SEMA MARAŞLI KİMDİR ?

Yazılarımı okuyan, kitaplarımla yeni tanışan, internette dolaşan hikayelerimi okuyup beni merak eden ya da benimle ilgili ödev hazırlayan öğrencilerden mailler alıyorum. “Kendinizle ilgili bilgi verir misiniz.” diye.

Geçen yıllarda bir öğrenci uzun uğraşlar sonucu telefon numaramı bulmuş beni aradı, “Sizinle ilgili ödev hazırlıyorum, kütüphanedeki bütün ansiklopedilere baktım; ama hayatınızla ilgili bir bilgi bulamadım” demişti. Beni merak eden ve benimle ilgili bilgi arayanlar içindir bu yazı.

Yeni okurlar benimle ilgili birbirine zıtmış gibi duran parça parça bilgiler okuyorlar. Aslında okuduklarında bir zıtlık yok. Sadece benim değişim sürecim var, işin içinde.

Onlar için de kendimi anlatmaya karar verdim.

SEMA MARAŞLI KİMDİR ?

19 Temmuz 1969 akşamı Kahramanmaraş’ın Kurtuluş mahallesinde bahçe içinde ahşap bir evde Hatice-Bekir Sıddık Üdürgücü çiftinin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldim. Üç kardeşiz bir ablam bir de erkek kardeşim var.

Çocukluğum gündüzleri bahçemizdeki ağaçlara tırmanarak, yavru kedi büyüterek, börtü böcük yakalayarak, akşamları da rahmetli babaannemin masallarını dinleyerek geçti.

İlkokul dördüncü sınıfa kadar okumayan, ders çalışmayan başarısız bir çocuktum. Dördüncü sınıfta sene sonuna doğru, sınıf kitaplığındaki hikayeleri okumaya başlayınca kitapların sihirli gücünü keşfettim, o günden sonra kendimi okumaya adadım. Çok okuyarak okul başarısının ve hayat başarısının arttığı fark edince o yıldan sonra kitaplar en iyi arkadaşlarım oldu.

O zamanlar ilköğretim beş yıl olduğu için ortaokul okumak için Kız Meslek Lisesi’ne gittim. Kız Meslek Lisesi’nde el becerisine dayanan biçki-dikiş gibi meslek derslerinde çuvalladım. Hatta bir sınavda kumaş üzerine yama yapamadığım için sıfır alınca iğne iplik meselelerinde başarısız olduğum gerçeğini kabul ettim ve ortaokul bitince okuldan ayrıldım.

Maneviyata ve psikolojiye çocukluktan beri merakım vardı. Bunun için kendi tercihimle ortaokuldan sonra ki tahsil hayatımı Kur’an Kursunda dini ilimler okuyarak geçirmeye karar verdim. “Sinanpaşa Kız Kuran Kursu” hayatımda başka bir dönüm noktasıdır. Lise okumaktan vazgeçmiştim ama Kur’an Kursunda Hatice öğretmenimin teşviki ile imam-hatip lisesini dışarıdan bitirmeye karar verdim.

İmam-Hatip lisesinin arapça, fıkıh, hadis gibi meslek dersler için birkaç arkadaşla birlikte, alanında uzman bir hocadan iki yıl özel ders aldık.

Dersler, sınavlar devam ederken bunların yanında on altı yaşımda bir Kuran Kursunda fahri öğretmenlik yapmaya başladım. Öğrencilikle öğretmenliği beraber devam ettirdim.

Dört yıllık İmam-Hatip lisesini iki yılda dışarıdan bitirerek, liseye devam eden sınıf arkadaşlarımla aynı yıl lise diplomasını aldım. Diplomayı alınca üniversite sınavlarına girmeye karar verdim ama hangi mesleği seçeceğime bir türlü karar veremedim.

Hayvanları çok sevdiğim için veteriner olmayı, edebiyatı sevdiğim için arap dili ya da ingiliz dili edebiyatı okumayı, gazeteciliği sevdiğim için de basın yayın okumayı düşünmeme rağmen hepsini bir kenara bırakıp üniversite okumaktan vazgeçip iki yıl yaptığım Kur’an Kursu öğretmenliğine devam etme kararı aldım. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın imtihanına girerek resmi olarak Kur’an Kursu öğretmeni olarak çalışmaya başladım.

