şeyi kocasından peşin olarak ( kocasının o an istediğini alacak veya verecek şekilde durumu müsaitse, maddi imkanı varsa) o an için alabileceği gibi, belli bir zaman diliminde taksitle de alabilir. Veya Boşanma durumunda boşanmanın hemen öncesinde kocasından tek seferde ve peşin almak üzere erteleyebilir. Müslüman bir erkek de karısı ile yaptığı anlaşmaya sadık kalmak ve o mıhri taahüt ettiği, söz verdiği zamanda ve söz verdiği şekilde karısına vermek zorundadır.

          Ancak, kadının “gönül rızasıyla” kocasından alacağı veya aldığı mihirden “kısmen veya tamamen” vazgeçmesi, hakkını “kocasına helal etmesi” müstesnadır.

          *: Kadın istediği mihri nıkah sırasında peşin alabileceği gibi, bir miktarını peşin, kalanını taksitle; tamamını veya bir bölümü boşanma esnasında almak kaydıyla erkek ile ( baskı altında kalmadan ve gönül rızasıyla) anlaşma yapabilir. Taraflar arasında böyle bir anlaşma varsa bu anlaşma her iki tarafı da bağlar, daha sonra taraflardan birisi bu anlaşmanın şartlarını tek taraflı olarak değiştiremez, kocasına/karısına bu konuda baskı yapamaz.

          **: Kadın İslama göre makul ve geçerli bir sebep olmaksızın ( Erkeğin bariz bir sekil de kafir, mürted, münafık olması, olduğunu beyan veya kabul etmesi, bilerek ve isteyerek karısını aç,susuz bırakması, ona işkence yapması, karısını baska erkelere satmaya kalkması, karısını zinaya zorlaması, karısını başaklarından korumaması vb sebepler kadının kocasından ayrılması için makul ve geçerli sebeplerdir) kocasından boşamak isterse evlenirken kocasından ALDIĞI MİHİRİ KOCASINA İADE ETMEK, ALMADIYSA DA ALACAĞINDAN VAZGEÇMEK ZORUNDADIR.

          Bu konuyla alakalı daha detaylı bilgi ve deliller için konuyla İlgili ayetler ve hadislere bakınız.

          Selam ve dua ile

          • Zeynep diyor ki:

            Teşekkürler yorumunuz için Abdullah bir bey aslında kendi üzerinden daha genel sordum .Evlendigimizde bütün eşyaları eşim birikimi ole aldı dugunu de yine eşim yaptı benim ve ailemin katkısı olmadı durumumuz iyi olmadığı için ben çalışıyordum fakat ailemin ihtiyacı var diye birikim yapmamıştim kısa sürede evlenince eşime kaldi masraflar .Evlendigimjzden beridir maaş kartlari eşimde durur maaşlarımız aynı yada eşimin biraz yüksek olabilir tam bilmiyorum eşim ayarlar harcamalari bana aylık ihtiyacımi hesaplayip harçlık verir genelde ev hanımına ne kadar verirse eşi bende de o kadar para olur .Maddi durumumuz iyi belli bir birikim var fakat benim miktarından haberim yok pek konuşmayız para konusunu çalışma konusunda eşimin rızasını sormussunuz riza dan öte baskı diyelim Bu konuda bu aralar sıkıntıliyiz doğum iznim deyim eşim ücretsiz izin almamam ise dönmem konusunda baskı yapıyor ben istemiyorum.
            Mıhir konusunda istesem de alacağını zannetmiyorum tanıyorum eşimi alyans ve altın küpe var sadece ziynet olarak bazen hevesleniyor takı istiyorum alerji oluyor vücudumda altın yada gümüş dışında birsey takamiyorum para veriyor gümüş al istediginj diye .Aslında mihir konusunda ya da düğündeki takılar konusunda duygusal dusunuyorum maddi değeri önemli değil benim için bir tane ince bilezik alsaydı keşke ama benim olsaydı o günden hatıra saklasaydim mecbur kalmadikca satmazdim diye düşünüyorum . Maddi anlamda bir beklentim yok ayrı da düşünmüyorum ne kazanıyorsak evimize harcıyoruz zor günler için biriktiriyoruz yani esim biriktiriyor diye düşünüyorum.

        • Zeynep diyor ki:

          Yahya bey Allah korusun boşanmayi düşündüğüm için bu soruyu sormadım yanlış anlaşılmasın sıkıntılarimiz da yok çok şükür .Ben öyle bir durum olduğunda mevcut yasalar kadınlar lehine olduğu için haram olan almamam gerekeni merak ettim sadece .Bir arkadaşım yakın zamanda boşandı ondan etkilendiğim için sordum birazda bu arkadaşım öğretmen eşi de öğretmen 3 .çocuğuna hamile iken kocası aldattı doğuma haftalar kala öğrendi durumu ve uzuntuden dolayi bebeği

          • Zeynep diyor ki:

            Bebeğini ölü doğum yapti .Tek celsede boşandılar evleri vardı kadına verdi mahkeme arabayi kocası aldı iki çocuğunun velayeti anne de bir miktar tazminat aldı sanırim ama nafaka yi bilmiyorum ne kadar aldı aldı mı .Bana göre hakkı olmayanı da ofkesinden dolayi aldı gibi geliyor yarı yarıya paylasmalari gerekirdi .Bu olaydan sonra ben olsam diye düşündum .Allah esirgesin bosanirsak ben gonluyle hakkın şu kadardır diye ne kadar verirse o kadar alırim nafaka da istemem heralde çocukların velqyetini isterim sadece çocuklarına ne kadar harcarsa kendi bilir istediği zaman görür istediği kadar ihtiyaçlarını karşılar diye düşünürüm heralde

          • Yahya diyor ki:

            Zeynep Hanım,

            Anlattıklarınızı Rabbim kimsenin başına vermesin ancak benzer örnekleri çok duyuyoruz.

            Tarafları dinleme gibi bir şansımız olmadığı için yazdıklarınızdan bir hüküm çıkarmak istemiyorum. Ancak sizin de sorduğunuz gibi… o bir arkadaşınızın aldığı ev/tazminat vs. ne kadar hak dairesi içerisinde? bir çok insan öfke/nefret ile ciğerine kadar almaya çalışıyor ama bu hesabın bir de ahiret kısmı var….

            Ayrıca çocukların velayetini isterim demişsiniz… işte yine bu noktada islam hukukunda doğrusu ne buna bakmanız lazım. çocukların yaşına cinsiyetine göre bu hukuk değişmektedir.
            (sizi tenzih ederek) işine gelmediğinde anneler çocuklarını emzirmek zorunda değildir derler, velayete geldi mi anne şefkatı, merhameti ….

    • Desperate diyor ki:

      Abdullah bey, gerçekten merak ettiğim için soruyorum. Diyelim ki kadınla erkek 50-60 yaşlarına gelmiş kadının hiç suçu yok kocası onu boşuyor. Kadının hiç erkek kardeşi yok anne baba vefat etmiş. Çocukları da olmasın. Diğer akrabalar zaten bakmaz. Bu kadının emekliliği, geliri yok. Adam kadına 12 bin lira verdi hakkın bu diye. Bu kadının nafaka alması haram mı? Diyelim ki adam da emekli olmuş olsun, Peki erkek çalışırken kadın da eve baktı, temizlik, ütü, yemek yaptı erkek emekli oldu ömrünün sonuna kadar maaşı var. Kadın ne yapacak. O yaştan sonra çalışabilir mi? Bence erkeğin maaşında kadının da hakkı var.

      • Abdullah Bir diyor ki:

        Sayın Desperate’ye…

        Bu konuyla alakalı daha önce detaylı bir yazı/yorum/açıklama yapıldı/yaptım, yaptılar…

        Allah’ın bu konuda (nafaka) ki emri Kuran da AHKAM AYETLER ile çok açık bir sekil de açıklanmış.

        Bu ayetler sizi, beni ve kendisine Müslüman diyen herkesi İSTİSNASIZ bağlar.

        Eğer sizde kendinizi Müslüman olarak kabul ediyorsanız Allah’ın emri ve yasaklarını KAYITSIZ SARTSIZ kabul etmek zorundasınız.

        Sizin, benim ve onların Allah’ın hükümlerinin doğruluğunu, yanlışlığını test veya reddetme hakkı yoktur. Allah’ın emirlerini kabul etmeyenlerin düşünce ve sözlerinin de Allah’a ve Allah’a kayıtsız sartsız teslim olmuş Tahkiki İman sahibi Müslümanlar için bir hükmü yoktur.

