Özgürlük Adı Altında Sapkınlıklar

01 Temmuz 2015Sema Maraşlı9 Yorum »

7_b“Onlara Allah’ ın yarattığını değiştirmelerini emredeceğim.” diyor şeytan, insanları yoldan çıkarmak için neler yapacağını anlatırken, bu söz üzerine Allah( c.c) :

“Kim de Allah’ı bırakıp şeytanı dost edinirse gerçekten o apaçık bir ziyana uğramıştır.” buyuruyor

Nisa suresi; 19. Âyet-i Kerîme de.

Tefsirlerde yapılan açıklamalara göre şekilce kadını erkek, erkeği kadın yapmaya çalışacaklar. Organlarını yaratılış vazifesi dışında ve tersine kullanacaklar. Bıyıklarını ve sakallarını yolacaklar, suratlarını boyayacaklar, her iki cins de kılıklarını değiştirecekler.

Bu söylenenlerin hepsini de son dönemlerde maalesef çok görüyoruz, okuyoruz. Fakat belli ki bundan sonra daha da artacak.

Geçen hafta Amerika’da eşcinsel evliliklere izin veren yasa çıktı. Ülkemizde yıllardır eşcinselliği gündemde tutan, onlarla röportaj yapan, kendi cinsi ile birlikte olmayı halka normal bir tercihmiş gibi sunmaya çalışan, özendiren medya kuruluşlarının yazarları karara övgüler diziyor bir kaç günden beri.

İslami çevreden ise bir kaç yazar dışında pek ses çıkmadı. Görmezden gelmek neyi değiştiriyor?

Bizim gözümüzü kapamamız gerçekleri değiştirmiyor.

Eşcinsellik büyük bir tehlike olarak gittikçe yaygınlaşıyor. Malum medya tarafından gençlere bir sapkınlık olarak değil özgürlük olarak sunuluyor. Son yıllarda çekilen filmlerin içine eşcinsel espriler ve sevimli eşcinsel karakterler yerleştiriliyor. Hatta yıllarca çocuklara saf saf izlettirilen çizgi filmler de bile eşcinsel karakterler ve eşcinsellik propagandası olduğu son yıllarda ortaya çıktı.

Ailelerin normal cinselliği bile anlatamadığı, konuşamadığı bir toplumda ergenliğe giren gençler kafalarına takılan soruları internetten araştırıyorlar. Fakat cinsellikle ilgili doğru düzgün bilgi veren siteler çok az olduğu için ergenlerin önüne porno siteler ve sapık ilişkiler çıkıyor. Cinselliği pornodan öğrenen gençlerin cinsellikle ilgili ne kadar doğru yönelim içinde olacakları ise araştırılması gereken bir konu. Devletin neden bu siteleri yasaklamadığını da anlayabilmiş değilim.

Geçen yıllarda dini yaşama gayreti içinde olan muhafazakar bir arkadaşım, lisedeki oğlunun sevgilisi olmadığı için kaygılandığını söylediğinde şaşırmıştım. Sebebini ise şöyle açıklamıştı. “Erkek arkadaşları ile ilgili tuhaf espriler yapıyor, korkuyorum.” demişti. Arkadaşımın kaygısını konu ile ilgili karşıma çıkan örnekleri gördükçe daha iyi anlıyorum. Fakat dindar ailelerin çoğu bu konuyu kendi ailelerinden, evlatlarından çok uzak gibi değerlendirdikleri için en yakınlarının cinsel yönelimlerinin farkında olmayabiliyorlar. Ayrıca yolu düzeltmek için herkesin ayağının taşa çarpması gerekmiyor. Müslüman sadece kendinden ve ailesinden değil, bulunduğu toplumdan da sorumludur.