Bir yıl sonra nişanlandım, on dokuz yaşında da evlendim. Beş yıl sonra anne oldum. İki kızım bir oğlum var. Çocuklar biraz büyüdüğünde ehliyet almak için girdiğim sınava hazırlanırken okul hayatını ne kadar özlediğimi fark ettim ve üniversite sınavına girerek açık öğretimde İşletme Fakültesi “Yönetim Organizasyon” bölümünde okumaya başladım. Organizasyon ilgi alanım olduğu için fakülteye hevesle başladım ama iki yıldan sonra başörtü ile sınavlara girme hakkı kalktığı için okulu, iki yıllık işletme eğitimi, almış olarak bırakmam gerekti.

Düzce’de oturduğumuz 99 yılında ağustos depremini yaşadıktan sonra yazar olmaya karar verdim. Çocuklarımı büyütürken onlara anlattığım masalları yazmayı düşünüyordum ama hep ihmal ediyordum. Hayatın her an bitebileceği gerçeğini yakinen görünce, gece gündüz yazmaya başladım. Kasım depremine kadar da iki aya yakın bir zamanda içinde kırk masal olan ilk kitabım “Bana Bir Masal Anlat” ı yazıp bitirdim.

Fakat zor olan kitap yazmak değil yayınlatmakmış. Kitabı pek çok yayınevine gönderdim. Yayınevleri masalları beğenmelerine rağmen “tanınmış bir isminiz yok” ve “bu tarz kalın masal kitabı satmaz, tek tek basmak gerekir” dedikleri ben de kırkını bir arada istediğim için kitabın basım aşamasında oldukça uğraşmam gerekti.

2001 yılında ilk kitabım “Bana Bir Masal Anlat” yayınlandı ve çok ilgi gördü. Kitap ilk yıl 17 bin satınca masal kitaplarında yeni bir dönem açıldı, kalın masal kitapları modası başladı. Fakat “Bana Bir Masal Anlat” özgün, eğitici ve eğlenceli olduğundan çocuklar ve aileleri yanında yeri olan, özel bir kitap, oldu.

Masal kitabından sonra hikayelerle ergenliği anlattığım “En Güzel Hediye” kitabımla “Çocuk Edebiyatçıları ve Sanatçıları Birliği”nden ödül aldım ve kitap beş yüz binden fazla satarak genç okuyucular tarafından da ödüllendirildi.

Yazı hayatım gayet iyi giderken baştan beri pek de iyi gitmeyen evlilik hayatımda ki sallantılar sarsıntıya dönüşmeye başlamıştı. O dönem bir evlilik kitabı yazmaya karar verdim. Kadın-erkek ilişkileri üzerine ilk kitabım “Eşimin Eşi Yok” hikayelerle evlilik kitabını yazdım, 2003 yılında da yayınlandı. Kitap özellikle kadınları, onların duygu dünyasını, beklentilerini anlattığı için kadın okurlar tarafından çok beğenildi. Kadınları anlamak isteyen erkekler için de rehber bir kitap oldu.

O dönemde gelişen bazı olaylar evliliği bitiş noktasına getirdi. Boşanma arefesinde “Evliliği Pekmez Sandım” kitabını yazdım. “Evliliği Pekmez Sandım, Yüreğimi Yakmaz Sandım” atasözündeki gibi yüreğim yanmıştı. Kadınlar kitabı yine çok sevdiler çünkü bütün kitap boyunca “Evlilikte mutlu olmak için, erkeklerin ne yapması gerektiğini” anlatmıştım.

Kitabın ismi okuyuculara olumsuz geldiği için, kadın okuyucuların isteği üzerine kitabın adını değiştirdim. Kitabın yeni adı “Eşim Aşkım Olsun” oldu. Kadınlarla aynı dili konuşuyordum; çünkü farklı değildi aslında yaşadıklarımız birbirinden. Benzer şeyleri yaşayıp, benzer şeylerden mutsuz oluyorduk.