        Daha detaylı bilgi için bknz: Nisa, Bakara, talak sureleri

      • Abdullah Bir diyor ki:

        Sayın Desperate’ye…

        “Bence erkeğin maaşında kadının da hakkı var.” Demişsiniz

        Allah ise erkeğin malında ve parasında KADININ HAKKI YOK diyor.

        Siz ve sizin gibi duygularıyla hareket edenler “erkeğin parasında ve malında kadının hakkı var” diyerek Allah’ın bu konuda ki emri ve hükmüne zıt görüş beyan ediyorsunuz.

        Allah size, ayetler ile belirlenmiş konularda ” alternatif fikir beyan etme, kural koyma veya kendi koyduğu kuralları değiştirme yetkisi” verdi de bizim mi haberimiz yok.

        Siz Allah’dan daha mı merhametlisiniz?

        O’nun yarattığı kullar için neyin daha iyi, faydalığı, neyin kötü ve zararlı olduğunu nereden biliyorsunuz?

        Ayrıca benim ayetler ve sünnet ile delillendirdiğim, desteklediğim bu tür konularda ki iddialarımı, açıklamalarımı, mesru ve helal uygulamaları, Allah’ın emirlerini “bana göre böyle, bu devirde bu olmaz, öyle olursa kadın mağdur olur” vb sığ sözlerle kafanıza göre reddetmek yerine aynı yöntemle ( ayet, hadis, sünnet) reddetmeye çalışmanız sizin benim ve insanların nazarında daha az zor durumda kalmanıza vesile ve yardımcı olur.

        • Lale diyor ki:

          Benim bu sitedeki yazilardan anladigim
          Kadinlar erkegin mutlulugu icin yaratilmistir.Erkege hizmet icin var.
          Erkek cani istediginde karisina biraz mehir verip sokaga atabiliyor. Bu hakki da erkege Allah vermis oyle mi bunun neresi insanliga sigar.Sayenizde insanlar deist ateist oluyor.kadin insan degil mi
          Insan cocugunun anasina boyle yapar mi. Sonra o kadin nolacak kotu yola duserse kim sorumlu

    • Desperate diyor ki:

      Bir de bizim toplumuzda birikim yapan genellikle kadınlardır. Dişinden tırnağından arttırır birikim yapar. Bir insan bin lira da maaş alsa on bin de alsa bir ayda hepsini harcayabilir hatta daha fazlasını da. Ama birikim yapan ev araba almada kadının rölü daha fazladır. Yazınızdan evlilik süresince edinilen mallarda kadının hakkı yok gibi anlaşılıyor. O zaman kadın hiç biriktirmesin harcasın daha iyi. Bir de sanki bu dünyaya yaşamak için gelmemişiz kocamıza köle olmaya gelmişiz.

      Son bir sorum olacak sosyal medyada dinimizde ev işi yapmak kadının görevi değildir, Peygamberimiz kendi söküğünü kendi dikerdi, evi süpürürdü, kadın istemezse çocuğunu emzirmeyebilir diye bir içerik dönüyor, doğru mudur? Bana pek mantıklı gelmiyor ama.

      Şimdiden teşekkür ederim, yalnız cevaplarken fazla yermeyin.

      • Feyza diyor ki:

        Sn.Desperate,
        “Diğer akrabalar zaten bakmaz..”demissiniz. Iste bu kismi es gecip eski kocann nafakasi kismina yogunlasmamiz modern dunyanin yalnizlastirdigi, bencillestirdigi toplum profilinin bir eseri..
        Cunku guzel dinimizi yasiyor olsaydik, akraba akrabayi sahipsiz birakmazdi. Boyle bir durumda kiz dul olsa ve babasi hayatta olsa dahi, babasi fakirse zengin olan akrabasinin da bu kadina yine yardim etmesi gerekirdi. Her Cuma namazinda, hutbenin sonunda okunur “Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiligi, akrabaya yardim etmeyi emreder, cirkin isleri, fenalik ve azginligi da yasaklar. O, dusunup tutasiniz diye size ogut veriyor.” Ama her Cuma dinledigi bu ayet-i kerimede gectigi uzere, “ayetin uzerinde dusunmuyorsa”Musluman erkekler, yani durumu musait erkek akrabalari oldugu halde bir kadin sirf dul kaldigi icin magdur ediliyorsa, burada eski esin gonulsuz verdigi nafakaya tenezzul etmesini tavsiye etmek yerine bu akrabalarin ifadesini almak yerinde bir cozum olurdu. Ama ne yazik ki seceneklere dahi koymamis, direk elemissiniz :) Cunku toplumun gidisatindan siz de umitsizsiniz..
        Yanlis anlasilmasin, bu kopukluk kendim dahil bircok sulalede var, ama iste Islami sureten degilde hakkiyla yasasaydik birakin kadin akrabayi magdur etmeyi, bunca israf/luks harcama yapmak yerine bolca fakir fukara doyuran comert bir ummet olurduk. Kadinin eski esinden nafaka alamamasi dunyanin sonu olmazdi Islami hayati dogru yasayan bir toplum icin. Kadin da bu nafakaya ihtiyac duymazdi. Akrabalari, daha da olmadi Muslumanlarin geri kalani, daha da olmazsa Islam seriatiyla yonetilen bir Islam Devleti kadini her halukarda magdur etmez, gecimini temin ederdi. Biz Islam ahlakini terkedip bencil ve yalniz bireyler olma yolunu tercih ettiysek, yardimlasmayi ve infaki terkettiysek bu Islam’in sucu mu? Bizim dinimiz kadina sadece eski esinden nafaka almayi yasakliyor fakat diger yardim kanallari hep acik. Hatta kocasi olmus veya bosanmis kadinin yeniden evlenme hakkini da elinden almiyor. Kadin yeniden evlenebilir ve buna tesvik de ediliyor. Bahsettiginiz ornekteki kadinin hickimsesi yoksa toplum onu evlendiredebilir, yasi farketmez. Ama bunun icin sagduyulu bir topl
        um gerekir. Yani tek cozum eski esin verecegi nafakasi degil ki.
        Kadin hayati boyunca evinde calisiyor demissiniz. Hayati boyunca da ona kocasi bakiyor. Hastaliginda, sagliginda vs.. Kadin cebinden, birikiminden harcama yapmak zorunda birakilmadan bir omur geciriyor. Hatta nice erkekler biliyorum,ev hanimi olan hanimini emekli ettirip maasa baglatan veya ev alip sagliginda haniminin uzerine yapan, ona hibe eden. Tabi hepsi gonul rizasi ve kocanin hanimina duydugu guvenin, emin oldugu sadakatin, memnuniyetin, belki bir gonul borcunun emaresi. Ama bu gonullu hediyelesmelerin disinda dinimizde herkesin mali uzerinde tasarruf hakki kendine aittir. Bu evde erkek calisiyorsa o eve giren para erkege ait olmakla beraber bu paradan hanimi ve cocuklarina da bakmakla mukelleftir, buna mecburdur. Fakat bunun disinda kadinin, kocasinin emeginde onun rizasi olmadan harcama ve sahsi icin tasarruf etme hakki yoktur. Tipki kadinin da evlilik suresince edindigi malda, kendisine kalan mirasta, mehirde..erkegin hakki olmadigi ve kadindan izinsiz bu mali kendi tasarrufu icin harcama hakki olmadigi gibi. Bakin burada da yine kadin gonul rizasiyla mehrini ya da birikimini kocasina hibe edebiliyor fakat esas olan yine gonul rizasi..
        Hatta erkek kazandigindan ailesine harcamak ve yediginden yedirip giydiginden giydirmek zorundayken, kadin kazandigi para ve edindigi mallardan kocasina, kocasindan daha zengin durumda olsa dahi harcamak zorunda degil. Tamamen kendi insiyatifine birakilmis, bunun neresi kolelik? Kolelerin mal mulk edinip uzerinde tasarruf etme hakki var mi? Kadin dinimizde inci gibi saklanip muhafaza edilen bir hazine gibi, kendi degerini kendi elleriyle dusurmedigi surece fakat bu kimine gore kolelik, kimine gore sultanlik. Bakis acisiyla ilgili..
        Sebepsiz yere bosanmayi ise zaten dinimiz kerih goruyor. Sirf keyfi icin hanim bosayan bir adam zaten bunun hesabini Allahu Teala’ya verecektir. Zira bosama hakki her ne kadar buyuk bir hak olsa da ayni zamanda cok da buyuk bir mesuliyettir ve vebali de agirdir. Yani bu haksizlik da adamin yanina kar kalmaz, belki biz zahiren goremeyiz ama siz inancli bir insan olarak Allah’in adaletine ve adil taksimatina guvenin.
        Ev isleri konusunda daha once epey tartisildi. Internette donup duran muhabbetlere pek aldirmayin derim. Zenginseniz, bekarken evde hizmetciniz varsa ve her hizmetinizi o goruyorsa evlenmeden evvel kocaniz olacak kisiden de tabi boyle konforlu bir hayat ve aliskanliklarinizda devamlilik isteyebilirsiniz. Ama normal sartlarda bir Musluman hanim icin ev isleri, kocasinin hizmeti farz degilse de diyaneten vacip hukmundedir. Zaten itaat bahsine de girer. Ilgili konudan delillerini de arastirabilirsiniz.
        Dunyaya sanki yasamak icin gelmemisiz, demissiniz. Kismen dogru, hicbirimiz gayesizce yasamak icin gelmedik, gecici sure buralardayiz sonra hepimizin istikameti belli :) Ahiretteki yerimizi de kendi ellerimizle burada ilmek ilmek isliyoruz. Erkeklerle kul olma konusunda bir ayricaligimiz yok ki. Bize haram olan faiz, zina, icki, yalan…her haram erkeklere de haram. Bize farz kilinan namaz,oruc….onlara da farz. Bize isabet edebilen musibetler, hastalik, olum, yoksulluk.. onlarin da imtihani. Yalnizca imtihan alanlarimiz farkli. Biz sozelciysek onlar sayisalci. Ama mutlak bir imtihana tabiyiz. Bizim imtihan alanimiz icerisindeki konu dagiliminda kocanin mesru isteklerine itaat faslinin puan katsayisi hayli yuksekse, onlarin da puan katsayisi daha farkli konularda yuksek.
        Nafaka bahsiyle ilgili yazilanlar Kur’an ve Sunnet isiginda yazili oldugu icin bunu sekuler dunyanin yasalarina ve gidisatina bakarak anlayabilip yorumlayabilmek zor. Cunku Islam hukuku butunuyle bir sistem ve bunun bir kismini alip diger kismini yetim biraktiginiz zaman magduriyetler olusur. Bu yuzden butunuyle, hem hukuki, hem ahlaki, hem iktisadi..her haliyle Islamiyeti hayata aktarabilmeliyiz ki saf ve duru bir Musluman akliyla sorunlara yaklasabilelim, o zaman cozumler tatmin eder. Siz bir hanima nafaka alamazsin dediginiz zaman bu bir sorun haline donusuyorsa, bu sorunun cozumunu de yine ayni kaynakta aramak zorundasiniz ki aslinda sorun zannettiginiz seyin yaninda cozumunun de sunuldugu sistemin mukemmeliyetini farkedebilin. Soruna Islami acidan yaklasip cozumu sekuler bakis acisi ve dar yasam kalibinin icinde aramak dogru sonuca ulastirmaz. Sanirim genel anlamda yanildiginiz nokta burasi.
        Selamlar.

