Ne Mutlu Evlendirenlere!

15 Nisan 2014Yarım Elma71 Yorum »

unnamed-300x225

Trafikteki kazaların ne kadar hasarı olur di mi? İnşallah ciddi hasarla atlatan yoktur desem de ne kadar gerçekçi olur bilmiyorum.

İşte aracı kazalarını da biraz bu cihetten ele almak gerek. Yaş miadını dolduran bizler için çabalayan arkadaş, dost, tanıdıklar iyi niyetleriyle bazen ne kadar çam devirdiklerinin farkındalar mı acaba?

Bir sorun olduğunda hatta tam tersi “ben senin için çabalıyorum bu ne şimdi” bile diyebilirler. Tamam iyi niyetinizden şüphemiz yok. Fakat idrak etme özelliğinizi geliştirmek gerek.

Kökten yanlış olan bazı uygulamalar var. Misal “İkisi de bekarsa tamam bir görüştürelim” bu mantıktan dolayı çuvallamamak elde değil.

Gereksiz yere insanlar inciniyor, kırılıyor. Düşüncesiz davranışlardan dolayı bazıları hayata küsüyor. Yıllarını aracıların yaptığı saçma uygulamalardan dolayı heba ediyor.

Dipnot olsun.İki kişinin evlenebilmesi için bekar olmaları yeterli değildir. Buradan aracı olabilecek potansiyellere sesleniyorum.

Çabalarınızı takdirle karşılıyoruz. Bunları söylüyoruz diye bu işten vazgeçmek yok:)

Evlenmek isteyenler özellikle bayanlar ben evlenmek istiyorum diye pankart kaldıramaz sonuçta. Kendisi çabalasa çabalasa ne yapabilir? Özellikle 70 kuşağı bunu dillendirmeyi bile edep sayabilir. Birilerinin ön ayak olması lazım. Kadınlar bir yana erkeklerinde birilerinin teşvikine ihtiyaçları var.

Çok spesifik olunması gerektiğini düşünmüyorum. Aracıların belirli standartları olması gerektiğine inanıyorum. Bazı konuları netleştirmek lazım. Aracı olacağınız zaman ilk önce dikkat edilmesi gereken husus aracı olacağınız kişinin hayatındaki ve isteklerindeki netlikleri bilmenizin gerekliliği.

-Zaten ev hanımı isteyen birine çalışan bir bayanı göstermek boşa tabanca atmak gibi bir şey.

Tabii ki nasip takdirdir. Fakat gereksiz yere imtihana girmemek ve imtihana da sokmamak lazım.

-Uzun boylu birisinin özellikle belirtmesine rağmen ciddi bir boy farkı olan kişiyle görüştürülmesi (Tabii ki nasip:)

-Bir görüşsün yaşını söylemeyelim belki beğenir (Adam 55 yaşında kız 30)

-Kendi tahsilinden daha yüksek birisini istememesi halinde (erkek için) ısrarla ciddi farkı olan birisiyle görüştürülmesi.

-Belirli bir şehir haricinde istemiyorum demesine rağmen başka şehirden birilerinin görüştürülmesi.

İşte bunlar hep aracı kazalarından…

Kazalara maruz kalmamak ve kaldırmamak için lütfen itina ve titizlik.

Bu konuda kişileri yönlendirebilirsiniz. Taleplerinde net olanları yumuşatabilirsiniz olabilir gibi olacaklara alternatifler sunabilirsiniz.

Aracılık kesinlikle profesyonelleşmesi gereken bir iş, ilerde kurumsallaşacak bir saha. İçinizden güldüğünüzü duyar gibiyim hiç hafife almayın. İlerde kursları, eğitimleri olacak, olmalı…İncelikler, ayrıntılar, hassas konular, yönlendirme teknikleri, empati vs vs…

İşi ne kadar ciddiye alırsanız o kadar ciddi sonuç çıkar ortaya. Bugün bile çevremizdeki bekarları gördükçe ve artan bekarlara baktıkça devlette zamanla bu konuda çözümler arayacak. İleride aracı olma kursları açılırsa şaşırmayın:)

İyi niyet sahibi aracı olan kardeşlerimizin özelliklerini aşağıda sıraladık. Bunların hepsinin olması imkansız tabiî ki. Fakat en azından beş tanesine sahip olmak kafidir.

Aracı olanların taşıması gereken özellikler;

-Karşılaştırmaları iyi yapmalı

-Rahat konuşabilmeli

-Kıvrak zekalı olmalı

-Hızlı hareket etmeli (İki kişiyi görüştürdünüz. Hemen ardından ikisinin de görüşü alınmalı. Bekle ki haber gelsin. Demiyoruz ki hemen evet desin insanlar ama görüşleri alınmalı, karşı taraflara iletilmeli. Bu durum şahsımca ermek için bir fırsat)

-Doğru yönlendirmeler yapmalı

-İletişimi iyi sağlamalı

-Girişimci olmalı

-Atılgan olmalı

-Açık ve net olmalı

-Atlanmaması gereken konuları kapatmamalı ve gizlememeli…

-Karşı tarafın tutumunu yanlış aktarmamalı…

Herkes idraki kadar, anladığı kadar aktarır elbette. Bu işi yapacak olanların halis niyetle yolu açılır. Allah herkese de nasip etmiyor birilerini evlendirmeyi. Nasip oluyorsa büyük nimet. Sizde de böyle meziyetler varsa evlendirin ki mutluluğunuz çoğalarak artsın. Bekar kalanların veballeri de üstünüzden kalksın.

Ne mutlu evlendirenlere!

https://www.facebook.com/profile.php?id=100008015383672&fref=ts

2elmayarim@gmail.com’a

 

Okunma Sayısı : 12.024

Yorum yapın

“Ne Mutlu Evlendirenlere!” için 71 Yorum

  1. Abdullah Bir dedi ki:

    “””Dediğiniz gibi çevremde ne kadar akıllı, mantıklı, 30 yaş üstü hanımefendi bayan varsa bekar, ne kadar aklı bir karış havada eltisiyle alışveriş yarışı yapan, afedersiniz cahil, kocasına saygı duymayan, dan dun konuşan varsa şımarık, şimdi moda tabiriyle “Kezban”evlenmiş, hemde gerçekten iyi adamlarla evlenmiş…”””
    İşte bütün mesele bu bakış açısı… Erkeklere herşeyi ile kadın kafalı “KADIN” lazım… İçinde erkek zihniyeti olan Dış görünüşü kadın mutasyona ugramış bir yaratık değil.

    • sevim dedi ki:

      Ne demeye çalıştığınızi anladım. .Ancak bir söz var..Akıllı erkek akıllı kadınla evlenir diye. ..akılsizca davranış sergilemek kadınsı olmaksa ve buda erkeğin hoşuna gidiyorsa ki ben uzun vadede hoşuna gidene pek rastlamadım. .ilk etapta erkeğin hoşuna gidebilir. .Ancak daha sonra forumlarda erkekler sizlaniyorlar. Karım çok dir dir ediyor, cok harcama yapıyor, cok müsrif, giyim kusama çok duskun, namaz kılmıyor, vs gibi…sonra ilahiyatci eşini azarlayan kadın gördüm. Evet kadın genç güzel kadınsı isveli konuskan ama neye yarar ki…adam mutsuz..sıfır muhabbet..idealist ve entellektüel adam gitmiş kadının elinde oyuncak olmuş. .birde su sozu begenirim…kiminle evlenirsen O’sun diye…önemli olan kalbimize mukabil bir kalp bulabilmek..

      • "Abdullah Bir" dedi ki:

        CIK… Malesef anlamamışsınız, daha doğrusu okuduğunuzu anlamamışsınız SEVİM hanım…
        Çünkü ben bir şey ” demek istemedim ”
        Açıkca yazdım. Bir daha okumanızı tavsiye ederim.

        “””Erkeklere her şeyi ile kadın kafalı “KADIN” lazım… İçinde erkek zihniyeti olan Dış görünüşü kadın mutasyona ugramış bir yaratık değil.”””

        • sevim dedi ki:

          .maalesef siz bir kadını birey olarak görmeyi reddediyorsuunuz..sadece kadınlık olarak varolmali diyorsunuz..Kadın kitap okumasını hayata dair sorgulamalar yapmasın o güzel kafasını hiç birşeye yormadan kocasına 7 24 hizmet etsin..ama bunları yapıyorsa da yorulmadan yapacak cunki görevi diyorsunuz sanırım. ..Eğer okumuş sorgulamalar yapıyorsa o artık kadın görünümlü erkek oluyor..cunki artık erkek egosu için bir tehlike teşkil ediyor demektir..yine dediğim gibi akıllı erkek akıllı kadınla evlenir…sadece nefsine sahlandirana ilk görüşmede dibi düşmez. .her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır. .her başarısız erkeğin de arkasında bir kadın vardır. .Siyasete girmeyi düşünen tanıdığımız esine guvenme Digi için hiç bu işlere kalkışamadi. Cunki toplumda erkek kadın omuz omuza olmalı. .birlikte varolmali. .birbirlerini tasiyabilmeli ve kesinlikle denklik olmalıdır. .bn şunu görüyorum. .hiç bir kadın evde kolay kolay kalmaz..karşısına beğenebilecegi erkek cikmamistir sadece..seçicidir ..utangac tir. .vs vs bu anlamda kadın görünümlü erkek diyerek kadınlarımız otekilestirmeyin..anadoku kadını kadar fedakâr bir kadın dunyada yok..bu fedakarlik onu guclu olmaya zorluyor olabilir sadece..bunu gördüğüm diğer ülke kadınların az çok bilerek söylüyorum. .Mısırlı arkadaşım ev işi bile yapmıyor. .evine hizmetiçi geliyor..Rus hatunlar kasınına gözünüze kurban old.icin Türklerle evlenmiyor. .paranız olmasa 2 dk durmaz yaninizda..Siz Türk kadınına erkek demeye devam edin..kadını kadın gibi hissettirmek kesinlikle erkeğin elindedir..içindeki cevheri çıkartmak. .Kadın hem calismaya zorlaniyor. .hem alışverişi üzerine yık. .Çocuklara bak..okuldaki veli olarak kadın ilgilensini. .yemek bulasik vs vs sonra sen erkek gibi oldun demek..Anadolu kadınına haksizliktir..Bu ülkede kadını mıza erkek bencillik yapmaz ise evinin kraliçesi yaparsa kadın ona köle olur..

          • "Abdullah Bir" dedi ki:

            Altı ustu ” bir cümle ” yazdık yorum olarak karşılığında cevap olarak bir araba dolusu eleştırı geldi.
            Durum sandığımdan daha kötü galiba.
            Yazılanlara cevap vereyim mi, yanlışın neresine müdahale edeyim, nereden başlayayım düzeltmeye bir türlü karar veremedim. Cevap vermesen vatandaş “ben hakllıyım” zannedecek, hoş cevap versem de bazıları yıne bildiğinden şaşmayacak.
            Bu saatten sonra gardı sürekli havada ve erkeklere saldırmak için fırsat kollayan ülkemin FENİNERKEK’leri için zaten yapılacak bir şey yok,ama en azından “Araf da olanlara bir faydamız dokunur belki” düşüncesiyle üç beş kelam edelim.

            Sayın SEVİM Hanım;
            Öncelikle sahip olduğunuz basirete, öngörü ve analız yeteneğinize hayran (!!!) oldum….
            Şahsımın “KADIN KAFALAI KADIN” ifademden yola çıkarak benimle ilgili yaptığınız karakter analızı olağanüstü, harika, mükemmel (!!!)
            Sizin hanımefendiliğinize uygun görmediğiniz için yazmaktan imtina ettiğinizi düşündüğüm öldürücü son darbeyi vurma işini, pardon son cümleyi yazma eylemini de ben yazayım olsun bitsin.
            Evet ben iflah olma bir “kadın düşmanıyım” En iyisi siz beni kaale almayın, görmezden gelin, yok sayın olsun bitsin.