Onlar da benim o dönemde yaptığım gibi evlilikte mutluluğun sorumluluğunu erkeklerin üzerine yıktıkları, feminizmin “masum kadın-suçlu erkek ”dayatmasıyla hayata baktıkları için ortak noktada buluşmamız pek de zor olmuyordu. Bu arada kitabın tanıtımlarında basın beni “Feminist Yazar” diye takdim ediyordu; fakat ben bunu asla kabul etmiyordum. Çünkü feminist olduğumun farkında değildim. Dindarlık ve feministlik zıt kavramlardı kafamda ama dilimin inkar ettiğini zihnim kabul edeli yıllar olmuş. Fakat hiçbir zaman uç noktada erkek düşmanı bir feminist olmadım. Hep iyi niyetle “erkeklere bilseler, bizi anlasalar, çaba gösterseler kadınları mutlu etmek çok kolay” diye inanıyordum.

Bu arada okul aşkım yeniden depreşti ve psikoloji eğitimi almak istedim. Bunun için özel bir üniversitede “Davranış Bilimleri” bölümünde okudum. Okulda okuduklarım ile yetinmeyerek üzerine eklediğim bilgiler, o dönem yaşadıklarım, benimle derdini paylaşan pek çok kişi, çocuk-aile sitesine gelen yazılar derken kadın erkek ilişkilerine bakış açım değişti.

Bu değişimin temel sebebi kadını ve erkeği yaratan Rabbimizin ve onun elçisi sevgili peygamberimizin sözlerini kendime rehber edinmemden dolayı oldu. Elimizde Kur’an gibi bir hazine ve Hadis-i Şerîf gibi yol gösterici varken mutluluğu yanlış yerlerde aradığımızı fark ettim.

Kadın-erkek ilişkileri konusunda, kadınların yaptığı hataları da görmeye başlayınca okuyucularıma o zaman faydalı olmaya başlamışım. Bunu ben söylemiyorum, okuyucularım dile getiriyor.

Bu arada geçmişe dönüp baktığımda önceki evliliğimde yaptığım hataları da görmeye başladım. Bu da yazılarıma, kitaplarıma olumlu bir şekilde yansıdı. Evliliğe yeni bakış açımla 2011 de yeniden evlendim.

Yazmak dışında, okulda öğrencilerle buluşmayı, seminer vermeyi, imza günlerinde okurlarla söyleşi yapmayı kısacası mesleğimi çok seviyorum. Sevmek deyince bunlar dışında neleri sevdiğimi de yazıp yazıyı toparlayayım. Espriyi severim, doğal hayatı severim. Kepekli ekmeği, sebze- meyve yemeği, bitki çayları içmeyi, faydalı şeyler keşfetmeyi  severim.

Tabi en çok da okumayı seviyorum. Elime kitap alınca dünyayı unuturum. Okur olmak benim için yazar olmaktan daha öncelikli. Yazmayı da seviyorum; fakat şunu kabul etmek lazım ki okumak keyifli, yazmak zahmetli. Zahmette rahmet vardır deyip yazmaya devam ediyorum.

