Peki Erkekler Ne Yapmalı?

10 Kasım 2017Ziyaeddin Halid İpek48 Yorum »

_MG_0545Dün zeki idim dünyayı değiştirmek istedim

Bugün akıllıyım, kendimi değiştiriyorum.

Bu sözleri duyduğumda aklıma ilk gelen şey değişimin kişinin kendinde başladığı oluyor.  Değişim daha sonra kişinin yakın çevresinden yayılıyor. Daha sonra katman katman dağılıyor ve büyüyor.

Bu şekilde baktığımda hep kişinin kendindeki değerleri ve kendine yakın değerleri taşıyanlarıdaha rahat değiştirebileceğini düşünüyorum ancak bizler hep bizim en uzak olduğumuzun, değişim gerçekleştiremeyeceğimiz hususlar ve kesimler üzerinde kafa yormayı tercih ediyoruz. Hep elimizde olmayanları doğrultmaya çalışıyoruz.

Cins olarak baktığımızda da durumun böyle olduğu gözüküyor. Kadınlar erkekleri, erkekler ise kadınları eleştirmeyi tercih ediyor. Ancak aslında bizim etki edebileceğimiz alanın uzağında oluyoruz. Aslında erkeklerin aynı cinsteki kişilerin yanlışlarını görüp onları düzeltmeye yoğunlaşmaları, kadınlarında kendilerinde ki yanlışları görüp onları düzeltmeye çalışmaları gerek. Sokakta yanlış bir harekette bulunan bir erkeği erkeğin, bir kadını ise bir kadının uyarması usul ve edeb bakımından da daha münasip.

Bu açıdan baktığımda bir erkek nasıl olmalı, neye dikkat etmeli diye düşünüyorum. Bu konuda da Peygamber Efendimiz (S.A.S) tam bir örnek olarak görmek gerek. Kadiİyaz (r.h.a.) peygamberimizin ev işlerinde nasıl olduğu ile ilgili rivayetleri bir araya getirdiğinde şöyle bir manzara ortaya çıkmakta:

Resulullah Efendimiz evde kendi elbiselerini temizler, koyunları sağar, yırtığını yamar, pabucunu tamir eder, evi süpürür, develeri bağlayıp yemini verir, hizmetçi ile beraber yemek yer, onunla hamur yoğurur, çarşıdan aldıklarını kendisi taşırdı. Bir defasında aldığı çamaşırları Ebu Hureyre (R.a.) taşımaya kalkışınca:

“Bir şeyi sahibinin taşıması daha uygundur.” buyurarak çamaşırları ona vermemişti. Onun hayatını kendilerine örnek alan Hz Ömer (R.a.) ve Hz. Ali (R.a.) halife oldukları yıllarda bile çarşı pazar dolaşarak evlerinin ihtiyaçlarını bizzat temin ederlerdi.

Bu örneklere baktığımızda gördüğümüz rol ve model, bizim bugün olduğumuzdan çok farklı. Kendine yetebilen, idare edebilen bir model. Bizim toplumumuzda ise bugün çarşıdan alışverişi de yapan, eve eşyaları da taşıyan, evde eşyaları da ayıran daha sonra onları pişiren de kadındır.

Bunların yanında erkek çocukları ise hep el bebek, gül bebek yetiştiriliyor. Evden çıkmayan, evde basit tamirat işi bilmeyen, yalnız bırakılsa ne yapacağını şaşıran, herşeyi ya eşinin ya da annesinin yaptığı ancak kendini sadece para getirmekle sorumlu tutan hatta onunla bile sorumlu tutmayan erkeklerin sayısı gün be gün artıyor.

İzcilikle ilgili pek çok örnek veriyorum. Bu konu hakkında da anlatılan bir olayı aktaracağım. İzcilik kampında lider lise çağında bir çocuğa tuvaleti temizlemesini söylüyor. Çocuk hayatında tuvalet temizliği ne bilmediği için tuvalet temizliği için kullanılan paspası kullanacağı yerde temizlik bezi ile tuvaletleri temizliyor.

Serdar Kuzuoğlu’nun bahsettiği gibi, “Çocuklar pamuklar içinde büyütülüyor. Bu çocuklar hiç kaybetmiyor, hiç yokluk çekmiyor, hiç sıkıntı çekmiyor, hiç hayır kelimesi duymuyor.” Bu sıkıntı kız çocuklarında başka bir problemken erkek çocuklarında çok daha büyük bir sorun.

Mücadele erkeğin tabiatında vardır. Kızların oyunlarına bakıldığında işbirliği, beraberlik gözükürken, erkek çocuklarının oynadığı oyunlarda rekabet öne çıkmaktadır. Aslında erkek mücadele etmeyi, uğraşmayı, çabalamayı, ter dökmeyi sever. Ancak yetiştirilmede ve günümüzde yorulmasın, üzülmesin, terlemesin denilerek erkeklerin kendilerini, tabiatlarını gerçekleştirmelerinin önüne set çekiliyor. Onlar zahmet çekmedikçe tabiatlerinden daha da kopuyorlar.

Sonuç ise ortada. Mızmızlanan, nazlanan, hemen bırakıp terk eden, hiçbir iş beceremeyen bir erkek modeli. Kendine bile katlanamıyor ve sabredemiyor ki birde evlenip eşine sabretsin. Artık erkekler nazlı, hanımlar hırslı.

Roller gittikçe karışıyor. Kadınlar erkeklerin vazifelerini alırken erkekler kendiliğinden ve gönüllü olarak vazifelerini bırakıyor. Yapan olsun da ne olursa olsun ruh haline bürünüyoruz. Böyle giderse artık kızları erkek evine vermek bir yana erkekler ağlayarak kız evine damat gidecek.

Okunma Sayısı : 2.030

Yorum yapın

“Peki Erkekler Ne Yapmalı?” için 48 Yorum

  1. Yahya diyor ki:

    Peki Erkekler Ne Yapmalı?

    Yüzmeli… Konuyu son derece dağıttık. Halid bey kusura bakmasın lütfen.

    Ancak erkeklerin dahi kullanabileceği ve yüzebileceği sahil/plaj/deniz kalmadı.
    En güzel ortamları lüks oteller ile kulüpler kapattı. Halbuki kanunen deniz ve plaj kısmı tüm vatandaşlara açıktır ancak ne bu kanunu takan var, ne de şikayet edeceğiniz bir kurum!

  2. koray diyor ki:

    ben türk kızı kadar rahat el bebek gül bebek büyüyen görmedim. hepsi prenses .çoğunun elinden bir şeyde gelse.

    • esra diyor ki:

      kac degısık kulturden kız cocuklarının yetıstırılmesıne sahıt oldunuz? merak ettıgım ıcın soruyorum.

  3. gulpembe diyor ki:

    “…Bir şeyi sahibinin taşıması daha uygundur.” bununla ilgili rasulullah dan o kadar guzel ornekler var ki, mesela baska bir gun insanlara yiyecek birseyler dagitiliyor, efendimiz de servise istirak ediyor , Ona kendisinin zahmet etmemesi rica edilince, “ben sevap kazanmaya sizden daha az muhtac degilim”diyor.
    kitabimiz rasulullah icin ..”arkadasiniz..”ifadesini kullaniyor. ne kadar bizden biri. sahabeler anlatiyorlar,disardan gelen biri icimizden rasulullahi ayirt edemezdi. bizimle ayni yerde oturur,iceri girdiginde ayagi kalkilmasindan, kendisine yer verilmesinden hoslanmazdi, bos olan yere otururdu”. iste rasulullahin sunneti bu. bir erkege de ben en cok tevazuyu yakistiriyorum. sesini yukseltmesine gerek yok ki, Allah sesini zaten gur yaratmis, elini kaldirmasina gerek yok ki Rabbim vucudunu zaten heybetli kilmis. dili degil, duruşu konusmali. baskalarina degil, kendini Allaha begendirtmeye calismali.