        • elifkkk diyor ki:

          Feyza Hanım
          kesinlikle katılıyorum. Hakiki manada müslüman olunsaydı erkekte hanımına sabrederdi, çeşitli kusurları görmek yerine hanımın iyi huylarına odaklanırdı ve boşanma gerçekleşmezdi. Kadında halim, selim olurdu, hanım efendi olurdu, islami anlayışa göre eşine maddi manevi destek olurdu. Boşanmalarda kimi zaman erkek suçlu kimi zaman kadın ama sonuç değişmiyor. Bence bu fırtınalı zamanda gemiyle çıkılan bu yolda her iki tarafta olması gereken mantık ”ya bu gemi gidecek, ya gidecek, limana öyle yada böyle ulaşacak” derdinde olmaları lazım. Eski kadınlar ve erkekler öyleydi.Şu anda bazen annemizin sabrettiği durumlara şaşırıyor, biz bu kadar sabretmezdik diyebiliyoruz, aynı şekilde erkeklerin de babalarının annelerine nasıl sabrettiğini hayretle gözlemliyor. Yani sabır acı bir ot gibi ama yaraları inanın tedavi ediyor, zamanla taş yerine oturuyor… Evvela sabır ve samimiyet.

          • Feyza diyor ki:

            Elif hnm, soyledikleriniz cok dogru. Bircok bosanan insan da eminim bu dusuncelerle yola cikmistir, cikiyordur. Belki bir taraf elinden geleni yapiyordur fakat karsi tarafin da gayreti cok onemli. O yuzden yabancisi oldugum bu alanda fazla konusmaya korkuyorum fakat Desperate hnm.in verdigi 55-60 yasinda ve sebepsiz yere hanimini bosayan erkek ornegi oldugu icin bunu baz alarak sebepsiz yere bosamanin kerih oldugunu soyledim. Yoksa niyetim bosanan butun ciftleri itham etmek, sabirsizlik isnad etmek degildi hasa.. Sabrin devrimizde cok azaldigi konusunda size hak vermemek elde degil. Sadece kari koca iliskilerinde degil, hemen hemen butun insan iliskilerimizde bu boyle ama konu arkadas olunca arkani donup gidiyorsun, konu evladi olanlar birsekilde affediyor, et tirnaktan ayrilmiyor, konu is hayati olsa is degistirirsin o da hallolur da konu evlilik olunca bu hepsinden daha zor eminim. Demirden leblebi gibi ne yenir ne yutulur, ayni cati altinda hakikaten anlasabilmek buyuk bir maharet. Anlayisli, sadik, emin eslere sahip olmak Allahu Teala’nin dunya uzerindeki en buyuk ikramlarindan biri. Ben dahi su son zamanlar tanidigim cevreden tek tuk bosanma vakalari duymaya basladim, sayisi uc oluyor.
            Allah hayirlara cikarsin ama gidisat hakikaten zaman zaman beni de urkutuyor. Evlilik zor is mi nedir yoksa bekarlik sultanlik midir nedir bilemedim 😀 (saka bu kotu ornek teskil etmeyeyim)

      • Yahya diyor ki:

        Sn. Desperate,

        Konuştuğunuz şeylere bakınız…
        Elon Musk, uzaya arabasını gönderdi.. mars’a gönderdi ama yörüngesini ıskaladı problem değil :)
        artık dünya/medeniyet, mars’ta yaşam peşinde… bugün araba gönderiyor, yarın ev yapacak, buğday üretecek, ekmek yapacak vs.

        10 yıl içinde mars’ta koloni kurulacak. bence biz bunları düşünmeli, konuşmalıyız…
        ben 10 yıl içinde mars’a gitmişim, nafaka mafaka hikaye… icra memuru/polis mars’a gelip ödemediğim nafakaları mı isteyecek benden?
        gülerim…

        Mars’ta evlilik nasıl olurdu acaba? çoluk çocuk? ibadetler? vs. bunlara kafa yormak lazım!

        • Irmak diyor ki:

          Yahya bey,

          Anladigim kadariyla yakin zamanda bosandiniz.

          Yaniliyorsam bagislayin.

          Eger nafaka oduyorsunuz, bu nafakayi kim icin oduyorsunuz ? cocugunuz icin mi ? eski esiniz icin mi? ve ne kadar ..

          Ne olcu alinarak takdir edildi? Sizin maasiniz mi? esinizin arzu ve istegi mi? yasadiginiz sehir bolge bunda etkili oluyor mu?

          Ve verdiginiz maasin cocugunuz ya da eski esinizin ihtiyaclarinin tamamini karsiliyor ve baska birseye muhtac olmadan ve calismadan gecinebiliyorlar mi?

          Zamaninda evlenmeden once,ciddiye alarak MIHR konusunu konusup anlastiniz mi? yoksa, imamin karsisina gelince hatirlayip da sembolik olarak birkac gram altin yada 120 lira 35 kurus gibi bir seyler soyleyip te nikah kiydiniz?
          Mihr konusunda anlastiysaniz bu antlasmaya ,ben eger bosanma olursa TC kanunlarinin koyacagi nafakayi odemem diye bir madde neden koydurmadiniz?

          TC nin Evlilik ve bosanma kanunlarini resmi nikah yapmadan once bilmiyor muydunuz?
          Bu kanunlarda siz evlendikten sonra bir degisiklik yapildi mi?