Rabbimin izniyle..Sizlerin desteğiyle..Sevgi ve selamlarımla…

iletişim için adres:semamarasli@gmail.com

Sema Maraşlı   www.cocukaile.net

Çekmeköy Oyun Grubu Çekmeköy İngilizce Anaokulu

“SEMA MARAŞLI KİMDİR ?” için 43 Yorum

  1. Recep diyor ki:

    Selamun Aleykum Sayın Hocam dün gece gecenin geç saatinde televizyonda kanalları karıştırırken konuşmanıza rastladım sonra sizin sitenizden geçmişinizi okudum ve gerçekten çok etkilendim benim düşüncelerimi sizin lisana döktüğünüzü gördüm ancak ben ifade edemiyorum benim 7 çocuğum var 4 kızım 3 oğlum kızlarımın hepsinin sizin geçtiğiniz eğitim yollarından geçmesini istedim ancak olmadı şu an en küçüğüm hafızlık altyapısını çalışıyor inşallah hafız olur ancek erkekler ile ilgili fazla bir kurs okumalarını sağlayamadım son oğlumu hafız olsun diye gönderdim ancak 1.5 senede kursdan ayrıldı şu an dışarlarda çokta düzgün bir yaşantısı yok Ailemizde bir huzur ortamı kuramadık eşimle hiç anlaşamıyoruz hep kavgalıyız sizin konuşmanızda yaptığınız gibi önceleri hayatımızda şiddet vardı hep yanlışı düzeltmek için şiddet kullanıyordum şimdi susarak çözmeye çalışıyorum ancak yine çozüm yok çok zaman ayrılmak istedim ancak hem dayımın kızı olması hem çocuklar hemde sizin dediğiniz gibi el alem neder diye yapamıyorum birde eşimin sözüne bakarak kızlarımın 2 sini işe verdim artık beni hiç dinlemiyorlar yaşlarıda bayağa oldu kaç sefer istendiler ancak isteyenler benim kriterlerime uymadığı için vermedim belkide bennim kriterlerim yanlıştır diyerek yaptığım araştırmalarda Efendimiz AS mın tavsiyesindeki evlenecek kişilerde aranacak özelliklerin dışındada bir isteğim yok ancak günümüzde bizim kitabımız ve peygamberimizin sözlerine fazla itibar edilmiyor taleplerimi duyanlar sen nesli tükenmiş mahluk gibisin diyorlar senin istediklerin uygulanamaz hangi zamanda yaşıyoruz diyorlar sizden ricam nasıl bir çalıma yapmalıyım bu saatten sonra aileme huzur ortamını oluşturmam için ne yapmalıyım ekonomik olarakta çok iyi durumda değiliz Şimdiden Yardımınız için Teşekkür Ederim ALLAH CC Yar ve Tardımcınız Olsun Zihin Açıklığı versin Ayağınızı Kaydırmasın Nefsin vesvesesinden Şeytanın Desisesinden Sizi ve Ailenizi Korusun

  2. kübra diyor ki:

    Ben nişanlıma evlilikle ilgili bir kitap almak istiyorum özellikle sizin kitaplarınızdan almak istiyorum uygun olur mu?Hangi kitabınızı tavsiye edersiniz

  3. selçuk meral diyor ki:

    Mrb sema hanım sizin gibi yada benim gibi duşunen insanın kaldığı pek duşunmuyordum. Büyük bir yanılgıya uğrattığınız için tşkler uiçunkü umud ışığım oldunuz. Size bir onerim olacak affınıza sığınarak facebook sayfasıyla pek ilgilenmediğinizi görüyorum haklı olrak ama şoyle bir düşüncem var duygu ve düşüncelerinizibaşından sonuna kadar destekliyorum bu düşüncelerinizi sizin bir yazar olarak halka bir şekilde iletmenizi ulaştırmanızı isterim facebookda bu konuda çok uygun vede gunumuzde ilgi duyulan bir site düşüncelerinizi oradan daha kolay takip edip ve daha yaygın hale gwtire biliriz. Yinede herşet için çok teşekkürler allaha emanet olun iyiki varsınız

  4. Mehmet Şerif VARLIK diyor ki:

    Bi ismi Allah..! Eşim benden ayrıldı ve dava açarak anlaşmalı olarak boşandı. Şimdi boşanmış biri olarak görüldüğüm için hanımefendiler benimle evlenmek istemiyor. Allah rızası için (Allah’ın sevgisi kazanmak için) bana bir yol gösteriniz. Ben ne yapmalıyım. Hürmetler sunarım.

  5. ahmet diyor ki:

    teşekkür ederim zeynep hanım

  6. Zeynep diyor ki:

    Ahmet bey
    semamarasli@gmail.com adresinden ulaşılabilir.ben buraan mail yazdım…….

  7. ahmet diyor ki:

    s.a ilk önce çalışmalarınızı tebrik ediyorum.sosyal hayatın bir boyutu olan aile üzerinde çalışmalar güzel.ALLAH C.C ibrahim süresi 24-25 ayette güzel bir ağaçı güzel bir söze benzetiyor ve bu güzel söz lailahe illa allah ve şehadet.ve bu güzel ağacın her zaman yemişini verdiğini belirtiyor.sürenin devam eden ayetinde kötü bir ağaçtan bahsediyor.yani ALLAH c.c insanın ilk önce fıtratını öğrenmesi gerektiğini vurguluyor.temel olarak insanın bir ademi anladığında tüm ademi anlayacaktır. sizinle nasıl görüşebiliriz. bu yoğun çalışmalarınız arasında bizim projerimizi dinlerseniz burada insanlığın kurtuluşu için çıktığımız bu yolda sizinde bi katkınız olur.selam ve dua ile….