  4. irmak diyor ki:

    Cocuklarimi yetistirirken tabii ki cinsiyetlerini goz ardi etmedim. Ama her kiz yemek yapmayi sevecek elisi yapacak diye bir sart yok. Cocuklarimizi iyi taniyip ihtiyac ve kabiliyetlerine uygun olarak yonlendirmek ve yetistirmek gerekir.
    Her insan yasadigi yeri temiz tutmak ,temizlemekle yukumludur. ogrenmeleri gerektigini dusunup, ogluma da kizima da kucukten odalarini toplamayi bulasik yikamayi yemek yapmayi ogrettim. kimisi severek yapti kimisi de mecbur oldugu icin. yapana mukafat yapmayana ceza kestim..
    Rabbim zaten kizi da oglani da fitraten farkli yaratiyor.
    Ogullarimin ev isini /yemek yapmayi bilmesi onun feminin yapmadigi gibi, okulunda/egitiminde basarili olup universite okuyan is ve meslek sahibi olan kizlm da erkeklesmedi.
    Ebeveynler evlatlarini kiz erkek diye ayirmadan sevip, sayip, onlarinda ilerde aile olacagini dusunerek mesuliyet sahibi birer kisilik olarak yetistirmeli. Su akar yatagini bulur demisler..
    Simdi birer aile babasi olan ogullarima bakiyorum. Sevecen, ev islerini bilen gerektiginde en guzel yemekleri yapiyor, ayni zamanda da ailenin maddi kulfetini yukleniyorlar.
    Kizimda ilmi egitimine devam ederken annelik ,es vazifelerini en guzel bir sekilde yapiyor.
    Allah hepsinden razi olsun..

  5. Sümeyye diyor ki:

    Halid bey, sizin bir erkek olarak erkeklerin gidişatını bu şekilde izah etmeniz ne kadar güzel. Acaba sorsak erkeklerin geneline kaç kişi kabullenir acizliğe giden bu durumu.

    Kendi cinsim de dahil hedeflerimiz çok uçuk. Sürekli bahsettiğimiz gibi eskiler gibi değiliz. Kendimden örnek vereyim; çevremiz, ailemiz yaşadığımız zorluklar vaya mutluluklar değiştiriyor bizleri. Büyüdükçe kişiliğimiz oturdukça sabır etmek ve fedakarlık ön plana çıkıyor, fakat bu herkesde böyle değil. Belki konu dışına çıkıyorum ama bencil insanların ne kadar yıpratıcı oldukları malumdur. Günümüzde erkeklerin ve kızların yetiştiriliş tarzı bencil olmalarına da sebep olabiliyor. Kimse hiç yük almak istemiyor. Birde cinsiyet ayrımı yapan aileler de erkek çocukların daha şımartılarak yetiştirilmesi var ben bunu kendi ailemde de yaşadım. Bu durum da kişi büyüdüğünde bencil ve aciz olabiliyor.

    Belki insanların çalışan eş arayışı da bu yüzden. Ben evimi tek başıma geçindiririm diyen erkek nadir rastlanır. Bayanların eleştirileri de onları mükemmel yapmıyor tabi. Dediğiniz gibi önce kendimizi değiştirmeliyiz.

    Peygamberimiz gibi olabilmek ne kadar zor bu dönemde. Allah paygamberimizi örnek alan kullardan eylesin ve öyle insanlarla karşılaştırsın inşaAllah.

  6. gulpembe diyor ki:

    Ben de bir kiz cocugu olarak boyle yetistim, yani evici sorumluluk almak istemezdim. Derslerimi bahane ederdim, ablalarima guvenirdim, kaytarirdim islerden, arkamdan firlatilan terlikler havada ucusurdu. Sogan dogramayi esim ogretti, o kadar soyliyim:)

    ama isleri elime alinca cok zorlanmadim,yani boyle yetistirilmese bile insan kendini degistirebilir. Belli bir yasa kadar ailemiz kaderimizi onemli olcude belirliyor, ama sonra insiyatifi biz aliyoruz. Yani sorumsuzlugun bahanesi olamaz. Rasulullah, sizin en hayriliniz baskalarina en az yuk olandir,buyuruyor.

    Cinsiyetlere gore is dagilimi daha cok orfi olarak yapiliyor. Yani bugun bizim erkek isi dedigimiz kaba kuvvet gerektiren pek cok sey, eskiden “ev isi” olarak yapiliyormus. Hala bazi bolgelerimizde kadinlar erkeklere nazaran bedenlerini daha hor kullaniyorlar. Mesela hz. Esma basinin ustune bir ot yuku almis olarak kocasiyla yururken rasulullah ile karsilasir. Peygamberimiz hz. Esma nin bu hizmetini over ve yaptiginin sadaka oldugunu soyler. Biz olsak, kadin yuk tasiyor kocasi bos geliyor diye ayiplariz belki de.
    Bazi eski Turk cevrelerinde de damat adayi evlenebilmek icin, gelin adayini at kosturmada , ok atmakta hatta guresde yenmesi gerekirmis. Yani cocuklarimizi kiz-erkek ayirt etmeden, hem iceride hem disarida donanimli olmalarini,kendilerine yetebilmelerini saglayabilmek lazim.

    • Sadece Fatih diyor ki:

      “Yani cocuklarimizi kiz-erkek ayirt etmeden, hem iceride hem disarida donanimli olmalarini,kendilerine yetebilmelerini saglayabilmek lazim.”

      Gülpembe Hanım.

      Kız çocukları kız gibi erkek çocukları da erkek gibi yetişmelidir. Arada ciddi bir ayrım vardır. Ayrım olmayan konu sorumluluk bilincidir. Herkes duracağı yeri bilirse bir sorun oluşmaz…

    • Feyza diyor ki:

      Kesinlikle kiz cocuklari kiz gibi ve erkek cocuklari da erkek gibi yetistirilmeli. Bununla ilgili etrafimda takdir ettigim aileler var ki cocuklarinin kucucuk yastaki durumuna, hal, hareket ve olaylara verdigi tepkilere bakarak diyorsunuz ki, “bu cocuk buyudugunde atik, cesur, caliskan ve hirsli bir erkek olur”, ya da kiz cocuguna bakarak” ileride evcumen, anac ve naif bir hanimefendi olur”. Allahu Teala bilir fakat bazi cocuklari gozlemlerken gelecekteki hallerini bugunku hallerine bakarak gozlerinde okuyabiliyorsunuz.
      Tabi bir erkegin de en azindan kendini kurtaracak kadar yemek yapmayi bilmesi ve sokugunu dikecek kadar bir el yatkinligi iyidir. Hic olmazsa askerlikte ve uzak bir yere talebe gittiginde isine yarar.
      Ama el yatkinligi zaten bir alanla sinirli degil. Mesela tamir isine eli yatkin bir erkek basit bir dikisi tek gostermeyle yapabilir. Yani bu el kaslarinin gelisip gelismemesiyle ilgilidir. O yuzden basit dikis icin ayri bir kursa ya da egitime tabi tutulmasina gerek yok erkegin terziligi tercih etmeyecegi surece. Zaten terzilik peygamberlik meslegidir, her insanin az cok igne iplik tutmayi bilmesi gerekir.
      Ya da tahtayi cakiyla yontarak sekil veren bir erkegin patates soymasi zor olmayacaktir. Yemek icin gerekli islemleri de ogrendikten sonra mecbur kaldiginda yapabilir ac kalmaz. Asci olacaksa bu ayri.
      Kucukken ben de yuzmeyi, ata binmeyi hep ogrendim. Ata binmek derken dort nala degil. Ustunden dusmeyecek kadar. Bir isime yaradi mi, hicbir isime yaramadi :) sadece cocukken mutlu etti.
      Ama yuzme bir gun ise yarayabilir. Cocugum olursa kucuk yasta kiz veya erkek farketmez, yuzmeyi ogrenmesine tesvik ederim. Cunku hayat bu ne olur ne olmaz.
      Erkek cocugum olursa da kucukken ok atmayi, buyudukce ise silah kullanmayi ogrenmesini isterim. Ok atmak da zaten kol kaslarini guclendiriyor.
      Bizim Rize’de bir teyzemiz vardi. Cok iyi silah kullanirdi, (16’lik diyordu sanirim yanlis hatirlamiyorsam), rahmetli beyinden ogrendigini soyluyordu.
      Fakat bunlar dedigim gibi hobi miktarinca. Asil fitri ozelliklerini golgede birakmayacak sekilde, olsa da olur olmasa da olur. Iki cinse de once fitri ozelliklerini asiladiktan sonra bu gibi ufak tefek seyler de ogretilebilir.
      Bazi isler ise kaba kuvvet ile orantili oldugu icin kadinlarin ogrenmesine gerek yok diye dusunuyorum. Mesela evlenecek kadin ve erkegin gures tutmasi cok itici, eski adetler oyle olabilir ama hos gozukmuyor.
      Ama mesela Bosna Hersek’te evlenmek isteyen delikanlilara babalar kizlarini vermek icin Mostar koprusunden atlamayi sart kosarmis, bana kalirsa bu kulaga cok daha hos geliyor:) [aynisini bir erkek babasinin da kizdan istedigini dusunsenize:) ]
      Selamlar.