Amerikan başkanı Obama eşcinsel evliliklere izin veren kanunun “Özgürlükler adına bir zafer” olduğunu söyleyerek çıkardıkları kanunla övünmüş.  Amerikan halkının yüzde 61 i eşcinselliği normal kabul ediyormuş. Bu özgürlükler ülkesi Amerika da normal evlilik oranları yerlerde sürünüyor, her 13 dakikada bir kişi intihar ediyor. Yaşayanlar uyuşturucu, alkol ya da antidepresan haplarla ayakta durmaya çalışıyor. Çıkmışlar özgürlükler ülkesiyiz diye övünüyorlar. Bir de utanmadan hoşgörü bekliyorlar.

Eşcinselliğin son yıllarda dünyada ve ülkemizde de yaygınlaşmasının sebepleri, arkasındaki lobiler, destekleyen  güçler, kullandıkları metotlar mutlaka araştırılmalı. Bu tehlikeye karşı gözlerimizi kapatmak yerine, kavimleri yok eden bu  büyük günahtan gençlerimizi korumak ya da kurtarmak için ne yapılması lazım ona bakmak gerek artık. Neslimizi korumak için kafa yormalı, acil tedbirler alınmalı.

Tabii bunun içinde biraz cesaret lazım. Zira bu konu ile ilgili yazanlar, konuşanlar eleştiri, küfür, hakaret bombardımanına tutularak sindirilmeye çalışıyor.

Geçen aylarda yazdığım “Erkekte Kadın Özentiliği”  en çok tepki çeken yazım oldu. İnternetten hakaretler, küfürler, makyaj yapıp fotoğrafını bana gönderen ergen genç erkekimsiler. kadınımsılar… Bir alınmışlar, bir alınmışlar…Kendi adıma değil o hale gelmiş insanlarımız için üzüldüm.

Zira “Söz sahibini bağlar.” Kişinin içinde ne varsa dışına o akar, temiz ise temiz su, lağım varsa pislik akar. Söz sahibini temsil eder, ben üzerime hiç almıyorum. İnternet başında sahte kimliklerle, salyalarını köpürterek etrafa saldıran şer odaklarının maşaları ise beni doğru bildiklerimi yazmaktan vazgeçiremezler Allah’ın izni ile.

Yaratılıştan ters olan her şey sapkınlıktır. Allah Rasulü “Kadına benzeyen erkeğe ve erkeğe benzeyen kadına lanet etmiştir.” Önce eşcinselliğe götürecek yolları yasaklamıştır fakat düşman sinsi bir yolunu bulup sızıyor. Biz Müslümanların da artık uyanması lazım.

 

 

Okunma Sayısı : 9.164

Yorum yapın

“Özgürlük Adı Altında Sapkınlıklar” için 9 Yorum

  1. Abdullah Bir dedi ki:

    Sapık toplumu kim yetiştiriyor?

    Son günlerde artan küçük kız çocuklarının kaçırılması, genç kızların kaçırılması, genç kızların tacize uğraması, genç kızların hunharca öldürülmesi gibi olaylar hepimizi üzdü, hepimizi ağlattı, hepimizi kahretti.

    Ne ara bu kadar sapık türedi? Kim ve kimler bunları bu kadar çoğalttı? Sosyal medyada özelliklede twitterda suç hep müslümanların, hocaların, belli bir partinin, kimi zaman da İslamın üzerine atılmaktadır. Suçlu kimse mutlaka işlediği suçun aynıyla cezalandırılmalıdır.

    Şimdi suçluyu arayalım. Bu sapık insanların ilham kaynağı neresi onu öğrenmek için kısa bir gezinti yapalım.

    Her gün televizyon dizilerinde birbirini aldatan ama yönetmen tarafından masum, sevimli, şirin gösterilen baş rol oyuncuları var. Kimsenin buna itirazı var mı? Fatmagülün suçu neydi adlı diziyi hocalar mı çekti? Yönetmenliğini dini hassasiyeti olanlar mı yaptı?

    Televizyon dizilerinin ana konusu şiddet gören kadın, ona şiddet uygulayan yakışıklı ve zengin bir erkek, kocasını aldatan ve izleyici tarafından alkışlanan bir kadındır. Bu şiddeti ve aldatmayı dini kitaplar mı onayladı?