  8. m.n.bulut diyor ki:

    yazılarınızı,konuşmalarınızı beğenerek takip ediyorum.Çalışmalarınızın devamını dilerim.Sakaryaya geldiğinizi sonradan duydum.Dinlemek isterdim.Sakarya proğramlarınızdan haberdar olmak isterim.İyi çalışmalar diliyorum.

  9. dilara diyor ki:

    sizinle tanışmayı hep Allahtan istiyorum inşallah nasip olur sizde beni görmek istersiniz

  10. hava aksu diyor ki:

    sevgili sema hanım kitaplarınız çok ama çok güzel takip etmeye şavaşıyorum okudukçaokuyasım geliyor hep kendimi buluyorum kitapların içinde allah herkeze huzur mutluluk versin allah sizin yüreyinize ve kaleminize saglık versın aslında eşler birlikte okusalarçok daha iyi olur tek taraflı eksik kalıyorlarallah herkeze kitap okuma sevgisi versin allaha emanet olun sevgiyle ve muhabbetle kalın

  11. mürvet diyor ki:

    sema hanım iyi akşamlar bende sizi seven ve takip etmeye çalışan biriyim :)
    şimdi okudum yukarıyı sizinde boşanmış olabileceğiniz aklıma hiç gelmemeişti
    evlilikleri kurtarma çabasında olan birisi için sizi çok seviyorum yanlış anlamayın sadece şaşırdığımı ifade etmek istedim …:)

  12. hava diyor ki:

    sema hanım allah sizden razı olsun bizi böyle güzel bilgili kitaplarla bilgilendirdiniz ah keşke eşlerimizde okusada onlarda ögrenseler su cehaletten kurtulsalar

  13. Mehmet DOGAN diyor ki:

    Sema Hanımın adını daha önce duymuştum ama yazılarını hiç okumamıştım. Çalıştığım Kurumda kendisinin söyleşisini dinledim, çok etkilendim. EN YAKIN ZAMANDA KİTAPLARINI TEMİN EDECEĞİM.

  14. Seda diyor ki:

    Evlilikten bazen çok bunalıyorum, acaba depresyonda mıyım. Bekarlık hayatımı öyle çok özlüyorum ki.. Gerçi bekar olsam yine evlenirdim, çünkü genç kızların üzerinde bir evlenme baskısı var bizim toplumda, evlenince level atlıyorsunuz adeta.
    Sema hanımın kitaplarını okudum, uygulamaya da çalıştım. Ama artık hiçbir şeye gücüm yok. Şöyle bir aylığına uzak bir yere tatile gitmek istiyorum sadece. Ama öyle rahat edebileceğim bir yer de yok.

    • Rehber diyor ki:

      ALLAH(C.C) ve Resulü’ne(s.a.v) gitmedikçe huzurun esintisini bile duymayacaksınız. Size kardeş tavsiyesi…

  15. mesut diyor ki:

    sayın maraşlı , eşimle boşanıyorum … keşke sizin yazılarınızı okusaydı biraz . belki dikbaşlılığından vazgeçerdi. kadın erkek eşit diğil diyorum olurmu öyle şey diyorlar bana. eşitse madem gitsin benim gibi inşaatlarda ağır işlerde çalışıp ewin geçimine katkıda bulunsun diyom , yok olurmu diyo o erkeğin görevidir. peki ben eve gelince güler yz isterim karşılanmak isterm diyincede islama göre kadın mecbur diğilmiş öle bişye. işine geldimi islam hukuku işine gelmedimi medeni hukuk… noluyo bu kadınlarımıza ? keşke her bayan sizin gibi gerçekçi ve teslimiyetçi düşünse…

    • Seda diyor ki:

      Sema hanımın erkeklere de tavsiyeleri var, sanki sadece bayanlara öğüt veriyor gibi yazmışsınız. Siz de onları bir dinleseniz nasıl olur acaba

  16. sema diyor ki:

    sema hanım yazılarınızı 5 aydan beri takip ediyorum ve inanın her yazınızı farklı bir heyecanla okuyorum kitaplarınızı da aldım ve severek okuyorum hayattan kısa hikayelerle evlilik hayatını daha iyi tanımamıza yardımcı oluyorsunuz Allah razı olsun sizden. inşallah 3 ay sonra evleneceğim yazılarınızı da herzaman yakından takip edeceğim başarılarınızın devamını diliyorum.