      • Sadece Fatih diyor ki:

        Katılıyorum Feyza Hanım…

      • Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

        “Cocugum olursa kucuk yasta kiz veya erkek farketmez, yuzmeyi ogrenmesine tesvik ederim.”

        Peki feyza kardeşim bu kız çocuk büyüyünce yüzmeye heves ederse ne yapacaksınız :)

        Yüzme deyince aklıma geldi. Malumunuz artık ülkemizde güya islami oteller, kadınlara has kapalı havuzlar var. Ve varlıklı muhafazakar kesimin kadınları buralara akıyorlar.

        Ama ben hiç bir zaman bu islami otellere de kadınlara has kapalı havuzlara da ısınamadım. Ne malum oralara kamera yerleştirilmediği? ayrıca bir mümine kadın yüzmezse ne olur? bir şey mi eksilir imanından? bende şahsen yüzme bilmiyorum. Ve kendimde bir eksiklik hissetmiyorum. Tamam keşke bilseydim bazen diyorum. Ama çokta aşırı önemsediğim bir husus olmadı şimdiye dek.

        Bence erkek çocuğa öğretilse iyidir de kız çocuğa pek yararının olacağını sanmıyorum. Hele ki kız çocuğu denizi olmayan bir şehirde büyüyecekse. Çünkü öğretilen şeye kız çocuğu büyüyüncede heves eder ve bu nedenle tesettüründen tavizler verme tehlikesi doğabilir.

        Vesselam…

        • Sadece Fatih diyor ki:

          Azmo kardeş.

          İzninle bir şey paylaşayım.

          Bu tip konular tartışıldığında aklıma hep Peygamber efendimizin Hz.Ayşe annemize Habeşlilerin oyununu izlemesi için yaptığı yardım aklıma gelir. Hepimizin nefsi var. Kadınlar da eğlenceli şeyleri severler genelde. Senin hassasiyetlerini çok iyi anlıyorum. Ancak Allah’ın çizdiği sınırlar içerisinde kalınıyorsa sorun var diyemeyiz. Mesela kadınlar şarkı türkü söylemeyi sever. Yeter ki bunu uygun ortamlarda yapsınlar, yabancı erkeklerin arasında yapmasınlar.

          Kamera vb. konusunda fikrim yok, o tip otellerde de bulunmadım. Ancak belediyelerin çok güzel havuz hizmeti olabiliyor ve gayet de uygun fiyatlılar. Keza kaplıcalar da öyle. Nefislerimizin epey kaşındığı bir devirde açıkçası sınırlar dahilinde olan şeylere de karşı çıkıp bunu kadınlarımıza kısıtlama olarak öne sürersek onları üzeriz diye düşünüyorum. Şu var. İşin elbette bir takva boyutu da var ki ona da hiç bir şey diyemem…

          Selametle…

          • Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

            fatih kardeşim seni anlıyorum fakat sen beni anlamamışsın :)

            Kadının kadınlar içinde oynaması,zıplaması,şarkı türkü söylemesi başka şey, belediyeye ait olsun veya özel otel havuzu olsun yüzmesi çok çok başka şey yani biri armut diğeri bezelye misali farklı şeyler.

            Ayrıca bugün kadınların giyinme kabinine bile gizli kameraların yerleştirildiği bir devirdeyiz. Yani sıfır riskli bir havuz var mı? bilemiyorum. Ayrıca yüzmeyi bazı muhafazakar kesimin çok abarttığını da düşünüyorum. Sanki diğer kadınlar normal plajlarda yüzüyorlar diye bizim kadınlarımızda onlara nazire yaparcasına illa yüzmeliymişler gibi bir algı var. Zaten bu nedenle “haşema” diye de ucube bir giysi türettiler. Niye bizim kadınlarda geri kalmasın diye! Yani ben anlamıyorum bu işi kadınlarımız yüzmese ne olur. Yazın çok mu sıcak gir banyona aç suyunu gir duşun altına 5-10 dakkaya zaten serinlersin. Eğer maksat serinlikse, yok maksat sporsa o zaman alternatif sporlar yap yüzmen şart mı bacım? yüzmezsen ne kaybedeceksin söyler misin ? emin olunuz bir şey kaybetmezsiniz, ama yüzüpte karşı taraftakilerin eline yanlış ve nahoş malzemeler vermektense hiç yüzmeseniz hem kendine hemde ümmete çok çok daha faydası dokunacağı kanaatindeyim.

            Bakın basit bir örnek vereyim Cübbeli Ahmet Hoca yıllar önce bir jetskiye bindi diye hala daha fotoları nette orda burda dolaşıyor hala yeri geliyor malzeme ediliyor konuşuluyor. Ha şimdi yaptığı şey dinen haram mıydı? hayır. Ama takvaya aykırı idi. Birde karşı kesimi unutmuş idi. Şimdi sorsanız belki de keşke yapmasaydım karşı tarafa malzeme vermeseydim o görüntüler medyada yer almasa idi diyecektir.

            Yani velhasılı çok dikkatli olmalıyız. Karşı kesim açığımızı kollayıp dururken, biz basit bir yüzme sevdamızdan vazgeçemiyorsak bu ümmeti ayağa kaldıramayız…

            Vesselam…

          • Feyza diyor ki:

            Fatih bey kadinlar biraz daha eglenceli yaratilistalar, haklisiniz. Gerci son donemler depresif hanimlar cogaldi stres, yorgunluk, gereginden fazla mesuliyetler.
            Ama esasinda kadinlarin dogasi eglenceli, konuskan erkeklere nazaran biraz daha renkli.
            Bunu helal daireden disari tasirmadikca, nefsini zaptedebildikce hayatin ve aslinda ailenin tadi tuzu biberi..
            Biraz daha cocuksu bir dunyasi var hanimlarin. Belki de annelik vazifesi kadinlara verildigi icin cocuk dilinden anlamalari icin cocuksu yaratilmistir ic dunyalari. :) [bu kendi tezim, dogrulugu tartisilir.]
            Selamlar.

          • Hafız diyor ki:

            Belediyenin yüzme tesislerinde mahremiyete hassasiyet gösterilmiyor.Siz tesettürlü olsanız bile muhataplariniz ,dinen bir hanımın diğer hanıma avret olan (gösterilmesi caiz olmayan) yerlerini bir sinirlama olmaksizin görebiliyor.
            Ayrıca bunun doğrudan hayayi etkiledigini düşünüyorum.

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Feyza Hanım tespitleriniz çok doğru. Bence de çocuk yetiştirmeyle alakalı olarak Allah’ın kadınların kalplerine verdiği bir eğilim. Dahası önceden de yazmıştım. Mantık yükünün altında yorulan erkeklerin hanımları sayesinde bir nebze neşelenmelerini sağlayan da bence bu yapı.

            Azmo kardeş. Hassasiyetlerini anlıyorum, tek kelime laf edemem işin takva boyutu da var. Ancak bu durumu hüküm vererek genele yaymak sorun olabilir. Yoksa bireysel olarak nefis terbiyesi amaçlı bir çok zevkten feragat ederek düşmana karşı daha fazla güç kazanabiliriz.
            Kamera konusunda hiç bilgim yok. İnsanların mahremiyetine saygı duyuluyordur diye hüsnü zannım var. Aksini gören ya da yaşamış olan varsa paylaşsa farkındalık açısından faydalı olur.