          • sevim dedi ki:

            Yanlis anlasilmasin..size bi ton laf etmek deil derdim..Siz erkekleri kadından sogutuyorsunuz..farkindamisiniz? Farklı yazılarınızı Dada bu yönde eğilim var..Alt metin de Üzgünüm kadın düşmanlığı seziyorum. .zaten günümüzde eşcinsellik körükleniyor. ..Unisex ürünler üretilip kadın erkek sanki tek gibi algı yönetimi yapılıyor. .Buna burada da çanak tutulacağına kadınımiz ve erkegi mız neden bu durumda..Aileler ne gibi hatalar yapıyorlar. .Bu konulara yonelseki daha faydalı olacaktır. Erkekler ve kayinvalideler neden çalışan gelin peşine dustuler..Erkekler neden pasif. .sorumluluk almaktan uzak..annelerin hataları nelerdir. .femin erkek diye bişi uydurmusdunuz..erkek karısını çalıştırıyor. .eve gelip ise cilvesi bekliyor..Bütün ev hanımligı bekliyor..Kadın tabiiki herseye yetişme yapamıyor. .vicdan sahibi herkes bilir ki bir kadın deil bir insan bu kadar yükü taşıyamaz. .hakkını arayınca femin erkek mi oluyor yani..Siz hangi toplumda yaşıyorsunuz bilmiyorum..bnm çevremdeki bayanların durumu vahim..öğretmen arkadaşımın eşi doğumdan sonra eşinin ücretsiz izne ayrılmasına bile izin vermedi. .Erkekler maalesef paraci olmus..sorumlulugu kadına yüklüyor. .bnce erkeklere ne oldu ya yonelsekdaha faydalı olur..feminen erkekler mi çoğalıyor şeklinde…

          • Yasin dedi ki:

            Sevim hanım sakin olun,

            Kadınlar’ın erkekleştiğine dair haberleri aram motorunda ararsanız Abdulah Bir’in maksadı daha iyi anlaşılacak sanırım.
            Yani; Boşuna “Celallendiğinizi” düşünüyorum. 🙂

            http://www.cocukaile.net/kadinlar-nasil-erkeklesiyor/

          • "Abdullah Bir" dedi ki:

            Sayın Sevim

            “””Siz erkekleri kadından sogutuyorsunuz.”””
            “””kadın düşmanlığı seziyorum.”””
            Hayır, Tam tersi ben erkekleri “kadın” görünümlü “Fenimerkekler” e karşı uyarıyorum. Anne ve Yar olan gerçek kadınlar olmasa biz erkeklerin halinice olur. Allah onlardan razı olsun…

            “””Erkekler ve kayinvalideler neden çalışan gelin peşine dustuler.”””

            Kendi payıma bayanların ” iman ve iffetlerini muhafaza eden müslüman kadın ” olarak kalmaları için çalışmalarına karşıyım. Beni Karı parasına tamah eden lıht ( fıtratı bozuk) erkekler ile karıştırmayın lütfen…

            “””emin erkek diye bişi uydurmusdunuz…”””
            Bildiğim kadarıyla bu tanımın patendi bende… Ama bu bir uydurma değil mevcut bir türün ( dış görünüş olarak kadın, zihinsel ve düşünsel anlamda erkek ) farklı bir şekilde ifadesi….

            “””…hakkını arayınca…”””

            Müslüman bir kadının Allah tarafından kendisine verilmiş haklar haricinde kocasından talep ettiği hiç birşey CAİZ değildir. Kocanın gönül hoşluüu ile kendiliğinden verdikleri müstesna…

            “””Siz hangi toplumda yaşıyorsunuz “””
            Türkiye de ve İstanbul da yaşıyorum. Ama insanların inaçlarını yaşamasının zamana ve mekana bağlı olmadığını düşünen ve İçinde bulunduğumuz toplumun büyük çoğunluğunun inandığı Kültürel İslama değil VAHİY İSLAM’a inanan bir Mümin’im (inşaallah)

  2. Uğur dedi ki:

    Bir de yazı da değinildiği üzere, herkes eş bulamıyor. Ama büyükler tutturmuşlar internetten bulaymışısız, iş yerinden bulaymışız, ille de kendimiz bulaymışız. Zemane çocukları hep kendileri buluyormuş, biz niye bulamıyormuşuz. “Bulamazsan bekar geber, beceriksiz pislik” diyecekler adeta.

    Ben çekingen bir adamım. Çocukluğumda da çekingendim. Fazla insanla irtibat kuramıyorum. Hele hele mesela iş yerimdeki bir kızın (veya kız görünümlü evli kadının) bekar mı evli mi olduğunu nasıl öğreneceğimi hiç bilmiyorum. Bilsem de cesaret edemem. O aşamayı geçsem bile ben evlenmeden ve yakınımızda büyüklerimiz de olmadan bir kızla oturup böyle evlilik gibi cinsellik yüklü meseleleri konuşamam. Konuşsam bile o kıza güvenemem. Çünkü o kızın bunu bir flört, bir çıkma gibi algılayıp ciddiye almaması çok büyük bir ihtimal. Zaten bunu yapmak bütün ciddi âlimlere göre günah. Ama yok, büyüklerimize göre beceriksizim, bekar kalayım.

    • Misafir dedi ki:

      Bekar kalma Uğur Kardeş! Eminim ki senin gibiler iyi insanlar iyi baba olurlar, evine sahip çıkarlar . Çekingenlik meselesine gelince şimdiki gençlerin çoğu çekingen değil çünkü nasıl yetiştikleri ortada. Çekingen olanlar Anadolu kültürüyle yetişen erkekler ve hanımlar. Bu gençlerimizi tanıştırıp evlendirmek lazım. Çünkü bu gençler sokakta köpekler gibi sevişmiyorlar (Hadisi şerif “ahir zamanda köpekler gibi sevişenler olacak” yani sokakta yani otobüs durağında yani gözünün önünde kafeteryada yani her yerde….)
      Beceriksiz değilsin sadece belli kültürün içinden geliyorsun. Teşhisi doğru koymak lazım. Gerçi benim ailem de beni beceriksiz ilan ettiler. Geçenlerde bir doktor arkadaşın düğününe katıldım. Kız hanım öğretmenmiş. İkisi de 30 yaş civarındalar. Kızı bir görsen sahnede garson dansı falan birbirlerinin kucağına yatmalar o kadar milletin önünde ne bileyim… benim yapamayacağım şeyler. Bana tuhaf geliyor ama bizim gibiler artık tozlu raflara kalkacak yakında.. hayırlısı Allahtan ne diyeyim.

      • Uğur dedi ki:

        Cevabınız için teşekkür ederim. Evet, dediğiniz gibi öncelikle belli bir kültürün içinden gelme durumu var. Ama ayrıca ben o kültürden gelenlerin içinde bile daha çekingen olanlardanım. Benim bir akrabam benim kadar çekingen olmadığı hâlde dediğiniz bu İslamî ve geleneksel kültür durumu sebebiyle kendisi hiç arayamadı, ailesinin ve kendisinin tarikat ve cemaatleri etrafında tanıştırıp görüştürdüler ve nihayet birini buldular birkaç yıl önce.

        Şimdi, yanlış anlaşılmasın, kendi ailemi aramaya ikna ettim, ama onlar diğer büyüklere tosluyorlar. Babamın konuştuğu çoğu kişi ya önemsemiyormuş ya da doğrudan diyormuş ki “o kendi bulur”. Aslında “bulur” değil, “bulsun” demek istiyorlar. Bunu kibarca ifade ediyorlar. Neyse, kısmet, yine de babamın haber saldığı onlarca, yüzlerce kişiden belki bir tanesinden bir şey çıkar inşallah.

        Bu arada işyerindeki genç kız görünümlü kadınların bir tanesinin daha evli olduğunu öğrendim. Muhtemelen evli olmayanlar da nişanlıdırlar veya biriyle görüşüyorlardır. Kendileri bulanlar böyle 30’undan sonra değil, daha lise ve en kötü ihtimalle üniversitede flört ederek buluyorlar, ama anlatamıyorsun. Zaten mesele aracı olup daha sonra başının ağrımasını istememek. Yoksa gençler evlenebilmiş, evlenememiş kimin umurunda.

        • hüzün gecesi dedi ki:

          Hele hele mesela iş yerimdeki bir kızın (veya kız görünümlü evli kadının) bekar mı evli mi olduğunu nasıl öğreneceğimi hiç bilmiyorum.
          Bu konuda biraz ipucu verebilirim sanırım. Aynı ortamda bulunduğunuz kişi tesettürüne azami itina gösteriyor, iş dışında gerek olmadıkça erkeklerle muhattap olmuyor ve parmağında da gümüş de dahil yüzük takmıyorsa yüksek ihtimalle bekar bir bayandır. (Bu yüzük olayını da üniversitede son sınıftayken duymuştum meğer erkek ya da kız arkadaşı olanlar pamaklarına yüzük takıyorlarmış altın takanı da vardı yani bakalım daha neler duyacağız)

    • Ahmet dedi ki:

      Sevgili uğur bey kardeşim.

      Ben de senin gibi aşırı çekingendim, ama bunun bana zararını gördükten sonra bunu aşmaya çalıştım. Önceleri bir kızın kalbini kırmaktansa ömür boyu bekar yaşamayı yeğlerdim, ancak şimdi sadece bu tür olayların doğal ve kaçınılmaz olduğunu, bir şeyleri yanlış yapma korkusuyla yaşamaktan el çekmektense yaşayıp da yanlış yapmayı yeğliyorum. Çekinmemek lazım, karşınızda sizin gibi etten kemikten insanlar var. onların da korkuları umutları var. Onları üzebiliriz, ama bu onlara kötü davrandığımız anlamına gelmez. Bence kendinizi asla frenlemeyin, duygularınızı tüm coşkunluğu ile yaşayın. Nefret ettiğinizden nefret etmekten çekinmeyin, sevdiğinizden de sevginizi esirgemeyin.

      Psikolojik olarak bu tutum erkekte “kadınsı edilgin tutum” olarak ifade edilir. Bunun çocukluktan kalma bilinçaltı kökenini iyi bilmek lazım. Bu tipteki insanların çocukluklarında genelde şöyle bir gelişme oluyor. Erkek çocuğun annesine duyduğu sevgi, katı buyurgan bir baba tarafından engellenmiş. Bunun üzerine çocuk babadan nefret ederek, eziyetçi bir kişilik geliştirmiş. Sonra bu baba nefreti ve babaya dair bilinçaltı acımasız güdüler, baba tarafından fark edilip daha ağır bir ceza ile cezalandırılması korkusuna karşı çocuk nefretini bastırır ve babaya (ilerki hayatta, babanın imlemini taşıyan her yetkeye) karşı edilgin, yumuşak başlı, çekingen, sessiz sakin bir kişilik geliştirir. Bu bir ego savunma mekanizmasıdır. Uysal davranarak geleceğinden korktuğunuz cezadan korunursunuz. Bilinçaltında işler böyle yürüyor.

      İlk olarak kendinizi, duygularınızı keşfedin. Savunma mekanizmalarını bir bir terk ederek, gerçek benliğinize ulaşın. Bu süreç sancılıdır; sinir krizleri ve nefret patlamaları yaşayabilirsiniz. Korkmayın. Kimseyi kırmaktan çekinmeyin. Çünkü bir gün ruh sağlığınız düzeldiğinde geriye bir sorun kalmayacak. Ama ömür boyu, bilinçaltı nefretinizi bastırmak için çekingen kişiliğinizi sürdürmeye devam ederseniz, hiçbir zaman mutlu olamayacaksınız, ömrünüz bir kısırdöngü içinde yitip gidecektir. Seçim sizin. Profesyonel psikoterapi alabilirsiniz ya da Freud’u, Adler’i, Reich’i, Horney’i okuyarak kendi benliğinize giden yolu kendiniz bulabilirsiniz.

      Just do it.

    • bravo... dedi ki:

      güldüm gerçekten ama hoşuma gittiği için, serzenişiniz hakkaten yerinde. Bazı insanlar da aman evladım sen tam göremezsin acele edip yüreğini de başkasının kalbini de olmayacak bir sevdaya yakma biz sana en uygunu konusunda yardımcı olucaz, diyorlar. böyle anlayışlı aileler de var yani

  3. Uğur dedi ki:

    Evlendirmenin çok iyi bir iş olduğunu anlatan bir yazının altındaki yorumlarda yine bekarları evlenmekten caydırmak için bir ton laf edilmiş. Yorumcular ellerinden geleni esirgememişler. İyi eş bulmak bu kadar zorsa veya tersinden, kötü eş sayılmak bu kadar kolaysa evlenmeyelim daha iyi.

