Osmanlı Sarayında Kullanılan Kokular

04 Nisan 2012Haberler14 Yorum »

Tarihe damgasını vuran padişahların gücü, sultanların cazibesi ve sarayın gizemlerini yansıtan birbirinden farklı, Osmanlı saraylarına yüzyıllarca ruh katmış kokular insanlar üzerindeki etkisini arttırmaya devam ediyor.

Güzel kokunun sanat haline geldiği Osmanlı asırlarında koku kullanımının günlük hayattan devlet politikasına kadar hayatın her alanında sarsılmaz bir hâkimiyeti olmuş.

Eski Mısırlılar ölülerini güzel kokulu yağlar ile yıkayıp güzel kokuları yaşam ötesine taşımak istemişler. Daha sonra kokular dini inançların dışında güzel kokmak amacı ile vücuda sürülerek kullanılmaya başlanmış. O yıllarda kokuların en büyük tüketicileri saraylardaki krallardır. İnsanlar koku ihtiyaçlarını 19. YY’ın başlarına kadar kokulu bitki ve çiçeklerden çıkılan kokulu yağlar ile karşılamış. İnsanoğlunu adeta büyülemiş olan kokunun tarihçesi daha çok Doğu kültürüne dayanmaktadır.

Peki, koku tarihten günümüze kadar iktidarı, gücü, gizemi simgelemişken sağlığımıza faydaları, kokunun notaları, koku hafızası, kokuların karakterleri, kokuyu nasıl kullanmalıyız biliniyor mu? Kokunun gizemli dünyasında biraz keşif yapalım…

Bazı anları aniden yaşarız, bazen aniden yıllar öncesini hatırlarız ve geçmişte kalmış anı yeniden yaşarız İşte bunların tek bir sebebi vardır: Koku! Koku alma hissi ruh halimiz üzerinde son derece etkilidir. Hatırlatmaktan çok yeniden hissettirir.

Kokular, insanların üzerlerinde kullandıkları görülmeyen aksesuarlarıdır. Kokunun en büyük özelliği insanın karakterini yansıtması ve insanda koku hafızası bırakması. Koku hafızası insanların en güçlü hafızalarından biri. Duyduğunuz koku sizi tarihin gizemine, geçmiş bir zamana götürebilir.

Her kokunun insanlar üzerinde yarattığı anlamlar farklı olduğu gibi hissettiklerinin de farklı olduğunu söyleyen karakter ve ten özelliğine bakarak kişiye özel koku tasarımı yapan Bihter Türkan Ergül; “ insanların koku seçiminde kişinin yaşı, mesleği, sağlık durumu onun koku seçiminde etkilidir. Çok beğendiğiniz bir kokuyu 20’li yaşlardaki bir kişide farklı hissederken 40’lı yaşlardaki kişide daha farklı hissettirebilir. Kişi kendine özgü kokuyu seçerken tok karnına olmaya özen göstermelidir.” dedi.

Tarihe büyük bir ilgi duyduğunu ve profesyonel olarak yaptığı kokuyu tarih ile birleştirmek amacıyla 3 yıl önce Topkapı Sarayı’ndaki arşivlere ulaşan Ergül: “Padişahların ve eşlerinin hangi kokuları kullandığını belirledik. Osmanlı arşivi çok zengin. Günlük olarak arşiv tutmuşlar. Hürrem Sultan ıhlamur, lavanta, gül, yasemin ve karanfil, Yavuz Sultan Selim tatlı kokular ve kehribar, Kanuni Sultan Süleyman sedir ve sandal gibi yoğun ve baskın kokular, Abdülhamid ise çiçek ve mimoza kokularını kullanmış.

Her padişah kendi karakterine uygun kokuları seçmiş. Koku seçimlerinde ise padişahların siyasi ve politik duruşu etkili. Abdülhamid’in kullandığı mimoza kokusunun karakterine bakıldığında çok değişken, hareketli, sabırsız ve alternatif üreten bir yapısı var. Bunları bir araya getirdiğimiz de 2.Abdülhamid’in karakterine uygun kokuyu bulabiliyorsunuz. Hürrem Sultan çok otoriter ama bir o kadar da anaç ve dişiliği ön planda kullanmış. Hürrem Sultan her hafta 70 gram lavanta ile ayak masajı yaparmış. Bastığı yerlerde o taze koku kalırmış. Padişahlar, kokularını seçerken, hem kendi karakterlerine hem de siyasi tutumlarına dikkat etmiş.” dedi.