          Simdi evlenecek olan beylere evlenmeden once Prenuptial ( evlenme akdi) yani MIHR i yazip noter tasdikli yapmayi tavsiye edermisiniz?

          Cevaplarsaniz sevinirim..Cevaplamazsaniz da caniniz sagolsun…

          Selam ve dua ile..

          • Yahya diyor ki:

            Irmak hanım,

            Stratejik ve tehlikeli sorular sormuşsunuz :)

            1. Boşanma henüz bitmedi, son celseler…
            2. Nafakayı eski eş ve müşterek çocuklar için ödüyorum.
            (talep edilen ve takdir edilen miktarları belirtmiyorum)
            3. Kanunen hakim eski eşin ve/veya müşterek çocukların, boşanma öncesi yaşam şartlarını idame ettireceği bir nafaka miktarı belirliyor. Kocanın maaşı ikincil derecede önem arz ediyor. Yani toplam nafaka kocanın maaşının %70’ini geçemez diye bir kural yok. En önemlisi hakim’e, sen neye istinaden bu nafakayı hükmettin diyemiyorsun…
            4. Verdiğim toplam nafaka ile evet muhtaç olmadan geçinebilir. Tabii Anadolu’da daha rahat geçinebilir.
            5. Nikah akdi hususunda tüm bilgi ve donanıma sahiptik (bütün aileler). Nikah öncesi bunu kendisine bir çok kez sordum, cevap veremedi, belkide çekindi. Siz o sembolik yazdığınız rakama bir avuç sıfır ekleyiniz ve altın olarak verildi.
            (e. eş, mahkemede mihrimi almadım diyor, demek ki imzalı kağıt almak gerekiyormuş)
            6. Mihr, nikah akdine yazıldı. Siz hangi nikah akdine; dualar okunurken, nasihatlar edilirken, onlarca kişi ve aile bireyleri önünde, bu güzel duygular tavan yapmışken, “eğer boşanma olursa…” diye şerh koyabilirsiniz? Veley ki koydunuz, TC kanunları nezdinde hükümsüz. Bitmedi, doğabilecek çocukların velayet/hidane hakkını ve benzeri boşanmadan doğacak unsurları yazmaya kalksaydık.. akdin ismini, “talak” akdi diye değiştirmek gerekirdi :)
            7. TC’nin mevcut boşanma kanunlarını yüzeysel biliyordum. Ör. nikah öncesi mal paylaşım anlaşması yapabilirdim, aklıma şeytan çok soktu ancak benim mars’a gitme ihtimalim boşanma ihtimalimden daha fazlaydı… Kanunlara yapılan değişiklikler var lakin yakınen takip etmiyorum. Bununla beraber 6284 sayılı kanun 2012’de evliliğimden sonra yürürlüğe girdi ve zararı çoook oldu.
            8. Sigorta müessesesini öğrenciliğimde öğrendim. Adamlar her şeylerini sigorta ettiriyor birde “Reinsurance” yapıyorlar :)
            Kısacası beylere de / hanımlara da tavsiye edilebilecek bir çok şey var. Ama benim tavsiyem “boşanmamaları”. Diğer bir deyişle, noterde yapabileceğiniz anlaşma şartları /hükümleri belli. Kadın 6284 sayılı kanunı hakkımdan feragat ediyorum dese, noterde imza da atsa, yaptığı işlemin geçerliliği yok. Dolayısıyla noterde veya kağıt üzerinde yapılacak işlemlerin kapsamı sınırlı. Ayrıca bildiğim kadarıyla doğmamış ama doğması muhtemel hakların (tazminat gibi mesela) feragat edilmesi mümkün değil.
            Son yazdığınız, mihri noter tasdikli yapmanın ne gibi bir önemi var anlamadım. Yani bir parça kağıda yazsanız iki kişi imzalasa kanunen alacak/borç hükmüne giriyor. Zaten nikah akdi yapılıyorsa, buna mihir yazılır.

            Selam ve dua ile…

          • Aadem diyor ki:

            Sayın Irmak hanım,
            Sorduğunuz soruları tersten kendinize sorup cevaplar mısınız.Boylece sizin fikirlerinizi ne olduğunu öğreniriz hep birlikte erkekler olarak.

          • Meryem A diyor ki:

            Merak ediyorum durumu iyi olan bir erkek diyelim dört beş evi vat
            Neden birini nikahlısına vermez( boşanmaktan bahstmyrm)
            Yani.kadını yedirdi içirdi ne güzel baktı muhtaç etmedi
            Neden fazıl.olarak vermez?
            Ve bir.kadın böyle mal sahibi olsa eşine vermezmi??
            Biz.zengn değlz ama.çvremd çok var ve hanımlardayi huylu maşallah ama.erkeğin böyle bir jesti yok
            Bu erkek cimri.sayılmazmı?

          • Yahya diyor ki:

            Meryem A hanım

            Nedir bu mal mülk sevdanız?
            Erkek tüm mal varlığını kadının üzerine yapsa ne olur, yapmasa ne olur?
            Kadının üzerine mal verince, kadın daha mı değerli olacak? yada daha mı çok sevildiğini anlayacak?

            Sanki zengin koca, paraları mezara götürecek… sanki paralarını karısıyla/çocuklarıyla değilde başkalarıyla yiyor, eve de kuru ekmek, soğan, yoğurt getiriyor….

            Bırakın bunları, kocanıza sahip çıkın, kadınlık/hanımlık yapın bakın bakalım o zaman mal mülk nasıl geliyor…

          • Irmak diyor ki:

            Yahya Bey,

            Size sordugum Mihr konusunu cok arastirdim. Bu konuda yazilmis bircok calismalari okudum.

            Anladigim kadariyla bu anlasma/borclanma antlasmasi vs.. Eski Osmanli devrinde hatta cumhuriyetin ilk devirlerinde MIHR sozlesmesinin baglayici oldugu ve yaptirim gerektirdigi yonunde.

            Sizin de yazdiginiz gibi,’Yani bir parça kağıda yazsanız iki kişi imzalasa kanunen alacak/borç hükmüne giriyor. Zaten nikah akdi yapılıyorsa, buna mihir yazılır.”

            Islamda MIHR in hukmu de sonucta bu, yani Kadina verilmesi Nikahin bir geregi olan, Para ,altin ,ev, esya gibi seyler..

            Yani kadinin bosanma durumunda kimseye muhtac olmadan bir muddet icin nafakasini saglayacagi, Allah tarafindan ona verilmis bir hak..

            Eskiden Bosanma surecinde aralarinda anlasarak veya anlasamazsalar hakime/Kadiya giderek takdire gore erkek bunu bir defa da da, ya da taksitle odemekle yukumlu tutuluyor.
            Kayseride 1700 lere ait mahkeme kayitlarinda Sehirlerde bu odemenin koylere nazaran daha yuksek tutuldugu, hatta bir bosanma metninde kadina 4000 kurus mihr bicildigi ve o zamanda 400 kurusa bir ev alindigi seklinde bilgilere raslanmis.

            Demek istedigim Mih anlasmasini ciddiye almak , komik rakamlar degil ama gecerli kabul gorecek bir degerde anlasma yapilmasidir. Bunu evlenen gencler degil aileler, nikahtan once oturup konusup karara varabilir.
            Bu sekilde Allah gostermesin, ama bosanma durumunda kimse magdur olmaz.

            Benim soylemeye calistigim su ki, MIHR Nikahin geregi ve Allah’in bir emri. Neden bunu zamanimizda ciddi olarak,uygulamaya koymuyoruz.Bunu biz muslumanlar yapmazsak kim yapacak. Allah Kerim 10 sene,20 sene sonra, ne olacagini biliyormuyuz. Belki kanunlar degisecek ve MIH anlasmasi da muteber sayilacaktir.
            Simdiki mahkemelere anlasmali bosanma sartlari/ maddeleri olarak ta sunulabilinir. Ben bu konuda hic umutsuz degilim.
            Mesela,ABD de Mihr sozlesmesi bircok eyaletlerde, bilhassa New York ta, Kaliforniya da bosanma sirasinda kabul goruyormus.

            Ben bu konuda daha once de yazmistim ve baska bir yorumumda da MIHR konusunu Fatih Bey’e hatirlattim/tavsiye ettim.
            Bunu kiskirtmak /alay etmek icin yazmadim.
            Bu konuda samimiyim. Cevremde evlenenlerede tavsiye ediyorum. Bir tanesi,”aman ne olacak nasil olsa, herseyin yarisi onun degil mi” dedi.