  17. nur bavbek diyor ki:

    yazılarınızı yeni okuyorum.bilgileniyorum.teşekkürler

  18. bengisu diyor ki:

    en güzel hediyeyi 3kez okudum. diğer kitaplarda mutlaka güzeldir. 5.sınıfım türkçe ödevimi bile sema maraşlı ile ilgili yapıyorum

  19. mehmet ali diyor ki:

    sema hanım kitaplarınızı yazılarınızı beğenerek takip ediyorum, sizin gibi gerçekçi, dindar bir yazardan haberdar olduğum için kendimi şanslı olarak görüyorum, gerek duyduğum herkese de sizi takip etmesini şiddetle tavsiye ediyorum. twitter da sizden özel bir konuda yardım isteği ilettim ama böyle şeylere cvp vermiyorsunuzdur diye düşünerek sildim. inanın sizin yardımınıza çok ihtiyacı var. yardımcı olabilirseniz özel bir iletişim yolunda görüşebilir miyiz. (yanlış anlamayın maddi olarak bir yardım değil. istişare etmek istiyorum) lütfen yardımcı olabilirseniz sevinirim…

  20. aysen diyor ki:

    Sema Hanım bir hanım üzerine düşen vazifeleri eksiksiz yaparsa, eşini çok sevip sayarsa, değer verirse ne olursa olsun onun kalbini kazanabilir mi?

    • semamarasli diyor ki:

      Aysen hanım hayatta hiç kimse hiç bir şeyin garantisini veremez. Hele ki birinin kalbi söz konusuysa… O kişi beli bilemez belki bunu. Bu dediklerinizi yaparsanız bir hanım olarak vazifelerizi yapmış olursunuz. Üzerinize düşen vazifeden sizin kastınız nedir? iletişim mi yoksa cinsel hayatı mı kast ettiniz bilmiyorum ama cinsel hayatta sorun varsa bir erkeğin kalbini kazanmak pek de kolay değildir. Tabi sorun erkekten de kaynaklanıyor olabilir o ayrı mesele o zaman erkek çözmeli sorunu fakat kadından kayanklanıyorsa kadın kendi açısından çözmeli. Evlilik hayatı ne sadece iletişim ile ne de sadece yatak hayatı iyi gider. İkisi birlikte olmalı. Eğer eşinizle aranızda bir problem varsa önce problemin sebebini bulmalı çözümü ona göre yapmalısınız.

  21. zeynep diyor ki:

    Ahmet maraşlı ile akrabasınız sanırım. ‘çocuğumu nasıl yönlendirebilirim’ adlı kitabını 2 kez bitirdim.mükemmel bir kitap.Sizide ilk moral fm le tanıdım.Soyisminiz dikkatimi çekmişti.Sonra fikirleriniz çok hoşuma gidince internetten takip ettim sizi.Evlilik okulunun takipçisiyim,çok sık olmasada.Allah sizlerden razı olsun ebeden……….

  22. Nuray diyor ki:

    Selamün Aleyküm Sema Ablacım;
    Sizinle ve sizin yazmış olduğunuz yazıları okuyup aynı zamanda yorumlar yazarak siteye katkıda bulunan hanım kardeşlerimizle yüz yüze görüşüp tanışabilmek, Rabbimizin rızasına uygun dostluk ve arkadaşlıklar kurabilmek adına birgün tertiplesek nasıl karşılarsınız acaba. Hakkınızı helal edin, sadece fikrinizi almak istedim.
    Fi Emanillah.. Selamün Aleyküm ve Rahmetullah…

  23. hüseyin diyor ki:

    Efendim bilgilendirme için teşekkür ederiz :)

  24. Şeyma diyor ki:

    “Eşim olma, karım ol!