    Genç kadınların bedenleri karşılığında para kazanmalarını din mi emrediyor, hocalar mı izin veriyor? Bunların gayri meşru ilişkilerini kimler destekliyor? Meyhanelere gidip, genel evlere gidip kadınları para karşılığında satın almayı kim öğütledi? Cuma vaazlarında bunların iyiliği mi anlatıldı?

    Türk sineması adı altında uydu kanallarında halen tecavüzcü coşkun ve Nuri alçonun filmleri yayınlanıyor. Bu iğrenç filmleri hangi hoca kabul etti?

    Hunharca işlenen cinayetler dini gerekçelerle mi yapıldı? Katil: Dinim bana emretti, dinimin gereğini yaptım mı dedi? Yoksa televizyon dizilerinden, sinema filmlerinden, pornografik filmlerden mi etkilendi?

    Ülkemizde porno serbest, fuhuş serbest, gay serbest, lezbiyenlik serbest, hatta onur yürüyüşü adı altında her türlü gayri meşru ilişkiler özendiriliyor. Tüm bu gayri meşru işleri İslam mı emrediyor? İçkinin, zinanın, fuhuşun, yasal koruması olan genel evlerinin iznini din mi veriyor?

    İslam dini gayri meşru ilişkiler yapan kişiye ve kişilere hiç tartışmasız olarak toplum önünde yüz kırbaç cezası ile bir daha hiçbir mahkemede şahitliklerinin kabul edilmeme cezası veriyor. İster zorla olsun ister gönül rızasıyla olsun, ister tek sefer olsun bu cezayı mutlaka toplum önünde uygulayın diyor İslam. Nasıl oluyor da tüm tacizlerin, tecavüzlerin, öldürmelerin sorumlu hocalar ve din oluyor? En batıl din bile zinayı, zorla sahip olmayı yasak görür ve en ağır şekilde ceza verir.

    Şimdiye kadar yakalanan tacizcilerin kaç tanesi dinini yaşayan kaç tanesi dinle hiçbir bağı olmayan insandı? Sapık her yerde sapıktır. Dini yaşasa da yaşamasa da sapıktır. Ama her sapığı cami cemaati sapığı diye görmek ise aptallıktır.

    Tüm suçu İslam’a ve Müslümanlara atanlara hodri meydan. Pornoları kaldırın, pornografik siteleri kapatın, erotik sinema filmlerini sinemadan kaldırın, aile içi şiddeti ve aile içi sapıklığı özendiren dizileri yayından kaldırın. Eğer bu ülkede sapıkça, gayri meşru bir ilişki, taciz ve tecavüz olursa hemen recmedelim. Ama yok! Sapık sizden olunca sesiniz çıkmaz. Sapıklığı yapanın bir rekat namaz kıldığı tespit edilmişse onun sapıklığını direk olarak dine bağlamaya alışmışsınız.

    Bırakalım birbirimizi suçlamayı. Sapık, hepimize musallat olmuş. Hepimizin çocukları korku içinde. Sapık için dindar aile çocuğu ya da dini kabul etmeyen aile çocuğu fark etmiyor. Gelin bu sapıklarla birlikte mücadele edelim.

    Sapıkları yetiştiren ne varsa ortadan kaldırılmadıkça, sapıklar alelacele ceza almadıkça daha çok sapık ortaya çıkacaktır. Bu kadar rezalet dizi, film, yayın, özgürlük adı altında fuhuş ve gayri meşru ilişkiler daha çok sapık yetiştirecektir. (İktibasdır)

  2. İdris Aksoy dedi ki:

    Allah razı ve yardimciniz olsun…

  3. Abdullah hasan dedi ki:

    Bir kaç kişideen başkası bu konulara değinmiyor demişsinizya; Çünkü onlar bir yerlerden olu falan bekliyorlardır, müsadeniz varmı diye bir yerlere danışacaklar veya gazabı üzerimize çekmeyelim diye bir yerlerde siper bekliyorlardır. Zaten Bizler Adam gibi müslüman olsaydık Mahallemizde Salyangozmu satardı gayri müslimler. Allah bizi affetsin ve Yardımcımız olsun.