          • Zeynep diyor ki:

            Belediyenin yüzme havuzlarinda kamera sadece havuz kısmında var kabinde kamera olmasi daha neler .Havuzda ki kameralar da gerekli durumlarda kullanılıyor biri oturup da izlemiyor hiçbir zaman .Spor amaçlı gidiyorum sırt ağrılarına iyi geliyor kasları güçlendiriyor gittiğimde hiç bikinili birini görmedim şimdiye kadar bana denk gelmedi heralde hasemayi ben de sevmiyorum bayanların yanında olabilir de erkeklerin yanında kullanılmaz .Alternatif Tatil yerlerinde durum daha vahim bence 1 defa gittim bi daha da gitmem kesinlikle sadece bayanlara özel havuzlar fakat bazı kadınlar kabine Çarşaflı girip bikinili manken gibi çıkıyor.Herkes dikkat etmiyor çok kötü görüntülerle karşılaştım o kısımda müslüman bir kadın gidemez kesinlikle .Keşke deniz kıyısında yazligimiz olsaydi asıl keyfi öyle çıkardı .Fakat çocuklarımi ben de gönderirim küçük yaşta öğrensin ne olacak kızım olsa da gönderirim kardeşim ve ben küçük yaştan beri biliyoruz yüzmek istediğimizde uygun yer olmazsa yuzmuyoruz ne olacak kuzenlerim yüzme bilmiyor fakat fırsat buldukca şort giyip sahilde dolaşiyorlar tesettür bilinci oluşursa sorun yok

          • Feyza diyor ki:

            Belediyenin yuzme tesislerini cok duydum ama bilmiyorum fakat gidip gormedigim icin net bir bilgi sahibi degilim. Yalnizca sunu duymustum orada zaten hasema tarzi mayoyla havuza girmek yasak fakat yasak olmasa da hafiz kardesin soyledigi sey dogru. Siz tesetturlu olsaniz dahi diger bikini ya da mayoyla giren hanimlarla ayni ortamda olmak yine dogru olmaz.
            Hasema konusuna da deginmek istiyorum ki bu giysi tesetturu temsil edemiyor. Acilimi her ne kadar hakiki-seriat-mayosu olsa da seriatla bir ilgisi yok bunun.
            Cunku, kadinlar denizden cikinca suyun tesiriyle giysi vucuda yapisiyor ve butun hatlarini meydana cikariyor. Ustelik bir pantolon ve en uzunu diz ustu olan bir ustten mutesekkil
            Yani dis giysi “cilbab” kismi yok bunun ve haliyle seriati temsil etmiyor. Bircogu ise pijama gibi birsey. Zaten sudan ciktiginizda eger kalabalik bir ortamdaysaniz etrafinizdaki erkekler sizi gorur ve seriat kalmaz.
            Bu giysiye guvenen hanimlar ise nasilsa basimi orttum tesellisiyle kadin erkek karisik ortamlarda denize de giriyorlar. Yani kadinlara mahsus bir havuzda giyilse belki bir nebze ama o zaman da daha once soyledigimiz gibi digerlerinin goruntusu yine harama tesvik eder.
            Kaplicalari bilmiyorum ama galiba orada ailelere mahsus odalar var. O odanin icerisinde havuzu da oluyor. Bunda bir sakinca olmaz ama burada da gizli kamera konusu yine gundeme geliyor ki bu da artik insanlarin hassasiyetine ve takvasiyla ilintili.
            Yuzme konusunu yazdim ama farkli mecralara tasindi. Ben kadinlarin yuzmesinden bahsetmedim arkadaslar. Cocukken ogrenilen bir yuzmeden bahsettim. Plajlardan, bes yildizli otellerden ya da yuzme havuzlarindan da bahsetmedim. Belki benim kendi cocuklugumda ve yasadigimiz cografyanin imkanlari vesilesiyle bu yuzme eylemi bu tip yerlerden uzak sakin ve kendi ailesiyle ogrenebilecegi bir faaliyet olarak aklimda yer etmis oldugundan boyle dusunuyorum. Ben kadinlar yuzsun, hicbirseyden kusur kalmasin demedim ki.
            Kucukken ogrenilen seyler insanin yanina kar kalir ve ailece de guzel anilar kalir insanin hafizasinda. Su an denizin kebarina gittigim zaman yalnizca izliyorum bu cok daha huzur veriyor. Fakat en azindan suya dussem biiznillah bogulmam. Bisiklet surme, yuzme gibi eylemler ogrenildikten sonra yillarca yapilmasa da unutulmayan seyler oldugundan bunlari kucukken ogrenmek ilerde zor bir durumda insana faydali olabilir dusuncesiyle yazmistim. Aslimda bunu yazma sebebim konunun akabinde okculuk ve silah aticiligiyla da ilintili olarak yani ilerde bir savas olsa bir can pazari yasansa ki bana kalirsa buyuk bir savasin esiginde hatta icerisibdeyiz, bir cocuga kendi basinin caresine bakacak isler kucukken ogretilmeli anlaminda yazmistim. Zaten verdigim ornege bakarsaniz mesajim net anlasiliyor.
            Kadinlar keyfi olarak gitsin yuzme havuzlarinda plajlarda cirit atsin diye birsey demedim.
            Bir cocugum olsa ve babasi da yuzme biliyorsa kucukken ogrenmesini isterim. Bunu kalabalik plaj ortamlarinda degil ailece gidilen nezih tenha bir tatil.koyunde deniz kenarinda yapsinlar kalabalik ortamlar zaten goz acisindan uygun degil ve bunu bir Musluman aileye ben de yakistiramiyorum. O kadar ciplak insanin icerisinde bizim ne isimiz olur? Haftaici bombos olan deniz kenarlari var. Belki kiyi seridini bilmeyenler yuzme deyince ekranda gordukleri plaj ortamlarini animsiyorlar fakat oyle degil. Ege kiyi seridinde cok guzel ve bos alanlar var eger hala varlarsa. Benim bahsettigim bu gibi yerlerdi. Yani majsat deniz olsun.
            Tesetturu siz cocugunuzun zihnine kazidiginiz ve ona guzel bir rol model olabildiginiz zaman ve dini egitimini kucuk yastan itibaren dogru yollardan ona telkin ettiginiz ve yasi geldiginde de dogru egitim kurumlarina, karma olmayan egitim kurumlarina yinlendirdiginiz zaman biiznillah o cocuk siz isteseniz dahi acilip sacilamaz. Erkek kardesinden dahi haya eder.
            Suyu sever denizi sever ama nefs muhasebesini bilen bir insan her sevdigine bu dunyada ulasamayacagini da bilir ve kendini kontrol edebilir.
            Haya meselesinde de birkac sey yazmak isterim.
            Haya bir anda kazanilan ya da kaybedilen birsey degil, bunun anne karnindan itibaren asamalari vardir.
            Annenin hamileligini gizlemesi, mumkun oldugunca hamileyken karnini ifsa etmemeye ozen gostermesi, dogdugunda bebeginin altini ucuncu kisilerin yaninda degistirmemesi, emzirurken mumkunse ayri bir odaya gecirip abdestli olarak emzirmesi ve emzirirken okunacak bazi sureler,
            kiz cocuklarinin cocuk yasta iken koltukaltini gostermeyen ve dizkapaginin uzerine cikmayacak giysiler giydirilmesi, etek giydirilecekse altina bir tayt ya da uzun butun corap giydirilmesi ve oturup kalkmasina kucuk yastan itibaren dikkat edilmeye calisilip akli biraz ermeye basladigi zaman ise bu egitimin kendisine verilmeye baslanmasi. Bunlar hep cocuklarin haya perdesinin yirtilmamasi, edepli hayali bir cocuk olarak buyumesi, yetismesi icin tavsiyeler.
            Bunlara kucuk yastan ve hatta anne karnindan itibaren dikkat ederseniz ve sonra guzel egitim kurumlarina yonlendirirseniz kendiniz de guzel birer orneklik teskil edebilirseniz insaallah cocuklariniz hayali edepli imanli birer genc olurlar ve nerede nasil davranacaklarinin bilincinde buyurler.
            Kiz cocuklarinin fitratina gelirsek, suslenme vardir fakat bir anne kizimin fitratinda suslenme var diyerek tirnaklarina oje surmeye, dudaklarini boyamaya tesvik ederse bu da digru bir is degil. Her kiz cocugu annesinin terligine, cantasina, kremine kalemine…. herseyine ozenir :) habersiz makyaj malzemeleri varsa kullanir. Ama bunu cocugun yasini ve fitratini gozeterek dogru suse kanalize etmek ya da abartiya goturmek de yine annenin elinde.
            Soyle ki,
            Annesinin olur olmaz esyalarini kullanan bir kiz cocuguna bir boya da siz surerseniz olmaz ama bunun terine yasina uygun bir tac bir toka bir kucuk canta ile hevesini alabilirsiniz.
            Renkli bir giysi alirsiniz ama etek boyu kisacik olmaz, ya da az once bagsettigim gibi desenli renkli ve hosuna gidecek bir uzun corap tayt vs alirsiniz. Hem goz zevki ve suslenme ihtiyacini tatmin etmis olur hem de fitratini bozacak bir susten korumus olursunuz.
            Annesi tesetturlu kizlar degisik ortulere cok hevesli olurlar. Onlara kucuk yastan evde mini mini pardesu tarzinda giysiler dikebilir ve guzel minik esarplar hediye edebilirsiniz. Emin olun cok hosuna gidecek ve annesine benzedigi icin kendiyle gurur duyacaktir.
            Ben kucukken bazi uzun gelen eteklerimi kesmistim mini etek yaptigimi soyledim ve annem birsey demedi ama sunu soyledi. Bu etegi sadece evin icinde giyeceksin, balkona bununla cikilmaz. Bu aklimda oyle bir yer etmis ki balkona cikarken terlik giyme zorunlulugundan farksizdi benim icin. Yani telkin verirken hevesini oldurmek degil de dogru alternatifler sunarak dogru olana kanalize etmek cok onemli.Bunlar cocuklarin aklinda telkin edildikce ve ailesinden gordukce yer eder arkadaslar. Gayriihtiyari duyup gordugunu uyguluyor cocuklar.
            Yas buyudukce ise utanma hissi akli melekeler ve iman kuvvetiyle birlesip rotayi belirlemede tesirli olur.
            Biraz uzun oldu ama tartisilan birkac konuyu bir baslik altinda toplayip bir cevap yazmak istedim.
            Artik hakkinizi helal edin.
            Selametle.