    Eşim olma, karım ol! Bakma daha ilkel durduğuna sen, ruhu vardır kelimelerin. “Karı-koca” “eş”ten daha çok şey anlatır. Hatta belki bize unutulmuş bir şeyi söyler.
    Sahi, biliyor musun? Neden erkeğe “koca”, kadına da “onun karı” demiş eskiler?

    Eşim değil, karım ol! Kedilerin eşi olur, terliklerin de… İnsanın eşi olmaz. Bir ömür eşlik ediyor diye mi sevgiliye eş denir? Eşlik etmek yeter mi? Fazlasını beklemez mi insan yârinden? Kelimeleri yitirmeseydik anlardık belki, evlenecek erkeğe eskilerin neden ”koca” dediklerini. Çünkü “koca” bilge demektir, yüce demektir. Koca demek, dağ demektir. Ve ne kadar yüce olursa olsun, üstünde kar olmayan dağ eksiktir. Dağların yücesine kar yağar diye kadına da “kocanın karı” demişler. Bakma şimdi evlenenlerin “karı-koca” ilan edildiğine. “Koca ve onun karı” olmalıdır aslında. Yani yüce bir dağ olmalı adam. Kar gibi pak ve masum olmalı kadın. Örtmeli ve bir ömür, süsü olmalı dağın. Çünkü üşür tepesinde kar olmayan dağ, ne kadar yüce olursa olsun, yarım görünür…

    Eşim olma, karım ol! Bana benzemeye çalışma sakın. Bana benden lazım değil bir tane daha. Ama unutma ki sensiz yarımım. Her zaman söylemem, ama sen anla.
    Eşim olma, karım ol! Beni tamamla…” Halil Çalışkan

    Bu sözleri ilk defa bir paylaşım sitesinde okumuştum ve çok hoşuma gitmişti. Fakat şimdi daha başka bakarak, görerek, anlayarak okuyorum. Tabi ki sizin sayenizde.. “Eşim olma, karım ol! Bana benzemeye çalışma sakın. Bana benden lazım değil bir tane daha.” Özellikle de bu kısmını daha iyi anlıyorum artık. Rabbim kaleminize güç versin inşallah..

  25. Mustafa ERKAN diyor ki:

    selamunaleyküm sema hanım isminizi ilk olarak eşimden duydum evliliğimizden hemen önce eşimin eşi yok adlı kitabınızdı allah razı olsun çok istifade ettik 2. olarak da okuma okulundan Selahattin yaylamaz’dan hızlı okuma teknikleri eğitim alırken duydum kitaplarınızı tavsiye ediyor . Kahramanmaraş ta konferans yaparsanız gelmek isterim http://www.islamihacamat.com sitesi bize ait sayfamızda da sizin makelelerinize yer vermek istiyorum müsadeniz olursa.
    Selam ve dua ile…

  26. naciye diyor ki:

    kitaplarınıza bayılıyorum

  27. hicret&yusuf diyor ki:

    Selamın aleyküm..Eşim ve ben kitaplarınızla bu siteyle yeni tanıştık sema hanım..Tespitleriniz rehber niteliğinde..Yeni evli bir çift olarak istifade edeceğiz inşallah..Başarılarınızın ve kitaplarınızın devamını diliyoruz..

  28. BEŞİR HOCA diyor ki:

    Sema Hanım,Allah’ın selamı,rahmeti ve bereketi üzerinizde olsun.Yazılarınızı büyük bir coşkuyla,saygıyla ve hayranlıkla takip ediyorum.Bizlerin özlediği,hasret kaldığı ,vefalı,adil,gerçekçi ve insaflı yaklaşımınız,duyarlılığınız var.Umutlarını yitirmiş ve bedenen sadece var olan biri olarak sizin yazılarınız bana ışık oluyor,çıkış yolları sunuyor.Cenab-ı Hakk sizin gibi duruşa ve düşünce yapısına sahip kadınlardan razı olsun.Dualarımdasınız.Cenab-ı Hakk yardımcınız olsun,emanetinde emin kılsın.