  4. abdullah dedi ki:

    yorum yazan arkadaşlar, sizden ricam yazmak istediklerinizi özetle yazınız. farkındamısınız bilmiyorum ama….
    nerdeyse yorumlarınız,yorum yazdığınız yazıdan uzun 🙂

    • zeynep dedi ki:

      birakında insanlar burda bari içini döksün
      kendimize bile itiraf edemedigimiz şeyleri burda yazıyoruz
      somut bir getirisi olacak mı malesef hayır
      sadece rahatlamak hepsi bu
      bide okuyup dua eden olursa

      • ibrahim allar dedi ki:

        Zeynep hanım somut bir getirisinin olup olmayacağını Allah bilir ama dua olayınıza gelince o konuda ben okudukça herkese dua ediyorum..Gerçekten ne çok bu konuda ızdırap çeken insan varmış diyede üzülüyorum.

    • E.Y. dedi ki:

      Acaba yazılanın uzunluğundan çok içeriği mi rahatsız ediyor?Bırakın herkes istediği uzunlukta yazsın..Sanki
      site tapulu malımızmış gibi davranmayalım..

  5. ASUDEVİSAL dedi ki:

    S.a bende yukarıda yazan kardeşlerime katılıyorum,ve diyorum ki dünyadaki en büyük cihat insanın kendi nefsi ve duygularına direniş cihadı,kişi kendi içindeki cihadı sükuna erdirecek ki yaşam kalitesi düzelsin ve hayattaki dışarıda yaşadığı cihatlarda başarılı olsun,ama bunun kimse farkında değil.

    Şimdilerde evliler yanındaki karısının kocasının varlığını sanki kendilerindenmiş gibi,sıradanmış gibi hiç umurlarında değil,bunun şükrünü bir bilseler,eşlerin insana Allah’ın yalnızlıktan azad oluşun hediyesi olduğunu bilseler.

    Hatta bide ben sebep olmam iyi olursa Allah’tan kötü olursa bizden söylemleri yok mu,yada bi araya oturdukları zaman senin yanında doğum hikayeleri,eşlerinden çocuklarından bahsetmeleri,hatta ailenden bile sana denk olmayan bir adayla tanıştırdıkları ve kabul etmedikleri zaman sen kimseyi beğenmiyorsun tepeden bakıyorsun,sende onu kendine ayak uydurursun yaşında geçiyor çocuğun olmaz kaçırma bu fırsatı söylemleri,o zaman kim olursa olsun vakit geçiyor evlenmen lazım hissini sana vermeleri.

    İslami anlamda evliliğe dair,kitapları olan ve kültürel radyolarda tv de programları olan bir çok değerli kardeşim var ve bu sitede öyle yerlerden biri hepsinden Allah razı olsun,ama bunlar yeterli değil,artık özellikle islami kesimden birileri bu işe el atmalı,ben kendi adıma söylüyorum bir çok evli insandan daha iyi bir evlilik bilgisi ve anlayışına sahibim kendimi yetiştiren biriyim,artık ne bir evlilik kitabı okumak ne bir çocuk programı dinlemek istemiyorum.

    Kendi içimde bun donanıma sahip olsam nolacakki uygulamaya geçip yaşayıp yaşamatmadıktan sonra bu bilgileri kendi hayrıma ve toplumun hayrına olacak şekilde amele dökmedikten sonra,biliyorum mutlaka benim gibi düşünün bir çok bey ve bayan kardeşlerimiz var,bunların tanışmasına vesile olmak için özellikle islami kesimin bu alanda ciddi çalışma yapmaları çok büyük hayra vesile olacaktır kimsenin umrunda değil ama bi çoğumuz nefis mücadelesi içinde sancılar yaşıyoruz,hataya düşmemek için yardana sığınıyoruz.

    Aslında önemli bir sorun toplumda bu,kendi imkanlarımızla eş adayına denk gelemiyorsak kendi kendimize,kimsede vesile olmayınca,başka arayışlara geçme hatta netten tanışmalar oluyor o da ne derece güvenli,sonradan evli olduğunu öğrendiğin insanın ikinci eş ol teklifleri,mide bulandırıyor,kimse bizlere vesile olmazsa sokaktanmı bulacağız,yada nefis mücadelesi içinde hata yapmamak için acımı çekelim,bana göre imkanı olupta vesile olmayan herkes bu yaraya merhem olmadıkları için vebale giriyorlar.

    Nur suresi 32. ayet: Aranızdaki bekârları, kölelerinizden ve cariyelerinizden elverişli olanları evlendirin.deniyor bekarlar evlensin demiyor ayet,Bütün bekarlık imtihanı içinde olanlara Rabbbim hayırlı gözaydınlığı nasib etsin…

    • gülin dedi ki:

      Aile içi iletişim ve çocuk gelişimi konusunda bilgi sahibi olmak, evlenmek isteyen herkesin ihtiyacı, böyle bir donanımdan kimseye zarar gelmez. Neden böyle düşünüyorsunuz? Hangi bilginin kime ne zaman gerekeceği hiç belli olmaz, SHÇEK’e bağlı sevgi evlerindeki ve diğer yurtlardaki kimsesiz çocuklara gönüllü ablalık yaparak bu bilgi birikiminizi değerlendirmiş ve öte dünyanız adına insanlığa faydalı bir yatırım yapmış olursunuz.

      Ben şahsen gönüllülük için başvurdum, şimdilik sadece ziyaret ve boş zamanlarında aktivitelerde bulunmak için ama uzun vadede koruyucu aile de olmak istiyorum. Bu arada çalışıyorum ve lisansüstü eğitim de yapıyorum yani boş boş gezip kafayı evliliğe takmış değilim ama iş hayatı vs. insanı tatmin etmiyor, içindeki boşluk duygusunu doldurmuyor, insan anlamlı bir hayatın peşinde devamlı. Ayrıca “insanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır” hadis-i şerifine uymuş da oluruz böylece. Bir söz var hayatıma rehber etmeye çalıştığım: “gaye-i hayal olmazsa ezhan enelere döner.” Sürekli kendimizi düşünmekten sahip olduğumuz birçok nimeti görmezden geliyoruz, biraz da herşeyi oluruna bırakıp nefsin isteklerini unutmak gerekiyor herhalde ama söylemesi kolay uygulamak zor.

      Ama birilerinin bu işe el atması konusunda söylediklerinizde yerden göğe kadar haklısınız. Aslında bu da bahsettiğim sosyal sorumluluk meselesiyle bağlantılı. Ya devlet ya da dernek ve vakıflar bu meselenin halli için çaba sarfetmeli aksi takdirde insanların önünde flörtten başka bir çare kalmıyor maalesef. Şeytan da sağdan yaklaşıp “bu flört değil canım evlilik niyetiyle görüşme” diye kanımıza giriyor, sonra gelsin ruhi bunalımlar, suçluluk ve kullanılmışlık duyguları.

      Bu arada Sema Hanım’dan rica ediyorum evlat edinme, koruyucu aile olma ve bu tür sosyal hizmetlerle ilgili de uzman görüşlerini içeren bilgiler sitenizde yer alırsa çok güzel bir hizmeti tanıtmaya ve yaymaya katkı sağlamış olursunuz. Bu tür gönüllülük faaliyetleri sadece bekarlar için değil evli insanlar için de çok faydalı. Çocuk sahibi olamayan veya çocuklarını büyüttükten sonra koruyucu aile olan birçok insan var. Bu konuda toplumsal bilincimizin arttırılması çok önemli.
      Mesela Almanya’da gurbetçi ailelerin çocuklarının şiddete maruz kaldıklarında ailelerinden alınıp yetiştirme yurtlarına oradan da hristiyan ailelere verildiğini hepiniz okumuşsunuzdur. Bu yaklaşım bilinçli bir politikanın ürünü olmasının yanısıra diğer müslüman ailelerin maddi teşvik yapıldığı halde koruyucu aile olmak istememelerin de bir sonucu.

      • Gulpembe dedi ki:

        Maalesef yeterince merhametli bir toplum degiliz, bu yuzden koruyucu aile fikri toplumda genisce karsilik bulmasi zor. Yurtdisindayim , bu is cok yaygin ve revacta, insallah esimle daha ileriki bir zamanda boyle bir hayalimiz de var. bir arkadasimin tanidigi hristiyan bir cift var, Ikisi de ikinci evliligini yapmis ikiser de cocuklari var ve simdi 6 cocuga daha koruyucu aile oluyorlar, ustelik bu cocuklar basta otizm olmak uzere cesitli problemleri olan cocuklar. Bunu tamamen Allah rizasi icin yapiyorlar. Yorumunuzda belirttiginiz gibi ” anlamli bir hayat” pesindeler yani.Zaten devlet bu cocuklarin ekonomik yukunu ustleniyor, ailelere sadece sevgi, sabir,sefkat dusuyor.

        Turkiyede ise pekcok insan o kadar bencillesmis ki, 2 hele de 3 ten fazla bebek istediginizi soylediginizde size deli muamelesi yapiyorlar.herseyi parayla izah etmeye calisiyorlar. Parasi olan da olmayan da agliyor.gecen okudugum bir habere gore ise istanbulda insanlarin yaptigi luks harcamalar Paris dekileri gecmis. Maalesef sukursuzluk cok fazla.
        Turk toplumunu kotuluyormusum gibj oldu biraz maalesef,ama burdan aynen boyle gozukuyor.

      • ASUDEVİSAL dedi ki:

        S.a.Sevgili Gülin Kardeş,benim yazıma yazmış olduğunuz yorum ve güzel tavsiyeleriniz için teşekkür ediyorum,size hak veriyorum,ama sizinde değiniz gibi ben zaten edindiğim bilgileri etrafımla paylaşıyorum,hatta kendi ailemde kardeşimin çocuklarıyla birebir ilgileniyorum ve çocuklarla aramda ayrı bir muhabbet var,bilgilerim dorultusunda vediğim herşeyin muhteşem geri dönüşümlerini alıyorum,bilgi paylaşmak içindir zaten,işim gereği insanlarla daha çok muhatab oluyorum,her an bu konularda paylaşma imkanım var ve faydalı olmaya çalışıyorum evet bende çalışıyorum,kendini yetiştiren kurslara devam eden,sosyal aktivitelerde bulunan biriyim,sizinde dediğniz gibi iş hayatı,yada bir kadının ayaklarının üzerinde durması,insanı bi yerde tatmin etmiyor yaratılış gereği,duygusal ihtiyacımız var,ve hiç bir şey bu duygusal boşluğumuzu doldurmuyor,sanki günlerdir susuz kalmış gibi bir durum,susadığımız zaman hiç bir şey düşünmez ilk fırsatta su isteriz ve su ararız,yani söylemesi kolay…

      • zeynep dedi ki:

        evet dediginizde haklısnız bizim gibilerin dertlerini sadece internet ortamında dinleyerek yardımcı olunuyor bi bakıma sadece kuru bir avuntu. vakıfta falan yanıma gelip falanca evlenecek maddi olarak siz de yardım edin dediklerinde tuhaf oluyorum bana kim yardım etsin illa ihtiyaç sahibi mi olmak lazım sesimzi duyurmak icin. televizyonda yada internet sitelerinde koca arayanları gorunce kimse kızmasın kendinde suç arasın bence.bekarım ama mutluyum cok da onemli degil benim icin rolu yapmaktan sıkıldım herkesin acıyarak bakmasından sıkıldım elalemin lafından da sıkıldım en guzel yıllarımı bu duygularla geçirmekten de yoruldum işin garibi bu kadar dolu olup aman ayıp olur diye bunları en yakın arkadaşlarla paylaşamamaktan da yoruldum evet belki hayatta yalnızız ama yalnız olma konusunda yalnız degiliz

        • E.Y. dedi ki:

          Dediklerinizi aynen ben de hissediyor ve yaşıyorum..Kendimi aşırı derecede bunalmış hissediyorum.Lütfen birbirimize dua edelim…

    • hamza yürekli dedi ki:

      İnsanları (biyolojik olarak) yalnızlıştıra yalnızlıştıra param parça topluluk oluştu Altta kalanın canı çıksın hesabı çok basit sorunlar bile çözülemez oldu. Bekarları evlendirin emri varken, müminler kardeştir fermanı varken, insanların en hayırlısı insanlara iyilik yapandır düsturu varken bizim dinimizde yalnız lar yine yalnız bekarlar yine bekar aileler yine dağınık çocuklar yine mahsun garipler yine sadece kendi köşelerinde sıkışık.
      Şahit oluyoruz bayan erkek farketmez (maalesef çok acı) zenginlerimiz(her ölçüde) cafcaflı cafcaflı giyim kuşam cafcaflı ev mobilyalar cafcaflı arabalarda birde güneş gözlükleri yokmu (israfın en alasını yaptıran) neymiş efemdim faal olmak istiyormuş, evde işe yaramaz bir şekilde kendi çapında olamazmış.
      Yazık yav yazık. Yaptığın masrafa yazık, verdim zennettiğin emeğe yazık, kazandım dediğin sevaba yazık, kendine aldattığın yazık.
      En yakınındakinin derdiyle dertlenmez, hastasıyla ilgilenmez ,işine yardımcı olmaz ve hatta biraz vakit ayırıp hal hatır sormaz. Kendi akrabaları, konu komşu, arkadaş hepsinin dilinde olmasada kalbinde ( biz ona ulaşamıyoruz sonra tekrar ararız ((lütfen).
      Belki Allah bilir kardeşiyle dargın vs. vs. küs. Kim neylesin biraz emek verip bekarı evlendirmek için vaktini harcasın, kim neylesin bir çok kişinin yıllık geriline denk güneş gözlüğünü takıp şu toplantıdan bu toplantıya gezmek ten geri kalsın da hastaya, öksüze, fakire,garibe , miskine, yolda kalmışa, dara düşmüşe vakit harcasın.
      Maalesef bu. Ne bekara, hastaya, öksüze, fakire,garibe , miskine, yolda kalmışa kimsenin dert edindiği yok. Allahım affetsin.

    • zeynep dedi ki:

      ben de aynı goruşteyim hep soyluyorum artık o kitapları okumak istemiyorum
      elalem evleniyor biz evlilik profersoru oluyoruz
      zaten bilmek ve uygulamak cok farklı şeyler
      Rabbim ogrendiklerimizi uygulamak isteyecegim bir eş versin

      • Hasan dedi ki:

        Evlilik adı taşiyan ve kadın erkek psikoloji tanıtan 20 kitap okudum desem hiç yalan olmaz. Bu sitenin hemen hemen tüm makaleleri okudum. Kaçtane evliliği anlatan sohbet program izledim. Bunları ibadet ve evliliğe yatırım için yapıyorum. Ama tünelin sonunda hâla bir ışık görünmese, halimiz epeyce zor. Madem ailemiz yardım etmiyor, pasiflikden çıkıp ölçümüzü aşmadan aktif aramamız lazım.

        • sadece dedi ki:

          Dediğiniz gibi pasif olarak evliliği istemek ve düşünmekten çok sözlü ve fiili dua ile aramamız gerekli. Bu noktada herkes hemfikirdir. Ama doğru yerde aramalıki bulunsun. Ben kendimden yola çıkarak çevremden bu konuda ümidim yok. Çünkü çevremde dindar ve uygun özellikte biri yok. Tanıdık ve akraba tavsiyesindede çoğu zaman durum aynı. Cemaatlerde bulundum cemaatlerde aracılık yapıyor ama çok etkin değil. Hiç onaylamadığım güvenmediğim internette bile aradım sıkılarak oradada çeşitli sorunlar var. Başta güven sadakat sorunu var sanal bir ortam. Çok fazla seçici mükemmelliği arayan dış görünüş eğitim maddiyat vs. Dindar bir eş arayışıyla beraber cennetide dünyada yaşamak isteyen suretperest eğitimi put yapmış insanlar var. Flörte giden bir yol var.Diğer taraftan birçok hoca efendiye ve psikoloğa mail attım ne yapabilirim evlilik konusunda sonuçsuz kaldı. İster erkek olsun ister bayan olsun namuslu edepli bir insan yoldan geçen birine evlilik teklifi edemez. Sonuç olarak baktığınızda kendi açımdan bütün yolları denedim ve kısmet diyorum. Çünkü evlilik sadece insanın kendisinin fikriyle yada fiiliyle olmuyor uygun insanın olması gerekli ve bununla beraber Allah’ın nasip etmesi. Benim durumumda olan çok fazla insanın olduğunuda farkettim bu sürede. Aktif olarak neler yapılabilir bilmiyorum. Ama sorunu çok iyi biliyorum. Dindar ve edepli bayanlar sokakta yada başka bir yerde eş arayamacağı için evlerinde bekleyecekler bu sürede çalışsın yada çalışmasın psikolojik olarak yıpranacaklar. Aynı sorun erkeklerde var onların sıkıntısıda dindar bir eşle beraber eşlerinin mütevazi olmasını kanaatkar olmasını ve içlerinin ısınmasını istiyorlar. Sadece bu dönemde biz hem modernizmle hem islami yaşamla arada kaldığımız içinmi zorlandık bilmiyorum ama sanırım eskiden evlenmek ve evlliği sürdürmek daha kolaydı. Eşiniz hayırlı ise şükür imtihanı hayırsız ise sabır imtihanı verilirdi ve eş olarak Allah’ın nasip ettiğine kaderim deyip katlanırdı.

          • yalnız dedi ki:

            sessiz cıglıkları kimse duymaz boşuna tabi bu çırpınışlar bir sure sonra insan anlıyor
            teknoloji gelişiyor herşey gelişiyor insanlar tüpbebekle cocuk sahibi oluyor
            ama bu evlenme konusunda malesef yıllaröncesinde nasılsa hala oyle degişen gelişen fazla bişey yok evli ve çocuklular arasında parmakla gosterilen biri haline geliyorsun
            bu kaygı yuzunden kafamda yapmak istedigim başka şeylere odaklanamıyorum
            yoruldum…

      • sadece dedi ki:

        Zeynep Hanım size yine katılıyorum. Sanırım hastanın halinden en iyi doktordan önce aynı hastalığı çeken anlıyor. Dediğiniz gibi evlilik üzerine dini psikoloji fıtrat bakımından sosyal bakımdan çocuk eğitimi vs. çok fazla kitap yazı okudum. Birçok hocaya psikoloğada durumumu yazdım.Ama insan şu dünyada sadece ilmi bilgileri kitaptan öğreniyor, geri kalan her şeyi duygularımızdan öğreniyoruz. İnsanın en fazla ihtiyacını tatmin eden kalbine mukabil bir kalbi bulması. Sanırım bizim en büyük sorunumuz bunu bulamamız. Ben birçok yolu denedim sözlü dua ile beraber fiili dua ve sonunda Rabbime sığındım tevekkül ettim O herşeyin en iyisini biliyor. Olmayınca olmuyor O dilemedikten sonra. İster aracı tanıdık eş dost akraba cemaat vs. hatta onaylamadığım halde internette bile aradım bir ihtimal olmadı. Sanırım herşeyin vakti zamanı var.Fakirullah Hazretlerinin bahsettiği gibi.

        • zeynep dedi ki:

          evet “internetten koca arayan kız ” kulaga ne kadar itici geliyor degil mi ahlakı yönden bu tur kızlar cok saglam degil diye duşunulur. hemen damgalanır
          halbuki cogu kız bunu o kadar temiz duygularla yaparki . niyeti sadece guzel bir yuva kurmak olan belli yaşa gelmiş her bayanın (etrafında kendisine el uzatmayan insanlara sitem ederek) çaresizce başvurdugu bir eş bulma yoludur bilirsinki internetten hayır gelmez bilirsinki cok dogru bişey degil ama bazen oyle bunalırsınki bu yola başvurursun. sonra ben napıyorum der kendine gelirsin .ama bu duruma duşmek incitir insanı kendinden utanırsın . yakıştıramazsin kendine oysa kafandaki eş tipi nette kızlarla konuşan sohbet eden insan tipine o kadar uzaktırki yanlış yerde ararsın hayalindeki adamı
          bu bir gerçektir itiraf etsede etmesede birçok bayan başvurmuştur bu yola . Rabbim bir an bile nefsimizle başbaşa birakmasın.imtihan sadece evlilikle olmuyor yalnızlıkla da imtihan oluyor .tevekkul ve teslimiyet gerekiyor sabır gerekiyor evet ama insan bazı duyguları gençken yaşamak istiyor Rabbim herkesin gonlune gore versin bekarlara hayırlı eş evlililere de muhabbet huzur versin inş hayırlı cumalar

          • sadece dedi ki:

            Yazdığınız bütün psikolojiyi yaşadım.Edeple belli bir yaşa gelip bu yola başvurmak inanın insanın vicdanını maneviyatını çok büyük etkiliyor. Tedirginsiniz vicdanınız huzursuz ama belki ihtimali. Aslında buda şeytanın bir hilesi belki ve nefs. Dediğiniz gibi benim hayalimde bırakın nette kızlarla konuşan bir erkeği ben facebook vs. tür sitelere üye olan birine bile karşı olan biriydim. Yanlış yerdi bunu şimdi daha iyi görüyorum.Bu olayda bile benim için büyük hikmetler oldu. Hayatta asla yapmam dememeyi öğrendim ve kimseyi yaptığı hatasından dolayı yargılamamayı. Her bekar insan bunalımda değildir her evli olanda mutlu değildir yada tam tersi. Allah bekarıda evliğide bir şekilde imtihan ediyor. Olgunlaşmak için bunlar gerekli böylece sürekli Rabbimizi anıyoruz. Unutmuyoruz ne mutlu unutturmuyor. Yalnızlık konusu zaten bekar yada evli için kalbine mukabil kalp mevzusu yine. İnsan bunu bulduktan sonra sıkıntılar paylaşılıyor. İnşallah Rabbim herkes için gönlündeki hayırlı dilekleri haklarında hayırlı yapar.Rum Suresi 21.ayeti herşeyi anlatıyor.Fıtratı,aşkı,muhabbeti ve Allah’ın rızasına kavuşmayı.

          • hüzün gecesi dedi ki:

            Yazdıklarınıza harfiyen katılıyorum Zeynep Hanım.
            Aracı olan yok ailelerden hayır yok kendimizin bulabildiği yok derken tek çare netten evlilik gibi görünüyor. yakın bir arkadaşım da bu yola başvurmuş en sonunda ve bana da tavsiye etti ama yapamadım. Bu şekilde ne kadar daha devam eder onu da bilmiyorum tabi. Allah sonumuzu hayretsin.

    • "Abdullah Bir" dedi ki:

      Bazı bayanların yorumlarını okumaya başladığımda üzülüyorum. Kendi kendime “nasıl olur da bu kadar donanımlı, bilgili, yuva kurmak için can atan, müslüman kimlikli hanım bekar kalır? Hem de piyasada bu özelliklere sahip namuslu müslüman bekar erkek evlenmek için kendine uygun bir eş ararken” diyorum…

      Ama (bir türlü evlenememiş bu türde ki) bekar hanımların yazdığı yorumların yarısına geldiğimde üzüntüm “kızgınlığa” dönüşüyor.
      Çünkü; hanımefendi konuya öyle bir giriş yapıyor ki sanırsınız Hz. Hatice mubarek. Aaaa, oda ne yazının ortalarında bir yerde bir söz ile bir cuval inciri berbat ediyor.
      Neymiş efendim
      “””….sonradan evli olduğunu öğrendiğin insanın ikinci eş ol teklifleri, midesini bulandırıyor…” muş hanımefendinin…
      Her kadın bunu kabul etmek zorunda değil, bunu anlıyor ve kabul ediyoruz.
      İçinizden bazılarının ZAN nettiği gibi kimseyi ikinci eş olmaya zorlamak ve ben bunu kabul etmiyorum diyen bayanlara “yanlış yapıyorsun” dediğimiz yok.