KOKUNUN İNSANDAKİ ETKİLERİ

Her kokunun farklı bir anlamı ve psikolojide kokunun çok büyük bir yeri olduğunu hatta kokularla çeşitli tedavilerin yapıldığını söyleyen Ergül: “ Yasemin kokusu depresyona iyi geldiği bilinen bir kokudur. Bunun için her çiçeğin her kokunun farklı bir anlamı vardır. Burnunuz, neye ihtiyacınız olduğunu siz farkında olmadan belirleyip yönlendirir. Vücudumuzun zaman zaman tatlı, tuzluyu tercih etmesinin sebebi de budur. Mesela uyku sorunu yaşayan insanların çoğu yastıklarının altına lavanta kokusu koyar çünkü lavanta kişiyi rahatlatan bir kokudur. Kokulara anlamları bizde yüklüyoruz, beynimize birçok şeyi koku ile kaydediyoruz.” dedi.

KOKUNUN KARAKTERLERİ

Koku hissi tamamen kişisel özellikler gösterir; bunun yanında ise kokuya verilen tepki cinsiyet, yaş, sağlık durumu gibi nedenlere bağlı olarak değişebileceğini söyleyen Ergül:” İnsanların kendi karakterleri olduğu gibi kokularında karakterleri vardır.” dedi.

İşte kokuların karakterleri;

Turunçgiller: Yerinde duramayanlar, hareketliler

Neroli: Utangaç, çekingen

Sandal: Ağır, oturaklı ve ne istediğini bilen erkekler

Mimoza: Kendini ifade etmekte ve hayır demekte zorlananlar

Lavanta: Kararlı, kendinden emin

Kuş dili: Farkındalığı yüksek, hafızası güçlü

Melisa: Sabırsız, kararsız

Semra Çamı: Sigara gibi bağımlılığı olanlar, gece hayatını sevenler

Limon çimeni: Planlı, prensipli, tertipli

Beyaz kekik: Cesur, maceraperest.

Nergiz : Kaprisli kendini beğenmiş

Kakule : Dengeyi sağlar, ortamın diplomasisidir

Tefarik : Doğrucudur, gerçekleri söylemek onun işidir

Defne: Uyum abidesi, bulunduğu her ortamda terapilik yapar

Adaçayı: Rahatlık, zevk, sefa onun işidir

Okaliptus: Tücrübelerini paylaşmayı seven bilge

Mine çiçeği: Yerinde duramayan, kıpır kıpır

Yasemin : ilgi çekmeyi seven, diktatör, boyun eğmeyen

Kır papatyası: Huzur dolu, tesir altında bırakan, özenli

Gül : Yağların efendisidir, tanrıça, baskın, rakip bilmez aynı zamanda asildir.

KOKU KULLANMANIN PÜF NOKTALARI

Eğer kuru ciltliyseniz kokunun daha uzun etkili olması için parfümü vücut bakım ürünleriyle birlikte kullanın.

Unutmayın, az yağ içeren yiyeceklerle beslenenlerde koku daha çabuk uçar.

Koku ve kokuya uygun vücut bakım ürünlerini birlikte kullanmak, kokunun kalıcılığını ve etkisini artırır.

Baharatlı gıdalar vücut ifrazını değiştirdiği gibi kokuları da değiştirir.

Sigara içmek kokuların kalıcılığını azaltır.

Tuğba Gömeç  Haber7.com

Okunma Sayısı : 2

“Osmanlı Sarayında Kullanılan Kokular” için 14 Yorum

  1. inci diyor ki:

    “Kişi kendine özgü kokuyu seçerken tok karnına olmaya özen göstermelidir.”
    İlginç bir bilgi, öğrenmiş oldum.