            Buralarin” bosanmis beylerin aglama duvari “benzetmesi de sadece bir nukte idi. Hepsi o…
            Seviyesiz yorumlara, yorum yazmak istemedigim icin size hitaben yazdim. Kusura bakmayin..

            Selam ve dua ile..

          • Yahya diyor ki:

            Irmak Hanım,

            Samimi açıklamalarınız için teşekkür ederim.

            Genel itibariyle, bizim savunduğumuz, talep ettiğimiz Islam hukukudur.
            Dinimizde nikah ve talak hukuku vardır. Bu hukuk dediğimiz gibi mihiri, velayeti, nafakayı, evliliği v.b. hakları düzenler. Maalesef ülkemizde bu haklar, ithal ve genetiği ile oynanmış “medeni” kanunlar ile düzenleniyor.
            İslam hukuku tanınmadığı için insanlar problem karşısında çaresiz kalıyorlar ve kendilerince çözüm arayışı içine giriyorlar.
            Ör. mehir hususunda; kadın (hakikaten kusursuz ise) mehrini alamadıysa mecburen TC mahkemesine müracaat ediyor ve bu mehrini, nafaka/tazminat v.b. isimler altında alıyor veya almaya çalışıyor.
            Benzer şekilde, karı-koca arasında yaşanan problemleri çözmek için çiftlerin gideceği “resmi” bir müessese maalesef ülkemizde yok.
            Siz bir hanım olarak mehir hususunu masaya yatırıyorsunuz ancak bir erkekte, karısının görevlerini yerine getirmediğinde kapısını çalacağı müessese bulamıyor. TC mahkemelerine gitse, boşanma dışında bir çözüme ulaşamaz.

            Mehir ile ilgili tavsiyelerinize gelince, ailelerin bunu oturup konuşması şahsen gereksiz. Çünkü evlilik yaşına gelmiş ve günümüzde bilmediği “halt” (kusura bakmayın) kalmamış kızlarımızın, mehir konusunu bilmemesi veya önemsememesi kendilerini bağlar. Sözlüsüyle/nişanlısıyla el-ele tutuşma, sinema, romantizm v.b. hayalleri kuracağına VE A marka koltuk, B marka çamaşır makinası v.b. rahatına ve lüksüne düşkün yaşantı peşinde koşacağına, otursun müstakbel kocasıyla mehir miktarını ve ödeme zamanını konuşsun ve anlaşsın.
            Noter huzurunda veya bir parça kağıda mehiri yazıp imzalamanın bir mahsuru yok (kadın her türlü mihrini alır) ancak kadının nafaka ve tazminat hakkından vazgeçmesi söz konusu değil bunun garantisi de yok.
            Benim başıma geldiği gibi, kadının mehir+takılar+nafaka+maddi/manevi tazminat istemesi kaçınılmaz. Daha sonrada mal paylaşımı davasında erkeğin malına kadın ortak. Hangi erkek mehir anlaşmasını noterde yapmak ister? Mehri bırakın, nafaka/tazminat/mal paylaşımı sebepleriyle resmi nikah yapmayan bir çok erkek var.

            Ve son olarak, siz kadının mehrini alabilmesi için önerilerde bulunuyorsunuz; ancak bazı durumlarda erkek, kadının mehrini kısmı veya tamamını vermeye bilir. İlaveten kadının sebepsiz yere boşanma talep etmesi durumunda mehrini kocasına geri vermesi gerekir. Bu gibi durumlarda erkeğin hakkını gözetecek kurum yine ülkemizde bulunmamaktadır.

            Selam ve dua ile…

  10. Yasir diyor ki:

    Bekar erkekler henüz evlenmeden boşanma, nafaka, tazminat konularını düşünmeye başlıyor. Sanırım günümüzde boşanmanın değil evlenmenin cezası nafaka ve tazminat. Yıllar önce okuldan tanıdığım bir hanımefendi ‘ev almayı düşünüyor musun’ diye sormuştu. Ben de ‘şimdi düşünmüyorum, evlenince eşimin de beğendiği bir ev almayı düşünüyorum’ demiştim. Onun düşüncesi ise beni şaşırtmıştı ‘Aptallık yapma evlenmeden önce ev al ki boşanma olursa yarısı kadına kalmasın’ demişti. Bütün bekar kızların eviliğe bakış açısı böyle mi acaba diye düşünmüştüm. Bendeki etkisi eşeğin aklına karpuz kabuğunun düşmesi gibi oldu. O günden beri ne zaman evlilik konusunda ciddi bir şeyler olacak olsa satın almak için hemen ev bakmaya başlıyorum. Bekar halimle On yıl çalışıp elde ettiğim maddi kazancımın yarısını yok yere zamane kızlara vermeye niyetim yok. Aslında aç gözlü ve kurnaz değilim. Değeceğini düşünsem evi eşimin üstüne yaparım. İşte günümüzde insanların birbirine güveni bu halde…

    • Yahya diyor ki:

      Yasir bey,

      Teşbihde hata aranmazmış… lütfen kimse üzerine alınmasın ancak bizde “hırsıza kilit dayanmaz” diye bir söz var.
      Allah kimsenin başına vermesin ancak boşanma sürecine girince, o evi de burnunuzdan getirir. Şerh koyar boşanma bitene kadar sattırmaz ve evde oturur… evin değer artışından hak talep eder… vs.

      Bunun usulü evlilik öncesi (evlilik içinde de mümkün) mal rejim anlaşması imzalamak. Eğer böyle bir anlaşma yapmazsanız, evi kurtarsanız (sanki yangından kurtarıyorsunuz) dahi başka bir ev aldığınızda, iş kurduğunuzda, araba aldığınızda vs. hep eşiniz bunlara ortak oluyor.

      Esas mesele güven sorunu değil, adaletin tecelli etmemesi.

      Bireysel anlamda da Allah korkusunun kalplere yerleşmemiş olması.

      Selam ve dua ile…

      • Halil Mümin diyor ki:

        Yahya kardeşim selamünaleyküm ;
        Senin dava ne durumda?Hiç yazmaz oldunuz yada gözümden mi kaçtı?
        Benim dava bitmişti ama itiraz ettiler yan İstinaf mahkemesine gittiler..
        Avukat 4-5 ay sürer dedi ve itirazı 1 ay önce oldu..Boşanma da henüz olmadı maalesef çünkü hakim itiraz bitince komple boşanma kesinleşecek demiş :(
        Yasir bey;
        Benden de çalışmasına rağmen 750 TL nafaka ve 25’er bin tl maddi manevi tazminat talebinde bulunmuşlardı. İtiraz ettiler yine aynı talepleri var..Maddi durumları ailemden kat be kat iyi…
        Siz düşünün gerisini..
        Allah’a emanet

        • Abdullah Bir diyor ki:

          HALİL MÜMİN BEY’e…

          Boşanma davalarında BOŞANMA, NAFAKA, ÇOCUKLARIN VELAYETİ, TAZMİNAT, MAL PAYLAŞIMI ayrı ayrı değerlendirilir ve karara bağlanır.

          Sizin boşanma davanızda yerel mahkemenın BOŞANMA kararına siz veya karşı taraf YASAL SÜRE ( tebliğ tarihinden itibaren 15 gün) İÇERİSİNDE itiraz etmediyse yasal olarak BOŞANMA KARARI KESİNLEŞİR, yani hakim “sadece boşanma kararını” kesinleştirmek ve talep etmeniz halinde kesinleşme karar şerhini size vermek zorundadır.

          Sizin anlatımlarınızdan anladığım doğru ise diğer konular (tazminat, nafaka vb) temyiz edildiği için davanıza bakan hakimin boşanmanın kesinleşmesi için temyız sonucunu beklemesi kesinlikle hatalı bir karardır. Hakimin bu tutumunun yasaya aykırı olduğunu, boşanmanın kesinleştirilmesi gerektiğini bir dilekçe ile mahkemeye bildirmeniz durumunda hakim talebinizi degerlendirmek ve boşanmayı kesinleştirmek zorundadır.

          Aksi durum sizin için “adil yargılamaya aykırılık, hatalı yargılama” nedeniyle yeni bir bozma sebebidir.

          Bu konu hakkında avukatınızı sıkıştırın.