      Ama, sen kalk hem evlenememekten şikayet et, peşine de Allah’ın ruhsat verdiği bir konuda erkeğin “normal, caiz, helal” teklifine “”””miğdemi bulandırıyor” de….
      Ben de bu kafa yapısını anlamıyorum.
      Adama sormazlar mı bu ne perhiz bu nasıl lahana turşusu?
      Biz sadece diyoruz ki;
      Sizin sahip olduğunuz (farkında olarak veya olmayarak) bu FEMİNERKEK kafa yapısıyla düzgün ve sağlıklı bir evlilik yapmanız çok zor. En iyisi siz ya kafanızı, yada evlenme konusun da ki fikrinizi değiştirin.
      Aksi taktirde evlenseniz bile kocanız olacak garibana hayatı zehir edersiniz. Kocaya hayatı zehir etmenin bedeli de bu dünyada yaşadığınız bekarlığın size verdiği üzüntü ve acı ile kıyaslanamayacak kadar ağırdır ahirette. En iyisi siz evlenerek hem kendinizin dünya ve ahiretini mahvfetmeyin hemde kocanız olacak adamın hayatını zindana cevirmeyin.

      • ASUDEVİSAL dedi ki:

        Abdullah bey siz yanlış anladınız sanırım benim 2. eşliliğie söylediğim bi şey yok Rabbimin helal kıldığı bir duruma amenna,en başta bekar olduğunu ve sizin sizin kalbinizi kazanıp ,zamanınızı alıp,hayallerizi hırsızlık yapıp,iş ciddiye binince geri atıp daha sonrada ben evliyim 2. eşim ol teklifi ne derece doğru sizce,mide bulandıran Allahın verdiği ruhsat değil aldatmaca siz bunu anlamamışsınız,2 eş olmayı herkes kabul etmek zorunda değil kabul edenede hiç bir sözüm ve eleştirim olamaz,ama bunu kabul eden kişi herşeyi bilerek kabul etmeli hile ile gönül kazanılmamalı,lütfen ithamlarınıza da dikkat edin,bi türlü evlenememiş ve evlenememekten şikayet ediyor derken kırıcı oluyorsunuz,Alahın gücüne gider.

        • "Abdullah Bir" dedi ki:

          Sayın ASUDEVİSAL

          Öncelikle belirtelim ki bizim gönlü yaralı veya sıkıntılı bir insanı üzmek gibi bir niyetimiz yok Burada yazdığımız yorumları düzenleyerek buraya koymuyoruz. O an için sahip olduğumuz bilgiler ve tecrübeler ile doğaçlama yorumda bulunuyoruz. Bu nedenle bazen ifade edilmek istenen ile anlaşılan farklı olabiliyor.

          Sizin bu cevabi yorumunuzdan sonra “acaba kantarın topuzunu biraz fazla mı kaçırdık” düşüncesiyle kendi yorumumu ve sizin yazınızı tekrar gözden geçirdim.

          Hayır bizim ifadelerimizde bir sıkıntı yok…

          Anlatılmak istenen net olmakla birlikte anlayışta bir sıkıntı olduğu sonucuna ulaştım.
          Söyle ki;

          “””” en başta bekar olduğunu ve sizin sizin kalbinizi kazanıp ,zamanınızı alıp,hayallerizi hırsızlık yapıp,iş ciddiye binince geri atıp daha sonrada ben evliyim 2. eşim ol teklifi ne derece doğru sizce,mide bulandıran Allahın verdiği ruhsat değil aldatmaca “””

          yukarıda ki bölüm sizin yorumunuzdan alıntı….

          Kimse sizi tanımasa da sizin yazdığınız bu metinden bir kaç bilgi ve sonuç çıkar.

          1- Siz normal (???) evliliik yaşını geçmiş ve henüz evlenmek NASİP OLMAMIŞ mütedeyyin bir hanımsınız.

          2- Yuva kurmak için bugüne kadar caiz olan çeşitli şekillerde çok çaba sarfetmişsiniz, ama bir türlü sonuca ulaşamamışsınız, evlilik nasip olmamış

          3- Birileriyle evlilik niyetli görüşmeler yapmış, fakat bunlardan en az birisinin veya daha fazlasına “gönlünüz ısınmış, aklınız yatmış, sevmişsiniz” ve “tamam bu olur” demişsiniz kendi kendinize. fakat bu adayın bir süre sonra size yaptığı ” ikinci eşim ol” teklifine muhatap olmuşsunuz ve o kişi ile iletişimi kesmişsiniz.
          4-Hatta daha düne kadar evlenmek için uygun gördüğünüz veya sevdiğiniz için evlenmeyi düşündüğünüz o kişi sizin midenizi bulandıracak kadar kızmanıza, kınlenmenize ve nefretinize hedef ve sebep olmuş.

          5-Bu nedenle size talip olan her erkeğe mesafeli yaklaşmaya, “acaba buda mı 2. eş olma teklifinde bulunacak” korkusu ve beklentisiyle kendinizi korumaya ve savunmaya almışsınız.

          6- Bu durum sizin için,izde bulunduğunuz “gerginliği” maksimum seviyeye çıkartmış ve muhtemelen sizin ile evlenmeyi düşünerek sizin ile görüşmelerde bulunan samimi adayların gözünü korkutmuştur.
          7-Sonuç olarakda bugüne kadar Evlenememiş ve bir yuva kuramamış olmak sizi ziyadesiyle rahatsız ediyor.

          Üç aşagı beş yukarı sizin ve sizin ile benzer durumda olan hanımefendilerin içinde bulunduğu durum bu veya buna benzer şekilde…

          Şimdi gelelim şeklen benim size sorduğum, ama normalde bir türlü kendinize sormaya cesaret edemediğniz o ZOR SORUYA…

          “Tamam, bu olur, bu adam ile evlenebilir, huzurlu bir yuva kurabilirim.”

          kararını verdiğiniz adamın son anda yaptığı “2. eşim ol” teklifi neden sizi çıldırtıyor?

          Belli ki size bu teklifi yapan adam “En azından”

          1-Allah tan korkan ve zina yapmayan İman sahibi bir Müslüman

          2- Eşiyle problemleri var, ama vicdanı ve inancı gereği eşini boşamak ve magdur etmek istemiyor.
          ( aslında gerçek mağdur boşanan kadınlar değil erkekler)

          3-İkinci bir hanım almaya niyet ettiğine göre bunu yapacak maddi ve bedeni gücü de var.

          4- Evli olduğunu baştan söylememesi size göre sahtekarlık, ama bazılarına göre ise bir tür “kadının samimiyetini ölçme testi”

          Bu açıklamalardan ve elde ki bilgilerden sonra tekrar sorumuza dönelim…

          Kim daha dürüst ve davranışlarında daha samimi?

          Allah’ın tarif ettiği İslam nikahını kabul ve caiz gördüğünü söylese de Resmi nikahı koruyucu, kurtarıcı, hayatının garantisi “olmaz ise olmaz” kabul eden, resmi nikah olmadığı için taliplilerini ÖCÜ gören kadın mı, yoksa Ruhsal ve bedeni ihtiyaçlarını günümüzde çok daha kolay karşılama şansı olduğu halde ZOR ama HELAL yolu tercih eden müslüman erkekler mi?

          Bu soruların cevabını bana vermek zorunda değilsiniz. Bir ağabey olarak size – sizlere tavsiyem,

          “HER BİR TERCİH AYNI ZAMANDA BİR ÇOK ŞEYİ REDDETMEKTİR”

          cümlesi ışığında önceliklerinizi ve beklentilerinizi yeniden gözden geçirmenizdir.

          Not: Ama yinede Kalbinizi kırdık ise lütfen bizi bağışlayın. Bizim derdimiz sizi/sizin gibileri üzmek veya düşene bir tekmede biz vuralım peşinde koşmak değil. Hakkınızı helal ediniz.

          Selam ve muhabbetle

          • esra@ dedi ki:

            ya bu nasıl bir düşünce Allah aşkına!Abdullah bey !
            Yalan bir mümine yakışır mı? Bal gibi de bu aldatmaktır.aynı olayın bir kadının erkeğe yapması nekadar doğru olur.

            ozaman kadın da bir erkeği deneyip,bekarım desin sonra elde edince ben evliyim senin için boşanayım desin.(nasıl sa kadın ancak boşanarak evlenebilir)bu durum karşısında bir erkeğin midesi bulanmıyorsa,kendini aldatılmış his etmiyorsa ozaman haklısınız! Biraz empati lütfen.!
            bir erkek 2.bir hanım istiyor ise bunu en başından söylemeli.siz kızınıza yapılmasını kabul edebilirmisiniz veyahut kız kardeşinize.isteyen evlenir ,isteyen kabul eder ancak bu aldatmadan ,dürüstçe olmalı,ifade edilmeli en başında..yalan üstüne yuva kurulamaz.ister ilk ,isterse 2. Evlilik olsun fark etmez.

          • ASUDEVİSAL dedi ki:

            Sevgili Esra Rumuzlu kardeş,benim anlatmak istediğimi sizde anlatmışsınız,Allahın verdiği 2. eş ruhsatına karşı geldiğim bi durum yok zaten,ve Abdullah bey hala sadece 2. eş ol teklifinden rahatsız olduğumu iddia ediyor,kendimi ispatlamak zorunda değilim,esas mesele aldatmaca hile ile gönül kazanılması,bu 2. evlilik olayı o kadar basit değil,iki taraf birbirini sevse ve erkek 1. eşini mağdur etmemek için 2. eşi istese bile,nikah ilan edilmesi gereken bir durumdur bunda öyle bişey söz konusu değil,çünkü1. eşimin bundan heri olmasın deniyor,ben çalıştığım için 2. eşi geçindirme tasası yok nasılsa,bu durumda 2.olan için düğün dernek gelinlik giyme olmayacak sessizce bir ev tutulup,ailenede bi şey söylemeden o eve gideceksin,ben kadın ve erkeğin eşit olduğunuda iddia etmiyorum zaten öyle bi şey yok,Abdullah bey evliyse eğer,eşinin rızasını alsın,ve bekar bir hanıma da ben evliyim 2. eş olarak seninle evlenemeye talibim desin,kabul edilirse ne ala,bu öyle her kadının kaldıracağı bir durum ve hakka girmeden şartları yerine getirmekte her yiğidin harcı değil günümüzde,aynı şartlar kendi kızının yada kızkardeşinin başına gelsin,ne hisseder acaba,Abdullah beye göre bizlerin yaşı geçmiş bir türlü evlenememiş hanımlar olduğumuz için,gizli saklıda olasa 2. eş olmanız bekar kalmanızdandan daha iyi deniyor,HZ Hatice mübarek diye eleştiride bulunmuş,onlarda bizim gibi hata yapabilen bir kuldu,bizler Hz. Hatice, Hz. Ayşe validelerimiz gibi olmasakta,karınca misali o yolda ölme gayreti içindeyiz..

          • "Abdullah Bir" dedi ki:

            Sayın esra@

            Ukalalık olsun diye söylemiyorum sadece “mecbur” olduğum için söylüyorum

            ” Ben doktora seviyesinde diplomalı bir İletişim uzmanıyım”

            Siz zannediyor musunuz ki “ben burada ki yorumcuları alt etmek veya sanal galibiyet peşinde koştuğum için yorum veya yorumlara cevap yazıyorum.

            Benim derdim başka…

            İnsanların yazı ve konuşma dilinde kullandıkları kelimelerden “BİLİNÇALTI” kontrol altına alınmış, felç edilmiş ve zehirlenmiş; işin daha da kötüsü bunun farkında dahi olmayan insanlara yardım etmeye çalışıyorum belki bir faydamız dokunur da karaya vurmuş ve ölmek üzere olan “bir deniz yıldızının” denıze ulaşmasına aracılık etmiş oluruz düşüncesiyle…

            Birey olarak bugüne kadar başıma ne geldiyse bu düşüncemden ve DÜRÜSTLÜK den geldi desem abartmış olmam inanın.

            Neyse….

            Sizin ve sizin bakış açınıza sahip olanların görmediği bir şeyi size göstererek konuyu açıklamaya ve polemiğe girmemeyi düşünüyorum….