    Gerçekten yıllar önce sürekli kullandığımız bir sabunun bile kokusunu on yıl sonra herhangi bir yerde bir anlık bile olsa aldığımız zaman anında o günlere gidiyoruz, nasıl canlı canlı yaşıyoruz o günleri. Harika bir duygu bu.

    • tarık diyor ki:

      Seneler önce, babamla çalışrken sabahları çok erken çıkıyorduk, o kahvaltı yapardı ama ben yapmazdım. Çıkarken biraz parfüm sıkardım, aç karnıma. Sonra afedersin pavlovun köpeği gibi o kokuyu nerde duysam karnıma açlık krampları girer oldu :) Yanından bile geçmiyorum artık. Erkek için en ideali alkolsüz stick deodorant ve alkolsuz sprey deodorant. Parfüme gerek yok, hem iyi kokarsın hem de alkollü parfüm kullanmak zorunda kalmazsın.

  2. inci diyor ki:

    Valla Sema hanım ben de siteyi takip etmeye başladığımdan beri okuduğum yazıların pek çoğuna yorum yaptığım için kendimi rahatsız hissetmeye başlamıştım yani her şeye de ille bir şey yazmak zorunda mısın -hepsi öyle güzel ki okuyunca yazmadan edemiyorum elimde değil :) – diye rahatsız edici olur mu diye düşünürken yorumların olmamasını eleştirmeniz beni mutlu etti ve rahatlattı açıkçası :))
    Ama bu yazıyı okumaya hiç fırsatım olmadı ona bakayım, buna bakayım derken :) Ama koku gerçekten çok önemli, hele de kokuya çok duyarlı insanlar için.

  3. semamarasli diyor ki:

    Ayrıca sitemizin aylık ziyaretçi sayısı 60 bin civarı. Okuyup kaçan okurlar siz de azıcık katkıda bulunsanız. Bütün yük beş on kişinin üstünde. Yetişemiyorlar yani:) Bu vesile ile yorum yapan herkese çoook teşekkür ederim.

  4. semamarasli diyor ki:

    Bu yazıya niye bir tane yorum geldi? Hesap verin yorumcular:)) Bundan sonra yorum gelmeyen yazılardan hesap soracağım:)
    Konuyu önemsiz mi gördünüz? Oysa koku konusu çok önemli. Allah resulu ” Bana dünyanızdan, kadın ve güzel koku sevdirildi; namaz da gözümün nûru kılındı.” buyuruyor. Biz kokuyu kullanmayı bilmiyoruz toplum olarak. Tabi kadınlar dışarı çıkarken çekici kokularla kokulanmaları yasaklanmış fakat evde kullanmaları gerekir. Kokular konusunu bir gün yazayım inş. Evilik okulu derslerinde işlemiştik. Kokuların bağlayıcılığı var. Osmanlı kıymetini bilmiş de biz bilememişiz.

    Yalnız koku derken parfümleri kast etmiyorum. Onların bize de doğaya da zararları var. Koku derken çiçeği buharla ya da yağ içinde çözünerek elde edilmiş olan doğal kokuyu kast ediyorum. Rabbimin yarattıklarının kıymetini bilmek ve kullanmak gerek.

    • tarık diyor ki:

      Vallahi Sema hanım, ben artık şöyle düşünüyorum: Bazı konuları ve hadisleri ne erkeklere kadınlara söylemek lazım. Artık o hale geldik ki işimize gelen kısmını istediğimiz gibi kullanıyoruz. Koku meselesi de öyle. Ne dindar hanımlar var, bu koku meselesinden kaybediyorlar. Diyorlar ki; ben sürdüm bunun günahı ne. Ben şunu bile duydum “Ben öğretmenim, makyaj yapıp parfüm sürüyorum ki dindarların da böyle olduğunu öğrencilerim görsün, onlara tebliğ yapıyorum” diyor. Ama bilmiyor ki o çocuk dediği 6. sınıf öğrencisi artık ergenliğe girmiştir ve sen ona oğlun gibi baksan da o sana öyle bakmaz. Öğretmenler odasındaki erkekler öyle bakmaz. Bir erkek zina bile yapsa 5 dakikada olur biter. Ama kadın koku sürüp çıktığında 100 kişi o kokuyu duyup tahrik olsa 100 adamın günahı, burun zinası bıynuna. Yazık. Bundan dolayı sanırım peygamberimizin cehennem ehlinin çoğunu kadınlardan olduğunu söylemesi.