          • Feyza diyor ki:

            Seysey hnm ben o cumleyi hanimini kiskanmayan ve sorumluluk almaktan kacinan yeni nesil erkekler icin soyledim. Buradaki erkek kardeslerimizden devamli yazanlarda ise boyle bir problem gormedim aksine tanidiklarimdan hemen hemen hepsi hanimini kiskanip koruyup kollayacak ve bir evin sorumlulugunu gonullu olarak sirtanabilecek niyet ve kapasitede olduklarindan dolayi benim cumlem meclisten disaridaki cogunluk icindi.
            Ikinci konu ise,
            Calisan hanim isteyen erkekler elbette eslerine yardim edecekler, zira bu onlarin tercihi. Ama bana gore kadin ve erkegin rol paylasimi farkli oldugu icin bunu bastan kabullenerek yola cikan bir erkegin hanimina zoraki yardim ediyor olmasi, bu isleri sevdigi ve yardim etmekten hoslandigi hanimi ev hanimi olan esine yaptigi gonullu yardimindan cok farklidir.
            Bu benim bakis acim.
            Mesela calisan bir hanim , ben pilavi yapiyorsam sen de salatayi yapacaksin gibi emrivaki bir tutumla kocasina hukmediyorsa bu hos birsey degil ama o erkegin yardim etmesi gerekir cunku kendi calisan bir hanim tercih etmistir. Yardimlasirlar ama bu tarz bir evlilik bana uymaz. Bu durumda erkegin hicbir use dokunmamasi da dogru degil cunku hem kendi isini hanima yuklemis hem de hanimin kendi isine yardimci olmuyor. Yani neresinden tutsaniz elimizde kaliyor.
            Ama esi ev hanimi olan bir erkek kosesinde otursa da hanimi ona hizmet eder ve guzel olan budur. Bununla beraber adam seviyorsa hanimla vakit gecirmeyi mutfaga girmeyi birseyler yapmayi ya da yardimci olmayi, bu da gayet hos bir manzara. Bunda da her iki durum kurtarir.
            Kisaca burada evin nafakasindan mesul olmasiylailintili reislik vazifesini gonullu olarak hanimina teslim edip isbolumu adi altinda kadin tahakkumune giren erkekleredir sozum.
            Yoksa hanimi hamile, hanimin isi basindan asmis ya da hic bir sebep yok fakat yardimdan zevk alan bir erkegin edecegi yardim sozkonusu degil ki buna dair ornekleri zaten kendi ailemden de verdim.
            “Erkekler karılarının süslü dışarı çıkmasına göz yumuyor hatta güzel karım var görsün herkes modundalar,çalışan kadın arıyorlar ev hanımına işe yaramaz külfet gözüyle bakıyorlar,eşcinseller yürüyüş yapabiliyor,dernek kurabiliyor ses çıkmıyor.”
            Bu sozunuze katiliyorum.
            “Kadin duzgun olmasa da egilmeyecek erkek egilmez” gibi bir soz soylemissiniz. Kusura bakmayin ekran kucuk olunca cumleleri her zaman secip alamiyorum anlami aklimda kaldigi kadariyla yaziyorum. Umarim bir yanlislik olmadi. Bu cumleye de soyle katilmiyorum ki kadinin oyle sirret olanlari var ki adamin dunyasini da ahiretini de perisan edebilir. Allah muhafaza etsin. Yani herseyin erkekte bittigine inanmiyorum, kadin kocasini rezil.de eder vezir de diye bir soz var miydi ya da bu soz baska bir turlu soz muydu hatirlayamadim ama vardiysa bu cumleyi iktibas etmis olayim, eger yoktuysa da literature bu cumleyi ben kazandirmis olmakla kendimle gurur duyayim 😀
            Selametle.

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Feyza Hanım.

            Gayet aydınlatıcı yazmışsınız. Yüzme bahsi geçince özellikle yorum yazasım geldi çünkü bir türlü öğrenemedim :) Dört defa kursa gittim olmadı…Çocuğum olursa inşAllah küçük yaşta öğrenmesini sağlayacağım kız ya da erkek. Yüzmek sünnet diye biliyorum.

            Gittiğim kurslar belediyelerindi ve havuzları beğenmiştim. Ayrıca kadın erkek ayrı günlerdeydi. Şu bombayı da bırakayım. Memleketimde üç gün kadın üç gün erkek bir gün de aile(!) idi. Böyle uygulamalar da var…

            Eşiyle kaplıcaya gidip özel oda tutan arkadaşlar var. Bir arkadaş anlatmıştı İstanbul’da bir mahallenin imamı sabah kimsecikler yokken denize girer yüzermişti. Daha üst pencereden bakalım. Sevdiğim bir arkadaşım ki çok dindardı, hayatta da sevdiği şeyleri helal dairede yapardı. Helal olanı yaşamak isteyen sınırını bilen birine otur oturduğun yerde demek bence zulümdür…

            Edeple ilgili yazdıklarınız o kadar doğru ki. Kardeşim küçüktü bir gün pazarda satıcıya sordum neden düzgün kıyafet getirmiyorsunuz diye satılmıyor dedi. Öyle olunca kardeşime bir kıyafet yetmiyordu. Birinin açık bıraktığını diğeriyle örtüyorsunuz…Konuyu bulandırmayayım da tesettür mağazaları da ucuz değil hatta pahalı…

            Aslında yazılanlar hep birbiriyle ilintili şeyler de işte hem imtihan hem de nefisler bombardıman altında olunca iş o kadar kolay olmuyor.

            Selametle…

          • Feyza diyor ki:

            Fatih bey konuyu dagitmak istemedim Halid beye saygisizlik olmasin hatta pesinen ozur dileyip son bir aciklama getireyim ama yuzmeyi havuzda ogrenmeniz zor olabilir :)
            Ogrenenler var tabiki ama ogrenemedim dediginiz icin soyluyorum. Varsa musait nezih bir deniz kenari denizde ogrenmeyi deneyin. Cok daha cabuk mesafe katedersiniz malum tuzlu su. Isteseniz de batamazsiniz.
            En kolay ogrenme yolu ise once demizin altindan yuzerek ogrenmek. Hattademiz gozlugu de takabilirsiniz ki gozunuzu yummak zorunda kalmadiginiz icin hem cesaret gelir hem de denizin altini baliklari taslari inceliyorum derken bir bakmissiniz gayriihtiyari tuzlu su kaldirmis ve yuzmeye baslamissiniz. Bunu imkaniniz olursa mutlaka deneyin cok da eglenceli olur. Cocukken boyle ogrenmistim korkan kardesime de boyle ogrettim.
            Yuzme hakkinda son yorumum olsun :)

            Giysi konusunda suretli giysileri de tavsiye etmiyorum aslinda ama sizin pazarcilara sordugunuz gibi ben de yegenlerime hediye almak istedigim zaman istedigim gibi giysi arayip bulamamis ve magaza gorevlilerine neden suretli giysiler satiyorsunuz diye sordugumda ayni cevabi vermisti. Talep bu yonde dediler.
            Dediginiz gibi birkac parca almak gerekedebiliyor. Bazi hocahanim ablalarim evde dikiyorlar zamaninda dikis kursu ismiyle Kur’an kursunda okumaktan baska careleri olmadigi icin bu konuda hayli usta olanlar var ki bu da zamani gelince lazim olabiliyormus bunu da onlara bakarak ogrendim.
            En maarafsizi sanirim erkek cocuklar. :)
            Selametle.