            Ama önce sizn sahsınızda yorumlarımı okuyan herkese söylemem gereken bir sey var…

            HERKESİN BAKTIĞI YERDEN BAKARSANIZ HERKESİN GÖRDÜĞÜNDEN FARKLI BİR ŞEY GÖREMEZSİNİZ…

            Bu nedenle olaylara, insanlara ve herşeye farklı bir noktadan ve herkesin baktığından farklı bir şekilde bakın… İşte o zaman ” farkı fark edeceksiniz”

            Şimdi gelelim asıl söylemem gerekene…

            Sayın yorumcu ASUDEVİSAL hanımefendinin ÖNCELİKLİ sikayet i ve midesini bulandıran konu erkeğin “yalan söylemsi” değil. Görüştüğü ve İŞTE BU ADAM İLE EVLENEBİLİRİM” dediği erkeğin kendisine yaptığı “2. EŞ olma” teklifi…

            ve sizin ;

            “””aynı olayın bir kadının erkeğe yapması nekadar doğru olur. ozaman kadın da bir erkeği deneyip,bekarım desin sonra elde edince ben evliyim senin için boşanayım desin.”””

            ifadenizin arkasında BİLİÇALTINIZDA GİZLENMİŞ, sizin bile farkında olmadığınız hatta belki de reddeteceğiniz tek gerçek var.

            Size göre KADIN ve ERKEK HER KONUDA EŞİTTİR ve ERKEĞİN YAPABİLDİĞİ HER ŞEYİ ve SAHİP OLDUĞU HER HAKKA BÜTÜN KADINLARDA SAHİPTİR veya SAHİP OLMALIDIR….

            Kusura bakmayın ama bunu söylemek zorundayım.

            Bu Müslüman bir kadının imanını kaybetmesine sebep olacak kadar ciddi bir “ALGI YANILSAMASIDIR”

            SELAM ve SAYGIYLA

          • esra@ dedi ki:

            Abdullah bir bey

            öncelikle sizin kendi yazdıklarınızla çeliştiğinizi hatırlatayım.
            bir önceki asudevisal hanıma yazdığınız 4. Maddeyi tekrar gözden geçirin.

            benim yalan olarak nitelediğim olaya siz “sahtekarlık ” demişsiniz.
            Demek ki sizde benim gibi düşünmüşsünüz.ancak bana yazdığınız yorumda inkar edip ‘yalan söylediğinden değil,2. Eş teklifinden ‘demişsiniz
            .kızcağızın günahına girip dinimizde haram olan ‘suizan’ ı
            etmişsiniz.helallik alın Asudevisal hanımdan.

            Bana gelince ben sizin gibi iletişim uzmanı olamasamda bu konuda hatrı sayılır bir bilgiye sahip olduğumu ifade edeyim.

            Ben kadın ve erkeğin farklı olduğuna inanıyorum.kadın ve erkek Allah katında eşittir.üstünlük ise ancak takva iledir.eğer dediğiniz gibi bilinçaltında öyle bir düşünce varsa bundan mesul değilim.Farkında olmadıklarımızdan sorumlu değiliz,farkında olup bilerek yaptığımızdan sorumluyuz.onun için kimseye imansız gidersiniz tabirini kullanmanızı önermiyorum.

            Kur an ı kerimin mealini okuduğunuzda bilinenin aksine erkeğin hakkından çok kadın ve kadın hakkından bahis eder.erkekve erkeğin hakları hakkında geçen ayetler 4/5 ayet iken kadın ve kadın hakkından bahis eden ayetler 28 kadar ayettir.

            Görüyorsunuz Çok eşlilik üstünlük ve takva manasına gelmiyor.bunu kabul etmeyen dinden çıkmıyor.Siz iman etmek ile amel etmeyi karıştırıyorsunuz.kişi iman etmez ise dinden çıkar,amel etmez ise günahkar olur.

            Sizin yazdıklarınızı okuduğumda Bilinç altınızda “çok eşlilik isteği” olduğu izlenimi ediniyorum. Gerçek hayatta ikna edemediğiniz hanımlara inat burdaki çoğu kadını çok eşlilik için ikna ve teşvik edip vicdan /iman algısı oluşturuyorsunuz.

            İslam dini kimsenin tekerinde değil.çok eşlilikten önce konuşulacak islamî konular okadar çokki.o güzel engin bilgilerinizden diğer konularda da görmek istiyorum
            saygılarımla

          • esra@ dedi ki:

            asudevisal hanım kardeşim
            söylediklerinize katılıyorum.sizi çok iyi anlıyorum.her gençkız evlendiği zaman gelinlikle ,düğün dernekle ,gizlemeden ilan ederek baba evinden çıkmak ister.buda onun en doğal hakkıdır.siz olumsuzluklara kulak asmayın,bildiğiniz doğrulardan şaşmayın.Allah büyük. Allah a emanet olun .
            Selam ve dua ile.,

    • ibrahim allar dedi ki:

      Hay ağzınıza sağlık ASUDEVİSAL rumuzlu yazıyı yazan hanımefendi veya kardeşim.İşte bu ya ben hep söyler dururdum demekki benim gibi düşünen biri daha varmış.Evet yazdıklarınızda ve düşüncelerinizde yerden göğe kadar haklısınız.gerçekten bravo size inanın sizi tanımayı çok isterdim.Özellikle teşekkür etmek için.

  6. seda dedi ki:

    Annem bir aracilik yapip cok kotu bir adami genc guzel bir kizla tanistirdi yillar once. Kizin ailesi de arastirmadan sadece duyduklarina bakarak kizlarini verdiler.
    Suan kiz cok mutsuz, yani yillardir yuzu gulmedi. Maddi gucu de var ama butun bu cileye ragmen esiyle bosanmadi. Ki bosanmama sebeplerini kimse anlamiyor cunku adam cekilecek dert degil, yani ayni evde 3 saat geciremezsiniz o adamla oyle aciklayayim.
    Neyse sorun su ki, bu kizin annesi yillardir benim anneme beddua ediyor, “sen de damatlarindan bul, ayni benim damadim gibi olsunlar” diyor. Ve suan annemin 2 damadi var ikisi de cok iyi degil. Sanki kadinin bedduasi tutmus gibi.
    Yani kadinin beddua etmedigi bir gun bile yok yillardir. Arkadaslar lutfen yorum yapin kadinin beddualari tutuyor mudur sizce, biz hep mutsuz mu olacagiz kizkardeslerimle. Ne yapmamiz lazim.
    Annem de hala hatasini kabul etmiyor, kendileri yanasti diyor. Sizce annenin hatasini kizlari oder mi, biz bu yuzden mi bu durumdayiz ve ne yapabiliriz?

    • Hasan dedi ki:

      Bana sorarsanız, her insan kendi günahını çeker. Annen bir hata ve günah işlediyse, senin ne suçun var. Evlilik kader olduğunu düşünmüyorum. Evlilik kararı insanın muhtemel en önemli kararıdır hayatında. Bu konuda Allah insanın iradesine müdahale etmez. Allah karşına nasibini getirir, sende karar verirsin. Beddua ancak kendini bağlar, kızını çocuğunu bağlamaz. O kadın nasıl başka bir insanın evliliği kötü gitmesi beddua eder? Büyük bir ahlaksızlık. Bu haddini aşmakdır. İnsanın kötü bir eşle evlenmesi kendi sorumluluğudur. Anlattığınız kadınlar ancak ektiklerin tohum biçmişler.

      • hasret dedi ki:

        evlilik kaderdir..bizim evet yada hayır dememiz bizim irademizmiş gibi görünse de aslında değil…
        çünkü “kalpleri bir birine kaynaştıran Allah tır”..bu bile bizim elimizde olmadığını gösterir..

        Beddua eğerki mazlumun bedduası ise tutar sadece şahsı değil torununa kadar gider,ondan çıkar,çıkıyorda..belki yine bu beddua ya sebep olan kişi yüzünden masum olan kızından çıkar ancak,bu sebep kızının suçlu / suçsuz olmasından değil..beddua eden kişinin sevdiğinden,canının ençok yanacağı kişiden çıkması,imtihan olması sebebiyledir…ozaman daha çok acı çeker ve sebep olduğu için üzülür..kendisine gelse belki okadar üzülmez ancak sevdiği kişi /kızı yaşayınca ,aynı şekilde kendide o acıyı tadınca anlar…bence seda hanım anneniz helallik almalı ,tövbe etmeli ..belki ozaman böyle üzülmezsiniz..sizde annenizde rahat olursunuz..

        • hasret dedi ki:

          seda hanım
          beddua hakındaki yorumum geneldir..adı geçen kişileri ,şahısları kast etmedim.. yanlış anlaşılmasın.annenizin bedduası tuttu gibi bir olgu oluşturmasın sakın….
          Birde kişi kendisine yapılmasını istemediği bir işi,olayı başkası için istememelidir…yani bir başkası annenizin yaptığı gibi yapsaydı annenize belkide annenizde hoşlanmazdı…anneniz helallik almaya çalışmasını buyüzden yazmıştım..

          Not: yazılar bazen insanın anlatmak istediği bir konuyu ,ifade ederken anlamından çok daha farklı anlaşılıyor..oyüzden böyle bir yorum yszma gereği duydum..

      • hamza yürekli dedi ki:

        Evlilikte kişinin(kulun) sorumluluğu olmasaydı bunca kulun DÜNYA İMTİHANI aileleri olurmuydu ve ve Allah insanı tercih ettiklerinden dolayı sorumlu tutarmıydı.
        Bizi aldatan bizden değildir buyuran Güzel nebimiz dir. İnsanlar her işte birilerine aracılık ederken yanıltıcı bilgi vermemelidir fakat yalan bilgi hiç ama hiç vermemelidir. O kişi verilen bilgilerin doğrululuğunu inanarak evliliğe karar verdiyse bu aracıların bu olumsuzluktan balgibide sorumludurlar.
        Eğer öyle olsaydı Bu hadis ümmete bu şekilde uyarıcı nitelikte ”değilde ümmetim alış verişte veya diğer işlerde isteyen istediğini yapabilir kazanç için her yol mübah”(hafezenallah) şeklinde olurdu.
        Haram helal farketmez ver allahım
        Kulun niyazi hepsini yer alllahım. Biraz daha çarsak konuyu; Aracı bir kişiyi başka birini tavsiye eder veya tanıştırırken kesinlikle ve kesinlikle gıram hata yapamaz. Yani tanıttığı kişi Bin üzerinden 499 gıram ise bunu 500 gr veya 488 gıram diyemez.
        Huzursuzlukların (aracılların genelde olumsuzluğu budur) en büyük sebebi budur.

    • sadece dedi ki:

      Kim olursa olsun beddua etse bile söyleyen kişinin bedduasını yada duasını kabul edecek Allah’tır. Anneniz aracı olmuş ama sonuçta insanlar kendi kararlarıyla ve Allah’ın dilemesiyle evlenmişler. Aracı olurken dürüst olmak ve iki tarafında kötü huyları varsa bunların söylenmesi gerekir bu gıybet değil. Çünkü vesile olunan evlilik ve insanların hayatını ahiretini etkileyen önemli bir konu.Kızın aileside aracıyla beraber kendiside araştırmalıydı incelemeliydi bu konuda insanların üzerine yükü atmak günah keçisi bulmak yanlış. Bu zamandaki çoğu evliliklerin huzursuz olması yada denk insanların evlenememeside bundan. İnsanlar istişare etmiyor. Soruşturmuyor ahlak yerine cebine dış görünüşüne bakılıyor. Sizi ve annenizi tanımadığımdan suizan edemem.Annenizinde bir hatası olduysa erdemli davranıp hata yaptım demeli. Yalnız size yazabileceğim herşey bizim niyetimizde bitiyor. Başımıza gelen iyilikte kötülükte niyetimizin sonucu.Bununla beraber ümitsiz olmayın sonuçta bu dünyada çeşitli sebeplerden imtihan oluyoruz. Beddua yüzünden mi mutsuzsunuz bu bilinmez. Tevekkül edin dua edin Allah’a sığının hüküm yalnız Allah’tadır. Bununla beraber dünya hayatındayız ve dünyadaki işler akıl duygu ve amelle yürüyor.Sözlü dua ve fiili dua.

    • E.Y. dedi ki:

      Bence bol bol sadaka verip hem onlar için hem de anneniz ve kendiniz için sadaka verin kardeşim..İnşAllah düzelir.Anneniz de bir bakıma haklı,araştırıp soruşturmak önemli,gerçi O da bir yere kadar ama olmaması gereken iş az çok kendini belli ediyor zaten..Aracı çok ısrar etmemeli,gerçekten iki tarafı da iyice tanıyıp bu işlere öyle girişmeli..Rabbim hepimizin yardımcısı olsun.