          Çünkü;
          Sizinle aynı durumda olup da ( Tarafların boşanmaya itiraz etmediği, sadece nafaka, tazminat vb konuların temyiz edildiği) dosya temyızde iken “sadece boşanmanın kesinleştirildiği” net bildiğim örnekler dava dosyaları var.

        • Yahya diyor ki:

          Halil Mümin kardeşim ve Aleykümselam,
          Benim davam devam ediyor, artık duruşmaları saymıyorum :)
          bazen yazdığım yorumlarda kısa kısa atıflarda bulunuyorum.
          Daha öncede yazmıştım, süreç karşı tarafın aleyhine işliyor.
          Şahsen karşı taraf bir şeyler koparsın ve mahkeme bitsin diye dua ediyorum. Karşı tarafın istinafa ve daha sonra yargıtaya müracaatı kaçınılmaz.

          Sizde halinize çok şükredin ve biran önce evlilik çalışmalarına başlayın. Kesinlikle istinafı vs. beklemeyin elinizi çabuk tutun.

          Selam ve dua ile…

    • seysey diyor ki:

      İnsAllah guvenini hakeden bir hanimla evlenirsiniz ve mutlu olursunuz dunya ve ahirette.

  11. Yahya diyor ki:

    Bir kere daha kaleminize sağlık Sema Hanım. Allah sizden razı olsun.
    Hep aynı sıkıntıları defalarca dile getiriyorsunuz ancak çözüm şimdilik yok.
    Yeni Akit gazetesi de son zamanlarda bu zulümleri manşetten duyuruyor ancak henüz duyan yok.

    Sn. Cumhurbaşkanımız ve eşi, Müge Anlı’ya canlı yayında bağladı… ki verilen mesaj ortada, ne tesadüftür ki; eski kocası da bu kanunların mağduruymuş. Sesini duyurmaya çalıştı ama ne kadar duydular meçhul.

    Yine ne tesadüftür ki, sizin evvelce temas ettiğiniz bu konularla (zulümlerle) ilgili olarak cinayet oranları gözle görülür şekilde artış göstermektedir. Düz mantıkla yeni çıkarılan kanunların işe yaramadığı hatta artışlar dikkate alınırsa aksine bu kanunların olayları körüklediği ortaya çıkmaktadır.
    Yine manidar ve enteresandır: kadınlar da kocalarını bıçaklamakta, yaralamakta, hatta öldürmektedirler. Nedense bu haberler genelde sümen altı yapılıyor, pek duymuyoruz.

    “Ciğer sökücü” lakaplı avukatı tanıyorum. Benzeri çok avukat/avukatlık ofisi var. Bu klasik amerikan oyunu. Aynısını amerikada yapıyorlar… namı/lakabı önden gidiyor ki, karşı tarafa korku salsın! “hadi ya, daha davayı açmadan kaybettik” desin karşı taraf.
    Bana da aynısını yaptılar. Karşı taraf, İstanbulun en bilindik, ünlülerin karılarını boşayan bir avukatlık ofisi ile anlaştı. “türkücü, şarkıcı bilmem kimleri boşayan” avukat diye… Ne oldu? Her geçen gün aleyhlerine işliyor. Mütekebbire karşı tekebbür sahibi olmak gerekiyor.

    Netice olarak, bir şeylerin değişeceğine ben pek inanmıyorum. Çünkü bizimkinler hâlâ daha AB uyum şeysi şeysindeler. Üstüne üstelik, bu kadar kanun, iyileştirme, ayrımcılık vs. yapmalarına rağmen, AB insan hakları raporunda yine sınıfta kalmışız. Yani?

    Selam ve dua ile…

  12. Süleyman Can diyor ki:

    Son paragrafta söylediğiniz gibi, amaç belkide aile olmayı önlemek, gayrimeşru ilişkiyi artırmak.
    Cumhurbaşkanımızın bu konudan haberi yokmu?
    Saygılarımla.

    • Yahya diyor ki:

      Haberi olmaz olur mu efendim. Bu sebeple Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığını kurdu yetmedi KADEM’i kurdu ve kerimesini başına koydu.
      Daha ne yapsın?

      Ayrıca T.C. Anayasının 41. maddesinde

      “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır.
      Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilâtı kurar. ” yazılıdır.

  13. Abdullah Bir diyor ki:

    Sayın Sema Hanımefendi’ye…

    Ellerınıze, yureğinize ve basiretinize sağlık efendim.

    Bu yazınız da daha önceki yazılarınız gibi yıne “NET ve ANLAŞILIR” bir uslup ile yazılmış, amaca hızmet eden GÜZEL ve KALİTELİ bir yazı.

    Ancak izin verirseniz medeni kanun ve hukuki bilgiler konusunda küçük bir düzeltme yapmak istiyorum.

    Söyle ki;

    “İşin tuhaf tarafı erkek, kanunen canından kanından evladına 18 yaşından sonra bakmayabiliyor, nafakayı kesebiliyor.” demişsiniz.

    Nafaka verilen evlat eğer öğrenci ise ( dışarıdan okunabilen, devam mecrubiyeti olmayan, açık lise, açık öğretim fakültesi, hatta ünv. ye hazırlık eğitimi alınan dershane de dahil) çocuğun 18 yaşını aşmış olması nafakanın kesilmesini, sona ermesini sağlamıyor. TMK ya ve yargıtay içtihatlarına göre nafaka ödenen cocuk ÖĞRENCİ olduğu sürece babanın nafaka ödeme zorunluluğu devam ediyor.

    “İhtiyacı olsa da yaşlı anne-babasına bakmak için bile devlet kimseyi zorunlu tutmuyor” demişsiniz

    Burada da bir düzeltme yapacağım izninizle.

    TMK (medeni kanun) nın 364 cü maddesinde ” herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan “üstsoy ve altsoyuna ve kardeşler”ine yardım etmekle yükümlüdür.” ifadeleri ile devlet vatandaşlarını NAFAKA ödemeye zorluyor.

    Samimiyetle hatırlatır, saygılar sunarım efendim…

    • Yahya diyor ki:

      Abdullah ağabey,

      Yazdıklarınıza tamamen katılıyorum ve doğrudur.

      İşte anlayana…görene…bilene… İslam hukukunun farkı!

      Selam ve dua ile…

  14. Gül diyor ki:

    Yazılarınızı çok beğeniyorum ama tuhaf karşıladım bu yazınızı. Bir bosanmada erkeğin mağdur olduğuna hiç inanmıyorum çok azdır mağdur olan. Bir kız evlenip kız adını gelin ediyor ve daha da o genckizlik günlerine dönemiyor. Erkekler ayrilik soz konusu olduğunda direkt takıları düşünüyor ve evliliği nasıl kurtarabiliriz eşimi nasıl vazgecirebilirim diye birseyi düşünmüyor hiç. Ben bu durumu eşime ayrılalım dediğimde bizzat yaşadım ki o kadar maddiyatçı bi insan olmadığı halde. Valla simdiki zamanda erkekler bu kadar önem veriyor işte evliliğe düğünde takılan takı kadar bile önemi yok evliliğin erkek gözünde. Ayrıca şu mehir hakkında söylediklerimiz

    • Gül diyor ki:

      Ayrica mehir için soyledikleriniz de çok garip çünkü kur an da bile deve yüküyle mehir bile verdeniz geri almayın diyor ki bildigim kadarıyla 1 gün bile evli kalinsa mehir kadınındır. Kadının evlilikle kaybettiklerini dünyayı verse erkek yine geri veremez. Para çok kıymetsiz. Ayrica çoğu kadın iyi bir eşi kolay kolay bırakmaz. Erkekler sorumsuz, ilgisiz, sevgisizl, saygısız olmasa kadın niye bosansin? Erkekler parayı pulu nasil kaptirmamin derdine dusecegine iyi bir es olmanin kadininin beklentilerini karsilamanin derdine dusse boşanmalar bayagi azalır. Herseyi kadına yukleyen zihniyeti kınıyorum. Bir yuva sürsün diye sadece kadin mi çabalayacak? Erkekler kadını boşarken sorun yok ama niye kadın bosanmak isterse sorun oluyo ki? Erkekler istiyor ki kadin kendine köle olsun kendileri ise hic çaba harcamasın. Çok büyük haksızlık vallahi. Kadın zayif kırılgan narin gucsuzken herşey kadına yükleniyor ama erkeklere 100 de 10 ancak nasihat var hep kadına 90 i.