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Feyza Hanım.

            Yorumunuz için teşekkür ederim. Allah razı olsun :)

        • seysey diyor ki:

          Mesela kucuk kiziniz olsa evde suslense puslense yarin disarlarda da acilir bu diyerek kizinizin takip takistirmasina engel mi olacaksiniz?

          Digerlerine de su soruyu sorayim ahci ve temizlikci abileri kadinsi mi buluyorsunuz?

          • Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

            “seysey” kardeş, sizinde verdiğiniz örnek beni anlamadığınızı gösteriyor. Kızların fıtratında zaten süslenme var. Annesinden habersiz bile gidip annesinin makyajını kullanan kızlar çok. Ama yüzmek fıtratlarında yok. Biri fıtratta olan bir şey diğeri sonradan öğrenilen bir şey.

            Ayrıca kızların süslenmesine lafımız yok. Ancak süslenme anne tarafından bilinçli öğretilmeli, dışarıda süslenilmemesi telkin edilip o şuurda verilmelidir.

            yani illa bana cevap vereceksiniz diye elma ile fasulyeyi birbirine karıştırmayın lütfen.

            Vesselam…

          • Feyza diyor ki:

            Asci ve temizlik gorevlisi olan abilerimiz evinin nafakasini temin etmek icin yani bir erkegin uzerine vazife olan bir gorevi ifa etmek icin bunu bir meslek olarak yapiyorlar, oyle sey olur mu Seysey hnm? Hatta terzilik de kadin isi gibi gozukse de peygamber meslegidir dedik.
            Benim enistem disardan sert ciddi gorunumlu bir erkektir ama ev islerinde, mutfakta inanilmaz becerikli ve icinden gelerek yardim eden bir insan hanimina. Sebebi ise annesinin en kucuk oglu oldugu ve annesinin de rahatsizlik donemine denk geldigi icin mecburen bekarliginda bu isleri yapmak zorunda kalip alismis ve seviyor, mutlu oluyor. Benim babam da yemek yapmayi cok severdi.
            Bunlar feminenlik belirtisi degil. Erkeksi fitri ozelliklere, yoneticilige sahip olduktan sonra bunlar olsa olsa bonus olabilir.
            Erkeklere bu gibi konularda el yatkinligini yakistiriyorum ama kadinsi hareketler yakismaz. Ornegin hanimina cam silmesinde yardim eden bir erkegi anlarim da bir kadin gibi titizlik hastasi ise, mutfakta yemek yapiyordur ama haniminin yaptigi yemeklerle kendininkini kiyaslayip ayni kulvarin insani gibi bir yarisa tabi tutuyorsa, kadin gibi mizmizlanip ufak detaylarda boguluyorsa…(ince fikirlilikten bahsetmiyorum) Bunlar kadinsi gelir.
            Ya da kendi istedigi icin degil de hanimi istedigi icin, ornegin hanimi calisiyor oldugu icin yorgun geldiginden oturu zoraki yapiyorsa erkek bu isleri, evde otoriteyi saglayamiyorsa karisinin hukmune boyun egiyorsa vs…
            Calisan kadin konusunda direten ve imkani oldugu halde bu konuda israr eden erkekler de bana itici geliyor.
            Bir asci bir terzi ise hanimina bakmak icin meslegini icra eden bir sanatkardir, kiyasi dahi olmaz bunun.
            Evine geldigi zaman evinin reisidir, haniminin kocasidir. Evinin ascisi ise yine hanimidir. Kendisi ise isterse mutfaga girer yemek pisirir bu ayri. Ama baska mesleklerde calisan herhangi bir erkekten hicbir farki yoktur.
            Ama kadinlari bu konuda ayri tutuyorum. Cunku kadinlarin erkeksilesmeye, erkek taklidi yapmaya daha musait oldugunu ve toplum nazarinda da erkeksilesen kadinlarin iltifata tabi tutuldugu icin bundan pek rahatsizlik duymadiklarini, hatta bu ozellikleri ile sivrilip begeni topladiklarini ve bu yuzden kadinlarin fitratina daha fazla sahip cikmalari ve disaridaki hirs ve mucadele dolu ortamdan mumkun mertebe kendilerini muaf tutup hemcinsleriyle sosyallesmelerini daha makul ve luzumlu goruyorum.
            Erkeklerde de kadinlasma temayulu basladi fakat kadinlarin fitratina ihanetinden bir tik asagida goruyorum erkeklerdeki dejenerasyonu. Bunun sebebi ise kadinsilasan erkeklerin iltifat gormemesi ve bunun hakaret kabul edilmesi olabilir.
            Fakat erkekler toplu olarak yumusuyorlar. O yuzden fark kolay ayirdedilmiyor. Belli degerlerden kitleler halinde vazgectikleri icin erkeklik citasi dusuyor fakat bu citayi elbirligiyle dusuruyorlar. Orn. Hanimini kiskanmayan erkeklerin cogalmasi. O kadar fazlalasti ki bu artik normal bir hal aldi ve kimse karisini kiskanmadigi icin erkekligine laf getirilmiyor. Eskiden olsa ..sen de erkek misin…. derlerdi ve kavga sebebi olurdu. Simdi kim kime ne diyebilir, bircogu ayni..
            Yani kadinlar erkeksilesirken uzerine bir de takdir toplarken erkekler kadinsilassa da kimse cikip ‘kral ciplak’ diyemiyor. Cunku hakaret kabul edilir ve kendi ciplakligi da desifre edilmis olur. Toplu kiyim sozkonusu.

          • seysey diyor ki:

            Ben yanlis anlamis olabilirim de sizdeki bu ne hiddet bu celal ve neden size cevap vermek konusmak icin yazayim.Acikcasi ayip ediyorsunuz ve egolu yaziyorsunuz bunu elestiri olarak anlayin ve duzeltmeye calisin lutfen.

            yani illa bana cevap vereceksiniz diye elma ile fasulyeyi birbirine karıştırmayın lütfen.

            Acikcasi kendinize bir sorun siz benim icin ne ifade ediyorsunuz da size cevap yazmaya calisayim?.

            1.Fitrat boyutu ile ele almaya calismissiniz.Ama mesela baliklar ucamaz yaratilisinda yoktur.Ama insanlar yuzebilirler ama ucamazlar. :)

            He gerekli misir gereksiz midir tartismasi bos.Benim demeye calistigim sey gelecekte bir ihtimal zanniyla baska bir seyi kisitlamanin dogru olup olmadigi.

            2.Baski ortaminin insanlar uzsrindeki olumsuz etkisine vurgu yapmaya calistim.Bu konularda cevap bekledim.

            3.Suslenme konusunda dusuncenize katiliyorum.Ayni tavri yuzme konusunda da bekliyorum.cocuklarin,kadinlarin,erkeklerin nerede durmasi gerektigini bilip ona gore ogrendiklerini dogru kanallarda dogru sekilde kullanilmasi ogretilerek hayattan zevk alarak islama uygun sekilde yasayabilirler demek istiyorum.İllaki baska yere gitmeye gerek yok kendi evinin alti havuz olanlar var.

            Uygun ortamlarda aileler hep birlikte eglenebilirler.Dediginiz gibi cocuklar nerede durmasini bilirse ogrendigi sey ona kar kalir.

          • seysey diyor ki:

            “Yani kadinlar erkeksilesirken uzerine bir de takdir toplarken erkekler kadinsilassa da kimse cikip ‘kral ciplak’ diyemiyor. Cunku hakaret kabul edilir ve kendi ciplakligi da desifre edilmis olur. Toplu kiyim sozkonusu.”

            Bende yukarıda yazdığınıza katılıyorum.Burda bile farkediyorum birine bir şey söyleyince erkekler kabullenemiyor.Değişmediklerini iddia ediyorlar ama ne yazıkki değiştiler ve değişmeye devam ediyorlar.Balık baştan kokar demiş atalarımız.Evin reisi başıdır o değişince ipin ucu kaçtı.

            Bir de erkeklerde kadınlaşma değil de kelimeyle ifade edemediğim başka bir durum var.Mesela kıskanma duyguları gitti demişsiniz.