    • Desperate dedi ki:

      Bir insanın yaptığı hata, günah çocuklarından çıkar çok kez şahit olmuşuzdur buna hatta anne/babasının günahını çocukları çekiyor denir. Ancak aracılık işinde aracının görevi tanıştırmaktır, sonuçta zorla evlendirmiyor kimse. Ayrıca çok kötü biriyse neden boşanmıyor?

      • seda dedi ki:

        Arkadaslar cok saolun farkli fikirler almak bana iyi geliyor. Annemi bu konuda bende cok hatali buluyorum. Dunyanin en cilgin adamlarindan birini gosterdi o aileye. Onlar da paraya meslege bakip kizlarini verdiler ne yazik ki. Neden bosanmadiklarini bilmiyorum, bunu herkes merak ediyor zaten cevrelerindeki.
        Annem cok iyi bir kadindir, ama hatasini asla kabul etmez boyle bir huyu var. Bize beddua eden kadina da uzuluyorum kizinin basini yaktik resmen diye dusunuyorum, onun yerinde olmayi asla istemezdim.
        Bir de o kadar beddua ediyor ama damatlari kotu ciksa bile annem kendi hatasinin bedeli oldugunu dusunmez ki, hic ders almaz yani eminim bugun olsa yine aynisini yapar.
        Evlenecek olan kardeslerim, evleneceginiz kisiyi dogru arastirin. İsteklerinizi netlikle konusun, yuvarlanir gideriz demeyin lutfen

        • seda dedi ki:

          Buarada o meslegi parasi icin evlenilen kotu adam, mesleginden de ayrildi, parasi da bitti birkac sene sonra. Zaten ak koyun kara koyun o saatten sonra gozlerine gorundu ailenin

          • yusuf dedi ki:

            bana gör annen,zde de hata var ama asıl hata onlarda adamı iyice araştırmaları lazımdı sadece 1 kişinni dediğiyle olmaz

          • seymen dedi ki:

            Kızın ailesi paraya tamah etmiş. Kimse sadece başkasının sözüyle kızını evlendirmez, ona da bakar ama sadece söz ile olmaz. Ayrıca kötü adamın kötülüğü neymiş. Adam belkide o kadar kötü değil, onu hiç dinledik mi? Belli ki anlaşamıyorlar ama sorun iki taraflı da olabilir veya iki tarafta iyidir de uyumsuzluk sözkonusudur. Kız hiç konuşup görüşmeden mi evlenmiş?

    • Uğur dedi ki:

      Bu üç erkeğin üçü de niye, hangi özellikleriyle kötü acaba? Sadece siz değil, neden genellikle genç kadınlara göre bu erkekler bu kadar çok miktarda kötü çıkıyor? Yoksa sorun sizlerin bakış açınızda ve beklentilerinizde olmasın? Bence zamane kızları kuzu gibi modern feminist erkek istiyorlar, meselenin çoğu buradan kaynaklanıyor.

      Burada bir de kaynana faktörü var. Kaynanalara göre damatların veya gelinlerin kötü olması çok kolay bir şeydir zaten. Kaynanaya mutlak itaat etmeyen damat çok kötüdür. Ondan sonra da kaynana anlayamaz ki kızı/oğlu bu kötü kadın/erkekten niye boşanmıyor.

      Yine de doğru anlatmış olabilirsiniz, ama ben burada anlatılan şikayetlerden gına getirdim. Bu ne ya, evlenmeyelim daha iyi o zaman. Herkesin karısı veya kocası kötü çıkıyor. Veya kötü koca sayılmak işten bile değil. Erkek olduğumuz için, erkeklerin yüzde 70’i gibi sinirli ve kaba varlıklar olduğumuz için zaten kökten kötüyüz.

  7. sessizsedasız... dedi ki:

    Allah bütün bekarların yardımcısı olsun,zor iş…yanlış bir aracının tanıştırdığı yanlış kişi insanın ömründen ömür götürüyor.Benim aracılara da görücü usulüne de güvenim kalmadı.Allah nasip eder gerisi boş…

  8. Emre Dogan dedi ki:

    Geçenlerde genç Hanım Efendilerin fazlalıkta olduğu bir konferansa gittim. Konferansı sunan Hoca efendi çok espirili bir kişiydi. Salondaki Hanım Efendileri güldürüyordu. Hoca efendi evde kalmayla ilgili bir espiri yaptı salon birden sessizliğe büründe 🙂 Modernizm ile İslamiyet arasında kalan müslüman Hanım Efendiler genelde evde kalıyorlar yada evliliklerinde mutsuz oluyorlar. Talibi gelen Hanım efendi hemen dış görünüşüyle ilgileniyor. Şeytanın vesvesesi ile hemen kusur buluyor. Eğer insanlığıyla ilgilense Allah onun sevgisini yüreğine koyacak ama yok iki arada bir derede kaldıya hem kalbine hitap edecek hemde gözüne. Nasıl oluyorda Allah’ın emeği olan bir insanı bu kadar küçümsüyorlar anlamıyorum. Yaşınız kaç olursa olsun Allahın Rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Allah’a tamamen teslim olun.

    • Gulpembe dedi ki:

      “Modernizm ile İslamiyet arasında kalan müslüman Hanım Efendiler genelde evde kalıyorlar yada evliliklerinde mutsuz oluyorlar.”
      Modernizm ve din arasinda kalan erkekler ne yapiyor? Yoksa siz de modernizmin gunahini kadina ,sevabini erkege yazanlardan misiniz? Bu gercekci degil, ayrica cumlenin devamini ” bu kizlar begenmiyor, cok seciyorlar” demeye getirmissiniz. Boyle bise de yok.. Insanlarin secicilikleri tahsil/kazanc hayatlarina gore degil fitratlarina gore gerceklesir.
      Ben kendi etrafindan ornek verecek olursam, Evet kizlar belki gec evleniyorlar ama cok iyi ,memnun kaldiklari evlilikler yapiyorlar. Daha erken yasda tahsilini birakip cocuga karismis arkadaslardan ise ” iyiki evlendim, okuyup napcaktim?” Diyen hic duymadim,akillari ya okul hayatinda yada farkina varamadan cocuk telasina dustukleri genclik yillarinda…

      • Gulpembe dedi ki:

        Ayrica sunu ekliyim. Turkiyede hem dunyayi ve zamani dogru okuyabilen hemde dinin inceliklerine matuf ilahiyat hocamiz cok az. Cunku ilahiyatcilarin, turkiyede laik sistemin budadigi zihinleri geregi akillari ve duruslari devlet memurlugundan oteye gecemiyor. Bu baglamda o cok espirili hocanin empatiden yoksun ve bekarlari Kiracak yorumuna hic sasirmadim.

      • alieren dedi ki:

        Anne olmayı, çoçuk telaşı ve çocuğa karışmak gibi sözlerle bir nevi değersizleştirerek modernizmin günahının savunmasını yapmayın.İslamiyette evlilik ve aile hayatı herşeyden önce gelir.Hırs,tahsil,kariyer gibi egocu,bireyci istekler hiç bir zaman iyi bir müslümanın evlilik ve aile hayatınına engel olmamalıdır.

        Modernizm bügün insanlara hırs,kariyer,zevk gibi şeytani hevesleri aşılamaktadır.O yüzden bugün gerek ülkemizde gerekse bütün dünyada aile kurumu çökmüştür.Çocuğu kendi kariyeri ve şeytani hevesleri için ayak bağı olarak gören zihniyetler aslında evlilik ve aile kurumuna asla sıcak bakmazlar nitekim bugün batıda her kişiden biri ömürleri boyunca hiç evlenmemektedir.

        Ülkemizde ise durum biraz karışık modernizmin henüz tam anlamıyla egemen olamadığı fakat ele geçirmek için yoğun bir saldırı ve bombardımana tuttuğu insanlarımız tam anlamıyla modernizm ile islamiyet arasında kalmış durumdalar.Hevesler ve kariyer mi? yoksa ailemi? imanından şüphe etmeyen iyi bir müslümanın bu soruda en ufak bir tereddütü olmaması gerekir.

  9. zeynep dedi ki:

    bu siteyi bulana kadar bazı olayları sadece kendimin yaşadıgını duşunurdum
    aracılık konusunda ben de birşey soylemek istiyorum ama kendimle ilgili degil
    bayanın biri guzel bir kız gorur hemen aklına bir akrabası gelir sevaptır sevaptır diyerek Allah katında cok buyuk bir iş yaptıgını sanır aynı ortamda daha mutevazı bir kız vardır ona da şunu soyler Allah sana da hayırlı bir eş versin
    dilenci para istediginde vermek istemeyen adamın Allah versin Allah versin demesine benzettim
    insanlar yakıştırmayabilir en guzeline bizleri fakat son sözü ALLAH söyler insanlar da bakakalır
    evlilik istemek oyle bişeyki karşı taraf bu konuyla ilgili dua ettiginde amin bile demeye utanırsın
    yaşın soruldugu zaman otuz yaş uzeriysen niye evlenmedin sen mi istemedin sorularına maruz kalırsın
    aracı olurlar falan gun gelecek denir hazırlanırsın gelmezler niye gelmediklerine dair açıklama yapılmaz soramazsın cunku sordugun zaman koca meraklısı gibi gorunmekten korkarsın
    sınav icin yada başka birşey için dua istediginde direkt evlilik olarak algılanır otuz yaşını geçenlerin tek derdi evliiktir cunku onların gozunde
    evli degilim dediginde acıklı bir ses tonuyla HAYIRLISI der karşıdaki bizde hayırlısı olsun cumlesi hep olumsuz şeyler icin teselli olarak kullanılır nedense boşver kız evlenme evlenip napcaksın tesellisi de cabası
    çerez tabagındaki sona kalan sarı leblebiler gibi hissedersin kendini
    kimse hayallerin umutların oldugunu duşunmez dille soylemeselerde senden geçti gozuyle bakarlar
    evlenenlerden uç kat fazla artıların olsa bile karşına geçip ezik hissetirirler . guzel egitimli ahlaklı vs vs olsanda sökmez artık cunku sen evli degilsin o evli dolayısıyla o iyi sen kötüsün .
    şundan guzelim şundan akıllıyım yahu bu zamanda memur kız arayan adam cok onlar bile tercih etmiyor beni buyu mu yapıldı muska mı yazıldı diye duşunursun
    en acısı kendi kardeşin bile ballandıra ballandıra taliplerini anlatır
    oglum evlencek. kız arıyorum diye gelip bana soran teyzelerim bekar kızlar aracı olmaz onlara aracı olunur
    60 yaşında bekar bir teyze vardı bögrume dürtenim yok yorganımı örtenim yok derdi kimbilir nasıl bir psikolojisi vardı kimbilir nasıl bir psikolojiye soktular kendini salmış temizligine dahi dikkat etmiyordu kimi evlilikle imtihan oluyor kimi de evlenememekle MEVLA GORELİM NEYLER NEYLERSE GÜZEL EYLER İNSANLAR NE SOYLERSE SÖYLESİN SON SÖZÜ ALLAH SÖYLER…..