  4. hukuk dedi ki:

    ülkemizde özgürlük istiyorsan..
    evliysen bir şekilde yalan ve uydurma dilekçeyle kadın veya erkek boşanır….
    boşanan cift mutlaka kadın veya erkek önceden tanıdığı kişi ile evlenir..&aslında daha önce evliyken yapmış oldukları sapkınlık var olan ilişkilerini kayıt altına almış oluyorlar&
    Bir dedektif anketine göre yeniden evlenen ciftler aslında daha önce evliyken tanıdıkları kişi ile evleniyorlar….
    evli kadın ilişkilerini bitiren kadın ve erkeğe tanınan hukuksal özgürlüklerdir…buda aslında acı bal…

  5. Zafer dedi ki:

    Kadın ve erkek tarifini aldığımız yeri iyi bilmemiz lazım, tarif aldığımız yerle çelişmememiz lazım, tarif aldığımız yerden işimize geleni seçip işimize geleni atmamamız lazım, tutarlılık akıl sahiplerinin özelliğidir. Kadın ve erkeğin tarifini kütübi Sitte’denmi, kütübi Erbaa’danmı, Riyazüs Salihin’denmi, Kuran’danmı, konjüktürdenmi alacağız, tutarlılık seçimle başlar, en tutarlısını seçelim sonra çelişmeyelim.

  6. hakan dedi ki:

    Ahlaksız yaşayan insanlara devlet bir şey yapmıyor. “Ne ayıp” diyen insanları bile susturuyorlar “kimsenin namus bekçisi değilsin” deniliyor. Lakin bir kadın kendi kocası için “benimle yattı ama ben o kadar da istememiştim ki…” dediği zaman devletimiz bu şikayeti hemen işleme alıyor. Kocayı evden uzaklaştırıyor; boşanmaya sebep kabul ediyor; kocanın aleyhine tazminata hükmediyor. Eee, hani siz kimsenin bekçisi değildiniz!? Hem neticede bu işi yapacaklarını nikahla ilan etmediler mi? Evlenen bir kadın kocasının yatak isteğini duyunca “bana böyle bir bilgi verilmedi; ben evliliği daha farklı düşünmüştüm; işte öyle uzaktan flört gibi bir şey zannetmiştim…” mi der? Neticede bütün taraflar; hatta çocuklar bile evlenen insanların yalnız başlarına niçin kaldıklarını bilir. halbuki bu kanunu getiren zalimler; kocanın bu isteğini anormal görüp cezalandırıyorlar.

    Peki; evlilikte bu işi istemiyorsunuz; tedbirler alıyorsunuz; insan bedeni kutsaldır; ona kimse dokunamaz vırt zırt diyorsunuz. Peki bu sapkın insanların çoğu kendi bedenlerinin kutsallığı hunhanrca çiğnendiği için o yollara düşüyorlar, sonra zararlı yolda battıkça batıyorlar. Eyyy devlet idarecileri; siz hani kadını kocasından bile koruyan pek bir o işlerden uzak kişilerdiniz ya; işte sizin koruyamadığınız masum çocuklar; büyüdüklerinde sapkın hayatlara düşmüşler, bir de o sapkınlıklarda iyice batmalarına yardım ediyorsunuz; kimselere “yaptıkları yanlış” dedirtmiyorsunuz bile.

    Sebep olarak gösterdiğiniz “kendi tercihleri canııım” ifadesi ne zayıf bir bahanedir. Madem herkesin kendi tercihine karışmıyor ve bunu ulu orta ilan edip gezmelerine ses etmiyorsunuz niçin uyuşturucu içenlere ceza veriyorsunuz? Niçin sigaraya savaş açıyorsunuz? Niçin kişinin kendi tercihi olan başka suçlara “ama, ama.. ” diye bahaneler üretmiyorsunuz?