            Erkekler karılarının süslü dışarı çıkmasına göz yumuyor hatta güzel karım var görsün herkes modundalar,çalışan kadın arıyorlar ev hanımına işe yaramaz külfet gözüyle bakıyorlar,eşcinseller yürüyüş yapabiliyor,dernek kurabiliyor ses çıkmıyor.

            Mesela dik duruş,iyi yönetim,sorunlarla başa çıkma,orta yol sahibi olma,adaletli olma,kararlarında sabitlik,kendine hakim olma gibi özellikler yok.Yani iki işve bi cilveye tav oluyorlar verdikleri kararları hemen değiştiriyorlar kadınların parmaklarında dönüyorlar.Bir fikir ve düşünceleri yok.

            Kadın düzgün olmasa bile eğilmeyecek adamı eğemez.Adam kırılır ama eğilmez.Kadın zararlı çıkar.Ama sorun şu ki erkekler hemence eğiliyorlar.Suçu da kadına yıkıyorlar kolay yöntem…

            ————————————————————————
            “toplum nazarinda da erkeksilesen kadinlarin iltifata tabi tutuldugu icin bundan pek rahatsizlik duymadiklarini”

            maalesef…Ve hatta teşvik ediciler anne ve babalar.

            ————————————————————————
            Ev işleri,yemek,titiz olmak,düzenli olmak gibi şeyleri kadınsı görmüyorum.Kişilikle,yardımseverlikle ilgili bir durum.

            Çalışmayan kadının çalısan kocasına ev işi yaptırmaya çalışması merhametsizliktir.Görevini yerine getirmemektir.

            Çalışan kadından hem çalışmasını hem ev işi yapmasını beklemek de merhametsizliktir.
            ——————————————————————-

            “Ya da kendi istedigi icin degil de hanimi istedigi icin, ornegin hanimi calisiyor oldugu icin yorgun geldiginden oturu zoraki yapiyorsa erkek bu isleri, evde otoriteyi saglayamiyorsa karisinin hukmune boyun egiyorsa vs…”

            Bu konuda düşüncenize katılmıyorum.Bir kişiden yapamayacağından fazlasını beklemek doğru değil.Hem çalıştırıp hem de ev de her şey mükemmel olsun diye beklenemez.Evdeki otoriteyle bağdaştıramadım…Açıkcası evin geçiminde katkı bekleyen erkekler evin işlerinde katkı bekleyen kadınları eleştiremezler.Nasıl tek başına evi gecindiremeyen erkek karısından iş bekliyorsa,evi tek başına idame ettiremeyen çalışmaktan yorgun düşen kadın da kocasından iş bekleyebilir.Ya biri ev işine biri de evi geçindirme işine bakacak.Ya da birlikte iki işi de yapacaklar.

          • seysey diyor ki:

            “sirret olanlari var ki adamin dunyasini da ahiretini de perisan edebilir. ” aslında aynı şeyleri düşünüyoruz düzgün bir erkeği eğemez adam ya evinden soğur gider ya hem kırılır üzülür hem öfke duyar…Kadın kaybeder.Hem kocasının sevgisini hem ahiretini.Birinin islami olmyan tavırlarına boyun eğen kişi de islami olmayan bir iş yapıyordur demek istiyorum. Hatta eğilmeyecek olan kadını da eğemezsin.Mesela karısına dışarlarda şort giymiyor diye baskı yapan kocası en sonunda kadını boşadı.Kadın müslümansa haramı helalı biliyorsa buna göre yaşamaya çalışıyorsa erkek gayri meşru isteklerini o kadına kabul ettiremez eğemez.Tabi aynı düşünmek zorunda değiliz ama aynı şeyi düşünüyoruz gibi anladım ben bilemiyorum.

            Ve benim yürekten inandığım şeyse başımıza gelen belalar bizi eğitir, ufkumuzu açar , imanımızı arttırır ,çok değişik şeylere vesile olur.Tahmin etmediğimiz şeyleri bile öğrenebiliriz.Arada sırada sıkılsak da belalar da güzeldir.Benim başıma geldiği için şükrettiğim belalar var mesela. :) Çok güzel kişiler tanıdım..Kimse kimsenin ahiretini karartamaz.Müslüman belalara karşı sabırlı,dirayetli,hatalarında da tövbekardır…Öyle olsaydı imtihan diye bir şey olmaz,herkesin ahireti paramparça olurdu.

          • Feyza diyor ki:

            Seysey hnm sizi anladim, cevabiniz icin tesekkur ederim.

        • Feyza diyor ki:

          Azmo kardes,
          Oteller konusuna ben de katiliyorum, zira artik kameralar heryerdeler ve mahremiyet alanimiz cok kisitli oldugu icin bu gibi alanlara ben de guvenemiyorum.
          Guvenememek de bir yana da bu gibi ortamlar beni cok bogar :) Varlikli biri degilim ve bu dabir zugurt tesellisi degil ama bazen dusunuyorum cok param olsa oyle bir yerde tatil.yapabilir miyim diye, yani hic rahat edemezdim. Cunku ben gidanin da ortamin da insanin da dogal olanini seviyorum. Dogal olan herseyi cok seviyorum bu gibi yerlere gidenlere sozum yok ama bana suni geliyor.
          Zengin olsam ve tatil yapacak olsam tenha bir deniz kiyisini tercih ederim. Biz denizle icice bir cocukluk yasadik. Hem yazlari cadirimiz vardi hem de dogayla icice bir yazligimiz. O yuzden denizin kokusunu dahi cok seviyorum ve dinlendirdigini, insani dinginlestirdigine inaniyorum.
          Hem madem tatil yapacagiz, soyle deniz kenarinda gun batimina nazir mangal yakmadigim, zeytin odununda bir cay pisirip icmedigim tatile tatil mi derim? :) bu atmosferi en luks otellerde dahi yakalayamazsiniz emin olun. Boyle bir ortamda denizi yalnizca izlemeyi ise en konforlu havuzda yuzmeye
          degismem. Hatta kiyasa dahi gelemem. O denizin havasi, dalgalarin kumsala vurmasi, martilarin denizin uzerine konup ucmasi… Tenha ve cok guzel yerleri var ulkemin, benim dedigimyerler hala tenhalar mi bilmiyorum ama kesif icin cikilirsa mutlaka bulunabilinir.
          Sizin sozlerinize ise hak veriyorum. Bunun bir garantisi yok tabiki buyuyunce de isteyebilir. Fakat ben bunu kendimdenyola cikarak dusunuyorum elbette yaniliyor olabilirim. Yani kucukken ne kadar girseniz de biraz akliniz ermeye baslayinca sair yasaminizdaki tesettur ve haya anlayisiniz buna da aksediyor ve bir yastan sonra utanip kendiniz iatemiyorsunuz. Denizi cok seviyorum hala bir bagim var mesela su an deniz olmayan bir ildeyim ve inanin ki en cok deniz havasini ozluyorum. Ama bundan kasit yuzmek degil, izlemek, hissetmek hatta varligi dahi mutlu ediyor. Yani o muhakemeyi hayatinizin genel seyrinde yapabiliyor ve geri cekilebiliyor bunda zorlanmiyorsunuz.
          Dusunsenize disarda tesetturlu ve bu tesetturu hayatina aksettiren bir kiz deniz sezonu gelince tesetturu atip mayoyla denize girebilir mi?
          Ama siz bu tesettur kavramini cocugunuza asilayamazsaniz, haya perdesi kucuk yasta zedelenirse sizin yuzme ogretmis ya da ogretmemis olmaniz pek birsey degistirmez. Giyinik ciplaklar seklinde tabir edilen kesimin kacta kaci yuzme biliyordur, sebebi tesettur ve edep kavraminin oturmamis olmasi.
          Bunun disinda isterim ki kucukken babasiyla denize girsin, yuzsun oynasin. Cocuklugunu guzelce yasasin. Ben de onlari izleyip mutlu olayim. Bizim ailede butun kizkardeslerim kucukken ogrendi yuzmeyi ama buyuyunce bir problem yasamadik.
          Zaten tercih edecegimiz yerler tenha yerler olacaktir.
          Yuzme bilmemesi bir eksiklik degil insanin ama yine de imkan varsa ogrenilmesi iyidir. Hayat bu ne olur ne olmaz, keyfi olarak degilse de belki can kurtarir.
          Yuzmeyi ogrensin ki denize duserse yilana sarilmasin 😀 😀

        • esra diyor ki:

          ya erkek cocuk ılerde yuzmeye heves ederse? dıger malum gıyımlı kadınalrla beraber yuzmesı gerekmeyecekmı? erkelere ozel yuzme alanlarıda yok malum, şu islami oteller gibi yani.
          Bence kız erkek kimseye yüzme gibi sakıncalı sporları öğretmeyelim.