  29. hayrullah diyor ki:

    Öncelikle Cenabı Allah ım yar ve yardımcınız.sizi ilk defa bu gün tanıdım Bakan Fatma Şahin’e Siz “Kadın Bakanı” değilsiniz, Aile Bakanısınız ve erkeklerin de haklarını korumak zorundasınız.” konulu yazı dizinizi okudum bütün içtenliğimle sizin yazılarınıza katılıyorum çunkü hayatın gerceklerini ve zaman ilerledikce yok olan aile kavramının ilerleyen zamanlarda da aile kavramında Rusya halkına dönecek şekilde olan Türk halki için bütün içtenliğinizle doğruları yazmışınız Allah sizden razı olsun.yazınıza sacma sapan yorumlar yazan feminist ve Allah korkusu olmayan insanları esefle kınıyorum.onlarda haklı meyve veren ağacı taşlarlar. doğruları sindiremiyorlar.bu konuda aile bakanına hayatın gerceklerini anlatmanızı istiyorum.çünkü oturulan koltuktan hayatın gercekleri gözükmüyor. bu konuda yazılarınızın devamını diliyorum.Allahım herşeyi gönlünüze göre versin.

  30. Eşref Altıntaş diyor ki:

    Sizleri canı gönülden tebrik ediyorum. Her zaman Din düşmanları var olmuştur kıyamete kadar da var olacaklar. Ama onların Karşısında sizin gibi ve İnşAllah bizim gibiler de olacak. Allah cc Sizlerden razı olsun İnşAllah bu yolda muvaffak olursunuz.

  31. safran diyor ki:

    sema hanım,ankarada seminer verıyormusunuz.verıyorsanız hangı tarhlerde.nısanlımla mutlaka katılmak ıstıyoruz.simdıden cok tesekkur ederım .ıyı çalışmalar

  32. Mehmet Şerif VARLIK diyor ki:

    Selam-un aleykum!
    Allah (c.c.) sizden ve bizden razı olsun…
    Yazarlık yolunda da yolumuzu aydınlatınız…
    Teşekkür eder, hürmetler sunarım…
    Selam-un aleykum!
    Not: Selam vermek sünnet, alması farzdır.
    Not:
    Selam-un aleykum :
    Allah (c.c.)’ın esenlikleri üstünüze olsun demektir. Esenlik, kavurucu çöl güneşinden gölgeye sığınmaktır, doludan kaçarak dolunun düşmediği yere sığınmaktır, cehennemden kurtulmaya çalışıp cennete varmaya çalışmaktır.
    Kısacası selam-un aleykum bir duadır ve bu duada Allah (c.c.) bu dünyada size merhamet ederek sıkıntılardan kurtarsın ki cennetine giresiniz demektir…
    Selam-un aleykum:
    Allah’ın koruması üstünüzde olsun demektir…

  33. recep diyor ki:

    bende sizi yeni tanıyorum yakın zamanda moral fm de 1-2 kez dinledim. sizinde bahsettiginiz gibi ilk bakışta hanımlara karşı bir tavır almış gibi gözüksenizde tespitleriniz bence çok dogru..çevremde sizin anlattıklarınız tarife uyan yakın akrabalarım var..eşimede dinlettirdim konuşmanızı oda bana hak verdi..selam ve dua ile .

  34. zeliha diyor ki:

    kitaplarınızla uzun süre önce tanıştım ve 1 kitap hariç epsini okudum..
    inşallah seninle tanışmayı çok istiyorum.. ve kitaplarımı imzalatmayı.. seni çok seviyorum sema ablam.. kitplarını eşime de okuttum iki tanesini.. okurken herşey güzeldi kitap bittikten sonra herşeyi unuttu :) ömür boyu okusa iyi olacak.. :)

  35. İçimize Yolculuk diyor ki:

    Sizi yeni tanıyorum/sizden yeni haberdar oluyorum..Ancak böyle insanlara ihtiyacımız var diyorum hakkınızda bilgiler edindikçe . Hizmetlerinizin devamını diliyorum,Rabbim yardımcımız olsun.
    Muhabbetle..

  36. Asım diyor ki:

    Gönlünüze, kaleminize Maşaallah! Barekallah! Yazdıklarınızdan istifade ediyoruz. Devam edin, sizi tebrik ediyoruz.

Yorum yapın