    Adam ilan ediyor ve milletvekili adayı oluyor; seçim kurulları tam olarak neyi araştırıyor acaba? Bir yere memur olurken bile savcılıktan temiz kağıdı istiyorlar…
    Herşeyi bir kenara bırakalım; bu pek özgürcü kişiler neden bir insanın kapanmasına bunca yıl karşı çıktılar? Neden o insanların bu isteklerinin sadece kendi istekleri olduğunu ispatlamasını istediler? Neden gizli açık telkinlerle kendi yollarının en muteber bir yol olduğunu savundular da “kimsenin özgürlüğüne karışmayız” demediler? Özgürlük dediğiniz şeyler hep günah olan işlerde mi olur?

    Birebir şahit olmasam da, çevreden duyduğum kadarıyla nikahsız yaşayan kadınlar büyük hüsranlar yaşıyor, erkekler beraber düşüp kalktıkları bu kadınları bir türlü nikahlarına almıyor; kadınlar da kendi tercihleriymiş gibi havalar atıp ele güne rezil olmamak istiyorlar. Düşününce; belki yıllarca karı-koca gibi hayat yaşadıkları herif bile bu kadınları nikahına almaktan imtina ediyor; kadın bu durumu kendine ve çevresine nasıl açıklayabilir ki? ancak kendi tercihiymiş gibi yapması tek çaresi kalıyor. Artık nasıl bir aşağılama; nasıl bir psikolojik-sosyolojik ve çoğu zaman maddi-manevi eziyet içinde yaşadıkları apaçık meydanda.

    Bu eziyet maddelerini tek tek yazdım; çünkü kanunda hepsi birer boşanma sebebi ve karşılığında kadın hemen tazminat alabilir “ben eşimden maddi-manevi-sosyal ve psikolojik şiddet gördüm taammmı…” diyen kadın alıyor tazminatı. Evlenen erkekler bu mesuliyetleri de kabul etmiş oluyorlar; fakat gene de asla ve kata gönül eğlendiren; hiç bir mesuliyete girmeyen ve bütün şiddet türlerini uyguladığı kadından sadece faydalanan erkeklerin gördüğü saygı ve sevigiyi; anayasal (!) ayrımcılığı göremiyorlar.

    Evlenen erkek şerri olan mesuliyetinden başka bu yasaların yüklediği onlarca saçma mesuliyetler altında; aldıkları risk daha fazla; eğer evlilik devam etmezse (acaba kadın mı sebep oldu; neticede onun da bir kafası var, herhalde içinde bir akıl ve irade vardır; belki kadın evliliği bitirmek için çabalamıştır) demeden hemen faturayı bizim mülayim kocaya kesen devletimiz;

    Eyyy Devlet yetkilileri; Eyyy dünyadaki her bir devlete haddini bildiren muteber devlet adamlarımız; neredesiniz? Evlenmeyen erkekler kadın haklarını zevkle eziyorlar feministler nerdesiniz? O şeref yoksunu heriflerin ettiği haltların acısını neden saf kızları kocalarına karşı doldurarak başka masum erkeklerden çıkarıyorsunuz? Var mı bir bahaneniz? Ha evet tamam duydum; varmış. size göre insan tercihlerinde özgür; evlenmeye ne gerek var diyorsunuz. Aslında dediğiniz “olacaksanız sapkın ib… olun; evlendirmeyiz; evlenirseniz yuvanızı dağıtırız..” duyduk ve gördük.

