Ramazan’ın Çocuk Yanı-12

15 Temmuz 2015Şebnem NehirYorum Yok »

şebnem nehirHADİSLERİ NASIL ÖĞRETELİM?

Burada özellikle hadisleri nasıl ezberletelim değil, nasıl öğretelim dememin sebebi, Kuran’ın beyanı şeklinde olan sünnetin ezberden ziyade anlaşılmasının, hayatın her alanında yer bulmasının önemini ifade etmek içindir. Hadisler bizim hayat yolculuğumuzdaki kılavuzlardır. Onlar yalnızca özlü sözler değil, özü sözü bir olan Müslüman için rehberdir. Tarihte hiçbir insanın hayatı Rasulullah Efendimizin hayatı kadar şeffaf ve gözler önünde olmamıştır. Oturuşu, yürüyüşü, konuşması, gülmesi, dua edişi, ibadetleri, aile hayatı ve devlet idaresi ile zaman ötesine uzanan bir ışık gibidir. Yolumuzu kaybettiğimizi anladığımız zaman bize ilim ve hikmeti öğreten Peygamberimizin bir sözüne, fiiline, onun vasıflarını anlatan sözlere tutunur ve yol buluruz.

Peygamberimizin sözlerinden oluşan kavlî hadisleri Onun mübarek ağzından dinlerken başlarında kuş varmış da uçmasından endişe edermişçesine bir tavırla huşu içinde oturan sahabeyi hatırlarız. Her duyduğumuz kavlî hadisi bir sahabî hassasiyeti ile dinleriz. Böylece gönlümüzü o güzele açar ve hadislerin kalbimize işlemesine izin veririz. Yalnızca birkaç kelimeden oluşan cümle yığınları değildir onlar. Şu dünyada duyup duyabileceğimiz en güzel insan kelamı, en naif sesleniş, en berrak hissediştir hadisler. Boş konuşmadan, faydasız sözden, gereksiz kelamdan uzak, hedefi tam ortadan tutturan bir ok gibidir. Kalbimizin orta yerine işler, sessizce bütün bedenimize yayılır. Ahlakî, dinî, sosyal ve siyasî her alanda bizi kul yapan ölçüleri gösterir.

Rasulullah Efendimizin yapmış olduğu işleri fiilî hadislerle duyar, bir şevk ve heyecanla atılır, ha gayret der, davranırız. Yorulduysak, hadislerden güç alırız. Ümitsizliğe düşmek mümine yakışmaz ama oldu da bir an kırıldıysa ümidimiz, bir dahî aşk ile der ve yeniden kalkarız. Yemeğimizi Onun gibi yer, Onun gibi hüzünlenir, Onun gibi seviniriz. Kalbimize yayılan Rasulullah sevgisi fiillerimize, işlerimize, komşuluklarımıza, arkadaşlıklarımıza, ailemize yansır. Kocaman bir sünnet ağı oluştururuz. Her sabah Onun gibi uyanır, her akşam gözlerimizi Onun gibi kapatırız. 24 saat Rasulullah ile birlikte yaşarız ki ölümümüz de Onun gibi olsun, sonunda Onunla haşr olalım diye.

Peygamberimiz hangi durumlarda sessiz kalmış, nelere karşı hoşnutluk göstermiş, hangi durumları hoş görmüş, bunları öğreniriz takrirî hadislerle.

“Beni Rabbim terbiye etti” diyen Rasulullah’ın ahlakını, adabını hulkî hadislerden öğreniriz.

“Rabbim benim suretimi güzel yaptığın gibi siretimi de güzelleştir” diye dua eden Peygamberimizin şemailini halkî hadislerden öğreniriz. Öyle coşar ki içimizde Onu görme arzusu, alırız elimize kamışı, sevgimizi hilyeye yansıtırız.

Adına şiirler yazar, naat külliyatları oluştururuz.

Gülbank besteler, ilahiler söyleriz.

Şimdi bütün bunlardan sonra hangi hadisi “sadece” ezberleyebiliriz?

Okunma Sayısı : 2.410

Yorum yapın

Dünden Bugüne

Hadis-i Şerif Düşmanlığı

Bizim halkımız Kur’an-ı Kerimi pek bilmez. Bu elbette büyük bir eksikliktir fakat yine de dinimizi Peygamber Efendimizin hayatı ile öğrendiğimiz için halkın inancı sağlamdır. Batılılar yüzyıllar boyunca İslam ülkelerine hoca kılığında ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Bir insan niçin yaratılmışsa ona o kolaylaştırılır. “ ( Hz. Muhammed s. a. v )

Kitap

Yuvamızda Huzur Bulalım Diye

Huzur, modern dünyada, moda dışı bir kelime gibi duruyor artık. Oysa, Huzur; ne tatlı bir kelimedir. Huzur; ruhun, zihnin ve bedenin sükûnet bulma hâlidir. Huzur; gönlün yatışması, nefsin tatmin olmasıdır. Huzur; baş dinçliği, gönül ...
Devamını Oku