      Aynı kadın evine gelince salıyor. Yazık. Bu konuyu anlatırken işin bu tarafına da parmak basarsanız iyi olur bence. Koku, dışarıda sürülmez, haramdır.

      • inci diyor ki:

        Evet yine aynı konu dışarıdaki itina -hatta buradaki gibi harama götüren itina- evdeki özensizlik, önemsememe. Dışarıdaki insana gösterilen önemin aile fertlerine gösterilmemesi. Oysa kadın süsünü de kokusunu da kocasına karşı kullansa hem fıtratının ihtiyacını giderecek, kendini tatmin edecek, hem aile saadetine katkıda bulunduğu için Allah ondan razı olacak. Ne kazançlı iş! Fıtratında olan bir şeyi tatmin ederken -süslenme, güzel görünme- sevap kaznıyorsun, hem kendini hem kocanı mutlu ediyorsun, hem de Allah’ı razı ediyorsun. Ya insnaın kocasına süslenmesi, ona güzel kokması kadar harikulade bir şey var mı? Bence bunlar dünya hayatının nimetleri.

    • tarık diyor ki:

      Ayrıca zaten temek temizlik ilkelerine dikkat eden, hergün duş alıp çamaşır değiştiren bir kişi kötü de kokmaz. Kadın ve erkeğin kendisine ait ten kokuları da ciddi derecede cinsel cazibe içerir. Bunu doğal hafif kokularla desteklemek de güzel tabi. Kadınlar sürdükleri parfümlerin çoğunun çok kötü koktuğunun farkında bile değil bence.

      • inci diyor ki:

        “Kadın ve erkeğin kendisine ait ten kokuları da ciddi derecede cinsel cazibe içerir.”
        Evet doğru hatta kokuların yapımında bunun da kullanıldığını duymuştum.

      • .:. diyor ki:

        Sanirim burada okumustum , hergun yikanmayin deniliyordu, Dus almak ile, yikanmak ayni mi degerlendirildi?

        Koku derken, bir de kotu kokular var oyle degil mi? Gerek insan bedeni ile ilgili, gerekse Mutfak veya calisma, barinma, oturma yerlerinde veya cevremizde.

        Guzel kokulari konusmak daha guzel..

        • tarık diyor ki:

          Valla bilemem, duş nedir yıkanmak nedir:) 2 saç şampuanlamak, 2 sabunlanmak bol su ile durulanmak. Ben bunu yapıyorum artık hangisine giriyorsa :)

  5. tarık diyor ki:

    Bu tür, yok Osmanlı’da kokular, yok kokuların burçlarla ilgisi, yok kokuların moralle ilgisi, yok kokuların sporla ilgisi, yok kokuların uzaylılarla ilgisi haberlerine asla inanmıyorum. Kısmi doğruluk payı vardır ama bu konuda bu kadar çok haberin çıkması klasik ve çok basit bir kozmetik pazarlama stratejisi.

    Anadoluda kadınlar arap sabunu ile çamaşır yıkayıp temizlik yapıp, çamaşırlarına gül suyu döküp mutlu mesut yaşıyorlardı. Her naneye bir koku çıkalı otobüsler, toplu mekanlar afedersiniz ahırdan farksız hale geliyor. Bir araca biniyorum burnum şoka giriyor. 50 çeşit parfümle birlikte , ter, gaz, ağız kokusu da ekleniyor. Arkadaş bu kadar parfüm sıkılır mı yahu, az sıkın biraz. 3 tl ye en adi parfüm alıyor millet, yarım şişe sıkıyor vallahi eziyet. 100 tl lik alın eser miktar sıkın o daha iyi.

Yorum yapın