Ramazan’ın Çocuk Yanı-10

13 Mayıs 2015Şebnem NehirYorum Yok »

şebnem nehirKURAN İSİM ŞEHİRİ

Kuran etkinliklerinde en sevdiğim iki oyundan birinin Kuran’dan kelime bulma oyunu olduğunu söylemiştim. Çocuklarımız ne kadar erken yaşta Kuran ile tanışırsa ileride Kuran ile hemhal olma olasıkları da o kadar artacaktır. Bunun için Kuran Ayı Ramazandan daha iyi bir zaman düşünülebilir mi?

Geriye kalan ikinci oyun ise isim-şehir. Çocukluğumuzun hatırası isim şehir oyununun Kuran versiyonu. Zaten Kuran hayatımızın her anında, her yerinde değil mi? İşte bunu desteklediği için seviyorum bu oyunu. İçimize kadar işleyen, hafızamıza kazınan, oyun, etkinlik ve aktiviteler, Kuran’dan beslendiğinde daha değerli oluyor.

Oyunun nasıl oynandığını biliyorsunuz, biz nasıl uyarlandığından bahsedelim.

İsim: Kuran’da adı geçen Peygamberler

Şehir: Kuran’da adı geçen yerlerden, kavimlerden örnekler, Kuran ile ilişkilendirebilecekleri şehirler. Mesela Kuran’ın en güzel okunduğu ülke Mısır’dır, yazmak gibi…

Hayvan: Kuran’da adı geçen hayvanlar

Bitki: Kuran’da adı geçen meyve- sebzeler

Eşya: Ramazan’da kutsal emanetleri gezmeye götürdüysek çocuklarımızı, bu bölüme neler yazacaklarını öğrenmiş oluyorlar.

Ünlü: Çocukluğumuzun son dönemlerinde isim şehir oyununa dahil olan bir bölümdü bu. Biz de bunu sahabe adına çeviriverdik.

Kuran temasını işleyeceğimiz Hadis Paketimizde Kuran kılıfları, Kuran ayracı örnekleri, Kuran bulmacaları, eşleştirme ve örüntü çalışmaları, harf eşleştirmeleri de yer alacak inşallah. Biz burada elimizden geldiği kadar az malzeme ile evde neler yapabileceğinize dair birkaç örnek vermiş olduk.

Sevgili anneler, unutmayalım ki, biz ne kadar etkinlik yaparsak yapalım, çocuğumuza ne kadar dersler aldırırsak aldıralım, hiçbiri kendi uygulamalarımızın oluşturduğu modelin önüne geçemez. Buna dair benim için en çarpıcı örnek, öğretmenliğimin ilk yılında gerçekleşen bir olaya dayanıyor. Ana sınıfında öğrencilerimizin dil becerilerini geliştirmek amacıyla hepimizin Tabu diye bildiği kelime anlatma oyununu oynuyorduk. Kitap, kalem, defter gibi basit kelimeler veriyorduk ve o kelimeyi kullanmadan, anlatmalarını istiyorduk. Kendisine “Gazete” kelimesi çıkan bir öğrencim bir süre düşündü ve heyecanla tarif etmeye başladı;

-Hani babamız her sabah okur ya…

O sırada yerinden coşkuyla fırlayan başka bir öğrencim, “Kuran” diye bağırdı.

Her sabah Kuran okunan evlerimiz olsun…

 

SİYER ÖĞRETİMİ

Peygamberimizin hayatını öğretmek, Ramazan’daki şefkatini, cömertliğini, şükrünü anlatmak için çok ideal zamanlardayız.

Siyer etkinliklerini duygu çalışmaları ile birlikte yürütürseniz, konuları çift yönden desteklemiş olursunuz.

Duygu çalışmaları dediğimiz şu; bir olay anlatıyoruz ve öykü içinde karakterimizin bu sırada ne hissetmiş olabileceğini soruyoruz. Çocuğumuzdan kendisine önceden verdiğimiz üzgün, mutlu, korkmuş ve şaşkın yüzlerden en uygun olanını kaldırmasını istiyoruz. Hatta farklı duygu yüzlerini çubuklara yapıştırabiliriz.