          • seysey diyor ki:

            :) Bence herkese haramı helali öğretelim içine de Allah korkusu olsun diye dua edelim.Nerede nasıl davranacağını,duracağını bilirse yüzme bilmek sorun teşkil etmez.

          • esra diyor ki:

            Aman hıc olabılırmı? hanım kadın kısılerın herhangı bırsey bılmesı helekı sakıncalı (sakıncaya da karar veren mercıler nedır goruyoruz) seylerı bılmesı her zaman toplum duzenımızı bozar. mesela trafıkte … (kelıme bulamıyorum) gıbı araba kullanan erkelerın hangı sakıncalı durumlarda bunu ogrendıgı hıc umrumuzda degıldır, neden olsunkı?

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Esra Hanım.

            Topluma zararı olanlar bilgili kadınlar değil çok bilmiş kadınlardır…

          • esra diyor ki:

            Kusura bakmayın yazacagım,
            Fatıh bey evlı degılsınız, tanımaya calıstıgınız hanım cevresı dısında calısan calısmayan kadınların ıc dunyası ıle ılgılı bılgınız yok. cocuk yetıstırmeden tutunda calısan kadınların ev hallerıne kadar herseye yorum yapıyorsunuz ama. Bunların hepsı sızın ıcın bılınmez bır kara kutu oysakı! Ne dıye bu kadar zorluyorsunuz kendınızı?
            Cok bılmıs kadınları ıs yerınde yaptıgınız ayak ustu konusmalarla uc dakıkada da anlayamazsınız, hos belkıde uc dakıkadan daha uzun muhabbetlerınız vardır bılemem. Benım yoktu mesela, bır erkek calısırken ne yapar, bır kadından ne bekler esımden ogrendım… Cok rıcaa ederım engın bılgılerınızı baska yorumların altında yesertın.

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Esra Hanım.

            Yorumunuzu okudum.

      • Yahya diyor ki:

        Feyza hanım,

        Mostar’dan atlamak kulağa hoş geliyor…
        müracaatı nereye yapıyoruz? :)

        • Feyza diyor ki:

          Yahya bey bu da soru mu, tabiki kiz babasina muracaat edeceksiniz :)
          Yaninizda bir kimlik fotokopisi, iki adet vesikalik resim, bir sabika kaydi, ozgecmis ve mumkunse bir de ikametgahini ve uzerinize kayitli gayrimenkullerin de kaydini kiz tarafina iletirseniz size en kisa surede donus yapacaklardir 😀
          Ama bence yine de denemeyin zira yuksekligi 24 m.imis. Allah muhafaza etsin, muracaatinizin hukumsuz kalma ihtimali var. :)

          • Yahya diyor ki:

            Feyza hanım,

            belki yanılır yenilir bir eş dost, komşu adresi verirsiniz diye düşündüm ama nafile…

            evet 24 metre oldukça yüksek
            ayrıca köprünün demir korkuluklarında sivri uçlu mızraklar var, atlayım derken Allah göstermesin mayoyu takmak var…

            bir de tabii kıza ve kız tarafına hava atmak gerek, artistlik atlayış yapmak lazım…

            müsaadenizle ben biraz düşüneyim.

          • Feyza diyor ki:

            Yahya bey benim oralarda tanidigim kimse yok ki, hic gitmedim imkanim olmadi. Sadece soyadimi biliyorum inanin baska bilgim yok benim. Siz sanirim bilfiil orada bulunmussunuz, cunku kopruyu teferruatli tarif etmissiniz. Ben en fazla internetten arastirabiliyorum.
            Bir de 2000’li yillarin baslarinda Urla-Cesme guzergahinda guzel tenha ve denizi temiz deniz kenarlari vardi. Biliyor musunuz oralari bilmiyorum ama oralarda luks oteller yapilmadi diye biliyorum. Olsa duyardim. Giderseniz bir bakin bakalim. Belki vardir. Dediginiz gibi bazi guzel deniz kenarlari ise hep kapildi. Ozellikle Istanbul-Atakoy sahili resmen parsellenmis durumdaydi en son gordugum zaman.
            Turistik sahillerde ise turistlere yer acmak icin Turklere yer kalmiyor ne yazik ki.
            Selametle.

    • Yahya diyor ki:

      Gelin adayı ile niye aşık atalım, anlamadım?
      Hadi at koşturmak, hadi ok atmak anlarımda.. güreşmek ne demek ?

      Şahsen, benimle fiziki olarak mücadele ruhuna sahip bir hanım ile niye evleneyim? 😀

      • gulpembe diyor ki:

        Yahya bey,
        Ebeveynlerin gorevi prens/prenses yetistirmek degildir;yasadiklari cagin, fikir kultur ve zanaatini cocuklarina kazandirmak ve onlari hayata hazirlamaktir.
        Malum ki eski zamanda teknoloji olmamasindan mutevellit insan gucu cok degerliydi. Hayat sartlari zordu, kadin-erkek farketmeksizin insanlarin mutluluk kaynagi, eve saglam donebilmeleri, bir gun daha yasayabilmis olmalariydi. Eve saglam donulmesi iicin en onemli sart ise iyi bir atici ve iyi bir kosucu olmak:)

        Fakat ayri iki cinsin gures tutturulmasi henuz bati medeniyetinin bile gelemedigi bir seviye(!) bu musabakada en yetenekli kadinin bile en vasat erkege yenilebilecegi asikar olduguna gore, bunu torenlerde daha cok eglence ve mizah olarak yapmislar diye dusunuyorum.

        • Sadece Fatih diyor ki:

          Günümüz Türkiye’sinde şu an kadınlar güreş tutsa tüm erkekleri yenecek güçteler.
          Misal, kadın güreşirken bu adam beni taciz etti diye yaygarayı bassa kanunlar önünde sorgusuz sualsiz haklı ve hükmen galip. Tabi kimin hükümlerine göre? Dahası mutlak hüküm sahibinin hükümleriyle ne kadar uyumlu? Bunu siz benden daha iyi biliyorsunuz…

          • mustafa _/) diyor ki:

            Güreş diyince aklıma geldi. Türk destanlarında bir erkeğin evlenmeden önce evleneceği hanımı binicilikte ve okçulukta geçmesi gerekirmiş. Galiba güreş de tutarlarmış :)

          • gulpembe diyor ki:

            Burada hem ahlaksiz erkeklerin tacizlerinden hem ahlaksiz kadinlarin iftiralarindan korunulmasi icin halvet yasagi cok yaygin uygulaniyor. Universitelerde dahi iki kisinin oldugu odalarda kapi kapatmak yasak.
            Taksi gibi tasima vasitalarinda kamera sistemi olmayan yok neredeyse.
            Yani akil ile islami buluyorlar elhandulillah.

          • esra diyor ki:

            Elhamdulillah Gulpembe Hanım, dekanımız bıle kapısını acık tutar, cocuk sahıbı hanım calısanlara ayrı ıhtımam gosterır.Hanımların yogun oldugu bır toplantıysa gıdıp en koseye otururlar. Umutluyuz, mutluyuz…

          • gulpembe diyor ki:

            Esra hanim,

            sizin adiniza cok sevindim. Rabbim istikametten ayirmasin

            sevgiler.

  7. Ferhadi diyor ki:

    Erkek erkek gibi tek olmalı.

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Bir eylemin, iyi ya da kötü olduğuna işaret eden tek bir nitelik vardır; eğer dünyadaki sevgi oranını arttırıyorsa iyidir ancak insanları ayırıyor ve aralarında düşmanlığa sebep oluyorsa kötüdür. “ ( Le Tolstoy)

Kitap

Çocuğunuzun Sahibi Değilsiniz

“Sormamız gereken soru şu: Geçmişimizin şimdiki yaşamımızı ne kadar süre daha yönetmesine izin vermek istiyoruz? Daha ne kadar başka bir zamanın hayaletleriyle savaşmak istiyoruz?" #drshefalitsabary nin kitabını internette kitap araştırmaları ...
Devamını Oku