  7. Abdullah Bir dedi ki:

    ” Onlara (kadınlara) Allah’ ın yarattığını ( kendilerinin fıtratlarını, erkeklerin fiziki yapılarını ve karakterlerini) DEĞİŞTİRMELERİNİ emredeceğim.”

    diyor şeytan, insanları yoldan çıkarmak için neler yapacağını anlatırken, bu söz üzerine Allah( c.c) :

    “Kim de Allah’ı bırakıp şeytanı DOST edinirse gerçekten o APAÇIK bir ZİYANA uğramıştır.” buyuruyor ( NİSA-KADIN suresi 19. Ayet)

    Allah’ı bırakıp şeytanı kendisine dost edinmiş zararda olan kadınların değişiminin (bozulmasının-yaratılış amacına aykırı davranmasının) büyük oranda DÜŞÜNSEL, kısmi anlamda da şeklen olmasına rağmen; anne-sevgili-eş olan bu tür kadınların teşvik veya zorlamasıyla değişime uğrayan-zorlanan erkeklerin değişiminin ise (kimlik bozulmasının-yaratılış kodlarına aykırı davranmasının- kavvamlığı kaybetmesinin) kısmi olarak FİZİKİ, büyük oranda ise FITRAT’ın değişmesi şeklinde olduğunu Yaratıcı bundan daha açık nasıl anlatsın…

    FemiNazilere not:

    İtiraz yorumlarından önce ayetin İsminin kadın olduğunu ve Seytanın Allah’ın yarattığını “değiştirmelerini emredeceğim” ifadesinin manası üzerine tekrar düşünmelerini tavsiye ederim…

  8. suna dedi ki:

    Ne guzel yazmissiniz Sema hanim Allah razi olsun.
    dinle alakasi olmayan tayfayi hadi gectik biz zamanlar dindar gecinenler bile bu konu hakkinda HOSGORU adi altinda saaskinliga ugratan seyler yazdilar. insan haklari diye diye normallestirmeye calistilar. Allah cocuklarimizi korusun bu rezaletten.
    ama sizinde dediginiz gibi toplum olarak cok fazla uyanmaya ihtiyacimiz var bu konularda. gormezden gelmek hic birseyi degistirmiyor. Anne baba olarak ciddi egitimlere ihtiyacimiz var.
    sizden diger yazarlarinizdan bu konuya daha cok egilmenizi rica ediyorum.

  9. Burak dedi ki:

    Sema hanım bize durmak yok, hep yazacağız, dile getireceğiz, uyaracağız, gücümüzün yettiği kadarıyla. Yorulacağız, ama bırakmayacağız. Bu sapkınların sayısı şimdilik bir kaç yüz kişi, belki gitgide artacak, ama biz dahada çoğalacağız inşallah, Allah Teala bize yardım edecek. Umut yüklüyüz elhamdülilah. Planlarımız var, yüce rabimizin verdiği maddi ve manevi gücümüzde var. Kısaca durmak yok, köşeye çekilmek yok bize. Allah’ ın yardımı sizin ve bizlerin üzerine olsun, Rabbim sayılarınızı arttırsın. Size yüce Allah’tan sağlıklı,huzurlu, imanlı bir ömür dilerim.

Dünden Bugüne

Hadis-i Şerif Düşmanlığı

Bizim halkımız Kur’an-ı Kerimi pek bilmez. Bu elbette büyük bir eksikliktir fakat yine de dinimizi Peygamber Efendimizin hayatı ile öğrendiğimiz için halkın inancı sağlamdır. Batılılar yüzyıllar boyunca İslam ülkelerine hoca kılığında ...
Devamını Oku

Güzel Söz

Ne çok tatlı ol, yesin bitirsinler Ne çok acı ol, yesin tükürsünler...

Kitap

Yuvamızda Huzur Bulalım Diye

Huzur, modern dünyada, moda dışı bir kelime gibi duruyor artık. Oysa, Huzur; ne tatlı bir kelimedir. Huzur; ruhun, zihnin ve bedenin sükûnet bulma hâlidir. Huzur; gönlün yatışması, nefsin tatmin olmasıdır. Huzur; baş dinçliği, gönül ...
Devamını Oku