    • sadece dedi ki:

      Zeynep Hanım’ın yazdıklarına katılıyorum. Bende yaşadığım sıkıntıları sorunları yada denk gelen olayları sadece benim yaşadığımı sanırdım ama öyle değilmiş birçok insan aynı imtihanı yaşıyormuş. Toplumda bir evde kalmış gözüyle bakma olayı var ve uygun yada değil her türlü insanı karşınıza çıkarıyorlar.Çünkü evde kaldınız ve biran evvel birini bulup evlenmeniz gerekliymiş gibi bir hava oluşuyor.Bu saatten sonra bundan iyisi bulunmaz gibi.Mükemmeli aramak başka birşeydir seçici olmak ve insanın kendine uygun olanı araması istemesi başka birşeydir.Yarım Elmadaki yazıların çoğu başımdan geçti.Aracı olan insanların kesinlikle iki tarafı tanıması gerekiyor.Sadece kız bekar oğlan bekar hadi tanıştıralım olursa olur mantığı yanlış.Arada bir denkliğin uyumun olup olmadığı gözden geçirilmeli. Sonra görüştüğünüzde olumsuz dediğinizde hem insan sıkıntı yaşıyor hem karşı taraf sıkıntı yaşıyor hem aracının kendisi sıkıntı yaşıyor. Baktığınızda 4-4lük uyum zaten olmaz ama 4-1lik yada 4-2lik uyumda olmuyor. Aracı olan kişinin aile eğitim yaş din ahlak ve dış görünüş olarak iki tarafı bilmesi gerekiyor.Gerçekten bu aracılık işini iyi yapan insanlar var ve aracı oldukları kişiler şuan mutlular. Aracı görevini yaptıktan sonra iki taraftan biri yada ikiside olumsuz görüyorsa üstelemek yanlış. Çünkü sonuçta insanlar tanışır ve kararlarını kendileri verirler.Kalplerin sahibi Allah hükmü nasibi O verir. Kendim bu sorunları yaşadığım için ileride bu sıkıntıları yaşayan insanlara aracılık yapmak isterim.Çünkü Kuran-ı Kerim’de topluma verilmiş bir sorumluluk var içinizden bekarları evlendirin. Belirli yaştan sonra hem kadın hem erkek fıtratı gereği evlenmeyi istiyor.Çünkü Allah ikisinide birbirinin kalbini ruhunu bedenini sıkıntılarını sevinçlerini ihtiyaçlarını paylaşmaları için yaratmış.Herkesin kalbine mukabil kalbi bulması dileğiyle.

    • sevim dedi ki:

      Aklıma yeni çıkan kocan kadar konuş! kitabı geldi…hakkaten öyle bir toplum oldukki, kadınını kıymeti kocası varsa vardır, yoksa yoktur gibi oldu. Gerçekten çok yazık..Dediğiniz gibi çevremde ne kadar akıllı, mantıklı, 30 yaş üstü hanımefendi bayan varsa bekar, ne kadar aklı bir karış havada eltisiyle alışveriş yarışı yapan, afedersiniz cahil, kocasına saygı duymayan, dan dun konuşan varsa şımarık, şimdi moda tabiriyle “Kezban”evlenmiş, hemde gerçekten iyi adamlarla evlenmiş, hayatta hiç bir şey ortaya koymamış kendini geliştirmemiş, kocasının lüks aracında fink atıyor:)bir havalar ki sormayın:)..Şu yaşıma kadar ailemiz bize ahlakı edepi öğretmeye çalıştı. Ama çekingen kişiler olduk. Çevremdeki evli yada nişanlı bayanlar genelde ağzı laf yapan, erkeği ağzına bakıtan tipler,bıcır bıcır konuşan vs….Biz mi yanlış büyütüldük peki? Birde dediğiniz gibi sankim bekar bayanlar eksikliymiş gibi bu hatunlar gözlerini devirerek bakarlar size doğru:)

      • hamzayürekli dedi ki:

        Maalesef ne yazıkki Maalesef. Nasıl oluyor bilmiyorum fakat (teferruatlı bir konu aslında)
        Şu yaşıma kadar ailemiz bize ahlakı edepi öğretmeye çalıştı. Ama çekingen kişiler olduk . Bu çekingenlik yüzünden başımıza gelmedik kalmıyor. Sırf bu yüzden her işte ve her yerde sadece kadınlar değil (sevim hanım sadece kadınları konu etmiş) erkeklerde de durum aynı ailelerince ahlaklı edepli yetiştirilenler hiç değer kıymet bilinmiyor, ve hep toplum tarafından kalitesi ile sosyal olarak hep kaybedenler gözüyle görülmektedir ve ettirilmektedir.

      • sadece dedi ki:

        Bazen insanın kişiliği ciddi oluyor bazen aileden yetişmeden kaynaklanıyor bazende bayanın erkek ortamında çalışmasındanda kaymaklanıyor. Bir süre sonra erkekleşmeye başlıyorsunuz. Dış görüntü olarak olarak bayansınız ama düşünceniz konuşmanız bir erkek gibi olmaya başlıyor. Bayana has olan nazik tatlı dil yerini erkek diline bırakıyor. Ağzınız laf yapmıyor bıcır bıcır konuşmalar size yapmacık yalakalık geliyor. Birde karşınızdaki insan namahrem. Evli değilsiniz namahrem biriyle insan niye böyle konuşsun. Benim başıma gelen olaylar.

        • sevim dedi ki:

          Merhaba..
          dediğiniz gibi namahrem birisi ile bu şekilde samimi olmak zaten haram..Ancak çok dindar bir erkek bile ilk görüşmeden sonra bayani soğuk buldum diyebiliyor. bayanlarda artik oyunu kuralina gore oynayalim diyorlar sanirim.erkek nefsine hos gelen ne ise o kilifa burunelim..yoksa evde kalacagiz deyip yanlisseyler yapiyorlar. ..

      • "Abdullah Bir" dedi ki:

        Sayın Sevim,

        Aşagıda ki metin benim bir yorumum değil. Sema Hanımın bir yazısı.

        Sitede yazıyı aradım, ama bulamadım. İşin açığı biraz da tembelliğiminden olsa gerek daha önce kaydettiğim metni buraya aynen aktarmak kolayıma geldi.

        İnşaallah sizin ve sizin gibi düşünen hanımların bir nebze de olsa kafasında ki soruları cevaplamaya ve sıkıntılarınız hafifletmeye yardımcı olur düşüncesiyle paylaşıyorum.

        BİR ERKEK OLARAK AÇIKÇA İFADE EDİYORUM “BİZ ERKEKLERİN % 90’ı EVLENMEK İÇİN GERÇEK “KADIN” ARARIZ. MÜMKÜN OLDUĞU KADAR DA “BAYAN” lardan UZAK DURURUZ.

        Umarım erkekler için “ÇOK ÖNEMLİ” olan bu bakış açısını anlatabilmişimdir.
        Kadın mıyız Bayan mıyız?

        Kadınlara “Kadın, Hatun, Hanım, Hanımefendi,” gibi hitaplar varken “bay”kelimesinden türetilmiş uyduruk bir kelime olan “bayan” kelimesi neden kullanılıyor?

        Hiç sevemedim bu hitabı. Kim, neden uydurdu bu “bayan” kelimesini de bu kadar tuttu?
        Biz kadın olmaktan utanıp, erkek olmaya heveslendiğimiz için mi “bay”dan“bayan” adını türetip bize layık gördüler, yoksa önce “bayan” dediler de biz“bay-an” olmak için mi kadınlıktan vazgeçtik? Bilmiyorum.
        Erkekliğe özenen, kadın olmayla derdi olan biz kadınlara “bay-an” kelimesi gayet uygun görünüyor aslında.
        Evliliklerde bu kadar sorun yaşanmasının temel sebeplerinden birinin kadınların “bayan” olmasından kaynaklandığını düşünüyorum.

        “Bayan” ne tam kadındır ne de erkek. Biraz ondan biraz bundandır. Feminizmin erkekleştirdiği kadındır “bayan”.

        “Has kadın” ile “Bayan”ları göz önüne alarak 35 maddelik bir test hazırladım. Bakalım ne kadar kadınız, ne kadar bayan?

        KADIN MIYIZ & BAYAN MIYIZ?

        1.Kadın akıllıdır. Bayan zekidir.

        2.Kadın teslimiyetçidir. Bayan mücadeleci ve iddiacı.

        3.Kadın mutlu etmeyi bilir. Bayan mutlu edilmek için bekler.

        4.Kadın detaylarla ilgilidir. Bayan detaylara takılır, kalır.

        5.Kadın erkeğini olduğu gibi kabul eder. Bayan değiştirmeye çalışır.

        6.Kadın duygusaldır. Bayan romantiktir.

        7.Kadın gönüllü hizmet eder. Bayan gönlü edilirse hizmet eder.

        8.Kadın süslüdür, takar takıştırır. Bayan bakımlıdır, saçıyla, tüyüyle oynar.

        9. Kadın cilvelidir, işvelidir. Bayan ya seksi olmaya çalışır ya da tam aksi hiç süslenmez.

        10. Kadın uzun donla bile erkeği kendine bağlar. Bayan dekolte her şeye yeter zanneder; fakat uzun vadede işine yaramaz.

        11. Kadın gül ağacı gibi esnektir. Bayan odun gibidir, eğilip bükülmez.

        12. Kadın konuşmayı bilir. Bayan laf yetiştirmeyi.

        13. Kadın güçlüdür; ama zayıf görünmeyi bilir. Bayan zayıftır; ama güçlü gibi görünür.

        14. Kadın takdir etmeyi bilir. Bayan eleştirmeyi bilir.

        15.Kadın söyler. Bayan söylenir.

        16.Kadın affedicidir. Bayan kincidir.

        17.Kadın özür dilemeyi bilir. Bayan bahane bulmayı ve savunmayı yapmayı bilir.

        18. Kadın kurnazdır, duruma göre adım atar. Bayan plancıdır, menfaatına göre adım atar.

        19. Kadın erkeği nasıl elinde tutacağını bilir. Bayan nasıl elinden kaçırdığını bir türlü anlamaz.

        20. Kadın erkeğe saygı duyar, sevgi görür. Bayan erkeğe saygı duymaz, sevgiyi de kaçırır.

        21. Kadın bakışı ile yakalar, dili ile elinde tutar. Bayan bakışı ile soğutur, dili ile kaçırır.

        22. Kadın yapamadığı işler için didinmez. Bayan her işi yapacağını ispat etmeye çalışır.

        23. Kadın erkeğe kendini erkek hissettirir. Bayan erkeğe kendini gereksiz hissettirir.

        24. Kadın bir erkeğe ihtiyacı olduğunu bilir. Bayan erkeksiz de yapabileceğini sanır.

        25. Kadın istediklerini tatlı tatlı yaptırmayı bilir. Bayan erkeğe “mecbursun” demeyi bilir.

        26. Kadın söz hakkını erkeğe verir, idareyi kendi yapar. Bayan söz hakkı derdindedir.

        27. Kadın kavgayı sevmez. Bayan suçlamayı ve kavga etmeyi iyi bilir.

        28. Kadın neşelidir, çocuksudur. Bayan ağırdır, gururlu, kibirlidir.

        29. Kadın sahip olduklarını görür, şükreder. Bayan sahip olmadıklarını görür, nankörlük eder.

        30. Kadın yumuşaktır. Bayan serttir.

        31. Kadın kızsa da ağzını bozmaz. Bayan küfürlü konuşur.

        32. Kadın daha çok elbise, etek giymeyi tercih eder. Bayan daha çok pantolon giyer .

        33. Kadın mutluluğa önem verir. Bayan haklılığa.

        34. Kadın fedakardır. Bayan eşitlikçidir.

        35. Kadın bu karşılaştırmadan alınmaz. Bayan sinirlenir.

        Değerlendirme: Değerlendirme kadın bölümü üzerinden yapılır. Her soru 1 puandır. 30-35 arası puan alanlar tam kadındır. 25-30 puan arası alanlar kadın sayılır. 25 puan ve altı alanlar bayandır bayan.

        • sevim dedi ki:

          Güzel bir karşılaştırma olmuş..Bayan olduğum kısımlar da var ,kadın old.larımda..Bu arada ben kadın kelimesini genelde evlenmiş hanımlar için kullanıyorum. kızlar demekte istemiyorum..o sebeple bayan yazıorum. Ayrıca feministlerde bayan kelimesini hiç sevmez..kadın denmesini ister.

Dünden Bugüne

Hadis-i Şerif Düşmanlığı

Bizim halkımız Kur’an-ı Kerimi pek bilmez. Bu elbette büyük bir eksikliktir fakat yine de dinimizi Peygamber Efendimizin hayatı ile öğrendiğimiz için halkın inancı sağlamdır. Batılılar yüzyıllar boyunca İslam ülkelerine hoca kılığında ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Her insanın hayatında mutluluğa kavuşabilmesi için bir saat vardır. İş o saati kaçırmamakta… “ ( B. Fletcher)

Kitap

Yuvamızda Huzur Bulalım Diye

Huzur, modern dünyada, moda dışı bir kelime gibi duruyor artık. Oysa, Huzur; ne tatlı bir kelimedir. Huzur; ruhun, zihnin ve bedenin sükûnet bulma hâlidir. Huzur; gönlün yatışması, nefsin tatmin olmasıdır. Huzur; baş dinçliği, gönül ...
Devamını Oku