Peygamberimizle ilgili minik bir olay anlatıp “Peygamberim şimdi ne hissetmiş olabilir”, diye soruyoruz. Elindeki duygu kartlarından uygun olanını gösteriyor. İsterseniz kart yerine maske olarak da yapabilirsiniz. Böylece maskeleri birlikte yaparken, bir yandan duygular hakkında konuşma fırsatınız olur.

Hayatımızdaki hemen her konuyu Peygamberimizle ilişkilendirerek, Onun üzerinden anlatmak, hayatımıza Peygamberimizi yerleştirmek için çok önemlidir. Biz sevgiyi, Peygamberimizle tarif ederiz. Öyle ya, bizim için en kutsal sevgi Allah ve Peygamber sevgisidir. Teşekkür etmek deyince Allah’a neler için şükrettiğimiz aklımıza gelir. Affetmek, Peygamberimizle anlam kazanır, merhamet Onun hayatıyla zihinlerimizde yer bulur. Biz değerler eğitimi, karakter eğitimi denilen ahlak konularını Peygamberimizle öğreniriz. Bizim için tüm bu ahlakî değerlerin en üstün noktası Odur çünkü. O halde, Peygamberimizin hayatını, doğumu, çocukluğu, peygamberliği, ilk Müslümanların çektikleri işkenceler, ilk hicret, bedir, uhud, hendek, hudeybiye… diye tarihi/ kronolojik bir sıralamadan ziyade, Peygamberimizin doğum mucizeleri, çocukluktaki edebi, gençliğindeki doğru sözlülüğü, gençliğinde giriştiği sosyal sorumluluk çalışmaları, kendini bir davaya adaması, İslam hassasiyeti, zorluklara karşı gösterdiği metanet, sabrı, cesareti, kahramanlığı şeklinde anlatmamız gerekmez mi? Tarihi sıralamaları çok iyi bilip yazılıdan 100 almak için siyer kitabını sular seller gibi ezberleyip yutan çocuğumuzun, arkadaşının arkasından konuşabiliyor olması, üzücü değil mi? Gözümüzün içine baka baka yalan söyleyebiliyor olması, Peygamberimizin hayatını hiç öğrenememiş olduğunun göstergesi değil de nedir? Siyer konularını tarihi sıralamadan kurtaralım, sevgili anneler. Çocuklarımıza tarih dersi anlatır gibi siyer anlatmayalım. Arkadaşlıktan bahsedelim. Peygamberimizin arkadaşlarından, sır tutmaktan, emanetten, güvenden söz edelim. Hem de öyle masaya oturtup ders işler gibi değil, laf arasında, oyun oynarken, yemek yerken… Ramazanda daha cömert oluşundan, Ramazanda hasta ziyareti yapışından bahsedelim. Peygamberimizi hayatımızın orta yerine davet edelim. Yemekte, oyunlarda, uykuda bizimle birlikte olsun. İftar soframızda bir tabak Onun için ayrılmış olsun. Her cümlemiz Onunla tamamlansın. Peygamberimiz olsa ne yapardı, ne hissederdi, sence ne söylerdi diyerek her fırsatta Onu düşünmeyi öğretelim çocuklarımıza. Bayram hediyelerimizi hazırlarken salavat kartları hazırlayıp paketlere koyalım, en güzel hediyelerimiz Peygamberimiz için olsun. Onu hissederek yaşayanlardan olalım…

Okunma Sayısı : 2.522

Yorum yapın

Dünden Bugüne

Hadis-i Şerif Düşmanlığı

Bizim halkımız Kur’an-ı Kerimi pek bilmez. Bu elbette büyük bir eksikliktir fakat yine de dinimizi Peygamber Efendimizin hayatı ile öğrendiğimiz için halkın inancı sağlamdır. Batılılar yüzyıllar boyunca İslam ülkelerine hoca kılığında ...
Devamını Oku

Güzel Söz

"Bir ev halkı birbirine iyilik ve ikramda bulunduğunda Allah üzerlerine rızık akıtır ve Allah'ın himayesinde olurlar. (Hadis-i Şerif)

Kitap

Yuvamızda Huzur Bulalım Diye

Huzur, modern dünyada, moda dışı bir kelime gibi duruyor artık. Oysa, Huzur; ne tatlı bir kelimedir. Huzur; ruhun, zihnin ve bedenin sükûnet bulma hâlidir. Huzur; gönlün yatışması, nefsin tatmin olmasıdır. Huzur; baş dinçliği, gönül ...
Devamını Oku