      • Abdullah Bir diyor ki:

        Gül Hanım…

        “kur an da bile deve yüküyle mehir bile verdeniz geri almayın diyor” demiş..

        Tek başına bu ifadesinden Gül hanımın “okuduğunu anlama veya niyeti” ile ilgili bir sorunu olduğu net olarak anlaşılıyor.

        Çünkü hanımefendi Allah’ın Resülu’nun bu konuda ki ( Sema hanımın yazısında anlatılan Sahabi’nin boşanma olayı) davranısını, hükmünü ve Sema hanımın BOŞANMAYI İSTEYENİN KADIN olduğu durumlarda açıklaması olduğu halde Gül hanımın kafasına göre verdiği hükümleri/fetvaları düzeltilecek hiç bir tarafları olmadığı( nafaka ve mal paylaşımı konularında ki düşünceleri baştan aşağı yanlış olduğu) için hesaba bile katmıyorum.

        Gül Hanım,

        Evlilik, boşanma, mihir süresi, boşanma halinde cocukların durumu, vb konuları kapsayan AİLE HUKUKU’na dair mevzular Kuran da ağırlıkla NİSA suresinde yoruma gerek kalmayacak ayetlerle “NET ve ANLAŞILIR” şekilde açıklanmıştır.

        Hüküm vermeden önce NİSA suresine bir daha bakın.

        • Veda diyor ki:

          Gül hanım kusura bakmayın sadece kendi evliliğiniz ,eşiniz ,sorunlarınız üzerinden taraflı yorumlar yapmışsınız… bir kadın olarak size katılmıyorum . Katılmama sebebim genelleme yaparak yazmanız.

          • emre kadir özçelik diyor ki:

            gül hanım sizin evliliğiniz ile ilgili sorun olur olmaz ona bakmam ama sebepsiz boş yere nafaka için boşanmaya başlayan kadınlar var onlara tepki için bu yazı yazılmış taraflı bakmak yerine bu soruna daha adil bi çözüm bulmaya fayda sağlamanız daha doğru olmaz mı keyfi boşanan kadınlar için yasalar birşey vermiyor uçak bileti almadı diye boşanan kadınlar var nafaka alıp gayri resmi ilişki yaşayan evlenince nafakası kesilir diye evlenmeyen sgk lı işte çalışmayan çalışsa da sigortasını göstermeyen nice insanlar var onlar hakkında da bilginiz olsun bi araştırın

          • Lale diyor ki:

            Gul hanim cok hakli
            Bosanmalarda erkegin magdur olmasi cok nadir bir durum
            Bu sitede yorumlara bakinca erkeklerin derdinin para oldugu cok net anlasiliyor
            Verilen nafakalar konusmaya degmeyecek miktarlar olmasina ragmen surekli nafakalar gundeme geliyor

        • Meryem diyor ki:

          Keşke kalkıp müslüman erkeklere kadının güzelliği ve fizki.için evlenmenin karşılığıkadının senin malın için evlnmesiyle aynıdır diye n olsa keşke biri kalkıp neden dullara nikah kıymıyoruz neden onları 2. Sınıf kadun muamelesi yapıyoruz diyen olsa
          Keşke birieri kalkıp ya erkek milleti kadınları fziklerine yönlendirmwk için çabalamyın onalrı oldukları fizikle güzel kabul edin kalbine dokunu diyn olsa
          Eğer bir kadından mükemmek fizik bekliyorsan oda senden iti bir maddiyat iyi performans bekleyecektir
          Bir kadına sen olduğun gibi kabulümsn dersen seni oldğ gb kabul edecktr
          Yok doğum yaptın oran şöyle buran böyle dyorsan
          Onu bedenine yönlendiriyrsan kadının dünyalık olmaktan başka sonu yoktur
          (bakımlı olmayı kast etmiyorum)
          Eğer bir kadını çocuk bakımında yanlız bırakıyorsan
          Oda seni sorunlarında yanlız bırakacaktır..
          Kadını sadece cinselliği içşn sevip kadından gönül bağı beklemek saçma ne istediğinize karar verin gönül bağı istiyorsanız
          Gönül verin sevgi bulun cinsellik peşine gelecektr
          Ama cinsellik güzellik zayflk sizde ön planda iken hiçbir kadın sizi yürekten sevemwyecektr..
          Sizler gibi kadınlarında oldupu gib kabul edildiklerinde pır pır eden bir kalbi var…
          Lütfen hakaret edecekler yorum yazmasın..

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Meryem Hanım.

            Çok güzel yazmışsınız hatta yazdıklarınıza tamamen katılıyorum da şu an gündemde olan konuyla doğrudan bir bağ kuramadım. Hani hırsızlığın tartışıldığı bir konuda katiller de büyük suç işliyor demek gibi olmuş biraz yazdıklarınız. Yine hep konuşulan şeye geliyoruz. Haklarımızın peşine düşmektense sorumluluklarımızın peşind düşersek sorunlarımız çözülür. Nefse ağır belki ama en azından mümkün olan kısmı yapmak lazım.

          • Meryem diyor ki:

            Fatih bey bu konu bu sitede tartışılmıyo yada ben görmedim
            Ayrıca aslında konunun özünde bu durum var biraz irdelemek lszım

          • Lale diyor ki:

            Meryem hanim hakli
            Bosanmis cocuklu bir kadin olarak yeniden duzgun bir aile kurmak bu toplumda imkansiz
            Hangi kaynana oglunun cocuklu dulla evlenmesini ister ki
            Tabii ki kadini dul birakmanin tazminati olmali
            Erkek ufak maddi bedeller oduyorsa kadinlar da ciddi manevi bedeller oduyor

          • Meryem diyor ki:

            Lale hanım ben kadının tazminat alması gerekir demiyorum diyemem islam böyle bir kanun vermemiş
            Tazminat haramını ortadan tamamen kaldıracak olan mehir helalidir..
            Ama bziler kadınlarımıza bunu anlatmıyoruz anlatsaktda aman en azıno iste deniyor halbuki kadının en helal parası mehir parasıdır ve baba evlenecek yaştaki kızına bunu öğretmekle mükelleftir
            Tazminat haramdır..
            Türk toplumunda kadın sadece kocaya ait kabul edilir
            Halbuki allah rsülü kadınları eşlerine ait varlıklar haline getirmeyin buyurmuştur.

            Kadının geçiminden koca kadar baba ve abi de mesuldur
            Yardımı esirgememelidir
            Fakat eş bunu gururuna yediremez..
            Ve kadını saece kendine muhtaç.eder boşarkende kadın ne yapacağını bilemez ne babasının bakacağındna emindir ne ayak üstüne duracağından bu çaresizlik kadını harama iteler kimseyi bu duruma geitrp harama düşmesine sebep olmamk lazm.
            Kadın kendi isteklerini alabilmek için helal dairede çalışıyorsa wrkek mani olamaz kadının para sahibş olmasınjm onun isyan vesilesi oldupunu düşünmek akıl.işi değildir..
            Bilakis kendine güven oluşturan kadın daha rahat kendsini kocasına bırakabilir aksi takdirdr o itaat mecburi itaat olur kimş kadında tabi istisnalarda vardır.
            Yada eşin durumu iyi ve eşini maddi açıdan nafile olarak yardımda bulunuyor ve kadın buna rağmen kendi kazanamk istiyor bu olabilir..
            Ama bunun çeröevesi bellidir erkeklerle muhatap ılmayacak üzerinde tesettürü olacak..

          • serkan diyor ki:

            okudum..gordum ve cevap verıyorum.. ısraılllılerden sonra yeryuzunun en kaprıslı mılletı dıye bızım kadınalrımızı bır yerde okudum .neden dul kadına oyle bakılıyor bılıyormusunzu..sızlerın bekarlık donemınde etrafınızda gozleınınzın cıne bakan fakır alnı secdelı dınınnde musluman erkekelrı gormek yerıne ,evı arabası porse sı olsun mal mulk pesınde kosan,sız kadınalr degılmısınzı pekı.. allahın ayetlerı ne oldu .hanı kuran okuyordunuz hanı mumın erkekler mumınl kadınalrın velısıdır.bılıyormusuznu .o erkkelerın sıze ahı var.kımın mı dısladıgınız .sozde hayalını kurdugunuz yusfların hayalınız sız yalnıs kurdunzu hanımefendı .. hakaret etmıyorum. pekı sımdı hıc evlenmmemıs bır erkek ın hakkı mısımdı cıkıp oyle konusuyorsunzu bu seferde bızı enayı yerıne koymus olmuyormusunzu…neden turk erkeklerı ukrayna ve rusları tercıh edıyor kaprıslı olmadıklaır ıcn hayatı oldugu gıbı paylasmak ıstedıgı ıcn .farkında degılsınzı yoruyorsunzu .turk erkeklerını bunaltıyorsunuz .sızler naz ıle kaprısı yada kompleksı farklı algılıoyrsunzu. sonra magdura yatmaya hakınız yok… bu ulkede erkeklerın fazla olmasını sızler cok ıyı kadın mılletı oalrak kullandınız .bu allahın bır lutfe ama su sartlar ıtıbarı ıle erkeklerde haksızlık .erkek mılleıt ne yapıyr bılıyormusnzu evlenmıyor .evlenenlerı ılede mesut bu yuzden olamıyorsunzu. sımdı sıze soruyorum.sızı tanımam lakın sızı seven bırı olarak farz edersenız benı sız butun bunlara ragmen maddıyatcı cıakrcı bırı olarak dınınne ahıretıne onem verenı degıl posesıne baktıgınzı erkkekle mesut olamamıssını z ayrılıp sımdı gelıp bekar olarak benden sevgı beklemeye hakınız var mı .herkes kendı kaderını yasar ya.. hanı pekı bekar erkeklerın sucu ne sıze daha baska bır olay anlatayım gecenlerde youtube de gordum . kız gorsen cok guzle bır kız alamncı ılee evlenmıs 1 yıl ayrı kalıyor bosanıyor .gercektende afdersınzı lakın bakmaya kıyamayacagız tarzda, sonra roportajında dıyorkı oyle oldugunu bılmıyorduk.. aldın mı almanya yı gordun mu.. sımdı bu hanıma sunu sormak gerekır dı aslında pekı senı alamncı dan once hıc ısteyen olmadı mı sevdıgın yokmuydu .soramıyorsun neden sorgulamıyorsun..pekı once kızlar maddıyattan ote kendılerını sevecek oalnı tercıh etmelıler.o zaamn ben sıze baska konusayım mı cafelerde kızlar kendıleırıne teklıf edecek erkekl beklıyeceklerıne neden camıılerdekı namaz kılan genclere bakmazlar.. ıste hııııc alınmayın sımdı elbette huyuda onemlı bır erkegın ama ılk oncelıklı arayacagı sartlar o olmalı bu demek degıl kı bu ınsan ahlaklı..acıkcası .herkes layıgını buluyor.sevdıgını bırakıp gıden kızlar mı dersın cıleyı cekemeyen akdınlar mı dersın .kalbınız oldugunu sevmeyı dul kaldıgınzıda mı anlıoyrsunuz .ıs ısten gectı hanımefendı. baska bır sey dıyeyım eger ben bosanmıssam mesela durumum ıyı ıse nafaka yı eger esımın hala dul ıse ve ıhtıyacı var ıse vermeye hazırım .cunku erkek sahıplenen ben sahsen bunu vebal bılırım .durumum var ıse bunu allaah ıcın verırırım .. ama bu zorlama ıle degıl lakın nafakaya da ıhtıycacı olmalı yanı babasının evınde calıscak o ne ala mualla .erkek salak degıl.helal etmez .yeterkı ıhtıyacı olsun hattaa ona hayataa da yarıdm ederım. cunku sıızn esınız olmus..allaah bana verır ebnım ondan beklentım yok. oda benım elıme bakar.cunku hanımlar dul kaldııgnda anlıyrlar. ama oyle yok ahnımlar .sızler bu ulkede kı musluman erkekler e karsı sorumlusunzu ..

          • serkan diyor ki:

            kadın ın gecımınde baba ve abıde sorumludur demısısnzı . ıste kızlar ne yapıyor bılıyormusunzu. nasılsa benım babam bana bakar 3 abım var.. kocam ban a bır sey yapamaz bana el kaldıramaz dıyor. sıkıssam ceekr gıderım baba evıne oyle mı olmalı. koca evı onun gostermelı tatıl evı mı yazın orda kısın orda evlenen kız hanımlar avrupa seyahatıne cıkmıyorlar.. dunya ve ahıretıne ımtıhan olcak belkıde cennette kendıdsıne es olcak (allaah bılır) bırı ıle evlenıyorlar sız bılıyormusunzu .hala bazı yorelerde evlenmeyen kadınalr var . bızde evlılık bır kee olur dıye bunun anlamı ne demek ben ahırette baska erkege hayat olmak ıstemıyorum demek. .kadıın ekonomık ozgulugunu alsın almalıda .. hayat zor .yanı ben sahsen erkek olarak hıc bır zaman esımın aylııgına guvenerek ıs yapmam bu bana yaksımaz baskasınıda bılmem .almalı cunku olumlu dunya bana bır sey olsa kendı hayatını surdurmelı sadece ..dık durmalı cunku ben bılırım kı benden sonra hayatta kalması cocuklar ıle daha onun ıcın zor olcak.. hayat daha fazla onun uzerıne bıncek. kadınalr kendıelırne gelınce dunyayı ellerınde dolastırıyorlar.erkek kadının kolesı degıl.hıc bır erkek. kadına kolelık etmez .oda erkek degıldır..sonra baba evıne donunce ne oluyor bılıyormusuznu ….sızde cocugunuz gostermıyorsunzu ya .. erkek elıne sılahı alıoyr .ne baba bırakıyor ne abı..hanı nerde kaldı senın aılen..

          • Serkan.. diyor ki:

            Peki siz bekarsiniz ya hani siz evli iki cocuklu bir erkegi alirmisiniz.. allaah icin konusun ,gecligin var guzelligin aman bu na mi kaldin , haytini mahfettceksin .. kel ,kamburu cikmis .v.s saci beyazlamis. Evi yok..ne yapcan baskasinin cocuklarina mi analik edeceksin.sen kizoglankizsin . Kendin gibi birisini bu hadi hanimlar ikiyuzlu konusmayin,alaaah sevmez yalani hadi nerdesiniz.. cevap veriniz.. icinde allaah korkusu olan cok az ,kimse kendini ovmesin .. iki cocuklu esi olmus erkek birisine yakistitirmisiniz kendinizi birakin bosanmis demiyorum olmus diyorum.. evinizin kapisindan bile iceri almazsinzi .sen kimsin benim dengim mi dersiniz asla bir daha aklina bile gelmesin dersinzi hattabdersinzi ki ben buna mi layigim
            Yaaa bakin ne sinuclar cikiyor..

          • Serkan.. diyor ki:

            Peki terkedilen .kadin istiyor diye bosanan cocuklari ile basbasa kalan erkegin vebalini melekler mi cekecek sayin hanimlar.. .elbettw vebali olmali tazminati demissiniz cocugu ile kalan dul hanimlar icin , biz erkekler mahlulat degiliz demi .sizsinzii disi. O zaman evlenmeyin arkadas , dusun yakamizdan ,bize ihtiyac duymayan kadinlara ihtiyacimiz yok..

      • Aadem diyor ki:

        Sayın Gül
        Para çok kıymetsiz demissiniz.O yüzden mi kadınlar evli zengin erkeklerin etrafında pervane gibi dönüyor.

        • Abdullah Bir diyor ki:

          Serkan Beye…

          Müslümanca düşünen, yaşayan ve bu nedenle de sıkıntı ceken, başkalarının derdine derman olmaya çalışan, “bana ne kardeşim, bu ülkeyi ben mi düzeltecem” demeyen, bilmeyen İnsanlara doğru bir şeyler öğretme çabasında olan, vb amaçlar için FEMİNAZİLER’in baş belası, nesli tükenmek üzere olan KALEMŞÖR “Doğrucu Davutlar”ın arasına HOŞ GELDİN…

          • Serkan.. diyor ki:

            Abdullaah bey,sagolun allaah razi olsun.hayirli. olur ins .elimden geldigince istirak etmeye caliscagim…

    • Mert diyor ki:

      Yazılarınızı çok beğeniyorum die lafa başlamışsın ama sırf muhalefet yapmışsın. Pardon sen neyini beğen din yazıların? Sen ne yap biliyonmu feminist siteler felan var git onlara üye ol yazılarını oku kendi ni tatmin edersin. Yanlış yerdesin be kadın …

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Sıkıntılar akıllıca idare edildikleri takdirde karakteri terbiye ederler. “ ( S. Smiles )

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku